<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Trafik Güvenliği Derneği &amp; : Ekonomi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/rss/category/ekonomi</link>
<description>Trafik Güvenliği Derneği &amp; : Ekonomi</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>TRAFİK GÜVENLİĞİ DERNEĞİ GENEL MERKEZİ   DERNEK KÜTÜK NO : 06&amp;160&amp;108</dc:rights>

<item>
<title>Ankara Parke’den Şaşırtan Hamle! Zemin Kaplamada Devrim Başladı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/ankara-parkeden-sasirtan-hamle-zemin-kaplamada-devrim-basladi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/ankara-parkeden-sasirtan-hamle-zemin-kaplamada-devrim-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Ankara Parke, parke sektöründe devrim niteliğinde adımlar atmaya devam ediyor. Başkent genelinde binlerce ev ve iş yerini yenileyen firma, “Zeminlerin Efendisi” unvanını hak edecek projelere imza atıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://trafikdernegi.com/uploads/images/202507/image_870x580_6865554f10f7e.jpg" length="86048" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 01 Jun 2025 18:51:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords></media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<h2 data-start="129" data-end="198">Ankara Parke’den Şaşırtan Hamle! Zemin Kaplamada Devrim Başladı</h2>
<p data-start="200" data-end="411"><strong data-start="200" data-end="216">Ankara Parke</strong>, parke sektöründe devrim niteliğinde adımlar atmaya devam ediyor. Başkent genelinde binlerce ev ve iş yerini yenileyen firma, <strong data-start="343" data-end="368">“Zeminlerin Efendisi”</strong> unvanını hak edecek projelere imza atıyor.</p>
<h3 data-start="413" data-end="448"> Tüm Ankara’da Büyük Kampanya</h3>
<p data-start="449" data-end="790">2025 yılına hızlı giriş yapan Ankara Parke, <em data-start="493" data-end="525">“Bu Yıl Parkesiz Ev Kalmasın!”</em> sloganıyla Ankara’nın her ilçesine özel indirimler sunuyor. Çankaya, Keçiören, Yenimahalle, Etimesgut, Mamak, Altındağ, Gölbaşı ve Polatlı’da parke talepleri rekor seviyeye ulaştı. Firma yetkilileri, kampanyaya gösterilen yoğun ilgiden memnun olduklarını açıkladı.</p>
<h3 data-start="792" data-end="842">Makam Odalarına Krallara Layık Parke Döşeme</h3>
<p data-start="843" data-end="1169">Özellikle son dönemde tamamladıkları <strong data-start="880" data-end="905">makam odası projeleri</strong> sektörde ses getirdi. Ceviz, meşe ve lamine parke seçenekleriyle yapılan uygulamalar, iş dünyasında prestij göstergesi haline geldi. Ankara Parke, müşterilerine yalnızca zemin kaplama değil; ofislerine güç, duruş ve güven kazandıran sanatsal tasarımlar vadediyor.</p>
<h3 data-start="1171" data-end="1218"> 2. El Parke Hizmetinde Patlama Yaşanıyor</h3>
<p data-start="1219" data-end="1506">Ekonomik fiyat avantajları sayesinde 2. el parke hizmetine de rekor talep var. Ankara Parke, geri dönüşümlü ve bakımlı ikinci el parkeleri ile hem doğaya katkı sağlıyor hem de bütçe dostu çözümler sunuyor. Kullanıcılar, uygun fiyatlarla kaliteli parke sahibi olmanın mutluluğunu yaşıyor.</p>
<hr data-start="1508" data-end="1511">
<h2 data-start="1513" data-end="1543">Ankara Parke’den Dev Söz</h2>
<p data-start="1545" data-end="1618">Firma yetkilisi <strong data-start="1561" data-end="1576">Halil Erbaş</strong>, yaptıkları açıklamada şunları söyledi:</p>
<blockquote data-start="1619" data-end="1827">
<p data-start="1621" data-end="1827">“Müşterilerimiz için parke sadece zemin değil, yaşam alanlarının ruhudur. Ankara’da parke denince akla ilk gelen marka olmak gurur verici. Her projede kalitemizi artırmaya ve fark yaratmaya devam edeceğiz.”</p>
</blockquote>
<hr data-start="1829" data-end="1832">
<h2 data-start="1834" data-end="1858"> İletişim Bilgileri</h2>
<p data-start="1860" data-end="2019"><strong data-start="1860" data-end="1872">Yetkili:</strong> Halil Erbaş<br data-start="1884" data-end="1887"><strong data-start="1887" data-end="1899">Telefon:</strong> +90 535 343 31 87<br data-start="1917" data-end="1920"><strong data-start="1920" data-end="1932">E-Posta:</strong> <a data-start="1933" data-end="1955" class="cursor-pointer" rel="noopener">ankaraparkee@gmail.com</a><br data-start="1955" data-end="1958"><strong data-start="1958" data-end="1968">Adres:</strong> Başak Mahallesi 1699/1 Sokak No:9 A Mamak / Ankara</p>
<hr data-start="2021" data-end="2024">
<p data-start="2026" data-end="2099">Ankara Parke ile tanışın, <strong data-start="2052" data-end="2099">zeminlerinizdeki farkı ilk adımda hissedin!</strong></p>
<p data-start="2026" data-end="2099"><strong data-start="2052" data-end="2099"><a href="https://ankaraparke.com.tr/">https://ankaraparke.com.tr/</a> </strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>AB Temiz Enerji Üretiminde Rekor Kırdı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/ab-temiz-enerji-uretiminde-rekor-kirdi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/ab-temiz-enerji-uretiminde-rekor-kirdi</guid>
<description><![CDATA[ Yeni yayımlanan veriler, 2024’ün ilk altı ayında AB’nin ihtiyaç duyduğu elektriğin yarısının yenilenebilir kaynaklardan sağlandığını ve fosil yakıtları geride bıraktığını ortaya koydu. Avrupa Komisyonu’na göre yenilenebilir enerji kaynakları 2024’te, Avrupa Birliği’nin (AB) elektrik üretiminde rekor kırdı. Yeni yayımlanan veriler, 2024’ün ilk altı ayında bloğun ihtiyaç duyduğu elektriğin yarısının yenilenebilir kaynaklardan sağlandığını ve fosil yakıtları geride bıraktığını […]
The post AB Temiz Enerji Üretiminde Rekor Kırdı appeared first on İklim Haber. ]]></description>
<enclosure url="http://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/09/pexels-kalio-2865025-scaled.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 17 Sep 2024 10:27:28 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Temiz, Enerji, Üretiminde, Rekor, Kırdı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<div class="sharethis-inline-share-buttons"></div><h3><strong>Yeni yayımlanan v</strong><strong>eriler, 2024’ün ilk altı ayında AB’nin ihtiyaç duyduğu elektriğin yarısının yenilenebilir kaynaklardan sağlandığını ve fosil yakıtları geride bıraktığını ortaya koydu.</strong></h3>
<p>Avrupa Komisyonu’na göre yenilenebilir enerji kaynakları 2024’te, Avrupa Birliği’nin (AB) elektrik üretiminde rekor kırdı. Yeni yayımlanan veriler, 2024’ün ilk altı ayında bloğun ihtiyaç duyduğu elektriğin yarısının yenilenebilir kaynaklardan sağlandığını ve fosil yakıtları geride bıraktığını ortaya koydu.</p>
<p>Avrupa Komisyonu’nun hazırladığı “Enerji Birliği’nin Durumu” adlı rapor, bloğun enerji ve iklim hedeflerine yönelik ilerlemesini değerlendiren yıllık bir çalışma.</p>
<p>Rapora göre, rüzgar enerjisi ilk kez nükleer enerjinin ardından AB’nin en büyük ikinci elektrik kaynağı olarak doğalgazı geride bıraktı. AB ayrıca, 2023’teki 56 gigawatt’lık (GW) yeni güneş enerjisi kurulumuyla, 2022’deki 40 GW’lık bir önceki rekoru egale etti.</p>
<p>Enerjiden Sorumlu Avrupa Komisyonu Üyesi Kadri Simson, çarşamba günü gazetecilere yaptığı açıklamada, “Yenilenebilir enerji kurulumları açısından iki rekor yılın ardından, 2024’ün ilk yarısında rüzgar ve güneş enerjisi yeni zirvelere ulaştı ve elektrik üretiminde fosil yakıtları ilk kez geride bıraktı” dedi.</p>
<p>Ayrıca elektriğe olan talep de düştü, ancak enerji tüketimini 2030 yılına kadar %11.7 oranında azaltma hedefini karşılamak için verimliliğe yönelik çabaların artırılması gerekiyor.</p>
<p>“Bugünkü rapor, son beş yıl içinde AB enerji politikasında yaptığımız büyük değişikliklerin gerçek bir kanıtıdır” diyen Simson şöyle devam etti: “AB artık iklim nötrlüğü hedefini karşılamak için daha donanımlı. Gelişmeler, sanayimizin de rekabetçi kalmasını sağlıyor.”</p>
<p>Enerji güvenliği ve fiyat istikrarı da bu yılki raporun ana odak noktaları arasındaydı. Rus gazının AB ithalatındaki payı 2021’de %45’leri görürken, bu yılın haziran ayında %18’e düştü.</p>
<p>Bu kısmen Norveç ve ABD gibi ülkelerden yapılan ithalattaki artıştan kaynaklanmış olsa da gaz talebinde de azalmalar görüldü. Ağustos 2022 ile Mayıs 2024 arasındaki talep, %18’lik (138 milyar metreküp) düşüşle daha önce belirlenmiş %15’lik hedefi aştı.</p>
<p>Raporda ayrıca fiyatların daha istikrarlı hale geldiği, 2022’deki enerji krizinin zirve yaptığı dönemin önemli ölçüde geride kaldığı vurgulandı. Simson, “AB’nin artık Putin’in boru hatlarının insafına kalmadığını” belirtti.</p>
<p>Yine de “hâlâ ele alınması gereken yeni zorluklar” mevcut. Bunlar arasında yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği hedeflerindeki mevcut hedef farkı, diğer küresel rakiplerle karşılaştırıldığında mevcut fiyat farkı ve yeni bağımlılık riskleri bulunuyor.</p>
<p>Simson’a göre, bu sorunların çözülmesi hem AB hem de üye devletler seviyesinde kararlı bir politikayla gerçekleşebilir. İlerleme umut verici fakat birçok ülke için hâlâ eksik olan ana bir unsur var: Yenilenmiş Nihai Ulusal Enerji ve İklim Planları (NECP’ler).</p>
<p>Rapor, AB üye devletlerini, 2030 iklim hedeflerinin ulaşılabilir olması için bu uzun vadeli iklim planlarını mümkün olan en kısa sürede sunmaları gerektiği konusunda uyarıyor.</p>
<p>Simson, şimdiye kadar yalnızca 10 nihai plan aldıklarını ve birçok planın 30 Haziran olan teslim tarihini çoktan geçtiğini belirtti. Blok içindeki en büyük beş emisyon üreticisinden Fransa, İtalya ve Almanya planlarını sunarken, İspanya ve Polonya geride kaldı.</p>
<p>Aralık ayında yayımlanan bir değerlendirmede, AB ülkelerinin doğru yönde adımlar attığını ancak atılan adımların 2030 yılına kadar seragazı emisyonlarını en az %55 oranında azaltma hedefi için henüz yeterli olmadığını ortaya koydu.</p>
<p>The post <a href="https://www.iklimhaber.org/ab-temiz-enerji-uretiminde-rekor-kirdi/">AB Temiz Enerji Üretiminde Rekor Kırdı</a> appeared first on <a href="https://www.iklimhaber.org/">İklim Haber</a>.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Karbon Fiyatlandırmasından Sağlanan Gelir ile Kırılgan Gruplar Korunabilir</title>
<link>https://trafikdernegi.com/karbon-fiyatlandirmasindan-saglanan-gelir-ile-kirilgan-gruplar-korunabilir</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/karbon-fiyatlandirmasindan-saglanan-gelir-ile-kirilgan-gruplar-korunabilir</guid>
<description><![CDATA[ İklim değişikliği üzerindeki sorumluluğu en az olan yoksul gruplar, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine daha fazla maruz kalıyorlar. ETS hazırlığında olan Türkiye’de de, karbon fiyatlandırmasından sağlanan gelirinin doğru harcanması önem taşıyor. Bu geliri, yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payını artırmak, toplu taşımacılığı iyileştirmek veya akıllı tarım uygulamalarını desteklemek için kullanmak, yoksul grupları iklim değişikliğine karşı daha dirençli […]
The post Karbon Fiyatlandırmasından Sağlanan Gelir ile Kırılgan Gruplar Korunabilir appeared first on İklim Haber. ]]></description>
<enclosure url="http://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/09/karbon-fiyatlandirmasi.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 17 Sep 2024 10:27:27 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Karbon, Fiyatlandırmasından, Sağlanan, Gelir, ile, Kırılgan, Gruplar, Korunabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<div class="sharethis-inline-share-buttons"></div><div>
<h3 class="BodyA">İklim değişikliği üzerindeki sorumluluğu en az olan yoksul gruplar, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine daha fazla maruz kalıyorlar. ETS hazırlığında olan Türkiye’de de, karbon fiyatlandırmasından sağlanan gelirinin doğru harcanması önem taşıyor. Bu geliri, yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payını artırmak, toplu taşımacılığı iyileştirmek veya akıllı tarım uygulamalarını desteklemek için kullanmak, yoksul grupları iklim değişikliğine karşı daha dirençli hale getirebilir.</h3>
</div>
<div>
<p class="Default"><strong>YAZI: Prof. Dr. Ayşe Uyduranoğlu</strong></p>
</div>
<div>
<p class="Default"><span class="Hyperlink00">Paris Anlaşması’nın ve Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın hedeflerine ulaşabilmek için her yıl daha fazla ülke, karbon fiyatlandırma politikalarını uygulamaya koyuyor. Türkiye’de de bu konuda hazırlıklar devam ediyor; Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) pilot döneminin, hazırlıkların tamamlanmasıyla birlikte başlaması planlanıyor. Ancak düşük karbonlu bir ekonomiye geçişin adil olabilmesi için, karbon fiyatlandırma politikalarının uygulanmasında da kırılgan grupların gözetilmesi büyük önem taşıyor. Bu politikalardan elde edilen gelirlerin, yoksulları koruyacak şekilde kullanılması gerekiyor. </span></p>
</div>
<div>
<p class="Default"><span class="Hyperlink00">İklim değişikliği; etkili önlemler alınmaması halinde, kırılgan grupların zaten zor olan yaşam koşullarının daha da kötüleşmesine yol açacak bir çoklu kriz. Çalışmalar, dünyanın en yoksul %50’lik kesiminin, küresel emisyonların yalnızca yüzde 10’undan sorumlu olduğunu</span><span class="Hyperlink0"><a href="https://www.unicef.org/globalinsight/media/2866/file" target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow"> <span class="None">gösteriyor</span></a></span><span class="Hyperlink00">. Buna karşın bu gruplar, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine daha fazla maruz kalıyor ve bu etkilerden daha fazla zarar görüyorlar. İklim değişikliğinin ayrıca yoksulluğun süreklilik kazanmasına ve yoksul gruplar içinde yer alan insan sayısının artmasına neden olacağın öngörülüyor. </span></p>
</div>
<div><span class="Hyperlink00">Türkiye de, içinde bulunduğu coğrafya dolayısıyla, iklim değişikliğinden en çok etkilenecek ülkeler arasında yer alıyor. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) 2022 tarihli bir raporunda Türkiye’yi, aşırı hava olaylarına karşı Avrupa’nın en kırılgan ülkesi olarak</span><a href="https://www.ipcc.ch/report/ar6/wg2/" target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow"><span class="None"> gösteriyordu</span></a>. <span class="Hyperlink00">Giderek artması beklenen aşırı hava olayları da yine kırılgan grupları daha fazla etkileyecek. Tam da bu nedenle, karbon fiyatlandırma politikalarının da yoksulları dikkate alarak, refahlarını artıracak şekilde tasarlanması büyük önem taşıyor.</span></div>
<div><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-29088" src="https://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/09/Ekran-Resmi-2024-09-17-09.49.24-1024x694.png" alt="" width="1024" height="694" srcset="https://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/09/Ekran-Resmi-2024-09-17-09.49.24-1024x694.png 1024w, https://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/09/Ekran-Resmi-2024-09-17-09.49.24-300x203.png 300w, https://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/09/Ekran-Resmi-2024-09-17-09.49.24-768x520.png 768w, https://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/09/Ekran-Resmi-2024-09-17-09.49.24.png 1308w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px"></div>
<div>
<div>
<h3 class="Default"><strong><span class="None">İklim Değişikliği Yoksulluğu Artıracak</span></strong><span class="None"><br>
</span></h3>
</div>
<div>
<p class="Default"><span class="Hyperlink00">İklim değişikliği üzerinde her bireyin sorumluluğu var. Ancak her bireyin eşit derecede sorumlu olduğunu söylemek mümkün değil. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’na (UNICEF) göre dünyanın en zengin %10’u, iklim değişikliğine sebep olan seragazı emisyonlarının %50’sinden sorumlu iken, en fakir %50’nin sorumluluğu yalnızca %10. Bununla birlikte yoksul gruplar, iklim değişikliğinin etkilerinden daha fazla zarar görüyorlar.<br>
</span></p>
</div>
<div>
<p class="Default"><span class="Hyperlink00">İklim değişikliğine karşı etkili önlemler alınmazsa, bu krizin, aralarında çocukların ve gençlerin de bulunduğu kırılgan grupları daha çok etkileyeceği tahmin ediliyor. Dünya Bankası verilerine göre, bugün ergenlik çağında bulunan 100 bin kişi, iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle yirmili yaşlarının sonuna doğru “yoksul” grup içine</span><span class="Hyperlink0"><a href="https://www.unicef.org/globalinsight/media/2866/file" target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow"><span class="None">dahil olabilir</span></a></span><span class="Hyperlink00">. İklim değişikliği yalnızca yoksulları daha fazla etkilemekle kalmayacak; yoksulluğun süreklilik kazanmasına, derinleşmesine ve yaygınlaşmasına da neden olacak.<br>
</span></p>
</div>
<div>
<h3 class="Default"><strong><span class="None">En Çok Yoksullar Etkileniyor</span></strong><span class="None"><br>
</span></h3>
</div>
<div>
<p class="Default"><span class="Hyperlink00">Dünyada daha yoksul kesimlerin yaşadığı yerlerde ortaya çıkan gelişmeler, bu öngörüleri doğrular nitelikte. Örneğin dünya nüfusunun %20’sinden fazlasını besleyen Çin’de, çölleşmenin yıllık maliyeti yaklaşık</span><span class="Hyperlink0"><a href="https://timas.com.tr/buyuk-kaos-9786050844672" target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow"><span class="None">65 milyar dolar</span></a></span><span class="Hyperlink00">. Tibet ve Himalayalar’dan doğan nehirler, dünya nüfusunun %47’sini besliyor. Ne var ki bu bölgelerde küresel ısınma, dünya ortalamasının iki katı kadar gerçekleşiyor. Bu nehirlere kaynak olan buzulların yaklaşık üçte birinin, 2050 yılına kadar yok olacağı tahmin ediliyor.<br>
</span></p>
</div>
<div>
<p class="Default"><span class="Hyperlink00">İklim değişikliğinden en çok etkilenen coğrafyalardan olan Akdeniz Havzası’nda yer alan Türkiye’nin iklim değişikliğine uyum politikaları da oldukça yetersiz. 2022 yılında Türkiye’de 1,030 aşırı hava olayı kaydedildi</span><span class="Hyperlink00">; bunların yaklaşık %30’u, şiddetli yağışlardan ve sellerden meydana geliyordu. Aşırı hava olayları her ne kadar tüm grupları etkilese de, yoksulların da aralarında bulunduğu kırılgan grupları daha da fazla etkiliyor.<br>
</span></p>
</div>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-29089" src="https://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/09/Ekran-Resmi-2024-09-17-09.52.41-1024x755.png" alt="" width="1024" height="755" srcset="https://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/09/Ekran-Resmi-2024-09-17-09.52.41-1024x755.png 1024w, https://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/09/Ekran-Resmi-2024-09-17-09.52.41-300x221.png 300w, https://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/09/Ekran-Resmi-2024-09-17-09.52.41-768x566.png 768w, https://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/09/Ekran-Resmi-2024-09-17-09.52.41-74x55.png 74w, https://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/09/Ekran-Resmi-2024-09-17-09.52.41-111x83.png 111w, https://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/09/Ekran-Resmi-2024-09-17-09.52.41.png 1332w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px"></p>
</div>
<div>
<h3 class="Default"><strong><span class="None">Hava Kirliliğine Bağlı Sağlık Sorunları Azaltılabilir</span></strong><span class="None"><br>
</span></h3>
</div>
<div>
<p class="Default"><span class="Hyperlink00">Düşük karbonlu bir ekonomiye geçerken, bu geçişin adil olabilmesi için kırılgan grupların gözetilmesi gerekiyor. Bu çerçevede karbon fiyatlandırma politikalarının tasarımında da yoksulların dikkate alınması ve bu politikalardan elde edilen gelirlerin yoksulları koruyacak şekilde kullanılması önem taşıyor. Bunun iyi bir yöntemi, gelirleri, yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payını artırmak için kullanmak olabilir.<br>
</span></p>
</div>
<div>
<p class="Default"><span class="Hyperlink00">Nitekim kömürden elektrik üretimi yalnızca iklim değişikliğine sebep olmakla kalmıyor, aynı zamanda üretim bölgesinde yaşayanların yerel hava kirliliğine de maruz kalmasına yol açıyor. Bunun sebep olduğu önemli sağlık sorunları arasında solunum yolu, kalp-damar ve sinir sistemi rahatsızlıkları</span><span class="Hyperlink0"> <a href="https://mekandaadalet.org/beyond-istanbulun-on-ucuncu-sayisi-iklim-krizi-ve-mekanda-adalet-yayimlandi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow"><span class="None">sayılabilir</span></a></span><span class="Hyperlink00">. Sağlık ve Çevre Birliği HEAL, 1965-2020 yılları arasında kömürden elektrik üretiminin Türkiye’ye sağlık maliyetini 320 milyar euro olarak</span><span class="Hyperlink0"><a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/saglik-ve-cevre-birligi-heal-turkiyede-kronik-komur-kirliligi" target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow"> <span class="None">hesaplıyor</span></a></span><span class="Hyperlink00">.</span></p>
<p>Tabii ki yoksul grupların iyi ve yeterli sağlık hizmetine erişimi, zengin gruplara kıyasla daha kısıtlı. Bu, sağlık sorunlarının daha da derinleşmesine veya yeni sağlık sorunlarının gelişmesine sebep olabiliyor. Dolayısıyla elektriğin yenilenebilir kaynaklardan üretilmesi, bu gibi olumsuz sağlık etkilerinin önlenmesini sağlayabilir.<br>
</p>
</div>
<div>
<h3 class="Default"><strong><span class="None">Enerji Fiyatlarındaki Dalgalanmalar Önlenebilir</span></strong><span class="None"><br>
</span></h3>
</div>
<div>
<p class="Default"><span class="Hyperlink00">Yenilenebilir enerjinin yaygın bir şekilde kullanılmasının önündeki engellerden biri, yatırım için gerekli olan finansman kaynaklarının yetersizliği. Yenilenebilir enerjinin küresel elektrik üretimindeki payı</span><span class="Hyperlink0"><a href="http://www.iea.org/fuels-and-technologies/renewables" target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow"> <span class="None">yüzde 29</span></a></span><span class="Hyperlink00"> ve bu payın artma potansiyeli oldukça yüksek. Karbon fiyatlandırma politikaları ise henüz küresel emisyonların yalnızca yüzde 24’ünü regüle</span><span class="Hyperlink0"><a href="https://www.worldbank.org/en/%2520programs/pricing-carbon/reports" target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow"> <span class="None">ediyor</span></a></span><span class="Hyperlink00">. Bu oran arttıkça, sağlanan gelir de artacak ve daha fazla finansman kaynağı yaratılmış olacak.<br>
</span></p>
</div>
<div>
<p class="Default"><span class="Hyperlink00">Yenilenebilir enerjinin elektrik üretimindeki payının artmasının bir diğer olumlu etkisi ise yoksulları, artan enerji fiyatlarına karşı korumak olacak. Türkiye gibi enerjiyi ithal eden ve döviz kurlarında aşırı dalgalanmalar yaşayan ülkelerde, elektriğin yerli ve yenilenebilir kaynaklardan üretilmesi, enerji fiyatlarındaki aşırı dalgalanmaları engelleyebilir.<br>
</span></p>
</div>
<div>
<h3 class="Default"><strong><span class="None">Akıllı Kent ve Akıllı Tarım Uygulamaları Desteklenebilir</span></strong><span class="None"><br>
</span></h3>
</div>
<div>
<p class="Default"><span class="Hyperlink00">Karbon fiyatlandırmasından elde edilen gelir, akıllı kent ve akıllı tarım uygulamalarına destek vermek için de kullanılabilir. Kentlerin altyapısını iklim değişikliğine daha dirençli hale getirmek için akıllı uygulamalardan faydalanmak mümkün. Bu uygulamalar yoksulları olası sel felaketlerinden, enerji ve su güvensizliğine ilişkin sorunlardan koruyabilir.<br>
</span></p>
</div>
<div>
<p class="Default"><span class="Hyperlink00">Akıllı tarım ise su, gıda ve gelir güvenliği sağlar. Akıllı tarım uygulamalarının çiftçilerin cep telefonuna indirilmesi ile anlık veri akışları sağlanabilir. Bu veri akışları, olası aşırı hava olaylarına karşı hazırlıklı olunmasına yardım eder. Bu nedenle akıllı tarım için geliştirilecek yazılım uygulamalarına kaynak ayrılması önem taşıyor.<br>
</span></p>
</div>
<div>
<p class="Default"><span class="Hyperlink00">Karbon fiyatlandırmasından elde edilen gelirin bir kısmını ise aşırı hava olaylarından dolayı tarım sektöründe oluşacak kayıpları teminat altına almak için sigorta sektörüne aktarmak faydalı olabilir. Bu, geçimini tarım sektöründen sağlayan yoksulların, gelirlerinin bir kısmının ya da tamamının güvence altına alınmasına sağlar.<br>
</span></p>
</div>
<div>
<p class="Default"><span class="Hyperlink00">Bununla birlikte sigorta teminatlarını geçici bir çözüm olarak düşünmek gerekir. Sigorta teminatları her ne kadar geçimini tarımdan sağlayanlar için gelir güvencesi sağlasa da, gıda güvenliği sağlayamaz. Asıl olan, tarım sektörün zarar görmemesini ve gıda güvenliğini sağlamak olmalı.<br>
</span></p>
</div>
<div>
<h3 class="Default"><strong><span class="None">Toplu Taşıma İyileştirilebilir</span></strong><span class="None"><br>
</span></h3>
</div>
<div>
<p class="Default"><span class="Hyperlink00">Karbon fiyatlandırılmasından sağlanan gelirin aktarılabileceği bir diğer sektör ise ulaşım. Toplu taşımacılığın iyileştirilmesi, iklim değişikliği ile mücadelede önemli bir rol üstlenebilir. Nitekim özel arabalar ile seyahat edildiğinde kişi başına düşen sera gazı emisyonları çok daha yüksek oluyor.</span></p>
<p>Ancak toplu taşımayı geliştirmenin ikinci bir avantajı daha var: Kırılgan grupların refahını artırmak. Toplu taşımacılık hizmetlerinden daha çok kadınların ve yoksulların faydalanması nedeniyle, bu hizmetlerin iyileştirilmesi, sosyal refah düzeyini de yükseltir.<br>
</p>
</div>
<div>
<p class="Default"><span class="Hyperlink00">Adil geçiş tartışılırken gündeme gelen bir diğer önemli konu ise kömür madenlerinde ve termik santrallarda çalışan işçilerin yaşayacakları iş kayıpları. Elde edilen gelirin bir kısmı, bu işçilerin yeni beceriler edinmesini sağlamak için kullanılabilir. Ayrıca madencilik sektöründe yüzyılı aşkın bir sürede ortaya çıkan kültür birikiminin korunması da adil geçişin bileşenlerinden biri olmalı.<br>
</span></p>
</div>
<div>
<h3 class="Default"><strong><span class="None">Yoksullara Gelir Transferi Koruma Sağlamıyor</span></strong><span class="None"><br>
</span></h3>
</div>
<div>
<p class="Default"><span class="Hyperlink00">Karbon fiyatlandırmasından sağlanan gelirin, adil geçişi gözetecek şekilde nasıl yönetilebileceğine dair önerileri geliştirmek ve çeşitlendirmek mümkün. Ancak fiyatlandırmadan elde edilen geliri, nereye harcanacağını belirlemeksizin doğrudan bütçeye aktarmaktan ve/veya yoksullara doğrudan gelir transferi yapmaktan kaçınmak gerekiyor. Bunun yerine, yoksullarını refahını artıracak şekilde, çevre ile ilintili çeşitli harcama gruplarına tahsis etmek daha doğru bir yöntem.<br>
</span></p>
</div>
<div>
<p class="Default"><span class="Hyperlink00">Yoksulları karbon fiyatlandırmasının etkilerinden korumak için gelirin onlara transfer edilmesi, sıklıkla öne sürülen bir yaklaşım. Ancak bu yöntem, yoksulları iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden korumaz. İklim değişikliği ile mücadele kurumsal yapıları, planlamayı ve uzmanlığı gerekli kılar. Dolayısıyla, hükümetin yapacağı planlar doğrultusunda, harcama gruplarının çeşitlendirilmesi gerekir. Böylelikle kapsayıcılık genişletilir ve adil geçiş doğrultusunda önemli bir adım atılmış olur.<br>
</span></p>
</div>
<div>
<p class="Default"><span class="Hyperlink00">Fiyatlandırmanın gelirleri ile akıllı şehir, akıllı tarım, toplu taşıma ve yenilenebilir enerji projelerine verilecek destek, iklim değişikliğinin neden olduğu tehditleri azaltarak sadece bir grubun değil, kırılgan gruplar da dahil tüm toplumun refahının artırılmasını sağlar. </span></p>
</div>
<p>The post <a href="https://www.iklimhaber.org/karbon-fiyatlandirmasindan-saglanan-gelir-ile-kirilgan-gruplar-korunabilir/">Karbon Fiyatlandırmasından Sağlanan Gelir ile Kırılgan Gruplar Korunabilir</a> appeared first on <a href="https://www.iklimhaber.org/">İklim Haber</a>.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trilyonlarca Dolarlık Fosil Yakıt Finansmanı Vergi Cennetlerinden Yönlendiriliyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/trilyonlarca-dolarlik-fosil-yakit-finansmani-vergi-cennetlerinden-yoenlendiriliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/trilyonlarca-dolarlik-fosil-yakit-finansmani-vergi-cennetlerinden-yoenlendiriliyor</guid>
<description><![CDATA[ Yeni yayımlanan bir araştırmaya göre, trilyonlarca dolarlık fosil yakıt finansmanı vergi cennetleri aracılığıyla yönlendiriliyor. Bankalar ve fosil yakıt şirketler de bu finansmanı “yeşil aklama” ile gizlemeye çalışıyor. Fosil yakıt şirketlerine sağlanan trilyonlarca dolarlık banka finansmanı, Hollanda da dahil olmak üzere birkaç ülkede şeffaf olmayan finans merkezleri aracılığıyla sağlanıyor. Vergi adaletsizlikleri ve uluslararası vergi kaçakçılığına karşı […]
The post Trilyonlarca Dolarlık Fosil Yakıt Finansmanı Vergi Cennetlerinden Yönlendiriliyor appeared first on İklim Haber. ]]></description>
<enclosure url="http://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/09/fosil-yakit.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Thu, 12 Sep 2024 22:22:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trilyonlarca, Dolarlık, Fosil, Yakıt, Finansmanı, Vergi, Cennetlerinden, Yönlendiriliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<div class="sharethis-inline-share-buttons"></div><h3><strong>Yeni yayımlanan bir araştırmaya göre, trilyonlarca dolarlık fosil yakıt finansmanı vergi cennetleri aracılığıyla yönlendiriliyor. Bankalar ve fosil yakıt şirketler de bu finansmanı “yeşil aklama” ile gizlemeye çalışıyor.</strong></h3>
<p>Fosil yakıt şirketlerine sağlanan trilyonlarca dolarlık banka finansmanı, Hollanda da dahil olmak üzere birkaç ülkede şeffaf olmayan finans merkezleri aracılığıyla sağlanıyor.</p>
<p>Vergi adaletsizlikleri ve uluslararası vergi kaçakçılığına karşı mücadele eden bir STK olan Tax Justice Network (Vergi Adaleti Ağı) tarafından yapılan <a href="https://taxjustice.net/press/greenlaundering-hiding-true-scale-of-banks-lending-to-fossil-fuel-companies/" target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow">çalışma,</a> enerji sektöründeki şirketlerin finansmanında şeffaflık eksikliğini vurguluyor. Çalışma, 2016’dan 2023’e kadar kömür madencileri veya nakliye firmaları gibi fosil yakıt şirketlerine 60 küresel bankanın sağladığı 6.9 trilyon dolarlık sendikasyon finansmanını, krediler, kredi hatları ve tahviller dahil olmak üzere sınıflandırarak inceledi.</p>
<p>Raporun yazarlarından Franziska Mager, “Bankalar ve fosil yakıt şirketlerinin, fosil yakıt sektörüne ne kadar para yatırdıklarını gizlemek için finansmanlarında yeşil aklama yaptıklarına dikkat çekiyoruz” dedi.</p>
<p>Öte yandan vergilerin çok düşük olduğu ülkelere yönelik para akışlarının bir kanalı olarak görülen Hollanda, söz konusu imajını değiştirmek amacıyla bir takım reformlar yaptı.</p>
<p>Hollanda Maliye Bakanlığı sözcüsü, vergi kaçakçılığıyla mücadelede önemli adımlar attıklarını ve ülke aracılığıyla para akışlarını hedef alarak “durumu istismar eden yapıların” karşısında durduklarını belirtti ve düşük vergili ülkelerden gelen para akışının azaldığını ifade etti.</p>
<p>Çalışmada vurgulanan sendikasyon finansmanı, fosil yakıt sektörüne yapılan toplam banka kredilerinin küçük bir kısmını temsil etse de, çalışmanın yazarları bu durumun fosil yakıt finansmanının tam kapsamının nasıl gizlendiğini gösterdiğinin altını çizdi.</p>
<p>Büyük bankalar, yatırımcılar ve çevre savunucuları tarafından fosil yakıt finansmanında kesintilere gitmeleri yönünde artan bir baskı altındalar. Avrupa İklim Değişikliği İzleme Servisi geçen hafta, 2024 yılında dünyanın kayıtların başladığı günden bu yana en sıcak Kuzey Yarımküre yazını yaşadığını ve ülkelerin gezegeni ısıtan emisyonları kesmemeye devam etmeleri halinde aşırı hava olaylarının daha da şiddetleneceğini açıkladı.</p>
<p>The post <a href="https://www.iklimhaber.org/trilyonlarca-dolarlik-fosil-yakit-finansmani-vergi-cennetlerinden-yonlendiriliyor/">Trilyonlarca Dolarlık Fosil Yakıt Finansmanı Vergi Cennetlerinden Yönlendiriliyor</a> appeared first on <a href="https://www.iklimhaber.org/">İklim Haber</a>.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Norveç Varlık Fonu’ndan Yenilenebilir Enerjiye 1 Milyar Dolarlık Yatırım</title>
<link>https://trafikdernegi.com/norvec-varlik-fonundan-yenilenebilir-enerjiye-1-milyar-dolarlik-yatirim</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/norvec-varlik-fonundan-yenilenebilir-enerjiye-1-milyar-dolarlik-yatirim</guid>
<description><![CDATA[ Norveç Varlık Fonu, yatırım şirketi Copenhagen Infrastructure Partners’ın (CIP) yenilenebilir enerji fonuna 1,01 milyar dolar yatırım yapma kararı aldı. Dünyanın en büyük varlık fonu olan Norveç Varlık Fonu (NBIM) yaptığı açıklamada, söz konusu tutarı, açık deniz ve kara rüzgarı, güneş enerjisi santralları, şebeke ve dağıtımın yanı sıra depolama alanlarına yatırım yapan Copenhagen Infrastructure Partners’ın (CIP) […]
The post Norveç Varlık Fonu’ndan Yenilenebilir Enerjiye 1 Milyar Dolarlık Yatırım appeared first on İklim Haber. ]]></description>
<enclosure url="http://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/08/Ekran-Resmi-2024-08-28-12.52.06-1024x706.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 10 Sep 2024 16:21:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Norveç, Varlık, Fonu’ndan, Yenilenebilir, Enerjiye, Milyar, Dolarlık, Yatırım</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<div class="sharethis-inline-share-buttons"></div><h3><strong>Norveç Varlık Fonu, yatırım şirketi Copenhagen Infrastructure Partners’ın (CIP) yenilenebilir enerji fonuna 1,01 milyar dolar yatırım yapma kararı aldı. </strong></h3>
<p>Dünyanın en büyük varlık fonu olan Norveç Varlık Fonu (NBIM) yaptığı açıklamada, söz konusu tutarı, açık deniz ve kara rüzgarı, güneş enerjisi santralları, şebeke ve dağıtımın yanı sıra depolama alanlarına yatırım yapan Copenhagen Infrastructure Partners’ın (CIP) beşinci büyük fonu CI V’ye taahhüt ettiğini belirtti.</p>
<p>Reuters’ın haberine göre varlıkları 1,7 trilyon dolar olan NBIM, Norveç’in petrol ve gaz sektöründen elde ettiği geliri küresel hisse senetlerine, sabit getirili varlıklara, gayrimenkule ve yenilenebilir enerji varlıklarına yatırıyor.</p>
<p>NBIM’den yapılan açıklamada “Bu anlaşma daha fazla yatırım olanağı ve değer zincirinin diğer bölümlerine açılma imkânı sağlamanın yanı sıra yeni pazarlar ve teknolojilerle ilgili bilgi ve deneyim oluşturmaya devam etme fırsatı da sunacak” denildi.</p>
<p>Copenhagen Infrastructure Partners (CIP), CI V için 12 milyar euro hedef fon büyüklüğünün üzerinde fon toplamayı bekliyor.</p>
<p>CIP, e-postayla gönderdiği açıklamada “Bu taahhüt, temiz ve uygun fiyatlı enerji sağlama, büyüme ve istihdam yaratmanın yanı sıra cazip risk ayarlı getiriler sunma yeteneğimizin dünyanın en büyük ve en hırslı yatırımcıları için de cazip olduğunu vurguluyor” dedi.</p>
<p>NBIM, yatırımların Kuzey Amerika, Batı Avrupa ve Asya Pasifik bölgesindeki gelişmiş ülkeler olmak üzere üç bölge arasında eşit olarak bölüneceğini belirtti.</p>
<div class="sharethis-inline-share-buttons"></div><p>The post <a href="https://www.iklimhaber.org/norvec-varlik-fonundan-yenilenebilir-enerjiye-1-milyar-dolarlik-yatirim/">Norveç Varlık Fonu’ndan Yenilenebilir Enerjiye 1 Milyar Dolarlık Yatırım</a> appeared first on <a href="https://www.iklimhaber.org/">İklim Haber</a>.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Merkez Bankası: İklim Değişikliği Gıda Fiyatlarını Artırıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/merkez-bankasi-iklim-degisikligi-gida-fiyatlarini-artiriyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/merkez-bankasi-iklim-degisikligi-gida-fiyatlarini-artiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yeni bir analizinde, artan sıcaklık ve azalan yağışlarla birlikte düşen arz ve yükselen maliyetlerin taze meyve ve sebze fiyatlarına yansıdığı belirtildi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) blog sayfası Merkezin Güncesi’nde yer alan “İklim Değişikliği ve Gıda Enflasyonu” başlıklı analizde, aşırı iklim olaylarının, kısa vadeli arz şoklarına sebebiyet vererek başta gıda grubu […]
The post Merkez Bankası: İklim Değişikliği Gıda Fiyatlarını Artırıyor appeared first on İklim Haber. ]]></description>
<enclosure url="http://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/08/Ekran-Resmi-2024-08-27-11.04.29.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 10 Sep 2024 16:21:43 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Merkez, Bankası:, İklim, Değişikliği, Gıda, Fiyatlarını, Artırıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<div class="sharethis-inline-share-buttons"></div><h3><strong>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yeni bir analizinde, artan sıcaklık ve azalan yağışlarla birlikte düşen arz ve yükselen maliyetlerin taze meyve ve sebze fiyatlarına yansıdığı belirtildi. </strong></h3>
<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) blog sayfası Merkezin Güncesi’nde yer alan “İklim Değişikliği ve Gıda Enflasyonu” başlıklı analizde, aşırı iklim olaylarının, kısa vadeli arz şoklarına sebebiyet vererek başta gıda grubu olmak üzere genel fiyat seviyesi açısından risk oluşturduğunun bilindiği, bu nedenle iklim değişikliği konusunun, öncelikli hedefinin fiyat istikrarı olan merkez bankalarının araştırma gündeminde yerini aldığı bildirildi.</p>
<p>AA’nın haberine göre, söz konusu analizde, ilgili göstergeleri kullanarak Türkiye’de iklim değişikliği ile gıda enflasyonu arasındaki ilişkinin incelendiği belirtilerek, “Son yıllarda artan sıcaklık, uzayan kuraklık dönemleri, şiddetli fırtına ve seller gibi aşırı hava olaylarının daha sık ve yoğun seyretmesi, tarımsal üretim, tedarik zincirleri ve dolayısıyla gıda fiyatları açısından önemli bir risk unsuru olarak öne çıkmakta. Yapılan çalışmalar, iklim değişikliğinin 2035’e kadar her yıl küresel gıda maliyetlerini ortalama %1,5 ila %1,8 puan arasında artıracağını öngörüyor” ifadeleri kullanıldı.</p>
<p>İklim değişikliğine karşı en hassas bölgeler arasında yer alan Akdeniz kuşağında bulunan ve dünyanın önde gelen meyve ve sebze üreticilerinden biri olan Türkiye için de iklim değişikliğinin, gıda fiyatları üzerinden önemli bir enflasyonist baskı unsuru oluşturduğu vurgulanan analizde, “Yapılan analizler, taze meyve ve sebze fiyatlarındaki mevsimsel yapının değiştiğine işaret ederken, bu gelişmede iklim değişikliğinin önemli rol oynadığını ima etmekte. Meteoroloji verileri, 2020 sonrası dönemde sonbahar ve kışların daha ılıman, ilkbahar ve yazların ise çok daha sıcak geçtiğini, yağış miktarının ise genel olarak azaldığını göstermekte” değerlendirmesi yapıldı.</p>
<p>Sıcaklık artışları ile azalan yağış miktarlarının gerek ürün verimi gerekse üretim maliyeti kanalıyla gıda fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı yarattığı ifade edilen analizde, şunlar kaydedildi:</p>
<p>“Nitekim, Türkiye’nin önde gelen meyve ve sebze üreticisi 5 ilin (Mersin, Adana, Antalya, Hatay, Muğla) iklim özelliklerine baktığımızda, bu illerde yaşanan ciddi kuraklıkların sebze ve meyve üretimini olumsuz etkilediği görülmekte. Daha sıcak ve az yağışlı yaz ayları, sulama ihtiyacını ve dolayısıyla tarımsal faaliyette kullanılan elektrik miktarını artırıyor. Artan sıcaklık ve azalan yağışlarla birlikte düşen arz ve yükselen maliyetlerin ise taze meyve ve sebze fiyatlarına yansıdığı görülmekte.”</p>
<h3><strong>“İklim Değişikliği ve Gıda Fiyatları İlişkisi Kritik Öneme Sahip”</strong></h3>
<p>TCMB uzmanlarının analizinde, iklim değişikliği sonucu mevsimlerde gözlenen kaymaların arz ve maliyetleri etkilediğine, bunun ise taze meyve ve sebze aylık fiyat gelişmelerinin mevsimsel yapısına yansıdığının anlaşıldığına işaret edilerek, “2020 öncesi dönemde taze meyve ve sebze enflasyonu yaz aylarında aylık enflasyona ortalamada negatif katkı verirken, bunun 2020 sonrası dönemde tersine döndüğü görülmekte. Son dönemde gözlenen bu değişimde pandemi, tedarik zinciri aksaklıkları ve jeopolitik gelişmeler gibi faktörlerin yanı sıra iklim değişikliğinin de önemli bir payı olduğu düşünülmekte” denildi.</p>
<p>İklim değişikliğinin geldiği son noktanın sürdürülebilirlik ve gıda güvenliğine ek olarak fiyat istikrarı açısından da önemli bir tehdit unsuru haline geldiği belirtilen analizde, şu değerlendirmelere yer verildi:</p>
<p>“İklim değişikliği ve gıda fiyatları ilişkisi özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için gerek hanehalkı refahı gerekse genel enflasyon görünümü açısından kritik öneme sahip. Bu yazıda özetlendiği üzere, iklim değişikliği kaynaklı artan sıcaklık ve aşırı hava olaylarının taze meyve ve sebze üretimi, maliyeti ve fiyatları ile ilişkili olduğu değerlendirilmekte. İklim değişikliği sonucunda artan sıcaklıklar ve yaşanan kuraklıkla meyve ve sebze üretim miktarı düşerken, üretim maliyetleri ve dolayısı ile fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşmakta. Bu gelişmeler, gıda fiyatları ve iklim değişikliğinin birlikte ele alınmasının önemi ve gerekliliğine vurgu yapmakta.”</p>
<div class="sharethis-inline-share-buttons"></div><p>The post <a href="https://www.iklimhaber.org/merkez-bankasi-iklim-degisikligi-gida-fiyatlarini-artiriyor/">Merkez Bankası: İklim Değişikliği Gıda Fiyatlarını Artırıyor</a> appeared first on <a href="https://www.iklimhaber.org/">İklim Haber</a>.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Karbon Denkleştirme Kredileri Emisyonları Azaltmada Neden Yetersiz?</title>
<link>https://trafikdernegi.com/karbon-denklestirme-kredileri-emisyonlari-azaltmada-neden-yetersiz</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/karbon-denklestirme-kredileri-emisyonlari-azaltmada-neden-yetersiz</guid>
<description><![CDATA[ Bilim Temelli Hedefler İnisiyatifi’nin 2023 İzleme Raporu, net sıfır emisyon hedefi belirleyen şirketlerin sayısında önemli artış yaşandığını gösteriyor. Ancak bu hedeflerin başarısı, şirketlerin satın aldığı karbon kredilerinin etkinliği ile doğrudan ilişkili. Ne var ki rapora göre karbon kredileri çoğunlukla etkili olmadığı gibi, gerçek karbonsuzlaşma çalışmalarını da yavaşlatma riski taşıyor. Gönüllü karbon piyasalarının geleceği ve iklim […]
The post Karbon Denkleştirme Kredileri Emisyonları Azaltmada Neden Yetersiz? appeared first on İklim Haber. ]]></description>
<enclosure url="http://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/07/dogal-gaz.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 10 Sep 2024 16:21:42 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Karbon, Denkleştirme, Kredileri, Emisyonları, Azaltmada, Neden, Yetersiz</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<div class="sharethis-inline-share-buttons"></div><div>
<h3 class="BodyA">Bilim Temelli Hedefler İnisiyatifi<span dir="RTL" lang="AR-SA">’</span>nin 2023 İzleme Raporu, net sıfır emisyon hedefi belirleyen şirketlerin sayısında <span lang="SV">ö</span>nemli artış yaşandığını g<span lang="SV">ö</span>steriyor. Ancak bu hedeflerin başarısı, şirketlerin satı<span lang="DA">n ald</span>ığı karbon kredilerinin etkinliği ile doğrudan ilişkili. Ne var ki rapora g<span lang="SV">ö</span>re karbon kredileri çoğunlukla etkili olmadığı gibi, gerçek karbonsuzlaş<span lang="IT">ma </span>çalışmalarını da yavaşlatma riski taşıyor. G<span lang="SV">ö</span>nüllü karbon piyasalarının geleceği ve iklim değişikliği ile mücadelede etkili bir çözüm haline gelebilmesi, şeffaflık ve y<span lang="SV">ö</span>netişim alanında kapsamlı iyileştirilmeler gerçekleştirilmesine bağlı.</h3>
</div>
<div>
<p class="BodyB"><strong>YAZI: Doç. Dr. İzzet Arı</strong></p>
</div>
<div>
<p class="BodyB">Küresel ısınmayı<span lang="DE">, Paris Anla</span>ş<span lang="PT">mas</span>ı ile uyumlu olacak şekilde, 1.5 derece ile sını<span lang="NL">rland</span>ı<span lang="PT">rma m</span>ücadelesinin aciliyet kazanması<span lang="NL">, net s</span>ıfır emisyon hedefi belirleyen şirketlerin sayısında da hızlı bir artışa sebep oldu. Bilim Temelli Hedefler İnisiyatifi<span dir="RTL" lang="AR-SA">’</span><span lang="EN-US">ne (Science Based Targets Initiative, SBTi) g</span><span lang="SV">ö</span><span lang="NL">re net s</span>ıfır emisyon hedefi bulunan şirketlerin sayısı, bir <span lang="SV">ö</span>nceki yı<span lang="FR">la g</span><span lang="SV">ö</span>re %102 artarak 4,205<span dir="RTL" lang="AR-SA">’</span>e yükseldi.</p>
</div>
<div>
<p class="BodyB">Ancak bu hedeflerin küresel emisyonların azaltımına olumlu etki sağlaması, şirketlerin sıkça başvurduğu bir karbon dengeleme y<span lang="SV">ö</span>ntemi olan karbon kredilerinin etkinliği ile doğrudan ilgili. Ne var ki birçok araştırma, karbon kredilerinin emisyon azaltımında etkili olmadığı gibi, gerçek karbonsuzlaş<span lang="IT">ma </span>çalışmalarını olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.</p>
</div>
<div>
<p class="BodyB">Bugünkü koşullarda şirketler, sebep oldukları emisyonları azaltmak için kapsamlı bir yol haritası <span lang="NL">geli</span>ştirmeden de karbon kredisi satın alarak emisyonlarını dengeleyebiliyor. Bu durum, daha kapsamlı sürdürülebilirlik çalışmalarının ve iklim değişikliğiyle etkin mücadelenin <span lang="SV">ö</span>nünü tıkıyor.</p>
</div>
<div>
<p class="BodyB">Bunun yanı sıra g<span lang="SV">ö</span>nüllü karbon piyasaları, ciddi bir şeffaflık sorunundan muzdarip ve projelerin etkinliğini güvenilir şekilde <span lang="SV">ö</span>lçebilecek, herkes tarafından kabul g<span lang="SV">ö</span>ren y<span lang="SV">ö</span>ntemlerin eksikliği devam ediyor. Nitekim SBTi da raporunda, tüm bu riskler nedeniyle g<span lang="SV">ö</span>nüllü karbon kredilerinin net sıfır emisyon hedefine ulaşmak için kabul edilebilir bir y<span lang="SV">ö</span>ntem olmaktan uzak olduğunu ifade ediyor.</p>
</div>
<div>
<p class="BodyB">Giderek büyüyen bu güven sorunu, g<span lang="SV">ö</span>nüllü karbon piyasalarının devamlılığını da tehdit ediyor. Net sıfır emisyon hedefi belirleyen şirket ve kuruluşların sayısındaki artışa karşın g<span lang="SV">ö</span>nüllü karbon piyasalarında son iki yıldır g<span lang="SV">ö</span>zlenen daralma, mevcut durumun sürdürülebilir olmadığına işaret ediyor. Bu zorlukların üstesinden gelmek ve iklim değişikliği ile mücadele potansiyelini değerlendirebilmek iç<span lang="DE">in, g</span><span lang="SV">ö</span>nüllü karbon piyasalarında <span lang="SV">ö</span>zellikle hesap verebilirlik ve y<span lang="SV">ö</span>netişimde ciddi iyileştirmeler sağlanması gerekiyor.</p>
</div>
<div>
<h3 class="BodyB"><strong>Bilim Temelli Hedef Belirleyen Şirket Sayısı Artıyor</strong></h3>
</div>
<div>
<p class="BodyB"><span lang="DE">Ge</span>çtiğimiz ay yayımlanan <span class="Hyperlink1"><span lang="EN-US"><a href="https://sciencebasedtargets.org/reports/sbti-monitoring-report-2023" target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow">SBTi 2023 y<span class="None"><span lang="TR">ılı İzleme Raporu</span></span></a></span></span><span class="Hyperlink0">, bilim temelli hedefler belirleyen şirketlerin sayısında </span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">nemli artış yaşandığını g</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">steriyor. Temmuz 2024 itibarıyla binin üzerinde şirketin SBTi onaylı, yani bilim temelli, net sıfır hedefleri bulunuyor.</span></p>
</div>
<div>
<p class="BodyB"><span class="Hyperlink0">Özel sekt</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">r şirketlerine ve finansal kurumlara emisyonlarını azaltabilmeleri için rehberlik eden SBTi; küresel iklim değişikliği ile mücadele edebilecek, sürdürülebilir iş </span><span class="None"><span lang="NL">geli</span></span><span class="Hyperlink0">ştirmeyi hedefliyor. Bu kapsamda şirketlerin hedeflerinin, Paris Anlaş</span><span class="None"><span lang="PT">mas</span></span><span class="Hyperlink0">ı’nın küresel ısınmayı 1,5</span><span class="None"><span lang="IT">°</span></span><span class="Hyperlink0">C ile sını</span><span class="None"><span lang="NL">rland</span></span><span class="Hyperlink0">ırma hedefiyle uyumlu ve bilim temelli olması gerektiğinden yola çıkıyor. Emisyon azaltım girişimlerinin şeffaf ve nesnel olmasına duyulan ihtiyaç da SBTi gibi yapıların </span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">nemini giderek artırıyor çünkü </span><span class="None"><span lang="DA">SBTi, </span></span><span class="Hyperlink0">şirketlere, neyi nasıl yapacakları konusunda </span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">nemli bir rehberlik sunuyor.<br>
</span></p>
</div>
<div>
<p class="BodyB"><span class="Hyperlink0">İzleme Raporu</span><span class="None"><span dir="RTL" lang="AR-SA">’</span></span><span class="Hyperlink0">na g</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">re bilim temelli hedefler belirleyen şirketlerin sayısı en fazla Avrupa</span><span class="None"><span dir="RTL" lang="AR-SA">’</span></span><span class="Hyperlink0">da artıyor (%53). Avrupa</span><span class="None"><span dir="RTL" lang="AR-SA">’</span></span><span class="Hyperlink0">yı Asya (%27) ve Kuzey Amerika (%14) merkezli şirketler takip ediyor.<br>
</span></p>
</div>
<div>
<h3 class="BodyB"><strong><span class="None"><span lang="NL">Net S</span></span></strong><span class="None"><strong>ıfır Emisyon Hedefi olan Şirket Sayısı %102 Arttı</strong><br>
</span></h3>
</div>
<div>
<p class="BodyB"><span class="Hyperlink0">2023 yılında net sıfır emisyon hedefi bulunan şirketlerin sayısı ise 2022</span><span class="None"><span dir="RTL" lang="AR-SA">’</span></span><span class="Hyperlink0">ye kıyasla %102 artarak </span><span class="Hyperlink2"><a href="https://sciencebasedtargets.org/reports/sbti-monitoring-report-2023" target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow">4,205</a></span><span class="None"><span dir="RTL" lang="AR-SA">’</span></span><span class="Hyperlink0">ye yükseldi. Bu şirketlerin, küresel ekonominin piyasa kapitalizasyonunun %39</span><span class="None"><span dir="RTL" lang="AR-SA">’</span></span><span class="Hyperlink0">unu temsil etmesi, ilerleme için iyimser bir tablo çiziyor. Net sıfır emisyon hedefi bulunan 4,205 şirketin 583’ü</span><span class="None"><span lang="NL">, en ge</span></span><span class="Hyperlink0">ç 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşmayı hedefliyor.<br>
</span></p>
</div>
<div>
<p class="BodyB"><span class="Hyperlink0">2023 yılında net sıfır emisyon hedefi belirleyen şirketlerin sayısı incelendiğinde, Japonya merkezli şirketlerin başı çektiğ</span><span class="None"><span lang="IT">i g</span></span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">rülüyor. Listede Hindistan, Meksika ve Endonezya gibi gelişmekte olan ülke merkezli şirketlerin de bulunması, dikkat çekici.<br>
</span></p>
</div>
<div>
<p class="BodyB"><span class="Hyperlink0">Türkiye</span><span class="None"><span dir="RTL" lang="AR-SA">’</span></span><span class="Hyperlink0">de ise 2022 yılında yalnı</span><span class="None"><span lang="ES-TRAD">zca alt</span></span><span class="Hyperlink0">ı şirketin net sıfır hedefi bulunuyordu. Bu sayı 2023</span><span class="None"><span dir="RTL" lang="AR-SA">’</span></span><span class="Hyperlink0">te 16</span><span class="None"><span dir="RTL" lang="AR-SA">’</span></span><span class="Hyperlink0">ya yükseldi. Küresel ortalamanın üzerinde olan bu artış oranı</span><span class="Hyperlink0"><span lang="NL">, geli</span></span><span class="Hyperlink0">şmekte olan ülkelerde şirketlerin, emisyon azaltımında ulusal hükümetlere kıyasla daha aktif rol üstlenebileceğine işaret ediyor.</span></p>
</div>
<div>
<h3 class="BodyB"><strong><span class="None"><span lang="EN-US">Karbon Yo</span></span><span class="None">ğun Sekt</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="None">rler Hedef Belirlemekte Gecikiyor</span></strong><span class="None"><br>
</span></h3>
</div>
<div>
<p class="BodyB"><span class="Hyperlink0">Öte yandan, emisyon yoğunluğu düşük olan ve müşteri hizmetleri gereği reklama </span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">nem veren sekt</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">rlerin, listede sayıca fazla olduğu da dikkat çekiyor. Enerji şirketlerinin listenin en sonunda yer alması</span><span class="None"><span lang="NL">, net s</span></span><span class="Hyperlink0">ıfır hedeflerinin durumunu değerlendirirken nicelik kadar niteliğ</span><span class="None"><span lang="FR">e de </span></span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">nem verilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.<br>
</span></p>
</div>
<div>
<p class="BodyB"><span class="Hyperlink0">Hizmet sekt</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">ründe faaliyet g</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="None"><span lang="NL">steren </span></span><span class="Hyperlink0">şirketler, net sıfır hedefi bulunan şirketlerin %32,3’üne denk geliyor. Enerji sekt</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">rü ise yalnızca %1,3 ile temsil ediliyor. Bu durum aslında, hedeflerin izlenmesinde emisyon yoğunluğu yüksek sekt</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">rler için ayrı bir kategori oluşturulması gerekliliğini de beraberinde getiriyor.</span></p>
</div>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-28941" src="https://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/09/Ekran-Resmi-2024-09-01-18.49.33-1024x789.png" alt="" width="1024" height="789" srcset="https://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/09/Ekran-Resmi-2024-09-01-18.49.33-1024x789.png 1024w, https://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/09/Ekran-Resmi-2024-09-01-18.49.33-300x231.png 300w, https://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/09/Ekran-Resmi-2024-09-01-18.49.33-768x592.png 768w, https://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/09/Ekran-Resmi-2024-09-01-18.49.33.png 1098w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px"></p>
<div>
<h3 class="BodyB"><strong><span class="None">Bilim Temelli Hedef Belirlemede KOBİ’ler Ö</span><span class="None">nde</span></strong><span class="None"><br>
</span></h3>
</div>
<div>
<p class="BodyB"><span class="Hyperlink0">Bu şirketler; kurumsal firmalar, KOBİ’ler (Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler) ve finansal kuruluşlar olarak ele alındığında ise KOBİ’lerin 2,253 ile en üst sırada yer aldığı g</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">rülüyor. Kurumsal firmaların sayısı 1,866 iken, finansal kuruluşlar ise 86 ile son sırada. KOBİ’lerin bilim temelli hedefler belirleme oranlarının yüksek olması, küçük işletmeler arasında sürdürülebilirlik ve iklim eylemine y</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">nelik artan farkı</span><span class="None"><span lang="IT">ndal</span></span><span class="Hyperlink0">ığın bir g</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">stergesi olarak yorumlanabilir.<br>
</span></p>
</div>
<div>
<p class="BodyB"><span class="Hyperlink0">Önemli bir katılım g</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">stermelerine rağmen kurumsal firmalar, KOBİ’lere g</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">re geride kalıyor. En düşük katılımı finansal kuruluşların g</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">stermesi ise, listede hizmet sekt</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">rünün başı çektiğ</span><span class="None"><span lang="IT">i d</span></span><span class="Hyperlink0">üşünüldüğünde, kayda değer bir çelişki olarak </span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">ne çıkıyor.<br>
</span></p>
</div>
<div>
<p class="BodyB"><span class="Hyperlink0">Peki net sıfır emisyon hedefi bulunan şirketlerin başvurduğu </span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">nde gelen y</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">ntemlerden karbon kredileri, emisyonları azaltma konusunda gerçekten fayda sağlıyor mu?<br>
</span></p>
</div>
<div>
<h3 class="BodyB"><strong><span class="None">Karbon Dengeleme Emisyon Azaltımında Etkisiz</span></strong><span class="None"><br>
</span></h3>
</div>
<div>
<p class="BodyB"><span class="Hyperlink0">Emisyon azaltımı konusundaki gelişmeleri yakından takip eden </span><span class="Hyperlink3"><a href="https://beyondfossilfuels.org/2024/07/30/carbon-offsets-often-ineffective-for-cutting-corporate-emissions-new-evidence-reveals/" target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow">Fosil Yakıtların Ötesinde</a></span><span class="Hyperlink0">‘ye (Beyond Fossil Fuels) g</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">re karbon dengeleme y</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">ntemleri, şirketlerin emisyonlarını azaltmada genellikle etkisiz.</span></p>
</div>
<div>
<p class="BodyB"><span class="Hyperlink0">Ayrıca çalışmalar, karbon dengelemenin, gerçek karbonsuzlaş</span><span class="None"><span lang="IT">ma </span></span><span class="Hyperlink0">çalışmalarını da engelleyebileceğine işaret ediyor. SBTi da Temmuz ayında yayınladığı raporda, kurumsal karbon dengeleme sertifikalarının yeterli olmadığına dikkat çekti. Ayrıca şirketleri, bu gibi karbon dengeleme programlarını iklim hedeflerine dahil etme planlarını g</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">zden geçirmeye çağırdı.<br>
</span></p>
</div>
<div>
<p class="BodyB"><span class="Hyperlink0">Nitekim g</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">nüllü karbon piyasaları – her ne kadar piyasa temelli araçlar olarak potansiyel taşısalar da – kalite ve güvenilirlikleri konusunda uzun sü</span><span class="None"><span lang="ES-TRAD">redir ele</span></span><span class="Hyperlink0">ştiriliyor.<br>
</span></p>
</div>
<div>
<h3 class="BodyB"><strong><span class="None">Dengeleme Projelerinin Gerçek Etkisi Ö</span><span class="None">lçülemiyor</span></strong><span class="None"><br>
</span></h3>
</div>
<div>
<p class="BodyB"><span class="Hyperlink0">Karbon dengeleme kredilerinin destekçileri, bu y</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">ntemlerin </span><span class="Hyperlink3"><a href="https://www.ijfmr.com/research-paper.php?id=17370" target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow">maliyet etkin</a></span><span class="Hyperlink0"> olduğunu savunuyorlar. Eleştirenler ise çevresel bütünlü</span><span class="None"><span lang="DE">k, da</span></span><span class="Hyperlink0">ğılımsal etkiler ve etik kaygılar gibi sorunlara </span><span class="Hyperlink3"><a href="https://www.tandfonline.com/doi/full/10.1080/09644016.2021.1877063" target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow">dikkat çekiyor</a></span><span class="Hyperlink0"> ve karbon dengeleme piyasasının ekonomik verimsizliğine işaret ediyor.</span></p>
<p>Karbon dengeleme projelerinde çevresel bütünlük sorununa <span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">rnek olarak, yeniden ormanlaştırma ve ormansızlaştırmayla mücadele projelerindeki durum verilebilir. Bu projelerde ormansızlaşma riskini abartılıyor ve b</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">ylelikle </span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">nlenen karbon miktarı fazla tahmin ediliyor. B</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">ylelikle, gerçekte </span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">nlenen emisyonlardan daha fazla karbon kredisi verilmiş oluyor. Emisyon mahsuplaşmada bu kredilerin kullanılması, küresel emisyonlarda net bir artışa neden olunuyor.</span></p>
<p>Dağılımsal etkiler sorununa da yine aynı sekt<span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="None"><span lang="DE">rden </span></span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">rnek verilebilir. Nitekim büyük </span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">lçekli ağaçlandırma gibi projeler, yerel toplulukların arazi kullanımını sını</span><span class="None"><span lang="NL">rland</span></span><span class="Hyperlink0">ırarak geçim kaynaklarına zarar verebiliyor. </span><span class="None"><span lang="DE">Ü</span></span><span class="Hyperlink0">stelik elde edilen karbon dengeleme sertifikaları, çoğunlukla daha zengin kuruluşların hanesine yazılıyor. Bu da  karbon denkleştirmede bir dağıtımsal etki sorunu ortaya çıkarıyor.</span></p>
</div>
<div>
<p class="BodyB"><span class="Hyperlink0">Etik kaygılar ise şirketlerin yeşil badana pratikleriyle ilgili. Birç</span><span class="None"><span lang="NL">ok </span></span><span class="Hyperlink0">şirket, kendi emisyonlarını azaltmak yerine karbon dengeleme kredileri kullanarak, çevreye, gerçekte olduklarından daha duyarlı g</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">rünebiliyorlar.<br>
</span></p>
</div>
<div>
<p class="BodyB"><span class="None"><span lang="DE">Endi</span></span><span class="Hyperlink0">şe yaratan </span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">nemli noktalardan bir diğeri, dengeleme projelerinin gerçek etkisini değerlendirmeye yarayacak, güvenilir bir y</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">ntemin </span><span class="Hyperlink3"><a href="https://consensus.app/papers/caught-credibility-feasibility-carbon-market-post2020-kreibich/97f979867a045ada8b9c64d8121b4493/" target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow">eksikliği</a></span><span class="Hyperlink0">. </span><span class="None"><span lang="DE">Ü</span></span><span class="Hyperlink0">stelik karbon kredileri için sağlanan fonların </span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">nemli bir kısmı, doğrudan emisyon azaltım projelerine katkı sunmak için kullanılmak yerine finansal aracılık sekt</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">rü tarafından </span><span class="Hyperlink3"><a href="http://www.ssrn.com/abstract=2926713" target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow">tüketiliyor</a></span><span class="Hyperlink0">. Kamusal şeffaflık eksikliğiyle birlikte bu durum, güven sorunları </span><span class="Hyperlink3"><a href="https://www.tandfonline.com/doi/full/10.1080/1523908X.2023.2211539" target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow">yaratıyor</a></span><span class="Hyperlink0">.<br>
</span></p>
</div>
<div>
<p class="BodyB"><span class="Hyperlink0">Örneğin Kaliforniya</span><span class="None"><span dir="RTL" lang="AR-SA">’</span></span><span class="Hyperlink0">nın orman karbon dengeleme </span><span class="Hyperlink3"><a href="https://consensus.app/papers/overcrediting-californias-carbon-offsets-program-badgley/fdea2f88595d514cbc33d9205843ca25/" target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow">programları</a></span><span class="Hyperlink0">, sistematik olarak daha fazla kredi verdikleri gerekçesiyle eleştiriliyor. Bu programların hatalı tasarlandığı, ekolojik ve istatistiksel eksikleri olduğu ve dolayısıyla gerçek iklim faydası yaratmadığı </span><span class="Hyperlink3"><a href="https://consensus.app/papers/managing-uncertainty-carbon-offsets-insights-california-haya/2ba3c9f274b25e2d8616d84c04923210/" target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow">iddia ediliyor</a></span><span class="Hyperlink0">.</span></p>
</div>
<div>
<h3 class="BodyB"><span class="None"><strong>Karbon Kredisi Almak Son Çare Olmalı</strong><br>
</span></h3>
</div>
<div>
<p class="BodyB"><span class="Hyperlink0">Mevcut karbon y</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">netim modelleriyle ilgili </span><span class="Hyperlink3"><a href="https://www.emerald.com/insight/content/doi/10.1108/EOR-09-2023-0005/full/html" target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow">temel bir sorun</a></span><span class="Hyperlink0">, karbon kredileri satın alarak karbon dengeleme yoluna gitmeden </span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">nce yapılması gereken emisyon azaltımlarıyla ilgili net koşullar bulunmaması.</span></p>
<p>Kı<span class="None"><span lang="ES-TRAD">sacas</span></span><span class="Hyperlink0">ı bir şirket, kendi sebep olduğu emisyonları azaltmak için elinden geleni yapmak zorunda tutulmuyor; bilim temelli hedefler belirlemesi veya daha geniş sürdürülebilirlik girişimlerinde nasıl bir rol oynayabileceği hakkında plan yapması gerekmiyor; doğrudan karbon kredisi satın alarak emisyonlarını kağıt üstünde düşürebiliyor.<br>
</span></p>
</div>
<div>
<p class="BodyB"><span class="None"><span lang="DE">Ü</span></span><span class="Hyperlink0">stelik bazı </span><span class="Hyperlink3"><a href="https://www.tandfonline.com/doi/full/10.1080/09644016.2021.1877063" target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow">çalışmalar</a></span><span class="Hyperlink0">, karbon dengelemenin güvenilirliğinin, genellikle gerçekçi olmayan vaatlerle desteklendiğine ve sürdürüldüğüne işaret ediyor. Buna g</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">re, karbon dengeleme kredilerinin etkinliğine dair bilgi eksiklikleri, kendini konunun uzmanı olarak takdim eden kişilerin g</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">rüşleriyle dolduruluyor ve y</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">ntemin güvenilirliğine dair genel kanı b</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">ylelikle sürdürülebiliyor.<br>
</span></p>
</div>
<div>
<p class="BodyB"><span class="Hyperlink0">Karbon y</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">netimine dair yapı</span><span class="None"><span lang="EN-US">lan reform </span></span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">nerileri de bu gibi sorunların ve eksikliklerin giderilmesi amacını taşıyor. Hem emisyon azaltımını hızlandırmak hem de karbon dengelemenin güvenilirliğini sağlamak için daha geniş sürdürülebilirlik girişimleri ve muhasebe </span><span class="Hyperlink3"><a href="https://www.ijfmr.com/research-paper.php?id=17370" target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow">çerçeveleri içeren</a></span><span class="Hyperlink0">, gelişmiş bir karbon y</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">netim hiyerarşisi </span><span class="Hyperlink4"><span lang="SV"><a href="https://www.emerald.com/insight/content/doi/10.1108/EOR-09-2023-0005" target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow">ö<span class="Hyperlink3"><span lang="TR">neriliyor</span></span></a></span></span><span class="Hyperlink0">.</span></p>
<p>Bu hiyerarşiye g<span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">re şirketlerin ilk yapması gereken, tüm iş planlarını g</span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">zden geçirerek karbon yoğun aktivitelerden olabildiğince kaçınmanın yollarını aramak. İkinci adım, verimliliği artırmak; üçüncü adım ise karbon-yoğun enerji kaynaklarını, düşük kaynaklı alternatifler ile değiştirmek. Karbon kredileri satın almak ise, ancak bu üç adım ile </span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">nlenemeyen emisyonları dengelemek için </span><span class="None"><span lang="SV">ö</span></span><span class="Hyperlink0">nerilen bir son çare.<br>
</span></p>
</div>
<div><span class="Hyperlink0"><span lang="EN-US">Bu hiyerarşi, hem aşırı kredi yaratılması nedeniyle arz fazlası oluş</span></span><span class="None"><span lang="PT">mas</span></span><span class="Hyperlink0"><span class="Hyperlink0"><span lang="EN-US">ı riskini azaltmayı hem de kolayca suistimal edilebilecek kurallara sahip karbon dengeleme </span></span></span>protokolleri oluşturulmasının önüne geçmeyi hedefliyor.</div>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-28942" src="https://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/09/Ekran-Resmi-2024-09-01-18.53.18-1024x601.png" alt="" width="1024" height="601" srcset="https://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/09/Ekran-Resmi-2024-09-01-18.53.18-1024x601.png 1024w, https://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/09/Ekran-Resmi-2024-09-01-18.53.18-300x176.png 300w, https://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/09/Ekran-Resmi-2024-09-01-18.53.18-768x451.png 768w, https://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/09/Ekran-Resmi-2024-09-01-18.53.18.png 1070w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px"></p>
<div>
<h3 class="BodyB"><strong><span class="None">Güven Eksikliği Piyasada Daralmaya Sebep Oluyor</span></strong><span class="None"><br>
</span></h3>
</div>
<div>
<p class="BodyB"><span class="None"><span lang="DE">Ge</span></span><span class="Hyperlink0">çtiğimiz mayıs ayında yayınlanan 2024 </span><span class="Hyperlink3"><a href="https://www.forest-trends.org/publications/" target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow">G<span class="Hyperlink4"><span lang="SV">ö</span></span>nüllü Karbon Piyasasının Durumu</a></span><span class="Hyperlink0"> raporunun da ortaya koyduğu üzere küresel g</span><span class="None">ö</span><span class="Hyperlink0">nüllü karbon piyasası</span><span class="None"><span lang="EN-US">, 2021</span></span><span class="None"><span dir="RTL" lang="AR-SA">’</span></span><span class="Hyperlink0">de zirveye ulaştıktan sonra daralmaya başladı. İşlem hacminde %56</span><span class="None"><span dir="RTL" lang="AR-SA">’</span></span><span class="Hyperlink0">lık bir azalma, ortalama kredi fiyatında ise %11</span><span class="None"><span dir="RTL" lang="AR-SA">’</span></span><span class="Hyperlink0">lik düşüş yaşandı.</span></p>
<p>Bu azalmaların tetikleyicisi olarak, karbon kredisi projelerinin daha sıkı denetimden geçmeye başlaması g<span class="None">ö</span><span class="Hyperlink0">steriliyor. Özellikle REDD+ (Ormansızlaşma ve Orman Bozulmasından Kaynaklanan Emisyonların Azaltılması) programı altındaki projelere duyulan güven eksikliği </span><span class="None">ö</span><span class="Hyperlink0">ne çıkıyor. Daha </span><span class="None">ö</span><span class="Hyperlink0">nce de bahsettiğimiz gibi, bu projelere dair incelemeler, olumlu etkilerinin oldukç</span><span class="None"><span lang="ES-TRAD">a abart</span></span><span class="Hyperlink0">ılı hesaplandığını ortaya koyuyor.  Sebep olarak ise metodolojilerinin tam da bu sonucu doğuracak şekilde tasarlanması </span><span class="Hyperlink3"><a href="https://carbonmarketwatch.org/wp-content/uploads/2023/09/Error-log-Exposing-the-methodological-failures-of-REDD-forestry-projects.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow">g<span class="Hyperlink4"><span lang="SV">ö</span></span>steriliyor.</a></span> <span class="Hyperlink0"><br>
</span></p>
</div>
<div>
<p class="BodyB"><span class="Hyperlink0">Benzer şekilde, doğa temelli projelerin karbon kredisi metodolojilerinin doğruluğuna ilişkin tartışmalar uzun süredir devam ediyor. Bu güvensizlik de fiyatları</span><span class="None"><span lang="DE">n d</span></span><span class="Hyperlink0">üşüşünde beklenmedik şekilde etkili oldu. Karbon kredisi projelerinin katkısallığı (yani bir proje kapsamında sağlanan emisyon azaltımının, ancak o proje faaliyetlerinin karbon kredisinin satışından sağlanan gelirle mümkün olabilecek olması) ve y</span><span class="None">ö</span><span class="Hyperlink0">netişimi konusunda sorunlar var. Ayrıca potansiyel kurumsal alıcıların yeşil badana (greenwashing) yaptıklarına dair eleştiriler de alıcıların yatırımlarını geri çekmesine neden oluyor.<br>
</span></p>
</div>
<div>
<p class="BodyB"><span class="Hyperlink0">Her ne kadar g</span><span class="None">ö</span><span class="Hyperlink0">nüllü karbon kredileri için yayınlanmış ‘temel karbon ilkeleri</span><span class="None"><span dir="RTL" lang="AR-SA">’ </span></span><span class="Hyperlink0">bulunsa da, net sıfır hedefine ulaşmak için karbon denkleştirmenin nasıl kullanılabileceğine dair SBTi’ın sağladığı rehberliğin yetersiz olduğ</span><span class="None"><span lang="FR">u g</span>ö</span><span class="Hyperlink0">rülüyor. Bu durum, kredilerin yeterli talep g</span><span class="None">ö</span><span class="Hyperlink0">rmesini engelliyor. Ayrı</span><span class="None"><span lang="IT">ca g</span>ö</span><span class="Hyperlink0">nüllü karbon piyasası genişledikçe, piyasadaki akt</span><span class="None">ö</span><span class="Hyperlink0">r sayısı, nitelikleri ve beklentileri de farklılaşıyor. Bu durum da karbon kredilerinin fiyatını ve hacmini aşağı y</span><span class="None">ö</span><span class="Hyperlink0">nlü baskılayan bir diğer unsur.<br>
</span></p>
</div>
<div>
<h3 class="BodyB"><strong><span class="None">Sistemde Önemli İyileştirmelere İhtiyaç Var</span></strong><span class="None"><br>
</span></h3>
</div>
<div>
<p class="BodyB"><span class="Hyperlink0">G</span><span class="None">ö</span><span class="Hyperlink0">nüllü karbon piyasalarında sistematik olarak g</span><span class="None">ö</span><span class="Hyperlink0">zlenen fazla kredi verme veya arz fazlası oluşturma sorunu; net sıfır emisyon hedefi belirleyen bunca ü</span><span class="None"><span lang="DA">lke, </span></span><span class="Hyperlink0">şirket ve kurumsal yapı varken ortaya çıkmaması gereken bir durumdu.<br>
</span></p>
</div>
<div>
<p class="BodyB"><span class="Hyperlink5"><span lang="DE"><a href="https://iklim.gov.tr/db/turkce/dokumanlar/paris-anlasmasi-13-20220808231948.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow">Paris Anla<span class="Hyperlink3"><span lang="TR">ş</span></span><span class="None"><u><span lang="PT">mas</span></u></span><span class="Hyperlink3"><span lang="TR">ı</span></span></a></span></span><span class="None"><span dir="RTL" lang="AR-SA">’</span></span><span class="Hyperlink0">nın karbon kredilerine ilişkin 6. Maddesi ile uyumlu olmak, çevresel bütünlüğü korumak ve çifte sayımdan (bu, tek bir karbon kredisinin birden fazla kuruluş tarafından sahiplenilmesi sonucu ortaya çıkan muhasebe hatası ve eksikliği olarak </span><span class="None">ö</span><span class="Hyperlink0">zetlenebilir) kaçınmak, g</span><span class="None">ö</span><span class="Hyperlink0">nüllü karbon piyasalarının etkili ve güvenilir olması için büyük </span><span class="None">ö</span><span class="Hyperlink0">nem taşıyor. Bunu sağlayabilmek için ise daha sıkı ve herkes tarafından anlaşılabilir y</span><span class="None">ö</span><span class="Hyperlink0">nergeler oluşturulması gerekiyor. Sistemin etkin bir şekilde çalışabilmesi için hesap verebilirlik ve y</span><span class="None">ö</span><span class="Hyperlink0">netişimde </span><span class="None">ö</span><span class="Hyperlink0">nemli iyileştirmelere ihtiyaç var.<br>
</span></p>
</div>
<div>
<p class="BodyB"><span class="Hyperlink0">Tü</span><span class="None"><span lang="PT">m ele</span></span><span class="Hyperlink0">ştirilere karşın g</span><span class="None">ö</span><span class="Hyperlink0">nüllü karbon piyasaları, </span><span class="None">ö</span><span class="Hyperlink0">zellikle gelişmekte olan ülkelerde, </span><span class="None">ö</span><span class="Hyperlink0">nemli iklim eylemlerini teşvik etme potansiyeli </span><span class="Hyperlink3"><a href="https://www.tandfonline.com/doi/full/10.1080/02646811.2021.1881275" target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow">taşıyor</a></span><span class="Hyperlink0">. Tamamlayıcı proje türleri ve metodolojiler sunarak kritik bir rol oynayabilir ve net sıfır hedeflerine ulaşmak için herkesi sürece dahil edebilir. B</span><span class="None">ö</span><span class="Hyperlink0">ylelikle, devletlerin iklim eylemlerini tamamlayıcı bir rol üstlenebilir. Ancak bu zorlukların üstesinden gelmek ve potansiyelini değerlendirmek için küresel </span><span class="None">ö</span><span class="Hyperlink0">lçekte sağlam politika desteğine ve yenilikçi çözümlere acil olarak ihtiyacı var.<br>
</span></p>
</div>
<div>
<p class="BodyB"><span class="Hyperlink0">Aksi halde, g</span><span class="None">ö</span><span class="Hyperlink0">nüllülü</span><span class="None"><span lang="ES-TRAD">k esas</span></span><span class="Hyperlink0">ına dayanan g</span><span class="None">ö</span><span class="Hyperlink0">nüllü karbon piyasaları ve kurumsal karbon dengeleme sertifikaları, varoluşsal bir mücadeleyle karşı karşıya kalabilir. Bu durum, bu piyasaların geleceği ve etkisi konusunda ciddi sorgulamalara neden olabilir.</span></p>
</div>
<div class="sharethis-inline-share-buttons"></div><p>The post <a href="https://www.iklimhaber.org/karbon-denklestirme-kredileri-emisyonlari-azaltmada-neden-yetersiz/">Karbon Denkleştirme Kredileri Emisyonları Azaltmada Neden Yetersiz?</a> appeared first on <a href="https://www.iklimhaber.org/">İklim Haber</a>.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>COP29 Yaklaşırken İklim Finansmanı Konusunda Anlaşmazlıklar Bitmiyor!</title>
<link>https://trafikdernegi.com/cop29-yaklasirken-iklim-finansmani-konusunda-anlasmazliklar-bitmiyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/cop29-yaklasirken-iklim-finansmani-konusunda-anlasmazliklar-bitmiyor</guid>
<description><![CDATA[ COP29 BM iklim müzakerelerine yaklaşık 2 ay kalırken, ülkeler zirvenin en büyük görevi olan gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğiyle başa çıkmasına yardımcı olmak için yeni bir finansman hedefi üzerinde anlaşmaya varmaktan hâlâ çok uzak. BM iklim organı tarafından yayınlanan bir müzakere belgesi, müzakerecilerin en zorlu konulardan bazılarını ilerletmeye çalışacakları gelecek ay Bakü’de yapılacak toplantı öncesinde […]
The post COP29 Yaklaşırken İklim Finansmanı Konusunda Anlaşmazlıklar Bitmiyor! appeared first on İklim Haber. ]]></description>
<enclosure url="http://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/09/cop29.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 10 Sep 2024 16:21:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>COP29, Yaklaşırken, İklim, Finansmanı, Konusunda, Anlaşmazlıklar, Bitmiyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<div class="sharethis-inline-share-buttons"></div><h3><strong>COP29 BM iklim müzakerelerine yaklaşık 2 ay kalırken, ülkeler zirvenin en büyük görevi olan gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğiyle başa çıkmasına yardımcı olmak için yeni bir finansman hedefi üzerinde anlaşmaya varmaktan hâlâ çok uzak.</strong></h3>
<p>BM iklim organı tarafından yayınlanan bir müzakere belgesi, müzakerecilerin en zorlu konulardan bazılarını ilerletmeye çalışacakları gelecek ay Bakü’de yapılacak toplantı öncesinde ülkeler arasındaki ayrılıkları ortaya koydu.</p>
<p>Buna göre, bu yılki COP29 BM iklim müzakerelerine yaklaşık 2 ay kalırken, ülkeler zirvenin en büyük görevi olan gelişmekte olan ülkelerin iklim değişikliğiyle başa çıkmasına yardımcı olmak için yeni bir finansman hedefi üzerinde anlaşmaya varmaktan hâlâ çok uzak.</p>
<p>Söz konusu belge, olası bir COP29 anlaşması için ülkelerin rekabet eden pozisyonlarını yansıtan yedi seçenek öneriyor. Yeni hedef, zengin ülkelerin gelişmekte olan ülkelere her yıl 100 milyar dolar iklim finansmanı sağlama konusundaki mevcut taahhütlerinin yerini alacak.</p>
<p>Gelişmekte olan ülkeler çok daha büyük bir finansman hedefi istiyor. Kanada ve 27 ülkeden oluşan Avrupa Birliği gibi bağışçı ülkeler, ulusal bütçelerin zorlanmasının kamu finansmanında büyük bir artış anlamına geldiğini söylüyor.</p>
<p>Belgedeki bir seçenek, gelişmiş ülkeler için her yıl 441 milyar dolar hibe sağlama hedefi ve 2025’ten 2029’a kadar özel finansman da dahil olmak üzere tüm kaynaklardan yılda toplam 1,1 trilyon dolar finansman seferber etme hedefi belirliyor.</p>
<p>Azerbaycan’ın ekoloji ve doğal kaynaklar bakanı olan Mukhtar Babayev, COP29 başkanlığının Kasım ayında Bakü’de yapılacak COP29 zirvesi öncesinde finans hedefi hakkında yoğun müzakereler düzenleyeceğini söyledi.</p>
<div class="sharethis-inline-share-buttons"></div><p>The post <a href="https://www.iklimhaber.org/cop29-yaklasirken-iklim-finansmani-konusunda-anlasmazliklar-bitmiyor/">COP29 Yaklaşırken İklim Finansmanı Konusunda Anlaşmazlıklar Bitmiyor!</a> appeared first on <a href="https://www.iklimhaber.org/">İklim Haber</a>.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünya Meteoroloji Örgütü: Sıcaklık Artışının Maliyeti Afrika için Her Geçen Gün Büyüyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/dunya-meteoroloji-orgutu-sicaklik-artisinin-maliyeti-afrika-icin-her-gecen-gun-buyuyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/dunya-meteoroloji-orgutu-sicaklik-artisinin-maliyeti-afrika-icin-her-gecen-gun-buyuyor</guid>
<description><![CDATA[ Yeni rapora göre, Afrika ülkeleri ölümcül sıcak hava dalgaları, şiddetli yağışlar, seller, siklonlar ve uzun süreli kuraklıklar nedeniyle gayri safi yurt içi hasılalarının ortalama %2 ila 5’ini kaybediyor. Dünya Meteoroloji Örgütü’nün (WMO) pazartesi günü yayınladığı raporda, Afrika’nın iklim değişikliğinden giderek daha fazla etkilendiği ve birçok ülkenin bütçelerinin %9’unu iklim aşırılıklarıyla mücadeleye ayırmak zorunda kaldığı belirtildi. […]
The post Dünya Meteoroloji Örgütü: Sıcaklık Artışının Maliyeti Afrika için Her Geçen Gün Büyüyor appeared first on İklim Haber. ]]></description>
<enclosure url="http://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/09/sicaklik.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 10 Sep 2024 16:21:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünya, Meteoroloji, Örgütü:, Sıcaklık, Artışının, Maliyeti, Afrika, için, Her, Geçen, Gün, Büyüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<div class="sharethis-inline-share-buttons"></div><h3><strong>Yeni rapora göre, Afrika ülkeleri ölümcül sıcak hava dalgaları, şiddetli yağışlar, seller, siklonlar ve uzun süreli kuraklıklar nedeniyle gayri safi yurt içi hasılalarının ortalama %2 ila 5’ini kaybediyor.</strong></h3>
<p>Dünya Meteoroloji Örgütü’nün (WMO) pazartesi günü yayınladığı raporda, Afrika’nın iklim değişikliğinden giderek daha fazla etkilendiği ve birçok ülkenin bütçelerinin %9’unu iklim aşırılıklarıyla mücadeleye ayırmak zorunda kaldığı belirtildi.</p>
<p>Afrika, diğer kıtalara kıyasla çok daha düşük sera gazı emisyonu üretmesine rağmen, sıcaklıkların küresel ortalamadan daha hızlı arttığı görülüyor.</p>
<p>Dünya Meteoroloji Örgütü’nün Afrika’da İklim Durumu 2023 raporuna göre, Afrika ülkeleri ölümcül sıcak hava dalgaları, şiddetli yağışlar, seller, siklonlar ve uzun süreli kuraklıklar nedeniyle gayri safi yurt içi hasılalarının ortalama %2 ila 5’ini kaybediyor.</p>
<p>Sahra Altı Afrika’nın değişen iklime uyum sağlamasının önümüzdeki 10 yılda yaklaşık 30-50 milyar dolara mâl olacağı belirtilirken, ülkeleri meteoroloji ve hidroloji hizmetlerine yatırım yapmaya ve hayat kurtarmak için erken uyarı sistemlerinin uygulanmasını hızlandırmaya çağırdı.</p>
<p>Uyarı, Afrika ülkelerinin bu yılki BM Taraflar Konferansı toplantılarını küresel iklim finansmanından daha büyük bir pay almak için nasıl kullanacaklarını düşünmelerinin ardından geldi.</p>
<p>Hükümet yetkilileri Ağustos ayının başlarında, 54 ülkeden oluşan kıtanın son yıllarda iklim değişikliğinin azaltılması ve uyum projeleri için daha fazla fon çektiğini, ancak yine de küresel iklim finansmanının yıllık payının %1’inden az olduğunu söyledi.</p>
<div class="sharethis-inline-share-buttons"></div><p>The post <a href="https://www.iklimhaber.org/dunya-meteoroloji-orgutu-sicaklik-artisinin-maliyeti-afrika-icin-her-gecen-gun-buyuyor/">Dünya Meteoroloji Örgütü: Sıcaklık Artışının Maliyeti Afrika için Her Geçen Gün Büyüyor</a> appeared first on <a href="https://www.iklimhaber.org/">İklim Haber</a>.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Veri Merkezleri Karbon Emisyonunda Patlamaya Neden Olacak</title>
<link>https://trafikdernegi.com/veri-merkezleri-karbon-emisyonunda-patlamaya-neden-olacak</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/veri-merkezleri-karbon-emisyonunda-patlamaya-neden-olacak</guid>
<description><![CDATA[ Yeni bir araştırmaya göre teknoloji devlerinin küresel veri merkezleri 2030 itibarıyla, 2,5 milyar metrik tonluk bir karbondioksit emisyonunun açığa çıkmasına sebep olacak. Çokuluslu bir yatırım bankası ve finansal hizmetler sunan bir şirket olan Morgan Stanley’nin araştırmasına göre, veri merkezlerinde yaşanacak çok büyük bir artış, içinde bulunduğumuz 10 yılın sonuna kadar dünya genelinde yaklaşık 2.5 milyar […]
The post Veri Merkezleri Karbon Emisyonunda Patlamaya Neden Olacak appeared first on İklim Haber. ]]></description>
<enclosure url="http://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/09/Ekran-Resmi-2024-09-05-13.00.40-1024x658.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 10 Sep 2024 16:21:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Veri, Merkezleri, Karbon, Emisyonunda, Patlamaya, Neden, Olacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<div class="sharethis-inline-share-buttons"></div><h3><strong>Yeni bir araştırmaya göre teknoloji devlerinin küresel veri merkezleri 2030 itibarıyla, 2,5 milyar metrik tonluk bir karbondioksit emisyonunun açığa çıkmasına sebep olacak.</strong></h3>
<p>Çokuluslu bir yatırım bankası ve finansal hizmetler sunan bir şirket olan Morgan Stanley’nin araştırmasına göre, veri merkezlerinde yaşanacak çok büyük bir artış, içinde bulunduğumuz 10 yılın sonuna kadar dünya genelinde yaklaşık 2.5 milyar metrik ton karbondioksit eşdeğerinde emisyona yol açabilecek kapasitede. Araştırma ayrıca bu durumun karbon salımını azaltma çabalarına yapılan yatırımları hızlandıracağını öngörüyor.</p>
<p>Google, Microsoft, Meta ve Amazon gibi büyük teknoloji şirketleri, yapay zeka ve bulut bilişim teknolojilerini genişletmek amacıyla enerji tüketen veri merkezlerini hızla yaygınlaştırıyorlar. Bu arada, şirketler veri merkezlerinin küresel ısınma emisyonlarını 2030’a kadar azaltma taahhütlerini takip etmeye devam ediyorlar.</p>
<p>Morgan Stanley’nin Pazartesi günü yayımladığı araştırma raporuna göre, bu durum “karbon salımını azaltma çözümleri” için büyük bir pazar oluşturuyor. Küresel veri merkezi endüstrisinin oluşturacağı seragazı emisyonları, ABD’nin bir yılda saldığı emisyonların yaklaşık %40’ına denk gelmesi öngörülüyor.</p>
<p>Böylesi bir durumda dev bilgisayar depolarının inşasına, temiz enerji geliştirmeye, enerji verimli ekipmanlara ve “yeşil” yapı malzemelerine yönelik yapılan yatırımları artıracak. Ayrıca, teknoloji şirketlerinin iklim taahhütlerini yerine getirmeye çalışırken, karbon yakalama ve depolama teknolojileri ile karbondioksit atmosferden uzaklaştırma süreçlerinin de destek bulması bekleniyor.</p>
<div class="sharethis-inline-share-buttons"></div><p>The post <a href="https://www.iklimhaber.org/veri-merkezleri-karbon-emisyonunda-patlamaya-neden-olacak/">Veri Merkezleri Karbon Emisyonunda Patlamaya Neden Olacak</a> appeared first on <a href="https://www.iklimhaber.org/">İklim Haber</a>.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünya Bankası Başkanı: “İklim Değişikliği Karşısında Gençlerin Becerileri Geliştirilmeli”</title>
<link>https://trafikdernegi.com/dunya-bankasi-baskani-iklim-degisikligi-karsisinda-genclerin-becerileri-gelistirilmeli</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/dunya-bankasi-baskani-iklim-degisikligi-karsisinda-genclerin-becerileri-gelistirilmeli</guid>
<description><![CDATA[ Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga, Pasifik adası ülkesi Tuvalu ziyaretinde yaptığı açıklamada, Tuvalu’daki gençlerin iklim değişikliğine uyum sağlamalarına yardımcı olacak eğitime ihtiyaçları olduğunu belirtti. Bir Dünya Bankası şefinin, dokuz atole yayılan 26 kilometrekarelik arazide yaklaşık 11 bin kişinin yaşadığı Tuvalu’ya yaptığı ilk ziyarette Banga, iklim değişikliğinin etkisinin açık olduğunu söyledi. Reuters’ın özel haberine göre Banga, […]
The post Dünya Bankası Başkanı: “İklim Değişikliği Karşısında Gençlerin Becerileri Geliştirilmeli” appeared first on İklim Haber. ]]></description>
<enclosure url="http://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/09/tuvalu.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 10 Sep 2024 16:21:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünya, Bankası, Başkanı:, “İklim, Değişikliği, Karşısında, Gençlerin, Becerileri, Geliştirilmeli”</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<div class="sharethis-inline-share-buttons"></div><h3><strong>Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga, Pasifik adası ülkesi Tuvalu ziyaretinde yaptığı açıklamada, Tuvalu’daki gençlerin iklim değişikliğine uyum sağlamalarına yardımcı olacak eğitime ihtiyaçları olduğunu belirtti.</strong></h3>
<p>Bir Dünya Bankası şefinin, dokuz atole yayılan 26 kilometrekarelik arazide yaklaşık 11 bin kişinin yaşadığı Tuvalu’ya yaptığı ilk ziyarette Banga, iklim değişikliğinin etkisinin açık olduğunu söyledi.</p>
<p>Reuters’ın <a href="https://www.reuters.com/business/environment/world-bank-president-tuvalu-says-youth-skills-key-climate-change-plan-2024-09-06/" target="_blank" rel="noopener noreferrer nofollow">özel haberine</a> göre Banga, geçtiğimiz yılın Haziran ayında göreve geldikten kısa bir süre sonra, yaşanabilir bir gezegende yoksulluğu azaltma bayrağı altında, küresel kredi veren kuruluşun görev alanını ilk kez iklim değişikliğini de kapsayacak şekilde genişletti.</p>
<p>Bilim insanları, 2050’ye kadar Tuvalu’nun ana kasabası Funafuti’nin yarısının sular altında kalacağını ortaya koyuyor. Geçtiğimiz yıl Avustralya ile imzalanan bir iklim göçü anlaşması, atoller yaşanmaz hale geldiğinde Tuvalululara göç etme imkanı sağlayacak.</p>
<p>Tuvalulu gençlerle bir araya gelen Dünya Bankası Başkanı, gençler için evlerini terk etme fikrinin ancak “B Planı” olduğunu vurguladı. Reuters ile yaptığı röportajda Dünya Bankası’nın yaşanabilir bir gezegene yönelik vizyonunun fiziksel altyapıdan daha geniş olduğunu da ekledi: “Bu aynı zamanda insan altyapısı ile  ilgili. Büyüdüklerinde neden eğitim ve sağlık hizmeti alamasınlar? Bu sadece hayatta kalma meselesi değil. Bu bir yaşam kalitesi meselesi.”</p>
<h3><strong>“Geliştirilen Beceriler Halkımızın Yararına Kullanılmalı”</strong></h3>
<p>Banga, Dünya Bankası’nın daha hızlı hareket etmesini, etkiye odaklanmasını, bilgilerini Pasifik adalarıyla paylaşmasını ve gençlere istihdam yaratmasını istediğini aktardı. Banga’ya göre Tuvalu için bu, başka bir ülkeye göç etme tehlikesiyle karşı karşıya olan gençlere hemşire veya tesisatçı olarak eğitim vermek için beceri enstitülerine yatırım yapmak anlamına geliyor.</p>
<p>Tuvalu Ulusal Gençlik Konseyi başkan yardımcısı Talua Nivaga ise bu aşamada insanların iklim hareketliliğine/göçe ihtiyaç duyulmadığının altını çizdi: “Savunduğumuz nokta, en kötü senaryoda insanların hareket edebileceği açık bir yol bulunması.”</p>
<p>Niyaga, Banga ile bir iklim göçmeninin ihtiyaç duyabileceği becerileri tartıştı: “Bu beceri Tuvalu’da muhafaza edilmeli ve ilk olarak halkımızın yararına kullanılmalı.”</p>
<p>Dünya Bankası geçtiğimiz Aralık ayında, yıllık finansmanının %45’ini 2025 yılına kadar iklim değişikliğine uyum ve iklim değişikliğinin azaltılmasına dağıtacağını duyurmuştu. Banga Pasifik Adaları’nda bu hedefe halihazırda ulaşıldığını söyledi.</p>
<p>Banga, bu ay New York’ta yapılacak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu platformunu kullanarak Dünya Bankası’ndaki reformları vurgulayacak ve zengin ülkeleri, Pasifik’teki birçok ada ülkesi de dahil olmak üzere en yoksul ülkeleri destekleyen Uluslararası Kalkınma Birliği’ne (IDA) fon sağlamaya teşvik edecek.</p>
<p>Tuvalu Başbakan Yardımcısı Panapasi Nelesoni ise, deniz seviyesinin yükselmesinden kaynaklanan su baskınlarının tarım yapmayı zorlaştırdığını ve sağlık sorunlarını artırdığını söylerken şöyle devam etti: “IDA fonu bize verilen hibe niteliği taşıdığı için çok önemli. Şu anda borç almak bizim için zor ve iklim değişikliğiyle yaşadığımız sorun göz önüne alındığında, zengin ülkelerden gelen bu yardımın devamını görmek istiyoruz.”</p>
<div class="sharethis-inline-share-buttons"></div><p>The post <a href="https://www.iklimhaber.org/dunya-bankasi-baskani-iklim-degisikligi-karsisinda-genclerin-becerileri-gelistirilmeli/">Dünya Bankası Başkanı: “İklim Değişikliği Karşısında Gençlerin Becerileri Geliştirilmeli”</a> appeared first on <a href="https://www.iklimhaber.org/">İklim Haber</a>.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Doğu Kafkasya’dan AB’ye Yeşil Enerji Sağlamak için Yeni Bir Girişim Başlıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/dogu-kafkasyadan-abye-yesil-enerji-saglamak-icin-yeni-bir-girisim-basliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/dogu-kafkasyadan-abye-yesil-enerji-saglamak-icin-yeni-bir-girisim-basliyor</guid>
<description><![CDATA[ Azerbaycan, Gürcistan ve iki AB ülkesi Doğu Kafkasya’dan Avrupa Birliği’ne (AB) daha fazla yenilenebilir enerji getirmeyi amaçlayan bir girişime hayat verdi. Azerbaycan, Gürcistan, Macaristan ve Romanya, Karadeniz’in altından geçecek bir enerji hattı kurmak üzere büyük bir ortak girişim başlattı. Bu ortak girişim, Doğu Kafkasya’dan Avrupa Birliği’ne (AB) daha fazla yenilenebilir enerji getirmeyi amaçlıyor. Dört ülkenin […]
The post Doğu Kafkasya’dan AB’ye Yeşil Enerji Sağlamak için Yeni Bir Girişim Başlıyor appeared first on İklim Haber. ]]></description>
<enclosure url="http://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/09/pexels-kervin-3976320-scaled.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 10 Sep 2024 16:21:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Doğu, Kafkasya’dan, AB’ye, Yeşil, Enerji, Sağlamak, için, Yeni, Bir, Girişim, Başlıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<div class="sharethis-inline-share-buttons"></div><h3><strong>Azerbaycan, Gürcistan ve iki AB ülkesi Doğu Kafkasya’dan Avrupa Birliği’ne (AB) daha fazla yenilenebilir enerji getirmeyi amaçlayan bir girişime hayat verdi. </strong></h3>
<p>Azerbaycan, Gürcistan, Macaristan ve Romanya, Karadeniz’in altından geçecek bir enerji hattı kurmak üzere büyük bir ortak girişim başlattı. Bu ortak girişim, Doğu Kafkasya’dan Avrupa Birliği’ne (AB) daha fazla yenilenebilir enerji getirmeyi amaçlıyor.</p>
<p>Dört ülkenin liderleri tarafından 2022 yılında onaylanan proje, Rusya’nın Ukrayna’yı işgale başlaması ve fiyatların hızla yükselmesi ile AB’nin Rus enerjisine olan bağımlılığının ortaya çıkmasının ardından hız kazandı. 27 ülkeden oluşan AB o zamandan bu yana Rus enerjisinden kurtulmaya çalışıyor.</p>
<p>Kablo, Hazar Denizi’ndeki rüzgâr tribünlerinde enerji üretmek için önemli bir potansiyele sahip olduğu düşünülen Azerbaycan’ı, Gürcistan üzerinden AB üyeleri Romanya ve Macaristan’a bağlayacak. Dört ülkenin bakanları 3 Eylül Salı günü Romanya’nın başkentinde düzenlenen bir toplantıda ortak girişimi duyurdu.</p>
<p>Projenin enerji güvenliğini güçlendirmeye ve tüketiciler için elektrik fiyatlarını düşürmeye yardımcı olması amaçlanıyor. Romanya Enerji Bakanı Sebastian Burduja projenin hem kendi ülkesi ve hem de AB için stratejik öneme sahip olduğunu belirtti.</p>
<p>Burduja, “Son birkaç aydır Avrupa’nın enerji haritasına bakarsanız doğu kanadında son zamanlarda çok yüksek bir bedel ödediğimizi görürsünüz ve bunun nedeni yeterli seçeneklerin olmamasıdır,” dedi.</p>
<p>Azerbaycan Enerji Bakanı Parviz Şahbazov, yenilenebilir enerjiden yararlanmanın iklim değişikliği sorunlarının üstesinden gelmeye yardımcı olacağını ifade etti. Denizaltı hattının enerji güvenliği için önemli olduğunu belirten Şahbazov, “Aynı zamanda uluslararası toplumun gündeminde başı çeken yeşil enerjiyi de sağlayacak,” dedi.</p>
<p>Salı günkü toplantıya Bulgaristan’ın enerji bakan yardımcısı da katıldı ve AB üyesi ülkenin altyapı projesine katılması konusunda istişareler yapıldı. Burduja ve Shahbazov projeyle ilgili bir sonraki toplantının bu yılın sonlarında Azerbaycan’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler’in (BM) iklim değişikliği toplantısında yapılacağını bildirdi.</p>
<div class="sharethis-inline-share-buttons"></div><p>The post <a href="https://www.iklimhaber.org/dogu-kafkasyadan-abye-yesil-enerji-saglamak-icin-yeni-bir-girisim-basliyor/">Doğu Kafkasya’dan AB’ye Yeşil Enerji Sağlamak için Yeni Bir Girişim Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.iklimhaber.org/">İklim Haber</a>.</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çin Karbon Piyasasına Çelik, Çimento ve Alüminyumu Dahil Edecek</title>
<link>https://trafikdernegi.com/cin-karbon-piyasasina-celik-cimento-ve-aluminyumu-dahil-edecek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/cin-karbon-piyasasina-celik-cimento-ve-aluminyumu-dahil-edecek</guid>
<description><![CDATA[ Çin 2024 sonuna kadar çimento, çelik ve alüminyum üretimini karbon emisyon ticaret sistemine dahil etmeyi hedefliyor. Ekoloji ve Çevre Bakanlığı Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Çin’in yıl sonuna kadar çimento, çelik ve alüminyum üretimini karbon emisyon ticaret sistemine dahil etme planı hakkında kamuoyundan geri bildirim istediğini söyledi. Bakanlık, bu üç ek sektörün eklenmesi ile sistemin kapsadığı […]
The post Çin Karbon Piyasasına Çelik, Çimento ve Alüminyumu Dahil Edecek appeared first on İklim Haber. ]]></description>
<enclosure url="http://www.iklimhaber.org/wp-content/uploads/2024/09/pexels-rezwan-1145434-scaled.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 10 Sep 2024 16:21:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çin, Karbon, Piyasasına, Çelik, Çimento, Alüminyumu, Dahil, Edecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<div class="sharethis-inline-share-buttons"></div><h3><strong>Çin 2024 sonuna kadar çimento, çelik ve alüminyum üretimini karbon emisyon ticaret sistemine dahil etmeyi hedefliyor.</strong></h3>
<p>Ekoloji ve Çevre Bakanlığı Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Çin’in yıl sonuna kadar çimento, çelik ve alüminyum üretimini karbon emisyon ticaret sistemine dahil etme planı hakkında kamuoyundan geri bildirim istediğini söyledi.</p>
<p>Bakanlık, bu üç ek sektörün eklenmesi ile sistemin kapsadığı seragazının ülke toplamının yaklaşık %60’ına denk geleceğini duyurdu. Plan, 19 Eylül’e kadar kamu incelemesine açık olacak.</p>
<p>Çin, ETS’yi iki aşamalı olarak genişletecek. İlk olarak 2024 ile 2026 arasında katılımcıları sürece alıştıracak. 2027’den itibaren ise işletmelere kota tahsisini azaltırken emisyon verilerinin yönetimini ve kalitesini iyileştirecek.</p>
<p>Şirketlerin belirli miktarda karbondioksit salımına olanak sağlayan karbon tahsisat kotaları, başlangıçta işletmelere ücretsiz olarak tahsis edilecek. İlk aşamada tahsisatlarda üst sınır olmayacak, daha fazla emisyon salan firmalara daha büyük kota verilecek.</p>
<p>Pekin, karbon emisyonlarını 2030’dan önce zirveye çıkarma ve 2060 yılına kadar karbon nötr hale gelme çabasının bir parçası olarak Temmuz 2021’de Çin Karbon Emisyon Ticaret Borsası’nı kurdu. Ancak piyasa kurulduğu günden bu yana sadece enerji sektörünü kapsıyor.</p>
<p>Avrupa Birliği’nin yaklaşmakta olan karbon tarifeleri, Çin’in ağır sanayi sektörlerinde karbondan arınma sürecini hızlandırması yönünde baskı oluşturdu.</p>
<p>AB tarifeleri, işletmelerin iklim uyumluluğu daha zayıf olan ülkelerden ürün tedarik ederek karbon maliyetlerinden kaçınmasına olanak tanıyan “karbon kaçağı” sorununu çözmek için uygulamaya konuldu.</p>
<p>2026 yılından itibaren çelik, gübre, çimento ve kimyasal madde ithalatçıları, satın aldıkları ürünlerin karbon ayak izine göre vergi ödeyecek.</p>
<div class="sharethis-inline-share-buttons"></div><p>The post <a href="https://www.iklimhaber.org/cin-karbon-piyasasina-celik-cimento-ve-aluminyumu-dahil-edecek/">Çin Karbon Piyasasına Çelik, Çimento ve Alüminyumu Dahil Edecek</a> appeared first on <a href="https://www.iklimhaber.org/">İklim Haber</a>.</p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>