<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Trafik Güvenliği Derneği &amp; : Dünya</title>
<link>https://trafikdernegi.com/rss/category/dunya</link>
<description>Trafik Güvenliği Derneği &amp; : Dünya</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>TRAFİK GÜVENLİĞİ DERNEĞİ GENEL MERKEZİ   DERNEK KÜTÜK NO : 06&amp;160&amp;108</dc:rights>

<item>
<title>Hindistan&amp;apos;da hükümet buğday stok limitlerini Mart ayına kadar sıkı denetim altına aldı!</title>
<link>https://trafikdernegi.com/hindistanda-hukumet-bugday-stok-limitlerini-mart-ayina-kadar-siki-denetim-altina-aldi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/hindistanda-hukumet-bugday-stok-limitlerini-mart-ayina-kadar-siki-denetim-altina-aldi</guid>
<description><![CDATA[ Hindistan hükümeti, tüccarlar, toptancılar ve perakendeciler için buğday stok limitlerini yarıya indirerek sırasıyla 1.000 tona ve beş tona indirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2022/12/hububat/kirsal.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 17:02:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hindistanda, hükümet, buğday, stok, limitlerini, Mart, ayına, kadar, sıkı, denetim, altına, aldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Tarımcı /Dünyada Tarım / Hindistan hükümeti, tüccarlar, toptancılar ve perakendeciler için buğday stok limitlerini yarıya indirerek sırasıyla 1.000 tona ve beş tona indirdi. Yeni limitler 31 Mart 2024'e kadar geçerli olacak. Bu karar, tahıl ve bakliyat fiyatlarının arttığı ve gıda enflasyonunun yüksek kaldığı bir dönemde geldi. Örneğin tahıl enflasyonu Ekim ayında %10,65 seviyesinde gerçekleşti ve üst üste ikinci ay da çift haneli seyrini sürdürdü.

Hükümet buğday stok limitini sıkı denetim altına aldı. Stokçuluğu ve spekülasyonları caydırarak tahıl ve bakliyat fiyatlarındaki artışı durdurmak amacıyla yapılmaktadır. Tur ve urad stok limitleri için de Mart 2024'e kadar uzatma geçerlidir. Bu görev, Tüketici İşleri, Gıda ve Kamu Dağıtım Bakanlığınındır.

Daha öncede Urad dal ve Tur dal'ın "Ücretsiz İthalatı" 31.03.2024 tarihine kadar uzatılmıştı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Küresel şeker üretiminin 8 milyon ton artacağı tahmin ediliyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kuresel-seker-uretiminin-8-milyon-ton-artacagi-tahmin-ediliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kuresel-seker-uretiminin-8-milyon-ton-artacagi-tahmin-ediliyor</guid>
<description><![CDATA[ Küresel üretimin bir önceki yıla göre 8,2 milyon ton artarak 183,5 milyon tona çıktığı tahmin ediliyor. Brezilya ve Hindistan&#039;daki yüksek üretimin Tayland ve Pakistan&#039;daki düşüşü fazlasıyla telafi etmesi bekleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2023/11/hububat/pancar-uretimi.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 17:02:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Küresel, şeker, üretiminin, milyon, ton, artacağı, tahmin, ediliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Tarımcı /Dünyada Tarım / USDA'nın  Kasım ayı raporunda bu durum rapor ediliyor. Hindistan ve Pakistan gibi pazarlardaki büyüme nedeniyle tüketimin yeni bir rekora ulaşması bekleniyor. 

Brezilya ve Tayland'ın Hindistan ve Pakistan'dan gelen azalan sevkiyatları fazlasıyla telafi etmesi beklendiğinden ihracatın daha yüksek olduğu tahmin ediliyor. 

Stokların, iç talebin karşılanmasına ve Brezilya ve Tayland gibi pazarlardan yapılan ihracatın artırılmasına yardımcı olmak için düşük olduğu tahmin ediliyor.

Amerika Birleşik Devletleri Tarım Bakanlığı (USDA) tarafından yayınlanan bir raporda, Avrupa Birliği'ndeki (AB) şeker üretiminin 2023/24 sezonunda bloğun doğusundaki güçlü mahsulle birlikte Fransa'daki düşüşü telafi etmekten ziyade %3 oranında artmasının beklendiği belirtildi.

USDA, AB'nin pancar şekeri üretiminin 15,5 milyon ton olarak tahmin edildiğini, bunun da %19 artışla Polonya, Romanya, Slovakya, Macaristan ve ayrıca İspanya'da artan ekimlerle desteklendiğini belirtti. Fransa'da yasaklı kimyasallarla ilgili endişeler nedeniyle ekim alanları azaltıldı.

Avrupa Birliği, Brezilya ve Hindistan'ın ardından üçüncü büyük şeker üreticisidir. USDA tarafından beşinci büyük ithalatçı olduğu tahmin edilmektedir. AB ithalatının 2023/24'te 500.000 ton düşüşle 2,5 milyon tona düşeceği tahmin ediliyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fas, suyu korumak amacıyla karpuz ekiminin kısıtlanmasına gidiyor!</title>
<link>https://trafikdernegi.com/fas-suyu-korumak-amaciyla-karpuz-ekiminin-kisitlanmasina-gidiyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/fas-suyu-korumak-amaciyla-karpuz-ekiminin-kisitlanmasina-gidiyor</guid>
<description><![CDATA[ Kuraklık ve su kıtlığı nedeniyle giderek artan zorluklarla karşı karşıya kalan Fas, geçtiğimiz günlerde Zagora bölgesinde karpuz ekimini kısıtlama yönünde önemli bir karar aldı.  ]]></description>
<enclosure url="http://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2023/11/karpuz-1.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 17:02:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Fas, suyu, korumak, amacıyla, karpuz, ekiminin, kısıtlanmasına, gidiyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Tarımcı /Dünyada Tarım / Kuraklık ve su kıtlığı nedeniyle giderek artan zorluklarla karşı karşıya kalan Fas, geçtiğimiz günlerde Zagora bölgesinde karpuz ekimini kısıtlama yönünde önemli bir karar aldı. 


-Fas, deniz suyunun, tuzdan arındırılması konusunda önemli yatırımlar yapıyor.

-Fas’ta deprem, kuru olan bazı su kaynaklarını canlandırıyor.


Bu bölge karpuz üretiminde önemlidir.

Bölge Valisi aldığı kararla, devam eden kıtlıklar nedeniyle su kaynakları üzerindeki baskıyı hafifletmeyi amaçlıyor.

Tedbir, karpuz ekimi için izin verilen maksimum alanın bir hektarla sınırlandırılmasını içeriyor. 

Bu karar özellikle içme suyu pompalama sahalarına yakın alanlarla ilgilidir. 

Tarım için stratejik bir alan olan Drâa Nehri'nin kıyıları, sulama için kullanılan su miktarının kontrol edilmesinden sorumlu gözetim komitelerinin kurulmasıyla, özel ilgi konusudur.

Kuraklığın sürekli tekrarlanan bir sorun olduğu Fas'ta, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'ne göre 2022 yılı olağanüstü sıcak hava koşullarıyla son 40 yılın en sıcak dönemi oldu. Aynı yılın yazında barajların doluluk oranının yalnızca %28'e ulaşması su mevcudiyetine ilişkin endişeleri daha da artırdı.

Fas bu zorluklara önlem almak için, deniz suyunun tuzdan arındırılması konusunda önemli yatırımlar yapıyor. Bu strateji ile Fas, tuzdan arındırma alanında Afrika lideridir. Fas, artan talebi karşılamak ve su güvenliğini sağlamak için yılda bir milyar metreküp suyu tuzdan arındırmayı hedefliyor.

Fas’taki büyük depremin, ülkenin bazı bölgelerinde yıllardır kuru olan su kaynaklarını yeniden canlandırarak paradoksal bir etki yarattığı görüldü.

Ait Sial bölgesinde yer alan ve yirmi yıl süren kuraklığın ardından yeniden önemli bir akış elde eden ve böylece doğal afetler ile su kaynakları arasındaki etkileşimin karmaşıklığını vurgulayan Imazhirni vadisidir.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;de halkı zeytinyağı tüketimine özendirmek için özel çalışma! Marshall Planı’nı akıllara getirdi! </title>
<link>https://trafikdernegi.com/abdde-halki-zeytinyagi-tuketimine-oezendirmek-icin-oezel-calisma-marshall-planini-akillara-getirdi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/abdde-halki-zeytinyagi-tuketimine-oezendirmek-icin-oezel-calisma-marshall-planini-akillara-getirdi</guid>
<description><![CDATA[ Kuzey Amerika Zeytinyağı Birliği (NAOOA), yüksek fiyatların olduğu mevcut durumda tüketicinin zeytinyağının özgünlüğüne ve kalitesine olan güvenini daha da güçlendirmek amacıyla ABD&#039;de bir çalışma başlattığını duyurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2023/11/hububat/zeytinyagi.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 17:02:51 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDde, halkı, zeytinyağı, tüketimine, özendirmek, için, özel, çalışma, Marshall, Planı’nı, akıllara, getirdi </media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[TARIMCI DÜNYADA TARIM / Derneğe göre, Avrupa ve Akdeniz'in diğer bölgelerindeki kuraklık, verim düşüklüğüne ve küresel zeytinyağı arzında ayarlamaya neden oldu. Dolayısıyla bu piyasa koşullarının önümüzdeki birkaç ay boyunca zeytinyağı fiyatlarını tarihi yüksek seviyelerde olması bekleniyor. Bu koşullar ışığında NAOOA çalışması, tüketicilerin satın aldıkları zeytinyağının orijinalliği ve kalitesine olan güvenini daha da güçlendirmeyi amaçlıyor.

Zeytinyağı için politikalarında aşağıdakileri konular anlatılıyor.

-Zeytinyağı kalp ve beyin sağlığını destekler ve bazı kanserlerden demansa kadar çeşitli hastalıklara karşı koruma sağlayabilir.

-Nispeten düşük su ihtiyacı olan kalıcı bir mahsulden üretildiği için gezegen için de iyidir.

-Ayrıca, küresel zeytinyağı üretimi, her yıl 7 milyon nüfuslu bir şehrin karbon emisyonlarını emmektedir.

ABD'li araştırmacılar zeytinyağını "güçlü" bir gıda olarak tanımlıyor.

Sağlıklı faydalarını savunuyorlar.

****Şimdi soralım.

ABD mısırı en fazla üreten ülkedir. ABD, stoklarındaki fazla mısırı tüketmek için, ülkemizde 1940-1950 yıllarında zeytinyağı kanser yapar haberleri verdirip, elindeki mısırözü yağını, margarini ülkemize sokmadı mı?

Üstelik elimizdeki zeytinyağını dolarla alıp, ucuz yağı bize satmadı mı?

O dönem zeytin ağaçlarının sökülmesine neden olmadı mı?

Marshall Planı’nı bir kez daha araştıralım ve unutmayalım.

Dünyada ticarette her şeyin mübah olduğu bir dönemden geçiyoruz. Çok dikkatli olmalıyız.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sarı denizaltı domatesi 2024&amp;apos;te piyasaya sürülecek</title>
<link>https://trafikdernegi.com/sari-denizalti-domatesi-2024te-piyasaya-surulecek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/sari-denizalti-domatesi-2024te-piyasaya-surulecek</guid>
<description><![CDATA[ Cornell&#039;li bir bitki yetiştiricisi, hayranlarının ona &quot;Sarı Denizaltı&quot; adını vermesine neden olan sarı etli ve dikdörtgen şekilli alışılmadık bir domates geliştirdi. Bu yıl pazara sunuluyor. ]]></description>
<enclosure url="http://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2024/01/domates.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 17:02:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sarı, denizaltı, domatesi, 2024te, piyasaya, sürülecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Tarımcı /Dünyada Tarım / Tarım ve Yaşam Bilimleri Fakültesi'nin (CALS) Bütünleştirici Bitki Bilimi Okulu, Bahçe Bitkileri Bölümünde doçent olan Phillip Griffiths tarafından geliştirilen Sarı Denizaltı domatesi, eterik, yarı saydam bir görünüme sahip açık bir cilde sahiptir ve çatlamaya karşı dayanıklıdır.

Fruition'un kurucu ortağı Petra Page-Mann, "İnsanlar oybirliğiyle lezzet ve şekilden çok memnun kaldılar" dedi. Şirket, Cornell'in çeşitlilikle onlara yaklaşmasının ardından son iki yılını müşterileriyle birlikte büyüyerek ve lezzet testleriyle geçirdi.

Önceki yıllardaki domates yetiştiriciliğinde, High Mowing Organic Seeds'ten temin edilebilen renkli Galaxy Suite üzüm domatesleri elde edildi.

Pek çok farklı türde küçük meyveli domatesi melezleştiriyor ve bu da biyolojik çeşitliliğe yepyeni bir boyut kazandırabiliyor.

Bu, her türlü renk ve şekli üretmemizi sağlıyor, dedi. "Sonra bunları değerlendiriyoruz, insanlara gösteriyoruz, Kuzeydoğuda üretim için iyi performans gösteren, insanların görünüşünü, tadını beğendiği türleri belirlemeye çalışıyoruz."
Bu domates çeşidinin yetiştirilmesi ve yetiştirilmesi hem Cenevre, New York'taki Cornell AgriTech'te hem de Freeville, New York'taki Home C. Thompson Sebze Araştırma Çiftliğinde gerçekleşti.

Ancak Page-Mann, Cornell'in Sarı Denizaltı da dahil olmak üzere açıkta tozlaşan çeşitlerinin birçoğunun, geleceğin yadigarı çeşitler olma potansiyeline sahip olduğunu ve gelecek nesillere keyif getirdiğini söyledi.

"Bu bir melez değil" dedi. "Ve bu, tohumu sakladığımız, böylece onu sizinle paylaşabildiğimiz ve tıpkı ebeveyni gibi türüne uygun şekilde büyüyeceği anlamına geliyor. Bunu gelecek nesillerde yapabilir.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünyada 2024 yılında zeytinyağı fiyatları yükselmeye devam edecek!</title>
<link>https://trafikdernegi.com/dunyada-2024-yilinda-zeytinyagi-fiyatlari-yukselmeye-devam-edecek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/dunyada-2024-yilinda-zeytinyagi-fiyatlari-yukselmeye-devam-edecek</guid>
<description><![CDATA[ Fas hükümeti 1 Ocak’tan itibaren zeytinyağı ihracatına sınırlarını resmen kapatıyor. Bu tarihten sonra yeni gerilimlerle karşı karşıya kalınacak. İspanyol ithalatçıları, hem dökme hem de paketlenmiş olarak, 2022&#039;de Fas&#039;tan yaklaşık 7.400 ton satın almışlardı. İspanyol ithalatçılar için daha büyük zorluk bekliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2023/12/zeytinyagi-2.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 17:02:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünyada, 2024, yılında, zeytinyağı, fiyatları, yükselmeye, devam, edecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Tarımcı /Dünyada Tarım / Fas ve Tunus, yeni vergiler ve sınırların kapatılmasıyla ihracat politikalarını zeytinyağıyla güçlendiriyor. Akdeniz havzasından zeytinyağı ithalatçılarına kötü haber geldi. İspanya veya İtalya gibi ana üretici ülkelerde zeytin üretimi düşüktü. Buna çare Fas pazarıydı.

Fas hükümeti 1 Ocak’tan itibaren zeytinyağı ihracatına sınırlarını resmen kapatıyor. Bu tarihten sonra yeni gerilimlerle karşı karşıya kalınacak. İspanyol ithalatçıları, hem dökme hem de paketlenmiş olarak, 2022'de Fas'tan yaklaşık 7.400 ton satın almışlardı. İspanyol ithalatçılar için daha büyük zorluk bekliyor.

Bu tedbire, Tunus hükümetinin zeytinyağı ihracatına yönelik yeni vergi politikası da eklenmelidir. Bu politika ile 2024 yılında ambalajsız zeytinyağı ihracatında beyan edilen gelirin %50'si %2 oranında, ambalajsız ham zeytinyağı ve pirina yağı ihracatında ise %4 oranında gümrük vergisine tabidir. Sektörün ihtiyaçlarına ve iç tüketime bağlı olarak kısa vadede benimsenebilecek potansiyel sınırların kapatılması ihtimalini de göz ardı etmemek gereklidir.

Bu bağlamda, Türkiye'nin dökme zeytinyağına uyguladığı sınır kapatma uygulamasını da unutmamalıyız. Bu, şüphesiz önümüzdeki aylarda tüm bulunabilirliği büyük ölçüde tehlikeye atıyor.

Fas ve Tunuslu operatörlerle rekabete girmeyecekleri için Amerika Birleşik Devletleri pazarının İspanyol operatörler için daha net olabileceğini görebiliriz.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya, Hollanda&amp;apos;dan tohum ithalatını durdurdu! </title>
<link>https://trafikdernegi.com/rusya-hollandadan-tohum-ithalatini-durdurdu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/rusya-hollandadan-tohum-ithalatini-durdurdu</guid>
<description><![CDATA[ Rusya, kavun ve karpuz tohumlarında bakteri bulunmasının ardından, geçtiğimiz hafta Hollanda&#039;dan tohum ve ekim malzemesi ithalatını 30 Kasım tarihinden itibaren tamamen durdurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2022/09/hububat/tohum-1.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 17:02:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rusya, Hollandadan, tohum, ithalatını, durdurdu </media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Tarımcı /Dünyada Tarım / Söz konusu tohumlar Hollanda'da paketlenerek ardından Rusya'ya gönderildi. Tarım, Doğa ve Gıda Kalitesi Bakanlığı (LNV), Rus otoritesi Rosselkhoznadzor'dan, kontaminasyonun Asidovorax xitrulli bakterisiyle ilgili olduğuna dair bir rapor aldığını açıkladı. Bu bakteri, diğer şeylerin yanı sıra kavunlarda meyve lekelerine ve meyve çürümesine neden olur. Ürün kaybı oranı da çok yüksektir.

Tarım, Doğa ve Gıda Ürün her iki ülke yetkilileri arasında bitki sağlığı konularında istişare yapılmadığını belirtiyor. Ayrıca bakanlığa göre ithalat yasağının etkisinin ne olacağı da belirsiz. Boykotun esas olarak sebze tohumları ve soğan setleri, arpacık soğan, sarımsak ve patates tohumu ile ilgili olduğu görülüyor. Rusya Federasyonu geçen yıl Hollanda'dan 4 bin 800 ton tohumluk patates satın aldı.

Bu karar tohum satan firmalar kadar, artık iyi tohumlara ve iyi ekim malzemesine erişimi olmayan Rus çiftçileri ve bahçıvanları da etkiliyor.


Bundan yıllar önce yine Hollanda’dan patates tohumu alan ülkelerde patates siğili gibi hastalıklar çıkmıştı. O ülkelerin bazı yörelerinde patates ekimleri yasaklanmıştı. Hollandalı yetkililere bu sorun iletildiğinde, alınan cevap çok önemliydi.

Bu bir ticaret, bizim verdiğimiz belgelerde, bu hastalıklar yazmıyor olabilir. Kendi laboratuvarlarınızda kontrol ederek ithal etmeniz gerekiyordu, demişti…

Dünyada ticarette her şeyin mübah olduğu bir dönemi yaşıyoruz. İthal ettiğimiz ürünlerde çok daha dikkatli olmak zorundayız.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yapay zeka ve lazer! Star Wars tarzı ayıklama tarlalara geliyor...</title>
<link>https://trafikdernegi.com/yapay-zeka-ve-lazer-star-wars-tarzi-ayiklama-tarlalara-geliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/yapay-zeka-ve-lazer-star-wars-tarzi-ayiklama-tarlalara-geliyor</guid>
<description><![CDATA[ Üç yıllık araştırmaların ardından, Fransa dahil sekiz Avrupa ülkesinden araştırma merkezleri, üniversiteler, özel şirketler ve çiftçi örgütlerinin oluşturduğu ortaklık WeLaser, teknolojiyle donatılmış hassas bir yabani ot temizleme prototipinin geliştirilmesinin ilk aşamasının sonuna ulaştı. ]]></description>
<enclosure url="http://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2024/01/yabani-ot.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 17:02:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yapay, zeka, lazer, Star, Wars, tarzı, ayıklama, tarlalara, geliyor...</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Tarımcı /Dünyada Tarım / En son teknolojiler, bitki sağlığı ürünlerine güvenilir ve etkili bir alternatif bulmak için ilerlemektedir. Özel ve kamu araştırmaları halihazırda oldukça ileri düzeydedir.

Lazerle ayıklama çok hızlı bir şekilde gerçeğe dönüşüyor.

İstenmeyen yabancı otları lazer patlamasıyla cerrahi hassasiyetle ortadan kaldırılıyor, yapay zeka sayesinde bitkileri ayırt ediliyor.

Avrupa’da şirketler bu konular üzerinde çalışıyorlar. Projeli çalışmalarla araştırmacılar ve üreticiler bu konuda hızlı ilerleme kaydediyorlar.

Lazerin erken, ortaya çıktığı anda müdahale edebilmesi ve toprağın yapısını bozmaması büyük avantaja sahiptir. 

Mekanik yöntemlerde zorluk, ekili bitkiye zarar vermeden yabani otları kontrol etmektir. Mevcut teknolojinin mevcut durumunun büyümenin en başında müdahaleye izin vermiyor. Lazer de zemin koşullarından bağımsız çalışıyor ve bu nedenle daha geniş bir zaman aralığında kullanılabiliyor.

Amaç: Meristemi yok etmek!

Meristem doku, bitkilerin büyüme bölgelerinde bulunur ve sürekli bölünebilme yeteneğine sahip hücrelerden oluşur. Meristem hücrelerinin bölünmesiyle meydana gelen yeni hücreler farklılaşarak çeşitli dokuları, dokular da organları meydana getirir. Böylece bitki büyür ve gelişir.

Optik sensörler yapay zekaya bilgi aktarıyor. Davetsiz misafir belirlendiğinde lazer müdahale edip onu etkisiz hale getiriyor. Teknik olarak, lazerin çarptığı yabani ot buharlaşmaz. Yok edilen ve dolayısıyla büyüme durdurulan meristemdir.

Üç yıllık araştırmaların ardından, Fransa dahil sekiz Avrupa ülkesinden araştırma merkezleri, üniversiteler, özel şirketler ve çiftçi örgütlerinin oluşturduğu ortaklık WeLaser, teknolojiyle donatılmış hassas bir yabani ot temizleme prototipinin geliştirilmesinin ilk aşamasının sonuna ulaştı. Az enerji tüketen yenilikçi bir pompa ve soğutma konseptine dayanmaktadır.

Sahada çalışma süresini azaltmak, prototipin kullanımını ve bağlantısını kolaylaştırmak ve pazarlanabilir bir model elde etmek amacıyla üretim maliyetlerini azaltmak için daha fazla çalışma gerekli olduğu da söyleniyor.

Hala pahalı olan teknolojilerdir.

Ullmanna'da lazer yok. Ancak kameralar ve yazılımla donatılmış bir kutu olan Arow, mevcut tarım makinelerine entegre olacak ve verimliliklerini artıracak şekilde tasarlandı. Verileri yerinde toplayarak başlıyor. İlk saatte 1000 fotoğraf çekiyor. Daha sonra yapay zekâya hangi bitkinin ürün olduğunu, hangi bitkinin olmadığını manuel olarak söyleniyor. Daha sonra AI çalışmaya ve bıçakları hassas bir şekilde yönlendirmeye başlar. Dolayısıyla teknolojimizi kullanan her çiftçi modelin geliştirilmesine katkıda bulunuyor . Şirketin kurucusu ve CEO'su Martin Ullman, 2024 yılında bir milyon avro ciro hedefliyor.

Fiyat hala yüksek, bu yüzden ilk pazar, üst düzey bir pazar olan organik tarımdır. Ancak teknolojinin maliyetinin düşeceğini ve daha erişilebilir olacağı bekleniyor.

Lazer ve yapay zekâ, bugün tarlalarda bitki sağlığı ürünleri olmadan bir gün yapılabilecek iki umut verici çözüm olarak karşımıza çıkıyor. WeLaser araştırmacıları, “Avrupa'da her yıl yaklaşık 130 milyon ton sentetik herbisit kullanılıyor” diye hatırlatıyorlar.

Bu maddeler uygulandığında faydalı bitkiler ile hedef olmayan toprak böcekleri arasında ayrım yapmaz. Ayrıca hayvanların ve insanların sağlığına da zarar verebilirler. Ayrıca yabani otlarda direnç gelişiyor, bu da mevcut herbisitlerin giderek daha az etkili olduğu anlamına geliyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Akdeniz diyeti üst üste yedinci kez mutfak lideri oldu!</title>
<link>https://trafikdernegi.com/akdeniz-diyeti-ust-uste-yedinci-kez-mutfak-lideri-oldu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/akdeniz-diyeti-ust-uste-yedinci-kez-mutfak-lideri-oldu</guid>
<description><![CDATA[ US News En İyi Diyetler 2024, 46 farklı beslenme planının profilini çıkarıyor ve 30 diyeti çeşitli kriterlere göre sıralıyor. Akdeniz diyeti, üst üste yedinci kez özel sıralamanın kazananı oldu.  ]]></description>
<enclosure url="http://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2024/01/akdeniz-diyeti.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 17:02:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Akdeniz, diyeti, üst, üste, yedinci, kez, mutfak, lideri, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Tarımcı /Dünyada Tarım / Akdeniz diyeti üst üste yedinci kez mutlak lideri oldu. Uluslararası Gıda Bilgi Konseyi'nin, 2023 Gıda ve Sağlık Araştırmasına göre, Amerikalıların yarısından fazlası geçtiğimiz yıl belirli bir yeme düzeni veya diyeti izlediklerini söyledi.

Birçok diyet işe yaramıyor ve bazıları sağlığınızı bile tehdit edebiliyor.

US News En İyi Diyetler 2024, 43 beslenme uzmanının desteği sayesinde, en yaygın ve popüler diyetleri yalnızca kilo verme yeteneklerine göre değil aynı zamanda bir sağlık durumunu (hipertansiyon veya diyabet gibi) yönetme veya sadece daha sağlıklı beslenmeye göre değerlendirdi. .

Şimdi 14. baskısında, US News Best Diets, 46 popüler beslenme planının derinlemesine profillerini sunuyor ve 30 diyeti, sağlıktan kilo vermenize ne kadar yardımcı olduklarına kadar çeşitli kriterlere göre sıralıyor.

Üst üste yedinci kez özel sıralamanın kazananı Akdeniz diyeti oldu. 

Akdeniz Diyeti neden US News En İyi Diyetler 2024'ü kazandı?

Akdeniz diyeti tek bir besin ya da besin grubundan ziyade beslenmenin kalitesine odaklanır.

Çok sayıda çalışma, kalp hastalığı ve tip 2 diyabet dahil olmak üzere kronik sağlık sorunları riskini azalttığını, uzun ömürlülüğü teşvik ettiğini ve yaşam kalitesini artırdığını göstermiştir.

Akdeniz diyetinin besin değeri ve sağlığa faydaları ilk olarak Ancel Keys'in 1958'den 1999'a kadar yaklaşık 13.000 erkek arasında diyet ve kalp hastalığı arasındaki ilişkiyi analiz eden Yedi Ülke Çalışmasında belgelendi.

Çalışma, yağ türünün (doymuş, tekli doymamış veya çoklu doymamış) kardiyovasküler sağlığı toplam yağ alımından daha fazla etkilediğini gösterdi. Standart beslenme tavsiyesi toplam kalorinin %30'unun yağdan alınmasını gerektirse de, tüketilen yağların çoğu doymamışsa %40'a kadarı kalp dostu olabilir.

Tek bir Akdeniz diyeti yoktur. Yunanlılar İtalyanlardan, Türkler Fransız ve İspanyollardan farklı yemek yiyor. Akdeniz diyetinin Kosta Rika versiyonu bile var. Ancak aynı ilkelerin çoğunu paylaşıyorlar

Akdeniz diyeti meyvelere, sebzelere, tam tahıllara, kabuklu yemişlere, tohumlara ve sağlıklı yağlara odaklandığından, standart Amerikan diyetinde bol miktarda bulunan doymuş yağlara, ilave şekerlere ve sodyuma çok az yer bırakır.

Akdeniz diyeti ile kilo vermek mümkün mü?

Evet, özellikle standart Amerikan diyetinden geçiş yaptığınızda, Akdeniz diyetiyle kilo vermeniz mümkün. Ancak akıllıca seçimler yapmanız, porsiyonlara dikkat etmeniz ve zeytinyağı, peynir, fındık ve diğer yüksek kalorili yiyecekler konusunda aşırıya kaçmamanız gerekiyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye, Rusya&amp;apos;ya gerekli miktarda yumurta gönderecek!</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turkiye-rusyaya-gerekli-miktarda-yumurta-goenderecek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turkiye-rusyaya-gerekli-miktarda-yumurta-goenderecek</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye, Rusya pazarının yenilebilir tavuk yumurtası ihtiyacını tam olarak karşılamaya hazır. RIA Novosti&#039;nin haberine göre, Türkiye Yumurta Üreticileri Birliği Başkanı İbrahim Afyon, bu konuyla ilgili müzakerelerde herhangi bir sorun bulunmadığını belirterek, ürünlerin altı aylık süre için planlandığını açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="http://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2024/01/yumurta.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 17:02:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye, Rusyaya, gerekli, miktarda, yumurta, gönderecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[TARIMCI / DÜNYADA TARIM 

Türkiye'den ilk parti yumurta Rusya'ya ulaştı. Rusya tavuk yumurtası ithalat vergilerini 2023 yılının sonunda kaldırmıştı.

Türkiye, Rusya pazarının yenilebilir tavuk yumurtası ihtiyacını tam olarak karşılamaya hazır. RIA Novosti'nin haberine göre, Türkiye Yumurta Üreticileri Birliği Başkanı İbrahim Afyon, bu konuyla ilgili müzakerelerde herhangi bir sorun bulunmadığını belirterek, ürünlerin altı aylık süre için planlandığını açıkladı. 

Ancak Birlik Başkanı, spesifik hacim ve sıklığın bilinmediğini bunun Rusya'nın kendisinin belirleyeceğini açıkladı. Bu da Ankara'nın belirtilen süre içerisinde ihracat yapabileceği kadar sayıda ve ağırlıkta sevkiyatın gerçekleştirileceği anlamına geliyor. 

Türkiye Yumurta Üreticileri Birliği Başkanı İbrahim Afyon, Türkiye'nin Rusya'ya tavuk yumurtasını eksiksiz olarak sağlamaya hazır olduğunu, teslimatların başladığını söyledi.

Rosselkhoznadzor, 8 Aralık'tan itibaren Türkiye’den Rusya’ya yumurta ihracatına izin verdiği işletmelerin sayısını 17’ye çıkarmıştı.

Afyon, RIA Novosti'nin talebine yanıt vererek toplamda 21 Türk firmasının Rusya'ya yumurta tedariki için onay aldığını bildirdi.

Ayrıca 10 Ocak'ta raflara ve süpermarketlere yeni Türk yumurtalarının gelmesinin beklendiği de öğrenildi. 

***Bu partiler yoldayken, bunlardan ilki olan 316.800 adetlik ürünün bu Çarşamba günü Rusya’ya ulaştı.

****Yumurta fiyatlarındaki ciddi artış ve kıtlık nedeniyle Rusya'daki dost ülkelerden yumurta ithal etme kararı alındı. Geçen yılın sonbaharında görülmeye başlayan bu sorunlar, bu sezonun ortası ve sonunda zirveye ulaştı. Bu ürünün sosyal açıdan önemli olanlar listesinde yer alması ve çoğunlukla dezavantajlı vatandaş kategorileri tarafından tüketilmesi nedeniyle gıda pazarında en çok tartışılan konudur.

****Genel olarak yeni verilere göre yumurta fiyatları geçen yılın başından bu yana neredeyse bir buçuk kat artarken, haftalık fiyat artış oranları ancak yıl sonuna doğru düşmeye başladı. Bu yılki maksimum fiyatları düzine başına 100 ruble fiyat sınırını aştı ve artış devam ediyor. Fiyatlar 150 rubleye yaklaştı.

****Ülkenin Devlet Başkanı Vladimir Putin, mevcut durumu acil taleple açıkladı. Devlet başkanı, gerekli önlemlerin zamanında alınmamasından dolayı özür diledi. Bunu Hükümetin çalışmalarında bir başarısızlık olarak nitelendirdi. 

Bu ürünün ithalatına Aralık ayı sonunda Tarım Bakanlığı'nın teklifiyle izin verildi. Bu ürünün Rusya'ya gümrüksüz olarak 1,2 milyar adedi geçmeyecek şekilde tedarik edilmesinden bahsediliyor. Tedbir resmi olarak bu yılın başında yürürlüğe girdi ve 30 Haziran'a kadar yürürlükte olacak. Ancak ihracat, Azerbaycan'ın Rusya pazarına bir milyondan fazla yumurta tedarik etmeyi başardığı Aralık ayının sonunda başladı. Buna ek olarak, Tarım Bakanlığı en büyük yumurta üreticilerinden bazılarıyla üretimlerini aynı anda artırma konusunda anlaştı, bazı perakendeciler ise gönüllü olarak bu üründeki fiyat artışlarını minimuma indirdi.

Türkiye’de kuş gribi vakasının bulunmadığının önemi ve genellikle yeni tesislere izin verildiği belirtildi.

Türkiye’ye izin verilmesinin bir nedeni bu ürünlerin Rusya ve AB ülkelerinin veterinerlik ve sağlık şartlarına uygun olduğuna dair Türk tarafının sağladığı garantilerdir. Rus Bakanlığı aynı zamanda, bu hastalıkla ilgili olumlu epizootik duruma rağmen, ithalata izin verilen kümes hayvanı çiftliklerinde herhangi bir zamanda denetim yapma hakkını saklı tuttuklarını da açıkladı.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünya piyasalarında gübreyi takip eden kazanıyor!</title>
<link>https://trafikdernegi.com/dunya-piyasalarinda-gubreyi-takip-eden-kazaniyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/dunya-piyasalarinda-gubreyi-takip-eden-kazaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Hindistan NFL&#039;si üre ihalesini 4 Ocak&#039;ta kapattı ve fiyat keşfi büyük olasılıkla 8 Ocak Pazartesi günü yapılacak. Toplamda 2,7 milyon ton teklif edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2022/08/hububat/gubre/gubre2-2.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 17:02:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünya, piyasalarında, gübreyi, takip, eden, kazanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Tarımcı /Dünyada Tarım

-Hindistan, düşük üre fiyatlarından yararlanmak istiyor! 

-Hindistan üre ihalesine Ortadoğu ve Rusya'dan teklif alındı.

-Hindistan'ın üre ihalesine 2,7 milyon MT teklif verildi.

-Fiyat keşfi büyük olasılıkla 8 Ocak Pazartesi günü gerçekleşecek.

-İsrail ve Ürdün potas gemileri Süveyş Kanalı'ndan kaçınıyor.

Hindistan NFL'si üre ihalesini 4 Ocak'ta kapattı ve fiyat keşfi büyük olasılıkla 8 Ocak Pazartesi günü yapılacak. Toplamda 2,7 milyon ton teklif edildi.

Beklendiği gibi, Orta Doğu ve Rusya'dan düzenli tedarikçiler Çin'in ihracat yapmaması nedeniyle hacmin büyük bir kısmını teklif etti. Piyasa raporları, batı kıyısı Hindistan teklifinin marjinal olarak 320 ABD doları CFR'nin altında sunulduğunu, doğu kıyısı Hindistan'dan bazı tekliflerin ise 320 ABD doları CFR seviyesinde olduğunu göstermeye devam ediyor.

Hindistan, fiyatlar düşükken stok artırmaya çalışıyor olabilir.

Bu ihaleyle ilgili farklı görüşler var. 

Bazıları, Hindistan'daki üre stoklarının 7 milyon tona ulaştığı göz önüne alındığında, bu ihalenin yapılmasına gerek olmadığını söylüyor. 

Diğer görüş ise, üre fiyatlarının düşük seviyede olması nedeniyle Hindistan'ın uzun sevkiyat süresi nedeniyle stoklarını sevk etmeyi seçebileceği ve böylece 1,5 milyon tona kadar güvence altına alınabileceği yönündedir.

Üre fiyatında bir artış bekleniyor.

Beklentiler, ABD bahar mevsiminin büyük miktarda üre ithalatına ihtiyaç duyacağı yönünde ancak buna hâlâ birkaç ay var. Analistler ayrıca ihtiyaç duyulan üre miktarını belirleyecek olan ABD'deki mısır ekim alanlarına da dikkat ediyorlar.

İşlenmiş fosfat endüstrisi, Çin'in pazardaki yokluğundan kaynaklanan sınırlı bulunabilirliği ile farklı bir hikaye var. Bu durumun Nisan 2024'te yerel sezon bitene kadar süreceği söyleniyor. Buna ek olarak, Hindistan hükümetinin gıdaya dayalı sübvansiyonu artırma kararının belirsizliği de var. Uluslararası fiyatlara uyacak şekilde daha yüksek ithalat fiyatları da bekleniyor. Ayrıca, üreticilerin ve armatörlerin Süveyş Kanalı'ndan Güney Afrika'nın güney ucundaki Ümit Burnu'na yöneldiği Kızıldeniz sorunu da var. Bu da yolculuk sürelerini iki haftaya kadar artırıyor. Ekstra maliyetlere neden oluyor. Çin ihracat kısıtlamalarına rağmen ihracatı artıyor.

Potas piyasaları, fiyatlar geçen haftaya göre çok fazla değişmeden kaldı. Nakliye masrafları fiyatları yükseltecek. Kızıldeniz meselesinden biraz endişe duyuyor.

Yine de uluslararası amonyak piyasası 2024'te daha düşük fiyatlara hazırlanıyor.

Güney Kore, Tayvan ve Çin'deki kontrat fiyatlarının da 2024'te azalması bekleniyor.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gana&amp;apos;da kakao endüstrisi iflasın eşiğinde</title>
<link>https://trafikdernegi.com/ganada-kakao-endustrisi-iflasin-esiginde</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/ganada-kakao-endustrisi-iflasin-esiginde</guid>
<description><![CDATA[ Gana&#039;daki kakao endüstrisi sallanıyor. Ülkedeki kakaonun pazarlamasından sorumlu kurum olan Kakao Kurulu&#039;nun (Cocobod) artık çiftçilere ödeme yapacak parası yok. Bütün bunlar, kakao fiyatlarının uluslararası piyasalarda rekor seviyelerde olmasına rağmen gerçekleşti.  ]]></description>
<enclosure url="http://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2023/12/kakao.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 17:02:50 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ganada, kakao, endüstrisi, iflasın, eşiğinde</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[Tarımcı/Dünyada Tarım / Ekonomiye ve tarıma bütüncül bakmak gereklidir. Gana’da kakao çiftçilerinin düştükleri durum, birçok ülkede yaşanıyor. Kısaca kakao endüstrisi bu iflasın eşiğine nasıl geldi;

Ekonomik kriz,

Enflasyon çok yüksek,

Paraları çok değer kaybediyor,

Kamu maliyesi kötü durumda,

Ülke gelirinin % 70’i borç ödemeye gidiyor

El Nino,

Kuraklık, (Meyveleri büyüyemedi)

Daha sonra nemli hava, (Tarlalarda hastalıklar çıktı)…

Çiftçilere ödeme yapacak paranın olmaması ve Gana'daki kakao endüstrisinin krizde olması, endişe verici ekonomik tabloyu tamamlıyor.

Gana'daki kakao endüstrisi sallanıyor. Ülkedeki kakaonun pazarlamasından sorumlu kurum olan Kakao Kurulu'nun (Cocobod) artık çiftçilere ödeme yapacak parası yok. Bütün bunlar, kakao fiyatlarının uluslararası piyasalarda rekor seviyelerde olmasına rağmen gerçekleşti. 

Şimdiye kadar Cocobod, tohumları uluslararası bankalardan oluşan bir konsorsiyumdan uygun fiyatlarla satın almak ve yeniden satmak için fon alıyordu. Ancak bugün durum değişti. Ülkeyi 2022'den bu yana vuran ve son on yılların en ciddi ekonomik krizi, bankaların finansman koşullarını sıkılaştırmasına yol açtı. Kakao endüstrisi ayakta kalacak paraya sahip değil.

Gana'da kakao krizi nasıl başladı?

Gana , Fildişi Sahili'nden sonra dünyanın ikinci büyük kakao üreticisidir. İki ülke birlikte küresel kakao çekirdeği üretiminin yaklaşık %60'ını temsil ediyor. Bununla birlikte, Conseil Café Cacao'nun yalnızca satış hacimlerini ve fiyatlarını denetlediği Fildişi Sahili'nin aksine, Gana'daki çiftçiler yasal olarak tohumları yalnızca daha sonra onları çok uluslu şirketlere satan kurum olan Cocobod'a satmakla yükümlüdür. Ancak ikincisi artık çiftçilere ödeme yapamıyor. 2023/2024 hasadı için 400 milyon dolarlık bir krediye ihtiyaç duyulacak ancak Parlamento bunu henüz onaylamadı.

Artık kakaolarını yasal olarak satamayacak durumda olan Ganalı çiftçilerin, kakaoyu alıcı bulmanın daha kolay olduğu Fildişi Sahili'ne kaçakçılıkla göndermeye başvuracaklarından korkuluyor. 

Kakao fiyatları hızla artıyor..

Görünen o ki paradoksal olarak bu kriz, bu hammadde fiyatlarının uluslararası piyasalarda rekor seviyelerde olduğu bir dönemde ortaya çıktı. Londra'da bir ton kakaonun fiyatı yaklaşık 3.500 pound olup, bu 1989'dan bu yana en yüksek fiyattır. New York'ta bir ton çekirdeğin fiyatı yaklaşık 4.000 dolar olup, bu son 45 yılın rekoruna yakındır. Bu artışın arkasında arz yetersizliği ve 2023 üretiminin beklentilerin çok altında olması vardır.]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye, Rus tarım ürünleri ithalatını yüzde 50 oranında artırdı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turkiye-rus-tarim-urunleri-ithalatini-yuzde-50-oraninda-artirdi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turkiye-rus-tarim-urunleri-ithalatini-yuzde-50-oraninda-artirdi</guid>
<description><![CDATA[ Rusya Tarım Bakanlığı, Türkiye’nin Rus tarım ürünleri ithalatını en az yüzde 50 oranında artırdığını belirtti. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/02/turkiye-rus-tarim-urunleri-ithalatini-yuzde-50-oraninda-artirdi-1613761813.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye, Rus, tarım, ürünleri, ithalatını, yüzde, oranında, artırdı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><strong>Rusya Tarım Bakanlığı Federal Tarım Ürünleri İhracatını Geliştirme Merkezi</strong>’nin raporuna göre, Rusya’nın tarım ürünleri ihracatı ocak ayı başından bu yana 3 milyar 291 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yani geçen yılın aynı dönemine göre, yüzde 52.8’lik artış meydana geldi.</span></p>

<p><span>Rusya’nın <strong>tahıl ihracatı</strong> 2.4 kat artarak 1 milyar 525 milyon dolar, balık ve deniz ürünleri ihracatı yüzde 26.7 azalarak 296 milyon dolar, yağ ürünleri ihracatı yüzde 12 artarak 603 milyon dolar olarak gerçekleşti.</span></p>

<p><span>Gıda sanayi ürünlerinin ihracatının yüzde 8.3’lük gerilemeyle 242 milyon dolar olarak gerçekleştiği ifade edilirken et ve süt ürünleri ihracatında yüzde 36’lik artış gözlemlendi. Rusya, söz konusu dönem içinde 102 milyon dolar değerinde et ve süt ürünleri ihraç etmiş oldu.</span></p>

<h2><strong><span>İlk sırada Çin, ikinci sırada Türkiye yer alıyor</span></strong></h2>

<p><span>Rus tarım ürünlerinin en büyük alıcısı <strong>Çin</strong> oldu. Çin, 1 Ocak -14 Şubat döneminde Rusya’dan tarım ürünleri ithalatını yüzde 63.3 oranında artırarak 650 milyon dolara çıkardı. Çin’in, Rusya’nın toplam tarım ürünleri ihracatındaki payı yüzde 19.8.</span></p>

<p><span>İkinci sırada yüzde 15.4’lük payla <strong>Türkiye</strong> geliyor. Türkiye söz konusu dönem içinde ithalatını yüzde 52.7 oranında artırarak 507 milyon dolara çıkardı.</span></p>

<p><span>Ardından <strong>Mısır</strong> geliyor. Bu ülke, Rusya’dan 358 milyon dolarlık tarım ürünleri alarak ithalatını yüzde 76.3 artırdı ve payını yüzde 10.9’a çıkardı.</span></p>

<p><span>Rusya’dan <strong>Avrupa Birliği</strong> ülkelerine tarım ürünleri ihracatı yüzde 9 artarark 327 milyon dolar olarak gerçekleşti.</span></p>

<p><span>İlk 10’da ayrıca Güney Kore, Azerbaycan, Pakistan, Ukrayna, Özbekistan ve Moğolistan yer alıyor.</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>NASA, Türkiye’yi yer altı suları haritasıyla uyardı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/nasa-turkiyeyi-yer-alti-sulari-haritasiyla-uyardi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/nasa-turkiyeyi-yer-alti-sulari-haritasiyla-uyardi</guid>
<description><![CDATA[ NASA, resmi internet sitesi üzerinden Türkiye&#039;nin yer altı sularının durumuyla ilgili bir harita paylaştı ve durumu değerlendirdi. Yayınlanan haritaya göre Türkiye&#039;deki yer altı suları ortalama seviyenin ciddi derecede altına inmiş durumda. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/01/nasa-turkiyeyi-yer-alti-sulari-haritasiyla-uyardi-1611048034.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>NASA, Türkiye’yi, yer, altı, suları, haritasıyla, uyardı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>NASA’nın Türkiye’nin yer altı sularına dair paylaştığı harita, Türkiye’deki kuralık tehdidini gözler önüne serdi. Yayınlanan haritaya göre Türkiye’nin büyük bir bölümünde yer altı suları ciddi derecede düşük seviyelerde.</span></p>

<p><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/yeralti-sulari-nasa.jpg"></span></p>

<p><span>Gravity Recovery and Climate Experiment Follow On (GRACE-FO) uydularıyla hesaplanan yeraltı suları haritasında mavi kısımlar, normalden fazla su olan bölgeleri, kırmızı ve turuncu renkteki kısımlar ise normalden az su olan bölgeleri göstermekte.</span></p>

<p><span><strong>TEHLİKE SADECE BARAJLARDAKİ DÜŞÜŞ DEĞİLMİŞ</strong></span></p>

<p><span>Son aylarda Türkiye’de yağış oranları neredeyse her ay ortalamanın altında kaldı, İstanbul’da barajların doluluk oranı son 15 yılın en düşük seviyesine ulaştı. Son yağışlarla barajlardaki doluluk oranı artışa geçse de NASA’nın yayınladığı haritayla tek sorunun barajlardaki su oranı olmadığı gözler önüne serildi. Yer altı sularının yenilenmesi için yağışların düzenli ve sürekli bir şekilde de gerçekleşmesi gerekiyor.</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Alman çiftçiler tarım politikaları nedeniyle hükümeti protesto etti</title>
<link>https://trafikdernegi.com/alman-ciftciler-tarim-politikalari-nedeniyle-hukumeti-protesto-etti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/alman-ciftciler-tarim-politikalari-nedeniyle-hukumeti-protesto-etti</guid>
<description><![CDATA[ Almanya&#039;da farklı eyaletlerden traktörleriyle Berlin&#039;e gelen çiftçiler, başkentte eylem yaptı. Hükümetin tarım politikalarını eleştiren çiftçiler caddeleri araç trafiğine kapattı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/01/alman-ciftciler-tarim-politikalari-nedeniyle-hukumeti-protesto-etti-1610822303.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Alman, çiftçiler, tarım, politikaları, nedeniyle, hükümeti, protesto, etti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Almanya'da çeşitli eyaletlerden başkent Berlin'e traktörleriyle gelen onlarca çiftçi, Almanya Başbakanlık binası önünde toplanarak hükümetin tarım politikasını protesto etti.</span></p>

<p><span>Çiftçiler ellerindeki afişte "Gıda Bir Silah Değil" afişleri ile tepkilerini ortaya koydular.</span></p>

<p><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/almanya-da-ciftciler-hukumetin-tarim-politikalarini-protesto-etti2.jpg"></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gıdanı Koru Mutfağı etkinlikleri başlıyor!</title>
<link>https://trafikdernegi.com/gidani-koru-mutfagi-etkinlikleri-basliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/gidani-koru-mutfagi-etkinlikleri-basliyor</guid>
<description><![CDATA[ 81 ilde düzenlenecek Gıdanı Koru Mutfağı etkinlikleriyle tüketiciler hem gıda israfı hakkında bilgilendirilecek hem de farklı yöresel tarifler ile yemek yapma pratiklerini geliştirecek ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/04/gidani-koru-mutfagi-etkinlikleri-basliyor-1617823771.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gıdanı, Koru, Mutfağı, etkinlikleri, başlıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP)’in geçtiğimiz ay yayımlanan “<a href="https://www.unep.org/resources/report/unep-food-waste-index-report-2021" rel="noopener noreferrer" target="_blank">Gıda İsrafı Endeksi Raporu (2021</a>)”na göre, israfın yüzde 61’i hane halkında gerçekleşiyor. Tüketicinin farkındalığının arttırılması ve gıdayı tüketme alışkanlıklarında uzun soluklu değişimi gerçekleştirebilmesi israf ile mücadelede hala önemli paya sahip.</span></p>

<p><span>Bu amaçla, <a href="https://gidanikoru.com/" rel="noopener noreferrer" target="_blank">Gıdanı Koru</a> kampanyası tüketicilere nasıl daha net ve etkili mesajların verilebileceğini tartışmak üzere 1 Nisan Perşembe Günü "Türkiye'de İsrafsız Mutfak" paneli düzenlendi. Tarım ve Orman Bakanlığı merkez teşkilatı, il ve ilçe müdürlükleri, üniversiteler ve ilgili sivil toplum kuruluşlarından yaklaşık 600 kişilik bir katılımla gerçekleştirilen panelde açılış konuşmasını gerçekleştiren FAO Türkiye Kıdemli Program Destek ve Proje Koordinatörü Mehmet Tarakçıoğlu, “<a href="http://www.fao.org/documents/card/en/c/cb1074tr" rel="noopener noreferrer" target="_blank">Gıda Kayıpları ve İsrafının Önlenmesi, Azaltılması ve Yönetimine ilişkin Ulusal Strateji Belgesi ve Eylem Planı</a>’nın başarılı olması tüketicide davranış değişikliğinin gerçekleştirilmesini de elzem kılıyor. Yaklaşık bir yıldır devam eden Gıdanı Koru Kampanyası, kamuoyunda gıda israfının sebep ve sonuçları hakkında farkındalık yaratmayı ve halkı israfı azaltmak için harekete geçirmeyi amaçlıyor” dedi.</span></p>

<p><span><strong>“Gıdanı Koru Mutfağı etkinlikleriyle tüketicilerimize israf ile mücadele için etki mesajlar vermeyi hedefliyoruz”</strong></span></p>

<p><span>Gıda kaybı ve israfı, sadece gıdanın değil, üretiminde kullanılan toprak, su, enerji ve diğer girdilerin de israfı anlamına geldiğinin halka doğru bir şekilde anlatılması gerektiğinin altını çizen Tarım ve Orman Bakanlığı AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Aylin Çağlayan Özcan sözlerine şöyle devam etti:</span></p>

<p><span>“Türkiye’de İsrafsız Mutfak için düzenlediğimiz panelde, Gıdanı Koru Mutfağı etkinliklerinde tüketicilere iletilmek üzere kıymetli çıktılar, mesajlar almayı ve “Gıdanı Koru Mutfağı” aracılığıyla tüketicilerimize ulaştırmayı hedefliyoruz. Umuyorum ki, panelin sonunda buradan yeni şeyler öğrenerek ayrılacağız ve öğrendiklerimizi, ülkemizde gıda israfını azaltmak, gıdamızı koruyup, soframıza sahip çıkmak için herkesle paylaşacağız.”</span></p>

<p><span>Açılış konuşmaları sonrasında gerçekleşen panelde “Türkiye'de israfsız mutfak için neler yapılmalı?" sorusunun cevabı arandı.</span></p>

<p><span>Panelde söz alan beslenme uzmanı ve kampanyanın aktif destekçisi Dilara Koçak, “Gıda israfının sosyal, çevresel ve ekonomik boyutları acil tedbir almayı gerektiriyor. Açlığa son verilmiş bir dünya için gıda israfını azaltmak ve bu konuda farkındalık yaratmak hepimizin görevi. Çöpe giden her gıda gelecek nesillerin hakkını yemek ile eş değer.” dedi.</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Moldova’nın gıda güvenilirliği sistemi bir aşama daha kaydetti</title>
<link>https://trafikdernegi.com/moldovanin-gida-guvenilirligi-sistemi-bir-asama-daha-kaydetti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/moldovanin-gida-guvenilirligi-sistemi-bir-asama-daha-kaydetti</guid>
<description><![CDATA[ FAO projesi, hükümetin Avrupa Birliği ile Ortaklık Anlaşması’nda yer alan yükümlülüklerini yerine getirme çabalarına katkıda bulunuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/04/moldovanin-gida-guvenilirligi-sistemi-bir-asama-daha-kaydetti-1617827238.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Moldova’nın, gıda, güvenilirliği, sistemi, bir, aşama, daha, kaydetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>FAO, Azerbaycan, Kırgızistan, Moldova Cumhuriyeti, Tacikistan ve Türkiye olmak üzere beş ülkede gıda güvenilirliği kontrolleri için ulusal kapasiteleri güçlendirmek amacıyla yeni bir proje başlattı. Projenin başlangıç toplantısı, Moldova Cumhuriyeti, Türkiye ve FAO'dan üst düzey temsilcilerin katılımıyla 31 Mart’ta gerçekleştirildi.</span></p>

<p><span>Proje, tarladan sofraya gıda kalitesini artırmak ve güvenilir olmayan gıdaları önlemek amacıyla gıda güvenilirliği sistemlerini güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu amaçla, proje, yararlanıcı ülkelerin resmi gıda güvenilirliği kontrolleri için ulusal kapasitelerini güçlendirmelerine, bu alandaki bilgi ve pratik becerileri geliştirmelerine ve gıda güvenilirliği risklerini azaltmak için gıda işletmelerinin kapasitelerini artırmalarına yardımcı olacak.</span></p>

<p><span>“Ulusal gıda güvenilirliği sistemlerinin ve bölgesel işbirliğinin iyileştirilmesi” başlıklı, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından FAO-Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklık Programı (FTPP II) aracılığıyla finanse edilen proje üç yıl sürecek.</span></p>

<p><span>Etkinlikler, hükümetin Avrupa Birliği ile Ortaklık Anlaşması kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesine katkıda bulunacak. Gıda güvenilirliğinin iyileştirilmesi, Ortaklık Anlaşması ve onun bölgesel ticarete entegrasyonu sağlama çabaları için büyük öneme sahip.</span></p>

<p><span>Moldova Cumhuriyeti'nde yapılan başlangıç toplantısı, katılımcılara bilgi ve deneyim alışverişinde bulunma fırsatı ve ilgili tüm paydaşların projenin hedefleri ve faaliyetleri hakkında bilgi sahibi olmalarını sağladı.</span></p>

<p><span>Ulusal başlangıç toplantısı, Tarım, Bölgesel Kalkınma ve Çevre Bakanlığı Devlet Sekreteri Tatiana Nistorica’nın açılış konuşması ile başladı. Nistorica yaptığı açıklamada, “güvenilir ve sağlıklı gıdanın serbest dolaşımı iç pazarın önemli bir boyutudur ve vatandaşların sağlık, refah ve sosyal ve ekonomik çıkarlarına önemli ölçüde katkıda bulunur” dedi. Ayrıca Nistorica, "İnsan yaşamı ve sağlığının yüksek düzeyde korunmasının sağlanması için gıda güvenilirliği alanında etkili politikalar uygulamak gerekir" dedi.</span></p>

<p><span>Nistorica'nın ardından, <strong>FAO Moldova Temsilcisi Yardımcısı Tudor Robu</strong>, gıda güvenilirliği sistemlerinin hükümet için stratejik bir alan olduğunu vurgulayarak “proje, Moldova Ülke Programlama Çerçevesinin (2016-2022) zirai gıda sektörünün rekabet gücünün artırılmasıyla ilgili birinci öncelik alanına katkıda bulunacak” dedi. Tudor açıklamasında, “FAO Ülke Ofisi bu projeyi, ülkenin AB Ortaklık Anlaşması’ndaki taahhütleri yerine getirmek, gıda güvenliği standartlarının geliştirerek vatandaşlar için daha güvenilir gıda ürünleri sağlamak ve ihracatın gelişimine katkıda bulunmak için göstereceği çabaları desteklemek için uygulayacak” ifadesini kullandı.</span></p>

<p><span><strong>Ulusal Gıda Güvenliği Ajansı (ANSA) Genel Direktörü Vladislav Cotici</strong> katılımcılara hitaben yaptığı konuşmada, “ANSA, FAO ile yakın çalışarak resmi gıda güvenilirliği kontrollerini ve ülkedeki risk iletişimini güçlendirmeyi amaçlayan teknik destekten yararlanmak istiyor. Sorumlu makam olarak ANSA, resmi kontrollerin planlanması ve risk analizine dayalı teftişlerin organize edilmesi alanında Moldova Cumhuriyeti’nin deneyimlerini paylaşmaya açıktır ”dedi.</span></p>

<p><span><strong>T.C Tarım Ve Orman Bakanlığı Gıda Ve Kontrol Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Yunus Bayram</strong> da başlangıç toplantısında yaptığı açıklamada, “Proje ulusal gıda güvenliği yetkililerinin ve gıda sektöründeki aktörlerin riske dayalı denetim kapasitelerinin genişletilmesine katkıda bulunacak ve etkin risk yönetimi yapılarının geliştirilmesinde önemli bir rol oynayacaktır ”dedi.</span></p>

<p><span>Proje toplantısı, katılımcılara gıda güvenilirliği sistemleri alanındaki bilgi ve deneyimlerini paylaşma fırsatı sağladı ve bu alanda Moldova Cumhuriyeti’nin kurumsal düzenlemelerini güçlendirme çabalarında ileriye dönük bir adım oldu.</span></p>

<p><span><strong>FAO-Türkiye Ortaklık Programları Hakkında</strong></span></p>

<p><span>FAO-Türkiye Ortaklık Programları, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Türkiye, Türkmenistan, ve diğer ilgili ülkelerde gıda güvenliğinin sağlanması, kırsal yoksulluğun azaltılması, sürdürülebilir orman yönetimi, çölleşmeyle mücadele ve ekosistemlerin korunmasına destek olmayı amaçlar.</span></p>

<p><span>2007’de kurulan FAO-Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklık Programı’nın (FTPP) ilk fazı, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini temsilen Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sağlanan 10 milyon ABD Doları tutarındaki güven fonundan finanse edildi. Programın ilk fazı olan 2009-2015 yılları arasında 16 ülkede 28 proje uygulandı. 2014 yılında, Türkiye Cumhuriyeti'nin 20 milyon ABD Doları tutarındaki ek finansmanı ile FTPP'nin ikinci fazı ve aynı zamanda FAO-Türkiye Ormancılık Ortaklık Programı (FTFP) başlatıldı. Böylece Türkiye’nin bu Programlar çerçevesindeki toplam katkısı 30 milyon ABD Doları’na ulaştı.</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Azerbaycan, FAO&amp;Türkiye Ortaklık Programı kapsamında uygulanan projelere katılıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/azerbaycan-fao-turkiye-ortaklik-programi-kapsaminda-uygulanan-projelere-katiliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/azerbaycan-fao-turkiye-ortaklik-programi-kapsaminda-uygulanan-projelere-katiliyor</guid>
<description><![CDATA[ FAO-Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklık Programı (FTPP II), Azerbaycan’ın program kapsamındaki dört projeyi onaylamasıyla daha da güçlendi. Bu onay, FAO, Türkiye ve Azerbaycan&#039;ı gıda güvenliğini sağlama, kırsal kalkınmayı teşvik etme ve doğal kaynakları sürdürülebilir bir şekilde yönetme hedeflerine daha da yaklaştırdı.

Türkiye Hükümeti tarafından finanse edilen projeler, Orta Asya ülkeleri, Azerbaycan ve Türkiye’nin kapasitelerini iyileştirerek gıda kayıp ve israfının azaltılmasından sürdürülebilir balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliğinin sağlanmasına, buğday pası hastalıklarıyla mücadeleden ulusal gıda güvenilirliği sistemlerinin iyileştirilmesine kadar çeşitli alanlarda destek sunacak.

Bu projelerden ilki olan FISHCap, gıda güvenilirliği ve gıda güvenliğini de destekleyecek bir sürdürülebilir balık üretimi için tatlı su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı, yönetimi, korunması ve geliştirilmesine yönelik ulusal kapasiteleri güçlendirmeyi amaçlıyor. Diğer bir proje olan CAC-Rust, ulusal kapasiteleri ve bölgesel işbirliğini güçlendirerek buğday pası salgınlarına ve ırklarına karşı buğday üretiminin üretkenliğini ve direncini artırmak için çalışacak. Gıda Kayıp ve İsrafı projesi, ülkeleri ulusal kurumlarının kapasitelerini iyileştirme ve gıda kayıp ve israfını azaltmaya yönelik ulusal ve bölgesel politika ve stratejileri geliştirme konusunda destekleyecek. Gıda güvenilirliğiyle ilgili dördüncü proje, ulusal gıda güvenilirliği sistemlerini hem ulusal hem de bölgesel ölçekte iyileştirmeyi amaçlıyor. Yararlanıcı ülkelerde resmi gıda güvenilirliği kontrollerinin ve risk iletişiminin güçlendirilmesine katkıda bulunacak olan bu proje, kamu ve özel sektörlerin öncelikli gıda güvenilirliği risklerini ele almasına olanak tanıyan bir ortam da sağlayacak.

FTPP II kapsamında uygulanacak olan bu projeler, Azerbaycan’ın tarımsal verimlilik, kırsal kalkınma ile hayvan hastalıkları ve zararlıların kontrolüne yönelik mevcut çalışmalarına katkı sağlayacak. FAO adına anlaşmaları imzalayan FAO Azerbaycan Temsilcisi Melek Çakmak, “Azerbaycan&#039;ın FAO-Azerbaycan Ortaklık Programı (FAPP) kapsamında devam eden proje ve faaliyetlerini tamamlayan bu önemli FTPP II projelerine katılmasından memnuniyet duyuyoruz” dedi. 2015 yılında kurulan FAO-Azerbaycan Ortaklık Programı, Azerbaycan ile FAO arasındaki işbirliğinde bir dönüm noktası oldu. Ayrıca, Bakü&#039;de bir FAO Ortaklık ve İrtibat Bürosu da kuruldu.

FAO-Türkiye Ortaklık Programları Hakkında

FAO-Türkiye Ortaklık Programları, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Türkiye, Türkmenistan, ve diğer ilgili ülkelerde gıda güvenliğinin sağlanması, kırsal yoksulluğun azaltılması, sürdürülebilir orman yönetimi, çölleşmeyle mücadele ve ekosistemlerin korunmasına destek olmayı amaçlar.

2007’de kurulan FAO-Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklık Programı’nın (FTPP) ilk fazı, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini temsilen Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sağlanan 10 milyon ABD Doları tutarındaki güven fonundan finanse edildi. Programın ilk fazı olan 2009-2015 yılları arasında 16 ülkede 28 proje uygulandı. 2014 yılında, Türkiye Cumhuriyeti&#039;nin 20 milyon ABD Doları tutarındaki ek finansmanı ile FTPP&#039;nin ikinci fazı ve aynı zamanda FAO-Türkiye Ormancılık Ortaklık Programı (FTFP) başlatıldı. Böylece Türkiye’nin bu Programlar çerçevesindeki toplam katkısı 30 milyon ABD Doları’na ulaştı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/03/azerbaycan-fao-turkiye-ortaklik-programi-kapsaminda-uygulanan-projelere-katiliyor-1617190925.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Azerbaycan, FAO-Türkiye, Ortaklık, Programı, kapsamında, uygulanan, projelere, katılıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>FAO-Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklık Programı (FTPP II), Azerbaycan’ın program kapsamındaki dört projeyi onaylamasıyla daha da güçlendi. Bu onay, FAO, Türkiye ve Azerbaycan'ı gıda güvenliğini sağlama, kırsal kalkınmayı teşvik etme ve doğal kaynakları sürdürülebilir bir şekilde yönetme hedeflerine daha da yaklaştırdı.</span></span></p>

<p><span><span>Türkiye Hükümeti tarafından finanse edilen projeler, Orta Asya ülkeleri, Azerbaycan ve Türkiye’nin kapasitelerini iyileştirerek gıda kayıp ve israfının azaltılmasından sürdürülebilir balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliğinin sağlanmasına, buğday pası hastalıklarıyla mücadeleden ulusal gıda güvenilirliği sistemlerinin iyileştirilmesine kadar çeşitli alanlarda destek sunacak.</span></span></p>

<p><span><span>Bu projelerden ilki olan FISHCap, gıda güvenilirliği ve gıda güvenliğini de destekleyecek bir sürdürülebilir balık üretimi için tatlı su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı, yönetimi, korunması ve geliştirilmesine yönelik ulusal kapasiteleri güçlendirmeyi amaçlıyor. Diğer bir proje olan CAC-Rust, ulusal kapasiteleri ve bölgesel işbirliğini güçlendirerek buğday pası salgınlarına ve ırklarına karşı buğday üretiminin üretkenliğini ve direncini artırmak için çalışacak. Gıda Kayıp ve İsrafı projesi, ülkeleri ulusal kurumlarının kapasitelerini iyileştirme ve gıda kayıp ve israfını azaltmaya yönelik ulusal ve bölgesel politika ve stratejileri geliştirme konusunda destekleyecek. Gıda güvenilirliğiyle ilgili dördüncü proje, ulusal gıda güvenilirliği sistemlerini hem ulusal hem de bölgesel ölçekte iyileştirmeyi amaçlıyor. Yararlanıcı ülkelerde resmi gıda güvenilirliği kontrollerinin ve risk iletişiminin güçlendirilmesine katkıda bulunacak olan bu proje, kamu ve özel sektörlerin öncelikli gıda güvenilirliği risklerini ele almasına olanak tanıyan bir ortam da sağlayacak.</span></span></p>

<p><span><span>FTPP II kapsamında uygulanacak olan bu projeler, Azerbaycan’ın tarımsal verimlilik, kırsal kalkınma ile hayvan hastalıkları ve zararlıların kontrolüne yönelik mevcut çalışmalarına katkı sağlayacak. FAO adına anlaşmaları imzalayan FAO Azerbaycan Temsilcisi Melek Çakmak, “Azerbaycan'ın FAO-Azerbaycan Ortaklık Programı (FAPP) kapsamında devam eden proje ve faaliyetlerini tamamlayan bu önemli FTPP II projelerine katılmasından memnuniyet duyuyoruz” dedi. 2015 yılında kurulan FAO-Azerbaycan Ortaklık Programı, Azerbaycan ile FAO arasındaki işbirliğinde bir dönüm noktası oldu. Ayrıca, Bakü'de bir FAO Ortaklık ve İrtibat Bürosu da kuruldu.</span></span></p>

<p><span><span><strong>FAO-Türkiye Ortaklık Programları Hakkında</strong></span></span></p>

<p><span><span>FAO-Türkiye Ortaklık Programları, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Türkiye, Türkmenistan, ve diğer ilgili ülkelerde gıda güvenliğinin sağlanması, kırsal yoksulluğun azaltılması, sürdürülebilir orman yönetimi, çölleşmeyle mücadele ve ekosistemlerin korunmasına destek olmayı amaçlar.</span></span></p>

<p><span><span>2007’de kurulan FAO-Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklık Programı’nın (FTPP) ilk fazı, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini temsilen Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sağlanan 10 milyon ABD Doları tutarındaki güven fonundan finanse edildi. Programın ilk fazı olan 2009-2015 yılları arasında 16 ülkede 28 proje uygulandı. 2014 yılında, Türkiye Cumhuriyeti'nin 20 milyon ABD Doları tutarındaki ek finansmanı ile FTPP'nin ikinci fazı ve aynı zamanda FAO-Türkiye Ormancılık Ortaklık Programı (FTFP) başlatıldı. Böylece Türkiye’nin bu Programlar çerçevesindeki toplam katkısı 30 milyon ABD Doları’na ulaştı.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yeni rapor FAO ve Türkiye’nin güçlü ortaklığını vurguluyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/yeni-rapor-fao-ve-turkiyenin-guclu-ortakligini-vurguluyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/yeni-rapor-fao-ve-turkiyenin-guclu-ortakligini-vurguluyor</guid>
<description><![CDATA[   FAO ve Türkiye arasındaki güçlü işbirliğini ayrıntılı ve çarpıcı bir şekilde ortaya koyan yeni bir rapor yayımlandı. “FAO + Türkiye: Gıda güvenliği ve doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi için ortaklık” başlıklı rapor, iki ortak arasındaki derinleşen işbirliğinin altını çiziyor.

Türkiye ve FAO, ülkenin FAO’ya üye oluşundan bu yana sağlam bir ortaklık içinde. 2006 yılında FAO ile Türkiye arasında ev sahibi ülke anlaşmasının imzalanması ve akabinde Ankara&#039;da Orta Asya Alt Bölge Ofisinin (SEC) kurulması FAO’nun, Türkiye’nin yanı sıra Orta Asya alt bölgesinin önceliklerine de daha iyi cevap verebilmesini sağladı. Bugün Türkiye, bir yandan FAO&#039;nun kapsamlı teknik desteğinden yararlanırken aynı zamanda Örgüt’ün aktif bir kaynak ortağı olarak öne çıkıyor. Türkiye, özellikle alt bölgede FAO faaliyetlerine vazgeçilmez bir teknik ve mali destek sağlıyor.

FAO Genel Direktörü raporun önsözünde, “Türkiye, 1948&#039;de Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü&#039;ne (FAO) üye olduğundan bu yana, açlık ve yetersiz beslenmeyle küresel mücadelenin kararlı ve sadık bir ortağı oldu. Ortaklığımız, Ankara’da 1982&#039;de FAO Ülke Ofisi&#039;nin ve 2007&#039;de Orta Asya Alt Bölge Ofisinin kurulmasıyla gelişti. Birlikte, günümüzün acil sorunlarından pekçoğu için çözüm üretmeye ve desteğe en fazla ihtiyacı olanlara destek sunmanın yeni yollarını bulmaya çalıştık. Uzun vadeli bir ortak ve dost olarak Türkiye’nin desteğini almak bizim için büyük bir ayrıcalıktır” dedi.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli rapora ilişkin olarak “Bu değerli rapor, Türkiye ve FAO işbirliğiyle gösterdiğimiz ortak çabalarımız, devam eden ve gelecekteki projelerimiz hakkında detaylı bilgi veriyor. Önümüzdeki dönemde ortak faaliyetlerle uzun vadeli işbirliğimizin daha da güçleneceğine inanıyorum ” dedi.

FAO Orta Asya Alt Bölge Koordinatörü ve Türkiye Temsilcisi Viorel Gutu, “Rapor, hem FAO ile Türkiye arasındaki ortak önceliklerin ele alınması hem de 2030&#039;a kadar Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın (SKA) gerçekleştirilmesine yönelik mevcut işbirliğini daha da ileriye taşıma konusundaki karşılıklı arzuyu yansıtıyor” dedi. Gutu, &quot;Halihazırda birlikte gerçekleştirmiş olduğumuz çalışmaların, daha da güçlü bir ortaklık için çok iyi bir temel oluşturduna inanıyorum&quot; diyerek sözlerini tamamladı.

Rapor, ortak öncelikleri ve Türkiye’nin FAO’ya katkılarını özlü bir şekilde ortaya koyuyor. FAO ve Türkiye ortaklığı, Orta Asya, Kafkaslar, Orta Doğu ve Afrika&#039;daki milyonlarca insana, farklı programlar ve projeler yoluyla yoksulluğun azaltılması, tarımsal ve kırsal kalkınma, beslenme, gıda güvenliği, hayvan ve bitki genetiği dahil olmak üzere birçok konuda yarar sağlıyor.

Rapor, ortakların FAO&#039;nun temel hedeflerine birlikte ulaşma ve SKA’lar doğrultusunda çalışma niyetlerini gösteriyor. FAO, Türkiye&#039;ye geniş çaplı teknik yardım sağlarken, Türkiye’nin bugüne kadar Örgüt’e sağladığı mali destek ise 75 milyon ABD Doları’na ulaştı . Bu, Türkiye’yi, FAO’nun Doğu Avrupa ve Orta Asya’daki çalışmalarında Avrupa Birliği üyesi olmayan en büyük bağışçılardan biri yapıyor.

İlgili SKA’lara atıfla Türkiye’nin FAO’nun çalışma alanlarına katkılarını ayrıntılı bir biçimde sunan rapor, ortaklık boyunca yaşanan önemli olayları gösteren bir zaman çizelgesini de içeriyor. Rapor ayrıca, 2000 ile 2020 yılları arasında Türkiye’nin finansmanı ile yürütülen projeleri de listeliyor.

Raporun ana mesajı şu: FAO ve Türkiye arasındaki işbirliği, birçok bölgede gıda güvenliğini ve kapsayıcı kırsal kalkınmayı iyileştirmeye, doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimini teşvik etmeye, gıda ve tarım konusunda ulusal kapasiteleri güçlendirmeye, küresel gıda yönetişimini geliştirmeye ve geçim kaynaklarının dayanıklılığını desteklemeye devam ediyor.

Bölgede önemli bir rol oynayan bu güçlü ortaklık, gerek COVID-19’un olumsuz etkilerinin bertaraf edilmesine çalışılacağı önümüzdeki dönemde gerekse daha uzun vadede büyük önem arz edecek.

FAO-Türkiye Ortaklık Programları Hakkında

FAO-Türkiye Ortaklık Programları, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Türkiye, Türkmenistan, ve diğer ilgili ülkelerde gıda güvenliğinin sağlanması, kırsal yoksulluğun azaltılması, sürdürülebilir orman yönetimi, çölleşmeyle mücadele ve ekosistemlerin korunmasına destek olmayı amaçlar.

2007’de kurulan FAO-Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklık Programı’nın (FTPP) ilk fazı, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini temsilen Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sağlanan 10 milyon ABD Doları tutarındaki güven fonundan finanse edildi. Programın ilk fazı olan 2009-2015 yılları arasında 16 ülkede 28 proje uygulandı. 2014 yılında, Türkiye Cumhuriyeti&#039;nin 20 milyon ABD Doları tutarındaki ek finansmanı ile FTPP&#039;nin ikinci fazı ve aynı zamanda FAO-Türkiye Ormancılık Ortaklık Programı (FTFP) başlatıldı. Böylece Türkiye’nin bu Programlar çerçevesindeki toplam katkısı 30 milyon ABD Doları’na ulaştı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/03/yeni-rapor-fao-ve-turkiyenin-guclu-ortakligini-vurguluyor-1616576800.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yeni, rapor, FAO, Türkiye’nin, güçlü, ortaklığını, vurguluyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>  FAO ve Türkiye arasındaki güçlü işbirliğini ayrıntılı ve çarpıcı bir şekilde ortaya koyan yeni bir rapor yayımlandı. “FAO + Türkiye: Gıda güvenliği ve doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi için ortaklık” başlıklı rapor, iki ortak arasındaki derinleşen işbirliğinin altını çiziyor.</span></span></p>

<p><span><span>Türkiye ve FAO, ülkenin FAO’ya üye oluşundan bu yana sağlam bir ortaklık içinde. 2006 yılında FAO ile Türkiye arasında ev sahibi ülke anlaşmasının imzalanması ve akabinde Ankara'da Orta Asya Alt Bölge Ofisinin (SEC) kurulması FAO’nun, Türkiye’nin yanı sıra Orta Asya alt bölgesinin önceliklerine de daha iyi cevap verebilmesini sağladı. Bugün Türkiye, bir yandan FAO'nun kapsamlı teknik desteğinden yararlanırken aynı zamanda Örgüt’ün aktif bir kaynak ortağı olarak öne çıkıyor. Türkiye, özellikle alt bölgede FAO faaliyetlerine vazgeçilmez bir teknik ve mali destek sağlıyor.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Genel Direktörü raporun önsözünde, “Türkiye, 1948'de Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'ne (FAO) üye olduğundan bu yana, açlık ve yetersiz beslenmeyle küresel mücadelenin kararlı ve sadık bir ortağı oldu. Ortaklığımız, Ankara’da 1982'de FAO Ülke Ofisi'nin ve 2007'de Orta Asya Alt Bölge Ofisinin kurulmasıyla gelişti. Birlikte, günümüzün acil sorunlarından pekçoğu için çözüm üretmeye ve desteğe en fazla ihtiyacı olanlara destek sunmanın yeni yollarını bulmaya çalıştık. Uzun vadeli bir ortak ve dost olarak Türkiye’nin desteğini almak bizim için büyük bir ayrıcalıktır” dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli rapora ilişkin olarak “Bu değerli rapor, Türkiye ve FAO işbirliğiyle gösterdiğimiz ortak çabalarımız, devam eden ve gelecekteki projelerimiz hakkında detaylı bilgi veriyor. Önümüzdeki dönemde ortak faaliyetlerle uzun vadeli işbirliğimizin daha da güçleneceğine inanıyorum ” dedi.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Orta Asya Alt Bölge Koordinatörü ve Türkiye Temsilcisi Viorel Gutu, “Rapor, hem FAO ile Türkiye arasındaki ortak önceliklerin ele alınması hem de 2030'a kadar Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın (SKA) gerçekleştirilmesine yönelik mevcut işbirliğini daha da ileriye taşıma konusundaki karşılıklı arzuyu yansıtıyor” dedi. Gutu, "Halihazırda birlikte gerçekleştirmiş olduğumuz çalışmaların, daha da güçlü bir ortaklık için çok iyi bir temel oluşturduna inanıyorum" diyerek sözlerini tamamladı.</span></span></p>

<p><span><span>Rapor, ortak öncelikleri ve Türkiye’nin FAO’ya katkılarını özlü bir şekilde ortaya koyuyor. FAO ve Türkiye ortaklığı, Orta Asya, Kafkaslar, Orta Doğu ve Afrika'daki milyonlarca insana, farklı programlar ve projeler yoluyla yoksulluğun azaltılması, tarımsal ve kırsal kalkınma, beslenme, gıda güvenliği, hayvan ve bitki genetiği dahil olmak üzere birçok konuda yarar sağlıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Rapor, ortakların FAO'nun temel hedeflerine birlikte ulaşma ve SKA’lar doğrultusunda çalışma niyetlerini gösteriyor. FAO, Türkiye'ye geniş çaplı teknik yardım sağlarken, Türkiye’nin bugüne kadar Örgüt’e sağladığı mali destek ise 75 milyon ABD Doları’na ulaştı . Bu, Türkiye’yi, FAO’nun Doğu Avrupa ve Orta Asya’daki çalışmalarında Avrupa Birliği üyesi olmayan en büyük bağışçılardan biri yapıyor.</span></span></p>

<p><span><span>İlgili SKA’lara atıfla Türkiye’nin FAO’nun çalışma alanlarına katkılarını ayrıntılı bir biçimde sunan rapor, ortaklık boyunca yaşanan önemli olayları gösteren bir zaman çizelgesini de içeriyor. Rapor ayrıca, 2000 ile 2020 yılları arasında Türkiye’nin finansmanı ile yürütülen projeleri de listeliyor.</span></span></p>

<p><span><span>Raporun ana mesajı şu: FAO ve Türkiye arasındaki işbirliği, birçok bölgede gıda güvenliğini ve kapsayıcı kırsal kalkınmayı iyileştirmeye, doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimini teşvik etmeye, gıda ve tarım konusunda ulusal kapasiteleri güçlendirmeye, küresel gıda yönetişimini geliştirmeye ve geçim kaynaklarının dayanıklılığını desteklemeye devam ediyor.</span></span></p>

<p><span><span>Bölgede önemli bir rol oynayan bu güçlü ortaklık, gerek COVID-19’un olumsuz etkilerinin bertaraf edilmesine çalışılacağı önümüzdeki dönemde gerekse daha uzun vadede büyük önem arz edecek.</span></span></p>

<p><span><span><strong>FAO-Türkiye Ortaklık Programları Hakkında</strong></span></span></p>

<p><span><span>FAO-Türkiye Ortaklık Programları, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Türkiye, Türkmenistan, ve diğer ilgili ülkelerde gıda güvenliğinin sağlanması, kırsal yoksulluğun azaltılması, sürdürülebilir orman yönetimi, çölleşmeyle mücadele ve ekosistemlerin korunmasına destek olmayı amaçlar.</span></span></p>

<p><span><span>2007’de kurulan FAO-Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklık Programı’nın (FTPP) ilk fazı, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini temsilen Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sağlanan 10 milyon ABD Doları tutarındaki güven fonundan finanse edildi. Programın ilk fazı olan 2009-2015 yılları arasında 16 ülkede 28 proje uygulandı. 2014 yılında, Türkiye Cumhuriyeti'nin 20 milyon ABD Doları tutarındaki ek finansmanı ile FTPP'nin ikinci fazı ve aynı zamanda FAO-Türkiye Ormancılık Ortaklık Programı (FTFP) başlatıldı. Böylece Türkiye’nin bu Programlar çerçevesindeki toplam katkısı 30 milyon ABD Doları’na ulaştı.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Azerbaycan’ın gıda güvenilirliği sistemini iyileştirmek için yeni bir proje başlatıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/azerbaycanin-gida-guvenilirligi-sistemini-iyilestirmek-icin-yeni-bir-proje-baslatildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/azerbaycanin-gida-guvenilirligi-sistemini-iyilestirmek-icin-yeni-bir-proje-baslatildi</guid>
<description><![CDATA[ Proje, Azerbaycan’ın yeni kurulan Gıda Güvenilirliği Ajansı (AFSA) kanalıyla resmi gıda kontrollerini güçlendirme çabalarını destekleyecek. Teknik bilgi desteği sağlamanın yanı sıra yetkili kamu makamları ve ilgili özel sektör paydaşları arasında işbirliğini de teşvik edecek olan proje yararlanıcı ülkeler arasında bölgesel işbirliğini de güçlendirecek. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/03/azerbaycanin-gida-guvenilirligi-sistemini-iyilestirmek-icin-yeni-bir-proje-baslatildi-1616427268.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Azerbaycan’ın, gıda, güvenilirliği, sistemini, iyileştirmek, için, yeni, bir, proje, başlatıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Herkese yetecek güvenilir gıdanın üretilebilmesi için gıda sistemleri büyük önem arz ediyor. Bu zorluğun üstesinden gelebilmek için insanların, hayvanların, bitkilerin, çevrenin ve ekonominin sağlığını birbirine bağlayan sistemsel bağlantıları iyi anlamak gerekiyor. Bu amaçla FAO, beş ülkede (Azerbaycan, Kırgızistan, Moldova, Tacikistan ve Türkiye) gıda güvenilirliği kontrollerinin güçlendirilmesi amacıyla üç yıllık bir proje başlattı. Gerek bölgesel gerekse ulusal bileşenler içeren projenin ilk ulusal açılışı, FAO, Azerbaycan ve Türkiye’den temsilcilerin de katılımıyla 16 Mart'ta Azerbaycan'da üst düzey bir ulusal toplantıyla gerçekleştirildi.</span></p>

<p><span>“Ulusal gıda güvenilirliği sistemlerinin ve bölgesel işbirliğinin iyileştirilmesi” başlıklı proje, FAO-Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklık Programı (FTPP II) aracılığıyla Türkiye Hükümeti tarafından finanse ediliyor. Proje, yararlanıcı ülkelerde gıda güvenilirliği alanındaki risklerle ilgili resmi gıda güvenilirliği kontrollerini ve iletişimi güçlendirmeyi ve kamu ve özel sektörlere öncelikli gıda güvenilirliği risklerini ele alabilecekleri uygun bir ortam sağlamayı amaçlıyor. Üç yıl sürmesi planlanan proje ayrıca, yararlanıcı ülkelerde daha kapsayıcı ve verimli gıda güvenilirliği sistemlerinin oluşturulmasını destekleyecek ve risk ve kanıta dayalı gıda güvenilirliği kontrollerinin uygulanmasına odaklanarak tarımsal gıda ticaretinin ve mevcut pazarlara entegrasyonun iyileştirilmesine öncelik verecek.</span></p>

<p><span>Proje, tarladan sofraya etkili bir gıda kontrol sisteminin, gıda tedarik zincirinin tüm aşamalarına ve bu zincire dahil olan tüm aktörlere fayda sağladığı anlayışına dayanmaktadır. Güvenilir olmayan gıdanın risklerinin ve sosyal maliyetlerinin farkında olan Azerbaycan Hükümeti, tüketicileri korumak ve adil ticareti sağlamak için yasal düzenlemeleri ve resmi gıda kontrollerini geliştirerek uygulamak amacıyla 2018 yılında Gıda Güvenilirliği Ajansı'nı (AFSA) kurdu. Proje, Proje, Azerbaycan’ın AFSA kanalıyla resmi gıda kontrollerini güçlendirme çabalarını destekleyecek. Teknik bilgi desteği sağlamanın yanı sıra, yetkili kamu makamları ve ilgili özel sektör paydaşları arasında işbirliğini de teşvik edecek olan proje, yararlanıcı ülkeler arasında bölgesel işbirliğini de güçlendirecek.</span></p>

<p><span>Ulusal açılış toplantısı, FAO Azerbaycan Temsilcisi Melek Çakmak, Türkiye Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdür Yardımcısı Yunus Bayram ve AFSA Başkan Yardımcısı Zakiyya Mustafayeva'nın açılış konuşmalarıyla başladı.</span></p>

<p><span>Çakmak, bu çok ülkeli projenin yararlanıcı ülkelerin deneyimlerini paylaşmaları ve birlikte öğrenme fırsatlarından yararlanmaları için mükemmel bir fırsat sağlayacağını açıkladı. Mustafayeva, projenin sonucunun hem Azerbaycan'daki gıda işletmecileri hem de AFSA için destekleyici ve avantajlı olacağını ümit ettiğini söyledi. Bayram, bu projenin ulusal gıda güvenilirliği otoritelerinin ve risk temelli denetime dahil olan gıda sektöründeki aktörlerin kapasitelerinin iyileştirilmesine katkı sağlayacağının ve etkin risk yönetimi yapılarının geliştirilmesinde önemli rol oynayacağının altını çizdi.</span></p>

<p><span>Açılış konuşmalarının ardından projenin teknik yöneticisi Mary Kenny projenin ana hedeflerini katılımcılara anlatarak projenin Azerbaycan bileşeninin, AFSA'nın sürmekte olan çalışmalarına ve FAO’yla uzun süreli işbirliğine dayandığını vurguladı. Planlanan faaliyetlerle ilgili bir dizi teknik sunum da projenin gelecekteki boyutlarına ilişkin katılımcıları bilgilendirdi.</span></p>

<p><span>Katılımcılara gıda güvenilirliği sistemleri alanındaki bilgi ve deneyimlerini birbirleriyle paylaşma fırsatı sağlayan proje toplantısı, Azerbaycan’ın bu alandaki kurumsal düzenlemelerini destekleme çabalarında olumlu bir adım oldu.</span></p>

<p><span><strong>FAO-Türkiye Ortaklık Programları Hakkında</strong></span></p>

<p><span>FAO-Türkiye Ortaklık Programları, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Türkiye, Türkmenistan, ve diğer ilgili ülkelerde gıda güvenliğinin sağlanması, kırsal yoksulluğun azaltılması, sürdürülebilir orman yönetimi, çölleşmeyle mücadele ve ekosistemlerin korunmasına destek olmayı amaçlar.</span></p>

<p><span>2007’de kurulan FAO-Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklık Programı’nın (FTPP) ilk fazı, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini temsilen Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sağlanan 10 milyon ABD Doları tutarındaki güven fonundan finanse edildi. Programın ilk fazı olan 2009-2015 yılları arasında 16 ülkede 28 proje uygulandı. 2014 yılında, Türkiye Cumhuriyeti'nin 20 milyon ABD Doları tutarındaki ek finansmanı ile FTPP'nin ikinci fazı ve aynı zamanda FAO-Türkiye Ormancılık Ortaklık Programı (FTFP) başlatıldı. Böylece Türkiye’nin bu Programlar çerçevesindeki toplam katkısı 30 milyon ABD Doları’na ulaştı.</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>EİT Bölgesinde Nüfusun Yüzde 13&amp;apos;ü Gıda Güvensizliği Yaşıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/eit-boelgesinde-nufusun-yuzde-13u-gida-guvensizligi-yasiyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/eit-boelgesinde-nufusun-yuzde-13u-gida-guvensizligi-yasiyor</guid>
<description><![CDATA[ Eğitim, nüfusunun yaklaşık yüzde 13&#039;ünün hala gıda güvensizliği yaşadığı EİT bölgesinde, gıda güvensizliğini azaltmaya yönelik projelerin geliştirilmesini desteklemek üzere tasarlandı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/03/eit-bolgesinde-nufusun-yuzde-13u-gida-guvensizligi-yasiyor-1616091059.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>EİT, Bölgesinde, Nüfusun, Yüzde, 13ü, Gıda, Güvensizliği, Yaşıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Gıda Güvenliği Bölgesel Koordinasyon Merkezi’ni (ECO-RCC) güçlendirme projesi kapsamında, 16-17 Mart tarihlerinde EİT ülkelerinin temsilcileri için Proje Döngüsü Yönetimi (PDY) üzerine iki günlük bir giriş eğitimi düzenlendi.</span></span></p>

<p><span><span>Eğitim, İngilizce, Rusça ve Türkçe olarak liderlik, problem çözümü ve kamu politikası konularında deneyime sahip Madrid’deki IE Üniversitesi’nden Profesör Borja Santos Porras tarafından verildi. Eğitim, katılımcılara proje geliştirme ve uygulama için gerekli olan PDY’nin temelleri ve araçlarını öğrenme fırsatı sundu. Ek olarak, katılımcılara Problem Güdümlü Yinelemeli Uyarlama (Problem-Driven Iterative Adaptation) gibi proje yönetimine yeni yaklaşımlar da sunuldu.</span></span></p>

<p><span><span>Eğitimden önce açılış konuşması yapan ECO-RCC Koordinatörü ve Tarım ve Orman Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Volkan Güngören, EİT bölgesinin ihtiyaçlarına yönelik olarak geliştirilecek projelerin başarıyla uygulanması için proje döngüsü yönetiminin önemli olduğunu vurguladı. Güngören, ”Doğru planlanmadığında, en iyi fikirler bile boşa gidebilir” dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Güngören’den sonra düşüncelerini paylaşan FAO Orta Asya Alt Bölge Ofisi Kıdemli Uzmanı Sumiter Broca, eğitimin katılımcılara hem temel hem yeni PDY yaklaşımlarını öğreteceğini ve farklı yaklaşımların karmaşık problemlerin temel sebeplerini anlamalarına ve olası çözümleri belirlemelerine yardımcı olacağını belirtti.</span></span></p>

<p><span><span>Eğitim proje döngüsü yönetimi hakkında katılımcılara temel kavramlar, bileşenler, izleme ve tasarımı da içeren kapsamlı bilgiler sağladı. Eğitimi tamamlayan katılımcılara ECO-RCC ve FAO tarafından eğitim sertifikası verildi.</span></span></p>

<p><span><span>Bu eğitim aynı zamanda, yeni ECO Gıda Güvenliği Bölgesel Programı’nın uygulanması için kapasitelerin iyileştirilmesini amaçlıyor. Eğitim, nüfusun yaklaşık yüzde 13'ünün hala gıda güvensizliği yaşadığı EİT bölgesinde, gıda güvensizliğini azaltmaya yönelik projelerin geliştirilmesini desteklemek üzere tasarlandı.</span></span></p>

<p><span><span>Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Gıda Güvenliği Bölgesel Koordinasyon Merkezi (ECO-RCC), ulusal ve bölgesel ölçeklerde gıda güvenliğinin önündeki temel engellerin belirlenmesini ve önceliklendirilmesini kolaylaştırmak ve bu engelleri ortadan kaldırmaya yönelik alınabilecek eylemleri bölgesel bir yaklaşımla planlamak amacıyla, EİT’nin gıda güvenliğiyle ilgilenen program tabanlı bir yan kuruluşu olarak 2012 yılında kuruldu. Merkez, FAO-Türkiye Ortaklık Programı'nın (FTPP) ilk fazı çerçevesinde finanse edilen ve Merkez’in kurumsal kapasitesini geliştirmek amacıyla FAO tarafından yürütülmüş olan “EİT Gıda Güvenliği Bölgesel Koordinasyon Merkezi (GCP/RER/044/TUR)” projesinin desteğinden yararlandı.</span></span></p>

<p><span><span>Projenin ikinci fazında uygulanmakta olan yeni projeyle, ECO-RCC’nin kapasitesi üye ülkelere sistemli ve faydalı şekilde destek sunabilecek ve onların kendi gıda güvenliği ve beslenme politika ve programlarını  iyileştirmelerine imkan sağlayacak tavsiye, rehberlik ve bilgiyi sağlayabilecek şekilde güçlendirilecek.</span></span></p>

<p><span><span>Proje kapsamında, önümüzdeki aylarda kapasite geliştirmeye yönelik birkaç eğitim daha planlanıyor.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/fao-ekonomik-isbirligi-is-teskilati-gida-toplantisi.png"></span></span></p>

<p><strong><span><span> FAO-Türkiye Ortaklık Programları Hakkında</span></span></strong></p>

<p><span><span>FAO-Türkiye Ortaklık Programları, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Türkiye, Türkmenistan ve diğer ilgili ülkelerde gıda güvenliğinin sağlanması, kırsal yoksulluğun azaltılması, sürdürülebilir orman yönetimi, çölleşmeyle mücadele ve ekosistemlerin korunmasına destek olmayı amaçlar.</span></span></p>

<p><span><span>2007’de kurulan FAO-Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklık Programı’nın (FTPP) ilk fazı, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini temsilen Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sağlanan 10 milyon ABD Doları tutarındaki güven fonundan finanse edildi. Programın ilk fazı olan 2009-2015 yılları arasında 16 ülkede 28 proje uygulandı. 2014 yılında, Türkiye Cumhuriyeti'nin 20 milyon ABD Doları tutarındaki ek finansmanı ile FTPP'nin ikinci fazı ve aynı zamanda FAO-Türkiye Ormancılık Ortaklık Programı (FTFP) başlatıldı. Böylece Türkiye’nin bu Programlar çerçevesindeki toplam katkısı 30 milyon ABD Doları’na ulaştı.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>FAO Gıda Fiyat Endeksi dokuz aylık yükselişini Şubat’ta da sürdürdü</title>
<link>https://trafikdernegi.com/fao-gida-fiyat-endeksi-dokuz-aylik-yukselisini-subatta-da-surdurdu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/fao-gida-fiyat-endeksi-dokuz-aylik-yukselisini-subatta-da-surdurdu</guid>
<description><![CDATA[ Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) bugün yayımlanan Şubat raporuna göre küresel gıda fiyatları üst üste dokuzuncu ayda da yükselişini sürdürdü. En yüksek fiyat artışı bitkisel yağlar ve şekerde gerçekleşti.

GIDADA BİR SENEDE ARTIŞ YÜZDE 26.5 OLDU

Küresel ticarette en çok işlem gören ürünlerin aylık uluslararası fiyatllarını takip eden FAO Gıda Fiyat Endeksi, bir önceki aya göre yüzde 2,4 artış göstererek Şubat ayında 116.0’lık ortalamaya ulaştı. Bu oran bir önceki seneye göre de yüzde 26,5’lik bir artışa işaret ediyor.

FAO şeker fiyatı endeksi Ocak ayına göre yüzde 6,4 yükseldi. Bu yükselişe şekerin kilit üreticisi olan ülkelerdeki üretim düşüşü ile birlikte Asya kaynaklı güçlü talebin yol açtığı global stoklarda daralma endişesi de yol açtı.  Tayland’da üretimde toparlanma beklentileri ile Hindistan’daki tampon mahsul şekerdeki yükselişi frenledi.

BİTKİSEL YAĞLAR 9 YILIN ZİRVESİNDE

FAO, bitkisel yağ fiyat endeksi ise yüzde 6,2 yükselerek 2021’den bu yana en yüksek seviyesini gördü. Palm, soya, kolza, ayçiçek ve tohumluk yağ fiyatlarındaki yükseliş de devam ediyor.

Süt Ürünleri Endeksi, tereyağında uluslararası talebin artması, Çin’in talebinin ise Avrupa’dan sınırlı olarak karşılanabilmesi nedeniyle yüzde 1,7 yükseldi. Peynir fiyatları ise Amerika Birleşik Devletleri’ndeki yüksek stok oranları nedeniyle düştü.

TAHILDA  TABLO OLUMLU

FAO Buğday Fiyat endeksi Ocak ayına göre yüzde 1,2 daha yüksek bir seviyeyi işaret ediyor. Sorgum fiyatlarında ise Çin’den gelen kuvvetli talep nedeniyle fiyatlarda yüzde 17.4’lük bir artış var. Buğday,darı ve pirinçte fiyatlar, çok küçük yükselişler ile sabit pozisyonunu korudu.

FAO Et Fiyatları Endeksinde ise başlıca koyun ve kuzu üreticisi ülkelerde daralan arzlar fiyatları yüzde 0,6 oranında yükseltti. Buna karşı domuz eti fiyatlarıysa, Asya pandemiyle başlayan Asya pazarlarına satış yasağı, Çin kaynaklı talebin azalması, iç pazarlarda yüksek arz ve satılamayan ürünler nedeniyle düşüşte. 

Buğday üretimi hakkınde erken dönemli tahminler

FAO, küresel üretim, tüketim, ticaret ve stok bilgilerinin güncellendiği Tahıl Arzı ve Talebi Raporu’nu da yayımladı.

FAO’nun erken dönemli tahminlerine göre küresel buğday üretimi 780 milyon ton ile yeni bir rekora doğru gidiyor.  Rapora göre bu yükselişin nedeni ise Avrupa Birliği’ndeki üretim oranlarının, kötü hava koşulları nedeniyle buğday üretiminde düşüş beklenen Rusya Federasyonu’ndan kaynaklı açığı kapatması.

Güney Afrika’da mısır üretiminin 2021’de rekor seviyelere ulaşması beklenirken, Güney Amerika’da da ilk tahminler üretimin ortalamanın üzerine çıkacağı yönünde. Ekvatorun kuzeyindeki ülkelerde ise ekim dönemi yeni başlayacak.

Özet raporda ayrıntılar ve güncellenmiş değerlendirmeler de bulunuyor. Vurgulanan konulardan birisi de 2020’de dünya tahıl üretimi. Buna göre yüzde 1,9’luk bir artışla üretimin 2,761 tona çıkması bekleniyor.  Bu artışın nedeni ise, Batı Afrika’da beklentilerin üzerine çıkan mısır, Hindistan’da yüksek pirinç, Batı Avrupa, Rusya ve Kazakistan’daki buğday üretimlerindeki yüksek oranlar.

FAO’nun 2020/21 için yeni tahminleri, küresel tahıl kullanımının yüzde 2.0 artışla 2,766 milyon tona ve dünya ticaretinde yüzde 5.5 artışla 464 milyon tona yükselmesini de içeriyor.Küresel tahıl stoklarının şu anda 2021&#039;de 811 milyon tonda sona ereceği tahmin ediliyor, bu da açılış seviyelerinin yüzde 0.9&#039;unun altında ve stok kullanım oranını yüzde 28.6&#039;a düşürüyor. Dünya pirinç ve buğday stoklarının artması, iri taneli tahıl stoklarının ise azalması bekleniyor.

Yoksul ülkelerde tahıl üretimi de ithalat ihtiyacı da artıyor

FAO’nun Pazar ve Ticaret bölümü tarafından üç ayda bir hazırlanan Mahsül Beklentileri ve Gıda Durumu raporu da bugün yayımlandı.

Raporda, Gıdada Dışa Bağımlı 51 Düşük Gelirli Ülkenin  tahıl üretimi Ortadoğu ve Güney Afrika’da üretimde sağlanan iyileşmenin Orta Afrika’daki düşüş nedeniyle oluşan negatif etkiyi  baskılaması nedeniyle 2020’de bir önceki yıla göre yüzde 3 artış göstererek yıllık 502.4 milyon tona ulaştığı belirtiliyor.

Bununla birlikte, Uzak Doğu ve Batı Afrika’da ortaya çıkan ek ihtiyaçların da eklenmesiyle bu gruptaki ülkelerin tahılda ithalat beklentisinin 74,1 milyon tona çıkacağı öngörülüyor.

2021 yılı için erken dönemli üretim beklentileri büyük ölçüde tutarlı olmakla birlikte Afganistan ve Güney Madakaskar’daki kuraklık gibi koşullar endişeye neden oluyor.

Raporda şu 45 ülkenin gıdada dışa bağımlı olacağı değerlendiriliyor:  Afganistan, Bangladeş, Burkina Faso, Burundi, Cabo Verde, Kamerun, Kore, Orta Afrika Cumhuriyeti, Çad, Kongo Demokratik Halk Cumhuriyeti, Kongo, Cibuti, Eritre, Eswatini, Etiyopya, Gine, Haiti, Irak, Kenya, Lübnan, Lesotho, Liberya, Libya, Madagaskar, Malavi, Mali, Moritanya, Mozambik, Myanmar, Namibya, Nijer, Nijerya, Pakistan, Senegal, Sierra Leone, Somali, Güney Sudan, Sudan, Suriye Arap Cumhuriyeti, Tanzanya, Uganda, Venezuela, Yemen, Zambiya ve Zimbabve. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/03/fao-gida-fiyat-endeksi-dokuz-aylik-yukselisini-subatta-da-surdurdu-1614941028.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>FAO, Gıda, Fiyat, Endeksi, dokuz, aylık, yükselişini, Şubat’ta, sürdürdü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) bugün yayımlanan Şubat raporuna göre küresel gıda fiyatları üst üste dokuzuncu ayda da yükselişini sürdürdü. En yüksek fiyat artışı bitkisel yağlar ve şekerde gerçekleşti.</span></span></p>

<p><strong><span><span>GIDADA BİR SENEDE ARTIŞ YÜZDE 26.5 OLDU</span></span></strong></p>

<p><span><span>Küresel ticarette en çok işlem gören ürünlerin aylık uluslararası fiyatllarını takip eden FAO Gıda Fiyat Endeksi, bir önceki aya göre yüzde 2,4 artış göstererek Şubat ayında 116.0’lık ortalamaya ulaştı. Bu oran bir önceki seneye göre de yüzde 26,5’lik bir artışa işaret ediyor.</span></span></p>

<p><span><span>FAO şeker fiyatı endeksi Ocak ayına göre yüzde 6,4 yükseldi. Bu yükselişe şekerin kilit üreticisi olan ülkelerdeki üretim düşüşü ile birlikte Asya kaynaklı güçlü talebin yol açtığı global stoklarda daralma endişesi de yol açtı.  Tayland’da üretimde toparlanma beklentileri ile Hindistan’daki tampon mahsul şekerdeki yükselişi frenledi.</span></span></p>

<p><strong><span><span>BİTKİSEL YAĞLAR 9 YILIN ZİRVESİNDE</span></span></strong></p>

<p><span><span>FAO, bitkisel yağ fiyat endeksi ise yüzde 6,2 yükselerek 2021’den bu yana en yüksek seviyesini gördü. Palm, soya, kolza, ayçiçek ve tohumluk yağ fiyatlarındaki yükseliş de devam ediyor.</span></span></p>

<p><span><span>Süt Ürünleri Endeksi, tereyağında uluslararası talebin artması, Çin’in talebinin ise Avrupa’dan sınırlı olarak karşılanabilmesi nedeniyle yüzde 1,7 yükseldi. Peynir fiyatları ise Amerika Birleşik Devletleri’ndeki yüksek stok oranları nedeniyle düştü.</span></span></p>

<p><strong><span><span>TAHILDA  TABLO OLUMLU</span></span></strong></p>

<p><span><span>FAO Buğday Fiyat endeksi Ocak ayına göre yüzde 1,2 daha yüksek bir seviyeyi işaret ediyor. Sorgum fiyatlarında ise Çin’den gelen kuvvetli talep nedeniyle fiyatlarda yüzde 17.4’lük bir artış var. Buğday,darı ve pirinçte fiyatlar, çok küçük yükselişler ile sabit pozisyonunu korudu.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Et Fiyatları Endeksinde ise başlıca koyun ve kuzu üreticisi ülkelerde daralan arzlar fiyatları yüzde 0,6 oranında yükseltti. Buna karşı domuz eti fiyatlarıysa, Asya pandemiyle başlayan Asya pazarlarına satış yasağı, Çin kaynaklı talebin azalması, iç pazarlarda yüksek arz ve satılamayan ürünler nedeniyle düşüşte. </span></span></p>

<p><strong><span><span>Buğday üretimi hakkınde erken dönemli tahminler</span></span></strong></p>

<p><span><span>FAO, küresel üretim, tüketim, ticaret ve stok bilgilerinin güncellendiği Tahıl Arzı ve Talebi Raporu’nu da yayımladı.</span></span></p>

<p><span><span>FAO’nun erken dönemli tahminlerine göre küresel buğday üretimi 780 milyon ton ile yeni bir rekora doğru gidiyor.  Rapora göre bu yükselişin nedeni ise Avrupa Birliği’ndeki üretim oranlarının, kötü hava koşulları nedeniyle buğday üretiminde düşüş beklenen Rusya Federasyonu’ndan kaynaklı açığı kapatması.</span></span></p>

<p><span><span>Güney Afrika’da mısır üretiminin 2021’de rekor seviyelere ulaşması beklenirken, Güney Amerika’da da ilk tahminler üretimin ortalamanın üzerine çıkacağı yönünde. Ekvatorun kuzeyindeki ülkelerde ise ekim dönemi yeni başlayacak.</span></span></p>

<p><span><span>Özet raporda ayrıntılar ve güncellenmiş değerlendirmeler de bulunuyor. Vurgulanan konulardan birisi de 2020’de dünya tahıl üretimi. Buna göre yüzde 1,9’luk bir artışla üretimin 2,761 tona çıkması bekleniyor.  Bu artışın nedeni ise, Batı Afrika’da beklentilerin üzerine çıkan mısır, Hindistan’da yüksek pirinç, Batı Avrupa, Rusya ve Kazakistan’daki buğday üretimlerindeki yüksek oranlar.</span></span></p>

<p><span><span>FAO’nun 2020/21 için yeni tahminleri, küresel tahıl kullanımının yüzde 2.0 artışla 2,766 milyon tona ve dünya ticaretinde yüzde 5.5 artışla 464 milyon tona yükselmesini de içeriyor.Küresel tahıl stoklarının şu anda 2021'de 811 milyon tonda sona ereceği tahmin ediliyor, bu da açılış seviyelerinin yüzde 0.9'unun altında ve stok kullanım oranını yüzde 28.6'a düşürüyor. Dünya pirinç ve buğday stoklarının artması, iri taneli tahıl stoklarının ise azalması bekleniyor.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Yoksul ülkelerde tahıl üretimi de ithalat ihtiyacı da artıyor</span></span></strong></p>

<p><span><span>FAO’nun Pazar ve Ticaret bölümü tarafından üç ayda bir hazırlanan Mahsül Beklentileri ve Gıda Durumu raporu da bugün yayımlandı.</span></span></p>

<p><span><span>Raporda, Gıdada Dışa Bağımlı 51 Düşük Gelirli Ülkenin  tahıl üretimi Ortadoğu ve Güney Afrika’da üretimde sağlanan iyileşmenin Orta Afrika’daki düşüş nedeniyle oluşan negatif etkiyi  baskılaması nedeniyle 2020’de bir önceki yıla göre yüzde 3 artış göstererek yıllık 502.4 milyon tona ulaştığı belirtiliyor.</span></span></p>

<p><span><span>Bununla birlikte, Uzak Doğu ve Batı Afrika’da ortaya çıkan ek ihtiyaçların da eklenmesiyle bu gruptaki ülkelerin tahılda ithalat beklentisinin 74,1 milyon tona çıkacağı öngörülüyor.</span></span></p>

<p><span><span>2021 yılı için erken dönemli üretim beklentileri büyük ölçüde tutarlı olmakla birlikte Afganistan ve Güney Madakaskar’daki kuraklık gibi koşullar endişeye neden oluyor.</span></span></p>

<p><span><span>Raporda şu 45 ülkenin gıdada dışa bağımlı olacağı değerlendiriliyor:  Afganistan, Bangladeş, Burkina Faso, Burundi, Cabo Verde, Kamerun, Kore, Orta Afrika Cumhuriyeti, Çad, Kongo Demokratik Halk Cumhuriyeti, Kongo, Cibuti, Eritre, Eswatini, Etiyopya, Gine, Haiti, Irak, Kenya, Lübnan, Lesotho, Liberya, Libya, Madagaskar, Malavi, Mali, Moritanya, Mozambik, Myanmar, Namibya, Nijer, Nijerya, Pakistan, Senegal, Sierra Leone, Somali, Güney Sudan, Sudan, Suriye Arap Cumhuriyeti, Tanzanya, Uganda, Venezuela, Yemen, Zambiya ve Zimbabve.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TİKA’dan Moğolistan Seracılar Birliği’ne Kışlık Sera Desteği</title>
<link>https://trafikdernegi.com/tikadan-mogolistan-seracilar-birligine-kislik-sera-destegi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/tikadan-mogolistan-seracilar-birligine-kislik-sera-destegi</guid>
<description><![CDATA[ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Moğolistan’ın tarım sektörünü kalkındırmak, istihdamı arttırmak ve gıda güvenliğini geliştirmek amacıyla Moğolistan Seracılar Birliği’ne ait 400 metrekarelik alanda, damlama sulama sistemi, su deposu, ısıtma ve havalandırma sistemi olan kışlık sera kurdu.

Moğolistan’da yeni yeni gelişmekte olan seracılık sektöründe faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli birçok işletme desteğe ihtiyaç duyuyor. Yatırım ve tecrübeli insan kaynağı eksiklikleri ve yetersizliklerinin yanı sıra tohum, fide gibi girdi temininde sıkıntılar yaşayan seracılara destek sağlayan Seracılar Birliği; sağlıklı, verimli fide yetiştiriciliğinde bulunmak ve tohum politikası birliğinin sağlanmasına çözüm üretmek amacıyla çalışıyor.

Yürüttüğü proje kapsamında Seracılar Birliği’ne destek sağlayan TİKA, 400 metrekarelik alanda, damlama sulama sistemi, su deposu, ısıtma ve havalandırma sistemi olan 1 adet kışlık sera kurdu. Kurulan kışlık sera sayesinde sebze fideleri yetiştirilerek diğer seracılara dağıtılması hedefleniyor.

Projenin tesliminde konuşan Moğolistan Seracılar Birliği Yönetici Müdürü Jargaltsengel Erhembayar, 2020 yılında birlik olarak TİKA’dan talepte bulunduklarını ve çok kısa süre içerisinde TİKA tarafından kışlık sera kurulduğu ve proje sayesinde üyelerinin fide yetiştirilmesinde karşılaştıkları sorunların çözümüne önemli katkılar sağlandığını ifade etti. Projenin önemini bir kez daha hatırlatan Moğolistan Seracılar Birliği Yönetici Müdürü Jargaltsengel Erhembayar, sözünü TİKA ve Türkiye Cumhuriyeti’ne teşekkür ederek bitirdi.

Moğolistan’da seracılığın geliştirilmesi amacıyla 2012 yılında kurulan Moğolistan Seracılar Birliği, 30 işletme ve 300  kişiden oluşan üyelere seracılık alanında eğitim ve danışmanlık hizmeti sağlıyor. Seracılık sektöründeki firmaları çatısı altında örgütleyen birlik, Moğolistan’ın kalkınma planı hedeflerine uygun olarak sera yatırımlarının ve sera üreticiliğinin sürdürülebilir gelişiminin sağlanması için faaliyet gösteriyor.

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Moğolistan’ın tarım sektörünü kalkındırmak, istihdamı arttırmak ve gıda güvenliğini geliştirmek amacıyla Moğolistan Seracılar Birliği’ne ait 400 metrekarelik alanda, damlama sulama sistemi, su deposu, ısıtma ve havalandırma sistemi olan kışlık sera kurdu.

Moğolistan’da yeni yeni gelişmekte olan seracılık sektöründe faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli birçok işletme desteğe ihtiyaç duyuyor. Yatırım ve tecrübeli insan kaynağı eksiklikleri ve yetersizliklerinin yanı sıra tohum, fide gibi girdi temininde sıkıntılar yaşayan seracılara destek sağlayan Seracılar Birliği; sağlıklı, verimli fide yetiştiriciliğinde bulunmak ve tohum politikası birliğinin sağlanmasına çözüm üretmek amacıyla çalışıyor.

Yürüttüğü proje kapsamında Seracılar Birliği’ne destek sağlayan TİKA, 400 metrekarelik alanda, damlama sulama sistemi, su deposu, ısıtma ve havalandırma sistemi olan 1 adet kışlık sera kurdu. Kurulan kışlık sera sayesinde sebze fideleri yetiştirilerek diğer seracılara dağıtılması hedefleniyor.

Projenin tesliminde konuşan Moğolistan Seracılar Birliği Yönetici Müdürü Jargaltsengel Erhembayar, 2020 yılında birlik olarak TİKA’dan talepte bulunduklarını ve çok kısa süre içerisinde TİKA tarafından kışlık sera kurulduğu ve proje sayesinde üyelerinin fide yetiştirilmesinde karşılaştıkları sorunların çözümüne önemli katkılar sağlandığını ifade etti. Projenin önemini bir kez daha hatırlatan Moğolistan Seracılar Birliği Yönetici Müdürü Jargaltsengel Erhembayar, sözünü TİKA ve Türkiye Cumhuriyeti’ne teşekkür ederek bitirdi.

Moğolistan’da seracılığın geliştirilmesi amacıyla 2012 yılında kurulan Moğolistan Seracılar Birliği, 30 işletme ve 300  kişiden oluşan üyelere seracılık alanında eğitim ve danışmanlık hizmeti sağlıyor. Seracılık sektöründeki firmaları çatısı altında örgütleyen birlik, Moğolistan’ın kalkınma planı hedeflerine uygun olarak sera yatırımlarının ve sera üreticiliğinin sürdürülebilir gelişiminin sağlanması için faaliyet gösteriyor.

 ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/02/tikadan-mogolistan-seracilar-birligine-kislik-sera-destegi-1612359189.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>TİKA’dan, Moğolistan, Seracılar, Birliği’ne, Kışlık, Sera, Desteği</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Moğolistan’ın tarım sektörünü kalkındırmak, istihdamı arttırmak ve gıda güvenliğini geliştirmek amacıyla Moğolistan Seracılar Birliği’ne ait 400 metrekarelik alanda, damlama sulama sistemi, su deposu, ısıtma ve havalandırma sistemi olan kışlık sera kurdu.</span></span></p>

<p><span><span>Moğolistan’da yeni yeni gelişmekte olan seracılık sektöründe faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli birçok işletme desteğe ihtiyaç duyuyor. Yatırım ve tecrübeli insan kaynağı eksiklikleri ve yetersizliklerinin yanı sıra tohum, fide gibi girdi temininde sıkıntılar yaşayan seracılara destek sağlayan Seracılar Birliği; sağlıklı, verimli fide yetiştiriciliğinde bulunmak ve tohum politikası birliğinin sağlanmasına çözüm üretmek amacıyla çalışıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Yürüttüğü proje kapsamında Seracılar Birliği’ne destek sağlayan TİKA, 400 metrekarelik alanda, damlama sulama sistemi, su deposu, ısıtma ve havalandırma sistemi olan 1 adet kışlık sera kurdu. Kurulan kışlık sera sayesinde sebze fideleri yetiştirilerek diğer seracılara dağıtılması hedefleniyor.</span></span></p>

<p><span><span>Projenin tesliminde konuşan Moğolistan Seracılar Birliği Yönetici Müdürü Jargaltsengel Erhembayar, 2020 yılında birlik olarak TİKA’dan talepte bulunduklarını ve çok kısa süre içerisinde TİKA tarafından kışlık sera kurulduğu ve proje sayesinde üyelerinin fide yetiştirilmesinde karşılaştıkları sorunların çözümüne önemli katkılar sağlandığını ifade etti. Projenin önemini bir kez daha hatırlatan Moğolistan Seracılar Birliği Yönetici Müdürü Jargaltsengel Erhembayar, sözünü TİKA ve Türkiye Cumhuriyeti’ne teşekkür ederek bitirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Moğolistan’da seracılığın geliştirilmesi amacıyla 2012 yılında kurulan Moğolistan Seracılar Birliği, 30 işletme ve 300  kişiden oluşan üyelere seracılık alanında eğitim ve danışmanlık hizmeti sağlıyor. Seracılık sektöründeki firmaları çatısı altında örgütleyen birlik, Moğolistan’ın kalkınma planı hedeflerine uygun olarak sera yatırımlarının ve sera üreticiliğinin sürdürülebilir gelişiminin sağlanması için faaliyet gösteriyor.</span></span></p>

<p><span><span>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Moğolistan’ın tarım sektörünü kalkındırmak, istihdamı arttırmak ve gıda güvenliğini geliştirmek amacıyla Moğolistan Seracılar Birliği’ne ait 400 metrekarelik alanda, damlama sulama sistemi, su deposu, ısıtma ve havalandırma sistemi olan kışlık sera kurdu.</span></span></p>

<p><span><span>Moğolistan’da yeni yeni gelişmekte olan seracılık sektöründe faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli birçok işletme desteğe ihtiyaç duyuyor. Yatırım ve tecrübeli insan kaynağı eksiklikleri ve yetersizliklerinin yanı sıra tohum, fide gibi girdi temininde sıkıntılar yaşayan seracılara destek sağlayan Seracılar Birliği; sağlıklı, verimli fide yetiştiriciliğinde bulunmak ve tohum politikası birliğinin sağlanmasına çözüm üretmek amacıyla çalışıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Yürüttüğü proje kapsamında Seracılar Birliği’ne destek sağlayan TİKA, 400 metrekarelik alanda, damlama sulama sistemi, su deposu, ısıtma ve havalandırma sistemi olan 1 adet kışlık sera kurdu. Kurulan kışlık sera sayesinde sebze fideleri yetiştirilerek diğer seracılara dağıtılması hedefleniyor.</span></span></p>

<p><span><span>Projenin tesliminde konuşan Moğolistan Seracılar Birliği Yönetici Müdürü Jargaltsengel Erhembayar, 2020 yılında birlik olarak TİKA’dan talepte bulunduklarını ve çok kısa süre içerisinde TİKA tarafından kışlık sera kurulduğu ve proje sayesinde üyelerinin fide yetiştirilmesinde karşılaştıkları sorunların çözümüne önemli katkılar sağlandığını ifade etti. Projenin önemini bir kez daha hatırlatan Moğolistan Seracılar Birliği Yönetici Müdürü Jargaltsengel Erhembayar, sözünü TİKA ve Türkiye Cumhuriyeti’ne teşekkür ederek bitirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Moğolistan’da seracılığın geliştirilmesi amacıyla 2012 yılında kurulan Moğolistan Seracılar Birliği, 30 işletme ve 300  kişiden oluşan üyelere seracılık alanında eğitim ve danışmanlık hizmeti sağlıyor. Seracılık sektöründeki firmaları çatısı altında örgütleyen birlik, Moğolistan’ın kalkınma planı hedeflerine uygun olarak sera yatırımlarının ve sera üreticiliğinin sürdürülebilir gelişiminin sağlanması için faaliyet gösteriyor.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/mogolistan2.png"></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Shell, Nijerya&amp;apos;da tarım arazilerini kirlettiği çiftçilere tazminat ödeyecek</title>
<link>https://trafikdernegi.com/shell-nijeryada-tarim-arazilerini-kirlettigi-ciftcilere-tazminat-oedeyecek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/shell-nijeryada-tarim-arazilerini-kirlettigi-ciftcilere-tazminat-oedeyecek</guid>
<description><![CDATA[ Hollanda&#039;daki Lahey Temyiz Mahkemesi, dünyanın ikinci büyük petrol şirketi Shell&#039;in, Nijerya&#039;daki tarım arazilerini kirleten petrol sızıntısından sorumlu olduğuna hükmetti. Shell, sızıntıdan zarar gördükleri gerekçesiyle davacı olan dört Nijeryalı çiftçiye tazminat ödeyecak. B0u karar, petrol kirliliğinden etkilenen diğer çiftçiler için de emsal teşkil edecek.

Nijerya&#039;nın güneyindeki Nijer Deltası&#039;nda yıllardır devam eden petrol sızıntısı nedeniyle, Belçika&#039;nın yüzölçümüne eşdeğer bir toprak parçası kirlendi.

Tarım arazileri ve balık çiftliklerinin, petrol kirliliğinden etkilendiğini belirten Nijeryalı dört çiftçi, 13 yıl önce Shell aleyhine dava açtı.

Çevre Savunma Örgütü (Millieudefensie) tarafından da desteklenen dava süreci, Lahey Temyiz Mahkemesi&#039;nin verdiği kararla sonuçlandı. Mahkeme, Shell Nijerya&#039;nın, petrol sızıntısı ve kirlilikten sorumlu olduğuna karar verdi.

Shell, bu karar doğrultusunda Nijeryalı çiftçilere tazminat ödeyecek. Mahkeme, yaklaşık 15 yıldır kirlilik nedeniyle tarım ve balıkçılık yapamayan çiftçilere ödenecek tazminat miktarını, ayrı bir oturumda belirleyecek.

Karar, petrol kirliliğinden etkilenmiş diğer Nijeryalı çiftçiler için de emsal teşkil edecek.

Mahkeme, ana şirket olan İngiltere-Hollanda ortaklığındaki çok uluslu Shell şirketinin olaydan sorumlu olmadığını belirtti. Ancak çok uluslu şirket yönetiminden, sızıntı tespit sistemi oluşturarak, yeni sızıntı ve kirliliğin önlenmesi için gerekli adımı atmasını istedi.

Shell avukatları, sızıntıların, petrol çalmak için kasıtlı olarak borularda delik açan bazı bölge sakinleri ve yerel çetelerden kaynaklandığını söyledi. Ana şirket yönetimi de, bölgedeki faaliyetlerin, yan kuruluş olan Shell Nijerya&#039;ya bağlı olduğunu savunarak, kirlilikten doğrudan sorumlu olmadığını savundu.

BM: Nijer Deltası&#039;ndaki içme suyu kanserojen maddeler içeriyor

Lahey Mahkemesi, 2013 yılında davacı dört Nijeryalı çiftçiden sadece birine tazminat ödenmesine karar vermişti. Mahkeme, kirlilikten sadece Shell Nijerya&#039;nın sorumlu olduğunu belirterek, ana şirketin suçlu olmadığını belirtmişti.

Hem Nijeryalı çiftçiler hem de Shell, bu karara itiraz ederek, temyiz başvurusunda bulunmuştu.

Davacı çiftçilerden Fidelis Oguru, Hollanda Televizyonu&#039;na (NOS), uzun süre arazilerini ve balık çiftliğini kullanamadığını söyledi. Nijeryalı çiftçinin avukatına göre, borulardan sızan yaklaşık 24 bin litre yağ, civardaki tarlalara ve balık havuzlarına yayıldı.

Davacılara göre, petrol sızıntısı, çevre ve ekonominin yanısıra, insan sağlığı için de ciddi olumsuzluklara yol açtı. Birleşmiş Milletler Çevre Örgütü, Nijer Deltası&#039;ndaki içme suyunun genellikle kanserojen maddeler içerdiğini saptadı.

Kirlenen bölgelerdeki yeni doğan bebeklerin 1 aydan önce ölme olasılığının da, diğer bölgelere göre yaklaşık 2 kat daha fazla olduğu belirlendi.





  ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/01/shell-nijeryada-tarim-arazilerini-kirlettigi-ciftcilere-tazminat-odeyecek-1612010897.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Shell, Nijeryada, tarım, arazilerini, kirlettiği, çiftçilere, tazminat, ödeyecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Hollanda'daki Lahey Temyiz Mahkemesi, dünyanın ikinci büyük petrol şirketi Shell'in, Nijerya'daki tarım arazilerini kirleten petrol sızıntısından sorumlu olduğuna hükmetti. Shell, sızıntıdan zarar gördükleri gerekçesiyle davacı olan dört Nijeryalı çiftçiye tazminat ödeyecak. B0u karar, petrol kirliliğinden etkilenen diğer çiftçiler için de emsal teşkil edecek.</span></span></p>

<p><span><span>Nijerya'nın güneyindeki Nijer Deltası'nda yıllardır devam eden petrol sızıntısı nedeniyle, Belçika'nın yüzölçümüne eşdeğer bir toprak parçası kirlendi.</span></span></p>

<p><span><span>Tarım arazileri ve balık çiftliklerinin, petrol kirliliğinden etkilendiğini belirten Nijeryalı dört çiftçi, 13 yıl önce Shell aleyhine dava açtı.</span></span></p>

<p><span><span>Çevre Savunma Örgütü (Millieudefensie) tarafından da desteklenen dava süreci, Lahey Temyiz Mahkemesi'nin verdiği kararla sonuçlandı. Mahkeme, Shell Nijerya'nın, petrol sızıntısı ve kirlilikten sorumlu olduğuna karar verdi.</span></span></p>

<p><span><span>Shell, bu karar doğrultusunda Nijeryalı çiftçilere tazminat ödeyecek. Mahkeme, yaklaşık 15 yıldır kirlilik nedeniyle tarım ve balıkçılık yapamayan çiftçilere ödenecek tazminat miktarını, ayrı bir oturumda belirleyecek.</span></span></p>

<p><span><span>Karar, petrol kirliliğinden etkilenmiş diğer Nijeryalı çiftçiler için de emsal teşkil edecek.</span></span></p>

<p><span><span>Mahkeme, ana şirket olan İngiltere-Hollanda ortaklığındaki çok uluslu Shell şirketinin olaydan sorumlu olmadığını belirtti. Ancak çok uluslu şirket yönetiminden, sızıntı tespit sistemi oluşturarak, yeni sızıntı ve kirliliğin önlenmesi için gerekli adımı atmasını istedi.</span></span></p>

<p><span><span>Shell avukatları, sızıntıların, petrol çalmak için kasıtlı olarak borularda delik açan bazı bölge sakinleri ve yerel çetelerden kaynaklandığını söyledi. Ana şirket yönetimi de, bölgedeki faaliyetlerin, yan kuruluş olan Shell Nijerya'ya bağlı olduğunu savunarak, kirlilikten doğrudan sorumlu olmadığını savundu.</span></span></p>

<h2><span><span>BM: Nijer Deltası'ndaki içme suyu kanserojen maddeler içeriyor</span></span></h2>

<p><span><span>Lahey Mahkemesi, 2013 yılında davacı dört Nijeryalı çiftçiden sadece birine tazminat ödenmesine karar vermişti. Mahkeme, kirlilikten sadece Shell Nijerya'nın sorumlu olduğunu belirterek, ana şirketin suçlu olmadığını belirtmişti.</span></span></p>

<p><span><span>Hem Nijeryalı çiftçiler hem de Shell, bu karara itiraz ederek, temyiz başvurusunda bulunmuştu.</span></span></p>

<p><span><span>Davacı çiftçilerden Fidelis Oguru, Hollanda Televizyonu'na (NOS), uzun süre arazilerini ve balık çiftliğini kullanamadığını söyledi. Nijeryalı çiftçinin avukatına göre, borulardan sızan yaklaşık 24 bin litre yağ, civardaki tarlalara ve balık havuzlarına yayıldı.</span></span></p>

<p><span><span>Davacılara göre, petrol sızıntısı, çevre ve ekonominin yanısıra, insan sağlığı için de ciddi olumsuzluklara yol açtı. Birleşmiş Milletler Çevre Örgütü, Nijer Deltası'ndaki içme suyunun genellikle kanserojen maddeler içerdiğini saptadı.</span></span></p>

<p><span><span>Kirlenen bölgelerdeki yeni doğan bebeklerin 1 aydan önce ölme olasılığının da, diğer bölgelere göre yaklaşık 2 kat daha fazla olduğu belirlendi.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/reuters31.jpg"></span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/reuters21.jpg"></span></span></p>

<p> </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Balıkçılık ve su ürünleri endüstrisinin durumu hakkında bilgilendirme toplantıları Kazakistan’la devam ediyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/balikcilik-ve-su-urunleri-endustrisinin-durumu-hakkinda-bilgilendirme-toplantilari-kazakistanla-devam-ediyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/balikcilik-ve-su-urunleri-endustrisinin-durumu-hakkinda-bilgilendirme-toplantilari-kazakistanla-devam-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ FISHCap çevirimiçi semineri, Kazakistan&#039;ın balıkçılık ve su ürünleri sektöründeki mevcut potansiyelini geliştirmeyi amaçlıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/01/balikcilik-ve-su-urunleri-endustrisinin-durumu-hakkinda-bilgilendirme-toplantilari-kazakistanla-devam-ediyor-1611216947.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Balıkçılık, ürünleri, endüstrisinin, durumu, hakkında, bilgilendirme, toplantıları, Kazakistan’la, devam, ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Balıkçılık ve su ürünleri sektörü bilgilendirme toplantıları, Kazakistan Cumhuriyeti Ekoloji, Jeoloji ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı, FAO ve Türkiye ve Kazakistan’daki ilgili özel sektör çevrelerinden temsilcilerin de aralarında bulunduğu çeşitli paydaşların katılımıyla 18 Ocak 2021 tarihinde Kazakistan ile devam etti.</span></p>

<p><span>FAO istatistiklerine göre 2016 yılında Kazakistan'daki balıkçılık ve su ürünleri sektöründe %22’si kadın olmak üzere yaklaşık 11.000 kişi istihdam edildi. Kazakistan 2019 yılında, 45.645 tonu avcılıktan ve 6.933 tonu su ürünleri yetiştiriciliğinden olmak üzere 52.578 ton balık üretimi gerçekleştirdi. 2019 yılında 36 ülkeye 30.000 ton (60 milyon USD) balık ve su ürünü ihraç eden Kazakistan, aynı yıl 43.500 ton balık ve su ürünleri ithal etti. 2016 yılında, ülkedeki kişi başına balık tüketiminin yaklaşık 5kg olduğu tahmin edilmiştir.</span></p>

<p><span>Çevrimiçi seminer, Kazakistan'ın balıkçılık ve su ürünleri sektöründeki mevcut potansiyelini geliştirmeyi amaçlıyor.</span></p>

<p><span>Seminer, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan, Türkiye, Türkmenistan ve Özbekistan'daki paydaşların temsilcilerine ve katılımcılara, Kazak balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği endüstrisi uzmanlarından güncel bilgiler almaları, sektördeki beklentileri ve zorlukları tartışmaları ve bağlantılarını genişletmeleri için çeşitli fırsatlar sağladı.</span></p>

<p><span>"Orta Asya, Azerbaycan ve Türkiye'de Sürdürülebilir Balıkçılık ve Su Ürünleri Yönetimi için Kapasite Geliştirme (FISHCap)" başlıklı FAO projesi kapsamında düzenlenen seminer, sürdürülebilir su ürünleri yetiştiriciliği ve balıkçılığın gelişimi için iş ortamını iyileştirmek amacıyla sektörler arası işbirliğinin önemi konusunda katılımcıları bilgilendirdi. Etkinlik ayrıca, katılımcıların COVID-19 pandemisinden kaynaklananlar da dahil olmak üzere balıkçılık ve su ürünleri endüstrisine ilişkin düşüncelerini ve karşılaştıkları zorlukları paylaşmalarını sağladı.</span></p>

<p><span>Seminerin açılış konuşmasını yapan FAO Balıkçılık ve Su Ürünleri Kıdemli Uzmanı Haydar Fersoy, aylık seminer serisinin ana amaçlarını ve hedeflerini katılımcılarla paylaştı. Fersoy, seminer serisinin  bölgesel ölçekte çok paydaşlı ortaklıklara katkıda bulunmayı, sektörler arası işbirliğini ve paydaşların katılımını güçlendirmek maksadıyla sektörel bilgi ve deneyimlerin paylaşılması için bir platform sağlamayı amaçladığını belirtti. </span></p>

<p><span>Fersoy'un konuşmasının ardından, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü Yetiştiricilik Daire Başkanı Özerdem Maltaş ve Kazakistan Cumhuriyeti Ekoloji, Jeoloji ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı adına Miras Gabbasov görüşlerini paylaştılar. Maltaş, Türkiye'nin bu tür projelerle bilgi ve tecrübesini bölge ülkeleriyle paylaşmaktan her zaman mutluluk duyduğunun altını çizdi. Kazakistan'ın potansiyelini ve zengin doğal kaynaklarını vurgulayan Gabbasov, ülkedeki sektörü geliştirmek amacıyla su ürünleri yetiştiriciliği ile ilgili bir yasa çıkarmanın planlandığını ifade etti.</span></p>

<p><span>Açılış konuşmalarının ardından etkinlik, balık üretim sistemleri ve sektördeki kadın ve gençlerin durumu gibi bir dizi konuyu kapsayan “Endüstrinin Durumu” başlıklı oturumla devam etti. İkinci oturumda, katılımcıların Kazakistan’daki balıkçılık ve su ürünleri sektörünün performansını ele aldıkları bir bölüm ve onu takip eden bir değerlendirme paneli yer aldı.</span></p>

<p><span>Seminer, özel sektör temsilcilerinin uzmanlara sorular yönelttiği soru cevap oturumuyla sona erdi.</span></p>

<p><span>Etkinlikten sonra, FAO'nun ilgili koleksiyonunun bir parçası olarak, ilk kez Kazakistan Ulusal Su Ürünleri Sektörü Değerlendirmesi hazırlanacak.</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Alman çiftçiler tarımda dönüşüm istiyor: &amp;quot;Bıktık&amp;quot;</title>
<link>https://trafikdernegi.com/alman-ciftciler-tarimda-doenusum-istiyor-biktik</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/alman-ciftciler-tarimda-doenusum-istiyor-biktik</guid>
<description><![CDATA[ Almanya&#039;da çiftçiler ve çevre aktivistleri, federal hükümet ve Avrupa Birliği&#039;ne (AB) tarım alanında köklü bir dönüşüm çağrısında bulundu.

Cumartesi günü Berlin’deki başbakanlık binası ve Başbakan Angela Merkel&#039;in partisi Hristiyan Demokrat Birlik&#039;in (CDU) genel merkezi önünde gösteri düzenlendi.

&quot;Bıktık&quot; adını taşıyan oluşumun organize ettiği eylem, her yıl tarım fuarı Grüne Woche (tr. Yeşil Hafta) kapsamında düzenleniyor. Bu yılki eylemde, korona pandemisi nedeniyle, Berlin kent merkezinde geçen yıllara göre çok daha az kişi bir araya geldi.

Başbakanlık binası önünde &quot;Tarım endüstrisinden bıktık&quot; ve &quot;Ekolojik bir tarım için, daha fazla iklim koruma için&quot; ifadelerinin yazılı olduğu pankartlar taşındı. Eylemciler &quot;iklim dostu tarım&quot; ve &quot;türe uygun hayvancılık&quot; talebinde bulundu.

Başbakanlık binası önünde çiftçiler, traktörleriyle konvoy oluşturdu. Öte yandan eyleme katılanlar, bina önünde yaklaşık 10 bin ayak izi bıraktı. Pandemi nedeniyle organizatörler, &quot;Tarımda dönüşümü başlat&quot; sloganı altında, destekçilerine, ayak izlerinin ve siyasi ifadelerinin yer aldığı fotoğraflarını gönderme çağrısında bulunmuştu.

Eylemi organize eden ittifak adına açıklamada bulunan Saskia Richartz, &quot;Ucuz gıda, ne tarıma ne de tüketicilere yarayan bir çıkmaz sokaktır&quot; diye konuştu. Tarım Bakanı Julia Klöckner&#039;i &quot;başarısızlıkla&quot; suçlayan Richartz, bakanın &quot;tarlalar, hayvanlar ve çevre pahasına bir siyaset&quot; izlediğini savundu. Richartz, hükümetin pestisit kullanımına son verilmesi için de adım atması ve &quot;yeryüzünün satılıp tüketilmesinin&quot; karşısında durması gerektiğini ifade etti.

&quot;Bıktık&quot; oluşumu içerisinde tarım, çevre koruma ve sivil toplumdan toplam yaklaşık 60 örgütlenme yer alıyor. Oluşumun hedefleri arasında, tarımda gen tekniğinin kullanılmasının engellenmesi ve kitlesel hayvancılığa son verilmesi de yer alıyor. Eylemciler, Eylül ayında yapılacak federal seçimlerde, &quot;başarısızlıkla sonuçlanan tarım politikasının görevden alınması&quot; çağrısında bulunuyor.

Federal hükümetin tarım politikasına yönelik tepkilere ilişkin açıklamalarda bulunan Tarım Bakanı Klöckner, &quot;kutuplaşma ve genellemelerin&quot; çözüme katkı sağlamadığını söylemişti. Klöckner, &quot;Çiftçilerimiz ve gıda üreticilerimiz, açlıktan muzdarip olmayan ve ekmekleri hakkında her gün kafa yormak zorunda olmayan milyonlarca insanı doyuruyor&quot; demişti.



 ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/01/alman-ciftciler-tarimda-donusum-istiyor-biktik-1610891542.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Alman, çiftçiler, tarımda, dönüşüm, istiyor:, Bıktık</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Almanya'da çiftçiler ve çevre aktivistleri, federal hükümet ve Avrupa Birliği'ne (AB) tarım alanında köklü bir dönüşüm çağrısında bulundu.</span></span></p>

<p><span><span>Cumartesi günü Berlin’deki başbakanlık binası ve Başbakan Angela Merkel'in partisi Hristiyan Demokrat Birlik'in (CDU) genel merkezi önünde gösteri düzenlendi.</span></span></p>

<p><span><span>"Bıktık" adını taşıyan oluşumun organize ettiği eylem, her yıl tarım fuarı Grüne Woche (tr. Yeşil Hafta) kapsamında düzenleniyor. Bu yılki eylemde, korona pandemisi nedeniyle, Berlin kent merkezinde geçen yıllara göre çok daha az kişi bir araya geldi.</span></span></p>

<p><span><span>Başbakanlık binası önünde "Tarım endüstrisinden bıktık" ve "Ekolojik bir tarım için, daha fazla iklim koruma için" ifadelerinin yazılı olduğu pankartlar taşındı. Eylemciler "iklim dostu tarım" ve "türe uygun hayvancılık" talebinde bulundu.</span></span></p>

<p><span><span>Başbakanlık binası önünde çiftçiler, traktörleriyle konvoy oluşturdu. Öte yandan eyleme katılanlar, bina önünde yaklaşık 10 bin ayak izi bıraktı. Pandemi nedeniyle organizatörler, "Tarımda dönüşümü başlat" sloganı altında, destekçilerine, ayak izlerinin ve siyasi ifadelerinin yer aldığı fotoğraflarını gönderme çağrısında bulunmuştu.</span></span></p>

<p><span><span>Eylemi organize eden ittifak adına açıklamada bulunan Saskia Richartz, "Ucuz gıda, ne tarıma ne de tüketicilere yarayan bir çıkmaz sokaktır" diye konuştu. Tarım Bakanı Julia Klöckner'i "başarısızlıkla" suçlayan Richartz, bakanın "tarlalar, hayvanlar ve çevre pahasına bir siyaset" izlediğini savundu. Richartz, hükümetin pestisit kullanımına son verilmesi için de adım atması ve "yeryüzünün satılıp tüketilmesinin" karşısında durması gerektiğini ifade etti.</span></span></p>

<p><span><span>"Bıktık" oluşumu içerisinde tarım, çevre koruma ve sivil toplumdan toplam yaklaşık 60 örgütlenme yer alıyor. Oluşumun hedefleri arasında, tarımda gen tekniğinin kullanılmasının engellenmesi ve kitlesel hayvancılığa son verilmesi de yer alıyor. Eylemciler, Eylül ayında yapılacak federal seçimlerde, "başarısızlıkla sonuçlanan tarım politikasının görevden alınması" çağrısında bulunuyor.</span></span></p>

<p><span><span>Federal hükümetin tarım politikasına yönelik tepkilere ilişkin açıklamalarda bulunan Tarım Bakanı Klöckner, "kutuplaşma ve genellemelerin" çözüme katkı sağlamadığını söylemişti. Klöckner, "Çiftçilerimiz ve gıda üreticilerimiz, açlıktan muzdarip olmayan ve ekmekleri hakkında her gün kafa yormak zorunda olmayan milyonlarca insanı doyuruyor" demişti.</span></span></p>

<p><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/alm311.jpg"></p>

<p><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/alm211.jpg"></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TİKA’dan Suriye’nin Kuzeyinde Tarıma Destek</title>
<link>https://trafikdernegi.com/tikadan-suriyenin-kuzeyinde-tarima-destek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/tikadan-suriyenin-kuzeyinde-tarima-destek</guid>
<description><![CDATA[ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Hatay İl Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde Afrin Bölgesi’nde “Çilek Bahçeleri Projesi” hayata geçirildi.

Afrin Bölgesinde ana geçim kaynağını tarım sektörü oluşturuyor. Bölgede toplam 150.000 hektar tarım arazisi ve bu arazileri işleyen yaklaşık 22.500 çiftçi bulunuyor. Zeytini ile ön planda olan bölge, iklimi itibariyle çilek yetiştiriciliğine de uygun.  Ancak bölgede yetiştiriciliği yapılamayan çileğin talebi bölge dışından karşılanıyor.

TİKA ve Hatay İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile işbirliğinde hayata geçirilen proje ile TİKA tarafından çilek bahçeleri kurulumu gerçekleştirilerek, Hatay İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından çiftçilere çilek yetiştiriciliği eğitimleri verildi.

Küçük arazi sahiplerinin üretime katılması ve geçim kaynaklarının çeşitlendirilerek gelirlerinin yükseltilmesinin amaçlandığı proje kapsamında, bölgede üretici başına 1 dekar ile sınırlı olmak üzere çilek bahçeleri tesis edildi.

Proje sayesinde çileğin üretiminin yaygınlaştırılması, üretim miktarının yükseltilmesi, bölge üreticilerinin refah seviyesinin arttırılarak, çilek ihtiyacını diğer bölgeler yerine kendi içinden karşılayarak küçük arazilerin üretime kazandırılması amaçlanıyor.

Bölgede TİKA tarafından gerçekleştirilen mikro ölçekli ve gelir getirici tarım projelerinin önümüzdeki dönemlerde de sürdürülmesi hedefleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/01/tikadan-suriyenin-kuzeyinde-tarima-destek-1610394220.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>TİKA’dan, Suriye’nin, Kuzeyinde, Tarıma, Destek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Hatay İl Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliğinde Afrin Bölgesi’nde “Çilek Bahçeleri Projesi” hayata geçirildi.</span></span></p>

<p><span><span>Afrin Bölgesinde ana geçim kaynağını tarım sektörü oluşturuyor. Bölgede toplam 150.000 hektar tarım arazisi ve bu arazileri işleyen yaklaşık 22.500 çiftçi bulunuyor. Zeytini ile ön planda olan bölge, iklimi itibariyle çilek yetiştiriciliğine de uygun.  Ancak bölgede yetiştiriciliği yapılamayan çileğin talebi bölge dışından karşılanıyor.</span></span></p>

<p><span><span>TİKA ve Hatay İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile işbirliğinde hayata geçirilen proje ile TİKA tarafından çilek bahçeleri kurulumu gerçekleştirilerek, Hatay İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından çiftçilere çilek yetiştiriciliği eğitimleri verildi.</span></span></p>

<p><span><span>Küçük arazi sahiplerinin üretime katılması ve geçim kaynaklarının çeşitlendirilerek gelirlerinin yükseltilmesinin amaçlandığı proje kapsamında, bölgede üretici başına 1 dekar ile sınırlı olmak üzere çilek bahçeleri tesis edildi.</span></span></p>

<p><span><span>Proje sayesinde çileğin üretiminin yaygınlaştırılması, üretim miktarının yükseltilmesi, bölge üreticilerinin refah seviyesinin arttırılarak, çilek ihtiyacını diğer bölgeler yerine kendi içinden karşılayarak küçük arazilerin üretime kazandırılması amaçlanıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Bölgede TİKA tarafından gerçekleştirilen mikro ölçekli ve gelir getirici tarım projelerinin önümüzdeki dönemlerde de sürdürülmesi hedefleniyor.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünya gıda fiyatları Aralık&amp;apos;ta üst üste yedinci ayda da arttı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/dunya-gida-fiyatlari-aralikta-ust-uste-yedinci-ayda-da-artti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/dunya-gida-fiyatlari-aralikta-ust-uste-yedinci-ayda-da-artti</guid>
<description><![CDATA[ FAO Gıda Fiyat Endeksi, 2020 boyunca üç yılın en yüksek seviyesine ulaştı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/01/dunya-gida-fiyatlari-aralikta-ust-uste-yedinci-ayda-da-artti-1610030362.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünya, gıda, fiyatları, Aralıkta, üst, üste, yedinci, ayda, arttı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün bugün yayınladığına göre, dünya gıda fiyatları Aralık ayında süt ürünleri ve bitkisel yağlar başta olmak üzere üst üste yedinci ayda da arttı.</span></p>

<p><span><a href="http://www.fao.org/worldfoodsituation/foodpricesindex/en/" rel="noopener noreferrer" target="_blank">FAO Gıda Fiyat Endeksi</a> Aralık ayında ortalama 107.5 puan ile Kasım ayına göre yüzde 2.2 daha yüksek. Yaygın olarak ticareti yapılan gıda emtialarının uluslararası fiyatlarındaki aylık değişiklikleri izleyen endeks, 2020 yılı süresince ortalama 97.9 puan seviyesinde. Bu rakamın 2019'a göre yüzde 3.1'lik fazla olmasına rağmen, son üç yılın en yüksek seviyesi. Diğer taraftan aynı rakam 2011'deki tarihi zirvenin hala yüzde 25 altında.</span></p>

<p><span>FAO Tahıl Fiyat Endeksi Kasım ayına göre yüzde 1.1 arttı ve 2020'nin tamamı için 2019 seviyesinin ortalama yüzde 6.6 üzerinde. Aralık ayında buğday, mısır, sorgum ve pirinç için ihracat fiyatları, Rusya Federasyonu'nun yanı sıra Kuzey ve Güney Amerika'daki büyüme koşulları ve mahsul beklentileri konusundaki endişelerden dolayı kısmen yükseldi. Yıllık bazda, 2020'de pirinç ihracat fiyatları 2019'a göre yüzde 8.6, mısır ve buğday için ise sırasıyla yüzde 7.6 ve yüzde 5.6 arttı.</span></p>

<p><span>FAO Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi Aralık ayında yüzde 4.7 artarak Eylül 2012'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Fiyatlar, Palm yağı üreten başlıca ülkelerde devam eden arz sıkışıklığının yanı sıra, uluslararası ticaret Endonezya'daki ihracat vergilerindeki keskin artıştan etkilendi. Uluslararası soya yağı fiyatları, Arjantin'deki hem ezme faaliyetlerini hem de liman lojistiğini etkileyen uzun süreli grevler nedeniyle kısmen yükseldi. Bu alt endeks, 2020'de bir önceki yıla göre ortalama yüzde 19.1 daha yüksekti.</span></p>

<p><span>FAO Süt Ürünleri Fiyat Endeksi Aralık ayında yüzde 3.2 artarak üst üste yedi aydır yükselmekte.  Okyanusya'nın süt üretimindeki daha kuru ve daha sıcak koşulların yanı sıra Batı Avrupa'daki yüksek iç talebin neden olduğu güçlü küresel ithalat talebi nedeniyle tüm kategorilerde artış yaşandı. Diğer taraftan, 2020 boyunca, Süt Ürünleri Fiyat Endeksi, 2019'a göre ortalama yüzde 1.0 daha düşüktü.</span></p>

<p><span>FAO Et Fiyat Endeksi Aralık ayında yüzde 1.7 artarken, tüm yıl ortalaması 2019'un yüzde 4.5 altında kaldı. Özellikle Orta Doğu'dan artan ithalat talebi, önemli üretici ülkelerdeki yüksek iç satışlar ve Avrupa'daki kuş gribi salgınlarının olumsuz etkisi ile canlanan kümes hayvanı et fiyatları yılın son ayında toparlandı. Afrika Domuz Gribi salgınları sonucunda Almanya'nın Asya pazarlarına yaptığı ihracatın askıya alınmasının etkisiyle domuz eti fiyatları biraz düştü.</span></p>

<p><span>FAO Şeker Fiyat Endeksi bir önceki aydaki belirgin artışın ardından Aralık ayında yüzde 0.6 düştü. 2020 yılı boyunca, alt endeks 2019'dakinden yüzde 1.1 daha yüksekti. Bu durum Çin'in ithalattaki büyük artışını yansıtıyor. Brezilya ve Hindistan’da artan üretim beklentileriyle yukarı yönlü baskı hafiflerken, Endonezya'nın yiyecek ve içecek endüstrisinden rafine şeker talebinin arttığı görülüyor.</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Balıkçılık ve su ürünleri endüstrisinin durumu hakkında bilgilendirme toplantıları Kırgızistan’la devam ediyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/balikcilik-ve-su-urunleri-endustrisinin-durumu-hakkinda-bilgilendirme-toplantilari-kirgizistanla-devam-ediyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/balikcilik-ve-su-urunleri-endustrisinin-durumu-hakkinda-bilgilendirme-toplantilari-kirgizistanla-devam-ediyor</guid>
<description><![CDATA[  “Balıkçılık ve Su Ürünleri Endüstrisinin Durumu” başlıklı aylık bilgilendirme toplantılarının ikincisi, FAO temsilcileri, Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri, Kırgız Cumhuriyeti Tarım, Gıda Sanayii ve Islah Bakanlığı yetkilileri ve uzmanları? ile özel sektör temsilcilerinin katılımıyla 14 Aralık 2020 tarihinde Kırgızistan’la devam etti. “Orta Asya, Azerbaycan ve Türkiye&#039;de Sürdürülebilir Balıkçılık ve Su Ürünleri Yönetimi için Kapasite Geliştirme (FISHCap)” başlıklı proje kapsamında düzenlenen etkinlikte, Kırgızistan&#039;daki balıkçılık ve su ürünleri endüstrisinin ayrıntılı bir fotoğrafı çekildi. Kırgızistan&#039;daki balıkçılık ve su ürünleri sektörünün önde gelen paydaşlarından temsilciler, etkinlikte istihdamdan sektördeki kadınların statüsüne kadar uzanan geniş bir yelpazede çeşitli konuları tartışma fırsatı buldular. Ayrıca, ülkedeki balıkçılık ve su ürünleri endüstrisinin sürdürülebilirliğini ve verimliliğini artırmanın yolları da etkinlikte ayrıntılı olarak ele alındı. 

Etkinlik, FAO Kırgızistan Temsilcisi Adnan Quereshi&#039;nin konuşmasıyla başladı. 10 yıl önce Kırgızistan&#039;da neredeyse balıkçılık ve su ürünleri sektörünün bulunmadığını hatırlatan Quereshi, sektörün son yıllarda hızla geliştiğini ifade etti. Quereshi, ülkenin bir süredir sektörde teknoloji transferine odaklandığını da belirtti.   

FAO Balıkçılık ve Su Ürünleri Kıdemli Uzmanı Haydar Fersoy, seminerin beklenen sonuçlarını katılımcılarla paylaştı. Fersoy, seminer serisinin balıkçılık ve su ürünleri endüstrisinin gelişimini desteklemek için bölgesel bir paydaş ağ platformu oluşturmayı amaçladığını belirterek, “bölgesel ağ oluşturmak; deneyim ve bilgi alışverişi ve iyi uygulama, sürdürülebilir ve rekabetçi bir balıkçılık ve su ürünleri endüstrisine katkıda bulunur” dedi.

Fersoy&#039;un ardından katılımcılara seslenen FAO Bölgesel Program Lideri Raimund Jehle, balıkçılık ve su ürünleri sektörünün yoksulluğun azaltılmasında kilit rol oynadığını hatırlatarak, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına ulaşılmasıyla ilişkili olarak sürdürülebilir balıkçılık ve su ürünleri desteklemek için özel sektörle işbirliğinin önemini vurguladı.

Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Turgay Türkyılmaz yaptığı konuşmada, Bakanlık olarak bölgesel ölçekte özel sektörle işbirliğinin önemine vurgu yaparak balıkçılık ve su ürünlerini geliştirmeye destek olacaklarının altını çizdi.

Son açılış konuşmasını, Kırgız Cumhuriyeti Tarım, Gıda Sanayi ve Islah Bakanlığı Bakan Yardımcısı Janybek Kerimaliev yaptı. Kerimaliev, gıda güvenliğini artırmak için bu seminerlerin çok önemli olduğuna dikkat çekti.

Seminer, katılımcıların Kırgızistan&#039;da balıkçılık ve su ürünleri sektörünün durumunu ve ülkedeki sektörün performansını öğrenme fırsatı buldukları teknik oturumlarla devam etti. Son oturumda, sektörün sürdürülebilirliğini ve verimliliğini artırmanın ve endüstri ortaklarıyla daha fazla işbirliği yapmanın yolları üzerine fikirler tartışıldı.

FAO-Türkiye Ortaklık Programı Hakkında

FAO-Türkiye Ortaklık Programları, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkiye, Türkmenistan, Özbekistan ve diğer ilgili ülkelerde gıda güvenliğinin sağlanması, kırsal yoksulluğun azaltılması, sürdürülebilir orman yönetimi, çölleşmeyle mücadele ve ekosistemlerin korunmasına destek olmayı amaçlar.

2007’de kurulan FAO-Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklık Programı’nın (FTPP) ilk fazı, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini temsilen Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sağlanan 10 milyon ABD Doları tutarındaki güven fonundan finanse edildi. Programın ilk fazı olan 2009-2015 yılları arasında 16 ülkede 28 proje uygulandı. 2014 yılında, Türkiye Cumhuriyeti&#039;nin 20 milyon ABD Doları tutarındaki ek finansmanı ile FTPP&#039;nin ikinci fazı ve aynı zamanda FAO-Türkiye Ormancılık Ortaklık Programı (FTFP) başlatıldı. Böylece Türkiye’nin bu Programlar çerçevesindeki toplam katkısı 30 milyon ABD Doları’na ulaştı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2020/12/balikcilik-ve-su-urunleri-endustrisinin-durumu-hakkinda-bilgilendirme-toplantilari-kirgizistanla-devam-ediyor-1608116109.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Balıkçılık, ürünleri, endüstrisinin, durumu, hakkında, bilgilendirme, toplantıları, Kırgızistan’la, devam, ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span> “Balıkçılık ve Su Ürünleri Endüstrisinin Durumu” başlıklı aylık bilgilendirme toplantılarının ikincisi, FAO temsilcileri, Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilileri, Kırgız Cumhuriyeti Tarım, Gıda Sanayii ve Islah Bakanlığı yetkilileri ve uzmanları? ile özel sektör temsilcilerinin katılımıyla 14 Aralık 2020 tarihinde Kırgızistan’la devam etti. “Orta Asya, Azerbaycan ve Türkiye'de Sürdürülebilir Balıkçılık ve Su Ürünleri Yönetimi için Kapasite Geliştirme (FISHCap)” başlıklı proje kapsamında düzenlenen etkinlikte, Kırgızistan'daki balıkçılık ve su ürünleri endüstrisinin ayrıntılı bir fotoğrafı çekildi. Kırgızistan'daki balıkçılık ve su ürünleri sektörünün önde gelen paydaşlarından temsilciler, etkinlikte istihdamdan sektördeki kadınların statüsüne kadar uzanan geniş bir yelpazede çeşitli konuları tartışma fırsatı buldular. Ayrıca, ülkedeki balıkçılık ve su ürünleri endüstrisinin sürdürülebilirliğini ve verimliliğini artırmanın yolları da etkinlikte ayrıntılı olarak ele alındı. </span></span></p>

<p><span><span>Etkinlik, FAO Kırgızistan Temsilcisi Adnan Quereshi'nin konuşmasıyla başladı. 10 yıl önce Kırgızistan'da neredeyse balıkçılık ve su ürünleri sektörünün bulunmadığını hatırlatan Quereshi, sektörün son yıllarda hızla geliştiğini ifade etti. Quereshi, ülkenin bir süredir sektörde teknoloji transferine odaklandığını da belirtti.   </span></span></p>

<p><span><span>FAO Balıkçılık ve Su Ürünleri Kıdemli Uzmanı Haydar Fersoy, seminerin beklenen sonuçlarını katılımcılarla paylaştı. Fersoy, seminer serisinin balıkçılık ve su ürünleri endüstrisinin gelişimini desteklemek için bölgesel bir paydaş ağ platformu oluşturmayı amaçladığını belirterek, “bölgesel ağ oluşturmak; deneyim ve bilgi alışverişi ve iyi uygulama, sürdürülebilir ve rekabetçi bir balıkçılık ve su ürünleri endüstrisine katkıda bulunur” dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Fersoy'un ardından katılımcılara seslenen FAO Bölgesel Program Lideri Raimund Jehle, balıkçılık ve su ürünleri sektörünün yoksulluğun azaltılmasında kilit rol oynadığını hatırlatarak, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına ulaşılmasıyla ilişkili olarak sürdürülebilir balıkçılık ve su ürünleri desteklemek için özel sektörle işbirliğinin önemini vurguladı.</span></span></p>

<p><span><span>Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Turgay Türkyılmaz yaptığı konuşmada, Bakanlık olarak bölgesel ölçekte özel sektörle işbirliğinin önemine vurgu yaparak balıkçılık ve su ürünlerini geliştirmeye destek olacaklarının altını çizdi.</span></span></p>

<p><span><span>Son açılış konuşmasını, Kırgız Cumhuriyeti Tarım, Gıda Sanayi ve Islah Bakanlığı Bakan Yardımcısı Janybek Kerimaliev yaptı. Kerimaliev, gıda güvenliğini artırmak için bu seminerlerin çok önemli olduğuna dikkat çekti.</span></span></p>

<p><span><span>Seminer, katılımcıların Kırgızistan'da balıkçılık ve su ürünleri sektörünün durumunu ve ülkedeki sektörün performansını öğrenme fırsatı buldukları teknik oturumlarla devam etti. Son oturumda, sektörün sürdürülebilirliğini ve verimliliğini artırmanın ve endüstri ortaklarıyla daha fazla işbirliği yapmanın yolları üzerine fikirler tartışıldı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>FAO-Türkiye Ortaklık Programı Hakkında</strong></span></span></p>

<p><span><span>FAO-Türkiye Ortaklık Programları, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkiye, Türkmenistan, Özbekistan ve diğer ilgili ülkelerde gıda güvenliğinin sağlanması, kırsal yoksulluğun azaltılması, sürdürülebilir orman yönetimi, çölleşmeyle mücadele ve ekosistemlerin korunmasına destek olmayı amaçlar.</span></span></p>

<p><span><span>2007’de kurulan FAO-Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklık Programı’nın (FTPP) ilk fazı, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini temsilen Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sağlanan 10 milyon ABD Doları tutarındaki güven fonundan finanse edildi. Programın ilk fazı olan 2009-2015 yılları arasında 16 ülkede 28 proje uygulandı. 2014 yılında, Türkiye Cumhuriyeti'nin 20 milyon ABD Doları tutarındaki ek finansmanı ile FTPP'nin ikinci fazı ve aynı zamanda FAO-Türkiye Ormancılık Ortaklık Programı (FTFP) başlatıldı. Böylece Türkiye’nin bu Programlar çerçevesindeki toplam katkısı 30 milyon ABD Doları’na ulaştı.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TİKA’dan Somaliland’daki Çiftçilere Ekipmanı Desteği</title>
<link>https://trafikdernegi.com/tikadan-somalilanddaki-ciftcilere-ekipmani-destegi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/tikadan-somalilanddaki-ciftcilere-ekipmani-destegi</guid>
<description><![CDATA[ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Somaliland’ın Sanaag bölgesinde yaşanan sel felaketinden zarar gören 60 çiftçiye; 60 adet sulama motopompu, 15’er metrelik Helezonik sulama borusu, ve 85’er metrelik kangal sulama borusundan oluşan sulama ekipmanı desteğinde bulundu.

Somaliland Bölgesinde süregelen iklim özelliği olarak yağışlar ‘Şiddetli Sağanak’ şeklinde oluşmakta, yağan yağmurlar neticesinde özellikle dere kenarlarında sel felaketi yaşanmaktadır. Somaliland’da geçtiğimiz yıl yaşanan sel felaketi neticesinde pek çok çiftçinin motopompları ve sulama boruları sele kapılmış, Sanag ve Sool bölgelerinde yaşayan ve dere kenarlarındaki küçük arazilerinde sebze ziraati yapan çiftçiler maddi zarar görmüşlerdi.

Yer altı su konusunda zengin ve civarda sebze tarımının en yoğun yapıldığı Sanag’da bölgesinde yaşayan 60 çiftçiye TİKA tarafından sağlanan Motopomp ve sulama borusu yardımı sayesinde, düşük gelirli üreticilerin desteklenerek, sulu tarımın bölgelerde sürdürülebilirliğine katkı sağlanması hedefleniyor. Yürütülen projenin aynı zamanda bölgedeki su çıkarma sorunlarının azaltılmasına destek sağlamasının yanı sıra, modern tarım ekipmanlarının yaygınlaştırılması hedefleniyor.

Erigabo şehrinde gerçekleştirilen dağıtım törenine, Tarım Bakanı Ahmed Mumin Seed, Bölge Valisi Eng. Ahmed Osman Hasan, Erigabo Şehri Belediye Başkanı İsmail H. Nuur, TİKA Somali Koordinatör Yardımcısı İlhami Turus ve çiftçiler katıldı.





TİKA Somali koordinatör Yardımcısı İlhami Turus törende yaptığı konuşmada; “Türkiye’den gelen bu ekipmanları kullanarak daha verimli bir üretim yapacağınıza inanıyorum. TİKA olarak Somaliland halkının yanında olmayı devam edeceğiz. İnşallah önümüzdeki senelerde farklı ve daha büyük projelerle yanınızda olacağız.” ifadelerini kullandı.

Sanaag Bölge Valisi Ahmed Osman Hasan yaptığı konuşmada Türk halkına ve ekipmanları çiftçilere ulaştıran TİKA’ya teşekkür etti. Somaliland’ın en büyük bölgesi olan Sanaag’daki çiftçilere teknik ekipman verildiği takdirde Somaliland halkının ihtiyaç duyulan sebze ürünlerini üretilebileceğini söyleyen Hasan; “Bugünde bu 60 motopomp ve ekipmanları dağıtılan çiftçilere diyorum ki, bu bir başlangıçtır, eğer bu ekipmanlara sahip çıkarsanız ve iyi bir şekilde değerlendirseniz devamı gelir. TİKA’nın bölgedeki çalışmalarını artırmasını talep ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Somaliland Tarım Bakanı Ahmed Mumin Seed da yaptığı konuşmada; Sulama ekipmanlarını bu bölgede çiftçilere ulaştıran Türkiye Cumhuriyeti ve TİKA’ya teşekkür etti. Bakan konuşmasında; “Sanaag bölgesi, Somaliland’ın tarım arazısın açısından en büyük ve bereketli topraklara sahip olan bölgelerinden birisidir. Kıtlık dönemlerinde bu bölgeden fazla şikayet gelmez, çünkü diğer bölgelere göre daha fazla tarımsal faaliyetler yürütülmektedir. Sanaag su açısından en zengin bölgelerden birisidir. Bakanlığımızın stratejisi gereği bu bölgenin sebze ihtiyaçlarımızı karşılamasını hedefliyoruz. Bu ekipmanları alan çiftçilerimizin bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmelerini bekliyoruz. Bakanlık olarak bu ekipmanların takipçisi olacağız ve denetimlerini yapacağız.” dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2020/12/tikadan-somalilanddaki-ciftcilere-ekipmani-destegi-1607855206.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>TİKA’dan, Somaliland’daki, Çiftçilere, Ekipmanı, Desteği</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Somaliland’ın Sanaag bölgesinde yaşanan sel felaketinden zarar gören 60 çiftçiye; 60 adet sulama motopompu, 15’er metrelik Helezonik sulama borusu, ve 85’er metrelik kangal sulama borusundan oluşan sulama ekipmanı desteğinde bulundu.</span></span></p>

<p><span><span>Somaliland Bölgesinde süregelen iklim özelliği olarak yağışlar ‘Şiddetli Sağanak’ şeklinde oluşmakta, yağan yağmurlar neticesinde özellikle dere kenarlarında sel felaketi yaşanmaktadır. Somaliland’da geçtiğimiz yıl yaşanan sel felaketi neticesinde pek çok çiftçinin motopompları ve sulama boruları sele kapılmış, Sanag ve Sool bölgelerinde yaşayan ve dere kenarlarındaki küçük arazilerinde sebze ziraati yapan çiftçiler maddi zarar görmüşlerdi.</span></span></p>

<p><span><span>Yer altı su konusunda zengin ve civarda sebze tarımının en yoğun yapıldığı Sanag’da bölgesinde yaşayan 60 çiftçiye TİKA tarafından sağlanan Motopomp ve sulama borusu yardımı sayesinde, düşük gelirli üreticilerin desteklenerek, sulu tarımın bölgelerde sürdürülebilirliğine katkı sağlanması hedefleniyor. Yürütülen projenin aynı zamanda bölgedeki su çıkarma sorunlarının azaltılmasına destek sağlamasının yanı sıra, modern tarım ekipmanlarının yaygınlaştırılması hedefleniyor.</span></span></p>

<p><span><span>Erigabo şehrinde gerçekleştirilen dağıtım törenine, Tarım Bakanı Ahmed Mumin Seed, Bölge Valisi Eng. Ahmed Osman Hasan, Erigabo Şehri Belediye Başkanı İsmail H. Nuur, TİKA Somali Koordinatör Yardımcısı İlhami Turus ve çiftçiler katıldı.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/ti31.jpg"></span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/ti21(1).jpg"></span></span></p>

<p><span><span>TİKA Somali koordinatör Yardımcısı İlhami Turus törende yaptığı konuşmada; “Türkiye’den gelen bu ekipmanları kullanarak daha verimli bir üretim yapacağınıza inanıyorum. TİKA olarak Somaliland halkının yanında olmayı devam edeceğiz. İnşallah önümüzdeki senelerde farklı ve daha büyük projelerle yanınızda olacağız.” ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span>Sanaag Bölge Valisi Ahmed Osman Hasan yaptığı konuşmada Türk halkına ve ekipmanları çiftçilere ulaştıran TİKA’ya teşekkür etti. Somaliland’ın en büyük bölgesi olan Sanaag’daki çiftçilere teknik ekipman verildiği takdirde Somaliland halkının ihtiyaç duyulan sebze ürünlerini üretilebileceğini söyleyen Hasan; “Bugünde bu 60 motopomp ve ekipmanları dağıtılan çiftçilere diyorum ki, bu bir başlangıçtır, eğer bu ekipmanlara sahip çıkarsanız ve iyi bir şekilde değerlendirseniz devamı gelir. TİKA’nın bölgedeki çalışmalarını artırmasını talep ediyoruz.” ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span>Somaliland Tarım Bakanı Ahmed Mumin Seed da yaptığı konuşmada; Sulama ekipmanlarını bu bölgede çiftçilere ulaştıran Türkiye Cumhuriyeti ve TİKA’ya teşekkür etti. Bakan konuşmasında; “Sanaag bölgesi, Somaliland’ın tarım arazısın açısından en büyük ve bereketli topraklara sahip olan bölgelerinden birisidir. Kıtlık dönemlerinde bu bölgeden fazla şikayet gelmez, çünkü diğer bölgelere göre daha fazla tarımsal faaliyetler yürütülmektedir. Sanaag su açısından en zengin bölgelerden birisidir. Bakanlığımızın stratejisi gereği bu bölgenin sebze ihtiyaçlarımızı karşılamasını hedefliyoruz. Bu ekipmanları alan çiftçilerimizin bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmelerini bekliyoruz. Bakanlık olarak bu ekipmanların takipçisi olacağız ve denetimlerini yapacağız.” dedi.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gıda Güvenliği Alanında Yeni Bir Bölgesel Program Şekilleniyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/gida-guvenligi-alaninda-yeni-bir-boelgesel-program-sekilleniyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/gida-guvenligi-alaninda-yeni-bir-boelgesel-program-sekilleniyor</guid>
<description><![CDATA[ FAO Orta Asya Alt Bölge Koordinatörü ve Türkiye Temsilcisi Viorel Gutu, &quot;COVID-19 salgınıyla mücadele ederken, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı çatısı altında gıda güvenliğinin ele alınması yaklaşık yarım milyar insanın hayatına dokunacağı için büyük anlam ifade ediyor&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2020/12/gida-guvenligi-alaninda-yeni-bir-bolgesel-program-sekilleniyor-1607768204.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:09 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gıda, Güvenliği, Alanında, Yeni, Bir, Bölgesel, Program, Şekilleniyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Gıda Güvenliği Bölgesel Programı’nın (EİT-GGBP) güncellenmesine ilişkin Birinci İstişare Toplantısı, EİT ve EİT Gıda Güvenliği Bölgesel Koordinasyon Merkezi (ECO-RCC) temsilcileri, EİT üyesi ülkelerin temsilcileri ve FAO uzmanlarının katılımıyla 9 Aralık’ta düzenlendi.  </span></span></p>

<p><span><span>Toplantının amacı, üye ülkelere yeni Gıda Güvenliği Bölgesel Programı’nın taslak çerçevesini sunmak, onların görüş, öneri ve önceliklerini alarak sonraki adımları belirlemekti. Yeni taslak, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından finanse edilen FAO - Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklık Programı (FTPP II) kapsamında FAO'nun teknik desteği ile ECO-RCC tarafından hazırlandı.</span></span></p>

<p><span><span>EİT-GGBP'nin uygulanması, EİT üyesi ülkeler arasında gıda güvenliği alanında işbirliği ve koordinasyonu geliştirmek amacıyla 2012 yılında Ankara'da kurulan ECO-RCC tarafından takip edilecek.</span></span></p>

<p><span><span>Çevrimiçi toplantı, ECO-RCC Koordinatörü Ahmet Volkan Güngören ve FAO Orta Asya Alt Bölge Koordinatörü ve Türkiye Temsilcisi Viorel Gutu'nun açılış konuşmalarıyla başladı. Güngören, gıda güvenliğiyle ilgili mevcut zorlukların eskisinden daha karmaşık olduğunu vurgulayarak, gıda güvenliği alanındaki zorluklarını ele almanın çeşitli yolları olduğunu ve ECO-RCC’nin bu zorluklara bölgesel bağlamda ve işbirliği içinde yanıt verdiğini dile getirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Gutu, EİT bünyesinde Avrupa, Kafkasya ve Orta Asya, Orta Doğu ve Güney Asya'dan üye devletler bulunduğunu, Teşkilat’ın kapsadığı alanın 8 milyon kilometrekare, üyelerinin nüfus toplamının da 460 milyon olduğunu belirterek, EİT’nin gıda güvenliği konusundaki çalışmalarının önemini vurguladı. Gutu, "COVID-19 salgınıyla mücadele ederken, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı çatısı altında gıda güvenliğinin ele alınması yaklaşık yarım milyar insanın hayatına dokunacağı büyük anlam ifade ediyor" dedi. </span></span></p>

<p><span><span>Toplantıda EİT üyesi ülkelerden temsilciler, yeni GGBP taslak çerçevesine ilişkin görüş ve önerilerini paylaştılar. Toplantıya katılan FAO Alt Bölge Ofisi Gıda Güvenliği Sorumlusu Keigo Obara, katılımcıları ECO-RCC'nin EİT üyesi ülkeler için gıda güvenliği alanında bir bilgi merkezi olacağını söyledi ve COVID-19'un etkilerini de gözönüne alarak mevcut gıda güvenliği durumu hakkındakatılımcıları bilgilendirdi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>FAO-Türkiye Ortaklık Programları Hakkında</strong></span></span></p>

<p><span><span>FAO-Türkiye Ortaklık Programları, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkiye, Türkmenistan, Özbekistan ve diğer ilgili ülkelerde gıda güvenliğinin sağlanması, kırsal yoksulluğun azaltılması, sürdürülebilir orman yönetimi, çölleşmeyle mücadele ve ekosistemlerin korunmasına destek olmayı amaçlar.</span></span></p>

<p><span><span>2007’de kurulan FAO-Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklık Programı’nın (FTPP) ilk fazı, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini temsilen Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sağlanan 10 milyon ABD Doları tutarındaki güven fonundan finanse edildi. Programın ilk fazı olan 2009-2015 yılları arasında 16 ülkede 28 proje uygulandı. 2014 yılında, Türkiye Cumhuriyeti'nin 20 milyon ABD Doları tutarındaki ek finansmanı ile FTPP'nin ikinci fazı ve aynı zamanda FAO-Türkiye Ormancılık Ortaklık Programı (FTFP) başlatıldı. Böylece Türkiye’nin bu Programlar çerçevesindeki toplam katkısı 30 milyon ABD Doları’na ulaştı.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BM Raporu: Küresel açlık rakamları 2021&amp;apos;de 828 milyona yükseldi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/bm-raporu-kuresel-aclik-rakamlari-2021de-828-milyona-yukseldi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/bm-raporu-kuresel-aclik-rakamlari-2021de-828-milyona-yukseldi</guid>
<description><![CDATA[ Referans niteliğindeki FAO Gıda Fiyat Endeksi, tahıl, bitkisel yağlar ve şekerin uluslararası fiyatlarındaki düşüşe işaret ediyor ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/07/bm-raporu-kuresel-aclik-rakamlari-2021de-828-milyona-yukseldi-1657451750.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Raporu:, Küresel, açlık, rakamları, 2021de, 828, milyona, yükseldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) bildirdiğine göre, dünya gıda emtia fiyatları barometresi Haziran ayında hafif gerileyerek peş peşe üçüncü ayda da düşüşünü sürdürdü.</span></span></p>

<p><span><span><strong>FAO Gıda Fiyat Endeksi</strong>, Mayıs ayına göre yüzde 2,3 düşüşle Haziran 2022'de ortalama 154,2 puan oldu. Bununla birlikte, yaygın olarak ticareti yapılan gıda ürünleri sepetinin uluslararası fiyatlarındaki aylık değişiklikleri izleyen Endeks, Haziran 2021'e göre yüzde 23,1 daha yüksek.</span></span></p>

<p><span><span>Haziran ayındaki düşüşe, bitkisel yağlar, hububat ve şekerin uluslararası fiyatlarındaki gerilemeleri neden olurken, süt ürünleri ve et fiyatları ise yükseldi.</span></span></p>

<p><span><span>Mayıs ayına göre yüzde 4,1 düşüşle Haziran ayında 166,3 puan olarak gerçekleşen FAO Tahıl Fiyat Endeksi, yine de Haziran 2021 değerinin yüzde 27,6 üzerinde. Haziran ayında yüzde 5,7 gerileyen uluslararası buğday fiyatları, bir yıl önceki değerlerinin yüzde 48,5 üzerinde kaldı. Haziran ayındaki düşüş, Kuzey Yarımkürede yeni hasat döneminin başlaması, bazı büyük üretici ülkelerdeki iyileşen mahsul koşulları ve Rusya Federasyonu'ndaki daha yüksek üretim beklentilerinden kaynaklandı. Uluslararası iri taneli tahıl fiyatları da yüzde 4,1 düştü, ancak yine de bir önceki yıla kıyasla yüzde 18,4 artış gösterdi. Dünya mısır fiyatları, Arjantin ve Brezilya'da artan mevsimsel mevcudiyet ve Amerika Birleşik Devletleri'nde iyileşen mahsul koşulları nedeniyle bir önceki aya göre yüzde 3,5 düştü.</span></span></p>

<p><span><span><strong>FAO Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi</strong> Haziran ayında aylık yüzde 7,6 düşüşle 211,8 puan oldu. Dünya palm yağı fiyatları, başlıca üretici ülkelerin mevsimsel olarak artan üretimi ve Endonezya'nın arzı artıracağına yönelik beklentilerle geriledi. Öte yandan dünya ayçiçeği ve soya yağı fiyatları, artan maliyetlerin ardından azalan küresel ithalat talebi nedeniyle düştü.</span></span></p>

<p><span><span><strong>FAO Şeker Fiyat Endeksi</strong>, küresel mevcudiyete ilişkin olumlu beklentilerden etkilenerek Mayıs ayına göre yüzde 2,6 düşüşle Haziran ayında ortalama 117,3 puan oldu ve art arda iki aylık düşüş gerçekleştirerek Şubat ayından bu yana en düşük seviyesine ulaştı. Yavaşlayan küresel ekonomik büyüme, uluslararası şeker talebi ve fiyatları üzerinde de baskı oluşturdu.</span></span></p>

<p><span><span><strong>FAO Baş Ekonomisti Máximo Torero Cullen</strong> “FAO Gıda Fiyat Endeksi, Haziran ayında düşerek art arda üçüncü ay için gerilemesine rağmen, bu yılın Mart ayında eriştiği tüm zamanların en yüksek seviyesine yakın kaldı. Küresel fiyatları ilk etapta yükselten faktörler, özellikle güçlü bir küresel talep, bazı büyük ülkelerdeki olumsuz hava koşulları, yüksek üretim ve nakliye maliyetleri ve Ukrayna'da devam eden savaştan kaynaklanan belirsizliklerle birleşen COVID-19’la bağlantılı tedarik zinciri kesintileri hâlâ geçerli” dedi. </span></span></p>

<p><span><span>Bu arada, Mayıs ayına göre yüzde 1,7 artan FAO Et Fiyat Endeksi, Haziran ayında ortalama 124,7 puanla yeni bir rekor kırdı ve Haziran 2021 değerinin yüzde 12,7 üzerinde gerçekleşti. Dünyada tüm et türlerinde fiyatlar arttı, Ukrayna'daki savaşın ve Kuzey Yarımküre'deki kuş gribi salgınlarının etkisiyle, devam eden sıkı küresel arz koşullarına bağlı olarak kanatlı eti fiyatları keskin bir şekilde yükseldi ve tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.</span></span></p>

<p><span><span>Haziran ayında ortalama 149,8 puan olarak gerçekleşen FAO Süt Ürünleri Fiyat Endeksi, Mayıs ayına göre yüzde 4,1 ve Haziran 2021 değerine göre yüzde 24,9 arttı. Haziran ayında tüm süt ürünlerinin uluslararası fiyatları artış gösterdi. Peynir fiyatları, esas olarak, piyasada yılın ilerleyen aylarındaki arza ilişkin endişeler nedeniyle, spot arzlara yönelik ithalat talebindeki artışla desteklenerek, en çok yükselen fiyat oldu. Dünya süt tozu fiyatları, güçlü ithalat talebi ve devam eden küresel arz sıkışıklığı nedeniyle yükseldi.</span></span></p>

<p><strong><span><span>FAO, küresel tahıl üretimine yönelik tahminini yükseltti</span></span></strong></p>

<p><span><span>Yine bugün yayınlanan yeni Tahıl Arz ve Talep Özetine göre, FAO'nun 2022'deki küresel tahıl üretimi tahmini, Temmuz ayında bir önceki aya göre 7 milyon ton artırılarak 2 792 milyon ton olarak belirlendi. Bu miktar, 2021'deki dünya üretiminin hala yüzde 0,6 gerisindedir.</span></span></p>

<p><span><span>Geçen aya göre artış, ağırlıklı olarak kaba tahıl üretim tahmininde yapılan 6,4 milyon tonluk yukarı yönlü revizyona dayanıyor ve dünya üretiminin 2022'de 1 501 milyon tona ulaştığı görülüyor, bu da 2021’deki üretimin yalnızca yüzde 0,5 altında.</span></span></p>

<p><span><span>2022/23'te dünya tahıl kullanımına ilişkin tahmin de 9,2 milyon ton artırılarak 2 797 milyon tona yükseltildi, ancak bu yine de 2021/22 seviyesinin 1,7 milyon ton (yüzde 0,1) altında ve çoğunlukla daha düşük yem kullanımına ilişkin beklentileri yansıtıyor.</span></span></p>

<p><span><span>FAO'nun 2023'te sezon kapanışında dünya tahıl stokları tahmini olan 854 milyon ton, bir önceki aya göre 7,6 milyon ton arttı, ancak yine de geçen yıla göre yüzde 0,6 (5,0 milyon ton) daralmaya işaret ediyor. Bu seviyede, küresel tahıl stok kullanım oranı 2021/22'de yüzde 30,7'den 2022/23'te yüzde 29,8'e düşecek.</span></span></p>

<p><span><span>FAO'nun 2022/23'te dünya tahıl ticareti için son tahmini, geçen aya göre 4,8 milyon ton artarak 468 milyon ton oldu. Ancak bu, üç sezondaki en düşük seviyeyi ve 2021/22 hacmine göre 11,4 milyon tonluk (yüzde 2,4) düşüşü temsil ediyor. Düşüşün büyük kısmını oluşturan iri taneli tahıl ticaretinin, büyük ölçüde savaşla bağlantılı olarak Ukrayna'dan mısır ve arpa ihracatına ilişkin kayıplar nedeniyle 2021/22 tahmini seviyesine göre 2022/23'te (Temmuz/Haziran) yüzde 4,1 (9,5 milyon ton) daralması bekleniyor.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Mahsul Beklentileri ve Gıda Durumu raporu</span></span></strong></p>

<p><span><span>FAO’nun Küresel Bilgi ve Erken Uyarı Sistemi (<a href="https://www.fao.org/giews/en/" target="_blank">GIEWS</a>) tarafından bugün yayımlanan en son <a href="https://www.fao.org/giews/reports/crop-prospects/en/" target="_blank">Mahsul Beklentileri ve Gıda Durumu Raporu</a>na göre FAO, 33'ü Afrika'da, 10'u Asya'da, ikisi Latin Amerika ve Karayipler'de ve biri Avrupa'da olmak üzere 46 ülkenin gıda için dış yardıma ihtiyacı olduğunu değerlendiriyor. Bu liste şimdi, savaş nedeniyle önemli sayıda insanın yerinden edildiği Ukrayna'yı ve yüksek fiyatlara ve temel ürünlerde ciddi kıtlıklara yol açan çok boyutlu bir kriz yaşayan Sri Lanka'yı içeriyor.</span></span></p>

<p><span><span>Raporda, FAO'nun  Gıda Açığı Bulunan Düşük Gelirli Ülkeler (LIFDC'ler) grubunun 2022'deki toplam tahıl üretimi tahmininin, beş yıllık ortalamaya ve bir önceki yıla kıyasla marjinal bir artışla 187,8 milyon ton olarak sabitlendiği belirtildi.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>FAO, sağlıklı beslenme maliyetlerini ayrıntılı olarak ele alıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/fao-saglikli-beslenme-maliyetlerini-ayrintili-olarak-ele-aliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/fao-saglikli-beslenme-maliyetlerini-ayrintili-olarak-ele-aliyor</guid>
<description><![CDATA[ Uygun fiyatlı sağlıklı beslenme, beslenmede ve sürdürülebilirlikte olumlu gelişmeyi tetikleyebilir. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/05/fao-saglikli-beslenme-maliyetlerini-ayrintili-olarak-ele-aliyor-1620833252.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>FAO, sağlıklı, beslenme, maliyetlerini, ayrıntılı, olarak, ele, alıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Son 20 yılda Avrupa ve Orta Asya'da şiddetli açlık önemli bir sorun olmamasına rağmen, kısmen orta derecede gıda güvensizliğinin artmasıyla karşı karşıya olan bölge – besleyici ve yeterli gıdaya düzensiz erişim olarak anlaşılmaktadır – aynı zamanda Sürdürülebilir Kalkınma Amacı (SKA) 2'de belirtildiği gibi gıda güvenliği ve gelişmiş beslenme sağlama yeteneğine meydan okuyan obezitenin yaygın hızlı büyümesiyle uğraşıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Sağlıklı beslenme maliyetlerini düşürmek, daha iyi beslenme ve sürdürülebilirliğe erişmek için çok önemli olabilir.</span></span></p>

<p><span><span><a href="http://www.fao.org/3/cb3849en/cb3849en.pdf" target="_blank">Avrupa ve Orta Asya Gıda Güvenliği ve Beslenmesine Bölgesel Genel Bakış 2020'ye</a> göre, COVID-19 salgını özellikle bölgedeki düşük gelirli ve savunmasız topluluklar için gıda güvenliği ve beslenme için ciddi tehditler oluşturuyor.</span></span></p>

<p><span><span>FAO, Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu (UNECE), Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu (UNICEF), Dünya Gıda Programı (WFP), Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından ortaklaşa hazırlanan yıllık rapor, her türlü yetersiz beslenme, mevcut beslenme düzenleri, bireyler, toplum ve dünya için beslenmenin maliyetlerini de içeren kapsamlı bir analiz sunuyor.</span></span></p>

<p><span><span>Genel olarak Avrupa ve Orta Asya'da özellikle endişe verici olan ve bölgenin bir bütün olarak 2030 SKA hedeflerine ulaşmaktan alıkoyan Orta Asya, Bağımsız Devletler Topluluğu ve Kafkasya'nın bazı ülkelerinde şiddetli ve orta derecede gıda güvensizliğinin yaygınlığı konusunda hızla kötüleşen durumdur.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Genel Direktör Yardımcısı ve Bölge Temsilcisi Vladimir Rakhmanin, "Geçtiğimiz 12 ay, sağlığımızın ve tarımsal gıda sistemleri işleyişinin öncelikli olduğunu ve daha fazla çaba gerektiğini gösterdi" dedi ve ekledi “Hepimiz- karar vericiler, kalkınma topluluğu, sivil toplum, akademi, özel sektör ve bireyler dahil- <a href="http://www.fao.org/sustainable-development-goals/goals/goal-2/en/" target="_blank">Sıfır Açlık</a> hedefine, gıda güvenliğine, gelişmiş beslenmeye ulaşmak, kimseyi geride bırakmamak ve sürdürülebilir tarımı teşvik etmek için üzerimize düşeni yapmalıyız. "</span></span></p>

<p><span><span>Dünya Gıda Programı Asya ve Pasifik Bölge Direktörü John Aylieff, "Açlık ve yetersiz beslenmenin azaltılması, çocuklara, genç kızlara, annelere ve diğer savunmasız gruplara önem gösteren yaşam döngüsü yaklaşımını gerektiriyor." dedi. "Sıfır Açlık sadece karnın doyması değil. Herkes için uygun fiyatlı ve erişilebilir sağlıklı, dengeli bir beslenme sağlamak tarım ve sosyal korumadan eğitim ve sağlığa kadar sektörler arasında çalışmamızı gerektiriyor."</span></span></p>

<p><span><span>Birleşmiş Milletler ve UNECE Genel Sekreter Yardımcısı Olga Algayerova, "Üretimleri ve bulundukları yere bağlı olarak, bölgedeki çiftçiler, özellikle ekonomileri geçiş sürecinde olan ülkelerde COVID-19 salgınının neden olduğu aksamalardan etkilendi" dedi. “Hükümetleri çiftçilere yeterli mali destek vermeye çağırıyorum. Ayrıca, ürünlerin, özellikle de taze gıda gibi temel ürünlerin geçişini kolaylaştırmak için sınırları açık tutarak, BM ticaretini kolaylaştırma ve sınır geçiş prosedürlerinden tam olarak yararlanmaya davet ediyorum."</span></span></p>

<p><span><span>Ülkeler, çocuk gelişim geriliğinde, israfta ve düşük doğum ağırlığının ortadan kaldırılmasında ilerleme kaydetseler de yaşamın ilk altı ayında anemi ve emzirme için aksi yönde bir eğilim kaydedilmiştir. Tüm bölge ülkelerinde obezite ve demir eksikliği anemisinin önlenmesi için politika çerçevesinde boşluklar bulunmaktadır.</span></span></p>

<p><span><span>“UNICEF, ülkelerin çocuklarda gelişim geriliği, zayıflık ve düşük doğum ağırlığı konusunda gerçekleştirdikleri önemli atılımları kabul ediyor. UNICEF Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktörü ve Avrupa'daki Mülteci ve Göçmen Müdahalesi Özel Koordinatörü Afshan Khan,” Ancak, bu çabaları iki katına çıkaramazsak, bölge çocukluk çağı obezitesi, anemi ve emzirme konusunda 2025 ve 2030 taahhütlerini yerine getirmeyecek " dedi. “Uygun fiyatlı, sağlıklı beslenme; gıda güvenliği ve beslenme sonuçlarının temelidir ve COVID-19 pandemisinin etkisi çocuk beslenmesinin savunmasızlığını arttırmıştır. Beslenmeyi iyileştirmek ve çocuklar için beslenme sonuçlarını ölçeklendirmek ve sağlık, eğitim ve sosyal sistemleri harekete geçirmek ve harekete geçmek için politika yapıcılar ve gıda tedarikçileri ile paylaşacak kanıtlarımız var.”</span></span></p>

<p><span><span>Fazla kilo ve obezite yaygınlığı, bölge ülkelerinin çoğunda endişe verici derecede yüksek oranlarla çocuklar arasında bile büyük bir sorundur. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, 6-9 yaş arası çocuklar arasında aşırı kilo yaygınlığı Akdeniz ülkelerinde en yüksektir. </span></span></p>

<p><span><span>Dünya Sağlık Örgütü, Avrupa Bölge Direktörü Hans Kluge, "Obezite ile yaşayan insanlar şiddetli COVID-19 sonuçları için artan bir risk taşıyor" dedi ve ekledi “COVID-19 ayrıca gıda sistemlerinin ne kadar kırılgan olabileceğini, nerede ve nasıl yaşarlarsa yaşasın tüm insanların güvenli, sağlıklı ve sürdürülebilir gıdaya erişiminin sağlanmasının ne kadar önemli olduğunu vurguladı. DSÖ Avrupa bölgesi için, obezite ile ilgili endişe verici durum- başlı başına kronik bir karmaşık hastalık ve bölgedeki bulaşıcı olmayan hastalıklar için önemli bir risk faktörü- göz önüne alındığında bu hayati önem taşımaktadır."</span></span></p>

<p><span><span>Ayrıca bölge, tuz, yağ ve şeker oranı yüksek gıdaların aşırı tüketimi ile meyve ve sebzelerin yetersiz tüketiminden kaynaklanan zorluklardan büyük ölçüde etkileniyor. Bu, mevcut gıda sistemlerinde gıda üretimi ve tüketiminde yapısal değişiklikler gerektiriyor. DSÖ verileri, sağlıksız beslenmenin bölgedeki ölümlerin yaklaşık yüzde 86'sını ve hastalık yükünün yüzde 77'sini oluşturduğunu göstermektedir.</span></span></p>

<p><span><span>FAO, ulusal gıda güvenliği ve beslenme stratejilerini geliştirirken, ülkelerin şu anda dahil edilmeyen referans beslenmenin çevresel ve iklim üzerindeki etkilerini dikkate almalarını ve bu konudaki eğitimi artırmalarını tavsiye ediyor.</span></span></p>

<p><span><span>DMÖ Avrupa Başkanı Milan Dacić, "İklim ve çevresel değişikliklerin etkileri mevcut yönetim çabalarına daha fazla meydan okuyor" dedi. “Sürdürülebilir arazi yönetimini destekleyen, hava kirliliğini azaltan, savunmasız nüfuslar için gıda tedarikini sağlayan, mahsul kaybını azaltan ve tarımla ilişkili sera gazı emisyonlarını sınırlayan politikalara ihtiyaç vardır. Dünya Meteoroloji Örgütü'nün uzun vadeli izleme faaliyetleri; veri, bilgi, bilgi paylaşımı ve geliştirilmiş tahminlerle analizler, iklim ve çevresel değişikliklerin etkilerinin hafifletilmesi için hayati bir destektir. "</span></span></p>

<p><span><span>Fang ayrıca Avrupa ve Orta Asya piyasalarında bulunan gıdaların dezavantajlı bileşimine işaret etti. Bölgeye genel bakışta da gösterildiği üzere, hayvansal gıdaların varlığı dünya ortalamasının üzerindeyken sebze, bakliyat ve balık tüketimi dünya ortalamasının altındadır. Sağlıklı beslenmeyi kolaylaştıran beslenmeye duyarlı bir tarıma daha fazla dikkat edilmesi gerekecektir. Avrupa Yeşil Anlaşması ve Çiftlikten Çatala girişimleri değişimi kolaylaştırabilecek politika çerçeveleridir.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Ekonomisti ve Raporun Ana Yazarı Cheng Fang, "Temel sonuç, gıda varlığını doğru yönde çeşitlendirmede ve taşımada iyi bir ilerlemeye rağmen, sağlıklı beslenmeyi mümkün kılmak için gıda üretim ve ticaret sistemlerini yeniden yönlendirmeye ihtiyaç olduğudur." dedi. "Bu, tüketici eğitiminde ek çabalar ve diğer gıdaların yanı sıra meyve ve balık tüketimini artırmak ve bu ülkelerde sürdürülebilir ve sağlıklı beslenme stratejileri elde etmek için teşvikler gerektirebilir."</span></span></p>

<p><strong><span><span>Sağlıklı beslenmenin maliyeti</span></span></strong></p>

<p><span><span>FAO raporuna göre ve Avrupa ve Orta Asya'daki 14 seçilmiş ülkeden gıda maliyeti/satın alabilme verilerinin analizine dayanarak, sağlıklı beslenme genellikle pahalıdır, çünkü ortalama olarak nişastalı bir temel gıda yoluyla sadece temel enerji ihtiyaçlarını karşılayan beslenmeden beş kat daha pahalıya mal olur.</span></span></p>

<p><span><span>Maliyet etkisi arasında ticaret, kamu harcamaları ve tarımsal gıda tedarik zincirleri boyunca yatırım politikaları yer alır. FAO ve Dünya Gıda Programı, etkilerine karşı koymak için beslenmeye duyarlı yatırımları, hedefli müdahaleleri ve sağlıklı beslenmenin satın alınabilirliğini sürdürülebilir bir şekilde artırmaya yönelik sosyal koruma politikaları ve programlarını savunuyor. Bu amaçla, Ermenistan'ın beslenmeye duyarlı sosyal koruma önlemleri konusundaki deneyimi raporda sunulmaktadır.</span></span></p>

<p><span><span>"Yeterli beslenmenin faydaları sadece bireyleri değil, aynı zamanda bir bütün olarak toplumu da etkiler." diyen Fang, "Besleyici bir beslenmenin maliyetleri de tüm toplum tarafından karşılanmaktadır. "Genel olarak, sağlıklı beslenmeyle ilişkili toplam maliyetler, mevcut tüketim modellerinin maliyetlerinden çok daha düşüktür. İncelenen ülkelerdeki projelerden elde edilen verilere göre, nüfusun sağlıklı beslenmeye kayması halinde, doğrudan ve dolaylı sağlık maliyetlerinin yüzde 97'ye kadar, sera gazı emisyonlarının ise sosyal maliyetinin yüzde 41-74 oranında azaltılacağı öngörülüyor. Bu faydalar, inovasyon ve iklim akıllı tarımı içeren yeni teknolojilerin benimsenmesiyle zaman içinde potansiyel olarak artabilir.</span></span></p>

<p><span><span>Rakhmanin "Pandeminin yarattığı ivme, bize diğer konuların yanı sıra tarımsal gıda sistemlerimizi yeniden düşünme ve çevreye daha az maliyetle daha iyi gıda ve beslenme için bir dönüşüm başlatma şansı sunuyor. Bu sonbaharda BM Genel Sekreteri tarafından toplanan BM Gıda Sistemleri Zirvesi, hepimize bu önemli konuyu ele almak için mükemmel bir fırsat veriyor.” dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Gıda Güvenliği ve Beslenme 2020'ye Avrupa ve Orta Asya Bölgesel Genel Bakış- Sağlığı Teşvik Etmek ve Tüm Kötü Beslenme Çeşitlerini Ele Almak İçin Uygun Fiyatlı Sağlıklı Beslenme İngilizce ve Rusça dillerinde çevrimiçi olarak mevcuttur.</span></span></p>

<p> </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Nijerli Üreten Kadınlara TİKA Desteği</title>
<link>https://trafikdernegi.com/nijerli-ureten-kadinlara-tika-destegi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/nijerli-ureten-kadinlara-tika-destegi</guid>
<description><![CDATA[ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Nijer’in başkenti Niamey yakınlarındaki Bangou Banda köyünde tavuk üretim çiftliği kuruldu. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/09/nijerli-ureten-kadinlara-tika-destegi-1663869014.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Nijerli, Üreten, Kadınlara, TİKA, Desteği</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>TİKA, nüfusunun önemli bir kısmının tarım ve hayvancılık ile geçindiği, denize kıyısı olmayan ülke Nijer’de, kadınların ekonomik ve sosyal hayata katılımını arttırabilmek için projeler geliştirmeye devam ediyor. Daha önce Gorou Banda köyünde tavuk üretim çiftliği kuran TİKA bu kez de Bangou Banda köyünde tavuk üretim çiftliği kurdu.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Üretim kapasitesi artması bekleniyor</span></span></strong></p>

<p><span><span>Bu kapsamda Bangou Banda köyünde faaliyet gösteren Boundoukoye kadın grubuna ait araziye TİKA tarafından modern kümes sistemi kuruldu. 1100 adet yumurta tavuğunun yanı sıra yem, aşı, ilaç ve tamamlayıcı ekipmanlar da temin edildi. Bireysel ölçekte yumurta ve tavuk üretimi yapan Bangou Bandalı kadınlar, tavuk çiftliği ile beraber üretim kapasitelerinin de önemli düzeyde artacağını belirtti.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Türkiye-Nijer iş birliği her alanda devam etmeli</span></span></strong></p>

<p><span><span>Tavuk çiftliğinin açılış törenine; T.C. Niamey Büyükelçisi Özgür Çınar, TİKA Niamey Koordinatörü İrfan Pamuk, Libore Belediye Başkanı Abdou Hassane, Libore Kanton Şefi Assoumana Alzouma ve 2022 Tecrübe Paylaşım Programı kapsamında Nijer’de bulunan Türk öğrenciler katıldı. Törende söz alan konuşmacılar, Türkiye-Nijer iş birliğinin her alanda artarak devam etmesi gerektiği mesajını verdiler.</span></span></p>

<p><span><span>Proje ile Nijerli üretici kadınların sosyal ve ekonomik hayatta güçlendirilmesi, bölge istihdamının artırılması ve Nijer’in hayvansal üretim kapasitesinin çeşitlendirilmesi hedefleniyor.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/nijerli_ureten_kadinlara_tika_destegi-1.jpg"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/nijerli_ureten_kadinlara_tika_destegi-2.jpg"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/nijerli_ureten_kadinlara_tika_destegi-3.jpg"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/nijerli_ureten_kadinlara_tika_destegi-4.jpg"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/nijerli_ureten_kadinlara_tika_destegi-5.jpg"></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kanser düşmanı mor domateslere onay çıktı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kanser-dusmani-mor-domateslere-onay-cikti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kanser-dusmani-mor-domateslere-onay-cikti</guid>
<description><![CDATA[  

ABD Tarım Bakanlığı (USDA), 10 yılı aşkın bir sürenin ardından genetiği değiştirilmiş, besin değeri yüksek mor domateslerin yetiştirilmesini onayladı. Doğal sebzelerden 10 kat fazla antisiyonin üretecek şekilde tasarlanan domatesler, bu onay sayesinde artık piyasaya çıkmaya hazır. Birleşik Krallık&#039;taki bilim insanları aslanağzı isimli bitkiden iki gen alarak mor domatese eklenmişti. Yeni genler, bitkinin antosiyanin üretme yeteneğini güçlendirmiş ve bütünüyle mor renkli, eşsiz bir domates ortaya çıkarmıştı. Antosiyanin takviyeli domates, kansere yatkın olacak şekilde tasarlanmış laboratuvar fareleri üzerinde denenmişti. Mor domatesleri bolca tüketen farelerin, diğerlerinden yüzde 30 oranında daha uzun yaşadığı görülmüştü.  ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/09/kanser-dusmani-mor-domateslere-onay-cikti-1663422188.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kanser, düşmanı, mor, domateslere, onay, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p> </p>

<p><span><span>ABD Tarım Bakanlığı (USDA), 10 yılı aşkın bir sürenin ardından genetiği değiştirilmiş, besin değeri yüksek mor domateslerin yetiştirilmesini onayladı. Doğal sebzelerden 10 kat fazla antisiyonin üretecek şekilde tasarlanan domatesler, bu onay sayesinde artık piyasaya çıkmaya hazır. Birleşik Krallık'taki bilim insanları aslanağzı isimli bitkiden iki gen alarak mor domatese eklenmişti. Yeni genler, bitkinin antosiyanin üretme yeteneğini güçlendirmiş ve bütünüyle mor renkli, eşsiz bir domates ortaya çıkarmıştı. Antosiyanin takviyeli domates, kansere yatkın olacak şekilde tasarlanmış laboratuvar fareleri üzerinde denenmişti. Mor domatesleri bolca tüketen farelerin, diğerlerinden yüzde 30 oranında daha uzun yaşadığı görülmüştü. </span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Küresel Gıda Fiyatları Ağustosta Geriledi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kuresel-gida-fiyatlari-agustosta-geriledi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kuresel-gida-fiyatlari-agustosta-geriledi</guid>
<description><![CDATA[ Dünya genelinde gıda fiyatları ağustos ayında art arda beşinci ayda düşüş kaydetti. Ancak fiyatlar önceki 2021 ağustos ayına göre yüzde 7,9 daha yüksek. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/09/kuresel-gida-fiyatlari-agustosta-geriledi-1662115407.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Küresel, Gıda, Fiyatları, Ağustosta, Geriledi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Küresel gıda fiyatları, Ukrayna limanlarından tahıl ihracatının yeniden başlamasının arz beklentilerini iyileştirmesiyle ağustosta art arda beşinci ayda düşüş kaydederek bu yıl gördüğü tarihi zirveden gerilemesini sürdürdü.</span></span></p>

<p><span><span>Yakından izlenen Küresel Gıda Fiyat Endeksi’nde aylık düşüş yüzde 1,9 olarak gerçekleşti. Ancak küresel gıda fiyatları bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7,9 daha yüksek. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından derlenen dünya gıda fiyatları endeksi Temmuz ayındaki revize 140,7 seviyesinden Ağustos ayında 138,0’a düştü.</span></span></p>

<p><span><span>Tahıl fiyatlarını izleyen FAO Tahıl Fiyat Endeksi, bir önceki aya göre yüzde 1,4 geriledi. Bu endeksteki düşüşte uluslararası buğday fiyatlarındaki yüzde 5,1’lik düşüş etkili oldu. FAO Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi Temmuz ayına göre yüzde 3,3 azaldı. Ukrayna limanlarından ayçiçek yağı sevkiyatlarının kademeli olarak yeniden başlaması yağ fiyatlarındaki düşüşte etkili oldu.</span></span></p>

<p><span><span><strong>ET VE SÜT FİYATLARI AYLIKTA DÜŞTÜ, YILLIKTA ARTTI</strong></span></span></p>

<p><span><span>FAO Süt Ürünleri Fiyat Endeksi 2022 Ağustos ayında yüzde 2 düşerken, Ağustos 2021 değerinin yüzde 23,5 üzerinde kaldı. FAO Et Fiyat Endeksi temmuz ayına göre yüzde 1,5 düştü, ancak bir yıl önceki değerinin yüzde 8,2 üzerinde kaldı.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Şeker Fiyat Endeksi ise esas olarak Hindistan’daki yüksek ihracat tavanları ve Brezilya’daki düşük etanol fiyatları nedeniyle yüzde 2,1 azalarak Temmuz 2021’den bu yana en düşük seviyesine geriledi.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Avrupa gıda krizine karşı organik tarımla kendini savunuyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/avrupa-gida-krizine-karsi-organik-tarimla-kendini-savunuyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/avrupa-gida-krizine-karsi-organik-tarimla-kendini-savunuyor</guid>
<description><![CDATA[ Ekolojik üretici ve ürünlerin yaygınlaşmasını odağına alan dünyanın en büyük organik gıda ve doğal ürünler fuarı BioFach, 31’inci kez 26-29 Temmuz 2022 tarihleri arasında Almanya’nın Nürnberg kentinde düzenlendi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/08/avrupa-gida-krizine-karsi-organik-tarimla-kendini-savunuyor-1659527333.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Avrupa, gıda, krizine, karşı, organik, tarımla, kendini, savunuyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Biofach Organik Gıda Ürünleri Fuarı’nda Türkiye milli katılım organizasyonu 25’inci kez Türkiye’de organik sektöründe koordinatör birlik olan Ege İhracatçı Birlikleri tarafından gerçekleştirildi. </span></span></p>

<p><strong><span><span>94 ülkeden toplamda 2 bin 276 firma iştirak etti</span></span></strong></p>

<p><span><span>Türkiye’nin uzun yıllardır Biofach Organik Gıda Ürünleri Fuarı’nda yerini aldığı bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi sözlerine şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span><span>“Biofach Organik Gıda Ürünleri Fuarı’nın 25 yıldır milli katılımını organize ediyoruz. Fuara Türkiye milli katılım dahilinde 17 firmamız yer alırken, bireysel olarak toplam 22 firma ve Türkiye’den toplam 39 firma fuara katılım sağladı. Dünya genelinde ise 94 ülkeden toplamda 2 bin 276 firma iştirak etti. Organik gıdada ve tekstil sektöründe organik pamuk, organik kumaş, organik kıyafet üretiminde Ege Bölgesi öncü konumda. Firmalarımız ürünlerini Almanya ve dünyanın dört bir tarafından gelen ithalatçılara sunma fırsatı elde etti, iş görüşmeleri gerçekleştirdi. Gelecek yıllarda potansiyelimizi daha fazla ortaya koyabilmek adına ihracatçı firma ve Türkiye standını artırmayı hedefliyoruz.” </span></span></p>

<p><strong><span><span>Dünyanın 137 ülkesinden 24 bini aşkın ziyaretçi geldi</span></span></strong></p>

<p><span><span>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, “Etkinliklerimiz sayesinde Türk organik sektörünün yıllık 500 milyon dolarlık ihracat hacmini uluslararası fuarlara katılarak 2023 yılında 1 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Fuara başta Almanya olmak üzere belli başlı Avrupa ülkeleri, ABD, Japonya, Güney Afrika, Hindistan, Endonezya gibi dünyanın 137 ülkesinden 24 bini aşkın ziyaretçi geldi. Türkiye’de organik üretim ve ihracat Ege İhracatçı Birlikleri öncülüğünde 32 yıl önce İzmir’den başladı. Ege Bölgesi’nin sürdürülebilir üretim merkezi olduğunu tüm dünyaya göstermek istiyoruz.” diye konuştu. </span></span></p>

<p><strong><span><span>Küresel organik gıda ve içecek pazarı 2030 tahmini 564 milyar dolar</span></span></strong></p>

<p><span><span>Fuarın 2021 yılında Covid-19 Pandemisi nedeniyle düzenlenemediğini, fuar tarihinde ilk kez Temmuz ayında düzenlendiği bilgisini paylaşan EİB Sürdürülebilirlik ve Organik Ürünler Başkanı Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık ise şunları söyledi:</span></span></p>

<p><span><span>“Sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşmanın giderek zorlaştığı günümüzde, hem tüketiciler hem ülke politikaları gıdanın güvenilirliğini sorgulamada artık çok daha hassas. Bu da organik gıda ve içecek sektörü için önemli sonuçlar doğuruyor. Küresel organik gıda ve içecek pazarının büyüklüğü 2021'de 188 milyar dolar değerindeydi. Pazarın 2030 yılına kadar 564 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Organik tarıma kuru üzüm ve kuru incir ihracatıyla başlayan birliğimiz ürün sayısını 250’ye çıkararak skalasını genişletti. Dünyadaki organik üreticilerin sayısına baktığımızda Türkiye Avrupa’da 1’inci, dünyada 8’inci sırada. 40’tan fazla ülkeye organik ürün ihraç ediyoruz. Biofach Organik Ürünler Fuarı’nda Türkiye pavilyonunda; firmalarımız ağırlıklı olarak kuru meyve, tahıl ve bakliyat, dondurulmuş gıda, fındık, meyve suyu ürünlerini dünyanın beğenisine sundu.”  </span></span></p>

<p><strong><span><span>Asya Pasifik’ten organik gıda ve içecek pazarında sıçrama beklentisi</span></span></strong></p>

<p><span><span>Mehmet Ali Işık, “Organik sebze ve meyve trendi, Kuzey Amerika ve Avrupa dahil olmak üzere gelişmiş bölgelerde başladı, Hindistan ve Çin gibi gelişmekte olan ekonomilere yayıldı. Kuzey Amerika ve Avrupa organik gıdaların en büyük tüketicileri. GDO'suz, çevre dostu, sıfır kimyasal ve kalıntı içermeyen organik ürünler ve vegan kültürünün büyümesi, biyolojik tarım tekniklerindeki ilerleme, hazır sağlıklı gıdaya artan talep, Hindistan ve Çin’de uluslararası organik perakende mağazalarının kurulması, farkındalığı artırmak için dünya çapında çeşitli hükümetler tarafından üstlenilen girişimler, teşvikler, direktifler nedeniyle küresel organik pazarı önümüzdeki dönemde katlanarak büyümeye hazırlanıyor. Özellikle Asya Pasifik'in organik gıda ve içecek pazarında çok hızlı bir şekilde büyümesi bekleniyor.” diye konuştu.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Organik ürün ihracatının yüzde 75’ini Ege İhracatçı Birlikleri yapıyor</span></span></strong></p>

<p><span><span>Ege Mobilya Kâğıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nurettin Tarakçıoğlu, “Türkiye’de özellikle Ege Bölgesi organik sektörünün üretim merkezi olmasının yanı sıra, ihracatında da önemli bir paya sahip. Organik ürün ihracatının yüzde 75’ini Ege İhracatçı Birlikleri üyesi ihracatçılar tarafından gerçekleştiriliyor. Katma değerli ürünlere ağırlık verilmesiyle Türkiye yakında 1 milyar dolar organik ürün ihracatına imza atacak konuma gelecek. BioFach Fuarı bu hedefe ulaşmak için itici güç görevi görüyor. Türkiye’ye yıllık 5 milyar dolar döviz kazandıran Ege Bölgesi olarak, tarım sektöründe sürdürülebilirlik bizim için öncelikli konuların başında geliyor.” dedi. </span></span></p>

<p><strong><span><span>Nürnberg’teki tarımın yüzde 40'ı organik üretime çevrilecek </span></span></strong></p>

<p><span><span>Nürnberg Belediye Başkanı Markus König, Nürnberg’teki tarımın yüzde 40'ını organik üretime çevirme hedeflerinin olduğunu ve yüzde 30’unu gerçekleştirdiklerini, Nürnberg’in organik üretim için elverişli bir coğrafyası olduğuna değindi. </span></span></p>

<p><strong><span><span>Tarım Bakanlığı kaynaklarının yüzde 30'u organik tarım için kullanılacak</span></span></strong></p>

<p><span><span>Almanya Federal Tarım Bakanı Cem Özdemir, Tarım Bakanlığı kaynaklarının yüzde 30'nu organik tarıma güçlendirmeye yönelik araştırma, inovasyon ve yatırım harcamaları için kullanacaklarını açıkladı.</span></span></p>

<p><span><span>“Savaş ve pandemi krizlerinde organik üretim ve beslenmenin değeri bir kere daha dünyaca anlaşıldı. Pandemi sonrası Rusya’nın baskılarına ve dünyadaki gıda krizine karşı Almanya, organik çiftçileri daha çok destekleyecek. Bütün Avrupa Birliği ülkelerinin kalkınması için organik tarım en büyük savunmamız. Organik tarıma geçiş, bütün AB ülkeleri için stratejik bir karar.”</span></span></p>

<p><strong><span><span>TÜRKİYE MİLLİ STANDI</span></span></strong></p>

<p><span><span>Fuara 17 firma ile katılan EİB, 12 Hol’den oluşan fuar alanında Hol 4’de net 470 m2’lik bir alanda yer almıştır.   </span></span></p>

<p><span><span>1998’den beri Milli Katılım Organizasyonları yine Genel Sekreterliğimizce gerçekleştirilen fuara, 1998 yılında 20 bin 500 ziyaretçi gelip ve 53 ülkeden bin 267 firma katılırken fuar giderek büyümüş ve 2020 yılında fuara 110 ülkeden 3 bin 738 firma katılmış ve ziyaretçi sayısı 140 ülkeden 48 bini aşmıştır. </span></span></p>

<p><span><span>Fuarda organik ürünler konusunda uzmanlar eşliğinde 100 kadar aktivite gerçekleştirilmektedir. (workshoplar, sempozyum ve müzakereler vb.) Biofach’ın patronluğunu yapan IFOAM (International Federation of Agricultural Movements) tarafından sürdürülen “BioFach Congress” Programına yoğun bir katılım gerçekleştirilmektedir.</span></span></p>

<p><span><span> </span></span><span><span>Türkiye Marka standında ünlü şef İbrahim Önen’in sunumunda Türk ürünleriyle hazırlanan geleneksel Turk mutfağı fuar ziyaretçilerine ikram edilmiştir. </span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Biofach%20Organik%20G%C4%B1da%20%C3%9Cr%C3%BCnleri%20Fuari-1.jpg"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Biofach%20Organik%20G%C4%B1da%20%C3%9Cr%C3%BCnleri%20Fuari-2.jpg"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Biofach%20Organik%20G%C4%B1da%20%C3%9Cr%C3%BCnleri%20Fuari-4.jpg"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Biofach%20Organik%20G%C4%B1da%20%C3%9Cr%C3%BCnleri%20Fuari-5.jpg"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Biofach%20Organik%20G%C4%B1da%20%C3%9Cr%C3%BCnleri%20Fuari-6.jpg"></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bayer’den Yeni Buluş Bitki Koruma İlaçları İçin Davet</title>
<link>https://trafikdernegi.com/bayerden-yeni-bulus-bitki-koruma-ilaclari-icin-davet</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/bayerden-yeni-bulus-bitki-koruma-ilaclari-icin-davet</guid>
<description><![CDATA[ Bayer; bitki hastalıkları, zararlılar veya yabancı otlarla mücadelede olası yeni etki yöntemlerini belirlemek amacıyla dünyanın dört bir yanından araştırmacıların ve bilim insanlarının yeni buluş bitki koruma bileşiklerini sunmalarına olanak tanıyan Testing4Ag programını hayata geçirdi. Bayer&#039;in Open4Ag ortaklık geliştirme ve inovasyon yaklaşımının bir parçası olan Testing4Ag; üreticilerin değişen ihtiyaçlarını güvenilir ve sürdürülebilir bir şekilde karşılayan, yeni nesil bitki koruma ürünleri geliştirmeyi amaçlıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/01/bayerden-yeni-bulus-bitki-koruma-ilaclari-icin-davet-1642098510.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bayer’den, Yeni, Buluş, Bitki, Koruma, İlaçları, İçin, Davet</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Bayer Tarım Ürünleri Araştırma ve Geliştirme Başkanı Bob Reiter: “Ar-Ge alanında lider bir şirket olarak çiftçilerin hem bugün hem de yarın karşılaştığı sorunlara yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler sunarak tarımın geleceğini şekillendirmeye kararlıyız. Testing4Ag programı, programa katılacak öncü araştırmacıların ve bilim insanlarının fikri mülkiyet haklarını koruyarak dönüştürücü etkiye sahip fikirlerini; Bayer'in bilgisi, deneyimleri ve kaynaklarıyla birleştirecek” dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Halo ile ortaklaşa yürütülen Testing4Ag; bilim insanlarının, yapılacak testler ve şeffaf bir şekilde paylaşılacak sonuçlar aracılığıyla kendi bileşikleri hakkında daha fazla bilgi edinmelerine yardımcı olacak. Sunulan bileşikler; çok çeşitli bitki patojenlerine, yabancı ot türlerine, böcek ve nematod zararlılarına ve/veya vektörlere karşı en gelişmiş biyolojik testler yoluyla değerlendirilecek. Test sonuçları, katılımcılarla doğrudan paylaşılacak. Araştırmacıların ve kurumların Testing4Ag programı aracılığıyla ortaya çıkan olası fikri mülkiyete ilişkin tüm hakları saklı tutulacak.</span></span></p>

<p><span><span>Bayer Tarım Ürünleri Küçük Moleküller Başkanı Rachel Rama: "Testing4Ag önemli bir program çünkü çiftçilerin iklim değişikliği karşısında dünyayı beslemesine yardımcı olan ve tarımın çevresel etkisini daha da azaltan bitki koruma ürünleri geliştirmek iddialı bir hedef. Bireysel araştırmacılar, üniversiteler, hatta küçük startuplar bile tarımın şu anda karşı karşıya olduğu en önemli sorunlara çözüm arayışımıza katkıda bulunabilir” dedi.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Küçükbaş Hayvan Projesi Türkmenistan&amp;apos;ın resmi katılımıyla hız kazanıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kucukbas-hayvan-projesi-turkmenistanin-resmi-katilimiyla-hiz-kazaniyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kucukbas-hayvan-projesi-turkmenistanin-resmi-katilimiyla-hiz-kazaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Proje, katılımcı her ülkede ve bir bütün olarak Orta Asya alt bölgesinde küçükbaş hayvan üretim sistemlerinin verimliliğini analiz etme ve iyileştirme kapasitelerini artırmayı hedefliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/12/kucukbas-hayvan-projesi-turkmenistanin-resmi-katilimiyla-hiz-kazaniyor-1640112405.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Küçükbaş, Hayvan, Projesi, Türkmenistanın, resmi, katılımıyla, hız, kazanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>FAO ve Türkmenistan Hükümeti, “Sera gazı emisyon yoğunluğunun azaltılması için küçükbaş hayvan üretiminin verimliliğinin arttırılması” başlıklı bir projenin ortak uygulanması için 11 Aralık 2021'de bir anlaşma imzaladı. Resmi tören Türkmenistan Tarafsızlık Günü'nde gerçekleşti. Anlaşmayı, FAO adına FAO Orta Asya Alt Bölge Koordinatörü Viorel Gutu ve Türkmenistan Hükümeti adına Tarım ve Çevre Koruma Bakanı Allanur Altyev imzaladı.</span></span></p>

<p><span><span>FAO-Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklık Programı (FTPP II) çatısı altında hayata geçirilen ve Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkiye, Türkmenistan ve Özbekistan’ı hedef alan proje, her katılımcı ülkedeki ve bir bütün olarak Orta Asya Alt Bölgesindeki küçükbaş hayvan üretim sistemlerinin verimliliğini analiz etme ve geliştirme kapasitelerini artırmayı amaçlıyor. Proje aynı zamanda Uygulamalı Çiftçi Okulları gibi hayvan sahipleri için bilgi aktarımına ve ulusal ve uluslararası uzmanlar tarafından çiftçilerin doğrudan eğitilmesine yönelik yenilikçi yaklaşımlar oluşturacak.</span></span></p>

<p><span><span>Proje kapsamında kadın ve gençlerin katılımına özel önem verilerek, planlanan 36 aylık süre boyunca (Nisan 2024'e kadar), yararlanıcılar temel bilgi ve becerilerle donatılacak.</span></span></p>

<p><span><span>Proje ayrıca özellikle Türkmenistan'da ve genel olarak alt bölgede hayvancılık sektörünün gelişimine fayda sağlayacak ve başta SKA 1 (Yoksulluğa Son), SKA 2 (Açlığa Son), SKA 13 (İklim Eylemi) ve SKA 15 (Karasal Yaşam) olmak üzere çeşitli Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına (SKA’lar) ulaşılmasında katkıda bulunacak.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Cem Özdemir Almanya’nın yeni tarım bakanı oldu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/cem-ozdemir-almanyanin-yeni-tarim-bakani-oldu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/cem-ozdemir-almanyanin-yeni-tarim-bakani-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Almanya’da Yeşiller partisinin en deneyimli siyasetçilerinden 55 yaşındaki Cem Özdemir’in kurulma aşamasında olan yeni koalisyon hükümetinde tarım bakanı olarak görev alacağı açıklandı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/11/cem-ozdemir-almanyanin-yeni-tarim-bakani-oldu-1637958328.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Cem, Özdemir, Almanya’nın, yeni, tarım, bakanı, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Deneyimli Türk siyasetçi Cem Özdemir, yeni Alman hükümetinde tarım bakanı olarak yer alacak. Olaf Scholz'un başbakanlığında kurulacak olan, SPD (Sosyal Demokrat Parti), Yeşiller, FDP (Hür Demokratlar) koalisyon hükümetinde, daha önce adı dışişleri bakanlığı için de geçen Özdemir'in tarım bakanı olması konusunda parti içi kurullar mutabakata vardı.</span></p>

<h3><strong><span>GERÇEKÇİLER İLE SOL KANAT ARASINDA KIYASIYA MÜCADELE</span></strong></h3>

<p><span>SPD ve FDP ile varılan koalisyon anlaşmasının ardından, üstlenilen bakanlıklara hangi ismin getirileceği konusunda Yeşiller içinde, partinin "<em>Gerçekçiler</em>" (Realos) olarak adlandırılan daha merkeze yakın grubu ile <em>"Sol Kanat"</em> arasında yoğun tartışmalar yaşandığı kaydediliyor.</span></p>

<p><span>Belirlenen bakan adaylarının ve koalisyon anlaşmasının Cuma günü yaklaşık 125 bin parti üyesinin onayına sunulacağı Yeşiller'de, yoğun ve hararetli tartışmaların ardından Perşembe akşamı bakanlıklar için isimler belirlendi.</span></p>

<p><span>Partiden yapılan açıklamada, Yeşiller‘in en deneyimli politikacılarından Cem Özdemir‘in tarım bakanı, Yeşiller Eş Başkanı Robert Habeck'in başbakan yardımcılığının yanı sıra iklim ve enerji bakanı, diğer eş başkan Annalena Baerbock'un dışişleri bakanı, Steffi Lemke'nin çevre bakanı ve Anne Spiegel'in de aile bakanı olacağı açıklandı.</span></p>

<h3><strong><span>CEM ÖZDEMİR KİMDİR?</span></strong></h3>

<p><span>Almanya'ya işçi sıfatıyla Türkiye'nin Tokat kentinden gelen bir ailenin çocuğu olarak 1965 yılında Baden-Württemberg eyaletine bağlı Bad Urach kasabasında doğan Cem Özdemir 1981 yılında Yeşiller'e üye oldu. 1994 yılında, 28 yaşında iken federal parlamentoya milletvekili olarak seçilen Cem Özdemir, 2008 ile 2018 yılları arasında partisi Yeşiller'in eş genel başkanlığı görevinde bulundu.</span></p>

<p><span>Özdemir son olarak, Eylül ayında yapılan parlamento seçimlerinde kendi seçim bölgesinde (Stuttgart I) oyların yüzde 40'ını alarak yeniden federal parlamentoya seçildi.</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TİKA&amp;apos;dan Tunuslu Çiftçilere İncir Fidanı Desteği</title>
<link>https://trafikdernegi.com/tikadan-tunuslu-ciftcilere-incir-fidani-destegi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/tikadan-tunuslu-ciftcilere-incir-fidani-destegi</guid>
<description><![CDATA[ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Tunus&#039;un güneyindeki Medenin kenti kırsalında çiftçilik yapan 150 aileye 6 bin incir fidanı, sulama ve taşımacılık için bir traktör ile tarımsal ekipman desteği sağladı.

Medenin vilayeti kırsalında faaliyet gösteren TİKA ve Tunus El-Baraka Tarım Birliği iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında Beni Hedaş bölgesinde çiftçilik yapan 150 ailenin incir yetiştiriciliği yapması hedefleniyor.

Projeye destek veren Beni Hedaş Belediye Başkanı Mebruke es-Saide, yaptığı açıklamada, &quot;Tarımsal destek projeleri ile tarım alanında yatırım yapılmasının önünü açmayı hedefliyoruz. Her zaman projelerin başlangıcında zorluk yaşanıyor. Bu zorlukları çiftçilerimize verdiğimiz destek ile aşmayı hedefliyoruz. Bu projeler bölge halkının tarıma yönelmesini de cesaretlendiriyor. 6 bin fidan ve 150 aile ile başlattığımız projeyi ufak ufak büyüterek ilçemizin kalkınmasına destek vermek istiyoruz.&quot; dedi.

&quot;Tunus&#039;ta onlarca tarım projesini hayata geçirdik&quot;

TİKA Tunus Koordinatörü Alı Fuat Cebeci ise Tunus&#039;taki tarım projelerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Cebeci, &quot;Gerçekleştirdiğimiz bu projeyle, 150 çiftçi aileye 6 bin incir fidanı temin ediyoruz. Ayrıca, bildiğiniz üzere Tunus&#039;un güney bölgesi su açısından maalesef yoksun bir bölge konumunda. Bu problemi de sağladığımız traktör, su tankı gibi araçlarla çözmeyi hedefliyoruz.&quot; dedi. Tunus&#039;ta birçok sektörde çok sayıda projeyi hayata geçirdiklerini belirten Cebeci, &quot;Sadece tarım alanında onlarca proje ve destek programı gerçekleştirdik. Tunus&#039;ta tarımla geçimini sağlayan çok büyük bir nüfus mevcut. Buna ilaveten, şu an dünyada gıda ve tarım ürünlerine erişimde ciddi sıkıntılar yaşanmakta. Bu da gösteriyor ki tarım sektörü bugün ve gelecekte insanlar için hayati rol oynamaya devam edecek. Bu münasebetle, Türkiye ve TİKA olarak dost ve kardeş Tunus halkının destekçisi olmaya devam edeceğiz.&quot; ifadelerini kullandı.

&quot;Hedefimiz bölgedeki incir üretimini arttırmak&quot;

Baraka Tarım Birliği Başkanı Habib Musa da bölgenin tarımsal kalkınması için ailelere verilen fidan desteğinin önemine dikkati çekti. Musa, &quot;Birlik olarak hedefimiz, bölgedeki tarımsal problemleri tespit edip gidermek. Bu projedeki hedefimiz, bölgesel bir ürün olan incir üretimini canlandırmak ve arttırmak. Projeye birçok taraftan destek geldi, bunlardan bir de Türkiye’den TİKA kurumu, kendilerine çok teşekkür ediyoruz. Projeden faydalanan 150 aile Beni Hedaş ilçesinin birçok köyünde yer alan çiftçiler. Bu proje için uzun zamandır çalışıyorduk, bugün ilk fidanlarımızı dikerek projemizi başlatmaktan dolayı mutluyuz.&quot; diye konuştu. Tunus&#039;ta 2012 yılında faaliyetlerine başlayan TİKA, bugüne kadar gerçekleştirdiği teknik ve kalkınma iş birliği projelerinin yanı sıra ülkede birçok proje ile çiftçilere destek oluyor.





  ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/10/tikadan-tunuslu-ciftcilere-incir-fidani-destegi-1666854927.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>TİKAdan, Tunuslu, Çiftçilere, İncir, Fidanı, Desteği</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Tunus'un güneyindeki Medenin kenti kırsalında çiftçilik yapan 150 aileye 6 bin incir fidanı, sulama ve taşımacılık için bir traktör ile tarımsal ekipman desteği sağladı.</span></span></p>

<p><span><span>Medenin vilayeti kırsalında faaliyet gösteren TİKA ve Tunus El-Baraka Tarım Birliği iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında Beni Hedaş bölgesinde çiftçilik yapan 150 ailenin incir yetiştiriciliği yapması hedefleniyor.</span></span></p>

<p><span><span>Projeye destek veren Beni Hedaş Belediye Başkanı Mebruke es-Saide, yaptığı açıklamada, "Tarımsal destek projeleri ile tarım alanında yatırım yapılmasının önünü açmayı hedefliyoruz. Her zaman projelerin başlangıcında zorluk yaşanıyor. Bu zorlukları çiftçilerimize verdiğimiz destek ile aşmayı hedefliyoruz. Bu projeler bölge halkının tarıma yönelmesini de cesaretlendiriyor. 6 bin fidan ve 150 aile ile başlattığımız projeyi ufak ufak büyüterek ilçemizin kalkınmasına destek vermek istiyoruz." dedi.</span></span></p>

<p><span><span>"Tunus'ta onlarca tarım projesini hayata geçirdik"</span></span></p>

<p><span><span>TİKA Tunus Koordinatörü Alı Fuat Cebeci ise Tunus'taki tarım projelerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Cebeci, "Gerçekleştirdiğimiz bu projeyle, 150 çiftçi aileye 6 bin incir fidanı temin ediyoruz. Ayrıca, bildiğiniz üzere Tunus'un güney bölgesi su açısından maalesef yoksun bir bölge konumunda. Bu problemi de sağladığımız traktör, su tankı gibi araçlarla çözmeyi hedefliyoruz." dedi. Tunus'ta birçok sektörde çok sayıda projeyi hayata geçirdiklerini belirten Cebeci, "Sadece tarım alanında onlarca proje ve destek programı gerçekleştirdik. Tunus'ta tarımla geçimini sağlayan çok büyük bir nüfus mevcut. Buna ilaveten, şu an dünyada gıda ve tarım ürünlerine erişimde ciddi sıkıntılar yaşanmakta. Bu da gösteriyor ki tarım sektörü bugün ve gelecekte insanlar için hayati rol oynamaya devam edecek. Bu münasebetle, Türkiye ve TİKA olarak dost ve kardeş Tunus halkının destekçisi olmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span>"Hedefimiz bölgedeki incir üretimini arttırmak"</span></span></p>

<p><span><span>Baraka Tarım Birliği Başkanı Habib Musa da bölgenin tarımsal kalkınması için ailelere verilen fidan desteğinin önemine dikkati çekti. Musa, "Birlik olarak hedefimiz, bölgedeki tarımsal problemleri tespit edip gidermek. Bu projedeki hedefimiz, bölgesel bir ürün olan incir üretimini canlandırmak ve arttırmak. Projeye birçok taraftan destek geldi, bunlardan bir de Türkiye’den TİKA kurumu, kendilerine çok teşekkür ediyoruz. Projeden faydalanan 150 aile Beni Hedaş ilçesinin birçok köyünde yer alan çiftçiler. Bu proje için uzun zamandır çalışıyorduk, bugün ilk fidanlarımızı dikerek projemizi başlatmaktan dolayı mutluyuz." diye konuştu. Tunus'ta 2012 yılında faaliyetlerine başlayan TİKA, bugüne kadar gerçekleştirdiği teknik ve kalkınma iş birliği projelerinin yanı sıra ülkede birçok proje ile çiftçilere destek oluyor.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Tika_Tunus1.jpg"></span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Tika_Tunus2.jpg"></span></span></p>

<p> </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Toros Meram’a İngiltere’den üstün başarı ödülü</title>
<link>https://trafikdernegi.com/toros-merama-ingiltereden-ustun-basari-oedulu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/toros-merama-ingiltereden-ustun-basari-oedulu</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye’nin en büyük entegre biyogaz ve organik gübre tesisi olan Toros Meram Yenilenebilir Enerji, İngiltere merkezli Anaerobik Arıtma ve Biyokaynaklar Birliği (ADBA) tarafından “1 Megavat Üstü Anaerobik Arıtma Öncülüğü” kategorisinde Üstün Başarı Ödülü’ne layık görüldü.

Biyogazın potansiyeli konusunda farkındalık sağlamak ve sektördeki yatırımları teşvik etmek amacıyla Londra merkezli  Anaerobik Arıtma ve Biyokaynaklar Birliği (ADBA) ve Dünya Biyogaz Birliği (WBA) iş birliğiyle düzenlenen “Anaerobik Arıtma ve Biyogaz Endüstrisi Ödülleri” sonuçlandı. 2010 yılından bu yana gerçekleştirilen organizasyonda 10 kategoride 13 birincilik ve 8 üstün başarı ödülü sahibini bulurken, Toros Meram Yenilenebilir Enerji, “1 Megavat Üstü Anaerobik Arıtma Öncülüğü” dalında Üstün Başarı Ödülü’ne layık görüldü.

Sektöre yönelik böyle önemli bir organizasyonda ödül almaktan duydukları memnuniyeti dile getiren Toros Tarım, Tarımsal Sanayi Grubu CEO’su Hakan Göral, “Toros Tarım ve Altaca Enerji ortaklığıyla kurulan Toros Meram Yenilenebilir Enerji, biyogazdan elektrik üreterek ülkemizdeki yenilenebilir enerji üretimine katkı sağlıyor. Ayrıca organik ve organomineral gübre üretimiyle tarımda sürdürülebilir bir geleceğin inşasına destek veriyor. Ortak geleceğimizi korumak ve sürdürülebilir bir kalkınma modeli yaratmak üzere hayata geçirdiğimiz bu yatırımın, dünya çapında 130 bini aşkın işletmenin faaliyet gösterdiği bu sektörde, uluslararası bir platformda ödül almasından mutluluk duyuyoruz.” şeklinde konuştu. 

Toros Tarım ve Altaca Enerji ortaklığında faaliyet gösteren Toros Gönen Yenilenebilir Enerji de 2016 yılında ADBA tarafından alanında dünyanın en iyisi seçilmişti.

Toros Meram Yenilenebilir Enerji hakkında:

Toros Tarım’ın bağlı ortaklıklarından Toros Meram Yenilenebilir Enerji Üretim A.Ş., organik atıkların fermentasyonu yoluyla biyogaz ve biyogazdan elektrik üretimi gerçekleştiriyor. Tesiste ayrıca, gazlaşma sürecini tamamlayan atıklardan ülke topraklarının ihtiyaç duyduğu katı ve sıvı organik gübre üretimi yapılıyor. 6 MW elektrik, yılda 75 bin ton katı organomineral gübre ve 15 bin ton sıvı organik gübre üretim kapasitesine sahip olan tesis, Türkiye’nin en büyük entegre biyogaz ve organik gübre tesisi olma özelliğine de sahip. Günde 770 ton ıslak atık bertaraf edebilen tesisin hammadde ihtiyacı çevredeki hayvan çiftlikleri ile tarım işletmeleri ve gıda fabrikalarından karşılanıyor. Döngüsel ekonominin başarılı bir uygulaması olan Meram Yenilenebilir Enerji, bulunduğu bölgedeki organik atıkları bertaraf etme kapasitesi ile çevre kirliliğinin azaltılmasına da önemli katkı sağlıyor.

 ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/10/toros-merama-ingiltereden-ustun-basari-odulu-1665124302.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Toros, Meram’a, İngiltere’den, üstün, başarı, ödülü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>Türkiye’nin en büyük entegre biyogaz ve organik gübre tesisi olan Toros Meram Yenilenebilir Enerji, İngiltere merkezli Anaerobik Arıtma ve Biyokaynaklar Birliği (ADBA) tarafından “1 Megavat Üstü Anaerobik Arıtma Öncülüğü” kategorisinde Üstün Başarı Ödülü’ne layık görüldü.</strong></span></span></p>

<p><span><span>Biyogazın potansiyeli konusunda farkındalık sağlamak ve sektördeki yatırımları teşvik etmek amacıyla Londra merkezli  Anaerobik Arıtma ve Biyokaynaklar Birliği (ADBA) ve Dünya Biyogaz Birliği (WBA) iş birliğiyle düzenlenen “Anaerobik Arıtma ve Biyogaz Endüstrisi Ödülleri” sonuçlandı. 2010 yılından bu yana gerçekleştirilen organizasyonda 10 kategoride 13 birincilik ve 8 üstün başarı ödülü sahibini bulurken, Toros Meram Yenilenebilir Enerji, “1 Megavat Üstü Anaerobik Arıtma Öncülüğü” dalında Üstün Başarı Ödülü’ne layık görüldü.</span></span></p>

<p><span><span>Sektöre yönelik böyle önemli bir organizasyonda ödül almaktan duydukları memnuniyeti dile getiren Toros Tarım, Tarımsal Sanayi Grubu CEO’su Hakan Göral, “Toros Tarım ve Altaca Enerji ortaklığıyla kurulan Toros Meram Yenilenebilir Enerji, biyogazdan elektrik üreterek ülkemizdeki yenilenebilir enerji üretimine katkı sağlıyor. Ayrıca organik ve organomineral gübre üretimiyle tarımda sürdürülebilir bir geleceğin inşasına destek veriyor. Ortak geleceğimizi korumak ve sürdürülebilir bir kalkınma modeli yaratmak üzere hayata geçirdiğimiz bu yatırımın, dünya çapında 130 bini aşkın işletmenin faaliyet gösterdiği bu sektörde, uluslararası bir platformda ödül almasından mutluluk duyuyoruz.” şeklinde konuştu. </span></span></p>

<p><span><span>Toros Tarım ve Altaca Enerji ortaklığında faaliyet gösteren Toros Gönen Yenilenebilir Enerji de 2016 yılında ADBA tarafından alanında dünyanın en iyisi seçilmişti.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Toros Meram Yenilenebilir Enerji hakkında:</strong></span></span></p>

<p><span><span>Toros Tarım’ın bağlı ortaklıklarından Toros Meram Yenilenebilir Enerji Üretim A.Ş., organik atıkların fermentasyonu yoluyla biyogaz ve biyogazdan elektrik üretimi gerçekleştiriyor. Tesiste ayrıca, gazlaşma sürecini tamamlayan atıklardan ülke topraklarının ihtiyaç duyduğu katı ve sıvı organik gübre üretimi yapılıyor. 6 MW elektrik, yılda 75 bin ton katı organomineral gübre ve 15 bin ton sıvı organik gübre üretim kapasitesine sahip olan tesis, Türkiye’nin en büyük entegre biyogaz ve organik gübre tesisi olma özelliğine de sahip. Günde 770 ton ıslak atık bertaraf edebilen tesisin hammadde ihtiyacı çevredeki hayvan çiftlikleri ile tarım işletmeleri ve gıda fabrikalarından karşılanıyor. Döngüsel ekonominin başarılı bir uygulaması olan Meram Yenilenebilir Enerji, bulunduğu bölgedeki organik atıkları bertaraf etme kapasitesi ile çevre kirliliğinin azaltılmasına da önemli katkı sağlıyor.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Hakan_G__ral___Toros_Tar__m_Y__netim_Kurulu_Ba__kan.jpg"></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Huawei’den çevre dostu akıllı tarım uygulaması</title>
<link>https://trafikdernegi.com/huaweiden-cevre-dostu-akilli-tarim-uygulamasi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/huaweiden-cevre-dostu-akilli-tarim-uygulamasi</guid>
<description><![CDATA[ Huawei’in Avusturya’da tanıttığı uygulama sayesinde tarım arazileri 5G’li dronlarla görüntülü taranarak ayrıntılı analiz ediliyor, ürünü olumsuz etkileyen faktörler konum bazlı saptanıyor. Uygulamanın yapay zeka ile analiz bölümü, Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezi’ndeki 12 kişilik Türk mühendis ekibi tarafından yürütülüyor. 

Huawei, tarım alanında da sürdürülebilir çözümler sunmak üzere iş ortaklarıyla birlikte çalışmaya devam ediyor. Bu alandaki en güncel projelerden biri, Huawei’in 4 Ekim tarihinde Avusturya’da düzenlediği “5G Akıllı Tarım Turu” etkinliğinde tanıtıldı. İnsansız hava aracı firması Dronetech ile işbirliği yapan Huawei, tarım alanlarında ihtiyacın üzerinde ilaçlama, gübreleme, sulama gibi çevreye zararlı  uygulamaların önüne geçecek bir projenin tanıtımını gerçekleştirdi. 

Huawei’in geliştirdiği 5G tabanlı görsel iletim teknolojisi ile anında veri sağlayacak olan drone’lar, tarım alanlarını gözlemleyerek, yalnızca ihtiyaç olan alanlarda ve yeterli miktarlarda ilaçlama yapılması için gerekli veriyi sağlayacak. Geniş alanları tarayacak olan hava araçları, buradan elde edilecek büyük miktarda veriyi, gerçek zamanlı olarak iletebilecek. Böylelikle müdahale edilmesi ya da inceleme yapılması gereken tarım alanlarına hızla erişilebilecek ve ürünlerin gelişimi de gerçek zamanlı olarak takip edilebilecek.   

Projenin ikinci aşamasında Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezi devrede 

5G, yapay zeka ve nesnelerin interneti teknolojilerinin bir arada kullanıldığı projede, Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezi, geliştirdiği yapay zeka veri anlamlandırma yazılımı önemli bir rol oynadı. 12 kişiden oluşan Türk mühendis ekibi, beş aydan bu yana, İstanbul Ümraniye’deki merkezde bu konuda çalışmalarına devam ediyor. Ekibin geliştireceği analizler, çiftçilerin küçük böcekler gibi zararlı etkenleri tespit etmelerine, mahsul durumunu izlemelerine ve hasadın gelişim sürecini tahmin etmelerine yardımcı olarak; su, kimyasallar ve böcek ilaçlarının kullanımının, verimli ve çevre dostu oranlarda yapılmasını sağlayacak.

Avusturya Maliye Bakanlığı Telekomünikasyon, Posta Hizmetleri ve Madencilik Genel Müdürü Andreas Reichhardt, yaptığı değerlendirmede; “Huawei ve Dronetech&#039;in tarımda insansız hava araçları kullanımına yönelik projesi, Avusturya özelinde bir ilk olma özelliği taşıyor. Burada, gerçek zamanlı görüntü tanılama ile ürünlerin gelişimini analiz etmek istiyoruz. Böylece hasat süreçlerinin verimli geçmesini ve ürün kalitesini artırmayı amaçlıyoruz. Tüm bunları yaparken, dijital dönüşüm çağının fırsatlarından da yararlanmak istiyoruz. Bunun için de 5G teknolojisinin sunduğu bir altyapıya ihtiyacımız vardı” dedi.

Huawei Avusturya Başkan Yardımcısı Erich Manzer’in değerlendirmesi ise şu şekilde; “5G, üç temel uygulama alanı için geliştirildi: Yüksek bant genişliği, düşük gecikme süresi ve milyonlarca cihazı birbirine bağlayabilmek. İnsansız hava araçlarını 5G teknolojisi ile entegre etmek, kaynakların verimli kullanımı açısından son derece önemlidir.”  

5G destekli insansız hava araçlarını tarımda kullanmanın en büyük zorluğu ağ kapsama alanları olarak gösteriliyor. Bugün 5G ağları, çoğunlukla zemin seviyesinde veya iç mekanlarda bulunan son kullanıcılar için tasarlanmış bulunuyor. Rutin olarak yerden 50 metre yükseklikte uçan insansız hava araçları için yüksek kaliteli kapsama alanlarına yönelik gelişim sürecinin, önümüzdeki dönemde devam etmesi bekleniyor.

 ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/10/huaweiden-cevre-dostu-akilli-tarim-uygulamasi-1665123510.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Huawei’den, çevre, dostu, akıllı, tarım, uygulaması</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Huawei’in Avusturya’da tanıttığı uygulama sayesinde tarım arazileri 5G’li dronlarla görüntülü taranarak ayrıntılı analiz ediliyor, ürünü olumsuz etkileyen faktörler konum bazlı saptanıyor. Uygulamanın yapay zeka ile analiz bölümü, Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezi’ndeki 12 kişilik Türk mühendis ekibi tarafından yürütülüyor. </span></span></p>

<p><span><span>Huawei, tarım alanında da sürdürülebilir çözümler sunmak üzere iş ortaklarıyla birlikte çalışmaya devam ediyor. Bu alandaki en güncel projelerden biri, Huawei’in 4 Ekim tarihinde Avusturya’da düzenlediği “5G Akıllı Tarım Turu” etkinliğinde tanıtıldı. İnsansız hava aracı firması Dronetech ile işbirliği yapan Huawei, tarım alanlarında ihtiyacın üzerinde ilaçlama, gübreleme, sulama gibi çevreye zararlı  uygulamaların önüne geçecek bir projenin tanıtımını gerçekleştirdi. </span></span></p>

<p><span><span>Huawei’in geliştirdiği 5G tabanlı görsel iletim teknolojisi ile anında veri sağlayacak olan drone’lar, tarım alanlarını gözlemleyerek, yalnızca ihtiyaç olan alanlarda ve yeterli miktarlarda ilaçlama yapılması için gerekli veriyi sağlayacak. Geniş alanları tarayacak olan hava araçları, buradan elde edilecek büyük miktarda veriyi, gerçek zamanlı olarak iletebilecek. Böylelikle müdahale edilmesi ya da inceleme yapılması gereken tarım alanlarına hızla erişilebilecek ve ürünlerin gelişimi de gerçek zamanlı olarak takip edilebilecek.   </span></span></p>

<p><span><span>Projenin ikinci aşamasında Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezi devrede </span></span></p>

<p><span><span>5G, yapay zeka ve nesnelerin interneti teknolojilerinin bir arada kullanıldığı projede, Huawei Türkiye Ar-Ge Merkezi, geliştirdiği yapay zeka veri anlamlandırma yazılımı önemli bir rol oynadı. 12 kişiden oluşan Türk mühendis ekibi, beş aydan bu yana, İstanbul Ümraniye’deki merkezde bu konuda çalışmalarına devam ediyor. Ekibin geliştireceği analizler, çiftçilerin küçük böcekler gibi zararlı etkenleri tespit etmelerine, mahsul durumunu izlemelerine ve hasadın gelişim sürecini tahmin etmelerine yardımcı olarak; su, kimyasallar ve böcek ilaçlarının kullanımının, verimli ve çevre dostu oranlarda yapılmasını sağlayacak.</span></span></p>

<p><span><span>Avusturya Maliye Bakanlığı Telekomünikasyon, Posta Hizmetleri ve Madencilik Genel Müdürü Andreas Reichhardt, yaptığı değerlendirmede; “Huawei ve Dronetech'in tarımda insansız hava araçları kullanımına yönelik projesi, Avusturya özelinde bir ilk olma özelliği taşıyor. Burada, gerçek zamanlı görüntü tanılama ile ürünlerin gelişimini analiz etmek istiyoruz. Böylece hasat süreçlerinin verimli geçmesini ve ürün kalitesini artırmayı amaçlıyoruz. Tüm bunları yaparken, dijital dönüşüm çağının fırsatlarından da yararlanmak istiyoruz. Bunun için de 5G teknolojisinin sunduğu bir altyapıya ihtiyacımız vardı” dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Huawei Avusturya Başkan Yardımcısı Erich Manzer’in değerlendirmesi ise şu şekilde; “5G, üç temel uygulama alanı için geliştirildi: Yüksek bant genişliği, düşük gecikme süresi ve milyonlarca cihazı birbirine bağlayabilmek. İnsansız hava araçlarını 5G teknolojisi ile entegre etmek, kaynakların verimli kullanımı açısından son derece önemlidir.”  </span></span></p>

<p><span><span>5G destekli insansız hava araçlarını tarımda kullanmanın en büyük zorluğu ağ kapsama alanları olarak gösteriliyor. Bugün 5G ağları, çoğunlukla zemin seviyesinde veya iç mekanlarda bulunan son kullanıcılar için tasarlanmış bulunuyor. Rutin olarak yerden 50 metre yükseklikte uçan insansız hava araçları için yüksek kaliteli kapsama alanlarına yönelik gelişim sürecinin, önümüzdeki dönemde devam etmesi bekleniyor.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Huawei_BB_01.jpg"></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Buğday fiyatlarında yeni rekor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/bugday-fiyatlarinda-yeni-rekor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/bugday-fiyatlarinda-yeni-rekor</guid>
<description><![CDATA[ Buğday vadeli kontratları, Kuzey Amerika&#039;nın ovalarından Rusya’da Urallara, kuraklığın mahsulü olumsuz etkilemesi ve küresel stoklarda azalma tehdidini getirmesi ile birlikte yeni zirveler civarına yükseldi.

Ayçöreği, simit ve pizza hamurlarının yapımında kullanılan ilkbahar buğdayı, kile başına 10 dolar seviyesinin üzerindeki yükselişini sürdürdü ve 2012’den bu yana en yüksek seviyeleri civarında işlem görüyor.

Çok amaçlı un üretimi için kullanılan sert kırmızı kış buğdayı 2014’ten beri en yüksek seviyesini gördü. Kek, kurabiye ve kraker yapımında kullanılan yumuşak kış buğdayı için gösterge vadeli kontratlar da yükseldi.

İlkbahar buğdayı fiyatları, tüm buğday çeşitlerine yönelik talebin arttığı bir ortamda, Cuma günü sona eren hafta ile birlikte üst üste altı haftadır değer kazanarak iki yılı aşkın sürenin en uzun haftalık yükseliş serisini gerçekleştirdi.

ABD’de üç aylık meteoroloji tahmini, ülkenin kilit buğday bölgelerinin bazılarında kuraklığın artacağını işaret ediyor. Bu durum, gübre fiyatlarındaki sert yükseliş ile birlikte ortaya çıktı ve tarım kesimi için maliyetlerin artmasına yol açarken, üretim üzerinde daha fazla baskı oluşturuyor.

Kaynak: Bloomberg HT ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/10/bugday-fiyatlarinda-yeni-rekor-1635152130.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Buğday, fiyatlarında, yeni, rekor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Buğday vadeli kontratları, Kuzey Amerika'nın ovalarından Rusya’da Urallara, kuraklığın mahsulü olumsuz etkilemesi ve küresel stoklarda azalma tehdidini getirmesi ile birlikte yeni zirveler civarına yükseldi.</span></span></p>

<p><span><span>Ayçöreği, simit ve pizza hamurlarının yapımında kullanılan ilkbahar buğdayı, kile başına 10 dolar seviyesinin üzerindeki yükselişini sürdürdü ve 2012’den bu yana en yüksek seviyeleri civarında işlem görüyor.</span></span></p>

<p><span><span>Çok amaçlı un üretimi için kullanılan sert kırmızı kış buğdayı 2014’ten beri en yüksek seviyesini gördü. Kek, kurabiye ve kraker yapımında kullanılan yumuşak kış buğdayı için gösterge vadeli kontratlar da yükseldi.</span></span></p>

<p><span><span>İlkbahar buğdayı fiyatları, tüm buğday çeşitlerine yönelik talebin arttığı bir ortamda, Cuma günü sona eren hafta ile birlikte üst üste altı haftadır değer kazanarak iki yılı aşkın sürenin en uzun haftalık yükseliş serisini gerçekleştirdi.</span></span></p>

<p><span><span>ABD’de üç aylık meteoroloji tahmini, ülkenin kilit buğday bölgelerinin bazılarında kuraklığın artacağını işaret ediyor. Bu durum, gübre fiyatlarındaki sert yükseliş ile birlikte ortaya çıktı ve tarım kesimi için maliyetlerin artmasına yol açarken, üretim üzerinde daha fazla baskı oluşturuyor.</span></span></p>

<p><span><span>Kaynak: Bloomberg HT</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünya üzerinde 829 milyon insan açlıkla mücadele ediyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/dunya-uzerinde-829-milyon-insan-aclikla-mucadele-ediyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/dunya-uzerinde-829-milyon-insan-aclikla-mucadele-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ Günümüzde her yıl 1,3 trilyon ton gıda israf edilirken dünya üzerindeki 829 milyon insan da trajik biçimde açlıkla mücadele ediyor. Halbuki her yıl israf edilen tonlarca gıda, açlık çeken insanların ihtiyacını fazlasıyla karşılayabilir fakat 2019&#039;dan 2022&#039;ye kadar yetersiz beslenen insan sayısı 150 milyon kadar artmış durumda.  Özellikle de gelişmemiş ülkelerdeki gıda güvensizliği, çatışmaların ve iklim krizinin getirdiği etkilerle şiddetlenmeye devam ediyor. Gıda israfı aynı zamanda karbondioksit salınımına da sebep olarak iklim krizini tetikliyor. Elbette, Dünya’da bu kadar insan açlıkla mücadele ederken trilyonlarca ton gıdanın israf edilmesi büyük bir adaletsizlik ve çözülmesi gereken acil bir sorun. Bu israfın, tükettiği kaynakları ve gezegenimize verdiği zararları da düşündüğümüzde israfı önlemek adına atılacak adımlar büyük önem taşıyor. Peki ama nasıl? 29 Eylül Uluslararası Gıda Kaybı ve İsrafı Farkındalık Günü’nde işte sizlere 10 adımda israf önleme rehberi…

10. Gereğinden fazla almamak için liste yapın

Alışverişe çıkmadan önce kendinize bir liste hazırlayın ve sadece o listedeki ürünleri almak için markete gidin. Bu liste dışında gördüğünüz ürünler ihtiyaç dışı ürünler olacak ve israf olma riski olacağından bunları almayarak gıda israfıyla mücadelede önemli bir yol kat etmiş olacaksınız. 

9. Son kullanma tarihi ve tavsiye edilen tüketim tarihi bilgisine dikkat edin

Ambalajlı gıdaların üzerinde yer alan “Son Kullanma Tarihi” yiyeceği hangi tarihe kadar tüketebileceğinizin bilgisini verir. Yiyecekleri son kullanma tarihinden sonra tüketmek güvenli olmadığı için satın alım yaparken mutlaka tarihleri kontrol edin. Son Kullanma Tarihi, genellikle süt ve süt ürünleri, et, yumurta, et ürünleri, dondurulmuş gıdalar ve ambalajlı gıdalarda kullanılıyor. Son Kullanma Tarihi (SKT) olan gıdalar israfı önlemek adına stoklanmamalı ve son kullanma tarihine kadar tüketilebilecek miktarlarda alınmalı. &quot;Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi&quot; (TETT) ise son tüketim tarihine oranla daha esnek. Kuru fasulye, mercimek gibi kuru gıdalar ile makarna gibi tahılların ambalajlarında yer alan TETT, Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi içerisinde güvenle tüketilebilir.

8. Buzdolabınıza bakmadan alışverişe çıkmayın

Buzdolabınızda eksik olan ürünlere bakmadan, neye ihtiyacınız olduğunu tam olarak belirlemeden yeni bir ürün almanız demek çoğu zaman buzdolabında bozulmuş ürünlerle karşılaşacağınız anlamına gelecektir. Bu nedenle mutlaka alışveriş öncesi ihtiyaçlarınızı kontrol ederek satın alım yapın. 

7. Bozulmak üzere olan gıdaları farklı tariflerde değerlendirin

Kuru gıda dolabında ve buzdolabında bulunan yiyecekleri düzenli olarak kontrol edin ve son kullanma tarihleri yaklaşan gıdaları, israfı önlemek adına mutlaka tüketin. Gıda tüketiminde son alınanın daha sonra tüketilmesine, daha önce aldığınız ürünleri ise öncelikli tüketmeye dikkat ederek israfın önünü kesebilirsiniz. Fakat bazen bozulmasa da dolapta fazla beklemiş bir yemeği tüketmek istemeyebiliriz. Bu aşamada bu yemeği değerlendirebileceğiniz alternatif yemekler üretebilirsiniz. Tazeliğini kaybetmeye başlayan sebzeleri; çorba veya börek yapımında veya sebzeli omlet ile sebzeli makarnalar yaparak değerlendirmeniz mümkün.

6. Pişirdiğiniz yemeklerin kalanlarını dondurun 

Yemekleri küçük porsiyonlarda servis edin, yeterli değilse tükettikten sonra biraz daha ekleyebilirsiniz. Böylece tabağa fazla alınan yiyeceğin israfını önlemiş olursunuz.
Ertesi günün öğle yemeğinde, bir gün önce tüketemediğiniz yiyecekleri değerlendirin.
Pişirdiğiniz yemekler fazla ise daha sonra tüketmek üzere dondurun.
Yiyeceklerinizi sokaklardaki dostlarımız olan hayvanlar ile de paylaşabilirsiniz.
 5. Hala tüketebileceğinizden fazla yemek varsa paylaşın

Henüz tazeliğini koruyan fakat porsiyon olarak size fazla geleceğini düşündüğünüz yemeklerinizi paylaşmayı deneyin. Ailenize, arkadaşlarınıza veya iş arkadaşlarınıza ikramlarda bulunun. Yemeğe aile ve arkadaşlarınızı davet ederek birlikte tüketin. Yine de fazla yiyecekleriniz kalıyorsa bu gıdaları kabul edebilecek ve bunları ihtiyaç sahiplerine dağıtabilecek kurumlar olup olmadığını araştırabilirsiniz. Örneğin Ajinomoto&#039;nun Türkiye’de 2017&#039;den beri Çorbada Tuzun Olsun Derneği ile yürüttüğü çorba dağıtımı, Çorbada Tuzun Olsun Derneği&#039;nin çorba sponsorluğu ve Temel İhtiyaç Derneği&#039;ne (TİDER) yaptığı gıda bağışı gibi projeleri bulunuyor. Bu projeler hem ihtiyaç sahiplerine ulaşmayı kolaylaştırırken hem de israfın önüne geçiyor, sosyal sorumluluk bilincini geliştiriyor. 

4. Gıda artanlarını çorbada kullanın

Birçok besinin artık olarak görülen bazı kısımları farklı yemeklerde kullanılabiliyor.  Örneğin brokoli pişireceğinizde veya salata yapacağınızda saplarını kesip atmak yerine pişirilebilir ve brokoli çorbasında değerlendirilebilir. Eğer besinin artık kısımlarını değerlendirmek mümkün değilse kompost yapımında kullanabilirsiniz. Kompost Nedir? diyenlere kısaca açıklayalım. Kompost, bitkisel kaynaklı gıda artıklarının mikro ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/09/dunya-uzerinde-829-milyon-insan-aclikla-mucadele-ediyor-1664438210.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünya, üzerinde, 829, milyon, insan, açlıkla, mücadele, ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Günümüzde her yıl 1,3 trilyon ton gıda israf edilirken dünya üzerindeki 829 milyon insan da trajik biçimde açlıkla mücadele ediyor. Halbuki her yıl israf edilen tonlarca gıda, açlık çeken insanların ihtiyacını fazlasıyla karşılayabilir fakat 2019'dan 2022'ye kadar yetersiz beslenen insan sayısı 150 milyon kadar artmış durumda.  Özellikle de gelişmemiş ülkelerdeki gıda güvensizliği, çatışmaların ve iklim krizinin getirdiği etkilerle şiddetlenmeye devam ediyor. Gıda israfı aynı zamanda karbondioksit salınımına da sebep olarak iklim krizini tetikliyor. Elbette, Dünya’da bu kadar insan açlıkla mücadele ederken trilyonlarca ton gıdanın israf edilmesi büyük bir adaletsizlik ve çözülmesi gereken acil bir sorun. Bu israfın, tükettiği kaynakları ve gezegenimize verdiği zararları da düşündüğümüzde israfı önlemek adına atılacak adımlar büyük önem taşıyor. Peki ama nasıl? 29 Eylül Uluslararası Gıda Kaybı ve İsrafı Farkındalık Günü’nde işte sizlere 10 adımda israf önleme rehberi…</span></span></p>

<p><span><span>10. Gereğinden fazla almamak için liste yapın</span></span></p>

<p><span><span>Alışverişe çıkmadan önce kendinize bir liste hazırlayın ve sadece o listedeki ürünleri almak için markete gidin. Bu liste dışında gördüğünüz ürünler ihtiyaç dışı ürünler olacak ve israf olma riski olacağından bunları almayarak gıda israfıyla mücadelede önemli bir yol kat etmiş olacaksınız. </span></span></p>

<p><span><span>9. Son kullanma tarihi ve tavsiye edilen tüketim tarihi bilgisine dikkat edin</span></span></p>

<p><span><span>Ambalajlı gıdaların üzerinde yer alan “Son Kullanma Tarihi” yiyeceği hangi tarihe kadar tüketebileceğinizin bilgisini verir. Yiyecekleri son kullanma tarihinden sonra tüketmek güvenli olmadığı için satın alım yaparken mutlaka tarihleri kontrol edin. Son Kullanma Tarihi, genellikle süt ve süt ürünleri, et, yumurta, et ürünleri, dondurulmuş gıdalar ve ambalajlı gıdalarda kullanılıyor. Son Kullanma Tarihi (SKT) olan gıdalar israfı önlemek adına stoklanmamalı ve son kullanma tarihine kadar tüketilebilecek miktarlarda alınmalı. "Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi" (TETT) ise son tüketim tarihine oranla daha esnek. Kuru fasulye, mercimek gibi kuru gıdalar ile makarna gibi tahılların ambalajlarında yer alan TETT, Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi içerisinde güvenle tüketilebilir.</span></span></p>

<p><span><span>8. Buzdolabınıza bakmadan alışverişe çıkmayın</span></span></p>

<p><span><span>Buzdolabınızda eksik olan ürünlere bakmadan, neye ihtiyacınız olduğunu tam olarak belirlemeden yeni bir ürün almanız demek çoğu zaman buzdolabında bozulmuş ürünlerle karşılaşacağınız anlamına gelecektir. Bu nedenle mutlaka alışveriş öncesi ihtiyaçlarınızı kontrol ederek satın alım yapın. </span></span></p>

<p><span><span>7. Bozulmak üzere olan gıdaları farklı tariflerde değerlendirin</span></span></p>

<p><span><span>Kuru gıda dolabında ve buzdolabında bulunan yiyecekleri düzenli olarak kontrol edin ve son kullanma tarihleri yaklaşan gıdaları, israfı önlemek adına mutlaka tüketin. Gıda tüketiminde son alınanın daha sonra tüketilmesine, daha önce aldığınız ürünleri ise öncelikli tüketmeye dikkat ederek israfın önünü kesebilirsiniz. Fakat bazen bozulmasa da dolapta fazla beklemiş bir yemeği tüketmek istemeyebiliriz. Bu aşamada bu yemeği değerlendirebileceğiniz alternatif yemekler üretebilirsiniz. Tazeliğini kaybetmeye başlayan sebzeleri; çorba veya börek yapımında veya sebzeli omlet ile sebzeli makarnalar yaparak değerlendirmeniz mümkün.</span></span></p>

<p><span><span>6. Pişirdiğiniz yemeklerin kalanlarını dondurun </span></span></p>

<p><span><span>Yemekleri küçük porsiyonlarda servis edin, yeterli değilse tükettikten sonra biraz daha ekleyebilirsiniz. Böylece tabağa fazla alınan yiyeceğin israfını önlemiş olursunuz.<br>
Ertesi günün öğle yemeğinde, bir gün önce tüketemediğiniz yiyecekleri değerlendirin.<br>
Pişirdiğiniz yemekler fazla ise daha sonra tüketmek üzere dondurun.<br>
Yiyeceklerinizi sokaklardaki dostlarımız olan hayvanlar ile de paylaşabilirsiniz.<br>
 5. Hala tüketebileceğinizden fazla yemek varsa paylaşın</span></span></p>

<p><span><span>Henüz tazeliğini koruyan fakat porsiyon olarak size fazla geleceğini düşündüğünüz yemeklerinizi paylaşmayı deneyin. Ailenize, arkadaşlarınıza veya iş arkadaşlarınıza ikramlarda bulunun. Yemeğe aile ve arkadaşlarınızı davet ederek birlikte tüketin. Yine de fazla yiyecekleriniz kalıyorsa bu gıdaları kabul edebilecek ve bunları ihtiyaç sahiplerine dağıtabilecek kurumlar olup olmadığını araştırabilirsiniz. Örneğin Ajinomoto'nun Türkiye’de 2017'den beri Çorbada Tuzun Olsun Derneği ile yürüttüğü çorba dağıtımı, Çorbada Tuzun Olsun Derneği'nin çorba sponsorluğu ve Temel İhtiyaç Derneği'ne (TİDER) yaptığı gıda bağışı gibi projeleri bulunuyor. Bu projeler hem ihtiyaç sahiplerine ulaşmayı kolaylaştırırken hem de israfın önüne geçiyor, sosyal sorumluluk bilincini geliştiriyor. </span></span></p>

<p><span><span>4. Gıda artanlarını çorbada kullanın</span></span></p>

<p><span><span>Birçok besinin artık olarak görülen bazı kısımları farklı yemeklerde kullanılabiliyor.  Örneğin brokoli pişireceğinizde veya salata yapacağınızda saplarını kesip atmak yerine pişirilebilir ve brokoli çorbasında değerlendirilebilir. Eğer besinin artık kısımlarını değerlendirmek mümkün değilse kompost yapımında kullanabilirsiniz. <em>Kompost Nedir?</em> diyenlere kısaca açıklayalım. Kompost, bitkisel kaynaklı gıda artıklarının mikroorganizmalar tarafından biyolojik olarak parçalandığı, verimli toprağı besleyen koyu, topraksı, besleyici, zengin bir materyal haline getirilmiş halidir. Kompost, gübreye göre daha ekonomik ve organik bir seçenek olmakla birlikte gıda artıklarının değerlendirilmesine ve israfın önüne geçilmesine de büyük destek olur. Diğer yandan karışık sebze çorbası yapmak istiyor fakat her gıdayı ekonomik anlamda almanın maliyet yükünü taşımak istemiyorsanız da sağlıklı ve hijyenik çözümler bulmanız mümkün. Örneğin, Bizim Mutfak, çorba yapmak için ihtiyaç duyulan bakliyat ve tahılları ayrı ayrı almak yerine, tüm bu besleyici içeriğe tek bir pakette ulaşılmasını sağlayan Bakliyatlı Çorbalar ürün serisini ilk kez piyasaya süren ve hazır çorba kategorisini baştan tanımlayan marka olmuştu. Türk tüketicileri Superfoods (Süper Besinler) trendiyle tanıştıran Bizim Mutfak markasının “Superfoods” Çorba Serisi’ni deneyerek hem tasarruflu hem de sağlıklı gıdaya ulaşabilir, israf ihtimalini de minimuma indirebilirsiniz. </span></span></p>

<p><span><span>3. Doğru saklama yöntemlerini kullanın</span></span></p>

<p><span><span>Kimi gıdalar buzdolabında, kimi de dışarıda saklanmalı. Aldığınız gıdaları saklamak için en doğru yöntemleri araştırın ve bunları uygulayın. Bu şekilde aldığınız gıdaları daha uzun süre kullanabilecek ve israfın önüne geçmiş olacaksınız. </span></span></p>

<p><span><span>2. İlk olarak önceden aldığınız gıdaları tüketin!</span></span></p>

<p><span><span>Son tüketim tarihlerine mutlaka dikkat edin. Daha önceden aldığınız gıdalara tüketmek üzere öncelik verin, böylece onlar bozulmadan tüketilmiş ve çöpe atılmamış olacaklar. Daha sonra yeni aldığınız ürünleri sağlıkla tüketebilirsiniz. </span></span></p>

<p><span><span>1.Küresel açlık kriziyle ilgili gerçekleri unutmayın!</span></span></p>

<p><span><span>Dünyada, gezegendeki herkesi beslemeye yetecek kadar gıda üretiliyor. Buna rağmen Dünya çapında 829 milyon kadar insan her gece aç yatıyor. Küçük çiftçiler, çobanlar ve balıkçılar küresel gıda arzının yaklaşık yüzde 70'ini karşılamalarına rağmen gıda güvencesizliğine karşı özellikle de onlar savunmasızlar.  Çatışma, açlığın bir nedeni ve sonucu. Öyle ki, 2020'de 23 ülkede 99,1 milyon insan için açlığın başlıca nedeni çatışmalar oldu. Dünya çapında 5 yaşın altındaki tahmini 14 milyon çocuk, israfın bir sonucu olarak şiddetli akut yetersiz beslenmeden muzdarip. Yetersiz beslenen çocukların sadece yüzde 25'i hayat kurtaran tedaviye erişebiliyor. </span></span></p>

<p><span><span>Gıda kaybının önüne geçmek mümkün!</span></span></p>

<p><span><span>2015 yılında dünya liderleri yeni bir dizi Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi (SKH) belirlediler. Bunlardan biri, 2030 yılına kadar “açlığı sona erdirmek, gıda güvenliğini ve gelişmiş beslenmeyi sağlamak ve sürdürülebilir tarımı teşvik etmek”. BM, dünyanın bu hedefe ulaşma yolunda kaydettiği ilerlemeyi göstermek üzere yayınladığı raporunda şu verilere yer verdi: “Dünyada yetersiz beslenen insanların oranı 2000-2004'te yüzde 15'ten 2020'de yüzde 9,9'a düştü. Bodurluk (kronik yetersiz beslenme nedeniyle yaşlarına göre çok kısa olan çocuklar) oranı 5 yaşın altındaki çocuklarda 2000 yılında yüzde 33'ken 2019'da yüzde 21,3 olarak kaydedildi.” Gıda kaybı ve israfının önüne geçmek için projeleriyle ve STK iş birlikleriyle dikkat çeken Ajinomoto, 5 yıldan beri Dünya Gıda Günü’nde gıdaya erişim hakkına dikkat çekmek amacıyla Çorbada Tuzun Olsun Derneği’yle beraber evsizlere Bizim Mutfak çorbalarını dağıtıyor. Ocak 2019’dan bu yana ise yaptığı sözleşme kapsamında düzenli olarak derneğin tüm çorba ihtiyacını Bizim Mutfak çorbalarından karşılıyor. Ajinomoto, Temel İhtiyaç Derneği (TİDER) ile Ocak 2019’da imzaladığı anlaşma kapsamında ise Türkiye'deki yoksul aileler için çalışıyor. Ürünlerini TİDER aracılığıyla bu ailelerle paylaşarak hem gıda israfıyla hem de yoksullukla mücadele alanında başarılı bir sosyal fayda yaratmayı amaçlıyor. Ajinomoto Grup, gerek dünyada gerekse Türkiye'de bakliyat üretimine büyük bir önem veriyor. Küresel sürdürülebilirlik, gıda kaynakları ve sağlıklı yaşam sorunlarının çözümüne katkı sağlama amacı doğrultusunda Bizim Mutfak Bakliyatlı Çorba ve “Superfoods” Çorba serilerinin üretimiyle daha fazla insana besleyici ve pratik lezzeti ulaştırırken küresel israf gerçeğine dikkat çekerek bu sorunla güçlü bir şekilde mücadele etmeye gayret gösteriyor.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TİKA’dan Kuzey Makedonya’ya Tarım Ekipmanı Desteği      2 gün önce</title>
<link>https://trafikdernegi.com/tikadan-kuzey-makedonyaya-tarim-ekipmani-destegi-2-gun-oence</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/tikadan-kuzey-makedonyaya-tarim-ekipmani-destegi-2-gun-oence</guid>
<description><![CDATA[ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Kuzey Makedonya’nın İştip, Demir Kapı, Konçe, Valandova, Köprülü, Negotin, Bosilovo, Vasilevo, Gostivar bölgelerinde üretim alanlarının artırılması ve üretim teknolojisinin geliştirilmesi için 1000 çiftçinin ortak kullanacağı 20 adet toprak işleme motokültivatörü ve 20 adet zirai ilaçlama makinesi desteği sağladı.

Konçe Belediyesinde &quot;Sürdürülebilir Tarım - Tarımsal Ekipman Desteği Projesi&quot; kapsamında düzenlenen teslim törenine, TİKA Üsküp Koordinatörü Halim Ömer Söğüt ve Konçe Belediye Başkanı Zlatko Ristov’un yanı sıra bölgeden çiftçiler ve yetkililer katıldı.

Hedef kitlemiz binden fazla çiftçi

TİKA Üsküp Koordinatörü Söğüt, yaptığı açıklamada, TİKA’nın farklı alanlarda proje gerçekleştirdiğini, bunların içinde tarım ve kırsal kalkınmayı desteklemenin özel bir alan olduğunu söyledi. Söğüt, “Burada motokültivatörlerimiz var. Hedef kitlemiz binden fazla çiftçimiz. İlaçlama makinelerimiz var. Aslında bir anlamda kolektif olarak üreticilerimiz bu ekipmanları diğer paydaşlarla kullanmak suretiyle halkın istifadesine sunmuş olacaklar.” dedi. Tarım ve hayvancılık anlamında arıcılığın geliştirilmesi, meyve fidancılığının geliştirilmesi noktasında ceviz yetiştiriciliği, çilek yetiştiriciliği gibi alanlarda da projeleri hayata geçirdiklerini dile getiren Söğüt, bu projelerin başarılı olması ve üreticilerin gelirlerinin artmasının kendilerini mutlu ettiğini vurguladı. Söğüt, “Ümit ediyoruz hedeflediğimiz gayelere ulaşılması noktasında bu projemiz de bir vesile olur. Biz inanıyoruz ki tarım ve hayvancılık, ekonomik şartların iyileştirilmesi için çok önemli bir alan ve bu alandaki parametrelerin iyileştirilmesi buradaki vatandaşların hayat standartları adına oldukça faydalı ve önemli.” diye konuştu.

İşbirliğinin devam etmesini temenni ediyorum

Konçe Belediye Başkanı Ristov da TİKA&#039;nın motokültivatör ve diğer tarım ekipmanı desteğinde bulunduğunu anımsatarak, verilen destekten dolayı TİKA&#039;ya teşekkür etti. Ristov, &quot;TİKA&#039;yla şu ana kadar mükemmel iş birliğimiz oldu. Bu projenin, belediye başkanı olduğumdan beri gerçekleştirilen ikinci destek. Samimi bir şekilde devam etmesini temenni ediyorum. Destek alan çiftçileri şahsım adına tebrik ediyorum.&quot; şeklinde konuştu.



  ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/09/tikadan-kuzey-makedonyaya-tarim-ekipmani-destegi-2-gun-once-1664109739.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>TİKA’dan, Kuzey, Makedonya’ya, Tarım, Ekipmanı, Desteği, gün, önce</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Kuzey Makedonya’nın İştip, Demir Kapı, Konçe, Valandova, Köprülü, Negotin, Bosilovo, Vasilevo, Gostivar bölgelerinde üretim alanlarının artırılması ve üretim teknolojisinin geliştirilmesi için 1000 çiftçinin ortak kullanacağı 20 adet toprak işleme motokültivatörü ve 20 adet zirai ilaçlama makinesi desteği sağladı.</span></span></p>

<p><span><span>Konçe Belediyesinde "Sürdürülebilir Tarım - Tarımsal Ekipman Desteği Projesi" kapsamında düzenlenen teslim törenine, TİKA Üsküp Koordinatörü Halim Ömer Söğüt ve Konçe Belediye Başkanı Zlatko Ristov’un yanı sıra bölgeden çiftçiler ve yetkililer katıldı.</span></span></p>

<p><span><span>Hedef kitlemiz binden fazla çiftçi</span></span></p>

<p><span><span>TİKA Üsküp Koordinatörü Söğüt, yaptığı açıklamada, TİKA’nın farklı alanlarda proje gerçekleştirdiğini, bunların içinde tarım ve kırsal kalkınmayı desteklemenin özel bir alan olduğunu söyledi. Söğüt, “Burada motokültivatörlerimiz var. Hedef kitlemiz binden fazla çiftçimiz. İlaçlama makinelerimiz var. Aslında bir anlamda kolektif olarak üreticilerimiz bu ekipmanları diğer paydaşlarla kullanmak suretiyle halkın istifadesine sunmuş olacaklar.” dedi. Tarım ve hayvancılık anlamında arıcılığın geliştirilmesi, meyve fidancılığının geliştirilmesi noktasında ceviz yetiştiriciliği, çilek yetiştiriciliği gibi alanlarda da projeleri hayata geçirdiklerini dile getiren Söğüt, bu projelerin başarılı olması ve üreticilerin gelirlerinin artmasının kendilerini mutlu ettiğini vurguladı. Söğüt, “Ümit ediyoruz hedeflediğimiz gayelere ulaşılması noktasında bu projemiz de bir vesile olur. Biz inanıyoruz ki tarım ve hayvancılık, ekonomik şartların iyileştirilmesi için çok önemli bir alan ve bu alandaki parametrelerin iyileştirilmesi buradaki vatandaşların hayat standartları adına oldukça faydalı ve önemli.” diye konuştu.</span></span></p>

<p><span><span>İşbirliğinin devam etmesini temenni ediyorum</span></span></p>

<p><span><span>Konçe Belediye Başkanı Ristov da TİKA'nın motokültivatör ve diğer tarım ekipmanı desteğinde bulunduğunu anımsatarak, verilen destekten dolayı TİKA'ya teşekkür etti. Ristov, "TİKA'yla şu ana kadar mükemmel iş birliğimiz oldu. Bu projenin, belediye başkanı olduğumdan beri gerçekleştirilen ikinci destek. Samimi bir şekilde devam etmesini temenni ediyorum. Destek alan çiftçileri şahsım adına tebrik ediyorum." şeklinde konuştu.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/tikamakedonya.jpg"></span></span></p>

<p> </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Küba’ya tarımsal ekipman desteği</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kubaya-tarimsal-ekipman-destegi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kubaya-tarimsal-ekipman-destegi</guid>
<description><![CDATA[ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Küba’da hayata geçirilen Nohut Tohumu Islahı Projesi kapsamında temin edilen traktör, biçerdöver, sulama sistemi ve mibzer ekipmanları Kübalı yetkililere teslim edildi.

TİKA’nın 2019 senesinde Küba’da başlattığı Nohut Tohumu Islahı Projesi’nin ikinci etabı olan Küba Ulusal Tarımına Ekipman Desteği Programı kapsamında Sancti Spiritus eyaletinde bulunan Kübalı yetkililere, TİKA tarafından temin edilen traktör, biçerdöver, sulama sistemi ve mibzer ekipmanları teslim edildi.

Aynı zamanda TİKA Meksika Koordinatörlüğü’nün Küba ile Türkiye’nin diplomatik ilişkilerinin 70. yıl dönümü olması dolayısıyla gerçekleştirilen ziyarette, T.C. Havana Büyükelçisi Vehbi Esgel Etensel, TİKA Meksika Koordinatörü Fatih Abdi Çetin; Küba Cumhuriyeti Tarım Bakan Yardımcısı Maury Hechavarría Bermúdez, Turizm Bakan Yrd. Adalberto Venero, Dış Ticaret ve Yabancı Yatırım Bakan Yrd. Ana Teresita Gonzalez, Dışişleri Bakanlığı temsilcileri ve Küba Halk Sağlığı Bakanlığı temsilcileri hazır bulundu.

Gerçekleştirilen destek projeleri kapsamında; boş arazilerin tarımsal üretime açılması, üretime kadın ve gençlerin katılımının sürdürülerek arttırılması ve verimliliği en üst düzeye çıkarmak isteyen Küba’nın bu hedeflerine katkıda bulunmak amaçlandı.

TİKA bölgede faaliyetlerine başladığı 2016 yılından bu yana Küba’da toplam 8 kırsal kalkınma projesini hayata geçirdi.



 ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/09/kubaya-tarimsal-ekipman-destegi-1663572829.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Küba’ya, tarımsal, ekipman, desteği</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Küba’da hayata geçirilen Nohut Tohumu Islahı Projesi kapsamında temin edilen traktör, biçerdöver, sulama sistemi ve mibzer ekipmanları Kübalı yetkililere teslim edildi.</span></span></p>

<p><span><span>TİKA’nın 2019 senesinde Küba’da başlattığı Nohut Tohumu Islahı Projesi’nin ikinci etabı olan Küba Ulusal Tarımına Ekipman Desteği Programı kapsamında Sancti Spiritus eyaletinde bulunan Kübalı yetkililere, TİKA tarafından temin edilen traktör, biçerdöver, sulama sistemi ve mibzer ekipmanları teslim edildi.</span></span></p>

<p><span><span>Aynı zamanda TİKA Meksika Koordinatörlüğü’nün Küba ile Türkiye’nin diplomatik ilişkilerinin 70. yıl dönümü olması dolayısıyla gerçekleştirilen ziyarette, T.C. Havana Büyükelçisi Vehbi Esgel Etensel, TİKA Meksika Koordinatörü Fatih Abdi Çetin; Küba Cumhuriyeti Tarım Bakan Yardımcısı Maury Hechavarría Bermúdez, Turizm Bakan Yrd. Adalberto Venero, Dış Ticaret ve Yabancı Yatırım Bakan Yrd. Ana Teresita Gonzalez, Dışişleri Bakanlığı temsilcileri ve Küba Halk Sağlığı Bakanlığı temsilcileri hazır bulundu.</span></span></p>

<p><span><span>Gerçekleştirilen destek projeleri kapsamında; boş arazilerin tarımsal üretime açılması, üretime kadın ve gençlerin katılımının sürdürülerek arttırılması ve verimliliği en üst düzeye çıkarmak isteyen Küba’nın bu hedeflerine katkıda bulunmak amaçlandı.</span></span></p>

<p><span><span>TİKA bölgede faaliyetlerine başladığı 2016 yılından bu yana Küba’da toplam 8 kırsal kalkınma projesini hayata geçirdi.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Tikak%C3%BCba1.jpg"></span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Tikak%C3%BCba2.jpg"></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>FAO genç yetenekleri bekliyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/fao-genc-yetenekleri-bekliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/fao-genc-yetenekleri-bekliyor</guid>
<description><![CDATA[ BM kuruluşu, 7 Ekim&#039;de sanal bir kariyer fuarı aracılığıyla Avrupa ve Orta Asya&#039;da işe alım yapıyor ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/10/fao-genc-yetenekleri-bekliyor-1633456113.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>FAO, genç, yetenekleri, bekliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), açlığın olmadığı bir dünya yaratmaya yardımcı olacak yenilikçi ve istekli genç yetenekler arıyor. FAO 7 Ekim'de, sanal bir kariyer fuarında genç profesyoneller ve öğrenciler için yeni istihdam fırsatları sunacak.</span></p>

<p><span>Avrupa ve Orta Asya bölgesi için, Genç Profesyoneller Programı kapsamında, genç mezunlara anlamlı bir mesleki deneyim sunmanın yanı sıra uluslararası işbirliği faaliyetlerini deneyimlemelerini sağlarken, küresel açlıkla mücadele için teknik uzmanlıklarını göstermelerini sağlayan iki pozisyon sunulacak.</span></p>

<p><span>“Açlığın sona erdirilmesinde herkesin rol oynayabileceğine inanıyoruz, gençlerin ve genç yeteneklerin desteği olmadan bu hedefe ulaşamayız” ifadelerini kullanan FAO idari yetkilisi Stefano Bonezzi, “Dijital tarım veya iklim değişikliği ve afetlere dayanıklılık konularında bilgili stajyerler ve genç profesyoneller, FAO'nun Budapeşte, Macaristan merkezli Avrupa ve Orta Asya Bölge Ofisinde iki yıllık FAO pozisyonlarına başvurabilir” dedi.</span></p>

<p><span><a href="https://fao.onlinecareerevents.com/event/5527" rel="noopener noreferrer" target="_blank">Sanal kariyer fuarında</a>, ziyaretçiler FAO ve FAO’nun Lizbon'dan Vladivostok'a ve Kuzey Kutup Dairesi'nden Orta Asya'nın Pamir Dağları'na uzanan geniş ve çeşitli bir bölge olan Avrupa ve Orta Asya'daki çalışmaları hakkında bilgi edinecek ve ofisin insan kaynakları uzmanı ve diğer çalışanlarıyla sohbet edecek.</span></p>

<p><span>Bonezzi, "İklim değişikliği ve afetlere dayanıklılık konusundaki genç profesyonel uzmanların yanı sıra dijital tarım konusundaki genç profesyonel, hem bölgenin gıda sistemlerinin daha fazla sürdürülebilirlik yönünde dönüştürülmesinde kilit bir role sahip olacak hem de bölgenin gıda ve tarım alanlarındaki zorluklarını ele alacaktır"diye konuştu.</span></p>

<p><span>FAO, Birleşmiş Milletler'in açlığı yenmek için uluslararası çabalara öncülük eden uzmanlaşmış bir ajansıdır. FAO Avrupa ve Orta Asya ofisi, ekinler, hayvancılık, ormancılık, balıkçılık, gıda güvenliği ve beslenme, ticaret ve tarım politikası konusunda uzmanlığa sahip olup, Örgütün bölgedeki 53 Üye Ülke ve bir Üye Kuruluş (Avrupa Birliği) faaliyetlerini denetliyor ve koordine ediyor.</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kamerun’da bal üreten kadın kooperatifine ekipman desteği</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kamerunda-bal-ureten-kadin-kooperatifine-ekipman-destegi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kamerunda-bal-ureten-kadin-kooperatifine-ekipman-destegi</guid>
<description><![CDATA[ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Kamerun’un başkenti Yaounde’nin Soa ilçesinde arıcılık ile uğraşan kadın kooperatifine ekipman desteği sağlandı.

TİKA Yaounde Koordinatörü Burak Özden, yaptığı açıklamada; çoğunluğu kadınlardan oluşan yaklaşık 50 üyeye sahip FEMADS kooperatifine kovan, koruyucu kıyafet ve körük gibi arıcılık malzemeleri temin edildiğini aktardı. Proje ile bal üretim kapasitesinin iki katına çıkacağını belirten Özden, Kamerun’da üreticiler için önemli bir gider kalemi olan ambalajlama için gerekli kaynağın da sağlandığı bilgisini paylaştı.

Daha fazla kadın gelir sahibi olacak

Ekipmanların teslimi için yapılan törende konuşan FEMADS Kooperatif Başkanı Pauline Ngono ise verilen ekipman desteği ile üretimlerini artırdıklarını, ayrıca yeni üyeler ile artık daha fazla kadının gelir sahibi olacağını belirterek TİKA&#039;ya teşekkür etti. 2022 Tecrübe Paylaşım Programı kapsamında Kamerun’da bulunan TİKA gönüllüleri kooperatif yetkililerinden üretim süreci hakkında bilgi aldı. Gönüllü öğrencilere kooperatif üyesi kadınlar tarafından üretilen ballardan hediye edildi.



 ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/09/kamerunda-bal-ureten-kadin-kooperatifine-ekipman-destegi-1663139645.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kamerun’da, bal, üreten, kadın, kooperatifine, ekipman, desteği</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Kamerun’un başkenti Yaounde’nin Soa ilçesinde arıcılık ile uğraşan kadın kooperatifine ekipman desteği sağlandı.</span></span></p>

<p><span><span>TİKA Yaounde Koordinatörü Burak Özden, yaptığı açıklamada; çoğunluğu kadınlardan oluşan yaklaşık 50 üyeye sahip FEMADS kooperatifine kovan, koruyucu kıyafet ve körük gibi arıcılık malzemeleri temin edildiğini aktardı. Proje ile bal üretim kapasitesinin iki katına çıkacağını belirten Özden, Kamerun’da üreticiler için önemli bir gider kalemi olan ambalajlama için gerekli kaynağın da sağlandığı bilgisini paylaştı.</span></span></p>

<p><span><span>Daha fazla kadın gelir sahibi olacak</span></span></p>

<p><span><span>Ekipmanların teslimi için yapılan törende konuşan FEMADS Kooperatif Başkanı Pauline Ngono ise verilen ekipman desteği ile üretimlerini artırdıklarını, ayrıca yeni üyeler ile artık daha fazla kadının gelir sahibi olacağını belirterek TİKA'ya teşekkür etti. 2022 Tecrübe Paylaşım Programı kapsamında Kamerun’da bulunan TİKA gönüllüleri kooperatif yetkililerinden üretim süreci hakkında bilgi aldı. Gönüllü öğrencilere kooperatif üyesi kadınlar tarafından üretilen ballardan hediye edildi.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/kamerunbal1.jpg"></span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/kamerunbal2.jpg"></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TİKA’dan Somali’de Modern Tavukçuluğa Destek      2 gün önce</title>
<link>https://trafikdernegi.com/tikadan-somalide-modern-tavukculuga-destek-2-gun-oence</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/tikadan-somalide-modern-tavukculuga-destek-2-gun-oence</guid>
<description><![CDATA[ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, İHH İnsani Yardım Vakfı ve Zamzam Üniversitesi işbirliğinde yürütülen &quot;Somali Yumurta Tavukçuluğunun Geliştirilmesi Projesi&quot; kapsamında başkent Mogadişu’da 198 m2’lik modern tavuk üretim çiftliği kuruldu.

Afrika Boynuzunda yer alan Somali&#039;de artan nüfusun beslenmesi ve istihdamını sağlamak ve ülkede yeni sektörlerin oluşturulması amacıyla yürütülen proje, modern tavukçuluk anlamında ilk olma özelliğini taşıyor.

Söz konusu proje kapsamında, 198 m2&#039;lik üretim çiftliği kurularak, üretim tesisine, ülkemizde geliştirilen 1200 adet ATAK-S yumurtacı tavuk civcivi, türlü ekipman, aşı ve yem ünitesi desteği sağlandı.

Türkiye’nin kanatlı sektöründeki bilgi birikiminin aktarılması amacıyla Ankara Tavukçuluk Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünden Doç. Dr. Serdar Kamanlı tarafından Zamzam Üniversitesinde, Somalili akademisyen ve uzmanlara eğitim verildi.

Tesis, verilen eğitimden sonra Türk ve Somalili yetkililerin katılımıyla hizmete açıldı.

 ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/09/tikadan-somalide-modern-tavukculuga-destek-2-gun-once-1631347920.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>TİKA’dan, Somali’de, Modern, Tavukçuluğa, Destek, gün, önce</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, İHH İnsani Yardım Vakfı ve Zamzam Üniversitesi işbirliğinde yürütülen "Somali Yumurta Tavukçuluğunun Geliştirilmesi Projesi" kapsamında başkent Mogadişu’da 198 m2’lik modern tavuk üretim çiftliği kuruldu.</span></span></p>

<p><span><span>Afrika Boynuzunda yer alan Somali'de artan nüfusun beslenmesi ve istihdamını sağlamak ve ülkede yeni sektörlerin oluşturulması amacıyla yürütülen proje, modern tavukçuluk anlamında ilk olma özelliğini taşıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Söz konusu proje kapsamında, 198 m2'lik üretim çiftliği kurularak, üretim tesisine, ülkemizde geliştirilen 1200 adet ATAK-S yumurtacı tavuk civcivi, türlü ekipman, aşı ve yem ünitesi desteği sağlandı.</span></span></p>

<p><span><span>Türkiye’nin kanatlı sektöründeki bilgi birikiminin aktarılması amacıyla Ankara Tavukçuluk Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünden Doç. Dr. Serdar Kamanlı tarafından Zamzam Üniversitesinde, Somalili akademisyen ve uzmanlara eğitim verildi.</span></span></p>

<p><span><span>Tesis, verilen eğitimden sonra Türk ve Somalili yetkililerin katılımıyla hizmete açıldı.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/somali.jpeg"></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Arnavutluk&amp;apos;taki ihtiyaç sahibi ailelere narenciye fidanı desteği</title>
<link>https://trafikdernegi.com/arnavutluktaki-ihtiyac-sahibi-ailelere-narenciye-fidani-destegi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/arnavutluktaki-ihtiyac-sahibi-ailelere-narenciye-fidani-destegi</guid>
<description><![CDATA[ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Arnavutluk’taki yetim çocuklu ailelere narenciye fidanı dağıtımı yapıldı.

Elbasan iline bağlı Cerrik Belediyesindeki dağıtım törenine, Türkiye&#039;nin Tiran Büyükelçisi Tayyar Kağan Atay, TİKA Tiran Koordinatörü Emine Gizem Başkan, ziraat mühendisleri ile fidanların verileceği aileler katıldı.

Büyükelçi Atay, burada yaptığı konuşmada, bu projenin kadının tarım üretimine katılımını destek için Arnavut kardeşlerinin hayatına dokunacak ekonomik bir proje olduğunu söyledi. Toplumda en öncelikli yeri olan ve üretimde gerçekten lokomotif görevini üstlenen kadınların desteklenmesinin kendileri için önemine değinen Atay, &quot;TİKA bazılarının eleştirdiği üzere sadece cami restore etmiyor Balkanlar&#039;da. Aynı zamanda buradaki toplumların ihtiyacı olan altyapı, üstyapı, toplumsal üretim, sağlık, hijyen her türlü sağlık alanlarında da hakikaten insanların hayatına dokunan çok somut ve önemli projeler gerçekleştiriyor.&quot; diye konuştu.

&quot;Bizler akrabayız, kardeşiz&quot;

Türkler ve Arnavutların yüzyıllarca el ele yürümüş iki akraba topluluk olduğunu kaydeden Atay, &quot;Bizler akrabayız, kardeşiz. Dolayısıyla biz sizi, Türkiye olarak her daim destekledik, desteklemeye de devam edeceğiz.&quot; dedi.

Sadece ekonomi ve tarım alanlarında çalışmalarının olmadığını aktaran Atay, &quot;Tiran’da cuma günü Arnavutluk ordusuna da çok sayıda otobüs ve otomobil hibe ettik. Hayatın her alanında ne gerekiyorsa. Türkiye büyük bir ülkedir. Kardeşi, dostu, akrabası Arnavutluk&#039;un da zor günlerde ve iyi günlerde her zamanda yanında olmuştur. Deprem konusundaki yardımlarımız, Laç&#039;daki deprem konutları, Fier&#039;deki hastanemiz, bunlar kardeşliğimizin sembolüdür. Bugün de yine TİKA&#039;nın değerli çalışmaları sayesinde farklı bir alanda, kadının tarım üretimine katılması konusunda da başka bir alanda bir araya gelmiş bulunuyoruz.&quot; ifadelerini kullandı.

4 şehirde 3 bin 750 fidan dağıtılacak 

TİKA Koordinatörü Başkan da ülke genelinde 4 şehirde toplamda 3 bin 750 fidanın dağıtılacağını söyledi. Fidanların limon, mandalina, portakal fidanlarından oluştuğunu belirten Başkan, &quot;Fidanların dağıtımı sonrasında Ankara&#039;dan gelen tarım uzmanımız, fidanların nasıl dikileceğini, nasıl bakımının yapılacağını ve hastalıklarla mücadeleler konusunda da aileleri bilgilendirici şekilde eğitim verecek.&quot; diye konuştu. TİKA&#039;da çalışan ziraat mühendisi Ali Kurt da turunçgillerin, dünyada 40&#039;ıncı enlemler arasında en fazla yetiştirilen meyve türü olduğunu aktardı.

Projeden yetim çocukları bulunan 50 aile yararlanacak

Fidanların yaklaşık 3. yılından itibaren bol miktar ürün verdiğine dikkati çeken Kurt, &quot;Önemli olan bunları sağlıklı bir şekilde toprağa dikip, toprakla buluşturabilirsek ve bakımlarını yapabilirsek bizi fidanlarımız da gayet sağlıklı bir fidan olarak bize verim vermeye devam edecekler.&quot; diye konuştu. Projeden, Geleceğin Alternatifi Vakfı (ALSAR Vakfı) kapsamında ülke genelinde yetim çocukları bulunan 50 aile yararlanacak. Her aileye limon, portakal ve mandalinadan oluşan 75 fidanın yanı sıra kimyasal gübreler verilecek.

Öte yandan, TİKA&#039;nın 2022 Tecrübe Paylaşım Programı kapsamında Türkiye&#039;de farklı alanlarda eğitim gören 10 öğrenci de Sulzotaj, Troja ve Libofje köylerinde ailelere verilen eğitime katıldı. Öğrenciler daha sonra köylerdeki çiftçilere üç gün boyunca yardım ederek narenciye fidanların dikimini gerçekleştirdi.



 ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/09/arnavutluktaki-ihtiyac-sahibi-ailelere-narenciye-fidani-destegi-1662541320.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Arnavutluktaki, ihtiyaç, sahibi, ailelere, narenciye, fidanı, desteği</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Arnavutluk’taki yetim çocuklu ailelere narenciye fidanı dağıtımı yapıldı.</span></span></p>

<p><span><span>Elbasan iline bağlı Cerrik Belediyesindeki dağıtım törenine, Türkiye'nin Tiran Büyükelçisi Tayyar Kağan Atay, TİKA Tiran Koordinatörü Emine Gizem Başkan, ziraat mühendisleri ile fidanların verileceği aileler katıldı.</span></span></p>

<p><span><span>Büyükelçi Atay, burada yaptığı konuşmada, bu projenin kadının tarım üretimine katılımını destek için Arnavut kardeşlerinin hayatına dokunacak ekonomik bir proje olduğunu söyledi. Toplumda en öncelikli yeri olan ve üretimde gerçekten lokomotif görevini üstlenen kadınların desteklenmesinin kendileri için önemine değinen Atay, "TİKA bazılarının eleştirdiği üzere sadece cami restore etmiyor Balkanlar'da. Aynı zamanda buradaki toplumların ihtiyacı olan altyapı, üstyapı, toplumsal üretim, sağlık, hijyen her türlü sağlık alanlarında da hakikaten insanların hayatına dokunan çok somut ve önemli projeler gerçekleştiriyor." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span><span>"Bizler akrabayız, kardeşiz"</span></span></p>

<p><span><span>Türkler ve Arnavutların yüzyıllarca el ele yürümüş iki akraba topluluk olduğunu kaydeden Atay, "Bizler akrabayız, kardeşiz. Dolayısıyla biz sizi, Türkiye olarak her daim destekledik, desteklemeye de devam edeceğiz." dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Sadece ekonomi ve tarım alanlarında çalışmalarının olmadığını aktaran Atay, "Tiran’da cuma günü Arnavutluk ordusuna da çok sayıda otobüs ve otomobil hibe ettik. Hayatın her alanında ne gerekiyorsa. Türkiye büyük bir ülkedir. Kardeşi, dostu, akrabası Arnavutluk'un da zor günlerde ve iyi günlerde her zamanda yanında olmuştur. Deprem konusundaki yardımlarımız, Laç'daki deprem konutları, Fier'deki hastanemiz, bunlar kardeşliğimizin sembolüdür. Bugün de yine TİKA'nın değerli çalışmaları sayesinde farklı bir alanda, kadının tarım üretimine katılması konusunda da başka bir alanda bir araya gelmiş bulunuyoruz." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span>4 şehirde 3 bin 750 fidan dağıtılacak </span></span></p>

<p><span><span>TİKA Koordinatörü Başkan da ülke genelinde 4 şehirde toplamda 3 bin 750 fidanın dağıtılacağını söyledi. Fidanların limon, mandalina, portakal fidanlarından oluştuğunu belirten Başkan, "Fidanların dağıtımı sonrasında Ankara'dan gelen tarım uzmanımız, fidanların nasıl dikileceğini, nasıl bakımının yapılacağını ve hastalıklarla mücadeleler konusunda da aileleri bilgilendirici şekilde eğitim verecek." diye konuştu. TİKA'da çalışan ziraat mühendisi Ali Kurt da turunçgillerin, dünyada 40'ıncı enlemler arasında en fazla yetiştirilen meyve türü olduğunu aktardı.</span></span></p>

<p><span><span>Projeden yetim çocukları bulunan 50 aile yararlanacak</span></span></p>

<p><span><span>Fidanların yaklaşık 3. yılından itibaren bol miktar ürün verdiğine dikkati çeken Kurt, "Önemli olan bunları sağlıklı bir şekilde toprağa dikip, toprakla buluşturabilirsek ve bakımlarını yapabilirsek bizi fidanlarımız da gayet sağlıklı bir fidan olarak bize verim vermeye devam edecekler." diye konuştu. Projeden, Geleceğin Alternatifi Vakfı (ALSAR Vakfı) kapsamında ülke genelinde yetim çocukları bulunan 50 aile yararlanacak. Her aileye limon, portakal ve mandalinadan oluşan 75 fidanın yanı sıra kimyasal gübreler verilecek.</span></span></p>

<p><span><span>Öte yandan, TİKA'nın 2022 Tecrübe Paylaşım Programı kapsamında Türkiye'de farklı alanlarda eğitim gören 10 öğrenci de Sulzotaj, Troja ve Libofje köylerinde ailelere verilen eğitime katıldı. Öğrenciler daha sonra köylerdeki çiftçilere üç gün boyunca yardım ederek narenciye fidanların dikimini gerçekleştirdi.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/T%C4%B0KAArnavutluk1.jpg"></span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/T%C4%B0KAArnavutluk2.jpg"></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Brezilya’da deli dana paniği: Çin et ithalatını durdurdu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/brezilyada-deli-dana-panigi-cin-et-ithalatini-durdurdu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/brezilyada-deli-dana-panigi-cin-et-ithalatini-durdurdu</guid>
<description><![CDATA[ Dünyanın en büyük et ihracatçısı Brezilya&#039;da iki büyükbaş hayvanda deli dana hastalığının çıkmasının ardından ülkenin en büyük müşterisi konumundaki Çin, et ithalatını durdurdu. Türkiye ise şuanda Brezilya&#039;dan canlı hayvan ithal eden ülkeler arasında. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/09/brezilyada-deli-dana-panigi-cin-et-ithalatini-durdurdu-1630856711.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Brezilya’da, deli, dana, paniği:, Çin, ithalatını, durdurdu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Dünyanın en büyük sığır eti ihracatçısı Brezilya’nın tarım bakanlığı dün yaptığı açıklamada, iki ayrı yerli et fabrikasında “atipik” deli dana hastalığı vakasını doğruladı. Açıklamanın ardından ülkenin bir numaralı müşterisi Çin, sığır eti ithalatını askıya alındı.</span></p>

<p><span>Bakanlıktan yapılan açıklamada, Çin ile Brezilya arasında üzerinde anlaşmaya varılan bir hayvan sağlığı anlaşmasının parçası olarak askıya alma işleminin gerçekleştiği belirtildi. Pekin’in sorunu değerlendirmesine zaman tanımak için askıya alma işleminin hemen başlayacağı belirtildi.</span></p>

<p><span>İhracatın durması, Brezilyalı çiftçiler için büyük bir darbe anlamına geliyor. Çin ve Hong Kong, Brezilya’nın sığır eti ihracatının yarısından fazlasını satın alıyor.</span></p>

<p><span>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre bu vaka, Brezilya’da 23 yılda tespit edilen beşinci “<strong>atipik</strong>” deli dana vakası. Anlaşmaya göre gerçekleşen askıya alma işleminin ne zaman kalkacağına ise Çin karar verecek. Brezilya, askıya alma işleminin bir an önce kalkmasını umuyor.</span></p>

<p><span>Brezilya’da tarım ve hayvancılık, ülke ekonomisinin temel itici güçlerinden biri. Brezilya’nın en büyük ticaret ortağı olan Çin ise ülkenin en büyük hayvancılık ürünleri müşterisi konumunda.</span></p>

<h2><strong><span>TÜRKİYE’YE DE GELİYOR</span></strong></h2>

<p><span>Türkiye de Brezilya’dan canlı hayvan ithal eden ülkelerden biri. Birleşmiş Milletler COMTRADE uluslararası ticaret veri tabanına göre, Türkiye’nin Brezilya’dan yaptığı canlı hayvan ithalatının değeri 2020 yılında 108,8 Milyon dolar oldu.</span></p>

<p><span>Tarım ve Orman Bakanlığı’nın internet sitesinde canlı et ithalatı için izin verdiği ülkeler arasında Brezilya da bulunuyor. Tabloya göre bakanlık Brezilya’dan besilik ve kasaplık büyükbaş ithalatına izin veriyor.</span></p>

<p><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/canli-hayvan-ithalatina-izin-verilen-ulkeler.jpg"></span></p>

<p> </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TİKA, Tacikistan’da arıcılığı desteklemeye devam ediyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/tika-tacikistanda-ariciligi-desteklemeye-devam-ediyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/tika-tacikistanda-ariciligi-desteklemeye-devam-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) destekleriyle Tacikistan’da başlatılan Arıcılığı Geliştirme Programı kapsamında toplam 74 aileye arı kovanı ve temel arıcılık ekipmanı temin edildi.

TİKA ile Tacikistan Tarım Bakanlığı iş birliğinde başlatılan Arıcılığı Geliştirme Programı kapsamında Tacikistan’da 2022 yılı boyunca toplam 48 aileye yaklaşık 1000 arı kovanı ve temel arıcılık ekipmanı temin edildi. Khatlon eyaleti Balcuyon ve Nurobod ilçelerinde yaşayan aileler yararına sağlanan ekipmanlar Tacikistan Tarım Bakanı Sadi Karimzoda’ya teslim edildi.

2 yılda 74 aileye arıcılık ekipmanı temin edildi

Program kapsamında ekipmanları teslim alacak 48 aileye bir hafta süren temel arıcılık eğitimleri de verilecek. Programın başladığı 2021 yılında 26 aileye ekipman desteği sağlanmıştı. 2022 yılında verilen bu destek ile toplam 74 aileye arıcılık ekipmanları temin edilmiş oldu.

Günümüzde Tacikistan’ın tamamında tek katlı arı kovanı modeli kullanılmaktadır. Verilen destekler sonucunda Tacikistan’da bal veriminin ve üretiminin kalitesini arttırarak yeni bir sistem ve çok katlı kovan modeline geçilmesi amaçlanıyor.



 ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/09/tika-tacikistanda-ariciligi-desteklemeye-devam-ediyor-1662211954.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>TİKA, Tacikistan’da, arıcılığı, desteklemeye, devam, ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) destekleriyle Tacikistan’da başlatılan Arıcılığı Geliştirme Programı kapsamında toplam 74 aileye arı kovanı ve temel arıcılık ekipmanı temin edildi.</span></span></p>

<p><span><span>TİKA ile Tacikistan Tarım Bakanlığı iş birliğinde başlatılan Arıcılığı Geliştirme Programı kapsamında Tacikistan’da 2022 yılı boyunca toplam 48 aileye yaklaşık 1000 arı kovanı ve temel arıcılık ekipmanı temin edildi. Khatlon eyaleti Balcuyon ve Nurobod ilçelerinde yaşayan aileler yararına sağlanan ekipmanlar Tacikistan Tarım Bakanı Sadi Karimzoda’ya teslim edildi.</span></span></p>

<p><span><span>2 yılda 74 aileye arıcılık ekipmanı temin edildi</span></span></p>

<p><span><span>Program kapsamında ekipmanları teslim alacak 48 aileye bir hafta süren temel arıcılık eğitimleri de verilecek. Programın başladığı 2021 yılında 26 aileye ekipman desteği sağlanmıştı. 2022 yılında verilen bu destek ile toplam 74 aileye arıcılık ekipmanları temin edilmiş oldu.</span></span></p>

<p><span><span>Günümüzde Tacikistan’ın tamamında tek katlı arı kovanı modeli kullanılmaktadır. Verilen destekler sonucunda Tacikistan’da bal veriminin ve üretiminin kalitesini arttırarak yeni bir sistem ve çok katlı kovan modeline geçilmesi amaçlanıyor.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/T%C4%B0KATacikistan1.jpg"></span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/T%C4%B0KATacikistan2.jpg"></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yaratıcı ol –Yarışmaya katıl!</title>
<link>https://trafikdernegi.com/yaratici-ol-yarismaya-katil</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/yaratici-ol-yarismaya-katil</guid>
<description><![CDATA[ Dünya Gıda Günü poster yarışması, dünyadaki tüm çocuklardan ve gençlerden gelecek posterleri bekliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/06/yaratici-ol-yarismaya-katil-1624029486.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yaratıcı, –Yarışmaya, katıl</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>5 -19 yaşları arasındaysanız, hayal gücünüzü kullanarak bir gıda yolculuğunun posterini tasarlamanızı istiyoruz.</span></p>

<p><span>Tarım gıda sistemi karmaşık bir terimdir ama gıdayı her tükettiğimizdegünlük hayatımızın bir parçasıdır. Sistem, gıdalarımızın yetiştirildiği ve hasat edildiği andan başlayarak taşındığı, dağıtıldığı, yendiği veya atıldığı ana kadar birçok farklı adımı kapsar. Bize gıda ve tarım ürünlerine ulaşmamızda rol oynayan tüm insanları, faaliyetleri ve süreçleri içerir.</span></p>

<p><span><strong>Posterinizin fotoğrafını çekin veya posterinizi tarayın</strong> ve internet sitemizdeki <a href="http://www.fao.org/worldfoodday-contest/upload-your-poster/en/" rel="noopener noreferrer" target="_blank"><strong>formu</strong></a><strong> </strong>doldurarak yarışmaya katılın.</span></p>

<p><span>Jürimiz tarafından seçilecek olan her yaş kategorisindeki üç kazanan Aralık ayında Dünya Gıda Günü ana sayfasında duyurulacak. Kazananlar, dünya çapındaki FAO ofisleri tarafından tanıtılacak ve sürpriz bir hediye çantası ve takdir belgesi alacaklar.</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İspanya&amp;apos; daki  kuraklık kriz seviyesine ulaştı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/ispanya-daki-kuraklik-kriz-seviyesine-ulasti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/ispanya-daki-kuraklik-kriz-seviyesine-ulasti</guid>
<description><![CDATA[ İklim değişikliğinin neden olduğu kuraklığa çare arayan İspanya&#039;da su adeta altın değerinde. Toprak artık daha az yağmur suyu depolayabiliyor. Çözüm alternatiflerinden biri de hidrojen üretmek.Yangınların yok ettiği ormanlar, çorak araziler, yüzlerce çilek ve ahu dudu tarlası, limanda ağır sanayi... İspanya&#039;nın güneyindeki Huelva vilayetinde iklim değişikliğinin neden olduğu sorunların çoğunu bir arada görmek mümkün. WWF (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) ve Greenpeace (Yeşil Barış) gibi uluslararası çevre kuruluşlarının yıllardır yayınladıkları raporlarda, yakınlardaki bir gübre fabrikasının zararlı atıkları nedeniyle Avrupa&#039;nın en önemli sulak alanlarından biri olan ve koruma altınına alınan Doñana Doğal Parkı bölgesindeki yeraltı sularının zehirli hale geldiğine ve bilinçsiz tarım nedeniyle toprak verimliliğinin bariz şekilde azaldığına dikkat çekiliyor.

Her yerde su kıtlığı yaşanıyor

İspanyol meteorologlar, 90&#039;lı yıllardan itibaren herkesin, ülkenin başına 21&#039;inci yüzyılda gelecekleri bildiğini hatırlatıyor. Hazırlanan meteoroloji raporlarında, günümüzde yağmurların aslında ciddi ölçüde azalmadığı, ancak iklim değişikliği nedeniyle havanın daha çok ısındığı belirtiliyor. Bu nedenle giderek daha kısa aralıklarla ama daha şiddetli yağan yağmur, toprak tarafından iyi emilmiyor.

Sadece Huelva&#039;da değil, Murcia&#039;da ve ülkenin merkezinde de yeraltı su seviyesi düşüyor, çünkü toprağa yeterli miktarda yağmur suyu sızmıyor.

Tuzdan arındırma çok fazla elektriğe mal oluyor.

Zeytin bahçeleri kuruma riskiyle karşı karşıya

İspanya&#039;nın sanayisi ve susuzluk çeken tarım arazileri, kıyı bölgelerindeki 765 tuzdan arındırma tesisi sayesinde ayakta kalabiliyor. Ancak artan enerji fiyatları, deniz suyunun tuzdan arındırılmasını hayli maliyetli hale getiriyor. İspanyol enerji uzmanı ve çevre araştırmacısı Antonio Turiel, &quot;Tuzdan arındırma tesisleri, eğer ortada başka bir seçenek yoksa bir çözümdür, ancak ideal değildir&quot; diyor.

İspanya tarihinde kaydedilen en şiddetli kuraklık nedeniyle &quot;yeşil altın&quot; giderek daha ender rastlanır hale geliyor. Bu yılın rekoltesi şimdiden yaklaşık üçte bir oranında düştü - ve hâlâ yağmur belirtisi yok.

İspanya&#039;nın tüm yağ üretiminin yarısını yapan Jaén eyaletindeki Interóleo fabrikasında, zeytin yağları &quot;İspanya&#039;da üretilmiştir&quot; etiketleri yapıştırılmak üzere konveyör bandından geçerek cam ve plastik şişelere püskürtülüyor.

Ancak İngiltere dahil çok sayıda ülkeye ihracat yapan tesis, üretimin düştüğüne; fiyatların yükseldiğine ve durumun küresel gıda krizini şiddetlendirdiğine tanık oluyor.

 ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/08/ispanya-daki-kuraklik-kriz-seviyesine-ulasti-1661934588.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İspanya, daki, kuraklık, kriz, seviyesine, ulaştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>İklim değişikliğinin neden olduğu kuraklığa çare arayan İspanya'da su adeta altın değerinde. Toprak artık daha az yağmur suyu depolayabiliyor. Çözüm alternatiflerinden biri de hidrojen üretmek.Yangınların yok ettiği ormanlar, çorak araziler, yüzlerce çilek ve ahu dudu tarlası, limanda ağır sanayi... İspanya'nın güneyindeki Huelva vilayetinde iklim değişikliğinin neden olduğu sorunların çoğunu bir arada görmek mümkün. WWF (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) ve Greenpeace (Yeşil Barış) gibi uluslararası çevre kuruluşlarının yıllardır yayınladıkları raporlarda, yakınlardaki bir gübre fabrikasının zararlı atıkları nedeniyle Avrupa'nın en önemli sulak alanlarından biri olan ve koruma altınına alınan Doñana Doğal Parkı bölgesindeki yeraltı sularının zehirli hale geldiğine ve bilinçsiz tarım nedeniyle toprak verimliliğinin bariz şekilde azaldığına dikkat çekiliyor.</span></span></p>

<p><span><span>Her yerde su kıtlığı yaşanıyor</span></span></p>

<p><span><span>İspanyol meteorologlar, 90'lı yıllardan itibaren herkesin, ülkenin başına 21'inci yüzyılda gelecekleri bildiğini hatırlatıyor. Hazırlanan meteoroloji raporlarında, günümüzde yağmurların aslında ciddi ölçüde azalmadığı, ancak iklim değişikliği nedeniyle havanın daha çok ısındığı belirtiliyor. Bu nedenle giderek daha kısa aralıklarla ama daha şiddetli yağan yağmur, toprak tarafından iyi emilmiyor.</span></span></p>

<p><span><span>Sadece Huelva'da değil, Murcia'da ve ülkenin merkezinde de yeraltı su seviyesi düşüyor, çünkü toprağa yeterli miktarda yağmur suyu sızmıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Tuzdan arındırma çok fazla elektriğe mal oluyor.</span></span></p>

<p><span><span>Zeytin bahçeleri kuruma riskiyle karşı karşıya</span></span></p>

<p><span><span>İspanya'nın sanayisi ve susuzluk çeken tarım arazileri, kıyı bölgelerindeki 765 tuzdan arındırma tesisi sayesinde ayakta kalabiliyor. Ancak artan enerji fiyatları, deniz suyunun tuzdan arındırılmasını hayli maliyetli hale getiriyor. İspanyol enerji uzmanı ve çevre araştırmacısı Antonio Turiel, "Tuzdan arındırma tesisleri, eğer ortada başka bir seçenek yoksa bir çözümdür, ancak ideal değildir" diyor.</span></span></p>

<p><span><span>İspanya tarihinde kaydedilen en şiddetli kuraklık nedeniyle "yeşil altın" giderek daha ender rastlanır hale geliyor. Bu yılın rekoltesi şimdiden yaklaşık üçte bir oranında düştü - ve hâlâ yağmur belirtisi yok.</span></span></p>

<p><span><span>İspanya'nın tüm yağ üretiminin yarısını yapan Jaén eyaletindeki Interóleo fabrikasında, zeytin yağları "İspanya'da üretilmiştir" etiketleri yapıştırılmak üzere konveyör bandından geçerek cam ve plastik şişelere püskürtülüyor.</span></span></p>

<p><span><span>Ancak İngiltere dahil çok sayıda ülkeye ihracat yapan tesis, üretimin düştüğüne; fiyatların yükseldiğine ve durumun küresel gıda krizini şiddetlendirdiğine tanık oluyor.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/olive.jpg"></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gıda Teknolojilerinde Yeni Trendler</title>
<link>https://trafikdernegi.com/gida-teknolojilerinde-yeni-trendler</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/gida-teknolojilerinde-yeni-trendler</guid>
<description><![CDATA[ Dünyanın trend sektörlerini inceleyerek geniş ve kapsamlı raporlar hazırlayan GOOINN (Good Innovation)’in Araştırma Merkezi, Temmuz ayında Foodtech alanındaki girişimcilere rehberlik edecek Foodtech Raporu’nu yayınladı. Kurumsal şirketlere inovasyon kültürünün yetkinliklerini aktarma ve kurum içi girişimcilik konusunda çözüm ortaklıkları sunan GOOINN, yükselen ekosistem olan Foodtech raporunda, sektörün önde gelen teknolojileri ve kullanım alanları, dünyadan ve Türkiye&#039;den Foodtech örnekleri, sürdürülebilir gıda, geleceğin gıdaları ve 12 trendi açıkladı.

Gıda teknolojileri olarak bilinen Foodtech; özellikle dünyadaki iklim krizi, son yıllarda yaşanılan salgın, lojistik sıkıntılar ve daha birçok sebepten dolayı bugün önemli bir noktada. Bu nedenle güvenilir gıdaya, sürdürülebilir üretime, akıllı lojistik sistemlerine ve etkin tarım uygulamalarına duyulan ihtiyaç gün geçtikçe artmakta. Dolayısıyla bu ihtiyacı karşılayacak olan foodtech sektörü oldukça ilgi çekiyor. Sektörde gıda ürünlerini geliştirmek, üretmek ve dağıtmak için son teknolojiler kullanılıyor. Güvenilir gıdaların seçimine, muhafaza edinimine, işlenmesine, ambalajlanmasına ve kullanımına yönelik uygulamalar da bulunuyor. Ayrıca tüketicilerin yiyecekler ile ilgili etkileşimlerine yönelik çalışmalar hız kazanıyor.

2019 yılında 220 milyar dolarlık bir pazara sahip olan ve dünya genelinde ilgi çekici bir hal alan FoodTech’in 2027 yılında 342 milyar dolara çıkması bekleniyor. Diğer yandan, Foodtech alanına yapılan yatırımlar hızla artıyor. 2021 yılında özellikle Avrupa’da bu alana yapılan yatırımların daha fazla olduğu görülüyor ve ekosistemin payı %20’i seviyesinin üstüne çıkıyor.

Gıda teknolojileri sektörü 2022 trendlerinin örnek uygulamalar üzerinden detaylı şekilde incelendiği GOOINN Foodtech Raporu’nda önemli 12 trend başlığı şu şekilde aktarılıyor;

Trend 1: Alternatif protein üretimi artıyor

Kültürlenmiş et, laboratuvarda yetiştirilen yiyecekler, bitki bazlı beslenme, yenilebilir böcekler ve mikoprotein başlıca alternatif protein kaynaklarıdır. Tüketiciler hem sağlık hem de çevresel kaygılar nedeniyle bu kaynaklara yönelmektedir. Diğer yandan, 3 boyutlu baskı, fermantasyon ve moleküler biyolojideki gelişmeler sürdürülebilir alternatif protein üretim çözümlerinin geliştirilmesini sağlamaktadır. Böylece gıda şirketleri endüstriyel et üretimindeki etik kaygıları ve karbon ayak izini dengeleyebilmektedir.

 

Trend 2: Nutrasötikler yükseliyor

Gıdalar kullanılarak hazırlanan, hap toz veya diğer tıbbi ilaç formunda tüketime sunulan nutrasötikler yükselen bir trenddir. Özellikle Kovid-19 salgını ile birlikte nutrasötiklere olan ilgi giderek artmaktadır.

Trend 3: Gıda tedarik zincirindeki yenilikler devam ediyor

Covid 19 pandemisi ile birlikte e-ticaret her sektörde olduğu gibi gıda tedarik zincirindeki yenilikleri beraberinde getirmiştir. Artan bu trend ile gıda markaları, isteğe bağlı çevrimiçi teslimat hizmetleri sunmaktadır ve doğrudan müşteriye dağıtım modellerini geliştirdikleri dijital platformlar aracılığıyla uygulamaktadır. E-ticaret sayesinde markalar müşteri deneyimini geliştirmek ve satışları iyileştirmek için çok kanallı dağıtıma da odaklanmaktadır.

Trend 4: Gıda ürünlerinin kalitesi ve gıda güvenliğine ihtiyaç artıyor

Tüketiciler satın aldıkları gıda ürünlerinin kalitesi konusunda daha düşüncelidir ve gıda güvenliği önemli bir endişe kaynağıdır. Bu nedenle gıda güvenliği ve şeffaflığı gün geçtikçe önem kazanmaktadır.

Trend 5: Beslenme bilincindeki artış, kişiselleştirilmiş beslenme çözümlerine talebi arttırıyor

Tüketiciler arasında beslenme bilincindeki artış, kişiselleştirilmiş beslenme çözümlerine olan talebi artırmaktadır. Bunlar temel diyetler ile sınırlı olmayıp, şeker ve glutensiz beslenme, vegan beslenme, temiz etiketli gıda ürünleri gibi kişisel tercihleri de içinde barındırmaktadır.

Trend 6: Restoranlar veriye odaklanarak dijitalleşiyor

Restoranların dijitalleşmesi artan trendler arasındadır. Bunun en büyük sebebi sorunsuz operasyon yönetimi ve gelişmiş müşteri deneyiminin sağlanmasıdır. Restoran markalarının her aşamada veri toplaması operasyon boyunca veriye dayalı karar vermeyi mümkün kılmaktadır.

Trend 7: Gıda yönetim çözümlerine ihtiyaç arttı

Gıda üretim süreçlerinin ve tedarik zinciri operasyonlarının optimize edilmesi için gıda yönetimi çözümleri önemli geleceğin trendleri arasındadır. Bu çözümlerin ortaya konulması için büyük veri analitiği, yapay zeka ve gerçek zamanlı izleme gibi çeşitli teknolojilerden yararlanılmaktadır.

Trend 8: Girişimciler çevresel ayak izini ve gıda israfını azaltmaya odaklandı

Gıda girişimcileri ve büyük şirketler çevresel ayak izini en aza indirmek ve maliyetlerden tasarruf etmek için gıda israfını azaltmaya odaklanmaktadır. Özellikle gıda izleme çözümleri bu noktada gıda üreticilerinin, restoranların ve akıllı şehirlerin gıda atıklarını azaltmalarına olanak tanımaktadır.

Trend 9: Robotik teknolojiler değer zincirine dahil ediliyor

G ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/08/gida-teknolojilerinde-yeni-trendler-1660637141.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gıda, Teknolojilerinde, Yeni, Trendler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Dünyanın trend sektörlerini inceleyerek geniş ve kapsamlı raporlar hazırlayan GOOINN (Good Innovation)’in Araştırma Merkezi, Temmuz ayında Foodtech alanındaki girişimcilere rehberlik edecek Foodtech Raporu’nu yayınladı. Kurumsal şirketlere inovasyon kültürünün yetkinliklerini aktarma ve kurum içi girişimcilik konusunda çözüm ortaklıkları sunan GOOINN, yükselen ekosistem olan Foodtech raporunda, sektörün önde gelen teknolojileri ve kullanım alanları, dünyadan ve Türkiye'den Foodtech örnekleri, sürdürülebilir gıda, geleceğin gıdaları ve 12 trendi açıkladı.</span></span></p>

<p><span><span>Gıda teknolojileri olarak bilinen Foodtech; özellikle dünyadaki iklim krizi, son yıllarda yaşanılan salgın, lojistik sıkıntılar ve daha birçok sebepten dolayı bugün önemli bir noktada. Bu nedenle güvenilir gıdaya, sürdürülebilir üretime, akıllı lojistik sistemlerine ve etkin tarım uygulamalarına duyulan ihtiyaç gün geçtikçe artmakta. Dolayısıyla bu ihtiyacı karşılayacak olan foodtech sektörü oldukça ilgi çekiyor. Sektörde gıda ürünlerini geliştirmek, üretmek ve dağıtmak için son teknolojiler kullanılıyor. Güvenilir gıdaların seçimine, muhafaza edinimine, işlenmesine, ambalajlanmasına ve kullanımına yönelik uygulamalar da bulunuyor. Ayrıca tüketicilerin yiyecekler ile ilgili etkileşimlerine yönelik çalışmalar hız kazanıyor.</span></span></p>

<p><span><span>2019 yılında 220 milyar dolarlık bir pazara sahip olan ve dünya genelinde ilgi çekici bir hal alan FoodTech’in 2027 yılında 342 milyar dolara çıkması bekleniyor. Diğer yandan, Foodtech alanına yapılan yatırımlar hızla artıyor. 2021 yılında özellikle Avrupa’da bu alana yapılan yatırımların daha fazla olduğu görülüyor ve ekosistemin payı %20’i seviyesinin üstüne çıkıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Gıda teknolojileri sektörü 2022 trendlerinin örnek uygulamalar üzerinden detaylı şekilde incelendiği GOOINN Foodtech Raporu’nda önemli 12 trend başlığı şu şekilde aktarılıyor;</span></span></p>

<p><span><span><strong>Trend 1: Alternatif protein üretimi artıyor</strong></span></span></p>

<p><span><span>Kültürlenmiş et, laboratuvarda yetiştirilen yiyecekler, bitki bazlı beslenme, yenilebilir böcekler ve mikoprotein başlıca alternatif protein kaynaklarıdır. Tüketiciler hem sağlık hem de çevresel kaygılar nedeniyle bu kaynaklara yönelmektedir. Diğer yandan, 3 boyutlu baskı, fermantasyon ve moleküler biyolojideki gelişmeler sürdürülebilir alternatif protein üretim çözümlerinin geliştirilmesini sağlamaktadır. Böylece gıda şirketleri endüstriyel et üretimindeki etik kaygıları ve karbon ayak izini dengeleyebilmektedir.</span></span></p>

<p> </p>

<p><span><span><strong>Trend 2: Nutrasötikler yükseliyor</strong></span></span></p>

<p><span><span>Gıdalar kullanılarak hazırlanan, hap toz veya diğer tıbbi ilaç formunda tüketime sunulan nutrasötikler yükselen bir trenddir. Özellikle Kovid-19 salgını ile birlikte nutrasötiklere olan ilgi giderek artmaktadır.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Trend 3: Gıda tedarik zincirindeki yenilikler devam ediyor</strong></span></span></p>

<p><span><span>Covid 19 pandemisi ile birlikte e-ticaret her sektörde olduğu gibi gıda tedarik zincirindeki yenilikleri beraberinde getirmiştir. Artan bu trend ile gıda markaları, isteğe bağlı çevrimiçi teslimat hizmetleri sunmaktadır ve doğrudan müşteriye dağıtım modellerini geliştirdikleri dijital platformlar aracılığıyla uygulamaktadır. E-ticaret sayesinde markalar müşteri deneyimini geliştirmek ve satışları iyileştirmek için çok kanallı dağıtıma da odaklanmaktadır.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Trend 4: Gıda ürünlerinin kalitesi ve gıda güvenliğine ihtiyaç artıyor</strong></span></span></p>

<p><span><span>Tüketiciler satın aldıkları gıda ürünlerinin kalitesi konusunda daha düşüncelidir ve gıda güvenliği önemli bir endişe kaynağıdır. Bu nedenle gıda güvenliği ve şeffaflığı gün geçtikçe önem kazanmaktadır.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Trend 5: Beslenme bilincindeki artış, kişiselleştirilmiş beslenme çözümlerine talebi arttırıyor</strong></span></span></p>

<p><span><span>Tüketiciler arasında beslenme bilincindeki artış, kişiselleştirilmiş beslenme çözümlerine olan talebi artırmaktadır. Bunlar temel diyetler ile sınırlı olmayıp, şeker ve glutensiz beslenme, vegan beslenme, temiz etiketli gıda ürünleri gibi kişisel tercihleri de içinde barındırmaktadır.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Trend 6: Restoranlar veriye odaklanarak dijitalleşiyor</strong></span></span></p>

<p><span><span>Restoranların dijitalleşmesi artan trendler arasındadır. Bunun en büyük sebebi sorunsuz operasyon yönetimi ve gelişmiş müşteri deneyiminin sağlanmasıdır. Restoran markalarının her aşamada veri toplaması operasyon boyunca veriye dayalı karar vermeyi mümkün kılmaktadır.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Trend 7: Gıda yönetim çözümlerine ihtiyaç arttı</strong></span></span></p>

<p><span><span>Gıda üretim süreçlerinin ve tedarik zinciri operasyonlarının optimize edilmesi için gıda yönetimi çözümleri önemli geleceğin trendleri arasındadır. Bu çözümlerin ortaya konulması için büyük veri analitiği, yapay zeka ve gerçek zamanlı izleme gibi çeşitli teknolojilerden yararlanılmaktadır.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Trend 8: Girişimciler çevresel ayak izini ve gıda israfını azaltmaya odaklandı</strong></span></span></p>

<p><span><span>Gıda girişimcileri ve büyük şirketler çevresel ayak izini en aza indirmek ve maliyetlerden tasarruf etmek için gıda israfını azaltmaya odaklanmaktadır. Özellikle gıda izleme çözümleri bu noktada gıda üreticilerinin, restoranların ve akıllı şehirlerin gıda atıklarını azaltmalarına olanak tanımaktadır.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Trend 9: Robotik teknolojiler değer zincirine dahil ediliyor</strong></span></span></p>

<p><span><span>Gıda üretimi sırasında verimliliği, tutarlılığı ve ölçeği geliştirmek için tüm değer zincirine robotik teknoloji dahil edilmeye başlanmıştır. Bu noktada gıda işleme robotları ve drone’lar hızlı ve uygun maliyetli gıda etiketleme ve izleme sağlamaktadır.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Trend 10: 3 boyutlu gıda yazıcıları geleceğin trendleri arasında</strong></span></span></p>

<p><span><span>Kişiselleştirilmiş diyet ve alternatif protein bazlı yemeklerin yanı sıra hassas ve tekrarlanabilir beslenme olanakları sağlamaktadır.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Trend 11: İç mekan çiftçiliği geleceğin en dikkat çekici trendi</strong></span></span></p>

<p><span><span>Girişimciler daha kısa, daha sürdürülebilir ve esnek bir tedarik zinciri yaratmak, çiftliği daha akıllı hale getirmek, geleceğin çiftliğini ve ürünlerini ortaya çıkarmak için iç mekan çiftçiliğine önem vermeye başlamıştır.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Trend 12: Gıda sevkiyatı giderek daha önemli bir hal alıyor.</strong></span></span></p>

<p><span><span>Gıda sevkiyatı giderek daha önemli bir hal almaktadır. Bunun sebebi, gıdaların hasardan korunmasını sağlayacak nakliyat yöntemine, online alışverişteki taze ve sağlıklı gıdaya erişime ve gıdaların taşınmasında savrulmasını önleyecek sürdürülebilir paketleme malzemelerine olan talebin artmasıdır.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Foodtech.jpg"></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TİKA İş Birliğinde, Sırbistan&amp;apos;a Giden Türk Öğrenciler Ahududu Topladı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/tika-is-birliginde-sirbistana-giden-turk-ogrenciler-ahududu-topladi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/tika-is-birliginde-sirbistana-giden-turk-ogrenciler-ahududu-topladi</guid>
<description><![CDATA[ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının desteklediği (TİKA) Tecrübe Paylaşım Programı (TPP) kapsamında Sırbistan’a giden 11 Türk öğrenci, Novi Pazar şehrindeki çiftçilerin ahududu toplamalarına yardım etti.

TİKA, TPP kapsamında Türkiye&#039;den 11 öğrenci Boşnak nüfusun yoğun yaşadığı Sırbistan’ın Sancak bölgesinin Novi Pazar şehrindeki çiftçilerin ahududu toplamalarına yardım etti. Türkiye&#039;den gelen 11 gönüllü öğrenci, Sancak bölgesindeki vatandaşlara Türk kültür ve geleneklerini anlattı. Gönüllü öğrencilerden Elif Gül Mahur Sali, tecrübe paylaşımı kapsamında farklı kültürleri tanıma fırsatı bulduğunu ifade ederek ilk defa ahududu topladığını söyledi.

96 bin ahududu fidanı dikildi

TİKA&#039;nın Sırbistan&#039;daki projelerinden birisi olan ahududu serasını ziyaret eden Novi Pazar Tarım Danışmanlık Hizmeti Başkanı Nihad Hasanovic de TİKA&#039;nın yardımıyla 96 bin ahududu fidanı diktiklerini belirterek bu sayede Novi Pazar&#039;daki vatandaşların hane gelirlerine katkı sağlandığını ifade etti. Gönüllü öğrenciler Syenitsa kasabasında yer alan Çocuklara ve Gelişimsel Engellilere Yardım Derneğinin çevre düzenlemesi çalışmalarına da katıldı.

Sırbistan&#039;da 7 gün boyunca TİKA&#039;nın proje alanlarını ziyaret edecek olan gönüllü öğrenciler ayrıca Varvarin kasabasında ihtiyaç sahiplerine ücretsiz yemek dağıtan ve mutfak donanımı TİKA tarafından yapılmış olan bir aşevinde de Türk yemekleri de yapacak.



 ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/08/tika-is-birliginde-sirbistana-giden-turk-ogrenciler-ahududu-topladi-2-gun-once-1660314656.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>TİKA, İş, Birliğinde, Sırbistana, Giden, Türk, Öğrenciler, Ahududu, Topladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının desteklediği (TİKA) Tecrübe Paylaşım Programı (TPP) kapsamında Sırbistan’a giden 11 Türk öğrenci, Novi Pazar şehrindeki çiftçilerin ahududu toplamalarına yardım etti.</span></span></p>

<p><span><span>TİKA, TPP kapsamında Türkiye'den 11 öğrenci Boşnak nüfusun yoğun yaşadığı Sırbistan’ın Sancak bölgesinin Novi Pazar şehrindeki çiftçilerin ahududu toplamalarına yardım etti. Türkiye'den gelen 11 gönüllü öğrenci, Sancak bölgesindeki vatandaşlara Türk kültür ve geleneklerini anlattı. Gönüllü öğrencilerden Elif Gül Mahur Sali, tecrübe paylaşımı kapsamında farklı kültürleri tanıma fırsatı bulduğunu ifade ederek ilk defa ahududu topladığını söyledi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>96 bin ahududu fidanı dikildi</strong></span></span></p>

<p><span><span>TİKA'nın Sırbistan'daki projelerinden birisi olan ahududu serasını ziyaret eden Novi Pazar Tarım Danışmanlık Hizmeti Başkanı Nihad Hasanovic de TİKA'nın yardımıyla 96 bin ahududu fidanı diktiklerini belirterek bu sayede Novi Pazar'daki vatandaşların hane gelirlerine katkı sağlandığını ifade etti. Gönüllü öğrenciler Syenitsa kasabasında yer alan Çocuklara ve Gelişimsel Engellilere Yardım Derneğinin çevre düzenlemesi çalışmalarına da katıldı.</span></span></p>

<p><span><span>Sırbistan'da 7 gün boyunca TİKA'nın proje alanlarını ziyaret edecek olan gönüllü öğrenciler ayrıca Varvarin kasabasında ihtiyaç sahiplerine ücretsiz yemek dağıtan ve mutfak donanımı TİKA tarafından yapılmış olan bir aşevinde de Türk yemekleri de yapacak.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/s%C4%B1rbistanahududu1.jpeg"></span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/s%C4%B1rbistanahududu2.jpeg"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/s%C4%B1rbistanahududu3.jpeg"></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsviçreliler sandık çıkış anketlerine göre referandumda yüzde 100 biyo tarıma &amp;apos;hayır&amp;apos; dedi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/isvicreliler-sandik-cikis-anketlerine-goere-referandumda-yuzde-100-biyo-tarima-hayir-dedi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/isvicreliler-sandik-cikis-anketlerine-goere-referandumda-yuzde-100-biyo-tarima-hayir-dedi</guid>
<description><![CDATA[ İsviçre&#039;de düzenlenen referandumunun resmi olmayan ilk sonuçlarına göre halk sentetik pestisit kullanımının yasaklanmasına &#039;hayır&#039; dedi.

GFS.Bern Kamuoyu Enstitüsü tarafından sandıkların kapanmasının ardından yapılan ilk ankette son haftalarda yapılan kamuoyu yoklamalarının sonuçları teyit edilmiş oldu.

Kesin sonuçların akşam saatlerinde açıklanması beklenen referandumda İsviçreliler zirai ilaçların kullanılmadığı yüzde 100 doğal tarımı kabul etmedi.

Pestisitler hakkında halka yöneltilen iki sorudan ilki 10 yıllık bir süreçte sentez pestisit kullanımının tamamıyla yasaklanması ve bu yöntemlerle üretilen ürünlerin ithalatının durdurulmasıydı. Sandık sonuçlarına göre ilk soruya seçmenlerin yüzde 61&#039;i &#039;hayır&#039; yanıtı verdi.

Tarım Konfederasyonlarının sadece pestisit kullanmayan üreticilere sübvansiyon vermesi yönündeki soruyu da seçmenlerin yüzde 61&#039;i reddetti. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/06/isvicreliler-sandik-cikis-anketlerine-gore-referandumda-yuzde-100-biyo-tarima-hayir-dedi-1623608092.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsviçreliler, sandık, çıkış, anketlerine, göre, referandumda, yüzde, 100, biyo, tarıma, hayır, dedi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>İsviçre'de düzenlenen referandumunun resmi olmayan ilk sonuçlarına göre halk sentetik pestisit kullanımının yasaklanmasına 'hayır' dedi.</span></span></p>

<p><span><span>GFS.Bern Kamuoyu Enstitüsü tarafından sandıkların kapanmasının ardından yapılan ilk ankette son haftalarda yapılan kamuoyu yoklamalarının sonuçları teyit edilmiş oldu.</span></span></p>

<p><span><span>Kesin sonuçların akşam saatlerinde açıklanması beklenen referandumda İsviçreliler zirai ilaçların kullanılmadığı yüzde 100 doğal tarımı kabul etmedi.</span></span></p>

<p><span><span>Pestisitler hakkında halka yöneltilen iki sorudan ilki 10 yıllık bir süreçte sentez pestisit kullanımının tamamıyla yasaklanması ve bu yöntemlerle üretilen ürünlerin ithalatının durdurulmasıydı. Sandık sonuçlarına göre ilk soruya seçmenlerin yüzde 61'i 'hayır' yanıtı verdi.</span></span></p>

<p><span><span>Tarım Konfederasyonlarının sadece pestisit kullanmayan üreticilere sübvansiyon vermesi yönündeki soruyu da seçmenlerin yüzde 61'i reddetti.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TİKA&amp;apos;dan Nijer’de Tatlısu Balığı Üretimine Destek</title>
<link>https://trafikdernegi.com/tikadan-nijerde-tatlisu-baligi-uretimine-destek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/tikadan-nijerde-tatlisu-baligi-uretimine-destek</guid>
<description><![CDATA[ Denize kıyısı olmamasından dolayı tatlısu balıkçılığının önem kazandığı Nijer’de Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) destekleriyle bir “Balık Üretim Çiftliği” kuruldu.

Nüfusunun büyük bir bölümü tarım ve hayvancılıkla uğraşan Nijer&#039;de gün geçtikçe yaygınlaşan alternatif tarım ve hayvancılık tesislerine bir yenisi daha eklendi. TİKA’nın destekleriyle tatlısu/havuz balıkçılığı başta olmak üzere modern entegre üretim tesislerinin yaygınlaştırılmasını devlet politikası haline getiren Nijer’de günümüz teknolojisiyle donatılmış bir “Balık Üretim Çiftliği” kuruldu.

50 Üretici Aile Faydalanabilecek

Başkent Niamey’e 20 kilometre uzaklıktaki Saga kasabasında kurulan çiftlik; 8 adet balık üretim havuzu, 1 adet su arıtma rezervuarı, 1 adet yem üretim atölyesi, 1 adet malzeme deposu, devir daim ve havalandırma üniteleri ile güneş enerji sistemlerinden oluşuyor. Toplamda 50 üretici ailenin faydalanacağı tesise ayrıca 2000 adet tilapia cinsi balık ve tamamlayıcı ekipmanlar da temin edildi.

Türk-Nijer İş Birliği Artarak Devam Edecek

Tesisin Sagalı balık üreticilerinin bir araya gelerek oluşturduğu Saga Su Ürünleri Topluluğuna devredildiği devir teslim törenine; T.C. Niamey Büyükelçisi Özgür Çınar, TİKA Niamey Koordinatörü İrfan Pamuk ve Saga Kasabası Kanton Şefi Naazou Amadou katıldı. Törende söz alan konuşmacılar, Balık Üretim Çiftliği’nin Saga halkına hayırlı olmasını temenni ederek tarihi asırlara dayanan Türk-Nijer iş birliğinin artarak devam edeceğini belirttiler.

Balık Üretim Çiftliği ile bölgedeki istihdamın ve üretim kapasitesinin artırılması hedefleniyor.





  ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/08/tikadan-nijerde-tatlisu-baligi-uretimine-destek-1659432660.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>TİKAdan, Nijer’de, Tatlısu, Balığı, Üretimine, Destek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Denize kıyısı olmamasından dolayı tatlısu balıkçılığının önem kazandığı Nijer’de Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) destekleriyle bir “Balık Üretim Çiftliği” kuruldu.</span></span></p>

<p><span><span>Nüfusunun büyük bir bölümü tarım ve hayvancılıkla uğraşan Nijer'de gün geçtikçe yaygınlaşan alternatif tarım ve hayvancılık tesislerine bir yenisi daha eklendi. TİKA’nın destekleriyle tatlısu/havuz balıkçılığı başta olmak üzere modern entegre üretim tesislerinin yaygınlaştırılmasını devlet politikası haline getiren Nijer’de günümüz teknolojisiyle donatılmış bir “Balık Üretim Çiftliği” kuruldu.</span></span></p>

<p><span><span>50 Üretici Aile Faydalanabilecek</span></span></p>

<p><span><span>Başkent Niamey’e 20 kilometre uzaklıktaki Saga kasabasında kurulan çiftlik; 8 adet balık üretim havuzu, 1 adet su arıtma rezervuarı, 1 adet yem üretim atölyesi, 1 adet malzeme deposu, devir daim ve havalandırma üniteleri ile güneş enerji sistemlerinden oluşuyor. Toplamda 50 üretici ailenin faydalanacağı tesise ayrıca 2000 adet tilapia cinsi balık ve tamamlayıcı ekipmanlar da temin edildi.</span></span></p>

<p><span><span>Türk-Nijer İş Birliği Artarak Devam Edecek</span></span></p>

<p><span><span>Tesisin Sagalı balık üreticilerinin bir araya gelerek oluşturduğu Saga Su Ürünleri Topluluğuna devredildiği devir teslim törenine; T.C. Niamey Büyükelçisi Özgür Çınar, TİKA Niamey Koordinatörü İrfan Pamuk ve Saga Kasabası Kanton Şefi Naazou Amadou katıldı. Törende söz alan konuşmacılar, Balık Üretim Çiftliği’nin Saga halkına hayırlı olmasını temenni ederek tarihi asırlara dayanan Türk-Nijer iş birliğinin artarak devam edeceğini belirttiler.</span></span></p>

<p><span><span>Balık Üretim Çiftliği ile bölgedeki istihdamın ve üretim kapasitesinin artırılması hedefleniyor.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/tika1.jpg"></span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/tika2.jpg"></span></span></p>

<p> </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TİKA’dan Kenya’da Un Üretimine Destek</title>
<link>https://trafikdernegi.com/tikadan-kenyada-un-uretimine-destek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/tikadan-kenyada-un-uretimine-destek</guid>
<description><![CDATA[ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) destekleriyle Kenya’nın Muranga eyaletinde bulunan Ahadi Kenya Derneği’ne 5 adet un üretim makinesi hibe edildi.

TİKA, yaklaşık bir milyon kişinin yaşadığı Kenya’nın Muranga eyaletinde faaliyet gösteren 200 üyesi bulunan Ahadi Kenya Derneği’ne 5 adet un üretim makinesi hibe etti. Dernek üyeleri, halkın başlıca geçim kaynağı tarıma verilen destekten dolayı TİKA ve Türkiye’ye şükranlarını sundu. Bölgede üretime başlayan un üretim makineleri sayesinde başta mısır olmak üzere farklı tahıllardan un üretilebilecek. Üretilen unların bir kısmının bölgedeki ihtiyaç sahiplerine ücretsiz olarak dağıtılacağı bir kısmının da satılarak maddi destek sağlanacağı aktarıldı.

“Kadınlara Gelir Getirici Destek”

Bölge halkının katılımıyla gerçekleşen teslim törenine; TİKA Nairobi Koordinatörü Eyüp Yavuz Ümütlü, Ahadi Kenya Derneği Sorumlusu Stanley Kamau ve Muranga Eyaleti Sağlık Müdürü Joseph Mbai katıldı. TİKA Nairobi Koordinatörü Eyüp Yavuz Ümütlü, buradaki konuşmasında verdikleri desteğin amaçlarından söz etti. Öncelikli hedeflerinin kadın ve gençlik gruplarına gelir getirici imkânlar sağlamak olduğunu belirten Ümütlü, “Un üretim makineleri, mısır ve diğer tahıllar için sürdürülebilir bir pazarın oluşmasına katkı sunacak, iş ve istihdam fırsatlarını arttıracaktır” dedi. Ümütlü, Ahadi Kenya Derneği yetkililerine ve emeği geçen herkese teşekkür etti.

 ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/07/tikadan-kenyada-un-uretimine-destek-1658902179.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>TİKA’dan, Kenya’da, Üretimine, Destek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) destekleriyle Kenya’nın Muranga eyaletinde bulunan Ahadi Kenya Derneği’ne 5 adet un üretim makinesi hibe edildi.</span></span></p>

<p><span><span>TİKA, yaklaşık bir milyon kişinin yaşadığı Kenya’nın Muranga eyaletinde faaliyet gösteren 200 üyesi bulunan Ahadi Kenya Derneği’ne 5 adet un üretim makinesi hibe etti. Dernek üyeleri, halkın başlıca geçim kaynağı tarıma verilen destekten dolayı TİKA ve Türkiye’ye şükranlarını sundu. Bölgede üretime başlayan un üretim makineleri sayesinde başta mısır olmak üzere farklı tahıllardan un üretilebilecek. Üretilen unların bir kısmının bölgedeki ihtiyaç sahiplerine ücretsiz olarak dağıtılacağı bir kısmının da satılarak maddi destek sağlanacağı aktarıldı.</span></span></p>

<p><span><span>“Kadınlara Gelir Getirici Destek”</span></span></p>

<p><span><span>Bölge halkının katılımıyla gerçekleşen teslim törenine; TİKA Nairobi Koordinatörü Eyüp Yavuz Ümütlü, Ahadi Kenya Derneği Sorumlusu Stanley Kamau ve Muranga Eyaleti Sağlık Müdürü Joseph Mbai katıldı. TİKA Nairobi Koordinatörü Eyüp Yavuz Ümütlü, buradaki konuşmasında verdikleri desteğin amaçlarından söz etti. Öncelikli hedeflerinin kadın ve gençlik gruplarına gelir getirici imkânlar sağlamak olduğunu belirten Ümütlü, “Un üretim makineleri, mısır ve diğer tahıllar için sürdürülebilir bir pazarın oluşmasına katkı sunacak, iş ve istihdam fırsatlarını arttıracaktır” dedi. Ümütlü, Ahadi Kenya Derneği yetkililerine ve emeği geçen herkese teşekkür etti.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/tika.jpeg"></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İtalya’da kuraklık: Piskopos yağmur duasına çıktı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/italyada-kuraklik-piskopos-yagmur-duasina-cikti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/italyada-kuraklik-piskopos-yagmur-duasina-cikti</guid>
<description><![CDATA[ İtalya genelinde Mayıs ayında sıcaklıklar 1991-2020 ortalamasının 1.83 derece üzerinde seyretti. Haziran ayı içinde de birçok kentte aşırı sıcaklıklar yüzünden en yüksek uyarı seviyesi olan &quot;kırmızı&quot; alarm verildi.

Son olarak dün Milano Belediye Başkanı Giuseppe Sala bir dizi kuraklık tedbiri aldıklarını açıkladı.

Kentte süs havuzlarının suyunun kesilmesi, çimenler ve yeşil alanları sulayan fıskiyelerin kapatılması gibi önlemlere başvuruldu.

Ayrıca belediye vatandaşlardan ev ve işyerlerinde klimaları 26 derecenin altında çalıştırmamalarını istedi; mağazalara enerji kaybını önlemek amacıyla kapılarını kapalı tutmaları talimatı verildi.

Milano&#039;nun içinde yer aldığı Lombardia bölgesi de 30 Eylül&#039;e kadar su kullanımı konusunda acil durum ilan etti.

Yağmur duası

Milano&#039;da Katolik Kilisesi&#039;nin en yüksek temsilcisi olan Başpiskopos Mario Delpini dün yağmur duasına çıktı. Delpini, kuraklık sorununun ağır olduğu bölgelerdeki 3 kiliseye &quot;hac ziyareti&quot; yaparak cemaatle birlikte dua etti.

Başpiskopos ayrıca insanın doğayla ilişki biçiminin ve yaşam stilinin etkilerine dikkat çekti ve &quot;doğal kaynakların israfı ve sömürülmesinden kaçınılması&quot; mesajı verdi.

Öte yandan İtalya genelinde kuraklık alarmının kısa sürede hafiflemesi beklenmiyor. Tarım, Gıda ve Orman Politikaları Bakanı Stefano Patuanelli, &quot;Gelecek haftalarda ülkenin neredeyse tamamının kırmızı alarm bölgesi haline gelmesini bekliyoruz.

Nehir ve göllerde su seviyesinin düştüğü, su kaynaklarının yetersiz kaldığı bölgeler gittikçe genişliyor&quot; dedi.

 ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/06/italyada-kuraklik-piskopos-yagmur-duasina-cikti-1656321263.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İtalya’da, kuraklık:, Piskopos, yağmur, duasına, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>İtalya genelinde Mayıs ayında sıcaklıklar 1991-2020 ortalamasının 1.83 derece üzerinde seyretti. Haziran ayı içinde de birçok kentte aşırı sıcaklıklar yüzünden en yüksek uyarı seviyesi olan "kırmızı" alarm verildi.</span></span></p>

<p><span><span>Son olarak dün Milano Belediye Başkanı Giuseppe Sala bir dizi kuraklık tedbiri aldıklarını açıkladı.</span></span></p>

<p><span><span>Kentte süs havuzlarının suyunun kesilmesi, çimenler ve yeşil alanları sulayan fıskiyelerin kapatılması gibi önlemlere başvuruldu.</span></span></p>

<p><span><span>Ayrıca belediye vatandaşlardan ev ve işyerlerinde klimaları 26 derecenin altında çalıştırmamalarını istedi; mağazalara enerji kaybını önlemek amacıyla kapılarını kapalı tutmaları talimatı verildi.</span></span></p>

<p><span><span>Milano'nun içinde yer aldığı Lombardia bölgesi de 30 Eylül'e kadar su kullanımı konusunda acil durum ilan etti.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Yağmur duası</strong></span></span></p>

<p><span><span>Milano'da Katolik Kilisesi'nin en yüksek temsilcisi olan Başpiskopos Mario Delpini dün yağmur duasına çıktı. Delpini, kuraklık sorununun ağır olduğu bölgelerdeki 3 kiliseye "hac ziyareti" yaparak cemaatle birlikte dua etti.</span></span></p>

<p><span><span>Başpiskopos ayrıca insanın doğayla ilişki biçiminin ve yaşam stilinin etkilerine dikkat çekti ve "doğal kaynakların israfı ve sömürülmesinden kaçınılması" mesajı verdi.</span></span></p>

<p><span><span>Öte yandan İtalya genelinde kuraklık alarmının kısa sürede hafiflemesi beklenmiyor. Tarım, Gıda ve Orman Politikaları Bakanı Stefano Patuanelli, "Gelecek haftalarda ülkenin neredeyse tamamının kırmızı alarm bölgesi haline gelmesini bekliyoruz.</span></span></p>

<p><span><span>Nehir ve göllerde su seviyesinin düştüğü, su kaynaklarının yetersiz kaldığı bölgeler gittikçe genişliyor" dedi.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/kural%C4%B1k.jpg"></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>FAO Uyardı: Çiftçiler Üretim Artışından Vazgeçer, İthalat Faturası Kabarır</title>
<link>https://trafikdernegi.com/fao-uyardi-ciftciler-uretim-artisindan-vazgecer-ithalat-faturasi-kabarir</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/fao-uyardi-ciftciler-uretim-artisindan-vazgecer-ithalat-faturasi-kabarir</guid>
<description><![CDATA[ Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), çiftçilerin girdi masraflarını hesaplayan endeksin rekor yüksek seviyeye tırmandığını açıkladı. FAO&#039;ye göre, girdilerdeki bu artışlar çiftçileri üretim artışından caydırabilir ve gelişmemiş ülkelerin gıda güvenliklerini tehdit edebilir. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/06/fao-uyardi-ciftciler-uretim-artisindan-vazgecer-ithalat-faturasi-kabarir-1654771511.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>FAO, Uyardı:, Çiftçiler, Üretim, Artışından, Vazgeçer, İthalat, Faturası, Kabarır</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), gübre gibi tarım girdilerindeki fiyat artışının çiftçileri üretimde artışa gitmekten caydırabileceğini ve gelişmemiş ülkelerin ithalat faturasını artırarak gıda güvenliklerini tehdit edebileceğini belirtti.</span></span></p>

<p><span><span>FAO’nun raporunda, çiftçilerin girdi masraflarını hesaplayan endeksin rekor yüksek seviyeye tırmandığını ve bu artışın geçen sene gıda fiyatlarında yaşanan artışın üzerinde olduğu bilgisi yer aldı.</span></span></p>

<p><span><span>Raporda “Bulgular 2022/23 ve muhtemelen bir sonraki sezon için gıda fiyatlarındaki artışları dizginleyebilecek bir arz tepkisine işaret edecek kadar iyi değil” ifadesine yer verildi.</span></span></p>

<p><strong><span><span>GİRDİLER NEDENİYLE FİYATLAR TIRMANDI</span></span></strong></p>

<p><span><span>Enerji fiyatlarındaki yükseliş ve Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin yarattığı tedarik zinciri sorunlarına bağlı olarak artan girdi maliyetleri FAO’nun dünya gıda fiyatları endeksinin tırmanmasına neden oluyor.</span></span></p>

<p><span><span>Dünya gıda fiyatları endeksi mart ayında rekor yüksek seviyeyi gördükten sonra hububat ve et fiyatlarındaki artışa rağmen nisanın ardından mayıs ayında da gerilemişti.</span></span></p>

<p><span><span>Geçtiğimiz ayki düşüşe rağmen gıda fiyatları endeksi kısmen Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin yarattığı endişelerle geçtiğimiz seneye kıyasla yüzde 22.8 daha yüksek seviyede bulunuyor.</span></span></p>

<p><strong><span><span>KÜRESEL GIDA İTHALATINDA REKOR ARTIŞ BEKLENTİSİ</span></span></strong></p>

<p><span><span>FAO tahminlerine göre, yüksek fiyatlar nedeniyle bu yıl küresel çapta gıda ithalatı için ödenen meblağ yüzde 3 artarak 1.8 trilyon dolarlık rekor seviyeye yükselecek.</span></span></p>

<p><span><span>Gelişmekte olan birçok ülkenin artan fiyatlar nedeniyle ithalatı düşürmesi beklenirken, FAO az gelişmiş ülkelerin ithalat faturalarını düşürmek için çok sert kesintiler yapacağını tahmin ediyor.</span></span></p>

<p><span><span>FAO, “Bunlar, gıda ithal eden ülkelerin artan uluslararası maliyetleri finanse etmekte zorlanacağı ve nihayetinde yüksek fiyatlara dayanamayabileceklerinin habercisi olabileceğinden gıda güvenliği açısından alarm veren işaretler açıklamasında bulundu. (REUTERS)</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Avrupa’da Ret Edilen Meyve ve Sebzelerin Yüzde 60 Türkiye’den</title>
<link>https://trafikdernegi.com/avrupada-ret-edilen-meyve-ve-sebzelerin-yuzde-60-turkiyeden</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/avrupada-ret-edilen-meyve-ve-sebzelerin-yuzde-60-turkiyeden</guid>
<description><![CDATA[ Avrupa Gıda ve Yem için Hızlı Uyarı Sistemi&#039;nden (RASFF) yılın ilk çeyreğine ait verileri açıkladı. Avrupa Birliği meyve ve sebzelerde izin verilmeyen aktif maddeler içermeleri veya yasal olarak izin verilmeyen aktif maddeler içeren ürünleri kabul etmiyor.

2022 yılının ilk 3 ayında Avrupa Birliğine dışarıdan gelen meyve ve sebzelerde aranan kalıntı maddelerine göre iadesi yapılan ürünlerin %60’ı Türkiye’den gelen ürünlerden oluşuyor.

İlk çeyrekte Türkiye, meyve ve sebze ithal edilen tüm ülkeler için rapor edilen 298 uyarıdan 180&#039;ini oluşturdu. Ayrıca, Türkiye’den ithal edilen ürünlere yönelik ret oranlarının yukarı yönlü tırmanması Mart ayında da devam etti. Şubat ayında 45 kesinti olurken, Mart ayında bu rakam 74&#039;e yükseldi. Turunçgiller 108 müdahale ile yetkisiz pestisit kullanımı ve kötüye kullanımından en fazla etkilenen ürün oldu. 

İspanyol LA UNIÓ de Llauradors Genel Sekreteri Carles Peris, &quot;Veriler gerçekten skandal ve kapsamlı bir denetim yapılıncaya kadar Türkiye ithalatının askıya alınması gerektiğini gösteriyor&quot; dedi.

Daha Mart ayının başlarında, LA UNIÓ, Avrupa Komisyonu ve İspanya Hükümeti&#039;nden, AB&#039;nin sağlık ve gıda güvenliği politikalarından sorumlu DG Sante Tarım Genel Müdürlüğü&#039;ne hitaben yazdığı mektuplar aracılığıyla Türkiye&#039;den meyve ve sebze ithalatını durdurmalarını istemişti.

LA UNIÓ, Türkiye&#039;de meyve ve sebzelerde yapılan fiziksel ve kimlik kontrollerinin sıklığının %50&#039;ye çıkarılmasını ve tarife asimetrisine son verilmesini istiyor. İspanya, Türkiye&#039;ye ihracat yapmak için %54 gümrük vergisi ödemek zorundadır.  ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/06/avrupadaki-ret-edilen-meyve-ve-sebzelerin-yuzde-60-turkiyeden-1654340723.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Avrupa’da, Ret, Edilen, Meyve, Sebzelerin, Yüzde, Türkiye’den</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Avrupa Gıda ve Yem için Hızlı Uyarı Sistemi'nden (RASFF) yılın ilk çeyreğine ait verileri açıkladı. Avrupa Birliği meyve ve sebzelerde izin verilmeyen aktif maddeler içermeleri veya yasal olarak izin verilmeyen aktif maddeler içeren ürünleri kabul etmiyor.</span></span></p>

<p><span><span>2022 yılının ilk 3 ayında Avrupa Birliğine dışarıdan gelen meyve ve sebzelerde aranan kalıntı maddelerine göre iadesi yapılan ürünlerin %60’ı Türkiye’den gelen ürünlerden oluşuyor.</span></span></p>

<p><span><span>İlk çeyrekte Türkiye, meyve ve sebze ithal edilen tüm ülkeler için rapor edilen 298 uyarıdan 180'ini oluşturdu. Ayrıca, Türkiye’den ithal edilen ürünlere yönelik ret oranlarının yukarı yönlü tırmanması Mart ayında da devam etti. Şubat ayında 45 kesinti olurken, Mart ayında bu rakam 74'e yükseldi. Turunçgiller 108 müdahale ile yetkisiz pestisit kullanımı ve kötüye kullanımından en fazla etkilenen ürün oldu. </span></span></p>

<p><span><span>İspanyol LA UNIÓ de Llauradors Genel Sekreteri Carles Peris, "Veriler gerçekten skandal ve kapsamlı bir denetim yapılıncaya kadar Türkiye ithalatının askıya alınması gerektiğini gösteriyor" dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Daha Mart ayının başlarında, LA UNIÓ, Avrupa Komisyonu ve İspanya Hükümeti'nden, AB'nin sağlık ve gıda güvenliği politikalarından sorumlu DG Sante Tarım Genel Müdürlüğü'ne hitaben yazdığı mektuplar aracılığıyla Türkiye'den meyve ve sebze ithalatını durdurmalarını istemişti.</span></span></p>

<p><span><span>LA UNIÓ, Türkiye'de meyve ve sebzelerde yapılan fiziksel ve kimlik kontrollerinin sıklığının %50'ye çıkarılmasını ve tarife asimetrisine son verilmesini istiyor. İspanya, Türkiye'ye ihracat yapmak için %54 gümrük vergisi ödemek zorundadır. </span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünya Kuru ve Kabuklu Meyve sektörünün en büyük organizasyonu INC Kongresi, Dubai’de gerçekleşti</title>
<link>https://trafikdernegi.com/dunya-kuru-ve-kabuklu-meyve-sektoerunun-en-buyuk-organizasyonu-inc-kongresi-dubaide-gerceklesti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/dunya-kuru-ve-kabuklu-meyve-sektoerunun-en-buyuk-organizasyonu-inc-kongresi-dubaide-gerceklesti</guid>
<description><![CDATA[ Dünya genelinde kuru meyve ve kabuklu meyvelerin en üst istişare platformu Uluslararası Kuru ve Kabuklu Meyveler Kongresi (International Nut and Dried Fruit Council-INC), bu yıl 39’uncu kez 11-13 Mayıs’ta Dubai’de düzenlendi.

Uluslararası Kuru ve Kabuklu Meyveler Konseyi’ne (INC) Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’ni temsilen; INC Mütevelli Heyeti Üyesi Osman Öz, INC Türkiye Büyükelçisi Ahmet Bilge Göksan, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Birol Celep, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Gürcan Şen, EİB Tarım Sektörleri Müdürü Ece Tırkaz katıldı.

Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu üyesi ve aynı zamanda INC’nin Türkiye Büyükelçisi olan Ahmet Bilge Göksan, düzenlenen çekirdeksiz kuru üzüm oturumunda ülkemiz ve dünya çekirdeksiz kuru üzüm üretimi, en son trendler hakkında büyük beğeni toplayan bir konuşma gerçekleştirdi.

60 ülkeden bin 500’ün üstünde sektörün önde gelen liderleri Dubai’de bir araya geldi

INC Kongresi’nin kuru meyve endüstrisiyle ilgili tek uluslararası etkinlik olduğuna değinen Uluslararası Kuru ve Kabuklu Meyveler Konseyi (INC) Türkiye Büyükelçisi Ahmet Bilge Göksan, EİB’nin düzenli olarak Kongre’ye katılım sağladığını söyledi.

“INC Kongresi’nde bu sene üç gün boyunca 60 farklı ülkeden bin 500’ün üstünde kuru ve kabuklu meyve endüstrisindeki sektörün önde gelen liderleri Dubai’de bir araya geldi. Üç gün süresince badem, Brezilya fıstığı, kaju, fındık, macadamia, ceviz, çam fıstığı, pecan, antep fıstığı, ceviz, yer fıstığı, hurma, kuru kayısı, kuru kızılcık, kuru incir, kuru erik, kuru üzüm, çekirdeksiz kuru üzüm, kuş üzümü ürünlerinin rekolte tahminleri, arz, talep ve ticaretiyle ilgili oturumlar düzenlendi.”

Ürün oturumları, global tanıtım faaliyetleri, tüketim trendleri, sürdürülebilirlik, dijital veri güvenliği

Göksan, “Kongre’nin Kuru kayısı, kuru incir, hurma oturumunun başkanlığını Birliğimiz üyesi Pagysa firmasının temsilcisi Guillaume Pagy yaparken, aynı oturumda Birliğimiz üyesi Anatolia Dış tcaret firmasının temsilcisi Ogan Ceryan panelist olarak yer alarak kuru kayısı üretim ve tüketim trendleri ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Ürün oturumlarının yanı sıra, dünya çapında yürütülen tanıtım faaliyetleri, tüketim trendleri, sürdürülebilirlik gibi güncel konularda pek çok oturum gerçekleştirildi ve konuk konuşmacılar sürdürülebilirlik ve dijital veri güvenliği ile ilgili sunumlar gerçekleştirdi.” dedi.

Z jenerasyonu çok önemli bir tüketim potansiyeli

Kuru ve kabuklu meyvelerin sağlık üzerinde olumlu etkilerinin ortaya konduğu bilimsel çalışmaların da paylaşıldığını anlatan Göksan şöyle devam etti:

“Bilimsel sonuçların insanların kuru ve kabuklu meyveler tüketimine olumlu katkıları olduğu ve bu çalışmaların arttırılmasının büyük önemi olduğu dile getirildi. Tüm dünyada enflasyonun, üretim ve nakliye masraflarının giderek yükseldiği, covid pandemisi nedeniyle global çapta nakliye krizlerinin yaşandığı da Kongre’de konuşulan önemli başlıklar arasındaydı. Tüketim alışkanlıklarının ve tüketici beklentilerinin değiştiği, Z jenerasyonunun çok önemli bir tüketim potansiyeli olduğu ve bu açıdan önümüzdeki dönemde bu tüketici kitlesinin beklentilerine uygun pazarlama stratejilerinin hayata geçirilmesi gerektiği de vurgulandı.”

Ahmet Göksan, INC’nin önümüzdeki dönemde Çin’e yönelik bir tanıtım kampanyası düzenleyeceğini, elektronik ticaretin payının giderek arttığı, sürdürülebilir üretim ve tüketim modellerine ihtiyaç duyulduğu gibi konular üzerinde durulduğunu da sözlerine ekledi.

Osman Öz, Ahmet Bilge Göksan ve Ece Tırkaz’ın üyesi olduğu INC İstatistik komitesi 13 Mayıs 2022 tarihinde düzenlendi ve INC’nün dünya çapıda güvenilir bir veri kaynağı olarak kabul edildiği, Birleşmiş Milletler, FAO gibi uluslararası örgütlerle iş birliği yapıldığı dile getirildi.

Kongre alanında yer alan ve içlerinde Birliğimiz üyesi firmaların da yer aldığı sponsor firmalar stantlarında en yeni ürün ve hizmetlerini sergiledi.

13 Mayıs akşamı düzenlene Gala yemeği ile son bulan Kongre’nin 2023 yılında Londra’da düzenleneceği açıklandı.

INC Hakkında  

INC, kabuklu ve kuru meyve endüstrisi için kurulmuş bir uluslararası şemsiye örgütüdür. Üyeleri arasında 80&#039;den fazla ülkeden 850&#039;den fazla kabuklu ve kuru meyve sektörü firması bulunmaktadır. INC&#039;nin misyonu, küresel kabuklu ve kuru meyve endüstrisinde sürdürülebilir büyümeyi teşvik etmek ve kolaylaştırmaktır. Sağlık, beslenme, istatistik, gıda güvenliği ve kabuklu ve kuru meyvelerle ilgili uluslararası standartlar ve düzenlemeler konusunda önde gelen uluslararası kuruluştur.

 ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/05/dunya-kuru-ve-kabuklu-meyve-sektorunun-en-buyuk-organizasyonu-inc-kongresi-dubaide-gerceklesti-1652866599.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünya, Kuru, Kabuklu, Meyve, sektörünün, büyük, organizasyonu, INC, Kongresi, Dubai’de, gerçekleşti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Dünya genelinde kuru meyve ve kabuklu meyvelerin en üst istişare platformu Uluslararası Kuru ve Kabuklu Meyveler Kongresi (International Nut and Dried Fruit Council-INC), bu yıl 39’uncu kez 11-13 Mayıs’ta Dubai’de düzenlendi.</span></span></p>

<p><span><span>Uluslararası Kuru ve Kabuklu Meyveler Konseyi’ne (INC) Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği’ni temsilen; INC Mütevelli Heyeti Üyesi Osman Öz, INC Türkiye Büyükelçisi Ahmet Bilge Göksan, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Birol Celep, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Gürcan Şen, EİB Tarım Sektörleri Müdürü Ece Tırkaz katıldı.</span></span></p>

<p><span><span>Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu üyesi ve aynı zamanda INC’nin Türkiye Büyükelçisi olan Ahmet Bilge Göksan, düzenlenen çekirdeksiz kuru üzüm oturumunda ülkemiz ve dünya çekirdeksiz kuru üzüm üretimi, en son trendler hakkında büyük beğeni toplayan bir konuşma gerçekleştirdi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>60 ülkeden bin 500’ün üstünde sektörün önde gelen liderleri Dubai’de bir araya geldi</strong></span></span></p>

<p><span><span>INC Kongresi’nin kuru meyve endüstrisiyle ilgili tek uluslararası etkinlik olduğuna değinen Uluslararası Kuru ve Kabuklu Meyveler Konseyi (INC) Türkiye Büyükelçisi Ahmet Bilge Göksan, EİB’nin düzenli olarak Kongre’ye katılım sağladığını söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>“INC Kongresi’nde bu sene üç gün boyunca 60 farklı ülkeden bin 500’ün üstünde kuru ve kabuklu meyve endüstrisindeki sektörün önde gelen liderleri Dubai’de bir araya geldi. Üç gün süresince badem, Brezilya fıstığı, kaju, fındık, macadamia, ceviz, çam fıstığı, pecan, antep fıstığı, ceviz, yer fıstığı, hurma, kuru kayısı, kuru kızılcık, kuru incir, kuru erik, kuru üzüm, çekirdeksiz kuru üzüm, kuş üzümü ürünlerinin rekolte tahminleri, arz, talep ve ticaretiyle ilgili oturumlar düzenlendi.”</span></span></p>

<p><span><span><strong>Ürün oturumları, global tanıtım faaliyetleri, tüketim trendleri, sürdürülebilirlik, dijital veri güvenliği</strong></span></span></p>

<p><span><span>Göksan, “Kongre’nin Kuru kayısı, kuru incir, hurma oturumunun başkanlığını Birliğimiz üyesi Pagysa firmasının temsilcisi Guillaume Pagy yaparken, aynı oturumda Birliğimiz üyesi Anatolia Dış tcaret firmasının temsilcisi Ogan Ceryan panelist olarak yer alarak kuru kayısı üretim ve tüketim trendleri ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Ürün oturumlarının yanı sıra, dünya çapında yürütülen tanıtım faaliyetleri, tüketim trendleri, sürdürülebilirlik gibi güncel konularda pek çok oturum gerçekleştirildi ve konuk konuşmacılar sürdürülebilirlik ve dijital veri güvenliği ile ilgili sunumlar gerçekleştirdi.” dedi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Z jenerasyonu çok önemli bir tüketim potansiyeli</strong></span></span></p>

<p><span><span>Kuru ve kabuklu meyvelerin sağlık üzerinde olumlu etkilerinin ortaya konduğu bilimsel çalışmaların da paylaşıldığını anlatan Göksan şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span><span>“Bilimsel sonuçların insanların kuru ve kabuklu meyveler tüketimine olumlu katkıları olduğu ve bu çalışmaların arttırılmasının büyük önemi olduğu dile getirildi. Tüm dünyada enflasyonun, üretim ve nakliye masraflarının giderek yükseldiği, covid pandemisi nedeniyle global çapta nakliye krizlerinin yaşandığı da Kongre’de konuşulan önemli başlıklar arasındaydı. Tüketim alışkanlıklarının ve tüketici beklentilerinin değiştiği, Z jenerasyonunun çok önemli bir tüketim potansiyeli olduğu ve bu açıdan önümüzdeki dönemde bu tüketici kitlesinin beklentilerine uygun pazarlama stratejilerinin hayata geçirilmesi gerektiği de vurgulandı.”</span></span></p>

<p><span><span>Ahmet Göksan, INC’nin önümüzdeki dönemde Çin’e yönelik bir tanıtım kampanyası düzenleyeceğini, elektronik ticaretin payının giderek arttığı, sürdürülebilir üretim ve tüketim modellerine ihtiyaç duyulduğu gibi konular üzerinde durulduğunu da sözlerine ekledi.</span></span></p>

<p><span><span>Osman Öz, Ahmet Bilge Göksan ve Ece Tırkaz’ın üyesi olduğu INC İstatistik komitesi 13 Mayıs 2022 tarihinde düzenlendi ve INC’nün dünya çapıda güvenilir bir veri kaynağı olarak kabul edildiği, Birleşmiş Milletler, FAO gibi uluslararası örgütlerle iş birliği yapıldığı dile getirildi.</span></span></p>

<p><span><span>Kongre alanında yer alan ve içlerinde Birliğimiz üyesi firmaların da yer aldığı sponsor firmalar stantlarında en yeni ürün ve hizmetlerini sergiledi.</span></span></p>

<p><span><span>13 Mayıs akşamı düzenlene Gala yemeği ile son bulan Kongre’nin 2023 yılında Londra’da düzenleneceği açıklandı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>INC Hakkında  </strong></span></span></p>

<p><span><span>INC, kabuklu ve kuru meyve endüstrisi için kurulmuş bir uluslararası şemsiye örgütüdür. Üyeleri arasında 80'den fazla ülkeden 850'den fazla kabuklu ve kuru meyve sektörü firması bulunmaktadır. INC'nin misyonu, küresel kabuklu ve kuru meyve endüstrisinde sürdürülebilir büyümeyi teşvik etmek ve kolaylaştırmaktır. Sağlık, beslenme, istatistik, gıda güvenliği ve kabuklu ve kuru meyvelerle ilgili uluslararası standartlar ve düzenlemeler konusunda önde gelen uluslararası kuruluştur.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/GG.jpg"></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>FAO Genel Direktörü, daha büyük bir krizi önlemek için çözüm çağrısında bulundu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/fao-genel-direktoeru-daha-buyuk-bir-krizi-oenlemek-icin-coezum-cagrisinda-bulundu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/fao-genel-direktoeru-daha-buyuk-bir-krizi-oenlemek-icin-coezum-cagrisinda-bulundu</guid>
<description><![CDATA[  Avrupa ve Orta Asya&#039;dan bakanlar ve üst düzey temsilciler, sadece Ukrayna&#039;daki savaşın küresel ölçekte tarım-gıda sistemleri ve dünya gıda güvenliği üzerindeki etkilerini değil, aynı zamanda kapsayıcı ve çevre dostu kalkınmayı sağlamanın ve bölgede ve ötesinde daha iyi beslenmeye ulaşmayı temin edecek biçimde tarım-gıda sistemlerini dönüştürme yolundaki çabaları artırmanın yollarını tartışmak üzere FAO Avrupa Bölgesel Konferansı&#039;nda (ERC33) bir araya geldi.

FAO Genel Direktörü QU Dongyu, Bölgesel Konferansın Otuz Üçüncü Oturumunda yaptığı açılış konuşmasında, &quot;Bu, uygun yanıtları tartışarak bölgedeki politika yapıcıları bu zorlukları ele almaya teşvik etmek için kanıtlanmış çözümlerin paylaşıldığı kilit bir andır&quot; dedi.

Avrupa ve Orta Asya bölgesi, 900 milyondan fazla insana ev sahipliği yapan 53 yüksek ve orta gelirli ülkeyi içermektedir. Genel Direktör, açlık seviyeleri bölgedeki nispeten düşük seviyelerden yükselişte olsa bile, bölgenin dünyadaki gıda sepetlerinden biri olarak “iyi bir konumda” olduğunu ve miktar ve kalite bakımından tarımsal gıda üretiminde küresel bir lider olduğunu ifade etti.

Polonya Başbakan Yardımcısı ve Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanı Henryk Kowalczyk açılış konuşmasında, dünya çapında gıda güvenliğinde kilit bir rol oynayan bölgenin tüm dünya için yeni fikirler ve ilham kaynağı olduğunu söyledi.

Katılımcılar Polonya Dışişleri Bakanı Zbigniew Rau&#039;yu Bölgesel Konferans Başkanı olarak seçti.

Ukrayna&#039;daki durum, belirli emtia ve girdilere erişimin engellenmesinden kaynaklanan küresel gıda ve gübre fiyatları da dahil olmak üzere savaşın tarım üzerindeki etkilerine ilişkin bir oturumla bölgedeki FAO Üyelerinin odak noktasıydı.

FAO&#039;nun savaşın sonuçlarını yakından izlediğini ve Üyelerine acil, orta ve uzun vadeli analizler ve politika önerileri geliştirmeye devam etme taahhüdünde bulunduğunu belirten Qu, &quot;Barış, insanları açlıktan korumak için esastır&quot; dedi.

FAO Genel Direktörü QU Dongyu, Ukrayna, insanların çektiği acılar ve tahrip olmuş değer ve tedarik zincirleri nedeniyle savaştan en çok etkilenen ülke olurken, etkilenen diğer ülkeler arasında gıda, yem, yakıt ve gübre tedariki için Rusya Federasyonu ve Ukrayna&#039;ya bağımlı düşük gelirli gıda ithalatçısı ülkeler ve her yerde gıda fiyatlarının rekor seviyelere ulaşmasıyla boğuşan tüm tüketiciler yer alıyor.” dedi.

QU Dogyu FAO Üyelerini Bölgesel Konferansı gelecekte daha büyük bir krizi önlemeye yönelik potansiyel yaklaşımları tartışmak için bir fırsat olarak değerlendirmeye çağırdı.

FAO&#039;nun Ukrayna ekibi, beş haneden birinin temel gıda ihtiyaçlarını karşılayacak ve küçük toprak sahibi çiftçilere yardım edecek kaynaklardan yoksun olduğu tahmin edilen Ukrayna için hızlı bir müdahale planı hazırlıyor. Qu, FAO&#039;nun ülkedeki yaklaşık bir milyon kişiye ulaşmaya yönelik 115 milyon dolarlık planı destekleyecek fonların henüz alınmadığını söyledi.

Dört Daha İyi Yol için Yerel Eylem

İki yılda bir yapılan FAO Bölgesel Konferansları, üyelerin hedeflerine ulaşmada karşılaştıkları zorlukları tartışmak ve bölgesel uyumu teşvik etmek için bir fırsat görevi görür. Avrupa ve Orta Asya&#039;nın neredeyse tüm ülkelerini temsil eden bu yılki oturuma katılmak üzere 300&#039;den fazla delege kayıt yaptırdı ve bu da onu en çok katılım sağlanan bölgesel konferans haline getirdi.

FAO Genel Direktörü, eylem planlarına siyasi bağlılığın önemini vurgulayarak, Örgütün bölgedeki üyeler tarafından belirlenen temel öncelikleri desteklemeye kararlı olduğunu vurguladı: küçük toprak sahiplerinin, aile çiftliklerinin ve gençlerin güçlendirilmesi; tarımsal gıda sistemlerinin dönüştürülmesi, savaşa ve COVID-19 krizine verilen yanıt dahil olmak üzere doğal kaynakların sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi ve biyolojik çeşitliliğin korunması.

Bu hedefler FAO&#039;nun 2022-31 Stratejik Çerçevesi ‘ne dahil edilmiştir ve Dört İyi&#039;nin özlemleri etrafında ifade edilmiştir: daha iyi üretim, daha iyi beslenme, daha iyi bir çevre ve hiç kimseyi geride bırakmayan herkes için daha iyi bir yaşam.

Temel hedef, sadece gıda ve üretime odaklanmanın ötesinde, beslenme, sağlık, sosyal ve çevresel değerleri kapsayan bir tarım-gıda sistemleri yaklaşımına geçmektir. Yetersiz beslenme nispeten düşük olmasına ve yüksek değerli hayvansal gıdalara erişimin optimal olarak kabul edilenden daha yüksek olmasına rağmen, bölgedeki beslenme performansı obezite ve aşırı kilo, demir eksikliği ve bebeklerin yaşamlarının ilk altı ayında emzirmelerinin ortalamanın altında benimsenmesi gibi zorluklarla karşı karşıyadır.

Qu, şehir ve kırsal alanlar arasındaki, cinsiyet ve ekonomik bakımdan da olmak üzere eşitsizlikleri azaltmaya yönelik çabaların kritik olduğunu ve kırsal alanlarda daha fazla ve daha çeşitli fırsatlar yaratılması gerektirdiğini söyledi. Bugün, 2017’den beri bölgedeki 11 ülkedeki haneler, gelirlerinin yüzde 60&#039;ından fazlasını gıda, enerji, konut ve suya harcıyor.

Genel Direktör, FAO&#039;nun bu hafta Yeşil Tarım üzerine Bölgesel Teknik Platformu başlatacağını ve bilgi ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/05/fao-genel-direktoru-daha-buyuk-bir-krizi-onlemek-icin-cozum-cagrisinda-bulundu-1652457630.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>FAO, Genel, Direktörü, daha, büyük, bir, krizi, önlemek, için, çözüm, çağrısında, bulundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span> Avrupa ve Orta Asya'dan bakanlar ve üst düzey temsilciler, sadece Ukrayna'daki savaşın küresel ölçekte tarım-gıda sistemleri ve dünya gıda güvenliği üzerindeki etkilerini değil, aynı zamanda kapsayıcı ve çevre dostu kalkınmayı sağlamanın ve bölgede ve ötesinde daha iyi beslenmeye ulaşmayı temin edecek biçimde tarım-gıda sistemlerini dönüştürme yolundaki çabaları artırmanın yollarını tartışmak üzere FAO Avrupa Bölgesel Konferansı'nda (ERC33) bir araya geldi.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Genel Direktörü QU Dongyu, Bölgesel Konferansın Otuz Üçüncü Oturumunda yaptığı açılış konuşmasında, "Bu, uygun yanıtları tartışarak bölgedeki politika yapıcıları bu zorlukları ele almaya teşvik etmek için kanıtlanmış çözümlerin paylaşıldığı kilit bir andır" dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Avrupa ve Orta Asya bölgesi, 900 milyondan fazla insana ev sahipliği yapan 53 yüksek ve orta gelirli ülkeyi içermektedir. Genel Direktör, açlık seviyeleri bölgedeki nispeten düşük seviyelerden yükselişte olsa bile, bölgenin dünyadaki gıda sepetlerinden biri olarak “iyi bir konumda” olduğunu ve miktar ve kalite bakımından tarımsal gıda üretiminde küresel bir lider olduğunu ifade etti.</span></span></p>

<p><span><span>Polonya Başbakan Yardımcısı ve Tarım ve Kırsal Kalkınma Bakanı Henryk Kowalczyk açılış konuşmasında, dünya çapında gıda güvenliğinde kilit bir rol oynayan bölgenin tüm dünya için yeni fikirler ve ilham kaynağı olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Katılımcılar Polonya Dışişleri Bakanı Zbigniew Rau'yu Bölgesel Konferans Başkanı olarak seçti.</span></span></p>

<p><span><span>Ukrayna'daki durum, belirli emtia ve girdilere erişimin engellenmesinden kaynaklanan küresel gıda ve gübre fiyatları da dahil olmak üzere savaşın tarım üzerindeki etkilerine ilişkin bir oturumla bölgedeki FAO Üyelerinin odak noktasıydı.</span></span></p>

<p><span><span>FAO'nun savaşın sonuçlarını yakından izlediğini ve Üyelerine acil, orta ve uzun vadeli analizler ve politika önerileri geliştirmeye devam etme taahhüdünde bulunduğunu belirten Qu, "Barış, insanları açlıktan korumak için esastır" dedi.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Genel Direktörü QU Dongyu, Ukrayna, insanların çektiği acılar ve tahrip olmuş değer ve tedarik zincirleri nedeniyle savaştan en çok etkilenen ülke olurken, etkilenen diğer ülkeler arasında gıda, yem, yakıt ve gübre tedariki için Rusya Federasyonu ve Ukrayna'ya bağımlı düşük gelirli gıda ithalatçısı ülkeler ve her yerde gıda fiyatlarının rekor seviyelere ulaşmasıyla boğuşan tüm tüketiciler yer alıyor.” dedi.</span></span></p>

<p><span><span>QU Dogyu FAO Üyelerini Bölgesel Konferansı gelecekte daha büyük bir krizi önlemeye yönelik potansiyel yaklaşımları tartışmak için bir fırsat olarak değerlendirmeye çağırdı.</span></span></p>

<p><span><span>FAO'nun Ukrayna ekibi, beş haneden birinin temel gıda ihtiyaçlarını karşılayacak ve küçük toprak sahibi çiftçilere yardım edecek kaynaklardan yoksun olduğu tahmin edilen Ukrayna için hızlı bir müdahale planı hazırlıyor. Qu, FAO'nun ülkedeki yaklaşık bir milyon kişiye ulaşmaya yönelik 115 milyon dolarlık<a href="https://www.fao.org/emergencies/crisis/ukraine-conflict/intro/en/" rel="noopener noreferrer" target="_blank"> planı</a> destekleyecek fonların henüz alınmadığını söyledi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Dört Daha İyi Yol için Yerel Eylem</strong></span></span></p>

<p><span><span>İki yılda bir yapılan FAO Bölgesel Konferansları, üyelerin hedeflerine ulaşmada karşılaştıkları zorlukları tartışmak ve bölgesel uyumu teşvik etmek için bir fırsat görevi görür. Avrupa ve Orta Asya'nın neredeyse tüm ülkelerini temsil eden bu yılki oturuma katılmak üzere 300'den fazla delege kayıt yaptırdı ve bu da onu en çok katılım sağlanan bölgesel konferans haline getirdi.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Genel Direktörü, eylem planlarına siyasi bağlılığın önemini vurgulayarak, Örgütün bölgedeki üyeler tarafından belirlenen temel öncelikleri desteklemeye kararlı olduğunu vurguladı: küçük toprak sahiplerinin, aile çiftliklerinin ve gençlerin güçlendirilmesi; tarımsal gıda sistemlerinin dönüştürülmesi, savaşa ve COVID-19 krizine verilen yanıt dahil olmak üzere doğal kaynakların sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi ve biyolojik çeşitliliğin korunması.</span></span></p>

<p><span><span>Bu hedefler FAO'nun 2022-31 Stratejik Çerçevesi ‘ne dahil edilmiştir ve Dört İyi'nin özlemleri etrafında ifade edilmiştir: daha iyi üretim, daha iyi beslenme, daha iyi bir çevre ve hiç kimseyi geride bırakmayan herkes için daha iyi bir yaşam.</span></span></p>

<p><span><span>Temel hedef, sadece gıda ve üretime odaklanmanın ötesinde, beslenme, sağlık, sosyal ve çevresel değerleri kapsayan bir tarım-gıda sistemleri yaklaşımına geçmektir. Yetersiz beslenme nispeten düşük olmasına ve yüksek değerli hayvansal gıdalara erişimin optimal olarak kabul edilenden daha yüksek olmasına rağmen, bölgedeki beslenme performansı obezite ve aşırı kilo, demir eksikliği ve bebeklerin yaşamlarının ilk altı ayında emzirmelerinin ortalamanın altında benimsenmesi gibi zorluklarla karşı karşıyadır.</span></span></p>

<p><span><span>Qu, şehir ve kırsal alanlar arasındaki, cinsiyet ve ekonomik bakımdan da olmak üzere eşitsizlikleri azaltmaya yönelik çabaların kritik olduğunu ve kırsal alanlarda daha fazla ve daha çeşitli fırsatlar yaratılması gerektirdiğini söyledi. Bugün, 2017’den beri bölgedeki 11 ülkedeki haneler, gelirlerinin yüzde 60'ından fazlasını gıda, enerji, konut ve suya harcıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Genel Direktör, FAO'nun bu hafta Yeşil Tarım üzerine Bölgesel Teknik Platformu başlatacağını ve bilgi paylaşımı için dijital, kullanıcı dostu ve açık bir ağ geçidi sağlayacağının altını çizdi. Ayrıca bölgedeki üç ülkenin FAO'nun Tek Ülke Bir Öncelikli Ürün Girişimi'ne zaten katıldığını ve başka bir ülkenin FAO'nun El Ele Girişimi’nin veriye dayalı yatırım destek sistemini kullandığını söyledi.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yeni proje, Türkiye ve Moldova ile Orta Asya ülkeleri arasında tarımsal araştırma alanında işbirliğini teşvik ediyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/yeni-proje-turkiye-ve-moldova-ile-orta-asya-ulkeleri-arasinda-tarimsal-arastirma-alaninda-isbirligini-tesvik-ediyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/yeni-proje-turkiye-ve-moldova-ile-orta-asya-ulkeleri-arasinda-tarimsal-arastirma-alaninda-isbirligini-tesvik-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ FAO ile Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) arasında imzalanan proje sözleşmesi (LoA) kapsamını kamuoyu ve paydaşlarla paylaşmak üzere 11 Nisan 2022 tarihinde çevrimiçi bir açılış toplantısı düzenlendi. Etkinliğe FAO ve TAGEM&#039;den üst düzey yetkililerin yanı sıra Azerbaycan, Kırgızistan, Türkiye, Özbekistan ve Moldova Cumhuriyeti&#039;nden temsilciler, araştırmacılar ve uzmanlar katıldı. LoA, FAO-Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklık Programı (FTPP II) kapsamında tarımsal araştırma alanında bilgi alışverişini, bir ağ oluşturulmasını ve kapasite geliştirmeyi destekliyor.

Toplantı, TAGEM Genel Müdürü Nevzat Birişik&#039;in açılış konuşmasıyla başladı. Birişik, ülkeler arasındaki işbirliğinin önemine değinerek projenin temel amacının tarımsal araştırmalar alanında değişik konular üzerine çalışma grupları oluşturarak yararlanıcı ülkeler için sürdürülebilir bir ağ oluşturmak olduğunu açıkladı. Birişik ayrıca projenin kapsayacağı temaları da detaylandırdı: bitki yetiştirme, bitki koruma ve tarım 4.0.

FAO Orta Asya Alt Bölge Ofisi Koordinatörü ve Türkiye Temsilcisi Viorel Gutu, projenin tarımsal araştırma, geliştirme ve inovasyon alanlarında bölgesel işbirliğini güçlendirerek ve hedeflenen ülkelerden ilgili kurumları bir araya getirerek FTPP&#039;ye yeni bir dinamizm getireceğini vurguladı.

Moldova Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Dmitri Croitor, Moldova Cumhuriyeti&#039;nin tarımsal ve bilimsel araştırmalar alanında geniş deneyime sahip olduğunu belirterek, projenin deneyim alışverişini kolaylaştırarak yararlanıcı ülkeleri birbirine yakınlaştıracağına olan inancını dile getirdi.

Açılış konuşmalarının tamamlanmasının ardından, her ülkeden bir temsilci proje hakkındaki görüşlerini paylaştı. FAO Tarım Uzmanı Fazıl Düşünceli, projenin gelişimi, hedefleri ve ana çerçevesini sundu. Toplantının son bölümünde TAGEM Uluslararası İlişkiler Koordinatörü Fatma Sarsu, TAGEM&#039;in genel yapısını ve misyonunu katılımcılarla paylaşaraak projenin planlanan faaliyetlerini ve çalışma planını detaylandırdı. Toplantı soru – cevap kısmı ve genel değerlendirmelerle sonlandı..

FAO-Türkiye Ortaklık Programları Hakkında

FAO-Türkiye Ortaklık Programları, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Türkiye, Türkmenistan, ve diğer ilgili ülkelerde gıda güvenliğinin sağlanması, kırsal yoksulluğun azaltılması, sürdürülebilir orman yönetimi, çölleşmeyle mücadele ve ekosistemlerin korunmasına destek olmayı amaçlar.

2007’de kurulan FAO-Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklık Programı’nın (FTPP) ilk fazı, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini temsilen Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sağlanan 10 milyon ABD Doları tutarındaki güven fonundan finanse edildi. Programın ilk fazı olan 2009-2015 yılları arasında 16 ülkede 28 proje uygulandı. 2014 yılında, Türkiye Cumhuriyeti&#039;nin 20 milyon ABD Doları tutarındaki ek finansmanı ile FTPP&#039;nin ikinci fazı ve aynı zamanda

FAO-Türkiye Ormancılık Ortaklık Programı (FTFP) başlatıldı. Böylece Türkiye’nin bu Programlar çerçevesindeki toplam katkısı 30 milyon ABD Doları’na ulaştı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/04/yeni-proje-turkiye-ve-moldova-ile-orta-asya-ulkeleri-arasinda-tarimsal-arastirma-alaninda-isbirligini-tesvik-ediyor-1650982197.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yeni, proje, Türkiye, Moldova, ile, Orta, Asya, ülkeleri, arasında, tarımsal, araştırma, alanında, işbirliğini, teşvik, ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>FAO ile Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) arasında imzalanan proje sözleşmesi (LoA) kapsamını kamuoyu ve paydaşlarla paylaşmak üzere 11 Nisan 2022 tarihinde çevrimiçi bir açılış toplantısı düzenlendi. Etkinliğe FAO ve TAGEM'den üst düzey yetkililerin yanı sıra Azerbaycan, Kırgızistan, Türkiye, Özbekistan ve Moldova Cumhuriyeti'nden temsilciler, araştırmacılar ve uzmanlar katıldı. LoA, FAO-Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklık Programı (FTPP II) kapsamında tarımsal araştırma alanında bilgi alışverişini, bir ağ oluşturulmasını ve kapasite geliştirmeyi destekliyor.</span></span></p>

<p><span><span>Toplantı, TAGEM Genel Müdürü Nevzat Birişik'in açılış konuşmasıyla başladı. Birişik, ülkeler arasındaki işbirliğinin önemine değinerek projenin temel amacının tarımsal araştırmalar alanında değişik konular üzerine çalışma grupları oluşturarak yararlanıcı ülkeler için sürdürülebilir bir ağ oluşturmak olduğunu açıkladı. Birişik ayrıca projenin kapsayacağı temaları da detaylandırdı: bitki yetiştirme, bitki koruma ve tarım 4.0.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Orta Asya Alt Bölge Ofisi Koordinatörü ve Türkiye Temsilcisi Viorel Gutu, projenin tarımsal araştırma, geliştirme ve inovasyon alanlarında bölgesel işbirliğini güçlendirerek ve hedeflenen ülkelerden ilgili kurumları bir araya getirerek FTPP'ye yeni bir dinamizm getireceğini vurguladı.</span></span></p>

<p><span><span>Moldova Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Dmitri Croitor, Moldova Cumhuriyeti'nin tarımsal ve bilimsel araştırmalar alanında geniş deneyime sahip olduğunu belirterek, projenin deneyim alışverişini kolaylaştırarak yararlanıcı ülkeleri birbirine yakınlaştıracağına olan inancını dile getirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Açılış konuşmalarının tamamlanmasının ardından, her ülkeden bir temsilci proje hakkındaki görüşlerini paylaştı. FAO Tarım Uzmanı Fazıl Düşünceli, projenin gelişimi, hedefleri ve ana çerçevesini sundu. Toplantının son bölümünde TAGEM Uluslararası İlişkiler Koordinatörü Fatma Sarsu, TAGEM'in genel yapısını ve misyonunu katılımcılarla paylaşaraak projenin planlanan faaliyetlerini ve çalışma planını detaylandırdı. Toplantı soru – cevap kısmı ve genel değerlendirmelerle sonlandı..</span></span></p>

<p><span><span><strong>FAO-Türkiye Ortaklık Programları Hakkında</strong></span></span></p>

<p><span><span>FAO-Türkiye Ortaklık Programları, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Türkiye, Türkmenistan, ve diğer ilgili ülkelerde gıda güvenliğinin sağlanması, kırsal yoksulluğun azaltılması, sürdürülebilir orman yönetimi, çölleşmeyle mücadele ve ekosistemlerin korunmasına destek olmayı amaçlar.</span></span></p>

<p><span><span>2007’de kurulan FAO-Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklık Programı’nın (FTPP) ilk fazı, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini temsilen Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sağlanan 10 milyon ABD Doları tutarındaki güven fonundan finanse edildi. Programın ilk fazı olan 2009-2015 yılları arasında 16 ülkede 28 proje uygulandı. 2014 yılında, Türkiye Cumhuriyeti'nin 20 milyon ABD Doları tutarındaki ek finansmanı ile FTPP'nin ikinci fazı ve aynı zamanda</span></span></p>

<p><span><span>FAO-Türkiye Ormancılık Ortaklık Programı (FTFP) başlatıldı. Böylece Türkiye’nin bu Programlar çerçevesindeki toplam katkısı 30 milyon ABD Doları’na ulaştı.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gıda Fiyatlarında Tarihi Artış</title>
<link>https://trafikdernegi.com/gida-fiyatlarinda-tarihi-artis</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/gida-fiyatlarinda-tarihi-artis</guid>
<description><![CDATA[ Ukrayna’daki savaş buğday, mısır ve bitkisel yağlarda uluslararası fiyatlarda büyük artışlara neden oluyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/04/gida-fiyatlarinda-tarihi-artis-1649418966.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gıda, Fiyatlarında, Tarihi, Artış</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), dünya gıda emtia fiyatlarının, Karadeniz bölgesindeki savaşın temel tahıllar ve bitkisel yağlar için piyasalarda şoklar yaratmasıyla büyük bir sıçrama yaparak, Mart ayında şimdiye kadarki en yüksek seviyelerine ulaştığını açıkladı.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Gıda Fiyat Endeksi, Mart ayında ortalama 159,3 puana ulaşarak endeksin fiyat takibine başladığı 1990 yılından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Bu sıçrama Şubat ayına göre de yüzde 12,6 artışa işaret ediyor. Endeks, yaygın olarak işlem gören gıda ürünleri sepetinin uluslararası fiyatlarındaki aylık değişiklikleri takip ediyor. Endeksin açıklanan son seviyesi Mart 2021'e göre yüzde 33,6 daha yüksek.</span></span></p>

<p><span><span>Ukrayna’daki savaşın tetiklemesiyle buğday ve bütün iri taneli tahıl ürünlerinde büyük fiyat artışları yaşandı. Bu nedenle de FAO Tahıl Fiyat Endeksi, Mart ayında Şubat ayına göre yüzde 17,1 daha yüksek seviyede gerçekleşti. Rusya Federasyonu ve Ukrayna, son üç yılda sırasıyla küresel buğday ve mısır ihracatının yaklaşık yüzde 30 ve yüzde 20'sini gerçekleştiriyordu. Dünya buğday piyasalarındaki fiyatlar, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki mahsul koşullarına ilişkin endişelerle daha da tırmanarak ay boyunca yüzde 19,7’lik bir artış kaydetti. Bu arada mısır fiyatları aylık bazda yüzde 19,1 artarak arpa ve sorgum fiyatları ile birlikte rekor seviyeye ulaştı. FAO’nun Pirinç fiyat endeksi ise,birçok farklı nedenden dolayı Mart ayında Şubat ayına göre küçük bir değişiklik gösterdi. Fiyatlar hala bir önceki yılın yüzde 10 altında seyrediyor.</span></span></p>

<p><span><span>Ukrayna'nın dünyanın önde gelen ihracatçısı olduğu ayçiçeği tohumu yağı fiyatlarının artması nedeniyle FAO Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi de yüzde 23,2 arttı.</span></span></p>

<p><span><span>Palmiye, soya ve kolza tohumu yağı fiyatları, ayçiçeği çekirdeği yağı ve ham petrol fiyatlarının artmasıyla belirgin bir şekilde yükseldi. Güney Amerika'nın ihracatındaki düşüş ile ilgili endişeler de soya yağı fiyatlarındaki artışı destekledi.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Şeker Fiyat Endeksi ise düşüş trendini tersine çevirdi ve Şubat ayına göre yüzde 6,7 oranında arttı. Şeker endeksi, Mart 2021’deki fiyatından da yüzde 20 daha yüksek bir seviyede. Yükselen ham petrol fiyatları ve Brezilya Reali döviz değerlenmesinin fiyat artışının başlıca nedenleri arasında yer aldı. Hindistan'daki olumlu üretim beklentileri aylık fiyat artışlarının daha da yükselmesini engelledi.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Et fiyatları tüm zamanların en yüksek seviyesinde</span></span></strong></p>

<p><span><span>FAO Et Fiyat Endeksi Mart ayında yüzde 4,8 artarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Batı Avrupa'daki kesimlik domuzların yetersizliği da domuz eti fiyatlarının artışına neden oldu.</span></span></p>

<p><span><span>Uluslararası kümes hayvanı fiyatları da, kuş gribi salgınlarının ardından önde gelen ihracatçı ülkelerden gelen arzların azalmasıyla yükseliş trendine girdi.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Süt Ürünleri Fiyat Endeksi ise bir önceki aya göre yüzde 2,6 arttı. Fiyatlardaki artış 2021 Mart ayına göre yüzde 23,6’ya ulaştı. Süt endeksindeki yükselişe, özellikle Asya pazarları kaynaklı uzun vadeli siparişler için ithalat talebindeki tırmanma ile birlikte gelen süt tozu ve tereyağı fiyatlarındaki sert artış neden oldu. </span></span></p>

<p><strong><span><span>Tahıl üretiminde tahminler güncellendi</span></span></strong></p>

<p><span><span>FAO ayrıca, 2022 yılında küresel buğday üretimi için 2021 yılına göre yüzde 1,1 artışla 784 milyon tonluk bir tahmin içeren yeni Tahıl Arz ve Talep Özetini yayınladı.</span></span></p>

<p><span><span>Bu tahmin, Rusya'dan elverişli hava koşullarının sürdüğüne dair haberler, Ukrayna'nın başta kışlık buğday olmak üzere ekili alanlarının en az yüzde 20'sinin, , doğrudan tahribat kısıtlı erişim veya mahsulleri hasat etmek için kaynak eksikliği nedeniyle hasat edilemeyebileceği beklentileri ile Çin, Avrupa Birliği, Hindistan, Kuzey Amerika ve diğer ülkelerdeki olası üretim eğilimlerini de kapsıyor. Arjantin, Brezilya ve Güney Afrika'da kaba tahıl üretimi beklentileri ise olumlu olmaya devam ediyor.</span></span></p>

<p><span><span>FAO, 2021 mahsul yılının tamamlanmasıyla, tahıl üretiminin 2020'ye göre bir miktar artarak dünya çapında 2 799 milyon tona ulaşacağını öngörüyor. Pirinç üretimi tüm zamanların en yüksek seviyesi olan 520.3 milyon tona (öğütülmüş eşdeğer) ulaşıyor.</span></span></p>

<p><span><span>2021/22'de küresel hububat kullanımı pirinç için rekor seviyede olmak üzere 2 789 milyon ton olarak öngörülürken, mısır ve buğday için de artış bekleniyor.</span></span></p>

<p><span><span>2022'de sona erecek küresel tahıl stoklarının, büyük ölçüde Rusya ve Ukrayna'daki yüksek buğday ve mısır stokları ve beklenen düşük ihracat nedeniyle ilk seviyelerinden yüzde 2,4 artması bekleniyor.</span></span></p>

<p><span><span>FAO'ya göre, küresel tahıl stokları/kullanım oranının 2021/22'de bir önceki yılın sadece marjinal bir şekilde altında ve “hala nispeten rahat bir arz seviyesine işaret ederek” yüzde 29,7 olacağı tahmin ediliyor.</span></span></p>

<p><span><span>FAO, bu dönemki hububat ticaret tahminini de, Ukrayna’daki savaş ve mevcut bilgiler ışığında 469 milyon tona düşürdü. Bu rakam 2020/2021 sezonuna göre bir daralma anlamına geliyor.</span></span></p>

<p><span><span>Beklentiler Avrupa Birliği ve Hindistan'ın buğday ihracatını artırdığına, Arjantin, Hindistan ve ABD’den yapılan daha fazla mısır sevkiyatının ise Karadeniz bölgesindeki ihracat kaybını kısmen telafi ettiğine işaret ediyor.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>FAO Gıda Fiyat Endeksi Şubat&amp;apos;ta rekor seviyeye yükseldi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/fao-gida-fiyat-endeksi-subatta-rekor-seviyeye-yukseldi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/fao-gida-fiyat-endeksi-subatta-rekor-seviyeye-yukseldi</guid>
<description><![CDATA[ Artışa bitkisel yağlar ve süt ürünleri öncülük ederken, erken tahminler önümüzdeki yıl mısır ve buğday için güçlü beklentilere işaret ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/03/fao-gida-fiyat-endeksi-subatta-rekor-seviyeye-yukseldi-1646765786.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>FAO, Gıda, Fiyat, Endeksi, Şubatta, rekor, seviyeye, yükseldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) bugün bildirdiğine göre, dünya gıda fiyatlarına ilişkin kıyaslama göstergesi Şubat ayında artarak bitkisel yağlar ve süt ürünleri öncülüğünde tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Gıda Fiyat Endeksi, Şubat ayında ortalama 140,7 puan, Ocak ayından itibaren yüzde 3,9, bir yıl önceki seviyesinin yüzde 24,1 üzerinde ve Şubat 2011'de ulaşılandan 3,1 puan daha yüksek endeks, yaygın olarak işlem gören gıda emtialarının uluslararası fiyatlarındaki aylık değişimleri takip ediyor.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Bitkisel Yağlar Fiyat Endeksi, bir önceki aya göre yüzde 8,5 artarak, çoğunlukla palmiye, soya ve ayçiçeği yağlarına yönelik artan kotasyonların etkisiyle yeni bir rekor seviyeye ulaşarak artışa öncülük etti. Sebze fiyat endeksindeki keskin artışa esas olarak, dünyanın önde gelen ihracatçısı Endonezya'dan palm yağının ihracat kullanılabilirliğinin azalması, Güney Amerika'daki düşük soya fasulyesi üretim beklentileri ve Karadeniz bölgesindeki aksaklıklar nedeniyle daha düşük ayçiçeği yağı ihracatına ilişkin endişeler de dahil olmak üzere birkaç arz yönlü faktöre denk gelen sürekli küresel ithalat talebi neden oldu.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Süt Ürünleri Fiyat Endeksi, Batı Avrupa ve Okyanusya'daki beklenenden düşük süt arzının yanı sıra özellikle Kuzey Asya ve Orta Doğu'dan gelen kalıcı ithalat talebinin de etkisiyle Şubat ayında Ocak ayına göre ortalama yüzde 6,4 daha yüksek gerçekleşti.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Tahıl Fiyat Endeksi, Güney Amerika'daki mahsul koşullarına ilişkin endişelerin devam etmesi, Ukrayna'dan mısır ihracatına ilişkin belirsizliğin ve artan buğday ihracat fiyatlarının bir kombinasyonu nedeniyle, uluslararası mısır fiyatlarının yüzde 5,1 artmasıyla kaba tahıllar için yükselen kotasyonların öncülüğünde bir önceki aya göre yüzde 3,0 arttı. Dünya buğday fiyatları yüzde 2,1 artarak büyük ölçüde Karadeniz limanlarından küresel arz akışına ilişkin belirsizliği yansıttı. Uluslararası pirinç fiyatları, Yakın Doğu Asyalı alıcılardan gelen kokulu pirinç talebi ve bazı ihracatçıların para birimlerinin ABD doları karşısında değer kazanmasıyla yüzde 1,1 arttı.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Et Fiyat Endeksi, uluslararası sığır eti fiyatlarının güçlü küresel ithalat talebi ve Brezilya'daki kesime hazır sığırların sıkı arzı ve Avustralya'da sürünün yeniden inşasına yönelik yüksek talebin etkisiyle yeni bir rekora ulaşmasıyla Ocak ayından itibaren yüzde 1,1 yükseldi. Domuz eti fiyatları yükselirken, küçükbaş ve kümes hayvanları eti Okyanusya'daki yüksek ihraç edilebilir arz ve Bahar Şenliği'nin sona ermesinin ardından Çin'in ithalatının azalması nedeniyle düştü.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Şeker Fiyat Endeksi, Hindistan ve Tayland gibi büyük ihracat yapılan ülkelerdeki olumlu üretim beklentilerinin yanı sıra Brezilya'daki büyüme koşullarının iyileşmesiyle yüzde 1,9 geriledi.</span></span></p>

<p><span><span>"Mahsul koşulları ve yeterli ihracat mevcudiyeti konusundaki endişeler, mevcut küresel gıda fiyat artışlarının sadece bir kısmını açıklıyor. Gıda fiyat enflasyonu için çok daha büyük bir itici yapı, başta enerji, gübre ve yem sektörleri olmak üzere gıda üretiminin dışından geliyor." dedi. "Tüm bu faktörler gıda üreticilerinin kar marjlarını sıkıştırma eğiliminde, bu da onları yatırım yapmaktan ve üretimi genişletmekten vazgeçiriyor."</span></span></p>

<p><span><span>FAO Gıda Fiyat Endeksi ay boyunca ortalama fiyatları ölçtü, bu nedenle Şubat okuması sadece kısmen Ukrayna'daki çatışmadan kaynaklanan piyasa etkilerini içeriyor.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Dünya buğday ve mısır üretimi 2022'de artıyor</span></span></strong></p>

<p><span><span>FAO ayrıca, 2022'de dünya çapında tahıl üretimi için ön tahminde bulunan en son Tahıl Arz ve Talep Özeti ‘ne de yer verdi. Küresel buğday üretiminin 790 milyon tona yükseldiği, Kuzey Amerika ve Asya'da beklenen yüksek verim ve kapsamlı ekimin, Avrupa Birliği'nde olası bir hafif düşüşü ve kuraklık koşullarının kuzey Afrika ülkelerinin bazılarında mahsuller üzerindeki olumsuz etkisini azalttığı görülmektedir.</span></span></p>

<p><span><span>Güney Yarımküre ‘de mısır hasadı yakında başlayacak, Brezilya'nın üretiminin rekor seviyeye ulaşması ve Arjantin ve Güney Afrika'da üretimin ortalama seviyelerinin üzerinde olması öngörülüyor.</span></span></p>

<p><span><span>FAO, 2021'deki dünya tahıl üretimi tahminini de güncelledi ve şu anda bir önceki yıla göre yüzde 0,7 artışla 2 796 milyon ton olarak gerçekleşti.</span></span></p>

<p><span><span>2021/2022'deki küresel tahıl kullanımı şu anda yıllık yüzde 1,5 artışla 2 802 milyon ton olarak görülüyor. 2022'de sona eren küresel tahıl stoklarının yıl içinde biraz büyüyerek 836 milyon tona çıkması bekleniyor. FAO'ya göre, bu tahminlere göre, dünya çapındaki tahıl stoklarının kullanım oranı yüzde 29,1'de kalacak ve "sekiz yılın en düşük seviyesine işaret edecek, ancak yine de genel olarak rahat bir tedarik seviyesine işaret edecek".</span></span></p>

<p><span><span>FAO ayrıca, 2020/2021 seviyesinden yüzde 0,9 artışla dünya hububat ticareti tahminini 484 milyon tona yükseltti. Bu tahmin, Ukrayna'daki çatışmadan potansiyel etkiler üstlenmez. FAO gelişmeleri yakından takip ediyor ve bu etkileri zaman içinde değerlendirecek.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Kırılgan ülkelerde hububat üretim açığı</span></span></strong></p>

<p><span><span>FAO'nun Küresel Bilgi ve Erken Uyarı Sistemi (GIEWS) tarafından da bugün yayınlanan son Mahsul Beklentileri ve Gıda Durum Raporu'na göre, dünyadaki 47 Düşük Gelirli Gıda Açığı Ülkesinde (LIFDC) tahıl üretiminin, çatışmalar ve aşırı hava olayları nedeniyle 2021/2022 pazarlama sezonunda 2020/2021'e göre yüzde 5,2 azalması bekleniyor. Bu da LIFDC'lerin toplam ithalat gereksiniminde yüzde sekiz artışla 66,6 milyon tona işaret ediyor.</span></span></p>

<p><span><span>Üç aylık rapor, şu anda gıda için dış yardıma ihtiyaç duyduğu belirlenen 44 ülkedeki durumla ilgili güncellemelerin yanı sıra dünyadaki bölgesel tahıl üretim eğilimlerinde daha ayrıntılı güncellemeler içerirken, üretim ve ihracatın yanı sıra Ukrayna'daki çatışmaların artmasıyla ilgili geçim kaynaklarına yönelik risklere de dikkat çekiyor.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkmenistan’da pamuk üretimini ve mekanizasyonu geliştirmek için ekipler güçlerini birleştiriyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turkmenistanda-pamuk-uretimini-ve-mekanizasyonu-gelistirmek-icin-ekipler-guclerini-birlestiriyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turkmenistanda-pamuk-uretimini-ve-mekanizasyonu-gelistirmek-icin-ekipler-guclerini-birlestiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye ve Türkmenistan’dan uzmanlar FAO’nun desteği ile Türkmenistan’da pamuk üretimini ve mekanizasyonu artırma konusunda işbirliği fırsatlarını değerlendirmek üzere kolları sıvadı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/02/turkmenistanda-pamuk-uretimini-ve-mekanizasyonu-gelistirmek-icin-ekipler-guclerini-birlestiriyor-1645696427.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türkmenistan’da, pamuk, üretimini, mekanizasyonu, geliştirmek, için, ekipler, güçlerini, birleştiriyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>FAO tarafından düzenlenen çalıştay Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı ile Türkmenistan Tarım ve Çevre Koruma Bakanlığı’nın araştırma uzmanlarını makinalı pamuk hasadını tartışmak ve karşılıklı tecrübe paylaşımında bulunmak üzere bir araya getirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Pamuk Türkmenistan ekonomisinin önemli emtialarından biri olmakla beraber, binlerce çiftçi ve işçinin de geçim kaynağını oluşturuyor. Türkmenistan yıllık 580 000 ton verim ile pamuk üretiminde dünyada 12. sırada yer alıyor. Bu ürün ülkenin ekonomisinde önemli bir yere sahip, ancak artan üretim ve işgücü maliyetleri son yıllarda beraberinde çeşitli zorluklar getirdi. Özellikle hasatta olmak üzere, ülke genelinde mekanizasyonun yaygınlaştırılması, üretimi artırıp işgücü maliyetlerini düşürürken, ekonomik getiriyi artıracak ve Türkmenistan’ı dünya pazarlarında daha rekabetçi kılacak önemli bir seçenek olarak tavsiye ediliyor.</span></span></p>

<p><span><span>Çalıştay açılış konuşmalarıyla başlamış ve sözü sırasıyla FAO’nun Türkmenistan ulusal odak kişisi Berdi Berdiyev,  Türkmenistan Tarım ve Çevre Koruma Bakanlığı Maliye Daire Başkanı Kakageldi Rejepov, Pamuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Koray Şimşek ve FAO Türkiye Temsilcisi  ve Orta Asya Alt Bölge Ofisi Koordinatörü Viorel Gutu aldı. Konuşması esnasında Berdiyev, Türkiye Tarım ve Orman Bakanlığı Pamuk Araştırma Enstitüsü ile imzalanan ve makinalı pamuk hasadı konusunda Türkiye’nin tecrübesini aktarmasını sağlayacak olan işbirliği anlaşmasının önemini vurguladı. Kakageldi Rejepov ise Türkmenistan’da pamuk üretimi ile ilgili mevcut mevzuat hakkında detaylı bilgilendirmelerde  bulundu. Son olarak, Viorel Gutu makinalı pamuk hasadında Türkiye’nin tecrübesinin anlamlı olduğundan bahsederken, Türkmenistan’a tarım sektörünü geliştirme konusunda sağlanan desteğin Türkmenistan, Türkiye ve FAO arasında var olan işbirliğini daha da artıracağına inandığını dile getirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Sonrasında, Türkmenistan Tarımsal Araştırma ve Üretim Merkezi’nden teknik uzmanlar Gurban Novruzov ve Akmaral Orazguliyeva Türkmenistan’da pamuk üretimi ve tarımsal uygulamaların durumu üzerine birer sunum gerçekleştirdi. Türkiye’den katılan uzmanlar ise, Türkiye’nin yirmi yıl içerisinde elle hasattan makinalı hasada geçme tecrübelerini katılımcılarla paylaştılar.</span></span></p>

<p><span><span>Nazilli’de bulunan Pamuk Araştırma Enstitüsü’nün Müdürü Koray Şimşek, yaklaşık son yirmi yılda Türkiye’nin makinalı pamuk hasadı alanında kaydettiği ilerlemeyi özetledi. Kendisi bu yolculuğun çok da kolay olmadığını, hasat ve hasat sonrası süreçlerin yanı sıra ıslah ve tarım uygulamalarını içeren kapsamlı, disiplinler arası bir ulusal program  gerektirdiğinin altını çizdi.</span></span></p>

<p><span><span>Sonrasında sözü alan Türkiye Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Ekonomi ve Politika Geliştirme Enstitüsü’nden Tijen Özüdoğru, makinalı hasada geçiş için gereken ortamı özetledi. Türkmenistan’da böyle bir geçişin zaman alacağını, ancak bu sürecin ilgili paydaşların katılımı ve kamu desteği ile hızlandırılabileceğini ve pamuk üretiminin bu sayede uluslararası pazarlarda daha rekabetçi olabileceğini dile getirdi. Özüdoğru, çiftçiler, bilim insanları, tüccarlar ve endüstrinin çeşitli oyuncuları arasında süregelen istişarelerin ulusal strateji ve eylem planının başarıyla uygulanmasında önemli bir rolü olacağını da sözlerine ekledi.</span></span></p>

<p><span><span>Çalıştay sonunda Türkmen ve Türk yetkililer, Türkmenistan’da pamuk üretiminin ve hasadının geliştirilmesi için işbirliği niyetlerini dile getirdiler. FAO Orta Asya Alt Bölge Ofisi’nden Tarım Uzmanı Fazıl Düşünceli ise Türkmenistan’da mekanizasyonun yaygınlaştırılması için uzun dönemli stratejik bir yaklaşıma ihtiyaç olduğunun altını çizerken, Türkiye ve Türkmenistan arasındaki mevcut işbirliğinin iki ülke arasındaki bağların geliştirilmesine ve Türkmenistan’ın ihtiyaç duyduğu stratejik çerçevenin oluşturulmasına katkıda bulunacağını ifade etti ve FAO’nun bu bağlamda kolaylaştırıcı rol oynamaktan memnun olacağını dile getirdi.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Avrupa ve Orta Asya, daha iyi beslenme için gıda sistemlerini dönüştürme taahhüdünü pekiştiriyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/avrupa-ve-orta-asya-daha-iyi-beslenme-icin-gida-sistemlerini-doenusturme-taahhudunu-pekistiriyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/avrupa-ve-orta-asya-daha-iyi-beslenme-icin-gida-sistemlerini-doenusturme-taahhudunu-pekistiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Üç gün boyunca, Avrupa ve Orta Asya&#039;daki FAO Üyeleri, bölgenin gıda sistemlerini daha iyi beslenme için dönüştürmenin anahtarı olan mevcut tarımsal sorunları tartıştılar. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/01/avrupa-ve-orta-asya-daha-iyi-beslenme-icin-gida-sistemlerini-donusturme-taahhudunu-pekistiriyor-1642926021.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Avrupa, Orta, Asya, daha, iyi, beslenme, için, gıda, sistemlerini, dönüştürme, taahhüdünü, pekiştiriyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Üç gün boyunca, Avrupa ve Orta Asya'daki FAO Üyeleri, bölgenin gıda sistemlerini daha iyi beslenme için dönüştürmenin anahtarı olan mevcut tarımsal sorunları tartıştılar. Bugün sona eren Avrupa Tarım Komisyonu'nun Kırk ikinci Oturumu, tarımsal gıda üretimini iyileştirmek, kırsal ekonomileri desteklemek ve toplumsal cinsiyet sorunlarını ilerletmek için politika önerilerini de oyladı.</span></span></p>

<p><span><span>FAO, tarımsal konularda iş birliğine yardımcı olmak ve Avrupa ve Orta Asya bölgesinin 55 Üyesine tavsiyelerde bulunmak üzere Komisyonu her iki yılda bir toplamaktadır. Mevcut oturum, herkes için, özellikle de en hassas olanlar için sağlıklı ve besleyici gıdalar sağlamaya ve her türlü yetersiz beslenmeyi ele almaya odaklandı.</span></span></p>

<p><span><span>Üyeler, gıda sisteminin doğrusal ve dar bir kavram olmanın ötesine geçmesi gerektiğini vurgulayarak, bunun yerine bağlama özgü sinerji ve uzlaşmaları da içeren, daha iyi üretim, daha iyi beslenme, daha iyi çevre ve daha iyi bir yaşama doğru ilerlemeyi sağlayan, bütüncül ve kapsamlı bir yaklaşımı hedefleyen bir gıda sisteminin altını çizdiler. COVID-19 pandemisinin neden olduğu rahatsızlık, daha yeşil ve sürdürülebilir çözümler üretme fırsatı sunuyor.</span></span></p>

<p><span><span>Bunu göz önünde bulunduran Komisyon, gıdanın üretilme, işlenme, dağıtılma, hazırlanma ve tüketilme şeklini dönüştürmek ve bölgede beslenmeyi iyileştirmek için; güçlendirilmiş iş birlikleri ve sektörler arası diyalog, sağlıklı beslenme ve sürdürülebilirliğin mutabakatı, en savunmasız kesime geçim ve beslenme desteğiyle eşitlik ve kapsayıcılığın artırılmasının yanı sıra daha iyi üretim ve değer ilavesi yoluyla tarım-gıda sistemlerine daha fazla yatırım önermektedir.</span></span></p>

<p><span><span>Avrupa Tarım Komisyonu Sekreteri Piotr Wlodarczyk, "gıda sistemleri daha fazla istikrar, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik için ve nihayetinde çeşitli ve besleyici gıdalara erişimi iyileştirmek için çeşitlendirilmelidir. Daha iyi üretim için üretim, mahsuller, pazarlama kanalları, finansal kaynaklar, finansal araçlar, teknolojiler, değer ekleme ve sosyal süreçler ölçeklerinde daha fazla çeşitlilik sağlamalıyız" dedi. "Toplantı bu yaklaşımı yeniden teyit etti. Sivil toplumdan, sivil toplum kuruluşlarından ve akademiden rekor sayıda ülke katılımcısı ve gözlemcisinin olması da bunun önemini göstermektedir."</span></span></p>

<p><span><span>Nihai rapor, Üyeleri dijital teknolojik yenilikleri proaktif olarak teşvik etmeye ve finansal araçların ve hizmet sağlayıcıların çoğaldığı ve çeşitlendiği finansal sistemlerin geliştirilmesini desteklemeye teşvik ediyor. Bunu destekleyen FAO, diğer taahhütlerinin yanı sıra bilgi ve deneyim alışverişini teşvik etme, ilgili veri ve analiz sağlama ve yeşil, doğa temelli çözümleri teşvik etme sözü verdi.</span></span></p>

<p><span><span>Avrupa ve Orta Asya bölgesi kalkınma durumu, doğal kaynaklar ve yapısal özellikler açısından oldukça çeşitlidir, bu nedenle ülkeler yetersiz beslenme ile ilgili farklı zorluklarla ve yerel gıda sistemlerinin ve kırsal alanların sürdürülebilir ve kapsayıcı dönüşümünün önündeki farklı engellerle karşı karşıyadır.</span></span></p>

<p><span><span>Çevresel, sosyal ve ekonomik farklılıkları kalkınmanın belirleyicisi olarak kabul eden bölgesel yaklaşımlar, yerel düzeyde daha kapsayıcı ekonomik, sosyal ve çevresel kalkınmanın başarılmasını sağlarken bunların 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi de dahil olmak üzere ulusal, bölgesel ve küresel süreçlerle bütünleşmesini sağlayan önemli araçlardır.</span></span></p>

<p><span><span>Wlodarczyk, "Bölgesel yaklaşım ilkelerinin ulusal gündemlere dahil etmek, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına (SKA' lar) ve kimseyi geride bırakmama taahhüdüne ulaşılmasına yardımcı olabilir." diye de ekledi.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Cinsiyet eşitliğinde ilerleme</span></span></strong></p>

<p><span><span>Bu konulara dayanarak FAO, eşitsizliğin temel nedenlerini ele alan ve kırsal kadınların tarım sektörü değer zincirlerine katkılarını yansıtan, veri toplama ve cinsiyet istatistiklerini geliştiren ve tarımsal hizmetlere, girdilere ve kaynaklara erişimdeki cinsiyet boşluklarını daha fazla analiz eden toplumsal cinsiyet dönüştürücü tarım politikaları önermektedir. Buna ek olarak, Üyeler ve FAO, kırsal kadınları karar alma çalışmalarına katılımlarını destekleyerek ve kadınlara çeşitli ve uygulanabilir gelir fırsatları sağlayan hedefli ekonomik, sosyal ve çevresel politikalar ve projeler oluşturarak güçlendirmeye devam etmelidir.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Küresel Gıda Fiyatları Yıllık Yüzde 23.1 Oranında Arttı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kuresel-gida-fiyatlari-yillik-yuzde-231-oraninda-artti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kuresel-gida-fiyatlari-yillik-yuzde-231-oraninda-artti</guid>
<description><![CDATA[ FAO&#039;nun 2022&#039;deki gıda emtia fiyatları gösterge endeksi, 2021&#039;deki ortalamadan keskin bir şekilde daha yüksek. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/01/kuresel-gida-fiyatlari-yillik-yuzde-231-oraninda-artti-1641472942.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Küresel, Gıda, Fiyatları, Yıllık, Yüzde, 23.1, Oranında, Arttı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) bugün, bitkisel yağların ve şekerin uluslararası fiyatları yüksek seviyelerden önemli ölçüde düşmesi nedeniyle, dünya gıda fiyatları Aralık ayında hafif bir düşüş gösterdiğini bildirdi.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Gıda Fiyat Endeksi Aralık ayında ortalama 133.7 puan, Kasım ayına göre yüzde 0,9 düşmesine rağmen Aralık 2020'ye göre hala yüzde 23.1 oranında artış gösterdi. Endeks, yaygın olarak ticareti yapılan gıda ürünlerinin uluslararası fiyatlarındaki aylık değişiklikleri takip ediyor. Aralık ayında sadece süt ürünleri alt endeksi aylık artış kaydetti.</span></span></p>

<p><span><span>Bir bütün olarak 2021 yılına bakıldığında, tüm yıl boyunca ortalama, FAO Gıda Fiyat Endeksi, bir önceki yılın yüzde 28.1 üzerinde, ortalamada 125.7 puan oldu.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Ekonomisti Abdolreza Abbassian "Normalde yüksek fiyatların yerini üretim artışına bırakması beklenirken, yüksek girdi maliyetleri, devam eden küresel salgın ve daha da belirsiz olan iklim koşulları, 2022'de bile daha istikrarlı piyasa koşullarına dönüş konusunda iyimserliğe çok az yer bırakıyor." dedi</span></span></p>

<p><span><span>FAO Tahıl Fiyat Endeksi, güney yarımkürede hasatların ardından artan arz nedeniyle düşen buğday ihracat fiyatları, güçlü talep ve Brezilya'da devam eden kalıcı kuraklık endişeleri ile desteklenen daha güçlü mısır fiyatlarını fazlasıyla dengelediği için Kasım ayına göre yüzde 0.6 düştü. Bununla birlikte, tüm yıl için, yüzde 44.1 artan mısır, yüzde 31.3 yükselen buğday fiyatlarıyla FAO Tahıl Fiyat Endeksi 2012'den bu yana en yüksek yıllık seviyesine ulaşarak2020'ye göre ortalama yüzde 27.2 daha yüksek gerçekleşirken pirinç de yüzde 4 düştü.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi Aralık ayında yüzde 3.3 düştü. Bu düşüş, palm yağı ve ayçiçek yağı kotasyonlarının, artan COVID-19 vakalarının etkisine ilişkin endişelerle bağlantılı olabilecek zayıf küresel ithalat talebini yansıtıyor. 2021 için, FAO Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi 2020'ye göre yüzde 65.8 artarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Şeker Fiyat Endeksi, Omicron COVID-19 varyantının küresel talep üzerindeki olası etkisinin yanı sıra daha zayıf bir Brezilya Reali ve düşük etanol fiyatları üzerindeki endişeleri yansıtarak Kasım ayına göre yüzde 3.1 azalarak beş ayın en düşük seviyesine ulaştı. 2021 yılında, FAO Şeker Fiyat Endeksi bir önceki yıla göre yüzde 29.8 artarak 2016'dan bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Et Fiyat Endeksi Aralık ayında genel olarak istikrarlıydı, ancak 2021 yılında FAO Et Fiyat Endeksi 2020'den yüzde 12.7 daha yüksekti.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Süt Ürünleri Fiyat Endeksi, Batı Avrupa ve Okyanusya'daki düşük süt üretimi nedeniyle uluslararası tereyağı ve süt tozu fiyatları arttığından, Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 1.8 artarak tek yükselen alt endeks oldu. 2021'de FAO Süt Ürünleri Fiyat Endeksi, 2020'ye göre ortalama yüzde 16.9 daha yüksekti.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gıda fiyatları Kasım ayında da yükseldi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/gida-fiyatlari-kasim-ayinda-da-yukseldi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/gida-fiyatlari-kasim-ayinda-da-yukseldi</guid>
<description><![CDATA[ Buğday ve süt ürünlerinde art arda dördüncü ayda artış yaşanırken, küresel hububat arzında ise sorun görünmüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/12/gida-fiyatlari-kasim-ayinda-da-yukseldi-1638444930.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gıda, fiyatları, Kasım, ayında, yükseldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) bugün açıkladığı endekse göre, gıda emtia fiyatları Kasım ayında da yükselişini sürdürdü. Art arda dört aydır yükselen gıda emtia fiyatlarını, Kasım ayındaki buğday ve süt ürünlerine yönelik güçlü talep tetikledi.</span></p>

<p><strong><span>SON 10 YILIN ZİRVESİNDE</span></strong></p>

<p><span>FAO Gıda Fiyat Endeksi, 134.4 puanla Haziran 2011'den bu yana en yüksek seviyesini gördü. Bu oran Ekim ayındakinden yüzde 1,2 daha yüksek bir orana işaret ediyor. Küresel piyasalarda yaygın işlem gören gıda ürünlerinin uluslararası fiyatlarındaki aylık değişimleri izleyen endeks, 2020’nin Kasım ayından ise yüzde 27,3 oranında daha yüksek bir oranda gerçekleşti.</span></p>

<p><span>FAO Süt Ürünleri Fiyat Endeksi, Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 3,4 artarak endeksin toplam yükselişine de neden oldu. Piyasadaki daralmayı öngören alıcıların tereyağı ve süt tozu için spot tedariklerini güvence altına almak için yaptıkları güçlü talep bu iki üründe küresel ithalat trendini tetikledi.</span></p>

<p><span>FAO Hububat Fiyat Endeksi Kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 3,1 artarakbir önceki yıla göre yüzde 23,2 daha yüksek gerçekleşti. Mısır fiyatlarındaki artış sınırlı kalırken buğday fiyatları ise Mayıs 2011’den bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Pirinç fiyatları ise sabit kaldı.</span></p>

<p><span>Özellikle yüksek kaliteli olmak üzere buğdaydaki düşük arz güçlü bir talebe neden olurken, fiyatlar Avustralya'daki zamansız yağışlarla ilgili endişeler ve Rusya Federasyonu'ndaki ihracat önlemlerindeki potansiyel değişikliklerle ilgili belirsizliklerle de desteklendi.</span></p>

<p><strong><span>ŞEKERDEKİ BİR YILLIK ARTIŞ YÜZDE 40 OLDU</span></strong></p>

<p><span>FAO Şeker Fiyat Endeksi ise Kasım ayında Ekim ayına göre yüzde 1,4, Kasım 2020'deki seviyesinin ise yaklaşık yüzde 40 üzerinde gerçekleşti. Etanol fiyatlarındaki yükseliş şeker fiyatlarındaki artışa neden olurken Hindistan'dan gelen büyük sevkiyatlar ve Tayland'ın şeker ihracatına yönelik olumlu bir görünüm, yukarı yönlü baskıyı hafifletti.</span></p>

<p><span>FAO Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi, Ekim ayındaki rekor seviyesinden yüzde 0,3 oranında geriledi. Bu oran soya ve kolza yağında daha düşük fiyatları oluşturdu. Uluslararası palmiye yağı fiyatlarıysa sabit kaldı.</span></p>

<p><span>FAO Et Fiyat Endeksi yüzde 0,9 gerileyerek, art arda dördüncü ayda da düşüşünü sürdürdü. Avustralya'dan ihraç edilebilir arzın artmasıyla küçükbaş hayvan fiyatları da keskin bir şekilde düşerken sığır ve kanatlı eti fiyatlarıysa büyük ölçüde sabit kaldı.</span></p>

<p><strong><span>TAHIL ÜRETİMİNDE REKOR BEKLENTİSİ</span></strong></p>

<p><span>FAO'nun bugün yayınlanan Tahıl Arz ve Talep Özeti, dünya tahıl üretiminin 2021'de bir önceki yıla göre yüzde 0,7 daha yüksek gerçekleşerek yeni bir rekor olan 2.791 milyon ton olacağını öngörüyor. 2020 yılına kıyasla, dünya çapında iri taneli tahıl ve pirinç üretiminin sırasıyla yüzde 1,4 ve yüzde 0,9 oranında artması beklenirken, buğdayın yüzde 1,0 oranında düşmesi öngörülüyor.</span></p>

<p><span>2021/22'de dünya tahıl kullanımının yüzde 1,7 artarak 2 810 milyon tona yükseleceği tahmin edilirken, 2022'de mevsim kapanışına kadar dünya tahıl stoklarının sezon açılış seviyelerinden yüzde 0,9 oranında  gerileyeceği öngörülüyor. FAO'ya göre, bunun sonucunda ortaya çıkan yüzde 28,6'lık stok-kullanım oranı "genel olarak hala rahat bir arz durumunu gösterecek".</span></p>

<p><span>FAO, 2021/22'de küresel hububat ticaretinin yüzde 0,7 artarak 480 milyon tona çıkacağını ve dünya buğday ticaretinde beklenen yüzde 2,2'lik genişlemenin iri taneli tahıl ticaretindeki muhtemel daralmayı dengelemekten daha fazla olacağını öngörüyor.</span></p>

<p><strong><span>DÜŞÜK GELİRLİ GIDA AÇIĞI OLAN ÜLKELERDE ÜRETİM DE DÜŞECEK</span></strong></p>

<p><span>Bugün yayınlanan en son Ürün Beklentileri ve Gıda Durumu Raporuna göre, çatışmalar ve kuraklık, dünyanın çeşitli bölgelerinde, özellikle Doğu ve Batı Afrika'da gıda güvensizliği koşullarını daha da kötüleştiriyor. FAO, Afrika'da 33, Asya'da 9, Latin Amerika ve Karayipler'de 2 ülke olmak üzere dünya çapında 44 ülkenin gıda için dış yardıma ihtiyacı olduğunu değerlendiriyor.</span></p>

<p><span>Gıdada dış yardıma ihtiyaç duyan ülkeler ise şunlar:  Tanzanya, Venezuela, Kongo, Afganistan, Bangladeş, Burkina Faso, Burundi, Kamerun, Orta Afrika Cumhuriyeti, Çad, Kongo, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Cibuti, Eritre, Eswatini, Etiyopya, Gine, Haiti, Irak, Kenya, Lübnan, Lesotho, Liberya, Libya, Madagaskar, Malavi, Mali, Moritanya, Mozambik, Myanmar, Namibya, Nijer, Nijerya, Pakistan, Senegal, Sierra Leone, Somali, Güney Sudan, Sudan, Suriye Arap Cumhuriyeti, Uganda, Birleşik Cumhuriyeti, Yemen, Zambiya ve Zimbabve.</span></p>

<p><span>Üç aylık raporda ayrıca, tahıl hasadına dair güncellemeler de yer aldı. Buna göre tahıl hasadında 2022'de üretimin gelişmiş ülkelerde yüzde 2,0 oranında artacağı, ancak gelişmekte olan ülkelerde yüzde 0,1 oranında hafifçe küçüleceğini öngörülüyor. Düşük Gelirli Gıda Açığı Olan Ülkeler için, Yakın Doğu ve Doğu Afrika'da öngörülen önemli düşüşler nedeniyle daralmanın yüzde 2,4 olması bekleniyor.</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gübre kıtlığı gıda krizini tetikleyebilir</title>
<link>https://trafikdernegi.com/gubre-kitligi-gida-krizini-tetikleyebilir</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/gubre-kitligi-gida-krizini-tetikleyebilir</guid>
<description><![CDATA[ Küresel gübre kıtlığı gıda fiyatlarını artırmasının yanı sıra daha yoksul ülkeleri ciddi bir gıda kriziyle karşı karşıya bırakabilir. Kriz Türkiye&#039;yi de derinden etkiliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/11/gubre-kitligi-gida-krizini-tetikleyebilir-1638113322.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gübre, kıtlığı, gıda, krizini, tetikleyebilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Dünyanın en büyük gübre üreticilerinden Yara International’ın CEO’su Svein Tore Holsether, yüksek doğalgaz fiyatlarının gübre maliyetlerini artırdığını ve bunun da dünya çapında gıda fiyatlarını etkilediğini söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Şirketinin yüksek gaz fiyatları nedeniyle üretimi bir miktar kesmek zorunda kaldığını açıklayan Holsether, rekoltelerin düşmesi ve gıda fiyatlarının artmasıyla kıtlıklardan en çok gelişmekte olan ülkelerin etkileneceğini söyledi.</span></span></p>

<h2><strong><span><span>ÖLÜM KALIM MESELESİ</span></span></strong></h2>

<p><span><span>Holsether İngiliz devlet televizyonu BBC’ye verdiği röportajda, “Bu gerçekten korkutucu, bir gıda kriziyle karşı karşıyayız ve savunmasız insanlar çok sert vuruluyor. Tüm dünyada gıda fiyatlarını etkiliyor ve birçok insanın cüzdanını etkiliyor. Ancak bazı insanlar için, özellikle gelişmekte olan ülkelerde, bu sadece cüzdanla ilgili bir soru değil, aynı zamanda bir ölüm kalım meselesi” dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Holsether ayrıca Dünya Gıda Programı’na destek ve fon sağlaması çağrısında bulundu.</span></span></p>

<h2><strong><span><span>GÜBRE FİYATLARI NEDEN ARTIYOR?</span></span></strong></h2>

<p><span><span>Çiftçiler mısır buğday gibi pek çok temel tarım ürününde mahsullerin verimini artırmak için gübre kullanıyor. Birçok gübrenin temel bileşenini oluşturan amonyak üretimi için de hidroelektrik veya doğalgazdan yararlanılıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Geçtiğimiz aylarda doğalgaz fiyatları, ekonomilerin yeniden açılması ile gelen talep artışının yanında rüzgar veya yağmurun azalması gibi pek çok faktör nedeniyle olağanüstü artış gösterdi. Rusya’nın Kuzey Akım 2 tartışmaları nedeniyle gaz arzını daralttığı da belirtiliyor.</span></span></p>

<p><span><span>Avrupa’da doğalgaz stokları son yılların en düşük seviyesindeyken Avrupa için gösterge olan Hollanda doğalgazının fiyatı yılbaşından bu yana dört kat arttı. Dünyanın en büyük sanayi üreticilerinden Çin ve Hindistan’da da doğalgaz arz sorunlarına bağlı olarak enerji kesintileri yaşandı.</span></span></p>

<p><span><span>Doğalgazdaki bu fiyat değişimi amonyak fiyatıyla birlikte gübre üretim maliyetinde sert artışa yol açtı. Gübre fiyatları küresel çapta geçen yıla göre yüzde 255 arttı.</span></span></p>

<h2><strong><span><span>GIDA FİYATLARI ARTMAYA DEVAM EDİYOR</span></span></strong></h2>

<p><span><span>Gübre kıtlığı sürerken küresel gıda fiyatları da artmaya devam ediyor. Dünya gıda fiyatları da Ekim'de art arda üçüncü defa artış kaydederek 10 yılın en yüksek seviyesine ulaşırken artışa hububat ve bitkisel yağ fiyatlarındaki artış öncülük etti.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Hububat Fiyat Endeksi ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 3,2 arttı. Küresel buğday fiyatları ise Kanada, Rusya Federasyonu ve Amerika Birleşik Devletleri de dahil olmak üzere büyük ihracatçıların azalan hasadı ve küresel arzın daralması nedeniyle yüzde 5 arttı. Diğer tüm büyük tahılların uluslararası fiyatları da aylık bazda arttı.</span></span></p>

<p> </p>

<p> </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dünya gıda fiyatları Temmuz 2011’den bu yana en yüksek  seviyesinde</title>
<link>https://trafikdernegi.com/dunya-gida-fiyatlari-temmuz-2011den-bu-yana-en-yuksek-seviyesinde</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/dunya-gida-fiyatlari-temmuz-2011den-bu-yana-en-yuksek-seviyesinde</guid>
<description><![CDATA[ Küresel tahıl üretimi tüm zamanların en yükseğine yaklaşırken, stoklar düşüşte ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/11/dunya-gida-fiyatlari-temmuz-2011den-bu-yana-en-yuksek-seviyesinde-1636032557.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünya, gıda, fiyatları, Temmuz, 2011’den, yana, yüksek, seviyesinde</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) bildirdiğine göre, dünya gıda fiyatları barometresi Temmuz 2011'den bu yana en yüksek seviyesine ulaşarak yeni bir zirve yaptı.</span></p>

<p><span>Gıda emtia sepetinin uluslararası fiyatlarındaki aylık değişimleri izleyen <a href="https://www.fao.org/worldfoodsituation/foodpricesindex/en/" rel="noopener noreferrer" target="_blank">FAO Gıda Fiyat Endeksi</a> art arda üç aylık yükselişini sürdürdü ve  Eylül ayına göre yüzde 3 veya 3.9 puan artarak Ekim ayında ortalama 133,2 puana ulaştı.</span></p>

<p><span>FAO Tahıl Fiyat Endeksi Ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 3,2 arttı. Dünya buğday fiyatları, Kanada, Rusya Federasyonu ve Amerika Birleşik Devletleri de dahil olmak üzere büyük ihracatçılarda azalan hasatların küresel arzı daraltması nedeniyle yüzde 5 arttı. Diğer tüm temel tahılların uluslararası fiyatları da aylık bazda yükseldi.</span></p>

<p><span>FAO Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi Ekim ayında yüzde 9,6 artarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Bu durum, palmiye, soya, ayçiçeği ve kolza yağındaki güçlü fiyat artışlarından kaynaklandı. Palmiye yağı fiyatları, Malezya’da halen süren göçmen işgücü kıtlığı nedeniyle üretimin azalmasına  ilişkin süregelen endişelerle desteklenerek, art arda dördüncü ay yükseldi ve Ekim ayında da arttı.</span></p>

<p><span>FAO Süt Ürünleri Fiyat Endeksi, alıcıların stok oluşturmak için tedarik sağlama çabaları arasında tereyağı, yağsız süt tozu ve tam yağlı süt tozu için genel olarak daha güçlü olan ithalat talebinden etkilenerek Eylül ayına göre 2,6 puan yükseldi. Buna karşılık, ana üretici ülkelerden sağlanan tedarikler küresel ithalat talebini karşılamaya yeterli olduğundan, peynir fiyatları büyük ölçüde sabit kaldı.</span></p>

<p><span>FAO Et Fiyat Endeksi, Eylül ayında revize edilen değerinden yüzde 0,7 gerileyerek peş peşe üçüncü ay düşüş eğiliminde. Domuz etinde Çin'den gelen alımların azalması, sığır etindeyse Brezilya'dan tedarik edilen etlerin fiyatlarındaki keskin düşüşler bu iki ürünün fiyatlarının gerilemesine neden oldu. Buna karşılık, kümes hayvanları ve küçükbaş eti fiyatları, yüksek küresel talep ve düşük üretim artışı beklentileriyle desteklenerek yükseldi.</span></p>

<p><span>FAO Şeker Fiyat Endeksi, Eylül ayına göre yüzde 1,8 gerileyerek, art arda altı aylık artışın ardından ilk düşüşünü kaydetti. Düşüş, temel olarak sınırlı küresel ithalat talebinin, Hindistan ve Tayland'dan ihraç edilebilir büyük arz beklentilerinin ve  Brezilya Realinin ABD Doları karşısında zayıflamasının bir sonucuydu.</span></p>

<p><span><strong>2021'de tahıl üretimi rekor kırdı, fakat stoklar düşmeye başladı</strong></span></p>

<p><span><strong> </strong>FAO'nun yine bugün yayınlanan <a href="https://www.fao.org/worldfoodsituation/csdb/en/" rel="noopener noreferrer" target="_blank">Tahıl Arz ve Talep Özeti</a>'ndeki yeni tahminlere göre, 2021'de dünya tahıl üretimi beklenmedik bir biçimde rekor düzeyde gerçekleşmesine rağmen, küresel tahıl stoklarının 2021/22'de daralmaya doğru gittiği görülüyor.</span></p>

<p><span>2021'de dünya tahıl üretimi tahmini, büyük ölçüde İran İslam Cumhuriyeti, Türkiye ve ABD'deki buğday üretimi tahminlerinde yapılan kesintiler nedeniyle Ekim ayındaki önceki rapordan bu yana 6,7 ​​milyon ton düşüşle 2 793 milyon tona sabitlendi. Buna karşılık, küresel iri taneli tahıl üretimi yukarı yönlü revize edildi. Mısır üretimindeki yukarı yönlü revizyon, Brezilya ve Hindistan'da önceden beklenenden daha iyi olan rekolteler ve bazı Batı Afrika ülkelerindeki iyileşen beklentilerden kaynaklandı. Geçen yılla karşılaştırıldığında, küresel tahıl üretiminin artması ve yeni bir rekor seviyeye ulaşması bekleniyor.</span></p>

<p><span>2812 milyon ton olarak tahmin edilen, 2021/22'de dünya toplam tahıl kullanımı, dünya nüfusu ile paralel olarak yükselen buğdayın küresel gıda tüketiminde beklenen bir artışın öncülüğünde 2020/21 tahmini seviyesinden yüzde 1,7'lik bir artışa doğru ilerliyor. Eş zamanlı olarak mısırın, tahmin edilen yüksek yem ve endüstriyel kullanımları da beklenen yıllık artışa katkıda bulunuyor.</span></p>

<p><span>Dünya tahıl stoklarının 2022'de mevsimlerin sonunda açılış seviyelerinin yüzde 0,8 altına düşerek 819 milyon tona düşeceği tahmin ediliyor. Bunu takiben, dünya hububat stokları/kullanım oranının 2020/21'de yüzde 29,4'ten 2021/22'de yüzde 28,5'e biraz düşmesi bekleniyor, ancak bu yine de genel olarak iyi bir seviyeye işaret ediyor.</span></p>

<p><span>Bu ay, buğday ve pirincin önceden tahmin edilenden daha güçlü küresel ticaretinin yukarı yönlü bir revizyonun ardından, dünya hububat ticaretinin 2020/21 seviyesine göre yüzde 0,3 artarak 2021/22'de 478 milyon ton olarak gerçekleceği ve yeni bir rekora ulaşacağı tahmin ediliyor.</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bayer, “Vegetables By Bayer” adlı Yeni Marka Platformunu Hayata Geçirdi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/bayer-vegetables-by-bayer-adli-yeni-marka-platformunu-hayata-gecirdi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/bayer-vegetables-by-bayer-adli-yeni-marka-platformunu-hayata-gecirdi</guid>
<description><![CDATA[ Bayer; üreticileri ile iş ortaklarına duyduğu sorumluluk ve bağlılık doğrultusunda güvenilen iki markası Seminis® ve De Ruiter®’i tek bir ortak amaç altında birleştirerek “Vegetables by Bayer” adlı yepyeni bir marka kimliği yarattı.

Müşterilerle daha güçlü bir bağ

Seminis® ve De Ruiter® markası altında üreticilere 20’den fazla farklı ürün ve binlerce yenilikçi tohum çeşidi ile farklı tipte açık tarla ve örtü altı üretim alanlarında uzun yıllardan beri modern çözümler sunan Bayer; “Vegetables by Bayer” adlı yepyeni marka kimliği ile bundan sonraki her adımda üreticilere, iş ortaklarına, tüketicilere ve tüm dünyaya; genişleyen iş birlikleri, verimi artıran hedefler, yeniliğe ve sürdürülebilirliğe odaklanan yatırımlar aracılığıyla değer sağlamaya yönelik daha derin bir taahhütte bulunuyor. 

Yeni marka kimliği hakkında Bayer Global Sebze Tohumları Başkanı Inci Dannenberg: “Bayer’in birinci sınıf uzmanlarını ve kaynaklarını bir araya getirdiği yeni ‘Vegetables by Bayer&#039;, Seminis® ve De Ruiter® markalarımızla müşterilere ve iş ortaklarımıza yeni ve heyecanlı yollarla değer sunmamızı sağlayacak” yorumunda bulunuyor.

Yeni marka lansmanının, meyve ve sebze tüketiminin faydaları konusunda farkındalık yaratmayı amaçlayan Birleşmiş Milletler’in  “2021 Meyve ve Sebze Yılı” ilanı ile aynı dönemde gerçekleştiğini hatırlatan Dannenberg: ”Endüstri lideri Ar&amp;Ge’mizden piyasanın gelişen ihtiyaçlarını karşılayan tohumun ötesine geçen özel çözümlere kadar ‘Vegetables by Bayer’, müşterilerimizin işlerini büyütmelerine yardımcı olma ve böylece daha sağlıklı, daha sürdürülebilir bir dünya geliştirmeye olan taahhüdümüzü yansıtıyor” diyor.

 ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/09/bayer-vegetables-by-bayer-adli-yeni-marka-platformunu-hayata-gecirdi-1631264063.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bayer, “Vegetables, Bayer”, adlı, Yeni, Marka, Platformunu, Hayata, Geçirdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Bayer; üreticileri ile iş ortaklarına duyduğu sorumluluk ve bağlılık doğrultusunda güvenilen iki markası Seminis® ve De Ruiter®’i tek bir ortak amaç altında birleştirerek <strong>“Vegetables by Bayer”</strong> adlı yepyeni bir marka kimliği yarattı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Müşterilerle daha güçlü bir bağ</strong></span></span></p>

<p><span><span>Seminis® ve De Ruiter® markası altında üreticilere 20’den fazla farklı ürün ve binlerce yenilikçi tohum çeşidi ile farklı tipte açık tarla ve örtü altı üretim alanlarında uzun yıllardan beri modern çözümler sunan Bayer; “Vegetables by Bayer” adlı yepyeni marka kimliği ile bundan sonraki her adımda üreticilere, iş ortaklarına, tüketicilere ve tüm dünyaya; genişleyen iş birlikleri, verimi artıran hedefler, yeniliğe ve sürdürülebilirliğe odaklanan yatırımlar aracılığıyla değer sağlamaya yönelik daha derin bir taahhütte bulunuyor. </span></span></p>

<p><span><span><strong>Yeni marka kimliği hakkında Bayer Global Sebze Tohumları Başkanı Inci Dannenberg</strong>: “Bayer’in birinci sınıf uzmanlarını ve kaynaklarını bir araya getirdiği yeni ‘Vegetables by Bayer', Seminis® ve De Ruiter® markalarımızla müşterilere ve iş ortaklarımıza yeni ve heyecanlı yollarla değer sunmamızı sağlayacak” yorumunda bulunuyor.</span></span></p>

<p><span><span>Yeni marka lansmanının, meyve ve sebze tüketiminin faydaları konusunda farkındalık yaratmayı amaçlayan Birleşmiş Milletler’in  “2021 Meyve ve Sebze Yılı” ilanı ile aynı dönemde gerçekleştiğini hatırlatan Dannenberg: ”Endüstri lideri Ar&Ge’mizden piyasanın gelişen ihtiyaçlarını karşılayan tohumun ötesine geçen özel çözümlere kadar ‘Vegetables by Bayer’, müşterilerimizin işlerini büyütmelerine yardımcı olma ve böylece daha sağlıklı, daha sürdürülebilir bir dünya geliştirmeye olan taahhüdümüzü yansıtıyor” diyor.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Vegetables_By_Bayer.png"></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>McKinsey’den, şehirlerin iklim değişikliğine uyum sağlayabilmesi için 15 eylem önerisi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/mckinseyden-sehirlerin-iklim-degisikligine-uyum-saglayabilmesi-icin-15-eylem-oenerisi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/mckinseyden-sehirlerin-iklim-degisikligine-uyum-saglayabilmesi-icin-15-eylem-oenerisi</guid>
<description><![CDATA[ McKinsey &amp; Company, C40 Kentleri İklim Liderliği ağıyla birlikte, şehirlerin iklim değişimine uyum sürecini ele alan bir rapor hazırladı. Farklı özelliklere sahip şehirlerde uygulanabilecek 15 yüksek potansiyelli eylem önerisinin yer aldığı raporun yerel yönetimlerde liderlerin stratejilerine destek olması bekleniyor. Başarılı bir uygulama için, sürecin 4 adıma bölünerek yönetilmesini öneren McKinsey &amp; Company Türkiye Ülke Direktörü Can Kendi; ‘yönetişim’, ‘stratejik planlama’, ‘izleme-raporlama’, ‘kapasite geliştirme-paydaş yönetimi’ ve ‘finansman’ unsurlarına mutlaka dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. 

McKinsey &amp; Company ve C40 Kentleri İklim Liderliği (C40 Cities Climate Leadership) ağı, hazırladıkları bir raporla şehirlerin iklim değişimine nasıl uyum sağlayabileceğini araştırdı. İklim değişikliğinin, orman yangınları ve sel gibi doğal afetlerin hem şiddetini hem de sıklığını doğrudan artırabileceğine dikkat çeken rapor; yerel yönetimlerdeki liderlerin öncelikleri belirlemelerine ve eylem yollarını seçmelerine yardımcı olmayı amaçlıyor. Raporda, farklı özelliklere sahip şehirlerde uygulanabilecek 15 yüksek potansiyelli eylemden oluşan bir başlangıç listesi yer alıyor. McKinsey uzmanlarına göre; bu eylemlerden dördü, her profilden şehri güçlendirerek sistemik dayanıklılık oluşturuyor. Diğer on bir eylem ise belirli fiziksel iklim risklerini hedefliyor. Çözüm için önerilen eylemlerin birçoğu bir yandan iklim değişimi riskini azaltırken diğer yandan da karbon emisyonlarının düşmesini sağlıyor. Kendine özgü koşullarıyla her şehrin kendine uygun eylemleri önceliklendirmesi gerekeceğinin belirtildiği raporda; başarılı bir uygulama için yapılması gerekenler 4 adımda toplanıyor ve süreç boyunca 5 unsurun dikkatle takip edilmesi öneriliyor.  

Deniz seviyesinin yükselmesi ve seller, 2050’ye kadar 800 milyon insanı etkileyebilir 

McKinsey &amp; Company Türkiye Ülke Direktörü Can Kendi raporla ilgili yaptığı açıklamada, “Şehirler, iklim değişikliğiyle bağlantılı olarak artan risklerin ön saflarında yer alıyor. Dünya nüfusunun yarısından fazlası şehirlerde yaşıyor. 2050 yılına kadar bu oranın yüzde 68&#039;e çıkması bekleniyor. Şehirler genellikle; kıyı şeritlerinde, dere yatakları çevresinde ve adalar gibi belirli iklim riski taşıyan yerlerde yer alıyor. Yerel yönetimler tedbirlerini alırken şehir sakinlerinin de yaşamlarını ve geçim kaynaklarını korumak için iklim değişimine uyum sağlamaları gerekiyor. Zira 2050 yılına kadar, 800 milyondan fazla kent sakini deniz seviyesinin yükselmesinden ve kıyılardaki selden etkilenebilir. Ayrıca 650 milyon kişi su kıtlığı ile karşı karşıya kalabilir” dedi.

Raporun eylem odaklı bir çağrı olduğunu vurgulayan Can Kendi sözlerini şöyle sürdürdü: “C40 Kentleri İklim Liderliği ağıyla birlikte hazırladığımız bu raporun ve paylaştığımız 15 yüksek potansiyelli eylem önerisinin, şehirlerdeki iklim değişikliği risklerinin ele alınmasında faydalı bir rehber olacağına inanıyoruz. Coğrafi konumuna, doğal özelliklerine, altyapı durumlarına ve finansal imkanlarına bağlı olarak her şehir, bu eylemlerden kendisi için öncelikli olanları belirleyebilir. Bununla birlikte başarılı bir uygulama için önerdiğimiz 4 adımı ve mutlaka dikkat edilmesi gereken 5 unsuru özellikle belirtmek isterim. İlk adım; şehirlerin, bugün karşı karşıya oldukları ve önümüzdeki on yıllarda gerçekleşmesi muhtemel tehlikeleri belirleyerek işe başlamasıdır. İkinci adımda; şehrin şartları göz önüne alınarak mevcut ve potansiyel uyum eylemlerinin listesi oluşturulmalıdır. Üçüncü adımda da belirlenen eylemler için şehir özelinde fizibilite analizleri yapılmalı ve son olarak da etkili bir uygulama planı hazırlanmalıdır.  Şehirlerin uyum planlarının verimli ve etkili olması için de ‘yönetişim’, ‘stratejik planlama’, ‘izleme-raporlama’, ‘kapasite geliştirme-paydaş yönetimi’ ve ‘finansman’ dikkat edilmesi gereken 5 unsur olarak öne çıkıyor.” 

İklim değişikliğine karşı şehirlerin dayanıklılığını artıracak 4 eylem

Genel olarak tüm şehirlerin iklim değişikliğine karşı dayanıklılığını artıracağı belirtilen 4 eylemin ilki, risklerin değerlendirilmesi başlığını taşıyor. Şehir için tehlike haritalarının oluşturulması, mekânsal analizlerin ve etki değerlendirmelerinin yapılması öncelikle atılması gereken adımların başında geliyor. McKinsey uzmanları, bu risklerin şehir planlarına dahil edilmesini ve erken uyarı sistemlerinin, protokollerinin hazırlığını da ikinci ve üçüncü eylemler olarak öneriyor. Dördüncü sırada ise; olası doğal felaketler karşısında insanları mali açıdan koruyacak iklim sigortasının sağlanması yer alıyor.

McKinsey uzmanları, şehirleri tehdit eden 5 büyük tehlikeye karşı 11 eylem önerisi sunuyor

McKinsey uzmanlarının ele aldığı diğer 11 eylem, iklim değişiminin neden olduğu 5 temel tehlikeye karşı şehirleri korumayı amaçlıyor. Bu tehlikelerden aşırı sıcaklıklara karşı hem sokak seviyesinde hem de kentsel ölçekte ısıyı azaltan 2 çözüm öneriliyor. Bunlar; caddelerin, sokakların ağaçlandırılması ve güneşi ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/08/mckinseyden-sehirlerin-iklim-degisikligine-uyum-saglayabilmesi-icin-15-eylem-onerisi-1629282451.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>McKinsey’den, şehirlerin, iklim, değişikliğine, uyum, sağlayabilmesi, için, eylem, önerisi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>McKinsey & Company, C40 Kentleri İklim Liderliği ağıyla birlikte, şehirlerin iklim değişimine uyum sürecini ele alan bir rapor hazırladı. Farklı özelliklere sahip şehirlerde uygulanabilecek 15 yüksek potansiyelli eylem önerisinin yer aldığı raporun yerel yönetimlerde liderlerin stratejilerine destek olması bekleniyor. Başarılı bir uygulama için, sürecin 4 adıma bölünerek yönetilmesini öneren McKinsey & Company Türkiye Ülke Direktörü Can Kendi; ‘yönetişim’, ‘stratejik planlama’, ‘izleme-raporlama’, ‘kapasite geliştirme-paydaş yönetimi’ ve ‘finansman’ unsurlarına mutlaka dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. </span></span></p>

<p><span><span>McKinsey & Company ve C40 Kentleri İklim Liderliği (C40 Cities Climate Leadership) ağı, hazırladıkları bir raporla şehirlerin iklim değişimine nasıl uyum sağlayabileceğini araştırdı. İklim değişikliğinin, orman yangınları ve sel gibi doğal afetlerin hem şiddetini hem de sıklığını doğrudan artırabileceğine dikkat çeken rapor; yerel yönetimlerdeki liderlerin öncelikleri belirlemelerine ve eylem yollarını seçmelerine yardımcı olmayı amaçlıyor. Raporda, farklı özelliklere sahip şehirlerde uygulanabilecek 15 yüksek potansiyelli eylemden oluşan bir başlangıç listesi yer alıyor. McKinsey uzmanlarına göre; bu eylemlerden dördü, her profilden şehri güçlendirerek sistemik dayanıklılık oluşturuyor. Diğer on bir eylem ise belirli fiziksel iklim risklerini hedefliyor. Çözüm için önerilen eylemlerin birçoğu bir yandan iklim değişimi riskini azaltırken diğer yandan da karbon emisyonlarının düşmesini sağlıyor. Kendine özgü koşullarıyla her şehrin kendine uygun eylemleri önceliklendirmesi gerekeceğinin belirtildiği raporda; başarılı bir uygulama için yapılması gerekenler 4 adımda toplanıyor ve süreç boyunca 5 unsurun dikkatle takip edilmesi öneriliyor.  </span></span></p>

<p><span><span>Deniz seviyesinin yükselmesi ve seller, 2050’ye kadar 800 milyon insanı etkileyebilir </span></span></p>

<p><span><span>McKinsey & Company Türkiye Ülke Direktörü Can Kendi raporla ilgili yaptığı açıklamada, “Şehirler, iklim değişikliğiyle bağlantılı olarak artan risklerin ön saflarında yer alıyor. Dünya nüfusunun yarısından fazlası şehirlerde yaşıyor. 2050 yılına kadar bu oranın yüzde 68'e çıkması bekleniyor. Şehirler genellikle; kıyı şeritlerinde, dere yatakları çevresinde ve adalar gibi belirli iklim riski taşıyan yerlerde yer alıyor. Yerel yönetimler tedbirlerini alırken şehir sakinlerinin de yaşamlarını ve geçim kaynaklarını korumak için iklim değişimine uyum sağlamaları gerekiyor. Zira 2050 yılına kadar, 800 milyondan fazla kent sakini deniz seviyesinin yükselmesinden ve kıyılardaki selden etkilenebilir. Ayrıca 650 milyon kişi su kıtlığı ile karşı karşıya kalabilir” dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Raporun eylem odaklı bir çağrı olduğunu vurgulayan Can Kendi sözlerini şöyle sürdürdü: “C40 Kentleri İklim Liderliği ağıyla birlikte hazırladığımız bu raporun ve paylaştığımız 15 yüksek potansiyelli eylem önerisinin, şehirlerdeki iklim değişikliği risklerinin ele alınmasında faydalı bir rehber olacağına inanıyoruz. Coğrafi konumuna, doğal özelliklerine, altyapı durumlarına ve finansal imkanlarına bağlı olarak her şehir, bu eylemlerden kendisi için öncelikli olanları belirleyebilir. Bununla birlikte başarılı bir uygulama için önerdiğimiz 4 adımı ve mutlaka dikkat edilmesi gereken 5 unsuru özellikle belirtmek isterim. İlk adım; şehirlerin, bugün karşı karşıya oldukları ve önümüzdeki on yıllarda gerçekleşmesi muhtemel tehlikeleri belirleyerek işe başlamasıdır. İkinci adımda; şehrin şartları göz önüne alınarak mevcut ve potansiyel uyum eylemlerinin listesi oluşturulmalıdır. Üçüncü adımda da belirlenen eylemler için şehir özelinde fizibilite analizleri yapılmalı ve son olarak da etkili bir uygulama planı hazırlanmalıdır.  Şehirlerin uyum planlarının verimli ve etkili olması için de ‘yönetişim’, ‘stratejik planlama’, ‘izleme-raporlama’, ‘kapasite geliştirme-paydaş yönetimi’ ve ‘finansman’ dikkat edilmesi gereken 5 unsur olarak öne çıkıyor.” </span></span></p>

<p><span><span>İklim değişikliğine karşı şehirlerin dayanıklılığını artıracak 4 eylem</span></span></p>

<p><span><span>Genel olarak tüm şehirlerin iklim değişikliğine karşı dayanıklılığını artıracağı belirtilen 4 eylemin ilki, risklerin değerlendirilmesi başlığını taşıyor. Şehir için tehlike haritalarının oluşturulması, mekânsal analizlerin ve etki değerlendirmelerinin yapılması öncelikle atılması gereken adımların başında geliyor. McKinsey uzmanları, bu risklerin şehir planlarına dahil edilmesini ve erken uyarı sistemlerinin, protokollerinin hazırlığını da ikinci ve üçüncü eylemler olarak öneriyor. Dördüncü sırada ise; olası doğal felaketler karşısında insanları mali açıdan koruyacak iklim sigortasının sağlanması yer alıyor.</span></span></p>

<p><span><span>McKinsey uzmanları, şehirleri tehdit eden 5 büyük tehlikeye karşı 11 eylem önerisi sunuyor</span></span></p>

<p><span><span>McKinsey uzmanlarının ele aldığı diğer 11 eylem, iklim değişiminin neden olduğu 5 temel tehlikeye karşı şehirleri korumayı amaçlıyor. Bu tehlikelerden aşırı sıcaklıklara karşı hem sokak seviyesinde hem de kentsel ölçekte ısıyı azaltan 2 çözüm öneriliyor. Bunlar; caddelerin, sokakların ağaçlandırılması ve güneşi yansıtan teknikler kullanılarak ‘serin’ kaldırımlar oluşturulması. İç kısımlarda yaşanan su baskınlarını önlemek için yapılması gerekenler; ‘nehir havza yönetimi’ ve ‘doğaya dayalı sürdürülebilir kentsel drenaj çözümleri’ başlıkları altında toplanıyor. Kıyılardaki sel ve fırtına dalgalarına karşı şehirleri korumak için ise 3 eylem önerisi bulunuyor. Bunların başında, bitkilerle doğal engellerin oluşturulması geliyor. Bent kapakları, dalgakıranlar gibi kıyı yapay bariyerleri ikinci sırada yer alırken, sel ve fırtınaya dayanıklı yüksek binaların yapılması da diğer bir eylem önerisi.</span></span></p>

<p><span><span>Son 2 tehlike olarak ele alınan kuraklık ve orman yangınları için de raporda 4 eylem önerisi sunuluyor. Kuraklık tehdidine karşı, iletişim ve toplumu bilinçlendirme çalışmalarına dayanan su koruma davranış programlarının etkili olacağının altı çiziliyor. Ayrıca su boru hatlarının yüksek teknolojili sistemlerle takip edilmesinin, sistemdeki sızıntıların hızla fark edilmesini ve bu nedenle oluşabilecek su kayıplarının önlenmesini sağlayacağı belirtiliyor. Orman yangınlarına karşı ise kalkınma planı başlığı altında ele alınan 2 yaklaşım var. Bunlar; yapı izinlerinde tutuşmaya dayanıklı malzemelerin zorunlu tutulması ve yangına meyilli alanlarda yapılaşmanın azaltılması olarak öne çıkıyor. Son olarak da yangınların çıkmasını önleyici ormancılık yöntemlerinin uygulanması öneriliyor.</span></span></p>

<p><span><span>700 milyonu aşan nüfusuyla C40 kentleri, küresel ekonominin yüzde 25’ini oluşturuyor</span></span></p>

<p><span><span>McKinsey & Company’nin bu rapor için iş birliği yaptığı C40 Kentleri İklim Liderliği ağı, içlerinde İstanbul’unda bulunduğu dünyanın en büyük 97 şehrini birbirine bağlıyor. Daha sağlıklı ve daha sürdürülebilir bir geleceğe giden yolda cesur bir iklim eylemi gerçekleştirmek için bu platformda bir araya gelen şehirler, 700 milyondan fazla insana yaşam alanı sunuyor. Aynı zamanda küresel ekonominin dörtte birini temsil eden C40 üyesi şehirlerin belediye başkanları, yerel düzeyde Paris Anlaşması'nın en iddialı hedeflerini gerçekleştirmeye ve soluduğumuz havayı temizlemeye kararlı olduklarını belirtiyor.  </span></span></p>

<p><span><span>İklim değişikliği; insanları, varlıkları ve hizmetleri kısacası tüm yaşamı tehdit ediyor. Şehirlerin iklim değişimine uyum için gündemlerini geliştirmelerine yardımcı olmak amacıyla hazırlanan bu raporun, bir başlangıç noktası ortaya koyması ve yerel yönetimlerde liderlerin stratejilerine destek olması bekleniyor. </span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/mckinsey2.jpg"></span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/McKinsey_Can_Kendi__1.jpg"></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Küresel gıda fiyatları Temmuz’da düştü</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kuresel-gida-fiyatlari-temmuzda-dustu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kuresel-gida-fiyatlari-temmuzda-dustu</guid>
<description><![CDATA[ Birleşmiş Milletler&#039;in bugün yayınladığı referans rapora göre, küresel gıda emtia fiyatları art arda ikinci ay gerileyerek Temmuz ayında da düşüşünü sürdürdü.

Temmuz 2021&#039;de ortalama 123,0 puan olan FAO Gıda Fiyat Endeksi, bir önceki aya göre yüzde 1,2 daha düşük, ancak yine de 2020&#039;nin aynı dönemindeki seviyesinden yüzde 31,0 daha yüksek. Endeks, küresel olarak en çok ticareti yapılan gıda ürünlerinin uluslararası fiyatlarındaki değişiklikleri takip ediyor. Temmuz ayındaki bu gerileme, çoğunlukla tahıllar ve bitkisel yağlar ile süt ürünlerinin fiyatlarındaki düşüşleri yansıttı.

FAO Tahıl Fiyat Endeksi, Brezilya&#039;daki mahsul koşullarındaki endişenin sürmesine karşın, Arjantin&#039;de öngörülenden daha iyi olan rekolteyle ve Amerika Birleşik Devletleri&#039;nde artan üretim beklentileriyle ilişkili olarak uluslararası mısır fiyatlarının bir önceki aya göre yüzde 6 gerilemesiyle, Temmuz ayında Haziran’a göre yüzde 3 daha aşağıdaydı. Arpa ve sorgum gibi diğer iri taneli tahılların fiyatları da zayıf ithalat talebini yansıtarak önemli ölçüde düştü. Bununla birlikte, kısmen Kuzey Amerika&#039;daki kuru hava ve mahsul koşullarına ilişkin endişeler nedeniyle, buğday fiyatları Temmuz ayında yüzde 1,8 artarak 2014 ortasından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Aynı zamanda, uluslararası pirinç fiyatları, kur hareketlerinden ve yüksek navlun maliyetleri ile lojistik engellerden kaynaklanan yavaş satış hızından etkilenerek son iki yılın en düşük seviyesine ulaştı.

Süt Ürünleri Fiyat Endeksi, devam eden yaz tatillerinin Kuzey yarımkürede daha yavaş piyasa faaliyetine yol açmasının etkisiyle Haziran ayına göre yüzde 2,8 düştü. En büyük düşüşü kaydeden yağsız süt tozunu tereyağı, tam yağlı süt tozu ve peynir izledi.

FAO Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi, soya, kolza ve ayçiçeği yağı fiyatlarındaki gerilemenin artan palm yağı değerlerini fazlasıyla dengelemesiyle, Haziran ayına göre yüzde 1,4 düşerek beş ayın en düşük seviyesine ulaştı. Arjantin&#039;de daha düşük biyodizel harmanlama zorunluluğu soya fiyatlarını aşağı yönlü baskılarken, kolza ve ayçiçek yağlarının fiyatları 2021/22 sezonu için olası rekor arzlardan etkilendi.

Buna karşılık, FAO Şeker Fiyat Endeksi Temmuz ayında yüzde 1,7 yükselerek peş peşe dört aylık artış kaydetti. Artış büyük ölçüde daha güçlü ham petrol fiyatları ve dünyanın en büyük şeker ihracatçısı Brezilya&#039;daki son donların verim üzerindeki etkisine ilişkin belirsizliklerden kaynaklandı. Hindistan&#039;daki iyi üretim beklentileri ise fiyatlardaki daha büyük bir sıçramayı engelledi.

FAO Et Fiyat Endeksi, Haziran ayına göre marjinal bir şekilde yükseldi. Fiyatlardaki artışın ana nedenleri ise Doğu Asya&#039;nın artan ithalatı ve bazı bölgelerdeki sınırlı üretim artışları nedeniyle kanatlı eti fiyatlarındakı güçlü yükselişler oldu. Sığır eti fiyatları da, Çin&#039;den yapılan yüksek ithalat ve ana üretim bölgelerinden gelen arzın azalmasıyla güçlendi. Bu arada, Çin&#039;in ithalatındaki düşüşün ardından domuz eti fiyatları düştü. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/08/kuresel-gida-fiyatlari-temmuzda-dustu-1628155760.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Küresel, gıda, fiyatları, Temmuz’da, düştü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Birleşmiş Milletler'in bugün yayınladığı referans rapora göre, küresel gıda emtia fiyatları art arda ikinci ay gerileyerek Temmuz ayında da düşüşünü sürdürdü.</span></span></p>

<p><span><span>Temmuz 2021'de ortalama 123,0 puan olan FAO Gıda Fiyat Endeksi, bir önceki aya göre yüzde 1,2 daha düşük, ancak yine de 2020'nin aynı dönemindeki seviyesinden yüzde 31,0 daha yüksek. Endeks, küresel olarak en çok ticareti yapılan gıda ürünlerinin uluslararası fiyatlarındaki değişiklikleri takip ediyor. Temmuz ayındaki bu gerileme, çoğunlukla tahıllar ve bitkisel yağlar ile süt ürünlerinin fiyatlarındaki düşüşleri yansıttı.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Tahıl Fiyat Endeksi, Brezilya'daki mahsul koşullarındaki endişenin sürmesine karşın, Arjantin'de öngörülenden daha iyi olan rekolteyle ve Amerika Birleşik Devletleri'nde artan üretim beklentileriyle ilişkili olarak uluslararası mısır fiyatlarının bir önceki aya göre yüzde 6 gerilemesiyle, Temmuz ayında Haziran’a göre yüzde 3 daha aşağıdaydı. Arpa ve sorgum gibi diğer iri taneli tahılların fiyatları da zayıf ithalat talebini yansıtarak önemli ölçüde düştü. Bununla birlikte, kısmen Kuzey Amerika'daki kuru hava ve mahsul koşullarına ilişkin endişeler nedeniyle, buğday fiyatları Temmuz ayında yüzde 1,8 artarak 2014 ortasından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Aynı zamanda, uluslararası pirinç fiyatları, kur hareketlerinden ve yüksek navlun maliyetleri ile lojistik engellerden kaynaklanan yavaş satış hızından etkilenerek son iki yılın en düşük seviyesine ulaştı.</span></span></p>

<p><span><span>Süt Ürünleri Fiyat Endeksi, devam eden yaz tatillerinin Kuzey yarımkürede daha yavaş piyasa faaliyetine yol açmasının etkisiyle Haziran ayına göre yüzde 2,8 düştü. En büyük düşüşü kaydeden yağsız süt tozunu tereyağı, tam yağlı süt tozu ve peynir izledi.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi, soya, kolza ve ayçiçeği yağı fiyatlarındaki gerilemenin artan palm yağı değerlerini fazlasıyla dengelemesiyle, Haziran ayına göre yüzde 1,4 düşerek beş ayın en düşük seviyesine ulaştı. Arjantin'de daha düşük biyodizel harmanlama zorunluluğu soya fiyatlarını aşağı yönlü baskılarken, kolza ve ayçiçek yağlarının fiyatları 2021/22 sezonu için olası rekor arzlardan etkilendi.</span></span></p>

<p><span><span>Buna karşılık, FAO Şeker Fiyat Endeksi Temmuz ayında yüzde 1,7 yükselerek peş peşe dört aylık artış kaydetti. Artış büyük ölçüde daha güçlü ham petrol fiyatları ve dünyanın en büyük şeker ihracatçısı Brezilya'daki son donların verim üzerindeki etkisine ilişkin belirsizliklerden kaynaklandı. Hindistan'daki iyi üretim beklentileri ise fiyatlardaki daha büyük bir sıçramayı engelledi.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Et Fiyat Endeksi, Haziran ayına göre marjinal bir şekilde yükseldi. Fiyatlardaki artışın ana nedenleri ise Doğu Asya'nın artan ithalatı ve bazı bölgelerdeki sınırlı üretim artışları nedeniyle kanatlı eti fiyatlarındakı güçlü yükselişler oldu. Sığır eti fiyatları da, Çin'den yapılan yüksek ithalat ve ana üretim bölgelerinden gelen arzın azalmasıyla güçlendi. Bu arada, Çin'in ithalatındaki düşüşün ardından domuz eti fiyatları düştü.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sarhoş sığırlar, kaçak içki saklayan çiftçileri ele verdi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/sarhos-sigirlar-kacak-icki-saklayan-ciftcileri-ele-verdi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/sarhos-sigirlar-kacak-icki-saklayan-ciftcileri-ele-verdi</guid>
<description><![CDATA[ Hindistan&#039;da sığırlarının garip davrandığını fark eden çiftçiler, veteriner çağırdı. Kontrole gelen veteriner, sığırların suyundaki garip rengi fark edince yetkililere haber verdi. Olay yerine gelen ekipler, çiftlik sahiplerinin kaçak içki sakladığını, saklanan içkilerin kırılıp sığırların suyuna karıştığını ve sığırların bu nedenle sarhoş olduğunu belirledi.

Gucerat eyaletinin Ganghinagar bölgesinde yaşayan çiftçi Dinesh Thakor, Ambaram Thakor ve Ravi Thakor&#039;un sığırları garip davranmaya başladı.Çiftçiler, bir veteriner hekimle iletişime geçerek iki sığır ve bir buzağının hastalandığını, hiçbir şey yemediklerini ve ağızlarından köpükler çıkardıklarını söyledi. Ertesi gün ise sığırlar garip şekilde sağda solda atlamaya başlayınca kardeşler bu sefer başka bir veteriner hekimi arayarak çiftliğe gelmesini rica etti.

VETERİNER SULARDAKİ DEĞİŞİKLİĞİ FARK ETTİ

Bunun üzerine hayvanlara bakmak için çiftliğe giden hekim, sığırların su içtiği yalaktan kötü bir koku geldiğini ve konteynerdeki suyun sarılaştığını fark etti. Kardeşlerse veteriner hekime yalakların içine ağaç dalları düştüğünü, dalların üzerindeki çiçeklerin suyun renginin değişmesine neden olduğunu söyledi.

POLİSE HABER VERDİ

Veteriner hekim, çiftçilere sığırlara vermeleri için bir ilaç yazıp çiftlikten ayrıldı. Ancak hekim, koku ve renk değişiminin içki gibi başka maddelerden de kaynaklanabileceğinden şüphelenerek polise haber verdi.

ÇİFTLİĞE BASKIN DÜZENLENDİ

Bunun üzerine polisler 4 Temmuz&#039;da çiftliğe baskın düzenledi. Ekipler birçok içki şişesinin kırıldığını ve bunların hayvanların içtiği suya karıştığını tespit etti. Polisler yaklaşık 35 bin Hindistan Rupisi (yaklaşık 4 bin TL) değerinde kaçak içkinin, yalakların içinde gizli bir bölüme saklandığını ortaya çıkardı. Ekipler 101 şişe kaçak içkiye el koyarken, çiftlik sahipleri de gözaltına alındı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/07/sarhos-sigirlar-kacak-icki-saklayan-ciftcileri-ele-verdi-1625916445.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sarhoş, sığırlar, kaçak, içki, saklayan, çiftçileri, ele, verdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Hindistan'da sığırlarının garip davrandığını fark eden çiftçiler, veteriner çağırdı. Kontrole gelen veteriner, sığırların suyundaki garip rengi fark edince yetkililere haber verdi. Olay yerine gelen ekipler, çiftlik sahiplerinin kaçak içki sakladığını, saklanan içkilerin kırılıp sığırların suyuna karıştığını ve sığırların bu nedenle sarhoş olduğunu belirledi.</span></span></p>

<p><span><span>Gucerat eyaletinin Ganghinagar bölgesinde yaşayan çiftçi Dinesh Thakor, Ambaram Thakor ve Ravi Thakor'un sığırları garip davranmaya başladı.Çiftçiler, bir veteriner hekimle iletişime geçerek iki sığır ve bir buzağının hastalandığını, hiçbir şey yemediklerini ve ağızlarından köpükler çıkardıklarını söyledi. Ertesi gün ise sığırlar garip şekilde sağda solda atlamaya başlayınca kardeşler bu sefer başka bir veteriner hekimi arayarak çiftliğe gelmesini rica etti.</span></span></p>

<p><span><span>VETERİNER SULARDAKİ DEĞİŞİKLİĞİ FARK ETTİ</span></span></p>

<p><span><span>Bunun üzerine hayvanlara bakmak için çiftliğe giden hekim, sığırların su içtiği yalaktan kötü bir koku geldiğini ve konteynerdeki suyun sarılaştığını fark etti. Kardeşlerse veteriner hekime yalakların içine ağaç dalları düştüğünü, dalların üzerindeki çiçeklerin suyun renginin değişmesine neden olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>POLİSE HABER VERDİ</span></span></p>

<p><span><span>Veteriner hekim, çiftçilere sığırlara vermeleri için bir ilaç yazıp çiftlikten ayrıldı. Ancak hekim, koku ve renk değişiminin içki gibi başka maddelerden de kaynaklanabileceğinden şüphelenerek polise <strong>haber</strong> verdi.</span></span></p>

<p><span><span>ÇİFTLİĞE BASKIN DÜZENLENDİ</span></span></p>

<p><span><span>Bunun üzerine polisler 4 Temmuz'da çiftliğe baskın düzenledi. Ekipler birçok içki şişesinin kırıldığını ve bunların hayvanların içtiği suya karıştığını tespit etti. Polisler yaklaşık 35 bin <strong>Hindistan</strong> Rupisi (yaklaşık 4 bin TL) değerinde kaçak içkinin, yalakların içinde gizli bir bölüme saklandığını ortaya çıkardı. Ekipler 101 şişe kaçak içkiye el koyarken, çiftlik sahipleri de gözaltına alındı.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Küresel gıda fiyatları 12 ay sonra ilk kez düştü</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kuresel-gida-fiyatlari-12-ay-sonra-ilk-kez-dustu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kuresel-gida-fiyatlari-12-ay-sonra-ilk-kez-dustu</guid>
<description><![CDATA[ Birleşmiş Milletler ‘in bugün yayınladığı rapora göre, küresel gıda emtia fiyatları 12 ay içinde ilk kez Haziran ayında düştü.

FAO Gıda Fiyat Endeksi, Haziran 2021&#039;de Mayıs ayına göre yüzde 2,5 düşüşle 124,6 puan olarak gerçekleşti, ancak endeks yine de geçen yılın aynı dönemindeki seviyesinden yüzde 33,9 daha yüksek. Haziran ayındaki bu gerileme, art arda on iki aylık yükselişin ardından Endeksteki ilk düşüş oldu.

FAO Gıda Fiyat Endeksi, dünya çapında en çok ticareti yapılan gıda ürünlerinin uluslararası fiyatlarındaki değişiklikleri takip ediyor. Haziran ayındaki gerileme, genel olarak daha yüksek et ve şeker fiyatlarını fazlasıyla dengeleyen bitkisel yağlar, tahıllar ve daha az olsa da süt ürünleri fiyatlarındaki düşüşleri yansıttı.

FAO Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi, Haziran’da yüzde 9,8 düşerek dört ayın en düşük seviyesini gördü. Aylık büyük düşüş, esas olarak palm, soya ve ayçiçek yağlarının uluslararası düşük fiyatlarını yansıtıyor.

FAO Tahıl Fiyat Endeksi, Mayıs ayına göre yüzde 2,6 düşerek daha ılımlı bir görüntü sergilese de Haziran 2020&#039;deki değerinden yüzde 33,8 daha yüksek kaldı.

Uluslararası mısır fiyatları, beklenenden daha yüksek verimin bir sonucu olarak son hasatlardan sağlanan arzın artması nedeniyle Arjantin&#039;de düşen fiyatların öncülüğünde yüzde 5,0 düştü. Uluslararası buğday fiyatları, Kuzey Amerika&#039;daki mahsulleri etkileyen kuraklıktan kaynaklanan yukarı yönlü baskıya rağmen birçok önemli üreticinin artan üretim beklentileriyle desteklenen olumlu bir küresel görünüm ile Haziran ayında yüzde 0,8 oranında az bir düşüş gösterdi.

FAO Süt Ürünleri Fiyat Endeksi Haziran ayında yüzde 1 azalarak 119,9 puana geriledi. Endekste temsil edilen tüm süt ürünleri için uluslararası kotasyonlar düştü. En yüksek düşüş tereyağında oldu. Küresel ithalat talebindeki hızlı gerileme ve özellikle Avrupa&#039;da stoklarda hafif artışı destekledi.

Gıda fiyatlarındaki genel eğilimin tersine hareket ederek aylık yüzde 0,9 artan FAO Şeker Fiyat Endeksi, art arda üçüncü aylık artışını gerçekleştirerek birkaç yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Dünyanın en büyük şeker ihracatçısı Brezilya&#039;da olumsuz hava koşullarının mahsul verimi üzerindeki etkisine ilişkin belirsizlikler fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı yarattı.

FAO Et Fiyat Endeksi de Haziran ayına göre aylık yüzde 2,1 artarak art arda dokuzuncu ayda yükseldi ve endeksi geçen yılın ilgili ayındaki değerinin yüzde 15,6 üzerine çıkardı. Ancak endeks yine de Ağustos 2014’te ulaştığı zirvenin yüzde 8,0 altında kaldı.

Dünya tahıl stoklarının 2017/18&#039;den bu yana ilk kez artması bekleniyor

FAO&#039;nun 2021&#039;deki küresel tahıl üretim tahmini, bugün yayınlanan en son Tahıl Arz ve Talep Özetine göre marjinal olarak 2.817 milyon tona düşürüldü. Bununla birlikte, rakam 2020&#039;den yüzde 1.7 veya 47.8 milyon ton daha yüksek, bu da yeni bir rekor seviyeyi işaret ediyor.

Dünya iri taneli tahıl üretimine ilişkin tahminler, geçen ayın beklentisinin 3 milyon ton altında kalarak, 1.513 milyon tona düşürüldü. Brezilya’daki mısır üretim tahmininde büyük bir kesinti, beklenen küresel düşüşün büyük bir kısmını oluştururken, uzun süreli kurak hava nedeniyle verim beklentilerini aşağı çekiyor.

2021’de Dünya buğday üretimi yıllık olarak hâlâ yüzde 1,2 daha yüksek olmasına rağmen, Yakın Doğu&#039;daki kurak hava koşullarının verim beklentilerini azaltması nedeniyle 1 milyon ton azalarak 784,7 milyon tona düştü.

Buna karşılık, 2021&#039;deki küresel pirinç üretimi tahmini, Haziran ayından bu yana az bir artışa uğradı ve 2021&#039;de hasat edilmesi beklenen 519.5 milyon ton pirinç rekoru ile 2020&#039;ye göre yüzde 1.0 arttı.

2021/22&#039;de dünya tahıl kullanımı önceki aya göre 15 milyon ton azalarak 2.810 milyon tona geriledi, ancak bu rakam yine de 2020/21&#039;den yüzde 1.5 daha yüksek. Aşağı yönlü gidişat, büyük ölçüde Çin&#039;de mısırın hayvan yemi için önceden tahmin edilenden daha az kullanılmasından kaynaklanmakta.

Dünya tahıl stoklarının 2021/22 dönemi sonunda, geçen yılki nispeten dar seviyeden yüzde 2,4 artarak 836 milyon tona keskin bir yukarı revizyonun ardından 2017/18&#039;den bu yana ilk kez açılış seviyelerinin üzerine çıkması bekleniyor. Çin&#039;de öngörülen yüksek mısır stokları, dünya tahıl stoklarında bu ayki yukarı yönlü revizyonun büyük kısmını oluşturuyor.

FAO&#039;nun 2021/22&#039;de dünya hububat ticaretine ilişkin en son tahmini, Haziran ayından bu yana biraz yükseldi ve, Çin&#039;den muhtemel geniş ölçekli mısır alımlar nedeniyle küresel mısır ticaretini rekor seviyelere taşıyarak şu anda 472 milyon tonluk rekor seviyeye ulaştı.

Gıda güvensizliği ve COVID-19

Yine bugün yayınlanan en son Mahsul Beklentileri ve Gıda Durumu Raporuna göre, COVID-19 pandemisinin öncelikle gelir kayıpları açısından etkileri, kırılganlıkları şiddetlendirdi ve mevcut gıda güvensizliği seviyelerini yükseltti. FAO, küresel olarak, 34&#039;ü Afrika&#039;da, 9&#039;u Asya&#039;da ve 2&#039;si Latin Amerika ve Karayipler&#039;de olmak üzere 45 ülkenin gıda için dış desteğe ihtiyaç duyduğunu, çatışmalar ve iklimle ilgili şoklar nedeniyle y ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/07/kuresel-gida-fiyatlari-12-ay-sonra-ilk-kez-dustu-1625743486.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Küresel, gıda, fiyatları, sonra, ilk, kez, düştü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Birleşmiş Milletler ‘in bugün yayınladığı rapora göre, küresel gıda emtia fiyatları 12 ay içinde ilk kez Haziran ayında düştü.</span></span></p>

<p><span><span><a href="http://www.fao.org/worldfoodsituation/foodpricesindex/en/" rel="noopener noreferrer" target="_blank">FAO Gıda Fiyat Endeksi</a>, Haziran 2021'de Mayıs ayına göre yüzde 2,5 düşüşle 124,6 puan olarak gerçekleşti, ancak endeks yine de geçen yılın aynı dönemindeki seviyesinden yüzde 33,9 daha yüksek. Haziran ayındaki bu gerileme, art arda on iki aylık yükselişin ardından Endeksteki ilk düşüş oldu.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Gıda Fiyat Endeksi, dünya çapında en çok ticareti yapılan gıda ürünlerinin uluslararası fiyatlarındaki değişiklikleri takip ediyor. Haziran ayındaki gerileme, genel olarak daha yüksek et ve şeker fiyatlarını fazlasıyla dengeleyen bitkisel yağlar, tahıllar ve daha az olsa da süt ürünleri fiyatlarındaki düşüşleri yansıttı.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi, Haziran’da yüzde 9,8 düşerek dört ayın en düşük seviyesini gördü. Aylık büyük düşüş, esas olarak palm, soya ve ayçiçek yağlarının uluslararası düşük fiyatlarını yansıtıyor.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Tahıl Fiyat Endeksi, Mayıs ayına göre yüzde 2,6 düşerek daha ılımlı bir görüntü sergilese de Haziran 2020'deki değerinden yüzde 33,8 daha yüksek kaldı.</span></span></p>

<p><span><span>Uluslararası mısır fiyatları, beklenenden daha yüksek verimin bir sonucu olarak son hasatlardan sağlanan arzın artması nedeniyle Arjantin'de düşen fiyatların öncülüğünde yüzde 5,0 düştü. Uluslararası buğday fiyatları, Kuzey Amerika'daki mahsulleri etkileyen kuraklıktan kaynaklanan yukarı yönlü baskıya rağmen birçok önemli üreticinin artan üretim beklentileriyle desteklenen olumlu bir küresel görünüm ile Haziran ayında yüzde 0,8 oranında az bir düşüş gösterdi.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Süt Ürünleri Fiyat Endeksi Haziran ayında yüzde 1 azalarak 119,9 puana geriledi. Endekste temsil edilen tüm süt ürünleri için uluslararası kotasyonlar düştü. En yüksek düşüş tereyağında oldu. Küresel ithalat talebindeki hızlı gerileme ve özellikle Avrupa'da stoklarda hafif artışı destekledi.</span></span></p>

<p><span><span>Gıda fiyatlarındaki genel eğilimin tersine hareket ederek aylık yüzde 0,9 artan FAO Şeker Fiyat Endeksi, art arda üçüncü aylık artışını gerçekleştirerek birkaç yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Dünyanın en büyük şeker ihracatçısı Brezilya'da olumsuz hava koşullarının mahsul verimi üzerindeki etkisine ilişkin belirsizlikler fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı yarattı.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Et Fiyat Endeksi de Haziran ayına göre aylık yüzde 2,1 artarak art arda dokuzuncu ayda yükseldi ve endeksi geçen yılın ilgili ayındaki değerinin yüzde 15,6 üzerine çıkardı. Ancak endeks yine de Ağustos 2014’te ulaştığı zirvenin yüzde 8,0 altında kaldı.</span></span></p>

<p><span><span>Dünya tahıl stoklarının 2017/18'den bu yana ilk kez artması bekleniyor</span></span></p>

<p><span><span>FAO'nun 2021'deki küresel tahıl üretim tahmini, bugün yayınlanan en son <a href="http://www.fao.org/worldfoodsituation/csdb/en/" rel="noopener noreferrer" target="_blank">Tahıl Arz ve Talep Özetine</a> göre marjinal olarak 2.817 milyon tona düşürüldü. Bununla birlikte, rakam 2020'den yüzde 1.7 veya 47.8 milyon ton daha yüksek, bu da yeni bir rekor seviyeyi işaret ediyor.</span></span></p>

<p><span><span>Dünya iri taneli tahıl üretimine ilişkin tahminler, geçen ayın beklentisinin 3 milyon ton altında kalarak, 1.513 milyon tona düşürüldü. Brezilya’daki mısır üretim tahmininde büyük bir kesinti, beklenen küresel düşüşün büyük bir kısmını oluştururken, uzun süreli kurak hava nedeniyle verim beklentilerini aşağı çekiyor.</span></span></p>

<p><span><span>2021’de Dünya buğday üretimi yıllık olarak hâlâ yüzde 1,2 daha yüksek olmasına rağmen, Yakın Doğu'daki kurak hava koşullarının verim beklentilerini azaltması nedeniyle 1 milyon ton azalarak 784,7 milyon tona düştü.</span></span></p>

<p><span><span>Buna karşılık, 2021'deki küresel pirinç üretimi tahmini, Haziran ayından bu yana az bir artışa uğradı ve 2021'de hasat edilmesi beklenen 519.5 milyon ton pirinç rekoru ile 2020'ye göre yüzde 1.0 arttı.</span></span></p>

<p><span><span>2021/22'de dünya tahıl kullanımı önceki aya göre 15 milyon ton azalarak 2.810 milyon tona geriledi, ancak bu rakam yine de 2020/21'den yüzde 1.5 daha yüksek. Aşağı yönlü gidişat, büyük ölçüde Çin'de mısırın hayvan yemi için önceden tahmin edilenden daha az kullanılmasından kaynaklanmakta.</span></span></p>

<p><span><span>Dünya tahıl stoklarının 2021/22 dönemi sonunda, geçen yılki nispeten dar seviyeden yüzde 2,4 artarak 836 milyon tona keskin bir yukarı revizyonun ardından 2017/18'den bu yana ilk kez açılış seviyelerinin üzerine çıkması bekleniyor. Çin'de öngörülen yüksek mısır stokları, dünya tahıl stoklarında bu ayki yukarı yönlü revizyonun büyük kısmını oluşturuyor.</span></span></p>

<p><span><span>FAO'nun 2021/22'de dünya hububat ticaretine ilişkin en son tahmini, Haziran ayından bu yana biraz yükseldi ve, Çin'den muhtemel geniş ölçekli mısır alımlar nedeniyle küresel mısır ticaretini rekor seviyelere taşıyarak şu anda 472 milyon tonluk rekor seviyeye ulaştı.</span></span></p>

<p><span><span>Gıda güvensizliği ve COVID-19</span></span></p>

<p><span><span>Yine bugün yayınlanan en son <a href="http://www.fao.org/giews/reports/crop-prospects/en/" rel="noopener noreferrer" target="_blank">Mahsul Beklentileri ve Gıda Durumu</a> Raporuna göre, COVID-19 pandemisinin öncelikle gelir kayıpları açısından etkileri, kırılganlıkları şiddetlendirdi ve mevcut gıda güvensizliği seviyelerini yükseltti. FAO, küresel olarak, 34'ü Afrika'da, 9'u Asya'da ve 2'si Latin Amerika ve Karayipler'de olmak üzere 45 ülkenin gıda için dış desteğe ihtiyaç duyduğunu, çatışmalar ve iklimle ilgili şoklar nedeniyle yüksek düzeyde şiddetli gıda güvensizliğine neden olduğunu değerlendiriyor.</span></span></p>

<p><span><span>Mahsul Beklentileri ve Gıda Durumu raporu ayrıca Düşük Gelirli Gıda Açığı Yaşayan Ülkeler (LIFDC'ler) hakkında en son verileri sağlar. En son değerlendirmelere göre, 47 LIFDC'nin toplam tahıl üretiminin 2021'de yüzde 2,1 azalarak 190 milyon tona düşeceği tahmin ediliyor. Düşüş çoğunlukla Yakın Doğu Asya ülkelerinde, özellikle de yaygın ve uzun süreli kuraklık koşullarının verimi düşürdüğü ve bu yılki üretim beklentilerini azalttığı Afganistan ve Suriye’de beklenen üretim düşüşleriyle ilgili. Afrika'daki LIFDC'ler arasında, Somali'deki az yağışların büyük bir üretim düşüşüne yol açması bekleniyor ve çatışmaların çiftçi hanelerin üretken kapasitelerini azaltmaya devam ettiği birkaç Batı Afrika ülkesinde de küçük düşüşler olması muhtemel. Güney Afrika ülkelerinde, üretim artışlarının insanların gıda bulabilmesini artırması ve COVID-19 pandemisinin bazı olumsuz etkilerini kısmen dengelemesi bekleniyor.</span></span></p>

<p><span><span>Gıda için dış yardıma ihtiyaç duyan 45 ülke: Afganistan, Bangladeş, Burkina Faso, Burundi, Yeşil Burun Cumhuriyeti, Kamerun, Orta Afrika Cumhuriyeti, Çad Cumhuriyeti, Kongo, Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Cibuti, Eritre, Esvatini , Etiyopya, Gine, Haiti, Irak, Kenya, Lübnan, Lesotho, Liberya, Libya, Madagaskar, Malavi, Mali, Moritanya, Mozambik, Myanmar, Namibya, Nijer, Nijerya, Pakistan, Senegal, Sierra Leone, Somali, Güney Sudan, Sudan, Suriye, Tanzanya Birleşik Cumhuriyeti, Uganda, Venezuela, Yemen, Zambiya ve Zimbabve.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TİKA’dan Suriye&amp;apos;de Hayvancılıkla Geçinen Girişimcilere Destek</title>
<link>https://trafikdernegi.com/tikadan-suriyede-hayvancilikla-gecinen-girisimcilere-destek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/tikadan-suriyede-hayvancilikla-gecinen-girisimcilere-destek</guid>
<description><![CDATA[ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA), Fırat Kalkanı Harekatı bölgesinde hayvancılığın desteklenmesi amacıyla bölgedeki girişimcilere 109 yayık makinesi ve 24 yem kırma makinesi temin etti.

TİKA, Suriye&#039;de yem girdi maliyetlerinin yüksek olması ve hayvansal ürünlerin yeterince değerlendirilememesi üzerine Fırat Kalkanı Harekâtı Bölgesi sınırları içerisinde yer alan Azez, Ahtarin, Çobanbey, Mare ve Soran bölgelerinde sektörün desteklenmesi amacıyla proje başlattı.

Proje kapsamında temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olanlara, TİKA tarafından temin edilen 109 yayık makinesi ile 24 yem kırma makinesi dağıtıldı.

Yayık makinesi temini projesi kapsamında taze olarak satılamayan sütün tereyağına dönüştürülmesi ile hem muhafaza süresinin artırılması hem de mamul bir ürün olarak piyasaya sunulması hedefleniyor. Projeyle, bölgede süt işleme teknolojisinin geliştirilmesi, alternatif ürünlerle çeşitliliğin artırılması ve bölgede hayvancılıkla geçimini sağlayan genç girişimcilerin teşvik edilmesi amaçlanıyor.

Yem kırma makinesi temini projesiyle de bölgede hayvancılıkla geçimini sağlayan kişilerin yemlerini kendilerinin üretmesi ve arpa, mısır, buğday gibi yemlerin kırılarak yararlı hale getirilip daha ekonomik ve etkin kullanımı hedefleniyor.

&quot;Besicilerin masrafları azalacak&quot;

Çobanbey Tarım Müdürü Ahmet Ali, yaptığı açıklamada, hayvancılıkla uğraşanlara makinelerin dağıtımı için TİKA ve Türkiye&#039;deki diğer ilgili makamlarla iş birliği yaptıklarını söyledi. Ali, &quot;Bu makineler sayesinde hayvancılıkla uğraşanların ürünlerinden daha da faydalanacağız. Besicilerin masrafları azalacak.&quot; diye konuştu.

Türkiye&#039;ye teşekkür

Hayvancılıkla geçimini sağlayan Ahmet Rıda Koleş, &quot;Bölgedeki tarım müdürlüğü dağıtılacak makineler için bizleri aradı. Desteğinden dolayı Türkiye&#039;ye çok teşekkür ederiz. Bu makineler olmadan çok uğraşıyorduk. Yemi yüksek maliyetle çok uzak yerlerden temin ediyorduk.&quot; dedi.

Besicilerden Ahmet Hasan da Çobanbey&#039;deki tarım müdürlüğüne yayık makinesini teslim almak için geldiğini belirterek desteklerinden dolayı Türkiye&#039;ye teşekkür etti.

Çobanbey Türkmenlerinden Ebu Ali de &quot;Türkiye bize her yönden yardımcı oluyor. Teşekkür ederiz.&quot; ifadesini kullandı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/06/tikadan-suriyede-hayvancilikla-gecinen-girisimcilere-destek-1624696417.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>TİKA’dan, Suriyede, Hayvancılıkla, Geçinen, Girişimcilere, Destek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA), Fırat Kalkanı Harekatı bölgesinde hayvancılığın desteklenmesi amacıyla bölgedeki girişimcilere 109 yayık makinesi ve 24 yem kırma makinesi temin etti.</span></span></p>

<p><span><span>TİKA, Suriye'de yem girdi maliyetlerinin yüksek olması ve hayvansal ürünlerin yeterince değerlendirilememesi üzerine Fırat Kalkanı Harekâtı Bölgesi sınırları içerisinde yer alan Azez, Ahtarin, Çobanbey, Mare ve Soran bölgelerinde sektörün desteklenmesi amacıyla proje başlattı.</span></span></p>

<p><span><span>Proje kapsamında temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olanlara, TİKA tarafından temin edilen 109 yayık makinesi ile 24 yem kırma makinesi dağıtıldı.</span></span></p>

<p><span><span>Yayık makinesi temini projesi kapsamında taze olarak satılamayan sütün tereyağına dönüştürülmesi ile hem muhafaza süresinin artırılması hem de mamul bir ürün olarak piyasaya sunulması hedefleniyor. Projeyle, bölgede süt işleme teknolojisinin geliştirilmesi, alternatif ürünlerle çeşitliliğin artırılması ve bölgede hayvancılıkla geçimini sağlayan genç girişimcilerin teşvik edilmesi amaçlanıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Yem kırma makinesi temini projesiyle de bölgede hayvancılıkla geçimini sağlayan kişilerin yemlerini kendilerinin üretmesi ve arpa, mısır, buğday gibi yemlerin kırılarak yararlı hale getirilip daha ekonomik ve etkin kullanımı hedefleniyor.</span></span></p>

<p><span><span>"Besicilerin masrafları azalacak"</span></span></p>

<p><span><span>Çobanbey Tarım Müdürü Ahmet Ali, yaptığı açıklamada, hayvancılıkla uğraşanlara makinelerin dağıtımı için TİKA ve Türkiye'deki diğer ilgili makamlarla iş birliği yaptıklarını söyledi. Ali, "Bu makineler sayesinde hayvancılıkla uğraşanların ürünlerinden daha da faydalanacağız. Besicilerin masrafları azalacak." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span><span>Türkiye'ye teşekkür</span></span></p>

<p><span><span>Hayvancılıkla geçimini sağlayan Ahmet Rıda Koleş, "Bölgedeki tarım müdürlüğü dağıtılacak makineler için bizleri aradı. Desteğinden dolayı Türkiye'ye çok teşekkür ederiz. Bu makineler olmadan çok uğraşıyorduk. Yemi yüksek maliyetle çok uzak yerlerden temin ediyorduk." dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Besicilerden Ahmet Hasan da Çobanbey'deki tarım müdürlüğüne yayık makinesini teslim almak için geldiğini belirterek desteklerinden dolayı Türkiye'ye teşekkür etti.</span></span></p>

<p><span><span>Çobanbey Türkmenlerinden Ebu Ali de "Türkiye bize her yönden yardımcı oluyor. Teşekkür ederiz." ifadesini kullandı.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gıda Güvenliğiyle İlgili Zorluklar Gözden Geçirildi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/gida-guvenligiyle-ilgili-zorluklar-goezden-gecirildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/gida-guvenligiyle-ilgili-zorluklar-goezden-gecirildi</guid>
<description><![CDATA[ Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü-Sürdürülebilir Gıda Sistemleri Bölgesel İşbirliği Merkezi (BSEC-CSFS) projesinin ilerlemesi Bölgesel Görev Gücü Toplantısı’nda gözden geçirildi ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/06/gida-guvenligiyle-ilgili-zorluklar-gozden-gecirildi-1623405166.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gıda, Güvenliğiyle, İlgili, Zorluklar, Gözden, Geçirildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>FAO, Türkiye ve Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ), gıda güvenliğiyle ilgili zorluklar konusunda KEİ üye ülkeleri arasında bölgesel işbirliğini güçlendirmek için birlikte çalışıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü Daimi Uluslararası Sekreteryası (KEİ PERMIS) ve FAO Orta Asya Alt Bölge Ofisi'nden üst düzey yetkililer ile KEİ ülkelerinden temsilcilerin katılımıyla "Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü – Sürdürülebilir Gıda Sistemleri Bölgesel İşbirliği Merkezi (BSEC-CSFS)" projesi kapsamında bir çevrimiçi Bölgesel Görev Gücü Toplantısı düzenlendi. Toplantıda, BSEC-CSFS projesi Bölgesel Görev Gücü üyelerine sunuldu ve projenin ana hedefleri, gerçekleştirilecek faaliyetler ve uygulama yöntemleri hakkında ortak bir anlayış sağlamak amacıyla proje çalışma planı Görev Gücü üyeleri tarafından gözden geçirildi.</span></span></p>

<p><span><span>FAO, Türkiye ve Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü, KEİ üyesi ülkeler arasında gıda güvenliğiyle ilgili zorluklar konusunda bölgesel işbirliğini güçlendirmek için birlikte çalışıyor. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından FAO-Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklık Programı (FTPP II) çerçevesinde finanse edilen proje, özellikle gıda güvenliği ve güvenilirliği, kurumsal kapasitelerin iyileştirilmesi, yoksulluğun hafifletilmesi ve su kaynakları da dahil olmak üzere sürdürülebilir doğal kaynak yönetimine odaklanıyor. Bu amaçla, proje kapsamında KEİ üyesi ülkelerde çiftlikten çatala kadar tüm gıda değer zincirinin sürdürülebilirliğini sağlamaya yönelik çalışmalar yürütecek bir Sürdürülebilir Gıda Sistemleri Bölgesel Koordinasyon Merkezi (BSEC-CSFS) kuruldu.</span></span></p>

<p><span><span>Toplantıya FAO, KEİ PERMIS ve BSEC-CSFS'den üst düzey yetkililerin yanı sıra KEİ ülkelerinden temsilciler de katkı sundu. FAO Kıdemli Politika Uzmanı ve Proje Teknik Sorumlusu Sumiter Broca, gıda güvenliğine gıda sistemleri merceğinden bakmanın önemini vurgularken, bu benzersiz projenin temel hedefi olan gıda sistemlerini sürdürülebilir kılmanın önemine işaret etti. Broca, yaklaşan BM Gıda Sistemleri Zirvesi bağlamında projenin zamanlamasının da altını çizdi. BSEC-CSFS Bölge Program Koordinatörü Şule Özge İmamoğlu da BSEC-CSFS'nin KEİ üye ülkelerinin gıda sistemlerini daha sürdürülebilir hale getirmek ve ulusal ve bölgesel düzeyde daha iyi bir gelecek yaratmak için büyük bir fırsat sunduğunu vurguladı. İmamoğlu, Bölgesel Görev Gücü'nün sürdürülebilir gıda sistemleri konusunda işbirliğinin geliştirilmesinde önemli bir rol oynayacağını ve gıda sistemlerinin iyileştirilmesi için gerekli geri bildirimleri sağlayacağını kaydetti. KEİ PERMİS Genel Sekreter Yardımcısı Büyükelçi Traian Chebeleu, bu projenin uygulanmasının KEİ için tarım alanında kilit bir faaliyet olduğuna ve “KEİ Ekonomik Gündemi”nin hükümleriyle, özellikle de KEİ Ekonomik Gündemi: Gıda Güvenliği ve Güvenilirliği’nin altıncı amacının hükümleriyle uyumlu olduğuna dikkat çekti.</span></span></p>

<p><span><span>İngilizce, Rusça ve Türkçe olarak gerçekleştirilen Bölgesel Görev Gücü Toplantısı, katılımcılara, yaklaşık 20 milyon km²'lik bir alanı kapsayan, 337 milyonluk bir nüfusa sahip ve tarımsal gıda ticaretinin önemli bir paya sahip olduğu yıllık 167 milyar ABD Doları'ndan fazla iç ticaret hacmiyle tüm KEİ bölgesi için gıda güvenliği ile ilgili konularda görüş ve düşüncelerini paylaşma fırsatı sundu. Toplantı ayrıca, yaklaşan 2021 Gıda Sistemleri Zirvesi hazırlıklarını tartışmak için elverişli bir ortam sağladı.</span></span></p>

<p><span><span>Tüm katılımcılar, üye devletlerin gıda sistemlerinin COVID-19 pandemisinden kurtulmasına yardımcı olma çabalarını da desteklediği için projenin öneminin altını çizdi. Toplantı ayrıca, KEİ üyesi devletlerin gıda sistemlerinin sürdürülebilirliğini analiz etmek, izlemek ve bu sistemleri gelecekteki şok ve krizlere daha dayanıklı hale getirerek uzun vadeli hedeflerine ulaşmak için attıkları adımları da gösterdi.</span></span></p>

<p><span><span>FAO-Türkiye Ortaklık Programları Hakkında</span></span></p>

<p><span><span>FAO-Türkiye Ortaklık Programları, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Türkiye, Türkmenistan, ve diğer ilgili ülkelerde gıda güvenliğinin sağlanması, kırsal yoksulluğun azaltılması, sürdürülebilir orman yönetimi, çölleşmeyle mücadele ve ekosistemlerin korunmasına destek olmayı amaçlar.</span></span></p>

<p><span><span>2007’de kurulan FAO-Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklık Programı’nın (FTPP) ilk fazı, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini temsilen Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sağlanan 10 milyon ABD Doları tutarındaki güven fonundan finanse edildi. Programın ilk fazı olan 2009-2015 yılları arasında 16 ülkede 28 proje uygulandı. 2014 yılında, Türkiye Cumhuriyeti'nin 20 milyon ABD Doları tutarındaki ek finansmanı ile FTPP'nin ikinci fazı ve aynı zamanda FAO-Türkiye Ormancılık Ortaklık Programı (FTFP) başlatıldı. Böylece Türkiye’nin bu Programlar çerçevesindeki toplam katkısı 30 milyon ABD Doları’na ulaştı.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Küçükbaş hayvan üretiminde verimliliği ve sürdürülebilirliği artırmaya yönelik proje başladı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kucukbas-hayvan-uretiminde-verimliligi-ve-surdurulebilirligi-artirmaya-yoenelik-proje-basladi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kucukbas-hayvan-uretiminde-verimliligi-ve-surdurulebilirligi-artirmaya-yoenelik-proje-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Proje, yedi ülkenin açlığı ve yoksulluğu ortadan kaldırma konusundaki küresel sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmanın yanı sıra iklim eylemini ve karasal ekosistemleri desteklemeyi amaçlıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/06/kucukbas-hayvan-uretiminde-verimliligi-ve-surdurulebilirligi-artirmaya-yonelik-proje-basladi-1623086031.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Küçükbaş, hayvan, üretiminde, verimliliği, sürdürülebilirliği, artırmaya, yönelik, proje, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Küçükbaş hayvan üretiminde verimliliği arttırırken sera gazı emisyon yoğunluğunu azaltmayı amaçlayan bir FAO projesi bölgesel bir çevrimiçi çalıştayla başladı. Türkiye tarafından finanse edilen proje, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkiye, Türkmenistan ve Özbekistan'daki verimli küçükbaş hayvan üretimi sistemleri hakkındaki bilgileri artırmak için tasarlandı.</span></p>

<p><span>2024'ün sonuna kadar sürecek olan proje, Sürülebilir Kalkınma Amaçlarına (SKA), özellikle de  Yoksulluğa Son (SKA 1), Açlığa Son (SKA 2), İklim Eylemi (SKA 3) ve Karasal Yaşam (SKA 15) amaçlarına ulaşılmasına katkı sağlayacak çalışmalar gerçekleştirecek. </span></p>

<p><span>Çalıştay, Hayvan Sağlığı ve Üretimi Kıdemli Uzmanı ve Projenin Teknik Sorumlusu Eran Raizman ile Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Burhan Demirok’un konuşmalarıyla başladı. Küçükbaş hayvancılık üretiminin gelişmekte olan ülkeler için özel önemini vurgulayan Raizman, projenin küçükbaş hayvanların sürdürülebilir üretimini etkileyen birçok sorunu ele aldığını kaydetti. Demirok, projenin yararlanıcı ülkelerdeki çiftçilere teknik destek ve uzmanlık sağlayarak alt bölge ülkelerinde küçükbaş hayvan üretiminin sürdürülebilirliğine katkıda bulunacağını vurguladı. Demirok, projenin kırsal kesimdeki kadınları güçlendireceğine de dikkat çekti.</span></p>

<p><span>Açılış konuşmalarının ardından, Eran Raizman projeyi tanıttı ve katılımcılara projenin amacını anlattı. Raizman, küçükbaş hayvancılığı olumsuz etkileyen hayvan hastalıkları, sınırlı otlatma kaynakları, hayvancılıkta güncel olmayan besleme ve yetiştirme uygulamaları gibi sorunlar üzerinde ayrıntılı olarak durduktan sonra, Uygulamalı Çiftçi Okulları ve teknoloji transferi gibi bu sorunların üstesinden gelmeye yardımcı olan FAO yaklaşımlarından bahsetti. FAO Hayvancılık ve Hayvan Sağlığı Uzmanı Yuriy Nesterov, yararlanıcı ülkelerdeki küçükbaş hayvan üretimine ilişkin mevcut uygulamaları yansıtarak projenin beklenen katkılarını ortaya koydu.</span></p>

<p><span>Katılımcılar ayrıca yedi yararlanıcı ülkede küçükbaş hayvan üretiminin ve ilgili faaliyetlerin mevcut durumu hakkında bilgi edinme fırsatı buldu. Ardından, yararlanıcı ülkelerdeki proje hedefleriyle ilgili en iyi uygulamalara ve küçük aile çiftçilerine bilgi aktarımına odaklanan bir tartışma oturumu gerçekleştirildi.</span></p>

<p><span>Küçükbaş hayvanlara yönelik saha çalışmaları, Balıkesir ilinde bir hayvancılık kooperatifinin kadın üyelerinin eğitimi ile yakında başlayacak.</span></p>

<p><span><strong>FAO-Türkiye Ortaklık Programları Hakkında</strong></span></p>

<p><span>FAO-Türkiye Ortaklık Programları, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Türkiye, Türkmenistan, ve diğer ilgili ülkelerde gıda güvenliğinin sağlanması, kırsal yoksulluğun azaltılması, sürdürülebilir orman yönetimi, çölleşmeyle mücadele ve ekosistemlerin korunmasına destek olmayı amaçlar.</span></p>

<p><span>2007’de kurulan FAO-Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklık Programı’nın (FTPP) ilk fazı, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini temsilen Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sağlanan 10 milyon ABD Doları tutarındaki güven fonundan finanse edildi. Programın ilk fazı olan 2009-2015 yılları arasında 16 ülkede 28 proje uygulandı. 2014 yılında, Türkiye Cumhuriyeti'nin 20 milyon ABD Doları tutarındaki ek finansmanı ile FTPP'nin ikinci fazı ve aynı zamanda FAO-Türkiye Ormancılık Ortaklık Programı (FTFP) başlatıldı. Böylece Türkiye’nin bu Programlar çerçevesindeki toplam katkısı 30 milyon ABD Doları’na ulaştı.</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Küresel gıda fiyatları Mayıs’ta hızlı yükseldi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kuresel-gida-fiyatlari-mayista-hizli-yukseldi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kuresel-gida-fiyatlari-mayista-hizli-yukseldi</guid>
<description><![CDATA[ FAO Gıda Fiyat Endeksi aylık bazda en hızlı yükselişini kaydederek Eylül 2011’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/06/kuresel-gida-fiyatlari-mayista-hizli-yukseldi-1622715831.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Küresel, gıda, fiyatları, Mayıs’ta, hızlı, yükseldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) bugün bildirdiğine göre, dünya tahıl üretimi yeni bir rekor seviyeye ulaşma yolunda olmasına rağmen, küresel gıda fiyatları Mayıs ayında on yıldan fazla bir süre zarfında en hızlı aylık yükselişini kaydetti.</span></span></p>

<p><span><span>Mayıs ayında ortalama 127,1 puan olan <a href="http://www.fao.org/worldfoodsituation/foodpricesindex/en/" target="_blank">FAO Gıda Fiyat Endeksi</a>, Nisan ayından yüzde 4,8 ve Mayıs 2020'ye göre de yüzde 39,7 daha yüksek.</span></span></p>

<p><span><span>Uluslararası bitkisel yağ, şeker ve hububat fiyatlarındaki artış, yaygın olarak ticareti yapılan gıda ürünlerinin uluslararası fiyatlarındaki aylık değişimleri takip eden endeksin Eylül 2011'den bu yana en yüksek değerine ulaşmasına neden oldu. Bu değer, tüm zamanların en yüksek seviyesinin nominal olarak sadece yüzde 7,6 altında.</span></span></p>

<p><span><span>Önceki yıldaki değerinin ortalama yüzde 89,9 üstünde olan uluslararası mısır fiyatları öncülüğünde, FAO Tahıl Fiyat Endeksi Nisan ayından bu yana yüzde 6 arttı. Ancak, mısır fiyatları, büyük ölçüde Amerika Birleşik Devletleri'ndeki üretim beklentilerindeki iyileşmeye bağlı olarak Mayıs ayının sonunda gerilemeye başladı. Ay sonunda düşüş gösteren uluslararası buğday fiyatları da Mayıs ayında Nisan ayına göre ortalama yüzde 6,8 daha yüksek olurken, uluslararası pirinç fiyatları sabit kaldı.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi, esas olarak palm, soya ve kolza tohumu yağı fiyatlarındaki artışı yansıtarak, Mayıs ayında yüzde 7,8 yükseldi. Palm yağı fiyatları, Güneydoğu Asya ülkelerindeki üretim büyümesindeki yavaşlık nedeniyle yükselirken, soya yağı fiyatları da başta biyodizel sektörü olmak üzere güçlü küresel talep beklentileriyle yükseldi.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Şeker Fiyat Endeksi, her ne kadar Hindistan'dan gelen büyük ihracat hacimleri fiyat artışını yavaşlatmaya katkıda bulunsa da, büyük ölçüde hasat gecikmeleri ve dünyanın en büyük şeker ihracatçısı Brezilya'daki mahsul veriminin düşmesine ilişkin endişeler nedeniyle Nisan ayına göre yüzde 6,8 arttı.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Et Fiyat Endeksi Nisan ayına göre yüzde 2,2 arttı ve Çin'in daha hızlı ithalatının yanı sıra önde gelen üretim bölgelerinde kümes hayvanları ve domuz etlerine yönelik artan iç talep nedeniyle tüm et türlerinin fiyatları yükseldi.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Süt Ürünleri Fiyat Endeksi Mayıs’ta yüzde 1.8 artarak bir yıl önceki seviyesinin ortalama yüzde 28 üzerine yükseldi. Artış, yağsız ve tam yağlı süt tozlarına yönelik güçlü ithalat talebinden kaynaklanırken, Yeni Zelanda'nın artan ihracat arzı nedeniyle tereyağı fiyatları neredeyse bir yıl içinde ilk kez düştü.</span></span></p>

<p><strong><span><span>2021'de rekor tahıl üretimi bekleniyor</span></span></strong></p>

<p><span><span>Yine bugün yayımlanan yeni <a href="http://www.fao.org/worldfoodsituation/csdb/en/" target="_blank">Tahıl Arz ve Talep Özeti</a>, dünyada 2021’deki tahıl üretimi için FAO'nun ilk tahminini sundu – şu anda tahıl üretimi mısır üretiminde öngörülen yıllık yüzde 3.7’lik artışın öncülüğünde, 2020’ye göre yüzde 1.9’luk bir artışla yaklaşık 2 821 milyon tona sabitlenmiş durumda.</span></span></p>

<p><span><span>2021/22'de dünya tahıl kullanımının yüzde 1,7 artarak 2 826 milyon tona çıkacağı tahmin ediliyor. Toplam tahıl gıda tüketiminin dünya nüfusu ile birlikte artacağı tahmin edilirken, hayvan yemi için buğday kullanımının da artması bekleniyor.</span></span></p>

<p><span><span>Bu tahminlere dayanarak, 2021/22 hasat mevsimlerinin sonunda dünya tahıl stoklarının yüzde 0,3 artarak 811 milyon tona çıkması bekleniyor. Beklenen mütevazı artış, art arda üç yıllık düşüşü sona erdirecek olsa da, küresel stok-kullanım oranının yüzde 28,1'e düşmesi bekleniyor. FAO'nun yeni sezonda dünya hububat ticaretine ilişkin ilk tahmini, ticaretin yüzde 6,3 kadar artarak 468 milyon tonluk zirve seviyesine ulaşmasının beklendiği 2020/21 için tahmin edilen yüksek seviyeden sadece yüzde 0,3'lük bir artışa işaret ediyor.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ECO&amp;RCC çevrimiçi seminerleri sürdürülebilir gıda sistemlerine odaklanarak devam ediyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/eco-rcc-cevrimici-seminerleri-surdurulebilir-gida-sistemlerine-odaklanarak-devam-ediyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/eco-rcc-cevrimici-seminerleri-surdurulebilir-gida-sistemlerine-odaklanarak-devam-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ Seminer, ECO üyesi ülkelerin gıda sistemleri kavramı ve yaklaşımının yanı sıra, BM Gıda Sistemleri Zirvesi 2021 sürecini ve bu zirvenin amaçlarını daha iyi anlamalarına yardımcı olmayı amaçlıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/06/eco-rcc-cevrimici-seminerleri-surdurulebilir-gida-sistemlerine-odaklanarak-devam-ediyor-1622708038.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ECO-RCC, çevrimiçi, seminerleri, sürdürülebilir, gıda, sistemlerine, odaklanarak, devam, ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Ekonomik İşbirliği Teşkilatı-Bölgesel Koordinasyon Merkezi (ECO-RCC), sürdürülebilir gıda sistemleri çerçevesinde bir çevrimiçi seminerler dizisi tasarladı. Serinin ikinci semineri "Sürdürülebilir Gıda Sistemleri: ECO Ülkelerinde Kavram ve Uygulamalar" başlığında 1 Haziran 2021'de gerçekleştirildi. Etkinlik, ECO Gıda Güvenliği Bölgesel Koordinasyon Merkezi'ni (ECO-RCCFS) güçlendirmeyi amaçlayan bir FTPP II projesi kapsamında düzenlendi. Şu anda, ECO bölgesindeki gıda güvenliği, diğer nedenlerin yanı sıra yüksek gıda fiyatları, çekirge istilaları, kuraklık ve COVID-19 salgını ile bağlantılı birçok zorlukla karşı karşıya.</span></span></p>

<p><span><span>İngilizce, Rusça ve Türkçe olarak gerçekleştirilen seminer, ECO üyesi ülkelerin gıda sistemleri kavramı ve yaklaşımının yanı sıra, BM Gıda Sistemleri Zirvesi 2021 sürecini ve bu zirvenin amaçlarını daha iyi anlamalarına yardımcı olmayı amaçlıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Çevrimiçi seminer, ECO-RCC Koordinatörü ve Türkiye Tarım ve Orman Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Volkan Güngören ve FAO Orta Asya Alt Bölge Ofisi Kıdemli Politika Uzmanı Sumiter Broca’nın açılış konuşmalarıyla başladı.  ECO'nun 460 milyondan fazla nüfusa sahip bir bölgeyi kapsadığının altını çizen Güngören, bu bölgede gıda sistemlerini daha sürdürülebilir hale getirmenin yarım milyara yakın hayata dokunma potansiyeliyle büyük bir etkisi olacağını açıkladı. Güngören ayrıca ECO-RCC'nin kapasitesinin her geçen gün büyüdüğünü ve Merkezin gıda güvenliğini iyileştirmeye ve sürdürülebilir gıda sistemleri geliştirmeye yönelik bölgesel çabaları kolaylaştırmada önemli bir rol oynayacağını kaydetti.</span></span></p>

<p><span><span>Broca, ECO-RCC ve FAO arasındaki güçlü ortaklığın önemini vurgulayarak, bu ortaklığın, FAO-Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklık Programı çerçevesinde Türkiye Hükümeti tarafından sağlanan cömert fonlarla mümkün olduğunu hatırlattı. Broca, katılımcıları Temmuz ayında gerçekleşecek olan 2021 BM Gıda Sistemleri Zirvesi hakkında da bilgilendirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Açılış konuşmalarının ardından, Johns Hopkins Üniversitesi Berman Biyoetik Enstitüsü’nde Bloomberg Seçkin Küresel Gıda Politikası ve Etik Profesörü olarak görev yapan Jessica Fanzo, gıda sistemleri yaklaşımına odaklanan ve temel kavramları tanıtan bir giriş ders verdi. Seminer, Fanzo'nun sunumunun ardından, BM Gıda Sistemleri Zirvesi 2021 oturumları ve COVID-19 salgınının olumsuz etkilerini ele alan bir gıda sistemleri yaklaşımı üzerine vaka çalışmaları ile devam etti.</span></span></p>

<p><span><span>Seminer, katılımcılara gıda sistemleri yaklaşımı, ilgili kavramlar ve uygulamalar hakkında kapsamlı bilgi sundu. Önümüzdeki aylarda kapasite geliştirme amaçlı çok sayıda ECO-RCC ve FAO eğitimi planlanıyor.</span></span></p>

<p> </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Özbekistan&amp;apos;ın balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği endüstrisini mercek altına alıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/ozbekistanin-balikcilik-ve-su-urunleri-yetistiriciligi-endustrisini-mercek-altina-aliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/ozbekistanin-balikcilik-ve-su-urunleri-yetistiriciligi-endustrisini-mercek-altina-aliyor</guid>
<description><![CDATA[ İngilizce, Rusça ve Türkçe olarak gerçekleştirilen çevrimiçi seminer, sektörün farklı paydaşlarına Özbekistan&#039;ın balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği potansiyeli hakkında bilgi edinme ve FISHCap projesine yönelik bölgesel bakış açılarını paylaşma fırsatı verdi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/05/ozbekistanin-balikcilik-ve-su-urunleri-yetistiriciligi-endustrisini-mercek-altina-aliyor-1622133647.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Özbekistanın, balıkçılık, ürünleri, yetiştiriciliği, endüstrisini, mercek, altına, alıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>FISHCap çevrimiçi ülke seminerleri dizisi, 26 Mayıs 2021'de gerçekleştirilen Özbekistan'da balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği endüstrisinin durumu hakkındaki etkinlikle devam etti. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından finanse edilen FAO-Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklığı Programının (FTPP II) bir parçası olan FISHCap projesi (Orta Asya, Azerbaycan ve Türkiye'de Sürdürülebilir Balıkçılık ve Su Ürünleri Yönetimine Yönelik Kapasite Geliştirme (Evre 1–su ürünleri ve gıda güvenilirliği)), çevrimiçi ülke seminerleri aracılığıyla özel ve kamu sektörü arasındaki işbirliğini teşvik etmeyi amaçlıyor.</span></p>

<p><span>Bu temelde, Özbekistan ile ilgili çevrimiçi seminer ülkedeki balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliğinin mevcut durumu ele alınarak özel sektörün katılımı için yollar araştırıldı. Seminer ayrıca, sürdürülebilir su ürünleri yetiştiriciliği ve balıkçılık için bölgesel diyaloğu inşa etmek ve desteklemek için endüstrinin vizyonu hakkında deneyim, başarı öyküleri ve fikir alışverişini kolaylaştırarak, sektörün dört bir yanından katılımcılara Özbekistan'ın potansiyeli hakkında bilgi edinme ve FISHCap projesi hakkında bölgesel bakış açılarını paylaşma fırsatı verdi. Seminer İngilizce, Rusça ve Türkçe olarak gerçekleştirildi.</span></p>

<p><span>Açılış konuşmaları FAO Türkiye Temsilcisi Yardımcısı Ayşegül Selışık’ın konuşmasıyla başladı. Selışık, FISHCap seminer dizisinin alt bölgede etkin, kapsayıcı ve katılımcı balıkçılık / su ürünleri yönetimini teşvik etmek  ve özellikle kadınlar ve gençler arasında istihdamın artırılmasını sağlamak için tasarlandığını açıkladı. Selışık'tan sonra söz alan Özbekistan FAO Temsilci Yardımcısı Sherzod Umarov, Özbekistan’ın Orta Asya'daki birçok ülke gibi denize kıyısı olmadığını ancak tatlı su yetiştiriciliği için özellikle uygun nehirler ve göllere sahip olduğunu söyledi. Umarov, bu seminerin, katılımcıların Özbekistan'daki balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği sektörünü analiz etmelerine yardımcı olacağını ve ülkedeki sektörler arası işbirliğini ve devletin katılımını kolaylaştıracağını vurguladı.</span></p>

<p><span>Açılış konuşmaları, Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Turgay Türkyılmaz'ın sunumuyla devam etti. Türkyılmaz,  FISHCap projesinin balıkçılık sektörünün ve bölgesel ticaretin gelişmesini teşvik ettiğine ve yararlanıcı ülkeler arasındaki ikili ilişkilerin güçlendirilmesine katkı yaptığına işaret ederek,  Türkiye'nin balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği sektöründeki deneyimlerini alt bölgedeki ülkelerle paylaşmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade etti. Özbekistan Hükümeti'nin ülkede balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği sektörünü geliştirme çabalarına dikkat çeken Özbekistan Balıkçılık Derneği Başkan Yardımcısı Shukhrat Rakhmatov, su ürünleri sektörü için yasal bir çerçeve hazırlandığını da kaydetti. Rakhmatov, Türkiye’nin balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği sektöründeki deneyimlerini Özbekistan ile paylaşma niyetini de memnuniyetle karşıladığnı belirtti. Son olarak, Balıkçılık ve Su Ürünleri Kıdemli Uzmanı Haydar Fersoy, FISHCap projesinin temel amacının yararlanıcı ülkeler arasında balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği sektöründeki en iyi uygulamaları yaygınlaştırmak olduğunu katılımcılara hatırlattı.</span></p>

<p><span>Seminer, Haydar Fersoy'un moderatörlüğünü yaptığı, geniş bir konu yelpazesini kapsayan üç oturumdan oluştu. İlk oturum, sektördeki kadın ve gençlerin durumu, yönetişim çerçeveleri ve stratejik öncelikler gibi temalar hakkında fikir alışverişinde bulunmak için bir platform sağladı. İkinci oturum, katılımcıların pazar yapısı, sektördeki iş fırsatları ve zorluklar dahil olmak üzere daha fazla teknik alanı keşfetmelerine olanak tanıyan endüstri performansına odaklandı. Son oturumda ise katılımcılar, sektörün sürdürülebilirliğini ve üretkenliğini iyileştirmenin yollarını, iş dönüşümü seçeneklerini ve sektör ortakları arasındaki işbirliğini artırmanın yollarını tartıştılar.</span></p>

<p><span><strong>FAO-Türkiye Ortaklık Programları Hakkında</strong></span></p>

<p><span>FAO-Türkiye Ortaklık Programları, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Türkiye, Türkmenistan, ve diğer ilgili ülkelerde gıda güvenliğinin sağlanması, kırsal yoksulluğun azaltılması, sürdürülebilir orman yönetimi, çölleşmeyle mücadele ve ekosistemlerin korunmasına destek olmayı amaçlar.</span></p>

<p><span>2007’de kurulan FAO-Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklık Programı’nın (FTPP) ilk fazı, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini temsilen Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sağlanan 10 milyon ABD Doları tutarındaki güven fonundan finanse edildi. Programın ilk fazı olan 2009-2015 yılları arasında 16 ülkede 28 proje uygulandı. 2014 yılında, Türkiye Cumhuriyeti'nin 20 milyon ABD Doları tutarındaki ek finansmanı ile FTPP'nin ikinci fazı ve aynı zamanda FAO-Türkiye Ormancılık Ortaklık Programı (FTFP) başlatıldı. Böylece Türkiye’nin bu Programlar çerçevesindeki toplam katkısı 30 milyon ABD Doları’na ulaştı.</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Altıncı FISHCap çevrimiçi semineri, Türkmenistan&amp;apos;daki balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği endüstrisine odaklanıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/altinci-fishcap-cevrimici-semineri-turkmenistandaki-balikcilik-ve-su-urunleri-yetistiriciligi-endustrisine-odaklaniyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/altinci-fishcap-cevrimici-semineri-turkmenistandaki-balikcilik-ve-su-urunleri-yetistiriciligi-endustrisine-odaklaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Hazar Denizi ile 1.768 km&#039;lik kıyı şeridine sahip Türkmenistan, son yıllarda balıkçılık sektörünün geliştirilmesine yönelik girişimlerini yoğunlaştırdı. Ülke, özellikle şirketler arasında teknik kapasite geliştirme ve denizaşırı işbirliği yoluyla en iyi balık yetiştiriciliği uygulamaları ve teknolojilerini benimsemeye başladı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2021/05/altinci-fishcap-cevrimici-semineri-turkmenistandaki-balikcilik-ve-su-urunleri-yetistiriciligi-endustrisine-odaklaniyor-1619863164.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:08 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Altıncı, FISHCap, çevrimiçi, semineri, Türkmenistandaki, balıkçılık, ürünleri, yetiştiriciliği, endüstrisine, odaklanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği sektörünün durumu konulu çevrimiçi seminer serisinin altıncısı, 28 Nisan 2021 tarihinde Türkmenistan'ı odağına aldı. Etkinlik, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından FAO-Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklık Programı'nca (FTPP II)  finanse edilen “Orta Asya, Azerbaycan ve Türkiye'de Sürdürülebilir Balıkçılık ve Su Ürünleri Yönetimine Yönelik Kapasite Geliştirme (Evre 1–su ürünleri ve gıda güvenilirliği)-FISHCap” projesi kapsamında düzenlendi.</span></span></p>

<p><span><span>Hazar Denizi ile 1.768 km'lik kıyı şeridine sahip Türkmenistan'da balıkçılık sektörünü geliştirmeye yönelik girişimler son yıllarda ivme kazandı. Sektörün öncelikleri arasında kapalı balık yetiştirme sistemleri, çok çeşitli balık türleri (mersin balığı, sazan, tilapya  ve yayın balığı dahil) için iklim ve su dostu balık üretim sistemlerinin kullanılması, balık ürünlerinin  çeşitlendirmesi ve kendi kendine verimli balık üretimi yer alıyor. Etkinlikte, özellikle şirketler arasında teknik kapasite geliştirme ve denizaşırı işbirliği yoluyla en iyi balık yetiştiriciliği uygulamaları ve teknolojilerini benimsemeye başlamasının Türkmenistan’daki balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği sektörlerinin  geliştirlmesine önemli katkı sağladığı vurgulandı.</span></span></p>

<p><span><span>FISHCap projesi, ulusal kapasiteleri artırmayı ve Türkmenistan dahil, alt bölgede balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliğini geliştirmeye yönelik girişimleri desteklemeyi amaçlıyor. Bu çerçevede, çevrimiçi seminer, paydaşların zorlukları ve fırsatları tartışmaları ve sektörün sürdürülebilir su ürünleri yetiştiriciliği ve balıkçılık alanında bölgesel diyalog kurma ve destekleme vizyonu hakkındaki fikirleri paylaşmaları bakımından verimli bir platform oluşturarak daha fazla özel sektör katılımını teşvik etti.</span></span></p>

<p><span><span>İngilizce, Rusça ve Türkçe olarak gerçekleştirilen çevrimiçi seminer, sektörün her yerinden katılımcılara hem Türkmenistan'ın balıkçılık ve su ürünleri yetiştiricilik potansiyeli hakkında bilgi edinme hem de FISHCap projesiyle ilgili bölgesel bakış açılarını paylaşma fırsatı sağladı.</span></span></p>

<p><span><span>Açılış konuşmaları FAO Türkmenistan Ulusal Temsilcisi Berdi Berdiyev, T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Turgay Türkyılmaz ve FAO Balıkçılık ve Su Ürünleri Kıdemli Uzmanı Haydar Fersoy tarafından gerçekleştirildi.</span></span></p>

<p><span><span>Berdiyev, çevrimiçi seminerin, katılımcıların Türkmenistan'daki balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği sektörünü analiz etmelerine yardımcı olacağını ve ülkedeki sektörler arası işbirliğini ve devlet katılımını teşvik edeceğini söyledi. Fersoy, etkinlik sırasında paylaşılan bilgilerin “Türkmenistan'ın Ulusal Su Ürünleri Sektörü Genel Bir Bakış” başlığı altında FAO’daki ilgili veritabanına ilk kez ekleneceğine  dikkat çekti. Projeye imza atan ülkelere teşekkür eden Türkyılmaz, FISHCap projesinin balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği konusunda deneyim alışverişine katkı sağladığını ve ülkeler arasında ikili ve çok taraflı ilişkilerin geliştirilmesine hizmet ettiğini yineledi.</span></span></p>

<p><span><span>Açılış konuşmalarının ardından, Türkmenistan'daki balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği sektörünün durumu, sektörün gösterdiği ilerlemeler ve hedefleri, başarı örnekleri, işbirliği ve yatırım olanakları gibi konuları içeren teknik oturumlar düzenlendi.</span></span></p>

<p><strong><span><span>FAO-Türkiye Ortaklık Programları Hakkında</span></span></strong></p>

<p><span><span>FAO-Türkiye Ortaklık Programları, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Türkiye, Türkmenistan, ve diğer ilgili ülkelerde gıda güvenliğinin sağlanması, kırsal yoksulluğun azaltılması, sürdürülebilir orman yönetimi, çölleşmeyle mücadele ve ekosistemlerin korunmasına destek olmayı amaçlar.</span></span></p>

<p><span><span>2007’de kurulan FAO-Türkiye Gıda ve Tarım Ortaklık Programı’nın (FTPP) ilk fazı, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini temsilen Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sağlanan 10 milyon ABD Doları tutarındaki güven fonundan finanse edildi. Programın ilk fazı olan 2009-2015 yılları arasında 16 ülkede 28 proje uygulandı. 2014 yılında, Türkiye Cumhuriyeti'nin 20 milyon ABD Doları tutarındaki ek finansmanı ile FTPP'nin ikinci fazı ve aynı zamanda FAO-Türkiye Ormancılık Ortaklık Programı (FTFP) başlatıldı. Böylece Türkiye’nin bu Programlar çerçevesindeki toplam katkısı 30 milyon ABD Doları’na ulaştı.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Narenciye sektörü KKTC’de görülen yeşillenme hastalığının Türkiye’ye sıçramaması için topyekûn mücadele istiyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/narenciye-sektoeru-kktcde-goerulen-yesillenme-hastaliginin-turkiyeye-sicramamasi-icin-topyekun-mucadele-istiyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/narenciye-sektoeru-kktcde-goerulen-yesillenme-hastaliginin-turkiyeye-sicramamasi-icin-topyekun-mucadele-istiyor</guid>
<description><![CDATA[ Yıllık 4,7 milyon tonluk üretimde dünya sekizincisi olan, 2023 yılında 1 milyar 112 milyon dolarlık ihracatla dünyaya şifa dağıtan Türk narenciye sektörü, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki narenciye bahçelerinde ve enginar tarlalarında görülen Psyllidi (Yeşillenme) hastalığının Türkiye’ye sıçramaması için kolları sıvadı.

Türk narenciye sektörü, KKTC’deki narenciye bahçelerinde yeşillenme hastalığının ortadan kaldırılması için Tarım ve Orman Bakanlığı, Turunçgil Konseyi, ziraat odaları, ihracatçı birlikleri başta olmak üzere sektörün tüm paydaşlarının katılımıyla ortak mücadele çağrısında bulundu.

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Türkiye’deki narenciye üretiminin riske edilmemesi için KKTC’deki narenciye bahçelerinde ve enginar üretim alanlarında biyolojik mücadelenin zaman geçirmeden başlatılması gerektiğini savundu.

KKTC’nin ada olması avantaj ortak hareket ederek bir sezonda hastalığın kökünü kurutabiliriz

Türkiye’nin yıllık 4,7 milyon ton turunçgiller üretimiyle dünyanın 8. büyük üretici ülkesi olduğunu paylaşan Uçak, “KKTC’nin narenciye üretimi 100 bin ton seviyesinde. KKTC’deki narenciye alanları da Türkiye ile kıyaslandığında, Türkiye’deki narenciye alanlarının yüzde 2’si seviyesinde. KKTC’nin ada olması mücadelenin hızlı sonuç vermesini kolaylaştıracak konumda. Tarım ve Orman Bakanlığı, ziraat odaları, ihracatçı birlikleri başta olmak üzere sektörün tüm paydaşları ortak hareket ederek KKTC’deki narenciye bahçelerinde görülen yeşillenme hastalığını bir sezonda ortadan kaldırabiliriz. Tarım ve Orman Bakanlığımızın bilgi birikimi ve teknik altyapısı bu hastalıkla mücadele için yeterli. Bu iradeyi ortaya koymazsak bu hastalık Türkiye’ye sıçrarsa o zaman Türk narenciye üreticileri ve ihracatçıları büyük darbe alır. Bu hastalık önceki yıllarda ABD’de Florida ve California turunçgil üretimine büyük hasarlar vermişti. Acil aksiyon alınmalı, Amerika’daki hataya biz düşmemeliyiz” diye konuştu. 

Faydalı böcek kullanarak hastalığı taşıyan böcekle mücadele etmeliyiz

“Hastalıktan etkilenmiş ağaçlar, sürekli meyve döküyor, geriye doğru kuruyor, bodurlaşıyor ve meyveleri yeşil renkte kalarak gerçek rengini alamıyor” bilgisini veren Uçak sözlerini şöyle sürdürdü; “KKTC’de görülen yeşillenme hastalığı ile mücadele için faydalı böcek kullanılarak hastalığı taşıyan böcekle mücadele edilmesi gerekmektedir. Ülkemizde narenciye bahçelerinde görülen Akdeniz Meyve Sineği’nin önlenmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda sürdürdüğümüz biyoteknik mücadeleyi, yeşillenme hastalığı içinde yapmalıyız.”

Ege İhracatçı Birlikleri olarak, Akdeniz Meyve Sineği’yle mücadele eylem planı çerçevesinde üreticilere biyoteknik mücadele kapsamında tuzak dağıtımı yaptıklarını hatırlatan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, “2023 yılında İzmir, Aydın ve Muğla illerinde toplam 17 bin 500 adet tuzağın üreticilere dağıtımı yaptık. Tarım ve Orman Bakanlığı İl Müdürlükleriyle çok koordineli hareket ediyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

Mandalina rekoltede ve ihracatta aslan payını alıyor

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Türkiye’de 2022 yılında 4,7 milyon ton turunçgiller üretimi gerçekleşti. Türkiye, bu üretim ile dünya turunçgiller üretiminde 8’inci sırada yer alıyor. Ülkemizde 2022 yılında üretilen turunçgillerin yüzde 39,6’sını mandalina, yüzde 28,1’ini portakal, yüzde 28,1’ini limon, yüzde 4,2’sini greyfurt üretimi oluşturuyor.

Türkiye’nin 2023 yılındaki narenciye ürünleri ihracatında mandalina 577 milyon dolarlık tutarla narenciye ürünleri arasında ihracat liderliğini sürdürürken, Limon ihracatımız yüzde 30’luk artışla 272 milyon dolardan 355 milyon dolara yükseldi. Portakal ihracatımız yüzde 15’lik ilerlemeyle 98 milyon dolardan 112 milyon dolara çıkarken, Greyfurt ihracatımız ise; 68 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. 

Rusya, Irak ve Ukrayna ihracatımızda ilk üç ülke

Türkiye’nin narenciye ihracatında ilk sırada 428 milyon dolarla Rusya yer alırken, Irak’a yaptığımız narenciye ürünleri ihracatı yüzde 165’lik rekor artışla 68 milyon dolardan 181, 5 milyon dolara yükseldi ve ikinci basamağa yerleşti. Ukrayna’ya ihracatımız yüzde 20’lik artışla 84 milyon dolardan 101 milyon dolara çıktı. İlk üç ülkeyi 57 milyon dolarla Polonya, 49 milyon dolarla Romanya, 30 milyon dolarla Sırbistan, 26 milyon dolarla Bulgaristan, 19 milyon dolarla Suudi Arabistan, 15 milyon dolarla Beyaz Rusya ve 14 milyon dolarla Moldavya izledi. 

Türkiye’nin narenciye ürünleri ihracatı tablosu

 


	
		
			
			Ürün
			
			
			2022 İHRACATI (USD)
			
			
			2023 İHRACATI (USD)
			
			
			Değişim (%)
			
		
		
			
			MANDALİNA
			
			
			463.345.000
			
			
			576.686.000
			
			
			24
			
		
		
			
			LİMON
			
			
			272.414.000
			
			
			354.819.000
			
			
			30
			
		
		
			
			PORTAKAL
			
			
			98.331.000
			
			
			112.718.000
			
	 ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2024/04/narenciye-sektoru-kktcde-gorulen-yesillenme-hastaliginin-turkiyeye-sicramamasi-icin-topyekun-mucadele-istiyor-1712500466.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Narenciye, sektörü, KKTC’de, görülen, yeşillenme, hastalığının, Türkiye’ye, sıçramaması, için, topyekûn, mücadele, istiyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Yıllık 4,7 milyon tonluk üretimde dünya sekizincisi olan, 2023 yılında 1 milyar 112 milyon dolarlık ihracatla dünyaya şifa dağıtan Türk narenciye sektörü, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki narenciye bahçelerinde ve enginar tarlalarında görülen Psyllidi (Yeşillenme) hastalığının Türkiye’ye sıçramaması için kolları sıvadı.</span></span></p>

<p><span><span>Türk narenciye sektörü, KKTC’deki narenciye bahçelerinde yeşillenme hastalığının ortadan kaldırılması için Tarım ve Orman Bakanlığı, Turunçgil Konseyi, ziraat odaları, ihracatçı birlikleri başta olmak üzere sektörün tüm paydaşlarının katılımıyla ortak mücadele çağrısında bulundu.</span></span></p>

<p><span><span>Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Türkiye’deki narenciye üretiminin riske edilmemesi için KKTC’deki narenciye bahçelerinde ve enginar üretim alanlarında biyolojik mücadelenin zaman geçirmeden başlatılması gerektiğini savundu.</span></span></p>

<p><span><span><strong>KKTC’nin ada olması avantaj ortak hareket ederek bir sezonda hastalığın kökünü kurutabiliriz</strong></span></span></p>

<p><span><span>Türkiye’nin yıllık 4,7 milyon ton turunçgiller üretimiyle dünyanın 8. büyük üretici ülkesi olduğunu paylaşan Uçak, “KKTC’nin narenciye üretimi 100 bin ton seviyesinde. KKTC’deki narenciye alanları da Türkiye ile kıyaslandığında, Türkiye’deki narenciye alanlarının yüzde 2’si seviyesinde. KKTC’nin ada olması mücadelenin hızlı sonuç vermesini kolaylaştıracak konumda. Tarım ve Orman Bakanlığı, ziraat odaları, ihracatçı birlikleri başta olmak üzere sektörün tüm paydaşları ortak hareket ederek KKTC’deki narenciye bahçelerinde görülen yeşillenme hastalığını bir sezonda ortadan kaldırabiliriz. Tarım ve Orman Bakanlığımızın bilgi birikimi ve teknik altyapısı bu hastalıkla mücadele için yeterli. Bu iradeyi ortaya koymazsak bu hastalık Türkiye’ye sıçrarsa o zaman Türk narenciye üreticileri ve ihracatçıları büyük darbe alır. Bu hastalık önceki yıllarda ABD’de Florida ve California turunçgil üretimine büyük hasarlar vermişti. Acil aksiyon alınmalı, Amerika’daki hataya biz düşmemeliyiz” diye konuştu. </span></span></p>

<p><span><span><strong>Faydalı böcek kullanarak hastalığı taşıyan böcekle mücadele etmeliyiz</strong></span></span></p>

<p><span><span>“Hastalıktan etkilenmiş ağaçlar, sürekli meyve döküyor, geriye doğru kuruyor, bodurlaşıyor ve meyveleri yeşil renkte kalarak gerçek rengini alamıyor” bilgisini veren Uçak sözlerini şöyle sürdürdü; “KKTC’de görülen yeşillenme hastalığı ile mücadele için faydalı böcek kullanılarak hastalığı taşıyan böcekle mücadele edilmesi gerekmektedir. Ülkemizde narenciye bahçelerinde görülen Akdeniz Meyve Sineği’nin önlenmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda sürdürdüğümüz biyoteknik mücadeleyi, yeşillenme hastalığı içinde yapmalıyız.”</span></span></p>

<p><span><span>Ege İhracatçı Birlikleri olarak, Akdeniz Meyve Sineği’yle mücadele eylem planı çerçevesinde üreticilere biyoteknik mücadele kapsamında tuzak dağıtımı yaptıklarını hatırlatan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, “2023 yılında İzmir, Aydın ve Muğla illerinde toplam 17 bin 500 adet tuzağın üreticilere dağıtımı yaptık. Tarım ve Orman Bakanlığı İl Müdürlükleriyle çok koordineli hareket ediyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Mandalina rekoltede ve ihracatta aslan payını alıyor</strong></span></span></p>

<p><span><span>Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, Türkiye’de 2022 yılında 4,7 milyon ton turunçgiller üretimi gerçekleşti. Türkiye, bu üretim ile dünya turunçgiller üretiminde 8’inci sırada yer alıyor. Ülkemizde 2022 yılında üretilen turunçgillerin yüzde 39,6’sını mandalina, yüzde 28,1’ini portakal, yüzde 28,1’ini limon, yüzde 4,2’sini greyfurt üretimi oluşturuyor.</span></span></p>

<p><span><span>Türkiye’nin 2023 yılındaki narenciye ürünleri ihracatında mandalina 577 milyon dolarlık tutarla narenciye ürünleri arasında ihracat liderliğini sürdürürken, Limon ihracatımız yüzde 30’luk artışla 272 milyon dolardan 355 milyon dolara yükseldi. Portakal ihracatımız yüzde 15’lik ilerlemeyle 98 milyon dolardan 112 milyon dolara çıkarken, Greyfurt ihracatımız ise; 68 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. </span></span></p>

<p><span><span><strong>Rusya, Irak ve Ukrayna ihracatımızda ilk üç ülke</strong></span></span></p>

<p><span><span>Türkiye’nin narenciye ihracatında ilk sırada 428 milyon dolarla Rusya yer alırken, Irak’a yaptığımız narenciye ürünleri ihracatı yüzde 165’lik rekor artışla 68 milyon dolardan 181, 5 milyon dolara yükseldi ve ikinci basamağa yerleşti. Ukrayna’ya ihracatımız yüzde 20’lik artışla 84 milyon dolardan 101 milyon dolara çıktı. İlk üç ülkeyi 57 milyon dolarla Polonya, 49 milyon dolarla Romanya, 30 milyon dolarla Sırbistan, 26 milyon dolarla Bulgaristan, 19 milyon dolarla Suudi Arabistan, 15 milyon dolarla Beyaz Rusya ve 14 milyon dolarla Moldavya izledi. </span></span></p>

<p><span><span><strong>Türkiye’nin narenciye ürünleri ihracatı tablosu</strong></span></span></p>

<p> </p>

<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
	<tbody>
		<tr>
			<td>
			<p><span><span>Ürün</span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span>2022 İHRACATI (USD)</span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span>2023 İHRACATI (USD)</span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span>Değişim (%)</span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p><span><span>MANDALİNA</span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span>463.345.000</span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span>576.686.000</span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span>24</span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p><span><span>LİMON</span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span>272.414.000</span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span>354.819.000</span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span>30</span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p><span><span>PORTAKAL</span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span>98.331.000</span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span>112.718.000</span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span>15</span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p><span><span>GREYFURT</span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span>69.219.000</span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span>67.664.000</span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span>-2</span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p><span><span>TOPLAM</span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span>903.561.000</span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span>1.112.213.000</span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span>23</span></span></p>
			</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İtalya, Yerel Pirinç Çeşitleriyle Sake Üretimine Yeni Bir Soluk Getiriyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/italya-yerel-pirinc-cesitleriyle-sake-uretimine-yeni-bir-soluk-getiriyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/italya-yerel-pirinc-cesitleriyle-sake-uretimine-yeni-bir-soluk-getiriyor</guid>
<description><![CDATA[ İtalya’da, sake üretimi için özel olarak geliştirilen yerel pirinç çeşitleri, Japon tarım ekipmanı üreticisi Yanmar ve İtalyan Pirinç Deney İstasyonu’nun işbirliğiyle tarım sektörüne yenilik getiriyor. Bu girişim, ulusal bir işletmenin yumuşak güç kaynağı olarak nasıl etkili olabileceğinin canlı bir örneğini sunuyor.

2020 Tokyo Olimpiyatları’nın ardından dünya genelinde sake tüketiminde büyük bir artış yaşanıyor. Özellikle 2023 yılında Hindistan’a yapılan ithalatta %63’lük bir artış gözlenirken, son on yılda bu oran %900’ü aşan bir yükselişe işaret ediyor. Sake üretim tesisleri, Amerika ve Avrupa’nın çeşitli şehirlerinde faaliyete geçmeye başladı. Küresel sake pazarının 2028 yılına kadar 10,7 milyar dolarlık bir hacme ulaşması öngörülüyor.

Sake’nin artan popülaritesi, yerel hammadde üretimine olan ilgiyi de pekiştiriyor. İtalya’nın toprak ve iklim koşulları, Japonya’dan farklılık gösterdiği için, EuSake 01 ve EuSake 02 adında iki yeni pirinç çeşidi geliştirilerek sake üretimine uygun hale getirildi. Bu yenilikçi adım, İtalya’nın tarım ve gıda sektörlerindeki yaratıcı potansiyelini gözler önüne seriyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2024/03/italya-yerel-pirinc-cesitleriyle-sake-uretimine-yeni-bir-soluk-getiriyor-1710763614.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İtalya, Yerel, Pirinç, Çeşitleriyle, Sake, Üretimine, Yeni, Bir, Soluk, Getiriyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>İtalya’da, sake üretimi için özel olarak geliştirilen yerel pirinç çeşitleri, Japon tarım ekipmanı üreticisi Yanmar ve İtalyan Pirinç Deney İstasyonu’nun işbirliğiyle tarım sektörüne yenilik getiriyor. Bu girişim, ulusal bir işletmenin yumuşak güç kaynağı olarak nasıl etkili olabileceğinin canlı bir örneğini sunuyor.</span></span></p>

<p><span><span>2020 Tokyo Olimpiyatları’nın ardından dünya genelinde sake tüketiminde büyük bir artış yaşanıyor. Özellikle 2023 yılında Hindistan’a yapılan ithalatta %63’lük bir artış gözlenirken, son on yılda bu oran %900’ü aşan bir yükselişe işaret ediyor. Sake üretim tesisleri, Amerika ve Avrupa’nın çeşitli şehirlerinde faaliyete geçmeye başladı. Küresel sake pazarının 2028 yılına kadar 10,7 milyar dolarlık bir hacme ulaşması öngörülüyor.</span></span></p>

<p><span><span>Sake’nin artan popülaritesi, yerel hammadde üretimine olan ilgiyi de pekiştiriyor. İtalya’nın toprak ve iklim koşulları, Japonya’dan farklılık gösterdiği için, EuSake 01 ve EuSake 02 adında iki yeni pirinç çeşidi geliştirilerek sake üretimine uygun hale getirildi. Bu yenilikçi adım, İtalya’nın tarım ve gıda sektörlerindeki yaratıcı potansiyelini gözler önüne seriyor.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya&amp;apos;da bahçelerin süsü sabah ihtişamı yasaklandı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/rusyada-bahcelerin-susu-sabah-ihtisami-yasaklandi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/rusyada-bahcelerin-susu-sabah-ihtisami-yasaklandi</guid>
<description><![CDATA[ Rusya&#039;da, yaz sakinlerinin en sevdiği çiçek olan sabah ihtişamı üç renklisinin yetiştirilmesi yasaklandı. Çiçek tohumlarının halüsinojenik ve narkotik maddeler içermesi nedeniyle, bu bitki ülkede kontrole tabi olan narkotik bitkiler listesine eklendi.

Bu yasak, gündüzsefası yetiştiren veya tohumunu alan kişileri iki yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya bırakıyor. Ayrıca, yabani bitkileri yok etmeye yönelik önlemler alınmazsa, sorumluluk doğuyor.

Yasak, bahçıvanlar arasında şaşkınlık ve tepki yarattı. Sabah zaferinin üç renkli ekimini kimin ve nasıl kontrol edeceği ise belirsizliğini koruyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2024/02/rusyada-bahcelerin-susu-sabah-ihtisami-yasaklandi-1708280016.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rusyada, bahçelerin, süsü, sabah, ihtişamı, yasaklandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Rusya'da, yaz sakinlerinin en sevdiği çiçek olan sabah ihtişamı üç renklisinin yetiştirilmesi yasaklandı. Çiçek tohumlarının halüsinojenik ve narkotik maddeler içermesi nedeniyle, bu bitki ülkede kontrole tabi olan narkotik bitkiler listesine eklendi.</span></span></p>

<p><span><span>Bu yasak, gündüzsefası yetiştiren veya tohumunu alan kişileri iki yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya bırakıyor. Ayrıca, yabani bitkileri yok etmeye yönelik önlemler alınmazsa, sorumluluk doğuyor.</span></span></p>

<p><span><span>Yasak, bahçıvanlar arasında şaşkınlık ve tepki yarattı. Sabah zaferinin üç renkli ekimini kimin ve nasıl kontrol edeceği ise belirsizliğini koruyor.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yeni Keşif: Pembe Pirinç</title>
<link>https://trafikdernegi.com/yeni-kesif-pembe-pirinc</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/yeni-kesif-pembe-pirinc</guid>
<description><![CDATA[ Pembe pirinç, etten daha fazla protein ve daha az karbon salıyor ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2024/02/yeni-kesif-pembe-pirinc-1708265737.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yeni, Keşif:, Pembe, Pirinç</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span>Koreli bilim insanları, inek kök hücrelerini pirinç tanelerine ekerek yeni bir protein kaynağı geliştirdiler. Bu hücreler, pirinç olgunlaştıkça kas ve yağ dokusuna dönüşüyor. Sonuç, mikro düzeyde etle kaplanmış pembe renkli bir pirinç.</span></p>

<p><span>Araştırmacılar, bu ürünün normal pirinçten %8 daha fazla protein ve %7 daha fazla yağ içerdiğini söylüyorlar. Ayrıca, sığır eti pirincinden 100 g protein üretmek için yalnızca 6,27 kg CO2 salındığını, bunun da 100 g sığır eti proteini için 50 kg olan değerden çok daha düşük olduğunu belirtiyorlar. Pirinç, kg başına 2,23 dolar gibi neredeyse yedi kat daha ucuz bir fiyata da mal oluyor.</span></p>

<p><span>Bu pirincin et gibi kokmadığı ve tadı olmadığı bildiriliyor. Ancak araştırmacılar, görünümünün çok hoş olduğunu ve pirincin lezzetli olduğunu ifade ediyorlar. Et hücrelerinin toplam ağırlığının yalnızca %0,5'ini oluşturduğu için, bu pirinç hala esas olarak pirinç olarak kabul ediliyor. Araştırmacılar, protein içeriğini artırmak için daha fazla çalışma yapacaklarını söylüyorlar.</span></p>

<p><span>Bu çalışma, gelecekte sürdürülebilir ve temiz bir enerji kaynağı olarak nükleer füzyonu kullanma umudunu artırıyor. Nükleer füzyon, güneşin çekirdeğinde olduğu gibi hafif atomların birleştirilmesiyle enerji üreten bir süreçtir. Bu süreç, nükleer fisyonun aksine, çok az radyoaktif atık bırakır ve neredeyse sınırsız yakıt kaynağına sahiptir.</span></p>

<p><span>Bu çalışma, Yonsei Üniversitesi'nden Dr. Lee Jong-ho ve ekibi tarafından yürütüldü. Bulguları, Nature Communications dergisinde yayınlandı.</span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mor buğday, Rusya’da yeni bir umut oldu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/mor-bugday-rusyada-yeni-bir-umut-oldu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/mor-bugday-rusyada-yeni-bir-umut-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Rusya Devlet Tarım Üniversitesinin bir parçası olan Moskova Timiryazev Ziraat Akademisi, yeni bir mor buğday çeşidi geliştirdi. 

Bu çeşit, bahar buğdayı olarak yetiştiriliyor ve dekar başına 450 kilograma kadar verim veriyor. Bu çeşidin adı, mor taneli bitki çeşitlerini ilk deneyenlerden biri olan akademinin eski başkanı Profesör Yuri Konovalov’un anısına “Konovalov Anısına” olarak konuldu. 

Mor buğday, Rusya’nın iklim değişikliği ve kuraklık sorunlarına karşı bir çözüm olabilir. Bilim insanları, mor buğdayın diğer tahıllara göre daha fazla protein ve antioksidan içerdiğini ve kuraklığa daha dayanıklı olduğunu belirtiyor. Ayrıca, mor buğdayın kanser, diyabet ve kalp hastalıkları gibi hastalıkları önlemeye yardımcı olduğu iddia ediliyor. 

Mor buğdaydan elde edilen un, mor renkli değil, gri renklidir. Bu, buğdayın antioksidan bakımından zengin olduğunu ve hamur işleri için ideal bir kıvama sahip olduğunu gösterir. 

Rusya’da mor buğday yetiştiren ilk yer değildir. 2022 yılında, Rus Rospatent Fikri Mülkiyet Federal Hizmeti, Tataristan’da üretilen “Nadira” adlı bir mor buğday çeşidini tescil etmişti.

 ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2024/02/mor-bugday-rusyada-yeni-bir-umut-oldu-1708097887.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Mor, buğday, Rusya’da, yeni, bir, umut, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Rusya Devlet Tarım Üniversitesinin bir parçası olan Moskova Timiryazev Ziraat Akademisi, yeni bir mor buğday çeşidi geliştirdi. </span></span></p>

<p><span><span>Bu çeşit, bahar buğdayı olarak yetiştiriliyor ve dekar başına 450 kilograma kadar verim veriyor. Bu çeşidin adı, mor taneli bitki çeşitlerini ilk deneyenlerden biri olan akademinin eski başkanı Profesör Yuri Konovalov’un anısına “Konovalov Anısına” olarak konuldu. </span></span></p>

<p><span><span>Mor buğday, Rusya’nın iklim değişikliği ve kuraklık sorunlarına karşı bir çözüm olabilir. Bilim insanları, mor buğdayın diğer tahıllara göre daha fazla protein ve antioksidan içerdiğini ve kuraklığa daha dayanıklı olduğunu belirtiyor. Ayrıca, mor buğdayın kanser, diyabet ve kalp hastalıkları gibi hastalıkları önlemeye yardımcı olduğu iddia ediliyor. </span></span></p>

<p><span><span>Mor buğdaydan elde edilen un, mor renkli değil, gri renklidir. Bu, buğdayın antioksidan bakımından zengin olduğunu ve hamur işleri için ideal bir kıvama sahip olduğunu gösterir. </span></span></p>

<p><span><span>Rusya’da mor buğday yetiştiren ilk yer değildir. 2022 yılında, Rus Rospatent Fikri Mülkiyet Federal Hizmeti, Tataristan’da üretilen “Nadira” adlı bir mor buğday çeşidini tescil etmişti.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Mor-bugday.jpg"></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Küresel gıda fiyatları yeniden düştü, Türkiye’de ise 36 aydır aralıksız artıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kuresel-gida-fiyatlari-yeniden-dustu-turkiyede-ise-36-aydir-araliksiz-artiyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kuresel-gida-fiyatlari-yeniden-dustu-turkiyede-ise-36-aydir-araliksiz-artiyor</guid>
<description><![CDATA[ Temmuzda aylık yüzde 1,3 artarak son iki yılın dip seviyesinden tekrar yükselişe geçen küresel gıda fiyatları, ağustosta yeniden düştü. Dünyada ağustosta et, süt, ayçiçek yağı, tahıl fiyatları gerilerken sadece şeker ve pirinç fiyatları arttı. Türkiye&#039;de ise gıda fiyatları 36 aydır aralıksız zamlanıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2023/09/kuresel-gida-fiyatlari-yeniden-dustu-turkiyede-ise-36-aydir-araliksiz-artiyor-1694171445.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Küresel, gıda, fiyatları, yeniden, düştü, Türkiye’de, ise, aydır, aralıksız, artıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), küresel gıda fiyatlarının pirinç ve şeker dışındaki temel gıda maddelerinin öncülüğünde ağustos ayında düşüş gösterdiğini duyurdu.</span></span></p>

<p><span><span>Küresel çapta ticareti yapılan gıda ürünlerinin uluslararası fiyatlarındaki aylık değişiklikleri izleyen FAO Gıda Fiyat Endeksi, ağustosta bir önceki aya göre yüzde 2,1, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12 düşüşle 121,4 puana geriledi.</span></span></p>

<p><span><span>Bu, endeksteki en büyük düşüşlerden biri olarak kayıtlara geçti.</span></span></p>

<p><span><span>Ağustosta kaydedilen seviyenin aynı zamanda, Mart 2022’de kaydedilen zirvenin yüzde 24 altında olması dikkat çekti.</span></span></p>

<p><span><span><strong>AYÇİÇEK YAĞI FİYATLARI YÜZDE 8 DÜŞTÜ</strong></span></span></p>

<p><span><span>FAO Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi ağustosta yüzde 3,1 düştü ve temmuz ayındaki yüzde 12,1’lik keskin yükselişi kısmen tersine çevirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Dünya ayçiçek yağı fiyatları, küresel ithalat talebinin zayıflamasının da etkisiyle ay boyunca yaklaşık yüzde 8 düştü.</span></span></p>

<p><span><span>Küresel soya yağı fiyatları, ABD’nin üretim koşullarının iyileşmesi nedeniyle düşerken, palm yağı fiyatları, Güneydoğu Asya’nın önde gelen üretici ülkelerinde mevsimsel olarak artan üretim nedeniyle orta derecede düştü.</span></span></p>

<p><span><span><strong>TAHIL, ET VE SÜT FİYATLARI DA GERİLEDİ</strong></span></span></p>

<p><span><span>FAO Tahıl Fiyat Endeksi, ağustosta temmuz ayına göre yüzde 0,7 düştü.</span></span></p>

<p><span><span>Uluslararası buğday fiyatları, birçok önde gelen ihracatçının sezonluk arzındaki artış nedeniyle ağustos ayında yüzde 3,8 düştü.</span></span></p>

<p><span><span>Brezilya’daki rekor hasattan elde edilen bol miktarda küresel mısır arzı ve ABD’de hasadın yakında başlayacak olması gibi nedenlerle, uluslararası tahıl fiyatları yüzde 3,4 düşüş kaydetti.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Süt Ürünleri Fiyat Endeksi, Okyanusya’dan gelen bol miktardaki tam yağlı süt tozuna yönelik uluslararası kotasyonların etkisiyle temmuz ayına göre yüzde 4 düştü.</span></span></p>

<p><span><span>Uluslararası tereyağı ve peynir fiyatları da kısmen Avrupa’daki yaz tatili nedeniyle piyasa faaliyetlerinin cansız olması nedeniyle düştü.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Et Fiyat Endeksindeki aylık düşüş ise yüzde 3 oldu.</span></span></p>

<p><span><span>Küçükbaş hayvan fiyatları, Çin’den gelen zayıf talep nedeniyle düşüş yaşadı. Güçlü arz, aynı zamanda domuz, kümes hayvanları ve büyükbaş hayvan eti fiyatlarını da aşağı çekti.</span></span></p>

<p><span><span><strong>SADECE ŞEKER VE PİRİNÇ FİYATLARI ARTTI</strong></span></span></p>

<p><span><span>Ağustos ayında küresel pirinç ve şeker fiyatları ise arttı.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Tüm Pirinç Fiyat Endeksi ise temmuz ayına göre yüzde 9,8 artarak 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.</span></span></p>

<p><span><span>Bu durum, dünyanın en büyük pirinç ihracatçısı olan Hindistan’ın Indica beyaz pirinç ihracatına getirdiği yasağın ardından yaşanan ticari aksaklıkdan kaynaklandı.</span></span></p>

<p><span><span>Yasağın süresine ilişkin belirsizlik ve ihracat kısıtlamalarına ilişkin endişeler, stok yapılmasına neden oldu ve tedarik zincirini olumsuz etkiledi. Ticaretin çoğu küçük hacimlerle ve önceden tamamlanmış satışlarla sınırlandırıldı.</span></span></p>

<p><span><span>FAO Şeker Fiyat Endeksi ise ağustosta aylık bazda yüzde 1,3 arttı. Bir önceki yılın ağustos ayına göre ise yüzde yüzde 34,1 yükseldi.</span></span></p>

<p><span><span>Bu artışta temel olarak, El Niño hava olayının şeker kamışı üzerindeki etkisine ilişkin endişeler etkili oldu.</span></span></p>

<p><span><span>Ağustos ayındaki ortalamanın altında kaydedilen yağışlar ve Tayland’da devam eden kuru hava koşulları bu endişenin artmasında etkili oldu.</span></span></p>

<p><span><span><strong>TÜRKİYE’DE 36 AYDIR KESİNTİSİZ ARTIYOR</strong></span></span></p>

<p><span><span>Öte yandan, küresel gıda fiyatları 2023 Nisan’da bir yıldır ilk kez yükselerek 127.2 seviyesine çıkmıştı. Ancak mayıs ayında tekrar düşmeye başlayan küresel gıda fiyatları haziranda da bu düşüşünü sürdürdükten sonra temmuzda aylık yüzde 1,3 yükselmişti. Böylece son iki yılın dip seviyesinden tekrar artışa geçmeye başlamıştı.</span></span></p>

<p><span><span>Ağustos itibarıyla küresel gıda fiyatları yeniden düşüşe geçmiş oldu.</span></span></p>

<p><span><span>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre ise Türkiye’deki gıda fiyatları, Ağustos 2020’den bu yana geçen 36 aydır aralıksız artıyor.</span></span></p>

<p><span><span>TÜİK’in dört gün önce açıkladığı 2023 Ağustos enflasyon verisine göre, gıda enflasyonu yıllık yüzde 72,86, aylık yüzde 8,48 olarak gerçekleşti.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TİKA&amp;apos;dan Kosova&amp;apos;da süt ve süt ürünleri üreticilerine destek</title>
<link>https://trafikdernegi.com/tikadan-kosovada-sut-ve-sut-urunleri-ureticilerine-destek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/tikadan-kosovada-sut-ve-sut-urunleri-ureticilerine-destek</guid>
<description><![CDATA[ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından “İpek Boşnak Çiftçilerinin Süt ve Süt Üretimi Ekipmanları ile Desteklenmesi Projesi” kapsamında Kosova’nın batısındaki İpek ve İstog Belediyelerinde Bosna Hersekli çiftçilere, süt ve süt ürünleri üretiminde kullanılan makineler temin edildi.

Teslim törenine, Kosova Azınlık İşleri ve İnsan Haklarından Sorumlu Başbakan Yardımcısı Emilija Rexhepi, TİKA Priştine Koordinatörü Fulya Aslan ile üreticiler katıldı.

Başbakan Yardımcısı Rexhepi, törende, TİKA&#039;nın Kosova&#039;daki azınlık toplulukları üyelerinin projelerini desteklediği böyle bir etkinliğe katılmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi. TİKA tarafından yapılan destekle üreticilerin işlerini daha da iyi organize edeceklerini umduğunu belirten Rexhepi, &quot;Kosova Cumhuriyeti Hükümeti olarak Türk devlet kuruluşu TİKA ile ortaklığımızı devam ettireceğimiz ümidiyle hepinizi bir kez daha proje için tebrik etmek istiyorum.&quot; dedi.

TİKA Koordinatörü Aslan da TİKA tarafından Kosova halkının gıda ihtiyacının karşılanması, ülke ekonomisinde önemli bir yere sahip olan tarım ve hayvancılık sektörünün geliştirilmesi ve üretim şartlarının iyileştirilmesi için bu alanda birçok proje gerçekleştirildiğini anlattı.

Hayvansal ve tarımsal ürünlerin artan dünya nüfusu için yeterli olmaması ve üretilen ürünlerde gıda güvenliğinin sağlanamaması nedeniyle sorunlar yaşandığına dikkati çeken Aslan; &quot;Bugün de burada siz kıymetli çiftçilerimize sağlayacağımız süt soğutma tankları ve süt ürünleri üretim ekipmanları ile modern ve hijyenik yöntemlerle işlenmiş sağlıklı süt ve süt ürünleri üretilmesi, böylece kaliteli üretimin ve gıda güvenliğinin sağlanmasını hedefliyoruz.&quot; dedi.

Proje kapsamında 10 çiftçiye süt ve süt ürünleri üretiminde ve depolanmasında kullanılan makineler temin edildi.



 ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2023/08/tikadan-kosovada-sut-ve-sut-urunleri-ureticilerine-destek-1692024724.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>TİKAdan, Kosovada, süt, süt, ürünleri, üreticilerine, destek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından “İpek Boşnak Çiftçilerinin Süt ve Süt Üretimi Ekipmanları ile Desteklenmesi Projesi” kapsamında Kosova’nın batısındaki İpek ve İstog Belediyelerinde Bosna Hersekli çiftçilere, süt ve süt ürünleri üretiminde kullanılan makineler temin edildi.</span></span></p>

<p><span><span>Teslim törenine, Kosova Azınlık İşleri ve İnsan Haklarından Sorumlu Başbakan Yardımcısı Emilija Rexhepi, TİKA Priştine Koordinatörü Fulya Aslan ile üreticiler katıldı.</span></span></p>

<p><span><span>Başbakan Yardımcısı Rexhepi, törende, TİKA'nın Kosova'daki azınlık toplulukları üyelerinin projelerini desteklediği böyle bir etkinliğe katılmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi. TİKA tarafından yapılan destekle üreticilerin işlerini daha da iyi organize edeceklerini umduğunu belirten Rexhepi, "Kosova Cumhuriyeti Hükümeti olarak Türk devlet kuruluşu TİKA ile ortaklığımızı devam ettireceğimiz ümidiyle hepinizi bir kez daha proje için tebrik etmek istiyorum." dedi.</span></span></p>

<p><span><span>TİKA Koordinatörü Aslan da TİKA tarafından Kosova halkının gıda ihtiyacının karşılanması, ülke ekonomisinde önemli bir yere sahip olan tarım ve hayvancılık sektörünün geliştirilmesi ve üretim şartlarının iyileştirilmesi için bu alanda birçok proje gerçekleştirildiğini anlattı.</span></span></p>

<p><span><span>Hayvansal ve tarımsal ürünlerin artan dünya nüfusu için yeterli olmaması ve üretilen ürünlerde gıda güvenliğinin sağlanamaması nedeniyle sorunlar yaşandığına dikkati çeken Aslan; "Bugün de burada siz kıymetli çiftçilerimize sağlayacağımız süt soğutma tankları ve süt ürünleri üretim ekipmanları ile modern ve hijyenik yöntemlerle işlenmiş sağlıklı süt ve süt ürünleri üretilmesi, böylece kaliteli üretimin ve gıda güvenliğinin sağlanmasını hedefliyoruz." dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Proje kapsamında 10 çiftçiye süt ve süt ürünleri üretiminde ve depolanmasında kullanılan makineler temin edildi.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/kosova.jpg"></span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/kosova0.jpg"></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TİKA&amp;apos;dan Tavuk Üretim Tesisi Kurdu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/tikadan-tavuk-uretim-tesisi-kurdu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/tikadan-tavuk-uretim-tesisi-kurdu</guid>
<description><![CDATA[ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Tacikistan Sağlık ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Devlet Sosyal Güvenlik Ajansı Romit Rehabilitasyon Merkezinde kurulan tavuk üretim tesisinin açılışı yapıldı.

Gerçekleştirilen projeyle rehabilitasyon merkezinde 3 bin tavuk kapasiteli tesisin kurulması için gereken tüm ekipman ve malzemeler TİKA tarafından temin edildi. Proje kapsamında tesise 2 tonluk soğuk hava deposu kuruldu ve 15 ton yem desteğinde bulunuldu.  

Projeyle söz konusu merkezlerden yararlanan yaşlı ve engelliler için kaliteli ve sürdürülebilir gıda temin edilmesi, yaşlı ve engellilerin diyetine uygun sağlıklı ve güvenli tavuk eti temin edilmesi amaçlanıyor. Romit Rehabilitasyon Merkezinde kurulan tesiste yetiştirilen tavuklardan ajansın diğer merkezleri de faydalanacak.

Tacikistan Cumhuriyeti Sağlık ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Devlet Sosyal Güvenlik Ajansı ülkede yaşlı, engelli, kimsesiz ve ihtiyaç sahiplerine barınma dahil her alanda hizmet veren bir kamu kuruluşu. Ajans, ülkenin farklı bölgelerinde huzurevi, zihinsel engelliler ve rehabilitasyon merkezleri aracılığıyla 11 merkezde faaliyetlerine devam ediyor. Bu merkezlerde 2 binden fazla yaşlı ve engelli hizmet alıyor.

Tavuk üretim tesisinin açılışı için düzenlenen törene; Tacikistan Sağlık ve Sosyal Güvenlik Bakanı Camoliddin Abdullozoda, Tacikistan Sosyal Güvenlik Ajansı Müdürü Hakimcon Holzoda, TİKA Koordinatörü İbrahim Erbir ve ilgili kurumlardan temsilciler katıldı.

 

Törende konuşan Sağlık Bakanı Abdullozoda, projenin sosyal katkısı çok önemli olan örnek bir proje olduğunu belirterek TİKA&#039;ya teşekkür etti. Özellikle ülkede yaşlı, engelli ve gazilere yönelik hizmet veren rehabilitasyon merkezlerinin sağlıklı ve sürdürebilir gıda temini imkanına sahip olmalarının önemini vurgulayan Abdullozoda, projenin bu bakımdan çok kıymetli bir adım olduğunu ifade etti.





 ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2023/08/tikadan-tavuk-uretim-tesisi-kurdu-1691827372.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>TİKAdan, Tavuk, Üretim, Tesisi, Kurdu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Tacikistan Sağlık ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Devlet Sosyal Güvenlik Ajansı Romit Rehabilitasyon Merkezinde kurulan tavuk üretim tesisinin açılışı yapıldı.</span></span></p>

<p><span><span>Gerçekleştirilen projeyle rehabilitasyon merkezinde 3 bin tavuk kapasiteli tesisin kurulması için gereken tüm ekipman ve malzemeler TİKA tarafından temin edildi. Proje kapsamında tesise 2 tonluk soğuk hava deposu kuruldu ve 15 ton yem desteğinde bulunuldu.  </span></span></p>

<p><span><span>Projeyle söz konusu merkezlerden yararlanan yaşlı ve engelliler için kaliteli ve sürdürülebilir gıda temin edilmesi, yaşlı ve engellilerin diyetine uygun sağlıklı ve güvenli tavuk eti temin edilmesi amaçlanıyor. Romit Rehabilitasyon Merkezinde kurulan tesiste yetiştirilen tavuklardan ajansın diğer merkezleri de faydalanacak.</span></span></p>

<p><span><span>Tacikistan Cumhuriyeti Sağlık ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Devlet Sosyal Güvenlik Ajansı ülkede yaşlı, engelli, kimsesiz ve ihtiyaç sahiplerine barınma dahil her alanda hizmet veren bir kamu kuruluşu. Ajans, ülkenin farklı bölgelerinde huzurevi, zihinsel engelliler ve rehabilitasyon merkezleri aracılığıyla 11 merkezde faaliyetlerine devam ediyor. Bu merkezlerde 2 binden fazla yaşlı ve engelli hizmet alıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Tavuk üretim tesisinin açılışı için düzenlenen törene; Tacikistan Sağlık ve Sosyal Güvenlik Bakanı Camoliddin Abdullozoda, Tacikistan Sosyal Güvenlik Ajansı Müdürü Hakimcon Holzoda, TİKA Koordinatörü İbrahim Erbir ve ilgili kurumlardan temsilciler katıldı.</span></span></p>

<p> </p>

<p><span><span>Törende konuşan Sağlık Bakanı Abdullozoda, projenin sosyal katkısı çok önemli olan örnek bir proje olduğunu belirterek TİKA'ya teşekkür etti. Özellikle ülkede yaşlı, engelli ve gazilere yönelik hizmet veren rehabilitasyon merkezlerinin sağlıklı ve sürdürebilir gıda temini imkanına sahip olmalarının önemini vurgulayan Abdullozoda, projenin bu bakımdan çok kıymetli bir adım olduğunu ifade etti.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/tavuk1.jpg"></span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/tavuk2.jpg"></span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/tavuk3.jpg"></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>KKTC’deki tarımsal araştırmaları destek veriliyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kktcdeki-tarimsal-arastirmalari-destek-veriliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kktcdeki-tarimsal-arastirmalari-destek-veriliyor</guid>
<description><![CDATA[ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından KKTC Tarımsal Araştırma Enstitüsü Güzelyurt İstasyonuna narenciyelerin genetik araştırmalarında kullanılmak amacıyla laboratuvar malzemeleri desteği sağlandı.

Bazı narenciye çeşitlerinden farklı iklim veya toprakta farklı verim alındığından bu çeşitlerin çözümlenmesi açısından genetik moleküler analizlerinin yapılmasıgerekiyor. TİKA tarafından temin edilen laboratuvar malzemeleri ve kimyasallar sayesinde, ada genelinde tespit edilen 70’in üzerinde anaçlık olabilecek turunç, limon ve portakalın genetik moleküler analizlerinin yapılması sağlanacak. Yapılan işlemler sonucunda hem anaçlık hem de çeşit geliştirme çalışmalarına zemin hazırlayacak verilere ulaşılabilecek. Elde edilecek veriler ışığında üreticilerin narenciyenin uygun şartlarda yetiştirilmesi için gereken tedbirleri alabilecek. Narenciye üretiminde verimlilik, kuraklığa ve hastalığa dayanıklılık bakımından anaç türlerin tespitinin kolaylaştırılması ile öne çıkan çeşitlerin üreticiye ulaştırılmasına olanak sağlanacak.

Yürütülen proje ile seçilen 89 turunçgilin genetik ilişkileri, SSR (Basit Dizi Tekrarları), cpDNA (kloroplast DNA) ve CAPS (Bölünmüş Amplifiye Polimorfik Dizi) gen bölgeleri ile araştırılacak. KKTC Güzelyurt Tarımsal Araştırma İstasyonu, Antalya BATEM (Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü) ve Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Turunçgil koleksiyonunda bulunan 16 turunçgil ile akrabalık ilişkileri incelenerek selekte edilen çeşitlerin tescil ve sertifikasyon işlemlerine başlanacak.

Proje çıktılarından başta KKTC narenciye üreticileri, ilgili kurum ve kuruluşlar, üniversitelerin ziraat fakülteleri olmak üzere, ülke için önemli olan genetik kaynakların ve endemiklerin koruma altına alınması kapsamında KKTC, Türkiye ve diğer narenciye üreticisi ülkeler faydalanabilecek.

 ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2023/08/kktcdeki-tarimsal-arastirmalari-destek-veriliyor-1691676791.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>KKTC’deki, tarımsal, araştırmaları, destek, veriliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından KKTC Tarımsal Araştırma Enstitüsü Güzelyurt İstasyonuna narenciyelerin genetik araştırmalarında kullanılmak amacıyla laboratuvar malzemeleri desteği sağlandı.</span></span></p>

<p><span><span>Bazı narenciye çeşitlerinden farklı iklim veya toprakta farklı verim alındığından bu çeşitlerin çözümlenmesi açısından genetik moleküler analizlerinin yapılmasıgerekiyor. TİKA tarafından temin edilen laboratuvar malzemeleri ve kimyasallar sayesinde, ada genelinde tespit edilen 70’in üzerinde anaçlık olabilecek turunç, limon ve portakalın genetik moleküler analizlerinin yapılması sağlanacak. Yapılan işlemler sonucunda hem anaçlık hem de çeşit geliştirme çalışmalarına zemin hazırlayacak verilere ulaşılabilecek. Elde edilecek veriler ışığında üreticilerin narenciyenin uygun şartlarda yetiştirilmesi için gereken tedbirleri alabilecek. Narenciye üretiminde verimlilik, kuraklığa ve hastalığa dayanıklılık bakımından anaç türlerin tespitinin kolaylaştırılması ile öne çıkan çeşitlerin üreticiye ulaştırılmasına olanak sağlanacak.</span></span></p>

<p><span><span>Yürütülen proje ile seçilen 89 turunçgilin genetik ilişkileri, SSR (Basit Dizi Tekrarları), cpDNA (kloroplast DNA) ve CAPS (Bölünmüş Amplifiye Polimorfik Dizi) gen bölgeleri ile araştırılacak. KKTC Güzelyurt Tarımsal Araştırma İstasyonu, Antalya BATEM (Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü) ve Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Turunçgil koleksiyonunda bulunan 16 turunçgil ile akrabalık ilişkileri incelenerek selekte edilen çeşitlerin tescil ve sertifikasyon işlemlerine başlanacak.</span></span></p>

<p><span><span>Proje çıktılarından başta KKTC narenciye üreticileri, ilgili kurum ve kuruluşlar, üniversitelerin ziraat fakülteleri olmak üzere, ülke için önemli olan genetik kaynakların ve endemiklerin koruma altına alınması kapsamında KKTC, Türkiye ve diğer narenciye üreticisi ülkeler faydalanabilecek.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/T%C4%B0KA%20KKTC1.jpg"></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TİKA’dan Somalilandli çiftçilere tohum ve gübre desteği</title>
<link>https://trafikdernegi.com/tikadan-somalilandli-ciftcilere-tohum-ve-gubre-destegi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/tikadan-somalilandli-ciftcilere-tohum-ve-gubre-destegi</guid>
<description><![CDATA[ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Somalilandli çiftçilere tohum ve gübre desteğinde bulunuldu.

Somaliland Tarım Bakanlığı ile TİKA iş birliğinde gerçekleştirilen Tarımsal Kalkınma ve Kuraklıkla Mücadele Projesi kapsamında 100 çiftçiye, tohum ve kimyasal gübre (Sorgum, mısır, börülce tohumları) desteğinde bulunuldu.

2021 yılında uygulama koyulan proje ile çiftçilere su motoru ile tarımsal ekipmanlar da temin edilmişti.

Proje kapsamında, Hargeisa kentine çevresindeki köylerde tarım alanlarının geliştirilmesi, tarımsal üretimde verimliliğin ve kalitenin artırılması, bölgenin coğrafi ve iklim özellikleri göz önünde bulundurularak muhtemel kıtlık felaketlerine karşı önlem alınması ve kuraklıkla mücadelede bulunulması amaçlandı.

Teslim törenine; Somaliland Tarım Bakanı Sayın Abdulkadir Iman Warsame, T.C. Başkonsolos Yardımcısı Sayın Onuralp Doğan Çakır, TİKA Somali Koordinatörü İlhami Turus ve projeden yararlanacak olan çiftçiler katıldı.



 ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2023/08/tikadan-somalilandli-ciftcilere-tohum-ve-gubre-destegi-1690963097.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>TİKA’dan, Somalilandli, çiftçilere, tohum, gübre, desteği</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Somalilandli çiftçilere tohum ve gübre desteğinde bulunuldu.</span></span></p>

<p><span><span>Somaliland Tarım Bakanlığı ile TİKA iş birliğinde gerçekleştirilen Tarımsal Kalkınma ve Kuraklıkla Mücadele Projesi kapsamında 100 çiftçiye, tohum ve kimyasal gübre (Sorgum, mısır, börülce tohumları) desteğinde bulunuldu.</span></span></p>

<p><span><span>2021 yılında uygulama koyulan proje ile çiftçilere su motoru ile tarımsal ekipmanlar da temin edilmişti.</span></span></p>

<p><span><span>Proje kapsamında, Hargeisa kentine çevresindeki köylerde tarım alanlarının geliştirilmesi, tarımsal üretimde verimliliğin ve kalitenin artırılması, bölgenin coğrafi ve iklim özellikleri göz önünde bulundurularak muhtemel kıtlık felaketlerine karşı önlem alınması ve kuraklıkla mücadelede bulunulması amaçlandı.</span></span></p>

<p><span><span>Teslim törenine; Somaliland Tarım Bakanı Sayın Abdulkadir Iman Warsame, T.C. Başkonsolos Yardımcısı Sayın Onuralp Doğan Çakır, TİKA Somali Koordinatörü İlhami Turus ve projeden yararlanacak olan çiftçiler katıldı.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/T%C4%B0KA%20Somali_1.jpg"></span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/T%C4%B0KA%20Somali_2.jpg"></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TİKA&amp;apos;dan Fırat kalkanı harekatı bölgesindeki bal üreticilerine destek</title>
<link>https://trafikdernegi.com/tikadan-firat-kalkani-harekati-boelgesindeki-bal-ureticilerine-destek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/tikadan-firat-kalkani-harekati-boelgesindeki-bal-ureticilerine-destek</guid>
<description><![CDATA[ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Fırat Kalkanı Harekât bölgesindeki arıcılık sektöründe faaliyet gösteren üreticilere bal sağım makinesi temin edildi.

TİKA, güvenli hale getirilen Suriye&#039;nin kuzeyindeki Fırat Kalkanı Harekât bölgesinin üretim kapasitesini artırmak amacıyla yeni bir projeyi hayata geçiriyor.

Kırsal kalkınmanın önemli unsurlarından olan gıda güvenliği ve topraksız çiftçilerin gelirlerinin arttırılması hedefleri doğrultusunda, TİKA tarafından Kilis İli Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Çobanbey Yerel Meclisi ile ortaklaşa yürütülen projede, arıcılık sektöründe faaliyet gösteren üreticilere 63 bal sağım makinesi temin edildi.

Proje kapsamında, bölgedeki arıcılara sağlanan modern bal sağım makineleri sayesinde, üretilen balın daha sağlıklı bir şekilde elde edilmesi ve az kayıpla pazara ulaştırılması amaçlanıyor.

Bu durumun yerel üretimin artmasına ve bölgedeki bal pazarının genişlemesine katkı sağlaması bekleniyor.

Desteklerinden dolayı Türkiye’ye teşekkürlerini ileten Çobanbey Yerel Meclis Başkanı İsmet Abbas, “Balın besleyici bir gıda maddesi olması sebebiyle desteklenmesi önemlidir hem üreticiler hem tüketicilere doğrudan fayda yaratacaktır.” dedi.



 ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2023/08/tikadan-firat-kalkani-harekati-bolgesindeki-bal-ureticilerine-destek-1691228175.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>TİKAdan, Fırat, kalkanı, harekatı, bölgesindeki, bal, üreticilerine, destek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Fırat Kalkanı Harekât bölgesindeki arıcılık sektöründe faaliyet gösteren üreticilere bal sağım makinesi temin edildi.</span></span></p>

<p><span><span>TİKA, güvenli hale getirilen Suriye'nin kuzeyindeki Fırat Kalkanı Harekât bölgesinin üretim kapasitesini artırmak amacıyla yeni bir projeyi hayata geçiriyor.</span></span></p>

<p><span><span>Kırsal kalkınmanın önemli unsurlarından olan gıda güvenliği ve topraksız çiftçilerin gelirlerinin arttırılması hedefleri doğrultusunda, TİKA tarafından Kilis İli Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Çobanbey Yerel Meclisi ile ortaklaşa yürütülen projede, arıcılık sektöründe faaliyet gösteren üreticilere 63 bal sağım makinesi temin edildi.</span></span></p>

<p><span><span>Proje kapsamında, bölgedeki arıcılara sağlanan modern bal sağım makineleri sayesinde, üretilen balın daha sağlıklı bir şekilde elde edilmesi ve az kayıpla pazara ulaştırılması amaçlanıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Bu durumun yerel üretimin artmasına ve bölgedeki bal pazarının genişlemesine katkı sağlaması bekleniyor.</span></span></p>

<p><span><span>Desteklerinden dolayı Türkiye’ye teşekkürlerini ileten Çobanbey Yerel Meclis Başkanı İsmet Abbas, “Balın besleyici bir gıda maddesi olması sebebiyle desteklenmesi önemlidir hem üreticiler hem tüketicilere doğrudan fayda yaratacaktır.” dedi.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/T%C4%B0KA%20bal%20sa%C4%9F%C4%B1m1.jpeg"></span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/T%C4%B0KA%20bal%20sa%C4%9F%C4%B1m2.jpeg"></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya: Tahıl koridoru anlaşmasını uzatmak için neden yok</title>
<link>https://trafikdernegi.com/rusya-tahil-koridoru-anlasmasini-uzatmak-icin-neden-yok</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/rusya-tahil-koridoru-anlasmasini-uzatmak-icin-neden-yok</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye ve BM arabuluculuğunda devam eden tahıl koridoru anlaşması müzakereleriyle ilgili Rusya&#039;dan açıklama geldi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2023/06/rusya-tahil-koridoru-anlasmasini-uzatmak-icin-neden-yok-1686309010.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rusya:, Tahıl, koridoru, anlaşmasını, uzatmak, için, neden, yok</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Rusya‘nın Türkiye büyükelçisi, Moskova’nın Karadeniz tahıl koridoru anlaşması konusunda Birleşmiş Milletler (BM) ile istişarelerini sürdürdüğünü fakat anlaşmayı uzatmak için bir neden görmediklerini açıkladı.</span></span></p>

<p><span><span>Rusya ve Ukrayna, Türkiye ve BM ara buluculuğunda Ukrayna’nın Karadeniz’deki Rus ablukasındaki limanlarından tahıl ihraç etmesine imkân veren tahıl koridoru anlaşmasını geçen yıl imzalamıştı.</span></span></p>

<p><span><span>Rusya anlaşmanın uzatılmasına itiraz ederse, anlaşma gelecek ay sona erecek.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Somaliland’da kuraklıkla mücadele eden çiftçilere TİKA’dan destek</title>
<link>https://trafikdernegi.com/somalilandda-kuraklikla-mucadele-eden-ciftcilere-tikadan-destek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/somalilandda-kuraklikla-mucadele-eden-ciftcilere-tikadan-destek</guid>
<description><![CDATA[ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) destekleriyle Somaliland&#039;in Sayla Bari bölgesinde yağmur suyu barındırma havuzu inşa edildi.

Somaliland&#039;da 2021 yılında ulusal felaket olarak ilan edilen kuraklık, tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan yerel halkı olumsuz etkilemişti. TİKA, bu zorlu dönemde çiftçilere destek olmak amacıyla önemli bir projeye imza attı.

TİKA tarafından yürütülen proje kapsamında, ekinlerini sulamakta zorlanan çiftçilere yardımcı olmak ve suya ulaşma sorununa çözüm bulmak amacıyla 40m x 40m boyutlarında ve 3 metre derinliğe sahip yağmur suyu barındırma havuzu inşa edildi.

Geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olan yerli halkın suya ulaşma sorununa çözüm olması ve bölge halkına örnek oluşturması hedefleniyor.

Somaliland Su Bakanlığı Genel Müdürü Eng. Abdırahman Farah Belel, Türkiye&#039;nin Hargeysa Başkonsolos Yardımcısı Onuralp Doğan Çakır, TİKA Somali Koordinatörü İlhami Turus ve yerel halkın katıldığı teslim töreninde, proje resmi olarak hizmete açıldı.

Törende konuşan Hargeysa Başkonsolos Yardımcısı Çakır, TİKA&#039;ya proje için sağlanan destekten dolayı teşekkürlerini iletti.

TİKA Somali Koordinatörü Turus ise projenin kuraklıkla mücadeleye, bölge halkının suya erişimini kolaylaştırmasına ve yaşam koşullarını iyileştirmesine katkıda bulunacağını belirtti.

Seyla Bari bölgesindeki köylerde yaşayan yerel halk, su havuzu projesi sayesinde kuraklıkla daha etkin bir şekilde mücadele edebilecek ve tarım ile hayvancılık gibi temel geçim kaynaklarını sürdürebilecek.



 ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2023/08/somalilandda-kuraklikla-mucadele-eden-ciftcilere-tikadan-destek-1691066049.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Somaliland’da, kuraklıkla, mücadele, eden, çiftçilere, TİKA’dan, destek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) destekleriyle Somaliland'in Sayla Bari bölgesinde yağmur suyu barındırma havuzu inşa edildi.</span></span></p>

<p><span><span>Somaliland'da 2021 yılında ulusal felaket olarak ilan edilen kuraklık, tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan yerel halkı olumsuz etkilemişti. TİKA, bu zorlu dönemde çiftçilere destek olmak amacıyla önemli bir projeye imza attı.</span></span></p>

<p><span><span>TİKA tarafından yürütülen proje kapsamında, ekinlerini sulamakta zorlanan çiftçilere yardımcı olmak ve suya ulaşma sorununa çözüm bulmak amacıyla 40m x 40m boyutlarında ve 3 metre derinliğe sahip yağmur suyu barındırma havuzu inşa edildi.</span></span></p>

<p><span><span>Geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olan yerli halkın suya ulaşma sorununa çözüm olması ve bölge halkına örnek oluşturması hedefleniyor.</span></span></p>

<p><span><span>Somaliland Su Bakanlığı Genel Müdürü Eng. Abdırahman Farah Belel, Türkiye'nin Hargeysa Başkonsolos Yardımcısı Onuralp Doğan Çakır, TİKA Somali Koordinatörü İlhami Turus ve yerel halkın katıldığı teslim töreninde, proje resmi olarak hizmete açıldı.</span></span></p>

<p><span><span>Törende konuşan Hargeysa Başkonsolos Yardımcısı Çakır, TİKA'ya proje için sağlanan destekten dolayı teşekkürlerini iletti.</span></span></p>

<p><span><span>TİKA Somali Koordinatörü Turus ise projenin kuraklıkla mücadeleye, bölge halkının suya erişimini kolaylaştırmasına ve yaşam koşullarını iyileştirmesine katkıda bulunacağını belirtti.</span></span></p>

<p><span><span>Seyla Bari bölgesindeki köylerde yaşayan yerel halk, su havuzu projesi sayesinde kuraklıkla daha etkin bir şekilde mücadele edebilecek ve tarım ile hayvancılık gibi temel geçim kaynaklarını sürdürebilecek.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Somaliland1.jpg"></span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Somaliland2.jpg"></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Arnavutluk’ta yetim çocukların ailelerine tarımsal destek</title>
<link>https://trafikdernegi.com/arnavutlukta-yetim-cocuklarin-ailelerine-tarimsal-destek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/arnavutlukta-yetim-cocuklarin-ailelerine-tarimsal-destek</guid>
<description><![CDATA[ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Arnavutluk’ta yaşayan 50 yetim çocuklu aileye, tohum ve gübre desteğinde bulunuldu.

“Kırsal Alanlarda Tarımsal İstihdamın Desteklenmesi Kapsamında Yetim Ailelerine Tohum Desteği ve Yetiştiricilik Eğitimi Verilmesi Projesi” kapsamında Arnavutluk’un Tiran, Fier, Lushnje ve Divjaka şehirlerine bağlı köylerde yaşayan 50 yetim çocuklu aileye mısır, fasulye ve yonca tohumu ve gübre desteğinde bulunuldu. Aileler, hasat sonrası gıda ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra fazla ürünü pazarlarda satarak gelir elde edebilecek. Ayrıca destek sağlanan ailelere yönelik, tarımsal ürün yetiştiriciliği ve hastalıklara karşı alınması gereken önlemlerin anlatıldığı eğitim programı düzenlendi.

 ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2023/04/arnavutlukta-yetim-cocuklarin-ailelerine-tarimsal-destek-1680601966.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Arnavutluk’ta, yetim, çocukların, ailelerine, tarımsal, destek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Arnavutluk’ta yaşayan 50 yetim çocuklu aileye, tohum ve gübre desteğinde bulunuldu.</span></span></p>

<p><span><span>“Kırsal Alanlarda Tarımsal İstihdamın Desteklenmesi Kapsamında Yetim Ailelerine Tohum Desteği ve Yetiştiricilik Eğitimi Verilmesi Projesi” kapsamında Arnavutluk’un Tiran, Fier, Lushnje ve Divjaka şehirlerine bağlı köylerde yaşayan 50 yetim çocuklu aileye mısır, fasulye ve yonca tohumu ve gübre desteğinde bulunuldu. Aileler, hasat sonrası gıda ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra fazla ürünü pazarlarda satarak gelir elde edebilecek. Ayrıca destek sağlanan ailelere yönelik, tarımsal ürün yetiştiriciliği ve hastalıklara karşı alınması gereken önlemlerin anlatıldığı eğitim programı düzenlendi.</span></span></p>

<p><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/tika1(1).jpg"></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tacikistan’da Eğitim ve Üretim Serası kuruldu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/tacikistanda-egitim-ve-uretim-serasi-kuruldu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/tacikistanda-egitim-ve-uretim-serasi-kuruldu</guid>
<description><![CDATA[ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Tacikistan’da tarım alanında çalışmalar yürüten tek üniversite olan Ziraat Üniversitesi yerleşkesinde kurulmuş olan “Eğitim ve Üretim Serasının” açılışı yapıldı.

Tacikistan&#039;ın köklü eğitim kurumlarından olan Tacikistan Ziraat Üniversitesi&#039;nde, öğrencilerin mesleki bilgi ve deneyimlerini artırmak, uygulamalı eğitimlerini desteklemek ve alanda tecrübe edinmelerini sağlamak amacıyla 450 m2 büyüklüğünde modern bir eğitim ve araştırma serası kuruldu.

İki aşamalı olarak gerçekleştirilen projenin ilk aşamasında, seranın kurulumu tamamlanırken, Türkiye&#039;den gelen uzmanlar tarafından üniversitede görevli öğretim görevlilerine seracılıkla ilgili bir hafta süren eğitim verildi.

Eğitim sırasında, Türkiye&#039;den getirilen fidelerin dikimi de gerçekleştirildi.

Eğitim serasının açılışı için düzenlenen törene; Tacikistan Cumhuriyeti Tarım Bakanı Kurbon Hakimzoda, Tacikistan Tarım Bilimleri Akademisi Başkanı Nurali Asozoda, Tacikistan Ziraat Üniversitesi Usmon Mahmadyorzoda, T.C. Duşanbe Büyükelçiliği İkinci Katibi Ozan Kublay ve TİKA Koordinatörü İbrahim Erbir katıldı.

Burada söz alan Tacikistan Tarım Bakanı Hakimzoda, projenin Tacikistan&#039;daki tarımsal eğitimle ilgili stratejik önemde bir adım olduğunu belirterek TİKA&#039;ya proje için teşekkür etti. Hakimzoda, projenin olumlu sonuçlarını ve ülke tarımına katkısını ilerleyen süreçte net bir şekilde görüleceğini kaydetti.

Proje ile Tacikistan Ziraat Üniversitesi, tarım sektöründe yetişecek nitelikli iş gücüne önemli bir katkı sağlayacak.

 ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2023/08/tacikistanda-egitim-ve-uretim-serasi-kuruldu-1690875564.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tacikistan’da, Eğitim, Üretim, Serası, kuruldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Tacikistan’da tarım alanında çalışmalar yürüten tek üniversite olan Ziraat Üniversitesi yerleşkesinde kurulmuş olan “Eğitim ve Üretim Serasının” açılışı yapıldı.</span></span></p>

<p><span><span>Tacikistan'ın köklü eğitim kurumlarından olan Tacikistan Ziraat Üniversitesi'nde, öğrencilerin mesleki bilgi ve deneyimlerini artırmak, uygulamalı eğitimlerini desteklemek ve alanda tecrübe edinmelerini sağlamak amacıyla 450 m2 büyüklüğünde modern bir eğitim ve araştırma serası kuruldu.</span></span></p>

<p><span><span>İki aşamalı olarak gerçekleştirilen projenin ilk aşamasında, seranın kurulumu tamamlanırken, Türkiye'den gelen uzmanlar tarafından üniversitede görevli öğretim görevlilerine seracılıkla ilgili bir hafta süren eğitim verildi.</span></span></p>

<p><span><span>Eğitim sırasında, Türkiye'den getirilen fidelerin dikimi de gerçekleştirildi.</span></span></p>

<p><span><span>Eğitim serasının açılışı için düzenlenen törene; Tacikistan Cumhuriyeti Tarım Bakanı Kurbon Hakimzoda, Tacikistan Tarım Bilimleri Akademisi Başkanı Nurali Asozoda, Tacikistan Ziraat Üniversitesi Usmon Mahmadyorzoda, T.C. Duşanbe Büyükelçiliği İkinci Katibi Ozan Kublay ve TİKA Koordinatörü İbrahim Erbir katıldı.</span></span></p>

<p><span><span>Burada söz alan Tacikistan Tarım Bakanı Hakimzoda, projenin Tacikistan'daki tarımsal eğitimle ilgili stratejik önemde bir adım olduğunu belirterek TİKA'ya proje için teşekkür etti. Hakimzoda, projenin olumlu sonuçlarını ve ülke tarımına katkısını ilerleyen süreçte net bir şekilde görüleceğini kaydetti.</span></span></p>

<p><span><span>Proje ile Tacikistan Ziraat Üniversitesi, tarım sektöründe yetişecek nitelikli iş gücüne önemli bir katkı sağlayacak.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/tacikistan.jpg"></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Senegal’de Kadın Çiftçilere TİKA’dan destek</title>
<link>https://trafikdernegi.com/senegalde-kadin-ciftcilere-tikadan-destek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/senegalde-kadin-ciftcilere-tikadan-destek</guid>
<description><![CDATA[ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Senegal’de faaliyet gösteren Kagamen Kadın ve Çocuk Derneğine tarımsal ekipman temin edildi.

Senegal’de iç savaştan etkilenen Casamance bölgesinde kadınların sosyo-ekonomik durumunu iyileştirmek için Kagamen Kadın ve Çocuk Derneğine yerel tahıl meyve ve sebze işleme ünitesi kurması için makine ve ekipman verildi.

Proje kapsamında güneş enerjisiyle çalışan tahıl kurutma makinesi, sebze-meyve işleme makineleri, ambalaj, paketleme ve etiketleme makinesi vb. tarım ekipmanları TİKA tarafından temin edilerek yetkililer teslim edildi.

Kagamen Kadın ve Çocuk Derneği, yaklaşık 30 yıl süren iç savaştan etkilenen Casamance bölgesinde, kırsal alanlarda yaşayan kadınların sosyo-ekonomik durumunu iyileştiren çalışmalar yürütüyor. TİKA tarafından gerçekleştirilen projeyle Casamance bölgesindeki kadın girişimcilerin desteklenmesi hedefleniyor.

 ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/12/senegalde-kadin-ciftcilere-tikadan-destek-1670316541.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Senegal’de, Kadın, Çiftçilere, TİKA’dan, destek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Senegal’de faaliyet gösteren Kagamen Kadın ve Çocuk Derneğine tarımsal ekipman temin edildi.</span></span></p>

<p><span><span>Senegal’de iç savaştan etkilenen Casamance bölgesinde kadınların sosyo-ekonomik durumunu iyileştirmek için Kagamen Kadın ve Çocuk Derneğine yerel tahıl meyve ve sebze işleme ünitesi kurması için makine ve ekipman verildi.</span></span></p>

<p><span><span>Proje kapsamında güneş enerjisiyle çalışan tahıl kurutma makinesi, sebze-meyve işleme makineleri, ambalaj, paketleme ve etiketleme makinesi vb. tarım ekipmanları TİKA tarafından temin edilerek yetkililer teslim edildi.</span></span></p>

<p><span><span>Kagamen Kadın ve Çocuk Derneği, yaklaşık 30 yıl süren iç savaştan etkilenen Casamance bölgesinde, kırsal alanlarda yaşayan kadınların sosyo-ekonomik durumunu iyileştiren çalışmalar yürütüyor. TİKA tarafından gerçekleştirilen projeyle Casamance bölgesindeki kadın girişimcilerin desteklenmesi hedefleniyor.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Senegal%20T%C4%B0KA1.jpg"></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TİKA Hırvatistan’da üretimi desteklemeye devam ediyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/tika-hirvatistanda-uretimi-desteklemeye-devam-ediyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/tika-hirvatistanda-uretimi-desteklemeye-devam-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Hırvatistan&#039;da faaliyet gösteren Lepoglava Tarım Turizmi Birliği bünyesinde geçen yıl kurduğu Meyve ve Sebze Suyu Üretim Hattı’nı genişleterek Reçel Üretim Hattı kurdu.

Lepoglava şehrinin Varazdin bölgesindeki yerleşim birimleriyle kesiştiği ana güzergâh üzerinde yer alan Tarım Turizmi Birliğine tahsis edilen binada TİKA tarafından “Reçel Üretim Hattı” kuruldu.  

Projenin açılış töreni, T.C. Zagreb Büyükelçisi Yavuz Selim Kıran, Lepoglava Belediye Başkanı ve Varazdin Valisi temsilcisi Marijan Skvaric ve Tarım Turizmi Birliği Başkanı Natasa Veic’in katılımlarıyla gerçekleşti.

Bir yıl içinde 40 tonun üzerinde meyve işlendi

TİKA’nın geçtiğimiz yıl kurduğu Meyve ve Sebze Suyu Üretim Hattı’nda bir yıl içerisinde 40 tonun üzerinde meyve işlenerek, piyasa değeri yaklaşık 200 bin Avro olan 20 bin litre meyve suyu üretildi. Temin edilen hattan sadece birlik üyeleri değil bölgedeki tüm üreticiler ücretsiz ve kilo alt limiti olmadan faydalandı.

Meyve ve Sebze Suyu Üretim Hattı Kurulumu Projesi sayesinde Varazdin Valiliğinden de destek gören birlik, kooperatifleşme sürecini tamamladı. Üreticilerin Reçel Üretim Hattı sayesinde, bir yıl içerisinde yaklaşık piyasa değeri 100 bin Avro olan 20 ton reçel üretmesi planlanıyor. Üretilecek reçellerde, meyve/sebze suyu üretiminden kalan ve reçel yapımına uygun posalar da kullanılacak.    

Hırvatistan’ın kuzeyinde yer alan Varazdin bölgesinde, uzun yıllardır tarımsal faaliyet gösteren kadın çiftçilerin bir araya gelerek kurduğu, Lepoglava Tarım Turizmi Birliği, bölgede yetiştirilen çeşitli meyve ve sebzelerden katma değeri yüksek ürünler elde edilmesini sağlayarak tarımsal ve ekonomik kalkınmaya destek olmayı amaçlıyor.



 ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2023/07/tika-hirvatistanda-uretimi-desteklemeye-devam-ediyor-1690535421.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>TİKA, Hırvatistan’da, üretimi, desteklemeye, devam, ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Hırvatistan'da faaliyet gösteren Lepoglava Tarım Turizmi Birliği bünyesinde geçen yıl kurduğu Meyve ve Sebze Suyu Üretim Hattı’nı genişleterek Reçel Üretim Hattı kurdu.</span></span></p>

<p><span><span>Lepoglava şehrinin Varazdin bölgesindeki yerleşim birimleriyle kesiştiği ana güzergâh üzerinde yer alan Tarım Turizmi Birliğine tahsis edilen binada TİKA tarafından “Reçel Üretim Hattı” kuruldu.  </span></span></p>

<p><span><span>Projenin açılış töreni, T.C. Zagreb Büyükelçisi Yavuz Selim Kıran, Lepoglava Belediye Başkanı ve Varazdin Valisi temsilcisi Marijan Skvaric ve Tarım Turizmi Birliği Başkanı Natasa Veic’in katılımlarıyla gerçekleşti.</span></span></p>

<p><span><span>Bir yıl içinde 40 tonun üzerinde meyve işlendi</span></span></p>

<p><span><span>TİKA’nın geçtiğimiz yıl kurduğu Meyve ve Sebze Suyu Üretim Hattı’nda bir yıl içerisinde 40 tonun üzerinde meyve işlenerek, piyasa değeri yaklaşık 200 bin Avro olan 20 bin litre meyve suyu üretildi. Temin edilen hattan sadece birlik üyeleri değil bölgedeki tüm üreticiler ücretsiz ve kilo alt limiti olmadan faydalandı.</span></span></p>

<p><span><span>Meyve ve Sebze Suyu Üretim Hattı Kurulumu Projesi sayesinde Varazdin Valiliğinden de destek gören birlik, kooperatifleşme sürecini tamamladı. Üreticilerin Reçel Üretim Hattı sayesinde, bir yıl içerisinde yaklaşık piyasa değeri 100 bin Avro olan 20 ton reçel üretmesi planlanıyor. Üretilecek reçellerde, meyve/sebze suyu üretiminden kalan ve reçel yapımına uygun posalar da kullanılacak.    </span></span></p>

<p><span><span>Hırvatistan’ın kuzeyinde yer alan Varazdin bölgesinde, uzun yıllardır tarımsal faaliyet gösteren kadın çiftçilerin bir araya gelerek kurduğu, Lepoglava Tarım Turizmi Birliği, bölgede yetiştirilen çeşitli meyve ve sebzelerden katma değeri yüksek ürünler elde edilmesini sağlayarak tarımsal ve ekonomik kalkınmaya destek olmayı amaçlıyor.</span></span></p>

<p><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/h%C4%B1rvatistan.jpg"></p>

<p><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/h%C4%B1rvatistan1.jpg"></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İspanya&amp;apos;da kuraklık: Su kısıtlamasına gidiliyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/ispanyada-kuraklik-su-kisitlamasina-gidiliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/ispanyada-kuraklik-su-kisitlamasina-gidiliyor</guid>
<description><![CDATA[ İspanya&#039;nın Katalonya Özerk Bölgesi&#039;nde su sıkıntısı yaşanıyor. Kuraklık sebebiyle tarım ve hayvancılık sektörleri ile endüstriyel alanda kullanılacak suya kısıtlama getirileceği açıklandı. Bölge yönetimi, hanelerde yaşayanlara da gereksiz su tüketiminden kaçınmaları çağrısında bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/11/ispanyada-kuraklik-su-kisitlamasina-gidiliyor-1669564985.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İspanyada, kuraklık:, kısıtlamasına, gidiliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>İspanya'nın Katalonya bölgesinde aylar süren kuraklık sebebiyle rezervlerdeki su seviyesi yüzde 30'a geriledi.</span></span></p>

<p><span><span>Bölgede yaşayan 6 milyon 700 bin kişi su sıkıntısından olumsuz etkileniyor.</span></span></p>

<p><strong><span><span>SU KISITLAMASINA GİDİLİYOR</span></span></strong></p>

<p><span><span>Katalan hükümeti, kuraklığa çözüm bulmak için su kısıtlaması uygulamasına gidileceğini açıkladı.</span></span></p>

<p><span><span>Buna göre su kullanımına tarımda yüzde 25, hayvancılıkta yüzde 10 ve endüstriyel alanda yüzde 5 oranında kısıtlama getirildi.</span></span></p>

<p><span><span>Kuraklıktan en çok etkilenen sektörlerden olan tarım ve hayvancılık, 2022 yılı boyunca toplam kayıplarının 8 milyar euroyu bulduğunu ve tarımsal istihdamın yüzde 14,5 oranında azaldığını savunuyor.</span></span></p>

<p><span><span>Özellikle zeytin ve meyve üreticileri kuraklıktan dolayı düşük verim aldıklarını, enerji fiyatlarındaki artışlardan dolayı da zararına satış yaptıklarını öne sürüyor.</span></span></p>

<p><strong><span><span>HANE SUYUNA KISITLAMA YOK</span></span></strong></p>

<p><span><span>Katalan yönetimi, hanelerde kullanılan suya şimdilik kısıtlama getirilmeyeceğini duyurdu.</span></span></p>

<p><span><span>Ancak bahçe sulama işleminin haftada iki kereden fazla yapılmaması ve hanelere sağlanan suyun araba yıkamak ve havuz doldurmak için kullanılmaması çağrısında bulunuldu.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Putin&amp;apos;den Afrika&amp;apos;ya tahıl garantisi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/putinden-afrikaya-tahil-garantisi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/putinden-afrikaya-tahil-garantisi</guid>
<description><![CDATA[ Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Afrika ülkelerine tahıl ürünlerini ticari ya da ücretsiz şekilde gönderebilecekleri sözünü verdi.

 Putin, 27-28 Temmuz&#039;da St. Petersburg&#039;da yapılacak Rusya-Afrika Zirvesi&#039;ne ilişkin yazdığı makalede, ülkesinin tahıl anlaşmasından çekilmesinin Afrika ülkelerini olumsuz etkilemeyeceğini belirtti.

ABD ve Avrupalı iş çevrelerinin tahıl anlaşmasını zenginleşmek için kullandığını ve Ukrayna tahılının yüzde 70&#039;inin yüksek ve üst orta sınıf gelirli ülkelere gittiğini savunan Putin, Etiyopya, Sudan, Somali, Yemen ve Afganistan gibi ülkelerin anlaşma çerçevesinde giden Ukrayna tahılının sadece yüzde 3&#039;ünü aldığını vurguladı.

Putin, ülkesinin bu yıl rekor bir hasat beklediğine değinerek, &quot;Ülkemizin, Ukrayna tahılını hem ticari hem de bedelsiz olarak ikame edebileceğinin güvencesini vermek istiyorum.&quot; ifadesini kullandı.

Ülkesinin 2022&#039;de Afrika&#039;ya 11,5 milyon ton tahıl gönderdiğini aktaran Putin, 2023&#039;ün ilk yarısında da 10 milyon ton tahıl gönderdiğini hatırlattı.

Afrika&#039;da 25 ülke, her yıl buğday ithalatının üçte birinden fazlasını Rusya ve Ukrayna&#039;dan yapıyor.

Rusya-Ukrayna savaşının başından bu yana artan gıda fiyatlarından dolayı zor bir dönem geçiren Afrika ülkeleri, iki ülkenin barışması için inisiyatif başlatmıştı.

Afrika Birliği Komisyonu Başkanı Musa Faki Muhammed, Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması&#039;nın askıya alınmasını esefle karşıladığını belirterek, tarafları anlaşmayı sürdürmeye çağırmıştı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2023/07/putinden-afrikaya-tahil-garantisi-1690197841.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Putinden, Afrikaya, tahıl, garantisi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Afrika ülkelerine tahıl ürünlerini ticari ya da ücretsiz şekilde gönderebilecekleri sözünü verdi.</span></span></p>

<p><span><span> Putin, 27-28 Temmuz'da St. Petersburg'da yapılacak Rusya-Afrika Zirvesi'ne ilişkin yazdığı makalede, ülkesinin tahıl anlaşmasından çekilmesinin Afrika ülkelerini olumsuz etkilemeyeceğini belirtti.</span></span></p>

<p><span><span>ABD ve Avrupalı iş çevrelerinin tahıl anlaşmasını zenginleşmek için kullandığını ve Ukrayna tahılının yüzde 70'inin yüksek ve üst orta sınıf gelirli ülkelere gittiğini savunan Putin, Etiyopya, Sudan, Somali, Yemen ve Afganistan gibi ülkelerin anlaşma çerçevesinde giden Ukrayna tahılının sadece yüzde 3'ünü aldığını vurguladı.</span></span></p>

<p><span><span>Putin, ülkesinin bu yıl rekor bir hasat beklediğine değinerek, "Ülkemizin, Ukrayna tahılını hem ticari hem de bedelsiz olarak ikame edebileceğinin güvencesini vermek istiyorum." ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span>Ülkesinin 2022'de Afrika'ya 11,5 milyon ton tahıl gönderdiğini aktaran Putin, 2023'ün ilk yarısında da 10 milyon ton tahıl gönderdiğini hatırlattı.</span></span></p>

<p><span><span>Afrika'da 25 ülke, her yıl buğday ithalatının üçte birinden fazlasını Rusya ve Ukrayna'dan yapıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Rusya-Ukrayna savaşının başından bu yana artan gıda fiyatlarından dolayı zor bir dönem geçiren Afrika ülkeleri, iki ülkenin barışması için inisiyatif başlatmıştı.</span></span></p>

<p><span><span>Afrika Birliği Komisyonu Başkanı Musa Faki Muhammed, Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması'nın askıya alınmasını esefle karşıladığını belirterek, tarafları anlaşmayı sürdürmeye çağırmıştı.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tacikistan’da seracılığa TİKA desteği</title>
<link>https://trafikdernegi.com/tacikistanda-seraciliga-tika-destegi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/tacikistanda-seraciliga-tika-destegi</guid>
<description><![CDATA[ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Tacikistan’da tarım alanında çalışmalar yürüten tek üniversite olan Ziraat Üniversitesi yerleşkesinde “Eğitim ve Üretim Serası” kuruldu.

Tacikistan&#039;ın yüz ölçümünün %93&#039;ünü dağlar oluşturmakta olup ülkenin sadece %7&#039;lik kısmı tarımsal faaliyete elverişlidir. Bu doğrultuda Tacikistan&#039;daki tarım sektörünü desteklemek ve sınırlı tarım arazisinde üretim yapabilmek için Ziraat Üniversitesi bünyesinde 450 metrekare alanda modern bir eğitim serası kuruldu.

Türkiye’den Tacikistan’a giden eğitmenler tarafından yetiştiricilik ve seracılık hakkında bir hafta süren eğitim programı gerçekleştirildi. Eğitimin ardından seranın ilk fideleri dikildi. Projeyle üniversitedeki öğrencilerin mesleki bilgi ve deneyimlerinin arttırılması, uygulamalı eğitimlerinin desteklenmesi, sahada tecrübe edinmelerinin sağlanması ve üniversitenin ziraat alanındaki eğitim ve bilimsel çalışmalarına katkı sağlanması amaçlanıyor.

Tacikistan’da özellikle seracılığının geliştirilmesi amacıyla hazırlanmış olan stratejik planda, 2030 yılına kadar 30.000 hektar sera kurulumu hedefleniyor. Ülkenin stratejisine katkıda bulunan projeler üreten TİKA, gelecek yıllarda büyük gelişme göstermesi öngörülen sektörün ihtiyaç duyacağı insan gücünün yetişmesine destek sağlıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2023/04/tacikistanda-seraciliga-tika-destegi-1681039834.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tacikistan’da, seracılığa, TİKA, desteği</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından Tacikistan’da tarım alanında çalışmalar yürüten tek üniversite olan Ziraat Üniversitesi yerleşkesinde “Eğitim ve Üretim Serası” kuruldu.</span></span></p>

<p><span><span>Tacikistan'ın yüz ölçümünün %93'ünü dağlar oluşturmakta olup ülkenin sadece %7'lik kısmı tarımsal faaliyete elverişlidir. Bu doğrultuda Tacikistan'daki tarım sektörünü desteklemek ve sınırlı tarım arazisinde üretim yapabilmek için Ziraat Üniversitesi bünyesinde 450 metrekare alanda modern bir eğitim serası kuruldu.</span></span></p>

<p><span><span>Türkiye’den Tacikistan’a giden eğitmenler tarafından yetiştiricilik ve seracılık hakkında bir hafta süren eğitim programı gerçekleştirildi. Eğitimin ardından seranın ilk fideleri dikildi. Projeyle üniversitedeki öğrencilerin mesleki bilgi ve deneyimlerinin arttırılması, uygulamalı eğitimlerinin desteklenmesi, sahada tecrübe edinmelerinin sağlanması ve üniversitenin ziraat alanındaki eğitim ve bilimsel çalışmalarına katkı sağlanması amaçlanıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Tacikistan’da özellikle seracılığının geliştirilmesi amacıyla hazırlanmış olan stratejik planda, 2030 yılına kadar 30.000 hektar sera kurulumu hedefleniyor. Ülkenin stratejisine katkıda bulunan projeler üreten TİKA, gelecek yıllarda büyük gelişme göstermesi öngörülen sektörün ihtiyaç duyacağı insan gücünün yetişmesine destek sağlıyor.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Japonya&amp;apos;da kuş gribi ülke geneline yayılıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/japonyada-kus-gribi-ulke-geneline-yayiliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/japonyada-kus-gribi-ulke-geneline-yayiliyor</guid>
<description><![CDATA[ Japonya&#039;da Tarım Bakanlığı, kuş gribi nedeniyle ülkede itlaf edilen tavuk ve diğer kanatlı hayvanların sayısının, 15 milyona ulaşmasını bekliyor.

Sezonun ilk vakasının saptandığı Ekim 2022 sonrası, kuş gribi hastalığı Japonya geneline yayılmaya devam ediyor.

Japonya, kuş gribi vakalarındaki benzeri görülmemiş artış karşısında yaklaşık 15 milyon kanatlı hayvanı itlaf etti. Bu, tek bir sezonda gerçekleştirilen en yüksek itlaf sayısı.

Japonya Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık Bakanlığı Perşembe günü yaptığı açıklamada, itlaf edilen kanatlı hayvan sayısının şu an itibarıyla 14,78 milyon olduğunu ve bu sayının 2020-2021 döneminde kayda geçen rekor düzeydeki 9,87 milyonluk itlaf oranından yaklaşık yüzde 50 fazla olduğunu kaydetti.

Hastalığın büyük tavuk çiftliklerini vurmasıyla rakamda artış yaşandı. Bu çiftlikler arasında Aralık&#039;ta yaklaşık 1,39 milyon kanatlı hayvanın itlaf edildiği Aomori vilayetinin Misawa kentindeki bir çiftlik de bulunuyor.

Bakanlık verilerine göre ilk vakanın geçen yılın Ekim ayında Okayama vilayeti ve Hokkaido&#039;da bildirilmesinden bu yana, 25 vilayetteki tavuk çiftliklerinde ve başka yerlerde 76 kuş gribi salgını görüldü.

Risklerin tüm ülkede arttığı uyarısında bulunan bakanlık, bu sezon kuş gribinin, Yamagata ve Okinawa gibi daha önce salgınların görülmediği altı vilayette yayıldığını kaydetti.

Japonya&#039;da kuş gribi sezonu normalde sonbahar ve kış aylarında başlayıp, sonraki yılın ilkbahar aylarına kadar sürüyor.

  ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2023/03/japonyada-kus-gribi-ulke-geneline-yayiliyor-1677836912.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Japonyada, kuş, gribi, ülke, geneline, yayılıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Japonya'da Tarım Bakanlığı, kuş gribi nedeniyle ülkede itlaf edilen tavuk ve diğer kanatlı hayvanların sayısının, 15 milyona ulaşmasını bekliyor.</span></span></p>

<p><span><span>Sezonun ilk vakasının saptandığı Ekim 2022 sonrası, kuş gribi hastalığı Japonya geneline yayılmaya devam ediyor.</span></span></p>

<p><span><span>Japonya, kuş gribi vakalarındaki benzeri görülmemiş artış karşısında yaklaşık 15 milyon kanatlı hayvanı itlaf etti. Bu, tek bir sezonda gerçekleştirilen en yüksek itlaf sayısı.</span></span></p>

<p><span><span>Japonya Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık Bakanlığı Perşembe günü yaptığı açıklamada, itlaf edilen kanatlı hayvan sayısının şu an itibarıyla 14,78 milyon olduğunu ve bu sayının 2020-2021 döneminde kayda geçen rekor düzeydeki 9,87 milyonluk itlaf oranından yaklaşık yüzde 50 fazla olduğunu kaydetti.</span></span></p>

<p><span><span>Hastalığın büyük tavuk çiftliklerini vurmasıyla rakamda artış yaşandı. Bu çiftlikler arasında Aralık'ta yaklaşık 1,39 milyon kanatlı hayvanın itlaf edildiği Aomori vilayetinin Misawa kentindeki bir çiftlik de bulunuyor.</span></span></p>

<p><span><span>Bakanlık verilerine göre ilk vakanın geçen yılın Ekim ayında Okayama vilayeti ve Hokkaido'da bildirilmesinden bu yana, 25 vilayetteki tavuk çiftliklerinde ve başka yerlerde 76 kuş gribi salgını görüldü.</span></span></p>

<p><span><span>Risklerin tüm ülkede arttığı uyarısında bulunan bakanlık, bu sezon kuş gribinin, Yamagata ve Okinawa gibi daha önce salgınların görülmediği altı vilayette yayıldığını kaydetti.</span></span></p>

<p><span><span>Japonya'da kuş gribi sezonu normalde sonbahar ve kış aylarında başlayıp, sonraki yılın ilkbahar aylarına kadar sürüyor.</span></span></p>

<p> </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çinli bilim insanları, inekler için akıllı saat geliştirdi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/cinli-bilim-insanlari-inekler-icin-akilli-saat-gelistirdi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/cinli-bilim-insanlari-inekler-icin-akilli-saat-gelistirdi</guid>
<description><![CDATA[ Çinli bilim insanları, inekler için geliştirdikleri &#039;akıllı saatler&#039; ile hem tarım endüstrisinde verimliliği arttırmayı hem de çevre kirliliğini azaltmayı hedefliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/12/cinli-bilim-insanlari-inekler-icin-akilli-saat-gelistirdi-1670079994.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çinli, bilim, insanları, inekler, için, akıllı, saat, geliştirdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Çinli bilim insanları, ineklerin bileklerine takılabilen, kinetik enerji sayesinde şarj olabilen bir 'akıllı saat' tasarladı. Bu akıllı saat, takıldığı ineğin sağlığı, konumu ve çevresel koşulları hakkında veriler toplayabiliyor.</span></span></p>

<p><span><span>Southwest Jiaotong Üniversitesi'nden araştırmacılara göre, ineklere takılan bu akıllı saatler, çiftlikleri daha sağlıklı ve inekleri daha mutlu yapmanın yanında çevre kirliliğini azaltabilir.</span></span></p>

<p><strong><span><span>HEDEF VERİMLİLİK</span></span></strong></p>

<p><span><span>IFLScience'ın haberine göre araştırma ekibi, projeleriyle gıda güvenliğini ve tedarik zinciri verimliliğini arttırmayı hedefliyor.</span></span></p>

<p><span><span>Akıllı saat, ineklerin bacak hareketlerinin oluşturduğu kinetik enerji sayesinde çalışacağı için, çevre kirliliği yaratmayacak.</span></span></p>

<p><span><span>Southwest Jiaotong Üniversitesi'nde enerji araştırmacısı ve projenin yazarı Zutao Zhang, yaptığı açıklamada "İneklerin çevre ve sağlık verilerinin gözlenmesi, hastalıkların önceden tespit edilmesine ve verimliliğin artmasını sağlayabilir. Toplanan veriler arasında; oksijen yoğunluğu, hava sıcaklığı ve nemi, hareket sıklığı, üreme döngüleri, hastalık ve süt üretimi bulunabilir" dedi.</span></span></p>

<p><strong><span><span>KİNETİK ENERJİ VE 5G İNTERNET</span></span></strong></p>

<p><span><span>Araştırma ekibi, akıllı saati şarj etmek için ilk başta güneş veya rüzgar enerjisi kullanmayı planladı ancak bu yöntemler değişken hava koşullarında güvenilir olmadığı için, ineklerin hareketlerinden elde deilen kinetik enerjiyi depolayabilen bir pil geliştirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Tasarlanan bu cihaz, ufak hareketlerden elde edilen kinetik enerjiyi, birkaç mıknatıs ve bir sarkaç yardımıyla güçlendirerek küçük bir lityum pilinde depolayarak 7/24 çalışabiliyor.</span></span></p>

<p><span><span>Zhang, kinetik enerji hakkında "Kinetik enerji her yerde bulunabilir. Esintide kıpırdayan yapraktan tutun, insanların ve hayvanların hareketine, suların dalgalanmasına hatta dünyanın dönüşüne kadar pek çok hareket kinetik enerji üretir. Bu enerjinin boşa gitmesine izin veremeyiz" ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span>Cihaz, 5G teknolojisiyle internete bağlanarak topladığı verileri çiftçiye iletebilecek. Zhang konu hakkında, "5G ve internet teknolojisinin gelişmesi ve tarımda kullanılması, verimliliği arttırarak daha işleyişli, akıllı ve şeffaf bir endistüri oluşturacaktır" dedi.</span></span></p>

<p> </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TİKA’dan Uganda’da çiftçi kooperatifine destek</title>
<link>https://trafikdernegi.com/tikadan-ugandada-ciftci-kooperatifine-destek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/tikadan-ugandada-ciftci-kooperatifine-destek</guid>
<description><![CDATA[ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Uganda’da “Shea Yağı” üreticileri kooperatifine teknik ekipman desteğinde bulundu.

TİKA tarafından Uganda’nın kuzeyinde bulunan Atiak-Gulu-Kitgum şehirlerinin arasında yer alan bölgede sıkça rastlanan shea ağaçlarında yetişen fındıklardan elde edilen yağ sayesinde geçimlerini sağlayan çiftçilere 2 adet sıcak sıkma makinesi temin edildi.

TİKA Kampala Program Koordinasyon Ofisinde gerçekleştirilen teslim törenine, Ticaret, Sanayi ve Kooperatifler Bakanlığı Kuzey Uganda Bölge Sorumlusu Ishaac Sebulime ve proje partneri Atiak Şekerkamışı ve Shea Yağı Üreticileri Kooperatifi Başkan Yardımcısı Mamawi Josephine Ujjeo ile çiftçiler katıldı.

TİKA Uganda Koordinatörü Ömer Aykon, Türkiye adına tarım ekipmanlarını Ugandalı çiftçilere teslim ettiklerini, tarım ve diğer sektörlerde Ugandalılara desteklerinin devam edeceğini kaydetti. Uganda&#039;nın kuzeyinde faaliyet gösteren bu kooperatifin artık yürüme değil koşma vaktinin olduğunu söyleyen Aykon, shea ağaçlarının yaygın olduğu bu bölgede çiftçilerin kooperatif imkânları sayesinde daha fazla üretim yapabileceklerini sözlerine ekledi.

Kooperatif Başkan Yardımcısı Sayın Ujjeo da bölge insanı adına teşekkürlerini ileterek, &quot;Bugün burada sadece 6 çiftçimiz ile geldik ama şu anda shea yağı üretimi yapan bine yakın çiftçi, makinelerin gelmesini sabırsızlıkla bekliyor. Hepsi Türkiye’ye teşekkürlerini sunuyor.” dedi.

Uganda’da 2013&#039;ten beri çeşitli projelere imza atan TİKA, 2017’de başkent Kampala’da açtığı ofis ile proje alanlarını genişletmek; eğitim, sağlık, tarım ve hayvancılık ile mesleki eğitim sektörlerinde yeni projeleri hayata geçirmek üzere çalışmalar yürütüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/11/tikadan-ugandada-ciftci-kooperatifine-destek-1669210498.jpeg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>TİKA’dan, Uganda’da, çiftçi, kooperatifine, destek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Uganda’da “Shea Yağı” üreticileri kooperatifine teknik ekipman desteğinde bulundu.</span></span></p>

<p><span><span>TİKA tarafından Uganda’nın kuzeyinde bulunan Atiak-Gulu-Kitgum şehirlerinin arasında yer alan bölgede sıkça rastlanan shea ağaçlarında yetişen fındıklardan elde edilen yağ sayesinde geçimlerini sağlayan çiftçilere 2 adet sıcak sıkma makinesi temin edildi.</span></span></p>

<p><span><span>TİKA Kampala Program Koordinasyon Ofisinde gerçekleştirilen teslim törenine, Ticaret, Sanayi ve Kooperatifler Bakanlığı Kuzey Uganda Bölge Sorumlusu Ishaac Sebulime ve proje partneri Atiak Şekerkamışı ve Shea Yağı Üreticileri Kooperatifi Başkan Yardımcısı Mamawi Josephine Ujjeo ile çiftçiler katıldı.</span></span></p>

<p><span><span>TİKA Uganda Koordinatörü Ömer Aykon, Türkiye adına tarım ekipmanlarını Ugandalı çiftçilere teslim ettiklerini, tarım ve diğer sektörlerde Ugandalılara desteklerinin devam edeceğini kaydetti. Uganda'nın kuzeyinde faaliyet gösteren bu kooperatifin artık yürüme değil koşma vaktinin olduğunu söyleyen Aykon, shea ağaçlarının yaygın olduğu bu bölgede çiftçilerin kooperatif imkânları sayesinde daha fazla üretim yapabileceklerini sözlerine ekledi.</span></span></p>

<p><span><span>Kooperatif Başkan Yardımcısı Sayın Ujjeo da bölge insanı adına teşekkürlerini ileterek, "Bugün burada sadece 6 çiftçimiz ile geldik ama şu anda shea yağı üretimi yapan bine yakın çiftçi, makinelerin gelmesini sabırsızlıkla bekliyor. Hepsi Türkiye’ye teşekkürlerini sunuyor.” dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Uganda’da 2013'ten beri çeşitli projelere imza atan TİKA, 2017’de başkent Kampala’da açtığı ofis ile proje alanlarını genişletmek; eğitim, sağlık, tarım ve hayvancılık ile mesleki eğitim sektörlerinde yeni projeleri hayata geçirmek üzere çalışmalar yürütüyor.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>TİKA’dan Karadağ’da çiftçilere destek</title>
<link>https://trafikdernegi.com/tikadan-karadagda-ciftcilere-destek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/tikadan-karadagda-ciftcilere-destek</guid>
<description><![CDATA[ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından, Karadağ’ın kuzeyinde yer alan Pljevlja (Taşlıca) Belediyesine bağlı Bukovitsa bölgesinde tarım ve hayvancılık yapan çiftçilere ihtiyaç duyulan iki adet sera kurulumu ile balya makinesi ve motokültivatör teslim edildi.

TİKA tarafından yürütülen, tarımsal üretimin artırılması ve gıda güvenliğinin sağlanmasını amaçlayan “Balkanlar ve Doğu Avrupa Ülkeleri Gıda ve Yaşam Güvenliği Destekleme Programı” kapsamında, Karadağ’ın kuzeyinde yer alan Bukovitsa bölgesinde tarım ve hayvancılık yapan ailelerin ortak kullanacağı balya makinesi ile motokültivatör desteği verildi.

Karadağ’ın Bosna Hersek sınırında bulunan ve nüfusunun çoğu Boşnak olan 39 köyden oluşan Bukovitsa bölgesi tarım, hayvancılık ve ağaç endüstrisi ile bilinen bir bölge iken 1990’lı yıllardaki savaş nedeniyle nüfusun büyük kısmı köylerini terk etmek zorunda kalmıştı. Evlerine geri dönen Bukovitsa sakinleri ise geleneksel tarım ve hayvancılık çiftçiliği yapmakta.

TİKA tarafından, Bukovitsa bölgesindeki hayvan üreticilerin uzun süren kış döneminde hayvanlara yönelik besin stokunun hazırlanmasının etkili yöntemi olan saman balyalarının hızlı ve verimli olarak elde edilmesi amacıyla balya makinesi temin edildi. Ayrıca, bölgedeki aileler açısından büyük önem arz eden tarımsal üretimdeki verimliliğin artırılması amacıyla toprağın ekime daha hızlı bir şekilde hazırlanmasında kullanılmak üzere motokültüvatör temin edilerek, 100 m2’lik iki adet sera kurulumu yapıldı.

Karadağ İslam Birliği iş birliğinde gerçekleştirilen proje kapsamında TİKA tarafından temin edilen ekipman ve seralar, Karadağ İslam Birliği yetkilileri ve yararlanıcı ailelerin de hazır bulunduğu törende teslim edildi.

2007 yılından itibaren Karadağ’da faaliyet gösteren TİKA, başta ülkenin kuzey bölgesindeki işsizlik ve göç sorununa karşı olmak üzere ülkedeki hayvancılık ve tarımsal üretiminin teşvik edilmesi amacıyla gerçekleştirdiği projelerle 2250’den fazla üreticiye destek sağladı.

 ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/11/tikadan-karadagda-ciftcilere-destek-1668843579.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>TİKA’dan, Karadağ’da, çiftçilere, destek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından, Karadağ’ın kuzeyinde yer alan Pljevlja (Taşlıca) Belediyesine bağlı Bukovitsa bölgesinde tarım ve hayvancılık yapan çiftçilere ihtiyaç duyulan iki adet sera kurulumu ile balya makinesi ve motokültivatör teslim edildi.</span></span></p>

<p><span><span>TİKA tarafından yürütülen, tarımsal üretimin artırılması ve gıda güvenliğinin sağlanmasını amaçlayan “Balkanlar ve Doğu Avrupa Ülkeleri Gıda ve Yaşam Güvenliği Destekleme Programı” kapsamında, Karadağ’ın kuzeyinde yer alan Bukovitsa bölgesinde tarım ve hayvancılık yapan ailelerin ortak kullanacağı balya makinesi ile motokültivatör desteği verildi.</span></span></p>

<p><span><span>Karadağ’ın Bosna Hersek sınırında bulunan ve nüfusunun çoğu Boşnak olan 39 köyden oluşan Bukovitsa bölgesi tarım, hayvancılık ve ağaç endüstrisi ile bilinen bir bölge iken 1990’lı yıllardaki savaş nedeniyle nüfusun büyük kısmı köylerini terk etmek zorunda kalmıştı. Evlerine geri dönen Bukovitsa sakinleri ise geleneksel tarım ve hayvancılık çiftçiliği yapmakta.</span></span></p>

<p><span><span>TİKA tarafından, Bukovitsa bölgesindeki hayvan üreticilerin uzun süren kış döneminde hayvanlara yönelik besin stokunun hazırlanmasının etkili yöntemi olan saman balyalarının hızlı ve verimli olarak elde edilmesi amacıyla balya makinesi temin edildi. Ayrıca, bölgedeki aileler açısından büyük önem arz eden tarımsal üretimdeki verimliliğin artırılması amacıyla toprağın ekime daha hızlı bir şekilde hazırlanmasında kullanılmak üzere motokültüvatör temin edilerek, 100 m2’lik iki adet sera kurulumu yapıldı.</span></span></p>

<p><span><span>Karadağ İslam Birliği iş birliğinde gerçekleştirilen proje kapsamında TİKA tarafından temin edilen ekipman ve seralar, Karadağ İslam Birliği yetkilileri ve yararlanıcı ailelerin de hazır bulunduğu törende teslim edildi.</span></span></p>

<p><span><span>2007 yılından itibaren Karadağ’da faaliyet gösteren TİKA, başta ülkenin kuzey bölgesindeki işsizlik ve göç sorununa karşı olmak üzere ülkedeki hayvancılık ve tarımsal üretiminin teşvik edilmesi amacıyla gerçekleştirdiği projelerle 2250’den fazla üreticiye destek sağladı.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/Karada%C4%9F1.jpg"></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sudanlı Selzede Çiftçilere Tohum ve Ekipman Desteği</title>
<link>https://trafikdernegi.com/sudanli-selzede-ciftcilere-tohum-ve-ekipman-destegi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/sudanli-selzede-ciftcilere-tohum-ve-ekipman-destegi</guid>
<description><![CDATA[ Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Sudan’da meydana gelen sel felaketi nedeniyle olağanüstü hal ilan edilen Cezire eyaletinde selzede çiftçilere iyileştirilmiş tohum ve tarımsal ekipman desteği sağladı.

TİKA, binlerce dönüm tarım arazisinin sular altında kaldığı ve mahsul kaybının yaşandığı bölgede, &quot;Selzede Çiftçilere İyileştirilmiş Tohum ve Tarımsal Ekipman Desteği Sağlanması” projesini hayata geçirdi.

TİKA Hartum Koordinasyon Ofisi’nin yürüttüğü proje kapsamında, Menagil kentindeki sel mağduru çiftçilere domates, darı, soğan, karpuz, nohut, bamya ve diğer bazı meyve ve sebze tohumlarının yanı sıra sulama pompası ile çapa gibi tarımsal ekipman desteği verildi.

Aralarında çok sayıda kadın çiftçinin de bulunduğu ve yaklaşık 1200 çiftçi projeden yararlandı.

Cezire Valisi İsmail Awad Allah Al-Akib, Türkiye’nin ve TİKA’nın Sudan halkına sunduğu destekten dolayı minnettar olduklarını belirtti.

Sudan’da Türkiye kurumları ile iş birliği yapmaktan memnuniyet duyduğunu ifade eden Vali Akib, tarım, hayvancılık, ticaret gibi birçok alanda Türkiye ile daha çok iş birliği yapmak istediklerini vurguladı.

TİKA Hartum Program Ofisi Koordinatörü Fulya Aslan, burada yaptığı konuşmada, projeyle, selzede çiftçilerin önümüzdeki tarım sezonunu başarılı geçirerek uğradıkları zararın tazminini sağlamayı ve yaşam ihtiyaçlarını güvence altına almayı hedeflediklerini ifade etti. Tüm dünyada yaşanan gıda krizine de değinen Aslan, Sudan’da gıda krizinin sebep olduğu olumsuzlukların etkisini azaltmak açısından da projenin önemli olduğunu belirtti.

Sudan’da haziran ayında etkili olmaya başlayan şiddetli mevsimsel yağışlar nedeniyle meydana gelen sel felaketi ülke genelinde can ve mal kayıplarına sebep olmuştu.

Sel felaketinin en çok zarar verdiği eyaletlerden biri olan Cezire ve ona bağlı olan Menagil kenti, sellerdeki ölümler ve maddi kayıplar nedeniyle &quot;afet bölgesi&quot; ilan edilmişti.

 ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/11/sudanli-selzede-ciftcilere-tohum-ve-ekipman-destegi-1668081365.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sudanlı, Selzede, Çiftçilere, Tohum, Ekipman, Desteği</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Sudan’da meydana gelen sel felaketi nedeniyle olağanüstü hal ilan edilen Cezire eyaletinde selzede çiftçilere iyileştirilmiş tohum ve tarımsal ekipman desteği sağladı.</span></span></p>

<p><span><span>TİKA, binlerce dönüm tarım arazisinin sular altında kaldığı ve mahsul kaybının yaşandığı bölgede, "Selzede Çiftçilere İyileştirilmiş Tohum ve Tarımsal Ekipman Desteği Sağlanması” projesini hayata geçirdi.</span></span></p>

<p><span><span>TİKA Hartum Koordinasyon Ofisi’nin yürüttüğü proje kapsamında, Menagil kentindeki sel mağduru çiftçilere domates, darı, soğan, karpuz, nohut, bamya ve diğer bazı meyve ve sebze tohumlarının yanı sıra sulama pompası ile çapa gibi tarımsal ekipman desteği verildi.</span></span></p>

<p><span><span>Aralarında çok sayıda kadın çiftçinin de bulunduğu ve yaklaşık 1200 çiftçi projeden yararlandı.</span></span></p>

<p><span><span>Cezire Valisi İsmail Awad Allah Al-Akib, Türkiye’nin ve TİKA’nın Sudan halkına sunduğu destekten dolayı minnettar olduklarını belirtti.</span></span></p>

<p><span><span>Sudan’da Türkiye kurumları ile iş birliği yapmaktan memnuniyet duyduğunu ifade eden Vali Akib, tarım, hayvancılık, ticaret gibi birçok alanda Türkiye ile daha çok iş birliği yapmak istediklerini vurguladı.</span></span></p>

<p><span><span>TİKA Hartum Program Ofisi Koordinatörü Fulya Aslan, burada yaptığı konuşmada, projeyle, selzede çiftçilerin önümüzdeki tarım sezonunu başarılı geçirerek uğradıkları zararın tazminini sağlamayı ve yaşam ihtiyaçlarını güvence altına almayı hedeflediklerini ifade etti. Tüm dünyada yaşanan gıda krizine de değinen Aslan, Sudan’da gıda krizinin sebep olduğu olumsuzlukların etkisini azaltmak açısından da projenin önemli olduğunu belirtti.</span></span></p>

<p><span><span>Sudan’da haziran ayında etkili olmaya başlayan şiddetli mevsimsel yağışlar nedeniyle meydana gelen sel felaketi ülke genelinde can ve mal kayıplarına sebep olmuştu.</span></span></p>

<p><span><span>Sel felaketinin en çok zarar verdiği eyaletlerden biri olan Cezire ve ona bağlı olan Menagil kenti, sellerdeki ölümler ve maddi kayıplar nedeniyle "afet bölgesi" ilan edilmişti.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/T%C4%B0KA1.jpg"></span></span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/T%C4%B0KA.jpg"></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bakan Kirişci, Paris&amp;apos;te OECD Tarım Bakanları Toplantısı&amp;apos;nda Konuştu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/bakan-kirisci-pariste-oecd-tarim-bakanlari-toplantisinda-konustu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/bakan-kirisci-pariste-oecd-tarim-bakanlari-toplantisinda-konustu</guid>
<description><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişci, Fransa&#039;nın başkenti Paris&#039;te, 45&#039;ten fazla ülkenin tarım bakanının katıldığı Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) Tarım Bakanları Toplantısı&#039;nın ilk gününde, &quot;Küresel Gıda Güvenliği İçin Birlikte Hareket Etmek: Son Krizlerden Alınan Dersler&quot; başlıklı genel oturuma katıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.tarimpusulasi.com/images/haberler/2022/11/bakan-kirisci-pariste-oecd-tarim-bakanlari-toplantisinda-konustu-1667642107.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 16:59:07 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bakan, Kirişci, Pariste, OECD, Tarım, Bakanları, Toplantısında, Konuştu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişci, Fransa'nın başkenti Paris'te, 45'ten fazla ülkenin tarım bakanının katıldığı Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) Tarım Bakanları Toplantısı'nın ilk gününde, "Küresel Gıda Güvenliği İçin Birlikte Hareket Etmek: Son Krizlerden Alınan Dersler" başlıklı genel oturuma katıldı.</span></span></p>

<p><span><span>Bakan Kirişci, burada yaptığı konuşmada, 2021'de açlığın dünyada yüz milyonlarca kişiyi etkilediğine işaret ederek 2030'da yaklaşık 670 milyon insanın hala yetersiz besleniyor olacağının tahmin edildiğini kaydetti.</span></span></p>

<p><span><span>"2030 yılına kadar Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına ulaşmak için Eylem On Yılı'na girdiğimizde, dünyadaki gıda sistemlerinin çoğu kırılgandı ve herkes için yeterli gıdaya erişim mümkün değildi." diyen Kirişci, Kovid-19 salgını, iklim değişikliği ve Ukrayna'daki savaşın durumu daha da kötüleştirdiğini söyledi. Kirişci, bu durumun küresel gıda güvensizliği üzerindeki baskıyı attırdığını ifade etti.</span></span></p>

<p><span><span>Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde Karadeniz Tahıl Girişimi'nin başlatılması için büyük çaba sarf ettiğini dile getiren Kirişci, "Yine çabalarımız sonucunda askıya alınan sevkiyatlar, kaldığı yerden devam etmektedir." dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Kirişci, "Bu girişim, 22 Temmuz 2022'den bu yana Ukrayna'dan tahıl ve diğer gıda maddelerinin ihracatının, güvenli bir insani deniz koridoru aracılığıyla dünyanın geri kalanına yeniden başlatılmasını sağlamıştır." ifadesini kullanarak 1 Kasım itibarıyla dünya pazarlarına 9,8 milyon ton tahıl ve diğer gıda maddelerinin sevk edildiğini kaydetti.</span></span></p>

<p><span><span>Bakan Kirişci, bu girişimin olumlu etkilerinin anında görüldüğünü ve buğday fiyatlarının büyük ölçüde düştüğünü anımsattı.</span></span></p>

<p><span><span>Kirişci, ayrıca "Gıda güvenliği ve beslenme için sürdürülebilir verimlilik artışı", "Kapsayıcı tarım için küresel fırsatlar" temalı oturumlara katılarak Türkiye'nin tecrübeleri ve uygulamaları hakkında bilgi verdi.</span></span></p>

<p><span><span>Kirişci, Paris'te İsviçre, Kanada, Yeni Zelanda, İspanya ve Avusturya'dan mevkidaşlarıyla ve Avrupa Birliği (AB) temsilcileriyle görüştü.</span></span></p>

<p><span><span>Bakan Kirişci, İspanya Tarım, Gıda ve Balıkçılık Bakanı Luis Planas'la yaptığı görüşmede, tarım alanında iş birliği konularını değerlendirdi. Kirişci, görüşmede, Türkiye ve İspanya'nın potansiyel ihraç ürünlerini karşılıklı olarak tanıtılması ile tarım ticaretini daha da iyi bir noktaya ulaştıracaklarını ifade etti.</span></span></p>

<p><span><span>Kirişci, Avusturya Federal Tarım, Ormancılık, Bölgeler ve Su Yönetimi Bakanı Norbert Totschnig'le görüşmesinde ise ikili iş birliği alanlarını değerlendirdi.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/tarim-bakani-oecd-toplantisinda-1.jpg"><img alt="" src="https://www.tarimpusulasi.com/public/images/detay/tarim-bakani-oecd-toplantisinda-2.jpg"></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>