<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:admin="http://webns.net/mvcb/"
     xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
<channel>
<title>Trafik Güvenliği Derneği &amp; : Deniz</title>
<link>https://trafikdernegi.com/rss/category/deniz</link>
<description>Trafik Güvenliği Derneği &amp; : Deniz</description>
<dc:language>tr</dc:language>
<dc:rights>TRAFİK GÜVENLİĞİ DERNEĞİ GENEL MERKEZİ   DERNEK KÜTÜK NO : 06&amp;160&amp;108</dc:rights>

<item>
<title>İzmir Körfezi&amp;apos;ndeki kirlilik için &amp;quot;altyapı yetersizliği&amp;quot; vurgusu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/izmir-koerfezindeki-kirlilik-icin-altyapi-yetersizligi-vurgusu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/izmir-koerfezindeki-kirlilik-icin-altyapi-yetersizligi-vurgusu</guid>
<description><![CDATA[ Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Tolga Dinçer: - &quot;Altyapının yetersizliği nedeniyle 10 yılı aşkın süredir Çiğli Arıtma Tesisi&#039;nden yeterli düzeyde arıtılmayan suyun deşarjlarının yapıldığı gerek uydu görüntülerinden, gerekse gözlem ve araştırma sonuçlarımızdan anlaşılıyor&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/izmir-korfezindeki-kirlilik-icin-altyapi-yetersizligi-vurgusu-1727732236.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İzmir, Körfezindeki, kirlilik, için, altyapı, yetersizliği, vurgusu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Ege Üniversitesi (<strong>EÜ</strong>) Su Ürünleri Fakültesi Dekan Yardımcısı <strong>Prof. Dr. Tolga Dinçer</strong>, İzmir Körfezi'ndeki kirliliğe ilişkin, "Altyapının yetersizliği nedeniyle 10 yılı aşkın süredir Çiğli Arıtma Tesisi'nden yeterli düzeyde arıtılmayan suyun deşarjlarının yapıldığı gerek uydu görüntülerinden, gerekse gözlem ve araştırma sonuçlarımızdan anlaşılıyor." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İzmir Ticaret Odasından (<strong>İZTO</strong>) yapılan açıklamaya göre, İzmir Balıkçılık Çalışma Grubu 34'üncü toplantısı İZTO Yönetim Kurulu Üyesi <strong>Mehmet Şahin Çakan </strong>başkanlığında yapıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Toplantıda EÜ Su Ürünleri Fakültesi Dekan Yardımcısı <strong>Prof. Dr. Tolga Dinçer</strong>, İzmir Körfezi'nde yaşanan balık ölümleri ve kirlilikle ilgili sunum yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dinçer, özellikle iç körfezde su sirkülasyonunun kısıtlı olması nedeniyle suların sıcak mevsimlerde dış körfez bölgelerine göre daha fazla ısındığını, bunun iç körfez ekosistemini daha da kırılgan hale getirdiğini anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Nüfus ve alt yapının yetersizliğinin sorunu büyüttüğünü belirten Dinçer, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"2000 yılında Büyük Kanal Projesi'nin devreye sokulmasıyla körfez ekosistemi çok ciddi bir düzelme sürecine girdi. Ancak ilerleyen yıllarda nüfusun giderek artması nedeniyle mevcut alt yapının yetersiz kalması sorunun büyümesine neden oldu. Altyapının yetersizliği nedeniyle 10 yılı aşkın süredir Çiğli Arıtma Tesisi'nden yeterli düzeyde arıtılmayan suyun deşarjlarının yapıldığı gerek uydu görüntülerinden, gerekse gözlem ve araştırma sonuçlarımızdan anlaşılıyor."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dinçer körfezde yüksek miktarda besleyici elemente bağlı aşırı alg üremesi olduğunu dile getirerek, "Körfezden alınan balık numuneleri üzerinde yapılan mikrobiyolojik çalışmalar neticesinde, balıklarda hastalığa sebep olacak herhangi bir bakteriyel ve paraziter etkene rastlanmamıştır." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İZTO Yönetim Kurulu Üyesi <strong>Mehmet Şahin Çakan </strong>ise körfezin 1979'dan beri balık avcılığına kapalı olduğunu ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Körfezdeki toplu balık ölümlerinin balıkçılık sektörünü olumsuz etkilediğini aktaran Çakan, "İzmir'de gerçekleştirilen balıkçılık faaliyetleri genellikle açık deniz avcılığına dayanmakta olduğundan bu durum tüketici sağlığı açısından bir tehlike unsuru oluşturmuyor. Bu bağlamda kritik olan avlanan balıkların menşei. Yasal düzenlemelere göre, kökeni belirsiz olan balıkların satışı kesinlikle yasak." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Toplantıya sektörle ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri de katıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İzmir Körfezi&amp;apos;nde balık ölümleri sürüyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/izmir-koerfezinde-balik-oelumleri-suruyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/izmir-koerfezinde-balik-oelumleri-suruyor</guid>
<description><![CDATA[ İzmir Körfezi&#039;nde ölen çok sayıda balık kıyıya vurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/izmir-korfezinde-balik-olumleri-suruyor-1727683471.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İzmir, Körfezinde, balık, ölümleri, sürüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Karşıyaka ilçesinde Bostanlı iskele, Bayraklı ilçesinde Turan Mahallesi, Konak ilçesinde Alsancak ve Konak iskeleleri bölgelerinde çok sayıda ölü balık görüldü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kıyıya vuran balıklar, belediye ekiplerince toplandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balık ölümlerinin yanı sıra kötü koku da körfez çevresinde etkili oldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kentte 20 Ağustos'ta Bayraklı ilçesi Turan Sahili'ne ölü balıkların vurması ve kötü koku sorununun ortaya çıkması sonrası kirlilik kaynağının tespiti ve önüne geçilmesi için çalışma başlatılmıştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kilis&amp;apos;te sulama göletinde sular çekilince balık ölümleri yaşandı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kiliste-sulama-goeletinde-sular-cekilince-balik-oelumleri-yasandi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kiliste-sulama-goeletinde-sular-cekilince-balik-oelumleri-yasandi</guid>
<description><![CDATA[ Kilis&#039;in Musabeyli ilçesindeki Balıklı Göleti&#039;nde suyun çekilmesi üzerine çok sayıda balık öldü. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/kiliste-sulama-goletinde-sular-cekilince-balik-olumleri-yasandi-1727686550.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kiliste, sulama, göletinde, sular, çekilince, balık, ölümleri, yaşandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Balıklı köyündeki gölette yağışların az olmasından dolayı sular çekildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Suların çekilmesiyle birlikte birçok balık ölürken, bazıları da balçığa saplandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıklı köyü sakinlerinden Şerafettin Özçelik, gazetecilere yaptığı açıklamada, "Göletin kurumasıyla balık ölümleri ve çevre kirliliği yaşandı. Pis koku ve sinekler köy halkını rahatsız etmeye başladı. Göletin kurumasından dolayı biber üreticileri de zor durumda. Buna yetkililerin çözüm bulmasını istiyorum" dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özçelik, Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Timi'nin (HAYDİ) gölete gelerek incelemelerde bulunduğunu kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye, açık denizlerdeki biyolojik çeşitliliğin korunması için BM anlaşmasına taraf oldu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turkiye-acik-denizlerdeki-biyolojik-cesitliligin-korunmasi-icin-bm-anlasmasina-taraf-oldu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turkiye-acik-denizlerdeki-biyolojik-cesitliligin-korunmasi-icin-bm-anlasmasina-taraf-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Birleşmiş Milletler (BM) 79. Genel Kurulu kapsamında ulusal yetki alanı dışındaki alanlarda deniz biyolojik çeşitliliğini koruma ve sürdürülebilir kullanımını hedefleyen BM anlaşmasına imza attı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/turkiye-acik-denizlerdeki-biyolojik-cesitliligin-korunmasi-icin-bm-anlasmasina-taraf-oldu-1727732568.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye, açık, denizlerdeki, biyolojik, çeşitliliğin, korunması, için, anlaşmasına, taraf, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>BM 79. Genel Kurulu kapsamında New York'taki temaslarını sürdüren Fidan, "Ulusal yetki alanı dışındaki alanlarda deniz biyolojik çeşitliliğinin korunması ve sürdürülebilir kullanımına ilişkin Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi"ni imzaladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, devletlerin, iç sular, kara suları, kıta sahanlığı, Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) gibi yargı yetkilerini kapsayan alanların dışında kalan açık deniz alanlarında deniz biyolojik çeşitliliğinin korunması ve sürdürülebilir kullanımı konusundaki anlaşmaya taraf olunmasına ilişkin süreç, Bakan Fidan'ın söz konusu katılım belgesini imzalamasıyla başlatıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uluslararası deniz hukukunun yapıtaşı prensiplerinden biri olan "açık denizlerin serbestisi" ilkesi çerçevesinde, açık deniz alanları tüm devletlerce kullanılabilirken, küresel ortaklar olarak da nitelendirilen bu deniz alanları, özel olarak hiçbir devlete ait değil.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Diğer taraftan, dünya okyanuslarının üçte ikisini oluşturan açık denizlerin yüzde 1'inden daha azı korunurken, açık denizlerdeki aşırı ve kontrolsüz faaliyetler neticesinde deniz çevresi ve deniz kaynakları zarar görüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Söz konusu anlaşma, ulusal yetki alanları dışında kalan bu deniz alanlarındaki biyolojik çeşitliliğin korunmasını ve sürdürülebilir kullanımını amaçlıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Açık denizlerde koruma alanları yaratılmasını, alan tabanlı yönetim araçları sisteminin kurulmasını, açık denizlerde planlanan faaliyetlerle ilgili çevresel etki değerlendirmesi yapılmasına dair yükümlülükleri içeren anlaşma, okyanuslarda yapılacak biyolojik keşiflerin bilim, teknoloji ve tıp alanlarında faydalarının adilane ve eşitlikçi paylaşımını, açık deniz alanlarının iyi yönetilmesini ve bilimsel araştırmalar konularında işbirliğini ve gelişmekte olan ülkelerin kapasitelerinin güçlendirilmesini kapsıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uluslararası deniz hukukuna büyük önem atfeden Türkiye, gelecek kuşakları da ilgilendiren çevresel konularda da uluslararası çabalara katkılarını ve desteğini sürdürmeye devam edecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Muğla&amp;apos;da korunan kum zambakları çoğalıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/muglada-korunan-kum-zambaklari-cogaliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/muglada-korunan-kum-zambaklari-cogaliyor</guid>
<description><![CDATA[ Fethiye&#039;de işletmesinin bahçesindeki kum zambaklarını koruyan Şükrü Okka: - &quot;Koparmak isteyenlere engel olmaya çalışıyoruz. Çoğaldı ve çok güzel oldu. Her yıl da artış gösteriyor&quot; - Ziraat mühendisi Halil Doğan Kanber: - &quot;Kum zambakları, genetik çeşitliliğin sağlanması ve sahillerimizin güzel gözükmesi adına turistik bakımından da önemli&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/muglada-korunan-kum-zambaklari-cogaliyor-1727681697.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Muğlada, korunan, kum, zambakları, çoğalıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Kum zambakları, koruma çalışmalarıyla çoğalarak Muğla'nın bazı sahillerini süslüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sıcak iklimi seven ve nadir rastlandığı için Dünya Doğayı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliğince koruma altına alınan kum zambakları, çiçek açtığında görsel şölen oluşturuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Muğla'nın bazı sahillerinde doğal şekilde yetişen kum zambakları, çevre dernekleri ile çevreciler tarafından korunuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kumun yaklaşık 80 santimetre altındaki soğanlarının sökülüp başka yerlere taşınması ve yurt dışına götürülmesi yasak olan zambakları koparan kişilere 387 bin 141 lira ceza kesiliyor. Zambaklara kurum, kuruluş veya işletmelerin zarar vermesi halinde ise bu idari para cezası üç katı olarak uygulanıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Fethiye ilçesinde sahildeki bir restoranın bahçesini doğal olarak süsleyen kum zambakları, işletme tarafından bakılıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İşletme sahibi Şükrü Okka, AA muhabirine, deniz kıyısında doğa dostu bir işletme olduklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İşletmeyi 6 yıl önce devraldıklarını anlatan Okka, "O zamanlar birkaç tane kum zambağı açıyordu. Korunmasını sağladık ve soğanları artış gösterdi. Koparmak isteyenlere engel olmaya çalışıyoruz. Çoğaldı ve çok güzel oldu. Her yıl da artış gösteriyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sahilde kendi işletmelerinin bahçesi dışında kum zambağının fazla yaygın olmadığını belirten Okka, kum zambaklarının özellikle turistlerin çok ilgisini çektiğini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kum zambakları, Bodrum sahillerinde de görülüyor. Zambaklar, etrafı güvenlik bariyerleriyle çevrili alanda koruma altında bulunuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/008_2024_03_Eyl%C3%BCl_13_Eyl%C3%BCl_13_20240925_2_65662113_105043606.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Koruma çalışmaları desteklenmeli"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Bodrum'da yaşamını sürdüren ziraat mühendisi Halil Doğan Kanber, Fethiye'den Bodrum'a kadar olan sahil kesiminde yer yer çıkan kum zambaklarının Türkiye'ye özgü olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bitkinin yurt dışına çıkarılmasının yasak olduğunu ifade eden Kanber, "Kum zambakları, genetik çeşitliliğin sağlanması ve sahillerimizin güzel gözükmesi adına turistik bakımından da önemli. Tohum çeşitliliğinde ve genetik çeşitlilikte katkı sağlaması için koruma çalışmaları desteklenmeli." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Küresel ısınmanın da etkisiyle çevre yapısı çok bozulduğu için çeşitli hastalıkları ve bitkilerin değişen iklim koşullarına karşı olan dayanıksızlığını gördüklerini anlatan Kanber, bu tip endemik bitkilerin tohum araştırmalarına önemli katkı sağlayacağını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Eymir&amp;apos;de toplu balık ölümlerine karşı yeni yol haritası hazırlandı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/eymirde-toplu-balik-oelumlerine-karsi-yeni-yol-haritasi-hazirlandi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/eymirde-toplu-balik-oelumlerine-karsi-yeni-yol-haritasi-hazirlandi</guid>
<description><![CDATA[ - ODTÜ Biyolojik Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meryem Beklioğlu: - &quot;Tarım ve Orman Bakanlığıyla bir protokol imzalayacağız, Eymir Gölü&#039;ndeki artan sazan balıklarını azaltacağız. Hedefimiz göldeki ekolojik yapıyı iyileştirmek&quot; - &quot;Bunun için 1 yıllık süreçte göldeki sazan balıklarının yüzde 75&#039;ini seyreltmek istiyoruz. Buradan elde ettiğimiz sonuçlar, Türkiye&#039;nin farklı yerlerine de uygulanması açısından model oluşturuyor&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/eymirde-toplu-balik-olumlerine-karsi-yeni-yol-haritasi-hazirlandi-1727511317.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:26 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Eymirde, toplu, balık, ölümlerine, karşı, yeni, yol, haritası, hazırlandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>ODTÜ Biyolojik Bilimler Bölümü Öğretim Üyesi <strong>Prof. Dr. Meryem Beklioğlu</strong>, Eymir Gölü'nde yaşanan balık ölümlerinin önüne geçmek için Tarım ve Orman Bakanlığı ile protokol imzalayacaklarını belirterek, "Hedefimiz göldeki ekolojik yapıyı iyileştirmek. Bunun için 1 yıllık süreçte göldeki sazan balıklarının yüzde 75'ini seyreltmek istiyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>ODTÜ Ekosistem Uygulama ve Araştırma Merkezi (<strong>EKOSAM</strong>) Müdürü de olan Beklioğlu, AA muhabirine, Eymir Gölü'nde artan balık ölümleri ve bu konuda yürütülecek çalışmalara ilişkin bilgileri paylaştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Toplu balık ölümlerinin İzmir Körfezi'nde görüldüğünü, Eymir ve birçok gölde de benzer olayların yaşandığını anımsatan Beklioğlu, suya karışan evsel ve tarımsal atıkların bu tablonun en önemli nedenlerinden olduğuna dikkati çekti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Prof. Dr. Beklioğlu, göllerdeki evsel, tarımsal atık suların azot ve fosfor bakımından zengin olduğunu, bu durumun sudaki planktonları ve biyolojik üretimi artırarak oksijen seviyesinin düşmesine neden olduğunu, balık ölümlerinin önüne geçmek için havzalardan göllere atık suların verilmemesi gerektiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Eymir Gölü'nde sazan balıklarının sayısında artış yaşandı"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Göllerdeki ekolojik yapının korunmasının büyük önem taşıdığının altını çizen Beklioğlu, suda oksijen seviyesindeki hızlı düşüşün balık ölümlerini tetiklediğini, bu durumun yaz ortası ve sonunda daha fazla yaşandığını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu durum sonucunda göllerde oksijen ihtiyacı yüksek turna gibi balıkların sayısının azaldığını, sazan balıklarının ise arttığını dile getiren Beklioğlu, sazan balıklarının dip çamurunu karıştırarak planktonların çoğalmasına yol açtığını ve bunun da oksijen seviyesini daha da düşürdüğünü ifade etti. Prof. Dr. Beklioğlu, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Aynı havzanın iki gölü olan Eymir ve Mogan göllerini 1996'dan beri örnekliyoruz. Bu kapsamda 2 defa yenileme amacıyla Eymir Gölü'ndeki sazan balıklarını seyrelttik. Gölün ekolojik yapısında mükemmel bir iyileşme oldu, su içi bitkileri tekrar döndü, su berraklığı ve sudaki oksijen seviyesi arttı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Şimdi bunu tekrar uygulamak istiyoruz çünkü Eymir Gölü'nde sazan balıklarının sayısında artış yaşandı. Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğüyle bir görüşme yaptık ve bu görüşmelerden olumlu dönüşler aldık. Bakanlıkla bir protokol imzalayacağız ve Eymir Gölü'ndeki artan sazan balıklarını azaltacağız. Hedefimiz göldeki ekolojik yapıyı iyileştirmek. Bunun için 1 yıllık süreçte göldeki sazan balıklarının yüzde 75'ini seyreltmek istiyoruz. Buradan elde ettiğimiz sonuçlar, Türkiye'nin farklı yerlerine de uygulanması açısından model oluşturuyor."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Çok kötü bir koku yayılıyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Öte yandan Eymir Gölü'nde hobi amaçlı balıkçılık yapan vatandaşlar da göldeki kirlilik ve kökü kokudan duydukları rahatsızlığı dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gölü daha önce hiç bu kadar kirli görmediğini vurgulayan Ali Haydar Ataş, "Balıklar neredeyse yok gibi. Balıkçı arkadaşlar gelirdi, onlar da yok artık. 2 saattir buradayım, hiç balık tutamadım." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tunç Cihan Özgül de yıllardır Eymir Gölü'nde balık tuttuğunu, göldeki kirliliğin artmasıyla artık bu tutkusundan vazgeçtiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gölde çok kötü bir koku olduğunu, balık ölümlerinin yaşandığını aktaran Özgül, "Artık Eymir Gölü'nde balık tutmamayı tercih ediyoruz. Arabayla geçerken de yürüyüş yaparken de çok kötü bir koku yayılıyor. Üzülüyorum bu duruma." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özgül, ölen balıklarının çoğunluğunun turna balıkları olduğunu kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mersin&amp;apos;de denizi kirleten gemiye 20 milyon 484 bin 576 lira ceza kesildi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/mersinde-denizi-kirleten-gemiye-20-milyon-484-bin-576-lira-ceza-kesildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/mersinde-denizi-kirleten-gemiye-20-milyon-484-bin-576-lira-ceza-kesildi</guid>
<description><![CDATA[ Mersin Uluslararası Limanı&#039;nda, paslı ve yağlı su bırakarak denizi kirlettiği tespit edilen gemiye 20 milyon 484 bin 576 lira ceza uygulandı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/12/mersinde-denizi-kirleten-gemiye-20-milyon-484-bin-576-lira-ceza-kesildi-1734860524.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Mersinde, denizi, kirleten, gemiye, milyon, 484, bin, 576, lira, ceza, kesildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı Denizcilik Hizmetleri ve Denetimi Şube Müdürlüğü ekipleri, şikayet üzerine liman ve çevresinde çalışma başlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Elektronik Gemi Denetim Sistemi üzerinden yapılan denetimde, liman içerisinde bir geminin paslı ve yağlı suyu denize bıraktığını belirledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ekipler, gemiye 20 milyon 484 bin 576 lira ceza kesti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Açıklamada görüşlerine yer verilen Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, artık denizi Elektronik Gemi Denetim Sistemi ile denetlediklerini belirterek, "Bundan sonra da denizimizi kirletenlere göz açtırmayacağız." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Marmara Denizi için &amp;quot;Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu&amp;quot; toplanıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/marmara-denizi-icin-musilaj-bilim-ve-teknik-kurulu-toplaniyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/marmara-denizi-icin-musilaj-bilim-ve-teknik-kurulu-toplaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, son dönemde Marmara Denizi&#039;nde müsilaj oluşumuna ilişkin ihbarlar üzerine tekrar harekete geçti - Bu kapsamda, Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu, Bakanı Yardımcısı Fatma Varank başkanlığında 25 Aralık Çarşamba günü Ankara&#039;da toplanacak ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/12/marmara-denizi-icin-musilaj-bilim-ve-teknik-kurulu-toplaniyor-1734860286.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Marmara, Denizi, için, Müsilaj, Bilim, Teknik, Kurulu, toplanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, <strong>Marmara Denizi Eylem Planı</strong> kapsamında oluşturulan Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulunun çarşamba günü toplanacağını bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Marmara Denizi'nde 2021'de ortaya çıkan müsilaj sonrası Bakanlıkça 22 maddelik "Marmara Denizi Eylem Planı" ve "2021-2024 Marmara Denizi Bütünleşik Stratejik Planı" hazırlandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu kapsamda, Marmara'daki kirliliğinin azaltılması ve izleme çalışmalarının yürütülmesi için oluşturulan Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu, son dönemde Marmara Denizinde müsilaj oluşumuna ilişkin ihbarlar üzerine tekrar harekete geçti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Müsilaj Bilim ve Teknik Kurulu, alanın akademisyenleriyle Bakanlığın ilgili birimleri, Marmara Denizi'nde benzer çevresel sorunların tekrar yaşanma ihtimalini göz önünde bulundurarak, güncel durum değerlendirmesi ve atılacak adımların planlanması amacıyla toplanacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Yardımcısı Fatma Varank başkanlığındaki istişare toplantısı, 25 Aralık Çarşamba günü Ankara'da yapılacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Toplantıya, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (<strong>TÜBİTAK</strong>) Başkanının yanı sıra Marmara Belediyeler Birliği, Marmara Araştırma Merkezi başkanlıklarının yetkilileri, Bursa Teknik Üniversitesi, Bursa Uludağ Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Piri Reis Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa, Kocaeli Üniversitelerinden bilim kurulu üyeleri ile konuya ilişkin çalışmaları olan akademisyenler katılacak.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Marmara'da 4 yılda 38 bin 545 denetim yapıldı, 268 tesis kapatıldı</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>İstanbul'da 27 Haziran'da toplanan Müsilaj Bilim Kurulunda, atık su arıtma tesislerinin ileri biyolojik atık su arıtma tesislerine dönüştürülmesi konusunda karara varıldı. Ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile 14 Ağustos'ta bir toplantı daha yapıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Müsilaj Bilim Kurulu toplantısı öncesi, Marmara Denizi Havzasında bulunan diğer illerin yerel yönetimleriyle de yarın Bakanlık binasında toplantı gerçekleştirilecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Öte yandan 2021'den bugüne Marmara Denizinde yaşanan müsilaj nedeniyle Marmara Denizine kıyısı olan Kocaeli, İstanbul, Yalova, Tekirdağ, Bursa, Balıkesir, Çanakkale'de yapılan 38 bin 545 çevre denetiminde çevre mevzuatına aykırı hareket eden bin 998 tesis ve 749 deniz aracına toplamda 1 milyar 227 milyon 363 bin 368 lira ceza uygulandı, 268 tesis de faaliyetten men edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Marmara Havzasında bu yıl 11 bin 314 denetim yapıldı, 727 tesise 318 milyon 715 bin lira idari ceza uygulandı, 88 tesisin faaliyeti durduruldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Saranlı Deresi&amp;apos;nde balık ölümleri görülmesi üzerine inceleme başlatıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/saranli-deresinde-balik-oelumleri-goerulmesi-uzerine-inceleme-baslatildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/saranli-deresinde-balik-oelumleri-goerulmesi-uzerine-inceleme-baslatildi</guid>
<description><![CDATA[ Kırklareli&#039;nin Lüleburgaz ilçesindeki Saranlı Deresi&#039;nde balık ölümleri görülmesi üzerine inceleme başlatıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/12/saranli-deresinde-balik-olumleri-gorulmesi-uzerine-inceleme-baslatildi-1734344067.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Saranlı, Deresinde, balık, ölümleri, görülmesi, üzerine, inceleme, başlatıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Derenin, Yıldırım Mahallesi'nden geçtiği alanda su yüzeyinde çok sayıda ölü balık görenler, durumu yetkililere bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İlçe Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü ile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, derede incelemede bulunarak sudan numune aldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20241216-36495774-36495770-SARANLI_DERESINDE_BALIK_OLUMLERI_GORULMESI_UZERINE_INCELEME_BASLATILDI.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>İlçede yaşayan Alperen Dedeoğlu, gazetecilere, derenin bir süredir bulanık aktığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dere kenarında köpükler oluştuğunu, daha sonra da balık ölümleri görüldüğünü anlatan Dedeoğlu, yetkililerden yardım beklediklerini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Büyükakın&amp;apos;dan müsilaj açıklaması</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kocaeli-buyuksehir-belediye-baskani-buyukakindan-musilaj-aciklamasi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kocaeli-buyuksehir-belediye-baskani-buyukakindan-musilaj-aciklamasi</guid>
<description><![CDATA[ Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, &quot;Yaklaşık 20-22 metre derinlikte yoğun bir müsilaj tabakası olduğunu tespit ediyor ve bununla ilgili uyarılarda bulunuyor bilim insanları.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/12/kocaeli-buyuksehir-belediye-baskani-buyukakindan-musilaj-aciklamasi-1734861294.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kocaeli, Büyükşehir, Belediye, Başkanı, Büyükakından, müsilaj, açıklaması</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Büyükakın, gazetecilere yaptığı açıklamada, 2021 yılında müsilajla ilgili yapılan toplantılar sonucunda 22 maddelik eylem planı ilan edildiğini, bunun en önemli maddelerinden birinin de evsel atıklara yönelik arıtma sistemlerinin kurulması olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Marmara Denizi'ne günde yaklaşık 4,5 milyon metreküplük kanalizasyon suyu deşarjı olduğunu dile getiren Büyükakın, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bunun yüzde 53'ü sadece ön arıtmayla deşarj ediliyor. Ön arıtmada azot ve fosfor ortamdan uzaklaştırılmış olmuyor. Müsilaja sebep olan bir mikroorganizma, azot ve fosforla besleniyor. Denize siz ne kadar fazla kanalizasyon suyu akıtır ve ne kadar çok azot ve fosfor bulunmasına sebep olursanız bu mikroorganizmanın da besin kaynağı olduğu için popülasyonun artmasına sebep oluyorsunuz. Dolayısıyla öncelik olarak yapılması gereken buyken maalesef ciddi adım atılmadı. Bu 4,5 milyon metreküplük denize deşarj edilen evsel atık suyun yüzde 53'ü ön arıtmayla yapılıyor. Bu yüzde 53'lük ön arıtmayla denize deşarj edilen kanalizasyonun yüzde 97'sinin kaynağı da maalesef İstanbul."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Büyükakın, İstanbul'dan Marmara Denizi'ne deşarj edilen evsel atık suyun azot ve fosfor miktarını artırdığını, bu durumun da müsilajın kaynağı olan bakterinin çoğalmasına neden olduğunu kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu alanda çalışma yürüten bilim insanlarının tespitlerinin kendilerine iletildiğini belirten Büyükakın, "Yaklaşık 20-22 metre derinlikte yoğun bir müsilaj tabakası olduğunu tespit ediyor ve bununla ilgili uyarılarda bulunuyor bilim insanları." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/thumbs_b_c_2fc006bc2bc3ca96d0d8eafe0ff46cb0.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>"Bilim insanları müsilajı engelleme noktasında çalışmalar yürütüyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Kocaeli'de 23 arıtma tesisi çalıştırdıklarını aktaran Büyükakın, "Bu arıtma tesisleri sayesinde bir damla evsel atık su bile Marmara Denizi'ne Kocaeli sahillerinden deşarj edilmiyor. Ama Marmara kapalı bir havza. Diğer illerde bu yapılmadığı zaman o kirliliğin buraya da yansımaları oluyor. Mesela Değirmendere açıklarında da bu tespit edildi. Maalesef 'müsilaj yine geliyorum' diyor. Hava sıcaklıklarının artmasıyla Marmara Denizi zannediyorum daha yaygın müsilaja maruz kalacak." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Büyükakın, Marmara Denizi'nde oksijen seviyesinin düşmesinden diğer canlı türlerinin olumsuz etkilendiğinden bahsederek, bilim insanlarının o dönemde yaptığı çalışmalarda tüm tedbirler alındığında Marmara Denizi'nin 5-6 yılda eski oksijen seviyesine dönebileceğini aktardığını dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Müsilajla ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığıyla temas kurduklarını aktaran Büyükakın, bilim insanlarının müsilajı engelleme noktasında çalışmalar yürüttüğünü anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Büyükakın, Bakanlık ortaklığında İzmit Körfezi'nde dip çamuru temizliği çalışmasını hayata geçirdiklerini hatırlatarak, "Bu yapılmasaydı kirlilik faktörü daha da artacağından daha yaygın bir durum söz konusu olurdu. 27 milyona yakın nüfusun yaşadığı bu bölgede Kocaeli'deki arıtmalar yüzde 8'e karşılık geliyor. Biz de üzerimize düşeni yapmasak burası körfez, Marmara Denizi'nin tam uç noktası olduğu için aslında burada müsilaj açık denize kıyaslandığında çok daha yoğun görülebilir. Buradaki çabalar müsilajın yoğun şekilde olmasını geciktiriyor, etkisini azaltıyor. Hem miktar olarak hem de sıklık olarak oradaki etkiyi azaltmış oluyoruz. Yani müsilajın aleyhine bir gelişme burada yaşanıyor." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tatlı su canlısı aksolotl uzuv kaybıyla ilgili bilimsel çalışmalar için laboratuvarda çoğaltılıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/tatli-su-canlisi-aksolotl-uzuv-kaybiyla-ilgili-bilimsel-calismalar-icin-laboratuvarda-cogaltiliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/tatli-su-canlisi-aksolotl-uzuv-kaybiyla-ilgili-bilimsel-calismalar-icin-laboratuvarda-cogaltiliyor</guid>
<description><![CDATA[ Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesinde başlatılan Model Organizma Aksolotl Projesi kapsamında nesli &quot;kritik tehlikede&quot; olan canlının yılda 12 bin tane üretilmesi hedefleniyor - Projenin yürütücüsü Doç. Dr. İhsan Çelik: - &quot;Aksolotllar kol ve kuyruk gibi bilinen uzuvların dışında iç organlarını hatta beynin bir kısmını, sinirlerini de yenileyebiliyor. Bu alanda çalışan bilim insanları buradan aldıkları ipuçları ile insanlarda tedavisi olmayan bazı hastalıkların aksolotlların uzuv yenileyebilme ile ilgili yönlerinden yola çıkarak araştırmalarına devam ediyor&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/12/tatli-su-canlisi-aksolotl-uzuv-kaybiyla-ilgili-bilimsel-calismalar-icin-laboratuvarda-cogaltiliyor-1734597099.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tatlı, canlısı, aksolotl, uzuv, kaybıyla, ilgili, bilimsel, çalışmalar, için, laboratuvarda, çoğaltılıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Bazı uzuvlarını yenileyebilme özelliklerine sahip, nesli tükenme tehlikesinde olan su canlısı aksolotl, insan vücudunda bazı azaların kaybedilmesiyle ilgili bilimsel çalışmalara destek amacıyla Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde (<strong>ÇOMÜ</strong>) çoğaltılıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesinde yaklaşık 20 kişilik ekip tarafından 9 ay önce başlatılan Model Organizma Aksolotl Projesi'nde, literatürdeki adı "Ambystoma Mexicanum" olan ve halk arasında "su semenderi" olarak bilinen Meksika kökenli aksolatlların yetiştirilmesine yönelik laboratuvar çalışmasının ardından uygulama aşamasına geçildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/008_2024_001_Aralik_31_Aralik_16_20241217_2_66884091_107720402.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Projenin yürütücüsü <strong>Doç. Dr. İhsan Çelik</strong>, AA muhabirine, göl ve akarsularda yaşayan aksolotlların en önemli özelliğinin rejenerasyon (yenileme) kapasiteleri olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uluslararası Doğayı Koruma Birliğince bu deniz canlısının neslinin "kritik tehlikede" olduğunun belirlendiğini ifade eden Çelik, "Uzuvlarını yenileyebilmelerinden dolayı özellikle rejeneratif tıpta çok fazla araştırmalara konu oluyor. Son zamanlarda ülkemizde de aksolotlla ilgili çalışma yapan bilim insanlarımız var. Buradan yola çıkarak insanlardaki uzuv yenileme tedavisi olmayan hastalıkların tedavisine yönelik ipuçları arıyorlar." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/008_2024_001_Aralik_31_Aralik_16_20241217_2_66884091_107720398.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çelik, aksolotlların yumurtadan çıkıp larvadan ergin bireye gelinceye kadar birtakım üretim ve yetiştirme prosedürleri olduğunu, bu konuda yaşanan sorunları aşmaya çalıştıklarını dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu alanda çalışmak isteyen bilim insanlarının deney hayvanı tedariki konusunda boşluk olduğunu ifade eden Çelik, bu ihtiyaca yönelik başta Mersin Üniversitesi olmak üzere bazı yükseköğretim kurumlarıyla işbirliği yaptıklarını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/008_2024_001_Aralik_31_Aralik_16_20241217_2_66884091_107720406.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Saldırgan değil, evcil hayvan olarak beslenebiliyor</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Aksolotlların saldırgan olmadığını, evcil beslenebilen türlerden sayıldığını vurgulayan Çelik, "Özellikle küçük yaştaki çocukların çok ilgi gösterdiği bir hayvan. Çok nahif, sakin hatta dişleri olmayan ama etçi bir tür. Bilinen ömürleri 15 ila 20 yıl arasında. Boyları 25 ila 30 santimetre arasında ve kısa bir sürede bu boya erişebiliyorlar." bilgisini paylaştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doç. Dr. Çelik, aksolotlların özellikle trafik kazaları ya da benzer yaralamalı olaylarda uzuv kaybı yaşayan insanların tedavilerine yönelik bilimsel çalışmalar için umut olabileceğine dikkati çekti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/008_2024_001_Aralik_31_Aralik_16_20241217_2_66884091_107720404.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu canlıların bilim dünyası için önemine işaret eden Çelik, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Aksolotllar kol ve kuyruk gibi bilinen uzuvların dışında iç organlarını hatta beynin bir kısmını, sinirlerini de yenileyebiliyor. Bu alanda çalışan bilim insanları buradan aldıkları ipuçları ile insanlarda tedavisi olmayan bazı hastalıkların aksolotlların uzuv yenileyebilme ile ilgili yönlerinden yola çıkarak araştırmalarına devam ediyor. Onun için bizim için çok kıymetli bir tür. Burada yetiştirmesinin diğer bir önemi de şu, nesli tehlikede olduğu için bu hayvanları doğadan temin etmek şu anda doğru değil zaten yasak. Onun için bu hayvanın laboratuvar şartlarında yetiştirilmesi lazım. Bizim de burada genetik kodlamalarını yaptığımız, genetik tanımlarını yaptığımız hayvanları üretip, çoğaltıp bu alanda çalışma yapmak isteyen bilim insanlarına katkı sunmakla ilgili misyonumuz var."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çelik, 3 aylık periyotlarda yavru elde edebildikleri laboratuvardaki kapasitenin 3 bin aksolotl olduğunu dile getirerek, yıllık 12 bin aksolotl üretip uzuv kaybıyla ilgili araştırma yapan bilim insanlarının hizmetine sunmayı amaçladıklarını sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İzmit Körfezi&amp;apos;nden 1,5 yılda 66 bin kamyon dip çamuru çıkarıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/izmit-koerfezinden-15-yilda-66-bin-kamyon-dip-camuru-cikarildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/izmit-koerfezinden-15-yilda-66-bin-kamyon-dip-camuru-cikarildi</guid>
<description><![CDATA[ İzmit Körfezi&#039;nde 1,5 yıldır devam eden temizlik çalışmaları kapsamında 66 bin kamyon dip çamuru deniz ekosisteminden uzaklaştırıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/12/izmit-korfezinden-15-yilda-66-bin-kamyon-dip-camuru-cikarildi-1733732104.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İzmit, Körfezinden, 1, 5, yılda, bin, kamyon, dip, çamuru, çıkarıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ortaklığında hayata geçirilen "İzmit Körfezi Doğu Baseni Dip Çamurunun Temizlenmesi, Susuzlaştırılması ve Bertaraf Hizmeti Projesi" doğrultusunda 2 Mayıs 2023'ten bu yana İzmit Körfezi'nin doğu yakasında dip çamuru temizliği gerçekleştiriliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İzmit Körfezi'nde biyoçeşitliliğin korunması amacıyla başlatılan projede 1. etap kapsamında son geotekstil tüplerin serimi gerçekleşti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Toplam 3 etaplı projenin sonunda 468 hektarlık alandan 3,8 milyon metreküp çamur bertaraf edilecek. Körfezden şu ana kadar 66 bin kamyon dip çamuru çıkarıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu yılın sonunda tamamlanması planlanan 1. etap kapsamında 125 hektarda 1 milyon 100 bin metreküp çamur temizlenecek. İzmit Körfezi'nden çıkarılan dip çamuru toplamda 3 bin 500 geotekstil tüpte toplanarak kurutulacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çalışmalarına başlanan 2. etap kapsamında da 165 hektarlık alanda 1 milyon 100 bin metreküp çamurun temizlenmesi hedefleniyor. 2026 yılı sonunda tamamlanması planlanan 2. etap temizlik çalışmalarının ardından 3. etap çalışmaları başlayacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Projenin tamamlanmasının ardından İzmit Körfezi'nin zamanla "tertemiz akvaryum" görünümüne kavuşması bekleniyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Karadeniz&amp;apos;deki çöp varlığı ve çevresel etkileri inceleniyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/karadenizdeki-coep-varligi-ve-cevresel-etkileri-inceleniyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/karadenizdeki-coep-varligi-ve-cevresel-etkileri-inceleniyor</guid>
<description><![CDATA[ İnsan kaynaklı nedenlerden doğayla buluşan ve yıllar içinde küçük parçalara ayrılarak sayıları artan çöpler, Karadeniz&#039;de kirliliğin artmasına yol açıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/12/karadenizdeki-cop-varligi-ve-cevresel-etkileri-inceleniyor-1733140897.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Karadenizdeki, çöp, varlığı, çevresel, etkileri, inceleniyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 2014 yılında uygulamaya konulan Denizlerde Bütünleşik Kirlilik İzleme Programı kapsamında sahil ve denizlerde oluşan çöp varlığı hareketliliği yakından takip ediliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezinin desteği ve Türkiye'deki farklı üniversitelerin katkılarıyla yürütülen programla denizlerde meydana gelen kirlilik ve etkileri mevsimsel olarak düzenli izleniyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu kapsamda 175 kilometre sahil şeridine sahip Sinop'ta da deniz ve sahillerde oluşan çöp varlığının tespitine yönelik Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi tarafından çalışma yürütülüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bilim insanlarınca farklı zaman dilimlerinde sahil ve denizden toplanarak sayımı yapılan çöpler, daha sonra laboratuvarda analiz edilerek çevresel etkileri üzerine araştırma gerçekleştiriliyor.</span></span></span></p>

<h3><span><span><span>En fazla sigara izmariti ve tek kullanımlık plastik atıklara rastlanıyor</span></span></span></h3>

<p><span><span><span>Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Ayşah Öztekin, AA muhabirine, üniversite olarak programa bu yıl dahil olduklarını ancak 2015 yılından beri bölgedeki çöp varlığını takip ettiklerini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Denizlerde Bütünleşik Kirlilik İzleme Programı'na dahil olmalarıyla bölgedeki çöp varlığını mevsimsel olarak yaptıkları çalışmalarla ortaya koyduklarını belirten Öztekin, bu çalışmada en fazla rastlanan çöpler arasında birinci sırada sigara izmaritinin geldiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İkinci sırada tek kullanımlık plastik atıklar geldiğine işaret eden Öztekin, Kovid-19 salgını sonrası deniz ve sahillerde görülen maske ve eldiven sayısında da artış yaşandığını dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yapılan analizlerde yabancı ülkelere ait çöplerle de karşılaştıklarına dikkati çeken Öztekin, bunda Karadeniz'deki yoğun gemicilik faaliyetinin önemli etken olduğunu kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Öztekin, yapılan izleme ve elde edilen sonuçlara göre Karadeniz'deki çöp varlığının azalmadığını, aksine arttığını gördüklerinin altını çizerek, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bir çöp sisteme girdiği zaman oradan uzaklaştırılmadığı sürece varlığını uzun süre devam ettiriyor. Plastiklerin yoğun üretiminin 1950'li yıllarda başladığını biliyoruz. Bugün hala o zamanlarda üretilen plastiklerin bizimle olduğu gerçeği de değiştiremeyeceğimiz bir kavram. Çünkü çok uzun süre alıyor doğada kaybolmaları. Zamanla daha küçük parçalara ayrılıyorlar ve sayıları artıyor. Bu noktada Karadeniz'deki çöp sayısı azalıyor diyemiyoruz, ne yazık ki daha da artıyor, çünkü küçülüyorlar. Mikroplastik sayısını daha yüksek buluyoruz. Bu noktada bizi iyi şeyler beklemiyor. Daha çok canlıda daha çok plastik buluyoruz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Öztekin, özellikle yaz aylarında sahillerde bırakılan çöplerin sonraki dönemler için tehlike arz ettiğini vurgulayarak, toplum olarak Karadeniz'in geleceği adına koruma içgüdülerini artırmaları gerektiğini sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ülkemizin önemli değerlerinden : Hazar Gölü</title>
<link>https://trafikdernegi.com/ulkemizin-oenemli-degerlerinden-hazar-goelu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/ulkemizin-oenemli-degerlerinden-hazar-goelu</guid>
<description><![CDATA[ Elazığ&#039;ın Sivrice ilçesinde doğal güzelliği ve turistik imkanlarıyla her yıl çok sayıda ziyaretçi ağırlayan Hazar Gölü, kar manzarasıyla da ilgi görüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/12/ulkemizin-onemli-degerlerinden-hazar-golu-1733137316.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ülkemizin, önemli, değerlerinden, Hazar, Gölü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Kent merkezine 25 kilometre uzaklıkta Elazığ-Diyarbakır kara yoluna paralel uzanan Hazar Gölü, 56 kilometrelik kıyı şeridinde yer alan plajları ve sahilleri, kamp ve dinlenme alanları, balıkçılık faaliyetleri, su sporları aktiviteleri ve turistik tesisleriyle ziyaretçi çekiyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doğal güzellikleri ve tatil imkanlarıyla her mevsim ziyaretçi ağırlayan Hazar Gölü, kış mevsiminin renklerinin görülmeye başlandığı doğası, etrafını çevreleyen karla kaplı dağları ve yaklaşık 81 kilometrekare yüzey alanına sahip gölün mavisiyle ziyaretçilerine güzel bir manzara sunuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/02_05_15_New%20folder%20(4)_20241130_2_66624838_107166982.jpg"></span></span></span></p>

<h3><strong><span><span><span>Gölün çevresinde yürüyüş yolu yapılacak</span></span></span></strong></h3>

<p><span><span><span>Sivrice Kaymakamı Efecan Şahin, AA muhabirine, gölün kendine has doğal güzelliği ve tatil imkanlarıyla Doğu Anadolu bölgesinin önemli tatil ve gezinti rotalarından biri olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doğanın renkleriyle her mevsim farklı bir güzelliğe bürünen Hazar Gölü'nün çevresinin kar yağışıyla beyaza büründüğünü kaydeden Şahin, "Hazar Gölü bu yöre için çok büyük bir değer, hem yaz turizmi hem de kış turizmi açısından. Elazığ ve bölgeye hitap eden özelliklere sahip." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tektonik olan Hazar Gölü'nün yaklaşık 20 kilometre uzunluğa ve 4-4,5 kilometre genişliğe sahip olduğunu anlatan Şahin, yüzey alanının yaklaşık 81 kilometrekare, en derin noktasının da yaklaşık 216 metre olduğunu dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Şahin, Hazar Gölü ve çevresinin kar yağdığında farklı bir güzelliğe büründüğüne dikkati çekerek, "Özellikle yerli turistler kar yağışından dolayı çok memnunlar. Gölün dört bir tarafı dağlarla çevrili ve en görkemli dağ da Hazarbaba Dağı. Burada bir kayak tesisimiz mevcut, inşallah yağışların artmasıyla ilçemizdeki kayak turizmi de canlanacaktır." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hazar Gölü'nün çevresinde yaklaşık 30 kamu ve özel sektöre ait tesis bulunduğunu anlatan Şahin, gelen misafirlerin bu tesislerden faydalanabildiklerini, günü birlik hizmetlerden yararlanabildiklerini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gölün çevresinde Elazığ Valiliği ve İl Özel İdaresi tarafından yürütülecek proje ile yürüyüş yolu yapılacağını belirten Şahin, Elazığ Orman Bölge Müdürlüğü tarafından dağlık alanlarda yürütülen ağaçlandırma çalışmalarının hızlandırılmasıyla gölün cazibesinin daha da artacağını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Şahin, gölün doğaseverler ve sportif faaliyetlerinde bulunanlar için önemli olduğunu aktararak, "Gölün kenarında sportif olta balıkçılığı etkinliği yapıldı, yurt içi ve dışından gelen katılımcılar gölü çok beğendiler. Buradaki biyolojik çeşitliliğin önemine vurgu yaptılar. Amatör ve profesyonel fotoğraf sanatıyla uğraşanlar açısından da bu yörede çok güzel kareler çıkıyor. Bölgeye has kuş türlerinin ve yaşam alanlarının olduğunu biliyoruz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<h3><strong><span><span><span>"Gölün baharı, kışı, yazı bir başka güzel"</span></span></span></strong></h3>

<p><span><span><span>Gölü ziyaret eden Devrim Ağralı da Hazar Gölü'nün doğasını çok sevdiğini, stres atmak için fırsat buldukça gölü gezmeye geldiğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ağralı, "Kış mevsiminde de Hazar Gölü çok güzel, karla kaplı dağlar ve göl, ikisi bir arada manzara muhteşem oluyor. Gölün baharı, kışı, yazı bir başka güzel." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ziyaretçilerden Tayfun Doğan da gölün muhteşem doğasıyla görülmeye değer bir yer olduğunu dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hazar Gölü'nü yazın olduğu gibi kışında ziyaret etmelerini herkese tavsiye ettiğini kaydeden Doğan, "Buranın doğası her mevsim insana huzur veriyor, kışın kar altında buranın çok ayrı bir güzelliği var." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Doğu Akdeniz&amp;apos;deki deniz çayırlarının korunması için çalışma yapılacak</title>
<link>https://trafikdernegi.com/dogu-akdenizdeki-deniz-cayirlarinin-korunmasi-icin-calisma-yapilacak</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/dogu-akdenizdeki-deniz-cayirlarinin-korunmasi-icin-calisma-yapilacak</guid>
<description><![CDATA[ Mersin Üniversitesi (MEÜ) tarafından Doğu Akdeniz&#039;deki deniz çayırı popülasyonunun iyileştirilmesi için gelecek yıl çalışma yürütülecek. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/11/dogu-akdenizdeki-deniz-cayirlarinin-korunmasi-icin-calisma-yapilacak-1732514966.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Doğu, Akdenizdeki, deniz, çayırlarının, korunması, için, çalışma, yapılacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0">
	<tbody>
		<tr>
			<td>
			<p><span><span><span>MEÜ Su Ürünleri Fakültesince başlatılan çalışma kapsamında 8 kişilik ekip, Aydıncık ilçesinde dalış yaptı.</span></span></span></p>

			<p><span><span><span>Su altındaki incelemede deniz çayırlarının iklim değişikliğine bağlı olarak azaldığını belirleyen ekip, restorasyon projesi hazırladı.</span></span></span></p>

			<p><span><span><span>Projenin 2025'te hayata geçirilmesi planlanıyor.</span></span></span></p>

			<p><strong><span><span><span>- "Aydıncık ilçesi deniz çayırlarının son kalesi"</span></span></span></strong></p>

			<p><span><span><span>Su Ürünleri Fakültesi İşleme Teknolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Ayas, gazetecilere, yaz aylarında Doğu Akdeniz'deki yüzey suyu sıcaklığının 34 dereceye ulaştığını söyledi.</span></span></span></p>

			<p><span><span><span>Deniz çayırlarının, sıcaklık ve kirlilikten olumsuz etkilendiğini belirten Ayas, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

			<p><span><span><span>"Aydıncık ilçesi deniz çayırlarının son kalesi. Buradaki çalışmalarda türün zarar gördüğünü, belli noktalarda da ortadan kalkmaya başladığını tespit ettik. Mersin Üniversitesi olarak 2025 yılı içerisinde restorasyon çalışmasına başlamayı planlıyoruz. Şu anda dalışlarımız sürüyor. Alandaki toplulukların sağlığı ve dağılımıyla ilgili ön verileri almaya devam ediyoruz."</span></span></span></p>

			<p><span><span><span>Ayas, balıkçılık faaliyetleri ile yatlardan gelişigüzel atılan çapaların da deniz çayırlarına zarar verdiğini ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:</span></span></span></p>

			<p><span><span><span>"Restorasyon çalışmalarının amacı, popülasyonu daha iyi hale getirmek, etkilenen bölgelere sağlıklı türü nakledebilmek, alanda çayırların bütünselliğini korumak ve parçalanmasını engellemek. Bu şekilde deniz çayırlarının var olmasını sağlamaya çalışacağız."</span></span></span></p>

			<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p> </p>
			</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sapanca Gölü &amp;quot;hayalet ağ&amp;quot;lardan temizleniyor | Balık Haber &amp; Balık TV</title>
<link>https://trafikdernegi.com/sapanca-goelu-hayalet-aglardan-temizleniyor-balik-haber-balik-tv</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/sapanca-goelu-hayalet-aglardan-temizleniyor-balik-haber-balik-tv</guid>
<description><![CDATA[ Sapanca Gölü&#039;nden, &quot;hayalet ağ&quot; olarak adlandırılan atık balık ağları çıkarıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/11/sapanca-golu-hayalet-aglardan-temizleniyor-1732168784.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sapanca, Gölü, hayalet, ağlardan, temizleniyor, Balık, Haber, Balık</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sucul biyolojik çeşitliliğin ve yaşam alanlarının korunması, iyileştirilmesi, geliştirilmesi ve verimliliğinin artırılması amacıyla çalışma yürütülüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu kapsamda İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğü ekiplerince, Sapanca Gölü'nde suya bırakılan "hayalet ağlar" ve kasnakların olduğu alanlar tespit edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gölde avcılık yapılması muhtemel olan belirli dalış noktalarında 8 bin metrekare alanın taraması yapılarak 200 metre uzatma ağı, 300 metre paraketa ,12 hayalet av araçları dalgıçlar tarafından sudan çıkarıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Nicomedia Su Sporları ve Su Altı Avcılığı Spor Kulübünden dalgıç Özcan Karabulut, gazetecilere, Sapanca Gölü'nde iki haftadır çalışma yürüttüklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gölde geniş kapsamlı tarama yaptıklarını belirten Karabulut, "Göle atılan ağlar hala çalışmaya, hala ekosisteme zarar vermeye devam ediyor. Bu ağları çıkardığımızda ilk önce yaptığımız şey, yaşayan balık ya da bir hayvan varsa üzerinden alıp direkt doğal ortamıyla buluşturmak oluyor. Canlı yakalayıp saldığımızda bu bizim için büyük bir motivasyon oluyor. Tabii bazılarını da kurtaramıyoruz. Sapanca Gölü'nün dibi inanılmaz güzel, bunun hep aynı kalmasını istiyoruz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İznik Gölü&amp;apos;nde sular aşırı çekildi, tekneler karada kaldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/iznik-goelunde-sular-asiri-cekildi-tekneler-karada-kaldi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/iznik-goelunde-sular-asiri-cekildi-tekneler-karada-kaldi</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye&#039;nin beşinci büyük doğal gölünün Orhangazi sahilindeki iskelesinin etrafında su kalmaması, göldeki çekilmenin boyutunu ortaya koyuyor - Orhangazi Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Zelkif Bektaş: - &quot;11 yaşından beri İznik Gölü ile iç içeyim, suyun hiç bu kadar çekildiğini görmemiştim. 6 sene önce denizden büyük bir gemi getirdiler buraya. Düşünün şu anda o geminin bağlandığı yerde dikiliyoruz, su kalmadı&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/11/iznik-golunde-sular-asiri-cekildi-tekneler-karada-kaldi-1732185350.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İznik, Gölünde, sular, aşırı, çekildi, tekneler, karada, kaldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Türkiye'nin en büyük tatlı su kaynaklarından <strong>İznik Gölü</strong>'nde 6 yıl öncesine kadar geminin yanaşıp yolcu aldığı iskele, suyun metrelerce uzağında kaldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Marmara Bölgesi'nin birinci, Türkiye'nin ise beşinci büyük doğal gölü olan yaklaşık 300 kilometrekarelik İznik Gölü'nün su seviyesinde son yıllarda düşüş görülüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tarımsal sulamada da yararlanılan göldeki su çekilmesi yer yer 150 metreye ulaştı. Bazı balıkçı kayıklarının karaya oturduğu gölün çevresinde kuraklık kaynaklı küçük adacıklar oluştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bursa Büyükşehir Belediyesince Orhangazi ile İznik ilçe merkezleri arasında 2015-2018 yıllarında işletilen "Akşemseddin" adlı yolcu gemisinin yanaştığı Orhangazi İskelesi şimdi suyun metrelerce uzağında kaldı. Geminin sefer yaptığı dönemde çekilenler ile iskelenin şimdiki fotoğrafları su seviyesindeki değişimi gözler önüne seriyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Su çekilmesiyle, 2014 yılında göl kıyısının 20 metre açığında 1,5-2 metre derinlikte bulunan, yaklaşık 1600 yıl önce Aziz Neophytos adına inşa edildiği belirlenen batık bazilika kalıntısının büyük bölümü su seviyesinin üzerinde kaldı. Keşfedildiğinde havadan yapılan çekimlerde varlığı anlaşılabilen kalıntılar, aradan geçen 10 yılda sahille birleştiği için kıyıdan rahatlıkla görülebiliyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Bu yıl daha çok çekilme oldu"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Orhangazi Ziraat Odası Başkanı Dinçer Dimrit, AA muhabirine, İznik Gölü'nün her geçen gün "kan kaybettiğini" söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Göldeki çekilme hakkında hazırladıkları raporu ilgili kurum ve kuruluşlara sunduklarını belirten Dimrit, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bu göl hepimizin gölü. Bu gölü hep birlikte korumamız gerekir. Bir değerimiz çekilip gidiyor. Bu yıl daha çok büyük çekilme oldu. Bu yıl suyun olduğu bölüm mera haline geldi. Çocukluğumda gölün kenarında yol vardı, su oraya kadar çıkardı. Gördüğümüz kadarıyla oradan yaklaşık 150 metre çekilme var. Çözüm önerisi olarak vahşi sulamanın önüne geçebiliriz. Fabrikalara buradan su verilmemesi lazım. Bunun yanında kuraklık ve buharlaşmayla suyumuz bu seviyelere geldi."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Balıkçılık da etkilendi</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Orhangazi Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Zelkif Bektaş da 60 yıldır bölgede yaşadığını dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>O dönem ile gölün mevcut durumunu kıyaslayan Bektaş, "11 yaşından beri İznik Gölü ile iç içeyim, suyun hiç bu kadar çekildiğini görmemiştim. 6 sene önce denizden büyük bir gemi getirdiler buraya. Düşünün şu anda o geminin bağlandığı yerde dikiliyoruz, su kalmadı." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bektaş, gölde eskiden yılda 1000 tondan fazla gümüş balığı avladıklarını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kendi kooperatiflerinin senede ortalama 250 ton balık yakaladığını bildiren Bektaş, bu sene 78 tonda kaldıklarını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ömer Bülbül de 48 yıldır ilçede yaşadığını, göldeki çekilmenin özellikle son 15 yılda daha da arttığını vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu sene 2023'e göre çekilmenin en az 10 metre fazla olduğunu söyleyen Bülbül, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Elektrik kurumundan emekliyim. İznik'in yüksek kesimlerinde 2015 yılında 2,5 metre kar ölçümü yapmıştık. O tarihten beri memlekete kar da yağmıyor. Gençliğimde bazilika hiç görünmüyordu. Gemi yanaştırılan iskelelerde su kalmadı. Özel teknelerin olduğu kısımdaki sular çekildi, tekneler karaya oturdu. Her geçen gün suyun azaldığını görüyoruz. İznik Gölü inşallah daha da fazla kurumaz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Su altı görüntü yönetmeni ve belgesel yapımcısı Tahsin Ceylan, AAtölye&amp;apos;nin konuğu oldu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/su-alti-goeruntu-yoenetmeni-ve-belgesel-yapimcisi-tahsin-ceylan-aatoelyenin-konugu-oldu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/su-alti-goeruntu-yoenetmeni-ve-belgesel-yapimcisi-tahsin-ceylan-aatoelyenin-konugu-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Dünyaca ünlü su altı görüntü yönetmeni ve belgesel yapımcısı Tahsin Ceylan, AAtölye&#039;deki &quot;Gözcü: Tahsin Ceylan ile Karadeniz ve Marmara&#039;yı Tanıyalım&quot; etkinliğinde deneyimlerini anlattı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/11/su-alti-goruntu-yonetmeni-ve-belgesel-yapimcisi-tahsin-ceylan-aatolyenin-konugu-oldu-1732172220.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>altı, görüntü, yönetmeni, belgesel, yapımcısı, Tahsin, Ceylan, AAtölyenin, konuğu, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Anadolu Ajansı (AA) Akademi koordinasyonunda, AA Görsel Haberler Direktörü Fırat Çağlayan Yurdakul moderatörlüğünde düzenlenen etkinliğe, su altı görüntü yönetmeni ve belgesel yapımcısı Tahsin Ceylan, AA personeli ve davetliler katıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Fırat Çağlayan Yurdakul'un, son dönemde Marmara Denizi'nde görülmeye başlanan su marulunun faydalı olup olmadığına yönelik sorusuna Ceylan, deniz maruluna, Marmara Denizi'nden Hopa'ya bütün kıyı bölgelerde rastlanabileceğini söyleyerek, "Aslında bilimsellikte bu, kirliliğin de indikatör türü. Özellikle evsel atıkların neden olduğu azot ve fosfor açısından zengin maddelerin denize karıştığı bütün yerlerde Ulva Lactuca (deniz marulu) hızla yayılıyor ve çoğalıyor. Demek ki Marmara Denizi'ne ve Karadeniz'e evsel atıklar bırakılıyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Deniz anaları, kapalı koy ve körfezleri tercih ediyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Yurdakul'un, "Deniz anaları kirlilikle beraber ortaya çıktı ve kirlilikten beslendiğiyle ilgili yanlış bir algı vardı. Bununla ilgili ne söyleyebilirsiniz?" sorusu üzerine ise Ceylan, deniz analarının düşük oksijenli alanlara yüksek tolerans gösterdiği ve üremek için kapalı koy ve körfezleri tercih ettiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ceylan, "Kapalı koy ve körfezler zaten su hareketinin çok olmadığı yerlerdir. Onun için de o alanları özellikle tercih ediyorlar ve orada da tomurcuklanıyorlar." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20241119-36237451-36237438-SU_ALTI_GORUNTU_YONETMENI_VE_BELGESEL_YAPIMCISI_TAHSIN_CEYLAN_AATOLYENIN_KONUGU_OLDU.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz çayırlarının da son yıllarda Türkiye'nin gündeminde olduğunu belirten Ceylan, solunan havanın yüzde 20'sini deniz çayırlarına borçlu olunduğunu aktardı. Deniz çayırlarının saatte 6 litre suyu süzdüğünü aktaran Ceylan, Marmara Denizi'nin şu anda bu çayırların sağlıklı olarak yaşayabildiği alanlardan biri olduğunu kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yurdakul'un, peygamber balığını Marmara Denizi'nde ilk kez görüntüleyenin Tahsin Ceylan olduğunu hatırlatması üzerine, Ceylan da o günden sonra peygamber balığını bir daha görüntüleyemediğini belirterek, "Biz bunu bir gece dalışında görüntüledik ve şok olduk. Beklemediğimiz bir şeydi. Bizim için de çok güzel bir anı oldu." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çektiği görüntüleri gören bazı kişilerin, bu çekimlerde filtre kullanıp kullanmadığına yönelik soru sorduğunu aktaran Ceylan, su altında filtre kullanmadıklarını, sadece güneş ışığını taklit eden bir ışık kullandıklarını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20241119-36237451-36237440-SU_ALTI_GORUNTU_YONETMENI_VE_BELGESEL_YAPIMCISI_TAHSIN_CEYLAN_AATOLYENIN_KONUGU_OLDU.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Karadeniz'de 100 çeşit balık varsa bu 100 çeşidin popülasyonu fazla"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Yurdakul'un, "Karadeniz en genç deniz mi?" sorusu üzerine ise Ceylan, "Bilim insanları Karadeniz'e 7 bin 500 yaş koyuyorlar, yani '7 bin 500 yıllık bir deniz' diyorlar ve 'dünyanın en genç denizi' olarak da bilim insanları tarafından bu literatür kullanılıyor." karşılığını verdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ceylan, Yurdakul'un, "'Karadeniz'in dibinde yaşam yok' diye bir şey hep kulağımıza aşina olmuştur. Bu doğru mu? sorusu üzerine ise bundan 7 bin 500 yıl önce tektonik kırılma sonucu Marmara'daki deniz sularının Karadeniz'e aktığını söyledi. Bunun sonucunda Karadeniz'deki tatlı su canlılarının öldüğünü söyleyen Ceylan, "Oradaki yaşam öldüğü zaman da çöktü. Bu ölen canlılar dibe çöktü ve dipte de hidrojen sülfür gazı üretimi oldu. Bilim insanlarına göre şu anda Karadeniz'in 150 metre, hatta en son okuduğum makalede 86 metrenin altında oksijen yok." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ceylan, Karadeniz'de balık popülasyonun fazla olduğuna işaret ederek, "Karadeniz'de 100 çeşit balık varsa bu 100 çeşidin popülasyonu fazla. Bir yerde gece dalışı yaptığımızda belki 20 kırlangıç, 20 barbun görebiliyorsunuz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yurdakul'un, "Karadeniz'de yakalanan balık miktarının, üretilen balık miktarının altına düştüğüne ilişkin sorusu üzerine Ceylan, "Karadeniz'de bir kere artık doğal ortamında olan balıkların insan nüfusuna yetişmesi mümkün değil. O yüzden bu tür kültür balıkçılığı sadece Karadeniz'de değil tüm dünyada hızla teşvik ediliyor. Desteklenmesi de gerekiyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20241119-36237451-36237450-SU_ALTI_GORUNTU_YONETMENI_VE_BELGESEL_YAPIMCISI_TAHSIN_CEYLAN_AATOLYENIN_KONUGU_OLDU.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Kültürel varlıklar insanların ilgisini çekiyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Ceylan, söyleşinin ardından konukların sorularını cevapladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bir konuğun, "Karadeniz'in dalış turizmine açılması konusunda ne düşüyorsunuz? sorusuna Ceylan, özellikle Sinop'un su altı kültür varlıkları açısından zengin bir yer olduğunu bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Alternatif dalış turizminin geliştirilmesi gerektiğini kaydeden Ceylan, "Bu tür kültürel varlıklar insanların ilgisini çekiyor. Antik çapalar olsun, batıklar olsun... Aslında her platformda bunu gündeme taşıyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Birini koparmanın cezası 387 bin lira olan kum zambaklarının yüzlercesine zarar verildi |Balık Haber &amp; Balık TV</title>
<link>https://trafikdernegi.com/birini-koparmanin-cezasi-387-bin-lira-olan-kum-zambaklarinin-yuzlercesine-zarar-verildi-balik-haber-balik-tv</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/birini-koparmanin-cezasi-387-bin-lira-olan-kum-zambaklarinin-yuzlercesine-zarar-verildi-balik-haber-balik-tv</guid>
<description><![CDATA[ Samsun&#039;un Tekkeköy ilçesi sahilinde bulunan koruma altındaki yüzlerce kum zambağının iş makinesinin paletleri altında ezildiği tespit edildi ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/11/birini-koparmanin-cezasi-387-bin-lira-olan-kum-zambaklarinin-yuzlercesine-zarar-verildi-balik-haber-balik-tv-1732082779.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Birini, koparmanın, cezası, 387, bin, lira, olan, kum, zambaklarının, yüzlercesine, zarar, verildi, Balık, Haber, Balık</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Samsun'un Tekkeköy ilçesinin sahil kesiminde bulunan ve birini koparana 387 bin 141 lira para cezası verilen kum zambaklarına (pancratium maritimum) iş makinesiyle zarar verildiği ortaya çıktı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, 112 Acil Çağrı Merkezi'ne gelen, "Tekkeköy Çiftlik Mahallesi Costal sahilinden kamyonlarla deniz kumu alınıyor, endemik bitkilere zarar veriliyor" ihbarı üzerine olay yerine jandarma, polis ile Tarım ve Orman Bakanlığı 11. Bölge Müdürlüğü ekipleri sevk edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/2024_1_AA-36182066.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tekkeköy ilçesi Çiftlik Mahallesi Karadeniz Sokak'taki kumsalda jandarma ve polis ekipleriyle inceleme yapan Tarım Orman Bakanlığı 11. Bölge Müdürlüğü ekipleri, alandaki izleri incelediğinde paletli iş makinesiyle bölgeden kum alındığını, bu sırada koruma altında bulunan zambaklara zarar verildiğini belirledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Şüpheli ya da şüphelilerin tespiti için çalışma başlatıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/2024_1_AA-36182073.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sıcak iklimi seven, dünyada nadir rastlandığı için Dünya Doğayı Koruma Birliğince koruma altına alınan kum zambakları, Alaçam ve Tekkeköy sahillerinde belli noktalarda doğal şekilde yetişiyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Nesli tükenme tehlikesi altında olan kum zambağını koparana Çevre Kanunu kapsamında 387 bin 141 lira para cezası uygulanıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/thumbs_b_c_7baef3a787b5b9a51852b1bd974dcbb5.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Önceki yıllarda zambakların yetiştiği bölgelerde ateş yakılmaması, araçla veya evcil hayvanlarla girilmemesi yönünde uyarı tabelaları konulmuş, bu sayede zambakların doğal alanlarında çoğalması sağlanmıştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Muş&amp;apos;ta ekipler su kaynaklarında kaçak avcılığı önlemeye çalışıyor | Balık TV</title>
<link>https://trafikdernegi.com/musta-ekipler-su-kaynaklarinda-kacak-avciligi-oenlemeye-calisiyor-balik-tv</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/musta-ekipler-su-kaynaklarinda-kacak-avciligi-oenlemeye-calisiyor-balik-tv</guid>
<description><![CDATA[ Muş İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerince, kentteki su kaynaklarında kaçak balık avcılığının önlenmesi amacıyla denetim yapıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/11/musta-ekipler-su-kaynaklarinda-kacak-avciligi-onlemeye-calisiyor-1731398176.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Muşta, ekipler, kaynaklarında, kaçak, avcılığı, önlemeye, çalışıyor, Balık</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Baraj ve akarsu kıyılarını kontrol eden ekipler, barajlarda tekneyle devriye gezerek çalışma yürütüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Alparslan-2 Barajı'nda yapılan denetime katılan İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Gün, Muş'un, bitkisel ve hayvansal üretimin yanı sıra su ürünleri konusunda önemli iller arasında yer aldığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu yıl Muş'ta 4 milyondan fazla sazan yavrusunun göl ve barajlara bırakıldığını belirten Gün, "Alparslan-1 ve Alparslan-2 barajlarımız balıkçılık konusunda önemli yer tutuyor. Murat ve Karasu nehirleri de ilimizin iç sular konusunda iyi bir yerde olmasını sağlıyor. Son yıllarda Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğünün katkılarıyla barajlarımıza ve göllerimize sazan balığı yavrusu bırakılmaktadır." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Barajlarda ve göllerde 90 ton balık avlanmasına izin verildiğini anlatan Gün, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğümüzün katkılarıyla, göllerimiz ile barajlarımızın korunması ve balıkçılığın sürdürülebilir olması için av yasağı dönemleri başta olmak üzere yıl boyunca Hayvan Sağlığı ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğü ekiplerimiz kontrollerini sürdürmektedir. Alparslan-1 ve Alparslan-2 barajlarımızda kontrolsüz balıkçılığın önlenmesi için tekne temin ettik. Su ürünleri mühendisimizin başında bulunduğu ekiple kontrollerimiz yapılıyor. Murat ve Karasu nehirlerimizde de yasaklı malzemelerin toplanması için çalışmalarımız devam ediyor."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İzmir Körfezi&amp;apos;nde balık ölümlerinden sonra yosun kirliliği yaşanıyor | Balık TV</title>
<link>https://trafikdernegi.com/izmir-koerfezinde-balik-oelumlerinden-sonra-yosun-kirliligi-yasaniyor-balik-tv</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/izmir-koerfezinde-balik-oelumlerinden-sonra-yosun-kirliligi-yasaniyor-balik-tv</guid>
<description><![CDATA[ İKÇÜ Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tevfik Tansel Tanrıkul: - &quot;Bu yosun türlerinin zararları diğerlerinden çok farklı. Çünkü bu tür, akıntıyla birlikte etrafa yayılıyor. Suyun yüzeyini kaplaması nedeniyle de güneş ışığının geçmesini engelleyerek sudaki oksijenin azalmasına neden oluyorlar&quot; - &quot;Balık ölümleri durdu, başka çevre felaketlerine neden olabilecek yosunların artması yaşanıyor. Bu yosunlar hem doğal yaşamı sınırlayacak, zarar verecek hem de bir süre sonra kokuya neden olacak&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/11/izmir-korfezinde-balik-olumlerinden-sonra-yosun-kirliligi-yasaniyor-1731650548.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İzmir, Körfezinde, balık, ölümlerinden, sonra, yosun, kirliliği, yaşanıyor, Balık</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Kötü koku ve balık ölümleriyle gündeme gelen <strong>İzmir Körfezi</strong>'nde Karşıyaka ve Balçova'nın sahil bandında görülen deniz yosunu tabakalarının yeni çevre sorunlarına neden olabileceği belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (<strong>İKÇÜ</strong>) Su Ürünleri Fakültesi Dekanı <strong>Prof. Dr. Tevfik Tansel Tanrıkul</strong>, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Karşıyaka ilçesi Mavişehir sahili ile Balçova ilçesi İnciraltı sahilinde kıyıdan 5-10 metre açıkta tabaka şeklinde yosun üremesinin gözlemlendiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu türün, körfezde sıklıkla görülen ve halk arasında "<strong>deniz marulu</strong>" olarak bilinen yosunlardan farklı olduğuna dikkati çeken Tanrıkul, cladophora ve enteromorpha cinsi olan bu yosunların sudaki nitrojen ve fosfor miktarının artmasıyla meydana geldiğini kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Körfezde yosun kitlesinin yayıldığına işaret eden Tanrıkul, "Körfez'de nitrojen ve fosfor miktarının fazla olması, yosunların artmasına neden oluyor. Denizdeki evsel ve sanayi atıklarından oluşan gübreleme, yosunların üreyebilmesi, yayılabilmesi için ortam oluşturuyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tanrıkul, güneşli hava ve rüzgarın az olmasının yosunların yayılımını hızlandırdığını dile getirerek, sadece kıyı bölgelerinde değil körfezin ortasında da yosunlardan oluşan yüzen adacıkların görüldüğünü aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İzmir Körfezi'nde görülen bu yosun türlerinin deniz ekosistemine zarar verdiğini anlatan Tanrıkul, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bu yosun türlerinin zararları diğerlerinden çok farklı. Çünkü bu tür, akıntıyla birlikte etrafa yayılıyor. Suyun yüzeyini kaplaması nedeniyle de güneş ışığının geçmesini engelleyerek sudaki oksijenin azalmasına neden oluyorlar. Bu yosunlar bir süre sonra suyun dibine çöküyor, bu kez de suyun altındaki balık yumurtaları, yengeçler gibi ekosistemdeki canlıların üzerine tabaka gibi serilerek bunları yok ediyor. Bununla beraber dipte de ürüyorlar, yani yukarıdan aşağıya, aşağıdan yukarıya sürekli transfer halinde ürüyorlar."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Bir süre sonra kokuya neden olacak"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Bu yosunun dokusunun deniz marulundan daha sert olduğuna ve kısa sürede çürüyüp kaybolmadığına dikkati çeken Tanrıkul, çevresel şartlar devam ettiği sürece bu yosunların yayılımını sürdüreceğini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tanrıkul, yosunların temizlenmesi gerektiğine işaret ederek, sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"İklim şartlarının nasıl ilerleyeceğini bilmesek de körfezin kirliliği devam ediyor, her geçen gün artıyor. Şu an balık ölümleri durdu ama bunun durmasının nedeni sıcaklıkların düşmesine bağlı, başka bir nedeni yok. Balık ölümleri durdu, başka çevre felaketlerine neden olabilecek yosunların artması yaşanıyor. Bu yosunlar hem doğal yaşamı sınırlayacak, zarar verecek hem de bir süre sonra kokuya neden olacak, çünkü bunlar çürümeye başlayacaklar. Bunların temizlenmesi gerekiyor. Denizin üzerindeki, kıyıdaki yosunların kesinlikle toparlanıp bölgelerden uzaklaştırılması gerekiyor."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sapanca Gölü&amp;apos;nde su miktarı son 5 yılın en düşük seviyesine geriledi | Balık TV</title>
<link>https://trafikdernegi.com/sapanca-goelunde-su-miktari-son-5-yilin-en-dusuk-seviyesine-geriledi-balik-tv</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/sapanca-goelunde-su-miktari-son-5-yilin-en-dusuk-seviyesine-geriledi-balik-tv</guid>
<description><![CDATA[ Marmara Bölgesi&#039;nin en büyük doğal kaynağı olan Sapanca Gölü&#039;nün su kotu, kuraklık nedeniyle 30,13 metreye düştü - Yaşanan kayıp nedeniyle iskelelerin büyük bölümü susuz kaldı, göldeki kayıklar tamamen karaya oturdu, kıyıda deniz kabukları görüldü ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/11/sapanca-golunde-su-miktari-son-5-yilin-en-dusuk-seviyesine-geriledi-1731043279.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sapanca, Gölünde, miktarı, son, yılın, düşük, seviyesine, geriledi, Balık</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Sakarya ve Kocaeli'nin en önemli içme suyu kaynağı <strong>Sapanca Gölü</strong>'ndeki su seviyesi, kuraklık nedeniyle son 5 yılın en düşük kotu olan 30,13 metreye indi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye'de mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar nedeniyle yazın yeteri kadar yağış düşmemesi, bilinçsiz sulama, kaçak kullanım ve diğer faktörlerin etkisiyle birçok ilde göl, baraj, nehir ve akarsu gibi su kaynaklarında kuraklık yaşandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kocaeli ve Sakarya'da 3 milyon insanın içme suyu ihtiyacını karşılayan ve Marmara Bölgesi'nin en büyük doğal kaynağı olan Sapanca Gölü de bu durumdan olumsuz etkilendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sapanca Gölü'nün her gün değişim gösteren su seviyesi, dün itibarıyla son 5 yılın en düşük kotu olan 30,13 metreye geriledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sapanca ilçesine adını veren gölde yaşanan su kaybıyla iskelelerin büyük bölümü susuz kaldı, göldeki kayıklar tamamen karaya oturdu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Göl havzası kıyıdan yaklaşık 18 metre çekilirken, kıyıda deniz kabukları görüldü, susuz kalan bazı sazlıklar kuruma riskiyle karşı karşıya kaldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>- Sapanca Gölü'nün kotu, 2014'te kuraklık yüzünden 29,64 metreye inmişti</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA muhabirinin Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresinden (SASKİ) edindiği bilgiye göre, maksimum doluluğu 32,20 metre olan Sapanca Gölü'nün su seviyesi, 6 Kasım itibarıyla 2023'te 31,57, 2022'de 31,38, 2021'de 31,53, 2020'de 30,71, 2019'da ise 31,53 metre ölçüldü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>En son 2014 yılında kuraklığın etkisiyle 29,64 metreye kadar inen göldeki su seviyesi, yıllar içinde etkili olan yağışlarla eski düzeyine geldi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Su kaynaklarının sınırsız olmadığına dikkati çeken SASKİ yetkilileri, suyun tasarruflu kullanılması konusunda uyarılarda bulunuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Göldeki su oranının kış aylarında beklenen yağışlarla artması öngörülüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sapanca Gölü'nde kuraklığın etkili olduğu alanlar, dronla görüntülendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Siirt&amp;apos;te baraj göllerine 2 milyon balık yavrusu bırakıldı | Balık TV</title>
<link>https://trafikdernegi.com/siirtte-baraj-goellerine-2-milyon-balik-yavrusu-birakildi-balik-tv</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/siirtte-baraj-goellerine-2-milyon-balik-yavrusu-birakildi-balik-tv</guid>
<description><![CDATA[ Siirt&#039;te, Ilısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu ve Şirvan ilçesindeki Çetin barajlarının havzasına 2 milyon şabut balığı yavrusu bırakıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/11/siirtte-baraj-gollerine-2-milyon-balik-yavrusu-birakildi-1730492088.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Siirtte, baraj, göllerine, milyon, balık, yavrusu, bırakıldı, Balık</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Tarım ve Orman Bakanlığının "<strong>Su Kaynaklarının Balıklandırılması Projesi</strong>" kapsamında Şanlıurfa Su Ürünleri Araştırma ve Eğitim Enstitü Müdürlüğünce üretilen 2 milyon balık yavrusu Siirt'e gönderildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yavru şabutlardan 1,5 milyonu merkeze bağlı Zorkaya köyü yakınındaki Ilısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu Baraj Gölü'ne, 500 bini de Çetin Barajı Gölü'ne bırakıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tarım ve Orman İl Müdürü Ergün Demirhan, Ilısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu Barajı'nda düzenlenen programda, Siirt'te balıkçılığın geliştiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Geçen yıl Ilısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu ve Alkumru Baraj göllerine ilk defa bırakılan 1 milyon 291 bin şabut yavrusuna ilave olarak geçen ay 1 milyon yavru sazan ve bugün de 2 milyon şabut balığı yavrusunun bırakıldığını ifade eden Demirhan, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Siirt'te su kaynaklarına son beş yılda bırakılan balık sayısı 11 milyona ulaştı. Fırat ve Dicle nehirlerinin endemik türü olan şabut balığı ılık ve durgun suları tercih etmesi, adaptasyonlarının kolay olması, etinin lezzetli ve balıkçılarca da makbul bir tür olarak bilinmesi nedeniyle ilimiz sularının balıklanlandırılması için tercih edilmektedir. Ilısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu Baraj Gölü'nün Siirt sınırlarında kalan 5 avlak sahasında tamamladığımız 'Yıllık Avlanabilir Tahmini Su Ürünleri Stok Miktarı' çalışmaları neticesinde baraj gölünde sazan, şabut, Mezopotamya yayını, karabalık, siraz, tatlısu kefali, gümüşi havuz balığı, karabalık türleri tespit edilmiştir. Önümüzdeki yıllarda avcılık yolu ile 200 tona yakın asgari üretim miktarı planlanmaktadır."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Demirhan, su ürünleri varlığının artırılması, su ürünlerinin sürdürülebilir olması ve sportif amaçlı amatör avcılığın geliştirilmesi hedeflerine ulaşılması amacıyla av yasağına uyulmasını istedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Manisa&amp;apos;da Gediz Nehri&amp;apos;ndeki balık ölümleriyle ilgili inceleme başlatıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/manisada-gediz-nehrindeki-balik-oelumleriyle-ilgili-inceleme-baslatildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/manisada-gediz-nehrindeki-balik-oelumleriyle-ilgili-inceleme-baslatildi</guid>
<description><![CDATA[ Gediz Nehri&#039;nin Manisa&#039;nın Turgutlu ilçesinden geçen bölümünde toplu balık ölümleri görüldü, su ve balıklardan numune alındı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/manisada-gediz-nehrindeki-balik-olumleriyle-ilgili-inceleme-baslatildi-1727733092.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Manisada, Gediz, Nehrindeki, balık, ölümleriyle, ilgili, inceleme, başlatıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Nehrin Sinirli Mahallesi yakınlarındaki geçişinde ölü balıklar bulunduğunu görenler durumu yetkililere bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ve Manisa Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü ekipleri, bölgeye gelerek inceleme yaptı, ölü balık ve nehir suyundan numuneler aldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ekiplerin ilk incelemesinde yağış yetersizliği nedeniyle akış düzeni bozulan nehirdeki oksijen seviyesinin azaldığı, bunun balık ölümleri ve kötü kokuya neden olduğu belirlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İncelemede çevredeki biyogaz tesisinden atık su veya tarım arazilerinden sıvı gübre akışı tespit edilemedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ekiplerin numuneleri aldığını, sonuçları kamuoyuyla paylaşacaklarını, sorumluların gereken cezayı alması için konunun takipçisi olacaklarını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Turgutlu Çevre Derneği Başkanı Mahir Ek ise gazetecilere yaptığı açıklamada, balık ölümlerinin bölgede bulunan bir fabrikanın atıklarını nehre bırakmasından kaynakladığını iddia etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Miner Turtle&amp;quot; projesiyle 100 bin yavru kaplumbağa denizle buluştu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/miner-turtle-projesiyle-100-bin-yavru-kaplumbaga-denizle-bulustu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/miner-turtle-projesiyle-100-bin-yavru-kaplumbaga-denizle-bulustu</guid>
<description><![CDATA[ TÜPRAG Sürdürülebilirlik ve Çevre Grup Müdürü Jale Şakıyan Ateş: - &quot;TÜPRAG olarak doğal kaynakların bilinçli kullanımıyla hem ekonomik büyüme hem de çevresel korumanın dengesini kararlılıkla korumaya devam edeceğiz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/miner-turtle-projesiyle-100-bin-yavru-kaplumbaga-denizle-bulustu-1729752459.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Miner, Turtle, projesiyle, 100, bin, yavru, kaplumbağa, denizle, buluştu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Ekolojik Araştırmalar Derneği (<strong>EKAD</strong>) ve <strong>TÜPRAG</strong> Metal Madencilik işbirliğiyle yürütülen "<strong>Miner Turtle</strong>" (Madenci Kaplumbağalar) projesi kapsamında Antalya'nın Kızılot Yuvalama Kumsalı'ndan 100 bin yavru kaplumbağa, denizle buluştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>TÜPRAG'dan yapılan açıklamaya göre, madenci kaplumbağaların göç yolcuğu tüm hızıyla devam ediyor. Nisan ve eylül arasında gerçekleşen proje döneminde 2 bin 500 yuva tespit edilirken yaklaşık 100 bin yavru deniz kaplumbağası yolculuğuna başladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Proje kapsamında 10 okulda 800'e yakın öğrenciye çevre bilinci aşılandı ve deniz kaplumbağaları hakkında eğitim verilerek gelecek nesiller için farkındalık çalışmaları yapıldı. 18 uluslararası ve 48 ulusal gönüllüyle doğayı korumak için ortak çalışmalar yürütüldü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>- <strong>"Onların korunması, aynı zamanda deniz ekosistemini güvence altına almaktır"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Açıklamada görüşlerine yer verilen TÜPRAG Sürdürülebilirlik ve Çevre Grup Müdürü Jale Şakıyan Ateş, proje sayesinde büyük bir farkındalık oluştuğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ateş, "Deniz kaplumbağaları gibi sembol türler, biyolojik çeşitliliğin ve doğanın incelikli dengesinin temsilcisidir. Onların korunması, sadece tek bir türü değil, aynı zamanda deniz ekosisteminin tamamını güvence altına almak anlamına gelir. TÜPRAG olarak doğal kaynakların bilinçli kullanımıyla hem ekonomik büyüme hem de çevresel korumanın dengesini kararlılıkla korumaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Miner Turtle Proje Kooordinatörü Biyolog Fatih Polat ise carettaların yolculuğuna ilişkin verilerin, deniz kaplumbağalarının durumları hakkında bilgi alınması için oldukça önemli olduğuna işaret etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Polat, bu verilerin türlerin göç yolları, beslenme ve kışlama alanları hakkında bilgi sahibi olmalarını sağladığını, türün kaç kilometre yol aldığını, hangi sularda dolaştığını ve hangi ülkelere gittiğini de görebildiklerini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Altın kaplumbağa" Libya'ya, "Gümüş kaplumbağa" Tunus'a ulaştı</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Proje kapsamında Kızılot Kumsalı'nda yuvaladıktan sonra temmuz ayında üstlerine uydu izleme cihazı takılarak takip edilen "Altın" ve "Gümüş" adlı kaplumbağalar ise kışlama alanına ulaştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Altın'ın ilk durağı Bozyazı Kumsalı oldu. Burada bir süre mola veren Altın, küçük molalarla Afrika'nın kuzeyine doğru ilerleyerek Libya'nın Tobruk kıyılarına yaklaştı. Yoluna doğu yönünde devam eden Altın, Libya'da Kirissah kıyılarına ulaşarak göç yolculuğunu tamamladı. Altın'ın zorlu yolculuğu 3 bin 633 kilometre sürdü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gümüş ise rotasını doğrudan Akdeniz açıklarına çevirdi. Yunanistan'ın Karpathos Adası'nda kısa bir mola veren Gümüş, İtalya'nın Sicilya Adası'na doğru yola devam etti. Son hafta içerisinde Tunus'un Hammamet Körfezi'ne ulaşan Gümüş, zamansal olarak bakıldığında kışlama alanına ulaştı. Gümüş, yolculuğu boyunca toplamda 4 bin 760 kilometre yol katetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Doğaya bırakılan plastik çöpler deniz canlıları üzerinde ölümcül sonuçlar doğuruyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/dogaya-birakilan-plastik-coepler-deniz-canlilari-uzerinde-oelumcul-sonuclar-doguruyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/dogaya-birakilan-plastik-coepler-deniz-canlilari-uzerinde-oelumcul-sonuclar-doguruyor</guid>
<description><![CDATA[ Doğaya atılan, yağmur, rüzgar ve akarsular yoluyla Karadeniz&#039;e ulaşan plastik çöpler, deniz canlılarının hayatını tehdit ediyor - Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Levent Bat: -&quot;Dipte yaşayan tüm organizmalar bundan etkilenecektir. Sadece dip balıkları değil onları burada besleyen organizmaların da azalması başlayacaktır. Bu devam ettiği ya da önlem alınmadığı sürece durum daha da vahim bir şekilde karşımıza çıkabilir&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/dogaya-birakilan-plastik-copler-deniz-canlilari-uzerinde-olumcul-sonuclar-doguruyor-1729833753.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Doğaya, bırakılan, plastik, çöpler, deniz, canlıları, üzerinde, ölümcül, sonuçlar, doğuruyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Doğaya atılarak yağmur, rüzgar ve akarsular yoluyla Karadeniz'e ulaşan plastik çöpler, oluşturduğu görüntü kirliliğinin yanı sıra deniz yaşamını da tehdit ediyor.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Sinop Üniversitesi</strong> Su Ürünleri Fakültesi Dekanı <strong>Prof. Dr. Levent Bat</strong>, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Karadeniz'e ulaşan çöplerin, sadece deniz canlıları için değil insanlar için de tehlike oluşturduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Yaptıkları çalışmalarda insan faktörüyle Karadeniz'e ulaşan çöplerin zaman zaman kıyı kesimlerde çöp yığınları oluşturduğuna şahit olduklarını vurgulayan Bat, bu çöpler arasında bulunan plastiklerin gelecek adına endişe verici olduğunu kaydetti.</span></span></p>

<p><span><span>Büyük nehirlerin taşıdığı kirleticiler ve çöplerin yanı sıra yaz aylarında tatilciler tarafından kıyıda bırakılan çöplerin de denize ulaştığını anlatan Bat, "Gördüğümüz çöplerin hepsi de kötü çöpler. Yüzyıllar boyunca doğada kaybolmayan plastik çöplerden oluşuyor. İnsanlar çöpleri attığı zaman 'bana dokunmaz deme umursamazlığından' vazgeçmek zorunda." dedi.</span></span></p>

<p><span><span>"Korkunç" olarak nitelendirdiği plastik çöplerin sadece görüntü kirliliği oluşturmadığını aynı zamanda tüm canlılara telafisi olmayan zararlar verdiğini de belirten Prof. Dr. Bat, "Bu küçük parçacıkları, renkli renkli poşetleri ve benzerlerini balıklar besin zannediyor. Bunları alıyor tüketim için. Ama aldıktan sonra organlarında birikimler söz konusu olabiliyor ve organları artık işlemez hale geliyor. Dokular, organlar ve organ sistemleri bozuluyor. Yani canlının ölümüne dahi yol açabiliyor." diye konuştu.</span></span></p>

<p><strong><span><span>- Plastik çöpler balıkların üremesini de engelliyor</span></span></strong></p>

<p><span><span>Prof. Dr. Bat, plastik atıkların bulundukları ortamlarda yaşam süren balıkların yer değiştirmelerine neden olduğu gibi üremelerine de engel olduğunu vurgulayarak, bu durumun Karadeniz'deki balık popülasyonuna olumsuz etkilerinin ciddiyetini de aktardı.</span></span></p>

<p><span><span>Plastik atıklar sebebiyle besinleri yok olan balıkların doğal olarak yer değiştirmek zorunda kaldıklarını aktaran Bat, şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span><span>"Ortama atılan yoğun miktarlardaki poşetler bir defa burada yaşayan balıkların habitatını öldürüyor. Eğer bunlar yüzeyde fazla miktarda ise güneş ışığının altlara gitmesine de engel oluyor. Fotosentez olayının ve planktonların azalmasına neden oluyor. Planktonlarda besin zincirinin ilk halkası. Dolasıyla bunlar mekan değiştirmek zorunda kalıyorlar. Yani yem bulamayınca balıkların göç etmesine de neden olabiliyor. Aynı şekilde balıklar bu plastikleri vücutlarına aldıkları zaman üremeleri de engelleniyor. Yani sağlıklı yumurta bırakamama ve üreyememe durumları oluşmaktadır."</span></span></p>

<p><span><span>Karadeniz'in kapalı bir deniz olduğunu ve bu nedenle de yeteri kadar sirkülasyona sahip olmadığını anlatan Bat, önlem alınmaması durumunda ileride daha vahim tablolarla karşı karşıya kalınma ihtimalinin bulunduğunu dile getirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Karadeniz'i korumak için sadece Türkiye'nin alacağı önlemlerin yeterli gelmeyeceğini değerlendiren Bat, Karadeniz’e kıyısı bulunan diğer ülkelerle, insanlara verilecek çevre eğitimi, çevreye karşı suçlarda uygulanacak cezai yaptırımlar ve arıtma tesislerinin oluşturulması gibi konularda mutlaka işbirliğine gidilmesinin önemine dikkati çekti.</span></span></p>

<p><strong><span><span>- Çevre kirliliği veya yarattığı etkiler sadece bizim değil diğer ülkelerin de sorunu haline geliyor</span></span></strong></p>

<p><span><span>Prof. Dr. Bat, anaokullarında bile çocuklara artık çevrenin gelecek adına ne denli önem arz ettiğinin anlatılarak, eğitimler verilmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span><span>"Çünkü bu çöpler denize atıldığı takdirde eninde sonunda dibe çökecekler. Dipte yaşayan tüm organizmalar bundan etkilenecektir. Sadece dip balıkları değil onları burada besleyen organizmaların da azalması başlayacaktır. Bu devam ettiği ya da önlem alınmadığı sürece bu durum daha da vahim bir şekilde karşımıza çıkabilir. İlkokullarda hatta anaokullarında dahi çevre bilincini çocuklara anlatmak gerekiyor. Bir de bunun için işbirliği yapılması lazım diğer ülkelerle birlikte. Çünkü sadece kendi kendimize aldığımız önlemler yetmeyebilir. Çevre kirliliği veya yarattığı etkiler sadece bizim değil diğer ülkelerin de sorunu haline geliyor."</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kırıkkale&amp;apos;de göletteki balık ölümlerinin oksijen eksikliğinden kaynaklandığı belirlendi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kirikkalede-goeletteki-balik-oelumlerinin-oksijen-eksikliginden-kaynaklandigi-belirlendi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kirikkalede-goeletteki-balik-oelumlerinin-oksijen-eksikliginden-kaynaklandigi-belirlendi</guid>
<description><![CDATA[ Kırıkkale&#039;nin Bahşılı ilçesinde Kızılırmak üzerinde bulunan gölette meydana gelen balık ölümlerinin sudaki oksijen eksikliğinden kaynaklandığı belirlendi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/kirikkalede-goletteki-balik-olumlerinin-oksijen-eksikliginden-kaynaklandigi-belirlendi-1729673244.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kırıkkalede, göletteki, balık, ölümlerinin, oksijen, eksikliğinden, kaynaklandığı, belirlendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Doğanay Mahallesi'nde Kızılırmak üzerinde bulunan gölette ölen balıkları gören vatandaşlar, durumu yetkililere bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İhbar üzerine olay yerine gelen İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Hayvan Sağlığı, Yetiştiriciliği ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğü ile İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, derede ölçüm yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yapılan ölçümde balık ölümlerinin sudaki oksijen eksikliğinden kaynaklandığı tespit edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bolu&amp;apos;daki Gölköy Baraj Gölü&amp;apos;nde su seviyesi yüzde 19&amp;apos;a düştü</title>
<link>https://trafikdernegi.com/boludaki-goelkoey-baraj-goelunde-su-seviyesi-yuzde-19a-dustu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/boludaki-goelkoey-baraj-goelunde-su-seviyesi-yuzde-19a-dustu</guid>
<description><![CDATA[ Bolu&#039;nun içme suyu ihtiyacının karşılandığı Gölköy Baraj Gölü&#039;nde su seviyesi yüzde 19&#039;a düştü. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/boludaki-golkoy-baraj-golunde-su-seviyesi-yuzde-19a-dustu-1729574632.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Boludaki, Gölköy, Baraj, Gölünde, seviyesi, yüzde, 19a, düştü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Havaların bir süre sıcak seyretmesi ve yağışların beklenenden az olması nedeniyle baraj gölündeki su seviyesi yüzde 19 olarak ölçüldü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gölde kentin yaklaşık 3 aylık içme suyu ihtiyacını karşılayacak miktarda su kaldığı belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yaşanan su kaybı sonrası göl, kıyıdan 40 metre geri çekildi. Amatör balıkçılar, suyun azaldığı gölün kenarında balık tuttu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/thumbs_b_c_4f17d455dd4b2117337f86b43cf97906.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Öte yandan, kentte son bir haftadır etkili olan sağanak ve kar yağışı, Mudurnu ve Abant derelerinin debisini yükseltti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Derelerdeki su seviyesinin yükselmesiyle Gölköy Baraj Gölü'ne akan suyun da arttığı görüldü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Batman&amp;apos;da baraj gölündeki balık ölümlerine ilişkin yeni numuneler alındı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/batmanda-baraj-goelundeki-balik-oelumlerine-iliskin-yeni-numuneler-alindi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/batmanda-baraj-goelundeki-balik-oelumlerine-iliskin-yeni-numuneler-alindi</guid>
<description><![CDATA[ Batman&#039;da llısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu Baraj Gölü&#039;nde meydana gelen balık ölümlerine ilişkin Elazığ&#039;dan gelen uzman ekip yeni numuneler aldı, alanda alanda inceleme yaptı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/batmanda-baraj-golundeki-balik-olumlerine-iliskin-yeni-numuneler-alindi-1729253483.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Batmanda, baraj, gölündeki, balık, ölümlerine, ilişkin, yeni, numuneler, alındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Valilikten yapılan açıklamada, Ilısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu Baraj Gölü'nde 20 Eylül'de toplu balık ölümleri olduğu ihbarı üzerine Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekiplerinin harekete geçtiği ve aynı gün inceleme başlatıldığı anımsatıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yapılan çalışmalarda farklı tarihlerde 2 kez su ve balıklardan numune alındığı ve alınan numunelerin incelenmek üzere Elazığ Veteriner Kontrol Enstitüsü ve Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü'ne gönderildiği aktarılan açıklamada, gönderilen numunelerde toksikolojik ve kimyasal analizler yapıldığı ve numune sonuçlarının olumlu çıktığı vurgulandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20241018-35944297-35944296-BATMANDA_BARAJ_GOLUNDEKI_BALIK_OLUMLERINE_ILISKIN_YENI_NUMUNELER_ALINDI.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balık ölümlerinin tespiti amacıyla Elazığ Veteriner Kontrol Enstitüsü ve Su Ürünleri Araştırma Enstitüsünden uzman talep edildiği kaydedilen açıklamada, Elazığ'dan gelen 4 kişilik uzman ekibin baraj gölünden numune aldığı ve gerekli incelemeleri yaptığı belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Açıklamada, "İlimize gelen uzman ekibe, İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Dr. Reşat Çiftçi, Su Ürünleri Birim Sorumlusu Mehmet Demir eşlik ederek alanda inceleme yapıldı, su ve balıklardan tekrar numune alındı. Numunelerde balıklarda bir hastalık olup olmadığı araştırılacak." ifadeleri kullanıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Konya&amp;apos;da suları çekilen gölde balıkçı tekneleri karaya oturdu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/konyada-sulari-cekilen-goelde-balikci-tekneleri-karaya-oturdu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/konyada-sulari-cekilen-goelde-balikci-tekneleri-karaya-oturdu</guid>
<description><![CDATA[ Ilgın ilçesinde 27 kilometrekarelik Çavuşçu Gölü&#039;nde geçimini balıkçılıkla sağlayan köylüler, sular çekildiği için tekneleriyle avlanmaya çıkamıyor - Balıkçı Ergün Can: - &quot;Gölde ağ atacak yer yok. Kayıklar da gitmiyor. Vahşi sulama yapılıyor. Yağış yok, kurak gidiyor. Köylünün 10 kayığı var, hepsi karaya oturdu&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/konyada-sulari-cekilen-golde-balikci-tekneleri-karaya-oturdu-1729253257.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Konyada, suları, çekilen, gölde, balıkçı, tekneleri, karaya, oturdu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Konya'nın Ilgın ilçesindeki tatlı su gölünde kuraklığa bağlı suların çekilmesi, geçimini balıkçıkla sağlayan köylüleri tedirgin ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sultan Dağları'nın eteklerindeki derelerin beslediği 27 kilometrekarelik <strong>Çavuşçu Gölü</strong>, flamingo, pelikan, balıkçıl gibi çok sayıda kuş türünün yanı sıra sazan, aynalı sazan, tatlı su kefal barındırıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Son yıllarda kuraklık ve tarımsal sulama nedeniyle suları çekilmeye başlayan, sazlık ve bataklık alanlarının günden güne çoğaldığı gölde su seviyesi 1 metrenin altına düşünce geçimini balıkçılıkla sağlayan köylüler de sıkıntı yaşıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Su seviyesinin düşmesiyle karaya oturan teknelerin başına gelen balıkçılar, av sezonunu buruk geçiriyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Öte yandan göl alanı ve çevresi, küçükbaş ve büyükbaş hayvanların merası oldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Besiciler, kuruyan alanlarda hayvanlarını otlatıyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Yarım asırlık balıkçılık bitme noktasına geldi</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Göl kıyısındaki Çavuşçu Mahallesi'nde yaşayan 61 yaşındaki Ali Aktaş, AA muhabirine, çocukluğundan bu yana gölde balıkçılık yaptığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Daha önce suyun hiç bu kadar çekilmediğini belirten Aktaş, "Şimdi su çok az, durum tehlikeli. Göl, iki kaynaktan gelen sular olmasa çoktan kurumuştu. Kayıklar kıyıda kaldı, açılamıyor. Balıkçılık bitme noktasına geldi." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Karaya oturan gezi teknesi kuraklığın fotoğrafı oldu</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Aktaş, göl alanına karaya oturan gezi teknesinin yaşananları özetlediğini vurgulayarak, "Kooperatif başkanı gezi teknesi aldı. Geçen yıl gölde geziliyordu. Misafirleri gezdirmek için alınan bu tekne de nisan ayında karaya oturdu. Sular çekilmeye başladığından beri öylece duruyor." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ergün Can da yıllardır gölde balıkçılık yaptığını belirterek, "Bu yıl göl bitik. Buharlaşmayla su gitti, balıkçılık da bitti. Daha önce de su çekiliyordu ama bu kadar olmadı. Ot olmuyordu, seviyesi derindi. Şimdi su orta tarafta 1 metrenin altına düştü. Göl de ağ atacak yer yok. Kayıklar da gitmiyor. Vahşi sulama yapılıyor. Yağış yok, kurak gidiyor. Köylünün 10 kayığı var, hepsi karaya oturdu." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Balıkçılık bitme noktasına geldi"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Kayıkların göle açılması için su seviyesinin artması gerektiğine işaret eden Can, "Bahar aylarında su 4 metre seviyesindeydi. Şu anda içler acısı bir durum. Balıkçılık bitme noktasına geldi. Eskiden tekne başına 200-300 kilogram balık oluyordu." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Antalya&amp;apos;da tedavileri tamamlanan iki caretta caretta denize bırakıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/antalyada-tedavileri-tamamlanan-iki-caretta-caretta-denize-birakildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/antalyada-tedavileri-tamamlanan-iki-caretta-caretta-denize-birakildi</guid>
<description><![CDATA[ Antalya&#039;nın Manavgat ilçesinde tedavileri tamamlanan nesli tükenme tehdidi altındaki iki caretta caretta denize bırakıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/antalyada-tedavileri-tamamlanan-iki-caretta-caretta-denize-birakildi-1728213477.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Antalyada, tedavileri, tamamlanan, iki, caretta, caretta, denize, bırakıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Balık ağı ve misinalara takılarak yaralanan deniz kaplumbağaları caretta carettaların, tedavilerinin ardından Boğaz mevkisinden denizle buluşmaları sağlandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz Kaplumbağaları Araştırma, Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi (<strong>DEKAMER</strong>) Müdürü <strong>Prof. Dr. Yakup Kaska</strong>, yaptığı açıklamada, deniz kaplumbağalarından dişi olanını sırtına taktıkları cihazla takip edeceklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Caretta carettaların yuvalama kumsalları hakkında bilgiye sahip olduklarını belirten Kaska, "Ancak denizlerimizde nerelerde dolaştıkları ve kışladıkları noktalarında bilgimiz eksikti. Bu sayede eksik bilgilerimizi de tamamlamış olacağız. Deniz kaplumbağalarını koruyabilmek için onları çok iyi tanımak gerekiyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20241003-35808276-35808275-ANTALYADA_TEDAVILERI_TAMAMLANAN_IKI_CARETTA_CARETTA_DENIZE_BIRAKILDI.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi <strong>Prof. Dr. Mehmet Cengiz Deval</strong>, uzun süredir Antalya kıyılarında eksikliği hissedilen deniz kaplumbağası rehabilitasyon merkezini iki hafta önce Pamukkale Üniversitesi'nin ortaklığında hayata geçirdiklerini anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deval, ilk olarak DEKAMER'de, son iki haftada ise Akdeniz Fokları, Kum Zambakları Koruma ve Yaşatma Derneğinde rehabilite edilen ve kontrolleri yapılan deniz kaplumbağalarını tekrar geldikleri doğal ortamlarına bırakıldığını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yağmursuyu Gölet’ine Balık Salımı Etkinliği Yapıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/yagmursuyu-goeletine-balik-salimi-etkinligi-yapildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/yagmursuyu-goeletine-balik-salimi-etkinligi-yapildi</guid>
<description><![CDATA[ Anadolu Organize Sanayi Bölgesinde bulunan Yağmursuyu Gölet’ine 10.000 Adet yavru sazan balığı salımı yapıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/yagmursuyu-goletine-balik-salimi-etkinligi-yapildi-1729098365.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yağmursuyu, Gölet’ine, Balık, Salımı, Etkinliği, Yapıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Amatör ve Sportif Olta Balıkçılığı Federasyonu (<strong>ASOF</strong>) ve Anadolu Organize Sanayi Bölgesi (<strong>AOSB</strong>) Yönetimi Ankara’da bulunan amatör balıkçıların ve ailelerin balık tutmak için sıklıkla gittikleri Yağmursuyu Gölet’ine sazan balığı popülasyonunu artırmak için Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü ile gerekli görüşmelerin yapılmasının ardından Bolu İl Tarım Müdürlüğü’nden temin edilen 10.000 adet yavru sazan balığı salımı yapıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Salım töreninde Amatör ve Sportif Olta Balıkçılığı Federasyonu Yönetimi ve Anadolu Organize Sanayi Bölgesi Yönetimi, <strong>ASOF</strong>’a bağlı <strong>SİNABDER</strong>, <strong>OLTACILARDER</strong> ve <strong>RASTGELEDER</strong> Derneklerinin Yönetim Kurulu üyeleri de hazır bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>ASOF</strong> Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı <strong>M. Serkan İnanç </strong>törende ‘’Yağmursuyu Göleti’nde Anadolu Organize Sanayi Bölgesi 8 yıldır bizleri burada misafir ediyor. 8 yıldır aileler ve çocuklar ile birlikte yapılan balık tutma yarışması düzenlenmektedir. Yağmursuyu Göleti’nde yerli sazanlarımızın yanı sıra biraz havuz balığı ve İsrail sazanı bulunmakta geçen hafta yaptığımız yarışmada ve sonraki hafta dernek üyeleri ile birlikte biraz havuz balığı ve israil sazanını göletten arındırma temizliği yaptık. Burada yerli sazan popülasyonunu artırabilmek için bakanlığımızla temasa geçerek Bolu İl Tarım Müdürlüğünden 10.000 adet sazan balığı temin ederek gölete bıraktık. Bundan sonraki aktivitelerde bu hobiye yeni başlamış olta balıkçılarımız daha çok balık yakalama şansına sahip olacaklardır. Amacımız burada aileleri ve çocukları sportif balıkçılığı tanıtmak ve bilinçlenmelerini sağlayarak sportif balıkçılığa yönelimi artırmak olacaktır. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yavru sazan balıklarımızın temininde bizlere destek olan Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü ile Bolu İl Tarım ve Orman Müdürlüğüne teşekkür ederiz’’ ifadelerini kullandı. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Anadolu Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kutsi Tuncay ‘’İyi ki demokratik bir ülkede yaşıyoruz. Eksiklerimiz olsa da yaptığımız her şey Ankara’ya Türkiye’ye miras imkanları iyi kullanmaya ve yaşam alanları oluşturmaya geleceğe iyi bir miras bırakmaya çalışıyoruz. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Geçen hafta burada 8. Sportif sazan balığı yakalama yarışması düzenlendi. Aileler ve çocuklar piknik yaparak hem balık tutup hem de eğlendiler. Çocuklara yapılan yatırım geleceğe yapılan yatırımdır. Sosyal ortamlar insanların daha rahat hareket ettiği, düşündüklerini daha rahat konuştukları dinledikleri yerler oluyor ve dolayısı ile bu tarz aktivite alanlarını çoğaltmak gerekiyor. Ben ASOF Federasyonuna bu girişimde bulunduğu samimiyetle katkı koymaya çalıştıkları için teşekkür ediyorum’’ dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özden Aydın Şimşek</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Batman&amp;apos;da llısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu Baraj Gölü&amp;apos;ndeki balık ölümleri araştırılıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/batmanda-llisu-prof-dr-veysel-eroglu-baraj-goelundeki-balik-oelumleri-arastiriliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/batmanda-llisu-prof-dr-veysel-eroglu-baraj-goelundeki-balik-oelumleri-arastiriliyor</guid>
<description><![CDATA[ Batman&#039;da llısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu Baraj Gölü&#039;nde meydana gelen balık ölümleri araştırılıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/batmanda-llisu-prof-dr-veysel-eroglu-baraj-golundeki-balik-olumleri-arastiriliyor-1728289675.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Batmanda, llısu, Prof., Dr., Veysel, Eroğlu, Baraj, Gölündeki, balık, ölümleri, araştırılıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Aydın, gazetecilere, baraj gölünde meydana gelen balık ölümlerine ilişkin ilk ihbarın 20 Eylül'de yapıldığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İhbar üzerine Hayvan Sağlığı Şube Müdürlüğü ekiplerinin balık ve su numunesi aldığını belirten Aydın, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Aynı gün ölü balık ve sudan numuneler aldık. Su numunelerimizi ve ölü balıkları Elazığ'daki araştırma enstitüsüne gönderdik. Numunelerimizde herhangi bir olumsuz duruma rastlanmadı. Ayrıca Diyarbakır'da bulunan Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğümüzü de bilgilendirdik. Onlar da gelip numune aldı. Tetkiklerimiz devam ediyor."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bugün de ekiplerinin balık ölümlerinin durumunu incelediğini ve yeni numuneler aldığını bildiren Aydın, sonuçları takip ettiklerini anlattı. Aydın, "Yapılması gereken bir işlem varsa yapacağız." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sulak alan kayıpları dünyanın geleceğini tehdit ediyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/sulak-alan-kayiplari-dunyanin-gelecegini-tehdit-ediyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/sulak-alan-kayiplari-dunyanin-gelecegini-tehdit-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Kuş Gözlem Kulübü Akademik Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Uysal: - &quot;İç sulak alanların küresel ölçekte yüzde 35&#039;ini kaybetmiş durumdayız. Bu oran Türkiye&#039;de biraz daha fazla. Sulak alanların sürdürülebilir ekosistemimize katkılarının çoğunu artık kaybediyoruz&quot; - &quot;(Sulak alanlar) Biyoçeşitliliği destekliyorlar, taşkın kontrolünü, içlerindeki bitki türleriyle ağır metal ya da diğer kirletici kaynakların filtre edilmesini sağlıyorlar. Bu hızlı yok oluş, gelecekte çok ciddi ekolojik sorunlara neden olacak&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/sulak-alan-kayiplari-dunyanin-gelecegini-tehdit-ediyor-1728289915.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sulak, alan, kayıpları, dünyanın, geleceğini, tehdit, ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Tropik ormanlardan sonra biyolojik üretimi en yüksek ekosistemler olarak bilinen, kuşların saklanması, yuvalanması ve barınmasına ortam sağlayan sulak alanlarda son yıllarda küresel ölçekte yaşanan kayıpların, dünyanın geleceği için önemli risk oluşturduğu belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dünyanın en önemli genetik rezervuarı olan sulak alanlar, tüm türlerin yüzde 40'ını ve tüm hayvan türlerinin yüzde 12'sini barındırmanın yanı sıra taşkın kontrolü, yer altı sularının beslenmesi, kıyı çizgisinin korunması, sediment (tortu) ve besin depolama, yüksek düzeyde karbon tutarak iklim değişikliğinin kontrolü, su arıtımı, beslenme, üreme ve korunma alanları oluşturarak barındırdığı biyoçeşitlilikle ekosisteme sayısız fayda sağlıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Doğa ve Kuş Gözlem Kulübü Akademik Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Uysal, her yıl binlerce göçmen kuşun Afrika ve Avrupa arasında gerçekleştirdiği göçün en yoğun yaşandığı noktalardan, Lapseki ilçesindeki Çardak Lagünü'nde "5-6 Ekim Avrupa Kuş Gözlem Günü" dolayısıyla öğrencilerle katıldığı gözlem etkinliğinde, AA muhabirine açıklamada bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özellikle 50 yıllık süreçte sulak alanlarla ilgili yaşanan olumsuzluklara dikkati çeken Uysal, "İç sulak alanların küresel ölçekte yüzde 35'ini kaybetmiş durumdayız. Bu oran Türkiye'de biraz daha fazla. Sulak alanların sürdürülebilir ekosistemimize katkılarının çoğunu artık kaybediyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/thumbs_b_c_532d5cfe04fa16f8da4831c7fe5356a7.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uysal, sulak alan kayıplarıyla artan tehlikelerin en önemlilerinden birinin karbon tutulumunun azalması olduğunu bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Küresel ısınmanın etkilerinin herkes tarafından görüldüğünü kaydeden Uysal, "Anormal hava olayları, dolular, fırtınalar, yangınların sayısındaki artış, su krizi, gelecekte yaşayacağımız belki gıda krizi gibi bizi etkileyecek birçok faktöre neden olan küresel iklim değişikliğinde sulak alanlar tam bir savunucu rolünde. Aslında bunu tuttukları karbonla sağlıyorlar. Biyoçeşitliliği destekliyorlar, taşkın kontrolünü, içlerindeki bitki türleriyle ağır metal ya da diğer kirletici kaynakların filtre edilmesini sağlıyorlar. Bu hızlı yok oluş, gelecekte çok ciddi ekolojik sorunlara neden olacak." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Bozulan ekosistemi önce kuşlar terk ediyor</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Ekosistemdeki kuş türü sayısı ve çeşitliliğinin, o bölgenin sağlıklı yapısının göstergelerinden olduğunu dile getiren Uysal, ekosistemde bozulma yaşandığında diğer canlılara göre orayı en çabuk terk edenlerin kuşlar olduğunu vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bir alanda kuş türü ve sayısında azalma varsa ekosistemde bozulmaların yaşandığını belirten Uysal, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bu bozulmalar ne olabilir? Sulak alanlarımızın hemen yakınına kadar yaptığımız tarım alanlarında deterjan olan tarımsal ilaçlar, su altındaki organizmaları öncelikle bozarak oradaki besin döngüsünü sekteye uğratıp çeşitliliği bozabilir. Sulak alanlarımızın yakınlarına yapılan yapılaşmalar ciddi habitat kaybına neden oluyor. Onun dışında sazlık alanların yakılarak kontrol altına alınmaya çalışılması bir sulak alan ekosistemine verilebilecek en büyük zararlardan biridir. Tarım için kullanılan agresif sulama yöntemleri, en önemli içilebilir su kaynaklarımız akiferleri (ekonomik olarak önemli miktarda suyu depolayabilen ve yeterince hızlı taşıyabilen geçirimli jeolojik birimler) besleyen sulak alanların neredeyse kaybına yol açmış durumda."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uysal, Türkiye'nin, Afrika ve Avrupa arasında kuş göçlerinin en yoğun yaşandığı, tamamen dar boğaz özelliği gösteren bir bölgede olduğunu ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Genellikle süzülen göçmen kuşların, su kuşlarının karasal bağlantıları tercih ettiğini aktaran Uysal, bunlardan biri olan Çardak Lagünü'nde binlerce kuş türünün göç sırasında mola verdiğine işaret etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sulak alanların göçmen kuşlar için hayati önem taşıdığına dikkati çeken Uysal, "Mola verecekleri yerleri bulamamaları, göçlerini tamamlayamayıp belki de kitlesel ölümlere neden olabilecek süreçlere kadar götürebilecek bir durum. O yüzden sulak alanları korumak, biyoçeşitliliği, geleceğimizi korumak demek." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uysal, Çanakkale'de şu ana kadar 325 kuş türünü belirlediklerini, Çardak Lagünü'nde bu sayının 145 olduğunu anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Nesli tehlike altında olan "kulaklı batağan", "sütlabi" gibi kuşların da lagünde tespit edildiği bilgisini veren Uysal, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Çanakkale'de tek üreyen çifti bulunan şah kartalın yuvası geçtiğimiz yıl artık belli bir ağırlığa ulaştıktan sonra yıkıldı. O türü artık gözlemleyemiyoruz. Göç dönemlerinde görmek mümkün ama üreyen tek aktif yuvayı kaybettik. Eceabat ilçesi Kumköy'de 1960'lı yıllarda yapılan Uzunhızırlı Göleti, Çanakkale'de nesli küresel ölçekte tehlike altında olan tepeli pelikan türünün kışladığı bir bölge, ancak 2 yıldır gölet kuruduğu için bu önemli habitat kaybedildi. Umurbey Deltası'nda da yapılaşmayla birçok nadir kuş türünün, kıyı kuşunun beslendiği ve göç ettiği habitatlar kayboldu. Deniz kıyısındaki kirlilik de bunda önemli bir etken."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Marmara&amp;apos;da, Ege Denizi, Akdeniz ve Atlas Okyanusu&amp;apos;nda yaşayan grida görüldü</title>
<link>https://trafikdernegi.com/marmarada-ege-denizi-akdeniz-ve-atlas-okyanusunda-yasayan-grida-goeruldu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/marmarada-ege-denizi-akdeniz-ve-atlas-okyanusunda-yasayan-grida-goeruldu</guid>
<description><![CDATA[ Ege, Akdeniz ve Atlas Okyanusu&#039;nun doğusunda yaşayan balık türü grida, Marmara Denizi&#039;nde su altı kamerasıyla görüntülendi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/marmarada-ege-denizi-akdeniz-ve-atlas-okyanusunda-yasayan-grida-goruldu-1727964889.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Marmarada, Ege, Denizi, Akdeniz, Atlas, Okyanusunda, yaşayan, grida, görüldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Kocaeli'nin Gebze ilçesinde 2 Ekim'de Marmara Denizi'ne zıpkınla dalış yapan Volkan Topcu, 20 metre derinlikteyken, yaşam alanı Atlas Okyanusu'nun doğusu ile Ege ve Akdeniz olan, daha önce Marmara'da görülmeyen grida balığıyla karşılaştı. Kısa süreliğine kayıt almayı başaran Topcu, balığın kayaların arasına girmesiyle takibi bıraktı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Saadet Karakulak, AA muhabirine, iklim değişikliği nedeniyle güney bölgelerden kuzeye doğru balık göçü yaşandığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gridanın Marmara Bölgesi'nde daha önce görülmediğini anlatan Karakulak, "Özellikle Akdeniz'deki birçok türün yavaş yavaş Marmara ve Karadeniz'e çıktığını görüyoruz. Örnek olarak mavi yengeç, kupes ve son yıllarda siganus da Akdeniz'den Marmara'ya göç eden türlerden. Şimdi de orfoz türleri ailesinden bir balığın Marmara Denizi'ne girdiğini görüyoruz. Marmara Denizi'nde daha önce olmayan bir balık türü. İlk defa görünüyor." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Karakulak, gridanın istilacı değil daha çok ekonomik tür olduğunu ancak geldiği bölgedeki yerli türlerle rekabete gireceğine değinerek, "Tabii ki her gelen türün iyi veya kötü sonucu olabiliyor. Bazı türleri ticari olarak değerlendirebiliyoruz ama her gelen tür rekabete girdiğinden yerli türlerimizin de azalmasına yol açabiliyor. Gridanın etkisini zamanla göreceğiz." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Beslenmesine bağlı olarak ekosistemdeki hangi balık türlerinin azalacağının ilerleyen dönemde belli olacağını ifade eden Karakulak, "Mesela Karadeniz'e giren yabancı türlerden deniz salyangozu var. Biz bu salyangozdan yararlanıyoruz, avcılığını yapıyoruz, yurt dışına ihraç ediyoruz. Ekonomik ama Karadeniz'in kara midyelerinin azalmasına yol açtı. Her bir türün hem artısı hem eksisi var. Bunu da unutmamak lazım." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İzmir&amp;apos;de Gölcük Gölü&amp;apos;ndeki balık ölümleri sürüyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/izmirde-goelcuk-goelundeki-balik-oelumleri-suruyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/izmirde-goelcuk-goelundeki-balik-oelumleri-suruyor</guid>
<description><![CDATA[ İzmir&#039;in Ödemiş ilçesinde önemli turizm merkezleri arasında yer alan Gölcük Gölü&#039;ndeki toplu balık ölümleri devam ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/izmirde-golcuk-golundeki-balik-olumleri-suruyor-1727731846.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İzmirde, Gölcük, Gölündeki, balık, ölümleri, sürüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İlçede 1050 rakım yükseklikte yer alan gölde ölen çok sayıda balık kıyıya vurdu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balık ölümleri sonrası gölde balık avlanmadığı görüldü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gölcük Mahallesi'nde yaşayan Selahattin Aktaşoğlu, çok sayıda pullu sazan balığının kıyıya vurduğunu ifade ederek, "Yaklaşık 2 haftadır balık ölümleri görülüyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gölde 12 Eylül'de pullu sazan türü balık ölümleri tespit edilmesi üzerine Ödemiş Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü ekipleri, sudan ve ölü balıklardan numune almıştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hazırlanan raporda, gölde toksik maddeye rastlanmadığı ve ölümlere tek bir unsurun sebep olmadığı belirtilerek, "Yağan yağmurdan dolayı çevreden göle taşınan organik ve inorganik gübre kalıntıları, ani değişen hava ve su sıcaklığı, dönemsel yağışın az olmasına bağlı olarak göldeki su hacminin azalması, dolayısıyla da pH ve amonyum nitrat seviyesinin artmasının etkili olabileceği konusunda mutabık kalındı." ifadeleri kullanılmıştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Elazığ&amp;apos;dan Doğu ve Güneydoğu Anadolu&amp;apos;daki göl ve göletlere 25 milyon sazan yavrusu takviyesi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/elazigdan-dogu-ve-guneydogu-anadoludaki-goel-ve-goeletlere-25-milyon-sazan-yavrusu-takviyesi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/elazigdan-dogu-ve-guneydogu-anadoludaki-goel-ve-goeletlere-25-milyon-sazan-yavrusu-takviyesi</guid>
<description><![CDATA[ Keban Su Ürünleri Üretim Tesisi&#039;nde toprak havuzlarda üretimi gerçekleştirilen ve ortalama 3-4 santimetre boyuna ulaşan sazan yavrularının hasadına başlandı - Elazığ İl Tarım ve Orman Müdürü Saadettin Taşkesen: - &quot;Tunceli, Bingöl, Erzincan, Erzurum ve çevre illerimizin büyük bir kısmında balıklandırma çalışmalarımızı tamamladık. Bakanlığımızın talimatıyla bu yıl ilk kez Türkiye&#039;den, Elazığ&#039;daki üretim tesisimizden Nahçıvan&#039;a 150 bin civarında yavru sazan göndereceğiz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/10/elazigdan-dogu-ve-guneydogu-anadoludaki-gol-ve-goletlere-25-milyon-sazan-yavrusu-takviyesi-1727946047.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Dec 2024 15:02:25 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Elazığdan, Doğu, Güneydoğu, Anadoludaki, göl, göletlere, milyon, sazan, yavrusu, takviyesi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Elazığ'ın Keban ilçesinde üretilen 25 milyon sazan yavrusu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki iller ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'ndeki göl ve göletlere bırakılıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Keban Su Ürünleri Üretim Tesisi'nde toprak havuzlarda üretimi gerçekleştirilen ve ortalama 3-4 santimetre boyuna ulaşan 25 milyon sazan yavrusunun hasadına başlandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hasat edilen yavrular 1-2 gün dinlendirme havuzlarında bekletildikten sonra oksijenli taşıma tanklarına alınarak, kamyon ya da kamyonetlerle başta Keban ve Karakaya baraj gölleri olmak üzere Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yer alan göl ve göletlerdeki balıklara takviye olarak gönderiliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Eylül ayında başlayan ve bugüne kadar yüzde 50'si hasat edilen sazan yavruları Elazığ, Tunceli, Bingöl, Erzincan ve Erzurum gibi iç sularla buluşturuldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hasadın ekim ayı sonuna kadar devam etmesi bekleniyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/008_2024_02_Ekim_31_Ekim_05_20241001_2_65748461_105224664.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Sazan yavrularının popülasyonunu artırmaya çalışıyoruz"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>İl Tarım ve Orman Müdürü Saadettin Taşkesen, AA muhabirine, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki illerde sürdürülebilir balıkçılık açısından sazanın büyük önem taşıdığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu anlamda Keban'daki tesislerde sazan yavrusu üretimini her geçen yıl artırdıklarını ifade eden Taşkesen, bölgedeki iç sularda yapılan balık avcılığının önemli bir ekonomik girdi oluşturduğunu kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Taşkesen, avcılığı yapılan balıkların başında da sazanın geldiğini dile getirerek, hem sazan popülasyonunun azalmaması hem de ekonomik olarak daha fazla balığın avlanabilmesi amacıyla Keban üretim tesisinde sazan yavrusu üretimi gerçekleştirdiklerini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Sazan yavrularının tamamını iç sulara bırakarak popülasyonunu artırmaya çalışıyoruz." diyen Taşkesen, tesiste yaklaşık 30 yavru balık havuzu bulunduğunu, bu sezon 25 milyon civarında sazan ürettiklerini bildirdi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Nahçıvan'a 150 bin civarında yavru sazan göndereceğiz"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Taşkesen, tesiste geçmiş yıllara nazaran rekor düzeyde üretim artışı sağladıklarını anlatarak, eylül ayında başlayan balık hasadının ekim ayı sonuna kadar devam edeceğine işaret etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Şimdiye kadar Tunceli, Bingöl, Erzincan, Erzurum ve çevre illerimizin büyük bir kısmında balıklandırma çalışmalarımızı tamamladık. Bu hafta itibarıyla Muş'a ve talepte bulunan diğer illere yavru balık göndereceğiz. Bakanlığımızın talimatıyla bu yıl ilk kez Türkiye'den, Elazığ'daki üretim tesisimizden Nahçıvan'a 150 bin civarında yavru sazan göndereceğiz." ifadelerini kullanan Taşkesen, ilerleyen günlerde bu sevkiyatı tamamlayacaklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Sazan yavrusu üretimi için hassas çalışma</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürü Cevat Yılmaz ise tesislerinde maksimum düzeyde sazan yavrusu üretimi için hassas ve özverili bir çalışma yürüttüklerini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Anaç balıklardan alınan yumurtaların zuger şişelerine (kuluçka kavanozları) yerleştirildiğini ve yumurtalardan çıkan larvaların birkaç haftalık bakım ve beslemeden sonra toprak havuzlara alındığını anlatan Yılmaz, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Havuzlarımız özel eğimli, içinde kanalları ve hasat çukuru bulunan havuzlar. Hasat edeceğimiz zaman suyu yavaş yavaş kesiyoruz, balıkları suyla beraber hasat çukuruna doğru topluyoruz. Bu şekilde toprakta veya otlar arasında balıkların kalmamasını sağlıyoruz. Hasat çukurunda toplanan yavruları kepçe yardımıyla tabana serdiğimiz ağlarla topluyoruz. Topladıktan sonra özel hasat havuzlarına (dinlendirme havuzu) naklediyoruz. Buradan talep edilen illere oksijen bağlantılı taşıma tanklarının yer aldığı kamyon ya da kamyonetlerle gönderiyoruz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Van Gölü&amp;apos;nde 34,60 metre uzunluğunda mikrobiyalit görüntülendi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/van-goelunde-3460-metre-uzunlugunda-mikrobiyalit-goeruntulendi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/van-goelunde-3460-metre-uzunlugunda-mikrobiyalit-goeruntulendi</guid>
<description><![CDATA[ Bitlis&#039;in Adilcevaz ilçesinde Van Gölü&#039;nde dalış yapan dalgıçlar, 34 metre 60 santimetre uzunluğunda ve 15 metre genişliğinde yeni bir mikrobiyalit (mercan) keşfetti. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/van-golunde-3460-metre-uzunlugunda-mikrobiyalit-goruntulendi-1726475896.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Sep 2024 21:35:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Van, Gölünde, 34, 60, metre, uzunluğunda, mikrobiyalit, görüntülendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Yukarı Deniz Derneği üyesi dalgıçlar, Van Gölü'nde mikrobiyalitlerin yoğun olarak görüldüğü noktada dalış yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dernek Başkanı Cumali Birol'un da katıldığı dalışta, 34 metre 60 santimetre uzunluğunda ve 15 metre genişliğinde yeni bir mikrobiyalit tespit edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ölçülerek kayıt altına alınan mikrobiyalitin bugüne kadar Van Gölü'nde keşfedilenlerin en büyüğü olduğu belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Birol, gazetecilere, Van Gölü'ndeki yapıları keşfetmek için dalış etkinlikleri düzenlediklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Son yaptıkları dalışta Van Gölü'nde bugüne kadar buldukları mikrobiyalitlerin en büyüğünü görüntülediklerini belirten Birol, "Bugün Van Gölü'nde 34 metre 60 santimetrelik bir mikrobiyalite denk geldik. Üst genişliği yaklaşık 15 metre olan bu mikrobiyalit, bugüne kadar Van Gölü'nde bulduğumuzun en yükseği." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mikrobiyalitlerin turizme kazandırılması için çalışma yürütüldüğünü ifade eden Birol, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Adilcevaz ve Van Gölü'ndeki mikrobiyalitlerin turizme kazandırılması noktasındaki çalışmalarımız devam etmekte. Mikrobiyalitler, palmiye ve sedir ağacını andırıyor. Eşsiz güzelliğiyle dalışseverleri, Van Gölü'ne bekliyoruz. Bugün en büyük mikrobiyaliti kayıt altına aldık. İleriki günlerde daha farklı mikrobiyalite rastlayacağımıza eminim."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İzmir Büyükşehir Belediyesine 1 milyon 858 bin lira para cezası</title>
<link>https://trafikdernegi.com/izmir-buyuksehir-belediyesine-1-milyon-858-bin-lira-para-cezasi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/izmir-buyuksehir-belediyesine-1-milyon-858-bin-lira-para-cezasi</guid>
<description><![CDATA[ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İzmir Körfezi&#039;ndeki kirlilik ve balık ölümleri nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesine para cezası uygularken sorumlular hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/izmir-buyuksehir-belediyesine-1-milyon-858-bin-lira-para-cezasi-1726489197.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Sep 2024 21:35:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İzmir, Büyükşehir, Belediyesine, milyon, 858, bin, lira, para, cezası</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İzmir Körfezi'ndeki kirlilik ve balık ölümleri nedeniyle İzmir Büyükşehir Belediyesine 1 milyon 858 bin Türk lirası para cezası uygulandığını ve sorumlular hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduğunu bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bakanlıktan yapılan açıklamada, İzmir Körfezi'nde meydana gelen kirlilik ve balık ölümlerinin ardından inceleme başlatıldığı, Bakanlığa bağlı uzman ekiplerle mobil su ve atık su laboratuvarının bölgeye sevk edildiği hatırlatıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Körfez'e dökülen derelerden ve atık su arıtma tesislerinin çıkışlarından numuneler alındığı belirtilen açıklamada, analizler sonucunda İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğüne bağlı Çiğli Kentsel Atıksu Arıtma Tesisi ile Güneybatı Atıksu Arıtma Tesislerinin, "çevre mevzuatında belirtilen standartların üzerinde" kirli suları İzmir Körfezi'ne deşarj ettiklerinin belirlendiği aktarıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Açıklamada "İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğüne 2872 sayılı Çevre Kanunu kapsamında 1 milyon 858 bin 610 Türk lirası idari ceza uygulandı. Ayrıca sorumlular hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu." bilgisi verildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Öte yandan İzmir Körfezi'nde dün de deniz suyu renginin yeşil ve kahverengiye döndüğünün ve Karşıyaka ilçesi Aksoy Mahallesi civarında çok sayıda ölü balığın deniz yüzeyine çıktığının görüldüğü kaydedildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Binlerce deniz kaplumbağası denizle buluştu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/binlerce-deniz-kaplumbagasi-denizle-bulustu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/binlerce-deniz-kaplumbagasi-denizle-bulustu</guid>
<description><![CDATA[ Özel Çevre Koruma Bölgeleri sınırlarında bulunan 5 ayrı kumsaldaki 4 bin 488 yuvada, 2 Eylül itibarıyla 169 bin 972 deniz kaplumbağasının yaşam yolculuğu başladı ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/binlerce-deniz-kaplumbagasi-denizle-bulustu-1726482551.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Sep 2024 21:35:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Binlerce, deniz, kaplumbağası, denizle, buluştu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, "Özel Çevre Koruma (ÖÇK) Bölgeleri" sınırlarında bulunan 5 ayrı kumsaldaki 4 bin 488 yuvada, 2 Eylül itibarıyla 169 bin 972 deniz kaplumbağasının denizle buluştuğunu bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, Türkiye'de deniz kaplumbağalarının yuva yaptığı 21 kumsal koruma altında bulunuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Köyceğiz-Dalyan, Fethiye-Göcek, Patara, Belek ve Göksu Deltası, bakanlığa bağlı Tabiat Varlıklarını Koruma (TVK) Genel Müdürlüğünün sorumluluk alanındaki ÖÇK Bölgelerinde yer alıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Nesli tükenme tehdidi altında bulunan deniz kaplumbağalarını koruma ve popülasyonlarını artırma çalışmaları Türkiye'de 1989'dan bu yana devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dünya üzerinde yaşayan 8 tür deniz kaplumbağasından 2'si Türkiye'de Akdeniz kıyılarındaki kumsallara yumurta bırakıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akdeniz'in en büyük yuvalanma alanlarından biri olan Mersin Silifke'deki Göksu Deltası'nda ise Caretta Caretta ve Chelonia Mydas (yeşil deniz kaplumbağası) türleri aynı anda yuvalardan çıkıp denizle buluşuyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Son yıllarda gerçekleşen, denize ulaşan en yüksek yavru sayısı"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Bakanlığın açıklamasında görüşlerine yer verilen ÖÇK Bölgeleri Daire Başkanı Mustafa Uzun, şu ifadeleri kullandı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"5 Özel Çevre Koruma Bölgemizde bu yıl yaptığımız tespitlere göre 4 bin 888 yuva gerçekleşti. Bu yuvalardan da 2 Eylül tarihi itibarıyla 169 bin 972 deniz kaplumbağası denize kavuşmuş oldu. Bu sayı bizi çok sevindirdi. Çünkü son yıllarda gerçekleşen, denize ulaşan en yüksek yavru sayısı olarak karşımıza çıkıyor."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsünde görevli Dr. Mustafa Korkmaz da bu projenin Türkiye'deki en uzun süreçli koruma çalışmalarından biri olduğuna işaret ederek, "Türkiye'nin yüz akı projelerinden. Çünkü uzun soluklu, kesintisiz veri takibi yapılıyor. Bu hem bilim camiası için hem de ülkemiz için önemli bir çalışma." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Bakan Kurum yuvalardan görüntüler paylaştı</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da sosyal medya hesabında, Göksu Deltası'nda yer alan yuvalardan görüntüler paylaştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kurum, Caretta Caretta ve Chelonia Mydas kaplumbağalarının yuvalarından çıkış anlarının yer aldığı videoya ilişkin, "Koruduk, gün gün takip ettik, şimdi güvenle uğurluyoruz. Akdeniz'in minik sakinlerinin yaşam yolculuğu başladı." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İzmir Körfezi&amp;apos;nde kötü koku ve balık ölümleri devam ediyor.</title>
<link>https://trafikdernegi.com/izmir-koerfezinde-koetu-koku-ve-balik-oelumleri-devam-ediyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/izmir-koerfezinde-koetu-koku-ve-balik-oelumleri-devam-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ İzmir Körfezi&#039;nde kötü koku ve balık ölümleri devam ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/izmir-korfezinde-kotu-koku-ve-balik-olumleri-devam-ediyor-1727177789.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Sep 2024 21:35:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İzmir, Körfezinde, kötü, koku, balık, ölümleri, devam, ediyor.</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>20 Ağustos'ta Bayraklı ilçesi Turan Sahili'ne ölü balıkların vurması ve kötü koku sorununun ortaya çıkması sonrası kirlilik kaynağının tespiti ve önüne geçilmesi için başlatılan çalışmalar sürerken bugün Konak ilçesindeki Pasaport iskelesi önlerinde denizin renginin kahverengiye döndüğü ve ölü balıkların bulunduğu görüldü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kötü kokunun da hissedildiği bölgede İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri temizlik çalışması yürüttü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Antalya&amp;apos;da caretta caretta yavrularının yuvalarından çıkışı görüntülendi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/antalyada-caretta-caretta-yavrularinin-yuvalarindan-cikisi-goeruntulendi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/antalyada-caretta-caretta-yavrularinin-yuvalarindan-cikisi-goeruntulendi</guid>
<description><![CDATA[ Ekolojik Araştırmalar Derneği Kızılot Proje Sorumlusu Fatih Polat: - &quot;Denizle buluşan 1000 yavrudan 1 ya da 2&#039;si ergin birey haline geliyor. Bu ergin bireyler de 15-20 yıl sonra aynı kumsala gelip yuva yapıyor&quot; 

- Su altı belgesel yapımcısı ve görüntü yönetmeni Tahsin Ceylan: - &quot;Caretta carettaların kumun içinden çıkarak denizle buluşmaları ve &#039;yüzme çılgınlığı&#039;nı kaydetmek muhteşemdi&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/antalyada-caretta-caretta-yavrularinin-yuvalarindan-cikisi-goruntulendi-1726663944.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Sep 2024 21:35:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Antalyada, caretta, caretta, yavrularının, yuvalarından, çıkışı, görüntülendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Nesli tükenme tehdidi altındaki caretta carettaların yavrularının, Antalya'nın Kızılot sahillerindeki yuvalarından çıkarak mavi sularla buluşması görüntülendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ekolojik Araştırmalar Derneği (EKAD) Kızılot Bölgesi Proje Sorumlusu biyolog Fatih Polat, 26 kilometrelik Kızılot sahilinde, 15 ülkeden doğaseverlerin de yer aldığı çok sayıda akademisyen ve gönüllüyle 4 yıldır çalışma yürütüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ekibin "yaşam nöbeti"ne eşlik eden su altı belgesel yapımcısı ve görüntü yönetmeni Tahsin Ceylan, caretta caretta yavrularının kumun altındaki yumurtalarından çıkarak mavi sularla buluştuğu anları kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ceylan, ayrıca su altından da kaplumbağa yavrularının hiç durmadan 1-2 gün boyunca açığa yüzdükleri periyodu kayıt altına aldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ceylan'ın görüntüleme çalışmalarına, kamera asistanı Taner Şahakalkan ve EKAD doğa gözlem ekibi destek verdi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Yuvalar tek tek tespit edilip koruma altına alınıyor</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Fatih Polat, AA muhabirine, 4 yıldır mayıstan ekim ayına kadar bölgede caretta carettaların neslinin devamı için nöbet tuttuklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Antalya sahillerinin caretta caretta nesli için çok önemli olduğuna dikkati çeken Polat, "Akademisyen ve gönüllülerimizle yuvaları tek tek tespit edip koruma altına alıyoruz. Bu yuvalardan çıkan yavruların denizle buluşmalarını takip ediyoruz. Denizle buluşan 1000 yavrudan 1 ya da 2'si ergin birey haline geliyor. Bu ergin bireyler de 15-20 yıl sonra aynı kumsala gelip yuva yapıyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Polat, bu yıl 100 bine yakın yavrunun Kızılot sahilinden denizle buluştuğunu bildirdi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Yumurtaların kuluçka zamanı 45-60 gün sürüyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Tahsin Ceylan da Türkiye'nin Akdeniz'de, Yunanistan ile deniz kaplumbağalarının en büyük yuvalama alanlarına ev sahipliğini yaptığını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yuvalamanın en yoğun olduğu bölgelerin ise Antalya'nın Belek ve Kızılot sahilleri olduğuna işaret eden Ceylan, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Deniz kaplumbağalarının boyları 50 santimetreye yaklaştığında cinsel olgunluğa erişirler. Yumurtalarını kumsala açtıkları 50 santimetre derinlikteki çukura bırakırlar. Yumurtaların kuluçka zamanı 45-60 gün arası sürüyor. Genellikle her yuvada yaklaşık 100 yumurta vardır ve dişi aynı sezonda 13 gün aralıklarla yuvalamaya çıkar. Dişi kıyıdaki yuvaya sadece bahar ve yazları geceleri gelir. Dişiler 2-4 yılda bir yuvalamak için kumsala çıkar ve aynı yılda ortalama 3-4 kere yuva yapar."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ceylan, yavruların karasal yaşamı bırakıp hızlıca denize gittiğini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Embriyoların gelişim hızını kum sıcaklığının etkilediğini anlatan Ceylan, "Deniz kaplumbağalarının eşey kromozomları olmadığı için yavruların eşeyini kuluçka sıcaklığı belirler ve serin kumların erkek, sıcak kumların dişi üretme eğilimi vardır. Küresel iklim değişikliğinin kaplumbağaların yaşamını bu yönüyle etkileyeceği ifade edilmekte. Çoğu dişi genellikle daha önce yuva yaptığı kumsala geri dönmekte. Sadece aynı kumsalda görünmekle kalmayıp, daha önceki yuvalarının çok yakınlarına hatta doğdukları yere yuva yaparlar." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Denize ulaşan yavruların "yüzme çılgınlığı" denilen bir periyotta durmaksızın yüzdüğünü dile getiren Ceylan, "Caretta carettaların kumun içinden çıkarak denizle buluşmaları ve 'yüzme çılgınlığı'nı kaydetmek muhteşemdi." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İzmir Körfezi Bilim Kurulu, a​​cil eylem planı için toplandı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/izmir-koerfezi-bilim-kurulu-acil-eylem-plani-icin-toplandi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/izmir-koerfezi-bilim-kurulu-acil-eylem-plani-icin-toplandi</guid>
<description><![CDATA[ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank: - &quot;İzmir Körfezi&#039;nin ekosistemini koruyacak ve bu tür olayların tekrar yaşanmasını önleyecek adımları belirleyeceğiz&quot; - &quot;Hazırlanacak eylem planı sorumlulara yol gösterecek bir kılavuz niteliğinde olacaktır&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/izmir-korfezi-bilim-kurulu-acil-eylem-plani-icin-toplandi-1726562570.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Sep 2024 21:35:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İzmir, Körfezi, Bilim, Kurulu, a​​cil, eylem, planı, için, toplandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca, İzmir Körfezi'ndeki kirliliği mercek altına almak amacıyla oluşturulan Bilim Kurulu, acil eylem planı oluşturmak üzere ilk toplantısını gerçekleştirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İzmir İktisat Kongresi binasında düzenlenen toplantının açılışında konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, İzmir Körfezi'nde yaşanan balık ölümlerinin sadece bölgesel ekosistemi değil ülkenin biyolojik çeşitliliği, balıkçılık sektörü ve kıyı topluluklarının sürdürülebilirliği açısından da büyük bir tehdit oluşturduğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu tehdide karşı birlikte harekete geçmek için toplandıklarını aktaran Varank, "Balık ölümleri, çevresel sorunların çok boyutlu ve karmaşık doğasını bizlere bir kez daha hatırlatmaktadır. Bu olay iklim değişikliğinden su kalitesine, kentsel kirlilikten deniz ekosisteminin bozulmasına kadar birçok farklı sektörün bir araya geldiği bir krizi işaret etmektedir. Bu nedenle bu soruna karşı geliştirilecek çözümlerin bilimsel temellere dayanması ve tüm paydaşların katılımıyla uygulanması büyük bir önem taşımaktadır." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bakan Murat Kurum'un acil yapılması gerekenlerle ilgili yol haritası çıkarılması talimatı verdiğini hatırlatan Varank, bu kapsamda ilk etapta bilim insanları ve yetkililerle birlikte İzmir Körfezi Bilim Kurulunun oluşturulması kararının alındığını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Eylül ayı sonuna kadar İzmir Körfezi'yle ilgili acil eylem planının açıklanacağını aktaran Varank, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bugün burada İzmir Körfezi Koordinasyon Kurulunun ilk toplantısında alınan karar doğrultusunda Bilim Kurulu üyeleriyle çalışma gruplarını oluşturmak ve ivedi olarak eylem planı çalışmalarına başlamak üzere toplanmış bulunuyoruz. Bugün ve yarın gerçekleştireceğimiz toplantılarda bilimsel verilerin ışığında acil eylem planımızı şekillendirecek İzmir Körfezi'nin ekosistemini koruyacak ve bu tür olayların tekrar yaşanmasını önleyecek adımları belirleyeceğiz. Bakanlığımızın çevreyi koruma konusundaki kararlılığı tamdır ve buradan çıkacak sonuçların gelecek nesillerimize daha yaşanabilir bir çevre bırakma hedefimizde önemli bir rol oynayacağına da inanıyoruz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Varank, 35 akademisyenin yer aldığı Bilim Kurulunun "İklim Değişikliği ve Doğa Temelli Çözümler Çalışma Grubu", "Atık su Altyapısı ve Dereler Çalışma Grubu" ile "Deniz Alanlarının Değerlendirilmesi ve Ekosistemin İyileştirilmesi Çalışma Grubu" olarak üç ana başlıkta çalışmalarına devam edeceğini bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çalışma sürelerinin çok kısıtlı olduğunu dile getiren Varank, sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Değerli bilim insanlarımızın yapmış olduğu çalışmalar ve uzmanlıkları ile şekillenecek bu acil eylem planımızın uzun ve orta vadeli eylem planında kasım ayı sonunda netleşecek şekilde çalışmalarımız aralıksız bir şekilde hocalarımızla birlikte devam edecektir. Hazırlanacak eylem planı, İzmir Körfezi'mizi gelecek nesillere sağlıklı olarak aktarmak üzere gerekli adımları içerecek ve sorumlulara yol gösterecek bir kılavuz niteliğinde olacaktır."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Daha sonra basına kapalı devam eden toplantıya İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Cemil Tugay ve ilgili kurumların temsilcileri de katıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Siirt&amp;apos;te baraj göllerine 1 milyon sazan yavrusu bırakıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/siirtte-baraj-goellerine-1-milyon-sazan-yavrusu-birakildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/siirtte-baraj-goellerine-1-milyon-sazan-yavrusu-birakildi</guid>
<description><![CDATA[ Siirt&#039;te, Ilısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu ve Alkumru barajlarının havzalarına 1 milyon sazan yavrusu bırakıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/siirtte-baraj-gollerine-1-milyon-sazan-yavrusu-birakildi-1726562487.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Sep 2024 21:35:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Siirtte, baraj, göllerine, milyon, sazan, yavrusu, bırakıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Tarım ve Orman Bakanlığının "<strong>Su Kaynaklarının Balıklandırılması Projesi</strong>" kapsamında Şanlıurfa Su Ürünleri Araştırma ve Eğitim Enstitü Müdürlüğünce üretilen 1 milyon yavru sazan Siirt'e gönderildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yavru sazanlardan 500 bini eski Siirt-Eruh yolu üzerindeki Ilısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu Barajı, 500 bini de Alkumru Barajı havzasına bırakıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Vali Kemal Kızılkaya, Ilısu Prof. Dr. Veysel Eroğlu Barajı'nda düzenlenen programda, gazetecilere yaptığı açıklamada, balıkçılığın Siirt'te daha da gelişeceğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yıl sonuna kadar toplam 2 milyon yavru balığın Siirt'teki su kaynaklarına bırakılacağını belirten Kızılkaya, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bugün ilimizde, iç sularda balıkçılığın gelişimi için Şanlıurfa'daki tesislerden getirilen 1 milyon yavru sazanı eş zamanlı olarak bıraktık. İnşallah bu çalışmalarımız devam edecek. Önümüzdeki günlerde yöresel balığımız olan şabut balığını da 1 milyon adet olarak yine bu iç sularımıza, balıkçılığın gelişimi için bırakacağız. Bu vesileyle emeği geçen başta Tarım ve Orman Bakanlığımıza ve Tarım ve Orman İl Müdürlüğümüze teşekkür ediyoruz. İlimiz iç sular açısından, coğrafyasıyla, tarihiyle, doğal güzellikleriyle zengin bir vilayet. Biz istiyoruz ki burada balıkçılık da aynı şekilde gelişsin. Bu çerçevede yapmış olduğumuz çalışmalar devam edecek."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İl Tarım ve Orman Müdürü Ergün Demirhan da son 4 yıl içinde Siirt'in su kaynaklarına önemli miktarda balık bırakıldığını aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Programa, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Uğur Özmen ve Tarım ve Orman İl Müdürlüğü yetkilileri katıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Marmara&amp;apos;da Deniz Çayırı Ekimi Etkinliği Başlıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/marmarada-deniz-cayiri-ekimi-etkinligi-basliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/marmarada-deniz-cayiri-ekimi-etkinligi-basliyor</guid>
<description><![CDATA[ Marmara Denizi’nde Deniz Çayırı Dağılım Alanlarının Belirlenmesi (MAR-ÇAYIR) Projesi kapsamında Marmara Denizi ekosistemini restore etmek amacıyla deniz çayırı ekimi (transplantasyonu) yapılıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/marmarada-deniz-cayiri-ekimi-etkinligi-basliyor-1726553395.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Tue, 24 Sep 2024 21:35:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Marmarada, Deniz, Çayırı, Ekimi, Etkinliği, Başlıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü ile Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Rektörlüğü arasında imzalanan protokol ile yürütülen <strong>MAR-ÇAYIR</strong> Projesi, Nisan ayında başladı. Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi <strong>Prof. Dr. Mustafa SARI</strong> koordinasyonunda yürütülen MAR-ÇAYIR Projesi kapsamında adalar dahil olmak üzere bütün Marmara Denizi kıyı şeridi taranarak deniz çayırı türleri tespit ediliyor, yoğunlukları belirleniyor ve sağlıklı olup olmadıkları inceleniyor. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz ekosistemi açısından hayati önemde olan deniz çayırları, deniz canlıları için üreme, beslenme, barınma, saklanma ve yaşam alanı oluşturuyor. Tropik ormanlardan 35 kat daha fazla karbon tutma kapasitesine sahip deniz çayırları, iklim değişimine karşı insanlığın en büyük müttefiki. Kökleriyle deniz tabanına tutunan çayır, yapraklarıyla fotosentez yaparak kendi besinini üretiyor. 1 m² deniz çayırı alanı günlük ortalama 10 litre oksijen üretiyor. Ayrık otu benzeri rizomlu kökleriyle kıyısal alanda erozyonu önlüyor. Türüne göre değişmekle birlikte 1 metreye yaklaşan yapraklarıyla suda bulunan askıda katı maddeyi tutarak suyu berraklaştırıyor. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kirlilik, kıyı dolguları, yanlış avcılık faaliyetleri, tekne demirleme ve turizm aktivitelerine ek olarak deniz çayırlarına ilişkin bilincin yetersiz olması yüzünden denize sayısız katkısına rağmen deniz çayırları bütün dünyada her yıl yaklaşık %7 oranında daralıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uzun yıllardır devam eden kirlilik, iklim değişimi ve deniz şartlarındaki durağanlığın tetiklemesiyle 2021 yılında yaşanan müsilaj felaketi Marmara Denizi ekosistemindeki bozulmayı had safhaya çıkardı. Müsilaj sonrasında balık tür çeşitliliği azaldı, 50 m altında çözünmüş oksijen kritik düzey olan 2 mg/l‘nin altına düştü. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda tüm tarafların katılımıyla hazırlanan Marmara Denizi Eylem Planı, bir taraftan müsilajın nedenlerini ortadan kaldırmayı diğer taraftan bozulan deniz ekosistemini iyileştirmeyi esas alıyor. Bu kapsamda deniz ekosistemini restore edip iyileşmesine katkı sağlamak, azalan çözünmüş oksijen miktarının artışını desteklemek üzere Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa SARI yürütücülüğünde Marmara Denizi’nde Deniz Çayırı Dağılım Alanlarının Belirlenmesi (MAR-ÇAYIR) Projesi başlatıldı. Diğer taraftan Akdeniz’in endemik en büyük iki kabuklusu olan ancak son yıllarda hastalık bulaşması sonucu bütün Akdeniz’de kitlesel ölüme maruz kalan pina (Pinna nobilis) dağılım alanlarının belirlenerek koruma ve izleme çalışmalarının başlatılmasını amaçlayan <strong>MAR-PİNA </strong>Projesi de eş zamanlı olarak yürütülüyor. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Marmara Denizi’nde kıyının sıfır noktasından başlayarak ortalama 4,5 m civarındaki derinliklerde son bulan deniz çayırı dağılımı oldukça geniş bir alanı kaplamaktadır. <em>Cymodocea nodosa, Zoestera marine, Zoestera nolteii ve Posidonia oceanica</em> olmak üzere denizlerimizde doğal olarak dağılım gösteren dört tür deniz çayırının hepsinin bulunduğu Marmara Denizi’nde en az P. oceanica, en çok C. nodosa türü bulunmaktadır. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz çayırının çeşitli nedenlerle zarar gördüğü veya daha önceden deniz çayırı bulunmayan alanlarda birçok yöntem kullanılarak deniz çayırı ekimi yapılabilmektedir. MAR-ÇAYIR Projesi kapsamında, Bandırma Edincik Altı’nda bulunan Denizcilik Fakültesi Eğitim ve Uygulama Yerleşkesi kıyısal alanında toplam 50 m² alanda sedimentli ekim yöntemiyle Marmara Denizi’nin hakim türü <em>C. nodosa</em> ekimi yapılacaktır. Sağlıklı deniz çayırı alanlarından toplanan çayırlar, bilimsel kriterlere göre seçilen alana yerleştirilecektir.</span></span></span><span><span><span> </span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bolu&amp;apos;daki Gölköy baraj gölünde su seviyesi yüzde 30&amp;apos;un altına düştü</title>
<link>https://trafikdernegi.com/boludaki-goelkoey-baraj-goelunde-su-seviyesi-yuzde-30un-altina-dustu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/boludaki-goelkoey-baraj-goelunde-su-seviyesi-yuzde-30un-altina-dustu</guid>
<description><![CDATA[ Bolu&#039;nun içme suyu ihtiyacının karşılandığı Gölköy baraj gölünde su seviyesi yüzde 30&#039;un altına indi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/boludaki-golkoy-baraj-golunde-su-seviyesi-yuzde-30un-altina-dustu-1726313659.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 15 Sep 2024 20:25:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Boludaki, Gölköy, baraj, gölünde, seviyesi, yüzde, 30un, altına, düştü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Abant, Mudurnu ve Bolu Dağı'nda karın erimesi ve sağanaklarla derelerden gelen suyla ocak ayında yüzde 100 doluluğa ulaşan baraj gölünde su seviyesi, havaların sıcak seyretmesiyle temmuz ayında yüzde 68 olarak ölçüldü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240914-35639675-35639669-BOLUDA_GOLKOY_BARAJ_GOLUNDE_SU_SEVIYESI_YUZDE_30UN_ALTINA_DUSTU.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Haziran ayı itibarıyla çiftçilerin sulama ihtiyacının da karşılanmasıyla bu oran ağustosta yüzde 35'e kadar geriledi. Eylül ayı itibarıyla göldeki su seviyesi yüzde 30'un altına düştü. Gölde kentin yaklaşık 4 aylık içme suyu ihtiyacını karşılayacak miktarda su kaldığı belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240914-35639675-35639672-BOLUDA_GOLKOY_BARAJ_GOLUNDE_SU_SEVIYESI_YUZDE_30UN_ALTINA_DUSTU.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Suyun azalmasıyla yarım ada görüntüsü ortaya çıkan gölün kenarında amatör balıkçılar balık tuttu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tokat&amp;apos;ta Harami Yaylası olta balıkçılarının gözdesi oldu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/tokatta-harami-yaylasi-olta-balikcilarinin-goezdesi-oldu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/tokatta-harami-yaylasi-olta-balikcilarinin-goezdesi-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Tokat&#039;ın Almus ilçesinde bulunan Harami Yaylası, olta balıkçılığı yapanların gözdesi haline geldi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/tokatta-harami-yaylasi-olta-balikcilarinin-gozdesi-oldu-1726317071.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 15 Sep 2024 20:25:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tokatta, Harami, Yaylası, olta, balıkçılarının, gözdesi, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Almus ilçesine 6 kilometre uzaklıkta bulunan yayla doğaseverlerden rağbet görüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Olta balıkçılığı yapanlar da Harami Yaylası'ndaki derelerde balık tutuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Almus Kaymakamı Emre Çömen, AA muhabirine, Harami Yaylası’nın doğal güzellikleriyle doğaseverleri cezbettiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çömen, "Buraya gelenler oltayla balık da tutuyor. Ailesiyle gelen vatandaşlarımız mutlu halde gidiyorlar. Özellikle hafta sonları çok sayıda vatandaşımız aileleri ile gelerek piknik yapıyor, doğada yürüyüş ve spor yapıyorlar." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>20 yıldır ilçede yaşadığını belirten Veli Karalı, Harami Yaylası’nın doğa harikası bir yer olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Arkadaşları ile zaman zaman oltayla balık tuttuklarını anlatan Karalı, "Buraya hafta sonları birçok kişi geliyor. Güzel vakit geçiriyorlar. İl dışından da vatandaşlar geliyor. Burada doğa ile baş başa balık tutmanın mutluluğunu yaşıyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İzmir Körfezi&amp;apos;ndeki 50 kat fazla amonyak miktarı balıkları zehirlemiş olabilir</title>
<link>https://trafikdernegi.com/izmir-koerfezindeki-50-kat-fazla-amonyak-miktari-baliklari-zehirlemis-olabilir</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/izmir-koerfezindeki-50-kat-fazla-amonyak-miktari-baliklari-zehirlemis-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ İzmir Körfezi Koordinasyon Kurulu Üyesi Prof. Dr. Şükrü Turan Beşiktepe: - &quot;Önceki yıllarda küçük ölçekte zararlı ve renkli alg patlamaları yaşanıyordu, bunlar balık ölümlerine neden olmuyordu. Oradan edindiğim deneyimle söyleyebilirim ki bu 2 ay sürecek bir süreç, eylül ayında da bunu göreceğiz&quot; - &quot;Amonyak fazla olduğu zaman özellikle büyük balıklar için zehir etkisi yapabiliyor. Oksijen biraz düşükse balıklar bu ortamda daha fazla nefes aldığı için yani sudaki toksik maddeleri daha fazla çektiği için ölebilir&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/izmir-korfezindeki-50-kat-fazla-amonyak-miktari-baliklari-zehirlemis-olabilir-1726320190.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 15 Sep 2024 20:25:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İzmir, Körfezindeki, kat, fazla, amonyak, miktarı, balıkları, zehirlemiş, olabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İzmir Körfezi Koordinasyon Kurulu Üyesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Deniz Bilimleri Ana Bilim Dalı Başkanı <strong>Prof. Dr. Şükrü Turan Beşiktepe</strong>, İzmir Körfezi'nde tespit edilen atık kaynaklı amonyak miktarının 50 kat fazla olmasının balıklarda zehirlenmeye yol açmış olabileceğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İzmir Körfezi'nin Bayraklı ve Karşıyaka sahillerinde 20 Ağustos'ta alg patlaması ve balık ölümleri görüldü, ardından kötü koku sorunu baş gösterdi. Kötü koku ve alg patlamalarının devam ettiği körfezde balık ölümleri de artarak sürüyor. Balık ölümleri son olarak Karşıyaka ilçesinin Aksoy Mahallesi'nde ve Bayraklı kıyısında yoğun olarak gözlemlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, 5 Eylül'de bölgedeki incelemeleri sonrası yaptığı açıklamada, denizdeki atık su kaynaklı amonyak miktarının olması gerekenden tam 50 kat daha fazla olduğunu, bunun da evsel ve endüstriyel atıkların suya arıtılmadan karıştırılması anlamına geldiğini anlattı. Bakan Kurum, bunun da beraberinde koku problemini getirdiğini ve hem denizdeki canlıları hem de insan sağlığını tehdit ettiğini aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Beşiktepe, İzmir Körfezi'ndeki mevcut genel tablonun, balık ölümlerinin ilk görüldüğü 20 Ağustos'takiyle aynı olduğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bölgede oksijenin hala çok düşük olduğuna işaret eden Prof. Dr. Beşiktepe, genelde kıyıya yakın bölgelerde düşük oksijen seviyelerinin devam ettiğini, son 5 yıldır özellikle yaz sonu ve sonbahar başında alg patlaması ve oksijensizlik probleminin yaşandığını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Beşiktepe, şu bilgileri verdi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Önceki yıllarda küçük ölçekte zararlı ve renkli alg patlamaları yaşanıyordu, bunlar balık ölümlerine neden olmuyordu. Oradan edindiğim deneyimle söyleyebilirim ki bu 2 ay sürecek bir süreç, eylül ayında da bunu göreceğiz. Suların soğumasını ve sistemin dengeye gelmesini beklememiz gerekecek. Maalesef geçmiş yıllarda bu oldu ama bu sene çok daha şiddetli olduğu için biz bunu gördük."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Kuruyan derelere vurgu</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Prof. Dr. Şükrü Turan Beşiktepe, İzmir Körfezi'nin yapısının bir haliç olduğunu, bu sistemlerde üst akıntı olarak nehir, alt akıntı olarak ise deniz suyunun geldiğini, derelerdeki suların, kurumadan kaynaklı artık buraya gelmemesi nedeniyle haliç özelliğinin kaybolarak iç körfeze dönüştüğünü ve rüzgar ile dışarıdan gelebilen çok az bir suyun etkisiyle dinamiklerin işlemeye çalıştığını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Derelerin durumuna vurgu yapan Beşiktepe, "En büyük sıkıntı derelerin kuru olması. İzmir iç körfezine dökülen 20'den fazla dere var ve bunlardan su gelmiyor. Kışın yağışlı bir dönem geçirirsek bu, normal çalışma düzenini geriye getirebilir ve sistemi kurtarabilir. Ama çok yağış almazsak ve bu dereler aktif hale gelmezse biz kışın da sonbaharda da önümüzdeki yıl da bu sorunu yaşarız." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Körfezde çok sayıda çevresel stres oluşturabilecek faktör olduğunun altını çizen Beşiktepe, insan nüfusu ve tekne sayısındaki artış ile denize verilen deşarjları bu faktörler arasında gösterdi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Körfezden balık yiyenler için çok ciddi problem yaratabilir"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Balık ölümlerinin nedeninin çok iyi anlaşılması gerektiğine dikkati çeken Beşiktepe, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un İzmir Körfezi ile ilgili açıklamalarının önemli bulgular içerdiğini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Beşiktepe, şu değerlendirmelerde bulundu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bakan'ımız konuşmasında amonyak miktarlarının 50 kat fazla olduğunu söyledi. Bu önemli bir bulgu çünkü amonyak fazla olduğu zaman özellikle büyük (erişkin) balıklar için zehir etkisi yapabiliyor. Sistem olarak baktığımızda burada başka faktörler de olabilir. Eğer oksijen biraz düşükse balıklar bu ortamda daha fazla nefes aldığı için yani sudaki toksik maddeleri daha fazla çektiği için ölebilir. Bu balık ölümlerinin 'oksijen bitti'den çok daha farklı bir olay olduğunu iyi anlamamız lazım. Balığın çok fazla toksik yapısı da olabilir ve körfezden balık yiyenler için çok ciddi problem yaratabilir. Bu bahsettiğimiz her şey toksik etki. Oksijeni bitiren neden balıkları öldürmüş olabilir, balıklar oksijensizlikten dolayı ölmüş olmayabilir. Bunun çok ciddi araştırılıp ortaya çıkarılması lazım ki bizim neye önlem alacağımızı belirlesin."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İzmir&amp;apos;de Gölcük Gölü&amp;apos;ndeki toplu balık ölümleriyle ilgili inceleme başlatıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/izmirde-goelcuk-goelundeki-toplu-balik-oelumleriyle-ilgili-inceleme-baslatildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/izmirde-goelcuk-goelundeki-toplu-balik-oelumleriyle-ilgili-inceleme-baslatildi</guid>
<description><![CDATA[ İzmir&#039;in Ödemiş ilçesinde önemli turizm merkezleri arasında yer alan Gölcük Gölü&#039;nde pullu sazan türü balıkların ölümü üzerine gölden numune alındı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/izmirde-golcuk-golundeki-toplu-balik-olumleriyle-ilgili-inceleme-baslatildi-1726313834.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 15 Sep 2024 20:25:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İzmirde, Gölcük, Gölündeki, toplu, balık, ölümleriyle, ilgili, inceleme, başlatıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İlçede 1050 rakım yükseklikte yer alan Gölcük Gölü'ndeki pullu sazan türü balık ölümleri üzerine Tarım ve Orman Ödemiş İlçe Müdürlüğüne bağlı ekipler, sudan ve ölü balıklardan numune aldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ödemiş Belediyesi ekipleri de ölü balıkları topladı. Gölcük Mahallesi'nde balık avlamaya gelenler, ölümlerle ilgili olarak hoparlörlerden uyarıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mahallede yaşayan Cemil Acet, gazetecilere, gölde son 3 gündür toplu balık ölümleri olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Göldeki balıklardan sadece sazanların öldüğünü belirten Acet, "Burada İsrail sazanı, yayın, levrek ve pullu sazan olmak üzere 3-4 çeşit balık yaşıyor. Ölen pullu sazan diye tabir ettiğimiz balık bu gölün en eski balık türlerindendir." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mahallede esnaflık yapan Şahin Elbirlik de bugüne kadar hiç toplu balık ölümü görmediklerini, ölümlerin neden kaynaklandığını da bilmediklerini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzungöl&amp;apos;deki derelere 10 bin alabalık yavrusu salındı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/uzungoeldeki-derelere-10-bin-alabalik-yavrusu-salindi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/uzungoeldeki-derelere-10-bin-alabalik-yavrusu-salindi</guid>
<description><![CDATA[ Trabzon&#039;da bu yıl 1 milyon 153 bin alabalık yavrusu salımı yapılması hedefleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/uzungoldeki-derelere-10-bin-alabalik-yavrusu-salindi-1726320368.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Sun, 15 Sep 2024 20:25:46 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Uzungöldeki, derelere, bin, alabalık, yavrusu, salındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 12. Bölge Müdürlüğüne bağlı Trabzon Şube Müdürlüğü ekiplerince "Doğal Alabalık Üretilmesi ve Orman İçi Suların Balıklandırılması Projesi" kapsamında Çaykara ilçesindeki derelere 10 bin kırmızı benekli yavru alabalık salımı yapıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uzungöl'e yakın derelere yapılan balık salımı programına, Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, Çaykara Kaymakamı Gürdal Erbek, Çaykara Belediye Başkanı Hanefi Tok, DKMP 12. Bölge Müdürü Cüneyt Aloğlu, Şehit Mehmet Aygün İmam Hatip Ortaokulu öğrencileri ve diğer ilgililer katıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Etkinlik kapsamında derelere 10 bin kırmızı benekli yavru alabalık salındı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yavru balıkları derelere salan Vali Yıldırım, Anadolu'ya özgü, endemik türlerden biri olan kırmızı benekli alabalıkların varlığını artırma çalışmalarını desteklediklerini belirterek, "Akarsularımızın nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya bulunan türlerden biri olan kırmızı benekli yavru alabalık, yapay ortamda çoğaltılarak doğal yaşama bırakılmasını çok önemli buluyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yıldırım, etkinliğe katılmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti ifade ederek, "İnşallah hem ilimizde hem de diğer illerimizde gerçekleştirilen bu salım işlemleri, vatandaşlarımızın da desteğiyle kısa sürede amacına ulaşacaktır." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Öğrencilerin de derelere salım yaptıkları proje hakkında Yıldırım, yetkililerden bilgi aldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>DKMP 12. Bölge Müdürlüğü sorumluluk alanındaki Trabzon ilçelerindeki su kaynaklarına 2010-2023 yılları arasında toplamda 5 milyon 886 bin doğal alabalık yavrusu bırakılırken, bu yılın ise toplamda 1 milyon 153 bin yavru alabalığın doğaya salını gerçekleştirilecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mersin&amp;apos;de balıkçılar deniz kaplumbağaları konusunda bilinçlendiriliyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/mersinde-balikcilar-deniz-kaplumbagalari-konusunda-bilinclendiriliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/mersinde-balikcilar-deniz-kaplumbagalari-konusunda-bilinclendiriliyor</guid>
<description><![CDATA[ Mersin Üniversitesi (MEÜ) ile Biyosfer Doğa Araştırmaları Derneği işbirliğinde balıkçılar, &quot;Beslenmeye Bağlı Deniz Kaplumbağalarında Meydana Gelen Davranış Değişiklikleri&quot; konusunda bilgilendirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/04/mersinde-balikcilar-deniz-kaplumbagalari-konusunda-bilinclendiriliyor-1714044410.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Mersinde, balıkçılar, deniz, kaplumbağaları, konusunda, bilinçlendiriliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>MEÜ akademisyenleri, dernek üyeleri ve gönüllüler, barınakta deniz kaplumbağalarının artış görmesinden dolayı çalışma başlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çalışma kapsamında deniz kaplumbağalarının barınakta artış göstermesinin beslenme faaliyetinden kaynaklandığı belirlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu kapsamda ilgililer, "Beslenmeye Bağlı Deniz Kaplumbağalarında Meydana Gelen Davranış Değişiklikleri" konusunda bilgilerin yer aldığı broşürleri Çamlıbel Balıkçı Barınağı'ndaki balıkçılara, işletmelere ve vatandaşlara dağıttı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>MEÜ Su Ürünleri Fakültesi İşleme Teknolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Ayas, AA muhabirine, barınakta deniz kaplumbağası sayısındaki artışın beslenme faaliyetinden kaynaklandığını belirterek,"Beslenme faaliyetlerini kaldırdığımızda hayvanların doğal habitatlarına döneceğini ve doğal şekilde besleneceğini anlatıyoruz. Kaplumbağaların insana yaklaşma, temas etme gibi davranışlarının da ortadan kalkacağını düşünüyoruz. Önemli yol kat ettik." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Barınakta tekne işleten Gökhan Zorlular da teknesinin altındaki deniz kaplumbağalarının çoğaldığını aktararak, "Bize yapılan bilinçlendirmeyi gelen müşterilerle paylaşıyoruz. Denize yiyecek, içecek atmamaları konusunda uyarıyoruz. Hayvanlar saldırgan bir hal içerisindeler. Artık daha dikkatli davranıp, duyarlı olacağız." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçı Yıldıray Çınar da deniz kaplumbağalarıyla ilgili artık daha bilinçli olduğunu kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Isparta&amp;apos;da yeni bir alabalık türü keşfedildi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/ispartada-yeni-bir-alabalik-turu-kesfedildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/ispartada-yeni-bir-alabalik-turu-kesfedildi</guid>
<description><![CDATA[ Isparta&#039;da alabalık çeşitliliği hakkında araştırma yapan bilim insanları, bu balığın yeni bir türünü dünya literatürüne kazandırmayı başardı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/04/ispartada-yeni-bir-alabalik-turu-kesfedildi-1712555374.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ispartada, yeni, bir, alabalık, türü, keşfedildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahrettin Küçük, Doç. Dr. Salim Serkan Güçlü ile Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi akademisyenlerinden Prof. Dr. Davut Turan, Doç. Dr. Gökhan Kalaycı ve Dr. Öğr. Üyesi Münevver Oral, saha çalışmaları kapsamında yeni bir alabalık türünü tanımladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akademisyenler, alabalıkların Akdeniz Bölgesi'nde morfolojik-moleküler revizyonu, yayılış alanları ve korunma durumlarıyla ilgili birlikte çalışma yürüttü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çalışmalar kapsamında Köprüçay Nehri'nde keşfedilen balığa, Türkiye'de balık bilimine yaptığı büyük katkılarından dolayı Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fitnat Güler Ekmekçi'ye atfen "<strong>Salmo ekmekciae</strong>" ismi verildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balık, Berlin Doğa Tarihi Müzesi'nin desteklediği “Zoosystematics and Evolution" dergisinde yayınladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Taş ve çakıllardan oluşan bir taban yapısına sahip, temiz ve orta derecede hızlı akan suda yaşayan balık türüyle, Türkiye'de doğal alabalık türlerinin 20'ye çıktığı bildirildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bu yıl inci kefalleri &amp;quot;gürül gürül&amp;quot; göç edecek</title>
<link>https://trafikdernegi.com/bu-yil-inci-kefalleri-gurul-gurul-goec-edecek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/bu-yil-inci-kefalleri-gurul-gurul-goec-edecek</guid>
<description><![CDATA[ Van Gölü&#039;nde yaşayan binlerce inci kefalinin üremek için akarsulara göçü, bu sezon yağışların etkisiyle su seviyesinin yükselmesi sayesinde geçen yıla göre daha kolay olacak - Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş: - &quot;Bu yıl çok sevinçliyiz ve mutluyuz çünkü akarsular, tarihinde olmadığı kadar coşkulu bir şekilde akıyor. Özellikle yağan karın erimesi ve son yağmur yağışları ile akarsularda son yılların en yüksek debisi ile karşı karşıyayız&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/04/bu-yil-inci-kefalleri-gurul-gurul-goc-edecek-1713512534.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>yıl, inci, kefalleri, gürül, gürül, göç, edecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>Van Gölü</strong>'nde yaşayan binlerce inci kefalinin üremek için akarsulara göçü, bu sezon yağışların etkisiyle su seviyesinin yükselmesi sayesinde geçen yıla göre daha kolay olacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Üreme döneminde (15 Nisan-15 Temmuz) Van Gölü'ne dökülen tatlı sulara akın ederek yumurtalarını bırakan inci kefallerinin göç süreci başladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Geçen yıl kuraklık nedeniyle bazı su kaynaklarının kuruması, Bendimahi, Karasu ve Deli Çay gibi önemli akarsularda da debinin en düşük seviyeye inmesi nedeniyle göçte zorlanan inci kefalleri, bu yıl hem kışın hem de ilkbaharda düşen yağışlar sayesinde kolay göç edecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Karların erimesi ve yağışlar sayesinde akarsuların daha coşkulu akması ve su kaynaklarının seviyesinin yükselmesiyle balıkların akarsu ve derelerde sıkıntısız bir üreme dönemi geçirmesi bekleniyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Yoğun bir göç bekliyoruz"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Görentaş, AA muhabirine, bu yıl havzanın yoğun yağış aldığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akarsularda suyun istenilen seviyede olmasının balık göçünün daha yoğun yaşanmasını sağlayacağını belirten Görentaş, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Van Gölü'ne ne kadar çok tatlı su akarsa balık göçü de o oranda artıyor. Bu anlamda yoğun bir göç bekliyoruz. Suyun bu debide olması balıkların daha rahat göç etmesi ve daha uzak noktalara ulaşmasına katkı sağlayacak. Geçen yıl suyun azalması balık ölümlerine yol açmıştı. İnşallah bu sene balık ölümleriyle karşılaşmayız. Bu anlamda yağışların fazla olması bizi memnun ediyor. Yağışlar gölde suyun eski seviyelerine gelmesini de sağlayacak. Tüm bunlarla beraber iyi bir balık stokunun olacağını öngörüyoruz. Bu sene bereketli bir sezonu geride bıraktık. Vatandaşlarımızın üreme döneminde balığı avlamamalarını ve tüketmemelerini istiyoruz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/2215650.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Akarsular, tarihinde olmadığı kadar coşkulu akıyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş da geçen yıl yağışların az olması nedeniyle yaz döneminde akarsuların kuruma noktasına geldiğini hatırlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Havzada akarsuların inci kefalinin üremesi açısından önemli olduğunu ifade eden Akkuş, şu değerlendirmelerde bulundu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Yaz mevsiminde Van Gölü'nde yaşayan inci kefalleri, üremek için göle dökülen tatlı sulara üreme göçü gerçekleştiriyor. Bu mevsimde akarsularda yeterli miktarda su bulunması hayati öneme sahip. 2020'den itibaren Van Gölü'ne dökülen akarsular adeta kuruma noktasına geliyordu ve bazı akarsular göle ulaşamıyordu. Bu yıl çok sevinçliyiz ve mutluyuz çünkü akarsular tarihinde olmadığı kadar coşkulu bir şekilde akıyor. Özellikle yağan karın erimesi ve son yağmur ile akarsularda son yılların en yüksek debisi ile karşı karşıyayız."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Geçen yıl su olmadığı için balıkların göç edemediği Bendimahi Çayı'nda da sevindirici gelişmenin yaşandığını anlatan Akkuş, "Bendimahi Çayı kurumuş, inci kefalleri büyük bir zarar görmüştü fakat bu yıl akarsu coşkuyla akıyor. İnci kefalleri adına sevindirici bir durum. Geçen yıl bu mevsimde buraya geldiğimizde yürüyerek akarsuda karşıdan karşıya geçiyorduk. Dere yatağında adeta hiç su yoktu. Bu yıl akarsudaki debinin geçen yıla göre 3-4 kat yüksek olduğunu görüyoruz." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Harun Ergenç ise her yıl balık göçü için birçok ziyaretçinin bölgeye geldiğini belirterek, "Bu yıl yağışların bereketli olmasından dolayı Bendimahi Çayı tekrar aktı. Artık balıklarımız çoğalmaya başlayacak. Yağışlardan dolayı tarım alanlarımız daha verimli olacak." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Marmara Denizi&amp;apos;nde iki yeni deniz çayırı alanı tespit edildi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/marmara-denizinde-iki-yeni-deniz-cayiri-alani-tespit-edildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/marmara-denizinde-iki-yeni-deniz-cayiri-alani-tespit-edildi</guid>
<description><![CDATA[ Türk Deniz Araştırmaları Vakfı ve Türkiye İş Bankası işbirliğinde hayata geçirilen &quot;Denizlerin Geleceği: Deniz Çayırları&quot; projesi kapsamında Paşalimanı Adası civarında kıyısal alanda yeni deniz çayırı alanları bulundu - Türk Deniz Araştırmaları Vakfı Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk: - &quot;Fotosentez ile suyun oksijence zenginleşmesini sağlayan bu çiçekli bitkiler uzun yaprakları, yatay uzanan gövde ve kökleriyle sudaki askı yüklerini ve sedimentasyonu tutup zemin hareketlerini düzenler. 1 metrekare alanı kaplayan Posidonia oceanica deniz çayırları günde 14 litre oksijen üretebilir, 1 hektarı ise yılda 1024 ton karbon tutabilir&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/04/marmara-denizinde-iki-yeni-deniz-cayiri-alani-tespit-edildi-1711961924.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Marmara, Denizinde, iki, yeni, deniz, çayırı, alanı, tespit, edildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Deniz çayırlarının korunmasına yönelik <strong>Türk Deniz Araştırmaları Vakfı</strong> ve <strong>Türkiye İş Bankası</strong> işbirliğinde başlatılan "<strong>Denizlerin Geleceği: Deniz Çayırları</strong>" projesi kapsamında <strong>Marmara Denizi</strong>'nde iki yeni deniz çayırı alanı tespit edildi.</span></span></p>

<p><span><span>Tropik bölgelerden, kutuplara kadar dünyanın dört bir yanındaki sığ sularda rastlanan deniz çayırları, 6 kıtadaki 159 ülkede, 300 bin kilometrekareden fazla alanda bulunuyor. Dünyadaki okyanus tabanının yüzde 0,1'ini kaplamasına rağmen milyonlarca deniz canlısına ev sahipliği yapan deniz çayırları, en yaygın kıyı habitatları olarak biliniyor. Kirleticileri filtreleyerek su kalitesini artıran, karbon yutağı görevi üstlenerek okyanuslardaki karbonun yüzde 18'ini depolayan deniz çayırları bu sayede iklim değişikliğine karşı güçlü bir bariyer görevi üstleniyor.</span></span></p>

<p><span><span>Mercan resiflerini, okyanus asitlenmesini baskılayarak, sahil bölgelerini ise kıyıya vuran şiddetli dalgaların şiddetini yumuşatarak koruyan deniz çayırlarının popülasyonunda kirlilik, iklim değişikliği, düzensiz balıkçılık ve teknecilik faaliyetleri gibi etkenler nedeniyle 1930'lardan beri azalmalar yaşanıyor. Küresel deniz çayırlarının sadece dörtte biri koruma altındaki alanlarda bulunurken, her yıl dünyadaki deniz çayırlarının yüzde 7'sinin yok olduğu tahmin ediliyor.</span></span></p>

<p><span><span>Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, deniz çayırlarının korunmasına yönelik farkındalığın artırılması için 2022'nin mayıs ayında aldığı kararla, 1 Mart'ı "<strong>Dünya Deniz Çayırları Günü</strong>" olarak kabul etti.</span></span></p>

<p><span><span>İlki geçen yıl kutlanan Dünya Deniz Çayırları Günü'nün ikincisi, bu yıl Marmara Denizi'nden gelen güzel bir haberle kutlanıyor. Marmara Denizi'ndeki Posidonia oceanica deniz çayırlarının korunması için Türkiye İş Bankası ve TÜDAV tarafından başlatılan "<strong>Denizlerin Geleceği: Deniz Çayırları</strong>" projesinde Marmara'da iki yeni deniz çayırı alanı tespit edildi.</span></span></p>

<p><span><span>Projenin başlamasıyla 2023'ün temmuz, ağustos ve eylül aylarında Erdek, Narlı Köyü ve Paşalimanı Adası'nda gerçekleştirilen arazi çalışmalarında hava ve coğrafi koşullara bağlı olarak tüplü ve tüpsüz dalışlar, manta çekme yöntemi, uzaktan görüntüleme ve uydu teknolojisi teknikleri kullanılarak ölçümler yapıldı.</span></span></p>

<p><span><span>Önceki çalışmalardan elde edilen bulgularda, Kapıdağ Yarımadası'nın batısındaki Paşalimanı Adası'nın kıyı şeridinde 3,13 kilometre boyunca, 35,1 hektarlık alanda, 8 kilometre uzunluğunda Posidonia oceanica deniz çayırı alanı tespit edilmiş, bu alandaki deniz çayırı yatağının başlangıç ve bitiş itibarıyla tek parça olduğu belirtilmişti. Yeni çalışmada ise aksine çok parçalı bir yapı olduğu, söz konusu alanda 278 adet deniz çayırı yatağı bulunduğu tespit edildi. Bu yatakların derinliği 0,8 metre ile 6,4 metre arasında değişiyor.</span></span></p>

<p><span><span>Sürdürülen çalışmalar sonunda 2 yeni deniz çayırı yatağının daha bulunmasıyla bu alandaki deniz çayırı yatağı sayısı 280'e yükselirken yeni bulunan deniz çayırı yataklarının toplam büyüklüğü 2,264 hektar olarak ölçüldü.</span></span></p>

<p><strong><span><span>- "Deniz çayırları etrafındaki canlılara yaşam alanı sağlar"</span></span></strong></p>

<p><span><span>AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (<strong>TÜDAV</strong>) Başkanı Prof. Dr. <strong>Bayram Öztürk</strong>, denizlerin de tıpkı insanlar gibi oksijene ihtiyaç duyduğunu ve bu noktada deniz çayırlarının denizlerin akciğeri olarak nitelendirildiğini söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Deniz çayırlarını, karada yaşayan çiçekli bitkilerin denizde yaşayan şekli olarak tanımlayan Öztürk, "Bilimsel araştırmalara göre, karadaki bütün bitkilerin atasıdır. Karadaki çiçekli bitkiler gibi kök, gövde ve yapraktan oluşur. Deniz tabanında uzanan köklerinden beslenir, çiçekli bitki olduğu için denizin içinde ilkbaharda çiçek açar ve meyve verir. Denizde yaşayan canlılar için çok önemli olan deniz çayırları, etrafındaki birçok canlıya yaşam alanı sağlar. Deniz çayırlarının olduğu denizlerde, tüm canlılar için temiz ve sağlıklı bir yaşam var demektir." dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Deniz çayırlarının kış mevsiminde yapraklarını döktüğünü ve ömrünü tamamlayan bu yaprakların, dalgalar aracılığıyla kıyıya vurmasıyla sahildeki canlılara yuva oluşturduğunu belirten Öztürk, Akdeniz'de karaya vurmuş deniz çayırlarından oluşan sahillere "ekolojik plaj" dendiğini dolayısıyla bunların da denizin içindekiler kadar korunması ve toplanmaması gerektiği uyarısında bulundu.</span></span></p>

<p><span><span>Deniz çayırlarının dünya genelinde 60 türü bulunduğu bilgisini veren Öztürk, şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span><span>"Türkiye'de Posidonia oceanica, Cymodocea nodosa, Zostera marina, Zostera noltei olmak üzere 4 tür deniz çayırı yaşıyor. Bunların arasında Posidonia oceanica Akdeniz'e endemiktir, Ege Denizi ve nadiren de Marmara Denizi'nde görülür. Zostera Karadeniz'de, Cymodocea Marmara'da baskın türdür ve bütün denizlerimizde görülür. Deniz çayırları tropikal ormanlardan daha fazla organik madde üreterek birincil üretici olarak konumlanırlar. Fotosentez ile suyun oksijence zenginleşmesini sağlayan bu çiçekli bitkiler uzun yaprakları, yatay uzanan gövde ve kökleriyle sudaki askı yüklerini ve sedimentasyonu tutup zemin hareketlerini düzenler. 1 metrekare alanı kaplayan Posidonia oceanica deniz çayırları günde 14 litre oksijen üretebilir, 1 hektarı ise yılda 1024 ton karbon tutabilir."</span></span></p>

<p><span><span>"<strong>Denizlerin Geleceği: Deniz Çayırları</strong>" projesinde Marmara Denizi'nin sağlığı için kritik öneme sahip son Posidonia oceanica deniz çayırlarının korunması amacıyla Erdek Paşalimanı Adası'nda deniz çayırlarının bulunduğu alanın sınırlarının belirlenerek haritalandığını ve kamuoyunu bilinçlendirmek üzere eğitim ve toplantılarla farkındalık çalışmaları yürütüldüğünü anlatan Öztürk, Posidonia oceanica'nın bir Akdeniz endemiği olarak Marmara'da bulunmasını başlı başına değerli ve özel bir durum olduğuna dikkati çekti.</span></span></p>

<p><strong><span><span>- Deniz çayırlarına dair eğitimlere devam edilecek</span></span></strong></p>

<p><span><span>Deniz çayırlarının korunması noktasında kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları başta olmak üzere herkese önemli görevler düştüğüne dikkati çeken Öztürk, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span><span>"Deniz çayırlarıyla birlikte yaşayan türlerin belirlenmesi, yabancı türlerin ise eradikasyon çalışmalarını yürüteceğiz. Hayalet ağların toplanması başta olmak üzere dip ve kıyı temizlikleri gerçekleştireceğiz. Ayrıca proje kapsamında yerel halk ve balıkçılarla bilinçlendirme çalışmaları gerçekleştirdik ve gerçekleştirmeyi sürdüreceğiz. 2023 Aralık ayı itibarıyla Marmara Adası, Avşa Adası, Erdek merkez ve köy okulları olmak üzere toplam 20 okulda 1660 ilk ve ortaokul öğrencisine denizlerimiz ve deniz çayırlarıyla ilgili eğitimler verdik. Eğitimlere 2024 yılında ilk ve orta dereceli 10 okulda devam edeceğiz."</span></span></p>

<p><span><span>Öztürk, 1 Mart'ın Dünya Deniz Çayırları Günü olarak literatüre geçmesinin kamuoyunda farkındalık yaratmak için önemli olduğuna fakat deniz çayırlarının önemi ve korunması için neler yapılması gerektiğinin bir gün değil, sürekli gündemde tutulması gerektiği değerlendirmesinde bulundu.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bilim insanları, Antarktika&amp;apos;da deniz ve göl ekosistemlerini araştırdı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/bilim-insanlari-antarktikada-deniz-ve-goel-ekosistemlerini-arastirdi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/bilim-insanlari-antarktikada-deniz-ve-goel-ekosistemlerini-arastirdi</guid>
<description><![CDATA[ Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi&#039;nden 8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi katılımcısı Prof. Dr. Ülgen Aytan: - &quot;İnsan etkisinden binlerce kilometre uzaktaki Antarktika ekosisteminde mikroplastiklere, hem suda hem sedimentte hem buzullarda hem de canlılarda rastlamak mümkün&quot; - Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi&#039;nden 8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi katılımcısı Prof. Dr. Ertuğrul Ağırbaş: - &quot;İklim değişikliğinin en önemli kanıtları, artan atmosferik hava sıcaklıkları ve beraberinde deniz suyunda meydana getirdiği anomaliler olarak karşımıza çıkması&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/03/bilim-insanlari-antarktikada-deniz-ve-gol-ekosistemlerini-arastirdi-1711553439.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, insanları, Antarktikada, deniz, göl, ekosistemlerini, araştırdı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Türk bilim insanları, "<strong>geleceğe ışık tutan yolculuk</strong>" olarak da nitelendirilen Türkiye'nin kutuplara düzenlediği bilim seferlerinin 8'incisinde Antarktika'da deniz ve göl ekosistemlerini araştırdı.</span></span></p>

<p><span><span>Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, <strong>TÜBİTAK MAM</strong> Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda düzenlenen seferde bulunan araştırmacılar, Horseshoe Adası ve çevresinde deniz ve göllerde yaptıkları örneklemelerle projelerini tamamladı.</span></span></p>

<p><span><span>Bilim insanları, bölgedeki denizel ekosistemin fizikokimyasal karakterizasyonunu araştırarak, sucul ekosistemlerdeki çoklu antropojenik baskıları değerlendirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Deniz Biyolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve sefer katılımcısı Prof. Dr. <strong>Ülgen Aytan</strong>, AA muhabirine yaptığı açıklamada, plastik kirliliğinin sadece gözle görülür boyutta olmadığına dikkati çekerek, "Özellikle günlük hayatta kronik olarak ürettiğimiz ve 5 milimetrenin altına inmiş olan kısım, gezegenimiz için çok hızlı büyüyen bir tehdit haline geldi." dedi.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240327-34107410-34107398-BILIM_INSANLARI_ANTARKTIKADA_DENIZ_VE_GOL_EKOSISTEMLERINI_ARASTIRDI.jpg"></span></span></p>

<p><span><span>Prof. Dr. Aytan, insan etkisinden binlerce kilometre uzaktaki Antarktika ekosisteminde mikroplastiklere, hem suda hem sedimentte hem buzullarda hem de canlılarda rastlamanın mümkün olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span><span>"<strong>TÜBİTAK</strong> tarafından desteklenen bu projeyle amacımız, Türk bilimsel araştırma kampının bulunduğu Horseshoe Adası'ndaki tatlı su kaynaklarında, buzul göllerinde ve denizde, mikro, mezo ve makro boyuttaki plastiklerin varlığını araştırmak, kaynaklarını tespit etmek ve bu ekosistem için oluşturdukları çevresel riski değerlendirmek."</span></span></p>

<p><span><span>Horseshoe Adası'nda bulunan deniz, göl yüzey suyu ve sedimentinden plastik analizleri için numune aldıklarını ifade eden Aytan, Türkiye'de Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Mikroplastik Araştırma Laboratuvarı'nda gerçekleştirecekleri analizlerle de plastiklerin tiplerini, boyutlarını, renklerini ve polimer içeriklerini belirleyerek çevresel risk değerlendirmesini tamamlayacaklarını söyledi.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240327-34107410-34107404-BILIM_INSANLARI_ANTARKTIKADA_DENIZ_VE_GOL_EKOSISTEMLERINI_ARASTIRDI.jpg"></span></span></p>

<p><span><span>Prof. Dr. Aytan, "plastik" için çok genel bir terim olduğunu vurgulayarak, bu terim altında farklı polimerik yapıya, dolayısıyla kimyasal içeriğe sahip plastiklere rastlandığını aktardı.</span></span></p>

<p><span><span>Aytan, gerçekleştirecekleri analizlerle buldukları plastiklerin çevresel tehlike skorlarıyla bu ekosistem için ne derece risk yarattığını değerlendirebileceklerini anlattı.</span></span></p>

<p><span><span>Denizel ve tatlı su çevresinde çoğunlukla tek kullanımlık plastik olduğuna işaret eden Aytan, "Özellikle polietilen, polietilen terafitalat, polipropilen gibi polimerlere rastlıyoruz ancak Antarktika'da yaptığımız ön çalışmada poliakrinonitril gibi özellikle sentetik tekstilin kullanımı ve yıkanması esnasında oluşan ve atmosferle kutuplara kadar taşınabilen mikroplastiklere de rastladık." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span><span>Prof. Dr. Aytan, bölgede yaptıkları çalışmalardan sonra özellikle sentetik tekstilde kullanılan bu polimerlerin iyileştirilmesi gerektiği konusunun önemine değinerek, şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span><span>"Plastik sektöründe kullanılan ilave katkı kimyasallarının iyileştirilmesi gerekiyor. Antarktika gibi çok özel bir ekosistemden elde edeceğimiz sonuçlar ile plastiklerin denizel ve tatlı su ortamında azaltılması için alınması gereken tedbirlerle ilgili olarak karar vericilere ve sektöre yol gösterici veri sağlamayı amaçlıyoruz."</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240327-34107410-34107409-BILIM_INSANLARI_ANTARKTIKADA_DENIZ_VE_GOL_EKOSISTEMLERINI_ARASTIRDI.jpg"></span></span></p>

<p><strong><span><span>- "Denizel fitoplankton çalışmalarını biraz daha derinleştirmeyi amaçlıyoruz"</span></span></strong></p>

<p><span><span>Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Deniz Biyolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve sefer katılımcısı Prof. Dr. <strong>Ertuğrul Ağırbaş </strong>da iklim değişikliğinin en önemli kanıtlarının, artan atmosferik hava sıcaklıkları ve beraberinde deniz suyunda meydana getirdiği anomaliler olduğunu dile getirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Ağırbaş, Horseshoe Adası'nda yürüttükleri çalışmalar konusunda, "Bölgede çok az çalışılmış bir konu olan denizel fitoplankton çalışmalarını biraz daha derinleştirme ve bu bağlamda bundan sonra yapılacak çalışmalara bir altlık oluşturmayı amaçlıyoruz." değerlendirmesini yaptı.</span></span></p>

<p><span><span>Prof. Dr. <strong>Ertuğrul Ağırbaş</strong>, "Fitoplanktonik organizmalar değişen iklim koşullarına bağlı olarak meydana gelen değişimlere karşı direkt tepkiyi veren ilk canlı gruplarıdır ve bunların takibi ile ileride meydana gelebilecek olası iklim değişikliği senaryolarına karşı hazırlıklı olmamıza imkan sağlayacaktır." diyerek, proje kapsamında araştırdıkları "fitoplankton fonksiyonel grup oranları", "pigment kompozisyonu", "mikroskobik hücre sayımı" ve "hidrografik ölçüm çalışmaları" ile bölgenin besin tuzu dinamiğini de inceledikleri bir proje olduğunu ifade etti.</span></span></p>

<p><span><span>Dünyanın iklimine en çok etki edecek, iklimin düzenlenmesini sağlayan önemli bir bölgede bulunduklarına işaret eden Ağırbaş, "Çalışmaların Antarktika ekosisteminin sürdürülebilir yönetimine katkı sağlayacağına ve bu bağlamda dünyanın geleceğine de katkı sağlayacağına inanmaktayız." dedi.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240327-34107410-34107403-BILIM_INSANLARI_ANTARKTIKADA_DENIZ_VE_GOL_EKOSISTEMLERINI_ARASTIRDI.jpg"></span></span></p>

<p><strong><span><span>- "Deniz örneklemelerimizi yaklaşık 25 istasyonda gerçekleştirdik"</span></span></strong></p>

<p><span><span>İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve sefer katılımcısı Prof. Dr. <strong>Nüket Sivri </strong>de sefer süresince birçok noktada deniz suyu örneklemesi yaptı.</span></span></p>

<p><span><span>Prof. Dr. Sivri, "Kutup Bölgeleri'nde Kritik Hammadde (<strong>KHM</strong>) Konsantrasyonlarının Belirlenmesi ve Potansiyel Ekolojik Risk İndeksinin Kutup Bölgelerine Uyarlanması" konusunda yaptığı projesiyle "Endüstriyel üretim ve ekonominin sürdürülebilir işleyişi için önem taşıyan kritik hammadeler, Antarktik bölgesi sucul ekosistem sağlığını nasıl etkiler? Kritik hammaddeler kaynaklı olası toksik etkiler ve antropojenik baskılar her iki kutup bölgesinde de gözleniyor mu? Antarktika için uyarlanan potansiyel ekolojik risk indeksi (PERI), Arktik için oluşturulan indeksten ne kadar farklı olabilir?" sorularının cevaplarını arayarak projesinin Beyaz Kıta'da olan bölümünü tamamladı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>TÜBİTAK MAM </strong>İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Başkan Yardımcılığı'nda Araştırmacı olan sefer katılımcısı Dr. <strong>Mehtap Dursun</strong> da projesi kapsamında Antarktika'da mikrokirleticilerin çevresel incelenmesinin altyapısını oluşturmak üzerine çalışmalar gerçekleştirdi.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240327-34107410-34107400-BILIM_INSANLARI_ANTARKTIKADA_DENIZ_VE_GOL_EKOSISTEMLERINI_ARASTIRDI.jpg"></span></span></p>

<p><span><span>Dr. Mehtap Dursun, mikrokirleticileri genel olarak sucul ortamda canlılara zarar veren mikro ve nano düzeydeki kirleticiler olarak tanımlayabildiklerini ifade ederek, "Biz özellikle eksik yanma sonucu oluşan poliaromatik hidrokarbonlar ile tarımsal amaçlı kullanılan pestisitlerin çevresel olarak Antarktika kıtasında mevcudiyetini araştırıyoruz." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span><span>Çalışması kapsamında Horseshoe Adası'nda bulunan göllerden ve kar suyundan örnekleme yaptığını anlatan Dursun, şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span><span>"Deniz örneklemelerimizi yaklaşık 25 istasyonda gerçekleştirdik. Mevcut ortamda mikro kirleticinin analizleri için yüksek hacim su gerektirdiğinden, bizim yaptığımız yöntemle laboratuvara hiç su taşımadan gemide ön işlemleri yapılmış numunelerimizle Türkiye'deki araştırma laboratuvarımızda analiz ederek sonuçları elde etmiş olacağız."</span></span></p>

<p><span><span>Amaçlarının Antarktika'da bir çevresel izleme altyapısını oluşturmak olduğuna dikkati çeken Dursun, "Daha sonrasında da bu araştırma sonucunda elde ettiğimiz verilerle eğer yöntemimiz başarılı olursa ileriki dönemlerde bu çevresel izlemelerin devamlılığını ve zaman içindeki değişimini gözlemlemiş olacağız." bilgisini verdi.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yapay sulak alanlar kirliliğe karşı su kaynaklarını koruyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/yapay-sulak-alanlar-kirlilige-karsi-su-kaynaklarini-koruyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/yapay-sulak-alanlar-kirlilige-karsi-su-kaynaklarini-koruyor</guid>
<description><![CDATA[ Trakya Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Belgin Elipek: - &quot;Kirlilik ve küresel ısınma sonucu kuruma tehdidiyle karşı karşıya olan sulak alanları, doğayı taklit ederek hayata geçirdiğiniz yapay sulak alanlarla koruyabiliriz&quot; - ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Doktor Öğretim Üyesi Korhan Özkan: - &quot;Göllerin ve denizlerin kıyısında bulunan bölgelerdeki doğal sulak alanları korumak, onarmak ve yapay sulak alanlar oluşturmak, tüm bu alanlardan gelen suyun ekolojik durumunu iyileştirebilir&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/03/yapay-sulak-alanlar-kirlilige-karsi-su-kaynaklarini-koruyor-1711113301.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yapay, sulak, alanlar, kirliliğe, karşı, kaynaklarını, koruyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Uzmanlar, doğayı taklit ederek oluşturulan yapay sulak alanların hem sulak alanları ve yer altı sularını hem de denizleri kirliliğe karşı koruyabilecek bir ekosistem hizmeti sağlayacağını belirtiyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yeryüzünün yüzde 70'i suyla kaplı olmasına rağmen kullanılabilir tatlı su miktarı son derece sınırlı ve insan faaliyetleri sonucu kirlilik, küresel ısınma gibi tehditlerle karşı karşıya. Bu nedenle, suyun kirliliğe karşı filtrelenmesi ve biyolojik çeşitliliğin korunması gibi ekosistem hizmetleri sunan sulak alanların korunması önem kazanıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü rakamlarına göre, Türkiye'de Ulusal Sulak Alan Envanter Yönetim Bilgi Sistemi'ne kayıtlı, büyüklükleri 0,25 hektar ile 357 bin 854 hektar arasında değişen ve toplam büyüklükleri 1 milyon 653 bin 651 hektar olan 6 bin 757 sulak alan bulunuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sulak alanların 1 milyon 203 bin 740 hektar büyüklüğündeki 3 bin 620'si doğal, 449 bin 911 hektar büyüklüğündeki 3 bin 137'si ise yapay sulak alanlardan oluşuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Su kuşları, balıklar ve vahşi yaşam için zengin bir ekosistem oluşturan yapay sulak alanlar, yeni bir yaban hayatı oluşturma veya yakındaki mevcut doğal sulak alanı zenginleştirme amacıyla hayata geçiriliyor. Ayrıca söz konusu alanlar, su filtreleme işlevleriyle insanlar ve yaban hayatına fayda sağlıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Trakya Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Belgin Elipek, sulak alanların, yapılarında mutlaka su bulunduran, bitkilerin fazla bulunduğu ve buna bağlı biyolojik çeşitliliğin de yüksek olduğu alanlar olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sulak alanların suyun içinde kirliliğe neden olabilecek elementleri topladığını, suyu bulanıklaştıran materyalleri çöktürebildiğini ve suyun oksijenlenmesini sağladığını belirten Elipek, kirlilik ve küresel ısınma sonucu kuruma tehdidiyle karşı karşıya olan sulak alanların, doğanın taklit edilmesiyle hayata geçirilen yapay sulak alanlar sayesinde korunabileceğini anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yapay sulak alanların 60-80 santimetre derinliğinde, geçirimsiz zeminde, uzmanlarca belirlenen canlılarla oluşturulduğunu dile getiren Elipek, yüzer yapay sulak alanların da sulak alan çözümlerinden biri olabileceğini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Elipek, yüzer yapay sulak alanlar hakkında şu bilgileri verdi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Strafordan oluşuyorlar, temizlemek istediğiniz alana koyuyorsunuz. Üzerine açılan deliklere sucul bitkiler yerleştirilerek ekosisteme sabitleniyor. İstenildiğinde ortamdan çekilip, bitkiler hasat edildikten sonra tekrar kullanılabiliyor. Ayrıca su sümbülleri biyodizel ve biyogaz üretiminde, sazlar ve kamışlar da kağıt ya da mobilya sektöründe kullanılabilir. Yapılan çalışmalar 23 metrekarelik bir yüzer yapay sulak alanın yapmış olduğu işin yaklaşık bin metrekarelik yapay ya da doğal sulak alanın yaptığı işe eş değer olduğunu gösteriyor. Sulak alana giren ve çıkan sulara bakıldığında, bulanıklığa sebep olan askıda katı maddelerin yüzde 90'ında, kimyasal oksijenin yüzde 70'inde ve nitrat gibi kirliliğe sebep olan maddelerin yüzde 60'ında azalma görülüyor."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Atık sular yapay sulak alanlardan geçirilerek temizlenebiliyor</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Atık suların su kaynaklarına deşarj edilmeden önce yapay sulak alandan geçirilmesi tavsiyesinde bulunan Elipek, denizel kirliliğin önlenmesi için öncelikle su kirliliğinin önlemesi gerektiğini kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Elipek, "Akarsulardan denizlere ulaşan kirleticilerin tamamen ortadan kalkması gerekiyor. Biz tatlı su kaynaklarımızı koruyacağız ki denizlerimiz de korunsun. Eğer yüzeysel su kaynaklarımızı kirletir, aşırı su çekerek onları ortadan kaldırırsak ihtiyacımız olan suyu yer altından almaya başlarsınız. Yer altı suları ise bizim su depolarımız, yedek sularımız. Yüzeysel su kaynaklarını kurutur ya da kirleterek kullanılamaz hale getirirsek, yer altı su kaynaklarının hızlı tükenmesine sebep oluruz." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Yapay sulak alanlardan geçirilen suyun ekolojik durumu iyileşebilir"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Deniz Bilimleri Enstitüsü Doktor Öğretim Üyesi Korhan Özkan, kadim topraklar olarak nitelendirdiği Anadolu'da çok uzun süredir yoğun insan yerleşimi olduğunu ve bu nedenle son 300 yılda sulak alanların yüzde 50'sinin kaybedildiğini bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İnsan faaliyetlerinin doğal yaşam üzerindeki olumsuz etkisinin her geçen gün arttığının ve doğal sulak alanların çevresel dengeyi sağlamak adına hayati önem taşıdığının altını çizen Özkan, sulak alan kayıplarının, doğal yaşamı tehdit ettiğine ve ekosistemlerin dengesini bozduğuna dikkati çekti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Suyun arıtılması, biyolojik çeşitliliğin korunması ve iklimin düzenlenmesi gibi konularda yapay ve doğal sulak alanların önemli ekolojik işlevleri bulunduğundan bahseden Özkan, su döngüsünün bozulması, suyun insan kullanımı sonucunda azalması ve kirliliğin, bu sistemlerin karşı karşıya kaldığı en büyük sorunlar olduğu tespitini paylaştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kirlilik sorununun tek bir yöntemle çözülmesinin zor olduğu değerlendirmesinde bulunan Özkan, "Sulak alanların, komşu olduğu kara alanları ile geniş bir ekosistem olarak sağlıklı kalmaları gerekiyor. Yapay sulak alanlar ile doğal sulak alanları korumaya ve onarmaya odaklanmamız çok önemli." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye'de kirlilik açısından zor durumda olan sulak alanlar bulunduğuna değinen Özkan, şu ifadeleri kullandı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Denizlerimiz, göllerimiz ve akarsularımız büyük şehirlerin, endüstriyel faaliyetlerin, tarım atıklarının ve iklim değişikliğinin etkisiyle kompleks bir kirlilik yüküyle karşı karşıya. Tüm bu sorunları yapay sulak alanlar tek başına çözemez ancak tarım ve kent alanlarından gelen suların doğrudan alıcı ortamlara bırakılması yerine, yapay sulak alanlardan geçirilmesi çözüm için destek olabilir."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Atık suların tamamen toplanmasının ve tam arıtılmasının her zaman, her yerde mümkün olmadığını dile getiren Özkan, "Her zaman sistemlerde kaçaklar, eksikler olabilir. Bu noktada göllerin ve denizlerin kıyısında bulunan bölgelerdeki doğal sulak alanları korumak, onarmak ve yapay sulak alanlar oluşturmak, tüm bu alanlardan gelen suyun ekolojik durumunu iyileştirebilir." şeklindeki görüşlerini paylaştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi&amp;apos;nde &amp;quot;Su, İklim ve Marmara Semineri&amp;quot; verildi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/bandirma-onyedi-eylul-universitesinde-su-iklim-ve-marmara-semineri-verildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/bandirma-onyedi-eylul-universitesinde-su-iklim-ve-marmara-semineri-verildi</guid>
<description><![CDATA[ Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi&#039;nde (BANÜ), 22 Mart Dünya Su Günü etkinlikleri kapsamında &quot;Su, İklim ve Marmara&quot; konulu seminer düzenlendi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/03/bandirma-onyedi-eylul-universitesinde-su-iklim-ve-marmara-semineri-verildi-1711115807.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:41 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bandırma, Onyedi, Eylül, Üniversitesinde, Su, İklim, Marmara, Semineri, verildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>BANÜ </strong>Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. <strong>Mustafa Sarı</strong>, Prof. Dr. Aziz Sancar Konferans Salonu'ndaki seminerde yaptığı konuşmada, insanlar nefes aldığında havanın içindeki oksijenin en az yarısının sudan geldiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İnsanın suyla bağının, aldığı nefes kadar kuvvetli olduğunu vurgulayan Sarı, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Dünyanın 4'te 3'ünü kaplayan suların yüzde 97,5’i tuzlu deniz ve okyanus suyu. Yüzde 2,5’lik tatlı suyun 3'te 2'si buz veya yer altı suyu. Bizim kullanabileceğimiz su miktarı toplam suyun en fazla yüzde 1’i kadar. Suyun yüzde 8’i kentlerde, yüzde 70’i tarımda, yüzde 22’si sanayide kullanılıyor. İnsanlar hiç su içmese, banyo yapmasa veya sifon çekmese bile mevcut tarımsal ve endüstriyel üretim şeklinin geleceğimizi karartacağı ortada. Bir fincan kahve için 130 litre, bir tişört için 2 bin 500 litre, bir hamburger için 1650 litre suya ihtiyaç var.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İlgimizi barajlarda kaç günlük su kaldığından, kuruyan göllere, derelere, nehirlere çevirme zamanı. Kirlilik, yanlış kullanım, iklim değişimi ve yetersiz su yönetimi yüzünden kuruyan su kaynaklarının içinde yaşayan balıklar, kuşlar, omurgasızlar ölüyor. İnsanın doğadaki yaşam bağları zayıflıyor. Dünya nüfusunun yüzde 90’ı bir su kaynağına en fazla 10 kilometre uzakta yaşıyor. Çünkü suya muhtacız ama kirletiyoruz, israf ediyoruz, su kaynaklarını, sulak alanları kurutuyoruz. Biz su zengini bir ülke değiliz. 112 milyar metreküp su varlığımızı 2050’de ulaşılacağı öngörülen 100 milyon nüfusa bölersek kişi başına düşen su miktarı 1120 metreküp civarında olacak. Yani su fakiri sayılabilecek bir orana ulaşacağız."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Prof. Dr. Sarı, suyun hesaptaki para hassasiyetiyle yönetilmesi, tarımda verimli su kullanımının sağlanması, su kirliliğinin önüne geçilmesi, atık su arıtma ve deniz suyundan tatlı su elde etmek için yeni teknolojiler geliştirilmesi, arıtmalardan çıkan suyun atık su barajlarında toplanıp tarımda, endüstride yeniden kullanılması gerektiğini sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Seminere, BANÜ Rektörü Prof. Dr. İsmail Boz, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Nevşehir&amp;apos;de baraj göletlerine 720 bin sazan yavrusu bırakıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/nevsehirde-baraj-goeletlerine-720-bin-sazan-yavrusu-birakildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/nevsehirde-baraj-goeletlerine-720-bin-sazan-yavrusu-birakildi</guid>
<description><![CDATA[ Nevşehir&#039;deki çeşitli baraj göletlerine 720 bin sazan yavrusu salındı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/nevsehirde-baraj-goletlerine-720-bin-sazan-yavrusu-birakildi-1721301154.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Nevşehirde, baraj, göletlerine, 720, bin, sazan, yavrusu, bırakıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Valilikten yapılan yazılı açıklamaya göre, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen "2024 Yılı Balıklandırma Programı" çerçevesinde il genelindeki baraj göletlerine 720 bin sazan yavrusu bırakıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Açıklamada görüşlerine yer verilen İl Tarım ve Orman Müdürü Özgür Memiş, her yıl il genelindeki göletlere yavru balık bırakıldığını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Göletlerde balık popülasyonun artması için çalışmaların sürdürüleceğini kaydeden Memiş, "Bakanlığımız Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü tarafından farklı nedenlerle zarar gören su ürünleri stoklarının takviyesi, bilimsel temele ve metotlara dayalı balıklandırma amacıyla uygulamaları sürdürülmekte olup göl ekosisteminin canlı tutulması, yöre halkının göl ve göletlerden istifade etmesi hedeflenmektedir." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kırşehir&amp;apos;de göletlere 1 milyon 394 bin sazan yavrusu bırakıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kirsehirde-goeletlere-1-milyon-394-bin-sazan-yavrusu-birakildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kirsehirde-goeletlere-1-milyon-394-bin-sazan-yavrusu-birakildi</guid>
<description><![CDATA[ Kırşehir&#039;de 21 göl, gölet ve baraja 1 milyon 394 bin yavru sazan bırakıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/kirsehirde-goletlere-1-milyon-394-bin-sazan-yavrusu-birakildi-1721375970.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kırşehirde, göletlere, milyon, 394, bin, sazan, yavrusu, bırakıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, Tarım ve Orman Bakanlığınca yürütülen çalışma kapsamında Kırşehir'e 1 milyon 394 bin yavru sazan tahsis edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hirfanlı Barajı'nın da aralarında bulunduğu 21 noktaya balık yavruları etaplar halinde bırakılarak, kentteki su kaynakları yavru sazanlarla buluşturuldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İl Tarım ve Orman Müdürü Mustafa İlmeç ile Hayvan Sağlığı Yetiştiriciliği ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğü ekipleri, göletlere yavru sazan bırakırken hayvan varlığının çoğalması için çalışma yapıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İlmeç, "Su Kaynaklarının Balıklandırılması Projesi" kapsamında yürütülen uygulamada, Adana Seyhan Su Ürünleri Üretme İstasyonu Müdürlüğü tesislerinde üretilen 1 milyon 394 bin yavru sazan balığını kurum idarecileri, balıkçılar ve göllerin bulunduğu bölgelerdeki vatandaşın katılımı ile su kaynaklarına bıraktıklarını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Eğirdir Gölü&amp;apos;ne 1 milyon 200 bin sazan yavrusu bırakıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/egirdir-goelune-1-milyon-200-bin-sazan-yavrusu-birakildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/egirdir-goelune-1-milyon-200-bin-sazan-yavrusu-birakildi</guid>
<description><![CDATA[ Isparta&#039;nın Eğirdir ilçesinde bulunan Eğirdir Gölü&#039;ne 1 milyon 200 bin sazan yavrusu salındı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/egirdir-golune-1-milyon-200-bin-sazan-yavrusu-birakildi-1721627003.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Eğirdir, Gölüne, milyon, 200, bin, sazan, yavrusu, bırakıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğünce yürütülen "<strong>Su Kaynaklarının Balıklandırılması Projesi</strong>" kapsamında Akdeniz Su Ürünleri Araştırma Üretme ve Eğitim Enstitüsü Kepez Birimince getirilen sazanların göle bırakılması dolayısıyla etkinlik düzenlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Oksijenli tanklarla getirilen sazan yavruları, Eğirdir Limanı'ndan teknelerle göle açılan Vali Aydın Baruş ve diğer katılımcılar tarafından suya bırakıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/035.jpeg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Vali Baruş, gazetecilere yaptığı açıklamada, Eğirdir'in Isparta ve ülke için önemli bir göl olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Etkinlikte göldeki tabii yaşama katkıda bulunmak için suya sazan yavrusu bırakıldığını belirten Baruş, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bugün gölümüze 1 milyon 200 bin civarında pullu sazan ve aynalı sazan yavrusu bırakıyoruz. Böylece gölün balık varlığına ciddi katkımız olacak. Bunları takip edeceğiz gün gün. Eğirdir Gölü'müz başta olmak üzere Isparta genelinde balık takviyesine ihtiyaç duyulan gölet ve barajlarda toplamda 1 milyon 453 bin sazan balığı yavrusu ile balıklandırma çalışmalarımız devam edecek."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sazan yavrularının bölge şartlarında 2-3 yıl sonra avlanabilir boya geleceğini ifade eden Baruş, sazan avcılığının sürdürülebilirliğinin sağlanması için de balıkların üreme zamanında avlanmaması ve yasaklara uyulması uyarısında bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sakarya&amp;apos;da balık ölümleriyle ilgili inceleme başlatıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/sakaryada-balik-oelumleriyle-ilgili-inceleme-baslatildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/sakaryada-balik-oelumleriyle-ilgili-inceleme-baslatildi</guid>
<description><![CDATA[ Sakarya&#039;nın Kocaali ilçesinden geçen Melen Çayı&#039;nda toplu balık ölümleri üzerine inceleme başlatıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/sakaryada-balik-olumleriyle-ilgili-inceleme-baslatildi-1721375815.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sakaryada, balık, ölümleriyle, ilgili, inceleme, başlatıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Çayın geçtiği Aydoğan Mahallesi mevkisinde suyun üstünde çok sayıda ölü balık gören vatandaşlar, durumu yetkililere bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bunun üzerine harekete geçen İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri bölgede inceleme yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ölü balıklardan ve sudan numune alan ekipler, çalışmalarını sürdürüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Aydoğan Mahallesi Muhtarı Halim Yavuz, AA muhabirine, bölgede ilk defa böyle bir olayla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, "İnşallah doğal bir süreçtir. Aksi halde binlerce balık ve yavru büyük tehlike altında." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı&amp;apos;ndaki deniz çayırları şamandıralarla korunacak</title>
<link>https://trafikdernegi.com/marmara-denizi-ve-istanbul-bogazindaki-deniz-cayirlari-samandiralarla-korunacak</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/marmara-denizi-ve-istanbul-bogazindaki-deniz-cayirlari-samandiralarla-korunacak</guid>
<description><![CDATA[ İş Bankası ve TÜDAV&#039;ın ortaklaşa yürüttüğü &quot;Denizlerin Geleceği: Deniz Çayırları&quot; projesi kapsamında, ilk şamandıralar Büyük Liman ve Beykoz-Sultaniye açıklarına yerleştirildi - TÜDAV Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk: - &quot;Proje kapsamında şamandıralara yerleştireceğimiz sıcaklık ölçüm cihazlarıyla düzenli olarak elde edeceğimiz deniz suyu sıcaklığı verileri, iklim değişikliğinin etkilerini anlamamıza önemli katkılar sağlayacak&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/marmara-denizi-ve-istanbul-bogazindaki-deniz-cayirlari-samandiralarla-korunacak-1721380401.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Marmara, Denizi, İstanbul, Boğazındaki, deniz, çayırları, şamandıralarla, korunacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>İş Bankası</strong> ve Türk Deniz Araştırmaları Vakfı’nın (<strong>TÜDAV</strong>), "<strong>Denizlerin Geleceği: Deniz Çayırları</strong>" projesi kapsamında, İstanbul Boğazı ile Marmara Denizi'nde konuşlandırılan şamandıralarla hem deniz çayırlarının korunması sağlanacak hem de iklim değişikliğinin etkileri izlenecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İş Bankası ve TÜDAV’ın, deniz çayırlarının haritalanması, üzerindeki atıklardan temizlenmesi ve korunması amacıyla geçen yıl başlattığı "<strong>Denizlerin Geleceği: Deniz Çayırları</strong>" projesinde, ikinci etap olan şamandıralama aşamasına geçildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu kapsamda İstanbul Boğazı'nda ilk 2 şamandıra, ince deniz otu olarak da bilinen Zostera marina deniz çayırlarına ev sahipliği yapan Büyük Liman ve Beykoz-Sultaniye açıklarına yerleştirildi. Yine bu ay içinde, Posidonia oceanica deniz çayırı alanlarını içinde barındırdığı tespit edilen Marmara adaları bölgesindeki Paşalimanı Adası ile Narlı Köyü'ne, 8 araştırma şamandırası daha yerleştirilecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240718-35174005-35174004-MARMARA_DENIZI_VE_ISTANBUL_BOGAZINDAKI_DENIZ_CAYIRLARI_SAMANDIRALARLA_KORUNACAK.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Üzerinde "Denizlerin akciğerleri deniz çayırlarının araştırma şamandırasıdır. Lütfen zarar vermeyiniz" yazısı ile acil durumlar için telefon numarası bulunan şamandıralarla, bölgedeki balıkçılar ile tekne sahiplerinin bilgilendirilmesi ve deniz çayırlarının korunması sağlanacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Projenin yeni etabı için şamandıraların atıldığı bölgeler arasında yer alan Beykoz açıklarında, İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Lideri<strong> İzlem Erdem</strong> ile TÜDAV Başkanı <strong>Prof. Dr. Bayram Öztürk</strong>’ün katılımıyla bir basın toplantısı düzenlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Toplantıda konuşan Erdem, projenin henüz birinci yılında iki yeni deniz çayırı alanı keşfedildiğini, bunun oksijeni tükenmekte olan Marmara Denizi için sevindirici bir gelişme olduğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İş Bankası'nın, doğrudan operasyonlarından kaynaklanan emisyonları azaltma stratejisi kapsamında karbon-nötr banka olma hedefi bulunduğuna işaret eden Erdem, bu doğrultuda koydukları 2035 hedefini 2026’ya çektiklerini, Net Sıfır Bankacılık Birliği üyesi olarak sağladıkları kredilerden kaynaklanan emisyonları azaltmak için de önemli taahhütlerde bulunduklarını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Öztürk ise projenin yeni aşamasında yerleştirilecek mapa ve şamandıralarla Marmara Denizi'nde sadece deniz çayırlarına koruma sağlamayacaklarını, aynı zamanda iklim değişikliğini izleyecek sistemleri de konumlandıracaklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240718-35174005-35174003-MARMARA_DENIZI_VE_ISTANBUL_BOGAZINDAKI_DENIZ_CAYIRLARI_SAMANDIRALARLA_KORUNACAK.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz suyu sıcaklıklarındaki artışın, küresel ısınmanın en önemli göstergelerinden biri olduğunun altını çizen Öztürk, "Proje kapsamında şamandıralara yerleştireceğimiz sıcaklık ölçüm cihazlarıyla düzenli olarak elde edeceğimiz deniz suyu sıcaklığı verileri, iklim değişikliğinin etkilerini anlamamıza önemli katkılar sağlayacak. Şamandıraların bağlanacağı tonozların, zaman içinde Marmara Denizi'nde biten sübye ve kalamarlar için yaşam alanı oluşturacağını düşünüyoruz. Ayrıca deniz çayırları alanlarına yerleştirilen bu mapa ve şamandıralarla bölgede yürütülen faaliyetlerde farkındalık sağlamayı hedefliyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Marmara Denizi'nde geçen yıl yeni Posidonia oceanica deniz çayırları yatakları bulduklarını ve bunların sonuçlarını bilimsel dergilerde yayımladıklarını aktaran Öztürk, "5 bin metrekarelik 3 yeni alan, bu çiçekli bitkinin yeni yayılım alanı oldu. Bilindiği gibi bu çayırların son yayılım alanları Marmara Adaları. Buna ek olarak Aralık 2023 itibarıyla Marmara Adası, Avşa Adası, Erdek merkez ve köylerinde toplam 20 okulda 4 binin üzerinde ilk ve ortaokul öğrencisine denizlerimiz ve deniz çayırlarıyla ilgili eğitimler verdik." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Toplantının sonunda, deniz çayırlarının son durumu, su altı dronu ile katılımcılara canlı olarak izletildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Balıkesir&amp;apos;de deniz çayırlarını iş makinesiyle söken operatöre rekor ceza</title>
<link>https://trafikdernegi.com/balikesirde-deniz-cayirlarini-is-makinesiyle-soeken-operatoere-rekor-ceza</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/balikesirde-deniz-cayirlarini-is-makinesiyle-soeken-operatoere-rekor-ceza</guid>
<description><![CDATA[ Balıkesir&#039;in Erdek ilçesinde 7 ev sahibi tarafından plajın kıyı kesiminde temizlik yaptırmak için kiralanan iş makinesinin operatörüne, koruma altındaki deniz çayırlarını sökmesi nedeniyle 774 bin lira ceza verildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/balikesirde-deniz-cayirlarini-is-makinesiyle-soken-operatore-rekor-ceza-1720431906.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Balıkesirde, deniz, çayırlarını, iş, makinesiyle, söken, operatöre, rekor, ceza</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Narlı Mahallesi'nde 29 ve 30 Haziran'da gerçekleşen plaj temizliği sırasında deniz çayırlarının söküldüğü iddiasıyla görevlendirilen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Tabiat Varlıklarını Koruma Şube Müdürlüğü ekipleri, incelemelerin ardından çalışmalarını tamamladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kepçeyi kiralayan ev sahipleriyle görüşen ekipler, sahadaki tespitlerinin ardından rapor ve tutanaklarını hazırladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce, iş makinesiyle deniz çayırlarını söken operatör Tarık E'ye, Çevre Kanunu'nun biyolojik çeşitliliği tahrip edenlere yönelik yaptırımları da kapsayan 20. maddesinin "k" bendi gereğince 774 bin lira ceza uygulandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz çayırlarını kıyıdan söktüren ev sahipleri hakkında da savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu öğrenildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/03_2024_06_temmuz_08_AA-35021660.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Soruşturma başlatılmıştı</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Balıkesir'in Erdek ilçesi Narlı Mahallesi'nde kepçe kiralayarak evlerinin önündeki plajın kıyı kesiminde temizlik yaptıran 7 ev sahibi hakkında, korunan türler arasında yer alan deniz çayırlarını söktürdükleri iddiasıyla soruşturma başlatılmıştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Valiliğin talimatıyla sürdürülen soruşturma kapsamında sahilde inceleme yapan ekipler, kepçe tutarak deniz çayırlarını söktüren ev sahipleriyle görüşüp tutanak hazırlamıştı. Deniz çayırlarından haberdar olmadıklarını, bölgede uyarıcı tabela da bulunmadığını iddia eden ev sahipleri, görevlilere ayaklarının zarar gördüğünü, bu sebeple denizin bir kısmında temizlik yaptırdıklarını anlatmıştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı da deniz çayırlarının korunan türler arasında yer aldığını, bunların sökülmesiyle içlerinde yaşayan ve yine koruma altında bulunan pinalar dahil sayısız deniz canlısına zarar verildiğini belirterek, duruma tepki göstermişi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Balıkesir&amp;apos;de deniz çayırlarının sökülmesiyle ilgili inceleme başlatıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/balikesirde-deniz-cayirlarinin-soekulmesiyle-ilgili-inceleme-baslatildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/balikesirde-deniz-cayirlarinin-soekulmesiyle-ilgili-inceleme-baslatildi</guid>
<description><![CDATA[ Balıkesir&#039;in Erdek ilçesinde, plaj temizliği sırasında deniz çayırlarının sökülmesiyle ilgili inceleme başlatıldığı bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/balikesirde-deniz-cayirlarinin-sokulmesiyle-ilgili-inceleme-baslatildi-1719824883.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Balıkesirde, deniz, çayırlarının, sökülmesiyle, ilgili, inceleme, başlatıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Balıkesir Valiliğince, ilçeye bağlı kırsal Narlı Mahallesi'nde yaşanan olaya ilişkin açıklama yapıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Açıklamada, "Erdek ilçesi Narlı Mahallesi'nde 29-30 Haziran tarihlerinde gerçekleşen plaj temizliği esnasında, deniz çayırlarının sökülmesi ile ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Tabiat Varlıklarını Koruma Şube Müdürlüğünce konuyu yerinde incelemek üzere ekipler görevlendirilerek tahkikat başlatılmıştır." ifadesi kullanıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İzmir&amp;apos;de plankton patlaması denizin rengini değiştirdi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/izmirde-plankton-patlamasi-denizin-rengini-degistirdi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/izmirde-plankton-patlamasi-denizin-rengini-degistirdi</guid>
<description><![CDATA[ İzmir Körfezi&#039;nde, plankton patlaması nedeniyle denizin rengi değişti. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/izmirde-plankton-patlamasi-denizin-rengini-degistirdi-1718363396.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İzmirde, plankton, patlaması, denizin, rengini, değiştirdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Körfezin Karşıyaka ilçesi Mavişehir balıkçı barınağı önü ile Balçova ilçesi Çakalburnu Dalyanı'nda suyun rengi yeşil ve kahverengiye döndü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Renk değişikliğinin yanı sıra kötü koku da yayıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye Bilimler Akademisi (<strong>TÜBA</strong>) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi ve Deniz Bilimci Prof. Dr. Doğan Yaşar, AA muhabirine deniz suyundaki sıcaklığın artmasıyla plankton sayısının da arttığını, aşırı artışın sudaki oksijeni azaltmasıyla plankton ölümlerinin yaşandığını, bunun da renk değişimi ve kötü kokuya neden olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İzmir Körfezi'nin kirli olduğunu belirten Yaşar, "Normalde denizlerde her 1 litrede 1 milyon canlı yaşar ama sıcaklık ve kirlilik bir araya geldiği zaman bunun sayısı 2 milyonlara çıkar. Bu olayda tabii kirlilik başrolde. 2 milyona çıkınca bunlar ortamda oksijen bırakmaz ve ölürler. Her iki noktadaki renk farklılığının sebebi, farklı canlı türlerinin ölümüdür. Ama sonuç olarak bu olay denizin kirliliğiyle alakalıdır. İzmir Körfezi oldukça kirli." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Prof. Dr. Yaşar, son yıllarda körfezde deniz marulu patlamaları ve balık ölümleri görüldüğünü anlatarak, "Denizde kirliliği gösterebilecek her şey başladı. Maalesef biz denizlerimizi foseptik olarak kullanıyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi başladı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/4-ulusal-arktik-bilimsel-arastirma-seferi-basladi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/4-ulusal-arktik-bilimsel-arastirma-seferi-basladi</guid>
<description><![CDATA[ 2 yabancı bilim insanının da bulunduğu araştırma heyetindeki Türk ekip, bu yıl gerçekleşecek projelerle küresel iklim değişikliğinin hızlı sonuçlarına dair net veriler sunmayı amaçlıyor - 4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi Koordinatörü Prof. Burcu Özsoy: - &quot;Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin 1,5 derece ısınma senaryosunu yaşamaya başladık. Yapacağımız çalışmalarla bu etkilerin Arktik’te neler olduğunu daha iyi anlayacağız&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/4-ulusal-arktik-bilimsel-arastirma-seferi-basladi-1720089287.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ulusal, Arktik, Bilimsel, Araştırma, Seferi, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, <strong>TÜBİTAK MAM </strong>Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirilen 4. Arktik Bilimsel Araştırma Seferi ekibi, İstanbul’dan başlayan yolculuğun ardından 71 derece kuzey enleminden sefere başlamak üzere Norveç’in Tromso şehrine ulaştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>11 kişiden oluşan bilim heyeti, Tromso’da bulunan 62 metrelik Norveç bayraklı Polar Xplorer isimli gemi ile yola çıkarak, yaklaşık 1 ay boyunca Arktik Okyanusu’nda 24 ayrı noktada 16 proje için bilimsel örnekleme ve çalışmalar gerçekleştirecek.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Küresel iklim değişikliğinin nedenleri ve etkileri araştırılacak</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Bilim insanları bu yıl özellikle denizsel alanda yapacakları değerlendirmeler ve örneklemelerle kutup bölgelerinde hızlı sonuçların gözlemlendiği alanlarda küresel iklim değişikliğinin nedenlerini ve etkilerini araştıracak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Öte yandan bilim insanları Güney Kutbu’nda bu yıl 8'incisi gerçekleştirilen Ulusal Antarktika Bilim Seferi’nde yaptıkları deniz örneklemelerini Arktik Okyanusu’nda da gerçekleştirerek iki kutup bölgesi arasındaki benzer yahut farklılıkları da gözlemleyebilecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sefer süresince deniz bilimleri ağırlıklı yapılan çalışmaların yanı sıra hava ve atmosfer, fiziki bilimler, canlı bilimleri için çalışmalar gerçekleştirilecek.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- “IPCC 1,5 derece ısınma senaryosunu yaşamaya başladık"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi Koordinatörü Prof. Burcu Özsoy, bu yıl dördüncüsü gerçekleşecek olan sefer öncesi AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Her yıl yeni projelerle bölgede bilimsel çalışmalarımızı artırıyoruz. Dünyayı daha iyi tanıyan, elde ettiği bilgiler ışığında iklim değişikliği projeksiyonlarını oluşturan, insan kaynaklı etkilerin kutup bölgelerine etkisini araştıran bir Türkiye olarak, dünya bilim literatürüne katkılarınızı artırıyoruz. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) 1,5 derece ısınma senaryosunu yaşamaya başladık. Yapacağımız çalışmalarla bu etkilerin Arktik’te neler olduğunu daha iyi anlayacağız.“ ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Bu seneki projelerimizde 16 tane deniz bilimleri projesi bulunuyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi Lideri Prof. Ersan Başar da bu yıl dördüncüsü düzenlenecek olan Arktik Bilimsel Araştırma Seferi için Tromso’ya geldiklerini ifade ederek, “11 bilim insanıyla Tromso’da gemiye katıldık. Bu seneki projelerimizde 16 tane deniz bilimleri projesi bulunuyor. Aynı zamanda seferimizde bir Bulgar ve bir Şilili bilim insanı var.” bilgilerini verdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Prof. Başar, seferin yaklaşık olarak 1 ay süreceği belirterek, “Tromso’dan gemi ile ayrıldıktan sonra seferimizi Svalbard takım adalarında Longyearbyen de tamamlayacağız ve uçakla ülkemize dönüş yapacağız. Seferimiz boyunca deniz bilimleri alanında yapılan birçok konuda projeler yürütülmekte. Bu projeler ile ilgili veriler ve örnekler toplandıktan sonra laboratuvarlara götürerek bunların incelemelerini yapacağız." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye’nin her yıl, hem güney kutbu Antarktika’da hem de kuzeyde Arktik’te bilimsel sefer düzenlemekte olduğunun altını çizen Başar, “Bu projeler ikili çalışmalarla yürütülmekte. Bilim insanları bazı projelerini hem de Arktik hem Antarktika’da aynı anda yapmakta. Bu da kutup bölgesindeki değişimleri daha rahat görmemizi sağlıyor. Uzay çalışmalarında yapılan araştırmalarımızın bazıları da Antarktika'da eş değer olarak yapılmakta. Uzayda, güneyde ve kuzeyde kutup bölgelerinde bilimsel projelerimizi yürütmekteyiz.” ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Heyete seyir öncesi gemi içi eğitimleri verildi</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Bu arada seyir öncesi, yaklaşık bir ay boyunca çalışma ve yaşam alanı olacak araştırma gemisinde bilim heyetine gemi içi eğitimleri verildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi Lider Yardımcısı Doğaç Baybars Işıler, gemide verilen eğitimlerin önemine değinerek, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>“Gemide, denizde hayatta kalma eğitimlerini veriyoruz. Gemi seyrine başlamadan önce tüm sefer katılımcılarının gemi, deniz koşullarına hazırlıklı olmasını ve emniyet kurallarına hakim olmasını bekliyoruz. Bu kapsamda halihazırda dalma giysisi (immersion suit) eğitimi verildi. Burada ana amaç bütün sefer katılımcılarının bütün emniyet kurallarına hakim olması ve olası bir durumda bunları uygulayabilecek kapasitede olmasını sağlamak.” dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Denize girmelerini zorlaştırdığı için kepçeyle koruma altındaki deniz çayırlarını söktürdüler</title>
<link>https://trafikdernegi.com/denize-girmelerini-zorlastirdigi-icin-kepceyle-koruma-altindaki-deniz-cayirlarini-soekturduler</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/denize-girmelerini-zorlastirdigi-icin-kepceyle-koruma-altindaki-deniz-cayirlarini-soekturduler</guid>
<description><![CDATA[ Balıkesir&#039;in Erdek ilçesinde, kepçe kiralayarak evlerinin önündeki plajın kıyı kesiminde temizlik yaptıran 7 ev sahibi hakkında korunan türler arasında yer alan deniz çayırlarını söktürdükleri iddiasıyla tutanak tutuldu - Bölgedeki ev sahipleri, deniz çayırlarını yosun zannettiklerini, bundan dolayı temizlettiklerini iddia etti ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/denize-girmelerini-zorlastirdigi-icin-kepceyle-koruma-altindaki-deniz-cayirlarini-sokturduler-1719837537.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Denize, girmelerini, zorlaştırdığı, için, kepçeyle, koruma, altındaki, deniz, çayırlarını, söktürdüler</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>Balıkesir</strong>'in Erdek ilçesinde kepçe kiralayarak evlerinin önündeki plajın kıyı kesiminde temizlik yaptıran 7 ev sahibi hakkında, korunan türler arasında yer alan deniz çayırlarını söktürdükleri iddiasıyla soruşturma başlatıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Narlı Mahallesi'nde 29-30 Haziran tarihlerinde gerçekleşen plaj temizliği esnasında, deniz çayırlarının söküldüğü iddiasıyla ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Tabiat Varlıklarını Koruma Şube Müdürlüğünce bölgeye ekipler görevlendirildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Valiliğin talimatıyla başlatılan soruşturma kapsamında sahilde inceleme yapan ekipler, kepçe tutarak deniz çayırlarını söktüren ev sahipleriyle görüşerek tutanak hazırladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz çayırlarından haberdar olmadıklarını, bölgede uyarıcı tabela da bulunmadığını iddia eden ev sahipleri, görevlilere ayaklarının zarar gördüğünü, bu sebeple denizin bir kısmında temizlik yaptırdıklarını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kepçeyi kiralayan bölge sakinlerinden Canan Cömert, yaptığı açıklamada, son birkaç senedir buradaki temizliğin belediye ya da bölgedeki kişiler tarafından yaptırıldığını savundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz çayırlarını bilmediklerini, bunların yosun olduğunu düşündüklerini ileri süren Cömert, "Biz bunu zarar verme amaçlı değil, 'çocuklar hastalanmasın' diye yaptık. Hangimiz kasıtlı bir zarar veririz? Üstelik biz bunu danıştık. Muhtarımız da çok iyi bir insan. 'Ne yapabiliriz?' dedik. 'Şu an belediye çok meşgul, yoğun işleri var abla kendiniz yapabilirsiniz' dedi. 'Kim yapacak, paramızla yaptıralım' dedim. Paramızı verdik de yaptırdık." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yosunlara müdahale ettiklerini düşündüklerini dile getiren Cömert, "Biz eğer ki burada kıymetli bir deniz canlısı olduğunu bilseydik yapar mıydık? Çocukların oynadığı kadar bir alanı temizlettik. Çok üzgünüz." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu konuda bugün ifade vereceklerini anlatan Cömert, küçük çocuklar için kepçeyle bir kısmını aldırdıklarını, diğer kısımlara müdahale etmediklerini, kasıtlarının da bulunmadığını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/03_2024_06_temmuz_08_AA-35021660.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>İbrahim Özderi de denizde ayağının zarar gördüğünü, kıyıda temizlik için muhtarla görüştüklerini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Muhtarın yönlendirdiği bir firmadan gelen kişinin denizde temizlik yaptığını ifade eden Özderi, "Geldi burada midye ve otları temizledi. Temizlenen mesafe de kıyının 8-10 metrelik bir kısmı. Yoğun ot ve içinde ufacık midyeler, herkesin ayağını kesiyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bölgede incelemelerini tamamlayan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekiplerinin tutanakları doğrultusunda adli ve idari işlemlerin süreceği öğrenildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>-<strong> "Daha berrak plaj istiyorsak deniz çayırları korunmalıdır"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi <strong>Prof. Dr. Mustafa Sarı</strong> da deniz çayırlarının korunan türler arasında yer aldığını, bunların sökülmesiyle içlerinde yaşayan ve yine koruma altında bulunan pinalar dahil sayısız deniz canlısına zarar verildiğini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz çayırlarının tür fark etmeksizin kıyısal alanda tüm deniz canlıları için barınak, beslenme, üreme ve saklanma alanı olarak hayati önemde olduğunu anlatan Sarı, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Marmara Denizi 2021 yılında yaşanan müsilaj felaketinden sonra adalar da dahil olmak üzere Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmiş, her türlü kıyısal işlem doğrudan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının iznine bağlanmıştır. Eğer daha berrak plaj istiyorsak, bunun yolu deniz çayırlarını sökmek değil, korumaktır. Zira deniz çayırları bulanıklık yapan askıdaki partikülleri tutarak suyu berraklaştırır. Diğer taraftan deniz çayırları, 1 saatte 6 litre deniz suyunu filtre eden pinaların en önemli yaşam alanıdır. Deniz çayırlarına verilen her zarar, denizin oksijen üretim kapasitesinin azaltılması ve doğrudan oksijensiz bölgelerin genişlemesine yardımdır. Plajda ayağına deniz çayırı değdiğinde rahatsız olanlar, denize girerken basit bir deniz patiği giyerek önlem alabilir."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Karadeniz&amp;apos;in yarısında yaklaşık 225 bin yunusun yaşadığı tespit edildi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/karadenizin-yarisinda-yaklasik-225-bin-yunusun-yasadigi-tespit-edildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/karadenizin-yarisinda-yaklasik-225-bin-yunusun-yasadigi-tespit-edildi</guid>
<description><![CDATA[ İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve TÜDAV Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Arda Tonay: - &quot;Karadeniz&#039;de elde edilen veriler ve bilimsel hesaplamalara göre, taranan alanda 108 bin 283 tırtak, 93 bin 808 mutur ve 22 bin 720 afalina yunus türü olduğunu belirledik&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/karadenizin-yarisinda-yaklasik-225-bin-yunusun-yasadigi-tespit-edildi-1719909720.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Karadenizin, yarısında, yaklaşık, 225, bin, yunusun, yaşadığı, tespit, edildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Bilim insanları tarafından yapılan araştırmada, Karadeniz'in yarısında yaklaşık 225 bin yunusun yaşadığı tespit edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Romanya'dan sivil toplum kuruluşu Mare Nostrum koordinatörlüğünde, Türkiye’den Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (<strong>TÜDAV</strong>) ve İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesinden araştırmacıların katılımıyla yürütülen ASI/CeNoBS Projesi kapsamında, 5 Karadeniz ülkesinin denizlerinde yunusların popülasyon bolluğu ve dağılımıyla ilgili araştırma yapıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu kapsamda, Karadeniz'de 7 bin kilometre uzunluğundaki hatlarda uçak sörveyi düzenlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yapılan araştırmaya ve bilimsel hesaplamalara göre, Karadeniz'in yüzde 52’sinde yaklaşık 108 bin 283 tırtak, 93 bin 808 mutur ve 22 bin 720 afalina türü olmak üzere toplamda yaklaşık 225 bin yunusun yaşadığı belirlendi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Çalışma Karadeniz'in yüzde 52'sini oluşturan bir alanda yapıldı"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Deniz Biyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve TÜDAV Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Arda Tonay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Karadeniz'de yunus türlerinin bolluk ve dağılımlarını araştırmak için 2019 yılında başladıkları çalışmaların sonuçlarının yayınlandığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu kapsamda, Karadeniz'de 3 hafta boyunca uçak sörveyi yaptıklarını belirten Tonay, 7 bin kilometre uzunluğunda hattı taradıklarını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doç. Dr. Tonay, Karadeniz'de 3 yunus türünün yaşadığını ancak sayılarının tam belli olmadığını dile getirerek "Çalışma için Karadeniz'de uçak sörveyi Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Türkiye ve Ukrayna’nın kara suları ve açık denizlerini kapsayan ve toplam Karadeniz alanının yüzde 52'sini oluşturan bir alanda yapıldı.'' diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yapılan bilimsel analizlere göre Karadeniz'de taranan alanda yaklaşık 225 bin yunusun yaşadığının tahmin edildiğinin altını çizen Tonay, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Karadeniz'de elde edilen veriler ve bilimsel hesaplamalara göre, taranan alanda 108 bin 283 tırtak, 93 bin 808 mutur ve 22 bin 720 afalina yunus türü olduğunu belirledik. Bu sonuçlar sadece taranan alan için, yani yaklaşık Karadeniz'in yarısını kapsamaktadır. Yapılan bu çalışma, yaz aylarında Karadeniz'deki her üç deniz memelisi türü için bu kadar büyük bir alanda bolluk, yoğunluk ve dağılımları hakkında ki ilk bilgileri sağladı. Karadeniz'deki deniz memelisi popülasyonları, 1983 yılına kadar süren yunus avcılığı ve halen devam eden tesadüfi ağa yakalanma vakaları gibi çeşitli insan baskılarından dolayı tam olarak iyileşememektedir. Afalina ve tırtak türleri, muturlar kadar tesadüfi ağa yakalanma baskısına maruz kalmadıkları için daha iyi durumda oldukları düşünülse de son zamanlarda yaşanan savaş kaynaklı tehditler, bu popülasyonlara yeni zorluklar oluşturuyor olabilir."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Sonuçlar uluslararası dergide yayınlandı</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Mutur ve tırtak türlerinin Karadeniz'deki dağılımının değişen ekosistemdeki balık mevcudiyetiyle ilişkilendirilebileceğini dile getiren Tonay, "Tür dağılımının yoğun olduğu bölgelere ilişkin bilgiler geçmiş literatürle karşılaştırıldığında değişiklikler gözlendi. Bu nedenle, daha da geniş ölçekli, mümkünse tüm Karadeniz’i kapsayan ve uzun vadeli bir izleme programının uygulanması gerekiyor." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doç. Dr. Tonay, uluslararası araştırmanın sonuçlarının, Karadeniz, Akdeniz ve Mücavir Atlantik Bölgesinde Yaşayan Deniz Memeli Türlerinin Korunması Anlaşması (ACCOBAMS) desteğiyle herkesin erişebileceği şekilde Frontiers in Marine Science dergisinde yayınlandığını sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mersin&amp;apos;de uydu takip cihazı takılan 2 yeşil deniz kaplumbağası denize salındı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/mersinde-uydu-takip-cihazi-takilan-2-yesil-deniz-kaplumbagasi-denize-salindi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/mersinde-uydu-takip-cihazi-takilan-2-yesil-deniz-kaplumbagasi-denize-salindi</guid>
<description><![CDATA[ Mersin&#039;in Akdeniz ilçesinde, uydu takip cihazı takılan 2 yeşil deniz kaplumbağasının denizdeki yolculuğu başladı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/mersinde-uydu-takip-cihazi-takilan-2-yesil-deniz-kaplumbagasi-denize-salindi-1718362046.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Mersinde, uydu, takip, cihazı, takılan, yeşil, deniz, kaplumbağası, denize, salındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Mersin Üniversitesi (<strong>MEÜ</strong>) Deniz Kaplumbağaları Uygulama ve Araştırma Merkezince, Kızkalesi Rotary Kulübünün desteğiyle yürütülen "<strong>Deniz Kaplumbağalarının Uydu ile İzlenmesi</strong>" projesi kapsamında etkinlik düzenlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mersin Millet Bahçesi sahilinde gerçekleştirilen etkinlikte, uydu takip cihazı takılan "Kızkalesi" ve "Mersin Üniversitesi" isimli kaplumbağalar, denize bırakıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240606-34794577-34794574-MERSINDE_TEDAVISI_TAMAMLANAN_KAPLUMBAGA_DENIZE_BIRAKILDI.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>MEÜ Deniz Kaplumbağaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Serap Ergene, programdaki konuşmasında, nesli tehlike altındaki yeşil deniz kaplumbağalarını korumak için çalışmalar yaptıklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Proje sayesinde canlıların denizdeki yolculuğunu takip etmeyi hedeflediklerini belirten Ergene, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bu canlılar doğdukları kumsala gelirler. Dolayısıyla 321 kilometrelik Mersin kumsalı içerisinde kaplumbağaların yumurtlayacağı 33 kilometrelik alan kaldı. Onlar için bir şeyler yapmamız gerekiyor. Burada kalıp kalmadıklarını bu projeyle kanıtlamış olacağız."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ergene, kaplumbağaların yolculuğunun önemli bilgiler kazandıracağını ifade ederek, "Çalışma sadece Türkiye değil dünya için önemli veri sağlayacak. Rotary Kulübünün 8 uydu takip cihazı alarak katkı sağladığı proje hepimiz için önemli. Sinyallerinin bol olmasını umut ediyorum." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bursa&amp;apos;da çaydaki balık ölümleriyle ilgili inceleme başlatıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/bursada-caydaki-balik-oelumleriyle-ilgili-inceleme-baslatildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/bursada-caydaki-balik-oelumleriyle-ilgili-inceleme-baslatildi</guid>
<description><![CDATA[ Bursa&#039;nın Karacabey ilçesine bağlı kırsal Ekmekçi Mahallesi&#039;nden geçen çayda balık ölümleri görüldü. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/bursada-caydaki-balik-olumleriyle-ilgili-inceleme-baslatildi-1718285191.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bursada, çaydaki, balık, ölümleriyle, ilgili, inceleme, başlatıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Karacabey Boğazı'ndan Marmara Denizi'ne dökülen Nilüfer Çayı ile Koca Çay'ın birleştiği yaklaşık 500 metrekare alanda çok sayıda ölü balığı gören vatandaşlar, durumu Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkililerine bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bölgeye giden görevliler, olayın nedeninin tespiti için sudan ve ölü balıklardan numune aldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çayın renginin değişmediği, 24 derece sıcaklığa sahip suyun kokusunda farklılık gözlendiği, çevrede balık ölümlerine neden olabilecek bir etkenin tespit edilemediği ancak olayın nedeninin laboratuvar analizlerinde ortaya çıkacağı belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mahalle sakinlerinden İlhan Düzen, gazetecilere, 57 yaşında olduğunu, çocukluğunda Nilüfer Çayı'nda yüzdüğünü söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu çayın, Uludağ'ın güneyinden gelerek 5 ilçeden geçtiğini belirten Düzen, yakınında longoz (subasar) ormanının da bulunduğu havzada tarımsal faaliyetlerin yapıldığını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Düzen, balık ölümlerinin araştırılmasını, halk sağlığını tehdit eden kirletici etkenler varsa bunların giderilmesini istedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mehmet Teke ise son yıllarda bu bölgede balık ölümleriyle daha sık karşılaştıklarını dile getirerek, "Vatandaş burada balığını yiyor, tarlalar sulanıyor. Bu derenin bir an önce temizlenmesini istiyorum." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Van Gölü&amp;apos;nün incileri&amp;quot;nin tatlı sulara yolculuğu sürüyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/van-goelunun-incilerinin-tatli-sulara-yolculugu-suruyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/van-goelunun-incilerinin-tatli-sulara-yolculugu-suruyor</guid>
<description><![CDATA[ İnci kefallerinin nesillerini sürdürebilmek için gölden tatlı sulara göç ettikleri sırada verdikleri mücadele su altı kamerasıyla kaydedildi - Sahil Güvenlik Van Gölü Grup Komutanlığı ekipleri, balıkların göç yolculuğu sırasında korunması ve kaçak avlanmasının önlenmesi amacıyla yürütülen çalışmalara destek veriyor ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/van-golunun-incilerinin-tatli-sulara-yolculugu-suruyor-1718361311.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Van, Gölünün, incilerinin, tatlı, sulara, yolculuğu, sürüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>Van Gölü</strong>'nden üreme döneminde tatlı sulara göç eden inci kefallerinin yolculukları sırasında verdikleri mücadele, seyri doyumsuz görüntülere sahne oluyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Her yıl 15 Nisan-15 Temmuz'da yumurtalarını bırakmak için tatlı sulara akın eden inci kefallerinin göçü devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Erciş ilçesindeki Deliçay ve Muradiye ilçesindeki Balık Bendi'ne gelen ziyaretçiler, binlerce balığın suyun akışının tersine yüzerek karşılarına çıkan engelleri zıplayıp aşmaya çalışmalarına tanıklık ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu yıl yağışların artmasıyla daha rahat göç dönemi yaşayan balıklar, av yasağının uygulandığı 3 aylık dönemde güvenlik güçleri tarafından alınan önlemlerle korunuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sahil Güvenlik Van Gölü Grup Komutanlığı ekipleri de göl ve çevresindeki akarsularda inci kefalinin korunmasına yönelik çalışmalara destek veriyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Su altı görüntü yönetmeni ve belgesel yapımcısı Tahsin Ceylan ve ekibi, her yıl binlerce kişinin tanıklık ettiği göçü su altı kamerasıyla kayıt altına aldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkların yumurtalarını bırakmak için verdiği mücadele ve engelleri zıplayarak aşmaya çalışması, su altından görüntülendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çekimlere eşlik eden Erciş Kaymakamı Murat Karaloğlu, sadece Van Gölü'nde yaşayan inci kefallerinin tatlı sulara göçüne şahitlik ettiklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkların korunması ve gelecek nesillere aktarılması için çalışma yürüttüklerini belirten Karaloğlu, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bu konuda farkındalık oluşturmak amacıyla Deliçay'dayız. Balıkların zorlu mücadelesini izliyoruz. Dünyada sadece Van Gölü'nde yaşayan balıkların popülasyonunun artması için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Üreme döneminde koruma çalışmaları üst düzeyde alınıyor. Sahil Güvenlik Komutanlığı da inci kefalinin popülasyonunun artması için çalışma yürütüyor. Onlara da teşekkür ediyoruz. İnci kefallerini gelecek nesillere aktarmak için elimizden geleni gayreti göstereceğiz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>- "Av yasağının başlamasıyla ekiplerimiz denetimler yaptı"</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Edremit Sahil Güvenlik Karakol Komutanı Kıdemli Başçavuş Taner Cavaklı da Sahil Güvenlik Van Gölü Grup Komutanlığı olarak 3 yıldır bölgede görev yaptıklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gölde yaşayan inci kefallerinin neslinin korunması için çalışma yürüttüklerini anlatan Cavaklı, "Yavrulama döneminde inci kefallerinin avlanmasının önüne geçmek adına gece gündüz ekiplerimiz denetimlerine devam ediyor. Av yasağının başlamasıyla ekiplerimiz denetimler yaptı ve yaklaşık 24 ton ölü, 5 ton canlı inci kefali ele geçirildi. Canlı olanları doğal yaşam alanına saldık, diğer balıkları da Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkililerine teslim ettik. Gelecek nesillere emaneti teslim etmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Herkes, inci kefallerinin neslini sürdürmesine katkı sağlıyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Ceylan da Van Gölü'nün güzelliklerini ve inci kefalini dünyaya tanıtmak için çalıştıklarını vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deliçay'da Kaymakam Karaloğlu'nun da eşlik etmesiyle inci kefallerinin eşsiz yolculuğunu su altından görüntülediklerini ifade eden Ceylan, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Sayın Kaymakamımız, inci kefalinin mücadelesini gördü ve daha yakından tanıdı. Herkes, inci kefalinin neslini sürdürmesine katkı sağlıyor. Sayın Karaloğlu'nun inci kefalinin korunmasına yönelik verdiği mesajlar çok anlamlı. Balıklar, üremek için inanılmaz bir mücadele veriyor. Dilerim ki daha yüzyıllar boyunca neslini korumaya devam eder. Alınan güvenlik önlemleri bu anlamda çok önemli. İnci kefallerinin korunmasına yönelik çalışmalara destek veren herkese teşekkür ederim."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Orman yangınlarıyla mücadelede havuz ve göletler &amp;quot;hayati&amp;quot; rol oynuyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/orman-yanginlariyla-mucadelede-havuz-ve-goeletler-hayati-rol-oynuyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/orman-yanginlariyla-mucadelede-havuz-ve-goeletler-hayati-rol-oynuyor</guid>
<description><![CDATA[ Orman Genel Müdürlüğü, alevlere birinci derecede hassas Ege ve Akdeniz bölgeleri başta olmak üzere yangın riski taşıyan tüm orman alanlarında kullanıma hazır 2 bin 623 havuz ve 2 bin 121 gölet inşa etti - Listeye bu yıl 58 yangın havuzu daha eklenecek ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/orman-yanginlariyla-mucadelede-havuz-ve-goletler-hayati-rol-oynuyor-1718365526.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Orman, yangınlarıyla, mücadelede, havuz, göletler, hayati, rol, oynuyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Orman Genel Müdürlüğü (<strong>OGM</strong>), yangınlara müdahalede arazöz ve helikopterlerin su ihtiyacını karşılamak amacıyla ülke genelinde inşa ettiği 4 bin 744 havuz ve gölete bu yıl 58 adet daha eklemeyi planlıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA muhabirinin OGM'den edindiği bilgiye göre, yıllar içinde teknolojik gelişmelere bağlı olarak orman yangınlarıyla mücadele çalışmalarında kullanılan araç ve ekipman türlerinde büyük değişiklikler oldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Geçmişte tırmık, tahra, kürek ve benzeri el aletleriyle mütevazı şartlarda yapılan müdahalelere son dönemde arazöz ve helikopter gibi araçlar dahil edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu araçların organizasyona girmesiyle yangınlara müdahale için suya duyulan ihtiyaç arttı. İlk yıllarda tamamen doğal su kaynaklarına bağlı olarak gerçekleştirilen operasyonlarda kara ve hava araçlarının suya erişim sürelerinin yüksek olması, bu çalışmaların ve araçların başarısını olumsuz etkiledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Orman Genel Müdürlüğünce 2003-2004 döneminde yangınlarla mücadelede görev alacak hava ve kara araçlarının etkinliğinin artırılması için mevcut doğal su kaynaklarından (deniz, göl, baraj, akarsu gibi) uzak noktalara çok sayıda gölet ve yangın havuzları inşa edilerek, bu araçların suya erişim mesafeleri ciddi oranda düşürüldü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tesis edilen havuz ve göletler sayesinde sorti sayıları artan helikopterlerin yangınlara daha etkili müdahale etmesi mümkün hale geldi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Ege ve Akdeniz ormanları öncelikli</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Birim zamanda azami miktarda su kullanarak yangınlara etkin müdahale için ihtiyaç olan yerlere yangın havuzları yapımına hız verildi. Halen Türkiye'de orman yangınlarına müdahale amaçlı yapılan, içi su dolu 2 bin 623 havuz ve 2 bin 121 gölet kullanımda bulunuyor. Bu yıl yapılması planlanan 58 yangın havuzu ve göletine yönelik çalışmalar da hızla devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Havuzlar, yangına birinci derecede hassas Ege ve Akdeniz bölgelerindeki orman alanlarında daha yoğun olmak üzere risk taşıyan tüm alanlara yayılıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu havuz ve göletler yangına hassas ve içinde su kaynağı barındıran orman alanlarında, birbirlerine kuş uçuşu ortalama 5-8 kilometre mesafede konumlanacak şekilde inşa edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Havuz ve göletlerin ortalama su kapasiteleri 400 tondan başlayarak 2 bin tonun üzerine kadar çıkıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Antalya 530 havuzla ilk sırada yer alırken, bu ili 446 havuzla Muğla, 300 havuzla İzmir takip ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gölet sayılarına bakıldığında ise Eskişehir 282 göletle ilk sırada geliyor. Bu kenti 197 göletle Amasya ve 171 göletle İzmir izliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Söz konusu havuz ve göletlerin tamamında yangın sezonu öncesi bakım ve temizlik yapılıyor. Buralarda boğulma vakalarının yaşanmaması için tel örgülerle uyarı levhaları da bulunduruluyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gaziantep&amp;apos;te Karasu Çayı&amp;apos;ndaki renk değişimi ve koku için inceleme</title>
<link>https://trafikdernegi.com/gaziantepte-karasu-cayindaki-renk-degisimi-ve-koku-icin-inceleme</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/gaziantepte-karasu-cayindaki-renk-degisimi-ve-koku-icin-inceleme</guid>
<description><![CDATA[ Gaziantep&#039;in İslahiye ilçesindeki Tahtaköprü Barajı&#039;nı besleyen Karasu Çayı&#039;ndan akan suyun renk değiştirmesi ve çevreye koku yayması üzerine inceleme başlatıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/gaziantepte-karasu-cayindaki-renk-degisimi-ve-koku-icin-inceleme-1717705890.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gaziantepte, Karasu, Çayındaki, renk, değişimi, koku, için, inceleme</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İlçedeki Tahtaköprü Barajı'nı besleyen Karasu Çayı'ndaki suyun renk değiştirdiğini, kötü koktuğunu ve balık ölümlerini fark eden vatandaşlar, yetkililere haber verdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İhbar üzerine Gaziantep Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı Çevre Koruma Timi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ve İslahiye Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri olay yerine geldi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ile İslahiye Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, sudan numune aldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Güllühüyük Mahalle Muhtarı Devlet Köse, gazetecilere, kanaldan geçen suda renk değişikliği, kötü koku yanı sıra balık ölümlerinin yaşandığını fark etmeleri üzerine yetkililere bilgi verdiklerini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Zabıta Murat Kaya ise gazetecilere, bölgede yaşanan durumla ilgili çevredeki vatandaşların ihbar etmeleri üzerine harekete geçtiklerini, sudan numune aldıklarını belirtti. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bölgede yaşayanlara hopörler vasıtasıyla inceleme sonuçları çıkıncaya kadar sudan balık avlanmaması, hayvanların sulanmaması uyarısında bulunduklarını söyleyen Kaya, "Bu işin sonucu belirlenene kadar buradan kesinlikle balık tutmasınlar." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Antalya&amp;apos;da 32 orkinosa uydu cihazı takıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/antalyada-32-orkinosa-uydu-cihazi-takildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/antalyada-32-orkinosa-uydu-cihazi-takildi</guid>
<description><![CDATA[ Bir yıl takılı kalacak cihazlarla, orkinos balıklarının yıllık göç hareketleriyle ilgili veri toplanacak - Akdeniz Su Ürünleri Araştırma, Üretme ve Eğitim Enstitüsü Müdürü Serkan Erkan: - &quot;Cihaz, süresi dolduğunda balıktan bağlantısını kesip, su yüzeyine çıkacak, güneşten enerjisini toplayıp total bilgiyi bize aktaracak. Böylece pek çok çözülemeyen, bilinemeyen, tahmin edilip de netleştirilemeyen konu hakkında fikir sahibi olacağız&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/antalyada-32-orkinosa-uydu-cihazi-takildi-1718350561.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Antalyada, orkinosa, uydu, cihazı, takıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>Antalya</strong>'nın Alanya ilçesi açıklarında orkinos (<strong>Mavi yüzgeçli Atlantik ton</strong>) balığının göç güzergahı, üreme ve beslenme alanları hakkında veri toplamak amacıyla 32 orkinos balığına uydu bağlantılı elektronik cihaz takıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uluslararası Atlantik Orkinosunu Koruma Komisyonunun (<strong>ICCAT</strong>) "<strong>Atlantik Geneli Mavi Yüzgeçli Ton Balığı Araştırma Programı</strong>" kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Akdeniz Su Ürünleri Araştırma, Üretme ve Eğitim Enstitüsü, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü, Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü, Çukurova ve ABD Stanford üniversiteleri uzmanlarınca Antalya Körfezi'nde çalışma başlatıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkları izlemeye alan ekip, önceki gün Türk bayraklı gemilerle Alanya'dan denize açılarak, yakalanan 32 orkinosa uydu bağlantılı elektronik cihaz yerleştirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıklara cihazların takılması ve denize bırakılma anları, Anadolu Ajansı ekibince görüntülendi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Cihazlar 1 yıl balıklarda kalacak</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Akdeniz Su Ürünleri Araştırma, Üretme ve Eğitim Enstitüsü Müdürü Serkan Erkan, AA muhabirine, ICCAT'ın orkinos balığının avlanmasına ilişkin her yıl ülkelere belli bir kota uyguladığını ve Türkiye'ye bu yıl 2 bin 500 ton kota verildiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Orkinos balıkçılığının Türkiye için önemli bir kaynak olduğunu ifade eden Erkan, kotayı artırmak amacıyla bilimsel çalışmalara ağırlık verdiklerini ve balıkla ilgili daha detaylı bilgilere ulaşmak amacıyla uydudan izleme projesi başlattıklarını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Alanya açıklarında 32 mavi yüzgeçli ton balığına tam donanımlı uydu izleme cihazı yerleştirdiklerini anlatan Erkan, şunları söyledi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Alanya açıklarında vinçler yardımıyla gemi güvertesine çıkarılan 32 orkinosun yüzgeçlerine uluslararası etik kurallara uygun olarak çip takıldı. Balığın Atlantik'e gidip gitmediği, Akdeniz'de nerelerde yavruladığı, üreme yaptığı, nerelerde mera alanı bulup beslendiği ile ilgili çok detaylı veri alacağız. Cihazlar 1 yıl boyunca balığın üzerinde sabit kalacak, bir yıl boyunca veri toplayacağız. Cihaz, süresi dolduğunda balıktan bağlantısını kesip, su yüzeyine çıkacak, güneşten enerjisini toplayıp total bilgiyi bize aktaracak. Böylece pek çok çözülemeyen, bilinemeyen, tahmin edilip de netleştirilemeyen konu hakkında fikir sahibi olacağız."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Balıkçılara "Cihazlı orkinosa dokunmayın" çağrısı</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Erkan, cihazlar sayesinde balıkların davranışlarını ve göç yollarını izlemeye başlayacaklarını, bir yıl sonra daha net bilgilere ulaşacaklarını bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Elde edilecek verilerin Türkiye'nin orkinos kotasının artmasına katkıda bulunabileceğini ifade eden Erkan, "Mavi yüzgeçli ton balıklarının Atlantik kökenli bir hayvan oldukları yönünde görüş var fakat buradan alacağımız verilerle belki bu balıkların kendi bölgemizde büyüyüp, üreyen hayvanlar olduğunu kanıtlayacağız. Bu da bizim kotamızı artıracak. Deniz alanında bir pasta var, bu pastadan her ülke kendine bir pay alıyor, amacımız daha fazlasını almak." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İki yıl önce de 13 balığa cihaz takıldığını aktaran Erkan, ancak başarılı sonuç alınamadığını, bu yıl daha donanımlı cihazları tercih ettiklerini kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Erkan, balıkçılara da av esnasında üzerinde cihaz olan balığa rastlarlarsa geri bırakmaları yönünde çağrıda bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Cumhuriyetin 100. yılında 100 milyon yavru balık üretilerek su kaynaklarına bırakıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/cumhuriyetin-100-yilinda-100-milyon-yavru-balik-uretilerek-su-kaynaklarina-birakildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/cumhuriyetin-100-yilinda-100-milyon-yavru-balik-uretilerek-su-kaynaklarina-birakildi</guid>
<description><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Nuri Yılmaz: - &quot;Akdeniz Çanağı içindeki ülkelerde en fazla balıklandırma yapan ülkeyiz. 20 cins balığın yavrusunu üretip kaynakları balıklandırıyoruz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/cumhuriyetin-100-yilinda-100-milyon-yavru-balik-uretilerek-su-kaynaklarina-birakildi-1718366853.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Cumhuriyetin, 100., yılında, 100, milyon, yavru, balık, üretilerek, kaynaklarına, bırakıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Tarım ve Orman Bakanlığı, Su Kaynaklarının Balıklandırılması Projesi çerçevesinde Cumhuriyetin 100. yılında 100 milyon yavru balık üreterek su kaynaklarına saldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı <strong>Mehmet Nuri Yılmaz</strong>, AA muhabirine, Türkiye'de 76 ilde 1106 su kaynağında balıklandırma çalışmasını yürüttüklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gölet, baraj ve denizleri de balıklandırdıklarını aktaran Yılmaz, "Akdeniz Çanağı içindeki ülkelerde en fazla balıklandırma yapan ülkeyiz. 20 cins balığın yavrusunu üretip kaynakları balıklandırıyoruz. Çünkü kaynaklar zamanla dejenere oluyor, zamanla onları rehabilite etmek gerekiyor. Bu anlamda Bakanlığımızın balıklandırma misyonu çerçevesinde balıklandırma görevimizi devam ettiriyoruz. Aynı şekilde göl, gölet ve barajlarda, yani iç sularımızda da bunu yapıyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/8d1c5ab7828c64359ee3e0e2ef582171.jpg"></p>

<p><span><span><span>Türkiye'de yedi bölgede üretim tesisleri bulunduğuna dikkati çeken Yılmaz, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Edirne, Adana, İzmir, Şanlıurfa, Elazığ, Amasya ve Bolu'da ürettiğimiz yavru balıkları kaynaklara bırakarak hem oradaki insanlara gelir getirici faaliyet olsun hem de insanlarımızın hayvansal protein ihtiyaçları karşılansın istiyoruz. Aynı zamanda sportif bir faaliyet olsun. Son 10 yılda 600 milyon yavru göl, gölet ve barajlara bıraktık. 2020 yılında 65 milyon, 2021 yılında her vatandaşımıza bir balık misyonu ile hareket edip 85 milyon yavru üretip kaynak sularımıza bıraktık. 2023 yılında Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. kuruluş yılı olarak 100 milyon yavru ürettik ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinin rekorunu kırdık. Bu anlamda kaynaklarımızı rehabilite ediyoruz, kaynaklarımızı destekliyoruz çünkü bu kaynaklar bizim için önemli. Bu kaynaklarda gelecek nesillerimizin hakkı var."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yılmaz, bilim dünyasının, karar vericilerin ve sektörü kullananların, herkesin sorumluluk ilkesi içinde balıklandırma çalışmalarını sahiplenmesi gerektiğini dile getirerek, "Onun için diyoruz ki doğru zamanda doğru balığı, doğru türü, doğru kaynağa bırakmak şartı ile üretimi artırıcı, maliyetleri düşürücü, çevreye zarar vermeden sürdürülebilirlik ilkesi içerisinde kaynaklarımızı balıklandırıyoruz." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İzmir&amp;apos;de yaralı caretta carettanın tedavisine başlandı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/izmirde-yarali-caretta-carettanin-tedavisine-baslandi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/izmirde-yarali-caretta-carettanin-tedavisine-baslandi</guid>
<description><![CDATA[ İzmir&#039;de Pasaport İskelesi yakınlarında bulunan yaralı caretta caretta, ilk müdahalenin ardından tedavi edilmek üzere Doğal Yaşam Parkı&#039;na gönderildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/izmirde-yarali-caretta-carettanin-tedavisine-baslandi-1717705702.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İzmirde, yaralı, caretta, carettanın, tedavisine, başlandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İzmir Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamada, vücudunda kırıklar bulunan 35 kilogram ağırlındaki caretta carettanın ilk müdahalesinin Küçük Hayvan Polikliniğinde yapıldığı ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı’na götürüldüğü belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Carettta carettanın tedavisinin ardından Doğa Koruma Milli Parklar İzmir İl Müdürlüğü tarafından Muğla Deniz Kaplumbağaları Araştırma, Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezine (<strong>DEKAMER</strong>) nakledileceği bildirildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Açıklamada görüşlerine yer verilen deniz canlılarından sorumlu veteriner hekim Sinan Okçuoğlu, deniz kaplumbağasında yaptıkları ön muayenede müdahale edilmezse ölümle sonuçlanabilecek ciddi bir travma tespit ettiklerini belirterek, "Kuvvetli bir canlı olduğu için iyileşmesini umut ediyoruz. Bu hayvanların kıyıya vurma nedenleri ya parazit hastalıklar ya da gemilerin pervanelerinden zarar görmeleri. Küresel iklim değişikliği, denizlerin kirlenmesi, sahillerin işgal edilmesi gibi durumlar da yaşamlarını etkiliyor. Onları korumamız gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Nesli tehlike altındaki 5 bin mersin balığı Yeşilırmak&amp;apos;a salındı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/nesli-tehlike-altindaki-5-bin-mersin-baligi-yesilirmaka-salindi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/nesli-tehlike-altindaki-5-bin-mersin-baligi-yesilirmaka-salindi</guid>
<description><![CDATA[ Samsun&#039;un Çarşamba ilçesinde, Amasya Yedikır Üretim İstasyonu&#039;nda üretilen ve marka takılan mersin balığı yavruları Yeşilırmak&#039;a bırakıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/nesli-tehlike-altindaki-5-bin-mersin-baligi-yesilirmaka-salindi-1718093229.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Nesli, tehlike, altındaki, bin, mersin, balığı, Yeşilırmaka, salındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı <strong>Mehmet Nuri Yılmaz</strong>, balıkların salımı sırasında yaptığı açıklamada, Karadeniz çevresindeki ülkelere de mersin balığı salımı ile ilgili bilgi verildiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yılmaz, "Bu balıklar gerek bizim balıkçılar tarafından gerekse diğer ülkelerdeki balıkçılar tarafından yakalandığı an tekrar bize haber etmek şartıyla suya iade ediliyor. Böyle bir sorumluluk içerisinde bir proje bu. Ülkemizde Yeşilırmak, Kızılırmak, Sakarya'da ciddi manada bu balıklar bulunuyordu, zamanla küresel ısınma ve av baskısıyla bu kaynaklar zayıfladı. Biz kaynaklarımızı korumak ve artırmak için markalandırılan 5 bin adet mersin balığını bu kaynaklara bırakıyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Samsun Tarım ve Orman Müdürü <strong>İbrahim Sağlam</strong> da mersin balıklarının sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi için balıklandırma çalışmalarının önemli olduğunu aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/thumbs_b_c_5afbef3e57c41c0a6e9092f6a63c9b16.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye'de mersin balığının avlanmasının 1971 yılında kısıtlandığına ve 1997'de ise tamamen yasaklandığına işaret eden Sağlam, "Nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olan bir balık türümüzdür. Geçmişte Yeşilırmak'ta balığa rastlandığı söylenmekteydi ama bugünlerde hiçbir şekilde rastlanmıyordu. Mersin balığı tatlı suda yumurta bırakıp, yaşamını denizde sürdürüyor ve denizle mutlak bağlantılı yerlerde üretilmesi gerekiyor." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yeşilırmak'ın, mersin balıkları için önemli bir üreme sahası olduğunu vurgulayan Sağlam, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Fakat son yıllarda gerek stoklarının azalması, gerek çevre koşullarından dolayı Yeşilırmak'ta rastlanmamakta ya da nadir görülmektedir. Özellikle mersin morinası diye isimlendirilen türünden dünyaca ünlü ve ekonomik değeri yüksek olan beluga havyarı yapılmaktadır. Mersin balıklarının sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi için balıklandırma çalışmaları önem arz etmektedir. Bu amaçla Amasya Yedikır Üretim İstasyonu'nda üretilen 5 bin mersin balığı yavrusunu Yeşilırmak'a saldık. Ülkemiz ve ilimiz balıkçılığı için hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bölge balıkçılarımızdan bu türün avlanmamasını, ağlarına takılan olursa da derhal suya geri bırakılmasını rica ediyorum."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Artan kirlilik ve ısınma Marmara Denizi&amp;apos;ni oksijensiz bırakıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/artan-kirlilik-ve-isinma-marmara-denizini-oksijensiz-birakiyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/artan-kirlilik-ve-isinma-marmara-denizini-oksijensiz-birakiyor</guid>
<description><![CDATA[ ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Barış Salihoğlu: - &quot;Uzun dönemli uydu ve saha çalışmalarından elde edilen veriler Marmara Denizi yüzey sularında son 20 yılda 2 derece civarında bir sıcaklık artışı olduğuna işaret ediyor. İçinde bulunduğumuz bu dönemde ise mevsim normallerinin 2,5 derece üzerinde ölçümler alındı&quot; - &quot;Ana bulgularımız, oksijenli Akdeniz suyunun Marmara’yı beslediği ve Marmara için umut vadettiği yönünde ancak artan kirlilik yüklerinden ötürü bu etkinin sınırlı kaldığını gözlemledik. Yüzeyin 30 metre altında oksijensizlik durumu devam ediyor&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/artan-kirlilik-ve-isinma-marmara-denizini-oksijensiz-birakiyor-1717701290.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Artan, kirlilik, ısınma, Marmara, Denizini, oksijensiz, bırakıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Orta Doğu Teknik Üniversitesi (<strong>ODTÜ</strong>) Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdürü <strong>Prof. Dr. Barış Salihoğlu</strong>, Marmara Denizi'ne Akdeniz'den gelen oksijenli suyun, artan kirlilik nedeniyle sınırlı etki gösterdiğini, denizdeki ısınmanın da oksijensizliği artırdığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye İş Bankası tarafından geçen yıl ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsünün kullanımına sunulan insansız su altı planörü "Deniz Kaşifi", Marmara Denizi'nde çeşitli çalışmalar gerçekleştirdi. Enstitü, Deniz Kaşifi'nin eşlik ettiği seferlerle Marmara Denizi'nin hem yüzeyinde hem de derinlerindeki son durumu gözlemledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA muhabirine konuşan Salihoğlu, Deniz Kaşifi ile Marmara Denizi’nde şimdiye kadar üç çalışma gerçekleştirdiklerini, 12-13 Ocak 2023'te Çınarcık Çukuru, 13-17 Ocak 2023'te Çınarcık Çukuru Kapıdağ açıklarına kadar olan doğu-batı hattı ve 26-27 Kasım 2023'te Gemlik Körfezi’nde ölçümler yaptıklarını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İki aşamalı planladıkları ocak ayı araştırmalarının ilk aşamasında kaşifi sabit bir ölçüm istasyonu gibi kullanarak İstanbul Boğazı’ndan çıkan jet akıntısının etkisini 24 saat boyunca gözlemlediklerini anlatan Salihoğlu, bu gözlemde ilk defa, sadece modellerle teorik olarak hesaplanabilen Boğaz jetinin etkisini yerinde ve gerçek zamanlı olarak ölçtüklerini ve bunun, Boğaz jetinin yavaşlaması veya hızlanmasının Marmara Denizi’ni nasıl etkileneceği sorusunun yanıtında yardımcı olacağını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İkinci aşamada, ara tabakadan üst tabakaya doğu-batı ekseninde 76 kilometrelik bir hat boyunca ölçümler yapıldığını aktaran Salihoğlu, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Ölçümler kış koşullarında bile birçok alanın oksijen yönünden fakir olduğunu gözler önüne serdi. Öte yandan Bandırma ve Edremit körfezlerinin de bulunduğu güney bölgesine taşınan, bölgenin aşırı oksijensizleşmesini kısmen de olsa azaltan bol oksijenli Akdeniz alt suyu girişi gözlendi. Fakat batıdan doğuya hat üzerinde gittikçe bu etki tamamen kayboluyor. İzmit Körfezi ve çevresinde suyun oksijence fakirleşmesinden dolayı kış koşullarında bile oksijen katkısı sınırlı kalıyor."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Salihoğlu, Marmara'da derin deniz çalışması kapsamında Çınarcık Çukuru'nda yapılan dalışlarda elde edilen verilerin, bölgedeki kronikleşmiş oksijensizliği bir kez daha gözler önüne serdiğini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kasım ayındaki çalışmalarının sonuçlarına da değinen Salihoğlu, Marmara Denizi'nin kritik körfezlerinden biri olarak nitelendirdiği Gemlik Körfezi’nin en derin bölgesinde ve Gemlik Körfezi’nin sularının yenilendiği kanallardan biri olan Armutlu ile İmralı Adası arasındaki kanalda ölçümler yaptıklarından bahsetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Salihoğlu, "Bu ölçümlerin en önemli bulgusu, Armutlu açıklarından körfeze giren oksijence zengin Akdeniz suyuna rastlanmasıdır. Gemlik Körfezi gibi kapalı ve yüksek kirlilik tehdidi altındaki körfezlerin, dışarıdan gelen sularla seyrelmesi önemlidir. Kirlilik arttıkça bu seyrelme sıklığı ve miktarı ayrıca önem kazanır. Körfez ortasında yapılan ölçümlerde ise Armutlu açıklarından gelen suyun bu noktaya kadar ulaştığını gözlemledik. Ancak körfez ortasından itibaren giren oksijenli suyun kaybolduğu görüldü. Bu durum kirlilikten kaynaklı aşırı organik yük nedeniyle gelen oksijence zengin Akdeniz suyunun bölgeyi yeterince seyreltemediğini gösteriyor." değerlendirmesini yaptı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Mevsim normallerinin 2,5 derece üzerinde ölçümler alındı"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Marmara’daki kirlilik azaltılmadığı sürece tehlikenin devam edeceği, ısınan suda daha az oksijen çözülebileceğinden küresel ısınmanın oksijensizleşmeyi artıracağı uyarısında bulunan Salihoğlu, deniz suyu sıcaklıklarıyla ilgili şu bilgileri paylaştı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Uzun dönemli uydu ve saha çalışmalarından elde edilen veriler Marmara Denizi yüzey sularında son 20 yılda 2 derece civarında bir sıcaklık artışı olduğuna işaret ediyor. İçinde bulunduğumuz bu dönemde ise mevsim normallerinin 2,5 derece üzerinde ölçümler alındı. Analizlerimize göre, geride kalan El Nino döneminde Marmara’da deniz suyu sıcaklıkları ortalaması 17,21 derece olarak gerçekleşti. Bu rakam bir önceki El Nino dönemi olan 2014-2016 yıllarında 14,72 derece, 1997-1998’deki El Nino döneminde 15,18 derece ve 1982-1983 yıllarındaki El Nino döneminde ise 15,10 derece olarak kaydedilmişti."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kirlilik seviyelerinde bir azalma görmediklerini, denizde yüksek seviyedeki azot ve fosfat varlığının devam ettiğini vurgulayan Salihoğlu, kentsel, endüstriyel ve tarımsal kirleticilerin Marmara Denizi'ne girmeye devam ettiğinin altını çizdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Prof. Dr. Barış Salihoğlu, "Oksijen durumu bölgesel ve mevsimsel olarak değişkenlik gösterse de Marmara genelinde 30 ila 40 metre derinlikten sonra birçok yerde kritik düzeyin altında seyrediyor. Marmara üst suyu ve alt suyu arasındaki oksijen geçişi oldukça keskin olmakla birlikte bu durum oldukça endişe verici. Ana bulgularımız, oksijenli Akdeniz suyunun Marmara’yı beslediği ve Marmara için umut vadettiği yönünde. Ancak artan kirlilik yüklerinden ötürü bu etkinin sınırlı kaldığını gözlemledik. Yüzeyin 30 metre altında oksijensizlik durumu devam ediyor." tespitlerini paylaştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Marmara Denizi Eylem Planı'nın ivedilikle hayat geçirilmesi gerektiğini dile getiren Salihoğlu, şehir, endüstri ve tarımdan kaynaklı kirleticilerin ileri arıtma yapıldıktan sonra sisteme verilmesi ve mümkünse de bu suların tekrar kullanımının teşvik edilmesi önerilerinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Sorumluluk almaya devam edeceğiz"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Lideri İzlem Erdem, denizlerin sağlığını koruma, kirliliğin önlenmesi, ekosistemin sürdürülebilirliği ve bilimsel çalışmalara destek olmak hedefiyle ODTÜ ile Deniz Kaşifi, Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) ile "Denizlerin Geleceği: Deniz Çayırları" projesini yürüttüklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz çayırları projesi kapsamında, 30 ilkokul ve ortaöğretim okulunda 4 bini aşkın öğrenciye eğitim verildiğini ifade eden Erdem, ilerleyen dönemde de denizlerin ve biyoçeşitliliğin korunmasıyla ilgili sorumluluk almaya devam edeceklerini bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yeşil dönüşüm ve karbonsuz ekonomiye geçişte finansman konusunun önemine işaret eden Erdem, sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"2023 yılında ülkemize 2,4 milyar dolar tutarında sürdürülebilirlik temalı kaynak sağladık. Ayrıca 500 milyon TL tutarında, iki yıl vadeli yeşil tahvil ihraç ettik. Bu işlem, bankacılık sektörü tarafından yurt içinde TL cinsinden gerçekleştirilen ilk yeşil borçlanma aracı ihracı oldu. Karbonsuzlaşma konusunda iddialı hedefler ortaya koyduk ve bu konuda hedeflerimizin de ötesine geçerek ilerliyoruz. Kendi operasyonlarımızdan kaynaklanan emisyonlarımızı 2023 sonu itibarıyla 2018 baz yılına kıyasla yüzde 79 oranında azalttık. Böylece, daha önce 2035 olarak açıkladığımız karbon-nötr banka olma hedefimizi 2026 yılına çektik."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>PANEL Duyurusu ‘’Baskı Altında Akdeniz’de Deniz Çayırlarını Koruma Hareketi’’</title>
<link>https://trafikdernegi.com/panel-duyurusu-baski-altinda-akdenizde-deniz-cayirlarini-koruma-hareketi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/panel-duyurusu-baski-altinda-akdenizde-deniz-cayirlarini-koruma-hareketi</guid>
<description><![CDATA[ Denizlerde, kıyılarda ve iç sularda; doğal, tarihi ve kültürel değerlerin araştırılması, korunması, çoğaltılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasını amaçlayan Sualtı Araştırmalar Derneği (SAD) 7 Haziran 2024 Tarihinde Bodrum’da ‘’Baskı Altında Bir Deniz; Akdeniz’de Deniz Çayırlarını Koruma Hareketi’’ adında bir panel düzenleyecek. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/panel-duyurusu-baski-altinda-akdenizde-deniz-cayirlarini-koruma-hareketi-1717609602.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>PANEL, Duyurusu, ‘’Baskı, Altında, Akdeniz’de, Deniz, Çayırlarını, Koruma, Hareketi’’</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>SAD</strong> tarafından yürütücülüğünü <strong>Dr. Mert Gökalp</strong>’in üstlendiği ‘’<strong>Baskı Altında Akdeniz’de Deniz Çayırlarını Koruma Hareketi</strong>’’ (kısa adıyla <strong>SAD Project Posidonia</strong>) ilgili tüm paydaşlarla bu konuyu güncel olarak masaya yatırmıştır. 2023 Yılının Eylül ayından bu yana Bodrum yarımadası anakara ve ada kıyılarında SAD Project Posidonia proje çalışma ve etkinlikleri; araştırma, belgeleme, raporlama ile farkındalık ve kamuoyu oluşturma çalışmaları başlıklarında devam edilmektedir. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yapılan açıklamada etkinliğin Bodrum’da <strong>7 Haziran 2024</strong> Tarihinde saat 10:00' da Özel Bodrum Marmara Koleji Atatürk Kültür Merkezi Konferans Salonunda gerçekleştirilecek olan Panelin moderatörlüğünün SAD Yönetim Kurulu Üyesi Cem Orkun Kıraç; Açılış konuşmalarının Fabien Flori, Emrecan Polat, Ayşegül Çil tarafından yapılacağı belirtildi. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Panel konuşmacıları arasında Arif Yılmaz, Dr. Mert Gökalp, Prof. Antonie Aiello, Prof. Fredderique Chlous, Dr. Maddy Cancemi, Dr. Aylin Ulman, Doç. Dr. Güzel Yücel Gier, Dr. Nesimi Ozan Veryeri, Selen Cambazoğlu, Dr. Başak Sözer gibi güçlü isimler yer alıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Projenin broşürlerine ait çizimler ve illüstrasyonların Yasemin Sayıbaş Akyüz, içerik metinleri ise Mert Gökalp tarafından hazırlandığı bildirildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balık Haber Merkezi – Özden Aydın Şimşek</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/WhatsApp%20G%C3%B6rsel%202024-06-05%20saat%2012_35_27_1aa2c1ae.jpg"></span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İzmit Körfezi&amp;apos;nde biyoçeşitliliğin arttırılması için 100 yapay resif bırakıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/izmit-koerfezinde-biyocesitliligin-arttirilmasi-icin-100-yapay-resif-birakildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/izmit-koerfezinde-biyocesitliligin-arttirilmasi-icin-100-yapay-resif-birakildi</guid>
<description><![CDATA[ Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın: - &quot;Yapay resif projesi bu ekosistemi teşvik ve takviye edecek, bilimsel çalışma olarak Marmara Denizi tarihine, özellikle Körfez yaşamına çok önemli kilometre taşı olarak dikilmiş olacak&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/izmit-korfezinde-biyocesitliligin-arttirilmasi-icin-100-yapay-resif-birakildi-1717685984.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İzmit, Körfezinde, biyoçeşitliliğin, arttırılması, için, 100, yapay, resif, bırakıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İzmit Körfezi'nde biyoçeşitliliğinin arttırılması amacıyla hayalet ağlardan ve atıklardan temizlenmiş bölgeye yapay resifler konuldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, İzmit Körfezi'nde yapay resif bırakılabilecek alanların belirlenmesi için Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi ile çalışma yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Eskihisar Sahili'ne yapay resif bırakılması kapsamında Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından hazırlanan, Tarım ve Orman Bakanlığınca onaylanan proje için Gebze ilçesi Eskihisar Balıkçı Barınağı önünde "Yapay Resif Bırakma Programı" düzenlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, burada yaptığ konuşmada, İzmit Körfezi'nin korunmasına yönelik çalışmaların önemine değindi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ağırlıkları 1,5 ila 1,7 ton arasındaki yapay resiflerin, akademisyenler tarafından belirlenen alanlara konulduğunu anlatan Büyükakın, Marmara Denizi'nin ekosisteminin korunması için birçok çalışmayı aynı anda yürüttüklerini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Büyükakın, bu çalışmaların başında İzmit Körfezi'nin uç noktasında biriken dip çamurunun çıkarılmasının yer aldığını, şu ana kadar 500 bin metreküplük çamurun alındığını belirterek, "Bunun deniz ekosistemini güçlendireceğini, özellikle müsilaj ve benzeri problemlerle ilgili Marmara Denizi'nin yeniden hayat bulması için çok ciddi katkı sağlayacağını biliyoruz. Bu doğrultuda çalışmaları takip ediyoruz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>-<strong> Evsel atık sularda yüzde 100 ileri biyolojik arıtma hedefi</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>İzmit Körfezi'nin korunması için yapılan çalışmalara ilişkin bilgiler veren Büyükakın, özellikle evsel atık suların temizlenmesi, arıtılması ve denize bırakılmasının hayati önem arz ettiğini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Büyükakın, Marmara Denizi'ne 4,5 milyon metreküplük evsel atık su deşarjının yapıldığını, bunun yüzde 53'ünün sadece ön arıtmayla denize bırakıldığını aktararak, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Ön arıtmayla denize bırakmak demek, kaba pisliği kenarda tutup suyu salmak demek. Bu da azot ve fosforla deniz ekosistemini kirletmek demek. Evsel atık suların içinden azotu aldığınızda biyolojik arıtma yapmış olursunuz, beraberinde fosforu da aldığınızda bunun adı ileri biyolojik arıtma olur. Biz Kocaeli'de yüzde 73 mertebesinde ileri biyolojik arıtma yapıyoruz. Yüzde 100'ü biyolojik, yüzde 73'ü ise ileri biyolojik seviyede. İnşallah yüzde 100'e ulaştırmak için yatırım projelerimize devam ediyoruz. Hedef, Marmara'nın tamamında aynı oranların yakalanması ama maalesef yüzde 53'ü sadece ön arıtmayla. Bu yüzde 53'ün yüzde 97'si maalesef İstanbul'dan kaynaklanıyor."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İzmit Körfezi'ne çeşitli noktalardan 42 bin balık bırakıldığına değinen Büyükakın, "Yapay resif projesi de bu ekosistemi teşvik ve takviye edecek bilimsel çalışma olarak Marmara Denizi tarihine, özellikle Körfez yaşamına çok önemli kilometre taşı olarak dikilmiş olacak." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Konuşmanın ardından 100 beton bloktan oluşan yapay resif, özel vinçle İzmit Körfezi'nin hayalet ağlardan ve atıklardan temizlenmiş bölgelerinden Gebze Eskihisar Sahili mevkisinde dalgıçların yardımıyla deniz dibine yerleştirildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Resiflerin ekosisteme etkileri, Kocaeli Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümünce incelenip kayıt altına alınacak ve raporlanacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Programa, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halim Aytekin Ergül, AK Parti Gebze İlçe Başkanı Recep Kaya ve Gençlik Kolları Başkanı Bilal Durmuş Kurt da katıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Antalya Körfezi&amp;apos;nde yapay resifler oluşturulacak</title>
<link>https://trafikdernegi.com/antalya-koerfezinde-yapay-resifler-olusturulacak</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/antalya-koerfezinde-yapay-resifler-olusturulacak</guid>
<description><![CDATA[ Antalya Büyükşehir Belediyesi, deniz biyoçeşitliliğinin korunması, yerel balık popülasyonunun artırılması, kaçak avcılığa engel olmak ve sportif balıkçılığın geliştirilmesi amacıyla kıyılarda yapay resifler oluşturmak için proje başlattı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/antalya-korfezinde-yapay-resifler-olusturulacak-1717654972.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Antalya, Körfezinde, yapay, resifler, oluşturulacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, belediyenin ev sahipliğinde Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi, Antalya Tarım ve Orman Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Antalya Grup Komutanlığı, Antalya Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü, Antalya Bölge Liman Başkanlığı ve STK temsilcilerinin katıldığı bir toplantı düzenlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Lokman Atasoy, toplantıda yaptığı konuşmada, belediye olarak denizin korunması ve deniz yaşamını gelecek nesillere aktarmak amacıyla çalışmalar yürütüldüğünü belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özellikle deniz ekosisteminin korunması, biyoçeşitliliğin artırılması için çalışmalar yaptıklarını anlatan Atasoy, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Yabancı istilacı türlerle mücadele, yerli türlerin popülasyonun arttırılması konusunda önemli çalışmalarımız var. Yapay resifler konusu da uzun bir süredir yapmayı hedeflediğimiz bir çalışmaydı. Projede amacımız deniz ekosistemini korumak, biyoçeşitliliği artırmak. Yapay resiflerin dalış turizmine ve olta balıkçılığına da katkı sağlayacağını düşünüyoruz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Turhan Kebapçıoğlu da yapay resif projesinin son derece önemli olduğunu kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kaçak avcılıkla mücadele ve balık popülasyonu artışı için yapay resifi önemsediklerini bildiren Kebapçıoğlu, yapay resif hangi bölgelerde yapılabilir, hangi tip resifler kullanabilir bunları da ilerleyen toplantılarda değerlendireceklerini aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;11. Uluslararası İnci Kefali Göçü Kültür ve Sanat Festivali&amp;quot;ne binlerce kişi katıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/11-uluslararasi-inci-kefali-goecu-kultur-ve-sanat-festivaline-binlerce-kisi-katildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/11-uluslararasi-inci-kefali-goecu-kultur-ve-sanat-festivaline-binlerce-kisi-katildi</guid>
<description><![CDATA[ Van&#039;ın Erciş ilçesinde düzenlenen &quot;11. Uluslararası İnci Kefali Göçü Kültür ve Sanat Festivali&quot;ne binlerce kişi katıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/11-uluslararasi-inci-kefali-gocu-kultur-ve-sanat-festivaline-binlerce-kisi-katildi-1717706453.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>11., Uluslararası, İnci, Kefali, Göçü, Kültür, Sanat, Festivaline, binlerce, kişi, katıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İnci Kefali Tabiat Parkı'nda Van Valiliği, Erciş Kaymakamlığı, Erciş Cumhuriyet Başsavcılığı ve bazı şirketlerin işbirliğiyle organize edilen festivale katılanlar, suyun tersine yüzen ve önüne çıkan engelleri aşmaya çalışan balıkların göçüne tanıklık etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Düzenlenen etkinliklerle güzel zaman geçiren vatandaşlar, sanatçıların verdiği konserlerle eğlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Erciş Kaymakamı Murat Karaloğlu, inci kefalinin kent için önemli bir değer olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İnci kefallerinin göçünü tanıtmak amacıyla düzenledikleri festivalin 3 gün boyunca renkli görüntülere sahne olduğunu belirten Karaloğlu, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Ziyaretçileri İnci Kefali Tabiat Parkı'nda ağırladık. Festivalimize yerli ve yabancı yaklaşık 90 bin kişi katıldı. Önceki yıllara göre rekor bir rakam. Sanatçılarımız seslendirdikleri türkülerle katılımcılara keyifli anlar yaşattı. Suyun tersine yüzen ve önüne çıkan engelleri aşmaya çalışan balıkların göçünü tüm dünyaya tanıtmak istiyoruz. Ziyaretçilerin festival süresince güzel vakit geçirmeleri sağlamaya çalıştık. Akarsu debisinin yüksek olması balık göçünün daha iyi izlemesini sağladı. Festivalimize ilgi gösteren herkese teşekkür ederim."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güneyden gelen istilacı türler Akdeniz&amp;apos;de biyoçeşitlilik kaybına yol açıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/guneyden-gelen-istilaci-turler-akdenizde-biyocesitlilik-kaybina-yol-aciyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/guneyden-gelen-istilaci-turler-akdenizde-biyocesitlilik-kaybina-yol-aciyor</guid>
<description><![CDATA[ İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cem Dalyan: - &quot;Lokum balığı ya da gümüş balığı diye adlandırılan bir tür var. Gümüş aslında bizim yerli türümüze verilen isimdi ama 1950&#039;lerden beri bu türün hakimiyetiyle kendi yerli ıskarmoz, gümüş ya da lokum balığı dediğimiz türü kaybettik, yerinde Kızıldeniz göçmeni olan lokum balığı bulunuyor&quot; - &quot;Çırpan ya da sokar balıkları dediğimiz balıklar tamamıyla denizdeki yosun ve bitkilerle besleniyor, güney kıyılarımızda neredeyse yosun bırakmadılar&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/guneyden-gelen-istilaci-turler-akdenizde-biyocesitlilik-kaybina-yol-aciyor-1717511176.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Güneyden, gelen, istilacı, türler, Akdenizde, biyoçeşitlilik, kaybına, yol, açıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cem Dalyan, denizlerde biyoçeşitlilik kaybının en büyük problem olduğuna dikkati çekerek, "Lokum balığı ya da gümüş balığı diye adlandırılan bir tür var. Gümüş aslında bizim yerli türümüze verilen isimdi ama 1950'lerden beri bu türün hakimiyetiyle kendi yerli ıskarmoz, gümüş ya da lokum balığı dediğimiz türü kaybettik, yerinde Kızıldeniz göçmeni olan lokum balığı bulunuyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doç. Dr. Dalyan, küresel ısınmanın etkisiyle denizlerde biyoçeşitlilik yönünden yaşanan sorunlara ilişkin 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, denizlerin hoyrat şekilde kullanıldığını, bu konuda biraz daha dikkatli olunması ve çaba gösterilmesi gerektiğini bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Denizlerin, güney kıyılardan başlayarak çok fazla ve çok çeşitli sorunları olduğunu ifade eden Dalyan, "Genel olarak biyoçeşitlilik kaybı en büyük problemimiz. Biyoçeşitlilik kaybı derken özellikle güney kıyılarımızdan, yoğunlukla Süveyş Kanalı'ndan gelen birçok canlı bulunuyor. Bunlar tür sayısında bir artışa neden oluyor ancak Akdeniz'in biyoçeşitliliği üzerinde çok daha büyük kayıplara neden oluyor." değerlendimesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dünyanın birçok yerinde deniz suyu sıcaklığının arttığını, Akdeniz'de de bu artışın söz konusu olduğunu belirten Dalyan, sözlerine şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Daha güneyden gelen canlılar olduklarından avantaj sağlayarak burada daha başarılı popülasyonlar oluşturabiliyorlar. Yerli türler üzerinde ciddi baskıları var bu türlerin. Bu türler özellikle güney kıyılarımızı ve Ege Denizi'nin güneyini tehdit eden türler. Burada oluşmuş hem kültürel yapıyı hem balıkçılık sektörünü, turizmi, soframıza gelen gıdayı değiştirecek nitelikte etkiler yaratıyorlar. Örneğin lokum balığı denen ya da bölgede gümüş balığı diye adlandırılan bir tür var. Gümüş aslında bizim yerli türümüze verilen isimdi ama 1950'lerden beri bu türün hakimiyetiyle kendi yerli ıskarmoz, gümüş ya da lokum balığı dediğimiz türü kaybettik, yerinde Kızıldeniz göçmeni olan lokum balığı bulunuyor. Bu, besin zincirinde de önemli etkilere neden oluyor. Ekosistemde besin zinciri ya da besin ağı değiştiği zaman daha büyük sorunlara yol açıyor. Gelen balıklardan iki tür var ki çarpan, çırpan ya da sokar balıkları dediğimiz balıklar tamamıyla denizdeki yosun ve bitkilerle besleniyor, güney kıyılarımızda neredeyse yosun bırakmadılar. Dolayısıyla besin zincirindeki herhangi bir halkada oluşacak bu büyüklükteki bir etki bütün denizin değişmesine sebep oluyor. Özellikle son 50 yıldır güney kıyılarımızda her şeyin değiştiğinden bahsedebiliriz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Denize bırakılan atıklar, sıcaklıkla birleşince kirliliğin daha büyük problemlere yol açmaya başladığını anlatan Dalyan, "Güney kıyılarımızda bir çok yeri kaybetme tehlikesi altında olduğumuzu söyleyebilirim. Dünyada 20 sene önce yapılmış modellerde beklenen sıcaklığın geleceği durumla ilgili değerlere şu an varmış durumdayız. Bu bir çığ gibi büyüyor. Bundan 30-40 sene sonrasını planladığımız değerlere büyük ihtimalle 10 sene içinde ulaşacağız ve ciddi önlemler almazsak, bu konuyla ilgilenmezsek denizlerimiz çok ciddi tehdit altında." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Bir türün kıyameti gerçekleşti Akdeniz'de"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Doç. Dr. Dalyan, Akdeniz'in en büyük çift kabuklusu olarak bilinen, deniz suyundaki atıkları süzerek filtreleyen pinaların 2018 yılında oluşmaya başlayan bir etkiyle, kısa süre içinde Akdeniz'de yok olduğunu, geriye kalan pinaların ise sadece Marmara Denizi'nde yaşadığını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akdeniz'in birkaç yerinde çok küçük popülasyonlara rastlandığını anlatan Dalyan, "Bir türün kıyameti gerçekleşti Akdeniz'de. Kıyamet, insan türünün ortadan yok olmasıysa, Akdeniz'de de pina türü yok oldu. Sindirim sistemlerinde yaşayan tek hücreli canlı neden oldu bu ölüme. Sıcaklıkla tetiklendiği söyleniyor. Her zaman sindirim sisteminde yaşayan bu tek hücrelinin, sıcaklıkla birlikte daha fazla aktif olduğu, pinaların Akdeniz'de tamamının yok olduğu söyleniyor." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dalyan, "Denizlerdeki ısınma büyük problem. Bu konuda hem ulusal stratejiler geliştirmeli hem uluslararası stratejilere katılım sağlamalıyız." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İstilacı yabancı türleri takip etmek için İskenderun-Mersin arasında çalıştıklarını, hem besin zincirindeki yerlerini hem balıkçılığa etkilerini hem de ekosistem bütçesinde yarattıkları kaybı hesaplamaya çalıştıklarını belirten Dalyan, "Son 100 senedeki değişimden önceki Akdeniz'i çalışmak için Kuzey Ege'ye ağırlık vermiş durumdayız. Kuzey Ege yapısı gereği belki de Doğu Akdeniz'in en doğal hali diyebiliriz. Bir de Kuzey Ege'de koruma çalışmaları, biyoçeşitliliği, balığı ve balıkçılığı takip etmeye çalışıyoruz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İstanbul&amp;apos;da sıcaklığın artışıyla denizdeki alg yoğunluğu dikkati çekti</title>
<link>https://trafikdernegi.com/istanbulda-sicakligin-artisiyla-denizdeki-alg-yogunlugu-dikkati-cekti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/istanbulda-sicakligin-artisiyla-denizdeki-alg-yogunlugu-dikkati-cekti</guid>
<description><![CDATA[ Büyükçekmece&#039;de denizde oluşan alg (yosun) yoğunluğu dronla görüntülendi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/istanbulda-sicakligin-artisiyla-denizdeki-alg-yogunlugu-dikkati-cekti-1717411259.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İstanbulda, sıcaklığın, artışıyla, denizdeki, alg, yoğunluğu, dikkati, çekti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Hava sıcaklığının artışıyla birlikte ilçede denizdeki alg yoğunluğu dikkati çekti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bazı bölgelerde deniz renginin kızıla ve sarıya döndüğü görülürken renk değişimi dronla da görüntülendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meriç Albay, AA muhabirine, Büyükçekmece'de deniz renginin değişmesinin, lokal bir artık girdisinden kaynaklı olabileceğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Prof. Albay, su sıcaklığının artışıyla birlikte kirlilik kaynakları (azot, fosfor gibi besin tuzları) birleşince alg artışının yaşandığını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tekne sahibi Murat Kömürcü, daha önce böyle bir durumla karşılaşmadığını, görüntünün endişe verici olduğunu dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sapanca Havzası&amp;apos;nda akarsularda ekolojik sürekliliğin yeniden oluşturulmasına yönelik proje başlatıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/sapanca-havzasinda-akarsularda-ekolojik-surekliligin-yeniden-olusturulmasina-yoenelik-proje-baslatildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/sapanca-havzasinda-akarsularda-ekolojik-surekliligin-yeniden-olusturulmasina-yoenelik-proje-baslatildi</guid>
<description><![CDATA[ Sapanca Havzası&#039;nda, akarsularda ekolojik sürekliliğin yeniden oluşturulmasına yönelik proje uygulamaya alındı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/sapanca-havzasinda-akarsularda-ekolojik-surekliligin-yeniden-olusturulmasina-yonelik-proje-baslatildi-1716786041.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sapanca, Havzasında, akarsularda, ekolojik, sürekliliğin, yeniden, oluşturulmasına, yönelik, proje, başlatıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Özcan Gaygusuz başkanlığında hazırlanan TÜBİTAK destekli "Akarsularda Bozulan Ekolojik Sürekliliğin Yeniden Oluşturulması Bilimsel Araştırma" projesinin pilot çalışmasının Ekim 2025'te tamamlanması planlanıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Proje kapsamında İstanbul, Hacettepe, Trakya, Çanakkale 18 Mart ve Kahramanmaraş Sütçü İmam üniversitelerinden 9 araştırma görevlisi ve öğrenciler, Kurtköy Deresi'nde çalışma yürüttü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ekip, doğal ve insan kaynaklı nedenlerle balıkların doğal göçlerinin engellendiği belirtilen derede, göç olanaklarının düzeltilmesi için "geçit" oluşturdu. Gözlemler sonucu balıkların bu geçidi kullandığı görüldü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çalışma çerçevesinde dereden tutulan balıklar işaretlenip tekrar suya bırakılarak üzerlerinde araştırma yapılacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doç. Dr. <strong>Özcan Gaygusuz</strong>, yaptığı açıklamada "<strong>balık geçidi modeli</strong>"ni Kurtköy Deresi'nde denediklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Projeyle öğrencilerin teknik bilgilerini geliştirmeyi ve onlara mesleki deneyim kazandırmayı da amaçladıklarını belirten Gaygusuz, Sapanca Gölü'nde 28 balık türü yaşadığını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gaygusuz, balıkların derelerde üreme göçü yaptığını aktararak, "Bu sırada çeşitli engellerle karşılaşıyorlar, menfez yapıları gibi. Buraları aşmakta zorlanıyorlar. Bazen de çoğunlukla da bu engelleri aşamıyorlar. Aşamadıkları zaman da havyarlarını, yumurtalarını dökemiyorlar ve maalesef balıkların stoklarında azalmalar meydana geliyor. Geliştirdiğimiz modeli Kurtköy Deresi'ne uyguladık." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yakaladıkları balıkları işaretlediklerini dile getiren Gaygusuz, "İşaretlediğimiz balıkları tekrar bulabilecek miyiz, balık geçidini kullanıyorlar mı, bunu bilimsel metotlarla ispatlamak istiyoruz. Bu metot balık dostu bir metot. Balıklara herhangi bir ağırlık yapmıyor. Onların yüzmeleri engellemiyor." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hacettepe Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Serhat Küçükali de deredeki bir engel üzerine balık geçidi oluşturduklarını, havzada bulunan yüzme kapasitesi düşük diğer türlerin geçişini sağlamak için böyle bir tasarım yaptıklarını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ekipte yer alan öğrenci Yakup Ceylan, çalışmaları yerinde görerek önemini daha iyi anlayabildiklerini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Öğrenci Sevda Duman ise projenin uygulanmasını yerinde görmenin kendilerine bilgi ve fayda sağladığını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Van&amp;apos;da üniversite öğrencileri &amp;quot;inci kefali nöbeti&amp;quot; tuttu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/vanda-universite-oegrencileri-inci-kefali-noebeti-tuttu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/vanda-universite-oegrencileri-inci-kefali-noebeti-tuttu</guid>
<description><![CDATA[ Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) öğrencileri, üreme döneminde tatlı sulara göç eden inci kefalinin korunmasına yönelik çalışmalara katkı sunmak ve farkındalık oluşturmak amacıyla temsili olarak yaklaşık 3 saat nöbet tuttu. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/vanda-universite-ogrencileri-inci-kefali-nobeti-tuttu-1716786388.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Vanda, üniversite, öğrencileri, inci, kefali, nöbeti, tuttu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>YYÜ Mühendislik Fakültesince, Erciş ilçesindeki İnci Kefali Tabiat Parkı'nda etkinlik düzenlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu kapsamda parkın bulunduğu alana götürülen fakültede eğitim gören 150 öğrenci, çevre temizliği yaptı, Van Gölü'nde yaşayan ve üreme döneminde tatlı sulara göç eden balıkların göçünü izledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Göçle ilgili bilgilendirilen öğrenciler, koruma çalışmalarına katkı sunmak ve farkındalık oluşturmak için yaklaşık 3 saat temsili nöbet tuttu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>YYÜ Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. <strong>Remzi Tuntaş</strong>, 150 öğrenciye yönelik İnci Kefali Tabiat Parkı'nda program düzenlediklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/thumbs_b_c_955266d3ab4f6fcb1988a18dfd8cf337.jpg"></p>

<p><span><span><span>Van Gölü'nün güzelliklerini tanıtmak amacıyla bu tür programlar düzenlediklerini belirten Tuntaş, "Üniversite olarak eğitim, öğretim ve araştırma faaliyetlerinin yanında sosyal ve kültürel etkinlikler de yapmamız gerekiyor. Bu kapsamda balık göçünü görmek için buraya geldik. Öğrencilerimizde doğanın korunması ve ekolojik sorumluluk bilincinin oluşturulması amacıyla panel düzenledik. Buradaki güzelliğin önemine vurgu yaptık." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doktor öğretim üyesi Erdoğan Özel de öğrencilerle inci kefalinin göçüne şahitlik etmek için etkinliği düzenlediklerini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Amaçlarının öğrencilere göçün nasıl gerçekleştiğini göstermek ve farkındalık oluşturmak olduğunu vurgulayan Özel, "Burada çevre temizliği yaptık. Maalesef katı atık çok fazla. Bunlar bizden kaynaklanıyor. Bu atıklar Van Gölü'ne gidiyor ve bir kirlilik yaşanıyor. Bu konuda farkındalık oluşturmak istedik. Panelimizi salon yerine doğada yaptık. Öğrencilerimize bilgiler aktardık. Kaçak avcılığa dikkati çekebilmek için öğrencilerimiz burada nöbet tuttu." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Üremek için tatlı sulara göç eden inci kefalini koruma çalışmaları sürüyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/uremek-icin-tatli-sulara-goec-eden-inci-kefalini-koruma-calismalari-suruyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/uremek-icin-tatli-sulara-goec-eden-inci-kefalini-koruma-calismalari-suruyor</guid>
<description><![CDATA[ Van Gölü&#039;nde yaşayan ve üreme döneminde suyun akışının tersine yüzerek tatlı sulara göç eden inci kefali, av yasağı süresince güvenlik güçlerince sıkı tedbirlerle korunuyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/uremek-icin-tatli-sulara-goc-eden-inci-kefalini-koruma-calismalari-suruyor-1716787841.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Üremek, için, tatlı, sulara, göç, eden, inci, kefalini, koruma, çalışmaları, sürüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Balık göçünün en yoğun yaşandığı Van'ın Muradiye ilçesinde polis, jandarma ve güvenlik korucuları, akarsuların göle döküldüğü bölgeleri, sulak alanları ve dere kenarlarını termal kameralar ve dronla kontrol altında tutuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bendimahi Çayı'nda yaptıkları denetimde kaçak avlanan bir ton inci kefali ele geçiren güvenlik güçleri, tatlı kaynaklarının bulunduğu yerlerde çalışmalarını sürdürüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Denetimlere katılan Muradiye Kaymakamı Melih Aydoğan, gazetecilere, inci kefallerinin 23 kilometrelik göç yolculuğunun ardından tatlı sulara ulaştığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kaçak avlanmanın önüne geçmek için denetimlerin sürdüğünü belirten Aydoğan, "Balığın korunması için emniyetimiz, jandarmamız ve sahil güvenliğimizle tüm tedbirlerimizi alıyoruz. Van Gölü'nde bu endemik türün korunması ve neslinin yaşatılması önemli. Ekiplerimiz karadan termal kameralarla havadan da dronlarla çalışma yürütüyor. Bu sezon kaçak avlanan 25 ton inci kefali ele geçirildi. Cezaların caydırıcı olmasıyla bu sezon kaçak avcılığın geçmiş yıllara göre azaldığı görülüyor." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Doktor Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş ise "Göçün en yoğun olduğu dönemleri yaşıyoruz. Jandarma ve polis ekipleri yoğun koruma tedbirleri almış durumda. Geçmiş yıllara göre su bol olduğu için göç çok yoğun. Balıklar çok daha yukarıya çıktılar ve sağlıklı bir üreme gerçekleştiriyorlar." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Eğirdir Gölü&amp;apos;nde bulunan el bombaları gölden temizlendi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/egirdir-goelunde-bulunan-el-bombalari-goelden-temizlendi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/egirdir-goelunde-bulunan-el-bombalari-goelden-temizlendi</guid>
<description><![CDATA[ Eğirdir Gölü&#039;nde bulunan el bombaları ekiplerce gölden alındı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/egirdir-golunde-bulunan-el-bombalari-golden-temizlendi-1716787210.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Eğirdir, Gölünde, bulunan, bombaları, gölden, temizlendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Alınan bilgiye göre, Yazla Mahallesi kıyısında el bombası olduğunu gören bir vatandaş, durumu polis ekiplerine bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İhbar üzerine bölgeye polis ekipleri sevk edildi. Gölde inceleme yapan ekipler, suda 8 el bombası olduğunu tespit etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bombalar, İstanbul Deniz Kuvvetleri Komutanlığından gelen ekip tarafından gölden alınarak Eğirdir Dağ Komando Okulu’na götürüldü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bombaların, buradaki Camili Yayla eğitim alanında imha edileceği öğrenildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kahverengi deniz yosunundan &amp;quot;gıda ve çevre dostu&amp;quot; ambalaj üretildi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kahverengi-deniz-yosunundan-gida-ve-cevre-dostu-ambalaj-uretildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kahverengi-deniz-yosunundan-gida-ve-cevre-dostu-ambalaj-uretildi</guid>
<description><![CDATA[ Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü&#039;nde yürütülen proje kapsamında, kahverengi deniz yosunundan gıdaların bozulmasını önleyen, çevreye ve gıdaya dost ambalaj üretildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/kahverengi-deniz-yosunundan-gida-ve-cevre-dostu-ambalaj-uretildi-1716444051.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kahverengi, deniz, yosunundan, gıda, çevre, dostu, ambalaj, üretildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Çevre ve geri dönüşümle ilgili proje fikri oluşturan Kimya Mühendisliği Bölümü 4'üncü sınıf öğrencisi Büşra Esim, aynı bölümden Öğretim Üyesi Doç. Dr. Filiz Uğur Nigiz'in danışmanlığında "Kahverengi Deniz Yosunlarından Gıda Ambalajı Üretimi ve Karakterizasyonu" adlı projeyi hayata geçirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (<strong>TÜBİTAK</strong>) destekli proje kapsamında müsilajdan sonra deniz kıyılarında daha yaygın hale gelen kahverengi deniz yosunlarını laboratuvar ortamında işlemlerden geçiren Esim, ambalaj üretmeyi başardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Büşra Esim, AA muhabirine, Çanakkale'nin Dardanos bölgesinden kahverengi deniz yosunlarını topladıklarını, laboratuvar ortamında yıkama aşamasından geçirerek deniz tuzundan arındırdıklarını ve farklı işlemlerden geçirerek gıda ambalajı ürettiklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Esim, "Gıdaları bu filmlerle kaplayarak fiziksel, kimyasal ve biyolojik bozulmalardan koruyup raf ömrünü uzatmış oluyoruz hem de çevre dostu olduğu için plastik kirliliğini önlemiş oluyoruz. Ambalajlar doğaya atıldıklarında 3-5 hafta içinde kendi kendine yok olabiliyorlar. Bu nedenle çevre dostu olarak görülüyorlar. Aynı zamanda yenilmesinde de bir sakınca görülmüyor. Üretim maliyeti açısından da uygun." diye konuştu.</span></span></span></p>

<h3><strong><span><span><span>"Testlerini tamamladık, patent ve yayın aşaması var"</span></span></span></strong></h3>

<p><span><span><span>Doç. Dr. Filiz Uğur Nigiz de çalışmayı <strong>TÜBİTAK</strong> destekli lisans öğrencisi projesi olması bakımından çok önemsediklerini dile getirerek, "Bu öğrenciler kimya mühendisi olarak mezun olduklarında, eğitimlerini boş geçirmemiş oluyorlar, CV'leri dolu oluyor ve faydalı şeyler yaparak hazır hale geliyorlar." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Nigiz, projenin çevreyi, gıdayı ve plastik geri dönüşümünü bir araya getiren bir çalışma olduğunu vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz yosunlarından sodyum aljinat (yoğunlaştırıcı bileşen) üretip film haline getirdiklerini anlatan Nigiz, "Projenin bütün testlerini tamamladık. Bundan sonra patent ve yayın aşaması var." bilgisini paylaştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ürünün ham maddesinin doğadan gelip, doğaya gittiğine dikkati çeken Nigiz, ambalajları ürettikten sonra toprağa ektiklerini, farklı iklim koşulları oluşturmak için farklı zamanlarda suladıklarını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yazın daha az, sonbaharda ve kışın daha fazla su verdiklerini aktaran Nigiz, "Gördük ki çok sulanan 3 haftada, az sulanan ise 5 ila 7 haftada tamamen bozuluyor. Üstelik ektiğimiz tohumlarda da ambalaj olmayan yerlere göre daha fazla büyüme fark ettik. Bu kısımla ilgili çalışmaları zirai işlemler tarafında yapıyoruz." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<h3><span><span><span>"2030'a kadar Avrupa'da petrol türevli polimerlerden oluşan gıda ambalajı yasaklanacak"</span></span></span></h3>

<p><span><span><span>Nigiz, bu ambalajın hem çevreye zarar vermediğini hem gıdaya mikroplastik geçmediğini hem de atık olduğunda toprağa faydasının bulunduğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mevcut ambalajlarla ürettikleri ürünü karşılaştıran Nigiz, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Evde genellikle polietilen ya da farklı petrokimya temelli plastikler kullanılıyor. Onların raf ömrü uzun, mekanik dayanımı da yüksek ama bunlar gıdamıza geçiyorlar, çevreye attığınızda bozulmuyorlar. Güneşle de bir araya geldiğinde zararlı kimyasallar veriyorlar. Ürettiğimiz ambalajlar neredeyse onların mekanik dayanımına yakın bir dayanım sağlıyor. Mekanik dayanımları benzer, gıda korumaları benzer ama biyobozunur ve tamamen güvenli ambalajlar.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>2030'a kadar Avrupa'da petrol türevli polimerlerden oluşan gıda ambalajı yasaklanacak. Biz de zaten bunu yavaş yavaş yapmak zorunda kalacağız. Dolayısıyla önümüzde çok kısa süre var. Bu çalışmalara hız verilmesi gerekiyor. Biz de laboratuvarda öğrencilerimizle bu konuda çalışmaya devam ediyoruz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Biyoçeşitlilik kaybına en çok tarım ve hayvancılık faaliyetleri neden oluyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/biyocesitlilik-kaybina-en-cok-tarim-ve-hayvancilik-faaliyetleri-neden-oluyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/biyocesitlilik-kaybina-en-cok-tarim-ve-hayvancilik-faaliyetleri-neden-oluyor</guid>
<description><![CDATA[ - Kara ve deniz kaynaklarının sürdürülebilir olmayan kullanımı, canlıların doğrudan sömürüsü, iklim değişikliği, kirlilik ve yabancı türlerin istilası nedeniyle dünyadaki 1 milyon hayvan ve bitki türünün nesli tükenme riskiyle karşı karşıya - Devletler, uluslararası kuruluşlar ve hayvanseverlerin çabalarıyla İber vaşağı, kanguru sıçanı, Hint nehir yunusu ve yeşil kaplumbağalar nesli “kritik tehlikede” olan türler listesinden çıkarıldı ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/biyocesitlilik-kaybina-en-cok-tarim-ve-hayvancilik-faaliyetleri-neden-oluyor-1716788092.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Biyoçeşitlilik, kaybına, çok, tarım, hayvancılık, faaliyetleri, neden, oluyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Uzmanlar, karasal biyoçeşitlilik kaybının yüzde 75’inin sürdürülebilir olmayan tarım ve hayvancılık faaliyetlerinden kaynaklandığını, bu nedenle ekolojik tarım yaklaşımlarının yaygınlığının arttırılması gerektiğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Biyolojik çeşitliliği tehdit eden beşeri faaliyetleri kısıtlamak, sürdürülebilir üretimi arttırmak ve doğal hayatı koruma çalışmalarında başarı hikayelerini teşvik etmek için Birleşmiş Milletler (BM), her yıl 22 Mayıs'ta kutlanan "<strong>Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü</strong>" için bu yılki temayı "Planın Bir Parçası Ol" olarak belirledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>BM, biyoçeşitliliği “genetik, tür ve ekosistem seviyelerindeki yaşam çeşitliliği” olarak tanımlıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Biyolojik Çeşitlilik ve Ekosistem Hizmetleri Konulu Hükümetler Arası Bilim-Politika Platformunun (IPBES) 2019’da yayımladığı Biyoçeşitlilik ve Ekosistem Hizmetleri Küresel Değerlendirme Raporuna göre, dünyadaki 8 milyon hayvan ve bitki türünden 1 milyonu, nesli tükenme tehdidiyle karşı karşıya bulunuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Fauna ve flora kaybının nedenleri arasında kara ve deniz kaynaklarının sürdürülebilir olmayan kullanımı, canlıların doğrudan sömürüsü, iklim değişikliği, kirlilik ve yabancı türlerin istilası yer alıyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- 7 bin 745 endemik hayvan türünün yüzde 26’sının soyu tükenme riskiyle karşı karşıya</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Birleşmiş Milletler (<strong>BM</strong>) Gıda ve Tarım Örgütü (<strong>FAO</strong>) tarafından 2019’da yayımlanan “Gıda ve Tarım için Dünya Biyoçeşitliliğinin Durumu” raporunda, toprak verimliliği ve su kalitesini arttıran, oksijen salınımı, tozlaşma ve haşerelerle mücadeleyi destekleyen birçok türün neslinin hızla yok olduğu ifade edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Küresel ölçekte tüm hayvancılık faaliyetlerinin 40 hayvan cinsi üzerinden yapıldığı belirlenen raporda, 7 bin 745 endemik türün yüzde 26’sının soyunun tükenme riskiyle karşı karşıya olduğu vurgulandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Raporda, balıkçılık kaynaklarının yarısından fazlasında sürdürülebilir sınıra ulaşıldığı, üçte birinde ise aşırı avlanmadan kaynaklanan tahribat gözlemlendiği kaydedildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>WCMC’nin 2024’te yayımladığı Göçmen Türler Sözleşmesi raporunda da takibe alınan göçebe balık türlerinin yüzde 97’sinin neslinin tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekildi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Kanguru sıçanlarından yeşil kaplumbağalara başarı hikayeleri</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>AA muhabirine bu konudaki değerlendirmelerini aktaran Doğal Hayatı Koruma Vakfı (<strong>WWF</strong>) Uluslararası Biyoçeşitlilik Çalışmaları Başkan Yardımcısı Wendy Elliott, söz konusu problemlerin Türkiye’nin de tarafı olduğu ve 196 ülkenin imzaladığı Kunming-Montreal Küresel Biyoçeşitlilik Çerçevesi’nde (<strong>GBF</strong>) 2022'de ele alındığını dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>GBF verilerinin 2030’a kadar öngörülen biyolojik çeşitlilik kaybını durdurmak ve tersine çevirmek için üretim ve tüketim süreçlerinin doğaya olumsuz etkisinin yarı yarıya azaltılması gerektiğine işaret ettiğini anlatan Elliott, bu doğrultuda hükümetlerin yanı sıra özel şirketlerin şeffaflık ve doğal kaynakların korunması için kayda değer girişimlere ihtiyaç duyulduğunu bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Elliott, "WWF'nin devletler ve yerel halkla ortak çalışmaları sonucunda nesli tükenme riski altındaki tatlı su memelisi Hint nehir yunusu nüfusunun 2001’den bu yana 1,5 katına, Güney Batı Avrupa'ya özgü İber vaşağı nüfusunun ise 2002’den bu yana 10 katına çıkarıldığını" ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Soyu “kritik tehlikede” olan türler listesindeki yeşil kaplumbağaların başlıca yumurtlama alanı Antalya’daki Akyatan Kumsalı’nda WWF, bakanlıklar ve yerel yönetimin girişimleriyle neredeyse 20 yıldır devam eden koruma çalışmalarının başarısına işaret eden Elliott, yeşil kaplumbağaların nüfusunun arttırılarak “neredeyse tehdit altında” olan türler listesine katıldığını bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Elliott, yakın dönemde de toprağı kazarak dökülen yaprakların çürüme sürecini hızlandıran ve yaş yaprakların yangınları körüklemesine engel olan Avustralya'nın en nadir keseli hayvanlarından kanguru sıçanının neslinin koruma çalışmalarıyla güvenceye alındığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Karasal biyoçeşitlilik kaybının yüzde 75’ine ve küresel sera gazı salınımlarının üçte birine gıda tedarik sistemlerinin neden olduğunu belirten Elliott, ekolojik tarım yaklaşımlarının yaygınlığının arttırılması gerektiğinin altını çizdi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Tüm taahhütleri eyleme dönüştürmek"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>AA muhabirine konuşan Birleşmiş Milletler Çevre Örgütüne (<strong>UNEP</strong>) bağlı Dünya Koruma İzleme Merkezi (<strong>WCMC</strong>) Direktörü Neville Ash, BM’nin 2024 Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Günü için "<strong>Planın Bir Parçası Ol</strong>” temasını seçme sebebine ilişkin, “Biyoçeşitlilik gündemi sadece bilim insanları ve politikacıları ilgilendirmiyor. Bu, herkesin gündemi." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ash, ulusal ölçekte fauna ve flora takibinin, tüm devlet birimlerinin işbirliği içerisinde çalışmasını gerektiren meşakkatli bir süreç olduğunu belirterek henüz hiçbir ülkenin biyolojik çeşitlilik üzerine sistematik inceleme yapmadığını ve bu doğrultudaki çalışmaların devam ettiğini kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Biyoçeşitlilik kaybı ve iklim krizini ele alan birçok uluslararası anlaşma olduğunu aktaran Ash, "Şu anda devletler, özel sektör ve diğerlerinden çok sayıda taahhüdümüz var. Karşı karşıya olduğumuz sorun daha fazla anlaşma imzalanması değil. Asıl mesele, tüm bu taahhütleri eyleme dönüştürmek." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ash, çevre koruma çalışmaları kapsamında hazırlanan ve özel sektörde yapılan düzenlemelerin başarılı olması için ulusal ve uluslararası pazar hareketliliğini kısıtlamamanın önemine dikkati çekti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Eğirdir Gölü&amp;apos;nde patlamamış el bombaları bulundu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/egirdir-goelunde-patlamamis-el-bombalari-bulundu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/egirdir-goelunde-patlamamis-el-bombalari-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ Eğirdir Gölü&#039;nde patlamamış 7 el bombası bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/egirdir-golunde-patlamamis-el-bombalari-bulundu-1716261206.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Eğirdir, Gölünde, patlamamış, bombaları, bulundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Eğirdir Gölü Müftülük mevkisinde göle giren bir vatandaş, karada ve suyun içinde birden fazla el bombası gördüğüne dair polise ihbarda bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bölgeye gelen polis ve jandarma ekiplerince yapılan incelemede patlamamış 7 el bombası tespit edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sahilde nöbet tutan ekipler, el bombalarının bulunduğu alanı güvenlik şeridi ile kapattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bombaların imhasını, İstanbul Deniz Kuvvetleri Komutanlığından gelecek uzman ekiplerin yapacağı öğrenildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Sıfır Atık&amp;quot; projesine AKDENİZ&amp;PA Ödülü verildi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/sifir-atik-projesine-akdeniz-pa-odulu-verildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/sifir-atik-projesine-akdeniz-pa-odulu-verildi</guid>
<description><![CDATA[ Ödülü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan adına, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Portekiz&#039;de düzenlenen törenle aldı ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/sifir-atik-projesine-akdeniz-pa-odulu-verildi-1716263591.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sıfır, Atık, projesine, AKDENİZ-PA, Ödülü, verildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Avrupa-Akdeniz ve Körfez bölgelerinde, bölgenin barış ve refahına faaliyetleriyle katkıda bulunan projelere verilen Akdeniz Parlamenter Asamblesi (<strong>AKDENİZ-PA</strong>) Ödülü'nü, Portekiz'de düzenlenen törenle aldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, AKDENİZ-PA Ödülü, "<strong>Sıfır Atık</strong>" projesine verildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ödülü, Cumhurbaşkanı <strong>Recep Tayyip Erdoğan</strong> ve eşi Emine Erdoğan adına Bakan Özhaseki, bugün Portekiz'de düzenlenen törenle aldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Forum Braga Konferans Salonu'ndaki törende, <strong>PAM </strong>Genel Sekreteri <strong>Sergio Piazzi</strong>'nin elinden ödülü alan Özhaseki, Türkiye olarak, Akdeniz Parlamenter Asamblesine taraf olmaktan ve katkı sağlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bakan Özhaseki, törende yaptığı konuşmada da Sıfır Atık Hareketi'nin bütün dünyanın örnek aldığı bir çevre hareketi ve ekonomik döngü modeli haline geldiğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sıfır Atık Hareketi'nin hem çevreyi koruduğunu hem de israfı önlediğini vurgulayan Özhaseki, "Hayatımızın her alanında ortaya çıkan atıkları dönüştürüp ekonomiye kazandırıyoruz. Toplanan atıklar sayesinde 185 milyar lira ekonomik kazanç sağlandı ve 498 milyon ağaç kurtarıldı. Deniz kirliliğiyle mücadele için oluşturduğumuz Sıfır Atık Mavi hareketimizle de 7,8 milyon ton plastik atığın geri dönüşümünü sağladık." bilgisini verdi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Sıfır Atık projesi bir marka oldu"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Özhaseki, 30 Mart'ın Uluslararası Sıfır Atık Günü ilan edildiğini ve tüm dünyada kutlandığını belirterek, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Sıfır Atık projesi, döngüsel ekonomiye katkıları dolayısıyla Türkiye'nin dünyaya kazandırdığı bir marka oldu. Bugün küresel iklimimizde yaşanan değişikliklerle ilgili nereye gittiğimizi sorgulamamız ve ortak evimiz dünyamızın geleceğini koruyarak, kurtarmamız şarttır. Aksi takdirde gelecek kuşaklara kötü bir miras bırakmış olacağız. Bugün aldığımız ödül, Türk milleti olarak bu gidişe 'dur' demek için attığımız güçlü bir adımın sonucudur."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Konuşmasının sonunda İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına dikkati çeken Özhaseki, dünyaya çağrıda bulunarak, "Şu anda Akdeniz'in doğusunda bir soykırım yaşanıyor. Eşi benzeri hiç görülmemiş bir vahşet işleniyor. Kadınlar, çocuklar, gazeteciler öldürülüyor. Hastaneler bombalanıyor ve insanlık alemi basit çıkar hesaplarıyla sadece seyrediyor. Sizden tek istediğimiz, insani ve vicdani bir duruş. İnsanlık adına sadece 'ateşkes' deyin. 'İnsanlar, kadınlar, çocuklar yaşasın.' deyin ve dünya huzur bulsun." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İnci kefallerinin Van Gölü&amp;apos;nden tatlı sulara göçü sürüyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/inci-kefallerinin-van-goelunden-tatli-sulara-goecu-suruyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/inci-kefallerinin-van-goelunden-tatli-sulara-goecu-suruyor</guid>
<description><![CDATA[ Van Gölü&#039;nde yaşayan ve üreme döneminde suyun akışının tersine yüzerek tatlı sulara göç eden inci kefallerinin zorlu yolculuğu devam ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/inci-kefallerinin-van-golunden-tatli-sulara-gocu-suruyor-1716192199.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İnci, kefallerinin, Van, Gölünden, tatlı, sulara, göçü, sürüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Göle kıyısı bulunan yerleşim yerlerinde binlerce insanın geçim kaynağı olan inci kefalleri, üreme dönemi olan 15 Nisan-15 Temmuz tarihleri arasında yumurtalarını bırakmak için tatlı sulara göç ediyor.</span></span></p>

<p><span><span>Bu süreçte avlanması yasaklanan inci kefalleri, karşılarına çıkan engelleri zıplayarak aşıyorlar.</span></span></p>

<p><span><span>Balıkların akıntıya karşı verdiği mücadeleyi izlemek için her yıl Van'ın Erciş ilçesine gelen binlerce yerli ve yabancı turist, İnci Kefali Tabiat Parkı'nda bu yolculuğa tanıklık ediyor.</span></span></p>

<p><span><span>Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (<strong>YYÜ</strong>) Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, binlerce inci kefalinin her yıl nisan ve temmuz ayları arasında sürüler halinde göle dökülen tatlı sulara göç ettiğini söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Bu mevsimin şölen havasında geçtiğini belirten Akkuş, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span><span>"Van Gölü'ndeki inci kefalleri, artık derelere girmeye ve akarsuların yukarı kesimlerine doğru çıkmaya başladı. İnci kefali bir anda akarsulara girmiyor. Tatlı suyla tuzlu su arasında geçiş yaparken fizyolojik uyum için belli bir süre dere ağızlarında bekliyor. Fizyolojik uyum süreci sona eren incik kefalleri akarsuların yukarı kesimlerine doğru çıkmaya başladı. Akarsularda üremelerini gerçekleştiren inci kefalleri anavatanları olan Van Gölü'ne tekrar dönüyor. Ümit ediyoruz ki üreme sezonu başarılı geçer. Çünkü son 4 yıldır su debilerindeki düşüş nedeniyle üreme sezonu sağlıklı geçmemişti."</span></span></p>

<p><span><span>Şu anda balıkların boylarından kat kat yüksek kayaları aşarak akarsuların yukarı kesimlerine doğru göç ettiğini anlatan Akkuş, bütün insanları bu muhteşem yolculuğu seyretmeye bekledikleri aktardı.</span></span></p>

<p><span><span>Çorlu'dan gelen Kazım Çelebi ise "Balıkların suyun tersine yüzmesini ve martıların balık avlamasını izlemeye geliyoruz. Her yıl göçü görmek için binlerce yerli ve yabancı turist ilçeye geliyor." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span><span>Ağrı'dan gelen Nimet Aka da inci kefallerinin göç zamanında akıntıya karşı yüzmesinin eşsiz bir manzara oluşturduğunu belirtti.</span></span></p>

<p><span><span>Herkesin bunu görmesi gerektiğini ifade eden Aka, "İlk defa inci kefallerinin göçünü İzledim. Martıların balıkları avlaması inanılmaz bir görüntü oluşturuyor." dedi.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türk akademisyenin &amp;quot;mikroplastik&amp;quot; tehdidini ölçen yüksek teknolojili cihazı dünya literatüründe</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turk-akademisyenin-mikroplastik-tehdidini-oelcen-yuksek-teknolojili-cihazi-dunya-literaturunde</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turk-akademisyenin-mikroplastik-tehdidini-oelcen-yuksek-teknolojili-cihazi-dunya-literaturunde</guid>
<description><![CDATA[ Bilkent Üniversitesi araştırmacılarının deniz, okyanus ve içme suyunda en büyük kirleticiler arasında gösterilen mikroplastik parçacıkların yarattığı tehdidi ölçen cihaz teknolojisinin verileri, uluslararası bilim dergisinde yayımlandı - Doç. Dr. Selim Hanay: - &quot;Cihazımız, dünya genelinde nehirler, göller ve okyanuslar dahil olmak üzere çeşitli su ortamlarında mikroplastik kirlilik seviyelerini değerlendirmek üzere konuşlandırılabilecek&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/turk-akademisyenin-mikroplastik-tehdidini-olcen-yuksek-teknolojili-cihazi-dunya-literaturunde-1715151059.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türk, akademisyenin, mikroplastik, tehdidini, ölçen, yüksek, teknolojili, cihazı, dünya, literatüründe</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Bilkent Üniversitesi araştırmacılarının, denizde, okyanusta ve içme suyunda en büyük kirleticiler arasında gösterilen mikroplastik parçacıkların yarattığı çevre ve sağlık tehdidini hızlı ve yüksek hassasiyette tespit eden cihaz teknolojisi, dünya literatürüne girdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bilkent Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Ulusal Nanoteknoloji Araştırma Merkezinde (<strong>UNAM</strong>) araştırmacı Doç. Dr. Selim Hanay'ın icadına ilişkin veriler, uluslararası bilim dergisi Advanced Materials'de yayımlandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hanay'ın yeni teknolojisi, Avrupa Birliğinin prestijli fon programları olan Avrupa Araştırma Konseyi (<strong>ERC</strong>) başlangıç ve ERC Proof-of-Concept programları tarafından da desteklendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>- Mikroplastikler bariyerleri aşarak beyinde birikebiliyor</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doç. Dr. Selim Hanay, araştırmasına ilişkin sonuçları, AA muhabirine açıkladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Haftada bir kredi kartı boyutundaki mikroplastiğin insan vücuduna girdiğinin öngörüldüğünü aktaran Hanay, bunun yemeklerle, sıvılarla ya da solunum yoluyla alındığını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hanay, boyutları 5 milimetrenin altındaki mikroplastik ve nanoplastiklerin biyolojik olarak çözünür olmadığından vücuttan atılamadığına işaret etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Özellikle 100 nanometre mertebesinin altındaki plastik parçacıklar, hem insan hücrelerinin içine girebiliyor, hem de kan-beyin bariyerini geçerek beyinde birikebiliyor. Bu durum da insan sağlığını tehdit ediyor." uyarısında bulunan Hanay, mevcut tekniklerin henüz nanoplastikleri algılayabilecek seviyede olmadığına dikkati çekti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hanay, bu parçacıkların boyutlarının küçüldükçe vücutta önemli dokularda birikerek sağlığı olumsuz etkilediğini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özellikle bir insan hücresi boyutu olan 20 mikrometrenin altındaki mikroplastiklerin algılanmasının mevcut teknolojilerde teknik zorluklar yarattığını belirten Hanay, bu aygıtların analizlerinin de uzun sürdüğünü ve maliyetinin de yüksek olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hanay, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bu tür aygıtlarla, tek bir mikroplastik parçacık analizi için en az 10 dakika gerekiyor. Ancak sulardaki bu tehdidi ölçmek için binlerce parçacığın sürekli analiz edilmesi gerekiyor. Günümüzde, yetişmiş doktoralı personel de gerektiğinden bu analizler mevcut durumda yavaş ve pahalı. Örneğin, Avrupa'da bir mikroplastik analizi yaptırmak için bir şirketle anlaşmak istesek, 6 haftadan önce bize sonuçları veremiyorlar."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>- Hızlı, pratik sınıflandırma yapabiliyor</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Selim Hanay, mikroplastiklerin özellikle içme suyunda takip edilebilmesi için hızlı ve ucuz tekniklere ihtiyaç bulunduğunu, geliştirdikleri sistemin bu ihtiyacı karşıladığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Elektronik bir yöntemle analiz yapabilen ilk cihazı geliştirdiklerini bildiren Hanay, çalışmada ilk olarak 20 mikrometre ve altı boyuttaki mikroplastikleri sınıflandırılabildiklerini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hanay, geliştirdikleri sisteme ilişkin şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Cihaz için geliştirdiğimiz sensörler, mikro boyutlardaki plastikleri, cam materyalleri, titanyum dioksit adı verilen katkı malzemeleri içeren parçacıkları sınıflandırabiliyor. Bu sensörler, mikro akışkan kanal denilen çok küçük sıvı kanallarını kullanıyor. Parçacıklar bu kanalda akarken peş peşe iki tane elektronik ölçüm yapıyor. Bu iki elektronik ölçümü birleştirdiğimiz zaman bu parçacıkların elektronik özelliklerini elde ediyoruz. Bu sistem, daha yavaş çalışan ve daha pahalı spekroskopik yöntemlere göre daha hızlı ve pratik bir sınıflandırma yapabiliyor."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Sudaki olası tehdit kısa sürede tespit edilebilecek</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Selim Hanay, sistemin kullanıma geçmesi için iki kademeli bir plan yaptıklarını anlatarak, "İlk olarak su analizi yapabilen bir servis kurulmasını istiyoruz. Bir kurum, kendi suyunu analiz ettirmek istediğinde bunu çeşitli teknikler kullanarak yapabileceğiz. Sonuçları bir gün gibi bir sürede kullanıcıya geri göndermek istiyoruz. Böylece içme suyuna karışan olası bir mikroplastik kontaminasyon kaynağı kısa sürede tespit edilebilecek." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Artan risklere karşı dünya genelinde plastik tüketimi yasaklansa bile bu parçacıkların nehirlerde ve denizlerde biriktiğine dikkati çeken Hanay, çalışmalarının önemini şu sözlerle anlattı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Çalışmamız, mikroplastik kirliliğin izlenmesi ve azaltılması için önemli sonuçlar doğuruyor. Cihaz, su örneklerinin yerinde analizi için hızlı, maliyet etkin ve taşınabilir bir çözüm sunuyor. Cihazımız, dünya genelinde nehirler, göller ve okyanuslar dahil olmak üzere çeşitli su ortamlarında mikroplastik kirlilik seviyelerini değerlendirmek üzere konuşlandırılabilecek. Belediyeler, su işletmeleri, bakanlıklar gibi hem Türkiye hem Avrupa'daki paydaşlarla bu teknolojinin nasıl ilerletilebileceğini göstermek istiyoruz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hanay, aynı konuda TÜBİTAK destekli bir başka projelerinde su ve havadaki nanoplastik riskini ölçebilen cihaz geliştirme çalışmalarının devam ettiğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Projeyi Avrupa da destekledi</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Projenin gerçek bir uygulamaya dönmesi için çalışmanın ERC başlangıç ve ERC Proof of Concept ile desteklendiğini bildiren Hanay, "Projede yaklaşık 1 yıl kadar daha zamanımız var. Adım adım burada farklı plastik şekillerinin nasıl inceleneceği konusunda kalan sorunlar üzerinde uğraşıyoruz. Bu teknik ilerlemeleri de yaptıktan sonra farklı kurumlara servis olarak bu uygulamayı önereceğiz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hanay, geliştirdikleri cihazın kavramsal kanıtına ilişkin bulguların Advanced Materials dergisinde yayımlandığını ve bilim dünyasına duyurulduğunu ifade ederek, son olarak projenin pratik uygulamaları için Avrupa Araştırma Konseyinden (ERC) "çığır açıcı" projelere verilen desteği almaya hak kazandıklarını bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dünyanın farklı noktalarında mikroplastik kirliliğe karşı önlemler alınmaya başlandığını ifade eden Hanay, Kaliforniya'da geçen senelerde çıkarılan yasa ile sürekli olarak içme suyundaki mikroplastik kirliliğini kontrol etmeye başlanacağını, Kanada ve Avrupa Birliğinde de şu anda benzer regülasyonların tartışıldığını sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İstanbul kıyılarındaki mikroplastik kirliliğinin boyutu ortaya çıktı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/istanbul-kiyilarindaki-mikroplastik-kirliliginin-boyutu-ortaya-cikti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/istanbul-kiyilarindaki-mikroplastik-kirliliginin-boyutu-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ceyhun Akarsu: - &quot;Yüzey sularından aldığımız örneklerde ortalama 1 litre suda 150 mikroplastik olduğunu söyleyebilirim. Söz konusu sediment yani kum olunca bu değer yaklaşık 9 kat artıyor ve 1 kilogram kuru sediment içerisinde yaklaşık 1350 mikroplastik olduğu sonucunu elde ettik. Kulağa çok gelse de Kuzey ve Kuzeybatı Avrupa ülkelerinde de benzer sonuçlar elde ediliyor&quot; - İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nüket Sivri: - &quot;Mikroplastik kirliliğinin önüne geçmek için tek kullanımlık plastiklerin sınırlandırılması gerekiyor. Doğayı korumak adına diğer ülkelerin yaptığı gibi tek kullanımlık plastikleri engelleme, sınırlama ya da doğru kullanma aşamasına geçebiliriz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/istanbul-kiyilarindaki-mikroplastik-kirliliginin-boyutu-ortaya-cikti-1715317879.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İstanbul, kıyılarındaki, mikroplastik, kirliliğinin, boyutu, ortaya, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Mühendislik Fakültesi akademisyenleri, İstanbul kıyısal alanlarında bir yılı aşkın süre gerçekleştirdikleri araştırma sonucunda 1 litre yüzey suyunda 150 ve 1 kilogram kuru sedimentte (kumda) 1350 mikroplastik parçacığı tespit etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Boyutları 5 milimetre ile 1 mikrometre arasında değişen plastik parçacıkları olan mikroplastikler, su kaynaklarını her geçen gün daha fazla tehdit ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uzun yıllar boyunca deniz ve okyanus gibi su kaynaklarında varlıklarını sürdürebilen plastiklerin parçalanmasıyla oluşan mikroplastikler besin zinciri yoluyla insan vücuduna ulaşabiliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İstanbul kıyılarındaki mikroplastik kirliliğinin boyutunu saptamak amacıyla başlattıkları araştırmanın sonucu hakkında AA muhabirinin sorularını yanıtlayan İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ceyhun Akarsu, bir kez denizle buluştukları zaman akıntılarla dünyanın herhangi bir noktasına ulaşmaları mümkün olan plastiklerin, yönetilmesi çok zor kirleticiler olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İstanbul'daki birçok kıyısal alandan örnekler alıp ölçümler yaptıklarını belirten Akarsu, elde ettikleri bulgulara ilişkin şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bu süreçte yüzey sularından aldığımız örneklerde ortalama 1 litre suda 150 mikroplastik olduğunu söyleyebilirim. Söz konusu sediment yani kum olunca bu değer yaklaşık 9 kat artıyor ve 1 kilogram kuru sediment içerisinde yaklaşık 1350 mikroplastik olduğu sonucunu elde ettik. Verilere bakacak olursak aslında kulağa sayıca çok gelse de Kuzey ve Kuzeybatı Avrupa ülkelerinde de benzer sonuçlar elde ediliyor. Dolayısıyla bu ülkelerin attığı adımları yakından takip etmeli ve onların kabul edip uygulamaya koyduğu yönergeleri biz de en kısa sürede sahiplenmeliyiz."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Küçükçekmece Lagünü'nde metrekarede 72 kulak çubuğu tespit edildi</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Uluslararası raporlara atıfla, kıyılarda en sık karşılaşılan tek kullanımlık plastiklerin başında kulak temizleme çubuğunun geldiğini kaydeden Akarsu, bu konu üzerinde yoğunlaştıklarını ve Küçükçekmece Lagünü'ndeki kulak çubuğu kirliliğini araştırdıklarını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kulak çubuklarının, üretildikleri materyalden ziyade bertaraf sürecinin iyi yönetilmemesinden kaynaklı bir mikroplastik kirliliğine neden olduklarına işaret eden Akarsu, bunların Küçükçekmece Lagünü'ndeki miktarının belirlenmesi ve potansiyel ekolojik riskin ortaya konması için yaptıkları araştırmada metrekarede ortalama 72 kulak çubuğu tespit ettiklerini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tuvaletlere atılan kulak çubuklarının kanalizasyon, atık su arıtma sistemleri ve ardından denizel ekosistemler aracılığıyla kıyısal alanlara ulaşabildiğini vurgulayan Akarsu, "Analizlerini gerçekleştirdiğimiz materyallerin yüzde 40'ından fazlasının yüksek oksidasyon seviyesine sahip olduğunu gördük. Bu veri neyi gösteriyor? Bu veri, kulak çubuklarının bölgede çok fazla zaman geçirdiğini, bunların artık daha küçük boyuttaki parçalara bölünebileceklerini ve mikroplastik oluşturabilme potansiyeli taşıdıklarını gösteriyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akarsu, kulak çubuklarının akıntılar, ortamdaki diğer katı cisimlerle fiziksel temaslar veya materyaller üzerinde tutulmuş olan organizmalarla, biyoparçalanma ile daha küçük yapılara dönüştüğünü sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Kuş yavrularının mide içliklerinde mikroplastiklere rastlandı"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nüket Sivri, kulak çubuklarının tıpkı diğer plastik ürünler gibi hem insan hem hayvan hem de bitki yani tüm ekosistemi kapsayan tek sağlık bakış açısıyla değerlendirildiğinde olumsuz etkilere sahip ürün olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kulak çubuğu kullanımının hekimler tarafından da tavsiye edilmediğini hatırlatan Sivri, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Gerek parçalanmadan bir bütün olarak gerekse de parçalandıktan, kırıldıktan sonra küçük parçalara ayrıldığında tüm canlıları etkiliyor çünkü canlılardan bazıları onları besin olarak algılıyor. Bazıları istemsizce kendi vücutlarına bir parça olarak ilave ediyor veya tutunduruyor ve sonrasında maalesef ölümle sonuçlanabiliyor. Yapılan çalışmalarda özellikle kuşların, çok küçük kırılmış plastik parçaları besin zannederek kendi yavrularına verdikleri saptandı ve yavruların mide içliklerinde de bu parçalara rastlandı."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sivri, mikroplastiklerin besin zinciriyle insanlara kadar ulaştığına dikkati çekerek, "Her biri bir besin zinciri basamağında birbirini etkileyen formlar. O yüzden 'Bundan hiçbir şey olmaz, bu küçükmüş, ben bunu atsam da fark etmez.' diye düşünmeyelim. Tam tersi vatandaş bilinci ve vatandaş sorumluluğuyla hareket edelim. O tek parça dediğiniz belki de kocaman bir balık popülasyonunu kurtaracak. Belki çevreye atmadığınız tek bir kulak çubuğu, örneğin bir lüfere hayat verecek. Sizin yapacağınız şey, plastiği uygun bir atık bırakma ünitesine bırakmak." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Engelleme, sınırlama ya da doğru kullanma aşamasına geçebiliriz"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Pratik olduğu için tercih edilen tek kullanımlık plastiklerin aslında çevreci çözümlerle ikame edilebildiği değerlendirmesinde bulunan Sivri, "Eskiden, eminim benim yaşımda, benim kuşağımda olanlar bilecektir, biz aslında kulak çubuklarını kendimiz yapardık. Kibrit çöplerinin arkasına ve özellikle pamuğu biraz sardırarak temizleme unsuruna geçerdik." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tek kullanımlık plastiklerin bertarafının bir çevre politikası olduğunu ve vatandaşların farkındalık kazanarak bu plastiklerin tüketimini azaltmasında sıfır atık projesinin önemli katkısı olduğunu dile getiren Sivri, konuşmasını şöyle tamamladı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Mikroplastik kirliliğinin önüne geçmek için tek kullanımlık plastiklerin sınırlandırılması gerekiyor. Doğayı korumak adına diğer ülkelerin yaptığı gibi tek kullanımlık plastikleri engelleme, sınırlama ya da doğru kullanma aşamasına geçebiliriz. Kişisel alışkanlıklarımızdan kaynaklı olan veya kolaya kaçarak kullandığımız bu tek kullanımlık plastikleri sınırlamak elimizde. Diğer ülkeler yasaklıyor fakat yasaklama yerine bilinçle, farkındalıkla, eğitimle bu sınırlamaları getirebiliriz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Enerjisa Enerji&amp;apos;den Karataş&amp;apos;ta &amp;quot;Sürdürülebilir Balıkçılığa Destek&amp;quot; projesi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/enerjisa-enerjiden-karatasta-surdurulebilir-balikciliga-destek-projesi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/enerjisa-enerjiden-karatasta-surdurulebilir-balikciliga-destek-projesi</guid>
<description><![CDATA[ Enerjisa Enerji, Karataş Belediyesi ve Karataş Su Ürünleri Kooperatifi işbirliğiyle deniz ve limandan toplanan atıklar geri dönüşüm yoluyla bölge halkına yeni gelir alanı ve ek istihdam sağlayacak. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/enerjisa-enerjiden-karatasta-surdurulebilir-balikciliga-destek-projesi-1715344456.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Enerjisa, Enerjiden, Karataşta, Sürdürülebilir, Balıkçılığa, Destek, projesi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Enerjisa Enerji, balıkçılığın ana geçim kaynağı olduğu Adana Karataş'ta gerçekleştirdiği "Sürdürülebilir Balıkçılığa Destek" projesi ile bölge halkına yeni bir gelir alanı ve ek istihdam sağlamayı amaçlıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye'nin enerji dönüşümüne "Herkes için daha iyi bir gelecek" vizyonuyla öncülük ederek enerji verimliliği ve kurumsal sosyal sorumluluklar konusunda farkındalık oluşturan şirket, Karataş Belediyesi ve Karataş Su Ürünleri Kooperatifi ile proje geliştirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Proje kapsamında, deniz ve limandan toplanan atıklar geri dönüşüme kazandırılacak, balık ağları ileri dönüşüm ile farklı ürünlerde girdi olarak kullanılacak. Üretim aşamasında kadınların istihdam edileceği bu ürünlerle çevre dostu bir ekonomi yaratılacak, enerjide tasarruf sağlayan güneş enerjisi santrali kurulumu, kapasite geliştiren eğitim programları ve atık yönetimiyle bir çözüm ortaya konulacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Açıklamada görüşlerine yer verilen Enerjisa Enerji Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanı Ebru Taşcıoğlu, Karataş'ta sürdürülebilir bir balıkçılık ekosistemi yaratma hedefiyle yola çıktıklarının altını çizerek, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Enerjisa Enerji olarak toplumsal fayda yaratacak çalışmalarımızı sürdürülebilirlik etki odağı ile geliştiriyor ve hayata geçiriyoruz. Paydaşlarımız ile birlikte projeyi geliştirirken odağımız bölge insanı ve yerel kalkınmaydı. Bu proje ile birlikte doğaya terk edilmiş plastiklerin ileri dönüşümü sayesinde sadece çevre dostu bir fayda elde etmiyor, yeni ve döngüsel bir ekonomi de yaratıyoruz. Kadınlar için kapasite geliştiren ve gelir getirici bir faaliyet olması sebebiyle iş ve aile hayatında kadının görünürlüğünü artırmak konusunda da mutluluk duyuyoruz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Projeyi etki odaklı sürdürülebilirlik anlayışlarının bir sonucu olarak gördüklerini aktaran Taşcıoğlu, "Yaklaşık 25 bin kişinin yaşadığı Karataş'ta ana geçim kaynağı olan balıkçılığın sürdürülebilir olması için önemli bir kilometre taşıdır. Adana Karataş'ta başlayan bu yolculuk, bölgedeki balıkçılığı ve genel olarak çevre bilincini güçlendirerek daha yaşanabilir bir dünya için önemli adımlar atmamıza olanak tanıyor. Herkes için daha iyi bir gelecek sağlamak adına konfor alanımızdan çıkıp var gücümüzle çalışmaya, sürdürülebilirlik etki alanlarımızı genişletmeye, gezegenimiz ve toplum için fayda sağlayan projeler için elimizi taşın altına koymaya devam edeceğiz." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Antalya&amp;apos;nın Çıralı sahilinde caretta carettalar yumurta bırakmaya başladı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/antalyanin-cirali-sahilinde-caretta-carettalar-yumurta-birakmaya-basladi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/antalyanin-cirali-sahilinde-caretta-carettalar-yumurta-birakmaya-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Kemer Kaymakamı Ahmet Solmaz: - &quot;Geçen sene 105 yuvadan 5 bin 500 yavruyu denize ulaştırdık. Bu ciddi bir rakam. Burada ciddi ve özgüveni yüksek çalışmalar var&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/antalyanin-cirali-sahilinde-caretta-carettalar-yumurta-birakmaya-basladi-1714836205.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Antalyanın, Çıralı, sahilinde, caretta, carettalar, yumurta, bırakmaya, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Antalya'nın Kemer ilçesindeki Çıralı sahiline nesli tükenme tehdidi altındaki caretta carettalar yuva yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kemer Kaymakamlığı ve Kemer Belediyesi öncülüğünde çeşitli kurumların da katılımıyla Çıralı'da ilk yuva etkinliği düzenlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kaymakam Ahmet Solmaz, Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Derya Baytekin, Ulupınar Muhtarı Salih Sarıca, Ulupınar Çevre Koruma Geliştirme ve İşletme Kooperatifi Başkanı Habib Altınkaya'nın da katıldığı etkinlikte, iki caretta carettanın yumurtalarını bıraktığı alan tespit edilerek çevresine güvenlik kafesi yerleştirildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Solmaz, kafes üzerine caretta caretta yuvasının sayısını ve gününü yazdı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Solmaz, burada yaptığı konuşmada, caretta carettaların ilçenin önemli misafirleri arasında yer aldığını ifade ederek, "Caretta carettalar dünyada nesli tükenmekte olan canlılar. Bunlar dünyanın her yerinde koruma altına alınıyor. Kendi bölgemizde bu canlılara ev sahipliği yapmak hem hassasiyet hem de insani olarak büyük bir görev." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çıralı'ya gelen yerli ve yabancı turistlerin deniz, kum ve güneşin yanı sıra caretta carettaların yuvalarını ve yuvadan çıkış anlarını görmeyi de amaçladıklarını belirten Solmaz, turistlerin olası zararlara yol açmaması için de yuvaların ve yavruların güvenliği amacıyla gerekli önlemleri aldıklarını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sahilde ilk yuvalamanın gerçekleştiğini anlatan Solmaz, "Geçen sene 105 yuvadan 5 bin 500 yavruyu denize ulaştırdık. Bu ciddi bir rakam. Burada ciddi ve özgüveni yüksek çalışmalar var. Arkadaşlarımız, buraya gelen misafirlerimizi bilinçlendirerek, insanların ve caretta cerattaların aynı anda sahili kullanabileceklerini gösteriyorlar." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Belediye Başkan Yardımcısı Baytekin de caretta carettaları bu sene yaklaşık 1 ay önce sahile çıkarak yumurta bıraktığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bol yağışla derelerde yükselen debi siraz balığının üreme yolculuğuna hız kattı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/bol-yagisla-derelerde-yukselen-debi-siraz-baliginin-ureme-yolculuguna-hiz-katti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/bol-yagisla-derelerde-yukselen-debi-siraz-baliginin-ureme-yolculuguna-hiz-katti</guid>
<description><![CDATA[ Elazığ&#039;da üreme döneminde Hazar Gölü&#039;ne dökülen derelere tersine yolculuk yapan siraz balıkları, engelleri zıplayarak aşıyor - Tarım ve Orman İl Müdürü Ali Kılıç: - &quot;Bol yağışla Hazar Gölü&#039;nü besleyen derelerin daha yoğun akması ve suyun bol bir şekilde göle ulaşması sonucu siraz balıkları yüzerek yukarıya doğru daha rahat hareket edebiliyor&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/bol-yagisla-derelerde-yukselen-debi-siraz-baliginin-ureme-yolculuguna-hiz-katti-1715235314.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bol, yağışla, derelerde, yükselen, debi, siraz, balığının, üreme, yolculuğuna, hız, kattı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>Elazığ</strong>'ın Sivrice ilçesindeki <strong>Hazar Gölü</strong>'ne dökülen derelerden suyun akışının tersine yolculuk yapan siraz balıkları, bu yıl yaşanan bol yağışlar sayesinde üreme yolculuğunu daha rahat yapıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Üreme dönemi olan 15 Nisan-30 Haziran'da, göle dökülen tatlı sulara akın ederek yumurtalarını bırakan siraz balıklarının göç yolculuğu devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkların göçünün sorunsuz tamamlanması için İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü, emniyet ve jandarma ekipleri, kaçak avcılık ve diğer olumsuzluklara karşı bölgede denetim yapıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Göçün en güzel izlenebildiği Kürk Deresi'ne gelen vatandaşlar, balıkların yolculuğuna tanıklık ediyor, engelleri zıplayarak aşmalarıyla ortaya çıkan manzarayı görüntülüyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Üreme hareketi, Van Gölü'ndeki inci kefali ile aynı"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Tarım ve Orman İl Müdürü Ali Kılıç, AA muhabirine, Hazar Gölü'ndeki siraz balıklarının üreme için yaptığı göçün önemli olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gölde 8 balık türünün bulunduğunu, en çok siraz balığının dikkati çektiğini anlatan Kılıç, bu balığın üreme döneminin nisan ve haziran ayları arasında olduğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Siraz balığının üreme hareketi, Van Gölü'ndeki inci kefali ile aynıdır." diyen Kılıç, üreme döneminden dolayı av yasağının sürdüğünü, bu sayede balıkların korunarak üremelerinin sağlandığını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu yılın bol yağışlı geçtiğini, bu durumun siraz balıklarının göçünü kolaylaştırdığını dile getiren Kılıç, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bol yağışla Hazar Gölü'nü besleyen derelerin daha yoğun akması ve suyun bol bir şekilde göle ulaşması sonucu siraz balıkları yüzerek yukarıya doğru daha rahat hareket edebiliyor. Yağışların az olduğu dönemlerde bu göç zorlaşıyor. Balıkların istediği noktalara ulaşmaları daha zor hale geliyor."</span></span></span></p>

<p><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/2024_05_debi8-3.jpg"></p>

<p><strong><span><span><span>- 3 yılda 1,5 milyon siraz balığı göle bırakıldı</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Söz konusu balıkların 3-4 kez yumurta bırakarak neslini devam ettirebilen bir tür olduğunu, yumurta bırakmak için Kürk Deresi başta olmak üzere bölgedeki derelere akıntının tersine yüzdüklerini aktaran Kılıç, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Tarım ve Orman Bakanlığı olarak balık türlerini kontrol altında tutmak için çalışmalar yapıyoruz. İhtiyaç halinde popülasyonlara takviye gerekiyorsa buralarda balıklandırma yapıyoruz. Bu türün devamını sağlamaya çalışıyoruz. 3 yılda Hazar Gölü'ndeki bu su kaynağımıza 1,5 milyon siraz balığı bırakmak suretiyle balıklandırma işlemini gerçekleştirdik."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kılıç, üreme göçünün dere yatağında rahatlıkla izlenebildiğini, bunu vatandaşların görmesini ve bir farkındalığın oluşmasını önemsediklerini belirterek, "Siraz balığını seviyoruz. Balığımızın Hazar Gölü'nde devamlılığı için çalışıyoruz. Av yasağı döneminde de üreticilerimizin ve balıkçılarımızın bu konudaki uyarılarımıza, hassasiyetlere dikkat etmelerini istiyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Bu güzel görüntüleri kaçırmamak için her yıl geliyorum"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Göçü izlemeye gelenlerden Aygün Çam da siraz balığının göç yolculuğunu izlemeye geldiğini ifade ederek, "Bu güzel görüntüleri kaçırmamak için her yıl geliyorum. Bu balık türünün korunmasında çaba gösteren herkese teşekkür ediyorum." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Samet Ak ise tersine göç eden balıkları izleyerek stres attıklarını kaydederek, herkesi bu keyifli göçü izlemeye davet etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bilim insanları resifleri ses dalgalarıyla yeniden canlandırmaya çalışıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/bilim-insanlari-resifleri-ses-dalgalariyla-yeniden-canlandirmaya-calisiyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/bilim-insanlari-resifleri-ses-dalgalariyla-yeniden-canlandirmaya-calisiyor</guid>
<description><![CDATA[ Avustralya&#039;daki bilim insanları, yükselen deniz sıcaklığı ve birçok çevresel etmenlerin sonucunda zarar görmüş resifleri, ses dalgalarıyla yeniden canlandırmaya ve zenginleştirmeye çalışıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/bilim-insanlari-resifleri-ses-dalgalariyla-yeniden-canlandirmaya-calisiyor-1714835585.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, insanları, resifleri, ses, dalgalarıyla, yeniden, canlandırmaya, çalışıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>ABC News'ün haberine göre Avustralya Tıbbi ve Klinik Bilim İnsanları Enstitüsü (<strong>AIMS</strong>), "<strong>Resif Şarkısı</strong>" adlı deneysel araştırma projesi kapsamında, ses dalgalarını kullanarak çevredeki deniz yaşamının dikkatini çekmeye çalışıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Avustralya'nın batısındaki Ningaloo Resifi ve Lizard Adası'nın Büyük Set Resifleri'nde 2021'den bu yana yapılan çalışmalar kapsamında, resiflerin zeminlerine ses dalgası yayan hoparlörler yerleştirildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Araştırmada, sağlıklı resif ekosistemlerinin ürettiği ses dalgaları, balık ve diğer deniz canlılarını küresel ısınma ve beşeri etmenlerden zarar görmüş resiflerde yaşamaya çekmek için kullanılıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çalışmanın baş araştırmacısı Rohan Brooker, proje kapsamında bu hoparlörlerden mevsime ve ekosisteme uygun ses dalgaları yayınladıklarını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Brooker, bu çalışma ile resiflere mercanların büyümesine ve ekosistemin zenginleşmesine yardımcı olacak besinleri ve diğer organik maddeleri taşıyacak balık yavrularının gelmesini umduklarını aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Araştırmayı yürüten bilim insanlarından Miles Parsons da sağlıklı bir resif ekosisteminin farklı ses dalgaları içerdiğini belirterek balıkların beslenme gibi faaliyetler için korolar oluşturduklarını aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Su altını farklı seslerin olduğu mahallelere benzeten Parsons, "Kalabalık bir mahalle sağlıklı bir ortama işaret eder." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Parsons ayrıca, sağlıklı resiflerin oluşturduğu seslerin balıklar tarafından orada yaşanıp yaşanmayacağına karar vermek için kullanıldığını açıkladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Araştırmanın 2025'te sonuçlanması planlanıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Van&amp;apos;da göletlerdeki balık ölümlerinin nedeni araştırılıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/vanda-goeletlerdeki-balik-oelumlerinin-nedeni-arastiriliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/vanda-goeletlerdeki-balik-oelumlerinin-nedeni-arastiriliyor</guid>
<description><![CDATA[ Van&#039;da bazı göletlerde balık ölümlerinin görülmesi üzerine inceleme başlatıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/vanda-goletlerdeki-balik-olumlerinin-nedeni-arastiriliyor-1714719913.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Vanda, göletlerdeki, balık, ölümlerinin, nedeni, araştırılıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Tarım ve Orman İl Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Özalp ilçesindeki Yumruklu ile Muradiye ilçesindeki Beyarslan göletlerindeki ölü balıkları gören vatandaşlar, yetkililere haber verdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bunun üzerine Su Ürünleri Şube Müdürlüğü ekipleri, bölgeye giderek numune aldı, su sıcaklığını ölçtü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ekipler, sudaki materyaller ile tatlı su kaynağının etrafında kirletici ve kimyevi madde olup olmadığını inceledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Göletlerin farklı noktalarından alınan numuneler incelenmek üzere Elazığ Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü laboratuvarına gönderildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yerinde yapılan ölçümlerde suyun sazangillerin yaşamı için uygun olduğu belirlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkların kesin ölüm nedeni laboratuvardaki incelemenin ardından belirlenecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Numunelerin sonuçları gelinceye kadar göletteki balıkların tüketilmemesi ve suyunun hayvanlara içirilmemesi uyarısında bulunuldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Balıkçılardan “1000 Çocuk 1000 Gülücük” Projesine Destek</title>
<link>https://trafikdernegi.com/balikcilardan-1000-cocuk-1000-gulucuk-projesine-destek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/balikcilardan-1000-cocuk-1000-gulucuk-projesine-destek</guid>
<description><![CDATA[ 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında, Eskişehir Sazova Bilim ve Kültür Parkı’nda Esabder ve Vosbağa Dernekleri bir araya gelerek Vos26 Derneğinin yürütmekte olduğu ‘’1000 Çocuk 1000 Gülücük Projesi’’ ne destek verdiler. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/balikcilardan-1000-cocuk-1000-gulucuk-projesine-destek-1714594010.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Balıkçılardan, “1000, Çocuk, 1000, Gülücük”, Projesine, Destek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>VOS26 </strong>Yardım Gönüllüleri Hobi Kültür ve Dayanışma Derneği’nin bu yıl 7. defa düzenlediği <strong>1000 Çocuk 1000 Gülücük Projesi</strong>’ ne Eskişehir Amatör Olta Balıkçılığı ve Doğal Hayatı Koruma Derneği (<strong>ESABDER</strong>) ve Eskişehir <strong>Vosbağa Derneği</strong> ile birlikte destek vererek çocuklarla birlikte eğlendiler.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Aileler ve çocuklarla günün ilk saatlerinde buluşan dernek yöneticileri ve üyeleri Sazova Bilim ve Kültür Parkı’nda kurulan atölye standlarında vosvos boyama, vosvos magnet yapımı, takı tasarımı, olta balıkçılığı ve uyulması gereken kurallar üzerine eğitimleri verilerek çocukların el becerilerini geliştirmeleri için aktiviteler yapıldı. </span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/WhatsApp%20G%C3%B6rsel%202024-04-29%20saat%2022_21_30_b7522d07.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Balık Haber</strong>’e konuşan <strong>ESABDER</strong> Derneği Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Yasin Başaran</strong> ‘’Esabder olarak Eskişehir’deki kardeş derneklerimize her zaman destek vermekteyiz. ‘’<strong>1000 Çocuk 1000 Gülücük Projesi</strong>’’ etkinliğine seve seve katıldık. Günümüz şartlarında aileler ekonomik koşullar sebebiyle çocuklarına fazla vakit ayırmakta güçlük çekmektedirler. Bugün çocuklarımızın öğrenirken eğlendiğini görmek çok güzeldi. Bizler de Esabder Derneği olarak, çocuklarımıza amatör ve sportif olta balıkçılığı nasıl yapılır, nelere dikkat etmemiz gerekir konulu teorik ve pratik eğitim çalışması yaptık.  Çocuklarımızın hem çevre ve doğa bilinci içersinde gelişmesi hem de açık havada doğayla iç içe yapılan en güzel spor olan balık tutma hobisinde buluşturulabilmeleri adına bizler için çok başarılı bir fırsat eğitimi oldu. Çocuklarımız ve ailelerimizle birlikte bizlerde çocukluk günlerimize dönerek hep birlikte eğlendik.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/WhatsApp%20G%C3%B6rsel%202024-04-29%20saat%2022_22_24_07f5118a.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu vesile ile başta bizlere bu fırsatı veren <strong>Vos26</strong> Yardım Gönüllüleri Hobi Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Sayın <strong>Hayriye Zeynep Karbölen</strong>’e ve emeği geçen herkese teşekkür ederim’’ ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sazova Bilim ve Kültür Park alanına rengarenk boyanmış Vos Vos arabalarıyla gelen dernek üyeleri görsel şovun yanı sıra çocuklarla müzik eşliğinde dans ederek eğlendiler. Etkinlik sonunda katılım sağlayan çocuklara hediye olarak oyuncak dağıtıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balık Haber Merkezi – Özden Aydın Şimşek</span></span></span></p>

<p> </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sahillerdeki işletmelere ve balıkçılara caretta caretta uyarısı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/sahillerdeki-isletmelere-ve-balikcilara-caretta-caretta-uyarisi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/sahillerdeki-isletmelere-ve-balikcilara-caretta-caretta-uyarisi</guid>
<description><![CDATA[ DEKAMER Başkanı Prof. Dr. Kaska: - &quot;Caretta carettaların önümüzdeki ay yumurta bırakma dönemi başlayacak. İşletmeler nisan sonuna kadar kumsallarında düzeltme, temizlik, şemsiye ve şezlonglarının sabitlemesini lütfen yapsınlar, mayıs içerisinde yaptıklarında yuvaya zarar verebilirler&quot; - &quot;Balıkçılık faaliyeti yapan kişiler, ağlarına takılan kaplumbağayı &#039;boğuldu, öldü&#039; diyerek hemen suya atmasınlar. Kafaları aşağıda, kuyruk tarafları yukarıda kalacak şekilde iki üç saat beklettiklerinde kaplumbağaların yüzde 78&#039;i ayılıyor ve tekrar yaşama tutunuyor&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/04/sahillerdeki-isletmelere-ve-balikcilara-caretta-caretta-uyarisi-1714378434.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sahillerdeki, işletmelere, balıkçılara, caretta, caretta, uyarısı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Deniz Kaplumbağaları Araştırma, Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi (<strong>DEKAMER</strong>) Başkanı Prof. Dr. Yakup Kaska, nesli tehlike altındaki caretta carettaların önümüzdeki ay yumurta bırakma dönemlerinin başlayacağını belirterek, "İşletmeler nisan sonuna kadar kumsallarında düzeltme, temizlik, şemsiye ve şezlonglarının sabitlemesini lütfen yapsınlar, mayıs içerisinde yaptıklarında yuvaya zarar verebilirler." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kaska, AA muhabirine, sahilleri kullanan işletmeler ve turistler ile balıkçıların dikkat etmesi gereken noktalara ilişkin açıklama yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Nisan ayından sonra kaplumbağaların yumurta bırakmaya başladığını hatırlatan Kaska, "Traktör gibi ya da herhangi bir aletle düzleme yapmak için kumsala girildiği zaman kaplumbağaların yumurtaları parçalanabiliyor. Caretta carettaların önümüzdeki ay yumurta bırakma dönemi başlayacak. İşletmelere uyarımız nisan sonuna kadar kumsallarında düzeltme, temizlik yapacaklarsa, şemsiye ve şezlonglarını sabitleyeceklerse bunları lütfen yapsınlar. Çünkü mayıs içerisinde yaptıkları zaman tesadüfen de olsa bir yuvayı da zarar verebilirler." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İşletmelerin kabin veya benzerleri şeyleri de sabitlemeleri gerektiğinin altını çizen Kaska, bu tür malzemelerin yerlerinin değiştirildiği zaman yuvanın üstüne gelebildiğini, bunun da bütün yavruların ölmelerine yol açabildiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/ciftlesen-carettalar-icin-sessizlik-uyarisi-9946-dhaphoto3.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "İşletmelere her tür desteği veriyoruz"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>İşletmelere dikkat etmeleri gereken noktalarda talepleri doğrultusunda destek verdiklerini ifade eden Kaska, otellerin sınırlarında yuva olması durumda, bilgi verildiği takdirde yuvayı kafesleyerek yumurtaların güvenliğini sağladıklarını anlattı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>Kaska, şunları kaydetti:</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>"Yuvanın kafeslenmesi hatta oradan çıkan yavruların da hep beraber denize gönderilmesi gibi işletme müşterileriyle birlikte yaptığımız katılımcı faaliyetler oluyor. Biz hiçbir zaman 'buralarda turizm yapılamaz' gibi bir yaklaşım içerisinde değiliz. Hem turizm hem de kaplumbağalar birlikte yaşayabilir ama bunun saygı gösterilerek yapılması lazım. Biz gerek kafes koyma gerekse yuvanın yeri uygun değilse yerinin değiştirilmesi bakımından işletmelere her tür desteği veriyoruz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Deniz</strong> kaplumbağalarının yumurtlama döneminin mayısta başlayacağını anımsatan Kaska, yumurtaların yaklaşık 2 ay kum altında kalacağını bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>- "Balıkçılar ağlarına yeşil ışık takmalı"</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçılara da uyarıda bulunan Kaska, <strong>deniz</strong> kaplumbağalarının trol ağlara takılmaları sonucu ölebildiklerine de dikkati çekerek, ağlara takılacak yeşil ışıkların kaplumbağaları kaçırması sonucu ölümlerin önüne geçileceğini bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kaska, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"İsteyen balıkçılara da bu ışıklardan vererek, ağlarına taktıkları zaman kaplumbağa ölümlerinin önüne geçiyoruz. Balıkçılık faaliyeti yapan kişiler, ağlarına takılan kaplumbağayı 'boğuldu, öldü' diyerek hemen suya atmasınlar. Kafaları aşağıda, kuyruk tarafları yukarıda kalacak şekilde iki üç saat beklettiklerinde kaplumbağaların yüzde 78'i ayılıyor ve tekrar yaşama tutunuyor. Bu konuda da bize ulaşmaları durumunda bu kaplumbağaların tedavilerini yapıp, doğal ortamına gönderilmesini sağlayabiliyoruz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Prof. Dr. Yakup Kaska, 2008'den bu yana yaklaşık 500 kaplumbağanın DEKAMER'de tedavi edildiğini, bunların 333'ünün doğal ortamına bırakıldığını bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>- "Denize atılan bir poşet, kaplumbağaya kurşun atmakla eş değer"</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Turizmciler, balıkçılar ve sahili kullanan turistlerin işbirliği içerisinde hareket ederek <strong>deniz</strong> kaplumbağalarını koruyabileceklerini aktaran Kaska, denize atılan bir poşetin, bazen kaplumbağaya kurşun atmakla eş değer olabildiğine değindi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kaska, "Çünkü bunlar denize atılan bir poşeti denizanası zannedip yiyebiliyor ve poşet boğulmalarına veya bağırsaklarının tıkanmasına ve dolayısıyla gaz birikmesinden dolayı dalamamasına, suyun yüzeyinde şamandıra gibi durmasına yol açabiliyor." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Antalya&amp;apos;da caretta carettalar yumurta bırakmaya başladı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/antalyada-caretta-carettalar-yumurta-birakmaya-basladi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/antalyada-caretta-carettalar-yumurta-birakmaya-basladi</guid>
<description><![CDATA[ DEKAFOK Kıyı Koruma Derneği Başkanı Seher Akyol, : - &quot;Yavruların ilk yuvadan yaklaşık 50 gün sonra çıkmaya başlayacağı ve ekim ayının ortalarına kadar çıkışlarını sürdüreceğini düşünüyoruz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/04/antalyada-caretta-carettalar-yumurta-birakmaya-basladi-1714373218.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Antalyada, caretta, carettalar, yumurta, bırakmaya, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Antalya'nın Manavgat ilçesindeki Sorgun sahiline nesli tükenme tehdidi altındaki caretta carettalar ilk yuvasını yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz Kaplumbağaları, Akdeniz Fokları, Kum Zambakları (<strong>DEKAFOK</strong>) Kıyı Koruma Derneği Başkanı Seher Akyol, yaptığı açıklamada, gece saatlerinde ilk dişi deniz kaplumbağasının Sorgun sahiline ilk yuvalarını yaparak yumurtalarını bıraktıkları belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu sene geçen yıldan 18 gün önce yuva yapan ilk yetişkin deniz kaplumbağalarının ağustos ortalarına kadar yuva yapmaya devam etmesini beklediklerini söyleyen Akyol, "Yavruların ilk yuvadan yaklaşık 50 gün sonra çıkmaya başlayacağı ve ekim ayının ortalarına kadar çıkışlarını sürdüreceğini düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240426-34389014-34389013-ANTALYADA_CARETTA_CARETTALAR_YUMURTA_BIRAKMAYA_BASLADI.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan aldıkları araştırma izinleriyle izleme faaliyetlerini sürdürdüklerini aktaran Akyol, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bu yıl, DEKAFOK'un izleme ve koruma faaliyetlerini yürüttüğü Batı Mendirekten başlayan ve Side Büyük Plajını da kapsayan Sorgun-Side sahilleri Tarım ve Orman Bakanlığı'nın çalışmaları neticesinde yuvalama alanı olarak belirlenmişti. Ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve genelgelerle nesli koruma altına alınan deniz kaplumbağalarının yuvalama alanları, her yıl olduğu gibi bu yıl da çeşitli uyarı ve tedbirlerle korunacak. Bunların başında yuvalama alanlarından motorlu araçların geçmesi, sahilde ateş yakılması, yavruların deniz yönüne gitmesini engelleyebilecek yapay ışıklar, havai fişekler ve çöpler gibi faktörlerin yasaklanması geliyor."</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240426-34389014-34389011-ANTALYADA_CARETTA_CARETTALAR_YUMURTA_BIRAKMAYA_BASLADI.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akyol, bu yıl beşinci koruma ve izleme sezonuna hazırlandıklarına değinerek, deniz analarının en büyük avcısı caretta carettaların turizm için de önemli olduğunu bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Vatandaşın da dikkatli olmasını isteyen Akyol, off-road sürücülerinin ekim ayının ortalarına kadar sahillerden araçla geçmemesi, kampçıların da özenli olması gerektiği uyarısında bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Keban Baraj Gölü&amp;apos;nde engerek yılanı popülasyonundaki artışı uzmanı değerlendirdi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/keban-baraj-goelunde-engerek-yilani-populasyonundaki-artisi-uzmani-degerlendirdi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/keban-baraj-goelunde-engerek-yilani-populasyonundaki-artisi-uzmani-degerlendirdi</guid>
<description><![CDATA[ FÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Zooloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Akın Temizer: - &quot;Küresel ısınma ve ekolojik yapının değişmesinden dolayı bu yılan popülasyonunun doğal ortamında artış söz konusu&quot; - &quot;Doğada gezerken, derelere, göllere ve barajlara yaklaştığımızda dikkatli olalım. Su kenarlarında bu yılanlar yaşayabilir&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/04/keban-baraj-golunde-engerek-yilani-populasyonundaki-artisi-uzmani-degerlendirdi-1714230740.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:40 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Keban, Baraj, Gölünde, engerek, yılanı, popülasyonundaki, artışı, uzmanı, değerlendirdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Fırat Üniversitesi (FÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Zooloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Akın Temizer, Elazığ'da Keban Baraj Gölü çevresinde görülen engerek yılanı popülasyonundaki artışta küresel ısınma ve ekolojik yapının değişmesi, sürüngenlerle beslenen kartal, şahin ve doğan gibi yırtıcı kuşların doğada azalmasının etkili olduğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Temizer, AA muhabirine, karada yaşayan engerek yılanının popülasyonunda son yıllarda artış tespit ettiklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Daha çok karada fare gibi kemirgenler ile kuş, tavşan gibi hayvanların yavruları ve kurbağalarla beslenen engereklerin küresel ısınmaya bağlı kuraklık ve çevresel faktörler nedeniyle balıkları da tercih ettiğini dile getiren Temizer, son olarak baraj gölünde balık avlayan bir kişinin engerek yılanını cep telefonu kamerasıyla görüntülediğini anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Görüntüler karada yiyecek bulmakta güçlük çeken engerek yılanının suya adapte olduğunu göstermesi açısından güzel bir örnek." diyen Temizer, kayıtlarda suya adapte olan yılanın büyük balıklarla beslendiğinin görüldüğünü ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Temizer, son yıllarda engereklerin Keban Baraj Gölü civarında yaygınlaşmaya başladığına işaret ederek, "Küresel ısınma ve ekolojik yapının değişmesinden dolayı bu yılan popülasyonunun doğal ortamında artış söz konusu. Su kaynakları azalınca bu hayvanlar suya yakın bölgelere yaklaşıyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Engerek sayısındaki artışta yırtıcı kuşların doğada azalması da etken</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Engerek sayısındaki artışta sürüngenlerle beslenen kartal, şahin ve doğan gibi yırtıcı kuşların doğada azalmasının da önemli bir etken olduğuna dikkati çeken Temizer, doğal dengenin bozulmaması ve çevrenin korunması için daha büyük tedbirler alınması gerektiğini kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Temizer, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Yılanlar baharın gelmesiyle kış uykusundan uyanır. Aç olan yılanlar uyandıklarında suya yakın bölgelere giderek balık, kurbağa gibi canlıları avlar. Keban Baraj Gölü'nde 28-30 çeşit balık türü varken halk arasında 'kral balığı' olarak bilinen balıkla beslendiğini görüyoruz. Suda yakaladığı balığa zehrini aktararak kısmi felce uğratıyor. Yılanların mide ve karın kasları çok gelişmiştir. Vücudundan daha büyük bir canlıyı rahatlıkla yutabiliyor. Zehirli yılanların kuyrukları küt, ince boyunlu ve kafa yapısı üçgen şekildedir."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Doğada gezerken dikkatli olalım"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Temizer, havanın ısındığını ve doğada yılanların sıklıkla görülmeye başladığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Doğada gezerken, derelere, göllere ve barajlara yaklaştığımızda dikkatli olalım. Su kenarlarında bu yılanlar yaşayabilir." uyarısında bulunan Temizer, yılan sokmalarına karşı dikkatli olunması gerektiğini aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sakin görünen yılanların çok ani hareket etme özelliğine sahip olduğunun altını çizen Temizer, yılan sokması halinde zehrin yayılmasının engellenmesi için turnike yapılmasını ve hızla 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulunulması ya da en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmasını tavsiye etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Temizer, özellikle doğada çalışan kişilere el, kol ve bacak bölgelerini kapatacak şekilde dikilen tozluk ve eldiven gibi koruyucular kullanmalarını önerdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Akçakoca açıklarında zıpkınla balık avlayan kişi, su altında gördüğü demir kalıntıları kayda aldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/akcakoca-aciklarinda-zipkinla-balik-avlayan-kisi-su-altinda-goerdugu-demir-kalintilari-kayda-aldi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/akcakoca-aciklarinda-zipkinla-balik-avlayan-kisi-su-altinda-goerdugu-demir-kalintilari-kayda-aldi</guid>
<description><![CDATA[ Düzce&#039;nin Karadeniz&#039;e sahili olan Akçakoca ilçesi açıklarında zıpkınla balık avlayan kişi, deniz tabanında yıllar önce de gördüğü demir kalıntıları su altı kamerasıyla kaydetti. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/akcakoca-aciklarinda-zipkinla-balik-avlayan-kisi-su-altinda-gordugu-demir-kalintilari-kayda-aldi-1726029433.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Akçakoca, açıklarında, zıpkınla, balık, avlayan, kişi, altında, gördüğü, demir, kalıntıları, kayda, aldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İlçeye bağlı Paşalar köyü açıklarında zıpkınla balık avına çıkan Gürkan Gürbüz, deniz tabanında gördüğü büyük demir kalıntıları zıpkınına bağlı su altı kamerasıyla görüntüledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gürbüz, AA muhabirine, söz konusu kalıntılara ilk olarak 8 yıl önce rastladığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>O zaman su bulanık olduğu için hem görüntü alamadığını hem de kalıntıların tamamını göremediğini belirten Gürbüz, "En son dalışımda su çok berrak olduğu için net bir şekilde görebildim ve kameramı açtım, kaydımı aldım. Zaten balık avı yaparken kamera zıpkınıma hazır takılı oluyor. O ara işte batığı görünce direkt kameramı açtım." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz tabanında gördüğü kalıntılarla ilgili daha önce araştırmalar yaptığını dile getiren Gürbüz, "Bazıları bana 2. Dünya Savaşı'ndan kalma patlatılmış denizaltı olabileceğini söyledi. 1944 yıllarında Karadeniz'de 3 denizaltı patlatılmış, acaba biri bu mu yoksa başka gemi batığımı onu bilemiyorum. Uzunluğu 20 metre, genişliği de 7 metre civarında. Çoğu tek parça halinde ama bir kısmı kuma gömülü olduğu için tam da net meydana çıkmamış. Ön tarafında bazı dağınık parçalar vardı ama çoğu bütün halinde duruyor." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İklim değişikliği ve kirlilik Ege&amp;apos;deki deniz çayırlarının yayılış alanını daraltıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/iklim-degisikligi-ve-kirlilik-egedeki-deniz-cayirlarinin-yayilis-alanini-daraltiyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/iklim-degisikligi-ve-kirlilik-egedeki-deniz-cayirlarinin-yayilis-alanini-daraltiyor</guid>
<description><![CDATA[ Manisa Celal Bayar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ergün Taşkın: - &quot;Ege Denizi&#039;nde yapmış olduğumuz çalışmalarda deniz çayırlarının 35-40 metre derinliklerinden daha sığ derinliklere çekildiğini, 5 ile 20 metre arasındaki derinliklere sıkıştığını gördük. Bunda da daha çok kirliliğe bağlı artan bulanıklık, balıkçılık ve çapalama faaliyetleri, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkisinin olduğunu düşünüyoruz&quot; 

&quot;Ege, Marmara ve Akdeniz&#039;de yoğun bir deniz çayırı tahribatı var. Bu tahribat, evsel endüstriyel atıklar, ileri arıtma yapılmadan denizlere bırakılan deşarj suları, özellikle deniz çayırlarının yayılış gösterdiği alanlarda trol ve benzeri araçlarla yapılan balıkçılık, kültür balıkçılığı faaliyetleri, tekne çapaları, bulanıklık ve yabancı türlerden kaynaklanıyor&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/iklim-degisikligi-ve-kirlilik-egedeki-deniz-cayirlarinin-yayilis-alanini-daraltiyor-1726027557.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İklim, değişikliği, kirlilik, Egedeki, deniz, çayırlarının, yayılış, alanını, daraltıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>Manisa Celal Bayar Üniversitesi</strong> Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Deniz Biyoloğu <strong>Prof. Dr. Ergün Taşkın</strong>, Ege Denizi'nde iklim değişikliği, kirlilik, bulanıklık, balıkçılık ve çapalama faaliyetleri nedeniyle 35-40 metre derinliklerde varlık gösteren deniz çayırlarının 5 ila 20 metre derinliklere sıkıştığını, yayılış ve kaplama alanlarının daraldığını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz diplerinde kök, gövde ve yaprak biçiminde şekillenen, kökleriyle deniz dibine tutunarak yaşayan, tohumlu ve çiçekli bir bitki olan deniz çayırları, güneş ışınlarının yardımıyla fotosentez yaparak kendi besinini üretebiliyor. Yeşil renkteki deniz çayırları en az 30 santimetre uzunluğunda ve 1 santimetre genişliğinde yapraklara ve 8 ila 10 santimetre uzunluğunda köklere sahip.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA muhabirine konuşan Taşkın, Türkiye'de 4'ü yerli ve 1'i Süveyş Kanalı aracılığıyla Türkiye sularına girmiş yabancı tür olmak üzere 5 deniz çayırı türü bulunduğunu belirterek, yabancı türün, yayılımcı özelliği nedeniyle yerli deniz çayırlarının boşalttığı alanları diğer alglerle birlikte kaplayarak doldurduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz çayırı dendiğinde Türkiye'de akla ilk gelen türün deniz eriştesi olarak da bilinen Posidonia oceanica olduğunu belirten Taşkın, "Bu tür, Mersin, Aydıncık kıyılarından başlayarak bütün Batı Akdeniz'e, Ege kıyılarına, Marmara'nın belirli bir kesimine, oradan Yunanistan, Arnavutluk, İtalya ve batıya doğru İspanya'ya kadar yayılış gösteriyor. Güney Akdeniz'de ise yayılış gösterdiği çok az alan mevcut. O alanlar da Tunus civarındaki bazı bölgelerden oluşuyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Taşkın, Türkiye'de tahminen deniz çayırlarının şimdiye kadar tespit edilen 40 bin hektarlık bir alanı kapladığını fakat artan baskılar nedeniyle bu alanlarda ciddi bir azalma gözlemlediğini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Hem karbonu hapsediyor hem oksijen üretiyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Türkiye'deki deniz çayırlarının içinde başta algler, omurgasızlar ve balıklar olmak üzere 1145 deniz canlısının barındığı bilgisini paylaşan Taşkın, bu çayırların en az 50 balık türünün üremesini ve beslenmesini sağladığını aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz çayırlarının zemin yapısını tutarak kıyı erozyonunu önlediğini, aynı zamanda kıyı yapısını dengelediğini vurgulayan Taşkın, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Atmosfere verilen karbondioksitin büyük bir kısmı bitkiler tarafından emilerek kullanılır ve oksijen üretilir. Aynı şekilde atmosferdeki karbondioksitin yine önemli bir kısmı okyanuslar tarafından emilir ve suya girer. Suya girdikten sonra deniz çayırları buradaki karbondioksiti ve karbonu hapseder. Karbondioksiti de kullanır ve oksijen üretir. O nedenle deniz çayırları, atmosferdeki artan karbon emisyonlarını azaltmada bizler için en önemli yardımcı, biyolojik elementlerden bir tanesidir. Hem karbonu hapsediyor hem de karbondioksiti kullanarak oksijen üretiyor."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz çayırlarının özellikle su kalitesinin iyi olduğu kumluk alanlarda yayılış gösterdiğini bildiren Taşkın, küresel ısınmaya bağlı artan deniz suyu sıcaklıkları ve tuzluluğun, deniz çayırlarını olumsuz etkilediğini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Taşkın, "Tercih ettiği sıcaklık aralığı 11 ile 29 santigrat derece. Maksimum 1000'de 37 ya da en fazla 1000'de 39 tuzlulukta yaşayabiliyor ve özellikle küresel ısınma, iklim değişikliği nedeniyle son yıllarda deniz suyundaki sıcaklık artışına bağlı olarak bu türler de etkileniyor." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Ölen yaprakları kıyıdan toplamamak gerekiyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Ege, Marmara ve Akdeniz'de yoğun bir deniz çayırı tahribatı olduğundan bahseden Taşkın, bu tahribatın, evsel endüstriyel atıklar, ileri arıtma yapılmadan denizlere bırakılan deşarj suları, özellikle deniz çayırlarının yayılış gösterdiği alanlarda trol ve benzeri araçlarla yapılan balıkçılık, kültür balıkçılığı faaliyetleri, tekne çapaları, bulanıklık ve yabancı türlerden kaynaklandığını dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz çayırlarının normal şartlarda denizel ortamlarda 0-45 metre arasında yayılış gösterdiğini kaydeden Taşkın, "Ege Denizi'nde yapmış olduğumuz çalışmalarda deniz çayırlarının 35-40 metre derinliklerinden daha sığ derinliklere çekildiğini, 5 ile 20 metre arasındaki derinliklere sıkıştığını gördük. Bunda da daha çok kirliliğe bağlı artan bulanıklık, balıkçılık ve çapalama faaliyetleri, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkisinin olduğunu düşünüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yabancı ve yayılımcı türlerin de deniz çayırları üzerinde baskıyı artırdığına dikkati çeken Taşkın, bu türler arasında olan uzun dikenli deniz kestanesi ve yayılımcı makro alglerin, deniz çayırlarının bulunduğu habitatlarda çayırların üzerini örtüp yayılış göstererek ekosistemin gidişatını etkilediğine değindi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz çayırlarının ölü yapraklarının bile ekosistemde bir yeri olduğunu belirten Taşkın, konuşmasını şöyle sürdürdü:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Özellikle sonbaharda, karasal ortamdaki yaprak döken ağaçlar nasıl yapraklarını döküyorsa deniz çayırlarının bir kısmı da yine yapraklarını döküyor ve bu yapraklar kıyıya doğru taşınıyor. Yapraklar deniz içerisinde yeşil görünürken güneşten ve zaman içerisinde klorofillerini kaybetmesinden dolayı kahverengimsi renk tonlarına dönüşüyor ve kıyıda banklar oluşturuyor. Kışın artan dalga, rüzgar ve akıntılardan dolayı kıyı yapısının bozulmasını bu banklar engeller. Aynı zamanda birçok omurgasız canlı türü de bu ölü yapraklar arasında yaşam imkanı sağlar. Bu nedenle canlı olanları nasıl faydalıysa ölmüş yaprakları da kıyısal alanı koruma ve buradaki canlıların yaşam alanlarına bir habitat oluşturma açısından önemli. Aslında bunları hiçbir şekilde kıyıdan toplamamak gerekiyor."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Karasal ortamda ormanlık alanlar ne ise denizel ortamda da deniz çayırları odur"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Deniz çayırlarını korumak için evsel ve endüstriyel faaliyetler ile tarım ve hayvancılığın kontrollü bir şekilde yapılması ve bu faaliyetler sonucunda oluşan kirliliğin denizlere verilmemesi gerektiğinin altını çizen Taşkın, "Balıkçılık faaliyetlerinin 40-45 metre derinliğin altına çekilmesi, ekolojik çapa faaliyetlerinin yapılması gerekiyor. Günübirlik yatlar ya da çok zamanlı yatlar için yapılan liman marinalarının bu çayırların üzerine inşa edilmemesi, kıyı düzenlemesi ve yapılaşmasının dikkatli bir şekilde yapılması önem taşıyor." sözlerini sarf etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz çayırları ne kadar çok alan kaplarsa balık popülasyonlarında da o kadar artış olacağı tespitini paylaşan Taşkın, sözlerini, "Karasal ortamda ormanlık alanlar ne ise denizel ortamda da deniz çayırları odur. Karasal ortamın ormanları denizel ortamın ormanlarıyla aynı işlevi gösterir." diyerek tamamladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Antalya&amp;apos;nın Çıralı sahilinde 4 bin caretta caretta denizle buluştu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/antalyanin-cirali-sahilinde-4-bin-caretta-caretta-denizle-bulustu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/antalyanin-cirali-sahilinde-4-bin-caretta-caretta-denizle-bulustu</guid>
<description><![CDATA[ Antalya&#039;nın Kemer ilçesindeki Çıralı sahilinde 180 yuvadan çıkan yaklaşık 4 bin caretta caretta yavrusu denizle buluştu. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/antalyanin-cirali-sahilinde-4-bin-caretta-caretta-denizle-bulustu-1725979102.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Antalyanın, Çıralı, sahilinde, bin, caretta, caretta, denizle, buluştu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne bağlı 6. Bölge Müdürlüğü ile Ulupınar Çevre Koruma Geliştirme ve İşletme Kooperatifinin protokolle yürüttüğü koruma ve izleme çalışmaları sayesinde, Çıralı sahilindeki yuva sayısı 180'e ulaştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yerli ve yabancı turistlerin katılımıyla düzenlenen etkinlikte, sabahın erken saatlerinde Çıralı'daki son iki yuvadan çıkan 8 caretta caretta yavrusunun denize kavuşmasına tanıklık edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kemer Kaymakamı Ahmet Solmaz, yaptığı açıklamada, mayısta ilk yuvanın işaretlenmesini yaptıklarını ve 2024'ün son yuva açılışını gerçekleştirdiklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu yıl yuva sayısının çok arttığını belirten Solmaz, "Mayıstan bu yana 180 yuvamızla son 30 yılın rekorunu kırdık. Caretta carettalar nesli tükenmekte olan canlılar olduğu için bölgemizdeki en önemli varlıklar durumunda." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/2024_a_AA-35609962.jpg"></span></span></span></p>

<h3><strong><span><span><span>Yuvalara 12 bin yumurta bırakıldı</span></span></span></strong></h3>

<p><span><span><span>Kemer Belediye Başkan Vekili Sema Özdemir ise caretta carettaların korunması için ellerinden gelen desteği verdiklerini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Derya Baytekin, bu yıl kırdıkları rekorun gelecek yıllarda da devam etmesini temenni etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ulupınar Çevre Koruma Geliştirme ve İşletme Kooperatifi Başkanı Habib Altınkaya, bu yıl 180 yuvada 12 bin yumurtaya ulaşıldığını belirterek, son iki yuvadan sonra sezonu kapattıklarını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Törene, İlçe Jandarma Komutanı Ömer Seyhan, Beydağları Sahil Milli Park Müdürlüğü Kemer Milli Park Şefi Hasan Tıraş ve Ulupınar Muhtarı Salih Sarıca da katıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>

<p> </p>

<p> </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Japon yılan balıkları, yutuldukları yırtıcı balıkların midelerinden kaçabiliyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/japon-yilan-baliklari-yutulduklari-yirtici-baliklarin-midelerinden-kacabiliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/japon-yilan-baliklari-yutulduklari-yirtici-baliklarin-midelerinden-kacabiliyor</guid>
<description><![CDATA[ Japonya&#039;dan araştırmacılar, Japon yılan balıklarının, kendilerini yutan yırtıcı balıkların midelerinden kaçabildiğini tespit etti. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/japon-yilan-baliklari-yutulduklari-yirtici-baliklarin-midelerinden-kacabiliyor-1725962573.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Japon, yılan, balıkları, yutuldukları, yırtıcı, balıkların, midelerinden, kaçabiliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Bulguları "Current Biology" dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, Japonya'daki Nagazaki Üniversitesinden bilim insanları, 32 yılan balığına kontrast madde enjekte ederek bunların "Odontobutis obscura" isimli yırtıcı balığın sindirim sistemindeki serüvenini X-ray ile inceledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Araştırmacılar, 32 Japon yılan balığının 28'inin yırtıcı balık tarafından yutulduktan sonra kaçma girişimde bulunduğunu ve bunların 9'unun yırtıcı balığın midesinden başarıyla kaçabildiğini gözlemledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Japon yılan balıklarının yırtıcı balığın midesinden yemek borusuna çıktığını, yemek borusundan manevra yaptıkları ve son olarak solungaçlardan dışarı çıktıklarını aktaran araştırmacılar bu sürecin ortalama 56 saniye sürdüğünü belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Araştırmanın yazarlarından, Nagazaki Üniversitesi Balıkçılık ve Çevre Bilimleri Enstitüsünden Yuuki Kawabata, yılan balıklarının kaçış için izledikleri yolun şaşırtıcı olduğunu belirterek, "Deneyin başında, yılan balıklarının doğrudan yırtıcı balığın ağzından solungaçlara kaçacağını düşündük ancak beklentilerimizin aksine mideden solungaçlara ulaşması bizim için oldukça hayret vericiydi." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İzmir Körfezi&amp;apos;nde balık ölümleri devam ediyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/izmir-koerfezinde-balik-oelumleri-devam-ediyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/izmir-koerfezinde-balik-oelumleri-devam-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ İzmir Körfezi&#039;nde kirliliğin etkisiyle çok sayıda ölü balığın kıyıya vurduğu görüldü. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/izmir-korfezinde-balik-olumleri-devam-ediyor-1725962213.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İzmir, Körfezinde, balık, ölümleri, devam, ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Kentte 20 Ağustos'ta Bayraklı ilçesi Turan Sahili'ne ölü balıkların vurması ve kötü koku sorununun ortaya çıkması sonrası kirlilik kaynağının tespiti ve önüne geçilmesi için çalışmalar devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz suyu renginin yeşil ve kahverengiye döndüğü körfezde balık ölümleri bugün Karşıyaka ilçesinin Aksoy Mahallesi'nde de yoğun olarak gözlemlendi. Çok sayıda ölü balığın deniz yüzeyine çıktığı ve sahile vurduğu görüldü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sahilde yürüyüş yapan vatandaşlar da duruma tepki gösterdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri ise denizdeki ölü balıkları toplamak için çalışma yürütüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca toplu balık ölümleri ve kirlilikle ilgili araştırma ile çözüm önerilerini sunmak için oluşturulan "İzmir Körfezi Koordinasyon Kurulu"nun ilk toplantısı, geçen hafta Bakan Murat Kurum'un başkanlığında gerçekleşmişti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Belek ve Kızılot sahillerindeki caretta caretta yuva sayısı 6 bine ulaştı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/belek-ve-kizilot-sahillerindeki-caretta-caretta-yuva-sayisi-6-bine-ulasti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/belek-ve-kizilot-sahillerindeki-caretta-caretta-yuva-sayisi-6-bine-ulasti</guid>
<description><![CDATA[ Nesli tükenme tehdidi altındaki caretta carettaların en önemli yuvalama yerleri Belek ve Kızılot sahillerinde, koruma tedbirleri ve iklim şartları dolayısıyla bu yıl yuva sayısında artış yaşandı - Ekolojik Araştırmalar Derneği Başkanı Dr. Ali Fuat Canbolat: - &quot;Toplam 56 kilometrelik iki büyük kumsalda 150 gönüllüyle büyük emek verdik ve 200 bini aşkın deniz kaplumbağasının mavi sularla buluşmasını sağladık&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/belek-ve-kizilot-sahillerindeki-caretta-caretta-yuva-sayisi-6-bine-ulasti-1725788970.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Belek, Kızılot, sahillerindeki, caretta, caretta, yuva, sayısı, bine, ulaştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Nesli tükenme tehdidi altındaki caretta carettaların Avrupa'daki en önemli yuvalama bölgeleri arasında bulunan Antalya'nın Belek ve Kızılot sahillerinde geçen sene 3 bin 150 olan yuva sayısı bu yıl 6 bine ulaştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Caretta caretta yavrularının kumun altındaki yuvalarından çıkarak mavi sularla buluşma yolculukları büyük oranda tamamlandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hacettepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve Ekolojik Araştırmalar Derneği (<strong>EKAD</strong>) Başkanı <strong>Dr. Ali Fuat Canbolat</strong> öncülüğünde hazırlanan "Deniz Kaplumbağalarını İzleme ve Koruma Projesi" kapsamında 30 kilometre uzunluğundaki Belek ve 26 kilometrelik Kızılot sahillerindeki akademisyenlerle gönüllülerin nöbetinde de sona gelindi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu yıl bölgede <strong>EKAD</strong> bünyesinde 150 gönüllü görev yaptı. Bu gönüllüler arasında 15 ülkeden 30 yabancı da yer aldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sahilde her gün kilometrelerce yürüyen akademisyen ve gönüllüler Belek'te 3 bin 500, Kızılot sahilinde ise 2 bin 500 yuva tespit etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yavrular, yumurtalarından çıkarak zorlu yolculuğun ardından mavi sulara kavuştu. Ekipler, Belek'te 140 bin, Kızılot'da ise 75 bin kadar yavrunun denizle buluştuğunu belirledi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Yavru çıkışları bu ayın sonuna kadar sürecek"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span><strong>Ali Fuat Canbolat</strong>, AA muhabirine, Türkiye'deki caretta caretta yuvalarının yüzde 60'ının Antalya sahillerinde olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Belek'te 26, Kızılot'ta ise 4 yıldır düzenli çalışma yaptıklarını belirten Canbolat, "Ergin bireylerin mayısta başlayan yuva yapma süreçleri ağustosa kadar devam ediyor. Yavru çıkışları bu ayın sonuna kadar sürecek." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Belek'te 2021 yılında 3 bin 850 yuva sayısıyla rekor kırıldığını hatırlatan Canbolat, şu bilgileri verdi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bu yıl yuva sayısında rekoru geçemedik ama geçen yıla göre artış yaşadık. Geçen yıl iki kumsalda 3 bin 150 yuva vardı. Toplam 56 kilometrelik iki büyük kumsalda 150 gönüllüyle büyük emek verdik ve 200 bini aşkın deniz kaplumbağasının mavi sularla buluşmasını sağladık."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- 1000 yavrudan 1 ya da 2'si erginliğe ulaşıyor</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span><strong>EKAD</strong> Kızılot Bölgesi Proje Sorumlusu Biyolog <strong>Fatih Polat</strong> da nesli tükenme tehlikesi altındaki bir canlıya yardımcı olmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yıllardır yaptıkları eğitim ve bilgilendirme çalışmaları sayesinde bölgede caretta carettaların korunması için farkındalık oluşturduklarını anlatan Polat, "Hem bu farkındalık hem de iklim koşullarına bağlı olarak bu yıl yuva sayılarında artış yaşadık. Aynı disiplin ile yuvaları korumaya devam edeceğiz çünkü denize ulaştırdığımız 1000 yavrudan sadece 1 ya da 2'si erginliğe ulaşıyor. O yavru yıllar sonra aynı sahile gelerek yuva yapıyor. Caretta carettaların nesli için bu yuvaların ve yavrularının korunması çok önemli." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kastamonu&amp;apos;da kaçak avcıların suya bıraktığı 5 bin metre uzunluğunda ağ ele geçirildi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kastamonuda-kacak-avcilarin-suya-biraktigi-5-bin-metre-uzunlugunda-ag-ele-gecirildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kastamonuda-kacak-avcilarin-suya-biraktigi-5-bin-metre-uzunlugunda-ag-ele-gecirildi</guid>
<description><![CDATA[ Kastamonu&#039;nun Devrekani ilçesinde, kaçak avcıların baraj gölüne bıraktığı 5 bin metre uzunluğunda balık ağı ele geçirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/kastamonuda-kacak-avcilarin-suya-biraktigi-5-bin-metre-uzunlugunda-ag-ele-gecirildi-1725789377.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kastamonuda, kaçak, avcıların, suya, bıraktığı, bin, metre, uzunluğunda, ağ, ele, geçirildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İlçede bulunan Beyler Baraj Gölü'nde kaçak ağ bulunduğuna dair ihbar alan İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri harekete geçti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğü personelince bölgede yapılan kontrol ve denetimlerde bulunan yaklaşık 5 bin metre uzunluğundaki ağ, 8 saat süren çalışmayla çıkarıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ağa takılan balıklar tekrar suya bırakıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tarım ve Orman İl Müdürlüğünden yapılan açıklamada, "Kaçak avlanma, iç sularımızdaki balık varlığını ve ekolojik dengeyi tehdit ediyor. Mücadelemiz kararlılıkla devam edecek." ifadesine yer verildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kars&amp;apos;ta 1 milyon 680 bin sazan yavrusu su kaynaklarına bırakılmaya başlandı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/karsta-1-milyon-680-bin-sazan-yavrusu-su-kaynaklarina-birakilmaya-baslandi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/karsta-1-milyon-680-bin-sazan-yavrusu-su-kaynaklarina-birakilmaya-baslandi</guid>
<description><![CDATA[ Kars&#039;taki baraj ve göletlere, Tarım ve Orman Bakanlığının &quot;Su Kaynaklarının Balıklandırılması Projesi&quot; kapsamında temin edilen 1 milyon 680 bin sazan yavrusu bırakılmaya başlandı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/karsta-1-milyon-680-bin-sazan-yavrusu-su-kaynaklarina-birakilmaya-baslandi-1725859678.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Karsta, milyon, 680, bin, sazan, yavrusu, kaynaklarına, bırakılmaya, başlandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Su Ürünleri Şube Müdürlüğü ekipleri, Elazığ'dan temin edilen 1 milyon 680 bin sazan yavrusunu araçlarla Kars bölgesindeki göl ve göletlere taşıdı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu kapsamda ilk olarak Sarıkamış ilçesindeki Karakurt Baraj Gölü'ne, İl Tarım ve Orman Müdürü Enver Aydın gözetiminde 500 bin sazan yavrusu bırakıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ekipler, Çıldır Gölü ile Arpaçay Baraj Göleti'ne de balık bırakacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Aydın, gazetecilere, kentteki su kaynaklarının verimliliğini artırmayı hedeflediklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Geçen sene Kars genelinde yaklaşık 3,5 milyon balığı gölet ve göllere bıraktıklarını anlatan Aydın, "Bu yıl da yine aynı proje kapsamında 1 milyon 680 bin yavru balığı ilimizin çeşitli göllerine bırakıyoruz. Doğal çeşitliliği artırmak ve buradaki habitatı sağlamak için salım gerçekleştiriyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Karakurt Barajı'na da yaklaşık 500 bin pullu sazan çeşidi yavrularının bırakıldığını dile getiren Aydın, gövde çeşitlendirmeyi, buradaki oluşan av baskısı ile popülasyon azlığını gidermek ve çeşitliği artırmak için çalışmaların devam edeceğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İzmit Körfezi&amp;apos;ne yapılan çevre yatırımlarıyla kirlilik azaldı, balık popülasyonu ve biyoçeşitlilik arttı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/izmit-koerfezine-yapilan-cevre-yatirimlariyla-kirlilik-azaldi-balik-populasyonu-ve-biyocesitlilik-artti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/izmit-koerfezine-yapilan-cevre-yatirimlariyla-kirlilik-azaldi-balik-populasyonu-ve-biyocesitlilik-artti</guid>
<description><![CDATA[ Yapılan çalışmalarla 2007&#039;den bu yana arıtma tesisi sayısı 23&#039;e yükseltilen kentte, deniz uçağıyla yapılan denetimlerle kirliliğe neden olan deniz araçlarına cezai işlem uygulanıyor - Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın: - &quot;Eskiden buralarda denize girilmesi yasaktı. Büyük kirlilikle karşı karşıya kalınmıştı. Çalışmalar neticesinde suyun renginde iyileşme var. Mavi bayraklı plajlar da bunun tescili oldu. Balık çeşitliliğinin arttığını tespit ediyoruz, balık nüfusunun arttığını gözlemliyoruz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/izmit-korfezine-yapilan-cevre-yatirimlariyla-kirlilik-azaldi-balik-populasyonu-ve-biyocesitlilik-artti-1725429752.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İzmit, Körfezine, yapılan, çevre, yatırımlarıyla, kirlilik, azaldı, balık, popülasyonu, biyoçeşitlilik, arttı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı <strong>Tahir Büyükakın</strong>, İzmit Körfezi'nde 2007 yılından bu yana yürütülen çevre yatırımlarıyla kirliliğin azaldığını, balık popülasyonunun arttığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Büyükakın, AA muhabirine, <strong>İzmit Körfezi</strong>'nin, etrafındaki sanayi tesisleri, yerleşim alanları, limanlar nedeniyle çok ciddi ekonomik ve lojistik hareketliliğin içinde yer aldığını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Yani kuşatılmış Körfez'den söz etmek mümkün." diyen Büyükakın, Marmara Denizi'nin tamamının da bu durumda olduğunu vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Büyükakın, İzmit Körfezi'nin etrafında 2 milyonluk nüfusun yaşadığına işaret ederek, "Bütün bunlar inanılmaz bir yük. Yönetilmesi gerçekten güç. Yıllardan beri devam eden duyarsızlık var. Çok eskiye dayalı geçmiş var." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Kocaeli'de denize bir damla evsel atık su deşarjı yapılmıyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile <strong>TÜBİTAK</strong>'ın 2007'den bu yana İzmit Körfezi'nin korunmasına yönelik önemli çalışmalar yürüttüğüne değinen Büyükakın, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ortaklığında başlatılan "İzmit Körfezi Doğu Baseni Dip Çamurunun Temizlenmesi, Susuzlaştırılması ve Bertaraf Hizmeti Projesi" kapsamında 2 Mayıs 2023'ten bu yana İzmit Körfezi'nin doğu yakasında dip çamuru temizliği yapıldığını hatırlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Büyükakın, yaklaşık 100 yılda biriktiği değerlendirilen 8 milyon ton dip çamurunun temizlenmesi için çalışmaların devam ettiği İzmit Körfezi'ne, 23 arıtma tesisi sayesinde derelerden gelen günlük 400 ton çamurun denize akmasının önlendiğini bildirerek, "Deniz ekosistemi açısından, biyolojik çeşitliliğin devamı açısından da o çamurun oradan uzaklaştırılması, balıkların yumurtlama alanları vesaire açısından da önemli. Aynı zamanda denizin oksijen seviyesi açısından da önemli." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Denizin oksijen seviyesinin düşmemesinin önemine değinen Büyükakın, "Kocaeli'de 23 arıtma tesisi var. Bunların tamamı biyolojik arıtma, yüzde 73'ü ileri biyolojik, yüzde 27'si biyolojik arıtma. Kocaeli'de denize bir damla evsel atık su deşarjı yapılmıyor. Bu niye önemli? Bu da yine azot ve fosfor açısından önemli. Çünkü azot ve fosforun denizde kirliliğe, bazı mikroorganizmaların gelişmesine sebep oluyor ki, o da müsilaj dediğimiz problemle bizi karşı karşıya getiriyor." bilgilerini paylaştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA1pQgOb.jpeg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Körfez, atık tutucular, deniz süpürgeleri ve amfibi araçlarla çöpten arındırılıyor</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Büyükakın, Marmara'nın genelinde günlük 4,5 milyon metreküplük atık su deşarjının yapıldığını, bunların yüzde 53'ünün sadece ön arıtmayla denize deşarj edildiğini, bunun da yüzde 97'sinin İstanbul'dan kaynaklandığını bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yüzeye gerdikleri atık tutucular sayesinde 8 bin ton civarında atığın denizden uzaklaştırıldığını, ayrıca yüzeyde özellikle plastiklerin tutulmasını sağlayan çöp kapanlarının çeşitli bölgelere yerleştirildiğini kaydeden Büyükakın, "Bunun haricinde deniz süpürgeleri var. Önlemlere rağmen denizin yüzeyinde kirlilik olursa deniz süpürgeleriyle alınıyor. Deniz süpürgesinin giremediği daha kıyı alanlar oluyor. Oralarda 2 amfibik aracımız var. Onlarla kıyıya vurmuş çöpleri topluyoruz." şeklinde konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Büyükakın, deniz uçağıyla 2007'de denetimlere başladıklarını, bu sayede kirliliğe sebep olan gemi ve deniz araçlarını tespit ederek cezai işlem uyguladıklarını anlatarak, hem deniz üzerinde hem de karadan oluşabilecek kirlilikleri anında tespit eden deniz uçağı sayesinde gemi kaynaklı kirliliğin azalmasının sağlandığını, geçen yıldan bu yana denetimlere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Türkiye Çevre Ajansının (TÜÇA) devam ettiğini kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İzmit Körfezi'nin deniz suyu kalitesine etkilerini izleyebilmek, buna yönelik güncel veri sağlayabilmek amacıyla 2007'den bu yana "İzmit Körfezi Su Kalitesinin ve Karasal Girdilerin İzlenmesi ve Kirliliğin Önlenmesine Yönelik Önerilerin Geliştirilmesi" projesini <strong>TÜBİTAK MAM </strong>ile yürüttüklerinden bahseden Büyükakın, körfezde bulunan 6 deniz istasyonunda araştırma gemisiyle 4 mevsim örnekler alındığını, İzmit Körfezi'ne dökülen 12 derenin de su kalitesinin izlendiğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Belediyelerin üzerlerine düşen sorumluluğu alması gerekiyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>İzmit Körfezi'nin korunmasına yönelik çalışmaların 2007 yılında başladığını vurgulayan Büyükakın, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Arıtma tesisi sayımız 23'e ulaştı. Hatırladığım kadarıyla 2 tane vardı. Birkaç boyutta sonuç alındı. Eskiden buralarda denize girilmesi yasaktı. Büyük kirlilikle karşı karşıya kalınmıştı. Çalışmalar neticesinde suyun renginde iyileşme var. Mavi bayraklı plajlar da bunun tescili oldu. Balık çeşitliliğinin arttığını tespit ediyoruz, balık nüfusunun arttığını gözlemliyoruz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Büyükakın, bugüne kadar körfeze 42 bin balık salındığını, Tarım ve Orman Bakanlığının çiftliklerinde yetiştirilen özel balık türlerinin ortama uygun seçildiğini aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu türlerin denizin ekosistemine ciddi katkı sağladığını dile getiren Büyükakın, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bunun, çamurun temizlenmesi ve Marmara'nın tamamında arıtma tesislerin bitmesiyle daha da hızlanacağını düşünüyoruz. Çünkü asıl olan oksijen seviyesi. Marmara Denizi'nin oksijen seviyesi tehlikeli sınırlara geldi. Marmara'ya evsel atık deşarjı devam ediyor, durdurulması gerekiyor. Belediyelerin üzerlerine düşen sorumluluğu alması gerekiyor. İnşallah onlar da tamamlandığında Marmara Denizi'nde tekrar oksijen seviyesi yükselecek ve böylelikle çeşitlilik daha da artmış olacak."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İzmir Körfezi&amp;apos;nde mikrobiyal denge sıkı kontrolle yeniden kurulabilir</title>
<link>https://trafikdernegi.com/izmir-koerfezinde-mikrobiyal-denge-siki-kontrolle-yeniden-kurulabilir</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/izmir-koerfezinde-mikrobiyal-denge-siki-kontrolle-yeniden-kurulabilir</guid>
<description><![CDATA[ - Çevre mikrobiyolojisi ve bakteriyoloji uzmanı Prof. Dr. Ömeroğlu: - &quot;Denize giriş yapan özellikle fabrikalar ve insanlardan kaynaklanan atıkların önlenmesi ve çok ciddi kontrol altına alınması gerekiyor. Rutin olarak yapılıp çok hafif bir artışta ciddi önlemlerin alınması gerekiyor&quot; - Akdeniz Koruma Derneği Denetleme Kurulu Üyesi Dr. Esra Öztürk Yiğit: - &quot;Siyanobakteri olarak bildiğimiz mavi-yeşil bakteri, normalin üzerindeki sıcaklığın etkisiyle hızlı ve çok sayıda arttı&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/izmir-korfezinde-mikrobiyal-denge-siki-kontrolle-yeniden-kurulabilir-1725861052.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İzmir, Körfezinde, mikrobiyal, denge, sıkı, kontrolle, yeniden, kurulabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>İzmir Körfezi</strong>'ndeki kirlilik sorununun çözümü için denize karışan tüm su kaynaklarının sürekli ve sıkı şekilde takibini sağlayacak bir sistemin oluşturulması gerektiğine dikkat çekiliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kentte 20 Ağustos'ta Bayraklı ilçesi Turan Sahiline ölü balıkların vurması ve kötü koku sorununun ortaya çıkması sonrası kirlilik kaynağının tespiti ve önüne geçilmesi için çalışmalar devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hava sıcaklıklarının düşmesi, rüzgarın etkisiyle su sirkülasyonunun artması ve temizlik çalışmalarıyla son günlerde körfez içinde balık ölümlerinin önemli ölçüde azaldığı, kötü koku probleminin ise Karşıyaka ve Bayraklı sahillerinin belli noktalarında devam ettiği görülüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İzmir Körfezi'nde kirlilik nedenleri ve çözüm önerilerine ilişkin görüşlerini paylaşan uzmanlar sorunun kısa vadede çözümünün mümkün görünmediğine, halkın da çalışmalara destek vermesinin önemli olduğuna işaret ediyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Sinyaller veriyordu"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esra Ersoy Ömeroğlu, AA muhabirine yüksek lisans döneminden itibaren İzmir Körfezi ile ilgili çalışmalar yürüttüğünü söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çevre mikrobiyolojisi ve bakteriyoloji uzmanı Ömeroğlu, doğanın muhteşem bir dengeye sahip olduğunu ve şimdi olduğu gibi insanlara çeşitli sinyaller verdiğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doğada her faktörün bir eşik değeri olduğunu ve bu eşik değeri aştığı zaman artık önlenemez bir boyuta geldiğini ifade eden Ömeroğlu, "Körfezde çok öncesinden bu yana deniz suyunda zaten bir kırmızılaşma ve hafif koku başlamıştı. Bu, oksijen miktarının azaldığının göstergesiydi." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yaşanan balık ölümlerinin, eşik değer aşılmadan önlem alınmasının önemini bir kez daha gösterdiğini aktaran Ömeroğlu, sorun ortaya çıktıktan sonra temizlemek için verilecek çabanın temiz tutmak için verilecek çabadan katbekat fazla olduğuna işaret etti.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Sadece koku veya görsellik bizim sorunumuz olmamalı"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Körfezin ciddi anlamda mikrobiyal çeşitliliğe sahip olduğunu, sadece balıklar ve planktonlar açısından düşünülmemesi gerektiğini aktaran Ömeroğlu, şu bilgileri verdi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Sadece koku veya görsellik bizim sorunumuz olmamalı çünkü aslında buradaki balıkların ölümündeki ana faktör mikrobiyal dengenin bozulmuş olması. Ana faktör buradaki dengeyi sağlamak. Bizim ne yapmamız gerekiyor bu problemleri önlemek için? Denize giriş yapan özellikle fabrikalar ve insanlardan kaynaklanan atıkların önlenmesi ve çok ciddi kontrol altına alınması gerekiyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Buraya akan nehirlerin ciddi anlamda kontrollerinin yapılması gerekiyor. Sadece problemle karşılaştığımızda 'oksijen miktarı ne oldu, organik madde miktarı ne oldu' diye sormamalıyız. Bunlar o zaman değil rutin olarak, düzenli olarak yapılıp çok hafif bir artışta ciddi önlemlerin alınması gerekiyor."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Körfez çevresindeki nüfusun artmasının da kirlilik baskısına neden olduğuna işaret eden Ömeroğlu, denizi temiz tutma konusunda farkındalık eksikliğinin giderilmesi gerektiğinin altını çizdi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Halkın ve yönetimin birlikte uzun süreli çabasıyla çözülebilir"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Hidrobiyoloji Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi ve Akdeniz Koruma Derneği Denetleme Kurulu Üyesi Dr. Esra Öztürk Yiğit de söz konusu sorunların temelinde endüstriyel, tarımsal ve evsel atıkların bulunduğunu ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bunların tek başına oksijendeki azalmayı açıklamaya yetmeyebileceğini vurgulayan Yiğit, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"İzmir Körfezi örneğinde, kirlilik ile birlikte sucul ekosistemdeki siyanobakteri olarak bildiğimiz mavi-yeşil bakteri normalin üzerindeki sıcaklığın etkisiyle hızlı ve çok sayıda arttı. Fotosentez yapan bu organizmalar suda bulunan oksijeni tüketti. Bu da sudaki oksijeni kullanan balıkların oksijensizlikten boğularak ölümüne yol açtı. Bu durumda geçici önlemler almak çok mümkün değildir. Aslında suyun tahliyesi ile oksijence zenginleşmesini sağlamak balıklar açısından kısa süreli çözüm olabilir. Bununla birlikte körfeze boşalan tüm atık kaynakların filtreleme sistemlerinin kontrolü, bu süreci biraz belki hafifletebilir ancak sucul ekosistemler, halkın ve yönetimin birlikte uzun süreli çabası ile çözülebilir."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İklim değişikliği ve insan faaliyetleri kutuplar üzerindeki baskıyı artırıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/iklim-degisikligi-ve-insan-faaliyetleri-kutuplar-uzerindeki-baskiyi-artiriyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/iklim-degisikligi-ve-insan-faaliyetleri-kutuplar-uzerindeki-baskiyi-artiriyor</guid>
<description><![CDATA[ - Sekizinci Ulusal Antarktika Bilim Seferi&#039;nin Bilimden Sorumlu Sefer Lider Yardımcısı Dr. Atilla Yılmaz:

- &quot;Çalışmaların meyve vermesi birkaç yılı buluyor ama artık şunu görüyoruz ki Anadolu Ajansının hazırladığı haberlerde de basına lanse edildiği üzere bu bölgelerde buzullar ya da deniz suyu sıcaklıklarında kayda değer değişiklikler oluyor. Bu haberler eskiden sadece bilimsel yayınlarla kısıtlı kalırken artık gündelik haberlere de düşmeye başladı ki gündelik hayatımızda da zaten hava durumunda da bunu hisseder hale geldik&quot;

-&quot;Bölgede bilim insanlarının dışında en büyük nüfus turistler. Turizmin yapılmaması söz konusu değil ancak sürdürülebilir şekilde yapılması gerekiyor&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/iklim-degisikligi-ve-insan-faaliyetleri-kutuplar-uzerindeki-baskiyi-artiriyor-1725788283.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İklim, değişikliği, insan, faaliyetleri, kutuplar, üzerindeki, baskıyı, artırıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Sekizinci Ulusal Antarktika Bilim Seferi'nin Bilimden Sorumlu Sefer Lider Yardımcısı <strong>Dr. Atilla Yılmaz</strong> iklim değişikliği ve turizm gibi insan faaliyetlerinin, kutup bölgelerinde olumsuz etkiler bıraktığını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Anadolu Ajansı (AA) tarafından geçen hafta Ankara One Tower AVM Sokratin X Assembly'de düzenlenen "Dünyanın İki Ucunda: Antarktika ve Arktik'ten Gözlemler" söyleşisinde AA Kıdemli Foto Muhabiri Şebnem Coşkun katılımcılara deneyim ve tecrübelerini anlatırken iklim değişikliğinin kutuplar üzerinde oluşturduğu baskıya da değinildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Söyleşiye katılanlar arasında bulunan Yılmaz, AA muhabirine yaklaşık 8 yılda toplam 12 ulusal kutup bilim seferi düzenlendiğini, bu seferlerde iklim değişikliğinin kutuplar üzerindeki etkisinin aydınlatılmaya çalışıldığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yılmaz, "Tabii çalışmaların meyve vermesi birkaç yılı buluyor ama artık şunu görüyoruz ki Anadolu Ajansının hazırladığı haberlerde de basına lanse edildiği üzere bu bölgelerde buzullar ya da deniz suyu sıcaklıklarında kayda değer değişiklikler oluyor. Bu haberler eskiden sadece bilimsel yayınlarla kısıtlı kalırken artık gündelik haberlere de düşmeye başladı ki gündelik hayatımızda da zaten hava durumunda bunu hisseder hale geldik." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kuzey Kutbu'nda deniz buzunun kutup ayıları için avlanma ve üreme amacı olarak önemli bir yaşam alanı oluşturduğunu ancak güncel verilere bakıldığında deniz buzu alanında önemli kayıplar söz konusu olduğunu ifade eden Yılmaz, bu durumun canlıların soyunun tükenmesine kadar gidebileceğini kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Güney Kutbu'nda da benzer şekilde penguenlerin göç yolları, göç zamanları, yaşam süreleri gibi döngülerde değişimler yaşandığına değinen Yılmaz, her ne kadar insanlardan uzak olsa da bu bölgelerde doğal yaşamda görülecek ve canlıların yok olmasına neden olacak hastalıklarla da karşılaşılabildiği uyarısında bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bölgedeki turizm faaliyetlerinin arttığından da bahseden Yılmaz, "Bölgede bilim insanlarının dışında en büyük nüfus turistler ve turist gemileri var ki yüz binlerce turistten bahsediyoruz ve her sene sayıları artarak büyüyor. Turizmin yapılmaması söz konusu değil ancak sürdürülebilir şekilde yapılması gerekiyor. Bu konuyla ilgili de üst düzey uluslararası çalışmalar sürdürülüyor." değerlendirmesini yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/thumbs_b_c_456f882909c1802bb4e642e8488319e4.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "İnsanlık için doğal miras"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Kutuplardaki mevcut tehlikelerin sadece canlıları değil, dünya ekonomisini de etkileyecek boyuta ulaştığına dikkati çeken Yılmaz, deniz buzu azalmasının kuzeydeki ülkelerde deniz ticaret rotalarını değiştirdiğini, güneyde ise turizm ve balıkçılık gibi ticari faaliyetlerin sürdürülebilir şekilde yapılmadığı takdirde doğal düzeni tahrip etme tehlikesi olduğunu vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kutup bölgelerinin insanlık için doğal bir miras olduğunu, özellikle Güney Kutbu'nun sadece bilime ve barışa hizmet etmesi gerektiğini dile getiren Yılmaz, "Aslında gezegende mikroorganizmalardan tutun çok büyük canlılara kadar her canlının doğal döngülerde bir yeri var dolayısıyla bu döngülerin bozulacağı aşikar. Üzülüyoruz, inşallah o günleri görmeyiz ama bilimsel veriler işaret ediyor ki bizleri hiç güzel günler beklemiyor. Yine de biz araştırmaya devam edeceğiz. Bireysel olarak da elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ozon tabakasındaki incelmenin bilim insanlarınca tespit edilmesiyle başlayan sürecin başarılı bir şekilde Montreal Protokolü ile sonuçlandığını hatırlatan Yılmaz, iklim değişikliğiyle ilgili konuların da uluslararası platformlarda politika yapıcılar tarafından tartışılması durumunda, sürecin ivme kazanarak olumlu ilerleyebileceği değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ulusal kutup bilim seferlerindeki gözlemlerinden de bahseden Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bizim her yıl ziyaret ettiğimiz yerlerde artık bazı buz kütlelerinin olmadığını görüyoruz. Hatta oradayken de şahit oluyoruz bu kopuşlara. Yine örnek verdiğim gibi turist sayısının her geçen yıl katlanarak artığını görüyoruz ki insan etkisi günden güne bu korumamız gereken bölgelerde belirgin bir şekilde görülüyor. Onun dışında kutup bölgelerine yaptığımız her seferde insan olarak dünyanın yalnızca küçük bir parçası olduğumuzu anlıyoruz. Bu hiç değişmiyor."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Marmara Denizi ve Adalar Özel Çevre Koruma Bölgesinin sınırları yeniden belirlendi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/marmara-denizi-ve-adalar-ozel-cevre-koruma-boelgesinin-sinirlari-yeniden-belirlendi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/marmara-denizi-ve-adalar-ozel-cevre-koruma-boelgesinin-sinirlari-yeniden-belirlendi</guid>
<description><![CDATA[ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#039;ın imzasıyla bugünkü Resmi Gazete&#039;de yayımlanan kararla Bandırma-Yenice Köyü, Kumkent, Kumkale Deltası ve Uçmakdere koruma bölgesine dahil edildi ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/marmara-denizi-ve-adalar-ozel-cevre-koruma-bolgesinin-sinirlari-yeniden-belirlendi-1725859971.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Marmara, Denizi, Adalar, Özel, Çevre, Koruma, Bölgesinin, sınırları, yeniden, belirlendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan</strong>'ın imzasıyla bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan kararla Marmara Denizi ve Adalar Özel Çevre Koruma Bölgesi'nin sınırları genişletildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Marmara Denizi'nde 2021'de ortaya çıkan müsilaj krizi sonrası "<strong>Marmara Denizi Eylem Planı</strong>" hazırlandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Eylem planı çerçevesinde, 1,2 milyon hektarlık bölge Kasım 2021'de "Marmara Denizi ve Adalar Özel Çevre Koruma Bölgesi" ilan edildi. Bu kararın hemen ardından Marmara Denizi'nde müsilaj temizliği için seferberlik yürütüldü. İzmit Körfezi'nde ise dip çamuru temizliği projesi gibi büyük çevre projeleri hayata geçirildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özel Çevre Koruma Bölgesi ilanı sonrası İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesinde görevli 15 akademisyen 14 istasyonda, bölge üniversitelerinde görevli 22 akademisyen de 90 istasyonda "Kara-Kıyı ve Denizel Biyolojik Çeşitlilik Araştırma Projesi"ni yürüttü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bilim insanları Marmara Bölgesi'ndeki adalarda 9'u endemik, 815 bitki türünü ve koruma altında olan 10 sürüngen, 51 memeli türünü saptadı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ayrıca, Prens Adaları'nda 27, Marmara Adası'nda 50, Kapıdağ Yarımadası'nda 36, Paşalimanı, Koyun ve Avşa Adası'nda 25, Ekinlik Adası'nda ise 26 kuş türü tespit edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bölgenin uluslararası ölçekte, "Marmara Denizi, Adalar ve Türk Boğazlar Sistemi"ni içermesinden dolayı zengin flora-faunası ile Karadeniz ve Akdeniz'in biyolojik çeşitliliği için büyük önem taşıdığı belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Biyolojik koridor olma özelliği ile de korunması gerekli nadir alanlardan olduğu bilimsel veriler ışığında ortaya kondu. Deniz ve ada ekosistemlerinin birbirini tamamladığı ve kıyı ekosistemlerinin önemi, bilimsel raporlarla kayıt altına alındı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yeni sonuçların ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanan, "Bazı Alanların Marmara Denizi Ve Adalar Özel Çevre Koruma Bölgesi Olarak Tespit Ve İlan Edilmesine İlişkin Cumhurbaşkanı Kararında Değişiklik Yapılmasına Dair Karar" ile Marmara Denizi ve Adalar Özel Çevre Koruma Bölgesi'nin sınırları genişletildi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Bakanlık, ekosistemin restorasyonunu sağlayacak koruma önlemleri alacak</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Yeni karara göre Balıkesir’in Bandırma-Yenice Köyü'nde 485 hektarlık orman alanı, Çanakkale Kumkent bölgesinde 195 hektarlık alan, Çanakkale Kumkale Deltası'nda 108 hektarlık alan, Tekirdağ Uçmakdere'de 138 hektarlık orman alanı özel çevre koruma bölgesine dahil edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kararla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Marmara Denizi'nde ekosistemin restorasyonunu sağlayacak koruma önlemlerini alacak. Bölgenin yaşamsal döngüsünün devamını sağlamak amacıyla bilimsel çalışmalara devam edecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İzmir Körfezi&amp;apos;nde balık tutulmaması için uyarıcı afişler asıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/izmir-koerfezinde-balik-tutulmamasi-icin-uyarici-afisler-asildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/izmir-koerfezinde-balik-tutulmamasi-icin-uyarici-afisler-asildi</guid>
<description><![CDATA[ İzmir Körfezi&#039;ndeki kirlilik nedeniyle balık avlanmaması konusunda uyarılarda bulunuldu. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/izmir-korfezinde-balik-tutulmamasi-icin-uyarici-afisler-asildi-1724791832.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İzmir, Körfezinde, balık, tutulmaması, için, uyarıcı, afişler, asıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Körfezin belirli bölümlerinde ölü balıkların görülmesi ve kötü koku, yerel ve ulusal gündemdeki yerini koruyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ekiplerinin körfeze akan 7 dere ve Atatürk Organize Sanayi Bölgesi ile Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi'nin arıtma tesislerinin çıkış noktasından alınan numunelerin analiz sonuçları bekleniyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İZSU'ya ait bir geminin de Alsancak Limanı açıklarında aldığı suyu filtreleyerek yeniden denize deşarj ettiği görüldü. Bu yöntemle su içindeki oksijen oranının artırılması hedefleniyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı tarafından denizdeki oksijen oranını artırmak amacıyla Bayraklı sahiline konulan 4 hidrosoft pompa ise bulunduğu yerden kaldırıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, balık ölümlerinin görüldüğü körfezden balık tutulmaması konusunda vatandaşları uyarıyor. Ölü balıkların görüldüğü Bayraklı ilçesi Turan Mahallesi Muhtarı Nursel Ölmez tarafından da uyarıcı afişler asıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Muhtar Nursel Ölmez, AA muhabirine, geçen haftadan bu yana balık ölümlerinin yaşandığı körfezde kokunun kısmen azalmaya başladığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İlçe Tarım Müdürlüğü ekiplerinin balık tutmanın yasak olduğunu kendisine bildirdiğini anlatan Ölmez, "Görüldüğü taktirde ceza uygulanacak. Bana bunu söyledikleri için ve burada çok fazla balık tutmaya gelen vatandaş olduğu için uyarıcı bir yazı yazıp asma gereği duydum. Bilinçli olanlar gelmiyor ama geceleri bilmiyorum. Gündüzleri biz uyardık." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Silivri&amp;apos;de görülen su samuru Marmara Denizi&amp;apos;nin sağlığı için umut oldu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/silivride-goerulen-su-samuru-marmara-denizinin-sagligi-icin-umut-oldu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/silivride-goerulen-su-samuru-marmara-denizinin-sagligi-icin-umut-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Sualtı Araştırmaları Derneği Kurucu Üyesi Cem Orkun Kıraç: - &quot;Marmara Denizi&#039;nde hala bir yaşam, bir ümit olduğunu gösteriyor çünkü bu canlı her gün balık, yengeç, eklem bacaklı ya da kabuklu yemek zorunda. Demek ki su samurlarının yediği, beslendiği canlılar hala habitatlarında yaşamlarını sürdürüyor&quot; - &quot;Su samurları besin zincirinde önemli bir yer tutarak avladıkları balıklar, deniz kestaneleri, yengeçler ve diğer bentik omurgasızlar sayesinde kıyı ekosistemlerindeki dengeyi korur. Özellikle deniz kestanelerini avlayarak bunların yosun ve erişte yataklarını aşırı tüketmesini engellerler&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/silivride-gorulen-su-samuru-marmara-denizinin-sagligi-icin-umut-oldu-1725429014.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Silivride, görülen, samuru, Marmara, Denizinin, sağlığı, için, umut, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Sualtı Araştırmaları Derneği (<strong>SAD</strong>) Kurucu Üyesi ve Yönetim Kurulu Üyesi Cem Orkun Kıraç, Silivri kıyılarında su samuru görülmesini, Marmara Denizi'nin ekosistem sağlığı açısından bir ümit olarak nitelendirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dünya genelinde 13 su samuru türü bulunurken Türkiye'de bu türlerden sadece Avrasya su samuru (lutra lutra) görülüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika'da yayılım gösteren, akarsu, nehir, göl, bataklık ve deniz kıyısı gibi çeşitli sucul habitatlarda yaşayan Avrasya su samuru, 2020'de Uluslararası Doğayı Koruma Birliği'nin (IUCN) "Tehlike Altındaki Türlerin Kırmızı Listesi"ne girdi ve "tehlikeye yakın" kategorisinde listelendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Denizlerdeki ve akarsulardaki kirlenme nedeniyle habitatları tehdit altında olan tür, geçen hafta İstanbul'un Silivri ilçesi kıyılarında görüldü ve çevredeki kişiler tarafından cep telefonu kameralarıyla kaydedildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/20240903_5_0702D7E8A569B4F24A5DBD4BBD13ECCE2.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA muhabirinin sorularını yanıtlayan SAD Kurucu Üyesi ve Yönetim Kurulu Üyesi Cem Orkun Kıraç, su samurunun, esasen tatlı su ekosistemlerine bağlı ve denizleri yalnızca belli dönemlerde kullanan bir canlı olduğunu, hem Avrupa'da hem de Türkiye'deki tatlı su sistemlerinde, dağlardan, vadilerden inen, hala doğallığını koruyan ırmak ve dereler gibi akan sularda görülebildiğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Su samurunun denize açılarak avlandığını ve sonrasında tatlı su sistemlerine geri döndüğünü kaydeden Kıraç, "Bu tür, Marmara'da birçok dere, çay, ırmak gibi akarsu sisteminde yaşıyor, illa büyük akarsu sistemi olmasına gerek yok, aksine küçük çaylarda ve derelerde de yaşayabilen bir canlıdır. Sucul, memeli bir canlıdır, yaklaşık boyu kuyruğuyla birlikte 1 metre civarındadır ve etoburdur ve çoğunlukla balıkla beslenir." bilgisini verdi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Daha çok Karadeniz, Ege ve Akdeniz'de bulunur"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Türün Marmara Denizi'nde görülmesinin önemli olduğunu ifade eden Kıraç, şu değerlendirmeleri paylaştı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bu tür Marmara'da göreli olarak daha az görülür; daha çok Karadeniz, Ege ve Akdeniz'de bulunur zira bu denizlere akan birçok ırmak var. Bu güncel su samuru gözlemi Marmara Denizi'nde hala bir yaşam, bir ümit olduğunu gösteriyor çünkü bu canlı her gün balık, yengeç, eklem bacaklı ya da kabuklu yemek zorunda. Demek ki su samurlarının yediği, beslendiği canlılar hala habitatlarında yaşamlarını sürdürüyor. Su samurları hala varsa ümit var demektir."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Marmara'da kirlilik yüküne rağmen su samurlarının görülmesinin canlılığın az da olsa bir göstergesi olduğuna işaret eden Kıraç, bunu sevindirici bir gelişme olarak nitelendirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kıraç, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Su samurları besin zincirinde önemli bir yer tutarak avladıkları balıklar, deniz kestaneleri, yengeçler ve diğer bentik (deniz tabanında yaşayan) omurgasızlar sayesinde kıyı ekosistemlerindeki dengeyi korur. Özellikle deniz kestanelerini avlayarak bunların yosun ve erişte yataklarını aşırı tüketmesini engellerler. Yosun ve deniz eriştesi yatakları, kıyı erozyonunu önleyerek kıyı bölgelerinin stabilitesini artırır. Ayrıca, yosun ve erişte yatakları deniz türlerine barınak ve beslenme alanı sağlar; bu nedenle, su samurlarının bu türler üzerindeki kontrolü, biyoçeşitliliğin korunmasına yardımcı olur."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Köşeye bucağa sıkışmış sağlıklı son alanlar"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Beslenme ve avlanma aktiviteleriyle taban sedimentlerinin karışmasını sağlayan su samurlarının organik madde döngüsünü ve besin maddesi geri dönüşümünü hızlandırdığından bahseden Kıraç, bu süreçlerin de su kalitesini iyileştirdiğini, kıyı ekosistemlerinin sağlıklı ve dengeli bir şekilde devam etmesine katkıda bulunduğunu aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kıraç, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Su samurları gösterge türdür. Yaşadığı yerlerde belli bir oranda da temiz su var. Köşede bucakta kalan akarsuları kullanıyor. Dolayısıyla tatlı su ve deniz ekosisteminde sağlıklı olan bölgelerin var olduğunu gösteriyor. Ama bu doğal alanlar ne yazık ki köşeye bucağa sıkışmış sağlıklı son alanlar. Çevresel açıdan durumu en kötü olan denizimiz ne yazık ki Marmara'dır. Bunu uzman olmayan bir kişi bile rahatlıkla söyleyebilir. Karadeniz de çok iyi durumda değil ama özellikle belli başlı ve sanayileşmiş denizel alanlar, İskenderun, İzmit Körfezi ve Marmara Denizi tümüyle içler acısı durumda."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yaklaşık bin kilometre kıyı şeridi bulunan Marmara Denizi'nde korunması gereken alanları, Armutlu'nun batı ve kuzeybatı sahilleri, Marmara adalarının tümü, Kapıdağ Yarımadası'nın kuzey sahilleri, Karabiga sahilleri, Tekirdağ’da Uçmakdere sahilleri ve Kuzey Marmara'da İstanbul ile Tekirdağ arasındaki bölgede parça parça kalmış son kıyı şeritleri olarak sıralayan Kıraç, Marmara'da ayrıca kaybolan ya da kaybolmaya yüz tutmuş ekosistemler bulunduğunu, bunların da rehabilite edilerek iyileştirilebileceğini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kıraç, konuşmasını şöyle tamamladı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Kıyılarımızı göz bebeğimiz gibi korumalıyız, yeteri kadar betonlaştık. Herkes zannediyor ki denizler ve kıyılar sonsuz, bu yanlış. Bu alanlar boş değil, hepsinin ekosistemde görevleri var, ekosistem hizmetlerinde çok önemli işlevlere sahipler, birçok canlıya ev sahipliği yapıyorlar, kuşlardan, su samurlarına kadar. Kıyılar son derece değerli, sandığımızdan da azlar. Kıyı yapılaşmaları ve betonlaşmalar aynı zamanda küresel ısınmaya neden olan ana etmenlerdir. Bunları bilerek kararlar vermeli ve betonlaşma, yapılaşma uygulamalarını kısıtlamalıyız."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kocaeli&amp;apos;de dereye 8 bin kırmızı benekli alabalık yavrusu bırakıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kocaelide-dereye-8-bin-kirmizi-benekli-alabalik-yavrusu-birakildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kocaelide-dereye-8-bin-kirmizi-benekli-alabalik-yavrusu-birakildi</guid>
<description><![CDATA[ Kocaeli&#039;nin Başiskele ilçesindeki Kirazdere&#039;ye 8 bin kırmızı benekli alabalık yavrusu salındı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/kocaelide-dereye-8-bin-kirmizi-benekli-alabalik-yavrusu-birakildi-1725428513.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kocaelide, dereye, bin, kırmızı, benekli, alabalık, yavrusu, bırakıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Servetiye Mahallesi'ndeki bir alabalık çiftliğinde düzenlenen programda yaptığı konuşmada, şehirdeki derelerde su kalitesinin kontrol edilmesi ve kirletici unsurların ortamdan uzaklaştırılmasıyla ilgili sayısız çalışma yürüttüklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu gayretlerin bir uzantısı olarak İzmit Körfezi'nde geçekleştirdikleri balık bırakma çalışmasını derelere de taşımak istediklerini belirten Büyükakın, küresel ısınmanın sebep olduğu su kaynaklarındaki azalmanın akarsularda balık popülasyonunun azalmasına neden olduğunu kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Büyükakın, yürüttükleri çalışma kapsamında bölgedeki derelerden alınan anaç balıkların yumurtalarının sağıldığını anlatarak, "Balıklar çiftliklerde üretildi. Dereye salınabilir büyüklüğe geldi. Bugün de salım işleminin bir kısmı gerçekleştiriliyor." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İleride diğer derelere de kırmızı benekli alabalık bırakılacağına dikkati çeken Büyükakın, "Bugün sadece bir başlangıç programı oldu. Yakın zamanda inşallah bölgedeki alabalık popülasyonunun artacağını ümit ediyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü de çocukluğunun geçtiği Başiskele'deki derelerde geçmişte balık popülasyonunun yüksek olduğunu, elleriyle çok balık tuttuklarını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kontrolsüz avcılık nedeniyle zaman içinde popülasyonun düştüğüne işaret eden Özlü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesinin çalışmasıyla derenin geçmişteki zengin günlerine kavuşacağını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doğa Koruma ve Milli Parklar Bolu Şube Müdürü Mustafa Gözler ise Abant Alabalık Üretim Tesislerinde yaklaşık 600 bin civarında yıllık üretim kapasitelerinin bulunduğunu, balıkları popülasyonun azaldığı derelere bıraktıklarını aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Başiskele'deki derelerden aldıkları anaç balıkların sağımını yaptıklarını, yavruların salma noktasına geldiğini ifade eden Gözler, bu yavruları gelecek 6 yıl boyunca bırakarak derelerdeki popülasyonu artıracaklarını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Konuşmaların ardından 8 bin kırmızı benekli alabalık yavrusu Kirazdere'ye bırakıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Programa, MHP İl Başkanı Mehmet Nuri Demirbaş, AK Parti Başiskele İlçe Başkanı Mustafa Koral, MHP Başiskele İlçe Başkanı Şahin Kaya, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kastamonu&amp;apos;da 7 bin kırmızı benekli alabalık yavrusu Devrekani Çayı&amp;apos;na bırakıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kastamonuda-7-bin-kirmizi-benekli-alabalik-yavrusu-devrekani-cayina-birakildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kastamonuda-7-bin-kirmizi-benekli-alabalik-yavrusu-devrekani-cayina-birakildi</guid>
<description><![CDATA[ Kastamonu&#039;nun Daday ilçesinde 7 bin kırmızı benekli alabalık yavrusu Devrekani Çayı&#039;na salındı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/kastamonuda-7-bin-kirmizi-benekli-alabalik-yavrusu-devrekani-cayina-birakildi-1724674777.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kastamonuda, bin, kırmızı, benekli, alabalık, yavrusu, Devrekani, Çayına, bırakıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Doğa Koruma ve Milli Parklar (<strong>DKMP</strong>) Genel Müdürlüğü tarafından 2024 yılı balıklandırma programı kapsamında "Doğal Alabalık Üretilmesi ve Orman İçi Suların Balıklandırılması Projesi" kapsamında üretilen 7 bin kırmızı benekli alabalık yavrusu, DKMP 10. Bölge Müdürlüğü Kastamonu Şube Müdürlüğünce Devrekani Çayı ile buluşturuldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240825-35481933-35481931-KASTAMONUDA_7_BIN_KIRMIZI_BENEKLI_ALABALIK_YAVRUSU_DEVREKANI_CAYINA_BIRAKILDI.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>10. Bölge Müdürü Ali Bozkurt, balıkların bırakılması dolayısıyla düzenlenen programdaki konuşmasında, orman içi sulardaki doğal alabalık popülasyonlarının optimum düzeye ulaştırılması, bozulan alabalık habitatlarının rehabilitasyonu ve gen kaynaklarının korunması amacıyla çalışma başlatıldığını belirterek, "Bu kapsamda Daday ilçesinde balık salımında bulunduk. Yürütülen proje ile derelerin doğal dengesine kavuşması ve sportif olta balıkçılığına açılması ile bölgede yaşayan köylülerimize gelir kaynağı oluşturulması hedefleniyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240825-35481933-35481932-KASTAMONUDA_7_BIN_KIRMIZI_BENEKLI_ALABALIK_YAVRUSU_DEVREKANI_CAYINA_BIRAKILDI.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Programa, Daday Kaymakamı Yasin Cevizci, Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ekrem Mutlu, Kastamonu Tarım ve Orman İl Müdür Yardımcısı Özcan Gazioğlu, Kastamonu Çevre ve Şehircilik İl Müdür Yardımcısı Meftun Alay, Jandarma Çevre Timi, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İzmir Körfezi&amp;apos;ndeki kirlilik en çok dip balıklarını öldürüyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/izmir-koerfezindeki-kirlilik-en-cok-dip-baliklarini-oelduruyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/izmir-koerfezindeki-kirlilik-en-cok-dip-baliklarini-oelduruyor</guid>
<description><![CDATA[ İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tansel Tanrıkul: - &quot;Bizim daha çok gördüğümüz sargoz, çipura, lidaki, isparoz, dil ve mırmır gibi dibe bağlı yaşayan balıklar ölüyor&quot; - &quot;Kefal gibi çevre kirliliğine çok dayanıklı türlerin dahi etkilenmesi olayın ciddiyetini gösteriyor&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/izmir-korfezindeki-kirlilik-en-cok-dip-baliklarini-olduruyor-1724842208.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İzmir, Körfezindeki, kirlilik, çok, dip, balıklarını, öldürüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (<strong>İKÇÜ</strong>) Su Ürünleri Fakültesi Dekanı <strong>Prof. Dr. Tansel Tanrıkul</strong>, İzmir Körfezi'nde son dönemde yaşanan toplu balık ölümleriyle ilgili yaptıkları araştırmada kirliliğe dayanıklı kefal gibi türlerin bile yaşayamadığını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İzmir'de 20 Ağustos'ta Bayraklı ilçesi Turan mevkisi sahiline ölü balıkların vurması ve kötü koku sorununun ortaya çıkmasının ardından kirliliğin giderilmesi için kurumların çalışmaları sürüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Körfezde ölen türler üzerinde araştırmaların sürdüğü İKÇÜ Su Ürünleri Fakültesinin dekanı Prof. Dr. Tansel Tanrıkul, AA muhabirine İzmir Körfezi'ndeki kirlilik sorununun 1970'li yıllarda başladığını, artan nüfus ve kentleşmeyle birlikte sorunun büyüdüğünü söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu yıl dünya genelinde deniz suyu sıcaklıklarının arttığını kaydeden Tanrıkul, "İzmir Körfezi'nin içerisinde bir kirlilik olmasından dolayı bu global ısınma körfezimize çok daha etkili bir şekilde yansıyor. Bunun sonucu olarak balıklarda ölümler meydana geliyor. Çünkü balıkların yaşam ortamı bozuluyor. Ölümün önemli nedenlerinden biri kirliliğe bağlı olarak sıcaklığın yükselmesiyle balığın çevresel etkenlere karşı toleransının düşmesi. Sıcaklık artıyor ve oksijen miktarı düşüyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Tüketilmesi halinde ciddi zehirlenme vakalarıyla karşılaşılabilir"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>İzmir Körfezi'nde geçmişte de lokal balık ölümlerinin yaşandığını ancak bu yıl ölümlerin görüldüğü alanın genişlediğini aktaran Tanrıkul, ölen balıkların çoğunun dibe ya da yarı dibe bağımlı türlerde olduğunu saptadıklarını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tanrıkul, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bizim daha çok gördüğümüz sargoz, çipura, lidaki, isparoz, dil ve mırmır gibi dibe bağlı yaşayan balıklar ölüyor. Bunun haricinde kefal gibi orta sularda gezen hatta çevre kirliliğine çok dayanıklı olan türler dahi artık yaşamını devam ettiremiyor. Onlar içerisinde de ölümler var. Bununla beraber levrek gibi tamamen etçil olarak beslenen hem su yüzeyinde hem suyun dibinde etçil avcılıkla beslenen balıklarda da ölümler var. Ancak kefal ve kaya balıkları gibi çevre kirliliğine çok dayanıklı türlerin dahi etkilenmesi olayın ciddiyetini gösteriyor."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ölümlerin İzmir Körfezi'ndeki balık popülasyonunu olumsuz etkilediğini aktaran Tanrıkul, sonbahar aylarında sıcaklıkların düşmesiyle su altı yaşamının normale döneceğini tahmin ettiklerini anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Körfezden tutulan balıkların tüketilmemesi gerektiğine de dikkati çeken Tanrıkul, "Ölen balıklar taze dahi olsa tüketilmemesi gerekiyor. Çünkü bunların üzerindeki mikrobiyolojik ve kimyasal yük çok fazla. Balığın kendisi zaten dayanamayarak ölüyor. İnsanların tüketmesi halinde ciddi zehirlenme vakalarıyla karşılaşılabilir." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Samsun&amp;apos;da su kanalında balık ölümleri görüldü</title>
<link>https://trafikdernegi.com/samsunda-su-kanalinda-balik-oelumleri-goeruldu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/samsunda-su-kanalinda-balik-oelumleri-goeruldu</guid>
<description><![CDATA[ Samsun&#039;un Terme ilçesinde göl ile Karadeniz arasında bulunan su kanalında balık ölümleri görülmesi üzerine inceleme başlatıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/samsunda-su-kanalinda-balik-olumleri-goruldu-1724737465.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Samsunda, kanalında, balık, ölümleri, görüldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Karadeniz ile Akgöl ve Simenit gölleri arasında bulunan kanallarda çok sayıda ölü balık görülmesi üzerine vatandaşlar yetkililere haber verdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bunun üzerine Terme İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, ölü balık ve sudan numune aldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İlçe Tarım ve Orman Müdürü Tuncay Demir, AA muhabirine, Karadeniz ile bağlantısı bulunan Akgöl ve Simenit göllerine yoğun şekilde tuzlu su girişi olduğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yaptıkları ölçümler neticesinde bu oranın binde 11 seviyelerine çıktığının gözlemlendiğine işaret eden Demir, "Bu durum neticesinde göllerimizde ve akarsularımızda bulunan türlerde, sucul ekosisteme zararı olan istilacı türlerden İsrail sazanının da bulunduğu balık türlerinde ölüm olduğu gözlemlenmiştir. Balık ölümlerinin nedeni, her sene bu dönemde sularımıza deniz suyunun karışması ve tuzluluğun tatlı su balıklarına zarar vermesi sonucudur. Bir başka neden ise havaların ısınması sebebiyle suyun çekilmesi ve balıkların oksijensiz kalmasıdır." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Balık ölümlerinin görüldüğü İzmir Körfezi&amp;apos;nde yoğun denetim</title>
<link>https://trafikdernegi.com/balik-oelumlerinin-goeruldugu-izmir-koerfezinde-yogun-denetim</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/balik-oelumlerinin-goeruldugu-izmir-koerfezinde-yogun-denetim</guid>
<description><![CDATA[ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ekiplerinin körfeze akan 7 dere ile arıtma tesisi çıkış noktalarından aldığı numuneler mobil laboratuvarda analiz ediliyor ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/balik-olumlerinin-goruldugu-izmir-korfezinde-yogun-denetim-1724653619.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Balık, ölümlerinin, görüldüğü, İzmir, Körfezinde, yoğun, denetim</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Kötü koku ve balık ölümleriyle gündeme gelen İzmir Körfezi'nde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ekipleri detaylı inceleme başlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kentte 20 Ağustos'ta Bayraklı ilçesi Turan mevkisi sahiline ölü balıkların vurması ve kötü koku sorununun ortaya çıkması sonrası kirlilik kaynağının tespiti ve kirliliğin önüne geçilmesi için çalışmalar sürüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının körfezde daha ayrıntılı inceleme yapılacağı açıklamasının ardından bakanlık merkez teşkilatına bağlı uzman ekipler ile Mobil Su ve Atık Su Analiz Laboratuvarı, Bayraklı ilçesinden denize dökülen Manda Çayı'nda göreve başladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ekipler, çaydan alınan su numunelerini bölgede hazır bulunan Mobil Su ve Atık Su Analiz Laboratuvarına yönlendirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ekiplerin körfeze akan Bostanlı, Bayraklı, Laka, Arap ve Balçova dereleri, Manda ve Meles çayları ve Atatürk Organize Sanayi Bölgesi ile Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi arıtma tesislerinden de numuneler alacağı belirtildi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Derelerin getirdiği kirlilik yükü</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Çalışmalarla ilgili gazetecilere bilgi veren Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ÇED İzleme ve Çevre Denetimi Daire Başkanı Barış Ecevit Akgün, balık ölümlerine ilişkin il müdürlüğünce yürütülen çalışmalara katkı sağlamak amacıyla bakanlığın merkez denetim ekipleriyle laboratuvarı bölgeye yönlendirdiklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balık ölümlerinin ardından denizde çeşitli derinlik ve açıklıklardan numuneler alındığını kaydeden Akgün, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Burada körfeze girişi bulunan 7 büyük derenin getirmiş olduğu kirlilik yükünün tespitine ilişkin bir çalışma yürüteceğiz. İl müdürlüğümüz tarafından zaten bölgedeki bütün kaynaklar düzenli olarak denetleniyor. Sürekli atık su izleme sistemleri vasıtasıyla debisi 5 bin metreküpün üzerinde olan 36 atık su arıtma tesisi verilerini online olarak izliyoruz. Ama mevzuat kapsamında bu izleme sistemlerini bulundurması gerekmeyen atık su kaynaklarını da mobil su ve atık su laboratuvarımızda numuneleri almak suretiyle denetleyeceğiz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akgün, ilk tespitlere göre bölgede bulunan organizmalardaki ciddi artış sebebiyle çözünmüş oksijen miktarının düştüğünü, birikmiş kirliliğin balık ölümlerine neden olduğunun görüldüğünü ancak kapsamlı değerlendirmeyi analiz sonuçlarına göre yapabileceklerini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İZSU'ya ait Narlıdere ve Çiğli arıtma tesislerinden de önceki günlerde numuneler alındığını aktaran Akgün, analiz sonuçlarının henüz çıkmadığını, bu tesislerde de inceleme yapacaklarını sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu arada ekiplerin numune aldığı Manda Çayı üzerinde ölü balıkların bulunduğu gözlendi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Oksijen miktarının artırılması için pompa kuruldu</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Balık ölümlerinin görüldüğü körfezde İzmir Büyükşehir Belediyesine bağlı süpürge teknesi temizlik çalışmalarını sürdürürken İZSU ekiplerinin de Bornova deresinin denize döküldüğü noktada dip çamurlarını iş makineleriyle temizledikleri görüldü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri ise Bayraklı sahiline 4 hidrosoft pompa kurdu. Pompaların, çektikleri suyu filtreleyerek yeniden denize deşarj ettikleri, bu yolla su içindeki oksijen oranının da artırılmasının hedeflendiği belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Öte yandan TÜBİTAK MARMARA Araştırma Gemisi'nin de İzmir Körfezi'nde çeşitli noktalarda inceleme yaptığı gözleniyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, 30 gölete sazan yavrusu bıraktı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/istanbul-il-tarim-ve-orman-mudurlugu-30-goelete-sazan-yavrusu-birakti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/istanbul-il-tarim-ve-orman-mudurlugu-30-goelete-sazan-yavrusu-birakti</guid>
<description><![CDATA[ - &quot;2015&#039;ten bugüne kadar yaklaşık 3,1 milyon yavru balığı göletlerimizle buluşturduk. Bu sene bir miktar daha artış yaptık ve yaklaşık 1,7 milyon yavru sazan balığını bugün burada olduğu gibi 30 noktada da iç sularımızla buluşturduk&quot;

İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, &quot;Su Kaynaklarının Balıklandırılması Projesi&quot; kapsamında 9 ilçede toplam 30 gölete 1 milyon 681 bin sazan yavrusu bıraktı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/istanbul-il-tarim-ve-orman-mudurlugu-30-golete-sazan-yavrusu-birakti-1724378432.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İstanbul, İl, Tarım, Orman, Müdürlüğü, gölete, sazan, yavrusu, bıraktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü</strong>, kırsal bölgelerde yaşayan vatandaşların kaliteli, ucuz ve sağlıklı gıda ihtiyaçlarının karşılanması, ticari ve sportif amaçlı balıkçılığın desteklenmesi, su ürünleri kaynaklarının sürdürülebilir kullanılması ve kaynakların gelecek nesillere aktarılması için su ürünleri kaynaklarını balıklandırmaya devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen "<strong>Su Kaynaklarının Balıklandırılması Projesi</strong>" kapsamında, Edirne İl Tarım ve Orman Müdürlüğü İpsala Su Ürünleri Üretim İstasyonu tesislerinde üretilen 1 milyon 681 bin sazan balığı yavrusu, Arnavutköy'de bulunan Terkos Gölü, Sazlıdere Barajı ve diğer göletlere 930 bin, Beykoz'da bulunan göletlere 58 bin, Sarıyer'de Kısırkaya Göleti'ne 5 bin, Silivri'de bulunan göletlere 63 bin, Şile'deki göletlere 275 bin, Sultangazi Alibey Baraj Gölü'ne 100 bin, Sancaktepe'de bulunan Samandıra Göleti ve Ömerli Baraj Gölü'ne 210 bin, Pendik'teki Ömerli Baraj Gölü'ne 10 bin ve Çatalca Terkos Gölü'ne 30 bin adet olmak üzere 30 gölete salındı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıklandırma programı töreni, İstanbul Tarım ve Orman İl Müdürü <strong>Suat Parıldar</strong> ve Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğü teknik personelinin katılımıyla Beykoz Bozhane-Göllü Göleti'ne 10 bin sazan balığı yavrusunun bırakılmasıyla gerçekleştirildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>- "2015'ten bugüne kadar yaklaşık 3,1 milyon yavru balığı göletlerimizle buluşturduk"</strong></span></span></span><br>
 </p>

<p><span><span><span>Törende konuşan Parıldar, "<strong>Su Kaynaklarının Balıklandırılması</strong>" projesiyle iç sularda bulunan barajlardaki, göletlerdeki doğal yaşamı, dengeyi ve yaşam popülasyonunu da dengelemek açısından sazan yavruları bıraktıklarını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Parıldar, "Şu anda 30 noktada bu çalışmayı yapmış bulunuyoruz. 2015'ten bugüne kadar yaklaşık 3,1 milyon yavru balığı göletlerimizle buluşturduk. Bu sene bir miktar daha artış yaptık ve yaklaşık 1,7 milyon yavru sazan balığını bugün burada olduğu gibi 30 noktada da iç sularımızla buluşturduk. Amacımız, tabii su ürünlerinde avcılığın yanında amatör anlamda da spor anlamında da avcılık faaliyetlerini desteklemek. İstanbul'umuz da bu açıdan çok önemli bir yer tutuyor ve 9 ilçemizde 30 noktada şu an olduğu gibi bu faaliyeti yerine getiriyoruz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>1 Eylül itibarıyla başlayacak av sezonuna da değinen Parıldar şöyle devam etti:<br>
"İstanbul'da faaliyetlere başladık. 2024'ün şöyle bir özelliği var; biz su ürünlerinde ve hayvancılıkta üretim planlamasıyla birlikte yıla başladık ve bu av sezonuyla birlikte de üretim planlamasının etkilerini, faydalarını çok daha ciddi göreceğiz. 5 eksen üzerinde biz bu çalışmaları yapıyoruz. Öncelikle kayıtlı işletmelerimiz üzerinden gidiyoruz, burada da İstanbul'umuzun varlığından bahsetmek gerekirse, 1973 gemimiz var avcılıkta kullanılan ve 16 bin 500 gerçek kişi ruhsat tezkeresine sahip balıkçımızla biz bu faaliyetleri yürütüyoruz. 661 kilometrelik bir kıyı şeridimiz var. 48 su ürünleri kooperatifimiz var, 57 balıkçı barınağımız var. Dolayısıyla biz balıkçılarımızla birlikte tüketicilerimize ekonomik, taze ve sürdürülebilir üretimden gelen ürünleri sunmak zorundayız. Bugün olduğu gibi yarın da yine bu sektörde hem geçimini sağlayan insanların olması için hem de doğal hayatın sürdürülebilir olarak sağlanması için."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Parıldar, kayıtlılık ve sürdürülebilirliğe dikkati çekerek, kalite ve verimliliğin işin içerisinde olduğunu dile getirdi.<br>
Bu sektörlere yatırım yapacak kişilere yol açmak ve ön ayak olmak için bu çalışmaları yürüttüklerini anlatan Parıldar, "Sadece bitkisel üretimde de bu sene yine üretim planlamasını hayata geçiriyoruz ve böylelikle Türkiye'mizin her yerinde, İstanbul'umuzda biz özelde çalışarak, diğer illerde Türkiye'nin diğer illerinde çalışarak üretimi planlı olarak hayata geçiriyoruz. Kiminle, nerede, ne kadar, hangi zamanda hangi ürünü üreteceğimizi bilerek ve amel ederek yürümek istiyoruz. Bu bağlamda da üretim yüzyılında çok ciddi çalışıyoruz. 1 Eylül itibarıyla da av sezonuna balıkçılarımızla birlikte hazırlıklarımızı yaptık." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Akdeniz&amp;apos;deki yüksek deniz suyu sıcaklığı canlı yaşamını ve tür popülasyonunu olumsuz etkiliyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/akdenizdeki-yuksek-deniz-suyu-sicakligi-canli-yasamini-ve-tur-populasyonunu-olumsuz-etkiliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/akdenizdeki-yuksek-deniz-suyu-sicakligi-canli-yasamini-ve-tur-populasyonunu-olumsuz-etkiliyor</guid>
<description><![CDATA[ Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu: - &quot;Yüksek sıcaklık kıyısal alanlarda, sığ sularda bazı canlıların yok olmasına sebep olabilir. Sıcaklık birçok yerli türümüzün popülasyonunun azalmasına sebep oldu&quot; - &quot;Kızıldeniz&#039;in türleri kıyısal alanlarda hakim olmaya başlıyor. İsparinin, mırmırın yerini Kızıldeniz&#039;den gelen çizgili gırt gırt balığı almaya başladı. Mercan balıklarının yerini kılkuyruk mercan aldı&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/akdenizdeki-yuksek-deniz-suyu-sicakligi-canli-yasamini-ve-tur-populasyonunu-olumsuz-etkiliyor-1724373538.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Akdenizdeki, yüksek, deniz, suyu, sıcaklığı, canlı, yaşamını, tür, popülasyonunu, olumsuz, etkiliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>Akdeniz Üniversitesi</strong> Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi <strong>Prof. Dr. Mehmet Gökoğl</strong>u, son dönemde Akdeniz'deki yüksek deniz suyu sıcaklığının bazı deniz canlılarını yok ettiğini ve yerli tür popülasyonunun azalarak kıyılarda Kızıldeniz türlerinin hakim olmaya başladığını bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gökoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, küresel ısınmanın etkisiyle Akdeniz'de deniz suyu sıcaklığının giderek yükseldiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Antalya'da mevcut durumda deniz suyu sıcaklığının 31-32 derece arasında seyrettiğini belirten Gökoğlu, "Geçen yıl 31 derece civarında ölçülmüştü ama bu sene çok erken yükseldi. Temmuz ayında 32 dereceyi bulduğu dönemler oldu. Akdeniz için bu sıcaklık çok yüksek. Deniz suyundaki bu yükselme Akdeniz'in giderek tropikalleştiğini gösteriyor. Kış aylarının sıcak geçmesi, ani yağışlar ve fırtınalarla iklimde değişiklik olduğunu görüyoruz." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Kızıldeniz'in türleri kıyısal alanlarda hakim olmaya başlıyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Gökoğlu, bu sıcaklık artışının deniz içerisindeki tüm canlılar için risk oluşturduğunu ve bazı türlerin yok olabileceğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bölgedeki balık türlerinde değişim görüldüğüne değinen Gökoğlu, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Yüksek sıcaklık kıyısal alanlarda, sığ sularda bazı canlıların yok olmasına sebep olabilir. Sıcaklık birçok yerli türümüzün popülasyonunun azalmasına sebep oldu. Örneğin kıyılarımızda forskali barbunu görülmeye başlandı. Kızıldeniz'in türleri kıyısal alanlarda hakim olmaya başlıyor. İsparinin, mırmırın yerini Kızıldeniz'den gelen çizgili gırt gırt balığı almaya başladı. Mercan balıklarının yerini kılkuyruk mercan aldı. Buna benzer değişimler gözlemliyoruz. Eskiden oltamızı attığımızda ispari, mercan yakalardık şimdi aynı alanlarda balon balıkları, kılkuyruk mercan gibi Kızıldeniz türleri yakalıyoruz."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Yüksek sıcak Posedonya çayırlarını öldürüyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Gökoğlu ayrıca, Akdeniz Havzası'ndaki deniz çayırı Posedonyaların da ciddi zarar gördüğüne dikkati çekti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Posedonya çayırlarının Akdeniz'in Amazon ormanları olduğunun vurgulayan Gökoğlu, "Kıyılardaki Posedonya çayırlarının ölmeye başladığını görüyoruz. Yüksek sıcak Posedonya çayırlarını öldürüyor. Tabii bunda kirliliğin de etkisi var ama Posedonya çayırları yok olmaya başladı. Bu çayırlar birçok canlının besinini oluşturduğu gibi balıkların yumurta bırakabileceği, balık yavrularının girip saklandığı, beslenebildiği ortamlardır. Denizlere oksijen verir. Bu ortamı yok ederseniz diğer canlılar olumsuz etkilenir." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gökoğlu, öncelikle küresel ısınmanın önlenmesi, fosil yakıtlardan vazgeçilmesi, ısınmayı önleyen ormanlık alanların kaybının önüne geçilmesi için gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Denizlere daha çok su verilmesi gerektiğinin altını çizen Gökoğlu, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Akarsuları denize ulaştırmamız lazım. Akarsulara barajlar yapıldı, bunlar kaldırılsın demiyoruz ama bunlardan daha fazla faydalanmamız lazım. Nehirlerin çok temiz akması ve denize çok daha fazla su vermemiz gerekiyor. Vahşi sulamadan vazgeçmeli, kirliliği durdurmalıyız. Bu durumda kirlilik de önemli bir etken. Türkiye bu tedbirlerle Akdeniz çanağında öncülük edebilir. Çünkü küresel ısınmadan en çok etkilenen yer Türkiye'nin bulunduğu bölge. Doğu Akdeniz küresel ısınmadan nasibini en çok alan yer. Biyoçeşitlilik de en çok burada değişmeye başladı."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Akdeniz&amp;apos;deki deniz kaplumbağalarının statüsü, koruma ve izleme çalışmalarıyla iyileştirildi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/akdenizdeki-deniz-kaplumbagalarinin-statusu-koruma-ve-izleme-calismalariyla-iyilestirildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/akdenizdeki-deniz-kaplumbagalarinin-statusu-koruma-ve-izleme-calismalariyla-iyilestirildi</guid>
<description><![CDATA[ Uluslararası Doğayı Koruma Birliğinin, yeşil deniz kaplumbağası Akdeniz alt popülasyonunu &quot;kritik tehlikede&quot; statüsünden &quot;tehdide yakın&quot; statüsüne çekmesinde, bölgede kamu ve sivil toplum kuruluşları tarafından yürütülen çalışmalar etkili oldu - Doğa Koruma ve Milli Parklar 7. Bölge Müdürü Faruk Atmaca: - &quot;Elimizdeki verilere göre Akdeniz sahillerinde yuva başarısı, yavru çıkışı ve popülasyonda iyiye doğru gidiş var&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/akdenizdeki-deniz-kaplumbagalarinin-statusu-koruma-ve-izleme-calismalariyla-iyilestirildi-1724371446.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Akdenizdeki, deniz, kaplumbağalarının, statüsü, koruma, izleme, çalışmalarıyla, iyileştirildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Türkiye'nin uluslararası öneme sahip sulak alanlarından Çukurova Deltası'nın en geniş lagünü olan Akyatan Yaban Hayatı Geliştirme Sahası'nda yeşil deniz kaplumbağası ve carretta caretta yuvalarından yavru çıkışları devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Adana'nın Karataş ilçesinde bulunan Akyatan Lagünü ile Akdeniz arasında yer alan Akyatan Yaban Hayatı Geliştirme Sahası'nda bu sezon 500'e yakın kaplumbağa yuvası bulunuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yaklaşık 22 kilometrelik sahildeki yuvalarında kuluçka dönemini tamamlayan 7 bin civarında yavru yumurtalarından çıkarak Akdeniz'in mavi sularıyla buluşuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akyatan Yaban Hayatı Geliştirme Sahasındaki süreci takip eden Doğal Hayatı Koruma Vakfı (<strong>WWF</strong>) Türkiye görevlileri de yumurtasından çıkamayan ve kumsaldaki engellere takılan canlılara yardım ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akdeniz sahillerindeki yuva sayısı ve popülasyon artışının ardından Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (<strong>IUCN</strong>) tarafından Akdeniz alt popülasyonu "kritik tehlikede" statüsünden "tehdide yakın" statüye çekildiği yeşil deniz kaplumbağası yavrularının, yuva çıkışlarını eylül ayı sonlarına kadar sürdürmesi bekleniyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Yavru çıkışı ve popülasyonda iyiye doğru gidiş var"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Doğa Koruma ve Milli Parklar 7. Bölge Müdürü Faruk Atmaca, AA muhabirine, deniz kaplumbağalarının Türkiye'de 21 noktada yuvalama yaptığını ve bu alanlardan 8'inin bölgelerinde olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Atmaca, Doğu Akdeniz kıyılarının deniz kaplumbağalarının yuvalama yaptığı çok önemli sahillere sahip olduğunu, Adana ve Hatay'da 2'şer, Mersin'de 4 yuvalama alanı bulunduğu bilgisini paylaştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Adana'daki Akyatan Yaban Hayatı Geliştirme Sahası Sahili'nin yeşil deniz kaplumbağası için önemli yuvalama alanı olduğunu belirten Atmaca, "Bu yıl Akyatan Sahili'nde 500 civarında yuva, şu ana kadar 7 bin civarı yavru çıkışı tespit edildi. Sorunsuz bir şekilde çalışmalarımız devam ediyor. Bu süreç içerisinde kıyılarımızda koruma önlemlerimizi ve denetimlerimizi sıklaştırıyoruz. Deniz kaplumbağalarının yumurtadan çıkması ve denize ulaşması aşamasında ses, ışık ve gürültü kirliliğiyle alakalı ciddi tedbirler alıyoruz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz kaplumbağalarının uluslararası ölçekte korunan tür olduğunu anımsatan Atmaca, "Uluslararası Doğayı Koruma Birliği kriterine göre nesli tehlike altında olan bir türümüz. Yaptığımız koruma ve izleme çalışmalarıyla bölgemizde deniz kaplumbağalarının statüsü iyileştirilmiştir. Elimizdeki verilere göre Akdeniz sahillerinde yuva başarısı, yavru çıkışı ve popülasyonda iyiye doğru gidiş var." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Yavrular yaklaşık 300 yuvadan çıkıp Akdeniz'in engin sularına ulaştı"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Doğal Hayatı Koruma Vakfı (<strong>WWF</strong>) Türkiye'nin Akyatan Yaban Hayatı Geliştirme Sahası'nda görev yapan uzman biyoloğu <strong>Mehmet Tural</strong>, Doğa Koruma ve Milli Parklar 7. Bölge Müdürlüğü ile 2006 yılından bu yana çalışma yürüttüklerini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tural, Akdeniz'deki yeşil deniz kaplumbağası popülasyonunun yaklaşık yüzde 50'sinin yumurtalarını Türkiye'ye bıraktığını anlatarak, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Araştırma sonuçlarına göre yeşil deniz kaplumbağasının Akdeniz'deki en önemli yuvalama alanı Türkiye'nin Doğu Akdeniz kıyıları yani Mersin, Adana ve Hatay. Kaplumbağaların üreme dönemi ülkemizde mayısın sonundan eylülün sonuna kadar devam ediyor. Biz burada 1 Haziran'da çalışmaya başlıyoruz. 1 Haziran'dan şu ana kadar 500'e yakın yuva tespit ettik. Yavru çıkışı dönemindeyiz. Yavrular yaklaşık 300 yuvadan çıkıp Akdeniz'in engin sularına ulaştı. 200 yuva için de çalışmalarımız devam ediyor."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akyatan Yaban Hayatı Geliştirme Sahası'ndaki 18 yıllık çalışmada 6 bine yakın yuvadan 250 binden fazla yavrunun denize ulaştığı bilgisini veren Tural, "Uluslararası Doğayı Koruma Birliği'nin açıklamasına göre yeşil deniz kaplumbağasının Akdeniz alt popülasyonu 'kritik tehlikede' statüsünden 'tehdide yakın' statüye alındı yani bu da popülasyonun Akdeniz'de arttığı anlamına geliyor." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kırklareli&amp;apos;nde gölet ve barajlara 205 bin sazan yavrusu bırakıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kirklarelinde-goelet-ve-barajlara-205-bin-sazan-yavrusu-birakildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kirklarelinde-goelet-ve-barajlara-205-bin-sazan-yavrusu-birakildi</guid>
<description><![CDATA[ Kırklareli Tarım ve Orman Müdürlüğünce baraj ve göletlere 205 bin sazan yavrusu bırakıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/kirklarelinde-golet-ve-barajlara-205-bin-sazan-yavrusu-birakildi-1724310347.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kırklarelinde, gölet, barajlara, 205, bin, sazan, yavrusu, bırakıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Tarım ve Orman Bakanlığının "Su Kaynaklarının Balıklandırılması Projesi" kapsamında Pınarhisar ilçesinin Çayırlı Barajına İpsala Su Ürünleri Üretim İstasyonu'ndan temin edilen balıklar salındı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İl Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca, yaptığı konuşmada baraj ve göllerdeki balıklandırma çalışmalarının sürdüğünü söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gölet ve barajlara bırakılan balıkların korunması için herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini ifade eden Karaca, tatlı sulardaki <strong>balık</strong> popülasyonunu arttırmak için çalıştıklarını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İzmir Büyükşehir Belediyesinden körfezdeki kötü koku ve balık ölümlerine ilişkin açıklama:</title>
<link>https://trafikdernegi.com/izmir-buyuksehir-belediyesinden-koerfezdeki-koetu-koku-ve-balik-oelumlerine-iliskin-aciklama</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/izmir-buyuksehir-belediyesinden-koerfezdeki-koetu-koku-ve-balik-oelumlerine-iliskin-aciklama</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Plankton patlamasıyla sudaki çözünmüş oksijen miktarının oldukça azalmasının balıkların ölümüne sebebiyet verdiği düşünülmektedir&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/izmir-buyuksehir-belediyesinden-korfezdeki-kotu-koku-ve-balik-olumlerine-iliskin-aciklama-1724306113.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İzmir, Büyükşehir, Belediyesinden, körfezdeki, kötü, koku, balık, ölümlerine, ilişkin, açıklama:</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İzmir Büyükşehir Belediyesi, Körfez'de görülen balık ölümleri ve kötü kokunun deniz suyu sıcaklıklarının yükselmesi sonucu tek hücreli canlı (plankton) popülasyonun artışından kaynaklandığını bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Belediyeden yapılan açıklamada, deniz suyu sıcaklığının küresel ısınma ve iklim değişikliği etkisiyle artarak 29 dereceye ulaştığı, bu ortamın da "Dinoflagellate Gymnodinium" cinsi tek hücreli canlıların (planktonların) popülasyonunda ani artışları beraberinde getirdiği belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sudaki oksijen oranının düşmesiyle başlayan plankton ölümlerinin ise kötü kokuya neden olduğunun kaydedildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Ayrıca bu canlıların popülasyonundaki aşırı artış, bulundukları suyun yüzeyinin kızılımsı-kahverengi bir görünüme bürünmesine de neden olmaktadır. Bununla birlikte plankton patlamasıyla sudaki çözünmüş oksijen miktarının oldukça azalmasının balıkların ölümüne sebebiyet verdiği düşünülmektedir. İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı tarafından gerekli çalışmalar yapılmaktadır. Deniz Koruma Şube Müdürlüğümüz de hem deniz süpürgesi hem de karadan temizlik çalışması yapmaktadır."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Deniz kirliliğine neden olan Antalya Büyükşehir Belediyesine 464 bin 585 lira para cezası</title>
<link>https://trafikdernegi.com/deniz-kirliligine-neden-olan-antalya-buyuksehir-belediyesine-464-bin-585-lira-para-cezasi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/deniz-kirliligine-neden-olan-antalya-buyuksehir-belediyesine-464-bin-585-lira-para-cezasi</guid>
<description><![CDATA[ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Antalya&#039;nın Konaklı Beldesi ve Damlataş Plajı Mevkisi&#039;nde deniz kirliliğe neden olan arıtma tesisiyle ilgili Antalya Büyükşehir Belediyesine 464 bin 585 lira para cezası uygulandığını ve Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/deniz-kirliligine-neden-olan-antalya-buyuksehir-belediyesine-464-bin-585-lira-para-cezasi-1724376493.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Deniz, kirliliğine, neden, olan, Antalya, Büyükşehir, Belediyesine, 464, bin, 585, lira, para, cezası</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Antalya Su ve Atıksu İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından işletilen atık su arıtma tesisine ait deniz deşarjı hattında, Sahil Güvenlik Komutanlığı dalış ekibince sualtı incelemesi yapıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yapılan incelemelerde hattın çıkış noktasında koyu renkli ve kirletici özellikte atık su çıkışı olduğu tespit edildi. Ayrıca aynı gün Damlataş Plajı Mevkisi'nde yağmur suyu kanalına ait deşarj noktasında da benzer görüntüler kaydedildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bakanlığa gelen ihbarın ardından Antalya Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü denetim ekipleri, bölgeye sevk edildi. Tesisin, standartlara aykırı atık su deşarjı yaptığı belirlendi ve akış durduruldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Damlataş Plajı Mevkisi'ndeki yağmur suyu hattına kaçak bağlantılar yapıldığı tespit edildi ve bu bağlantıların kesilmesi amacıyla çalışma başlatıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Söz konusu kirlilik sebebiyle Bakanlık, Antalya Büyükşehir Belediyesine 464 bin 585 lira idari para cezası uyguladı ve Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Öte yandan, Bakanlık ekiplerince denizden yeniden alınan numuneler analiz edildi ve deniz suyu değerlerinin normale döndüğü tespit edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Marmara ve Karadeniz&amp;apos;in karbon tutma ve asitlenme seviyeleri ilk kez ölçüldü</title>
<link>https://trafikdernegi.com/marmara-ve-karadenizin-karbon-tutma-ve-asitlenme-seviyeleri-ilk-kez-oelculdu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/marmara-ve-karadenizin-karbon-tutma-ve-asitlenme-seviyeleri-ilk-kez-oelculdu</guid>
<description><![CDATA[ ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yücel: - &quot;İlk bulgularımıza göre Karadeniz&#039;in karbon tutma kapasitesi Marmara&#039;ya göre bir nebze daha iyi. Marmara&#039;nın çoktan asitlenmiş olduğunu ve karbon tutma kapasitesini kaybetmeye daha hızlı gittiğini söyleyebiliriz&quot; - &quot;Normal deniz sistemleriyle kıyaslandığında Marmara Denizi daha asidik, Karadeniz ise bir nebze daha alkalin. Karbon tutma mekanizmaları Karadeniz&#039;de hala daha üretken, çalışır ve sağlıklı olarak nitelendirilebilir&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/marmara-ve-karadenizin-karbon-tutma-ve-asitlenme-seviyeleri-ilk-kez-olculdu-1724308657.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Marmara, Karadenizin, karbon, tutma, asitlenme, seviyeleri, ilk, kez, ölçüldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Orta Doğu Teknik Üniversitesi (<strong>ODTÜ</strong>) Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdür Yardımcısı <strong>Prof. Dr. Mustafa Yücel</strong>, asitlenme seviyeleri ve karbon tutma kapasitelerini ilk kez ölçtükleri iki denizden Karadeniz'in Marmara'dan daha iyi durumda olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsünün Türkiye'de ilk defa deniz ile atmosfer arasındaki karbondioksit gazı alışverişini araştırmak üzere 2022'de başlattığı çalışmanın ilk sonuçları ortaya çıktı. Enstitü bünyesindeki Deniz Ekosistem ve İklim Araştırmaları Merkezi'nde (<strong>DEKOSİM</strong>) geliştirilen sistemlerin de yardımıyla Marmara Denizi ile Karadeniz'in karbon tutma kapasiteleri ve asitlenme seviyeleri ölçüldü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Öğretim Üyesi Doç. Dr. Koray Özhan'ın analiz ettiği ilk sonuçlara göre, Marmara Denizi'nde yüzey pH değerleri 8,1'in üzerine çıkmazken Karadeniz'de 8,25'e kadar yükseldiği tespit edildi. İki denizden de alınan örnekler DEKOSİM laboratuvarlarında detaylı analiz edildikten sonra denizlerin karbon yutma kapasitesi ve asitlenme değerleri net biçimde ortaya konacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/asitlenme-olcum-3.jpeg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>"<strong>ODTÜ Bilim-2</strong>" gemisi ile yapılan son ölçümler ve bugüne kadar elde edilen verilerle ilgili AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Yücel, çok yoğun pH ölçümleri ile Marmara Denizi ve Karadeniz'in asitlenme seviyesini ölçtüklerini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yücel, denizlerin asitlenme seviyelerini araştırırken, başka bir projede birlikte çalıştıkları Fransız ortaklarınca geliştirilen çok hassas 2 adet asidite sensörü kullandıklarını, kendilerinin de DEKOSİM bünyesinde yerli ve milli imkanlarla pH ölçüm sistemleri geliştirdiklerini bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Denizlerin atmosferdeki karbondioksidin bir kısmını emerek iklim değişikliğini yavaşlattığını aktaran Yücel, bunun denize bedelinin asitlenme olduğunu ve yeni bir konu olan asitlenme değerlerini geçmişle kıyaslamak için ellerinde veri bulunmadığını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Genellikle pH değerlerinin, rakam ve virgülden sonra gelen ilk basamakla anıldığını ancak okyanus asitlenmesini ölçebilmek için virgülden sonraki üçüncü hatta dördüncü basamakların dahi doğru biçimde ölçülmesi gerektiğini vurgulayan Yücel, "Bunu Türkiye'de ilk defa biz başlattık. Karadeniz'in 30 mil açığından, Marmara Denizi'ne kadar yüzey sularını virgülden sonraki dördüncü basamağa kadar hassasiyetle ölçtük. Detaylı laboratuvar analizleri sonucunda bu basamaklar belli olacak." bilgisini verdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/thumbs_b_c_f4e560aad3fdbd9380c2c7b48a826316.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Marmara daha asidik, Karadeniz daha alkalin"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Yücel, bu ölçümler sonrasında elde ettikleri ilk bulguları hakkında şu bilgileri paylaştı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Karbon tutuma kapasitesi çok kompleks bir konu, pH ne kadar yüksekse karbondioksidi yakalama, tutma kapasitesi de o kadar var demek. Gördüğümüz kadarıyla Marmara Denizi, Karadeniz'den 0,1 kadar daha asidik durumda. İlk bulgularımıza göre Karadeniz'in karbon tutma kapasitesi Marmara'ya göre bir nebze daha iyi. Marmara'nın çoktan asitlenmiş olduğunu ve karbon tutma kapasitesini kaybetmeye daha hızlı gittiğini söyleyebiliriz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ölçümleri belirli periyotlarla tekrarladıklarında Marmara ve Karadeniz arasındaki farkın ne kadar kalıcı olduğunun görüleceğini ifade eden Yücel, "Normal deniz sistemleriyle kıyaslandığında Marmara Denizi daha asidik, Karadeniz ise bir nebze daha alkalin. Karbon tutma mekanizmaları Karadeniz'de hala daha üretken, çalışır ve sağlıklı olarak nitelendirilebilir. Zaten jeolojik zamanlardan bu yana Karadeniz net olarak daha fazla karbon tutan bir sistem." sözlerini sarf etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz canlıları denildiğinde herkesin aklına balıklar ve deniz memelilerinin geldiğini ancak mikroskobik düzeyde fotosentez yapan ve karbon bileşiklerinden kabuklarını inşa eden canlıların da önemli olduğunu dile getiren Yücel, bu canlıların asitlenmeye daha az dayanıklı oldukları, ısınma ve kirliliğin üstüne bir de asitlenme baskısının bu türlerin karşılaştığı baskılara ekleneceği uyarısında bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yücel, sözlerini, "Marmara'da çoktan bir pH farkının var olduğu görünüyor. Bunun mikroskobik seviyedeki türlere nasıl etki ettiği konusunun henüz başındayız. Karaya döndükten sonra, plankton uzmanı hocalarımız analiz edecek ve bunu yıllarca tekrarlamamız gerekiyor. Bu konuda bir ulusal oşinografik program oluşturup düzenli hale getirmemiz lazım." diyerek tamamladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İzmit Körfezi&amp;apos;nin derinliklerinde denizin tehlikeli çiçekleri &amp;quot;anemonlar&amp;quot; kayıt altına alındı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/izmit-koerfezinin-derinliklerinde-denizin-tehlikeli-cicekleri-anemonlar-kayit-altina-alindi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/izmit-koerfezinin-derinliklerinde-denizin-tehlikeli-cicekleri-anemonlar-kayit-altina-alindi</guid>
<description><![CDATA[ Körfeze yapılan dalışta canlı renkleri, narin yapıları, sıra dışı güzellikleriyle dikkati çeken anemonlar görüntülendi - Su altı fotoğrafçısı ve dalış eğitmeni Mehtap Akbaş Çiftci: - &quot;Tür, renkleri ve formları nedeniyle özellikle su altı fotoğrafçılarının gözdesi konumunda. Anemonlar daha çok &#039;denizin tehlikeli çiçekleri&#039; olarak algılanıyorlar&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/izmit-korfezinin-derinliklerinde-denizin-tehlikeli-cicekleri-anemonlar-kayit-altina-alindi-1724059966.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İzmit, Körfezinin, derinliklerinde, denizin, tehlikeli, çiçekleri, anemonlar, kayıt, altına, alındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Su altı fotoğrafçısı ve dalış eğitmeni <strong>Mehtap Akbaş Çiftci</strong>, İzmit Körfezi'nde yaptığı dalışta canlı renkleri, narin yapıları, sıra dışı güzellikleriyle dikkati çeken anemonları kayıt altına aldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kocaeli'nin Körfez ilçesindeki Kirazlıyalı bölgesinde gerçekleştirilen dalışta, İzmit Körfezi ve Marmara Denizi'nin sıra dışı güzelliği anemonlar su altı kamerasıyla görüntülendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Estetik oldukları kadar zehirli de olan ve görüntüleriyle çiçek buketlerini andıran anemonlar, "denizin tehlikeli çiçekleri" olarak biliniyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Kirazlıyalı bildiğiniz bir tarla gibi"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Çiftci, AA muhabirine, 10 ila 20 metre derinliklerde gerçekleştirdiği dalışlarda, deniz ekosistemi için önemli bir yere sahip olan anemonları kayıt altına aldıklarını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dalışın yaklaşık 2 saat sürdüğünü aktaran Çiftci, "İzmit Körfezi, Marmara Denizi'ne bağlı olduğu için akıntının çok olduğu, yüzeyi Karadeniz, alt tabakası ise Ege sularıyla beslenen bir körfez. Dolayısıyla burada biyoçeşitlilik oldukça fazla." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Su altının çiçekleri" olarak adlandırdıkları anemonları görüntülemekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Çiftci, "Belli bölgelerde yoğunlaşmış. Kirazlıyalı'da popülasyon olarak daha fazla. Mesela Gölcük Değirmendere'de de var ama çok az. Kirazlıyalı bölgesi bildiğiniz bir tarla gibi." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Görüntüleri sebebiyle fotojenikler"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Anemonların özelliklerine değinen Çiftci, şunları söyledi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Yarı sesil (yarı dibe bağımlı) yaşayan, zehirli dokunaçlara sahip anemonlar, içlerinde barındırdıkları ve birlikte yaşadıkları zooxanthellae alglerinden dolayı sarı, yeşil renk alıyorlar. Denizde akıntıların etkisiyle nazlı nazlı salınan anemonların uçları ise mor renkte. Tür, renkleri ve formları nedeniyle özellikle su altı fotoğrafçılarının gözdesi konumunda. Boyları 20 santimetre kadar olabilen kayalık, sığ zeminlerde yaşam bulan anemonlar, planktonik canlılarla besleniyor. Anemonlar daha çok 'denizin tehlikeli çiçekleri' olarak algılanıyorlar. Görüntüleri sebebiyle fotojenikler. Dibe bağımlı olarak yaşıyorlar."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İzmit Körfezi'ne, Marmara Denizi'ne dalış konusunda biraz çekinceli yaklaşıldığına işaret eden Çiftci, "Aslında İzmit Körfezi' de Marmara Denizi de biyoçeşitlilik olarak çok zengin bir yer. Bazı bölgelerde, özellikle Akdeniz Bölgesi'nde tür sayısı giderek azalmaya başladı ama biz Marmara'da özellikle su altı fotoğrafçıları olarak çok daha verimli, çok keyifli dalışlar gerçekleştiriyoruz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dalış eğitmeni Selçuk Çiçekay da yaptıkları dalıştan bahsederek, "Burada birçok anemon bölgesi var. Su altı fotoğrafçıları buraya gelip anemonlardan fotoğraf ve görüntü alabilirler." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hatay&amp;apos;da zargana popülasyonunun artırılmasına yönelik çalıştay düzenlendi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/hatayda-zargana-populasyonunun-artirilmasina-yoenelik-calistay-duzenlendi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/hatayda-zargana-populasyonunun-artirilmasina-yoenelik-calistay-duzenlendi</guid>
<description><![CDATA[ Hatay&#039;ın İskenderun ilçesinde, Türkiye ile Bulgaristan kıyı sularındaki zargana popülasyonunun artırılmasına yönelik çalıştay organize edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/hatayda-zargana-populasyonunun-artirilmasina-yonelik-calistay-duzenlendi-1723718954.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hatayda, zargana, popülasyonunun, artırılmasına, yönelik, çalıştay, düzenlendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İskenderun Teknik Üniversitesinin (İSTE), Bulgarian Academy of Sciences (BAS) işbirliği ve Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) desteğiyle düzenlediği çalıştay tamamlandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çalıştaya, Türkiye ve Bulgaristan'dan akademisyenler çevrim içi katıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Programda, iki ülke kıyılarındaki zargana popülasyonunun artırılmasına yönelik çalışmalar sunuldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İSTE Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Su Ürünleri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Turan, gazetecilere, başlattıkları projeyle Karadeniz, Ege ve Akdeniz'de farklı zargana türleri bulduklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yaptıkları çalışmalara ilişkin bilgi veren Turan, "Proje, Türkiye ve Bulgaristan kıyılarındaki zargana popülasyonunun artırılması ve sürdürülebilir avcılığın oluşturulmasına fayda sağlayacak." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mersin Körfezi&amp;apos;ndeki köpüklenme için &amp;quot;müsilajdan beter&amp;quot; yorumu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/mersin-koerfezindeki-koepuklenme-icin-musilajdan-beter-yorumu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/mersin-koerfezindeki-koepuklenme-icin-musilajdan-beter-yorumu</guid>
<description><![CDATA[ - &quot;Şu anda Mersin Körfezi&#039;nde denize baktığınızda ancak 1,5 metreyi görebiliyorsunuz. Işık geçirgenliği oldukça düşmüş, çok kirli bir suyla karşı karşıyayız ve bu kirlilik oksijen seviyelerini de düşürüyor&quot;

- &quot;Buradaki durum müsilajdan beter çünkü gerçekten inanılmaz bir kirlilik yükü var, şehir kirliliği çok yüksek. Yaz döneminde nüfus artışıyla birlikte evsel atıklar çok yükselmiş durumda&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/mersin-korfezindeki-kopuklenme-icin-musilajdan-beter-yorumu-1723616506.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Mersin, Körfezindeki, köpüklenme, için, müsilajdan, beter, yorumu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Orta Doğu Teknik Üniversitesi (<strong>ODTÜ</strong>) Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdürü <strong>Prof. Dr. Barış Salihoğlu</strong>, Mersin Körfezi'nde kirlilik seviyesinin artması nedeniyle meydana gelen köpüklenme için "müsilajdan beter" yorumunda bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mersin Körfezi'nde 1 aydır kıyıya yakın bölgelerde deniz yüzeyinde köpüklenme görülürken suda görüş mesafesinde de azalma yaşanıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yenişehir sahili boyunca görülen köpüklenme hakkında AA muhabirine konuşan Salihoğlu, Mersin Körfezi'ni Doğu Akdeniz'de kirliliğin en yoğun görüldüğü bölgelerden biri olarak nitelendirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Körfezin kıyılarında şu anda gözle görülür bir kirlilik olduğunu ve buradaki durumun neredeyse Marmara Denizi ile eş değer hale geldiğini aktaran Salihoğlu, "Şu anda Mersin Körfezi'nde denize baktığınızda ancak 1,5 metreyi görebiliyorsunuz. Işık geçirgenliği oldukça düşmüş, çok kirli bir suyla karşı karşıyayız ve bu kirlilik oksijen seviyelerini de düşürüyor. Deniz yüzeyinde köpüklü yapılar, yoğun alg patlamaları var. Şu anda içine girdiğimiz deniz sağlıklı ve keyif veren bir deniz değil. Kirli ve bulanık bir denizle karşı karşıyayız." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özellikle belli türdeki alglerin yoğun üremesi sonrası, fiziksel olarak akıntı ve rüzgarla bu köpüklenmenin oluştuğunu anlatan Salihoğlu, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Buradaki durum müsilajdan beter çünkü gerçekten inanılmaz bir kirlilik yükü var, şehir kirliliği çok yüksek. Yaz döneminde nüfus artışıyla birlikte evsel atıklar çok yükselmiş durumda. Büyük nehirlerden, örneğin Seyhan Nehri'nden, çok ciddi bir kirlilik girdisi var. Tarımsal ve endüstriyel kökenli kirlilik de çok yüksek."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kirliliğin ana kaynağının karasal girdiler olduğunu, şehir deşarjları ile etkisiz veya yetersiz çalışan arıtma tesislerinin de önemli bir rol oynadığını kaydeden Salihoğlu, nehirlerden gelen yayılı kaynaklı kirlilik yükünün de yüksek seviyede ve tarımsal ve endüstriyel uygulamalardan kaynaklandığını bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mersin Körfezi'ndeki durumun ürkütücü boyutlara ulaştığını ifade eden Salihoğlu, denizin durumuyla ilgili kullanılan kriterlere göre buranın çok kötü veya aşırı kötü seviyelerde olduğu tespitini paylaştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Salihoğlu, suyun geçirgenliğinin yani insanların suyu görme kapasitesinin çok düşük, azot ve fosfor yüklerinin ise çok yüksek olduğunu, bu durumun fitoplanktonu aşırı seviyede artırdığını vurguladı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Hiç görülmemiş seviyelerde bir kirlilikle denizlere yükleniyoruz"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Açık bir deniz olan Akdeniz'deki akıntı sisteminin şu anda bu körfezleri temizleyebilecek durumda olmadığı değerlendirmesinde bulunan Salihoğlu, şunları söyledi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Gerçekten durum çok ciddi. Deniz sistemlerini ortadan kaldırıyoruz, tabiri caizse denizleri komaya sokuyoruz. Sıcaklıklar da çok artmış durumda. Yaptığımız ölçümlerde, Mersin şehri kıyılarında deniz suyu sıcaklıkları 34 dereceleri gösteriyor. İklim değişikliğinin ve sıcaklıkların baskısı çok yüksek ve hiç görülmemiş seviyelerde bir kirlilikle denizlere yükleniyoruz. Aynı zamanda balıkçılık faaliyetleri de hiçbir şekilde sürdürülebilir değil."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Enstitü olarak Mersin Büyükşehir Belediyesi ile "Temiz Akdeniz İçin Ekosistem Tabanlı İzleme ve Yönetim Planı Projesi" yürüttükleri bilgisini veren Salihoğlu, farkındalık oluşturmaya çalıştıkları bu çalışmada belli bir seviyeye geldiklerini ancak bunun yeterli olmadığını, durumun ciddiyetinin artık herkes tarafından anlaşılması gerektiğini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Seferberlik yaklaşımıyla denizlerin üstüne düşmemiz gerekiyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Akdeniz'in temiz ve parlak deniziyle ünlendiğini ancak Mersin sahillerinin bu standartlardan uzak olduğunu ifade eden Salihoğlu, kirliliğin dış etkenlerden değil insan davranışlarından kaynaklandığını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bölgedeki nüfus artışının altını çizen Salihoğlu, turizmin yoğun olduğu her bölgede insan kullanımından dolayı ortaya büyük bir atık yükü çıktığından ve bu atıkların doğru yönetilmesi gerektiğinden bahsetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Salihoğlu, şu tavsiyelerde bulundu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Kirliliğin geniş bir alanı kaplaması söz konusu. Şu anda çoğu atık, basit bir ön arıtmadan sonra tüm azot ve fosfor yüküyle birlikte denize ulaşmakta. Bunların önüne geçmemiz, bir seferberlik yaklaşımıyla denizlerin üstüne düşmemiz, denizlere daha fazla dikkat etmemiz gerekiyor. Bir an önce denizlere olan kirliliği azaltmak için bir araya gelmemiz, koruma alanları ilan etmemiz lazım. İyi tarım uygulamalarına geçilmesi ve daha iyi planlama yapılması, endüstriyel atıkların mutlaka arıtılarak nehirlere verilmesi şart. Aksi halde, sosyal, ekonomik ve ekolojik kayıplarımız çok fazla olacak."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Diyarbakır&amp;apos;daki Devegeçidi Baraj Gölü&amp;apos;nde balık ölümleriyle ilgili inceleme başlatıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/diyarbakirdaki-devegecidi-baraj-goelunde-balik-oelumleriyle-ilgili-inceleme-baslatildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/diyarbakirdaki-devegecidi-baraj-goelunde-balik-oelumleriyle-ilgili-inceleme-baslatildi</guid>
<description><![CDATA[ Diyarbakır&#039;daki Devegeçidi Baraj Gölü&#039;nde balık ölümleriyle ilgili inceleme başlatıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/diyarbakirdaki-devegecidi-baraj-golunde-balik-olumleriyle-ilgili-inceleme-baslatildi-1724052467.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Diyarbakırdaki, Devegeçidi, Baraj, Gölünde, balık, ölümleriyle, ilgili, inceleme, başlatıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İl Jandarma Komutanlığı Çevre, Doğa ve Hayvan Koruma Timi (<strong>HAYDİ</strong>), planlı faaliyetler kapsamında baraj gölü çevresinde denetim gerçekleştirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Denetim sırasında baraj gölü kıyısında ve su yüzeyinde ölü "Asya sazanlarını" tespit eden HAYDİ ekibi, durumu Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğüne bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bölgeye gelen Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğü ekipleri, ölü balıklardan ve baraj gölünden numune aldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Numuneler incelenmek üzere Elazığ Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsüne gönderildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türk bilim kadınları Kuzey Buz Denizi’nde araştırmaya yoğunlaştı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turk-bilim-kadinlari-kuzey-buz-denizinde-arastirmaya-yogunlasti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turk-bilim-kadinlari-kuzey-buz-denizinde-arastirmaya-yogunlasti</guid>
<description><![CDATA[ Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi’nde bulunan Türk bilim kadınları, Kuzey Buz Denizi’nde denizel alanda yaptıkları araştırmalarıyla ön plana çıkıyor ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/turk-bilim-kadinlari-kuzey-buz-denizinde-arastirmaya-yogunlasti-1723098094.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türk, bilim, kadınları, Kuzey, Buz, Denizi’nde, araştırmaya, yoğunlaştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Kutup bölgelerindeki projeler kapsamında çeşitli alanlarda bilimsel çalışmalar yürüten Türk bilim kadınları, yaptıkları projeler ve bilimsel yayınlarla da uluslararası literatüre önemli katkı sağlıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türk bilim insanları 20'nci yüzyılın ortalarından beri kutup bölgelerinde bilimsel çalışmalar gerçekleştiriyor. 2017 yılında ise Türkiye’nin kutup bölgelerinde kalıcı projeler yapması için ilk çalışmalar başlatılarak düzenli olarak her yıl Antarktika ve Arktik bilimsel araştırma seferleri düzenleniyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu yıl dördüncüsü düzenlenen <strong>Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi</strong>’nde bulunan Türk bilim kadınları, Kuzey Buz Denizi’nde denizel alanda yaptıkları araştırmalarıyla ön plana çıkıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, <strong>TÜBİTAK MAM</strong> Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirilen seferde, Arktik bölgede örnekleme ve ölçümler yaparak projelerini yürüten bilim insanları, zorlu sefer şartlarında üstün bir başarıyla planlanan çalışmaların 2 katı performans sergileyerek 51 farklı örnekleme noktasında projelerini yürüttü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kuzey Kutbu’nda gerçekleştirilen 16 proje kapsamında çalışma yapan Orta Doğu Teknik Üniversitesinden Bilge Durgut, "Barents Denizi’nin farklı bölgelerinde değişen iklim ile beraber biyoçeşitlilik nasıl değişiyor?" sorusunun cevabını arıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/New%20folder_New%20folder_New%20folder%20(7)_AA-35338361.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Örneklemesini yaptığı projenin "Arktik Biyoçeşitliliğin Mekansal Değişiminin eDNA Metabarkodlama Yöntemi ile Tespiti ve Fizikokimyasal Parametreler ile Birlikte Değerlendirilmesi" üzerine olduğu bilgisini veren Durgut, şunları söyledi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>“eDNA yani çevresel DNA, canlıların çevrelerine bıraktıkları gamet, ölü deri hücreleri, idrar, dışkı, mukoza gibi atıklarda veya bakterilerin kendilerinde bulunan genetik materyali yani DNA’yı ifade eder. eDNA örnekleri havadan, topraktan, sudan elde edilebilir. Daha sonra tespit edilmek istenen türlere göre çeşitli gen bölgeleri çoğaltılarak biyoçeşitlilik verisi elde edilir. Aynı zamanda eDNA ile yapılan çalışmalar, non-invaziv bir yöntem olduğu için çevreye ve canlılara müdahalenin minimum olduğu çalışmalardır. Ben de bu projede Arktik biyoçeşitliliği belirlemek için Barents Denizi’nin farklı bölgelerinden su örnekleri alıyorum ve onları filtreleyerek denizel eDNA’yı yakalıyorum.”</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Aynı zamanda deniz dibinden de sediman örnekleri alarak eDNA örnekleri elde ettiğini aktaran Durgut, “Daha sonra bu eDNA örneklerini ODTÜ Deniz Bilimleri’ndeki Denizel Genetik Laboratuvarına götürerek analizlerini yapacağız. Bu çalışmanın sonuçlarıyla daha önceden yapılmış çalışmaları karşılaştırarak iklim değişikliğinin bir sonucu olan Atlantifikasyonun etkilerini ve bunun sonucunda Atlantik türlerinin Arktik’e göç etmesi ve orada daha fazla bulunmasıyla tanımlanan Borealizasyonun seviyesini tespit edebilmeyi umuyoruz” dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sefer katılımcılarından İstanbul Teknik Üniversitesinden Gülden Açıl, İstanbul Üniversitesinden Dr. Nagihan Korkmaz adına seferde gerçekleştirdiği “Antifouling bileşiklerin sucul ortamdaki tespiti” projesiyle amacının, yürütülen projeler için örnekler toplamak olduğunu ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/New%20folder_New%20folder_New%20folder%20(7)_AA-35338365.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Antifouling bileşiklerin sucul ortamdaki etkisini araştırmak üzere yüzeyden deniz suyu örneği aldığını, bu örneklerin üniversitenin laboratuvarlarında analiz edileceğini aktaran Açıl, "Antifouling, kirlilik önleyici kimyasallar anlamına geliyor. Geminin alt yüzeyinde biyocanlıların tutunmasını engellemek amacıyla kullanılan kimyevi maddelerdir. Biz de deniz yüzeyinden aldığımız örneklerde bu kimyasalların sudaki karışma oranı, sudaki kirlilik düzeyini araştırmayı hedefliyoruz." bilgisini verdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Açıl, İstanbul Üniversitesinden Doç. Dr. Fuat Dursun’un projesi için de örneklemeler aldığını belirterek, "Deniz yüzeyinden, su sütunundan 30 metre derinlikten fitoplankton ağı kullanarak belirlediğimiz bölgelerdeki fitoplankton çeşitliliğini, tek hücre izolasyon yöntemiyle morfolojik olarak belirlediğimiz fitoplankton çeşitliliği ve bunların toksisite potansiyellerini analiz edeceğiz."" diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Son olarak İstanbul Teknik Üniversitesinden Doç. Dr. Elif Genceli Güner adına deniz buzu örnekleri aldığını ifade eden Açıl, deniz buzundan izole edilen bakterilerin soğukta aktif enzim üretme potansiyelleri üzerine analizler yapacaklarını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İstanbul Medipol Üniversitesinden sefer katılımcısı Nursu Aylin Kasa da 4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi’nde “Sıklıkla kullanılan ilaç etken maddelerinin ve kalıntılarının Barents Denizi’nde eser seviyelerde saptanması mümkün mü?” sorusunu sorarak İstanbul Teknik Üniversitesinden Dr. Öğr. Üyesi Elif Öztürk Er’in yürütücülüğünde gerçekleştirdiği proje kapsamında bazı ilaç etken maddelerinin ve bunların metabolize olmuş formlarının Svalbard Adası'nın etrafındaki denizlerde kalıntılarını aradığını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Saha ölçümlerinin çözülmüş oksijen miktarı, pH seviyesi, iletkenlik ve sıcaklık gibi ölçümleri içerdiğini bildiren Kasa, "Bu data setlerini kullanarak laboratuvarda geliştireceğimiz analitik metotlara eklemeyi planlıyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Pandemi döneminden sonra tüm dünyada hızla artan ilaç kullanımı gözlemlendiğine dikkati çeken Kasa, "Bunlar özellikle kronik rahatsızlıklar için kullanılan tedavi maksatlı ilaçlar ve bu ilaçların hem metabolitlerinin hem de kendi formlarının akıntılar ve atmosferik taşımalarla birlikte yüzey sularına ve kutup noktalarına kadar ulaşması işten bile değil. Biz de kirliliği önlemek amacıyla bunları ön görerek çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dokuz Eylül Üniversitesinden Dr. Aslıhan Nasıf ise "Svalbard Bölgesi’nin Sığ Deniz Oşinografisi” projesiyle sefere katıldığını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Svalbard Adaları'nın çevresinde 30'dan fazla istasyonda ölçümler yaptıklarını dile getiren Nasıf, CTD adı verilen cihazla deniz suyundaki sıcaklık, tuzluluk, iletkenlik ve ses dalga hızını ölçerek, suyun fiziksel değişimini araştırdıklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Nasıf, "Özellikle Svalbard Adaları'nın çevresindeki doğu ve batı Spitsbergen akıntılarıyla kuzey Atlantik akıntıları arasındaki ilişki, tatlı-tuzlu su kontak noktalarını ve sıcak-soğuk su kontak noktalarını ve bu noktaların nerelerde olduğunu anlamanızı sağlayacak. Ayrıca bu çalışmalar iklim bilimciler veya deniz biyologları için temel oluşturacak bir veri seti de olacak.” bilgisini verdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi’nin hem profesyonel hem de kişisel olarak inanılmaz bir deneyim olduğunu ifade eden Nasıf, sözlerini şöyle tamamladı :</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Kutup gibi zorlu bir coğrafyada zorlu koşullarda çalışmak unutulmaz bir tecrübeydi. Ayrıca bilimsel çalışmaları ortaya koymak beni kişisel anlamda da oldukça heyecanlandırıyor. Bu fırsatı bana sundukları için TÜBİTAK’a ve sefer ekibindeki diğer bilim insanlarına çok teşekkürlerimi sunuyorum. Bilimsel araştırmalara katkıda bulunmaya devam etmek için sabırsızlanıyorum.”</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Türk bilim kadınları 33 yıldır Kutup bölgelerinde bilimsel çalışmalara imza atıyor</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi Koordinatörü olan ve aynı zamanda Türkiye’nin kutup bölgelerinde çalışmalarının ulusal ve uluslararası düzeyde tanınmasını sağlayan Prof. Dr. Burcu Özsoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Türk bilim insanları uzun yıllardır çalışmalar sürdürüyor, bu gücün bir araya getirilmesi ile büyük başarılara imza atıldı” dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türk kadınının tarih boyunca, diğer toplumlardan önce ve daha geniş bir katılımla hem toplumsal yaşamda hem çalışma hayatında hem de bilimsel alanda her zaman aktif roller aldığına işaret eden Özsoy, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Kadınlarımızın aktif rollerinin sonucunu birçok alanda gördüğümüz gibi Kutup bölgeleri ve özellikle Antarktika'da yapılan çalışmalarda görmekteyiz. Antarktika’da isimleri farklı alanlara verilen 3 Türk bilim insanından birisi de Prof. Dr. Serap Tilav'dır. Türk Kutup Araştırma Programımızın başladığı günden günümüze de kadın araştırmacıların aktif şekilde hem projelerde hem de sahada çalışmalar yapması bizleri gururlandırıyor. Ülkemiz kutup programını koordine edip 4 Antarktika ve 2 Arktik sefere liderlik yaptığım dönemde ve özellikle 2017 yılında düzenlenen ilk Ulusal Antarktika Bilim Seferi’ne liderlik yaparken ziyaret ettiğimiz bazı ülkelerin istasyonlarında, kutup programlarında kadın araştırmacıların yer almadığına şahit olmuştuk. Bu durum maalesef bazı ülkeler için hala geçerli. Ancak Türk bilim seferlerinde kadın araştırmacı sayısında her geçen gün artış olduğunu söyleyebiliriz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sadece sefer projelerinde değil lise öğrencileri arasında düzenlenen kutup araştırmaları proje yarışmasında da kız çocuklarının yoğun ilgisini gördüklerine dikkati çeken Özsoy, "Kadınlarımızın sosyal hayatta, iş hayatında ve dolayısıyla bilimde, araştırmada herhangi bir pozitif ayrımcılığa tabi tutulmadan elde ettikleri bu başarılarla Türk kadınının gücünü, kararlılığını ve azmini dünyaya bir kez daha anlatmış oluyoruz." yorumunu yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi Lideri Prof. Dr. Ersan Başar da seferin çok önemli bir özelliği olduğunun altını çizerek "Bu özellikten bir tanesi hepimiz için gurur veriyor. Bu yıl kadın araştırmacı sayısı erkeklerden fazla. Toplam 11 araştırmacımız var, 6'sı kadın 5'i erkek. Bu da aslında kadınların ne kadar bilimde güçlü olduğunu tekrar gösteriyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu arada Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü’nden mezun olan Prof. Dr. Serap Tilav, Antarktika’ya ilk yolculuğunu 17 Aralık 1991'de gerçekleştirirken, kıtaya giden ilk Türk bilim kadını oldu. Prof. Dr. Tilav, bu tarihten sonra 15 defa daha Antarktika’ya giderek Amerika Birleşik Devletleri’nin Güney Kutbu'ndaki Amundsen-Scott Araştırma Üssü’nde çalışmalarını sürdürdü. Yaptığı başarılı çalışmalar onuruna, 2006 yılında ABD Antarktika İsimleri Tavsiye Komitesi tarafından bir buzul dili, "Tilav Buzul Dili" olarak isimlendirildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bursa&amp;apos;da göl ve göletlere 3 milyon 350 bin yavru sazan bırakıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/bursada-goel-ve-goeletlere-3-milyon-350-bin-yavru-sazan-birakildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/bursada-goel-ve-goeletlere-3-milyon-350-bin-yavru-sazan-birakildi</guid>
<description><![CDATA[ Bursa&#039;da göl ve göletlerde balık popülasyonunun artırılması için 41 noktaya 3 milyon 500 bin yavru sazan bırakıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/bursada-gol-ve-goletlere-3-milyon-350-bin-yavru-sazan-birakildi-1723095847.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bursada, göl, göletlere, milyon, 350, bin, yavru, sazan, bırakıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Edirne Tarım ve Orman Müdürlüğüne bağlı İpsala Su Ürünleri Üretim Tesisleri'nde üretilen 3 milyon 350 bin yavru sazan özel araçlar üzerindeki tankerlerle Bursa’ya getirildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıklar, Bursa Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkililerince Gölyazı ve İznik Gölü başta olmak üzere farklı göl ve göletlere bırakıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yetkililer, yavru sazanların Bursa bölgesinde belirlenen 41 noktaya bırakıldığını, 2 yıl sonra balıkların tutulma seviyesine geleceğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Orhangazi Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Zelkif Bektaş, proje yöneticilerine teşekkür etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özellikle İznik Gölü'ndeki balık popülasyonunun gün geçtikçe azaldığına işaret eden Bektaş, bilinçsiz avlanma konusunda da uyarılarda bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sıcaklık artışıyla Karadeniz&amp;apos;e yayılan türler deniz ekosistemini tehdit ediyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/sicaklik-artisiyla-karadenize-yayilan-turler-deniz-ekosistemini-tehdit-ediyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/sicaklik-artisiyla-karadenize-yayilan-turler-deniz-ekosistemini-tehdit-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ - İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gönülal:
- &quot;Karadeniz&#039;de yayılım gösteren ekonomik türlerin, yerli türlerle besin kaynakları açısından rekabet etmesi ekosistem dengelerini bozabilir. Bu rekabet, hamsi, mezgit ve barbun gibi ekonomik açıdan önemli türlere dayanan balıkçılık sektöründe ekonomik kayıplara neden olabilir&quot;
- İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dalyan:
- &quot;Karadeniz’in Akdenizleşmesi ile daha az hamsiyi tezgahlarda görebiliriz ve bu durum, ekonomik ve ekolojik değişikliklere neden olabilir. &#039;Akdenizleşme&#039; kavramı, Akdeniz&#039;in flora ve faunasının Karadeniz&#039;e hakim olması, Karadeniz’in kendine özgü yapısının kaybolması anlamına geliyor&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/sicaklik-artisiyla-karadenize-yayilan-turler-deniz-ekosistemini-tehdit-ediyor-1722495004.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sıcaklık, artışıyla, Karadenize, yayılan, türler, deniz, ekosistemini, tehdit, ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Uzmanlar deniz suyu sıcaklıklarındaki artış dolayısıyla Akdeniz'den Karadeniz'e yayılan deniz canlılarının ekosistem dengelerini olumsuz etkileyerek Karadeniz'i "<strong>Akdenizleştirebileceğini</strong>" belirtiyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA'nın iklim krizinin balıkçılık sektörü üzerindeki etkilerine yönelik hazırladığı haber dosyasının üçüncü bölümünde, denizi suyu sıcaklıklarında artış nedeniyle Akdeniz'den Karadeniz'e doğru yayılım gösteren balık ve diğer deniz canlılarının ekosisteme etkileri ele alındı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Avrupa Birliği’ne bağlı Copernicus İklim Değişikliği Servisi verilerine göre küresel ortalama deniz yüzeyi sıcaklığı Mart ayında 21,07 derece ile rekor kırdı. Ayrıca günlük ortalama deniz yüzeyi sıcaklığının en sıcak olduğu 100 günün 94'ü, 2024'te yaşandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Küresel deniz yüzeyi sıcaklığındaki artışın benzeri Türkiye'yi çevreleyen sularda da görüldü. Türkiye'nin denizlerinde 2023 yılı ortalama sıcaklığı, uzun yıllar ortalamasının üzerinde ölçüldü. Karadeniz'de 1970-2023 ortalaması 15,3, 2023 yılı ortalaması 16,8; Marmara Denizi'nde 1970-2023 ortalaması 15,7, 2023 yılı ortalaması 17,6; Ege Denizi'nde 1970-2023 ortalaması 18,7, 2023 ortalaması 20,5; Akdeniz'de 1970-2023 ortalaması 21,5, 2023 yılı ortalaması 22,6 olarak hesaplandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Denizlerdeki ısınmanın deniz canlılarına etkisine ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlayan İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Deniz ve İçsu Kaynakları Yönetimi Bölümü Deniz Biyolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi <strong>Doç. Dr. Onur Gönülal</strong>, iklim değişikliği ve deniz suyundaki ısınmanın, deniz ekosistemlerinde önemli değişikliklere neden olduğunu, Kızıldeniz'e uygun olan türlerin Akdeniz, Marmara ve Karadeniz’e kadar yayılmasının büyük ölçüde bu etkiden kaynakladığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yabancı türlerin sayısının her geçen yıl arttığını ve 2020'de yapılan bir çalışmaya göre Türkiye genelinde 539 yabancı tür bulunduğunu aktaran Gönülal, "Karadeniz’de yabancı türlerin sayısı 30’a yaklaşırken ve Marmara’da da bu sayı 100’u çoktan geçti. Ege Denizi’nde 253, Doğu Akdeniz’de ise 413 yabancı tür bulunuyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yayılımın bu hızla devam etmesi durumunda yabancı türlerin sayısının yerli türleri geçmesinin muhtemel olduğunu ifade eden Gönülal, deniz suyundaki ısınma bu kadar yüksek olmasaydı yabancı tür sayısının muhtemelen 100-150 civarında kalacağı, artan sıcaklığın yabancı türlerin yayılım hızını 5-6 kat artırmış olabileceği değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/13a7899a181f71af2b39e83eb7885018.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Balıkçılık sektöründe ekonomik kayıplara neden olabilir"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Yabancı türlerin yayılımının, yerli türlerle rekabet oluşturarak ekosistem dengesini etkilediğini, bunun yalnızca Türkiye'nin değil, dünyadaki birçok ülkenin sorunu olduğunu vurgulayan Gönülal, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Karadeniz'de yavaş yavaş bir Akdenizleşme eğilimi gözlemleniyor, bu durum sadece yabancı türlerle sınırlı değil. Sıcaklık artışı, Akdeniz ve Karadeniz arasındaki sıcaklık farklarının azalması bazı türlerin yayılmasına olanak tanıyor. Akdeniz ve Karadeniz ekosistemleri birbirinden farklıdır ancak sıcaklık artışıyla birlikte Akdeniz ve Ege’ye özgü balık türlerinin Marmara'ya, Karadeniz'e doğru yayılmaya başladığı görülüyor."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Karadeniz ve çevresindeki bölgelerde yabancı türlerin hızla yayılmasının büyük bir sorun teşkil ettiğini dile getiren Gönülal, son yıllarda Marmara ve Karadeniz’de hızlı yayılım gösteren, ekonomik değeri yüksek türler olduğu ve mavi yengeç (Callinectes sapidus) ile 2 farklı jumbo karides türünün (Penaeus aztecus ve Penaeus pulchricaudatus) bunların arasında yer aldığı bilgisini paylaştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Karadeniz'de yayılım gösteren ekonomik türlerin, yerli türlerle besin kaynakları açısından rekabet etmesinin ekosistem dengelerini bozabileceği uyarısında bulunan Gönülal, "Bu rekabet, hamsi, mezgit ve barbun gibi ekonomik açıdan önemli türlere dayanan balıkçılık sektöründe ekonomik kayıplara neden olabilir. Yeni gelen türlerin tanınmaması ve tüketicilerin bu türlere alışkın olmaması olumsuzluklara yol açar." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz kirliliği ve aşırı avlanmanın da ekosistem dengesini bozarak yabancı türlerin faaliyetlerini hızlandırdığından bahseden Gönülal, ekonomik değeri olsun ya da olmasın yabancı türlerin avcılığının koordineli bir şekilde yönetilerek teşvik edilmesi, yerli stokların korunması ve kota uygulanması tavsiyelerinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Türler Akdenizleşme tehlikesi altında"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi <strong>Doç. Dr. Cem Dalyan</strong>, deniz suyu sıcaklıklarının artışı sonucunda yaladerma ve mırmır gibi Akdeniz balıklarının Karadeniz'de yayılım gösterdiğini, hızlı yüzen lambuka balığının ise Marmara Denizi’nden kayıtlarının geldiğini bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Söz konusu balıkların Atlanto-Akdeniz kökenli türler olduğuna işaret eden Dalyan, "Örneğin lambuka, kuvvetli bir pelajik avcıdır. Genellikle küçük balıkları avlayarak beslenir. Marmara'da bilinen pelajik türler arasında hamsi ve sardalya gibi geçit balıkları bulunuyor. Marmara’da lambukanın büyük popülasyonlarının oluşma ihtimali, geçit balıkları üzerinde baskı yaratabilir ve Karadeniz'den Kuzey Ege'ye senede iki defa gerçekleşen göç fenomenini derinden etkileyebilir." sözlerini sarf etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bir ekosisteme yeni bir türün dahil olmasının besin ağında değişikliklere yol açtığının altını çizen Dalyan, şunları söyledi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Karadeniz gibi balıkçılığımızın büyük kısmının gerçekleştiği ve binlerce yılda oluşmuş bu deniz ekosistemindeki türler Akdenizleşme tehlikesi altında. Bu türlerin besin zincirindeki yerlerini ve ekosistem üzerindeki etkilerini anlamak şu an için mümkün değil çünkü veri eksikliği var. Karadeniz’in Akdenizleşmesi ile daha az hamsiyi tezgahlarda görebiliriz ve bu durum, ekonomik ve ekolojik değişikliklere neden olabilir. 'Akdenizleşme' kavramı, Akdeniz'in flora ve faunasının Karadeniz'e hakim olması, Karadeniz’in kendine özgü yapısının kaybolması anlamına geliyor. Bu durum 2 denizin biyolojik açıdan farklı yapılarının ortadan kalkmasına, ekosistem çeşitliliğinin kaybolmasına ve tek bir ekosistem haline gelmesine neden olabilir."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dalyan, ekosistemlerin tek tip haline gelmesi durumunda, oluşan negatif etkilerin tüm bölgeye yayılacağını, çeşitliliğin korunmasının, farklı ekosistemlerin varlığını sürdürebilmesinin ve bu ekosistemlerdeki değerlerin korunmasının büyük risk altına gireceğini kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İnsanlığın doğa üzerindeki etkisini mutlaka sınırlandırması gerektiğini ifade eden Dalyan, sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Gideceğimiz başka bir gezegen yok. Denizlere bıraktığımız kirlilik yükü azaltılmalı, deniz ekosistemlerinin korunması için çaba sarf edilmeli. Aşırı avcılık, kirlilik, sıcaklık artışı, ekosistemleri sağlıksız hale getiriyor ve hassas türlerin yok olmasına neden oluyor. Şehirleşme ile hızlı habitat ve kıyı kaybı gibi nedenler ekosistemleri ciddi strese sokuyor ve canlıların değişimlere adaptasyonunu zorlaştırıyor. Bu kapsamda, endüstriyel balıkçılığın yeniden düzenlenmesi, küçük balıkçının desteklenmesi, kirlilik baskısının azaltılması, deniz koruma alanlarının yaratılması ve Karadeniz’e ait olmayan türlerin takibi ve savuşturulması gibi faaliyetlerle mevcut ekosistemin korunmaya çalışılması çok önemli."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ladik Gölü kuraklığın etkisiyle küçülüyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/ladik-goelu-kurakligin-etkisiyle-kuculuyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/ladik-goelu-kurakligin-etkisiyle-kuculuyor</guid>
<description><![CDATA[ Ondokuz Mayıs Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muhammet Bahadır: - &quot;Ladik Gölü bir taraftan kuraklıkla sığlaşırken bir taraftan da gelen malzeme ile doluyor&quot; - &quot;Gölün alanı daralmış, 11 kilometrekarelerden 7,2&#039;ye kadar düşmüş. Bu kuraklık böyle devam ederse gelecek 10-15 yılda Ladik Gölü&#039;nü maalesef kaybetme noktasına doğru gidiyoruz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/ladik-golu-kurakligin-etkisiyle-kuculuyor-1723096206.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ladik, Gölü, kuraklığın, etkisiyle, küçülüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Samsun'un doğal güzelliklerinden <strong>Ladik Gölü</strong>, son dönemlerde kuraklığın etkisiyle küçülüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yüzen adacıkların bulunduğu göl, göç yolu üzerinde olması nedeniyle 90 farklı kuş türünü ağırlıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Göl havzası, turna ve tahta balıkları ile tatlı su levreği, sazan, kızılkanat gibi balık çeşitliliği bölgedeki birçok vatandaşın gelir kaynağını oluşturuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Devlet Su İşleri 7. Bölge Müdürlüğünden alınan bilgilere göre, Ladik Gölü'nde su seviyesi minimum seviyelerde. Kuraklığın etkisiyle küçülen gölün şu an sulama amacıyla kullanımda olmadığı belirtiliyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Türkiye'de 1 yılda kişi başı su miktarı 100 litre azalabilir</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Ondokuz Mayıs Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Muhammet Bahadır, AA muhabirine, 2024 yılı yazında tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de sıcaklık rekorları kırıldığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özellikle 21 Temmuz'un dünya global ölçeğinde sıcaklık rekorunun kırıldığı gün olarak kayıtlara geçtiğini söyleyen Bahadır, "Buharlaşma miktarının olması özellikle su yüzeylerini, göl, akarsu ve kaynakları ciddi derecede olumsuz etkiliyor. Dolayısıyla kuraklık hem ürün çeşitliliğini hem ürün verimini hem tarımsal üretimi hem su kullanımını hem de kişi başına düşen su miktarını doğrudan doğruya belirleyen bir durum." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ladik Gölü'nden hem içme suyu hem tarımsal sulama hem de hayvancılık alanında faydalanıldığını belirten Bahadır, "Ladik Gölü çevresinde birçok köy ve ilçe var. Gölü besleyen derelerin birçoğu kurumuş halde ve göl yeterince beslenemiyor. Kuru dereler sellenmeyle birlikte Ladik Gölü'ne inanılmaz miktarda alüvyon taşınıyor. Alüvyonun taşınmasıyla bu sefer ikinci ciddi bir sorun karşımıza çıkıyor. Birincisi, tekrarlayan kuraklığa bağlı bir çekilme var. İkincisi ise sellenmeye bağlı bu küçük derelerin getirmiş olduğu alüvyonlar doğrudan Ladik Gölü'ne boşalıyor. Ladik Gölü bir taraftan kuraklıkla sığlaşırken bir taraftan da gelen malzeme ile doluyor." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Yüzen adacıklar tabana oturdu</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Ladik Gölü'nde yüzen adacıkların kuraklık nedeniyle tabana oturduğunu bildiren Muhammet Bahadır, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Yüzen adalar turizm açısından bölgede çok değeli. Torf olarak da kullanılıyor, çiçekçilikte özellikle doğal gübre olarak kullanılıyor. Tarımda verimi artırmak için yine toprağa karıştırılıyor. Peki onlar ne oldu bugün? Gölün tabanına oturdular, hareket etme özelliğini kaybettiler. Biz gölü nasıl kurtaracağız? Sürdürülebilir bir mekanizma ile bu gölün devamlılığını nasıl sağlayacağız? Ladik Gölü'nde suyu belirli seviyeye kadar tutuyoruz, belirli seviyeden sonra salma söz konusu. Özellikle salma sulama (vahşi sulama) sisteminden artık Türkiye olarak acil bir şekilde vazgeçmemiz lazım. Suyu tutup, onu damla veya fıskiyeli sulamayla yaparsak daha az miktarda suyla daha çok geniş alan sulayabiliyoruz. Mutlaka burada alınması gereken en önemli önlem, yerel yönetimlerle Ladik Gölü sulak alan yönetim planı uygulanması lazım. Halk kullanacak, belediye ve kaymakamlık önderlik edecek. Dengeli bir şekilde, ihtiyacı olduğu kadar ve dolayısıyla da gölü de koruyarak sulama işlemleri yapılacak."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ladik Gölü'nün 25 yıllık serüvenini uydu görüntülerinden de faydalanarak incelediklerini ve her geçen gün su seviyesinin gerilediğini gördüklerini bildiren Doç. Dr. Bahadır, "Gölün alanı daralmış, 11 kilometrekarelerden 7,2'ye kadar düşmüş. İklim böyle devam ederse, bu kuraklık böyle devam ederse, suya olan ihtiyaç bu şekilde devam ederse gelecek 10-15 yılda Ladik Gölü'nü maalesef kaybetme noktasına doğru gidiyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ladik Gölü çevresinde restoran işleten Şenol Tiryaki de doğma büyüme Ladikli olduğunu ve gölde su seviyesinin en düşük seviyelerde bulunduğunu dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tiryaki, doğanın verdiği nimetleri korumak gerektiğini sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye&amp;apos;de bu yıl 14 bin 807 yavru deniz kaplumbağası denize ulaştı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turkiyede-bu-yil-14-bin-807-yavru-deniz-kaplumbagasi-denize-ulasti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turkiyede-bu-yil-14-bin-807-yavru-deniz-kaplumbagasi-denize-ulasti</guid>
<description><![CDATA[ Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürü Hacı Abdullah Uçan: - &quot;Temmuz itibarıyla 14 bin 807 yavru deniz kaplumbağası çıkışını tespit ettik. Eylül ortasına kadar yavru çıkışlarının devam edeceği düşünüldüğünde bu rakamların rekor düzeyde artmasını bekliyoruz&quot; - &quot;Bu yıl iklim değişikliğinin etkilerinden dolayı deniz kaplumbağalarının yuvalama sezonu önceki yıllara göre bir ay erken başladı&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/turkiyede-bu-yil-14-bin-807-yavru-deniz-kaplumbagasi-denize-ulasti-1722576265.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türkiyede, yıl, bin, 807, yavru, deniz, kaplumbağası, denize, ulaştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca, özel çevre koruma bölgelerinde yürütülen çalışmalar sonucunda bu ay itibarıyla 14 bin 807 yavru deniz kaplumbağasının denize ulaşması sağlandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz kaplumbağaları (Caretta Caretta, Chelonia Mydas) Türkiye'nin önemli turizm alanlarından olan Göksu, Belek, Patara, Fethiye-Göcek ve Köyceğiz-Dalyan Özel Çevre Koruma bölgelerindeki kumsalları yuva olarak seçiyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yumurtadan çıkan her deniz kaplumbağası da üremek ve yuva yapmak için tekrar aynı kumsala dönüyor. Bu nedenle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, özel çevre koruma bölgelerinde koruma faaliyetlerini titizlikle sürdürüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürü Hacı Abdullah Uçan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, deniz kaplumbağalarının uluslararası sözleşmeler ile koruma altında olan hayvan türlerinden biri olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu nedenle özel çevre koruma bölgelerinde 1989'da başlatılan "Deniz Kaplumbağalarının Korunması ve İzlenmesi Projesi" kapsamında koruma faaliyetlerinin Bakanlık tarafından her yıl devam ettiğini belirten Uçan, "Dünya üzerinde yaşayan sekiz tür deniz kaplumbağasının iki türü "Caretta caretta ve Chelonia mydas" ülkemizin Akdeniz kıyılarındaki kumsallarına çıkarak, yumurta bırakıyor. Bu nedenle Türkiye, Akdeniz'deki deniz kaplumbağası popülasyonlarının devamlılığı için çok önemli bir ülke." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Yuva sayılarında rekor artış"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Uçan, deniz kaplumbağalarının yuvalama sezonlarına ilişkin, "Bu yıl iklim değişikliğinin etkilerinden dolayı deniz kaplumbağalarının yuvalama sezonu önceki yıllara göre bir ay erken başladı." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özel çevre koruma bölgelerinde nisan ortasında başlayan yuvalama sezonunda, yuva sayılarındaki artışa dikkati çeken Uçan, temmuz itibarıyla yuva ve yumurtadan çıkan yavru sayılarına ilişkin şu bilgileri verdi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Temmuz itibarıyla Göksu Deltası'nda 262 yuvadan 2 bin 146, Belek'te 2 bin 102 yuvadan 157, Patara'da 490 yuvadan 471, Fethiye kumsallarında 145 yuvadan 33 ve Köyceğiz Dalyan'da 749 yuvadan 12 bin yavru olmak üzere 14 bin 807 yavru deniz kaplumbağası çıkışını tespit ettik. Eylül ortasına kadar yavru çıkışlarının devam edeceği düşünüldüğünde bu rakamların rekor düzeyde artmasını bekliyoruz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uçan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum öncülüğünde Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünce yürütülen Deniz Kaplumbağalarının Korunması ve İzlenmesi Projesi kapsamındaki koruma uygulamalarının gelecek yıllarda da sürdürüleceğini belirterek, projenin biyolojik çeşitliliğin korunmasına önemli katkılar sağlayacağını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Deniz Kaplumbağalarının Korunması ve İzlenmesi Projesi</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Proje kapsamında deniz kaplumbağası yuvalarının tespiti, kafeslenerek koruma altına alınması, tehlike altındaki yuvaların taşınması, yuvalamaya gelen ergin kaplumbağaların markalanması gibi oldukça kapsamlı çalışmalar, uzman ekiplerce gerçekleştiriliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bununla birlikte turizm tesislerince de personele ve turistlere bilgilendirme çalışmaları da yürütülüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İklim değişikliğiyle Akdeniz&amp;apos;de sayıları artan balon balıkları ekosistemi etkiliyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/iklim-degisikligiyle-akdenizde-sayilari-artan-balon-baliklari-ekosistemi-etkiliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/iklim-degisikligiyle-akdenizde-sayilari-artan-balon-baliklari-ekosistemi-etkiliyor</guid>
<description><![CDATA[ Ege Üniversitesi Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İnci Tüney Kızılkaya: - &quot;Balon balıklarının en büyük ekolojik zararı ise hızla çoğalmaları ve onları yiyebilen hiçbir canlının bizim denizlerimizde bulunmamasıdır&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/iklim-degisikligiyle-akdenizde-sayilari-artan-balon-baliklari-ekosistemi-etkiliyor-1722234321.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İklim, değişikliğiyle, Akdenizde, sayıları, artan, balon, balıkları, ekosistemi, etkiliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İnci Tüney Kızılkaya, Türkiye'deki denizlerde sayıları artan istilacı balon balıklarının, ülke ekonomisine yıllık yaklaşık 2 milyon avro zarar verdiğini bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doç. Dr. Kızılkaya yaptığı açıklamada, şu an Türkiye'deki denizlerde yedi farklı türde balon balığı bulunduğunu belirterek, bunların Süveyş Kanalı üzerinden geldiğini aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akdeniz'de deniz suyu sıcaklığının artmasıyla çok fazla göçmen türün gelmeye başladığını hatırlatan Kızılkaya, "Bu göçmen türlerden bazıları aşırı derecede çoğalarak baskın konuma geliyor. Biz bu tür canlılara istilacı tür diyoruz. İklim değişikliği ve Süveyş Kanalı'nın genişlemesi de bu istilayı hızlandırdı." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İnci Tüney Kızılkaya, bilinen en tehlikeli balon balığı türünün ilk olarak 2005 yılında Gökova Körfezi'nde tespit edildiğini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Söz konusu türün ekonomiye etkisini anlatan Kızılkaya, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Türkiye'de balon balıklarının, ekonomiye yıllık yaklaşık 2 milyon avro zarar verdiği yapılan çalışmalarla gösterilmiş durumda. Türkiye'nin Akdeniz ve Güney Ege Denizi kıyılarında yayılan bu balıklar, balıkçılık endüstrisine zarar vermektedir. Hızla çoğalan bu balıklar, yerel balık popülasyonları üzerinde ciddi bir baskı oluşturmaktadır. Balon balıklarının en büyük ekolojik zararı ise hızla çoğalmaları ve onları yiyebilen hiçbir canlının bizim denizlerimizde bulunmamasıdır."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kızılkaya, balon balığının ölümcül derecede toksin içerdiğini ve kesinlikle yenmemesi gerektiğini dile getirerek, şunları söyledi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Gökova, Kaş ve İskenderun'dan temin ettiğimiz balıklarla yaptığımız çalışmalarda balığın tüm dokularının tehlikeli oranda toksin içerdiğini belirlemiştik. Balon balığının içerisindeki tetrodotoksin maddesi ağrı kesici olarak kullanılabilirliğine yönelik çeşitli araştırmalar ve girişimler mevcut ancak henüz onaylanıp piyasaya sürülebilmesi için zaman var. Ekosistemimiz ve ekonomimiz için balon balıklarının çoğalmasını engellemeye çalışıyoruz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doç. Dr. İnci Tüney Kızılkaya, Tarım ve Orman Bakanlığının bu anlamda halkı bilinçlendirmek için çeşitli projeler geliştirdiğini sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bilim insanlarının kuzey kutup rotası: Arktik Okyanusu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/bilim-insanlarinin-kuzey-kutup-rotasi-arktik-okyanusu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/bilim-insanlarinin-kuzey-kutup-rotasi-arktik-okyanusu</guid>
<description><![CDATA[ 32 gün süren 4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi&#039;nde bilim insanları, 51 farklı noktadan aldıkları örneklemeler ve yaptıkları gözlemlerle 16 farklı projeyi tamamladı - Ekip, kuzeyde ulaştıkları en uzak nokta olan 81 derece kuzey enleminde karşılaştığı zorlu hava koşulları ve deniz buzları nedeniyle sık sık yön değiştirmek zorunda kaldı ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/bilim-insanlarinin-kuzey-kutup-rotasi-arktik-okyanusu-1722232503.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bilim, insanlarının, kuzey, kutup, rotası:, Arktik, Okyanusu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, <strong>TÜBİTAK MAM</strong> Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda bu yıl 4.'sü düzenlenen Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi Ekibi, 51 farklı örnekleme noktasından aldıkları numunelerle 16 farklı projeyi tamamlayarak yurda döndü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bilim insanları, yaklaşık 4 bin kilometre yol yaparak tamamladıkları sefer boyunca, 81 derece kuzey enleminde başlayan deniz buzlarını, Svalbard takımadaları ve çevresinde iklim değişikliği sebebiyle etkilenen buzulları buna bağlı olarak değişen kuzey kutup canlılarının yaşam alanlarını da gözlemledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Küresel iklim değişikliğinin hızlı sonuçlarına dair net veriler sunmayı amaçlayan bilim insanları, 32 günde Arktik Okyanusu’nda Türkiye’den kuzeye çevirdikleri rotaları üzerinde Barents Denizi’nde 51 farklı örnekleme noktasında zooplankton, fitoplankton örneklemeleri, denizdeki kirleticilerin belirlenmesi, deniz suyu fiziksel parametrelerinin takibi, mikroplastiklerin belirlenmesi atmosferik kirlilik gözlemleri, meteorolojik gözlemler, gemi ticaret rotalarının çevreye etkileri, deniz buzlarının gözlemlenmesi ve deniz memelerinin takibi konularında 16 farklı projeyle bilimsel araştırmalarını tamamladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/008_2024_05_Temmuz_10_Temmuz_14_20240728_2_64908019_103369841.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Kuzey deniz buzları ve şiddetli fırtına seferin seyir rotasını değiştirdi</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi Lideri Prof. Dr. Ersan Başar, sefer süresince özellikle deniz biyolojisi ve deniz kirliliği üzerine gerçekleştirdikleri örneklemelerle çalışmalarını yaptıklarını ifade ederek, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"81 derece kuzey enlemine ulaştığımızda deniz buzu ile karşılaştık. Bu bizim için önemli bir nokta çünkü sefer sırasında ulaştığımız kuzeydeki en uzak nokta. Ancak bu bölgedeki deniz buzları sebebiyle seyre uygun bir nokta olmadığı için güneye doğru yöneldik ve diğer noktalarımıza geldik. 81 dereceye çıktıktan sonra artık daha kuzeye gitme şansımız yoktu. Bundan dolayı güneye doğru yönelerek planladığımız diğer örnekleme noktalarımıza ulaştık."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Arktik Bölgesi'nde çalışmanın çok zor olduğunun altını çizen Başar, “Hava şartları sürekli değişkenlik gösteriyor. Rüzgar ve deniz buz hareketleri seyir ortamızı değiştirmemize neden oluyor. Seyrimizin 10. gününde de havanın artan şiddeti ve rüzgar nedeniyle rotayı değiştirerek güneye doğru yönelmek zorunda kaldık. Aynı anda çok yoğun buz hareketi meydana geldiği için de gemi belli bir zaman sürecinde buz kütlelerinin arasında kaldı ve bundan dolayı da seyir planlamamızı değiştirdik. Arktik'te çalışırken sürekli seyir planlamasını değiştirmek gerekiyor. Çünkü günün şartlarına göre meteorolojik verilere göre hareket etmek zorunda kalıyorsunuz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Svalbard Adası ve çevresinde koruma alanlarının bulunduğuna ve sediman örneklerinin toplanmasının Norveç hükümetinden alınan özel izin doğrultusunda yapıldığına değinen Başar “Yapılan bilimsel çalışmaları birçok bilim dalıyla ilişkilendirilebiliriz. Örneğin denizden yaptığımız örneklemeler içerisinde sediman örnekleri de bulunuyor. Bu sediman örnekleri de laboratuvarlara götürüldükten sonra birtakım çalışmalar sürdürülecek.” dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/008_2024_05_Temmuz_10_Temmuz_14_20240728_2_64908019_103369844.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>Prof. Dr. Başar, şöyle devam etti:</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>“Denizde plankton örneklemeleri de yapılmakta. Bu örneklemeler, plankton kepçeleri ile dikey ve yatay şekilde yapılan örnekleme metoduyla yapılmakla birlikte deniz suyu alınarak filtrasyon yöntemiyle filtre edilerek de yapılmakta. Gemide kurduğumuz filtrasyon sistemiyle deniz suyu örnekleri filtre edilerek bunlar laboratuvarlar götürmek üzere dolmuş muhafazalı saklandı ve daha sonrasında ülkemize bunları götürerek soğuk donmuş muhafaza da laboratuvarda incelemelerde bulunacağız.”</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çalışmalarla deniz suyundaki değişimlerin ölçülmesi için sıcaklık, tuzluluk gibi temel parametrelerin belirli derinliklerden alındığını aktaran Başar, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bu çalışmalar araştırmacılar tarafından değerlendirerek özellikle Arktik Okyanusu'nda bulunan değişimin takip edilmesi açısından bizler için önemli veri oluşturacak. Özellikle Arktik'teki deniz suyundaki parametrelerde değişmeler olduğu bilinmekte. Arktik Okyanusu'ndaki bu değişimlerin Atlantik Okyanusu'nun genişlemesine sebep olurken Arktik Okyanusu'nun küçülmesine sebep olduğu bilinmektedir. Bu değişimlerin ölçülmesi amacıyla da bazı kimyasal ölçümler yapılarak değerlendirmelerde bulunuldu. Özellikle deniz çalışmaları uzun süreli yapılan çalışmalar, bir takip çalışması içermekte. Türkiye bugün itibarıyla dördüncü seferini tamamlamış oldu."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu yıl 4.'sü düzenlenen Arktik Bilimsel Araştırma seferinin verilerinin de bir araya getirilerek bilim dünyasına sunulduğunu ifade eden Başar, sözlerini, “Bu çalışmalar sonucunda özellikle küresel iklim değişimine bağlı olarak iklimdeki değişimlerin en önemli göstergelerden bir tanesi, Arktikte bulunan buzullar ve deniz buzundaki değişimler. Yapılan çalışmalar sonucunda da yıllara bağlı olarak bu değişimler incelenerek bilim insanlarımız tarafından bilim dünyasına en yakın zamanda sunulacak." diye tamamladı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı ve Meteoroloji Genel Müdürlüğü de çalışmalar yaptı</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma seferi kapsamında Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı ve Meteoroloji Genel Müdürlüğünden de katılımcılar çalışmalar gerçekleştirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu yıl 2. kez Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma seferine katılan Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığından Oşinografi Subayı Mühendis Teğmen Kunter İncili, AA muhabirine seferi değerlendirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İncili, şu bilgileri verdi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>“Geçtiğimiz yıllarda başlattığımız uydu kaynaklı batimetri çalışmaları için Sechi disk ile veri toplamaya bu sene de devam edildi. Ayrıca Svalbard çevresinin oşinografik karakterinin belirlenmesi maksatlı projemiz kapsamında çalışmalarımıza hassas ses hızı profilleyici (sound velocity profiler) ile devam ediyoruz. Bu cihaz deniz araştırmalarında sıklıkla kullanılan CTD cihazına kıyasla iletkenlik, sıcaklık ve derinlik ölçümlerinin yanında ses hız iletkenlik değerini de yüksek duyarlılıkta bize veriyor. Elde ettiğimiz ses hızını tuzluluk-iletkenlik değerleri ile korele ederek Svalbard etrafındaki termoklin ve haloklin tabakalarını hassasiyetle tespit etmeyi amaçlıyoruz.”</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Meteoroloji Genel Müdürlüğü Mühendisi Çetin Biçer ise sefer süresince rüzgar, hız, rüzgar yön, hava sıcaklığı, hava nemi, basınç, deniz suyu sıcaklığı gibi verileri topladıklarını belirterek, "Çalışmamızın amacı meteorolojik verileri toplamak. Bu veriler otomatik olarak bir veri seti oluşturuluyor ve kaydediliyor. Bütün bu veriler konum bilgisi de olduğu için bir veri yığınından çok harita da işaretlenmiş bir şekilde uzmanların, bu konuda ki araştırmacıların çalışmalarının kolaylaştırılmasına imkan veriyor ve harita üzerinde bütün manzarayı anlık olarak görmesini sağlıyor.” diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Biçer, meteorolojik verileri toplarken Dünya Meteoroloji Örgütü standartları ve diğer standartlara uygun çalışmalar yaptıklarının altını çizerek, “Güncel sertifikasyona sahip meteorolojik algılayıcılar kullanıyoruz ve bunları standart ölçüm metotlarına göre yerlerine yerleştirerek doğru ve güvenilir veri setleri oluşturuyoruz.” dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Sefer süresince Kuzey Kutup canlıları için gözlemler</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi Lider Yardımcısı Kaptan Doğaç Baybars Işıler de s​​​​​​eyir sırasında aynı zamanda canlı yaşamına dair gözlem çalışmaları da yapıldığını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Işıler, "Canlı yaşamı Svalbard takımadalarında çok önemli ve koruma altında. Geçen senelere göre bu sene daha az sayıda canlı gördüğümüzü söyleyebiliriz. Bu tabii, hemen ilk akla gelecek olan 'iklim değişikliğinin canlı sayısını azalttığı', anlamına gelmiyor. Avlanmak için bir bölgeye gidiyor olabilirler ya da daha sıcak ya da o anda daha soğuk istedikleri için kendi bulundukları ana lokasyonlardan başka yerlere gidiyor da olabilirler." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Nordaustlandet Adası çevresinde çok sayıda kutup ayısı gözlemlediklerini bildiren Işıler, bu kadar kutup ayısının bu bölgede bulunmasının, avlandıkları veya bir yemek ihtiyacıyla o bölgede birlikte toplandıkları ya da besinle alakalı diğer hayvanları da oraya çekecek bir amaçlarının olduğu şeklinde açıklanabileceğini anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Işıler, "Ama elbette bu konuda konuşmak için çok erken. Nitekim bu alanda çalışma yürüten deniz memelileri, deniz canlıları üzerine çalışma yapan akademisyenlerimizin vereceği bilgiler ışığında araştırmacılar çalışmalarını yürütecek." değerlendirmesini yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dünyanın hidrokarbon rezervlerinin 3'te 1'inin bulunduğu, Arktik Okyanusu ile birlikte 20 milyon kilometrekarelik alanı içerisinde barındıran Arktik Bölge, birçok canlıya da ev sahipliği yapıyor. Kuzey kutbunun simge canlısı kutup ayılarının yanı sıra, mors, halkalı fok, beluga, kanbur balina, kutup tilkisi, geyik ve birçok kuş türü de bu bölgede gözlemlenebiliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beyşehir Gölü&amp;apos;ne salınan yavru sazan sayısı 2,5 milyona ulaştı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/beysehir-goelune-salinan-yavru-sazan-sayisi-25-milyona-ulasti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/beysehir-goelune-salinan-yavru-sazan-sayisi-25-milyona-ulasti</guid>
<description><![CDATA[ Konya&#039;nın Beyşehir ilçesinde, göl sularına 1 milyon adet daha yavru sazan balığı salındığı bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/beysehir-golune-salinan-yavru-sazan-sayisi-25-milyona-ulasti-1721885877.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Beyşehir, Gölüne, salınan, yavru, sazan, sayısı, 2, 5, milyona, ulaştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Beyşehir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nden konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, kurumun Beyşehir Gölü’nü balıklandırma çalışmalarının aralıksız olarak devam ettiği belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tarım ve Orman Bakanlığınca yürütülen “Su Kaynaklarının Balıklandırılması” projesi kapsamında temmuz ayı içerisinde Beyşehir Gölü’ne iki ayrı seferde toplam 1,5 milyon adet yavru sazan balığının salındığı ifade edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Son olarak 1 milyon adet daha yavru sazanın gölün farklı noktalarından göl sularıyla buluşturulduğu aktarılan açıklamanın devamında, "Gelecek nesillere balık stoklarının aktarılabilmesi için öncelikle bakanlığımızca getirilen düzenlemelere uyulması ve balıkların en az bir kez üremelerine imkan tanınması gerektiğini hatırlatıyor, bırakılan balıkların ilçemize, gölümüze ve balıkçılarımıza hayırlı bereketli olmasını temenni ediyoruz." denildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Nesli tehlike altındaki Anadolu dişli sazancık balığı Tuz Gölü havzasında sulak alanda görüldü</title>
<link>https://trafikdernegi.com/nesli-tehlike-altindaki-anadolu-disli-sazancik-baligi-tuz-goelu-havzasinda-sulak-alanda-goeruldu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/nesli-tehlike-altindaki-anadolu-disli-sazancik-baligi-tuz-goelu-havzasinda-sulak-alanda-goeruldu</guid>
<description><![CDATA[ Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca gölde yürütülen projenin koordinatörü Prof. Dr. Ahmet Karataş: - &quot;Bu balığımızın yaklaşık 50 yıldır soyunun tükendiği düşünülüyordu. Balığı Tuz Gölü&#039;nde Eskil ilçesi yakınlarındaki sulak alanda keşfettik. Bu durum bizleri çok memnun etti&quot; - &quot;Tuz Gölü&#039;nün etrafı çöl olarak tabir ediliyor. Buna rağmen su kaplumbağaları olan doğal su kaynakları bulduk. Yine endemik tür olan ve tuzu seven lale familyasından kılıç otunu bulduk&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/nesli-tehlike-altindaki-anadolu-disli-sazancik-baligi-tuz-golu-havzasinda-sulak-alanda-goruldu-1721988997.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Nesli, tehlike, altındaki, Anadolu, dişli, sazancık, balığı, Tuz, Gölü, havzasında, sulak, alanda, görüldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Tuz Gölü Özel Çevre Koruma Bölgesi'nde yürütülen çalışmalarda, nesli tükenme tehlikesi altında olan "Aphanius Anatoliae (<strong>Anadolu dişli sazancık</strong>)" balığı görüldü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yürütülen "<strong>Tuz Gölü Özel Çevre Koruma Bölgesi Tür ve Habitatların Araştırılması, Korunması ve İzlenmesi</strong>" projesiyle, nesli tehdit ve tehlike altında bulunan türleri yaşatmak, korumak ve gelecek nesillere aktarmak için çalışmalar yapılıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu kapsamda bölgede çalışmalar yürüten proje koordinatörü, Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Karataş ve ekibi, nesli tükenme tehlikesi altında olan Anadolu dişli sazancık balığını kayıt altına aldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/thumbs_b_c_9c296cca55141b3c6620f0b5ab8a1cf3.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Karataş, AA muhabirine, projeyle bölgede bitki ve hayvan çeşitlerini araştırdıklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Endemik Anadolu dişli sazancık balığının dünyada sadece Konya kapalı havzasında yaşadığını anlatan Karataş, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bu balığımızın yaklaşık 50 yıldır soyunun tükendiği düşünülüyordu. Balığı Tuz Gölü'nde Eskil ilçesi yakınlarındaki bir sulak alanda keşfettik. Bu durum bizleri çok memnun etti. Tuz Gölü'nün etrafı çöl olarak tabir ediliyor. Buna rağmen su kaplumbağaları olan doğal su kaynakları bulduk. Yine endemik tür olan ve tuzu seven lale familyasından kılıç otunu bulduk. Tuz Gölü'nde tuzu seven birçok endemik bitki var. Bunlar Türkiye ve dünyada başka bir mıntıkada görünmüyor. Yani çöl olarak görülen yerler birer doğa harikası. Tuzcul habitatları seven canlılar burayı çok seviyor."</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/02_06_19_New%20folder%20(12)_AA-35233690.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Su kaynakları çok küçük, alanlar her an tehdit altında"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Karataş, Tuz Gölü'nün binlerce kuş türü için konaklama, üreme ve büyüme merkezi olduğunu, ayrıca endemik bitki ve balık türlerini barındırdığını vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tuz Gölü çevresinde incelemelerin sürdüğünü dile getiren Karataş, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Anadolu dişli sazancık balığının tükenmediğini görmek bizleri sevindirdi. Bulunduğu su kaynakları çok küçük alanlar, her an tehdit altında. Su alanlarının bazıları 3-5 metrelik, bazıları ise 1 parmak kalınlığında akan yerler. Yapılacak bir artezyen çalışmasıyla oraya gelen su kaynağı kuruyabilir. Suyun çekildiği alanda balığımız yok olabilir. Balığın fotoğrafını ve videosunu çekip uzman arkadaşlara gönderdim. Onlardan da teyit aldım. Yani Tuz Gölü'nde çok güzel gelişmeler var ancak her an tehlike altındalar. Su kaynakları sürekli azalıyor."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İskenderun Körfezi açıklarında besin arayan &amp;quot;kum köpek balıkları&amp;quot; görüntülendi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/iskenderun-koerfezi-aciklarinda-besin-arayan-kum-koepek-baliklari-goeruntulendi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/iskenderun-koerfezi-aciklarinda-besin-arayan-kum-koepek-baliklari-goeruntulendi</guid>
<description><![CDATA[ Su altı belgesel yapımcısı ve görüntü yönetmeni Tahsin Ceylan: - &quot;Köpek balıkları Akdeniz&#039;de ekosistemin, yaşamın koruyucuları, tamircileri ve onarıcılarıdır. Eğer Akdeniz&#039;de köpek balıklarını hala görebiliyorsak bu, Akdeniz&#039;in yaşadığının ve bir umut taşıdığının göstergesidir&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/iskenderun-korfezi-aciklarinda-besin-arayan-kum-kopek-baliklari-goruntulendi-1721803062.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İskenderun, Körfezi, açıklarında, besin, arayan, kum, köpek, balıkları, görüntülendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Su altı belgesel yapımcısı ve görüntü yönetmeni <strong>Tahsin Ceylan</strong>, İskenderun Körfezi açıklarındaki balık çiftliklerinin çevresinde besin arayan, nesli tükenme tehlikesi altındaki kum köpek balıklarını (Carcharhinus plumbeus) kayıt altına aldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hatay'ın İskenderun Körfezi'ne tekneyle açılan Ceylan, balık çiftliklerinin olduğu noktaya ulaştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ceylan, Sahil Güvenlik Komutanlığı Dalış Emniyet Güvenlik ve Arama Kurtarma (<strong>DEGAK</strong>) timleri, Defne Balık Çiftliği dalgıçlarından Hakan Uslu ve dalış eğitmeni Mahmut İğde ile dalış yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mavi suların derinliklerine ulaşan Ceylan ve beraberindekiler, balık çiftliklerinin çevresindeki popülasyonu görüntüledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kum köpek balıklarıyla da karşılaşan ekip, bu türün bölgedeki besin arayışını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/2024_a_AA-35202190.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Balık çiftliklerinin etrafında besin arayışında bulunuyorlar"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Tahsin Ceylan, AA muhabirine, köpek balıklarının "denizlerin efendisi" olarak görüldüğünü söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Körfezde gerçekleştirdikleri dalışta kum köpek balıklarına rastladıklarını anlatan Ceylan, "İskenderun Körfezi'ne belli dönemlerde beslenme amacıyla gelen köpek balıkları davranış geliştirerek balık çiftliklerinin etrafında besin arayışında bulunuyorlar. Trol teknelerinin arkasına takıldıkları da biliniyor. Köpek balıkları Akdeniz'de ekosistemin, yaşamın koruyucuları, tamircileri ve onarıcılarıdır. Eğer Akdeniz'de köpek balıklarını hala görebiliyorsak bu, Akdeniz'in yaşadığının ve bir umut taşıdığının göstergesidir." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ceylan, kum köpek balıklarının en çok görülen türler arasında yer aldığını belirterek şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Henüz dijital teknolojiye geçmediğimiz yıllarda doğal ortamlarındaki ilk kayıtlarını Gökova Körfezi'nde almıştım. Birey sayıları azaldı. Artık orada daha nadir görebiliyoruz. Uluslararası Doğa Koruma Birliğinin kırmızı listesinde ve koruma altında. Nesilleri tehlike altında. Kimseye saldırdığına dair bir kayıt yok. Yaptığımız dalışlarda insanlardan uzak ve ürkek bir yaşam sürdürdüklerini kayıt altına aldık. Onları besleyerek yakınlaşmalarını sağlayan ve spekülatif bir anlayışla düşman ilan etmek, bu konuyu aynı amaçlarla kamuoyuna duyurmak son derece yanlıştır. Hayvana zarar vermekten öte hiçbir işe yaramaz. Dünyanın bütün denizlerinde köpek balığı görüntüleyen biri olarak diyebilirim ki; onlar sağlıklı bir denizel ekosistemin sigortalarıdır."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Ekosistemin vazgeçilmez parçaları"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Profesyonel dalgıç ve köpek balığı uzmanı Hakan Kabasakal da okyanus ve denizlerde şu ana kadar 536 köpek balığı türünün keşfedildiğini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türk sularında bugüne kadar en az 36 türün tespit edildiği bilgisini veren Kabasakal, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Sularımızda bir otobüs kadar büyük olabilen camgöz köpek balığından, avuç içine kadar sığabilen kadife karınlı camgöze kadar değişen geniş bir boy aralığında ve farklı yaşam özelliklerine sahip türler yaşıyor. Köpek balıkları ekosistemin vazgeçilmez parçaları. Sağlıklı deniz ekosisteminin, köpek balığı varlığından ayrı düşünülmesi söz konusu olamaz. Zira köpek balıkları denizde ekosistemin korunmasını, diğer balık türlerinin kaynaklardan daha fazla faydalanabilmesi için gereken temizliği, ayrıştırmayı yaparlar.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bunun yanı sıra köpek balıkları dünyada yaygın düşüncenin aksine 'insan kanına susamış' canlılar değiller. Şüphesiz bazı münferit, tatsız olaylar olmuştur ancak bunların tamamını bahane ederek tüm köpek balığı popülasyonuna karşı genel bir katliamı destekleyecek şekilde davranmak, en sonunda dünya denizleri ve okyanuslarda ekosistemin dengesine öngörülmeyen zararlar verebilecektir."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Muğla&amp;apos;da tedavileri tamamlanan 4 deniz kaplumbağası denize salındı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/muglada-tedavileri-tamamlanan-4-deniz-kaplumbagasi-denize-salindi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/muglada-tedavileri-tamamlanan-4-deniz-kaplumbagasi-denize-salindi</guid>
<description><![CDATA[ DEKAMER Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Yakup Kaska: - &quot;Merkezimizde 16 yılda, 370 yaralı kaplumbağanın tedavisini gerçekleştirerek sağlıklarına kavuşturduk&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/muglada-tedavileri-tamamlanan-4-deniz-kaplumbagasi-denize-salindi-1721815523.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Muğlada, tedavileri, tamamlanan, deniz, kaplumbağası, denize, salındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Muğla'nın Ortaca ilçesindeki Deniz Kaplumbağaları Araştırma, Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi'nde (<strong>DEKAMER</strong>) tedavileri tamamlanan 4 deniz kaplumbağası denize bırakıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün destekleriyle çalışmaların yürütüldüğü İztuzu Plajı'ndaki merkezde, yaklaşık 2 yıl önce tekne pervanesi kesiği sonucu yaralanan biri yeşil deniz kaplumbağası olmak üzere 4 kaplumbağanın tedavileri tamamlandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>DEKAMER görevlilerince uydu takip cihazı takılan "Sofya Lindos", "Alpay", "Rafael" ve "Xena" isimleri verilen deniz kaplumbağaları, çevrecilerin de katılımıyla plajdan denize salındı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>DEKAMER </strong>Proje Yürütücüsü <strong>Prof. Dr. Yakup Kaska</strong>, AA muhabirine, DEKAMER'in 2008 yılında o dönemki Çevre ve Orman Bakanlığının ilgili birimlerinin desteğiyle, Dalyan Belediyesi ile Pamukkale Üniversitesi tarafından oluşturulduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yaralı deniz kaplumbağasının sağlığına kavuşturulmasının çok önemli olduğunu vurgulayan Kaska, "Bir yaralı kaplumbağanın doğaya tekrar gönderilmesi demek adeta bin yavruya 25 yıl boyunca bakmakla eşdeğer bir popülasyona katkı veriyor. Merkezimizde 16 yılda, 370 yaralı kaplumbağanın tedavisini gerçekleştirerek sağlıklarına kavuşturduk. Bu süreçte deniz kaplumbağalarının yaşadıkları problemler, yaralanma sebepleri ve nasıl ölebildiği gibi hususların hepsine şahit olduk." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kaska, merkezde verilen bilgi sayesinde kaplumbağaları görünce insanların daha dikkatli olduğunu ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tedavinin kaplumbağayı takip süreciyle devam ettiğini anlatan Kaska, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"İmkan buldukça deniz kaplumbağalarının doğal ortamına gönderdikten sonra ortama nasıl uyum sağladıklarını takip etmeye çalışıyoruz. Burada hem üç caretta caretta dediğimiz iri baş deniz kaplumbağasını doğal ortamına gönderiyoruz hem de cihaz taktığımız 'Sofia Lindos' ismini verdiğimiz bir yeşil deniz kaplumbağasını doğal ortamına gönderdik. Bunlar nerelerde dolaşıyor, nerelerde kışlıyor ve doğal ortamına ne kadar uyum sağlıyor, rehabilitasyon sonucunda da ortama uyum sağladıklarını gösterebilmek adına çok önemli."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yaklaşık 11 ay önce İzmir'in Özdere mevkisinde "Alpay" ismi verilen caretta carettayı yaralı bulan Mehmet Şahin Alpay, deniz kaplumbağasının suya kavuştuğu esnada duygulu anlar yaşadı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Alpay, "Yaralı bulduğumuz kaplumbağanın şu anda sağlıklı bir şekilde denize kavuşması bizim için çok büyük bir mutluluk. DEKAMER'e ve emek verenlere teşekkür ediyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Eskişehir&amp;apos;de Sakarya Nehri&amp;apos;nin kaynaklarından &amp;quot;Sakaryabaşı&amp;quot; kuruma noktasına geldi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/eskisehirde-sakarya-nehrinin-kaynaklarindan-sakaryabasi-kuruma-noktasina-geldi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/eskisehirde-sakarya-nehrinin-kaynaklarindan-sakaryabasi-kuruma-noktasina-geldi</guid>
<description><![CDATA[ Öncesinde turkuaz mavisi ve berrak suyuyla öne çıkan, kano ve dalış gibi su sporlarının yapıldığı, yüzme tutkunlarını ağırlayan ve botlarla gezilebilen Sakaryabaşı&#039;nda debi büyük oranda düştü ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/eskisehirde-sakarya-nehrinin-kaynaklarindan-sakaryabasi-kuruma-noktasina-geldi-1721626779.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Eskişehirde, Sakarya, Nehrinin, kaynaklarından, Sakaryabaşı, kuruma, noktasına, geldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Fırat ve Kızılırmak'tan sonra Türkiye'nin en uzun üçüncü akarsuyu Sakarya Nehri'nin kaynaklarından, Eskişehir'in Çifteler ilçesindeki Sakaryabaşı adeta kuruma noktasına geldi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Nehrin sularının Sakarya'nın Karasu ilçesinde Karadeniz'e döküldüğü yere kadarki 824 kilometrelik yolculuğunun başladığı yer olan Sakaryabaşı'nda kuraklık yaşanıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/2024_a_20240712_2_64704545_102912789.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 2020'de "Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı" ilan edilen bölgede gözelerdeki su seviyesi ciddi seviyede düştü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Öncesinde turkuaz mavisi ve berrak suyuyla öne çıkan, kano ve dalış gibi su sporlarının yapıldığı, yüzme tutkunlarını ağırlayan ve üzerinde botlarla gezilebilen Sakaryabaşı'nın eski görüntüsünden uzak hali endişe veriyor. Bölgedeki iskeleye bağlı kano ile deniz bisikletlerinin de kuruyan zemine oturduğu gözlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/2024_a_20240712_2_64704545_102912791.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gözelerdeki su seviyesinin azalmasıyla kuruyan bitki ve yosunlar nedeniyle kötü kokuların da yayıldığı bölgedeki soruna ilişkin çalışmalar yürütülüyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Kurumanın sebebi biraz çiftçinin derin kuyu vurdurması, biraz da kuraklık"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Çifteler Belediye Başkan Yardımcısı Yılmaz Köksal, gazetecilere yaptığı açıklamada, son 10 yıldır bölgede kuraklık sorunu yaşadıklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tarımsal sulamanın da akarsu kaynağını olumsuz etkilediğini anlatan Köksal, "Sakarya Nehri'nde su kullanımı konusunda yasak getirdiler. Bundan dolayı çiftçiler derin kuyu vurdurmak zorunda kaldı. Bu kurumanın sebebi biraz çiftçinin derin kuyu vurdurması, biraz da kuraklık. Yani üst kısımdaki kaynaklarımız tamamen kurumuş durumda. Bu alanda üç kaynağımız var, onlar akıyor." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/2024_a_20240712_2_64704545_102912785.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Köksal, Sakaryabaşı'ndaki soruna ilişkin Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Kağan Kadıoğlu'nun bölgeye gelerek çalışma yürüttüğünü ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çalışmalar neticesinde nehrin alt kısımlarında kaçakların ve büyük çatlakların bulunduğunu dile getiren Köksal, Kadıoğlu'nun jeoloji mühendisleriyle yapacağı ortak çalışmanın ardından net bulgulara ulaşılacağını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>5 Türk üniversitesinden bilim insanları iklim değişikliği çalışmaları için kutuplarda çalışıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/5-turk-universitesinden-bilim-insanlari-iklim-degisikligi-calismalari-icin-kutuplarda-calisiyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/5-turk-universitesinden-bilim-insanlari-iklim-degisikligi-calismalari-icin-kutuplarda-calisiyor</guid>
<description><![CDATA[ 4. Arktik Bilimsel Araştırma Seferi kapsamında, Dokuz Eylül, İstanbul Teknik, İstanbul, Karadeniz Teknik ve Orta Doğu Teknik üniversitelerinden bilim insanları, Antarktika ve Arktik Bölge&#039;de küresel iklim değişikliğinin sonuçlarına dair veri topluyor ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/5-turk-universitesinden-bilim-insanlari-iklim-degisikligi-calismalari-icin-kutuplarda-calisiyor-1722233107.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:39 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türk, üniversitesinden, bilim, insanları, iklim, değişikliği, çalışmaları, için, kutuplarda, çalışıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Yükseköğretim Kurulu (YÖK), 4. Arktik Bilimsel Araştırma Seferi'ne katılan 5 Türk üniversitesinden bilim insanlarının, iklim krizini çözmek için yürütülen ortak çalışma olan 4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi kapsamında kutuplarda çalışmalar yürüttüğünü bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>YÖK'ten yapılan açıklamaya göre, 4. Arktik Bilimsel Araştırma Seferi kapsamında, Dokuz Eylül Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesinin yanı sıra Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı, TÜBİTAK ile Bulgaristan, İtalya ve Şili kutup araştırmacıları 16 proje yürütüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240719-35181327-35181325-5_TURK_UNIVERSITESINDEN_BILIM_INSANLARI_IKLIM_DEGISIKLIGI_CALISMALARI_ICIN_KUTUPLARDA_CALISIYOR.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Koordinatörlüğünü Prof. Dr. Burcu Özsoy, liderliğini Prof. Dr. Ersan Başar'ın sürdürdüğü seferle, özellikle küresel iklim değişikliğinin hızlı sonuçlarına dair net veriler sunulması amaçlanıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Araştırma yapan ülkeler, Arktik Bölge'de yer alan Norveç'e bağlı Svalbard Takımadaları'nda yer alan bilim istasyonlarında çalışmalarını yürütüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi kapsamında "deniz suyu, sediman, plankton ve mikroplastik" örneklerle atmosferik/meteorolojik veriler, okyanusa dair fiziksel parametreler toplanarak, uydu verilerinin de yardımıyla uzaktan algılama çalışmalarının yersel doğrulaması gerçekleştiriliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türk bilim insanları tarafından, İtalya Kutup Bilim Enstitüsü ile ortak yürütülen bilimsel çalışmalar kapsamında 3 farklı proje için örneklemeler gerçekleştirilerek İtalya'ya ait Svalbard'da bulunan Dirigibile Bilim İstasyonuna teslim edilecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çalışmada, az yıllık deniz buzlarından numuneler alınarak, soğuktaki canlı yaşamı ve enzim üretkenlikleri inceleniyor. Örnekleme istasyonlarında temin edilen deniz suları ile DNA, mikroplastik, plankton, pigment gibi deniz yaşamı ve yoğunluğu araştırılıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gemi üzerine kurulan Otomatik Meteoroloji İstasyonuyla sefer rotası üzerindeki sıcaklık, güneşlenme şiddeti, nem, deniz suyu sıcaklığı ve rüzgar verileri kayda alınıyor. Yine gemi üzerine kurulan uydu sistemleriyle de atmosferdeki radyasyon yayılımı ve uydu sinyal sistemleri hakkında çalışmalar yürütülüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>25 Temmuz'da sona erecek 4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi'nde elde edilen numuneler, Türkiye'ye döndükten sonra Dokuz Eylül Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve TÜBİTAK MAM laboratuvarlarında incelenecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İzmir Körfezi&amp;apos;ndeki oksijen eksikliği midyeleri de öldürdü</title>
<link>https://trafikdernegi.com/izmir-koerfezindeki-oksijen-eksikligi-midyeleri-de-oeldurdu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/izmir-koerfezindeki-oksijen-eksikligi-midyeleri-de-oeldurdu</guid>
<description><![CDATA[ Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Temel Bilimler Bölümü Başkanı Prof. Dr. Alper Doğan: - &quot;Kıyıda yaptığımız örneklemelerde ki bunlar çok dayanıklı canlılar; midyelerin tamamen öldüğünü, bir tane bile canlı birey kalmadığını tespit ettik&quot; - &quot;Geçen yıl 19 türe ait 1486 birey tespit ettiğimiz örnekleme sahasında bu yıl 4 türe ait 7 birey var. Maalesef çok çarpıcı bir sonuç&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/izmir-korfezindeki-oksijen-eksikligi-midyeleri-de-oldurdu-1726118646.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İzmir, Körfezindeki, oksijen, eksikliği, midyeleri, öldürdü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Ege Üniversitesi (<strong>EÜ</strong>) Su Ürünleri Fakültesi Temel Bilimler Bölümü Başkanı <strong>Prof. Dr. Alper Doğan</strong>, kötü koku ve balık ölümleriyle gündeme gelen İzmir Körfezi'nde sadece balıkların değil aralarında midyelerin de bulunduğu çok sayıda türden bireyin yok olduğunu tespit ettiklerini bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kentte 20 Ağustos'ta Bayraklı ilçesi Turan Sahili'ne ölü balıkların vurması ve kötü koku sorununun ortaya çıkması sonrası kirlilik kaynağının tespiti ve önüne geçilmesi için çalışmalar devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu kapsamda EÜ Su Ürünleri Fakültesi Temel Bilimler Bölümü Başkanı Prof. Dr. Alper Doğan koordinatörlüğündeki uzmanlar, "İzmir Körfezindeki Balık Ölümleri ve Kötü Kokunun Nedenlerinin İncelenmesi" başlıklı rapor hazırladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Prof. Dr. Alper Doğan, AA muhabirine, körfezde daha önce bu boyutta bir tür ve birey kaybı görmediklerini, daha çok balık ölümleri konuşulmasına rağmen deniz dibindeki canlılığın da önemli ölçüde yok olduğunu saptadıklarını aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz dibinde neler olduğunu anlamak için çalışma yaptıklarını anlatan Doğan, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Çünkü denizel ortam sadece balıklardan ibaret değil diğer canlılar bundan nasıl etkilendi diye örnekleme yaptık. Kıyıda yaptığımız örneklemelerde ki bunlar çok dayanıklı canlılar; midyelerin tamamen öldüğünü, bir tane bile canlı birey kalmadığını tespit ettik. İç körfezde yıllardır izleme yaptığımız nokta var, tekrar örnekleme yaptık ve hızlı biçimde bunu değerlendirdik. Geçen yıl 19 türe ait 1486 birey tespit ettiğimiz örnekleme sahasında bu yıl 4 türe ait 7 birey var. Maalesef çok çarpıcı bir sonuç."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Tek beklenti havaların soğuması</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Alper Doğan, ölümlerin önüne geçmek için kısa vadede tek beklentinin havaların bir önce soğuması olduğuna dikkati çekerek, "Havalar soğudukça canlıların metabolik faaliyetleri ve dolayısıyla oksijen ihtiyaçları kısmen azalırken suyun oksijen tutma kapasitesi de artıyor. Bunun dışında iç körfezde sıkıntının yoğun olduğu bir kesimde belirlenecek en azından bir bölgenin güçlü biçimde havalandırılması ile o bölgedeki balıkların ve diğer canlıların hayatta kalmalarına katkı sağlanabilir." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Orta körfezin de çok kirli olmasının canlıların iç körfezden dış körfeze kaçmalarını önlediğini aktaran Doğan, bunun balık ölümlerinin bu kadar yüksek olmasında etkili olduğunu düşündüklerini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>"Önceki dönemlerde sıkıntı sadece iç körfezdeydi. Orada sıkıntıyı gören canlı, dış körfeze doğru gittikçe orta körfezden sonra rahatlıyordu. Şimdi orta körfez de kirletildiği için körfezi terk etmek isteyen balıklar muhtemelen daha da sıkıntılı bir ortamla karşılaşıyorlar ve maalesef ölümler yaşanıyor."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Su Ürünleri Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Tolga Dinçer, balık ölümlerinin iç körfezdeki kirlenme kaynaklı olduğunu, alınan numunelerde mikrobiyolojik veya paraziter bir bulguya rastlamadıklarını, bunun da oksijen eksikliğini gösterdiğini aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Rektör Prof. Dr. Necdet Budak ise İzmir Körfezi'ndeki soruna karşı duyarlı olduklarını, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve İzmir Büyükşehir Belediyesinin yürüttüğü çalışmalara bilimsel katkı sunmaya devam edeceklerini bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zonguldak&amp;apos;ta batan geminin kayıp 7 personelini arama çalışmaları sürüyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/zonguldakta-batan-geminin-kayip-7-personelini-arama-calismalari-suruyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/zonguldakta-batan-geminin-kayip-7-personelini-arama-calismalari-suruyor</guid>
<description><![CDATA[ Zonguldak açıklarında batan kuru yük gemisinin kayıp 7 kişilik mürettebatını arama çalışmaları 25 gündür devam ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/12/zonguldakta-batan-geminin-kayip-7-personelini-arama-calismalari-suruyor-1702462633.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Zonguldakta, batan, geminin, kayıp, personelini, arama, çalışmaları, sürüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Karadeniz Ereğli ilçesinde 19 Kasım'da fırtına nedeniyle mendireğe çarptıktan sonra batan Türk bayraklı "<strong>Kafkametler</strong>" adlı gemideki kayıp personeli arama çalışmaları kapsamında, görevlilerce gece boyunca karadan tarama faaliyeti yürütüldü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Sahil Güvenlik</strong>, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü (<strong>KEGM</strong>), <strong>AFAD </strong>ve diğer ekipler, kayıp personeli arama çalışmalarını karadan, havadan ve denizden sürdürüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz Üs Komutanlığı personeli, botla liman içinde kıyı kesimlerini tararken, Sahil Güvenlik ekipleri de liman içinde ve dışında arama yapıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çalışmalara, her türlü hava şartları ve dünyanın tüm açık denizlerinde görev yapabilecek niteliklere sahip, gemi kazalarına, deniz kirliliğine ve yangınlara karşı KEGM'nin operasyonel gücünü artıran Nene Hatun gemisi de destek veriyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dalgıçların yanı sıra yer altı görüntüleme cihazıyla da kayıp mürettebatı arama çalışması yürütülüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Denizcilik Genel Müdürlüğü kontrolünde geminin yerinde söküm çalışmalarına başlanacağı öğrenildi. Geminin parçalanarak karaya çıkarılması ve karada arama çalışmalarına devam edilmesi planlanıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Öte yandan kayıp personeli arama kurtarma çalışmalarına yönelik Vali Osman Hacıbektaşoğlu koordinasyonunda Nene Hatun gemisinde istişare ve değerlendirme toplantısı yapıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Rusya'dan İzmir Aliağa Limanı'na yük taşıyan Türk bayraklı "Kafkametler" adlı kuru yük gemisi, 19 Kasım'da Karadeniz Bölgesi'nde etkili olan fırtına nedeniyle Ereğli Limanı'ndan çıkarken askeri bölgedeki mendireğe çarparak batmıştı. Gemideki 12 kişilik Türk mürettebattan 5'inin cesedine ulaşılmıştı.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Akdeniz&amp;apos;deki balon balıklarının toksin düzeyi eşik değerlerin üzerinde saptandı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/akdenizdeki-balon-baliklarinin-toksin-duzeyi-esik-degerlerin-uzerinde-saptandi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/akdenizdeki-balon-baliklarinin-toksin-duzeyi-esik-degerlerin-uzerinde-saptandi</guid>
<description><![CDATA[ Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Rıza Köşker: - &quot;Akdeniz kıyılarındaki balon balıklarının karaciğerinde, etinde ve eşey organı olarak tabir ettiğimiz gonadlarındaki tetrodotoksin değerlerini inceledik. Üç dokuda da yıllık ortalama değerler Japonya ve Avrupa&#039;nın belirlediği limitlerin üzerinde&quot; - &quot;Vatandaşlarımız bu balığı kesinlikle tüketmemeli, bir çatal almak dahi ölümcül zehirlenmelere yol açabilir. Toksin yoğunluğu homojen olmayabilir, çok fazla olabilir ve öldürücü etki gösterebilir&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/10/akdenizdeki-balon-baliklarinin-toksin-duzeyi-esik-degerlerin-uzerinde-saptandi-1698246333.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Akdenizdeki, balon, balıklarının, toksin, düzeyi, eşik, değerlerin, üzerinde, saptandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Türkiye'nin Akdeniz kıyılarında yayılım gösteren balon balıklarının toksin düzeylerini inceleyen ekipte yer alan isimlerden <strong>Çukurova Üniversitesi </strong>Su Ürünleri Fakültesi Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi <strong>Doç. Dr. Ali Rıza Köşker</strong>, saptadıkları değerlerin kabul edilebilir eşiğin çok üzerinde olduğunu ve balon balığının tüketilmesinin ölümcül sonuçlara yol açabileceğini kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinden bilim insanları, Türkiye'nin Akdeniz kıyılarında son yıllarda görülmeye başlanan balon balığı türü olan "<strong>lagocephalus sceleratus</strong>" üzerinde 1 yıl süren toksin araştırması gerçekleştirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Araştırmanın sonuçlarını AA muhabiriyle paylaşan Köşker, <strong>Akdeniz Denizel Toksin Araştırma Grubu</strong> olarak bir süredir balon balıklarının zehir içerikleri üzerine yoğunlaştıklarını, son araştırmalarını, Tarım ve Orman Bakanlığınca desteklenen ve balon balıklarının yayılım alanları tespit etmeye yönelik Antalya Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü tarafından yürütülen "Balon ve Aslan Balıklarının Yayılım Alanlarının ve Olası Mücadele Yöntemlerinin Araştırılması" (<strong>BAYOMA</strong>) adlı proje kapsamında hayata geçirdiklerini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balon balığının Akdeniz'de yeni görülen, yabancı istilacı olarak tanımlanan türlerden biri olduğunu ve farklı yollarla Akdeniz'e gelebildiğini anlatan Köşker, en yaygın girişin Süveyş Kanalı üzerinden gerçekleştiğini, gemi balast sularıyla veya Cebelitarık Boğazı üzerinden de balon balıklarının gelebildiğini aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Önceki çalışmalardan farklı olarak son araştırmalarında balon balıklarındaki toksin içeriğini aylık olarak incelediklerini kaydeden Köşker, "Toksin düzeyi belirli mevsimlerde yüksek bulunabiliyordu ama bu çalışmayla anladık ki Antalya Körfezi'nde yakalanan balon balıklarının zehir oranları, yıl içinde, her ay için, kabul edilebilir değerlerin üzerinde bulunmuştur. Bu da halk sağlığı açısından balon balıklarının yıl boyunca, sürekli olarak risk teşkil ettiğini ortaya koymuştur." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/20231025_5_0512BDF0C779841F58B1BC231C84F5123.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Eşik değerler</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Köşker, uluslararası alanda kabul edilen eşik değerler ve kendi tespitleri hakkında şu bilgileri paylaştı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Japonya'da belirli eşik değerler çerçevesinde balon balığı tüketilebiliyor. Japonya, evlerde tüketilmesini yasaklamış, restoranlarda tüketiliyor. Onlarca balon balığı türü arasında 20'si tüketilebiliyor ve bir kilogram balon balığında bulunması gereken maksimum tetrodotoksin (TTX) değerini 2,2 miligram olarak belirlemişler. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (<strong>EFSA</strong>) çeşitli çalışmalar sonucunda farklı değerler önerdi. Bunlar kilogramda 0,44 ve 0,80 miligram şeklinde limit değerler. Fakat Avrupa'daki değerler henüz tartışmalı. Biz de Akdeniz kıyılarındaki balon balıklarının karaciğerinde, etinde ve eşey organı olarak tabir ettiğimiz gonadlarındaki TTX değerlerini inceledik. Üç dokuda da yıllık ortalama değerler Japonya ve Avrupa'nın belirlediği limitlerin üzerinde. Biz, yıllık ortalama olarak, dişi balon balıklarının gonadlarında kilogramda 24,4 miligram, erkek balon balıklarının gonadlarında kilogramda 15,9 miligram; karaciğer örneklerinde dişi ve erkeklerde eşit olmak üzere 12,9 miligram; kas dokuda ise dişilerde 3,9 miligram, erkeklerde 3,4 miligram TTX değerleri tespit ettik."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akdeniz'deki balon balıklarının <strong>TTX </strong>değerlerinin sonbahar ve kış aylarında daha yüksek olduğunu, en yüksek değerlerin ise kasım ve aralık ayında tespit edildiğini bildiren Köşker, balon balıklarının diğer tüm aylarda da insan sağlığı açısından tehlike arz ettiği uyarısı yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye kıyılarındaki balon balıklarının, Japonya'daki gibi tüketilen türler olmadığının altını çizen Köşker, "Vatandaşlarımız bu balığı kesinlikle tüketmemeli, bir çatal almak dahi ölümcül zehirlenmelere yol açabilir. Toksin yoğunluğu homojen olmayabilir, çok fazla olabilir, öldürücü etki gösterebilir. Özellikle kalp, solunum sistemi hastalıkları olanlarda çok daha hızlı etkiler gösterebiliyor. Vatandaşlarımız, balıkçılarımız ellerinde açık yara varsa bu balıklara kesinlikle temas etmemeli, yaradan toksin geçişi olabilir ve zehirlenmeye yol açabilir." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Balon balığı artık Akdeniz ekosisteminin bir gerçeği"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Balon balığının Türkiye'de en yoğun İskenderun Körfezi, Mersin Körfezi, Muğla ve Antalya açıklarında görüldüğüne, Kıbrıs açıklarında da yoğun bir dağılım gösteren türe, Akdeniz kadar yoğun olmasa da Ege ve Marmara Denizi'nde hatta Karadeniz'de bile rastlandığına dikkati çeken Köşker, balon balığının bu kadar yayılmasını, bilinen bir avcılarının olmamasına bağladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balon balıklarının deniz ekosistemine de zarar verdiğini ve yerli türler üzerinde besin rekabeti yarattığını işaret eden Köşker, sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bu türde yamyamlık var, kendi türünü de yiyebiliyor. Bu noktadan itibaren biz bu balığı kesinlikle ekosistemden söküp atamayız, gerçekçi bir yaklaşım olmaz. Bu artık Akdeniz ekosisteminin bir gerçeğidir. Her şeyden önce bunu kabullenip, bu balıklarla yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Güçlü çene ve diş yapılarından dolayı özellikle ticari balıkçıların av araçlarına ciddi zararlar veriyor. Daha dayanıklı av araçları geliştirilebilir. Burada toplumsal farkındalığın artırılması çok önemli. Sağlık personelimizin bu konuda ivedilikle bize yabancı olan bu türle ilgili eğitilmesi gerektiğini düşünüyorum. Gıda dışında, kozmetik, gübre sanayi gibi alanlarda işleme teknikleri geliştirilerek bu balıkların üzerinde av baskısı oluşturulabilir."</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Limanlarda elleçlenen konteyner miktarı kasımda artarken yük miktarı azaldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/limanlarda-elleclenen-konteyner-miktari-kasimda-artarken-yuk-miktari-azaldi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/limanlarda-elleclenen-konteyner-miktari-kasimda-artarken-yuk-miktari-azaldi</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye limanlarında elleçlenen konteyner miktarı kasımda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,4 artarak 970 bin 871 TEU, yük miktarı ise yüzde 11 azalarak 38 milyon 216 bin 846 ton olarak gerçekleşti - Ocak-kasım döneminde ise limanlarda elleçlenen konteyner miktarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,2 artarak 11 milyon 458 bin 351 TEU, yük miktarı ise yüzde 4,7 azalarak 474 milyon 291 bin 189 ton oldu ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/12/limanlarda-elleclenen-konteyner-miktari-kasimda-artarken-yuk-miktari-azaldi-1702296333.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Limanlarda, elleçlenen, konteyner, miktarı, kasımda, artarken, yük, miktarı, azaldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Türkiye limanlarında elleçlenen konteyner miktarı kasımda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,4 artarak 970 bin 871 TEU, yük miktarı ise yüzde 11 azalarak 38 milyon 216 bin 846 ton olarak belirlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğü, kasım ayı konteyner ve yük istatistiklerini açıkladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kasımda limanlarda elleçlenen konteyner miktarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,4 artarak 970 bin 871 TEU'ya yükseldi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu yılın ocak-kasım döneminde ise limanlarda elleçlenen konteyner miktarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,2 artarak 11 milyon 458 bin 351 TEU olarak kayıtlara geçti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kasımda limanlarda elleçlenen dış ticarete konu konteyner miktarı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,3 azalarak 759 bin 637 TEU oldu. İhracat amaçlı konteyner yüklemeleri, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4,9 artarak 389 bin 273 TEU'ya çıkarken, ithalat amaçlı konteyner boşaltmaları yüzde 5,3 azalarak 370 bin 364 TEU'ya geriledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Transit konteyner miktarı bu dönemde yüzde 5,9 artarak 153 bin 787 TEU'ya yükseldi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>En fazla konteyner elleçleme işlemi, Ambarlı Liman Başkanlığı idari sınırlarında gerçekleşti. Ambarlı Liman Başkanlığı idari sınırlarında faaliyet gösteren liman tesislerinde 232 bin 805 TEU konteyner elleçlendi. Burayı, Kocaeli ve Mersin liman başkanlıkları takip etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz yoluyla yapılan en fazla ihracat amaçlı konteyner yüklemesini 41 bin 800 TEU ile Mısır'a giden konteynerler oluşturdu. En fazla konteyner boşaltması ise Yunanistan'dan gelen konteynerlerde gerçekleşti.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Yük miktarı azaldı</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Kasımda limanlarda elleçlenen yük miktarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11 azalarak 38 milyon 216 bin 846 ton oldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ocak-kasım döneminde elleçlenen yük miktarı ise yüzde 4,7 azalarak 474 milyon 291 bin 189 ton olarak kayıtlara geçti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kasımda limanlarda gerçekleştirilen ihracat amaçlı yükleme miktarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8 artarak 11 milyon 373 bin 109 ton, ithalat amaçlı boşaltma miktarı ise yüzde 14,8 azalarak 17 milyon 634 bin 731 ton oldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dış ticaret taşımaları da aynı dönemde yüzde 7,1 azalarak 29 milyon 7 bin 840 tona geriledi. Transit yük taşımaları yüzde 33,4 azalarak 4 milyon 499 bin 80 ton, kabotajda taşınan yük miktarı da 4,7 gerileyerek 4 milyon 709 bin 926 ton olarak belirlendi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Limanlarda en fazla taşkömürü elleçlendi</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Aliağa Liman Başkanlığı idari sınırlarında faaliyet gösteren liman tesislerinde toplam 6 milyon 242 bin 151 ton yük elleçlemesi gerçekleştirildi. Burayı, Kocaeli ve İskenderun liman başkanlıkları takip etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Elleçleme miktarına göre en fazla artış, kasımda taşkömürü (briketlenmemiş) yük cinsinde oldu. Kasımda limanlarda 2 milyon 100 bin 497 ton taşkömürü elleçlemesi gerçekleşti. Bunu yük cinsini mısır ve LNG izledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz yoluyla en fazla ihraç edilen yük cinsi de portland çimento oldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz yoluyla yapılan ihracatta en fazla yük elleçlemesi 1 milyon 264 bin 9 tonla İtalya'ya yapılan taşımalarda gerçekleşti. Bu ülkeyi, Mısır'a ve Amerika'ya yapılan taşımalar izledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İthalatta en fazla yük ise 7 milyon 48 bin 690 tonla Rusya'dan yapılan taşımalarda elleçlendi.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çanakkale&amp;apos;de barajların doluluk oranı yüzde 70&amp;apos;e ulaştı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/canakkalede-barajlarin-doluluk-orani-yuzde-70e-ulasti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/canakkalede-barajlarin-doluluk-orani-yuzde-70e-ulasti</guid>
<description><![CDATA[ Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Murat Türkeş: - &quot;Bu yıl önceki yıllardan farklı olarak sonbahar sonu ve kışta daha fazla yağış alacağız. Tek eksiğimiz uzun süreli kar yağışı&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/12/canakkalede-barajlarin-doluluk-orani-yuzde-70e-ulasti-1701932865.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çanakkalede, barajların, doluluk, oranı, yüzde, 70e, ulaştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Kasım ayında metrekareye 240 kilogram yağışın düştüğü <strong>Çanakkale</strong>'de, ölçümler tarihinin en yüksek kasım ayı yaşandı, sağanak, barajlardaki doluluk oranının iki kat artmasını sağladı.</span></span></p>

<p><span><span>Çanakkale ve ilçelerinde son günlerde etkili olan sağanakla birlikte barajlardaki doluluk oranı iki kat artarak yüzde 70'e ulaştı. Kentte uzun yıllar ortalaması kasım ayında 84,9 iken, bu yıl kasım ayında metrekarede 240 kilogram yağış kaydedildi. Ölçümler tarihinin en yüksek yağışlı kasımı yaşandı.</span></span></p>

<p><span><span>Son günlerde yaşanan sağanağın etkilerini AA muhabirine değerlendiren Prof. Dr. Türkeş, Türkiye'nin büyük bir bölümünde ve Akdeniz Havzası'nın bir bölümünde 2019 yılından beri sonbahar ve kış kuraklıklarının baskın olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Bu nedenle son 5 yıldır sonbaharda özellikle ekin zamanı tohum atmanın toprağın kuru olması nedeniyle sorun olduğunu aktaran Türker, "Bu yıl da geçen yıldan ödünç bir kuraklık vardı. Bunun üzerine yaz kuraklığı eklendi. Kasım ayına kadar da kurak geçti. Bu kötüydü. Kasım ayında, son 6 aylık kuraklığın etkisini şimdilik gidermek değil ama hafifleten bereketli yağışlar aldık." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></p>

<p><span><span>Türker, bunun hem Marmara Bölgesi'nin büyük bir bölümü hem de Türkiye'nin bazı bölgeleri için de geçerli olduğunu ifade ederek, şunları söyledi:</span></span></p>

<p><span><span>"Çünkü Marmara'da çok belirgin bir kuraklık vardı. Uzun süreli kuraklık indislerine baktığımızda 12-24 aylık ve odağında da Marmara Denizi ile İstanbul ve Çanakkale yöresini içeren bir kuraklık söz konusuydu. Şimdilik meteorolojik kuraklığın etkisini hafifleten yağış aldık. Çanakkale yöresinde ve İstanbul'da kar yağışı uzun süreli olmadığı için şimdilik şiddetli kuraklığı gideren ve ekim başına göre doluluk oranları pek çok barajda iki katına çıkan bir yağış aldık."</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20231204-33096755-33096754-CANAKKALEDE_BARAJLARIN_DOLULUK_ORANI_YUZDE_70E_ULASTI.jpg"></span></span></p>

<p><strong><span><span>- Barajlarda doluluk oranı yüzde 70</span></span></strong></p>

<p><span><span>Çanakkale'deki barajlarda ekim başına göre iki katı artış ve yüzde 70 doluluk oranı olduğunu aktaran Türkeş, sözlerine şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span><span>"Bayramiç Barajı'nda doluluk oranı ekim başında yüzde 17 idi, yüzde 35'e ulaşmış ama buradan şunu çıkarmamak lazım 'Ne güzel kuraklık bitti.' Böyle bir şey yok. İklim giderek çok daha değişken ve kuraklıkların sıklıklarının şiddetinin artma olasılığı bekleniyor önümüzdeki yıllarda. Bir de hava sıcaklığı yağış yağsın ya da yağmasın uzun süreli ortalamalardan, normallerden artık hep çok daha sıcak. Bu yıl da yağış aldık ama Akdeniz Havzası'nın büyük bir bölümünde, Güney Avrupa ve Türkiye bölgesi uzun süreli ortalamalardan daha sıcak. Tüm bölgeler değil ama Türkiye'nin kuzeybatı ve kuzeyi büyük bir olasılıkla orta enlem ve Akdeniz siklonları Türkiye'yi daha fazla etkilediği için normalin üzerinde yağış alabilir. Günlük hava tahmini değil bu.</span></span></p>

<p><span><span>Sonuçta Türkiye ve bölgesinde hava ve iklimi etkileyen geniş ölçekli basınç rüzgar sistemleri var. Bir de bizim uzak bağlantı desenleri adını verdiğimiz, atmosferik salınım indisleriyle gösterdiğimiz atmosferik salınım desenleri var. Bunlara baktığımızda bu yıl Kuzey Atlantik salınımının daha çok negatif evresini yani uzun süreli ortalamalardan daha sıcak ve yağışlı yani nemli ılıman koşulların olma olasılığı daha yüksek gözüküyor mevsimsel olarak. Bu güzel bir haber. Yani bu yıl önceki yıllardan farklı olarak sonbahar sonu ve kışta daha fazla yağış alacağız. Tek eksiğimiz uzun süreli kar yağışı."</span></span></p>

<p><span><span>- "Lodos fırtınası kıyısal su taşkınlarına yol açtı"</span></span></p>

<p><span><span>Yaşanan sağanakla denizlerin taşmasına ilişkin değerlendirmede bulunan Türkeş, alçak kıyı kuşaklarında "fırtına kabarması"nın etkili olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Çanakkale, İzmir ve güney kıyıları için lodos fırtınası ile Güney Marmara ve Karadeniz için karayel ve yıldızdan esen kuvvetli rüzgarların yol açtığı fırtına kabarmalarının kıyısal su taşkınlarına yol açtığını aktaran Türkeş, orta enlem siklonlarının derin olduğu her durumda geçmişte olduğu gibi yaşanabildiğini söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Bunlara karşı jeoteknik önlemlerin alınması gerektiğine işaret eden Türkeş, "Bundan sonra bütün kıyı kentlerimizde en az 2-3 metre yüksekliğe kadar olan kotlarda dalga fırtınasının etkisini azaltabilmek için denizel ekosistemleri bozmadan, kıyı ve kordonun gerisine, deniz içinde gelen fırtına dalgasının daha açıkta kırılmasını sağlayacak iri kaya blokları ile denizi tahkim etmemiz gerekiyor." önerisinde bulundu.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trabzon&amp;apos;daki fırtınada dalgalara kapılarak kaybolan ikinci öğrencinin de cesedi bulundu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/trabzondaki-firtinada-dalgalara-kapilarak-kaybolan-ikinci-oegrencinin-de-cesedi-bulundu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/trabzondaki-firtinada-dalgalara-kapilarak-kaybolan-ikinci-oegrencinin-de-cesedi-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ Vali Aziz Yıldırım: - &quot;Bulunduğuna seviniyoruz bir taraftan ama tabii ki cansız bedenlerine ulaştığımız için üzüntümüz büyük. Ailelerin acılarını paylaşıyoruz. Rabbim onlara hayırlı sabırlar ihsan etsin&quot; KAYIP İKİNCİ ÖĞRENCİNİN CESEDİNİN BULUNDUĞU BİLGİSİ VE VALİNİN AÇIKLAMALARI EKLENDİ ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/12/trabzondaki-firtinada-dalgalara-kapilarak-kaybolan-ikinci-ogrencinin-de-cesedi-bulundu-1701433584.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trabzondaki, fırtınada, dalgalara, kapılarak, kaybolan, ikinci, öğrencinin, cesedi, bulundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Trabzon'un Beşikdüzü ilçesinde, 27 Kasım'da dalgalara kapılarak kaybolan lise öğrencilerinden Emir Berke Aşık'ın cansız bedeni bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İlçenin Cumhuriyet Mahallesi sahilinde deniz fenerinin bulunduğu alanda, fırtına sebebiyle yükselen dalgalara kapılarak kaybolan Beşikdüzü Borsa İstanbul Fen Lisesi 10. sınıf öğrencileri Emir Berke Aşık (16) ile Uğurcan Korkmaz'ı (15) arama çalışmalarına, dün akşam havanın kararmasıyla verilen aranın ardından sabah saatlerinde yeniden başlandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Aramaların beşinci günündeki çalışmalarda önce, Uğurcan Korkmaz'ın cansız bedeni Vakfıkebir ilçesinde kıyıya yakın bölgede bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Trabzon Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekiplerince denizden çıkartılan cenaze, Vakfıkebir Devlet Hastanesi morguna götürüldü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Beşikdüzü ilçesinde aramaları sürdüren ekipler, bir cesede daha ulaştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kıyıya çıkartılan cesedin, Emir Berke Aşık'a ait olduğu belirlendi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Ailelerin acılarını paylaşıyoruz"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Beşikdüzü Limanı'na gelen Vali Aziz Yıldırım, öğrencilerin hayatını kaybetmesinin üzüntüsünü yaşadıklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Devletin hiçbir imkanı ortaya koymaktan çekinmediğini belirten Yıldırım, "Devletimiz her şeyi ile buradaydı. Belediye, AFAD, Sahil Güvenlik, emniyet burada. AFAD'ın değişik illerinden gelen ekipleri burada. Ekipmanlar, helikopterler, su altı sonar cihazları burada. Bugün balıkçı kardeşlerimiz arama kurtarma çalışmalarına katıldılar. Hepsinden Allah razı olsun." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yıldırım, Korkmaz'ın cenazesinin kısa süre önce Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi ekiplerince bulunduğunu anımsatarak, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Şimdikini yine aynı şekilde arkadaşlarımız fark ettiler, çıkarttılar. Gereken bütün işlemler yapılıyor. Adli ve idari çalışmalar, soruşturmalar bu arada yapılacak, yapılıyor da. Olayın olduğu günden itibaren başlandı. Savcılarımız ve Milli Eğitim Bakanlığı müfettişlerimiz, bir taraftan zaten burada kaymakamlığımız işin başındaydı. Biz her zaman takip ettik, hep beraber buradayız."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Öğrencilerin ikisinin cenazesinin de bugün bulunduğunu yineleyen Yıldırım, "Bulunduğuna seviniyoruz bir taraftan ama tabii ki cansız bedenlerine ulaştığımız için üzüntümüz büyük. Ailelerin acılarını paylaşıyoruz. Rabbim onlara hayırlı sabırlar ihsan etsin. Milli eğitimin, ailelerimizin başı sağ olsun. Onlar bizim evlatlarımızdı, hepimizin başı sağ olsun. Allah mekanlarını cennet eylesin." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yıldırım, çalışmalara katılan, gayret sarf eden ekiplere teşekkür ederek, "Onlar inanıyorum ki şehit hükmündedirler. Öyle düşünelim, dini açıdan onu söylüyoruz tabii ki. Allah'ın dediği olur, ailelerine yeniden sabırlar diliyorum." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Marmaris Boat Show&amp;quot; başladı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/marmaris-boat-show-basladi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/marmaris-boat-show-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Muğla&#039;nın Marmaris ilçesinde düzenlenen Marmaris Boat Show-Deniz Araçları, Ekipmanları ve Aksesuarları Fuarı ziyaretçilerine kapılarını açtı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/10/marmaris-boat-show-basladi-1698245839.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Marmaris, Boat, Show, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Marmaris Ticaret Odası (<strong>MTO</strong>) ve Marmaris Uluslararası Yat Kulübü (<strong>MİYC</strong>) işbirliğinde <strong>Marmaris Belediyesi</strong> destekleriyle Netsel Marina Etkinlik Alanı'nda gerçekleştirilen ve üç gün sürecek organizasyona 50 şirket ve 100 marka katıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kaymakam Nurullah Kaya, fuarın açılış töreninde, Ege ve Akdeniz'in kesiştiği noktadaki ilçenin marinacılık, yat bağlama ve çekek yeri kapasitesinin yüksek olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Fuarın, denizciliğin daha iyi bir noktaya gelmesine önemli katkısı olacağını belirten Kaya, "Denizcilikte oldukça zengin bir geçmişe sahip bu coğrafyada bu tür organizasyonlar düzenlenmesi büyük önem taşıyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Marmaris Belediye Başkanı <strong>Mehmet Oktay</strong> ise etkinliği gelecek yıllarda dünyada anılan bir fuar haline getirmek için çalışacaklarını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>MTO Başkanı <strong>Mutlu Ayhan</strong> da Marmaris'in 452 kilometre ile Türkiye'nin en uzun kıyı şeridine ve denizcilik sektöründe oldukça köklü bir geçmişe sahip olduğunu dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Marmaris'in koyları, marinaları, tersaneleri ve sunmakta olduğu tekne bakım, onarım ve çekek hizmetleriyle deniz turizminde dünyanın en önemli destinasyonlarından olduğuna dikkati çeken Ayhan, "Ege'de Gökova'dan başlayarak Akdeniz'de Kalkan'a uzanan dünyanın en kıymetli mavi yolculuk rotalarının da merkezinde bulunuyoruz."diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ayhan, 60'lı yıllara kadar geçimini balıkçılık ve süngercilikle sağlayan ilçenin, bugün denizde ve karada 5 binin üzerinde tekneye aynı anda ev sahipliği yaptığını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz araçları, yat ekipmanları ve aksesuarlarının sergilendiği fuarda, fotoğraf sergisi, söyleşi ve oturumlar gerçekleştirilecek.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Antalya kıyılarında arkeolojik yüzey araştırmalarıyla bulunan gemi batığı sayısı 365&amp;apos;e ulaştı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/antalya-kiyilarinda-arkeolojik-yuzey-arastirmalariyla-bulunan-gemi-batigi-sayisi-365e-ulasti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/antalya-kiyilarinda-arkeolojik-yuzey-arastirmalariyla-bulunan-gemi-batigi-sayisi-365e-ulasti</guid>
<description><![CDATA[ Akdeniz kıyılarında sürdürülen su altı arkeolojisi yüzey araştırmalarında yeni gemi batıklarına ulaşarak envantere kazandırılıyor - Kumluca Orta Tunç Çağı Batığı Kazı Başkanı Doç. Dr. Hakan Öniz: - &quot;Bulduğumuz her batık büyük heyecan yaratıyor, batıklar tarihi açından kendi döneminin zaman kapsülü&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/11/antalya-kiyilarinda-arkeolojik-yuzey-arastirmalariyla-bulunan-gemi-batigi-sayisi-365e-ulasti-1701082476.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Antalya, kıyılarında, arkeolojik, yüzey, araştırmalarıyla, bulunan, gemi, batığı, sayısı, 365e, ulaştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Antalya kıyılarında yürütülen su altı arkeolojisi yüzey araştırmalarında milattan önce 7. yüzyıl ile milattan sonra 12. yüzyıl aralığına tarihlenerek envantere kaydedilen gemi batığı sayısı 365'e yükseldi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kumluca Orta Tunç Çağı Batığı Kazı Başkanı Doç. Dr. Hakan Öniz ve ekibi, su altı kazı çalışmalarının yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanlığının izinleriyle Antalya ve Mersin kıyılarında su altı arkeolojisi yüzey araştırmaları da gerçekleştirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İleri teknoloji sonar cihazları ve robotların yardımıyla zorlu şartlarda gerçekleştirilen çalışmayla Antalya kıyılarında 15 yeni gemi batığı keşfedildi. Dünyanın "bilinen en eski batığı" olarak nitelenen Kumluca Orta Tunç Çağı Batığı'ndaki kazıların yanı sıra amforalar yüklü yeni gemi batıklarına ulaşılması heyecan yarattı. Bu keşiflerle 12 yılda bölgede ulaşılarak envantere kaydedilen gemi batığı sayısı 365 oldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Aynı zamanda Akdeniz Üniversitesi Akdeniz Uygarlıkları Araştırma Enstitüsü Akdeniz Sualtı Kültür Mirası Anabilim Dalı Başkanı da olan Öniz, AA muhabirine, bu yıl 45 gün süren su altı arkeolojisi yüzey araştırmalarında önemli batıklara ulaştıklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Araştırmalarda ileri teknolojiyi kullandıklarını ifade eden Öniz, "Dünyanın en modern arkeoloji gemilerinden biriyle çalışma yürüttük. İleri seviye sonar cihazlarıyla su altı robotlarıyla çalıştık. Dalgıçlar olarak aletli dalış teknolojisiyle çalışma yaparak önemli sonuçlara ulaştık. " dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>UPL Ziraat firmasının destekleriyle çalışmaları yürüttüklerini aktaran Öniz, milattan önce 7. yüzyıl ile milattan sonra 12. yüzyıl zaman aralığına ait 15 arkeoloji gemi batığını bu sene milli envanterine kazandırmış olduklarını dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/08_Nisan_04%20ekim_06_AA-33017959.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Her batığın üç boyutlu modellemesi yapılıyor</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Hakan Öniz, bir batığın kazısının bazen 10 yıl sürdüğünü, arkeologlar için en eski batığın önemli olduğunu ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Her batığın üç boyutlu modellemelerini yaptıklarını aktaran Öniz, "Bazı batıklarda gemiler kıyıya çarparak 5 metrede batmış bazıları 45-50 metre derinliklerde. Kıyıya çarpan gemiler bazen 2 bin yıl boyunca fırtınaya maruz kalıyor. Geminin kargosu, ahşabı dağılıyor. Çok derinlerdeki batıkları fırtına etkilemediğinden geminin boyutları ve kargosu hakkında fikir sahibi olabiliyoruz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Öniz, batıkları dalga, fırtına ve deniz canlılarının olumsuz etkilediğine dikkati çekerek, "Karayip Korsanları filmindeki gibi gemi bulmamız mümkün olmuyor." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Su altında yürütülen çalışmaların zorluğuna değinen Öniz, sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bulduğumuz her batık büyük heyecan yaratıyor. Her batık tarihi açından kendi döneminin zaman kapsülü. Örneğin milattan sonra 12. yüzyıla tarihlenen bir batığın kazısını yapıyorsak 12. yüzyılda bulunmuş sikkeleri, o dönemin gemi teknolojisini, deniz ticaretini, amforalara ait türlü bilgiye o batıkta ulaşabiliyoruz. Milattan önce 7. yüzyıl batığıysa, örneğin Kıbrıs'tan amforalar taşıyan bu gemi Demre kıyılarında batmışsa, Kıbrıs'ta yetiştirilen zeytinyağı, şarap veya balık sosu gibi malzemeleri Demre kıyılarındaki bir antik kente veya daha batıda bir yere taşıdığını düşünürüz."</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Karadeniz&amp;apos;de denizanası yoğunluğu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/karadenizde-denizanasi-yogunlugu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/karadenizde-denizanasi-yogunlugu</guid>
<description><![CDATA[ Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Temel Bilimler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Levent Bat: - &quot;Su sıcaklığının artması nedeniyle rhizostoma pulmo türü, sıklıkla yığınlar meydana getirmektedir&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/11/karadenizde-denizanasi-yogunlugu-1699961474.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Karadenizde, denizanası, yoğunluğu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>Sinop Üniversitesi</strong> Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Temel Bilimler Bölüm Başkanı <strong>Prof. Dr. Levent Bat</strong>, son dönemde Karadeniz'de yoğun denizanası varlığıyla ilgili, "Su sıcaklığının artması nedeniyle rhizostoma pulmo türü, sıklıkla yığınlar meydana getirmektedir." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bat, AA muhabirine, çevresel faktörlerin, jelimsi organizmaların popülasyon büyüklüğünü ve zamanlamasını doğrudan etkileyebildiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Karadeniz'in en büyük jelimsi türü olan "<strong>deniz ciğeri</strong>" de denilen denizanası türü rhizostoma pulmonun son dönemde aşırı çoğaldığının belirlendiğine işaret eden Bat, "Denizanaları sıcaklık, tuzluluk ile su içinde yaşayan ve akıntıya bağlı hareket eden canlılar olarak bilinir. Su sıcaklığının artması nedeniyle rhizostoma pulmo türü, sıklıkla yığınlar meydana getirmektedir. Bazen bu yığılmalar büyük boyuta ve yoğunluğa dönüşmektedir. Denizanasının çoğalmasını sağlayan etkenlerden biri de etçil olması ve planktonlarla beslenmesidir." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Rhizostoma pulmo denizanası türünün Karadeniz'de yüksek biyokütleye sahip olduğunu anlatan Bat, bulunduğu denizlere bağlı olarak su sıcaklığının yükselmesiyle bolluğu ve dağılımının arttığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Denizanasının yaz sonu ve sonbahar aylarında yoğun gözlendiğini belirten Bat, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Sonbahar ve kış aylarındaki fırtınalarla kıyılara atılır. Rhizostoma pulmo, muhtemelen kış aylarında açık deniz derinliklerine çekildiğinden takip eden yılın haziran sonuna kadar görülmeyebilir. Örneğin Samsun kıyılarında yaptığımız çalışmada, su sıcaklığının yüksek olduğu yaz aylarında artmaya başlayan popülasyonu sonbahar aylarında da yüksek oranda gözlenmiş, kış aylarının ikinci yarısından itibaren seyrekleşmeye başlamış ve bahar aylarında gözden kaybolmuştur. Bu veriler, su sıcaklığının rhizostoma pulmo türünün dağılımını etkilediği varsayımını da desteklemektedir."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türün dünya üzerindeki dağılımının kuzey ve güney Atlantik Okyanusu, Karadeniz, Akdeniz ve Kızıldeniz şeklinde olduğunu belirten Bat, sözlerini, "Rhizostoma pulmo, Akdeniz ve Karadeniz'in bütün kıyılarında görülmekte, haziran-ağustos aylarında yoğun olarak bulunmaktadır." diye tamamladı.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ataköy&amp;apos;de yanan teknede bulunan 6 kişiden 4&amp;apos;ü yaralandı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/atakoeyde-yanan-teknede-bulunan-6-kisiden-4u-yaralandi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/atakoeyde-yanan-teknede-bulunan-6-kisiden-4u-yaralandi</guid>
<description><![CDATA[ Bakırköy Ataköy&#039;de yandıktan sonra batan teknede bulunan 6 kişiden 4&#039;ü yaralandı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/10/atakoyde-yanan-teknede-bulunan-6-kisiden-4u-yaralandi-1698126283.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ataköyde, yanan, teknede, bulunan, kişiden, 4ü, yaralandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Alınan bilgiye göre, Ataköy'deki marinada henüz belirlenemeyen nedenle yanmaya başladıktan sonra batan teknedeki 6 kişiden 2'sinin kendi imkanlarıyla kurtulduğu, 4'ünün yaralandığı belirlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yaralılar, bölgeye gelen 112 Acil Sağlık ekiplerince Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Yaralılardan 1'inin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bakırköy Ataköy'deki marinada gece saatlerinde bir teknede yangın çıkmıştı. Bölgeye gelen Kıyı Emniyeti ekipleri, yangının diğer deniz araçlarına sıçramaması için tekneyi açığa çekmişti. Ekiplerce söndürülen yangında ağır hasar alan tekne kısa süre sonra batmıştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Limanlarda elleçlenen yük miktarı ekimde azaldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/limanlarda-elleclenen-yuk-miktari-ekimde-azaldi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/limanlarda-elleclenen-yuk-miktari-ekimde-azaldi</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye limanlarında elleçlenen yük miktarı, ekimde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,5 azalarak 44 milyon 282 bin ton olarak gerçekleşirken konteyner miktarı yüzde 11,5 artarak 1 milyon 118 bin TEU oldu - Ocak-ekim döneminde ise limanlarda elleçlenen yük miktarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,1 gerileyerek 436 milyon 89 bin tona düştü ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/11/limanlarda-elleclenen-yuk-miktari-ekimde-azaldi-1699613157.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Limanlarda, elleçlenen, yük, miktarı, ekimde, azaldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Türkiye limanlarında elleçlenen yük miktarı, ekimde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,5 azalışla 44 milyon 282 bin tona gerilerken konteyner miktarı yüzde 11,5 artarak 1 milyon 118 bin TEU oldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, ekim ayına ilişkin konteyner ve yük istatistiklerini açıkladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Buna göre, ekimde limanlarda elleçlenen yük miktarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,5 azalarak 44 milyon 282 bin tona düştü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ocak-ekim döneminde ise elleçlenen yük geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,1 düşerek 436 milyon 89 bin tona geriledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ekim ayında dış ticaret taşımaları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,5 gerileyerek 33 milyon 719 bin ton oldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz yoluyla yapılan transit yük taşımaları yüzde 16,6 azalarak 5 milyon 273 bin tona indi. Aynı ayda kabotajda taşınan yük miktarı ise 5 milyon 290 bin tonla yüzde 1,3 azaldı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- En fazla yük Kocaeli'de elleçlendi</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Söz konusu ayda en fazla yük elleçlemesi 6 milyon 847 bin tonla Kocaeli Bölge Liman Başkanlığında gerçekleşirken burayı 6 milyon 818 bin tonla Aliağa, 6 milyon 283 bin tonla İskenderun bölge liman başkanlıkları takip etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ekimde limanlarda 6 milyon 677 bin ton "40'lık dolu konteyner" elleçlemesi yapıldı. 40'lık dolu konteyner 492 bin 842 tonluk artışla bir önceki aya göre elleçleme miktarlarında en fazla artış gösteren yük cinsi oldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz yoluyla en fazla ihraç edilen yük cinsi "portland çimento" olarak kayıtlara geçti. Bu yolla en fazla ithal edilen yük cinsinin ise ham petrol olduğu hesaplandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz yoluyla yapılan ihracatta en fazla yük elleçlemesi 1 milyon 302 bin tonla İtalya'ya yapılan taşımalarda gerçekleşti. İthalatta en fazla yük elleçlemesi 7 milyon 731 bin tonla Rusya'dan yapılan taşımalarda oldu. Ekimde en fazla elleçleme 13 milyon 407 bin tonla sıvı dökme yüklerde yapıldı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- En fazla konteyner elleçlemesi Mısır'a</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Ekimde limanlarda elleçlenen konteyner miktarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 11,5 artarak 1 milyon 118 bin TEU oldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ocak-ekim döneminde ise limanlarda elleçlenen konteyner miktarı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,3 artışla 10 milyon 487 bin TEU olarak gerçekleşti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Elleçlenen dış ticarete konu konteyner miktarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10,2 yükselerek 878 bin 416 TEU'ya ulaştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kabotajda elleçlenen konteyner miktarı yüzde 0,3 artarak 66 bin 232 TEU'yu buldu. En fazla konteyner elleçleme 261 bin 963 TEU ile Ambarlı Bölge Liman Başkanlığında gerçekleşti. Burayı 202 bin 147 TEU ile Kocaeli ve 168 bin 852 TEU ile Mersin bölge liman başkanlıkları takip etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yunanistan, ekimde 121 bin 744 TEU ile en fazla konteyner elleçlemesi yapılan ülke olarak kayıtlara geçti. En fazla ihracat amaçlı konteyner yüklemesini 45 bin 889 TEU ile Mısır'a giden konteynerler oluşturdu. En fazla ithalat amaçlı konteyner boşaltması ise 64 bin 775 TEU ile Yunanistan'dan gelenlerle yapıldı.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ege Denizi&amp;apos;ndeki ısınmanın küresel etkileri olabilir</title>
<link>https://trafikdernegi.com/ege-denizindeki-isinmanin-kuresel-etkileri-olabilir</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/ege-denizindeki-isinmanin-kuresel-etkileri-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Deniz Bilimleri Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şükrü Turan Beşiktepe: - &quot;İklim değişikliğinin Ege Denizi&#039;ndeki en önemli etkilerinden birisi, soğumanın etkisiyle yoğunluğu artan suların, geçmiş dönemlerde Akdeniz’in 2 bin ila 4 bin metre derinliklerine çökerken, günümüzde ancak 200-300 metrelere çökebilmesidir. Bu tüm Akdeniz&#039;i etkileyecek bir faktör ve eğer Akdeniz&#039;deki bu sistem yavaşlarsa Atlantik Okyanusu&#039;nu ve dolayısıyla dünyayı etkileyecektir&quot; - &quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/10/ege-denizindeki-isinmanin-kuresel-etkileri-olabilir-1697621625.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ege, Denizindeki, ısınmanın, küresel, etkileri, olabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>Dokuz Eylül Üniversitesi </strong>Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Deniz Bilimleri Ana Bilim Dalı Başkanı<strong> Prof. Dr. Şükrü Turan Beşiktepe</strong>, iklim değişikliğinin denizlerdeki ısınmayı artırması nedeniyle Ege Denizi'ndeki su çökmelerinin eskisi kadar derinde gerçekleşmediğini, bu durumun Akdeniz üzerinden Atlantik Okyanusu'nu etkileyeceğini ve tüm okyanuslardaki sıcaklıkların daha hızlı artmasına neden olacağını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA'nın <strong>Ege Denizi</strong>'ni tehdit eden risk faktörlerini incelediği ve 3 haberden oluşan haber dosyasının birinci bölümünde, denizdeki ısınma, değişen akıntı sistemleri ve kirlilik konuları ele alındı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ege Denizi, iklim değişikliğinin etkisiyle yılda ortalama 0,05 derece ısınırken bu ısınma, denizin, ana akıntı sisteminin bir parçasını oluşturması nedeniyle küresel olarak da bir tehdit potansiyeli taşıyor. İnsan faaliyetlerinden kaynaklı kirlilik ve istilacı türlerin sayısındaki artış gibi faktörler de ısınmayla birleşerek Ege Denizi için risk oluşturuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Beşiktepe, denizler için iklim çalışması yapabilecek kalitedeki verilerin tüm dünyada 1980'den sonra toplanabildiğini belirterek, "Bu tarihten günümüze kadar Kuzey Ege, Marmara ve Karadeniz'deki verilere göre, sıcaklık yılda ortalama 0,06 derece sıcaklık artıyor. Bu rakam Ege Denizi'nde 0,05, Marmara Denizi'nde 0,064, Batı Karadeniz'de 0,06, Akdeniz’in genelinde ise 0,04 derece. Akdeniz'in tümü 1,2 derece ısınırken Ege Denizi 30 yılda yaklaşık 1,5 derece ısınmış." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ege Denizi'nin, Doğu Akdeniz'in bir parçası olduğunu, iklim değişikliği bütün sistemlerde aynı etkiyi göstermediği için buradaki değişimi anlayabilmek için öncelikle Akdeniz'deki sistemin anlaşılması gerektiğini kaydeden Beşiktepe, Atlantik Okyanusu'ndan gelen yüzey akıntısının Cebelitarık Boğazı'ndan geçerek Akdeniz'in güney kıyılarını dolaşıp Ege Denizi'ne ulaştığını, burada da suyun soğuyarak derinlere çöktüğünü ve Avrupa kıyılarını geçip alt akıntı olarak tekrar Atlantik'e ulaştığını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Beşiktepe, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bu dolaşım sistemi, okyanustaki taşıyıcı bant (conveyor belt) sisteminin minyatürüdür. Akdeniz'deki taşıyıcı banda enerji veren derin su oluşumlarıdır ve bunlardan biri de Ege'deki su çökmeleridir. İklim değişikliğinin Ege Denizi'ndeki en önemli etkilerinden birisi, soğumanın etkisiyle yoğunluğu artan suların, geçmiş dönemlerde Akdeniz’in 2 bin ila 4 bin metre derinliklerine çökerken, günümüzde ancak 200-300 metrelere çökebilmesidir. Bu tüm Akdeniz'i etkileyecek bir faktör ve eğer Akdeniz'deki bu sistem yavaşlarsa Atlantik Okyanusu'nu ve dolayısıyla dünyayı etkileyecektir. Yani Ege Denizi'ndeki değişimler tüm dünyayı etkiliyor."</span></span></span></p>

<p><span><span><em>"Atmosfer etkisiyle ısınan deniz yüzey suyu, Gulf Stream ile kuzeye kutuplara doğru taşınıyor ve burada soğuyarak dibe çöküyor. Bu çökme, karbondioksidi tutan canlıları da suyun altına göndererek okyanusu karbon deposuna çeviriyor ve sistemde yavaşlama olması durumunda hem atmosferdeki karbondioksit miktarı hem de Pasifik'ten gelip Kuzey Kutbu'na ulaşan sıcak suların soğuyamaması nedeniyle okyanus sıcaklığı daha hızlı artacaktır"</em></span></span></p>

<p><span><span><span>Akdeniz’deki bu taşıyıcı bandın işleyişi ve taşıdığı suların özelliğindeki değişimlerin Akdeniz’den Atlantik'e giden suların özelliklerini değiştirdiğini ifade eden Beşiktepe, şunları aktardı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Son yıllarda yapılan çalışmalar, bu değişimlerin, Gulf Stream (körfez akıntısı) akıntısının da parçası olduğu okyanus taşıyıcı bandının yavaşlayabileceğini gösteriyor. Yani Ege Denizi'nde oluşan suların, dünya iklimini düzenleyici rolü olan okyanus taşıyıcı bandını değiştireceği kesin görünüyor. Bunun değişmesi, yavaşlaması, dünyanın iklim dengesinde ciddi problemlere neden olur."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Atmosfer etkisiyle ısınan deniz yüzey suyunun, Gulf Stream ile Kuzey Kutbu'na doğru taşındığını ve burada soğuyarak dibe çöktüğünü işaret eden Beşiktepe, bu çökmenin karbondioksidi tutan canlıları da suyun altına göndererek okyanusu karbon deposuna çevirdiğini, yavaşlama olması durumunda hem atmosferdeki karbondioksitin hem de Pasifik'ten gelerek Kuzey Kutbu'na ulaşan sıcak suların soğuyamaması nedeniyle okyanus sıcaklığının daha hızlı artacağını vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ege Denizi'nin etkilediği denizlerden birinin de Marmara Denizi olduğunu hatırlatan Beşiktepe, "Marmara Denizi'nin derin sularına oksijeni, Ege Denizi sağlamaktadır. Isınma nedeniyle Ege Denizi'nin yeterli yoğunluğa ulaşamayan suları, Marmara Denizi derinliklerine çökemeyecek ve oksijen sağlayamayacaktır. Bu da Marmara Denizi alt sularında oksijensizliğe yol açacaktır." sözlerini sarf etti.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Kirlilik</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>İklim çalışmalarında en zorlu ve dikkat edilmesi gereken konunun insan kaynaklı etkilerle doğal etkileri birbirinden ayırmak olduğunu dile getiren Beşiktepe, iklim değişikliğinde istikrarlı bir artış eğiliminden bahsedilirken, bunun üzerine insan etkisiyle binmiş, farklı zaman ölçeklerinde, farklı etkiler bulunduğunu, bunlardan birinin de kirlilik olduğunu bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ege Denizi'nde İzmir Körfezi ve Gediz Nehri'nin döküldüğü bölgeler ile Güllük Körfezi'nin kuzeyi, Edremit Körfezi ve Ayvalık'ın ciddi anlamda kirli olduğundan bahseden Beşiktepe, şunları söyledi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bunun sebebi insan kaynaklı kirleticiler ama sistemin yapısında da değişimler var. Dere ve yer altı suları çok fazla kullanımdan dolayı kirlendiği, bunun üzerine bir de ısınma geldiği için buradaki akıntı sistemleri değişti. Artık bunlar eskiden bildiğimiz haliçler değil, suyun akıntı sisteminin çok iyi çalışmadığı, suların kalış sürelerinin uzun olduğu sistemler olmaya başladı. Son yıllarda balık çiftlikleri, kıyıdaki yapılaşmanın artması, arıtma tesislerinin yeterli olmaması gibi nedenlerle kirlilik artmaya başladı."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- En kötü senaryo</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Beşiktepe, sıcaklık artışıyla birlikte özellikle Kızıldeniz'den gelen istilacı türlerin Ege Denizi'nde çok rahat yaşamaya başladığına ve gelen yırtıcı türlerin balık stoklarına ciddi zarar verdiğine dikkati çekti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ege Denizi'nde bu yıl çok ciddi bir denizanası problemi yaşandığından bahseden Beşiktepe "Bozulan ekosistem ve ısınmayla birlikte denizanalarının sayıları artmaya başladı. Bunun turizmi etkileyeceğini düşünüyorum. Böyle giderse en kötü senaryoda, çok daha farklı, balık yapısı tamamen değişmiş, kıyıları kirlenmiş, denizanası istilasına uğramış bir deniz görebiliriz." tahmininde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Beşiktepe, kirlilik kaynakları ve çözüm önerilerini şöyle sıraladı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"En önemli kirlilik nedenleri, kıyıdan verdiğimiz atık sular, kıyıda yarattığımız atıklar ve tarım. Tarımdaki aşırı gübre kullanımı ve sulama, yer altı sularıyla denize gidiyor. Denize bu kadar kolay su bırakmamalıyız. Tarım şeklimizi çok iyi değerlendirmemiz, en önemlisi de yer altı ve nehir sularının denize bu kadar kolayca gitmesini engellememiz lazım. Özellikle sulak alanları koruyarak bu suların karada vakit geçirmesini sağlamamız lazım. Ege'de yerleşim yerlerinin nüfusu 100 binken, turizm sezonunda 1 milyona çıkıyor. Bunu bizim arıtma tesislerimiz kaldırabiliyor mu? Zannetmiyorum. Bütün bunları planlayıp bizim artık denize atık göndermememiz gerekiyor."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Amatör denizcilik ailesine yaklaşık 18 bin kişi daha katıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/amatoer-denizcilik-ailesine-yaklasik-18-bin-kisi-daha-katildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/amatoer-denizcilik-ailesine-yaklasik-18-bin-kisi-daha-katildi</guid>
<description><![CDATA[ Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu: - &quot;Mayıs ve ekim dönemini içeren 6 ay içinde açık denizlerde verdiğimiz uygulamalı eğitimlerde 17 bin 672 kişi sertifika almaya hak kazandı&quot; - &quot;Denizci millet, denizci ülke hedefi, ortaya konan bu ilgiyle daha da güçlü yeşerecek&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/11/amator-denizcilik-ailesine-yaklasik-18-bin-kisi-daha-katildi-1699594278.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Amatör, denizcilik, ailesine, yaklaşık, bin, kişi, daha, katıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı <strong>Abdulkadir Uraloğlu</strong>, amatör denizcilik uygulamalı eğitimlerine 19 ilden 62 yelken kulübü vasıtasıyla 17 bin 755 başvuru yapıldığını belirterek, "6 ay içinde açık denizlerde verdiğimiz uygulamalı eğitimlerde 17 bin 672 kişi sertifika almaya hak kazandı." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uraloğlu, yazılı açıklamasında, <strong>Türkiye Yelken Federasyonu</strong> ile <strong>Denizcilik Genel Müdürlüğü </strong>arasındaki işbirliği protokolü çerçevesinde düzenlenen eğitimlerin yoğun ilgiyle karşılandığına dikkati çekti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Açık denizlerde verilen eğitimlere 19 ilden 62 yelken kulübü vasıtasıyla 17 bin 755 başvuru yapıldığını bildiren Uraloğlu, "Mayıs ve ekim dönemini içeren 6 ay içinde açık denizlerde verdiğimiz uygulamalı eğitimlerde 17 bin 672 kişi sertifika almaya hak kazandı. Denizci millet, denizci ülke hedefi, ortaya konan bu ilgiyle daha da güçlü yeşerecek." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Eğitimlere en çok başvurunun 9 bin 768 kişiyle Marmara Bölgesi'nden yapıldığına işaret eden Uraloğlu, "Uygulama eğitim merkezlerinin sayısı ve kapsadığı alan, vatandaşlarımızın yoğun ilgisi nedeniyle, her geçen gün artırılmakta. 44 kulüple başlayan uygulama eğitimleri geçen süre içinde 62 kulübe çıkarıldı." bilgisini paylaştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/thumbs_b_c_ab132e3a1900ebb0046a05aca950ad5e.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Özel tekne sayısı 120 bini geçti"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Bakan Uraloğlu, amatör denizcilik eğitimlerinin içeriğine ilişkin ise şu bilgileri verdi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bu kapsamda 10 saatlik teorik çevrim içi eğitimlere, 4 saatlik Türkiye Yelken Federasyonu işbirliğiyle açık denizde uygulamalı yüz yüze eğitimler eklendi. Alınan pratik eğitimle vatandaşlarımız teknelerle ve denizle hasbihal oldu. Eğitimler şişme botlar, dıştan takma motorlu tekne ve yelkenli teknelerde veriliyor. Eğitimler tamamlandıktan sonra sınava sevk edilerek, sınavda başarılı olanlar, belgelerini en yakın kart basımı yapılan liman başkanlıklarımızdan teslim alabilmekteler ya da e-Devlet üzerinden alınan doğrulanabilir barkodlu çıktıyla özel teknelerini kullanabiliyorlar. Bu eğitimlerimizle tohumlarını attığımız denizci millet, denizci ülke hedefinin daha da güçlü yeşermesini sağlamaya çalışıyoruz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uraloğlu, proje kapsamındaki denizcilik kültürünün yaygınlaştırılması hedefinin özel tekne üretimine katkı sağladığına da değinerek, söz konusu katkının artarak devam edeceğini anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özel tekne sayısının, Kovid-19 salgını koşullarına rağmen, projenin devam ettiği süre içinde arttığını kaydeden Uraloğlu, "Özel tekne sayısı 120 bini geçmiştir. Deniz turizminin de bu büyümeden olumlu yönde etkilenmesi kaçınılmazdır." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sivas&amp;apos;ta Kızılırmak kenarında patlamamış top mermisi bulundu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/sivasta-kizilirmak-kenarinda-patlamamis-top-mermisi-bulundu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/sivasta-kizilirmak-kenarinda-patlamamis-top-mermisi-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ Sivas&#039;ta bir balıkçının Kızılırmak kenarında bulduğu patlamamış top mermisi imha edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/10/sivasta-kizilirmak-kenarinda-patlamamis-top-mermisi-bulundu-1697062254.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sivasta, Kızılırmak, kenarında, patlamamış, top, mermisi, bulundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Kızılırmak kenarında balık tutan Ahmet Gökçe (62) patlamamış top mermisi gördü. Askerliğini topçu olarak yapan Gökçe'nin ihbarı üzerine olay yerine bomba imha ekipleri sevk edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bölgede güvenlik önlemi alınmasının ardından uzman ekipler, top mermisini kontrollü olarak imha etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gökçe, gazetecilere balık tuttuğu sırada bir kısmı toprağa gömülü top mermisini gördüğünü söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Daha sonra polislere haber verdiğini anlatan Gökçe, "Patlamamış mermi buraya nasıl geldi, ben de merak ediyorum. Çamura gömülmüş şekildeydi." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Okyanuslar küresel ısınmanın etkisiyle sürekli değişiyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/okyanuslar-kuresel-isinmanin-etkisiyle-surekli-degisiyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/okyanuslar-kuresel-isinmanin-etkisiyle-surekli-degisiyor</guid>
<description><![CDATA[ Denizlerdeki sıcak hava dalgası olayları her 5 ila 10 yılda bir artarak daha yaygın hale gelirken, soğuk hava dalgaları seyrekleşti - Antarktika&#039;daki deniz buzu bu yıl dramatik şekilde küçülerek mayıs ve haziranda kayıtlardaki en düşük seviyeye indi ve Polonya&#039;nın 7 katından daha büyük bir bölgeye karşılık gelen 2,2 milyon kilometrekarelik alan kaybetti ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/11/okyanuslar-kuresel-isinmanin-etkisiyle-surekli-degisiyor-1698819579.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Okyanuslar, küresel, ısınmanın, etkisiyle, sürekli, değişiyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Araştırmacılar, küresel ısınmanın etkisiyle okyanusların sürekli değiştiğini ve okyanus sistemlerinde bir dizi olağandışı gelişmenin yaşandığını tespit etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Avrupa Komisyonu tarafından finanse edilen ve küresel okyanus analiz ve tahmini merkezi olan Mercator Ocean International tarafından uygulanan okyanus gözlem programı Copernicus Marine Service'in Okyanus Durumu Raporu yayımlandı. Rapor, 14 ülkedeki 30 kurumdan 80'in üzerinde katılımcının katkısıyla uluslararası bilimsel iş birliği çerçevesinde oluşturuldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Raporda, okyanus sirkülasyonundaki düşüş, biyolojik üretimdeki değişimler ve yoğunlaşan ısı dalgaları dahil olmak üzere, okyanus sistemlerindeki bir dizi olağandışı gelişme analiz edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Buna göre, küresel deniz yüzeyi sıcaklığı nisanda 21,1 dereceyle rekor seviyeye ulaştı ve haziran-ağustos döneminde okyanusların çeşitli bölgelerinde iklim, biyolojik çeşitlilik ve topluluklar üzerinde olumsuz etkilere yol açan yoğun deniz ısı dalgası olayları yaşandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Araştırmacılar, okyanusların geçen yüzyıla kıyasla daha hızlı ısındığını ve yükseldiğini tespit etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Denizlerdeki sıcak hava dalgası olayları her 5 ila 10 yılda bir artarak daha yaygın hale gelirken, soğuk hava dalgaları seyrekleşti. Okyanusların sağlığına bağlı olan deniz türleri ve insan faaliyetleri için tehdit oluşturan sıcak hava dalgalarının, denizlerdeki doğal yaşam alanlarını ve besin zincirlerini kalıcı olarak değiştirerek tüm ekosistemi etkileme riski bulunuyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Deniz seviyesi en hızlı Baltık Denizi'nde yükseldi</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Antarktika'da deniz buzu bu yıl dramatik şekilde küçülerek mayıs ve haziranda kayıtlardaki en düşük seviyeye indi. Antarktika buzu, Polonya'nın 7 katından daha büyük bir bölgeye karşılık gelen 2,2 milyon kilometrekarelik alan kaybetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Arktik deniz buzunun 1979'dan beri 3,5 milyon kilometrekare kaybederek sürekli azaldığı tespit edildi. Bu rakam, İspanya'nın 7 kat büyüklüğünde bir alana eşit. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz seviyesi en hızlı Baltık Denizi'nde yükselirken, bunu Kuzey Batı Sahanlığı ve İber-Biskay-İrlanda Denizleri takip etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Okyanuslardaki sıcaklık artışı ve olağandışı hava koşulları nedeniyle, İskoçya çevresindeki sularda 2021 yazında iki deniz planktonu patlaması yaşandı ve deniz turkuaz renge büründü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kasım 2021'de şiddetli bir siklon olan Blas Fırtınası'nın ardından, Balear Adaları'nda son 9 yılın en yoğun kabarma olayı görüldü. Kıyı kabarması, açık deniz suları ve kıyı ekosistemlerini birbirine bağlarken, su kalitesini, balıkçılığı ve su ürünleri yetiştiriciliğini olumsuz etkiliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Rapora göre, 2017-2019 döneminde Grönland-İskoçya Sırtı üzerinde okyanus ısı alışverişinde yüzde 4 ila 9 arasında düşüş kaydedildi.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Deniz Küreği Dünya Şampiyonası</title>
<link>https://trafikdernegi.com/deniz-kuregi-dunya-sampiyonasi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/deniz-kuregi-dunya-sampiyonasi</guid>
<description><![CDATA[ Kürek Milli Takımı, ilk kez parakürek branşında katıldığı Deniz Küreği Dünya Şampiyonası’ndan 4. oldu ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/10/deniz-kuregi-dunya-sampiyonasi-1696339135.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Deniz, Küreği, Dünya, Şampiyonası</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>Türkiye Kürek Milli Takımı</strong>, ilk kez parakürek branşında katıldığı <strong>Deniz Küreği Dünya Şampiyonası</strong>’ndan 4. olma başarısını gösterdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye Kürek Federasyonundan yapılan açıklamada, Barletta kentinde düzenlenen organizasyonda <strong>Ebru Akınal</strong> ve <strong>Muharrem Dakın </strong>ikilisinden oluşan Parakürek Mix İki Çifte ekibi, yarışmayı 4. sırada tamamladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bir olimpik sporcu ile bir parakürek sporcusundan oluşan ekiplerin yarıştığı PR3 (Para-Rowing 3) klasmanı mix iki çifte kategorisinde gelen bu derece ile Muharrem Dakın ilk kez derece elde eden parakürek sporcusu olurken Kürek Milli Takımı olimpik sporcusu Ebru Akınal ise bu branşta elde ettiği dereceyle bir ilke imza attı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Açıklamada görüşlerine yer verilen milli sporcu Ebru Akınal, bu başarıdan dolayı çok mutlu olduğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İlk kez parakürek kategorisinde yarışa katıldıklarını aktaran Ebru, "Biz sporcular için yepyeni bir deneyimdi ve kendi sınırlarımızı çok zorladığımız bir yarış oldu. Deniz küreğinde ilk kez yer alan PR3 kategorisi ve kadınlar tek çifte kategorisinde yarıştım. Özellikle PR3 yarışı benim için çok farklı bir deneyimdi. Parkur zorluydu, çok yakın biten bir yarışla dördüncü olduk. Finalde rakibimiz ev sahibi İtalya ile karşılaştık. Tribünde yer alan tüm İtalyan taraftar tarafından tebrik edildik. İlerleyen senelerde hem parakürek hem de deniz küreği yarışlarında Türkiye’yi daha iddialı bir şekilde temsil edeceğimizin işaretini verdik. Çok şey öğrendiğimiz ve kendimizi geliştirdiğimiz bir şampiyona oldu." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Parakürek Milli Takımı Sporcusu Muharrem Dakın ise daha çok çalışarak yeni başarılara imza atacaklarını ifade ederek, "Türkiye Kürek Milli Takımı olarak katıldık. Bunun yanı sıra Türk küreğini paralimpik kategoride ilk defa temsil ederek varlığımızı ve bundan sonra da olacağımızı gösterdik. Her ne kadar istediğimiz sonucu elde edemesek de olimpik seviyede olan diğer atletler karşısında tutunmayı başardık ve neye muktedir olduğumuzu anladık. Bu sefer dünya dördüncüsü olarak dönüyoruz. " ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Denizcilikte elleçlenen yıllık yük miktarı 542 milyon tonu geçti</title>
<link>https://trafikdernegi.com/denizcilikte-elleclenen-yillik-yuk-miktari-542-milyon-tonu-gecti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/denizcilikte-elleclenen-yillik-yuk-miktari-542-milyon-tonu-gecti</guid>
<description><![CDATA[ Seyr-i Sefain İdaresinin taşıdığı yük, 1923&#039;te 53 bin 869 ton iken Ekim 2023 itibarıyla 392 milyon tonu aştı - Denizcilik sektöründe 2022&#039;de elleçlenen yük miktarı ise 542 milyon tonun üzerine çıktı ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/10/denizcilikte-elleclenen-yillik-yuk-miktari-542-milyon-tonu-gecti-1698644749.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Denizcilikte, elleçlenen, yıllık, yük, miktarı, 542, milyon, tonu, geçti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Cumhuriyet'in ilanının ardından Türkiye, denizcilik alanında devrim niteliğinde düzenlemeler yaparken elleçlenen yük miktarı yıllık 542 milyon tonu geçti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Anadolu Ajansının (AA) Cumhuriyet'in 100. yılı nedeniyle hazırladığı dosya haberler kapsamında AA muhabirinin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından edindiği bilgiye göre, Türk denizcilik tarihinde Osmanlı dönemi önemli bir yere sahip bulunuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Buharlı makinelerin icadıyla endüstri devrimi başlarken denizcilik de farklı boyuta taşındı. Yeni sistemlerin gemilerde kullanılmaya başlamasıyla gemiler kış aylarında da seyir kabiliyetine kavuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Osmanlı denizciliği de 1820'lerin sonunda bu teknolojiyle tanıştı ve 1840'tan itibaren gemilerde söz teknolojilerin kullanımı yaygınlaştı. Gemilerin savaşın yanı sıra ticari alanda da kullanımı ön plana çıkmaya başladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Cumhuriyet dönemine gelindiğinde, denizcilik alanında faaliyetlerin az olduğu görülerek yeni bir bakış açısıyla faaliyetlerin artması yönünde çalışmalara hız verildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu kapsamda, 1927 sonu itibarıyla yalnızca Seyr-i Sefain İdaresine ait gemilerin ağırlığı 64 bin tonu geçti ve 1923 filosunun neredeyse 3 katına ulaşıldı. Yolcu taşımacılığı hizmetleri de zenginleştirildi, 1932'de toplam 179 bin ton olan Türkiye filosu 1938'de 250 bin tonu aştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tatvan ile Van arasında vagon taşımacılığı sistemi kuruldu. Tatvan'da tersane açıldı ve bölgedeki denizcilik faaliyetleri artırıldı. 1950 yılı itibarıyla 18 grostondan büyük gemi sayısı 2 bin 197 oldu, toplam kapasite 534 bin 876 tona yükseldi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Denizcilik alanındaki ihtiyaçlar ve kabiliyetlerin artırılması için 1 Mart 1952'de Denizcilik Bankası Türk Anonim Ortaklığı kuruldu. Burada yük ve yolcu taşımacılığının kapasitesinin artırılması, liman ve tesislerin geliştirilmesi hedeflendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Denizcilik Bankasının çabalarıyla da artan denizcilik faaliyetleri, 1980'li yıllarda ivme kazandı. Limanların işletme hakkının Türkiye Denizcilik İşletmeleri AŞ ve Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) tarafından özel sektöre verilmesiyle doğan rekabet ortamı, limancılık faaliyetlerinin de gelişimini sağladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Denizcilik, yük ve yolcu taşımacılığında Cumhuriyet'in kurulduğu 1923'ten itibaren çok büyük bir büyüme gerçekleştirdi. Seyr-i Sefain İdaresinin taşıdığı yük 1923'te 53 bin 869 ton iken bugün sadece Ekim 2023 itibarıyla 392 milyon tonu geçti. Denizcilik sektöründe 2022'de elleçlenen yıllık yük miktarı ise 542 milyon tonu aştı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Denizcilikte son 20 yıllık atılımlar</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Gerek Osmanlı zamanında başlayan denizcilik alanındaki çalışmalar, gerek Türkiye Cumhuriyeti tarafından geliştirilen denizcilik sektörü, son 20 yılda büyük atılımlar yaptı. Sektörde sadece 2022 yılı cirosu 531 milyar lirayı aştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu dönemde liman tesis sayısı 149'dan 217'ye çıktı. 2002 yılında 37 olan tersane sayısı 84'e ulaştı. Ayrıca 156 tekne imal yeri, 25 adet çekek yeri ve 23 gemi geri dönüşüm tesisi bulunuyor. Türk sahipli deniz ticaret filosu 2002'den bu yana 4,4 kat artarak 39 milyon detveyti geçti. 2004'te hizmete başlayan Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi, teknoloji ve ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirildi. ASELSAN tarafından üretilen, radar, elektro-optik kamera ve radar yön bulucu sistemleri entegre edilerek yerli üretim oranı azami seviyeye çıkarıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ülke Paris MoU'da beyaz bayrak listesinde yer alma hedefini 2008'de gerçekleştirdi. 2021'de ise Türk bayraklı gemilere gerçekleştirilen 193 denetimde sadece 1 Türk bayraklı gemi tutuldu.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ankara&amp;apos;da Kösrelik Issık Göleti Mesire ve Rekreasyon Alanı açıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/ankarada-koesrelik-issik-goeleti-mesire-ve-rekreasyon-alani-acildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/ankarada-koesrelik-issik-goeleti-mesire-ve-rekreasyon-alani-acildi</guid>
<description><![CDATA[ Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok: - &quot;Bu tesisin tamamını 42 milyon liraya yaptık. İhale yapılsa 150-200 milyon liradan aşağı yapılmazdı. Keçiören Belediyesi az parayla çok iş yapıyor&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/10/ankarada-kosrelik-issik-goleti-mesire-ve-rekreasyon-alani-acildi-1697518477.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ankarada, Kösrelik, Issık, Göleti, Mesire, Rekreasyon, Alanı, açıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Keçiören Belediyesince yapımı tamamlanan 300 bin metrekarelik "<strong>Kösrelik Issık Göleti Mesire ve Rekreasyon Alanı</strong>"nın açılışı yapıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Keçiören Belediyesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, tesisin açılışına Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok, AK Parti Ankara Milletvekili Vedat Bilgin, AK Parti Keçiören İlçe Başkanı Zafer Çoktan, BBP Keçiören İlçe Başkanı Hasan Hüseyin Atabey, ABB Meclis Başkan Vekili Fatih Ünal, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tesis hakkında bilgiler veren Altınok, rekreasyon alanının Ankara'ya yeni bir nefes adası ve doğal yaşam alanı olarak kazandırıldığını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/baskentin-yeni-nefesi-issik-goleti-mesire-alani-hizmete-acildi.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Altınok, şehrin gürültüsünden bunalan Ankara halkını Kösrelik Issık Göleti'ne davet ederek, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Gölet adeta kurmak üzereydi aldığımızda. Göleti besleyen su damarları kapanmış, debisi düşmüştü. Devlet Su İşlerinden aldıktan sonra kanalları açtık ve debisi yükseldi. Şimdi göletimizde, ördek, karabatak ve balık var. İnsanlar balık tutmaya geliyor. Ücretsiz bisikletlerimiz, 1650 metre uzunluğunda yürüyüş ve bisiklet yolumuz var. Parklarımız, macera alanlarımız, spor tesislerimiz ve camimiz var. Şu anda 15 bin adet dikili fidanımız var."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kösrelik Issık Göleti Mesire ve Rekreasyon Alanı'nı inşa ederken belediyenin imkanlarını kullandıklarını ve büyük tasarruf sağladıklarını da dile getiren Altınok, şu değerlendirmede bulundu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bu hizmetlerimizi kendimiz yapıyoruz. 300 bin metrekarelik alanı normalde ihale ile yapsanız 150-200 milyon liraya bu hale getirirsiniz. Biz 1 yıl sürmeden burayı tamamladık. Ankara Milletvekili Lojmanlarımızın olduğu bölgede Ankara Büyükşehir Belediyesi bir park yapıyor, inanın 10-15 dönümlük bir yer burası ve daha 2 yıldır bitirilemedi. Tabii hizmetlerimizin sırrı şöyle. Biz burayı yeniden ıslah ettik. Elektrik yoktu, elektrik getirdik. Su yoktu, su getirdik. Altyapı ve kanalizasyon getirdik. Bunların tamamı masraf. Dolayısıyla biz bu tesisin tamamını 42 milyon liraya yaptık. İhale yapılsa 150-200 milyon liradan aşağı yapılmazdı. Keçiören Belediyesi az parayla çok iş yapıyor."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Keçiören Belediyesi olarak ufak bir bütçe ile çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Altınok, "1 milyar 600 milyon lira bütçesi olan Keçiören Belediyesi, 60 milyar lira bütçesi olan Ankara Büyükşehir Belediyesinden daha çok eser ve hizmet yapabilir mi? Matematiğinizi zorlayın. Normalde yapılmaz ama minnacık bütçe ile Ankara Büyükşehir Belediyesinden daha çok eser ve hizmet yapıyoruz." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Atatürk Barajı&amp;apos;na 7 milyon 181 bin balık yavrusu bırakıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/ataturk-barajina-7-milyon-181-bin-balik-yavrusu-birakildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/ataturk-barajina-7-milyon-181-bin-balik-yavrusu-birakildi</guid>
<description><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğünce yürütülen &quot;İç Sularda Balıklandırma Projesi&quot; kapsamında Atatürk Barajı&#039;na 7 milyon 181 bin balık yavrusu salındı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/10/ataturk-barajina-7-milyon-181-bin-balik-yavrusu-birakildi-1696198844.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Atatürk, Barajına, milyon, 181, bin, balık, yavrusu, bırakıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Adıyaman Tarım ve Orman Müdürü Nurettin Kıyas, gazetecilere yaptığı açıklamada, Şanlıurfa İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce üretilen balık yavrularının 11 bölgeye bırakıldığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Her yıl Atatürk Barajı ve iç sulara balık yavrusu bıraktıklarını dile getiren Kıyas, "Şanlıurfa üretim istasyonundan 2 milyon 300 bin şabut, 4 milyon 881 de sazan getirdik. Geçen yıl da yaklaşık bu rakama yakın yine bir yavru bırakmıştık. Bakanlığımızın iç sularda balıklandırma projesi kapsamında bu çalışmalarımız devam edecektir." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Dünyanın en eski batığı&amp;quot;nda yeni buluntulara ulaşıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/dunyanin-en-eski-batiginda-yeni-buluntulara-ulasildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/dunyanin-en-eski-batiginda-yeni-buluntulara-ulasildi</guid>
<description><![CDATA[ Antalya kıyısında 3 bin 600 yıl önce battığı belirlenen gemide yürütülen su altı kazılarında Orta Tunç Çağı&#039;na tarihlenen bakır külçeler, gemicilerin şahsi eşyaları ile amforaya ulaşıldı - Kumluca Orta Tunç Çağı Batığı Kazı Başkanı Doç. Dr. Hakan Öniz: - &quot;Bu bakır külçelerin benzerinden New York Metropolitan Müzesi&#039;nde bir, Atina Milli Arkeoloji Müzesi&#039;nde 4 tane sergileniyor. Önceki yıllarda çıkardıklarımızla birlikte bizde 100&#039;den fazla bakır külçe var&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/10/dunyanin-en-eski-batiginda-yeni-buluntulara-ulasildi-1697059709.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dünyanın, eski, batığında, yeni, buluntulara, ulaşıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Dünyanın "<strong>bilinen en eski batığı</strong>" olarak nitelenen Kumluca Orta Tunç Çağı Batığı'nın, 50 metre derinlikte yürütülen su altı arkeolojik kazılarında 30 bakır külçe, gemicilerin şahsi eşyaları ile amfora çıkarıldı.</span></span></p>

<p><span><span>Kumluca Orta Tunç Çağı Batığı Kazı Başkanı Doç. Dr. Hakan Öniz başkanlığındaki 40 kişilik ekip, Antalya kıyılarında su altı keşif ve kazı çalışmalarını sürdürüyor.</span></span></p>

<p><span><span>Son teknolojiyle donatılan ve 250-300 metreye indirdikleri robotları da kullanarak çalışmalarını gerçekleştiren ekibe, olası vurgun durumlarında anında müdahale için İstanbul Üniversitesi Sualtı Hekimliği ve Hiperbarik Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından uzmanlar da eşlik ediyor.</span></span></p>

<p><span><span>Su altı arkeologları, kazılarda hava tüpleriyle dalış yaparak indikleri 45-55 metrede, 3 bin 600 yıl önce battığı belirlenen gemiden uzun uğraşlar sonucu eserleri gün yüzüne çıkarıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Bazen bir bakır külçeyi çıkarabilmek için küçük keski, çekiç ve vakum cihazı yardımıyla bir ay çalışan ekip, çıkardıkları eserleri dünya bilimine kazandırıyor.</span></span></p>

<p><span><span>- "Bu bakır külçelerin önemi, dönemin parası olması"</span></span></p>

<p><span><span><strong>Akdeniz Üniversitesi</strong> Öğretim Üyesi <strong>Doç. Dr. Öniz</strong>, AA muhabirine, Kültür ve Turizm Bakanlığının izniyle Kumluca Orta Tunç Çağı Batığı'nda 3 yıldır çalışma yürüttüklerini, bu yılki kazıların iki ay sürdüğünü söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Kazıların Türk bilim insanlarının başkanlığında 40 kişilik ekibin dönüşümlü olarak katılmasıyla sürdüğünü aktaran Öniz, çok derinlerde yapılan dalışlarda vurgun riski olduğundan gemide 5 kişilik basınç odası olduğunu vurguladı.</span></span></p>

<p><span><span>Her türlü tedbiri aldıklarına dikkati çeken Öniz, şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span><span>"Yaklaşık 50 metre derinlikteki batıkta yaptığımız kazıda 30'dan fazla ingot dediğimiz muhtemelen Kıbrıs Adası'ndan yüklenmiş bakır külçeler çıkardık. Bu bakır külçelerin önemi, dönemin parasıydı. Muhtemelen Kıbrıs'taki bakır madenlerinden yüklenmiş olan bu gemi, Girit Adası'na giderken yolda fırtına sırasında batıyor. Bu yaklaşık 3 bin 550 ile 3 bin 600 sene öncesinde oluyor. Bu bağlamda Kumluca Orta Tunç Çağı Batığı dünyanın en eski ticaret gemisi batığı ünvanını hala taşıyor."</span></span></p>

<p><span><span>- "İlk deniz ticaretinin ülkemiz kıyılarında yapıldığını görüyoruz"</span></span></p>

<p><span><span>Geminin ana yükünün bakır külçeler olduğuna işaret eden Öniz, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span><span>"Bu bakır külçelerin benzerinden New York Metropolitan Müzesi'nde bir tane, Atina Milli Arkeoloji Müzesi'nde 4 tane sergileniyor. Bizde önceki çıkardıklarımızla birlikte 100'den fazla bakır külçe var. Bu bağlamda Türkiye'nin kültürel mirasının ne kadar zengin olduğu, dünyayla kıyaslandığında ilk tarihin, destanların, ilk yelkenli gemiyle yapılan denizciliğin, ilk deniz ticaretinin yine ülkemiz kıyılarında, özelde Antalya'da, daha özelde Kumluca ilçesi kıyılarında olduğunu görüyoruz.</span></span></p>

<p><span><span>Artık batıkta gemicilerin şahsi eşyalarına ulaşmaya başladık. Bunlardan biri soketli keski dediğimiz bir tür tarım aleti ama gemi yapılırken de kullanılan, muhtemelen bronzdan yapılmış bir eşya. Bunu iki sene önceki kazıda da ortaya çıkarmıştık. Bu sene yapmış olduğumuz kazılarda ulaştığımız en önemli şey seramik eşyalar. Küçük bir amfora. Bu amfora ve soketli keski, bize milattan önce 16. yüzyılı işaret ediyor."</span></span></p>

<p><span><span>Öniz, çıkarılan eserlerin Antalya Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarında tuzdan arındırma işlemlerine tabi tutulduğunu ifade etti.</span></span></p>

<p><span><span>Kazılarda 3 bin 600 senedir birbirine ve ana kayaya kaynayan külçeleri çıkarabilmek için küçük keski ve çekiç yardımıyla günlerce kazı yaptıklarını aktaran Öniz, "Dünyanın en eski batığında böyle bir derinlikte su altı kazıları yapılarak güzel sonuçlara ulaşılması Türkiye'nin dünyada su altı arkeolojisinde gelmiş olduğu yeri gösteriyor." dedi.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çanakkale Boğazı&amp;apos;nda 300 yavru ıstakoz denizle buluştu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/canakkale-bogazinda-300-yavru-istakoz-denizle-bulustu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/canakkale-bogazinda-300-yavru-istakoz-denizle-bulustu</guid>
<description><![CDATA[ Azalan kaynakların akuakültür yolu ile desteklenebileceğini göstermek amacıyla Dardanel ve ÇOMÜ iş birliğiyle hayata geçirilen proje kapsamında yetiştirilen yavru ıstakozlar, Şahika Ercümen ve balıkadamlar tarafından 20 metre derinliğe bırakıldı ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/10/canakkale-bogazinda-300-yavru-istakoz-denizle-bulustu-1696256015.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çanakkale, Boğazında, 300, yavru, ıstakoz, denizle, buluştu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Dardanel ile Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nin (<strong>ÇOMÜ</strong>), sürdürülebilir deniz yaşamının ve denizlerdeki çeşitliliğin korunması amacıyla yerli ıstakoz popülasyonunu artırmak için hayata geçirdiği "İyilik Yap, Denize At" projesinin ikinci yılında 300 yavru ıstakoz denizle buluşturuldu.</span></span></p>

<p><span><span>Proje kapsamında, "<strong>Avrupa ıstakozu</strong>" olarak bilinen ve Türkiye sularında da bulunan yerli ıstakoz türü "Homarus gammarus"un popülasyonunu artırmak için çalışma yürütüldü. İngiltere'de bu ıstakoz türünün yetiştiricilik yoluyla üretilip doğal ortamına bırakılarak doğadaki ıstakoz popülasyonunun sürdürülebilir şekilde desteklendiği başarılı bir model örnek alındı.</span></span></p>

<p><span><span>ÇOMÜ Dardanos yerleşkesindeki Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi'ne ait Deniz Canlıları Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde <strong>Prof. Dr. Umur Önal</strong> öncülüğündeki ekip, özel havuzlarda larval aşamadan itibaren yüzlerce yavru ıstakoz yetiştirdi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Dardanel </strong>Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Niyazi Önen</strong> ve ÇOMÜ Rektörü <strong>Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu</strong>, milli sporcu <strong>Şahika Ercümen</strong>, ÇOMÜ Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi'nden akademisyenler ve basın mensupları, yavru ıstakozların denize bırakılması amacıyla düzenlenen program için Gelibolu Tersanesi yanındaki iskeleden "<strong>Dardanel Midye-1</strong>" adlı gemiye bindi.</span></span></p>

<p><span><span>Gelibolu'daki Dardanel Midye Çiftliği'nde gerçekleştirilen programda konuşan Niyazi Önen, yaşamına katkı sağlamak ve yerli ıstakoz popülasyonunu çoğaltmak amacıyla başlattıkları "İyilik Yap, Denize At" projesinin ikincisini gerçekleştirdiklerini söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Önen, geçen yıl 300 ıstakoz denizle buluşturduklarını, bu projenin gerçekleşmesinde ÇOMÜ'nün katkıları olduğunu belirtti.</span></span></p>

<p><span><span>Geçmiş yıllarda Çanakkale'de ciddi anlamda ıstakoz popülasyonu olduğunu anlatan Önen, "Biz pek yiyemezdik pahalı satılırdı, her zaman katma değerli bir ürün ama Çanakkale'den İstanbul'un restoranlarına gönderildi. Aynı zamanda Çanakkale'deki restoranlarda da Çanakkale'ye gelen ziyaretçilere, turistlere ikram edilirdi. Daha sonra çok çeşitli nedenlerden dolayı ıstakoz popülasyonu da diğer canlılarda olduğu gibi zarara uğradı." dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Aşırı avcılık ve çeşitli sebeplerden dolayı midyelerin yok olduğunu, ayrıca deniz kirliliğinden dolayı doğal yataklardan midye hasat edip tüketmenin insan sağlığı için zararları olunca midye çiftliği işi başlatıldığını aktaran Önen, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span><span>"Pek çok girişimci Türkiye'de şu anda midye çiftlik yatırımı yapıyor. Bizim sistemimizin bir farkı var Türkiye'de ilk ve tek Batea teknolojisini burada uyguluyoruz. 20 adet salımız var, bu araziye 10 adet sal daha inşasını yapıp, 3 bin tonluk bir kapasite olacak. Karşı tarafta da kiraladığımız midye çiftliğimiz var orada da 10 sallık kapasite var. Yani 4 bin tonluk midye çiftliği yapmış olacağız. Amacımız bu midyeleri sadece midye olarak değil, Çanakkale'deki fabrikalarımızdan midye dolma başta olmak üzere çeşitli şekillerde daha katma değerli olarak üretmek ve satmaktır."</span></span></p>

<p><span><span>Sürdürülebilir balıkçılığa ve deniz yaşamının korunmasına önem verdiklerini, bu kapsamda Friend Of The Sea, Dolphin Safe gibi kuruluşlara üye olduklarını belirten Önen, ton balıklarını doğal avcılık yöntemiyle temin ettiklerini, üretim süreçlerinde de çevreye önem verdiklerini, malzeme seçiminde yüksek standartları uyguladıklarını kaydetti.</span></span></p>

<p><strong><span><span>- "Denizin ekosisteminin korunmasında somut bir adım"</span></span></strong></p>

<p><span><span><strong>ÇOMÜ </strong>Rektörü <strong>Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu</strong>, bu etkinliğin özellikle denizin ekosisteminin korunmasında somut bir adım olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Dünyanın önemli su yollarından biri olan Çanakkale Boğazı'nın deniz canlıları için de önemli bir yaşam alanı konumunda olduğunu ifade eden Prof. Dr. Erenoğlu, ancak insan faaliyetleri nedeniyle bu ekosistemin olumsuz etkilendiğini belirtti.</span></span></p>

<p><span><span>Prof. Dr. Erenoğlu, bu etkinlik sayesinde denizleri korumak ve gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak adına önemli bir fırsat, önemli bir farkındalık oluşturduklarını dile getirerek, ekosistemin ve bu kıymetli canlının neslinin korunması adına üniversite olarak ellerinden gelen katkıyı sağlayacaklarını sözlerine ekledi.</span></span></p>

<p><strong><span><span>- "Nesli tehlike altında olan tüm canlıların korunması çok kıymetli"</span></span></strong></p>

<p><span><span>Milli sporcu <strong>Şahika Ercümen </strong>de Çanakkale'de doğup büyüyen bir sporcu ve sudaki yaşam savunucusu olarak böyle bir projede yer aldığı için çok mutlu olduğunu ifade etti.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/1696254255865.jpeg"></span></span></p>

<p><span><span>Yetiştiği yer olan <strong>Çanakkale Boğazı</strong>'nın biyolojik çeşitlilik ve sualtı zenginliği açısından, zengin bir koridor olduğunu aktaran Ercümen, dolayısıyla bu projenin sualtı ekosisteminin korunması için çok önemli olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Ercümen, denizi evi ve yaşam alanı olarak gördüğünü dile getirerek, "Nesli tehlike altında olan tüm canlıların korunması çok kıymetli, hatta hayati önem taşıyor artık deniz ve ekosistemin sağlığı açısından. O yüzden bugün burada ıstakozları 20 metre derinliğe indireceğiz. Güvenlik dalış ekiplerimiz var ben de nefes tutarak aşağı ineceğim ve onları geçtiğimiz sene bırakılan kardeşlerinin yanlarına bırakacağız. Sürdürülebilirlik ve denizleri koruma çalışmalarına hem yerel hem de küresel boyutta nefesim yettiği kadar katılmaya devam edeceğim." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span><span>Denize bırakılabilecek boya ulaşan ıstakozlar daha sonra Ercümen ve balıkadamlar tarafından Dardanel'in midye çiftliğinin altındaki özel resiflere salındı.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İhracatta &amp;quot;deniz yolu&amp;quot; tercihi değişmedi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/ihracatta-deniz-yolu-tercihi-degismedi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/ihracatta-deniz-yolu-tercihi-degismedi</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye&#039;de bu yılın 8 ayında deniz yoluyla yapılan ihracat 93 milyar dolara ulaştı - UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ayşem Ulusoy: - &quot;Deniz yolu navlunları, içinde bulunduğumuz dönemde düşük seyrediyor. Küresel ekonomide durgunlukla beraber deniz yolu tercih ediliyor&quot; - &quot;2024&#039;te de deniz yolu taşımacılığının ihracatımızda lokomotif görevi göreceğini tahmin ediyoruz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/10/ihracatta-deniz-yolu-tercihi-degismedi-1696571978.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İhracatta, deniz, yolu, tercihi, değişmedi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Türkiye'de deniz yoluyla yapılan ihracat, navlun fiyatlarının da düşük seyrettiği bu yılın 8 ayında yaklaşık 93 milyar dolar oldu.</span></span></p>

<p><span><span>AA muhabirinin, Türkiye İstatistik Kurumu (<strong>TÜİK</strong>) verilerinden derlediği bilgilere göre, 2002 yılından sonraki ulaştırma politikalarıyla deniz yolu, ihracat için de önemli bir kanal oldu.</span></span></p>

<p><span><span>Bu yılın 8 ayında ihracat 164 milyar 793 milyon 509 bin dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu dönemde taşıma şekillerine göre ihracata bakıldığında, ilk sırayı 92 milyar 970 milyon 27 bin dolarla deniz yolu aldı.</span></span></p>

<p><span><span>Deniz yolunu, 54 milyar 688 milyon 670 bin dolarla kara yolu, 14 milyar 703 milyon 703 bin dolarla hava yolu, 1 milyar 398 milyon 245 bin dolar ihracat tutarı ile demir yolu izledi. Bu dönemde 1 milyar 32 milyon 864 bin dolarlık ihracat da diğer araçlarla gerçekleşti.</span></span></p>

<p><span><span>Önceki yıllarda da ihracatın büyük kısmı, deniz yoluyla gerçekleştirildi. Geçen yıl 254 milyar 169 milyon 748 bin dolarlık ihracatın 150 milyar 294 milyon 432 bin doları, 2021'de 225 milyar 214 milyon 458 bin dolarlık ihracatın 133 milyar 714 milyon 269 bin doları, 2020'de de 169 milyar 637 milyon 755 bin dolarlık ihracatın 100 milyar 907 milyon 927 bin doları deniz yoluyla yapıldı.</span></span></p>

<p><strong><span><span>- "Deniz yolu taşımacılığı ihracatımızda başat rol oynuyor"</span></span></strong></p>

<p><span><span>Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (<strong>UTİKAD</strong>) Yönetim Kurulu Başkanı Ayşem Ulusoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, deniz yolu taşımacılığının her zaman navlun avantajı nedeniyle daha verimli ve daha ihracatı destekleyici olduğunu belirterek, gelişen çevre teknolojisi sayesinde daha çevreci gemilerle karbon salımını en aza düşüren gemilerin dünyada sefere konulduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Bunun da deniz yolu taşımacılığının her zaman dünya ticaretinde ve Türkiye ihracatında önemli rol alacağını gösterdiğini dile getiren Ulusoy, "Deniz yolu taşımacılığı ağırlık ve değer olarak ülkemizin ihracatında başat rol oynuyor." diye konuştu.</span></span></p>

<p><strong><span><span>- "Navlunlarda çok ciddi artışlar beklemiyoruz"</span></span></strong></p>

<p><span><span>Akdeniz, Ege ve Marmara bölgelerindeki limanların büyük hacimli gemilerin uğrak noktası olduğuna dikkati çeken Ulusoy, ekonomik ve çevreci taşıma türü olan deniz yolunun, ihracatta rekabetçiliğe de katkı sağladığını bildirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Ulusoy, Avrupalı ithalatçıların güvenilir tedarikçi tercihinde Türkiye'nin öne çıkışının da ülkeyi avantajlı hale getirdiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span><span>"Deniz yolu navlunları da içinde bulunduğumuz dönemde düşük seyrediyor. Küresel ekonomide durgunlukla beraber deniz yolu tercih ediliyor. 2024'te de deniz yolu taşımacılığının ihracatımızda lokomotif görevi göreceğini tahmin ediyoruz. Navlunlarda çok ciddi artışlar beklemiyoruz, daha stabil, istikrarlı seyirle mevcut seviyeleri koruyacağını düşünüyoruz. Bu da ihracatçılarımız için bir fırsat. Ayrıca yeni Türkiye'den yeni seferlerle farklı ülke ve destinasyonlara birçok fırsatlar var. Bunları ihracatçılarımızın mutlaka değerlendirmesi gerekir."</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İslahiye ilçesinde Karasu Çayı&amp;apos;ndaki renk değişimi için inceleme başlatıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/islahiye-ilcesinde-karasu-cayindaki-renk-degisimi-icin-inceleme-baslatildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/islahiye-ilcesinde-karasu-cayindaki-renk-degisimi-icin-inceleme-baslatildi</guid>
<description><![CDATA[ Kaymakamlık açıklaması: - &quot;İlgili atık suyun akımı kesilmiş olup su ve ölü balık numuneleri incelemesi devam etmektedir&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/09/islahiye-ilcesinde-karasu-cayindaki-renk-degisimi-icin-inceleme-baslatildi-1695709867.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İslahiye, ilçesinde, Karasu, Çayındaki, renk, değişimi, için, inceleme, başlatıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>Gaziantep</strong>'in İslahiye ilçesindeki Tahtaköprü Barajı'nı besleyen <strong>Karasu Çayı</strong>'ndan akan suyun renk değiştirmesi ve balık ölümleriyle ilgili inceleme başlatıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tahtaköprü Barajı'nı besleyen Karasu Çayı'ndaki suyun kahverengileştiğini ve balık ölümlerini gören vatandaşlar durumu yetkililere bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20230925-32239043-32239042-ISLAHIYE_ILCESINDE_KARASU_CAYINDAKI_RENK_DEGISIMI_ICIN_INCELEME_BASLATILDI.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü çayda incelemede bulundu, sudan numune alındı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İnceleme sonuçlanana kadar çayda balık tutulması ve çevresinde hayvan otlatılması yasaklandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kaymakamlıktan yapılan açıklamada ise, balık ölümlerinin olduğu ve akarsuya atık su karıştığı yönünde ihbar geldiği belirtilerek, şunlar kaydedildi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Yapılan ihbar üzerine durum hakkında ekiplerimizce inceleme başlatılıp adli ve idari işlemler yapılmıştır. İlgili atık suyun akımı kesilmiş olup su ve ölü balık numuneleri incelemesi devam etmektedir."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hazar Denizi&amp;apos;nde Çekilme Endişesi Büyüyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/hazar-denizinde-cekilme-endisesi-buyuyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/hazar-denizinde-cekilme-endisesi-buyuyor</guid>
<description><![CDATA[ Sular çekildikçe limanlara yaklaşmanın zorlaşabileceği, su altı kayalarının açığa çıkmasıyla gemilerin geçişinde sorunlar çıkabileceği belirtiliyor - Uzmanlar, Hazar&#039;ın Aral Gölü&#039;nün yaşadığı sonucu yaşamaması için tüm kıyıdaş ülkelerin birlikte çözüm bulması gerektiği konusunda hemfikir ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/10/hazar-denizinde-cekilme-endisesi-buyuyor-1696197880.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hazar, Denizinde, Çekilme, Endişesi, Büyüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>"Enerji denizi" olarak bilinen <strong>Hazar Denizi</strong>'nde suyun çekilmesi, <strong>Azerbaycan</strong>'da transit deniz taşımacılığını etkileyebileceğinden dolayı endişeyle takip ediliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Anadolu Ajansının (<strong>AA</strong>) "Hazar'ın suyunun çekilmesi" ile ilgili iki bölümlük dosya haberinin ilk bölümünde AA muhabiri, Hazar'ın Azerbaycan kıyılarındaki durumunu ve Azerbaycanlı uzmanların görüşlerini derledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İklim değişiklikleri, küresel ısınma ve sıcaklığın her geçen yıl artması sonucu deniz ve göllerdeki su seviyesi azalıyor. Hazar Denizi gibi okyanuslara erişimi olmayan su havzaları, bu durumdan daha çok etkileniyor. Bu tip havzaların su seviyeleri, akan nehirler, yağmur suları ile su yüzeyinden buharlaşma arasındaki denge tarafından belirleniyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Azerbaycan'da Hazar Denizi'nde son yıllarda suyun çekildiği artık gözle görülebiliyor. Hazar'daki bu durumun, ekolojik dengenin yanında son dönemlerde giderek artan transit deniz taşımacılığını da etkileyebileceği belirtiliyor. Sular çekildikçe limanlara yaklaşmanın zorlaşabileceği, su altı kayalarının açığa çıkmasıyla gemilerin geçişinde ciddi sorunlar oluşabileceği ifade ediliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hazar Denizi'ne kıyıdaş ülkeler Rusya, İran, Kazakistan, Türkmenistan ve Azerbaycan'ın anlaşmasıyla son dönemde paylaşım sorunu büyük ölçüde ortadan kalktı. Şimdi de "enerji denizi" diye bilinen Hazar Denizi sularında yaşanan yoğun çekilme, endişeye neden oluyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Hazar'daki suyun çekilmesinde başlıca etken iklim değişikliği</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Uzmanlar, Hazar'ın Aral Gölü'nün yaşadığı sonucu yaşamaması için tüm kıyıdaş ülkelerin birlikte çözüm bulması gerektiği konusunda hemfikir.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Azerbaycan Ekoloji ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Rasim Settarzade, Hazar'ın suyunun belirli dönemlerde yükseldiğini, belirli dönemlerde ise çekildiğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Settarzade, Hazar'da 20. yüzyılın en düşük su seviyesinin 1977'de yaşandığını, bu dönemde okyanus seviyesinden 29 metre düşüş kaydedildiğini bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>1977-1995 yıllarında Hazar'da suyun 2,5 metre yükseldiğini belirten Settarzade, "1995'ten itibaren Hazar'ın suyunda azalma yaşanmaya başladı. 2005'ten sonra ise azalma düzenli hale geldi. Şimdi 1977'deki düzeye henüz ulaşmadı ama azalma devam ediyor." bilgisini paylaştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Settarzade, Hazar'ın suyunun çekilmesindeki başlıca etkenin iklim değişikliği olduğunu ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kıyıdaş ülkelerin tümünde Hazar'ın suyunun çekilmesinin gözle görülebildiğine, kıyılarda bazı adacıkların oluştuğuna dikkati çeken Settarzade, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Biz, Hazar'la ilgili tüm faaliyetlerimizi bu duruma adapte etmeliyiz. Dünyada bilim adamlarının farklı senaryoları var. Bazıları Hazar'ın suyunun artacağını, bazıları ise azalacağını öne sürüyor. Biz en kötüsüne hazırlıklı olmalıyız. Azerbaycan'ın girişimi ile kıyıdaş ülkelerin uzmanlarından oluşan çalışma grubu oluşturuldu. Gelecek ay bu çalışma grubu toplanacak. Bilimsel araştırmalarımızı birbirimizle paylaşmalı, her türlü senaryoya birlikte hazırlanmalıyız. Eğer kötü senaryolarla karşılaşmak istemiyorsak birlikte hareket etmeli ve birlikte çözüm üretmeliyiz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Settarzade, "Azalma devam edecekse bu, büyük gemilerin limanlara yanaşmasına da engel oluşturacak. Bu konuyu da iyi analiz edip önlemlerimizi almamız lazım." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Çekilmelerde antropojenik etkenlerin de büyük rolü var"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Azerbaycan Bilim ve Eğitim Bakanlığı Coğrafya Enstitüsü Ekolojik Coğrafya Bölümü Başkanı Doç. Dr. Enver Aliyev, Hazar Denizi'nin dünyanın okyanusla bağlantısı bulunmayan en büyük su havzası olduğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Aliyev, Hazar'ın yaklaşık 220 milyon yıl önce Mezozoik dönemde oluştuğunun bilindiğini, tüm bu süreçte zaman zaman suyun artması ve çekilmesi olayının yaşandığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bakü'nün tarihi sembollerinden Kız Kalesi'nin bir zamanlar Hazar Denizi'nin içinde bulunduğunun bilindiğini kaydeden Aliyev, "Son dönemlerde yaşanan çekilmelerde antropojenik etkenlerin de büyük rolü var. Hazar'ın su kaynağının yüzde 85'i Volga Nehri'nden karşılanıyor. Volga üzerine inşa edilen barajlar ve suyun tarımda kullanılması, Hazar'ın suyunun azalmasına neden oluyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Aliyev, Hazar'ın suyunun çekilmesi hususunda çok da kötümser olmadığını belirterek, şunları dile getirdi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"İklim bilimciler, bölgede yağmur oranının artacağını öngörüyor. Böyle olursa Hazar'ın su düzeyi eski haline dönecektir fakat insanoğlu burada çok dikkatli olmalıdır. Doğa yanlış yapmaz, yanlışı insan yapar. Hazar'ın suyunun çekilmesinin zararları olabileceği gibi, suyunun artmasının da zararları vardır. Olası bütün konuları kıyıdaş ülkelerin bilim insanları ortak akılla çözmeliler fakat bunu çok dikkatli ve acele etmeden yapmaları lazım. Milyonlarca yıllık tarihe sahip bir coğrafi oluşuma onun tarihi bilinmeden yapılacak tüm müdahaleler, kötü sonuçlar doğurabilir."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Açık deniz karakol gemileri ile Türkiye&amp;apos;de ilklere imza atıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/acik-deniz-karakol-gemileri-ile-turkiyede-ilklere-imza-atildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/acik-deniz-karakol-gemileri-ile-turkiyede-ilklere-imza-atildi</guid>
<description><![CDATA[ ASFAT ana yükleniciliğinde gerçekleştirilen Açık Deniz Karakol Gemisi Projesi, Türk savunma sanayisi açısından bir dizi ilki barındırıyor - Proje iddialı takvimi, aynı anda 2 geminin denize indirilmesi, ana tahrik sistemindeki elektrik tahrik alternatifi, mega blok inşa yöntemi, ilk defa bir savaş gemisi pervanesinin testlerinin Türk laboratuvarlarında yapılması gibi yenilikçi özelliklere sahip bulunuyor ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/09/acik-deniz-karakol-gemileri-ile-turkiyede-ilklere-imza-atildi-1695651732.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Açık, deniz, karakol, gemileri, ile, Türkiyede, ilklere, imza, atıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Türkiye'nin denizlerdeki hak ve menfaatlerini etkin şekilde korumak amacıyla yürütülen <strong>Açık Deniz Karakol Gemisi Projesi</strong>, Türk savunma sanayisi açısından ilkleri barındırıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Proje kapsamında inşa edilmesi hedeflenen 10 gemiden ilk ikisi Askeri Fabrika ve Tersane İşletme Anonim Şirketi (<strong>ASFAT</strong>) ana yükleniciliğinde İstanbul Tersanesi Komutanlığında inşa ediliyor. <strong>TCG AKHİSAR</strong> ve <strong>TCG KOÇHİSAR</strong> gemileri, ilk sac kesiminden sadece 17 ay sonra ileri seviyede donatılmış ve en kısa sürede liman kabul testlerine başlayacak şekilde birlikte denize indirildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Aynı kızakta bu kadar kısa sürede ve bu seviyede 2 geminin birden denize indirilmiş olması Türk savunma sanayisi için bir ilk özelliği taşıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İnşa edilen gemiler, istihbarat gözetleme ve keşif, arama kurtarma, terörizmle mücadele, denizde denetim harekatı, deniz özel harekatı temel görevlerini icra edecek. İkincil görevler olarak deniz hava harekatı, elektronik ve akustik harp, kara bombardımanı, asimetrik tehditlere karşı savunma, deniz nakliyatının korunması, amfibi harekat kapsamında destek ve eğitim faaliyetleri gerçekleştirilecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>ASFAT Deniz Programları Direktörü<strong> Emre Koray Gençsoy</strong>, AA muhabirine yaptığı açıklamada, HİSAR sınıfı açık deniz karakol gemilerinin ilk ikisinin aynı anda denize indirilmesinin arkasında çok büyük çaba ve emek olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bu çok büyük bir olay, çok kolay görülebilecek bir şey değil." diyen Gençsoy, bu 2 geminin yanı sıra Türkiye ve Pakistan'da aynı anda 7 deniz platformunun inşasını gerçekleştirdiklerini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu projeleri eş zamanlı yürütmenin çok detaylı planlama gerektirdiğini, bazı risklerin belirlenmesine, o risklere göre hareket etmeye ve karşılaşılan problemleri çözmek için çok esnek bir yapıya ihtiyaç bulunduğunu dile getiren Gençsoy, Açık Deniz Karakol Gemisi Projesi'nin birçok ilk barındırdığını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz Kuvvetlerinin ihtiyacı doğrultusunda çok hızlı bir kontrat süreci yürütüldüğünü ve 2 ayda tamamlandığını anlatan Gençsoy, kontrat aşamasında <strong>ASFAT</strong>'ın önerisiyle projeye elektrik tahrikli motorlar eklendiğini bildirdi. Gençsoy, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Böylece gemiler elektrikle tahrik yapabilecek hale getirildi. Bu bizim açımızdan bir ilk. Projenin üretim süresi sadece 26 ay. Bu oldukça kısa bir süre. Savunma sanayimiz için deniz platformlarında bu boyuttaki kompleks platformları için gerçekten çok önemli bir hedef. Bu da bir ilk. Gemiye baktığınız zaman <strong>MİLGEM</strong>'i görüyorsunuz ama analizler baştan yapılarak daha hafifletilmiş bir gemi. Pervane sistemleri, şaft sistemleri değiştirilmiş bir gemi. Hatta burada da bir ilk var. Pervanelerimizin tüm analizleri, su altı gürültüsünden tutun da izine kadar bütün analizleri Türkiye'de, İstanbul Teknik Üniversitesi'ndeki laboratuvarlarda yapıldı. Pervane üreticisiyle karşılıklı teyitleşilerek ilerlendi. Bu da proje açısından bir ilk.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu aşamaya gelmesinden önce kızağa konurken yine sürenin azlığından kaynaklanan ihtiyaca binaen yapılmış bazı ilkler var. Bu da mesela 3 blok bir araya getirilerek bir mega blok oluşturuldu. Sadece çelik bir bloktan değil ileri seviyede donatılmış bloklardan bahsediyorum. Bu da hem savunma sanayimiz için önemli bir aşamaydı hem de bizim için bir gurur kaynağıydı. Bir başka ilk de 2 geminin birlikte denize indirilmesi. Bu çok karşılaşılan bir şey değil. ASFAT'ın diğer paydaşlarımızla ne kadar iyi organize olabildiğini, ne kadar esnek davranabildiğini gösteriyor. Bu gemi şu anda elektrik vermeye hazır. Gerçekten çok ileri seviyede donatılmış gemiler bunlar. Bunu başarmak profesyonel bir ekip, güçlü bir takım ruhu, esneklik ve dinamizmle oluyor."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Ambargolar yerli çözümlerle aşıldı</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Yurt dışından temin edilen sistemlerde üstü kapalı ambargolar ya da projenin geciktirilmesine yönelik bazı durumlar yaşanabildiğine değinen Gençsoy, risk olabilecek sistemlerle ilgili alt yüklenici firmalarla alternatif çalışmalar yürütüldüğünü, en ileri seviyedeki firmalarla sözleşmeler yapıldığını ve sistemlerin dar takvime rağmen yerlileştirilerek gemilere yetiştirildiğini söyledi. Emre Koray Gençsoy, "Hatta gururla söyleyebilirim şu anda sistemler geminin üzerinde kurulu vaziyette. Gemiler elektrik vermeye hazır vaziyette, iner inmez liman kabul testlerine başlamaya hazır. Eksik ekipmanımız kalmayacak şekilde projeyi bu noktaya getirdik." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Yerinde hazır" konsepti ile inşa edildiler</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Projede ayrıca yeni geliştirilmekte olan milli silah ve sensör sistemlerinin sonradan entegre edilmesine olanak sağlayacak "yerinde hazır" konseptinin kullanıldığına işaret eden Gençsoy, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Normalde gördüğünüz bir karakol gemisi ama ağır silahlı bir gemi. Bu gemide sonar, hava savunma füzeleri, top, satıhtan satıha füzelerimiz var. Silah yükü ağır bir gemi. Gemi dizayn edilirken, yani enerji kapasitesi, soğutma, ısıtma kapasiteleri, elektrik kablo yolları, boru sistemleri dizayn edilirken bütün bu sistemler gemin üzerindeymiş gibi düzenledi. Bu söylerken kolay, yaparken zor bir şey."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- ASFAT diğer gemiler için de göreve hazır</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Emre Koray Gençsoy, <strong>Açık Deniz Karakol Gemisi Projesi</strong>'nin toplamda 10 gemiden oluştuğunu ve <strong>AFSAT</strong>'ın yükümlülüğünün ilk ikisini yapmak olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bunun yanında <strong>ASFAT</strong>'ın projenin diğer varyantlar için 4 farklı opsiyonu gerekli mercilere ilettiğini bildiren Gençsoy, bunlar arasında ağır silahlı, hava savunma görevi yerine getirebilecek platformlar bulunduğunu belirtti. Gençsoy, görev verilmesi halinde bu platformları da maliyet etkin ve kısa sürede yapabileceklerini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yerli motorlar &amp;quot;mavi vatan&amp;quot; görevine hazırlanıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/yerli-motorlar-mavi-vatan-goerevine-hazirlaniyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/yerli-motorlar-mavi-vatan-goerevine-hazirlaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Kara aracı için geliştirilen 600 beygirlik AZRA motorunu deniz araçlarında kullanılabilir hale getirmeye çalışan BMC Power, insansız deniz aracında yer alacak motoru ekim ayında tamamlayacak - Çekici botlar için üretimine başlanan motor da yıl sonunda platforma entegre edilecek - Üst güç grubundaki motorla yardımcı makina ihtiyacını karşılama çalışmalarını da ana tahrik motoru geliştirilmesi izleyecek ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/09/yerli-motorlar-mavi-vatan-gorevine-hazirlaniyor-1695074490.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yerli, motorlar, mavi, vatan, görevine, hazırlanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>Türk savunma sanayisinde</strong> kara araçları için geliştirilen motorların deniz koşullarına uyarlanan versiyonları "<strong>mavi vatanda</strong>" göreve başlamaya hazırlanıyor.</span></span></p>

<p><span><span><strong>BMC Power</strong>, Londra'da düzenlenen dünyanın önde gelen savunma sanayisi buluşmalarından Uluslararası Savunma ve Güvenlik Ekipmanları Fuarı'na (<strong>DSEI 2023</strong>) katıldı.</span></span></p>

<p><span><span>BMC Power Genel Müdürü <strong>Mustafa Kaval</strong>, burada AA muhabirinin şirketin deniz platformlarının güç grubu ihtiyacına cevap verebilmek amacıyla yürüttüğü projelere ilişkin sorularını yanıtladı.</span></span></p>

<p><span><span>Şirketin kuruluş misyonunun tedarik edilemeyen güç gruplarını yerli ve milli olarak geliştirmek ve üretmek olduğunu vurgulayan <strong>Kaval</strong>, burada da başlangıçta kara platformlarının esas alındığını söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Devam eden projelerinin temel olarak kara platformlarına yönelik olduğunu dile getiren Kaval, şöyle konuştu:</span></span></p>

<p><span><span>"Ama biz yaklaşık 1 yıldır deniz platformlarında da benzer bir ihtiyaç ve sıkıntının olduğunu değerlendirdiğimiz için deniz platformlarına nasıl çözüm üretebiliriz sorusuyla çalıştık. Buradaki çözümlere en kısa yoldan nasıl gidebilirizin üzerinde durduk. Bu kapsamda da mevcut bir motorumuzu ki bu 600 beygirlik <strong>AZRA </strong>motorumuz oldu. Motoru marinize ederek, yani deniz koşullarına uygun hale getirerek kullanma yolunu seçtik. Bu gideceğimiz yolda en kısa, pratik çözüm oluşturabileceğimiz yoldu. Bu anlamda Sefine Tersanesi ve <strong>ASELSAN'ın </strong>birlikte geliştirdiği <strong>MARLİN </strong>insansız bot projesinin güç gurubunu 600 beygirlik <strong>AZRA </strong>marin motorumuzla giderebilmek için birlikte çalışmalar gerçekleştirdik. Bu motorun prototipinin üretimi devam ediyor, ekim ayı gibi tamamlanacak. Yıl sonu gibi de Sefine Tersanemize bunu teslim edeceğiz ve insansız bota takılmış olacak. Proje öngördüğümüz şekilde başarıyla yürüyor."</span></span></p>

<p><strong><span><span>Botlardan ana tahrik makinasına</span></span></strong></p>

<p><span><span>Deniz Kuvvetlerinin ihtiyacına yönelik liman bölgesinde çekici botlar için aynı motoru kullanabildiklerini anlatan <strong>Kaval</strong>, "Çekici botlar için de motor üretimini başlattık. Motoru yıl sonunda çekici bota entegre etmeyi planlıyoruz. Bu 600 beygirle oluşturduğumuz çözüm." dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Deniz Kuvvetlerinde kullanılan ana ve yardımcı makinalar bulunduğunu belirten Kaval, yardımcı makinalar konusunu da çalıştıklarını söyledi. İşbir firmasının jeneratör setleri olarak Deniz Kuvvetlerine ürünler teslim ettiğini dile getiren <strong>Kaval</strong>, bunların motorlarını üretmek için de birlikte çalıştıklarını, yardımcı makina olarak çözümler geliştireceklerini bildirdi. <strong>Mustafa Kaval</strong>, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span><span>"Burada da biraz üst güç guruplarına çıktığımızda benzer bir çalışmayı mevcut yüksek güç gurubundaki motorlarımızla yapabilir miyiz diye baktık. Onun hazırlığını yapıyoruz. İlk örneği yardımcı makina olabilir ama ileride tabii ki ana tahrik sistemine de ihtiyacımız var. Bir üst güç gurubundaki motorumuzu da marinize edip kullanacağız ilk aşamada ama asıl hedefimiz tamamen Deniz Kuvvetlerimiz ve Sahil Güvenlik Komutanlığımızın ihtiyaçlarına yönelik bir ana tahrik motoru geliştirmek."</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Deniz Küreği Türkiye Şampiyonası, Kocaeli&amp;apos;de başladı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/deniz-kuregi-turkiye-sampiyonasi-kocaelide-basladi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/deniz-kuregi-turkiye-sampiyonasi-kocaelide-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Deniz Küreği Türkiye Şampiyonası, 31 kulüpten 645 sporcunun katılımıyla Kocaeli&#039;de başladı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/09/deniz-kuregi-turkiye-sampiyonasi-kocaelide-basladi-1694262873.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Deniz, Küreği, Türkiye, Şampiyonası, Kocaelide, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Kürek Federasyonu iş birliğiyle düzenlenen yarışların startı, Sekapark sahilinde verildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Şampiyonada 22 farklı kategoride mücadele eden 31 kulüpten 645 sporcu, 4 bin ve 6 bin metrelik parkurlarda kürek çekiyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yarın sona erecek yarışlarda, dereceye giren sporculara madalya ve çeşitli ödüller verilecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Erdek Körfezi&amp;apos;ndeki genç pinalar Marmara Denizi&amp;apos;nin ekosistemine umut oldu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/erdek-koerfezindeki-genc-pinalar-marmara-denizinin-ekosistemine-umut-oldu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/erdek-koerfezindeki-genc-pinalar-marmara-denizinin-ekosistemine-umut-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Sarı, Erdek Körfezi&#039;ndeki dalışlarında suyu temizleme özelliğiyle ekosistem için büyük öneme sahip genç pinalar tespit ettiklerini bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/09/erdek-korfezindeki-genc-pinalar-marmara-denizinin-ekosistemine-umut-oldu-1693992567.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Erdek, Körfezindeki, genç, pinalar, Marmara, Denizinin, ekosistemine, umut, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Prof. Dr. <strong>Sarı</strong>, gazetecilere, başta <strong>Erdek Körfezi </strong>olmak üzere<strong> Marmara Denizi</strong>'ne sık sık dalarak araştırmalar yaptıklarını söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Son dalışlarındaki izlenimlerini aktaran <strong>Sarı</strong>, "<strong>Marmara Denizi ve Erdek Körfezi</strong>'ndeki deniz suyu sıcaklıkları ağustos ayındaki gibi hala çok yüksek. Bu durum denizdeki canlıları olumsuz etkiliyor. Bu durum devam ederse denizde sıcağı seven türler çoğalır, ilk üremelerin yaşları ve boyları küçülür." dedi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Sarı</strong>, suyu temizleme özelliğine sahip bir midye çeşidi olan pinanın popülasyonunun artmasının, denizler için büyük öneme sahip olduğunu vurguladı.</span></span></p>

<p><span><span>Dalışlarında pinalara da rastladıklarını dile getiren <strong>Sarı</strong>, şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span><span>"Son dalışlarımız şunu gösterdi ki <strong>Erdek Körfezi</strong>'nde ileri derecede iyileşme var. Kurbağalıdere Plajı'nda yaptığımız dalışlarda 3 metre derinlikte, 1 metrekarelik alanda 6 yavru, genç pina bulunduğunu gördük. Bu yavru pinalar bize <strong>Erdek Körfezi</strong>'ndeki ekosistemin iyiye gittiğini gösteriyor. Çünkü pinalar, deniz suyundaki kirliliği arıtıyor. 1 pinanın, 1 saatte 6 litre suyu arıttığı biliniyor. Pinalar Akdeniz'de öldü, sadece Erdek Körfezi'nde yaşıyorlar."</span></span></p>

<p><span><span><strong>Sarı</strong>, <strong>1 Eylül</strong>'de başlayan av sezonuna ilişkin, halihazırda istavrit avının iyi göründüğünü, hamsi ve karidesin kötü başlamadığını ancak yakından takip edilmesi gerektiğini anlattı.</span></span></p>

<p><span><span>Bu sene palamudun çok olmayacağını öngördüğünü kaydeden <strong>Sarı</strong>, şöyle konuştu:</span></span></p>

<p><span><span>"Son 20 yıllık veriler ve son 5 yılın ortalamasına bakıldığında, denizlerimizdeki tüm türlerde türlerin azaldığını ve avcılığın geriye gittiğini görüyoruz. Geçen yıl tüm denizlerimizde 40 bin ton palamut avlandı. Avlanan bu palamutların Türkiye'deki yaş ortalaması 4 iken Yunanistan'da 6, İtalya'da ise 9 olduğunu görüyoruz. Yani biz, balıklara büyüme ve yaşlanma fırsatı tanımıyoruz. Balık stoklarımızı bilinçsizce tüketiyoruz."</span></span></p>

<p><span><span>Türkiye'nin en iyi denizcilik fakülteleri arasında yer aldıklarını vurgulayan <strong>Sarı</strong>, uluslararası projelere de katıldıklarını, vizyonlarını sürekli arttırdıklarını belirtti.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi</strong> programında bulunan 4'üncü bölümün de açıldığı bilgisini veren <strong>Sarı</strong>, Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği Bölümü'nün 2 Ekim'den itibaren İngilizce eğitime başlayacağını sözlerine ekledi.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye Deniz Küreği Şampiyonası, Kocaeli’de yapılacak</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turkiye-deniz-kuregi-sampiyonasi-kocaelide-yapilacak</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turkiye-deniz-kuregi-sampiyonasi-kocaelide-yapilacak</guid>
<description><![CDATA[ Sanmar Denizcilik Türkiye Deniz Küreği Şampiyonası, 9-10 Eylül tarihlerinde Kocaeli’de düzenlenecek. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/09/turkiye-deniz-kuregi-sampiyonasi-kocaelide-yapilacak-1693935898.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye, Deniz, Küreği, Şampiyonası, Kocaeli’de, yapılacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>Türkiye Kürek Federasyonu</strong>ndan yapılan açıklamaya göre, sezonun son yarışı olan şampiyona, İzmit ilçesindeki<strong> Sekapark Uçurtma Tepesi Sahili</strong>’nde gerçekleştirilecek.</span></span></p>

<p><span><span>Büyükler, 19 yaş altı, master yaş gruplarında yapılacak organizasyona 30 kulüp ve 645 sporcu katılacak.</span></span></p>

<p><span><span>Katılımcılar; erkekler, kadınlar ve karışık kategorilerindeki yarışlarda tek çifte, iki çifte ve dört çifte dümencili tekne sınıflarında madalya almak için mücadele edecek.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bitlis&amp;apos;te 80 dalgıç adayına eğitim veriliyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/bitliste-80-dalgic-adayina-egitim-veriliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/bitliste-80-dalgic-adayina-egitim-veriliyor</guid>
<description><![CDATA[ Bitlis&#039;in Adilcevaz ilçesinde açılan dalış okulunda bu yıl 80 dalgıç adayı eğitim alıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/09/bitliste-80-dalgic-adayina-egitim-veriliyor-1693825419.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bitliste, dalgıç, adayına, eğitim, veriliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Kaymakamlık öncülüğünde açılan Dalış Okulu ve Su Sporları Merkezi'ne gelen dalgıç adayları, teorik ve uygulamalı eğitim görüyor.</span></span></p>

<p><span><span>Arama kurtarma konularında da bilgilendirilen katılımcılar arasında başarılı olanlara bröveleri veriliyor.</span></span></p>

<p><span><span>Doğu Deniz Derneği Başkanı <strong>Cumali Birol</strong>, merkezde eğitimlerin devam ettiğini, hedeflerine her geçen gün daha da yaklaştıklarını söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Bu yıl 80 dalgıç yetiştirmeyi hedeflediklerini belirten <strong>Birol</strong>, "Depremden dolayı biraz geç kaldık ama geride değiliz. Burada yetiştirdiğimiz dalgıçlar su altı ve su üstü arama kurtarmada ve dalgıçlık noktasında eğitimlerini tamamlıyorlar." dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Türkiye Sualtı Sporları Federasyonuna bağlı dalış eğitmeni <strong>Deniz Konamlı </strong>da "Adaylara ilk olarak 1 yıldız dalış eğitimi veriyoruz. Bu eğitimin ardından 20 dalış yapan arkadaşlarımızla 2 yıldız eğitimleri için çalışmalara başlıyoruz. Süreç bu şekilde devam ediyor. Eğitimlerde başarılı olan arkadaşlarımıza brövelerini veriyoruz." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tunceli&amp;apos;de kaybolan kişi için arama çalışması başlatıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/tuncelide-kaybolan-kisi-icin-arama-calismasi-baslatildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/tuncelide-kaybolan-kisi-icin-arama-calismasi-baslatildi</guid>
<description><![CDATA[ Tunceli&#039;nin Çemişgezek ilçesinde teknesiyle balık tutmaya gidip kaybolan kişinin bulunması için arama çalışması başlatıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/09/tuncelide-kaybolan-kisi-icin-arama-calismasi-baslatildi-1693673170.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tuncelide, kaybolan, kişi, için, arama, çalışması, başlatıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>İlçeye bağlı <strong>Uzungöl</strong> köyünde ikamet eden <strong>Mehmet Ç,</strong> gece teknesi ile <strong>Keban Baraj Gölü</strong>'ne balık tutmaya gitti.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Mehmet Ç</strong>'nin eve gelmediğini gören yakınları, durumu jandarma ve sağlık ekiplerine bildirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Bölgede arama başlatan jandarma ile <strong>AFAD</strong> ekipleri, kayıp kişinin teknesini gölün ortasında buldu.</span></span></p>

<p><span><span>Ekiplerin, <strong>Mehmet Ç</strong>'yi bulmak için baraj gölü yüzeyinde ve su altında başlattığı çalışmalar devam ediyor.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İstanbul Boğazı&amp;apos;nda gemi trafiği çift yönlü askıya alındı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/istanbul-bogazinda-gemi-trafigi-cift-yoenlu-askiya-alindi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/istanbul-bogazinda-gemi-trafigi-cift-yoenlu-askiya-alindi</guid>
<description><![CDATA[ İstanbul Boğazı gemi trafiğinin Türkiye Açıkdeniz Yarış Spor Kulübü (TAYK) koordinatörlüğünde düzenlenen yat yarışları nedeniyle çift yönlü askıya alındığı bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/08/istanbul-bogazinda-gemi-trafigi-cift-yonlu-askiya-alindi-1693381984.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İstanbul, Boğazında, gemi, trafiği, çift, yönlü, askıya, alındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, "<strong>TAYK Trofesi Yat Yarışları</strong>" nedeniyle <strong>İstanbul Boğazı</strong> gemi trafiğinin saat 09.00'da çift yönlü askıya alındığı belirtildi.</span></span></p>

<p><span><span>Açıklamada, yerel deniz trafiğine ilgili bilgilendirmelerin yapıldığı kaydedildi.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sakarya&amp;apos;da dalga ve rip akıntısı nedeniyle denize girmek yasaklandı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/sakaryada-dalga-ve-rip-akintisi-nedeniyle-denize-girmek-yasaklandi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/sakaryada-dalga-ve-rip-akintisi-nedeniyle-denize-girmek-yasaklandi</guid>
<description><![CDATA[ Sakarya sahillerinde olumsuz koşullar nedeniyle denize girilmesine izin verilmiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/08/sakaryada-dalga-ve-rip-akintisi-nedeniyle-denize-girmek-yasaklandi-1693374374.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sakaryada, dalga, rip, akıntısı, nedeniyle, denize, girmek, yasaklandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Kentin <strong>Karadeniz'e </strong>kıyı ilçeleri <strong>Karasu </strong>ve <strong>Kocaali'nin </strong>sahil kesimlerinde 3 gündür dalga ve rip akıntısı etkili oluyor.</span></span></p>

<p><span><span>Olumsuz deniz şartları nedeniyle kaymakamlıklar tarafından alınan kararla 2 ilçede denize girilmesine müsaade edilmiyor.</span></span></p>

<p><span><span>Sahillerde bayrakları kırmızıya çeviren Büyükşehir Belediyesi cankurtaran ekipleri, sıcak hava nedeniyle sahillere gelen vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarıyor.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yalova&amp;apos;da dalgıç polislerin eğitim dalışında fark ettiği tarihi eserler denizden çıkarıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/yalovada-dalgic-polislerin-egitim-dalisinda-fark-ettigi-tarihi-eserler-denizden-cikarildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/yalovada-dalgic-polislerin-egitim-dalisinda-fark-ettigi-tarihi-eserler-denizden-cikarildi</guid>
<description><![CDATA[ Yalova&#039;da deniz polisinin Marmara Denizi açıklarında eğitim dalışı sırasında fark ettiği, 9 ila 13&#039;üncü yüzyıllara tarihlendirilen amfora ve ahşap parçalar ile balast taşları çıkarıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/08/yalovada-dalgic-polislerin-egitim-dalisinda-fark-ettigi-tarihi-eserler-denizden-cikarildi-1692733462.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yalovada, dalgıç, polislerin, eğitim, dalışında, fark, ettiği, tarihi, eserler, denizden, çıkarıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>İl Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü ekiplerinin eğitim çalışmalarında önceki yıllarda antik kent kalıntılarına rastlandı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Yalova Müze Müdürlüğü </strong>başkanlığında Bursa Uludağ Üniversitesi Sualtı Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. <strong>Serkan Gündüz</strong> koordinatörlüğünde dalgıç polisler ile Kocaeli Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu uzmanları bu alana dalış gerçekleştirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinesinde "<strong>Yalova Gazi 1 Batığı</strong>" adı verilen alanda yapılan çalışmalarda 9 ila 13'üncü yüzyıllarda ticarette yoğun olarak kullanılan günsenin (ganos) tip 1 formunda 10 amfora, ahşap parçaları ve akarsulardan çıkarılıp gemilerde kullanılan balast taşlarına ulaşıldı. Bu tarihi eserler, Deniz Limanı Şube Müdürlüğü önüne getirildi.</span></span></p>

<p><span><span>Yalova Valisi <strong>Hülya Kaya</strong>, AK Parti Yalova Milletvekili <strong>Meliha Akyol</strong>, Belediye Başkanı <strong>Mustafa Tutuk</strong>, İl Kültür ve Turizm Müdürü <strong>Ziya Karatekin</strong> ile İl Emniyet Müdürü <strong>Salih</strong> <strong>Gözüm</strong>'ün katıldığı programda, <strong>Doç. Dr. Gündüz</strong> eserler hakkında bilgi verdi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Vali Kaya</strong>, yaptığı açıklamada, "Bu tür buluşlar bizi ziyadesiyle memnun ediyor. Polisimize, üniversiteden hocalarımıza çok teşekkür ediyorum. Bu tür çalışmaları biz yakından destekliyoruz. Çünkü tarihe tutulan bir ışık burada yapılan çalışma." dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Milletvekili <strong>Akyol</strong> da bu tür çalışmalar ilerledikçe <strong>Yalova</strong> tarihinin aydınlatılmasına katkı sağlayacağını dile getirdi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Yalova</strong>'nın bir liman kenti olduğunu kaydeden Belediye Başkanı <strong>Tutuk</strong>, "Bunların çıkması da bizim için çok hoş. Tarihe ışık tutacak, belki de tarihin akışını değiştirecek bir iki bulgu varsa<strong> Yalova</strong>'mız için iyi ve hayırlı olacağını düşünüyorum." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span><span>Ekibiyle önceki yıllarda da önemli keşiflere imza atan Deniz Limanı Şube Müdürü <strong>Gökhan Çağlardere</strong> ise antik liman ve iskele kalıntılarına rastladıklarını, buralarda da çalışma yapıldığını belirtti.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Çağlardere, son buluntulara ilişkin şu bilgileri verdi:</span></span></strong></p>

<p><span><span>"Yaklaşık bir ay önce yapmış olduğumuz eğitim dalışı esnasında dalgıçlarımız bir iki obje gördü. Kuşkulandıklarını dile getirdiler. Daha sonra hep beraber dalış yaptığımızda su altında bir yapıyla karşılaştık. Bunun üzerine ilgili kurumlara haber verdik. Daha sonra da dalış yaptığımızda burada bir batık olduğu teyit edildi. Balast taşları, amforalar var. Ondan sonra tekrar bir kazı talebinde bulunuldu ve ilerleyen süreçte de çalışmalarımızı gerçekleştirdik."</span></span></p>

<p><span><span>Denizden çıkarılan eserler,<strong> Yalova Müze Müdürlüğü</strong> yetkililerine teslim edildi.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dr. Öğr. Üyesi Alkan: &amp;quot;Türkiye, deniz üstü rüzgar enerji santralleriyle hidrojen ihracatçısı bir ülke olabilir&amp;quot;</title>
<link>https://trafikdernegi.com/dr-ogr-uyesi-alkan-turkiye-deniz-ustu-ruzgar-enerji-santralleriyle-hidrojen-ihracatcisi-bir-ulke-olabilir</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/dr-ogr-uyesi-alkan-turkiye-deniz-ustu-ruzgar-enerji-santralleriyle-hidrojen-ihracatcisi-bir-ulke-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye&#039;nin 2053 &quot;net sıfır emisyon&quot; hedefleri doğrultusunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca geçen yılın sonunda yayımlanan Türkiye Ulusal Enerji Planı&#039;na göre, deniz üstü rüzgar enerjisinde 2035 yılına kadar 5 gigavatlık kapasiteye ulaşılması planlanıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/08/dr-ogr-uyesi-alkan-turkiye-deniz-ustu-ruzgar-enerji-santralleriyle-hidrojen-ihracatcisi-bir-ulke-olabilir-1692735856.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:14 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dr., Öğr., Üyesi, Alkan:, Türkiye, deniz, üstü, rüzgar, enerji, santralleriyle, hidrojen, ihracatçısı, bir, ülke, olabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi (<strong>BANÜ</strong>) Öğretim Üyesi ve Denizcilik Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi <strong>Sabri Alkan</strong>, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının deniz üstü rüzgar enerji santrali (<strong>RES</strong>) için aday Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları (<strong>YEKA</strong>) olarak ilan ettiği <strong>Erdek</strong> ve Bandırma körfezleri ile <strong>Gelibolu</strong> ve <strong>Bozcaada</strong> açıklarındaki bölgelerle ilgili açıklamalarda bulundu.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Alkan</strong>, AA muhabirine, Türkiye'nin denizde rüzgar enerji yoğunluğunun en yüksek olduğu sahaların <strong>Ege Denizi</strong>'nde bulunduğunu, Ege Denizi'ndeki kıta sahanlığı problemleri ve Marmara Bölgesi'nin lojistik ve diğer açılardan avantajlarının bulunması nedeniyle bu alanların bakanlık tarafından seçilmesinde etkili olduğunu düşündüğünü söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Ayrıca son dönemde koordinatörlüğünü Güney Marmara Kalkınma Ajansının (<strong>GMKA</strong>) üstlendiği, <strong>BANÜ'</strong>nün de paydaşları arasında yer aldığı 38 milyon avro bütçeli Türkiye'nin ilk yeşil hidrojen üretimi projesi olan < Kıyısı (<strong>South Marmara Hydrogen Shore - HYSouthMarmara</strong>) <strong>Ufuk Avrupa Projesinin</strong> de bu seçimde etkili olabileceğini dile getiren <strong>Alkan</strong>, "Deniz üstü rüzgar enerji santralleri bu kapsamda önemli bir yer tutacak ve gelişen hidrojen ekonomisiyle birleştirildiği takdirde ülkemizi hidrojen ihracatçısı bir ülke konumuna taşıyacaktır." dedi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>HYSouthMarmara Projesi </strong>kapsamında <strong>BANÜ</strong> Denizcilik Eğitim ve Uygulama Yerleşkesi'nde kurulması planlan Yeşil Deniz Endüstrisi <strong>AR-GE</strong>, Test ve Eğitim Merkezi’nin fizibilite çalışmasının da yakın zamanda başlayacağını anlatan <strong>Alkan</strong>, bu merkezde <strong>BANÜ</strong>, <strong>TÜBİTAK MAM</strong>, <strong>ETİ</strong> Maden ve Denizüstü Rüzgar Enerjisi Derneğinin paydaşlığında deniz üstü rüzgar ve hidrojen enerjisine yönelik teknisyen, tekniker ve mühendislerin yetiştirilmesinin planlandığını bildirdi.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Santral kurulabilecek alanlar saha analizleriyle tespit edilecek</span></span></strong></p>

<p><span><span><strong>Alkan</strong>, deniz üstü <strong>RES</strong>'lerin proje geliştirme aşamalarının oldukça kapsamlı ve titiz çalışmalar gerektirdiğine dikkati çekerek, bu projelerin teknik hazırlıklarının yanında sosyo-çevresel açıdan da detaylı şekilde incelendiğini belirtti.</span></span></p>

<p><span><span>Bu kapsamda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının teknik ve sosyo-çevresel değerlendirmelerin yapılması için <strong>YEKA</strong> ilan edilen alanları kapsayan iki ihaleye çıktığı, BANÜ'nün de buna katkı sunmak üzere niyet beyanında bulunduğunu bildiren Alkan, <strong>YEKA</strong> ilan edilen alanların tamamına santral kurulmayacağını, teknik, çevresel ve sosyal kısıt analizleri sonucunda ilan edilen <strong>YEKA</strong> alanlarının bir kısmına deniz üstü <strong>RES</strong> kurulabileceğini ifade etti.</span></span></p>

<p><span><span>Yapılacak analizlerde ilgili sahalardan alınacak meteorolojik ve oşinografik verilerle deniz habitatının hassas olduğu alanlar, kuş göç yolları, deprem fay hatları, deniz trafiği, balıkçılık alanları ve askeri sahalar gibi otuza yakın kriterin göz önünde bulundurulduktan sonra kesin alanların ortaya çıkacağını kaydeden <strong>Alkan</strong>, bu nedenle ilgili tüm paydaşların süreçlere aktif olarak dahil olmalarının deniz üstü rüzgar enerjisinin sağlıklı bir şekilde gelişimine katkı sağlayacağı değerlendirmesinde bulundu.</span></span></p>

<p><span><span>Dr. Öğr. Üyesi <strong>Sabri Alkan</strong>, <strong>GMKA</strong> ve <strong>BANÜ</strong>'nün <strong>Marmara Bölgesi</strong>'nde yeşil enerji geçişinin sağlanması için ortak çalışmalar yürüttüğünü, bu kapsamda <strong>HYSouthMarmara</strong> <strong>Projesi</strong>'ne entegre projelerle süreci ilerlettiklerini aktardı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>BANÜ</strong>'nün temiz enerjiye geçiş noktasında sorumluluk aldığınıdile getiren <strong>Alkan</strong>, deniz üstü rüzgar ve hidrojen enerjisi konularındaki çalışmaları dünya ülkelerinin gerisinde kalmadan bölgedeki tüm paydaşların çıkarlarını bilimsel ve etik ilkeleri gözeterek sürdüreceklerini sözlerine ekledi.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Denizlerdeki ısınma katil yosunun yayılma riskini artırıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/denizlerdeki-isinma-katil-yosunun-yayilma-riskini-artiriyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/denizlerdeki-isinma-katil-yosunun-yayilma-riskini-artiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Manisa Celal Bayar Üniversitesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Deniz Biyoloğu Prof. Dr. Ergün Taşkın: - &quot;Deniz suyu sıcaklığının ve denizlerdeki tuzluluğun artması nedeniyle artık Akdeniz ve ülkemiz kıyılarında tropikleşme başladı. Bu nedenle bu yabancı türler ve özellikle katil yosun kıyılarımızda çok daha rahat bir adaptasyona ve yayılış sürecine girmiş durumda&quot; - &quot;(Katil yosunla mücadele) Bizim yapabileceğimiz öncelikle balast kontrolü. Bir diğeri de özellikle Süveyş Kanalı çevresindeki diğer ülkelerle ortak bir mücadele üzerinde çalışmak ve yoğunlaşmak&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/denizlerdeki-isinma-katil-yosunun-yayilma-riskini-artiriyor-1717704955.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Denizlerdeki, ısınma, katil, yosunun, yayılma, riskini, artırıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>Manisa Celal Bayar Üniversitesi</strong> Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Deniz Biyoloğu<strong> Prof. Dr. Ergün Taşkın</strong>, deniz ekosistemine zarar veren katil yosunun tuzluluk, kirlilik ve iklim değişikliğine bağlı deniz suyu sıcaklıklarındaki artışın devamı halinde Türkiye'nin tüm kıyılarında görülebileceği uyarısında bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Caulerpa cinsi deniz yosunlarının dünyada 70’ten fazla türü bulunurken bunlardan biri olan Caulerpa taxifolia, deniz ekosistemine verdiği zarar nedeniyle katil yosun olarak adlandırılıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz tabanında yaşayan, 10-15 santimetre boyutundaki yosun türüyle ilgili AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Taşkın, katil yosunun Hint Pasifik kökenli, istilacı bir tür olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yayılmacı özelliği yüksek olan katil yosunun, deniz çayırı ve alglerin üzerini kaplayarak rahat bir şekilde yayılabildiğini kaydeden Taşkın, türün, gemicilik faaliyetleri sonucu Türkiye kıyılarına girdiğini, 0-40 metre arasında gözlemlendiğini aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Taşkın, "Habitat üzerinde doğrudan olumsuz etkisi var, yerli türlerin boşalttığı yerleri rahatlıkla kaplayabiliyor. Ayrıca hem diğer algler hem de deniz çayırları ve tabii balıkçılık faaliyetleri içerisinde oldukça olumsuz bir etkiye sahip. Alanı kaplaması ve olumsuz etkilemesi nedeniyle katil yosun adını almış." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Balık yumurtaları risk altında</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Katil yosunun Türkiye'de ilk olarak 2007'de İskenderun Körfezi'nde tespit edildiği bilgisini paylaşan Taşkın, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Daha sonrasında örneğin 2013 yılında Kıbrıs'ta yaptığım bir çalışmada karşıma çıkmıştı. 2013'ten itibaren batıya doğru yayılmaya başladı. İzmir kıyılarında görüldü daha sonrasında 2017-2018'lerde Antalya kıyılarında, 2022-2023 yılında Datça Bozburun taraflarında karşımıza çıktı ve en son 2022 yılında müsilaj olayından sonra Marmara Denizli'nde Paşa Limanı adasında küçük bir Posidonia oceanica çayırının içerisinde karşımıza çıktı. Artık 3 kıyımızda ve 3 denizimizde var yani Akdeniz, Ege ve Marmara Denizi'nde yayılış gösterdiğini söyleyebiliriz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkların, korunaklı bir alan sağladığı için, döllenmiş yumurtalarını özellikle deniz çayırlarının ve makroalglerin olduğu yerlere bıraktıklarını anlatan Taşkın, bu alanların katil yosunla kaplanması durumunda çayır ortamının ortadan kalktığını ve açık hedef haline gelen yumurtaların diğer avcılar tarafından tüketilmesi riski bulunduğunu ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Katil yosunun insanlara herhangi bir zararı olmadığına değinen Taşkın, "Bir çimi nasıl elleyebiliyorsak rahatlıkla elleyebileceğimiz canlılar bunlar. Biz bunları doğrudan ellerimizle topluyoruz, herhangi bir sıkıntısı yok. Zararı daha çok ekosisteme." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Sıcaklık artışı ekosistem açısından ciddi sorun"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>İlk olarak 1980'lerde Batı Akdeniz'de görülen katil yosunun yayılmasındaki en önemli nedenlerin, iklim değişikliğine bağlı olarak deniz suyu sıcaklığının, tuzluluğun ve kirliliğin artması olduğu tespitini paylaşan Taşkın, Gemlik Körfezi'nde yaptıkları çalışmada son 5 yıl içinde yüzey suyu sıcaklığında 5 dereceye yakın bir artış saptadıklarını, bu sıcaklık artışının deniz ekosistemi açısından ciddi bir sorun olduğunu dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Taşkın, deniz suyu sıcaklığı, tuzluluk ve kirlilikle ilgili göstergelerin bu şekilde devamı halinde, adaptasyon gücü yüksek olan katil yosunun, Türkiye'nin bütün kıyılarında görülebileceği değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz suyu sıcaklığının ve tuzluluk seviyesinin artması, aynı zamanda bu yabancı türün geldiği yerdekine benzer özelliklere sahip olması nedeniyle katil yosunun en çok Akdeniz'de görüldüğünü vurgulayan Taşkın, "İklim değişikliği karasal ekosistemi etkilediği gibi denizel ekosistemi de doğudan etkileyen bir değişim. Deniz suyu sıcaklığının ve denizlerdeki tuzluluğun artması nedeniyle artık Akdeniz ve ülkemiz kıyılarında tropikleşme başladı. Bu nedenle bu yabancı türler ve özellikle katil yosun kıyılarımızda çok daha rahat bir adaptasyona ve yayılış sürecine girmiş durumda." sözlerini sarf etti.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Ekonomik açıdan değerlendirilebilir"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Yabancı türlerle mücadelenin iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir rol oynadığını işaret eden Taşkın, katil yosunun yayılımını önleme konusunda şu tavsiyeleri paylaştı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bizim yapabileceğimiz öncelikle balast kontrolü. Bir diğeri de özellikle Süveyş Kanalı çevresindeki diğer ülkelerle ortak bir mücadele üzerinde çalışmak ve yoğunlaşmak. Bizim halk olarak elimizden gelebilecek şeyi söyleyeyim; özellikle bu Uzak Doğu'dan gelen ve akvaryuma aldığımız balık ve diğer canlı türlerinin suyunu gelişi güzel herhangi bir su ortamına, alıcı bir ortama bırakmamak. Bu deniz, göl ya da nehir olabilir çünkü Batı Akdeniz'deki katil yosunun yayılmasının sebebi aslında oradaki bir akvaryumdan suyun Akdeniz'e karışmasıydı."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Taşkın, alglerin kozmetik ve eczacılık başta olmak üzere pek çok farklı sektörde kullanıldığını ve katil yosunun da ekonomik açıdan değerlendirilebileceğini sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kocaeli&amp;apos;nin mavi bayraklı 9 plajından 7&amp;apos;si Karadeniz sahillerinde</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kocaelinin-mavi-bayrakli-9-plajindan-7si-karadeniz-sahillerinde</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kocaelinin-mavi-bayrakli-9-plajindan-7si-karadeniz-sahillerinde</guid>
<description><![CDATA[ Kocaeli&#039;de sahillerin korunmasına yönelik çalışmalarla, 7&#039;si Karadeniz&#039;in Kandıra, 2&#039;si Marmara Denizi&#039;nin Karamürsel kesimindeki 9 plaja mavi bayrak kazandırıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/kocaelinin-mavi-bayrakli-9-plajindan-7si-karadeniz-sahillerinde-1717702937.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kocaelinin, mavi, bayraklı, plajından, 7si, Karadeniz, sahillerinde</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İlk mavi bayrağı 2012'de Karamürsel Altınkemer Plajı ile alan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, aradan geçen yıllarda çevre yatırımlarıyla mavi bayraklı plaj sayısını artırdı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Son olarak geçen yıl mavi bayrak verilen Karamürsel ilçesindeki Ereğli Kumyalı Plajı, kentte bu ünvana sahip 9. plajı oldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Su sporlarının yapıldığı konuma getirilen kentte, Marmara Denizi'nin Karamürsel bölümünde 2, Karadeniz'in Kandıra sahillerinde 7 plajda mavi bayrak dalgalanıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mavi bayraklı Miço Koyu ile Kerpe, Cebeci, Kumcağız, Bağırganlı, Kovanağzı, Seyrek, Karamürsel Altınkemer ve Ereğli Kumyalı plajları, yaz sezonunda tatilcilerin uğrak noktası oluyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Kentteki 24 plajdan 9'u mavi bayraklı"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Mesut Önem, mavi bayrağın, gerekli standartları taşıyan nitelikli plaj, marina ve yatlara verilen uluslararası bir çevre ödülü olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mavi bayrağın, temiz, bakımlı, donanımlı, güvenli bir çevrenin sembolü, ayrıca uluslararası alanda ve turizm sektöründe en çok bilinen ödüllerden olduğunu belirten Önem, mavi bayraklı plajlar açısından Türkiye'nin dünyada 3. sırada yer aldığını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kentteki 24 plajdan 9'nun mavi bayraklı olduğunu aktaran Önem, "İzmit Körfezi'nin temizlenmesi için yaptığımız çalışmaların meyvesi aslında. Her geçen yıl mavi bayraklı plaj sayısını artırarak, aldığımız tüm ödüllerin sürdürülebilirliğini sağlayarak 9 rakamına ulaştık." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mavi bayrak ödülünün, plajlarda son 4 yıl boyunca alınan deniz suyu numunelerinin değerlendirilmesi sonucu verildiğini bildiren Önem, kentte mavi bayrak için gerekli 33 kriterin yerine getirilmesinin önemli olduğunu vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Önem, Büyükşehir Belediyesinin olaya her zaman bütüncül baktığının altını çizerek, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"İzmit Körfezi'nde bir başarı hikayesi olduğu açıkça görülüyor. Bu ödüller bunun bir göstergesi. Mavi bayraklı plaj başvurusundaki süreç çok önemli. Hem çevre denetimleri hem de deniz çöpleriyle mücadelemiz, TÜBİTAK MAM ile yaptığımız bilimsel su kalitesi izleme konusu ve İzmit Körfezi'nde yaptığımız birçok farkındalık ve bilinçlendirme faaliyetleri sonucunda aslında bu başarı hikayesini oluşturduk. Bunun sonucunda İzmit Körfezi ve halkı ödüllendirildi."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Mavi bayrak, uluslararası bir etiket"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Kocaeli'deki mavi bayraklı plajların yoğun ilgi gördüğünü dile getiren Önem, kente gelenlerin cep telefonu uygulaması sayesinde en yakın mavi bayraklı plaja kolayca ulaşabildiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Önem, Kandıra ilçesindeki Karadeniz sahillerinde bulunan 11 yüzme alanından 7'sinin mavi bayraklı olduğunu aktararak, şu ifadeleri kullandı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bu çok önemli bir başarı. Karadeniz'i düşündüğümüz zaman, sahilleri, koyları, doğal güzelliği, su kalitesi açısından çok önemli. Mavi bayrağın en önemli şartlarından biri, yüzme suyu kalitesinin yakalanması. O bölgede atık suyla ilgili gerekli altyapının, gerekli arıtma tesislerinin olduğunun da bir göstergesi. Arıtma yapılıyor ve mavi bayraklı plajların olduğu yerde bir damla atık su bırakılmıyor. Bu açıdan da çok önemli. Mavi bayrak, uluslararası bir etiket. Kocaeli için de önemli. Ülkemizdeki 20 şehirden biriyiz, 567 plajın 9'u da Kocaeli'de bulunuyor."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye&amp;apos;den Posidonia Gemicilik Fuarı&amp;apos;na geniş katılım</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turkiyeden-posidonia-gemicilik-fuarina-genis-katilim</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turkiyeden-posidonia-gemicilik-fuarina-genis-katilim</guid>
<description><![CDATA[ Yunanistan&#039;ın başkenti Atina&#039;da düzenlenen Posidonia Uluslararası Gemicilik Fuarı&#039;na Türkiye&#039;den çok sayıda Türk firması katılım sağladı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/turkiyeden-posidonia-gemicilik-fuarina-genis-katilim-1717706221.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türkiyeden, Posidonia, Gemicilik, Fuarına, geniş, katılım</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>Atina</strong>'da iki yılda bir düzenlenen ve dünyanın dört bir yanından gemicilik sektörünün önde gelen firmalarını bir araya getiren fuarda Türkiye, hem milli katılımla hem de şirketler bazındaki bireysel katılımla temsil edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ticaret Bakanlığı koordinasyonuyla Gemi, Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliğinin (<strong>GYHİB</strong>) organizasyonunda kurulan 400 metrekarelik Türkiye'ye ait pavilyonda 14 Türk şirketi yer aldı. Bireysel katılımlarla birlikte fuara katılan Türk firması sayısı 69 oldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türk firmalarını fuarda ziyaret eden Türkiye'nin Atina Büyükelçisi Çağatay Erciyes ile Yunanistan Denizcilik ve Ada Politikaları Bakanı Hristos Stilyanidis, kısa bir sohbet gerçekleştirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Fuar kapsamında <strong>İMEAK DTO</strong>'nun organize ettiği "<strong>Türk Denizcilik Sektörü</strong>" resepsiyonunda ise dünyanın dört bir yanından gelen sektör temsilcileri bir araya geldi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Büyükelçi Erciyes, fuardaki Türk katılımını AA muhabirine değerlendirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Posidonia Fuarı'nın dünyada denizcilik alanında düzenlenen en önemli fuarlardan biri olduğunu vurgulayan Erciyes, iki yılda bir Atina'da düzenlenen fuara Türkiye'den bugüne kadarki en yüksek katılım sağlandığını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Erciyes, , Türkiye'nin özellikle son 20 yılda denizcilik sektöründe çok büyük ilerlemeler kaydettiğini hatırlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye'nin deniz ticaret filosunun dünyada 12'inci sırada olduğunu belirten Erciyes, "Özellikle gemi inşa sektöründe de Türkiye önde gelen ülkeler arasında. Özellikle römorkor ve özel tip gemilerde. Dolayısıyla bu fuara katılım çok önemli. Ülkemizin denizcilik sektörünün tanıtımına katkıda bulunacaktır. Yunanistan'la ikili ilişkilerimize ve 10 milyar dolarlık ikili ticaret hacmi hedefimize önemli katkıda bulunacağını düşünüyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Katılımcılardan, Gemi Yat ve Hizmetleri İhracatçıları Birliği (<strong>GYHİB</strong>) Başkanı Cem Seven ise Posedonia Gemicilik Fuarı'nın Türkiye ve Yunanistan arasındaki ikili ilişkilerin gelişmesinde önemli bir araç olduğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Seven, "Ülkemiz gemi ve yat imalatında ve ihracatında dünyada önemli bir yere sahip. Türkiye'nin özel maksatlı, özel yapım gemi statüsünde saydığımız römorkörlerde 2023 dünya şampiyonluğu var. Balıkçı teknelerinde de keza Türkiye dünya şampiyonu olmuştur. Özel maksatlı gemilerde hakikaten ülkemiz ön sıralarda yer alıyor." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Fuarda temsil edilen Türk firmalarının sektördeki Yunan firmalarla da iyi ilişkilere sahip olduğunu ifade eden Seven, Türkiye'nin Yunanistan'a denizle ilgili ekipman ihracat ettiğini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Denize sızan petrol ekosisteme zarar vermeyen yöntemlerle temizlenecek</title>
<link>https://trafikdernegi.com/denize-sizan-petrol-ekosisteme-zarar-vermeyen-yoentemlerle-temizlenecek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/denize-sizan-petrol-ekosisteme-zarar-vermeyen-yoentemlerle-temizlenecek</guid>
<description><![CDATA[ TÜBİTAK ile Azerbaycan Ulusal Bilimler Akademisi işbirliğinde geliştirilen projeyle, çeşitli nedenlerle denize sızan petrolün çevreye zarar vermeden temizlenmesi hedefleniyor - Proje yürütücüsü ve İTÜ Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Duygu Ağaoğulları: - &quot;Diğer yöntemlerle, özellikle sadece mikroorganizma ekme yöntemiyle kıyasladığımızda, bundan 4 ya da 8 kat daha faydalı bir sistem olduğu şimdiye kadar yapılan araştırmalarla ispatlandı. Yani biz en az 4 kat daha hızlı, daha geri dönüştürülebilir bir sistem yaratmak istiyoruz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/denize-sizan-petrol-ekosisteme-zarar-vermeyen-yontemlerle-temizlenecek-1716445078.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Denize, sızan, petrol, ekosisteme, zarar, vermeyen, yöntemlerle, temizlenecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İstanbul Teknik Üniversitesi (<strong>İTÜ</strong>) Kimya-Metalurji Fakültesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. <strong>Duygu Ağaoğulları</strong>, çeşitli nedenlerle denize ve bazı durumlarda toprağa karışan petrolü ekosisteme zarar vermeden temizleyecek alternatif bir yöntem üzerinde çalıştıklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Günümüzde önemli çevre problemlerinden biri olan petrol ve petrol türevlerinin oluşturduğu kirlilik, patlama sonucu petrolün etrafa saçılması, yükleme veya boşaltım esnasında tankerlerden sızma ve atık petrol ürünlerinin çevreye dağılmasıyla meydana gelebiliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu kirliliği temizlemek için başvurulan yöntemlerin çevre açısından bazı dezavantajları bulunuyor. Bu dezavantajları ortadan kaldırmak için bilim insanları, petrolü toprak ve deniz suyundan arındıracak nanoteknolojik ve biyolojik yöntemler üzerinde yoğunlaşıyor. Bunlardan biri de canlı mikroorganizmaların kullanıldığı biyoremediasyon yöntemi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye'de bu kapsamda TÜBİTAK ile Azerbaycan Ulusal Bilimler Akademisi (ANAS) arasındaki ikili işbirliği çerçevesinde yayımlanan AR-GE projeleri çağrısı kapsamında ve SOCAR Enerji Ticaret A.Ş. ortaklığıyla "Petrol Atıklarpı ile Kirlenmiş Deniz Suyunun ve Toprağın Mikroorganizma Yüklenmiş Çekirdek/Kabuk Tipi Manyetik Nanopartiküller Kullanılarak Nanoteknoloji ile Geliştirilmiş Biyoremediasyon ile Temizlenmesi" başlıklı bir proje yürütülüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/091.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Projenin ANAS tarafında Katkı Maddeleri Kimya Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Parvin Mammodva, TÜBİTAK tarafında ise İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Kimya- Metalurji Fakültesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Duygu Ağaoğulları yürütücü olarak görev yapıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Ağaoğulları, petrolle kirlenmiş deniz suyunun ve toprağın, manyetik nanopartiküller ve mikroorganizma ekme yöntemiyle verimli bir şekilde temizlenmesini sağlayacak bir yöntem tasarlamayı amaçladıklarını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ağaoğulları, hem doğal olarak mikroorganizmaları kullanarak biyoremediasyon yaptıklarını hem de 1 ile 100 nanometre arasında bulunan nanopartikülleri bu sistemle kombine ederek deniz suyundaki petrolün küçük moleküllere parçalanmasını sağladıklarını, mıknatıslama tekniğiyle de parçalanmış moleküllerin deniz yüzeyinden hızlıca toplanarak çok daha hızlı ve geri dönüşümlü olarak kullanılabildiği bir yöntem geliştirdiklerini belirtti.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Petrolün zararını sadece denizde değil tüm ekosistemde görüyoruz"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Gemi kazaları, arızalar veya sızıntılar nedeniyle her yıl yüksek miktarda petrolün denizlere karıştığına dikkati çeken Doç. Dr. Ağaoğulları, bu durumun ekosisteme etkileri hakkında şu tespitleri paylaştı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Ekolojik olarak baktığımızda zaten petrol sızıntıları, planktondan eklem bacaklılara, süngerlerden istiridyelere ve kabuklulara kadar pek çok canlıya zarar veriyor. Sadece bu değil tabii ki turizm, balıkçılık gibi pek çok faaliyet alanına da zarar veriyor. Bunun yanı sıra yine petrolün toprağa ve kumsallara doğru yayıldıktan sonra kuşlar ve farklı canlılar tarafından taşınmasıyla bu durum tarımsal faaliyetleri de olumsuz etkiliyor. Yani bir bitkisel alanın döllenme, tohumlanma, meyvelenme aşamalarına ve çiftlik hayvanlarına kadar zarar verebiliyor. Dolayısıyla biz petrolün vermiş olduğu zararları sadece denizde değil, denizden çok daha farklı bölgelerde tüm ekosistemde görüyoruz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Projede geldikleri aşamada, çevreye ve insan sağlığına zararsız olduğu kanıtlanan demir bazlı nanopartiküllerin üretimlerini gerçekleştirdiklerini ve her bir nanopartikülün manyetik alan özelliklerinin azalmasını engellemek için etraflarını doğayla uyumlu, farklı koruyucu tabakalarla kapladıklarını bildiren Ağaoğulları, bundan sonraki süreçte mikroorganizmaları partikül yüzeylerine tutturup alınmış örnekler üzerinde çalışılabilme potansiyellerini belirleyeceklerini aktardı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "En az 4 kat daha hızlı bir sistem yaratmak istiyoruz"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Halihazırda kullanılan yöntemlerde, petrolün sızdığı alanın, denizde yüzen bariyer ya da çit ile çevrelenerek daha fazla yayılmasının önlendiğini, sonrasında petrolün vakumlu iş makineleri ya da kepçelerle denizden temizlendiğini veya sızıntı olan alanda kimyasal maddeler kullanılarak sudan ayrıştırıldığını, kirliliğe yol açan petrol miktarı az ise yakılarak bertaraf edildiğini anlatan Ağaoğulları, bu yöntemlerle, üzerinde çalıştıkları sistemi kıyaslayarak şunları söyledi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bunların hepsinde aslında belli başlı dezavantajlar mevcut. Mesela yakma yönteminde uçucu bileşikler bulutlar tarafından emilebiliyor, daha sonra yağmur ile birlikte tarım alanlarına, çiftlik hayvanlarına zarar verebiliyor ya da absorban kimyasal dağıtıcılar ile emülsiye edilen sistemler kullandığınızda bu sefer denizi ya da toprağı kimyasal ile tanıştırmış oluyorsunuz. Tanıştırdığımız her bir kimyasal hem denizde hem toprakta diğer mikroorganizmalar tarafından absorbe ediliyor ve sonuç itibarıyla mikroorganizmaların yaşamsal alanına zarar veriyor. Bizim projemizde ise amaç, manyetik nanopartikülleri kullanarak tekrarlı bir sistem oluşturmak. Yani bir kere kimyasal sistemi kullanıp onu bertaraf etmek değil tekrarlı olarak çevrimsel ve sürekli bir sistem oluşturmak. Manyetik nanopartiküllerin üzerine mikroorganizmaları yükleyerek de daha doğal bir ayrım oluşturup bunu mıknatıs ile toparlamak."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mevcut yöntemlerle temizleme yapıldığında ekosistemin uzun yıllar toparlanamadığını, üzerinde çalıştıkları alternatif yöntem ile ekosistemin çok kısa bir sürede iyileşebileceği öngörüsünde bulunan Ağaoğulları, "Diğer yöntemlerle, özellikle sadece mikroorganizma ekme yöntemiyle kıyasladığımızda, bundan 4 ya da 8 kat daha faydalı bir sistem olduğu şimdiye kadar yapılan araştırmalarla ispatlandı. Yani biz en az 4 kat daha hızlı, daha geri dönüştürülebilir bir sistem yaratmak istiyoruz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Sistemi 2 yıl sonra tamamen ispatlamayı hedefliyoruz"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Meksika Körfezi'nde 2010'da bir İngiliz şirketinin petrol çıkarma faaliyeti sırasında yaklaşık 500 bin ton petrolün denize sızdığını ve bu sızıntının körfez ekosistemine büyük zararlar verdiğini hatırlatan Ağaoğulları, sızıntının etkilerinin hala gözlemlendiğini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Azerbaycan ve Türkiye'nin iki kardeş ülke olarak petrol kirliliğinin bertarafı için alternatif bir yöntem oluşturma konusundaki ortak çabasının önemine değinen Ağaoğulları, konuşmasını şöyle tamamladı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Petrolle kirlenmiş<strong> deniz</strong> suyu ve toprak örneklerini alıp manyetik nanopartiküllerle tanıştırdıktan sonra tekrarlı kullanımları ve verimliliği üzerine birçok deneme gerçekleştireceğiz. Bunu da yine Azerbaycan'da bulunan Katkı Maddeleri Kimya Enstitüsü ile birlikte yapacağız. Partiküllerin mikroorganizmalarla kombine olduğu ve verimliliğinin de yüksek bir şekilde elde edilebildiği bir sistemi 2 yıl sonra tamamıyla ispatlamış olmayı hedefliyoruz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Nesli tehlike altında olan Acıgöl dişli sazancığı suyla buluşturuldu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/nesli-tehlike-altinda-olan-acigoel-disli-sazancigi-suyla-bulusturuldu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/nesli-tehlike-altinda-olan-acigoel-disli-sazancigi-suyla-bulusturuldu</guid>
<description><![CDATA[ TAGEM Genel Müdürü Mustafa Altuğ Atalay: - &quot;Nesillerin devamı için de gerekli gayreti göstereceğiz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/nesli-tehlike-altinda-olan-acigol-disli-sazancigi-suyla-bulusturuldu-1716455340.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Nesli, tehlike, altında, olan, Acıgöl, dişli, sazancığı, suyla, buluşturuldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Nesli tehlike altında olan endemik balık türü Acıgöl dişli sazancığı, törenle Hacettepe Üniversitesi'ndeki Beytepe Göleti'ne bırakıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü dolayısıyla organize edilen etkinlik, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (<strong>TAGEM</strong>), Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü (<strong>BSGM</strong>) ve Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü işbirliğiyle düzenlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>TAGEM Genel Müdürü <strong>Mustafa Altuğ Atalay</strong>, törendeki konuşmasında, boyut olarak çok küçük olmasına karşın biyolojik olarak çok büyük bir önem taşıyan bir türün, doğala yakın bir ortamda neslinin devamını sağlayacak adımlar atıldığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çalışmanın Türkiye'de ilk olduğunu dile getiren Atalay, bu tür balıkları en fazla tehdit eden unsurlardan birinin hatalı balıklandırma ve tür taşımaları olduğunu ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Atalay, "Burada Türkiye'deki hatta dünyadaki en önemli tür taşımalarından bir tanesini gerçekleştiriyoruz. Bu tür biyolojik korumalar bire bir habitat yerleştirme şeklinde nadir görülse de ülkemiz bu konuda son derece zengin. Hem florayı hem de faunayı korumak amacıyla bitkisel üretimde, hayvancılıkta bütün genlerimizi stoklayabileceğimiz 32 gen bankamız var." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gen bankalarıyla asıl hedeflerinin türleri bu gibi habitatlara yerleştirmek olduğunu bildiren Atalay, "Bunun için işbirliklerini artıracağız ve farklı projelerle birlikte pek çok türe, böyle etkinliklere, hep beraber şahit olacağız. Nesillerin devamı için de gerekli gayreti göstereceğiz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Bakanlık olarak iyi bir işbirliği içerisinde bu konuyu ele aldık"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>BSGM Genel Müdürü <strong>Turgay Türkyılmaz</strong> da Acıgöl dişli sazancığının sayıca oldukça az ve nesli tehlike altında olan bir balık türü olduğuna dikkati çekti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türün devamlılığını, çok dar bir alandan alınıp, sayı olarak artırılıp üretildikten sonra çeşitli alanlarda yerleştirerek sağlamaya çalıştıklarına işaret eden Türkyılmaz, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bakanlık olarak iyi bir işbirliği içerisinde bu konuyu ele aldık. Böyle bir etkinliğin kelimelerle ifade edilemeyecek bir durum olduğunu söyleyebilirim. Bakanlık olarak böyle bir etkinliğin içerisinde yer almaktan, Genel Müdürlük olarak görev alanımız içerisinde yer alan bir konuyu bu şekilde gündeme getirmiş olmaktan son derece mutluluk duyuyorum."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Elimizden gelen her türlü çalışmayı sürdüreceğiz"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Hacettepe Üniversitesi Rektörü <strong>Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran</strong> da Dünya Biyolojik Çeşitlilik Günü'nün bütün evren ve canlılar için kutlu olması dileğinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Güran, töreni böyle bir günde gerçekleştirmelerinin kendileri için gurur verici olduğunu belirterek, "Bu türün kampüsümüzde, biyoçeşitlilik içerisinde varlığını sürdürmesi bundan sonra bizim elimizde. Elimizden gelen her türlü çalışmayı sürdüreceğiz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Üniversite olarak biyolojik çeşitlilik ve sürdürülebilirliği kurumsal politika enstrümanı haline getirdiklerini ifade eden Güran, kampüsteki birçok türün zaman içerisinde üniversitelerinin katkılarıyla varlığını sürdürdüğü söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Konuşmaların ardından balıklar, proje yürütücüsü Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi<strong> Doç Dr. Baran Yoğurtçuoğlu </strong>tarafından suyla buluşturuldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Törene, fakültenin biyoloji bölümünde öğrenim gören öğrenciler de katıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türk bilim insanları yeni bir çöpçü balık türünü dünya literatürüne kazandırdı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turk-bilim-insanlari-yeni-bir-coepcu-balik-turunu-dunya-literaturune-kazandirdi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turk-bilim-insanlari-yeni-bir-coepcu-balik-turunu-dunya-literaturune-kazandirdi</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye’de 3 üniversitenin akademisyenleri, balık çeşitliliği hakkında yaptığı araştırma sonucunda çöpçü balığının yeni bir türünü dünya literatürüne kazandırdı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/turk-bilim-insanlari-yeni-bir-copcu-balik-turunu-dunya-literaturune-kazandirdi-1716263279.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türk, bilim, insanları, yeni, bir, çöpçü, balık, türünü, dünya, literatürüne, kazandırdı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Salim Serkan Güçlü, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesinden Prof. Dr. Davut Turan, Doç. Dr. Gökhan Kalaycı, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi akademisyenlerinden Doç. Dr. Sadi Aksu, saha çalışmaları kapsamında yeni bir çöpçü balığı türünü tanımladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Salim Serkan Güçlü, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye’de yaklaşık 430 civarında iç su balığı türü bulunduğunu ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240517-34590192-34590189-TURK_BILIM_INSANLARI_YENI_BIR_COPCU_BALIK_TURUNU_DUNYA_LITERATURUNE_KAZANDIRDI.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye'de iç su balığının yüzde 50'sinin endemik tür olduğunu belirten Güçlü, "Balık tür çeşitliliği göz önüne alındığında, Konya kapalı havzası yüzde 65 endemikler açısından en zengindir, bunu Burdur yüzde 54, Büyük Menderes yüzde 42, Van Gölü yüzde 40 ve Antalya yüzde 36 izlemektedir." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Güçlü, Anadolu ve Avrupa’da yaşayan iç su balıklarının sayısal durumlarını karşılaştırdıklarında hemen hemen aynı sayıda balık türü ile karşı karşılaştıklarını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akademisyenler, çöpçü balıklarının Ege ve Akdeniz Bölgesi'nde morfolojik-moleküler revizyonu, yayılış alanları ve korunma durumlarıyla ilgili birlikte çalışma yürüttü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çalışmalar kapsamında Balıkesir'in Havran ve Karınca derelerinde keşfedilen balığa, dünya balık faunasına büyük katkılar sunan İsviçreli Bilim İnsanı Dr. Maurice Kottelat'a atfen, "Oxynoemacheilus kottelati" ismi verildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balık, Berlin Doğa Tarihi Müzesi'nin desteklediği "Zoosystematics and Evolution" dergisinde yayınlandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yapılan bu keşifle sayısı 49’a ulaşan çöpçü balıklarının, 37’si Türkiye'de endemik bir tür olduğu bildirildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yat sektörü tekne bağlama alanlarının artırılmasını talep ediyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/yat-sektoeru-tekne-baglama-alanlarinin-artirilmasini-talep-ediyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/yat-sektoeru-tekne-baglama-alanlarinin-artirilmasini-talep-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ Artı Boat Show Ankara Üst Yöneticisi (CEO) Murat Arslan: - &quot;Sahil şeridimizde tekne bağlama alanlarının çoğaltılması devletimizden en büyük beklentimiz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/yat-sektoru-tekne-baglama-alanlarinin-artirilmasini-talep-ediyor-1716192630.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yat, sektörü, tekne, bağlama, alanlarının, artırılmasını, talep, ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Artı Boat Show Ankara Üst Yöneticisi (<strong>CEO</strong>) Murat Arslan, yat sektörünün en büyük beklentisinin, tekne bağlama alanlarının artırılması olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Meraklıları için deniz araçları, ekipmanları ve aksesuarlarının sergilendiği fuar, Ankara'da kapılarını açtı.</span></span></p>

<p><span><span>Lüks yatların da yer aldığı fuarda AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Arslan, denizcilik sevgisinin 7'den 70'e ülkenin her yerinde olması gerektiğini belirtti.</span></span></p>

<p><span><span>Dünyanın en büyük bot şovlarının denizi olmayan şehirlerde yapıldığını anlatan Arslan, "Deniz ve yelken sevgisi olan Ankara, neden bu şehirler arasında olmasın diye yola çıktık." dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Fuarda fiyatı 150 bin liradan başlayıp 7 milyon liraya kadar ulaşan teknelerin sergilendiğini aktaran Arslan, "Her bütçeye uygun deniz araçları bulunuyor. Otomobil görünümlü denizde giden aracımız da bu fuarda sergileniyor. Ankaralı deniz severleri fuarımıza bekliyoruz." ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span>Yat sektöründe Türkiye'nin dünyada söz sahibi ülkelerden olduğuna vurgu yapan Arslan, sektörün beklentilerine ilişkin ise "Sahil şeridimizde balıkçı barınaklarının artırılması ve tekne bağlama alanlarının çoğaltılması devletimizden en büyük beklentimiz. İnsanlar tekne almaktan korkmuyor ama bağlama yeri bulamadığından tekne almaktan vazgeçiyor. Marina sıkıntımız var. Ayrıca marinalarımızın da fiyat politikalarının disiplin altına alınması lazım. Dünyanın en pahalı marinaları Türkiye'de." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yat ve tekne tutkunları, Ankara&amp;apos;da fuarda buluştu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/yat-ve-tekne-tutkunlari-ankarada-fuarda-bulustu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/yat-ve-tekne-tutkunlari-ankarada-fuarda-bulustu</guid>
<description><![CDATA[ Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Durmuş Ünüvar: - &quot;Çevreci bir anlayış ile yenilenebilir enerji kaynakları ve alternatif enerji kullanma konusundaki başarılarımızın bir sonucu olarak hibrit yatlar da Türkiye&#039;de üretilmeye başlandı&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/yat-ve-tekne-tutkunlari-ankarada-fuarda-bulustu-1716193030.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yat, tekne, tutkunları, Ankarada, fuarda, buluştu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Yat ve tekne sektörü ile deniz tutkunlarını buluşturan fuar, Ankara'da kapılarını açtı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yat ve Tekne Endüstrisi Derneğinin (<strong>YATED</strong>) desteklediği "<strong>Deniz Araçları, Ekipmanları ve Aksesuarları Fuarı Artı Boat Show</strong>", Altınpark ANFA Fuar Merkezi'nde başladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Fuarın açılışında konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Durmuş Ünüvar, güçlü bir denizcilik sektörü demenin, daha güçlü bir ülke ekonomisi ve daha güçlü bir Türkiye demek olduğunu belirterek, "Bu hedefle her geçen gün daha yüksek standartlarda denizcilik hizmetleri vermek için çalışıyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gemi inşa sanayisinde yaklaşık 95 bin kişilik istihdamı, 1 milyonu aşan amatör denizcisi ve 140 bin gemi insanı ile Türkiye'nin denizci bir ülke olduğunun altını çizen Ünüvar, gezi, eğlence ve spor için özel tasarlanmış küçük tonajlı teknelerin ülkedeki sayısının 160 binleri aştığını aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ünüvar, küresel olarak yat ve tekne endüstrisinin, sürekli yenilik ve teknolojik ilerlemeye odaklanmış durumda olduğuna dikkati çekerek, "Özellikle çevre dostu teknolojiler, enerji verimliliği, otonom seyir sistemleri gibi alanlarda önemli gelişmeler yaşanmaktadır. Bu da hem çevresel sürdürülebilirlik hem de kullanıcı deneyimi açısından sektöre önemli katkılar sağlamaktadır. Ülkemiz yat imalatçılarının, geleneksel yapım becerilerini modern tekniklerle birleştirmesi sonucu Türk tekne ve yat yapım endüstrisinin uluslararası alanda tanınırlığı artmış ve dünya yat ve tekne pazarında önemli bir yere gelinmiştir." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Nitelikli gemi inşasında önemli bir konumda olan ülkenin bu gemilerdeki ihracat kilogram değerinin 20 dolarları bulduğuna işaret eden Ünüvar, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"2023 yılında 2 milyar dolara ulaşan gemi sanayi ihracat değerimizin dörtte birinden fazlasını yat inşa endüstrimiz oluşturmaktadır. Yat inşa sanayimiz, katma değeri çok daha yüksek olan bir endüstri dalıdır. İnşa edilen yatın boyutu arttıkça malın kilogram değeri de artmakta, bu değer 40 dolarları bulabilmektedir. Türkiye, modern yat üretimi açısından nispeten genç olmasına rağmen yüksek işçilik kalitesi ve fiyat performans değerlendirmesinde rakibi diğer üretici ülkelerle karşılaştırıldığında rekabetçi fiyatları ile sipariş sayısını artırmaktadır. Özellikle büyük ölçekli tekne siparişlerinde, tersanelerimizin kapasitesi büyük oranda dolu durumdadır. Çevreci bir anlayış ile yenilenebilir enerji kaynakları ve alternatif enerji kullanma konusundaki başarılarımızın bir sonucu olarak elektrik tahrikli, hibrit yatlar da Türkiye'de üretilmeye başlanmıştır."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yatlara yönelik, bağlama ve barınma yeri yetersizliğini bildiklerini ve çözmek için çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Ünüvar, "Kapasiteyi artırmak için yapılacak yeni marina yatırımlarına gerekli destekler verilmekte, bununla birlikte tonoz bağlama sistemleri gibi alternatif bir çözüm oluşturmaya yönelik çalışmalarımız da devam etmektedir." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ankara'da deniz severlere kapısını açan fuarda, 60 firmanın katılımıyla 200’ün üzerinde yat ve tekne sergileniyor. Fuar, 19 Mayıs'a kadar ziyaretçilere açık olacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yunanistan&amp;apos;ın deniz parkı ilanı ne anlama geliyor?</title>
<link>https://trafikdernegi.com/yunanistanin-deniz-parki-ilani-ne-anlama-geliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/yunanistanin-deniz-parki-ilani-ne-anlama-geliyor</guid>
<description><![CDATA[ Yunanistan, İyon ve Adalar Denizlerinde kurmak istediği 2 deniz parkıyla çevreci görünmeyi ve Adalar Denizi’nde hakimiyetini artırmayı hedefliyor - Atina’nın ilan ettiği deniz parklarıyla bölgede bir güce sahibi olması demek, Yunanistan’ın Adalar Denizi’nde yeni durum ihdas etmesi, oldubitti yaratması ve egemenlik iddia etmesi demek olacaktır ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/yunanistanin-deniz-parki-ilani-ne-anlama-geliyor-1714629351.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yunanistanın, deniz, parkı, ilanı, anlama, geliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. <strong>Soyalp Tamçelik</strong>, Yunanistan’ın İyon ve Adalar (Ege) Denizlerinde kurmak istediği deniz parklarını ve bu durumun Türk-Yunan ilişkisine vereceği zararı AA Analiz için kaleme aldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>***</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Atina'da 16-17 Nisan'da 9'uncusu gerçekleştirilen Okyanusumuz Konferansı'nın (OOC) temel amacı, denizlerin korunması ve sürdürülebilir yönetimin sağlanmasıdır. Ancak konferans, sunulan öneriler, teklif edilen projeler ve alınan kararlarla Yunanistan’ın egemenlik hukukunun ihyası ve politik çıkarlarının gerçekleştirilmesi gösterisine dönüştü.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Deniz parkı ilan edilmesi planlanan bölgeler nerede?</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Yunan hükümeti, denizlerdeki doğal kaynakları korumak ve ekonomik büyümeyi sağlamak amacıyla yasal, teknik ve siyasi önlemlerin alınması gerektiğini belirtiyor. Ancak Yunanistan'ın, bu kararları alabilmesi için ilgili bölgelerde egemen devletmiş gibi davranması gerekir ve bu bölgelerde müesses nizam tesis etmek isteyen Yunanistan, Adalar Denizi’nde hukuki dayanağı olmayan fiili durum yaratmak istiyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yunanistan, Okyanusumuz Konferansı'nda 2 büyük proje önerdi. Bu projeler çerçevesinde, biyolojik çeşitliliği ve deniz ekolojisini korumak amacıyla biri İyon Denizi’nde, diğeri de Adalar Denizi’nde olmak üzere 2 deniz parkı ilan edeceğini açıkladı. Bu yöntemle Yunanistan, çevreci görünmeyi ve Adalar Denizi’nde hakimiyetini artırmayı hedefliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Adalar Denizi’nde ilan edilecek deniz parkının yeri resmi olarak açıklanmasa da Yunan basınına göre ilki Milos Adası’nın (Değirmenlik) batısından Nisiros Adası’na (İncirli) kadar uzanan ve 11 ada ile adacığı kapsayan bölümün 3 bin milkare olduğu belirtildi. Bu bölüm, Adalar Denizi’nin güneyinden başlayıp güneydoğu istikametinde devam eden, Batı Anadolu’da Datça yarımadasının karşısına kadar uzanan bir mevkiyi kapsıyor. İkinci kısmın ise İyon Denizi’nde yer alan Kefalonya Adası’nın kuzeyinden başlayıp Kithira (Çuha) ve Antikythera (Sikliye) adalarına [1] kadar uzandığı ve 5 bin milkareden fazlasına tekabül ettiği belirtiliyor. [2] Yunanistan’ın Çevre ve Enerjiden Sorumlu Bakanı Theodoros Skylakakis, bu bölgelerin ulusal park hüviyetini taşıyacağını ve önümüzdeki yılın başında da yasallaşacağını belirtti. [3]</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Konuyla ilgili Helen Çukuru denen bölge, Helen Yayı’na paralel olarak Helen Dağları, İyon Adaları, Girit, Rodos, Dinarid ve Helenid dağlarının yayılım hattından güneybatı istikametinde Türkiye’ye uzanıyor ve Toros Dağları’na bağlanıyor. [4]</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Buna göre Yunanistan'ın, İyon adalarının dışsal sınırından başlayarak Girit ve Rodos adalarının dışsal sınırına uzanması, devamında Batı Anadolu’nun kıyı şeridine kadar gelmesi ve bu hat üzerinde muhtelif zamanlarda ve mekanlarda farklı deniz parkı inşa etmesi mümkün olabilecektir. Projenin gerçekleşmesiyle beraber Yunanistan, daha önce elde edemediklerini bu şekilde ekolojik sistemin koruyucusu sıfatıyla elde edebileceğini düşünüyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Bu adım Türk-Yunan ilişkilerine zarar verir mi?</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Ankara Yunanistan'ın planlarına tepki göstererek, Yunanistan’ın egemenliği tartışmalı gri bölgelerde deniz parkı kurarak sorunları karmaşık hale getirdiğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yunanistan'ın deniz parkının ilkini İyon Denizi’ndeki adaların dışsal sınırından başlatması Avrupa Birliği (AB) açısından bir sorun teşkil etmeyecektir. Ancak Adalar Denizi’nde Girit, Rodos ve Batı Anadolu hattının dışsal sınırı üzerindeki bulunacak deniz parklarının kurulması ve Türkiye’yle yaşanması muhtemel gerginlikte aynı durum geçerli değildir ve AB’nin bu süreçte tarafsız olması mümkün değildir.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yunanistan’ın fiili durum yaratarak Türk-Yunan dostluğuna zarar verdiği açıktır. Yunan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis, Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan "Dostane İlişkiler ve İyi Komşuluk Hakkında Atina Bildirgesi"yle iki ülkenin temel tezlerinden vazgeçmediğini [5] Ege Denizi'nde deniz parkı ilan etmenin egemenlik haklarının kullanımıyla ilgili olduğunu [6] ve bu durumun tartışılamayacağını belirtmesi dikkat çekicidir.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Üstelik bu durumda Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) de çevreci gerekçelerle Kıbrıs’ın çevresinde, özellikle de Baf açıklarında deniz parkı sahaları ilan etmeyi gündeme getirebilir. Buna göre Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz’deki deniz parklarının koruma sahaları bir düzlemde bileşirse ve koruma kalkanı adı altına yeni bir güvenlik konsepti kurulursa nelerin yaşanabileceğini düşünmek hiç de zor değildir. Zira uluslararası hukukta deniz parklarının ilanı bir tür deniz koruma alanı olarak kabul ediliyor. [7] Yunanistan’ın bu adımı, bu bölgelerde hukuki düzenlemeler yapabileceği ve denetim [8] icra edebileceği manasına geliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Atina’nın ilan ettiği deniz parklarıyla böyle bir güce sahibi olması demek, Yunanistan’ın Adalar Denizi’nde yeni durum ihdas etmesi, oldubitti yaratması ve egemenlik iddia etmesi demek olacaktır. Nitekim Yunanistan’ın 2030 yılına kadar deniz koruma alanlarında dip trolü avcılığını yasaklayacak olması da bundandır.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sonuç olarak denebilir ki, Yunanistan’la Türkiye arasında deniz parkları zemininde kurulacak diyalog Adalar Denizi kadar Doğu Akdeniz’in geleceği açısından da önemlidir. Dolayısıyla Türk-Yunan halklarının yakınlaştırılmaya çalışıldığı bir dönemde Yunan siyasal karar alıcıların ilişkileri zorlayıcı karar alması doğru değildir.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu konuya dikkati çeken Türk Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan’ın deniz parkı bahanesiyle kurulmak istenen güven duygusunu istismar ettiğini, uluslararası anlaşmalarla egemenliği Yunanistan’a devredilmemiş ada, adacık ve kayalıkların statüsünü değiştirmeye çalıştığını ve yaratılmak istenen fiili durumun kabul edilmeyeceğini belirtti. [9] Yunan Dışişleri Bakanlığından konuya ilişkin yapılan açıklamada ise “Türk Dışişleri Bakanlığının bu duyurusu, çevresel bir konuyu siyasallaştırma” [10] olarak tanımlandı. Buradan da anlaşıldığı üzere Yunanistan, çevre sorunlarını ulusal ve jeopolitik çıkarları için kullanabilecek konumdadır. Türk-Yunan ilişkilerinin normalleşmesi için güven artırıcı önlemlerin alındığı bir dönemde, bu süreci akamete uğratmak hiç kimsenin yararına olmayacaktır.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Not: Akdeniz Bilim Komisyonu (CIESM) tarafından önerilen 8 deniz barış parkı ve alanlarına bakıldığında bu alanlardan 4'ünün Türkiye’yle doğrudan ilgili olduğu görülmektedir. Bkz. Federic Briand, “Marine Peace Parks in the Mediterranean” Preview of a the Mediterranean Science Commission Proposal, s.4, Şubat 2011, (Erişim Tarihi: 27.04.2024).</span></span></span></p>

<p><span><span><span>[1] Giorgos Lialios, “Greece to declare two new national marine parks”, Ekathimerini, 5 Nisan 2024, (Erişim Tarihi:27.04.2024).</span></span></span></p>

<p><span><span><span>[2] “Greece to expand protected waters, end bottom trawling”, Yale Environment 360, (Erişim Tarihi:27.04.2024).</span></span></span></p>

<p><span><span><span>[3] Tasos Kokkinidis, “Greece to launch new marine parks at Our Ocean Conference in Athens”, Greek Reporter, 9 Nisan 2024, (Erişim Tarihi:27.04.2024).</span></span></span></p>

<p><span><span><span>[4] Esra Canbay, Fethiye-Burdur Fay Kuşağının Güneybatı Uzantısının Kinematik Özellikleri, İstanbul Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul, 2009, s.10.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>[5] “Minister of Foreign Affairs, George Gerapetritis’ participation at the ‘Delphi Economic Forum IX’ (Delphi, 12.04.2024)”, Hellenic Ministry of Foreign Affairs, Erişim Tarihi: 27.04.2024.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>[6] “Interview of Minister of Foreign Affairs George Gerapetritis with Piraeus radio station “Kanali Ena 90.4 FM” and journalist Haris Pavlidis (19.04.2024)”, Hellenic Ministry of Foreign Affairs, (Erişim Tarihi: 27.04.2024).</span></span></span></p>

<p><span><span><span>[7] Yücel Acer, “Yunanistan’ın Ege Denizi’nde Deniz Parkı Girişimi ve Türkiye’nin Tepkisi”, SETAV, (Erişim Tarihi: 27.04.2024).</span></span></span></p>

<p><span><span><span>[8] Yunan Dışişleri Bakanlığı bu alanların gözetimi için dronlar, radarlar, uydular ve tekneler dahil olmak üzere gerçek zamanlı olarak en son teknolojiye sahip izleme sistemi kullanılacağını belirtmiştir. Bkz… “Turkey Disagrees with Greece’s Marine Park Plans in the Aegean Sea”, The Maritime Executive, (Erişim Tarihi: 27.04.2024).</span></span></span></p>

<p><span><span><span>[9] “No: 58, 9 Nisan 2024, Yunanistan’ın Ege Denizi’nde ilan edeceğini duyurduğu deniz parkı hk.”, Türkiye Dışişleri Bakanlığı, (Erişim Tarihi: 27.04.2024).</span></span></span></p>

<p><span><span><span>[10] “Greek Foreign Ministry: Turkey ‘politicizes a purely environmental issue’”, Hellenic Daily News NY, (Erişim Tarihi: 27.04.2024).</span></span></span></p>

<p><span><span><span>[Prof. Dr. Soyalp Tamçelik, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesidir.]</span></span></span></p>

<p><span><span><span>* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İstanbul&amp;apos;a su sağlayan barajlardaki doluluk geçen yıla göre yüzde 70 arttı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/istanbula-su-saglayan-barajlardaki-doluluk-gecen-yila-goere-yuzde-70-artti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/istanbula-su-saglayan-barajlardaki-doluluk-gecen-yila-goere-yuzde-70-artti</guid>
<description><![CDATA[ Megakentte geçen yıl 1 Mayıs&#039;ta yüzde 48,71 olan barajlardaki doluluk oranı, bugün itibarıyla yüzde 82,81 olarak ölçüldü - İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Deniz ve İçsu Kaynakları Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meriç Albay: - &quot;Kış aylarını iyi geçirdik, ilkbahar iyi geçiyor gibi. Nisan ayını da iyi geçirdik sayılır. Mayıs ayında da eğer yağışlar gelirse yaz aylarında hiçbir sıkıntı yaşanmayacak&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/istanbula-su-saglayan-barajlardaki-doluluk-gecen-yila-gore-yuzde-70-artti-1714629670.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İstanbula, sağlayan, barajlardaki, doluluk, geçen, yıla, göre, yüzde, arttı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Kış ve ilkbahar mevsimlerindeki yağışların ardından İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 70 artarak yüzde 82,81 olarak kayıtlara geçti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (<strong>İSKİ</strong>) verilerine göre, geçen yıl 1 Mayıs'ta yüzde 48,71 olan barajlardaki doluluk oranı, bu yıl son dönemde artan yağışların etkisiyle yükselişe geçti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Buna göre, barajlardaki doluluk geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 70 artış göstererek, bugün itibarıyla yüzde 82,81 ölçüldü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Su miktarı Istrancalar'da yüzde 73,83, Terkos'ta yüzde 91,87, Sazlıdere'de yüzde 61,77, Alibey'de yüzde 64,13, Büyükçekmece'de yüzde 77,72, Ömerli'de yüzde 92,15, Darlık'ta yüzde 83,05, Elmalı'da yüzde 88,29, Pabuçdere'de yüzde 76,78 ve Kazandere'de yüzde 78,34 olarak ölçüldü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kente su sağlayan ve azami 868 milyon 683 bin metreküp biriktirme hacmine sahip baraj ve göletlerdeki su miktarı ise 719 milyon 33 bin metreküp seviyesinde bulunuyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Son 9 yılın doluluk oranları</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>İSKİ istatistiklerine göre, 1 Mayıs tarihli baraj doluluk oranları 2016'da yüzde 84,02, 2017'de yüzde 86,58, 2018'de yüzde 88,58, 2019'da yüzde 91,07, 2020'de yüzde 68,57, 2021'de yüzde 80,64, 2022'de yüzde 87,69, 2023'te yüzde 48,71, bugünkü oran yüzde 82,81 olarak kayıtlara geçti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Melen ve Yeşilçay'dan bu yıl 215,22 milyon metreküp su alındı. İçme suyu arıtma tesislerinden bu yıl kente verilen su miktarı ise 359 milyon 85 bin metreküp olarak hesaplandı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Suyumuz bol diye bol bol harcamayalım"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Deniz ve İçsu Kaynakları Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meriç Albay, AA muhabirine, İstanbul'un büyük bir şehir olduğunu, kentte günde 3 milyon metreküpün üzerinde su tüketildiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Geçen yıl İstanbul'un su ihtiyacı bakımından büyük bir tehlike atlattığını belirten Albay, "Barajlarda yüzde 20'nin altına düşen bir su varlığımız vardı. Kuşkusuz Melen Çayı ile bunlar destekleniyor ama nüfus çok yoğun olduğu için aşırı su tüketimiyle beraber yağışların olmaması büyük bir sıkıntı yaratmıştı." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Prof. Dr. Albay, bu yıl yağışların iyi olduğunu kaydederek, "Kış aylarını iyi geçirdik, ilkbahar iyi geçiyor gibi. Nisan ayını da iyi geçirdik sayılır. Mayıs ayında da eğer yağışlar gelirse yaz aylarında hiçbir sıkıntı yaşanmayacak. Bunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Hatta sonbaharda bile ben büyük bir tehlike görmüyorum." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu duruma rağmen su kullanımına özen gösterilmesi gerektiğinin altını çizen Albay, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"İstanbul devasa bir şehir olduğu için insanlar suyu tüketirken çok dikkatli olmalılar. İstanbul'daki yağışlar şu anda barajların yüzde 82'nin üzerinde bir doluluk oranına gelmesine neden oldu. Biraz daha yağarsa bu yüzde 85'lere doğru yükselecek gibi gözüküyor. En azından 2024 yılını rahat geçireceğiz. Bu durum bizi rahatlatmasın. Suyumuz bol diye bol bol harcamayalım, her yerde tüketirken azami dikkati gösterelim. Mutfakta, banyoda, araba yıkarken, tarımda nerede kullanıyorsak suyu gerçekten dikkatlice kullanalım. Bu bizim için bir ev ödevi olmalı."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Havzalarımızı korumamız lazım"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Prof. Dr. Albay, geçmişte birçok bölgede üst üste kuraklık yaşandığını hatırlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Böyle bir durumun olması durumunda İstanbul'un büyük sıkıntı yaşayabileceğini dile getiren Albay, bu nedenle su bütçesi ile insan popülasyonunun birlikte düşünülmesinin önemli olduğunun altını çizdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Albay, barajların etrafında yapılaşmaya izin verilmemesi gerektiğini vurgulayarak, "Zaman zaman insanlar barajların kenarına pikniğe de gidiyor, oralarda atıklar bırakıyorlar, bu doğru değil. Havzalarımızı korumamız lazım." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İzmir&amp;apos;de açılan iki fuarda son model tekneler ve antikalar sergileniyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/izmirde-acilan-iki-fuarda-son-model-tekneler-ve-antikalar-sergileniyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/izmirde-acilan-iki-fuarda-son-model-tekneler-ve-antikalar-sergileniyor</guid>
<description><![CDATA[ İzmir&#039;de 2. Tekne, Tekne Ekipmanları ve Deniz Aksesuarları Fuarı (Marine Saloon Trade-MAST) ile Sanat ve Antika Fuarı açıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/izmirde-acilan-iki-fuarda-son-model-tekneler-ve-antikalar-sergileniyor-1714652993.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İzmirde, açılan, iki, fuarda, son, model, tekneler, antikalar, sergileniyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İzmir Büyükşehir Belediyesi Fuarcılık İştiraki <strong>İZFAŞ</strong> ve <strong>ED</strong> Fuarcılık tarafından Fuar İzmir'de düzenlenen fuarların açılışı dolayısıyla tören düzenlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, burada yaptığı konuşmada, İzmir'in önemli bir liman kenti olduğunu belirterek, denizcilik alanında çalışan insanların desteklenmesi gerektiğini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Konuşmaların ardından protokol üyeleri, A,B ve C holünde sergilenen ürünleri inceledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yerli ve yabancı tekne markaları, ekipman ve aksesuar firmalarının yer aldığı 2. Tekne, Tekne Ekipmanları ve Deniz Aksesuarları Fuarı'nda, boyları 3 ile 16 metre arasında değişen motoryat, yelkenli, trawler, sürat tekneleri ve botlar sergileniyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>5 Mayıs'ta sona erecek fuarı, 30 binden fazla kişinin ziyaret etmesi bekleniyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Sanat ve Antika Fuarı</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Marine Saloon Trade-MAST ile eş zamanlı kapılarını açan İzmir Sanat ve Antika Fuarı'nda da resim, heykel, rölyef, cam sanatından çok sayıda eser ve birbirinden değerli antikalar sergileniyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün dev portresinin de yer aldığı fuarda, 125 galeri, 1500 sanatçı ve 100 antikacı yer alıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Binlerce resim ve objenin bulunduğu fuar, 5 Mayıs'a kadar konuklarını ağırlayacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dinozorlar Çağı&amp;apos;nda yaşamış dev deniz sürüngeni türü keşfedildi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/dinozorlar-caginda-yasamis-dev-deniz-surungeni-turu-kesfedildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/dinozorlar-caginda-yasamis-dev-deniz-surungeni-turu-kesfedildi</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, İngiltere&#039;de buldukları fosillerin yaklaşık 202 milyon yıl önce okyanuslarda yaşamış, şu ana kadar bilinen en uzun deniz sürüngeni, yeni &quot;ihtiyozor&quot; türüne ait olduğunu tespit etti. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/04/dinozorlar-caginda-yasamis-dev-deniz-surungeni-turu-kesfedildi-1713512196.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dinozorlar, Çağında, yaşamış, dev, deniz, sürüngeni, türü, keşfedildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>Plos ONE</strong> dergisinde yayımlanan makaleye göre bilim insanları, Somerset bölgesindeki sahillerde 2016 ve 2020 yıllarında bulunan fosilleşmiş çene kemiklerini inceledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Araştırmada çene kemiklerinin şu ana kadar bilinen en uzun deniz sürüngeni, yeni ihtiyozor türüne ait olduğu belirlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gün yüzüne çıkarılan fosillerden bilim insanları, bu yeni türü "<strong>Ichthyotitan severnensis</strong>" olarak adlandırdı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bilim insanları, türün yaklaşık 202 milyon yıl önce dinozorlarla aynı dönemde yaşadığına işaret etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Araştırma ekibinden İngiltere'deki Bristol Üniversitesinde görevli paleontolog Dr. Dean Lomax, "İlki bir metre, diğeri iki metre uzunluğundaki çene kemiklerinin boyutuna dayanarak hayvanın 25 metre uzunluğunda olabileceğini hesapladık." bilgisini paylaştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Lomax, bulunan yeni türün tam boyunu tespit etmek için daha çok kanıta ihtiyaç duyduklarını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dünyada yaşayan en büyük hayvanın yaklaşık 33 metrelik mavi balina olduğu düşünülüyor. Bilim insanları, bu türün boyut açısından mavi balinalara yakın olabileceğine inanıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Fosilleşmiş çene kemikleri, İngiltere'deki Bristol Müzesi ve Sanat Galerisi'nde sergilenecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Limanlarda elleçlenen konteyner miktarı bu yılın ilk çeyreğinde arttı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/limanlarda-elleclenen-konteyner-miktari-bu-yilin-ilk-ceyreginde-artti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/limanlarda-elleclenen-konteyner-miktari-bu-yilin-ilk-ceyreginde-artti</guid>
<description><![CDATA[ Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu: - &quot;İlk çeyrekte limanlarda elleçlenen yük miktarı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,2 artarak 134 milyon 327 bin 597 tona yükseldi&quot; - &quot;Limanlarda elleçlenen konteyner miktarı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17,9 gibi rekor oranda artarak 3 milyon 350 bin 817 TEU&#039;ya ulaştı&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/04/limanlarda-elleclenen-konteyner-miktari-bu-yilin-ilk-ceyreginde-artti-1714462412.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Limanlarda, elleçlenen, konteyner, miktarı, yılın, ilk, çeyreğinde, arttı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bu yılın ilk çeyreğinde limanlarda elleçlenen yük miktarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,2 artarak 134 milyon 327 bin 597 tona yükseldiğini bildirerek, "Elleçlenen konteyner miktarı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17,9 gibi rekor oranda artarak 3 milyon 350 bin 817 TEU'ya ulaştı." ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span>Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan ocak-mart dönemine ilişkin denizcilik istatistiklerine ilişkin yazılı açıklama yaptı.</span></span></p>

<p><span><span>Türkiye'yi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde dünyanın önemli liman merkezi haline getirdiklerine dikkati çeken Uraloğlu, "Deniz ticaret hacmimizi artırarak ülkemizin ekonomi ve istihdamını geliştirmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></p>

<p><span><span>Uraloğlu, Bakanlık olarak denizciliğin daha da gelişmesi, denizlerden sağlanan imkanların artırılması, kaynakların ekonomiye kazandırılması için gerekli bütün atılımların ve yatırımların yapıldığını aktararak, Türkiye'nin deniz ticaretinden daha fazla pay alması için çalışmaları hız kesmeden sürdürdüklerini bildirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Yılın ilk çeyreğinde yaşanan ekonomik iyileşmenin ticari hayata yansımaya başladığına işaret eden Uraloğlu, "İlk çeyrekte limanlarda elleçlenen yük miktarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,2 artarak 134 milyon 327 bin 597 tona yükseldi. Limanlarda elleçlenen konteyner miktarı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17,9 gibi rekor oranda artarak 3 milyon 350 bin 817 TEU'ya ulaştı." ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span>Uraloğlu, martta limanlarda deniz yoluyla yapılan transit yük taşımalarının 5 milyon 699 bin 607 ton olduğunu aktardı.</span></span></p>

<p><span><span>Türkiye limanlarında elleçlenen yük miktarının geçen ay 47 milyon 351 bin 510 ton olarak gerçekleştiğini bildiren Uraloğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü:</span></span></p>

<p><span><span>"Bu dönemde limanlarda gerçekleştirilen ihracat amaçlı yükleme miktarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19,4 artarak 12 milyon 804 bin 476 ton, ithalat amaçlı boşaltma miktarı ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12,4 artarak 23 milyon 880 bin 435 ton olarak gerçekleşti. Mart ayında dış ticaret taşımaları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14,8 artarak 36 milyon 684 bin 911 ton oldu."</span></span></p>

<p><strong><span><span>- En fazla elleçlenen yükler</span></span></strong></p>

<p><span><span>Uraloğlu, mart ayında önceki aya göre en fazla artış gösteren yük cinsinin motorin elleçlemesi olduğunu belirterek, limanlarda 3 milyon 507 bin 326 ton motorin yük elleçlemesi gerçekleştirildiğini aktardı.</span></span></p>

<p><span><span>Bunu '40'lık dolu konteynerlerde taşınan yükler' ile demir cevheri ve konsantrelerinin izlediğini aktaran Uraloğlu, "Portland çimento yük cinsi, limanlarımızda elleçlenen ihracat yükleri içinde 1 milyon 40 bin 381 tonla ilk sırayı aldı. Bunu, motorin ve feldispat takip etti. Ham petrol, limanlarımızda elleçlenen ithalat yükleri içinde ilk sırada yer aldı. Bunu sırasıyla, hurda demir ve briketlenmemiş taşkömürü takip etti." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><strong><span><span>- "En fazla yük İtalya'ya yapılan taşımalarda elleçlendi"</span></span></strong></p>

<p><span><span>Uraloğlu, martta deniz yoluyla yapılan ihracatta en fazla yük elleçlemesinin İtalya'ya yapılan taşımalarda gerçekleştirildiğini, bunu ABD ve İspanya'ya yapılan taşımaların takip ettiğini belirterek, ithalatta ise en fazla yük elleçlemesinin Rusya'dan yapılan taşımalarda görüldüğünü aktardı.</span></span></p>

<p><span><span>Limanlarda elleçlenen dış ticarete konu 36 milyon 684 bin 911 ton yükün yüzde 8,1'inin Türk bayraklı gemilerle taşındığına işaret eden Uraloğlu, "Türk bayraklı gemilerle taşınan yük miktarı martta 2 milyon 965 bin 1 ton ile önceki yılın aynı ayına göre yüzde 29,1 arttı. Yabancı bayraklı gemilerle taşınan yük miktarı ise 33 milyon 719 bin 910 ton ile önceki yılın aynı ayına göre yüzde 13,6 arttı." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></p>

<p><span><span>Uraloğlu, geçen ay limanlarda elleçlenen konteyner miktarının 1 milyon 169 bin 846 TEU'ya ulaştığını belirtti.</span></span></p>

<p><strong><span><span>-"En fazla yük Aliağa'da elleçlendi"</span></span></strong></p>

<p><span><span>Uraloğlu, martta limanlarda deniz yoluyla yapılan transit yük taşımalarının 5 milyon 699 bin 607 ton olarak gerçekleştiğini ifade etti.</span></span></p>

<p><span><span>Söz konusu ayda kabotajda taşınan yük miktarının ise 4 milyon 966 bin 992 tonla geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,1 azaldığını belirten Uraloğlu, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span><span>"En fazla yük elleçlemesi 7 milyon 720 bin 348 tonla Aliağa Bölge Liman Başkanlığı idari sınırlarında faaliyet gösteren liman tesislerinde gerçekleşti. Burayı, 7 milyon 365 bin 591 ton ile Kocaeli ve 5 milyon 669 bin 99 tonla İskenderun bölge liman başkanlıkları takip etti. Denizcilik alanında uluslararası arenada çok önemli bir konumda olduğumuzu artık gururla söyleyebiliyoruz. Dünyanın önde gelen denizci ülkelerinden biriyiz."</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tersane gibi okulda öğrenciler çelik ve fiber tekne üretiyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/tersane-gibi-okulda-oegrenciler-celik-ve-fiber-tekne-uretiyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/tersane-gibi-okulda-oegrenciler-celik-ve-fiber-tekne-uretiyor</guid>
<description><![CDATA[ Tirebolu Piri Reis Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi&#039;nde öğrenciler ürettikleri teknelerle tecrübe kazanıp gelir elde ediyor - Okul Müdürü Deniz Aldemir: - &quot;Öğrencilerimiz burada bir nevi tersane benzeri altyapıda çalışarak kendi alanlarında yetişmiş oluyorlar. Bu, öğrenciler için büyük bir kazanım&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/04/tersane-gibi-okulda-ogrenciler-celik-ve-fiber-tekne-uretiyor-1714035339.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tersane, gibi, okulda, öğrenciler, çelik, fiber, tekne, üretiyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Giresun'da meslek lisesinde üretilen fiber ve çelik teknelerle öğrenciler tecrübe kazanarak geleceğin ustaları olma yolunda ilerliyor.</span></span></p>

<p><span><span>Tirebolu Piri Reis Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde, Valilik ve İl Milli Eğitim Müdürlüğünün çalışmaları sonucu gemi yapım atölyesi, sac ve fiber tekne üretim hangarı oluşturuldu.</span></span></p>

<p><span><span>Atölyede okul öğretmenlerince ahşap CNC makinesi imal edilerek, kaynak simülatörü temin edildi. Çalışmalar sonucu 4,5 metrelik 2 fiber tekne imal edilerek satışı gerçekleştirildi. Siparişi alınan 8 metrelik kamaralı fiber teknenin imalatı ise devam ediyor.</span></span></p>

<p><span><span>Sac tekne üretimi için lazer CNC makinesi alınmasıyla 12 metre uzunluğunda, 5 metre eninde 3 kamaralı ve bir salonu bulunan çelik teknenin bir süre önce imalatına başlandı.</span></span></p>

<p><span><span>Öte yandan okulda son teknoloji köprü üstü simülatörü ve gemi makineleri simülatörü ile öğrenciler gerçeği aratmayan ortamlarda öğrenimlerine devam ediyor.</span></span></p>

<p><span><span>Okul Müdürü Deniz Aldemir, AA muhabirine, lisede denizcilik ve gemi yapımı alanlarının olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Gemi yapımı atölyesinde 3 boyutlu yazıcı ile daha önce öğrencilerin maket gemi yaptığını anlatan Aldemir, "Arkadaşlarımızla görüşmeler neticesinde 'Gerçek gemi boyutlarında yapabilir miyiz?' diye düşündük. Gerekli başvurularımızı yaparak 4,5 metre fiber tekne kalıbı elde ettik." dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Aldemir, kalıbın teminiyle fiber tekne üretimine başladıklarını belirterek, bölgede kendileri dışında tekne üreten başka okul bulunmadığını ifade etti.</span></span></p>

<p><span><span>Giresun Valiliği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğünün desteği sonucu 8 metrelik fiber tekne kalıbının temin edildiğini kaydeden Aldemir, öğretmenlerin ve öğrencilerin ekip olarak 8 metrelik teknenin üretimini sürdürdüğünü aktardı.</span></span></p>

<p><strong><span><span>- "12 metrelik tekne büyük bir proje"</span></span></strong></p>

<p><span><span>Aldemir, atölyedeki imkanların çelik tekne yapmaya daha uygun olduğuna işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü:</span></span></p>

<p><span><span>"Hangarda Valilik ve Milli Eğitim Müdürlüğü onayı ve Bakanlığımızın vermiş olduğu bütçeyle aldığımız CNC lazer kesim makinesiyle sacları kesip işleyebilmemiz neticesiyle çelik tekne işine girdik. 12 metrelik tekne büyük bir proje, bir tersanenin bize verdiği sipariş üzerine bu çalışmayı gerçekleştiriyoruz."</span></span></p>

<p><span><span>Öğrencilerin de gayretli ve istekli olduğunun altını çizen Aldemir, "Öğrencilerimiz burada bir nevi tersane benzeri altyapıda çalışarak kendi alanlarında yetişmiş oluyorlar. Bu, öğrenciler için büyük kazanım." ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span>Deniz Aldemir, öğrencilerin döner sermaye kapsamında her ürün başına çalıştıkları ücretleri aldığını belirtti.</span></span></p>

<p><span><span>Okuldaki kaynak simülatörüyle de bilgisayar üzerinden kaynak yapan öğrencilerin eksikliklerinin daha çabuk tespit edildiğini söyleyen Aldemir, uygulamalı kaynak eğitimi sonrası işletmelere giden öğrencilerin güzel kaynak yaptıklarıyla ilgili geri dönüşler aldıklarını dile getirdi.</span></span></p>

<p><strong><span><span>- "Uygulamalarla çok tecrübe kazanıyoruz"</span></span></strong></p>

<p><span><span>10. sınıf öğrencisi Melih Köse ise gemi yapımında çalışarak kaynak gibi işleri öğrendiklerini ifade ederek, "Uygulamalı eğitimler sayesinde geleceğimin güvencede olduğunu biliyorum. Uygulamalarla çok tecrübe kazanıyoruz. Zaten sektörde iş imkanları geniş. Aynı zamanda üniversite hedefimiz var. Hem meslek öğrenip hem üniversite eğitimi için bu okulu tercih ettim." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span><span>Aynı sınıfta öğrenci Yunus Emre Sağlam da tersanelerde çalışmak için uygulamalı eğitimlerin kendilerine avantaj sağlayacağını düşündüğünü, okulu tercih ettiği için çok memnun olduğunu vurguladı.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Lüks tekneler Fethiye&amp;apos;de görücüye çıkacak</title>
<link>https://trafikdernegi.com/luks-tekneler-fethiyede-goerucuye-cikacak</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/luks-tekneler-fethiyede-goerucuye-cikacak</guid>
<description><![CDATA[ Lüks teknelerin yat profesyonellerinin ziyaretine açılacağı &quot;5. TYBA Yacht Charter Show&quot;, Fethiye&#039;de 3-7 Mayıs&#039;ta yapılacak. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/04/luks-tekneler-fethiyede-gorucuye-cikacak-1713509129.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Lüks, tekneler, Fethiyede, görücüye, çıkacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Tüm Yat İşletmecileri, Yatırımcıları, Broker ve Acenteleri Derneği (<strong>TYBA</strong>) tarafından düzenlenen <strong>5. TYBA Yacht Charter Show</strong>'un <strong>3-7 Mayıs</strong>'ta D-Marin Göcek'te yapılacağı bildirildi.</span></span></p>

<p><span><span>TYBA Başkan Yardımcısı ve Yacht Charter Show Komitesi Başkanı Serhan Cengiz, yaptığı yazılı açıklamada, etkinlikte Türkiye'nin turkuaz kıyıları ve komşu sularda faaliyet gösteren seçkin yatların sergileneceğini belirtti.</span></span></p>

<p><span><span>Şovun sektör profesyonellerine her iki yönde de değerli ağ fırsatları sağladığını ifade eden Cengiz, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</span></span></p>

<p><span><span>"Küçük Asya'nın insan türünün ve kültürlerinin en büyük erime potası olarak tarihteki rolüne paralel olarak, yerel deniz turizmi profesyonelleri, yat kiralama acenteleri, dünyanın dört bir yanından gelen brokerler ve acentelerle buluşuyor. TYBA Show her yıl yatçılık profesyonellerini bir araya getirerek bu tarihi misyonu kendi başına sürdürüyor. TYBA kurulduğu günden bu yana fuarı rotasyona tabi tutarak, her 3-4 yılda bir Türkiye'nin turkuaz kıyılarının farklı şehirlerine taşımayı ve ziyaretçilerine yeni, farklı marinalar ve ülkenin güzelliklerini tanıtmayı kararlaştırdı. TYBA Yacht Charter Show'un uzun yıllar Türkiye ve Doğu Akdeniz'in en önemli yatçılık etkinliği olmaya devam edeceğine inanıyorum."</span></span></p>

<p><span><span>Boyları 20 ile 50 metre arasındaki lüks yatların mürettebatlarıyla birlikte sergi için yerlerini alacağı etkinliğe, dünyanın dört bir yanından 300'den fazla sektör profesyonelinin katılması bekleniyor.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İzmit Körfezi&amp;apos;ndeki denizatlarının yaşamı belgesel oluyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/izmit-koerfezindeki-denizatlarinin-yasami-belgesel-oluyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/izmit-koerfezindeki-denizatlarinin-yasami-belgesel-oluyor</guid>
<description><![CDATA[ Sualtı Belgesel Yapımcısı ve Görüntü Yönetmeni Tahsin Ceylan: - &quot;Denizatlarının yaşamlarının bütün döngülerini görüntüleme şansı yakaladık&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/04/izmit-korfezindeki-denizatlarinin-yasami-belgesel-oluyor-1713353787.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İzmit, Körfezindeki, denizatlarının, yaşamı, belgesel, oluyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Dünyada ve Türkiye'deki denizlerde koruma altında bulunan denizatlarının yaşamı, İzmit Körfezi'nde çekilen belgeselle anlatılacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sualtı Belgesel Yapımcısı ve Görüntü Yönetmeni Tahsin Ceylan ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi işbirliğiyle başlatılan projede, İzmit Körfezi'ndeki dalışlarda dış görünüşü itibarıyla insanların ilgisini çeken, koruma altındaki türlerden denizatlarının yaşamı görüntülendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ceylan ve ekibinin yaklaşık 3 ay süren çekimlerine, İzmit Körfezi'ndeki Değirmendere Su Altı Topluluğu, Karamürsel Su Altı Sporları Derneği, Vatoz Diving Centre ile Sahil Güvenlik Komutanlığı da destek verdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Görüntüleme çalışmalarına dalış eğitmeni Murat Kulakaç, sualtı görüntüleme uzmanları Mehtap Akbaş Çiftci ve İlker Acar'ın da eşlik ettiği projede, Uluslararası Doğayı Koruma Birliği'nin (IUCN) kırmızı listeye aldığı denizatlarının yaşamları izleyiciye ulaştırılacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/2214985.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Dilerim ki gelecek nesillere onları aktarabilme şansımız olur"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Sualtı Belgesel Yapımcısı ve Görüntü Yönetmeni Ceylan, AA muhabirine, kıyı habitatlarının önemli türlerinden denizatları popülasyonunun geniş alanda dağılım göstermesine karşın tüm dünyada tehlike altında olduğunu, özellikle Asya ülkelerinde ticari değeri oldukça yüksek olan bu türün, hedef dışı avcılık ve habitatlarının tahribi nedeniyle büyük yaralar aldığını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Son yıllarda korunmak, beslenmek ve üremek için İzmit Körfezi'ni seçerek sığ suları yuva edinen denizatlarının, alg ve deniz çayırları arasında, yani doğal habitatlarında yaşama tutunmaya çalıştığını belirten Ceylan, bu canlılardaki üstün kamuflaj yeteneğinin avcılardan korunmalarına kolaylık sağladığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ceylan, dünyada koruma altındaki denizatlarının İzmit Körfezi'nin biyoçeşitliliğinde de çok büyük öneme sahip olduğunu vurgulayarak, "Denizatlarının yaşamlarının bütün döngülerini görüntüleme şansı yakaladık." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Denizatlarının şu anda ülke kara sularında sadece Karadeniz ve İzmit Körfezi'nde görülebildiğini aktaran Ceylan, denizatlarının denizlerin biyoçeşitliliği açısından çok özel öneme sahip olduğunu dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ceylan, "Biliyorsunuz erkekleri taşıyıcı ve baba rolü oldukça önemli. O yüzden denizatlarının yaşamını görüntülemek ayrı bir öneme sahip. İzmit Körfezi'nde özellikle su pireleriyle besleniyorlar ve onların da burada yoğun olması nedeniyle besine geliyorlar. Dilerim ki, gelecek nesillere onları aktarabilme şansımız olur." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Mesut Önem de İzmit Körfezi'nde bulunan türlerin korunmasına özel önem verdiklerini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz çayırları, pinalar ve mercanların devamında gündemlerine denizatlarını aldıklarını bildiren Önem, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bütün dünyada koruma altında olan ve Uluslararası Doğayı Koruma Birliğinin (IUCN) kırmızı listesinde yer alan denizatlarının korunması ve tanınması amacıyla yaşamlarını belgesel film olarak hazırladık. Tahsin Ceylan ve ekibi tarafından hazırlanan belgesel film ise yakında yayında olacak."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Balon balıklarının insan sağlığına verdiği zararın boyutları ortaya çıktı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/balon-baliklarinin-insan-sagligina-verdigi-zararin-boyutlari-ortaya-cikti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/balon-baliklarinin-insan-sagligina-verdigi-zararin-boyutlari-ortaya-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Doğu Akdeniz&#039;de 2004 ile 2023 arasında balon balıkları nedeniyle tüketimden kaynaklı 27 ölüm, 143 ölümcül olmayan zehirlenme ve 28 fiziksel saldırı vakası yaşandı - Mersea Deniz Koruma Danışmanlığı Kurucusu Dr. Aylin Ulman: - &quot;Ne yazık ki bir kere yerleştikten ve yayılmaya başladıktan sonra burada kalacakları için onlara alışmak zorundayız. Ancak balon balığı ve aslan balığı gibi ciddi ve zararlı etkilere sahip olanların kontrol altına alınması, yerel biyoçeşitliliğimizin korunması için gerekli&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/04/balon-baliklarinin-insan-sagligina-verdigi-zararin-boyutlari-ortaya-cikti-1713350827.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Balon, balıklarının, insan, sağlığına, verdiği, zararın, boyutları, ortaya, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>Akdeniz</strong>'e kıyısı olan ülkelerden bilim insanlarının yaptığı araştırmaya göre 2004 ile 2023 arasında balon balıkları nedeniyle tüketimden kaynaklı 27 ölüm, 143 ölümcül olmayan zehirlenme ve 28 fiziksel saldırı vakası yaşandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Birleşmiş Milletler Çevre Programı (<strong>UNEP</strong>) verilerine göre Akdeniz, yüzde 20 ila 30'u endemik olmak üzere 17 binden fazla deniz canlısına ev sahipliği yapıyor. Yerli türlerin dışında 1000'den fazla yabancı türü de sınırları içinde barındıran Akdeniz'deki türlerin korunması için 1233 deniz koruma alanı bulunuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akdeniz'deki istilacı yabancı türlerden biri olan balon balığı hakkında Türkiye, Yunanistan, Kıbrıs, Lübnan, Suriye, İsrail, Filistin, Mısır, Libya ve Tunus'tan bilim insanlarının yaptığı "Doğu Akdeniz'de İstilacı Balon Balıklarının İnsan Sağlığına Etkilerinin (Saldırılar, Zehirlenmeler ve Ölümler) Değerlendirilmesi" adlı çalışma bilim dergisi Biology'de geçen ay yayımlandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çalışmada, Haziran 2004'ten Aralık 2023'e kadar Doğu Akdeniz'deki balon balığı (Lagocephalus sceleratus) ve turuncu benekli balon balığı (Torquigener Hypsolegeneion) kaynaklı meydana gelen fiziksel saldırı, zehirlenme ve ölüm vakaları ilk kez kapsamlı şekilde ele alındı. İnsan sağlığını etkileyen 198 olayın belgelendiği çalışmada, tüketimden kaynaklı 27 ölüm, 143 ölümcül olmayan zehirlenme ve 28 fiziksel saldırı vakası tespit edilerek incelendi. Kaydedilen vakalarda özellikle 2019'dan sonra hızlı bir artış yaşandığı da gözlemlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balon balıklarıyla ilgili tespit edilen ilk vakalar Lübnan ve Mısır'dan gelirken, en fazla zehirlenme vakası 64 kişi ile Suriye'den bildirildi. Suriye ve Türkiye, balon balıklarıyla ilgili en fazla vaka rapor edilen iki ülke olurken, Lübnan 16 can kaybıyla balon balığı kaynaklı en fazla ölümün meydana geldiği ülke oldu. En fazla can kaybı yaşanan ikinci ülke olan Türkiye'de 4 ölüm, 24 ölümcül olmayan zehirlenme ve 8 fiziksel saldırı vakası kayıtlara geçti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dokularında yüksek miktarda nörotoksin tetrodotoksin (TTX) bulunduran balon balıkları, insan sağlığı açısından risk oluşturuyor. Dünyadaki yaklaşık 200 balon balığının yüzde 28'inden fazlası insan tüketimi için güvenli olmayan seviyelerde TTX içeriyor. Balon balıklarında bulunan TTX'in düşük düzeyi ağrı kesici olarak çok etkili olsa da yüksek dozu ölüme neden olabiliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Zehirlenme semptomları genellikle TTX'in vücuda girişinden yaklaşık 10 dakika ila 6 saat arasında ortaya çıkabiliyor. Sinir ve sindirim sisteminde başlayarak 4 aşamada ilerleyen semptomlar, uzuvlarda uyuşma ve felç, kalp ve solunum sistemlerinde anormallikler ve son olarak meydana gelen bilinç kaybı ile genellikle 6 ila 24 saat içinde ölümle sonuçlanıyor. Hastalar genellikle 24 saat içinde solunum yetmezliğine bağlı olarak hayatını kaybetmezse, vücutta kalıcı bir hasar olmadan iyileşebiliyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Akdeniz'de 13 tür balon balığı bulunuyor</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Araştırmada yer alan bilim insanlarından Dr. Aylin Ulman, balon balıklarının insan sağlığına, ekonomiye ve biyoçeşitliliğe zarar verdiği için yüksek düzeyde istilacı tür olarak nitelendirildiğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akdeniz'de bilinen 13 tür balon balığı bulunduğunu aktaran Ulman, "Kaydedilen türlerden 6'sı Hint-Pasifik kökenli ve bunların 3'ü en yüksek zehir seviyelerine sahip. Hint-Pasifik kökenli Kızıldeniz türleri, Süveyş Kanalı yoluyla Akdeniz'e ulaşıyor. Zehir seviyesi en yüksek ve ne yazık ki sularımıza da gelmiş olan 3 balon balığı türünün bilimsel isimleri Lagocephalus sceleratus, Lagocephalus suezensis, Torquigener hypselogeneion'dur." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye sularında ilk kez 2002'de görülen balon balığının ilerleyen günlerde Akdeniz'in diğer noktalarına da yayılmaya başladığını ifade eden Ulman, Cebelitarık Boğazı ile Karadeniz'de de balon balığına rastlanabildiğini anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ulman, keskin dişlere sahip balon balıklarının biyoçeşitlilik üzerindeki etkisi hakkında şu bilgileri verdi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Çok keskin dişleri iki plakaya kaynaşmış olması nedeniyle midye ve yengeç gibi omurgasız hayvanların sert kabuklarını kırabilir, hem de su kolonunda ve dipte yaşayan balıkları yakalayıp yiyebilirler. Bu yüzden, farklı habitatlarda yaşayan geniş bir canlı çeşitliliği üzerinden beslenebilirler. Esas olarak, ahtapot ve kalamar türlerini tercih ediyor gibi görünse de bulabildikleri tüm canlıları yiyorlar, hatta etrafta besin bulamadıklarında yamyamlığa da başvurduklarını düşünüyoruz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>- "İnsanlar balon balıklarını asla yememeli"</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balon balığındaki zehrin, balığın eti başta olmak üzere tüm organlarında bulunduğu ve kesip çıkarılamadığı bilgisini paylaşan Ulman, "Son yıllarda denizde bulunan, yüzen insanlara da saldırmaya başladılar ancak bu tip saldırılar şimdilik nadir görülen bir durum. İnsanlar balon balıklarını asla yememeli. Kazayla balon balığı yediklerinde ilk yardım tedavisi için vakit geçirmeden tıbbi yardım almalı. Şu ana kadar balon balığı zehrinin bilinen bir panzehiri yok ancak acil tıbbi müdahale gereklidir." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğünün zehirli balon balığının avlanmasını teşvik etmek için <strong>balık</strong> başına 25 lira ödül koyduğunu hatırlatan Ulman, kendilerinin de bu fikirden yola çıkarak zehirli balon balığının derisini, doğaya dost yöntemlerle egzotik ürünlere dönüştüren ticari bir girişim başlattıklarını bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye denizlerinde şu anda 500'den fazla yabancı tür olduğuna dikkati çeken Ulman sözlerini "Ne yazık ki bir kere yerleştikten ve yayılmaya başladıktan sonra burada kalacakları için onlara alışmak zorundayız. Ancak balon balığı ve aslan balığı gibi ciddi ve zararlı etkilere sahip olanların kontrol altına alınması, yerel biyoçeşitliliğimizin korunması için gerekli." diyerek tamamladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Deniz taşıtlarına tanıtım numarası verilecek</title>
<link>https://trafikdernegi.com/deniz-tasitlarina-tanitim-numarasi-verilecek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/deniz-tasitlarina-tanitim-numarasi-verilecek</guid>
<description><![CDATA[ Deniz taşıtlarına verilecek tanıtım numaraları ile bu numaralarda yer alacak tekil imalatçı kodlarının tahsisine ilişkin kurallar belli oldu. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/04/deniz-tasitlarina-tanitim-numarasi-verilecek-1712990075.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Deniz, taşıtlarına, tanıtım, numarası, verilecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Deniz taşıtlarına verilecek tanıtım numaraları ile bu numaralarda yer alacak tekil imalatçı kodlarının tahsisine ilişkin kurallar belli oldu.</span></span></p>

<p><span><span>​​​​​​​Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca hazırlanan "Gezi Tekneleri ve Kişisel Deniz Taşıtları Yönetmeliği Kapsamında Tekil İmalatçı Kodlarının Tahsisi, Kullanımı ve Tesciline Dair Tebliğ" Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</span></span></p>

<p><span><span>Tebliğ ile "Gezi Tekneleri ve Kişisel Deniz Taşıtları Yönetmeliği" kapsamında üretilen deniz taşıtlarına verilecek tanıtım numaralarıyla bu numaralarda yer alan tekil imalatçı kodlarının tahsisi, kullanımı ve tesciline ilişkin kurallar belirlendi.</span></span></p>

<p><span><span>Buna göre, deniz taşıtı tanıtım numarası içeriğinde, imalatçının yerleşik olduğu ülke kodu, deniz taşıtının üretim ayı ve yılı, bir deniz taşıtının piyasaya arz edilmesinin amaçlandığı yıla karşılık gelen model yılının yer alması gerekecek.</span></span></p>

<p><span><span>Tekil imalatçı kodunun tahsisinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğü (İdare) sorumlu olacak. İdare, tekil imalatçı kodunun tahsisinden sorumlu olduğu konuda Ticaret Bakanlığı aracılığıyla Avrupa Komisyonu'na bildirim yapacak.</span></span></p>

<p><span><span>İmalatçı, deniz taşıtını piyasaya arz etmeden önce, tekil imalatçı kodunun tahsisi için İdareye, Türkiye'de yerleşik olması durumunda Türkçe, Türkiye'de yerleşik olmaması halinde ise İdarenin kabul edeceği diğer bir dilde başvuru yapacak.</span></span></p>

<p><span><span>İdare, vermiş olduğu tekil imalatçı kodlarının ulusal tescilini gerçekleştirecek. Bu kodlara Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin erişebilmesi için AB tescil platformuna iletilecek. İdare, üçüncü ülkelerde yerleşik imalatçıya tekil imalatçı kodu tahsis etmesi durumunda bunu üçüncü ülkeler için işbirliği platformuna bildirecek.</span></span></p>

<p><span><span>Tekil imalatçı kodu tahsis işlemleri kapsamında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Döner Sermaye İşletme Dairesi Başkanlığı hesabına 100 bin lira hizmet bedeli yatırılacak.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Denizcilik sektöründe biyoyakıt kullanılabilecek</title>
<link>https://trafikdernegi.com/denizcilik-sektoerunde-biyoyakit-kullanilabilecek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/denizcilik-sektoerunde-biyoyakit-kullanilabilecek</guid>
<description><![CDATA[ Biyoyakıt türlerinden biodizel, denizcilik sektöründe yakıt olarak kullanılabilecek. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/04/denizcilik-sektorunde-biyoyakit-kullanilabilecek-1712554823.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Denizcilik, sektöründe, biyoyakıt, kullanılabilecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (<strong>EPDK</strong>), Petrol Piyasasında Uygulanacak Teknik Kriterler Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği, Resmi Gazete'de yayımlandı.</span></span></p>

<p><span><span>Yapılan değişiklikle yönetmeliğe, "Sürdürülebilir Denizcilik Harmanlama Bileşeni (<strong>SDHB</strong>)" tanımı eklendi. Bu bileşen, fosil olmayan kaynaklardan üretilen, denizcilik yakıtlarıyla harmanlanarak kullanılabilen ve uluslararası geçerliliği olan sürdürülebilirlik sertifikasına sahip olacak.</span></span></p>

<p><span><span>Denizcilik yakıtlarının hazırlanmasında biodizel kullanılması halinde karıştırma oranı ve nihai üründe biodizel bulunduğu hususu kullanıcıya teslim edilecek analiz raporu veya belgelerde açık olarak belirtilecek.</span></span></p>

<p><span><span>Kullanıcının açık rızası olmadan biodizel içeren denizcilik yakıtları deniz araçlarına teslim edilemeyecek.</span></span></p>

<p><span><span>Sürdürülebilir denizcilik harmanlama bileşenleri, yüzde 30'a kadar denizcilik yakıtlarının hazırlanması aşamasında kullanılabilecek.</span></span></p>

<p><span><span>Öte yandan, EPDK'nin 9822 Sayılı Ham Petrol, Akaryakıt, İhrakiye, Madeni Yağ, Baz Yağ ve Petrolle İlişkili Maddelere Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Kararı da Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı.</span></span></p>

<p><span><span>Değişiklikle, karara "Jet Yakıtına Harmanlanan Ürün" kısmından sonra gelmek üzere "Denizcilik Yakıtlarıyla Harmanlanan Ürün" bölümü eklendi.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye, denizcilik sektöründe biyoyakıt kullanımına başlıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turkiye-denizcilik-sektoerunde-biyoyakit-kullanimina-basliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turkiye-denizcilik-sektoerunde-biyoyakit-kullanimina-basliyor</guid>
<description><![CDATA[ İlk aşamada yıllık 10 bin ton yerli ve sürdürülebilir kaynaklardan üretilmiş yenilenebilir harmanlama bileşeninin, denizcilik sektöründe kullanılması öngörülüyor - Kullanımın başlamasıyla denizcilik sektöründe ithal kaynaklı fosil yakıtlar yerine Türkiye&#039;de üretilmiş biyoyakıtların kullanımına başlanmış olacak ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/03/turkiye-denizcilik-sektorunde-biyoyakit-kullanimina-basliyor-1711801522.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye, denizcilik, sektöründe, biyoyakıt, kullanımına, başlıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Türkiye, küresel iklim değişikliğine etkisi nedeniyle fosil yakıtlara alternatif olarak tercih edilen biyoyakıtları, denizcilik sektöründe kullanmaya hazırlanıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA muhabirinin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (<strong>EPDK</strong>) yetkililerinden edindiği bilgiye göre, Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği, Petrol Piyasasında Uygulanacak Teknik Kriterler Hakkında Yönetmelik ve ilgili diğer Kurul Kararında yapılan değişikliklerle Türkiye'de biyoyakıt türlerinden biodizelin denizcilik yakıtı olarak kullanılabilmesinin yolu açılıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Söz konusu değişiklikler kapsamında yerli ve sürdürülebilir kaynaklardan üretilen 'sürdürülebilir denizcilik harmanlama bileşenleri' yüzde 30 oranına kadar denizcilik yakıtlarının hazırlanması aşamasında kullanılabilecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İlk aşamada yıllık 10 bin ton harmanlama bileşeninin, denizcilik sektöründe kullanılması öngörülüyor. Böylelikle denizcilik sektöründe ithal kaynaklı fosil yakıtlar yerine Türkiye'de üretilmiş biyoyakıtların kullanımı başlayacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu düzenlemeler, 7 Ekim 2021'de Cumhurbaşkanlığı Kararı ve tarafı olunan Paris Anlaşması ile getirilen yükümlülüklere uyum sağlanması ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan Türkiye'nin 2053 için net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Harmanlama bileşenlerin üretimde atıkların kullanılması sayesinde Türkiye'nin sıfır atık politikalarına da önemli bir katkı sağlanması bekleniyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Fosil yakıtların yerine kullanılabilen ve genellikle biyolojik kaynaklardan elde edilen biyoyakıtlar denizcilik sektörünün uluslararası alanda rekabet gücüne de önemli bir katkı sağlanması hedefleniyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Denizcilik yakıtlarında biyoyakıt kullanılabilmesine ilişkin düzenlemeler Resmi Gazete'de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>EPDK</strong>, geçen yılın başında ise havacılık sektöründe biyoyakıtların kullanımına imkan verecek mevzuat düzenlemeleri devreye almıştı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- 1,5 milyar litrenin üzerinde akaryakıt yerli ve yenilenebilir kaynaklardan üretildi</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Kurum 2013'te benzin türü akaryakıta ve 2018'de ise motorin türü akaryakıtlara biyoyakıt eklenmesi zorunluluğunu ilişkin çeşitli düzenlemeleri hayata geçirmişti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Söz konusu düzenlemeler ile birlikte bugüne kadar toplamda 1,5 milyar litrenin üzerinde akaryakıtın yerli ve yenilenebilir kaynaklardan üretilmesi sağlanırken yaklaşık 1 milyar dolar seviyesinde ithal ikamesi de sağlanmış oldu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Türkiye'de denizcilik sektöründe alternatif yakıtların kullanımı oldukça önem taşıyor</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>AA muhabirinin uluslararası raporlardan derlediği verilere göre, Avrupa Birliği Emisyon Ticareti Sistemi (<strong>AB ETS</strong>) 1 Ocak 2024 tarihi itibarıyla deniz taşımacılığı kaynaklı sera gazlarını kapsayacak şekilde genişletildi. AB içinde ve AB'den veya AB'ye yapılan deniz yolu taşımacılığı sistem kapsamında yer alıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz taşımacılığı kaynaklı karbondioksitin 2024 için yüzde 40'ı 2025 için yüzde 70'i ve 2026 ve sonrasında tümünün hesaplamalara dahil edilmesi öngörülüyor. Buna göre denizcilik sektöründen kaynaklı emisyonun ya alternatif yakıtlar kullanılarak ortadan kaldırılması ya da AB ETS sisteminden ortadan kaldırılamayan miktar için kredi alınması gerekiyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Denizcilik sektörünün 2026 için 8,2 milyar avro tutarında kredi almasının gerekeceği tahmin ediliyor. Dolayısıyla denizcilik sektöründe fosil kaynaklı olmayan yakıt arayışları yoğun bir şekilde devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye'nin AB ülkelerine ve AB ülkelerinden Türkiye'ye gerçekleştirilen denizyolu taşımacılığı da bu düzenlemeden etkilenmesi kaçınılmaz görülüyor. Buna göre hem Türkiye'de faaliyet gösteren taşımacılık şirketlerinin hem de Türkiye'nin karasularında faaliyet gösteren ihrakiye teslim şirketlerinin uluslararası rekabette zarar görmemeleri açısından denizcilik sektöründe alternatif yakıtların kullanımı oldukça önem taşıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Evinde fosil ele geçirilen şüpheli gözaltına alındı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/evinde-fosil-ele-gecirilen-supheli-goezaltina-alindi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/evinde-fosil-ele-gecirilen-supheli-goezaltina-alindi</guid>
<description><![CDATA[ Kayseri&#039;nin Kocasinan ilçesinde evinde 8 parça fosil bulunan şüpheli gözaltına alındı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/03/evinde-fosil-ele-gecirilen-supheli-gozaltina-alindi-1711552135.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Evinde, fosil, ele, geçirilen, şüpheli, gözaltına, alındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Alınan bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Erkilet Mahallesi'nde Ç.Y'nin evinde tarihi eser bulunduğu ihbarı üzerine operasyon düzenlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İkamette yapılan aramada 8 parça kabuklu deniz canlılarına ait fosil ele geçirildi. Müze yetkilerince yapılan incelemede 10 milyon yıl öncesi Miyosen döneme ait olduğu değerlendirilen fosillere el konuldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na muhalefet" suçlamasıyla gözaltına alınan şüphelinin emniyetteki işlemleri devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yeni inşa edilecek deniz ve iç su araçları teşviklerinde düzenleme yapıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/yeni-insa-edilecek-deniz-ve-ic-su-araclari-tesviklerinde-duzenleme-yapildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/yeni-insa-edilecek-deniz-ve-ic-su-araclari-tesviklerinde-duzenleme-yapildi</guid>
<description><![CDATA[ Hurdaya ayrılacak 20 yaş ve üzerindeki ticari gemi, deniz ve iç su araçlarının yerine inşa edilecek araçlara yönelik teşviklerle ilgili düzenlemeye gidildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/03/yeni-insa-edilecek-deniz-ve-ic-su-araclari-tesviklerinde-duzenleme-yapildi-1711201772.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yeni, inşa, edilecek, deniz, iç, araçları, teşviklerinde, düzenleme, yapıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca hazırlanan "Hurdaya Ayrılan Türk Bayraklı Gemilerin Yerlerine Yeni Gemi inşa Edilmesinin Teşvikine Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik", Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Buna göre, 20 yaş ve üzeri hurdaya ayrılacak ticari gemi, deniz ve iç su araçları için ağırlık üst sınırı 5 bin grostondan 50 bin grostona yükseltildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hurda teşvikinden faydalanmak isteyenlerin "her yılın haziran ayı içerisinde" başvuru yapabileceklerine ilişkin hüküm yürürlükten kaldırıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hurda teşviki başvuruları, Bakanlık Döner Sermaye İşletmesi bütçe imkanları doğrultusunda, her yıl 50 bin grostonu geçmemek üzere, en fazla 10 gemi için, geminin yaşı, tonajı ve sefer bölgesi dikkate alınarak değerlendirilecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Başvurusu kabul edilen yararlanıcının, teşvik uygunluk belgesi düzenlenme tarihinden itibaren 7 ay içerisinde yüklenici ile yeni geminin inşasına yönelik sözleşme yaparak Denizcilik Genel Müdürlüğüne ibraz etmesi gerekecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Başvuru aşamasında hurdaya ayrılacak gemiye ait denize, iç suya elverişlilik ile su aracı uygunluk belgelerinden birisi olacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yararlanıcı, hurda teşvik tutarı ödemesi için, yerli katkı oranını içeren klas kuruluşu veya yeminli mali müşavir raporuyla birlikte geçerli tekne inşa sigortasını Denizcilik Genel Müdürlüğüne sunacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Öte yandan yönetmeliğin, geçiş hükümlerini düzenleyen geçici 1'inci maddesi yürürlükten kaldırıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Alanya Balıkçı Barınağı&amp;apos;nda demirli iki tur teknesi yandı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/alanya-balikci-barinaginda-demirli-iki-tur-teknesi-yandi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/alanya-balikci-barinaginda-demirli-iki-tur-teknesi-yandi</guid>
<description><![CDATA[ Alanya Balıkçı Barınağı&#039;nda demirli iki tur teknesi yandı ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/03/alanya-balikci-barinaginda-demirli-iki-tur-teknesi-yandi-1711023134.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Alanya, Balıkçı, Barınağında, demirli, iki, tur, teknesi, yandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<h2>Antalya'nın Alanya ilçesinde balıkçı barınağındaki iki tur teknesinde çıkan yangın, ekiplerin çalışmasıyla söndürüldü.<br>
<br>
Alanya Balıkçı Barınağı'nda demirli bir tur teknesinde yangın çıktı.<br>
<br>
Alevler, barınaktaki başka bir tekneye daha sıçradı.<br>
<br>
İhbar üzerine bölgeye gelen sahil güvenlik ve itfaiye ekipleri, yangına müdahale ederek söndürdü.<br>
<br>
Bir teknenin tamamen yandığı olayda, bir tekne de kullanılamaz hale geldi.<br>
<br>
Soğutma çalışmasının sürdüğü yangının neden çıktığı araştırılıyor.</h2>

<p>AA</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzmanlar yükselen okyanus sıcaklıklarının zincirleme tepkilere neden olabileceği konusunda uyarıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/uzmanlar-yukselen-okyanus-sicakliklarinin-zincirleme-tepkilere-neden-olabilecegi-konusunda-uyariyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/uzmanlar-yukselen-okyanus-sicakliklarinin-zincirleme-tepkilere-neden-olabilecegi-konusunda-uyariyor</guid>
<description><![CDATA[ İklim araştırmacısı Leon Simons: -&quot;Geçen yıl Libya, Yunanistan ve dünyanın birçok bölgesinde gözlemlenen büyük sel felaketleri gelecek aylarda da meydana gelebilir&quot; - İklim bilimci Joel Hirschi: - &quot;Eğer sıcaklıklardaki artış yıl içerisinde devam ederse, özellikle El Nino&#039;nun azalmasıyla mayıs sonundan temmuza kadar aktif bir kasırga sezonuna yol açabilir&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/03/uzmanlar-yukselen-okyanus-sicakliklarinin-zincirleme-tepkilere-neden-olabilecegi-konusunda-uyariyor-1711114293.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Uzmanlar, yükselen, okyanus, sıcaklıklarının, zincirleme, tepkilere, neden, olabileceği, konusunda, uyarıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Uzmanlar, okyanus sıcaklıkları arttıkça, rekor derecelere varan sıcaklığın gelecek aylarda tufan ve kasırga gibi şiddetli zincirleme tepkilere neden olacağı konusunda uyarıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hollanda'daki Club of Rome merkezinde iklim üzerine çalışmalar yapan araştırmacı Leon Simons, AA muhabirine verdiği röportajda Pasifik Okyanusu üzerindeki El Nino hava olayının okyanustaki ve atmosferdeki ısınmayı artırdığını ve hava durumunda değişikliklere neden olduğunu aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Simons, Atlantik Okyanusu'nun tamamının rekor sıcaklıkta olması nedeniyle gelecek aylarda kasırgaların daha da güçlenebileceğini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sıcak havanın kara üzerinde hareket ederken özellikle dağ gibi yükseltili alanlarda soğuması nedeniyle artan yağış miktarının sellere neden olduğunu belirten Simons, geçen yıl Libya, Yunanistan ve dünyanın birçok bölgesinde gözlemlenen büyük sel felaketlerinin gelecek aylarda da meydana gelebileceğine dikkati çekti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>- Okyanuslar neden ısınıyor ?</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Simons, sera gazı salımlarının yanı sıra okyanusların ısınmasına neden olan başka bir durumun da kömürle çalışan enerji santrallerinden kaynaklanan kükürt emisyonlarının azaltılması olduğu yorumunda bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Hava kirliliğini azalttığımızda okyanuslara daha fazla güneş ışığı ulaşabilir. Özellikle deniz yolu taşımacılığının yoğun olduğu bölgelerdeki hava kirliliğinin azalmasıyla okyanuslar çok daha hızlı ısınıyor" diyen Simons, Uluslararası Denizcilik Örgütünün 2020’de gemicilikte kullanılan yakıtlardaki kükürt miktarını yüzde 80 oranında azaltacak yeni bir düzenleme getirdiğine işaret etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Simons, artık daha az kükürt emisyonu olduğu için uzaya yansıtılan güneş ışığının da azaldığını bu nedenle okyanusların ısındığını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Okyanusun ısınması için aynı miktardaki havanın ısınmasında gereken sıcaklığın 3 bin kat daha fazlasına ihtiyaç olduğunu belirten Simons, tehlikenin ciddiyetine dikkati çekerek, şiddetli hava olaylarına hazırlanılması gerektiğine dair uyarıda bulundu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Etkisini kaybeden El Nino hava olayı La Nina'ya dönüşebilir</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>İklim üzerine çalışmalarda bulunan Joel Hirschi ise AA muhabirine verdiği demeçte, Atlas Okyanusu'ndaki sıcaklığın "son derece yüksek olduğunu" belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hirschi, "Eğer sıcaklıklardaki artış yıl içerisinde devam ederse, özellikle El Nino'nun azalmasıyla mayıs sonundan temmuza kadar aktif bir kasırga sezonuna yol açabilir." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Etkisini kaybeden El Nino hava olayının La Nina hava olayına dönebileceğini söyleyen Hirschi, La Nina'nın Kuzey Atlantik üzerinde tropikal kasırgaların oluşumuna elverişli koşulların sağlanmasına yardımcı olduğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Honduras ve Meksika gibi Orta Amerika ülkelerinin yanı sıra ABD'nin Florida gibi güney bölgeleri de dahil olmak üzere Doğu Kıyısı'nın büyük bir kısmının La Nina hava olayından etkilenmesi beklenen bölgeler olduğunu söyleyen Hirschi, Kanada ve Avrupa'yı da etkisi altına alabilme ihtimalini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hirschi, Pasifik Okyanusu'nda La Nina hava olayının öncü işaretlerinin oluştuğunu ifade ederek, La Nina'nın olumlu etkisinin okyanus sıcaklıklarının 2023'teki seviyelerden biraz daha düşmesinin beklenmesi olabileceğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>- "Kükürt emisyonlarındaki azalma Akdeniz'de daha çok ısınmaya neden olacak"</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İki bilim insanı da Akdeniz'in normalde olması gerekenden daha sıcak olan başka bir bölge olduğunun altını çizdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akdeniz'in 2023'te aşırı sıcak hava dalgalarına maruz kaldığını ifade eden Hirschi, 10 yıldan fazladır bölgedeki denizlerde sıcak hava dalgası olaylarının yaşandığını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Küresel ısınma nedeniyle "Akdeniz kasırgalarının" yaşanma ihtimalinin arttığını belirten Hirschi, örnek olarak geçen yıl Bulgaristan, Yunanistan ve Libya'da trajik sonuçlar doğuran Daniel Kasırgası'nı gösterdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hirschi, önceki yıllarda Akdeniz'de havanın ısınmasının sebebini, Afrika'dan Avrupa'ya ilerleyen sıcak havanın Akdeniz'i tümüyle kaplamasıyla oluşan "ısı kubbesi" adlı yapıların uzun süre bölgede kalması olarak açıkladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Simons ise, kükürt emisyonunu kontrol altına almak için uygulanan kanunlardan Akdeniz'in de etkilendiğini belirterek, 2020'deki düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle bu bölgede çok daha fazla güneş ışığının emildiğinin görüldüğüne işaret etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Simons gelecek yılın mayıs ayında düzenleme güçlendirildiğinde, kükürt emisyonlarındaki azalmanın daha çok ısınmaya neden olacağına dair uyardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dünya genelindeki okyanus yüzeyinin günlük ortalama sıcaklığı, mart ayında 2023 rekorunu kırarak 21,2 dereceyle "şimdiye kadar kaydedilen en yüksek sıcaklığa" ulaşmıştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesinde (NOAA) görevli deniz bilimci Prof. Dr. Gregory C. Johnson, geçen yıl deniz yüzey suyu sıcaklıklarının yaklaşık 20 yıllık ısınmaya eş değer bir artış gösterdiğini, ısınmanın sonuçlarından biri olarak bazı hayvanların kutuplara göç ettiğini belirtmişti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Marmara Denizi&amp;apos;nde 3,5 büyüklüğünde deprem</title>
<link>https://trafikdernegi.com/marmara-denizinde-35-buyuklugunde-deprem</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/marmara-denizinde-35-buyuklugunde-deprem</guid>
<description><![CDATA[ Marmara Denizi&#039;nde 3,5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/03/marmara-denizinde-35-buyuklugunde-deprem-1710943923.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Marmara, Denizinde, 3, 5, büyüklüğünde, deprem</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (<strong>AFAD</strong>) sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 09.21'de meydana gelen sarsıntının merkez üssünün Yalova'nın 2,42 kilometre açığı olduğu belirlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sarsıntı, deniz yüzeyinin yaklaşık 9,71 kilometre derinliğinde oluştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yalova Valisi Hülya Kaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Marmara Denizi merkezli 3,5 büyüklüğünde meydana gelen depremde, AFAD ve ilgili kurumlarımızın tüm ekipleri saha tarama çalışmalarına devam etmektedir. An itibarıyla olumsuz bir durum yoktur. Depremden etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Deniz yüzeyi sıcaklığındaki artış boğa köpek balığı popülasyonunu artırıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/deniz-yuzeyi-sicakligindaki-artis-boga-koepek-baligi-populasyonunu-artiriyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/deniz-yuzeyi-sicakligindaki-artis-boga-koepek-baligi-populasyonunu-artiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, &quot;deniz yüzeyindeki sıcaklığın artmasının boğa köpek balığı popülasyonunun artmasına yol açtığını&quot; tespit etti. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/03/deniz-yuzeyi-sicakligindaki-artis-boga-kopek-baligi-populasyonunu-artiriyor-1710741094.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Deniz, yüzeyi, sıcaklığındaki, artış, boğa, köpek, balığı, popülasyonunu, artırıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>Scientific Reports</strong> dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, bilim insanları küresel ısınmanın artış hızıyla boğa köpek balığı popülasyonunun artış hızını inceledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uzmanlar, son 20 yılda deniz yüzeyindeki sıcaklığın yükselmesiyle bu tür köpek balığı sayısının da arttığını ortaya koydu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çalışma kapsamında 2003-2020 yıllarında ABD'nin Alabama eyaletindeki Mobile Körfezi'nde 440 köpek balığından elde edilen verileri inceleyen bilim insanları, bu türdeki artışı araştırdı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uzmanlar, söz konusu türdeki artışın deniz yüzeyindeki sıcaklığın artmasıyla paralel olduğunu gördü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mississippi Eyalet Üniversitesinden (<strong>MSU</strong>) araştırmacılar, Mobile Körfezi'nde saat başına kaydedilen ve tamamı yavru olan boğa köpek balığı sayısının 2020 yılında, 2003'e göre 5 kat fazla olduğunu tespit etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çalışmanın başyazarı Lindsay Mullins, ABC News'e yaptığı açıklamada, "Bu gerçekten heyecan verici bir çalışma çünkü normalde birçok tür için ısınan suyun zararlı olduğuna dair savımıza ters düşüyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ayrıca bilim insanları, çalışmada, iklim değişikliği devam ettikçe kıyı bölgelerindeki ekolojik yapının da değişime uğrayacağına işaret etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Boğa köpek balıkları dünyanın en tehlikeli köpek balığı türlerinden biri olarak gösteriliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye Liman İşletmecileri Derneği&amp;apos;nin yeni başkanı Hamdi Erçelik oldu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turkiye-liman-isletmecileri-derneginin-yeni-baskani-hamdi-ercelik-oldu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turkiye-liman-isletmecileri-derneginin-yeni-baskani-hamdi-ercelik-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Derneğin başkanlığını 2,5 yıldır yürüten Aydın Erdemir, oy birliği ile görevi Hamdi Erçelik’e devretti ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/03/turkiye-liman-isletmecileri-derneginin-yeni-baskani-hamdi-ercelik-oldu-1710503536.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye, Liman, İşletmecileri, Derneğinin, yeni, başkanı, Hamdi, Erçelik, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Türkiye Liman İşletmecileri Derneği’nin (<strong>TÜRKLİM</strong>) başkanlığına <strong>Hamdi Erçelik </strong>seçildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>TÜRKLİM</strong>'den yapılan açıklamaya göre, liman işletmecilerinin sektörel sorunlarına ortak bir platformda çözüm aramak ve dayanışmayı sağlamak amacıyla hizmet veren Derneğin 27. Genel Kurul Toplantısı, 8 Mart Cuma günü gerçekleştirildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>78 üyesi ile sektörü tek çatı altında buluşturan derneğin yeni yönetiminin belirlendiği kurula, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Durmuş Ünüvar, Kıyı Yapıları Genel Müdürü Salih Tan, İMEAK Deniz Ticaret Odası Meclis Başkanı Başaran Bayrak, DenizTemiz Derneği/ TURMEPA Yönetim Kurulu Başkanı Şadan Kaptanoğlu ile üye şirket yöneticileri ve sektörün önemli isimleri katıldı. Denizcilik sektöründeki erkek egemen algısını bozan bir buluşmaya imza atan kurula ayrıca terminal çekici operatöründen operasyon saha elemanına kadar limancılık sektörünün farklı alanlarında çalışan 22 kadın liman işçisi de katılım sağladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Genel Kurul'da 2024 yılı yönetim kurulu asil ve yedek üyeleri ile denetleme kurulu asil ve yedek üyelerinin seçiminin akabinde, 2,5 yıldır TÜRKLİM başkanlığını yürüten Aydın Erdemir, oy birliği ile görevi Hamdi Erçelik’e devretti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Üç yıldan bu yana Borusan Limanı Genel Müdürlüğü görevini yürüten, ODTÜ Metalurji ve Malzeme Mühendisliği mezunu Hamdi Erçelik, bir önceki dönemde ise TÜRKLİM Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyordu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Limanlarda elleçlenen konteyner miktarında şubatta rekor artış</title>
<link>https://trafikdernegi.com/limanlarda-elleclenen-konteyner-miktarinda-subatta-rekor-artis</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/limanlarda-elleclenen-konteyner-miktarinda-subatta-rekor-artis</guid>
<description><![CDATA[ Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu: - &quot;Şubatta limanlarda elleçlenen konteyner miktarı yüzde 38,9 gibi rekor oranda artarak 1 milyon 167 bin 210 TEU&#039;ya çıktı&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/03/limanlarda-elleclenen-konteyner-miktarinda-subatta-rekor-artis-1710251033.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Limanlarda, elleçlenen, konteyner, miktarında, şubatta, rekor, artış</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı <strong>Abdulkadir Uraloğlu</strong>, şubatta limanlarda elleçlenen yük miktarının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15,4 artarak 43 milyon 853 bin 985 tona yükseldiğini belirterek, "Bu dönemde elleçlenen konteyner miktarı ise yüzde 38,9 gibi rekor oranda artarak 1 milyon 167 bin 210 TEU'ya çıktı." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uraloğlu, yazılı açıklamasında, bu yılın ilk iki ayında limanlarda elleçlenen yük miktarının toplam 86 milyon 973 bin 541 tona, konteyner miktarının 2 milyon 180 bin 972 TEU'ya ulaştığını bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Son aylarda yaşanan ekonomik gelişmelerin ticari hayata yansımalarının görülmeye başladığına işaret eden Uraloğlu, "Deniz ticaretinde büyüme ise kendini rekor seviyelerde gösterdi. Şubatta limanlarda elleçlenen yük miktarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15,4 artarak 43 milyon 853 bin 985 tona yükseldi. Bu dönemde elleçlenen konteyner miktarı ise yüzde 38,9 gibi rekor oranda artarak 1 milyon 167 bin 210 TEU'ya çıktı." değerlendirmesini yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uraloğlu, ocak-şubat döneminde ise limanlarda elleçlenen yük miktarının geçen yılın aynı dönemine göre toplamda yüzde 6,2 artarak 86 milyon 973 bin 541 ton olarak gerçekleştiğini belirterek, aynı dönemde elleçlenen toplam konteyner miktarının ise yüzde 18,9 artarak 2 milyon 180 bin 972 TEU'ya çıktığını vurguladı. Uraloğlu, "Şu an uluslararası arenada deniz taşımacılığında en hızlı büyüyen ülkeler arasındayız." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>-<strong> İhracat amaçlı yüklemeler yüzde 34,6 arttı</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz taşımacılığındaki büyümeyi özellikle ihracat yüklerinin domine ettiğini vurgulayan Uraloğlu, şubatta limanlarda gerçekleştirilen ihracat amaçlı yükleme miktarının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 34,6 artarak 12 milyon 49 bin 294 tona çıktığını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uraloğlu, ithalat amaçlı boşaltma miktarının ise yüzde 11,6 artarak 20 milyon 744 bin 969 ton olarak gerçekleştiğini belirterek, "Şubat ayında dış ticaret taşımaları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 19 artarak 32 milyon 794 bin 263 tona yükseldi. Konteyner elleçlemesinde ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 26,6 artış yaşanarak 840 bin 499 TEU konteyner elleçlendi. Şubatta limanlarımızda gerçekleştirilen ihracat amaçlı konteyner yüklemeleri ise yüzde 31,4 artarak 434 bin 471 TEU'ya, ithalat amaçlı konteyner boşaltmaları ise yüzde 21,8 artarak 406 bin 28 TEU'ya yükseldi." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>-<strong> Transit konteyner miktarı iki kat arttı</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Limanlarda elleçlenen transit konteyner miktarının ise aynı dönemde iki kattan fazla artış gösterdiğini aktaran Uraloğlu, transit konteyner miktarının yüzde 109,3 artarak 267 bin 207 TEU'ya yükseldiğini, kabotajda elleçlenen konteyner miktarının da yüzde 21,9 artarak 59 bin 503 TEU olarak gerçekleştiğini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uraloğlu, şubatta limanlarda elleçlenen toplam transit yük taşımalarının ise yüzde 5,7 artarak 5 milyon 962 bin 868 ton olduğunun altını çizerek, kabotajda taşınan yük miktarının ise 5 milyon 96 bin 854 tonla geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,2 arttığını bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>-<strong> En fazla yük Aliağa'da elleçlendi</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Şubatta en fazla yük elleçlemesinin Aliağa'da yapıldığına dikkati çeken Uraloğlu, Aliağa Bölge Liman Başkanlığı sınırlarında faaliyet gösteren limanlarda şubatta toplam 7 milyon 392 bin 884 ton yük elleçlemesi gerçekleştiğini belirtti. Uraloğlu, söz konusu limanda elleçlenen yüklerin yüzde 80,7'sinin yani 5 milyon 965 bin 398 tonunun dış ticaret yükleri olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Aliağa bölgesini 6 milyon 687 bin 288 ton ile Kocaeli bölgesi, 5 milyon 321 bin 549 ton ile İskenderun bölgesi takip etti. 37 liman başkanlığımız arasında en fazla yük elleçlemesi gerçekleşen ilk 10 liman başkanlığında toplam 37 milyon 263 bin 303 ton yük elleçlenmiş oldu ve bu rakam elleçlenen toplam yükün yüzde 85'ini oluşturdu."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Konteyner elleçlemesinde ise en fazla konteynerin Ambarlı bölgesinde elleçlendiğine işaret eden Uraloğlu, 262 bin 839 TEU konteynerin Ambarlı Bölge Liman Başkanlığı sınırlarında, 200 bin 561 TEU konteynerin Tekirdağ Bölge Liman Başkanlığı sınırlarında, 186 bin 851 TEU konteynerin ise Kocaeli Bölge Liman Başkanlığı sınırlarında elleçlendiğini aktardı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- En fazla ihraç edilen yük portland çimento oldu</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Uraloğlu şubatta portland çimentonun limanlarda elleçlenen ihracat yükleri içerisinde 757 bin 85 ton ile ilk sırayı aldığını belirterek, "Portland çimentoyu 566 bin 317 ton ile motorin, 507 bin 318 ton ile klinker yükleri takip etti. Ancak deniz yoluyla ithalatta yine ham petrol limanlarımızda elleçlenen en büyük yük oldu. Şubatta 2 milyon 279 bin 696 ton ham petrol limanlarımızda elleçlendi. Bunu sırasıyla 2 milyon 70 bin 617 ton ile taşkömürü ve 1 milyon 686 bin 75 ton ile hurda demir takip etti." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- En fazla ihracat İtalya'ya yapıldı</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Şubatta deniz yolu ile yapılan ihracatta en fazla yük elleçlemesinin ise 1 milyon 676 bin 310 ton ile İtalya'ya yapıldığının altını çizen Uraloğlu, İtalya'yı sırasıyla 971 bin 339 ton ile Amerika'nın, 801 bin 20 ton ile İspanya'nın takip ettiğini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uraloğlu, İtalya'ya giden yüklerin 318 bin 764 tonunun ise Türk bayraklı gemilerle taşındığına işaret ederek, ithalatta ise en fazla yük elleçlemesinin 7 milyon 223 bin 347 ton ile Rusya'dan yapılan taşımalarda gerçekleştiğini bildirdi. Uraloğlu, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Rusya'yı sırasıyla 1 milyon 834 bin 78 ton ile Amerika'dan ve 1 milyon 38 bin 815 ton ile Mısır'dan yapılan taşımalar takip etti. Konteyner elleçlemesinde ise şubatta 119 bin 523 TEU ile en fazla konteyner elleçlemesi yapılan ülke Çin oldu. Çin'i sırasıyla 110 bin 293 TEU ile Mısır ile yapılan taşımalar ve 86 bin 396 TEU ile Yunanistan ile yapılan taşımalar takip etti. Deniz yolu ile yapılan en fazla ihracat amaçlı konteyner yüklemesini ise 50 bin 847 TEU ile Mısır'a giden konteynerler oluşturdu."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Marmara Denizi&amp;apos;nde batan geminin enkazına 41 kez dalış yapıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/marmara-denizinde-batan-geminin-enkazina-41-kez-dalis-yapildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/marmara-denizinde-batan-geminin-enkazina-41-kez-dalis-yapildi</guid>
<description><![CDATA[ Mürettebattan kayıp 4 kişi için yürütülen arama çalışmalarına 14. gününde 592 kişi katılıyor ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/02/marmara-denizinde-batan-geminin-enkazina-41-kez-dalis-yapildi-1709152269.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Marmara, Denizinde, batan, geminin, enkazına, kez, dalış, yapıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>Marmara Denizi</strong>'nde, Bursa'nın Karacabey ilçesi açıklarında İmralı Adası'nın güneybatısında su alarak batan "Batuhan A" adlı kargo gemisinin mürettebatından kayıp 4 kişi için arama çalışmalarına 14. gününde devam ediliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mürettebattan 2 kişinin cesetlerinin geminin enkazında bulunmasının ardından Murat Altıntaş, Hasan Mehmet Uyanık, Murat Çalışkan ve Ahmet Atav için yürütülen çalışmalarda 21'i dalgıç 592 personel görev yapıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bursa ve Balıkesir valilikleri koordinasyonunda açıkta ve kıyıdaki aramalarda, 84 araç, uçak, helikopter, 6 gemi, 2 tekne, 14 bot, 8 insansız hava aracı ve dron, 3 römorkör kullanılıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Geminin enkazına dalışlar, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne ait Nene Hatun Gemisi'nden yapılıyor. Şu ana kadar 5'i Nene Hatun Gemisi'nden, 36'sı Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı TCG Akın'dan 41 dalış gerçekleştirildi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- 51 metre derinlikte denizin tabanına oturdu</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Balıkesir'in Marmara Adası'ndan 14 Şubat saat 20.30'da Bursa'nın Gemlik ilçesindeki Roda Limanı'na gitmek üzere 6 kişilik mürettebat ve 1250 ton mermer tozu yüküyle hareket eden 69 metre uzunluktaki "Batuhan A" adlı kargo gemisi, kötü hava ve deniz şartları nedeniyle 15 Şubat'ta saat 06.20'de Karacabey ilçesi açıklarında batmıştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kıyıdan 4 mil açıkta 51 metre derinlikte denizin tabanına oturan kargo gemisinde görevli kaptan Murat Altıntaş, ikinci kaptan Hasan Mehmet Uyanık (69), mühendis Murat Çalışkan (33), yağcı Hüseyin Tutuk, aşçı Zeynep Kılınç (33) ve stajyer Ahmet Atav (22) kaybolmuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mürettebattan Zeynep Kılınç'ın cesedi 17 Şubat, gemi batmadan önce çektiği videoyu eşine gönderen Hüseyin Tutuk'un cesedi ise 20 Şubat'ta dalgıçlar tarafından geminin enkazından çıkarılmıştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Denizde kaybolan kişinin cesedine ulaşıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/denizde-kaybolan-kisinin-cesedine-ulasildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/denizde-kaybolan-kisinin-cesedine-ulasildi</guid>
<description><![CDATA[ Bartın&#039;ın Amasra ilçesinde denize girdikten sonra kaybolan kişinin cesedi bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/02/denizde-kaybolan-kisinin-cesedine-ulasildi-1708445145.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Denizde, kaybolan, kişinin, cesedine, ulaşıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>Küçük Liman</strong> mevkisinde denize giren kişinin bir süre sonra gözden kaybolduğunu fark edenler, durumu polise bildirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Çevredeki güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen ekipler, kaybolan kişinin Ankara'da bir üniversitede teknisyenlik yapan <strong>Yusuf Ülger</strong> (43) olduğunu belirledi.<br>
<strong>Sahil Güvenlik Batı Karadeniz Grup Komutanlığı</strong> ekipleri, denizden ve karadan arama çalışması başlattı. Botlarla liman içinde ve açık denizde sürdürülen faaliyetler, karadan da kayalık bölgelerde yürütüldü.</span></span></p>

<p><span><span>Ekipler, yaklaşık 2 saat süren çalışmalar sonucu <strong>Ülger'in </strong>cansız bedenini kıyıdan 50 metre açıkta buldu.</span></span></p>

<p><span><span>Ceset, otopsi için Bartın Devlet Hastanesi morguna götürüldü.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Marmara Denizi&amp;apos;nde batan geminin enkazına ulaşıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/marmara-denizinde-batan-geminin-enkazina-ulasildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/marmara-denizinde-batan-geminin-enkazina-ulasildi</guid>
<description><![CDATA[ Bursa Valisi Mahmut Demirtaş
Ekipler hava şartlarının durumuna göre batığa gün içinde dalış gerçekleştirecek. Şu anda 456 arama kurtarma personeliyle çalışmalar sürüyor ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/02/marmara-denizinde-batan-geminin-enkazina-ulasildi-1708067260.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Marmara, Denizinde, batan, geminin, enkazına, ulaşıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>Marmara Denizi</strong>'nde, İmralı Adası'nın güneybatısında <strong>Bursa'nın Karacabey </strong>ilçesi açıklarında su alarak batan ve 6 kişilik mürettebatı bulunan "<strong>Batuhan A</strong>" adlı kargo gemisinin enkazına görüntüleme cihazlarıyla ulaşılmasının ardından dalış için hazırlık yapılıyor.<br>
Bursa Valisi <strong>Mahmut Demirtaş</strong>, AA muhabirine, bölgede arama kurtarma çalışmalarının sürdüğünü söyledi.<br>
Su altı robotuyla geminin batığına ulaşıldığını, 3 boyutlu modellemesinin de çıkarıldığını belirten <strong>Demirtaş</strong>, "Batık deniz tabanına normal bir şekilde oturmuş. Bu da bizim çalışmalarımızı kolaylaştıracak. Ekipler hava şartlarının durumuna göre batığa gün içinde dalış gerçekleştirecek. Şu anda <strong>456 </strong>arama kurtarma personeliyle çalışmalar sürüyor." dedi.<br>
<strong>Balıkesir'in Marmara Adası</strong>'ndan 14 Şubat Çarşamba günü saat 20.30'da Bursa'nın Gemlik ilçesindeki <strong>Roda Limanı</strong>'na gitmek üzere hareket eden "<strong>Batuhan A</strong>" adlı kargo gemisi, ağır hava ve deniz şartları nedeniyle dün saat 06.20'de Karacabey ilçesi açıklarında batmıştı. Gemideki 6 kişilik mürettebat için çok sayıda kurum ve kuruluş tarafından yürütülen arama kurtarma çalışmalarında geminin battığı bölgede boş can salı bulunmuştu.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Marmara Denizi&amp;apos;ndeki kayıp gemicileri arama çalışmalarına SAS komandoları ve balıkçılar da katıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/marmara-denizindeki-kayip-gemicileri-arama-calismalarina-sas-komandolari-ve-balikcilar-da-katildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/marmara-denizindeki-kayip-gemicileri-arama-calismalarina-sas-komandolari-ve-balikcilar-da-katildi</guid>
<description><![CDATA[ Bursa Valisi Mahmut Demirtaş:
- &quot;SAS komandolarından 4 dalgıç geldi. Geminin daha dar ve ince noktalarında arama yapacak. Toplam 30 dalgıcımız oldu&quot;
- &quot;Balıkçı teknelerine görev paylaşımı yapıldı. Herkese bir bölge verildi. Herkes şu an alanını tarıyor. Tekneler kıyıdan 3,5 mil açıkta arama yapıyorlar&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/02/marmara-denizindeki-kayip-gemicileri-arama-calismalarina-sas-komandolari-ve-balikcilar-da-katildi-1708444749.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Marmara, Denizindeki, kayıp, gemicileri, arama, çalışmalarına, SAS, komandoları, balıkçılar, katıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>Marmara Denizi</strong>'nde, <strong>İmralı Adası</strong>'nın güneybatısında su alarak batan ve bir kişinin cansız bedenine ulaşılan "<strong>Batuhan A</strong>" adlı kargo gemisindeki diğer 5 denizci için arama kurtarma çalışmaları 6. gününde devam ediyor.<br>
<strong>Bursa</strong>'nın <strong>Karacabey</strong> ilçesi Kurşunlu Mahallesi açıklarında 51 metre derinlikte denizin tabanına oturduğu belirlenen gemiyle ilgili hava, kara ve denizde yapılan çalışmalara 571 personel katılıyor.<br>
Kayıp mürettebatı arama çalışmalarına Türk Silahlı Kuvvetlerinin (<strong>TSK</strong>) Sualtı Savunma (<strong>SAS</strong>) komandolarından da 4 dalgıç destek veriyor.<br>
SAS komandolarının gelmesiyle gemiye dalış yapan dalgıç sayısı 30'a yükseldi. Ayrıca bölgedeki balıkçı gemileri de kendilerine belirlenen alanlarda tarama yaparak çalışmalara katıldı.<br>
<strong>Bursa Valisi Mahmut Demirtaş</strong>, AA muhabirine, gemiyle ilgili çalışmaların hız kesmeden devam ettiğini belirterek, "<strong>SAS </strong>komandolarından 4 dalgıç geldi. Geminin daha dar ve ince noktalarında arama yapacak. Toplam 30 dalgıcımız oldu. Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerinin dışında. Onlar da sahile yakın yerlerde, balık çiftliklerinde, endişe duydukları kuytu olan yerlere dalıyorlar. Onlar 20 metreye kadar dalabiliyorlar." dedi.<br>
Arama çalışmalarına balıkçıların da destek verdiğini vurgulayan <strong>Demirtaş</strong>, "<strong>Balıkçı teknelerine</strong> görev paylaşımı yapıldı. Herkese bir bölge verildi. Herkes şu an alanını tarıyor. Tekneler kıyıdan 3,5 mil açıkta arama yapıyorlar." diye konuştu.<br>
<strong>Balıkesir'in Marmara Adası</strong>'ndan <strong>14 Şubat saat 20.30</strong>'da Bursa'nın Gemlik ilçesindeki <strong>Roda Limanı</strong>'na gitmek üzere 6 kişilik mürettebat ve 1250 ton mermer tozu yüküyle hareket eden 69 metre uzunluktaki "<strong>Batuhan A</strong>" adlı kargo gemisi, kötü hava ve deniz şartları nedeniyle 15 Şubat'ta saat 06.20'de Karacabey ilçesi açıklarında kıyıdan 4 mil açıkta batmıştı. Görüntüleme cihazlarıyla yapılan çalışmalarda geminin enkazının 51 metre derinlikte denizin tabanına oturduğu belirlenmişti.<br>
Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı dalgıçların 17 Şubatta gerçekleştirdiği 2 dalışta, gemide aşçı olarak çalışan 33 yaşındaki Zeynep Kılınç'ın cansız bedeni, dalgıçlar tarafından çıkarılmıştı.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Marmara Denizi&amp;apos;nde batan geminin yeri tespit edildi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/marmara-denizinde-batan-geminin-yeri-tespit-edildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/marmara-denizinde-batan-geminin-yeri-tespit-edildi</guid>
<description><![CDATA[ Su altı tarama cihazlarının görüntülerinde 51 metre derinlikte gemi batığına rastlandı ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/02/marmara-denizinde-batan-geminin-yeri-tespit-edildi-1708009369.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Marmara, Denizinde, batan, geminin, yeri, tespit, edildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>Marmara Denizi</strong>'nde,<strong> İmralı Adası</strong>'nın güneybatısında su alarak batan <strong>69 </strong>metre boyundaki kargo gemisine ait olduğu değerlendirilen su altı tarama görüntüsü tespit edildi.</span></span></p>

<p><span><span>Balıkesir'e bağlı <strong>Marmara Adası</strong>'ndan 6 kişilik mürettebatla hareket eden "<strong>Batuhan A</strong>" adlı geminin Bursa'nın Karacabey ilçesi açıklarında batmasının ardından başlatılan arama kurtarma çalışması, <strong>275 </strong>personelle sürüyor.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Deniz Kuvvetleri Komutanlığı</strong> ve <strong>Sahil Güvenlik</strong> <strong>Komutanlığı </strong>tarafından yapılan çalışmalarda, 51 metre derinlikte geminin bulunduğu bölge belirlendi.</span></span></p>

<p><span><span>Arama kurtarma ekipleri, su altı tarama cihazlarıyla batığın görüntüsünün alındığı bölgede çalışmalarını yoğunlaştırdı.</span></span></p>

<p><span><span>Balıkesir'in Marmara Adası'ndan Bursa'nın Gemlik ilçesindeki Roda Limanı'na gitmek üzere hareket eden "<strong>Batuhan A</strong>" adlı kargo gemisi, ağır hava ve deniz şartları nedeniyle Karacabey ilçesi açıklarında batmış, bölgeye sevk edilen ekipler geminin battığı değerlendirilen bölgede bir boş can salı bulmuştu.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Marmara Denizi&amp;apos;nde batan geminin mürettebatı İnsansız Su Altı Robotu ile aranıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/marmara-denizinde-batan-geminin-murettebati-insansiz-su-alti-robotu-ile-araniyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/marmara-denizinde-batan-geminin-murettebati-insansiz-su-alti-robotu-ile-araniyor</guid>
<description><![CDATA[ Marmara Denizi&#039;nde 15 Şubat&#039;ta batan &quot;Batuhan A&quot; adlı kargo gemisinin mürettebatından 5 kişiyi bulmak için deniz polisi de çalışmalara destek veriyor
- Dürbünle su yüzeyinde tarama yapan ekipler, denizde İnsansız Su Altı Robotu ile arama çalışması gerçekleştiriyor ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/02/marmara-denizinde-batan-geminin-murettebati-insansiz-su-alti-robotu-ile-araniyor-1708328496.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Marmara, Denizinde, batan, geminin, mürettebatı, İnsansız, Altı, Robotu, ile, aranıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span> Marmara Denizi'nde 15 Şubat'ta batan "<strong>Batuhan A</strong>" adlı kargo gemisinin mürettebatından 5 kişiyi bulmak için deniz yüzeyinde ve su altındaki tarama faaliyetleri devam ediyor.<br>
<br>
Balıkesir'in <strong>Marmara Adası</strong>'ndan 14 Şubat akşamı hareket ettikten sonra kötü hava ve deniz şartları nedeniyle 15 Şubat saat 06.20'de <strong>Bursa'nın Karacabey </strong>ilçesi açıklarında, İmralı Adası'nın güneybatısında batan geminin mürettebatından 1 kişinin cansız bedenine ulaşan ekipler, diğer 5 kişiyi bulmak için yoğun çaba sarf ediyor.<br>
Arama faaliyetlerine aralarında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, AFAD, JAK, JÖH, deniz polisi, NAK, AKUT, ANDA, İHH ve belediyelere ait arama kurtarma ekiplerinin bulunduğu yaklaşık <strong>1000 </strong>kişilik personel katılıyor.<br>
Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı <strong>TCG Akın Gemisi</strong>'nde görevli dalgıçlar, denizin tabanına oturan kargo gemisinin enkazına dalışlar gerçekleştiriyor.<br>
Mürettebatın gemiden savrulmuş olma ihtimalini de değerlendiren ekipler, Karacabey açıklarında hem deniz üstünde hem de suyun altında tarama yapıyor.</span></span></p>

<p><strong><span><span>"İnsansız Su Altı Robotu"nun çalışmaları görüntülendi</span></span></strong></p>

<p><span><span>Bursa, Yalova ve Çanakkale'den bölgeye görevlendirilen 21 kişilik Emniyet Genel Müdürlüğüne bağlı deniz polisi ekibi de çalışmalara destek veriyor.<br>
Deniz üstünden 4 bot ile gün boyu keşif yapan ekipler, İnsansız Su Altı Robotu (<strong>ROV</strong>) ile görüntüleme ve tarama yapıyor. ROV, üstünde takılı mekanizmadaki tutucu kol yardımıyla su altında tespit edilen unsurları deniz üstüne çıkarabiliyor.<br>
Deniz polisinin kurbağa adamlar ve gemi adamları ise ihtiyaç halinde 42 metreye kadar dalış gerçekleştirebiliyor.<br>
Ekiplerin ROV ile yaptığı tarama çalışmaları AA ekibince görüntülendi.<br>
Yapılan faaliyette <strong>Kurşunlu Limanı</strong>'ndan 4 mil uzağa kadar açılan ekipler, deniz üstünde bottaki özel kamera sistemi ve personel tarafından dürbünlerle tarama gerçekleştirdi.<br>
Önceden belirlenen noktada robotu hazırlayan ekipler, denizin 60 metre derinliğine kadar bir personelin kumanda kontrolüyle inip görüntüleme yaptı.<br>
Yapılan çalışmalarda herhangi bir bulguya rastlanmadı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Denizcilerden Zeynep Kılınç'ın cenazesine ulaşılmıştı</strong></span></span></p>

<p><span><span>Balıkesir'in <strong>Marmara Adası</strong>'ndan 14 Şubat saat 20.30'da Bursa'nın Gemlik ilçesindeki <strong>Roda Limanı</strong>'na gitmek üzere 6 kişilik mürettebat ve 1250 ton mermer tozu yüküyle hareket eden 69 metre uzunluktaki "<strong>Batuhan A</strong>" adlı kargo gemisi, kötü hava ve deniz şartları nedeniyle 15 Şubat'ta saat 06.20'de <strong>Karacabey</strong> ilçesi açıklarında kıyıdan 4 mil açıkta batmıştı. Görüntüleme cihazlarıyla yapılan çalışmalarda geminin enkazının 51 metre derinlikte denizin tabanına oturduğu belirlenmişti.<br>
Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı dalgıçların 17 Şubat'ta gerçekleştirdiği 2 dalışta, gemide aşçı olarak çalışan 33 yaşındaki <strong>Zeynep Kılınç</strong>'ın cansız bedenine ulaşılmıştı.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bursa Valiliğinden Marmara Denizi&amp;apos;nde batan gemiyle ilgili açıklama:</title>
<link>https://trafikdernegi.com/bursa-valiliginden-marmara-denizinde-batan-gemiyle-ilgili-aciklama</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/bursa-valiliginden-marmara-denizinde-batan-gemiyle-ilgili-aciklama</guid>
<description><![CDATA[ Gemideki 6 personel için denizden ve karada bulunan AFAD, Sahil Güvenlik ve jandarma timleri vasıtasıyla arama kurtarma çalışmaları devam etmektedir&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/02/bursa-valiliginden-marmara-denizinde-batan-gemiyle-ilgili-aciklama-1707987006.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bursa, Valiliğinden, Marmara, Denizinde, batan, gemiyle, ilgili, açıklama:</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>Marmara Denizi</strong>'nde, <strong>İmralı Adası</strong>'nın güneybatısında su alarak batan <strong>69 </strong>metre boyundaki kargo gemisinin 6 kişilik mürettebatı için kurtarma çalışması sürüyor.</span></span></p>

<p><span><span>Bursa Valisi <strong>Mahmut Demirtaş</strong>, yaptığı yazılı açıklamada, 6 personel bulunan "<strong>Batuhan A</strong>" isimli genel kargo gemisinin<strong> Marmara Adası Badalan Limanı'ndan</strong> 1250 ton mermer tozu yüküyle dün saat <strong>20.30</strong>'da ayrıldığını belirtti.</span></span></p>

<p><span><span>Sahil Güvenlik Marmara Boğazlar Bölge Komutanlığı Harekat Merkezince, kargo gemisinin saat <strong>06.20</strong>'de <strong>Karacabey </strong>ilçesinin kuzeyinde kıyıya yaklaşık 4 mil uzaklıkta battığı ihbarının alındığını aktaran <strong>Demirtaş</strong>, "İhbarın alınmasına müteakip TCSG-313, TCSG-85 ve TCSG-25 bahse konu mevkiye yönlendirilmiştir. Halihazırda '<strong>Batuhan A</strong>' isimli gemideki 6 personel için denizden ve karada bulunan <strong>AFAD</strong>, Sahil Güvenlik ve jandarma timleri vasıtasıyla arama kurtarma çalışmaları devam etmektedir." ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span>Öte yandan, Sahil Güvenlik ekipleri, mobil radar aracı, su üstü radarı ve gözetleme sistemiyle denizden ve kıyıdan tarama yapıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Balıkesir'in Marmara Adası'ndan Bursa'nın Gemlik ilçesindeki <strong>Roda Limanı</strong>'na gitmek üzere hareket eden "<strong>Batuhan A</strong>" adlı kargo gemisi, ağır hava ve deniz şartları nedeniyle Karacabey ilçesi açıklarında batmış, bölgeye sevk edilen ekipler bir can salı bulunduğunu belirlemişti.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Boğazlardan geçen gemi sayısı geçen yıl artış gösterdi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/bogazlardan-gecen-gemi-sayisi-gecen-yil-artis-goesterdi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/bogazlardan-gecen-gemi-sayisi-gecen-yil-artis-goesterdi</guid>
<description><![CDATA[ Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu: - &quot;İstanbul Boğazı&#039;ndan 39 bin, Çanakkale Boğazı&#039;ndan ise 44 bin 892 olmak üzere boğazlarımızdan 83 bin 892 gemi geçti. Böylece, 2022&#039;ye göre yüzde 8,2 artış olduğunu görüyoruz&quot; - &quot;Bu yıl uygulayacağımız ekonomi politikaları ve bölgemizdeki çatışmaların sona ermesiyle deniz ticaretinde yeni rekorlar kırmayı hedefliyoruz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/02/bogazlardan-gecen-gemi-sayisi-gecen-yil-artis-gosterdi-1708099720.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Boğazlardan, geçen, gemi, sayısı, geçen, yıl, artış, gösterdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span> <strong>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu</strong>, Türk boğazlarından geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde <strong>8,2</strong> artışla <strong>83 bin 892 gemi</strong> geçtiğini belirterek, "Bu yıl uygulayacağımız ekonomi politikaları ve bölgemizdeki çatışmaların sona ermesiyle deniz ticaretinde yeni rekorlar kırmayı hedefliyoruz." ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Uraloğlu</strong>, yaptığı yazılı açıklamada, bu yıl dünya deniz ticaretinin yüzde <strong>2,1</strong> büyüyerek yaklaşık <strong>12,636</strong> milyar tona ulaşmasını beklediklerini bildirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Söz konusu büyümeden <strong>Türk boğazları</strong> ve <strong>Karadeniz </strong>trafiğinin de olumlu yönde etkilenmesini beklediklerini aktaran <strong>Uraloğlu</strong>, "<strong>2023 </strong>yılında <strong>İstanbul Boğazı</strong>'ndan <strong>39 </strong>bin, <strong>Çanakkale Boğazı</strong>'ndan ise <strong>44 bin 892</strong> olmak üzere boğazlarımızdan <strong>83 bin 892</strong> gemi geçti. Böylece, <strong>2022</strong>'ye göre yüzde <strong>8,2 </strong>artış olduğunu görüyoruz. Karadeniz'de ise yaşanan savaş nedeniyle birçok limanın kapalı olduğu ve açık olanların da tam kapasiteyle çalışmadığı göz önüne alındığında, Türk boğazlarından geçen gemi sayısındaki artışın, yakın gelecekte Karadeniz'deki deniz trafiğini daha da artıracağını düşünüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Türkiye limanlarındaki konteyner elleçlemeleri 2023'ü artışla kapattı</span></span></strong></p>

<p><span><span><strong>Uraloğlu</strong>, Türkiye limanlarındaki konteyner elleçlemelerinin de dünyadaki trendin aksine arttığına dikkati çekerek, Türkiye limanlarında elleçlenen konteyner miktarının 2023'te bir önceki yıla göre ton bazında yüzde 2,5 artarak <strong>133 milyon 467 bin 400 ton</strong>, <strong>TEU </strong>bazında ise yüzde 1,5 artarak <strong>12 milyon 556 bin 401 TEU</strong> olduğunu bildirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Geçen yılın ikinci çeyreğinden itibaren Türkiye'nin deniz yolu konteyner ticaretindeki düşüş trendinin sona erdiğini ve aylık olarak bir önceki yıla göre yüzde 10 civarında artışlar gözlendiğini aktaran <strong>Uraloğlu</strong>, "Bu yıl dünya deniz yolu konteyner taşımacılığının yüzde 4 büyümesi beklenmektedir. Bu yıl uygulayacağımız ekonomi politikalarıyla ve bölgemizdeki çatışmaların sona ermesi ile deniz ticaretinde yeni rekorlar kırmayı hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><strong><span><span>En fazla yük Aliağa'da elleçlendi</span></span></strong></p>

<p><span><span><strong>Uraloğlu</strong>, Aliağa Bölge Liman Başkanlığı idari sınırlarında faaliyet gösteren liman tesislerinde geçen sene 81,9 milyon ton yük elleçlemesi gerçekleştiğine işaret eden ederek, açıklamasını şöyle sürdürdü:</span></span></p>

<p><span><span>"Kocaeli Bölge Liman Başkanlığı'nın 81,29 milyon ton elleçlemesini geçerek ilk defa ülkemizde en çok yükün elleçlendiği bölge <strong>Aliağa </strong>olmuştur. Konteynerde ise en yüksek elleçleme yaklaşık 3,17 milyon <strong>TEU</strong> ile Ambarlı Bölge Liman Başkanlığı'nda gerçekleşmiştir. Bu liman bölgemizi 2,16 milyon <strong>TEU </strong>konteyner elleçleme ile <strong>Kocaeli Bölge Liman</strong> <strong>Başkanlığı</strong> takip etmiştir."</span></span></p>

<p><span><span>Deniz yolu bağlantılı yurt dışı hatlarda geçen yıl <strong>2 milyon 764 bin 390</strong> otomobil taşınarak 2022'ye göre yaklaşık yüzde 17 artış sağlandığını aktaran <strong>Uraloğlu</strong>, yurt dışı bağlantılı <strong>Ro-Ro</strong> hatlarında 698 bin 133 birimin taşındığını belirtti.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Uraloğlu</strong>, 2023'te limanlara uğrak yapan kruvaziyer gemi sayısının bir önceki yıla göre yüzde 20 artışla 1192, limanları ziyaret eden kruvaziyer yolcu sayısının da yüzde 52,6 artışla <strong>1 milyon 542 bin 522 </strong>olduğunu kaydederek, "2023 yılında en fazla kruvaziyer gemi uğrak sayısı 531 gemiyle <strong>Kuşadası Limanı</strong>'nda yakalanmıştır. Bu rakamlar 2015 yılından beri gerçekleşen en yüksek rakamlar olup, 2024 yılında hedefimiz 2 milyon yolcuya ulaşmaktadır." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Marmara Denizi&amp;apos;nde batan gemideki mürettebatın yakınlarının endişeli bekleyişi sürüyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/marmara-denizinde-batan-gemideki-murettebatin-yakinlarinin-endiseli-bekleyisi-suruyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/marmara-denizinde-batan-gemideki-murettebatin-yakinlarinin-endiseli-bekleyisi-suruyor</guid>
<description><![CDATA[ Geminin ikinci kaptanının oğlu Abdullah Uyanık: - &quot;Babamla en son 3-4 gün önce iletişim kurmuştum. Babam hep &#039;Bu gemi batacak&#039; diyordu. Ben &#039;bırak&#039; diyordum ancak babam mesleğini seviyordu, dolayısıyla bırakmıyordu&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/02/marmara-denizinde-batan-gemideki-murettebatin-yakinlarinin-endiseli-bekleyisi-suruyor-1708101288.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Marmara, Denizinde, batan, gemideki, mürettebatın, yakınlarının, endişeli, bekleyişi, sürüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span> <strong>Marmara Denizi</strong>'nde, <strong>İmralı Adası</strong>'nın güneybatısında <strong>Bursa</strong>'nın <strong>Karacabey </strong>ilçesi açıklarında su alarak batan "<strong>Batuhan A</strong>" adlı kargo gemisindeki mürettebatın yakınları, kurtarma çalışmalarını takip ediyor.</span></span></p>

<p><span><span>Karacabey Kurşunlu Mahallesi açıklarındaki kurtarma çalışmalarını sahilden takip eden ailelerin, endişeli bekleyişi sürüyor.</span></span></p>

<p><span><span>Geminin ikinci kaptanı <strong>Hasan Mehmet Uyanık</strong>'ın oğlu <strong>Abdullah Uyanık</strong>, gazetecilere, olayı dün amcasından öğrendiğini söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Buna başta inanamadığını belirten <strong>Uyanık</strong>, "Babamı aradım ancak ulaşamadım. Bir süre evde bekledik ama sonra <strong>Karacabey</strong>'e geldik. Kaymakam Bey yanımıza gelerek bizimle konuşma yaptı, sağ olsun ilgilendi. Devlet görevlileri bizimle ilgileniyor." dedi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Uyanık</strong>, kaptanın acil yardım çağrısında bulunmasından sonra ilk anlardaki müdahale sürecine ilişkin araştırma yapılmasını istedi.</span></span></p>

<p><span><span>Babasının eski denizcilerden olduğunu dile getiren <strong>Uyanık</strong>, şöyle konuştu:</span></span></p>

<p><span><span>"Gemicilikten kaptanlığa yükselmişti, en az 40 yılı var. Babamla en son 3-4 gün önce iletişim kurmuştum. Babam hep '<strong>Bu gemi batacak</strong>' diyordu. Ben '<strong>bırak</strong>' diyordum ancak babam mesleğini seviyordu, dolayısıyla bırakmıyordu. Gemi çok eskiydi. Bu gemilerin tedavülden kalkması lazım. Babam hep geminin çok eski olduğunu söylüyordu."</span></span></p>

<p><span><span>Görüntüleme cihazlarıyla geminin enkazına ulaşılmasının ardından arama kurtarma ekiplerinin çalışması devam ediyor.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Balıkesir'in Marmara Adası</strong>'ndan <strong>14 Şubat</strong> Çarşamba günü saat <strong>20.30</strong>'da <strong>Bursa</strong>'nın <strong>Gemlik </strong>ilçesindeki <strong>Roda Limanı</strong>'na gitmek üzere 1250 ton mermer tozu yüküyle hareket eden "<strong>Batuhan A</strong>" adlı kargo gemisi, ağır hava ve deniz şartları nedeniyle dün saat 06.20'de Karacabey ilçesi açıklarında batmıştı. "Batuhan A"nın 6 kişilik mürettebatı için çok sayıda kurum ve kuruluş tarafından yürütülen arama kurtarma çalışmalarında geminin battığı bölgede boş can salı bulunmuştu.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından Marmara Denizi&amp;apos;nde batan kuru yük gemisine ilişkin açıklama:</title>
<link>https://trafikdernegi.com/ulastirma-ve-altyapi-bakanligindan-marmara-denizinde-batan-kuru-yuk-gemisine-iliskin-aciklama</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/ulastirma-ve-altyapi-bakanligindan-marmara-denizinde-batan-kuru-yuk-gemisine-iliskin-aciklama</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Şu ana kadar yapılan aramalarda içi boş bir can salı bulunmuştur&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/02/ulastirma-ve-altyapi-bakanligindan-marmara-denizinde-batan-kuru-yuk-gemisine-iliskin-aciklama-1707984482.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ulaştırma, Altyapı, Bakanlığından, Marmara, Denizinde, batan, kuru, yük, gemisine, ilişkin, açıklama:</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı</strong>, <strong>Marmara Denizi'</strong>nde <strong>İmralı Adası</strong>'nın güneybatısında batan kuru yük gemisi için aramaların devam ettiğini ve şu ana kadar boş bir can salı bulunduğunu bildirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Bakanlıktan yapılan açıklamada, <strong>Marmara Denizi</strong>'nde İmralı Adası'nın güney batısında <strong>69 </strong>metre boyundaki <strong>6</strong> mürettebatın bulunduğu <strong>Batuhan A</strong> isimli kuru yük gemisinden saat <strong>06.32</strong>'de <strong>Cospat-Sarsat</strong> sisteminden acil durum sinyali alındığı aktarıldı.</span></span></p>

<p><span><span>Bölgeye derhal <strong>Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü (KEGM)</strong> deniz ve hava unsurlarının yönlendirildiğinin belirtildiği açıklamada, bölgedeki gemilere <strong>Türk Radyo</strong> aracılığıyla çağrı yapıldığına işaret edildi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Batuhan A</strong> isimli gemiden alınan <strong>AIS </strong>sinyalinin saat <strong>07.12</strong>'de kesildiği ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</span></span></p>

<p><span><span>"Geminin çağrılara cevap verememesi nedeniyle, Arama Kurtarma Yönetmeliği'nin ilgili bendine göre '<strong>Tehlike safhası</strong>' ilan edilmiştir. Söz konusu gemi, dün akşam saat 20.00 sularında <strong>Marmara Adası'ndan Gemlik'e</strong> <strong>yüklü olarak seyre kalkmıştır</strong>. Arama ve kurtarma faaliyetleri tüm ilgili unsurlarca devam etmektedir. <strong>Batuhan A</strong> isimli gemi için bölgeye intikal eden <strong>TCSG 25</strong>, <strong>TCSG 85</strong>, <strong>TCSG 313 </strong>botları aramalara devam etmektedir. Helikopter, hava muhalefetinden dolayı kalkış yapamamıştır. Şu ana kadar yapılan aramalarda içi boş bir can salı bulunmuştur. <strong>KEGM'ye </strong>ait <strong>KEGK 6</strong> ve<strong> KIYEM 4 </strong>isimli hızlı can kurtarma botları da olay mahalline ulaşarak arama çalışmalarına başlamıştır."</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bakan Uraloğlu, Marmara Denizi&amp;apos;nde batan kuru yük gemisine ilişkin değerlendirmede bulundu:</title>
<link>https://trafikdernegi.com/bakan-uraloglu-marmara-denizinde-batan-kuru-yuk-gemisine-iliskin-degerlendirmede-bulundu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/bakan-uraloglu-marmara-denizinde-batan-kuru-yuk-gemisine-iliskin-degerlendirmede-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ Bölgede, gerek Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü gerekse de Sahil Güvenlik Komutanlığı unsurlarınca arama kurtarma faaliyetleri yoğun şekilde devam etmektedir&quot; - &quot;Ümidimiz, mürettebatımıza sağ salim ulaşmaktır. Bir can salı botuna ulaşıldı, muhtemelen geminin batması sırasında otomatik olarak açıldı&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/02/bakan-uraloglu-marmara-denizinde-batan-kuru-yuk-gemisine-iliskin-degerlendirmede-bulundu-1707987408.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bakan, Uraloğlu, Marmara, Denizinde, batan, kuru, yük, gemisine, ilişkin, değerlendirmede, bulundu:</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı <strong>Abdulkadir Uraloğlu</strong>,<strong> Marmara Denizi</strong>'nde batan kuru yük gemisine ilişkin arama ve kurtarma faaliyetlerinin devam ettiğini belirterek, "Bölgede gerek Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü gerekse de Sahil Güvenlik Komutanlığı unsurlarınca arama kurtarma faaliyetleri yoğun şekilde devam etmektedir. Ümidimiz mürettebatımıza sağ salim ulaşmaktır." dedi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Uraloğlu</strong>, TCDD'de düzenlenen Yerli ve Milli Araç Üstü Sinyalizasyon Ekipmanı Temini Töreni'nde Marmara Denizi'nde batan kuru yük gemisine ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Marmara Denizi'nde İmralı Adası</strong>'nın güney batısında <strong>69 metre </strong>uzunluğundaki ve <strong>6</strong> mürettebatın bulunduğu <strong>Batuhan A</strong> isimli kuru yük gemisinden saat 06.32'de Bakanlık sistemlerine acil durum sinyali geldiğini anımsatan Uraloğlu, geminin, dün akşam saat 20.00 sularında Marmara Adası'ndan Gemlik'e "dolomit madeni" yüklü olarak seyre başladığını bildirdi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Uraloğlu</strong>, hızlı şekilde bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığı deniz ve hava unsurlarının yönlendirildiğine işaret ederek, "Bölgedeki gemilere <strong>Türk Radyo</strong> aracılığıyla çağrılar yapılmıştır. Saat 07.12 itibarıyla Batuhan A isimli gemiden alınan <strong>AIS</strong> sinyal kesilmiştir. Geminin çağrılara cevap verememesi nedeniyle, Arama Kurtarma Yönetmeliği'nin ilgili maddesine göre '<strong>tehlike safhası</strong>' ilan edilmiştir." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span>Bölgede gemiye dair bulguya rastlanmadığını belirten <strong>Uraloğlu</strong>, "Arama ve kurtarma faaliyetleri tüm ilgili unsurlarca sürmektedir. Bölgede, gerek Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü gerekse de <strong>Sahil Güvenlik Komutanlığı</strong> unsurlarınca arama kurtarma faaliyetleri yoğun şekilde devam etmektedir. Ümidimizi, mürettebatımıza sağ salim ulaşmaktır. Bir can salı botuna ulaşıldı, muhtemelen geminin batması sırasında otomatik olarak açıldı." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mustafa Taviloğlu&amp;apos;nun Deniz Tutkusu Sergiye Dönüştü</title>
<link>https://trafikdernegi.com/mustafa-taviloglunun-deniz-tutkusu-sergiye-doenustu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/mustafa-taviloglunun-deniz-tutkusu-sergiye-doenustu</guid>
<description><![CDATA[ Sergi, Taviloğlu&#039;nun 1972&#039;den günümüze 50 yıldır sürdürdüğü koleksiyonculuğunun yanı sıra denize duyduğu tutkuyu da ortaya koydu ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/12/mustafa-taviloglunun-deniz-tutkusu-sergiye-donustu-1703139266.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Mustafa, Taviloğlunun, Deniz, Tutkusu, Sergiye, Dönüştü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İstanbul Resim ve Heykel Müzesi'nde Taviloğlu Koleksiyonu'ndan seçili eserlerden hazırlanan "Yarısı Gümüş, Yarısı Köpük" sergisi sanatseverlerle buluştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İstanbul'un önemli simgelerinden olan balık ve balıkçılık temalarının işlendiği serginin küratörlüğünü Neslihan Muratbeyoğlu üstlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Adını Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun "İstanbul Destanı" şiirindeki dizelerden alan sergideki eserler, 52 parça resim, heykel ve enstalasyonundan oluştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sergiye dair AA muhabirine açıklamada bulunan Muratbeyoğlu, serginin Taviloğlu'nun 1972'den bugüne 50 yıldır sürdürdüğü koleksiyonculuğunun yanı sıra denize duyduğu tutkuyu da ortaya koyduğunu anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Muratbeyoğlu, koleksiyondan bir seçki yapmanın oldukça zor olduğuna değinerek, "Çünkü çok sayıda tema oluşturulabilecek bir koleksiyon. Sadece balık ve balıkçılığa odaklanmadık, İstanbul'da balık kültürüne dair eserlere yer vermeye çalıştık. İstanbul'da balıkçıkların önemli bir yer olduğunu düşünerek böyle bir tercihte bulunduk." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Koleksiyonun sahibi Mustafa Taviloğlu'nun deniz ve balık tutkusundan da bahseden Muratbeyoğlu, sergide erken Cumhuriyet sanatçılarından genç isimlere kadar geniş bir yelpazede sanatçılara yer verdiklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Seçkide aralarında Adil Doğançay, Adnan Turani, Ahmet Münib, Ali Avni Çelebi, Ali Karsan, Avni Arbaş, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Cemal Tollu, Cevat Dereli, Fikret Mualla, Hale Asaf, Hikmet Onat, Mehmet Ali Laga, Memet Güreli, Naile Akıncı, Nedim Günsür, Nedret Sekban, Nejad Melih Devrim, İbrahim Safi, Vecih Bereketoğlu ve Zeki Faik İzer'in bulunduğu Türk resminin usta isimleri yer alıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sergi, 20 Şubat'a kadar İstanbul Resim ve Heykel Müzesi'nin geçici sergi salonunda ziyaret edilebilecek.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Geçerli ruhsatı olmayan gemilere uygulanacak para cezaları düzenlendi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/gecerli-ruhsati-olmayan-gemilere-uygulanacak-para-cezalari-duzenlendi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/gecerli-ruhsati-olmayan-gemilere-uygulanacak-para-cezalari-duzenlendi</guid>
<description><![CDATA[ Bu durumdaki gemi, deniz ve iç su araçlarının malik ve işletenlerine uzunluğuna göre metre başına 250 lira ile 1000 lira arasında idari para cezası verilecek ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/01/gecerli-ruhsati-olmayan-gemilere-uygulanacak-para-cezalari-duzenlendi-1704187278.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Geçerli, ruhsatı, olmayan, gemilere, uygulanacak, para, cezaları, düzenlendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Geçerli ruhsatı olmayan gemi, deniz ve iç su araçlarının malik ve işletenlerine uzunluğuna göre metre başına 250 ile 1000 lira arasında idari para cezası uygulanacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından hazırlanan Bağlama Kütüğü Uygulama Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Buna göre, 2,5 metrenin altındaki özel gemiler bağlama kütüğüne kaydedilmeyecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ruhsatname, bir yıl veya katları olmak üzere en fazla 5 yıla kadar düzenlenecek. Süresi bitiminde ruhsatın yeniden düzenlenmesi zorunlu olacak. Bu işlemler, ruhsat düzenlemeye yetkili tüm liman başkanlıklarında yapılabilecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yenileme başvuruları ruhsat süresi dolmadan en az 15 gün önce gerçekleştirilecek. Ruhsat süresi geçtikten sonra yapılan başvurularda, yeniden düzenlenen ruhsatın başlangıç tarihi, bir önceki ruhsatın bitim tarihinden başlayacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ruhsatın süresinin dolmasından itibaren 5 yıl boyunca yeniden ruhsatname düzenlenmeyen gemi, deniz ve iç su araçları kendiliğinden kütükten silinecek.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- İdari para cezası ve uygulanacak diğer hükümler</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Yönetmelik hükümleri uyarınca geçerli bir ruhsatı olmayan gemi, deniz ve iç su araçlarının malik ve işletenlerine uygulanacak para cezaları da düzenlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Buna göre, 2,5 metreden 10 metreye kadar olan gemi, deniz ve iç su araçları için metre başına 250 lira, 10 metreden 20 metreye kadar olanlar için 500 lira, 20 metreden 30 metreye kadar olanlarda 750 lira, 30 metreden büyüklerde 1000 lira para cezası verilecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İdari para cezasına ilave olarak ruhsatın ilk defa veya yeniden düzenlenmesi gereken tarihten itibaren geç kalınan her ay için bu miktara yüzde 5 eklenerek hesaplanan tutarda idari para cezası uygulanacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Geminin boyunun tespitinde bir metreden küçük değerler dikkate alınmayacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İdari para cezasının 1 aylık ödeme süresi içinde ödenmesi halinde, cezadan yüzde 25 indirim yapılacak.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kocaeli&amp;apos;de tersanede batan yüzer havuzdaki 24 kişi kurtarıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kocaelide-tersanede-batan-yuzer-havuzdaki-24-kisi-kurtarildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kocaelide-tersanede-batan-yuzer-havuzdaki-24-kisi-kurtarildi</guid>
<description><![CDATA[ Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı ekipleri, yüzer havuzdan denize sızan yağın yayılmaması için çalışma yaptı ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/12/kocaelide-tersanede-batan-yuzer-havuzdaki-24-kisi-kurtarildi-1702538914.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kocaelide, tersanede, batan, yüzer, havuzdaki, kişi, kurtarıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Kocaeli'de tersanede batan yüzer havuzdaki 24 kişi kurtarıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Başiskele ilçesi Sepetlipınar Mahallesi'ndeki özel bir tersanede gemi bakımı yapılan yüzer havuza yat alınması sırasında, pompa arızası meydana geldi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu sırada 24 kişinin içinde bulunduğu yüzer havuz battı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Haber verilmesi üzerine olay yerine sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kılavuz kaptan dahil 24 kişi ekipler tarafından kurtarıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Olayda hafif yaralanan 2 personel, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Personelin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Öte yandan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı ekipleri, yüzer havuzdan denize sızan yağın yayılmaması için bölgede çalışma yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Mesut Önem, gazetecilere, bölgede yaşanabilecek kirliliğin önüne geçmek için müdahale gerçekleştirdiklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz yüzeyindeki kirliliği ortadan kaldırdıklarını anlatan Önem, "Petrol ve petrol türevi kirlenmenin meydana geldiğini gördük. Hızlıca bariyerlerle etrafını çevirerek önce kirliğin dağılımını engelledik, daha sonra yağ emici pedleri denize atarak o kirliliğin de etkilerini azaltmak için çalışmalar yaptık." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Önem, çalışmalar kapsamında yapılan masrafın sorumlu firmadan tahsil edileceğini de sözlerine ekledi.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Marmara&amp;apos;ya deşarj edilen atık suyun arıtmadan geçirilerek kullanıma sunulması önerisi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/marmaraya-desarj-edilen-atik-suyun-aritmadan-gecirilerek-kullanima-sunulmasi-oenerisi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/marmaraya-desarj-edilen-atik-suyun-aritmadan-gecirilerek-kullanima-sunulmasi-oenerisi</guid>
<description><![CDATA[ Marmara Belediyeler Birliği Çevre Yönetimi Koordinatörü Dr. Ahmet Cihat Kahraman: - &quot;Bu çok suyu ne kadar arıtırsak arıtalım Marmara Denizi&#039;ne verdiğimiz takdirde toplam azot ve fosfor yükü artıyor. Bunlar maalesef müsilaj gibi bir takım olumsuzluklarla karşılaşmamıza neden olur&quot; - &quot;Suyu tekrar kullanıma uygun noktaya getirecek seviyede arıtmak çok önemli. Sulama suyu olarak kullanmak, sanayide ve soğutma suyu olarak kullanmak gibi bir takım seçenekleri kısa, orta ve uzun vadeli olarak planlamamız gerekiyor&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/12/marmaraya-desarj-edilen-atik-suyun-aritmadan-gecirilerek-kullanima-sunulmasi-onerisi-1703072072.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Marmaraya, deşarj, edilen, atık, suyun, arıtmadan, geçirilerek, kullanıma, sunulması, önerisi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Marmara Belediyeler Birliği Çevre Yönetimi Koordinatörü Dr. Ahmet Cihat Kahraman, Marmara Denizi'ne deşarj edilen atık su miktarının azaltılması, bu suların ileri arıtmadan geçirilerek yeniden kullanıma kazandırılması gerektiğini söyledi</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Trakya Üniversitesi Çevre Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından Eczacılık Fakültesinde düzenlenen "Suya Dair" konulu panele katılan Kahraman, Marmara Denizi'nin kirletici kaynaklardan korunması gerektiğini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kahraman, İstanbul'da şehrin atık suyunun çok önemli bir kısmının sadece ön arıtımdan geçirildikten sonra İstanbul Boğazının dip suyuna deşarj edildiğine dikkati çekti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Marmara Denizi'nde kirliliğin önüne geçilmesi gerektiğini vurgulayan Kahraman, "2021 yılın müsilaj vakasıyla karşı karşıya kaldık. Müsilajın hemen öncesinde yaptığımız bir araştırma vardı. Orada İstanbul'un atık suyunun yüzde 60'ı sadece fiziksel arıtmadan geçirilerek derin deniz deşarjıyla boğazın dip seviyesine veriliyordu. İstanbul'da günde 4.1 milyon metreküp atık su denize deşarj ediyor. 2023 itibarıyla özellikle Balta Limanı Atık Su Arıtma Tesisi hayata geçirildi ve burada önemli bir biyolojik arıtma oranı yakalanmış oldu. 2024 itibarıyla ileri biyolojik arıtma oranı daha da artacak ve 2027 itibarıyla ön arıtma yüzde 23'ler seviyesine indirilecek." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kahraman, Marmara Denizi'nin çevresindeki illerde yaklaşık 25 milyon kişinin yaşadığını ve çok miktarda atık suyun ortaya çıktığını dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Marmara Denizi'ne her gün 4.1 milyon metreküp atık suyun deşarj edildiğini belirten Kahraman, bu miktarın azaltılması gerektiğini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Atık suların ileri arıtmadan geçirilerek kullanıma sunulması önerisinde bulunan Kahraman, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Santiasyon hizmetleri ve atık su yönetiminde Marmara Denizi maalesef alıcı bir ortam. Her ne kadar arıtımı çok ileri bir seviyeye çıkartacak da olsak, deşarj edeceğimiz organik yükü düşürecek de olsak Marmara Denizi çok büyük bir hidrolojik yükle karşı karşıya. Dolayısıyla bizim artık suyu arıtıp deşarj etme modelinden özellikle Marmara Bölgesi için biraz uzaklaşmamız gerekiyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Suyu tekrar kullanıma uygun noktaya getirecek seviyede arıtmak çok önemli. Sulama suyu olarak kullanmak, sanayide ve soğutma suyu olarak kullanmak gibi bir takım seçenekleri kısa, orta ve uzun vadeli olarak planlamamız gerekiyor. Aksi takdirde bu çok suyu ne kadar arıtırsak arıtalım Marmara Denizi'ne verdiğimiz takdirde toplam azot ve fosfor yükü artıyor. Bunlar maalesef müsilaj gibi birtakım olumsuzluklarla karşılaşmamıza neden olur. Müsilajı bir miktar biliyoruz, ancak yarın öbür gün çok daha farklı bir şeyle de karşılaşabiliriz."</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mersin ve Adana&amp;apos;da yapılacak limanlar yeni ticaret ekseni oluşturacak</title>
<link>https://trafikdernegi.com/mersin-ve-adanada-yapilacak-limanlar-yeni-ticaret-ekseni-olusturacak</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/mersin-ve-adanada-yapilacak-limanlar-yeni-ticaret-ekseni-olusturacak</guid>
<description><![CDATA[ Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu: - &quot;Akdeniz Bölgesi&#039;nin, dünyanın yeni bir liman cazibe merkezi olmasını hedefliyoruz&quot; - &quot;Mersin ve Adana&#039;da yapılacak iki limanla dünya ticaretinde ve uluslararası ulaştırma koridorlarında yeni ticaret ekseni oluşacak&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/12/mersin-ve-adanada-yapilacak-limanlar-yeni-ticaret-ekseni-olusturacak-1702544167.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:13 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Mersin, Adanada, yapılacak, limanlar, yeni, ticaret, ekseni, oluşturacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Akdeniz Bölgesi'nin, dünyanın yeni bir liman cazibe merkezi olmasını hedeflediklerini belirterek, "Mersin ve Adana'da yapılacak iki limanla dünya ticaretinde ve uluslararası ulaştırma koridorlarında yeni ticaret ekseni oluşacak." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uraloğlu, AA muhabirine, Mersin Lojistik Limanı ve Adana Ana Konteyner Limanı projelerine ilişkin bilgi verdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mersin Lojistik Limanı'nda ilk etap proje çalışmalarının tamamlandığını ifade eden Uraloğlu, "Çalışmalar sonucunda, liman kapasitesinin yıllık yaklaşık 10 milyon TEU olması planlanmaktadır. İlk etüt çalışmaları tamamlanan limanın ikinci aşamasına geçildi." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uraloğlu, Mersin Lojistik Limanı'nın yapımına esas olmak üzere ihtiyaç duyulan çalışmalara başlandığını, bu kapsamda konum belirlenmesi, taslak genel vaziyet planı, kesitler, açıklama raporu, yaklaşık maliyet hazırlanması ve fizibilite raporu hazırlanması işlerinin sözleşmelerinin yapıldığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yumurtalık ilçesinde yapılması planlanan Adana Ana Konteyner Limanı Projesi'nin ise ÇED sürecinin devam ettiğini vurgulayan Uraloğlu, limanın yıllık 9 milyon TEU konteyner elleçleme kapasitesine sahip olacağını bildirdi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Akdeniz Bölgesi'nde 44 liman bulunuyor</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Akdeniz Bölgesi'nde Hatay-İskenderun, Adana ve Mersin'de büyük ya da küçük elleçleme yapan 44 liman bulunduğunu aktaran Uraloğlu, bunların yıllık elleçleme kapasitesinin yaklaşık 100 milyon ton dökme yük, 170 milyon ton sıvı yük ve 4,5 milyon TEU konteyner elleçleme olduğunu ifade etti. Uraloğlu, yeni yapılacak limanlarla bölgedeki kapasitelerin çok üzerine çıkılacağını dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye'nin, çeşitli ülkelere doğrudan deniz bağlantıları sağlayan 8 bin 333 kilometrelik kıyı şeridinde Karadeniz, Batı Avrupa, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgeleri için önemli bir deniz alanına sahip olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, Türkiye'deki limanların ekonomi için hayati bir önemi bulunduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uraloğlu, yeni limanlarla bölgenin liman endüstrisinin oluşacağını belirterek, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bu limanlar sayesinde bölgede endüstri, lojistik, maden, tarım, tekstil, hayvancılık, enerji gibi ana sektörlerde yeni atılımlar gerçekleşmesini öngörüyoruz. Akdeniz Bölgesi'nin, dünyanın yeni bir liman cazibe merkezi olmasını hedefliyoruz. Limanlarla bölgede dolaylı olarak yaklaşık 50 bin, doğrudan ise 10 bin istihdam alanı oluşacak. Türkiye'nin gayrisafi yurt içi hasılasına yaklaşık 2,5 milyar lira doğrudan, dolaylı ve indirgenmiş ekonomik etkilerle ciro olarak toplam 20 milyar liralık etkisi olacak. Mersin ve Adana'da yapılacak her iki limanla, dünya ticaretinde ve uluslararası ulaştırma koridorlarında yeni ticaret ekseni oluşacak."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uraloğlu, Akdeniz'de kurulacak limanlarla Basra Körfezi'nin Irak ve Türkiye üzerinden Akdeniz'e bağlanmasının yanı sıra Süveyş Kanalı'ndan gelen büyük tonajlı gemilerin yüklerinin Türkiye üzerinden dağıtılmasının sağlanacağını belirterek, doğu-batı, güney-kuzey koridorlarında demir ve kara yollarından taşınan yüklerin Akdeniz'e Türkiye üzerinden geçmesine olanak sağlanacağını bildirdi.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BM Genel Sekreteri Guterres &amp;quot;Deniz seviyeleri yükseliyor&amp;quot;</title>
<link>https://trafikdernegi.com/bm-genel-sekreteri-guterres-deniz-seviyeleri-yukseliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/bm-genel-sekreteri-guterres-deniz-seviyeleri-yukseliyor</guid>
<description><![CDATA[ Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Pasifik ada ülkelerinin denizlerde yükselen su seviyelerinin getirdiği tehlikelerle karşı karşıya olduğuna dikkati çekerek, uluslararası toplumu, su seviyelerindeki artışı hızlandıran fosil yakıtlardan tamamen uzaklaşmaya çağırdı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/bm-genel-sekreteri-guterres-deniz-seviyeleri-yukseliyor-1725961987.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Genel, Sekreteri, Guterres, Deniz, seviyeleri, yükseliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Guterres, "Dönüştürücü ve Dirençli Bir Pasifik: Daha İyisinin İnşası" temasıyla Tonga Krallığı'nda düzenlenen 53. Pasifik Adaları Forumu'nda yaptığı konuşmada, okyanus ve deniz suyu seviyelerinde yaşanan artışın etkileri konusunda bilgi verdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İklim değişikliği nedeniyle okyanuslarda su seviyelerinin yükselmesinin Pasifik ada ülkeleri için ciddi tehdit oluşturduğunu belirten Guterres, fosil yakıt kullanımıyla çevreye salınan karbon emisyonunun su seviyelerindeki artışı hızlandırdığını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Guterres, "Yükselen deniz seviyeleri, tamamen insanlığın yarattığı bir krizdir." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Pasifik ada ülkeleri ciddi tehlike altında"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Konuya ilişkin hazırlanan BM raporunda, Tonga'nın başkenti Nuku'alofa'da deniz seviyesi, 1990-2020 arasında 21 santimetre yükselerek küresel ortalamanın yaklaşık iki katına çıktığı bildirildi. Raporda ayrıca, Samoa'nın Apia kentinde deniz seviyesinin 31 santimetre, Fiji'nin Suva-B kentinde ise 29 santimetre yükseldiği belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bölge halkının yaklaşık yüzde 90'ının su seviyeleri yükselen okyanusların 5 kilometre yakınında yaşadığına dikkati çeken Guterres, "Bu durum, Pasifik ada ülkelerini ciddi tehlike altına sokuyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) Genel Sekreteri Celeste Saulo da konuyla alakalı gazetecilere yaptığı açıklamada, "Okyanuslar, su seviyelerinin yükselmesi nedeniyle yaşam boyu bir dost olmaktan çıkıp büyüyen bir tehdide dönüşüyor." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>- Uluslararası topluma çağrı</span></span></span></p>

<p><span><span><span>BM Genel Sekreteri, çevreyi kirleten büyük şirketlerin karbon salınımını azaltma konusunda doğrudan sorumlu olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Fosil yakıt tüketiminden kaynaklanan iklim değişikliği ve çevre kirliliği ile mücadele için bu tür yakıtlardan tamamen uzaklaşılması gerektiğini belirten Guterres, küresel topluma, fosil yakıtların hızlı ve adil şekilde kullanımdan kaldırılması çağrısında bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Guterres, büyük şirketler ile gelişmiş ülkelerin, iklimle ilgili anlaşmaları yerine getirmek ve iklim değişikliğinden etkilenen ülkelere yönelik finansmanı büyük ölçüde artırmaları gerektiğini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>- 53. Pasifik Adaları Forumu</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Pasifik Okyanusu'nda bulunan ada ülkesi Tonga'da düzenlenen 53. Pasifik Adaları Forumu dün başladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Forumda, Avustralya, Cook Adaları, Mikronezya, Fiji, Fransız Polinezyası, Kiribati, Nauru, Yeni Kaledonya, Yeni Zelanda, Niue, Palau, Papua Yeni Gine, Marshall Adaları, Samoa, Solomon Adaları, Tonga, Tuvalu ve Vanuatu ülkeleri katılımcı olarak yer alıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tonga Başbakanı Siaosi Sovaleni'nin başkanlığında düzenlenen forumun 30 Ağustos'a kadar sürmesi bekleniyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Limanlarda elleçlenen yük ve konteyner miktarı arttı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/limanlarda-elleclenen-yuk-ve-konteyner-miktari-artti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/limanlarda-elleclenen-yuk-ve-konteyner-miktari-artti</guid>
<description><![CDATA[ Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu: - &quot;Ocak-ağustos döneminde limanlarda elleçlenen yük miktarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,9 artarak 356 milyon 112 bin 778 tona ulaştı&quot; - &quot;Yılın 8 ayında limanlardan elleçlenen konteyner miktarı da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,1 artışla 9 milyon 61 bin 518 TEU oldu&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/limanlarda-elleclenen-yuk-ve-konteyner-miktari-artti-1726029698.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Limanlarda, elleçlenen, yük, konteyner, miktarı, arttı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 2024 yılının 8 ayında limanlarda elleçlenen yük miktarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,9 artarak 356 milyon 112 bin 778 tona ulaştığını belirterek, "Yılın 8 ayında limanlardan elleçlenen konteyner miktarı da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,1 artışla 9 milyon 61 bin 518 TEU oldu." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uraloğlu, yazılı açıklamasında, Denizcilik Genel Müdürlüğünün ocak-ağustos dönemine ilişkin denizcilik istatistiklerini değerlendirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde, Türkiye'yi önemli bir liman merkezi haline getirdiklerine işaret eden Uraloğlu, dünyadaki deniz ticaretinden daha fazla pay almak için çalışmalara devam ettiklerini bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uraloğlu, denizlerden sağlanan imkanların artırılması, kaynakların ekonomiye kazandırılması için gerekli yatırımların yapıldığına dikkati çekerek, "Bu yılın ağustos ayında limanlarımızda elleçlenen yük miktarı 42 milyon 789 bin 708 ton olarak gerçekleşti. 2024 yılının ocak-ağustos döneminde limanlarda elleçlenen yük miktarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1,9 artarak 356 milyon 112 bin 778 tona ulaştı." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ağustosta limanlardan yurt dışı limanlara giden yük miktarının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,7 azalışla 11 milyon 604 bin 33 ton olarak gerçekleştiğini bildiren Uraloğlu, yurt dışı limanlardan Türkiye'ye gelen yük miktarının ise yıllık bazda yüzde 8,4 azalışla 19 milyon 870 bin 521 tona düştüğünü aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uraloğlu, ağustosta yurt dışı yük taşımalarının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 5,7 düşüşle 31 milyon 474 bin 554 tona gerilediğine işaret etti.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- En fazla yük 6 milyon 894 bin 536 tonla Kocaeli'de elleçlendi</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Ağustosta en fazla yük elleçlemesinin 6 milyon 894 bin 536 tonla Kocaeli Bölge Liman Başkanlığı idari sınırlarında faaliyet gösteren liman tesislerinde gerçekleştiğini kaydeden Uraloğlu, burayı 6 milyon 732 bin 894 tonla Aliağa Bölge Liman Başkanlığı ve 5 milyon 560 bin 775 tonla İskenderun Bölge Liman Başkanlığının takip ettiği bilgisini verdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uraloğlu, aynı dönemde limanlarda deniz yoluyla yapılan transit yük taşımalarının 5 milyon 673 bin 127 ton olduğunu belirterek, kabotajda taşınan yük miktarının ise 5 milyon 651 bin 27 ton olarak gerçekleştiğini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- En fazla artış buğday ve mahlut elleçlemesinde</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Taşınan yük cinsleri bazında ağustosta bir önceki aya göre en fazla artış gösteren yük cinsinin buğday ve mahlut olduğunun altını çizen Uraloğlu, limanlardan 527 bin 235 ton buğday ve mahlut yük elleçlemesi gerçekleştirildiğini bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uraloğlu, bu dönemde portland çimentonun 738 bin 45 tonla limanlardan yurt dışına gitmek üzere gemilerle en fazla taşınan yük cinsi olduğuna değinerek, bunu klinker ve motorin yük cinslerinin takip ettiğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ham petrol yük cinsinin yurt dışından Türkiye'ye gelen gemilerde en fazla taşınanlar arasında ilk sırada yer aldığını da vurgulayan Uraloğlu, bunu sırasıyla, briketlenmemiş taş kömürü ve hurda demir yük cinslerinin izlediğini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- En fazla yük taşıması İtalya'ya yapıldı</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Bakan Uraloğlu, ağustosta limanlardan deniz yolu ile yurt dışına gitmek üzere yapılan yüklemelerde en fazla yük taşımasının İtalya'ya yapıldığına da işaret ederek, bunu ABD ve Mısır'a yapılan taşımaların takip ettiğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz yolu ile limanlara gelen en fazla yükün Rusya'dan yapılan taşımalar olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, şu bilgileri paylaştı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Ağustosta limanlarda elleçlenen 31 milyon 474 bin 554 ton yurt dışı yükün yüzde 8'i Türk bayraklı gemilerle taşındı. Bu dönemde Türk bayraklı gemilerle taşınan yurt dışı yük miktarı 2 milyon 462 bin 885 tonla geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,6 arttı. Yabancı bayraklı gemiler ile taşınan yurt dışı yük miktarı ise 29 milyon 11 bin 669 tonla yıllık bazda yüzde 6,4 azaldı."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uraloğlu, ağustosta limanlarda elleçlenen konteyner miktarının ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,5 artışla 1 milyon 179 bin 563 TEU'ya ulaştığını belirterek, "Yılın 8 ayında limanlardan elleçlenen konteyner miktarı da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,1 artışla 9 milyon 61 bin 518 TEU oldu." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Samsun&amp;apos;da denizde alabora olan teknedeki 4 kişi kurtarıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/samsunda-denizde-alabora-olan-teknedeki-4-kisi-kurtarildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/samsunda-denizde-alabora-olan-teknedeki-4-kisi-kurtarildi</guid>
<description><![CDATA[ Samsun&#039;un Atakum ilçesi açıklarında denizde alabora olan teknedeki 4 kişi kurtarıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/samsunda-denizde-alabora-olan-teknedeki-4-kisi-kurtarildi-1725462712.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Samsunda, denizde, alabora, olan, teknedeki, kişi, kurtarıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İncesu Plajı açıklarında bir teknenin alabora olduğu ve suda kazazedelerin bulunduğu ihbarı üzerine bölgeye Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanlığı, İl Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şubesi ile sağlık ekipleri sevk edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bölgeye ulaşan ekipler, denizde can yelekli 4 kazazede ve ters dönmüş vaziyetteki tekneyi tespit etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yapılan çalışmalar sonucunda kazazedeler E.A. (35), Ö.D. (71), Y.Ö. (38) ve İ.İ. (41) kurtarıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kurtarılanların genel sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kısmen batan tekne de bot yardımıyla kıyıya çekildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Batırılan &amp;quot;emektar vapur&amp;quot; su altı canlılarına ve dalış turizmine katkı sağlıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/batirilan-emektar-vapur-su-alti-canlilarina-ve-dalis-turizmine-katki-sagliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/batirilan-emektar-vapur-su-alti-canlilarina-ve-dalis-turizmine-katki-sagliyor</guid>
<description><![CDATA[ İzmit Körfezi&#039;nin Karamürsel kesiminde su altı canlılığını artırmak ve dalış turizmine katkı sağlamak amacıyla 2013&#039;te batırılan &quot;İnönü&quot; vapuru, su altı belgesel yapımcısı Tahsin Ceylan tarafından görüntülendi - Tahsin Ceylan: - &quot;Dalış turizmine de ciddi katkısı var. Her yıl binlerce insan burada dalıyor. Hem batığı hem de batığın etrafındaki canlı yaşamını görüyorlar&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/batirilan-emektar-vapur-su-alti-canlilarina-ve-dalis-turizmine-katki-sagliyor-1724370949.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Batırılan, emektar, vapur, altı, canlılarına, dalış, turizmine, katkı, sağlıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Kocaeli'de su altı canlılığını artırmak ve dalış turizmine katkı sağlamak amacıyla batırılan "İnönü" vapurunu görüntülemek için su altı belgesel yapımcısı ve görüntü yönetmeni Tahsin Ceylan dalış gerçekleştirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Karamürsel Belediyesi ve Karamürsel Sualtı Sporları Derneği (KARSAD) işbirliğinde, şehir hatlarında uzun yıllar yolcu taşımacılığında kullanıldıktan sonra İzmit Körfezi'nin mavi bayraklı plajına sahip Karamürsel ilçesinde 2013 yılında kıyıdan 180 metre açıkta batırılan vapur, suyun 23 metre derinliğinde yumuşak mercan, nesli tükenme tehlikesi altında bulunan pina, Marmara Denizi'yle özdeş istavritin de aralarında bulunduğu pek çok canlı türüne ev sahipliği yapıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dalış tutkunları, "resif" görevi yapan batıkta hem keşif yapıyor hem de su altı canlılarını görme fırsatı buluyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İnönü batığına, su altı belgesel yapımcısı ve görüntü yönetmeni Tahsin Ceylan, KARSAD Başkanı Zeki Şirinoğlu, dalış eğitmenleri Murat Kulakaç ve Hüseyin Genç ile sualtı fotoğrafçısı Mehtap Akbaş Çiftci dalış yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ceylan tarafından kaydedilen görüntülerde, İnönü batığı, yılan yıldızları, iskorpit, gümüş, çizgili hani balığı, pina, deniz salyangozu ve yumurtaları yer alıyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Deniz ekosisteminde canlanmayı görünce inanılmaz mutlu oluyoruz"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Ceylan, AA muhabirine, Marmara Denizi'nin yüzey suyunun oksijen açısından zengin olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Batığın resif görevi gördüğünü aktaran Ceylan, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Her dalışımızda mutlaka etrafımızda istavrit, iskorpitler, batığın etrafında ve altında pinalar var. Pinalar nesli tükenme tehlikesi altında olan türlerden biri. Ege ve Akdeniz'de yok oldular, şu anda bir tek Marmara'da pinaları görüyoruz. Bir pina ortalama günde 6 litre suyu süzüyor. Bir tür denizin doğal filtrasyonunu yapıyor. Zaten müsilaj (deniz salyası) döneminde bile tüm Türkiye'de pinalar ölmüşken bir tek Karamürsel'de pinalar yaşıyordu. Son derece önemli bir olay. Dalış turizmine de ciddi katkısı var. Her yıl binlerce insan burada dalıyor. Hem batığı hem de batığın etrafındaki canlı yaşamını görüyorlar."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ceylan, Karamürsel'de görülen yumuşak mercanların önemli bir canlı türü olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Denizden akıntıyla gelen planktonlarla besleniyorlar ve onlar da orada arttı. Büyümeye de başladılar. 20-30 santimetre kadarlardı ama şimdi 40 santimetreyi aşan boylara ulaştılar. Bu deniz ekosisteminde böyle bir canlanmayı görünce inanılmaz mutlu oluyoruz. Karamürsel'in bir özelliği de İzmit Körfezi'nde deniz çayırlarının en yoğun olduğu bölgedir. Deniz çayırları da fotosentezle soluduğumuz havadaki oksijenin yüzde 20'sini sağlıyor. O bölgenin özel bir ekolojik önemi var."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dalgıç eğitmeni Genç de batığın yaklaşık 22 metre uzunluğunda olduğunu dile getirerek, batığın içine girip çıkabilecekleri yerlerin bulunduğunu kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İstavrit, istakoz, iskorpit, pina, karagöz, yumuşak mercan, eşkina gibi türler bulunduğunu belirten Genç, batığın dalış turizmine katkı sağladığını sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye limanlarında 7 ayda 313 milyon tonu aşkın yük elleçlendi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turkiye-limanlarinda-7-ayda-313-milyon-tonu-askin-yuk-elleclendi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turkiye-limanlarinda-7-ayda-313-milyon-tonu-askin-yuk-elleclendi</guid>
<description><![CDATA[ Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu: - &quot;Ocak-temmuz döneminde limanlarımızda elleçlenen yük miktarı toplam 313 milyon 269 bin 412 tona ulaştı&quot; - &quot;Aynı dönemde limanlardan elleçlenen konteyner miktarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,5 artarak 7 milyon 881 bin 828 TEU&#039;ya yükseldi&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/turkiye-limanlarinda-7-ayda-313-milyon-tonu-askin-yuk-elleclendi-1723789119.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye, limanlarında, ayda, 313, milyon, tonu, aşkın, yük, elleçlendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, bu yılın ilk 7 ayında limanlarda elleçlenen yük miktarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,7 artarak 313 milyon 269 bin 412 tona, elleçlenen konteyner miktarının da aynı dönemde yüzde 9,5 artarak 7 milyon 881 bin 828 TEU'ya ulaştığını bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uraloğlu, yazılı açıklamasında, Denizcilik Genel Müdürlüğünce hazırlanan 2024 yılı ocak-temmuz dönemi denizcilik istatistiklerine ilişkin bilgi verdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye'nin dünyanın önde gelen denizci ülkelerinden olduğunun altını çizen Uraloğlu, ülkenin deniz ticaretinden daha fazla pay alması için çalışmaları hız kesmeden sürdürdüklerine işaret etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uraoğlu, deniz ticaret hacmini artırmanın ülke ekonomisi ve istihdamı açısından önemini vurgulayarak denizlerden sağlanan imkanların artırılması, kaynakların ekonomiye kazandırılması için gerekli atılımların ve yatırımların yapıldığını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bakan Uraloğlu, elleçllenen yük miktarına ilişkin şu bilgileri paylaştı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bu yılın temmuz ayında limanlarımızda elleçlenen yük miktarı 44 milyon 85 bin 87 ton olarak gerçekleşti. 2024 yılı ocak-temmuz döneminde limanlarımızda elleçlenen yük miktarı ise toplam 313 milyon 269 bin 412 tona ulaştı. Temmuz ayında limanlarımızdan yurt dışı limanlarına giden yük miktarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15 artışla 11 milyon 892 bin 9 ton olarak gerçekleşti. Yurt dışı limanlarından limanlarımıza gelen yük miktarı ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,1 azalarak 20 milyon 311 bin 874 ton olarak gerçekleşti. Temmuz ayında yurt dışı yük taşımaları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,5 azalarak 32 milyon 203 bin 883 ton oldu."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- En fazla artış gösteren yük cinsi demir cevheri ve konsantreleri</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Temmuzda bölge liman başkanlıkları bazında ise en fazla yük elleçlemesinin 7 milyon 67 bin 900 ton yükle Aliağa Bölge Liman Başkanlığı idari sınırlarında faaliyet gösteren liman tesislerinde gerçekleştiğini bildiren Uraloğlu, "Aliağa Bölge Liman Başkanlığını 6 milyon 888 bin 671 ton ile Kocaeli Bölge Liman Başkanlığı ve 5 milyon 577 bin 204 ile İskenderun Bölge Liman Başkanlığı takip etti." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uraloğlu, söz konusu ayda limanlarda deniz yoluyla yapılan transit yük taşımalarının 6 milyon 460 bin 580 ton, kabotajda taşınan yük miktarının ise 5 milyon 420 bin 624 ton olduğunu bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Aynı dönemde taşınan yük cinsleri bazında aylık bazda en fazla artış gösteren yük cinsinin demir cevheri ve konsantreleri elleçlemesi olduğunu belirten Uraloğlu, bu alanda limanlardan 1 milyon 465 bin 465 ton yük elleçlemesi gerçekleştirildiğini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uraloğlu, bunu hurda demir ile alüminyum cevheri ve konsantreleri yüklerinin izlediğini belirterek şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Temmuz ayında portland çimento 762 bin 325 tonla limanlarımızdan yurt dışına gitmek üzere gemilerle en fazla taşınan yük cinsi oldu. Söz konusu yük cinsini rulo sac ve feldispat yük cinsleri takip etti. Ham petrol yük cinsi, yurt dışından limanlarımıza gelen gemilerde en fazla taşınan yükler arasında ilk sırada yer aldı. Bunu sırasıyla briketlenmemiş taş kömürü ve hurda demir yük cinsleri takip etti."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- En fazla yük taşıması İtalya'ya yapıldı</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Temmuzda limanlardan deniz yoluyla yurt dışına gitmek üzere yapılan yüklemelerde en fazla yük taşımasının İtalya'ya yapılan taşımalarda gerçekleştirildiğini kaydeden Uraloğlu, bu ülkeyi İspanya ve ABD'ye yapılan taşımaların takip ettiğine işaret etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uraloğlu, deniz yoluyla limanlara gelen en fazla yükün Rusya'dan yapılan taşımalar olduğunu belirterek şu bilgileri paylaştı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Temmuz ayında limanlarımızda elleçlenen 32 milyon 203 bin 883 ton yurt dışı yükün yüzde 8'i Türk bayraklı gemilerle taşındı. Temmuzda Türk bayraklı gemilerle taşınan yurt dışı yük miktarı 2 milyon 578 bin 844 ton ile geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,3 azaldı. Yabancı bayraklı gemiler ile taşınan yurt dışı yük miktarı ise 29 milyon 625 bin 39 ton ile geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,6 azaldı."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Limanlarda elleçlenen konteyner miktarının temmuzda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,2 azalarak 1 milyon 100 bin 338 TEU olduğuna dikkati çeken Uraloğlu, "Ocak-temmuz döneminde limanlardan elleçlenen konteyner miktarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,5 artarak 7 milyon 881 bin 828 TEU'ya ulaştı." bilgisini paylaştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Teknelerin çapaları &amp;quot;Akdeniz&amp;apos;in akciğerleri&amp;quot; deniz çayırlarına zarar veriyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/teknelerin-capalari-akdenizin-akcigerleri-deniz-cayirlarina-zarar-veriyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/teknelerin-capalari-akdenizin-akcigerleri-deniz-cayirlarina-zarar-veriyor</guid>
<description><![CDATA[ Çapaların zarar verdiği deniz çayırlarını görüntüleyen su altı belgesel yapımcısı ve görüntü yönetmeni Tahsin Ceylan: - &quot;Teknelerin bağlanabileceği tonoz olmadığı için hepsi çapa atıyor. Bu da deniz çayırları açısından büyük bir trajediye neden oluyor&quot; - Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinden Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu: - &quot;Deniz tabanına kök salan deniz çayırlarının çapalar çekilirken tamamen köklenmesi sonucu bölgede çölleşme oluşuyor. Zincirler de deniz çayırlarını eziyor&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/teknelerin-capalari-akdenizin-akcigerleri-deniz-cayirlarina-zarar-veriyor-1723633765.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Teknelerin, çapaları, Akdenizin, akciğerleri, deniz, çayırlarına, zarar, veriyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Antalya'da gezi teknelerinden atılan çapaların "<strong>Akdeniz'in akciğerleri</strong>" diye bilinen posidonya çayırlarına (deniz çayırı) zarar verdiği anlar su altından görüntülendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Su altı belgesel yapımcısı ve görüntü yönetmeni Tahsin Ceylan, tekne faaliyetlerinin yoğun olduğu Alanya ilçesinde dalış yaparak incelemelerde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ceylan, teknelerden atılan çapaların nesli tükenmekte olan canlıların yer aldığı "kırmızı liste"de bulunan posidonya çayırlarına zarar verdiği anları görüntüledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Görüntülerde, bir çapanın çekilme anında deniz çayırını köklediği, zincirinin ise tahribata yol açtığı dikkati çekti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Su altı belgesel yapımcısı ve görüntü yönetmeni Tahsin Ceylan, AA muhabirine, Alanya kalesi önünde tur ve balıkçı teknelerinin sürekli çapa attığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz çayırları popülasyonunun bölgede yoğun olduğunu ifade eden Ceylan, "Teknelerin bağlanabileceği tonoz olmadığı için hepsi çapa atıyor. Bu da deniz çayırları açısından büyük bir trajediye neden oluyor. Soluduğumuz havanın içerisindeki oksijenin yüzde 20'sini deniz çayırlarının fotosentezine borçluyuz." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Maalesef Akdeniz çölleşiyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinden Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu da Ege'de ve Antalya Körfezi'nde deniz çayırlarına rastlandığını söyledi. Akdeniz'de su sıcaklığının artmasıyla özellikle kıyıya yakın bölgelerde deniz çayırlarının yok olmaya başladığını anlatan Gökoğlu, "Koylarda ve ada çevrelerinde de teknelerden atılan çapalar büyük zarar veriyor. Deniz tabanına kök salan deniz çayırlarının çapalar çekilirken tamamen köklenmesi sonucu bölgede çölleşme oluşuyor. Zincirler de deniz çayırlarını eziyor. Akdeniz'e endemik posidonia oceanica dahil deniz çayırları yok olma tehdidi yaşıyor. Maalesef Akdeniz çölleşiyor." görüşünü paylaştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tonozlama sistemine geçilmesi gerektiğini aktaran Gökoğlu, "Ya da tonozlama ya da yere kazık çakılıp teknelerin şamandıralara bağlanması gerekiyor. Tonozlama sistemi balıklar için resif görevi de görüyor." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dalış Eğitmeni Ayşen Aşkım Acarlar, teknelerin bağlanması için bölgede tonoz ihtiyacının olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dalış Eğitmeni Deniz Acarlar da 20 yıl önce su altının yemyeşil olduğunu ancak neredeyse deniz çayırlarının bitme noktasına geldiğini belirtti. Acarlar, bölgeye tonoz yapılması halinde deniz çayırlarının yeniden çoğalacağını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Arktik Okyanusu küçülüyor, Atlantik Okyanusu büyüyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/arktik-okyanusu-kuculuyor-atlantik-okyanusu-buyuyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/arktik-okyanusu-kuculuyor-atlantik-okyanusu-buyuyor</guid>
<description><![CDATA[ Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi kapsamında gerçekleştirilen incelemelerde deniz buzunda, neredeyse Akdeniz Bölgesi kadar, Türkiye’nin 8&#039;de 1’i büyüklüğünde azalma gözlemlendi - 4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi Lideri Prof. Dr. Ersan Başar: - “Atlantik&#039;teki deniz yapısı Arktik&#039;teki bölgenin daha yukarılara kaymasına sebep oluyor ki biz buna &#039;Atlantifikasyon&#039; diyoruz. Aslında Arktik Okyanusu yavaş yavaş Atlantik Okyanusu&#039;na yeniliyor diyebiliriz” ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/arktik-okyanusu-kuculuyor-atlantik-okyanusu-buyuyor-1723233142.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Arktik, Okyanusu, küçülüyor, Atlantik, Okyanusu, büyüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Kuzey Kutbu'na dördüncüsü düzenlenen Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi'ne katılan bilim insanları ekibi, bu yıl Arktik Okyanusu’nda örnekleme, değerlendirme, gözlem ve insansız hava araçlarıyla gerçekleştirdikleri projeleriyle küresel iklim değişikliği sebebiyle azalan deniz buzlarını tespit etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA muhabirinin derlediği bilgiye göre; Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, <strong>TÜBİTAK MAM</strong> Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda düzenlenen sefer kapsamında uzaktan algılama yöntemiyle yürütülen çalışmalarda 2023 ve 2024'ün haziran aylarının ortalama deniz buzu dağılımı karşılaştırıldığında, bu yıl neredeyse Akdeniz Bölgesi kadar, yani Türkiye’nin 8'de 1’i büyüklüğünde, deniz buzunda azalma gözlemlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Küresel iklim değişikliği sebebiyle deniz buzu alanlarının azalmasının, okyanustaki canlı kaynaklarının bu bölgelere göç etmesine yol açarken aynı zamanda Arktik Okyanusu’nun sınırlarının daralmasına neden olduğu belirlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi Lideri<strong> Prof. Dr. Ersan Başar</strong>, AA muhabirine yaptığı bilgilendirmede, kutup bölgelerinin, küresel ısınmanın etkilerinin en yoğun görüldüğü alanlar olduğuna dikkati çekerek, “Burada da bizim en çok karşımıza çıkan Arktik, yani kuzey kutbuna, özellikle Atlantik Okyanusu'nun etkisiyle gelen sıcak su akıntıları, Arktik Okyanusu’na ulaşıyor. Burada büyük bir değişimle sanki dünyanın tüm okyanuslarındaki suyun dönüşümünü sağlayan bir pompa görevi gören bir alandayız.” ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Norveç Kutup Enstitüsü'nde 2023 yılında Gerland ve arkadaşları tarafında yapılan çalışmada da Arktik bölgenin Atlantik Okyanusu etkisi ile Atlantifikasyona maruz kaldığının bildirildiğini hatırlatan Başar, "Bizlerin yapmış olduğu çalışmada da bunların etkileri görülmektedir.” dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Başar, Arktik Bölgedeki dengenin bozulduğuna dikkati çekerek, “Dünyanın aslında bütün su akışı, okyanuslardaki akıntı, akış rejimin değişmesi söz konusu. Son dönemde iklim değişimi ile özellikle Atlantik'ten gelen suyun daha fazla Arktik’e gelmesiyle Arktik'teki buzun erimesi, küresel iklim değişimi ve Albedo etkileri aynı şekilde sıcaklık artışları deniz buzunun oluşmasını engelliyor. Deniz buzunun oluşması engellenmekle birlikte Artik’te bulunan buzulların erimesi de artıyor.” şeklinde konuştu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- “Arktik Okyanusu, Atlantik Okyanusu’na yeniliyor”</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span><strong>Prof. Dr. Ersan Başar</strong>, özellikle Barents Denizi’nin kuzey taraflarında bulunan bölgelerde deniz suyunun tuzluluk değerlerinde ve sıcaklığında olan değişİmin tüm akımın değişmesine sebep olduğunu belirterek, "Atlantik'teki deniz yapısı Arktik'teki bölgenin daha yukarılara kaymasına sebep oluyor ki biz buna “Atlantifikasyon” diyoruz. Aslında Arktik Okyanusu yavaş yavaş Atlantik Okyanusu'na yeniliyor diyebiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Arktik çemberinin kuzeyinde kalan bölgede yaşayan canlıların daha kuzey bölgelere gitmeye başladığını ifade eden Başar, “Atlantik'teki canlılarda onların yerini doldurarak artık normalde Atlantik Okyanusu'nda gördüğümüz canlıları biz artık Arktik Okyanusu’nda, başta Barents Denizi’nde ve Norveç Denizi’nde olmak üzere, çok yoğun olarak görüyoruz. Barents Denizi’nin de artık iyice Atlantifikasyon etkisi altında olduğunu, bilim insanları yapmış olduğu birçok çalışmada ortaya koydular ve şu anda burası bilim insanlarının da en çok odaklandığı bölge.” bilgilerini verdi</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Atlantik Okyanusu sınırlarını büyütürken, Arktik okyanusu sınırlarını küçültüyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Atlantifikasyon etkisiyle Atlantik Okyanusu sınırlarını büyütürken, Arktik Okyanusu'nun küçüldüğüne dikkati çeken Başar, "Arktik Okyanusu’nun sınırlarını küçültmesi demek, bizim deniz buzuna daha az ulaşmamız, yani buzulların erimesi demek. Bu da dünyadaki o okyanuslardaki akıntı rejiminin değişmesidir ki bu da hayatın geleceğini bizim için olumsuz yönde etkileyecek gerçeklerden bir tanesi.” ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Başar, deniz buzları eridiği ve diğer buzulların erimeye başladığı zaman dünyaya güneşten gelen ışınların etkisiyle, buzların daha fazla erimeye başlandığını ve Albedo etkisiyle sıcaklığın dünya üzerinde kaldığını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Buzul yoğunluğu fazla olduğu zaman güneş ışınlarının beyaz renkten yansıyarak dünyayı terk ettiğini, ancak azalma sebebi ile ısınmaya başlayan dünyanın daha çok birbirini tetikleyen bir şekilde ısındığını ve sıcaklığı artırmaya başladığını dile getiren Başar, bunun da Albedo etkisinin en bariz örneklerinden biri olduğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Albedo etkisinin birbirini tetikleyen unsurlar olduğuna dikkati çeken Başar, “Bu bölgeler ısındıkça tamamen yeni alanlar çıkıyor. Yeni alan, koyu renk alanlar siyah toprak alanları ne yapıyor? Direkt olarak yan enerjiyi üzerine çekiyor ve ısınmasını sağlıyor. Küresel ısınma etkileyen dünyanın birçok yerinde görüyoruz. Özellikle kutup bölgeleri küresel ısınmanın en çok etkisini gösterdiği noktalardan bir tanesi.” dedi</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Bresvelbreen Buzulu kütlesinde görmüş olduğumuz nehirler şeklinde akan sular erimenin acı bir göstergesi"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Antarktika ve Arktik'te büyük buzul kütlelerinin hızla eridiğine şahit olduklarını ve Bresvelbreen Buzulu’nun da dünyanın en büyük buzul kütlelerinden biri olduğunu ifade eden Başar, “Buzul kütlesinde görmüş olduğumuz nehirler şeklinde akan sular erimenin maalesef çok acı bir göstergesi. Sadece bu şekilde erime nehirler şeklinde olmayıp dökülmeler şeklinde de meydana geliyor. Bunu her yerde görebiliyoruz. Bundan dolayı bu buzulların ciddi oranda etkilenmiş olduğunu hep birlikte maalesef gördük.” yorumunu yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>4. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi Lider Yardımcısı Kaptan <strong>Doğaç Baybars Işıler </strong>de sefer süresince deniz suyu örneklemeleri ve meteorolojik gözlemlerinin yanı sıra uydu veriyle alakalı çalışmalar da yürüttüklerini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz buzuyla alakalı gözlemler olduğunu hatta deniz buzlarında örneklemeleri aldıklarını belirten Işıler, "Deniz buzu dağılımı bilindiği üzere denizdeki seyir sistemlerini değiştirdiği gibi yeni su yollarını ve güzergahları oluştururken aynı zamanda oran ve yoğunluğu da bize küresel iklim değişikliği hakkında bilgiler de vermekte.” değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Işıler, Kutup Araştırmaları Enstitüsü Müdürü ve <strong>TÜBİTAK MAM</strong> Başkanı <strong>Prof. Dr. Burcu Özsoy</strong>’un çalışma alanlarından biri olan uzaktan algılama ve deniz buzu yoğunlukları konusunda sürekli olarak deniz buzu takip çalışmalarını gerçekleştirdiklerini ifade ederek, “Uzaktan algılama çalışmaları ile birlikte nitekim enstitü olarak biz, deniz yoğunluğunu, konsantrasyonunu, dağılımı ve yıllara göre değişimini halihazırda takip ediyoruz. Alınan veriler ışığında Ocak 2023 ve Ocak 2024'e baktığımızda deniz buzluğu dağılımında 0,4 km karelik artış gözükürken, haziran ayına geldiğimiz zaman geçen yıla göre bu sene 0,1 km kare daha az deniz buzu oluşumunu görmekteyiz.” bilgilerini verdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Röportaj sırasında buzuldan kopan bir parçanın çıkardığı sese dikkati çeken Işıler, “Sesi de az önce duyulduğu üzere bir kopma meydana geldi. Bu kopma sonucunda bir tane daha kara buzunun artık denize doğru yolculuğuna başlamasına şahitlik ettik. Bu da aslında deniz seviyesinin de yükselmesi anlamına geliyor. " ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Işıler sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>“Tüm verileri birleştirdiğimizde, deniz buzu dağılımı ve yoğunluğundaki azalmalar dönemsel olarak artmalar gösterse de yıllara bağlı olarak Amerikan Ulusal Okyanus ve Atmosferik İdaresindeki (National Oceanic Atmospheric Administration - <strong>NOAA</strong>) uydu görüntüleriyle beraber alınan verilerde yıllara göre, dönemsel olarak artışlar olsa da karadaki buzullardaki azalmalarla birlikte lineer azalmayı da ortaya koyarak küresel iklim değişikliğinin sonuçlarını görebiliyor hale geliyorsunuz.”</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Küresel deniz taşımacılığında yükün yüzde 40&amp;apos;ını enerji kaynakları oluşturdu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kuresel-deniz-tasimaciliginda-yukun-yuzde-40ini-enerji-kaynaklari-olusturdu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kuresel-deniz-tasimaciliginda-yukun-yuzde-40ini-enerji-kaynaklari-olusturdu</guid>
<description><![CDATA[ Geçen yıl deniz yoluyla 2 milyar 27 milyon ton ham petrol, 1 milyar 308 milyon ton kömür, 1 milyar 78 milyon ton petrol ürünleri, 553 milyon ton sıvılaştırılmış gaz taşındı ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/kuresel-deniz-tasimaciliginda-yukun-yuzde-40ini-enerji-kaynaklari-olusturdu-1724373307.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Küresel, deniz, taşımacılığında, yükün, yüzde, 40ını, enerji, kaynakları, oluşturdu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Küresel deniz taşımacılığında geçen yıl yükün yüzde 40'ını kömür, ham petrol, petrol ürünleri, sıvılaştırılmış doğal gaz ve petrol gazı oluşturdu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA muhabirinin İstanbul ve Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz Bölgeleri (İMEAK) Deniz Ticaret Odası sektör raporundan derlediği verilere göre, dünya yüklerinin yaklaşık yüzde 86'sının sevk edildiği deniz yoluyla ticaret, 2023'te önceki yıla göre yüzde 3 artış gösterdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu dönemde, deniz yoluyla majör dökme yük ticaretinin yüzde 4,8 ve petrol ticaretinin yüzde 3 ile güçlü büyümesinin ardından toplam küresel deniz ticaret hacmi 12,3 milyar tona ulaşarak olumlu bir görünüm sergiledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Söz konusu ticaretin yaklaşık 2,1 milyar tonu küçük hacimli dökme yükler, 2 milyar tonu ham petrol, 1,8 milyar tonu konteyner, 1,5 milyar tonu demir cevheri, 1,3 milyar tonu kömür, 1,1 milyar tonu petrol ürünleri, 950 milyon tonu diğer kuru yükler, 550 milyon tonu sıvılaştırılmış gazlar, 520 milyon tonu tahıl, 375 milyon tonu kimyasal maddelerden oluştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sıvılaştırılmış gazların 411 milyon tonu sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG), 128 milyon tonu sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG), kalanı ise diğer gazlardan oluştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Küçük çaplı dökme yükler, küresel deniz ticaretinde yüzde 17,2 payla ilk sırada yer alırken, bunu yüzde 16,4 ile ham petrol, yüzde 15 ile konteyner, yüzde 12,6 ile demir cevheri, 10,6 ile kömür, yüzde 8,7 ile petrol ürünleri, yüzde 7,7 çeşitli kuru yükler, yüzde 4,5 ile gazlar, yüzde 4,2 ile tahıl ve yüzde 3 ile kimyasal maddeler takip etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Söz konusu verilere göre, enerji kaynaklarının deniz taşımacılığındaki payı 2023'te tonaj bazında toplam 4,97 milyar ton ile yüzde 40 olarak kayıtlara geçti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dünyada geçen yıl 4,5 milyar ton petrol, yaklaşık 570 milyar metreküpü (411 milyon ton) LNG olmak üzere 4 trilyon 80 milyar metreküp doğal gaz ve 8,6 milyar ton kömür tüketildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kulak sağlığı için deniz ve havuzda hijyene dikkat edilmeli</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kulak-sagligi-icin-deniz-ve-havuzda-hijyene-dikkat-edilmeli</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kulak-sagligi-icin-deniz-ve-havuzda-hijyene-dikkat-edilmeli</guid>
<description><![CDATA[ Doç. Dr. Selçuk Arslan: &quot;Kronik kulak hastalıkları olmayanların da deniz ve havuz hijyenine dikkat etmeleri gerekiyor&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/kulak-sagligi-icin-deniz-ve-havuzda-hijyene-dikkat-edilmeli-1721625399.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kulak, sağlığı, için, deniz, havuzda, hijyene, dikkat, edilmeli</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Karadeniz Teknik Üniversitesi (<strong>KTÜ</strong>) Farabi Hastanesi Kulak Burun Boğaz Kliniği Öğretim Üyesi <strong>Doç. Dr. Selçuk Arslan</strong>, kronik kulak hastalıkları olmayanların da deniz ve havuz hijyenine dikkat etmeleri gerektiğini söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Arslan, yaptığı yazılı açıklamada, yaz aylarında deniz ve havuza girmenin büyük bir keyif olduğunu ancak bu durumun sağlık açısından bazı riskleri de beraberinde getirdiğini belirtti.</span></span></p>

<p><span><span>Deniz ve havuz sularının içerdiği bakteriler ve diğer mikroorganizmalar nedeniyle kulak iltihaplanmalarını tetikleyebileceğini aktaran Arslan, özellikle kulak zarında delik olan hastaların, bu riskle daha fazla karşı karşıya kalabildiklerini ifade etti.</span></span></p>

<p><span><span>Arslan, bu durumun kulakta ağrı, akıntı ve işitme kaybı gibi ciddi durumlara yol açabileceğine işaret ederek, "Kronik otit hastalarının yanı sıra sağlıklı bireyler de denize veya havuza girdikten sonra bu belirtileri yaşamaları durumunda vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmalıdır." diye görüş bildirdi.</span></span></p>

<p><strong><span><span>- "Sudan çıktıktan sonra kulakların dikkatlice kurutulması önemli"</span></span></strong></p>

<p><span><span>Denize veya havuza giren kronik otit hastaları tarafından alınması gereken önlemlere dikkati çeken Arslan, kronik orta kulak iltihabı, dış kulak yolu egzaması gibi kulak hastalıkları olanlara su geçirmez kulak tıkaçları kullanması önerisinde bulundu.</span></span></p>

<p><span><span>Arslan, bu hastalarda su ile temasın en aza indirilmesinin enfeksiyon riskini azalttığını vurgulayarak, sudan çıktıktan sonra kulakların dikkatlice kurutulmasının önemli olduğunu kaydetti.</span></span></p>

<p><span><span>Havuzların da benzer riskler taşıdığını belirten Arslan, "Havuz suları enfeksiyon riski taşıyan mikroorganizmalar barındırabilir. Bu nedenle havuzda yüzerken de benzer önlemler alınmalıdır." ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span>Arslan, kronik kulak hastalıkları olmayanların da deniz ve havuz hijyenine dikkat etmeleri gerektiğine işaret ederek, kirli denizlerde ve bakımı yapılmayan havuzlarda suya girilmemesi gerektiğini belirtti.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uzmanından &amp;quot;suya balıklama atlamak ölüm ya da kalıcı felce yol açabilir&amp;quot; uyarısı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/uzmanindan-suya-baliklama-atlamak-oelum-ya-da-kalici-felce-yol-acabilir-uyarisi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/uzmanindan-suya-baliklama-atlamak-oelum-ya-da-kalici-felce-yol-acabilir-uyarisi</guid>
<description><![CDATA[ Van YYÜ Dursun Odabaş Tıp Merkezi Beyin ve Sinir Cerrahisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdurrahman Aycan: - Suya yanlış atlama sonucu her ay 3-4 vaka merkezimize getiriliyor. Havaların iyice ısındığı haziran, temmuz ve ağustos aylarında bu sayı 5 ile 10&#039;u buluyor. Sığ suya balıklama atlamak çok tehlikeli. Toplumun bilinçlenmesi lazım&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/uzmanindan-suya-baliklama-atlamak-olum-ya-da-kalici-felce-yol-acabilir-uyarisi-1722495295.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Uzmanından, suya, balıklama, atlamak, ölüm, kalıcı, felce, yol, açabilir, uyarısı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Dursun Odabaş Tıp Merkezi Beyin ve Sinir Cerrahisi Öğretim Üyesi <strong>Prof. Dr. Abdurrahman Aycan</strong>, suya yanlış atlamanın ölümle sonuçlanabileceğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Prof. Dr. Aycan, AA muhabirine, havanın ısınması ve yüzme sezonunun başlamasıyla vatandaşların deniz, göl, gölet, baraj, akarsu ve sulama kanallarında serinlemeye çalıştığını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Derinliği olmayan sulara balıklama atlamanın riskli olduğu uyarısında bulunan Aycan, yaz mevsiminde sıklığı artan olaylardan birinin de suya yanlış atlama sonucu ortaya çıkan boyun yaralanmaları olduğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Her yıl binlerce kişinin sığ sulara yanlış atlama nedeniyle boyun kırılmasıyla omurilik felci geçirdiğine dikkati çeken Aycan, "Balıklama atlama sırasında rotasyon, hiperekstansiyon, (başın geriye doğru olan hareketi) kompresyon gibi boynun rotasyonel hareketler yapması sonucu omurga ve içinde yerleşen omurilikte hafiften ciddi boyutlara ulaşabilen hasarlara yol açabilir. Travmalar sonucu boyun fıtığı, hafif olan yumuşak ve bağ dokusu yaralanmalarında boyun kırığı, parçalı kırıklar, kırıkların sinir dokusuna baskı uygulaması, omurilik yaralanması, sinirlerde kalıcı hasara kadar birçok patolojiye sebep olabilir." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/2024_a_20240722_2_64830182_103190247.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Sığ suya balıklama atlamak çok tehlikeli"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Suya yanlış atlamanın boyunda iki tür yaralanmaya neden olduğunu anlatan Aycan, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Birincisi boyun omurga kanalı içinde yer alan omurilik ve sinirlere ani bası ya da omurilik ve sinirlerde hasar. İkincisi ise omurganın sağlamlığının normal yapısı ve diziliminin bozulması. Sığ suya balıklama atlamayla ortaya çıkabilen travmatik lezyonlar ne yazık ki klinik olarak son derece ağır belirti ve bulgulara, ciddi sakatlıklara bazen de ani ölümlere yol açabilir. Müdahale zaman kaybedilmeden doğru bir şekilde başlatılmalı hızlıca sağlık merkezine ulaştırılmalı. Özellikle 15-30 yaş arasında bu tür yaralanmalar daha sık görülür. Merkezimiz vakalara acil müdahale edecek donanıma sahip. Bu tür ameliyatları merkezimizde başarılı bir şekilde gerçekleştiriyoruz. Suya yanlış atlama sonucu her ay 3-4 vaka merkezimize getiriliyor. Havaların iyice ısındığı haziran, temmuz ve ağustos aylarında bu sayı 5 ile 10'u buluyor. Sığ suya balıklama atlamak çok tehlikeli. Toplumun bilinçlenmesi lazım. Farkındalık oluşturarak bu tür olayların önüne geçebiliriz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Merkezlerine getirilen yaralıları kurtarmak için zamanla yarıştıklarını dile getiren Aycan, son yıllarda bu tür vakalarda artış yaşandığını vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Aycan, bu yıl suya yanlış atladıkları için kol ve bacaklarını kullanmayan 6 hastadan 2'sinin yapılan ameliyatlara rağmen kalıcı felç olduğunu ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Suya girenlerin dikkatli olmasını isteyen Aycan, "Omurganın her ne kadar esnek, güçlü bir yapısı olsa da ani, kontrolsüz, aşırı zorlayıcı hareketlerin hayat boyu zorlu bir tedavi sürecine neden olduğu unutulmamalı. Ufak bir dikkatsizlik ciddi sağlık sorunlarına, ölüme neden olabilir. Bu konuda herkesin bilinçlenmesi ve daha duyarlı olması gerekir." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Okyanusların derinlerindeki metal yumruların &amp;quot;karanlık oksijen&amp;quot; ürettiği tespit edildi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/okyanuslarin-derinlerindeki-metal-yumrularin-karanlik-oksijen-urettigi-tespit-edildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/okyanuslarin-derinlerindeki-metal-yumrularin-karanlik-oksijen-urettigi-tespit-edildi</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, okyanusların derinlerinde bulunan metalik nodüllerin, içerdiği elementler sayesinde &quot;doğal pil&quot; gibi davranarak &quot;karanlık oksijen&quot; ürettiğini keşfetti. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/okyanuslarin-derinlerindeki-metal-yumrularin-karanlik-oksijen-urettigi-tespit-edildi-1721815261.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Okyanusların, derinlerindeki, metal, yumruların, karanlık, oksijen, ürettiği, tespit, edildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>BBC'nin haberine göre, okyanus tabanının güneş ışınlarının erişemediği 5 kilometre derinliklerinde, fotosentezin mümkün olmadığı alanlarda bulunan metal yumruların deniz suyunu elektroliz yoluyla hidrojen ve oksijene ayırdığı tespit edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bugüne kadar canlıların soluduğu oksijenin yarısının deniz bitkilerinin fotosentez yapmasıyla oluştuğu düşünülüyordu ancak yeni keşfedilen "<strong>karanlık oksijen</strong>" ışığın ulaşmadığı okyanus derinlerindeki yaşama dair ipuçları sundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz suyunda çözünen metallerin kabuk parçaları veya diğer döküntüler üzerinde birikmesiyle milyonlarca yılda oluşan söz konusu nodüller, batarya yapımı için gerekli olan lityum, kobalt ve bakır gibi metaller içeriyor. Bu nedenle de derin deniz madenciliği şirketleri bunların çıkarılmasına yönelik projeler geliştiriyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Nodüller "doğal pil" gibi davranıyor</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>İskoçya Deniz Bilimleri Derneği baş araştırmacısı Prof. Dr. Andrew Sweetman ve ekibi, Hawaii ile Meksika arasındaki Clarion- Clipperton Bölgesi adı verilen metal yumrularla kaplı geniş bir alanda araştırma yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sweetman, metalik nodüllerin pil gibi davranarak oksijen ürettiğini kaydederek, "Bir pili deniz suyuna koyarsanız köpürmeye başlar. Bunun nedeni, elektrik akımının deniz suyunu oksijen ve hidrojene (kabarcıklar halinde) ayırmasıdır. Bunun doğal ortamda bu nodüllerle gerçekleştiğini düşünüyoruz. Yani nodüller deniz tabanında birbirleriyle temas halinde durduğunda birden fazla pil gibi uyum içinde çalışıyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Aynı süreç gezegen ve aylarda da gerçekleşebilir</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Bilim insanları, patates büyüklüğündeki metalik nodülleri kullanarak her bir parçanın bir kalem pilin ürettiği voltaja yakın elektrik ürettiğini belirledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bulgunun, deniz tabanındaki yumruların deniz suyu moleküllerini parçalarına ayırmaya yetecek kadar büyük elektrik akımları üretebileceği anlamına geldiği belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Araştırma ayrıca ışık ve biyolojik süreçler gerektirmeyen oksijen üretiminin gezegenlerde, gezegenlerin uydularında da gerçekleşebileceğini ve yaşamın gelişebileceği oksijen açısından zengin ortamlar oluşturabileceğini de ortaya koydu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Metal yumruların çıkarılması deniz yaşamına zarar verebilir</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Clarion-Clipperton Bölgesi, metalik nodüllerin batarya yapımı için gereken elementleri içermesi nedeniyle derin deniz madenciliği şirketlerinin ilgi odağında.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bilim insanları ise metal yumruların deniz dibinden çıkarılmasının yeni keşfedilen oksijen üretimi sürecini sekteye uğratacağına ve oksijene bağlı deniz yaşamına zarar vereceğine dair uyarıda bulunuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Araştırma Nature Geoscience dergisinde yayımlandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beylikdüzü&amp;apos;nde tekne ile bot çarpıştı, denize düşen bir kişi yaşamını kaybetti</title>
<link>https://trafikdernegi.com/beylikduzunde-tekne-ile-bot-carpisti-denize-dusen-bir-kisi-yasamini-kaybetti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/beylikduzunde-tekne-ile-bot-carpisti-denize-dusen-bir-kisi-yasamini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ Beylikdüzü&#039;nde bir marinada tekne ile botun çarpışması sonucu denize düşen Selçuk Mahanoğlu&#039;nun (41) cansız bedenine ulaşıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/beylikduzunde-tekne-ile-bot-carpisti-denize-dusen-bir-kisi-yasamini-kaybetti-1721109647.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Beylikdüzünde, tekne, ile, bot, çarpıştı, denize, düşen, bir, kişi, yaşamını, kaybetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Alınan bilgiye göre, marina önlerinde seyreden tekne ile bot belirlenemeyen bir nedenle çarpıştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çarpışmanın etkisiyle bot içerisinde bulunan Mahanoğlu denize düştü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Haber edilmesi üzerine olay yerine sağlık ekibi ve deniz polisi çağrıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gelen ekiplerce denize düşen Mahanoğlu'nun kurtarılması için çalışma başlatıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mahanoğlu yaklaşık 6 saat sonra kazanın yaşandığı alanın 150 metre ilerisinde kıyıya yakın bir yerde ölü bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mahanoğlu'nun cenazesi Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Denizlerde rip akıntısından korunmanın yolları</title>
<link>https://trafikdernegi.com/denizlerde-rip-akintisindan-korunmanin-yollari</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/denizlerde-rip-akintisindan-korunmanin-yollari</guid>
<description><![CDATA[ Ondokuz Mayıs Üniversitesi Coğrafya Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ali Uzun: - &quot;Rip akıntısı sanılanın aksine yüzeyden derine doğru değil, kıyıdan açığa doğru hareket eder ve güzergahı üzerindeki yüzücüleri hızla açığa doğru taşır&quot; - &quot;Burada son derece basit ve uygulanabilir bir önerimiz var. Akıntıya kapılanlar sakin olmalı, su üstünde kalmalı ve mümkünse karaya doğru değil, yanlara doğru yüzmelidir&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/denizlerde-rip-akintisindan-korunmanin-yollari-1720772547.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Denizlerde, rip, akıntısından, korunmanın, yolları</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Ondokuz Mayıs Üniversitesi, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Coğrafya Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ali Uzun, her yıl yüzlerce insanın suda boğularak ölmesine sebep olan çeken akıntılar (rip akıntı) konusunu AA Analiz için değerlendirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>***</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>Soru: Rip akıntısı nedir?</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Uzun: Rip akıntısı, sığ kıyılarda görülen ve kıyıdan açığa doğru bir akarsu gibi hareket eden kısa süreli ve hızlı bir akıntı çeşididir. Akıntının genişliği genellikle 8-10 metre ile 20-30 metre, uzunluğu 70-80 metre ile 200-300 metre, akıntının süresi ise 40-50 saniye ile 2-3 dakika arasında değişir. Akıntının hızı ise saniyede çoğunlukla 1-2 metre kadardır. Ancak, daha yavaş ve daha hızlı akıntılar da rapor edilmiştir. Bu akıntıya karşı yüzmek, olimpik yüzücüler için bile zordur. Akıntıya kapılanların çoğu açığa doğru sürüklenirler. Bu nedenle rip akıntısına "çeken akıntı" da denir. Rip akıntıları bazı kumsallarda, ön kıyı seddindeki yarıklar üzerinden açığa dönerler. Bu sırada gediğin içindeki kumları karıştırarak bulanık bir görüntü kazanırlar. Bu nedenle rip akıntıları bazı yörelerde "kum göçmesi" olarak da adlandırılıyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>Soru: Rip akıntısı niçin ve nasıl oluşur?</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Uzun: Rip akıntısı iki farklı faktörün birlikte etkisiyle oluşur. Bunlardan birincisi kıyının arazi yapısı, diğeri ise rüzgarlı hava şartlarına bağlı olarak oluşan sık dalgalardır. Açık denizde birbirine paralel olarak ilerleyen dalgalar kıyıdaki kayalıklara ya da mendireklere çarptıklarında hareket düzenleri bozulur ve ileri doğru savrulan sular kıyıya yığılmaya başlar. Kıyıya yığılan sular, yer çekiminin kontrolünde kıyıya doğru ilerleyen dalgaları kesecek miktara ulaşınca, kıyının en alçak kesiminden ya da ön kıyı setlerindeki yarıklardan açığa doğru dönerek rip akıntılarını oluştururlar.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Rip akıntıları Türkiye’nin özellikle Karadeniz kıyıları için sıkça gündeme gelse de bazı özel kıyı şekillerine bağlı olarak diğer denizlerde de görülürler. Bu alanlar genellikle kayalık kıyılar, mendireklerin yakınları ve kumsallarda deniz altında oluşan ön kıyı setlerinde gedikler olarak sıralanabilir. Örneğin, rip akıntısına bağlı boğulmalarla gündeme gelen Şile kıyıları kayalık bir yapıya sahipken, Sinop-Sarıkum ve Samsun-Atakum gibi kumsallar ön kıyı setlerindeki gediklerle öne çıkarlar.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>Soru: Denizde rip akıntısı olduğunu nasıl anlarız?</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Uzun: Rip akıntıları yeterli eğitim almış iyi bir gözlemci tarafından kolayca tanınabilir. Özellikle, kumsallarda meydana gelen rip akıntıları zemindeki kumları karıştırarak içine aldıklarından daha bulanık bir görüntü kazanırlar. İyi gözlemciler bu farklılıktan hareketle rip akıntısını tanıyabilirler. Ancak bu eğitimi almamış insanların rip akıntılarını tanımaları zordur. Hatta, kıyıdan açığa doğru ilerleyen rip akıntıları, karaya doğru ilerleyen dalgaları keserek, onlara göre daha sakin bir su yüzeyi oluştururlar. Bu sakin görünüşe aldanan bazı yüzücüler bu alana doğru yöneldiklerinde bir anda kendilerini akıntının içinde bulurlar.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Esasen, burada önemli olan olgu rip akıntısını görsel olarak tanımak değil, bu akıntının karakterini bilmektir. Akıntı hızla ortaya çıkar ve en fazla 2-3 dakika gibi kısa bir süre içinde son bulur. Bu zaman aralığında kıyıda yapılacak çok fazla bir şey yoktur. Ancak akıntıya kapılanlar için hayati bir durum söz konusudur. Rip akıntısı sanılanın aksine yüzeyden derine doğru değil, kıyıdan açığa doğru hareket eder ve güzergahı üzerindeki yüzücüleri hızla açığa doğru taşır. "Ben su içinde olsam da ayaktayım ve kıyıya yakınım, bana bir şey olmaz." düşüncesi asla doğru değildir. Bu akıntı dize kadar gelen sulardaki insanların zeminle bağlantısını kesebilir. Bu nedenle asıl önemli olan akıntıya kapılan yüzücülerin nasıl davranması gerektiğini bilmesidir.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>Soru: Rip akıntısına kapılan yüzücüler ne yapmalıdır?</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Uzun: Burada son derece basit ve uygulanabilir bir önerimiz var. Akıntıya kapılanlar sakin olmalı, su üstünde kalmalı ve mümkünse karaya doğru değil, yanlara doğru yüzmelidir. Akıntı 2-3 dakika sonra son bulacağından, yüzücü karaya doğru güvenle yüzebilecektir. Ayrıca, kıyıdaki kişilerden yardım isteyebilir ya da durumu fark eden cankurtaranlar ve diğer yüzücüler kendisine yardım edebilir.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>Soru: Nerelerden denize girilmelidir?</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Uzun: Burada önerimiz, plaj güvenliğinin (Sarı-kırmızı bayrak) tescil edildiği plajlardan denize girilmesidir. Bu plajlarda gerekli donanımları olan cankurtaranlar hizmet veriyor. Ayrıca açık deniz tarafında genellikle şamandıralara bağlı güvenlik şeritleri bulunuyor. Akıntıya kapılanların bir kısmı bu şeritlere tutunarak akıntıdan kurtulabiliyor. Öte yandan bu şeritlerin düzeninin bozulması, cankurtaranların akıntıyı daha kolay fark etmesine yardımcı oluyor. Eğer bulunulan alanda sarı-kırmızı bayraklı plaj yoksa, mendirek ve kayalıklardan en az 30-40 metre uzak durulmalıdır. Rüzgarlı ve dalgalı havalarda denize girilmemeli, yetkililerin bu konudaki uyarıları dikkate alınmalıdır. Yalnız yüzülmemeli, özellikle çocuklar yüzme bilenlerin ve mümkünse ebeveynlerinin yanında denize girmelidir. Yüzerken kıyıda birileri bulunmalı ve denizde olduğunuzdan haberdar olmalıdır.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Rip akıntılarına bağlı ölümlerin azaltılmasında eğitimin önemi açıktır. Öncelikle bütün vatandaşlarımıza mümkünse ilköğretim basamağında yüzme eğitimi verilmesi gerekir. Bu eğitim sırasında rip akıntılarının özellikleri ve yakalanılması durumunda nasıl davranılması gerektiği; mavi bayrak, kırmızı bayrak, sarı bayrak ve yeşil bayrak gibi plaj bayraklarının ne anlama geldiği ve ilk yardım eğitimi gibi bilgiler verilmelidir. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Navlun fiyatları 6 ayda yüzde 120 yükseldi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/navlun-fiyatlari-6-ayda-yuzde-120-yukseldi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/navlun-fiyatlari-6-ayda-yuzde-120-yukseldi</guid>
<description><![CDATA[ Denizcilik araştırma şirketi Drewry&#039;nin Dünya Konteyner Endeksi&#039;ne göre, 4 Ocak&#039;ta 2 bin 670 dolar olan 40&#039;lık konteyner bileşik endeksi 4 Temmuz&#039;da 5 bin 868 dolara çıktı - Fiyatlar sadece son bir haftada yüzde 10 arttı ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/navlun-fiyatlari-6-ayda-yuzde-120-yukseldi-1720431713.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Navlun, fiyatları, ayda, yüzde, 120, yükseldi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Kızıldeniz'de süren gerilim nedeniyle gemilerin rotasını daha uzun bir güzergah olan Ümit Burnu'na kaydırmasıyla ortalama navlun fiyatları son 6 ayda yüzde 120 artış gösterdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İran'ın desteklediği Yemen'deki Husilerin, Kızıldeniz ve Babu'l Mendeb Boğazı'nda İsrail ile bağlantılı olduğu düşünülen ticari gemilere saldırıları, geçen yıl aralıkta yoğunlaşmasının ardından sürüyor ve denizcilik ticaretini etkilemeye de devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kızıldeniz'deki gerilim nedeniyle bu güzergahı kullanan gemiler rotalarını 2023'ün son günlerinden beri hızla Ümit Burnu'na kaydırdı ve Kızıldeniz'de özellikle konteyner gemi trafiği neredeyse durma noktasına geldi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gemilerin Akdeniz'i Kızıldeniz'e bağlayarak Avrupa ile Asya arasındaki en kısa rotayı sunan Süveyş Kanalı'nı terk ederek Ümit Burnu üzerinden seyahat etmeleri yolculuk sürelerini 10 ila 14 gün uzatıyor. Bazı gemilerin seyahat sürelerinin 20 güne kadar uzadığı belirtilirken, değişen ve daha uzun hale gelen rota, navlun fiyatlarına artış olarak yansımaya devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA muhabirinin denizcilik araştırma şirketi Drewry'nin Dünya Konteyner Endeksi'nden derlediği bilgilere göre, 40'lık konteyner bileşik endeksi 4 Temmuz itibarıyla 5 bin 868 dolara yükseldi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Böylece, 4 Ocak 2024'te 2 bin 670 dolar olan 40'lık konteyner bileşik endeksi, 6 ayda yüzde 120 artış gösterdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Son bir haftada yüzde 10 artan fiyatlar, 4 Temmuz itibarıyla geçen yılın aynı haftasına göre ise yüzde 298 daha yüksek seviyede. Öte yandan, fiyatlar salgın dönemi olan Eylül 2021'deki zirvesi 10 bin 377 doların yüzde 43 altında bulunuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>40'lık konteyner için yılın bu dönemine kadar ki ortalama bileşik endeksi 3 bin 664 dolarla son 10 yıl ortalamasının 909 dolar üzerinde hesaplandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>- Gemilerin rotası neredeyse tamamen değişti</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Son 6 ayda Şangay-New York hattında 40'lık konteyner bileşik endeksi yüzde 137 artışla 9 bin 158 doları gördü. Fiyatlar, Şangay-Rotterdam hattında yüzde 125,2 yükselerek 8 bin 56 dolara ve Şangay-Cenova hattında ise yüzde 95,5 artışla 7 bin 543 dolara çıktı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Şangay-Los Angeles hattında da fiyatlar bu dönemde yüzde 174 yükselerek 7 bin 472 dolar oldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Küresel deniz ticaretinin yüzde 15'inin yapıldığı Süveyş Kanalı'nda gemi trafiği, kasım-nisan dönemini kapsayan 6 aylık dönemde yüzde 85 gerilerken, denizcilik şirketlerinin çoğunun rotasını kaydırdığı Ümit Burnu'ndan toplam ticari gemi geçişleri yüzde 125 arttı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu dönemde, Ümit Burnu'nu kullanan konteyner sayısı yüzde 260, LNG tankeri sayısı ise yüzde 180 artış gösterdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İstanbul&amp;apos;un Boğaz hattı ve Karadeniz kıyılarında yüzenler için &amp;quot;akıntı tehlikesi&amp;quot; alarmı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/istanbulun-bogaz-hatti-ve-karadeniz-kiyilarinda-yuzenler-icin-akinti-tehlikesi-alarmi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/istanbulun-bogaz-hatti-ve-karadeniz-kiyilarinda-yuzenler-icin-akinti-tehlikesi-alarmi</guid>
<description><![CDATA[ İTÜ Gemi, İnşaat ve Deniz Bilimleri Fakültesi Doktor Öğretim Üyesi Bural: - &quot;Boğaz&#039;ın yapısına baktığınızda oldukça dar yerleri var. Daralan yerlerde yüzey akıntısı hızı hayli artmakta. Boğaz&#039;ın girintili çıkıntılı koylarında bu yüzey akıntısı daha sonra bir ters akıntıya sebep oluyor. Girdapların ve anaforların oluştuğu bazı sahil şeritleri oluyor. Özellikle bu noktalarda denize girmek oldukça tehlikeli&quot; - &quot;Rip akıntısına baktığımızda &#039;topuk-dalyan-topuk&#039; dediğimiz yani iki kum tepeciği arasında bir yarık oluyor. Böyle bir dip batimetrisinde dalga ilerleyip kırıldığı zaman daha sonra tekrar o kanaldan geriye doğru çok kuvvetli bir şekilde çekiyor. Kişi aslında çok yoğun, ani bir şekilde oluşan ve Boğaz&#039;dakine göre çok daha kuvvetli bir akıntıyla karşılaşmış oluyor. Karadeniz&#039;deki rip akıntıları, Boğaz&#039;daki herhangi bir akıntıya göre çok daha kuvvetli ve ani oluşan, daha yoğun akıntılar. O yüzden çok daha tehlikeli aslında&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/istanbulun-bogaz-hatti-ve-karadeniz-kiyilarinda-yuzenler-icin-akinti-tehlikesi-alarmi-1719999305.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İstanbulun, Boğaz, hattı, Karadeniz, kıyılarında, yüzenler, için, akıntı, tehlikesi, alarmı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>İstanbul'un Boğaz hattı ve Karadeniz kıyılarında etkili olan akıntılar bu bölgelerde denize girenler için boğulmaya varan birçok tehlikeyi beraberinde getirirken, uzmanlar cankurtaranın veya güvenlik önlemlerinin olmadığı sahillerde denize girilmemesi gerektiğine dikkati çekiyor.</span></span></p>

<p><span><span>Yaz aylarında sıcaktan bunalan İstanbullular serinlemek için sahil ve plajlara akın ediyor. Denize girmek isteyenlerin tercihlerinin başında Boğaz hattı ve Karadeniz kıyıları geliyor.</span></span></p>

<p><span><span>Ancak bu bölgelerde denize girmek isteyenler, akıntı tehlikesiyle karşı karşıya kalabiliyor. Tehlikeli bölgelerde bilinçsizce yüzmek de istenmeyen ve üzücü olaylarla sonuçlanabiliyor.</span></span></p>

<p><span><span>İstanbul Boğazı'nda yüzey akıntısı, Karadeniz kıyılarında ise rip akıntısı (çeken akıntı) etkili olurken, boğulma vakalarının yaklaşık yüzde 70'inin akıntıdan kaynaklandığı belirtiliyor. Uzmanlar ise bu bölgelerde denize girilmemesi konusunda vatandaşları uyarıyor.</span></span></p>

<p><span><span>İstanbul Teknik Üniversitesi (<strong>İTÜ</strong>) Gemi İnşaat ve Deniz Bilimleri Fakültesi Gemi ve Deniz Teknolojisi Mühendisliği Bölümü Doktor Öğretim Üyesi Deniz Bayraktar Bural, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaz aylarında insanların serinlemek için denize girmek ve tatilin tadını çıkarmak istediklerini, bunun boğulma vakalarını da beraberinde getirdiğini belirtti.</span></span></p>

<p><span><span>Bural, boğulma vakalarına istatistiksel olarak bakıldığında ölüm nedenlerinin yüzde 70'inin İstanbul'un Karadeniz'e açılan kıyılarında etkili olan çeken akıntıdan kaynaklandığını aktardı.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/008_2024_06_Haziran_11_Haziran_14_20240629_2_64517357_102477831.jpg"></span></span></p>

<p><strong><span><span>- Boğaz'ın dar ve kıvrımlı noktalarında akıntı hızı ve kuvveti artıyor</span></span></strong></p>

<p><span><span>İstanbul Boğazı'nın yapısının biraz daha farklı olduğuna değinen Bural, Karadeniz ile Marmara Denizi arasında yaklaşık 40 santimetre seviye farkı olması ve Karadeniz'in yüksekte kalması nedeniyle Karadeniz'den Marmara'ya yüzey akıntısı oluştuğunu anlattı.</span></span></p>

<p><span><span>Boğaz'da çift tabakalı bir akış olduğuna işaret eden Bural, şöyle konuştu:</span></span></p>

<p><span><span>"Altta tuzluluk farkından kaynaklanan, yani Marmara Denizi'nin Karadeniz'e göre daha tuzlu olmasından ötürü bu sefer tersi yönde Karadeniz'e doğru akan başka bir akıntı var. Çift tabakalı bir akış söz konusu. Bu akıntılara baktığımızda, sebebi bir seviye farkı, ikincisi tuzluluk yoğunluğundan ötürü olan bir fark. Bir de Boğaz'ın yapısına baktığınızda oldukça dar yerleri var. Daralan yerlerde yüzey akıntısı hızı hayli artmakta. Boğaz'ın girintili çıkıntılı koylarında bu yüzey akıntısı daha sonra bir ters akıntıya sebep oluyor. Girdapların ve anaforların oluştuğu bazı sahil şeritleri oluyor. Özellikle bu noktalarda denize girmek oldukça tehlikeli."</span></span></p>

<p><strong><span><span>- Boğaz'da yüzenler için bir başka tehlike gemi trafiği</span></span></strong></p>

<p><span><span>Bural, Boğaz'da denize girilmesi tehlikeli noktalara ilişkin, "En genel anlamıyla şunu söyleyebiliriz. Boğaz'ın en daraldığı yerlerde daha hızlı, kuvvetli akıntılar söz konusu. Bu da neresidir? Kandilli bölgesinin, Rumeli Hisarı Akıntıburnu'nun olduğu yerler akıntıların daha belirgin olduğu noktalar. Çünkü burada Boğaz daralıyor ve su derinliği artıyor. Üsküdar'ın kuzeyindeki koyda ters akıntı söz konusu. Yine burada coğrafi olarak dar ve kıvrımlı noktalar bulunduğu için su çok daha hızlı akmakta. Çengelköy civarında akıntılar belirgin. Sarıyer, Bebek, Arnavutköy gibi noktalarda da yine benzer şekilde akıntılar gözlemlenebiliyor." bilgisini paylaştı.</span></span></p>

<p><span><span>Boğaz'da akıntının dışında tehlike arz eden bir başka konunun da gemi trafiği olduğuna işaret eden Bural, şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span><span>"Boğaz'da oldukça yoğun işleyen bir trafik var. Çok hızlı tekneler, yatlar geçtiği zaman hemen arkalarından oluşan dalgalar kıyıya çok daha kuvvetli bir şekilde ulaşıyor. Zaten normalde de bir tehlike söz konusu. Bağlı olan tekneler için de bu bir tehlike aynı zamanda, bundan zarar görebilirler. Geçmişte de bununla ilgili yaşanan, hız sınırına riayet etmeyen teknelerin yarattığı problemler söz konusu. Bu anlamda da tabii dikkatli olmak gerekiyor."</span></span></p>

<p><strong><span><span>- "Karadeniz'deki rip akıntıları Boğaz'daki akıntıya göre çok daha tehlikeli"</span></span></strong></p>

<p><span><span>Karadeniz kıyılarında etkili olan rip akıntısının genellikle dibe çekmediğini açığa doğru sürüklediğini belirten Bural, rüzgar arttığında dalga yüksekliğinin de bununla orantılı şekilde arttığını, bu havalarda rip akıntısının daha sık görüldüğünü söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Bural, rip akıntısının kumlu Karadeniz sahillerinde etkili olduğunu ve bu bölgelerde kum taşındığı için sedimentin biraz daha üste doğru çıktığını, suyun bulanıklaştığını ve köpüklenmenin oluştuğunu kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></span></p>

<p><span><span>"Rip akıntısına baktığımızda 'topuk-dalyan-topuk' dediğimiz yani iki kum tepeciği arasında bir yarık oluyor. Böyle bir dip batimetrisinde dalga ilerleyip kırıldığı zaman daha sonra tekrar o kanaldan geriye doğru çok kuvvetli bir şekilde çekiyor. Kişi aslında çok yoğun, ani bir şekilde oluşan ve Boğaz'dakine göre çok daha kuvvetli bir akıntıyla karşılaşmış oluyor. Karadeniz'deki rip akıntıları, Boğaz'daki herhangi bir akıntıya göre çok daha kuvvetli ve ani oluşan, daha yoğun akıntılar. O yüzden çok daha tehlikeli aslında."</span></span></p>

<p><strong><span><span>- "Cankurtaranın olmadığı herhangi bir sahil şeridinde yüzmek güvenli değil"</span></span></strong></p>

<p><span><span>Bural, bu bölgelerde denize girmek isteyenlere şu uyarılarda bulundu:</span></span></p>

<p><span><span>"Cankurtaranın olmadığı herhangi bir sahil şeridinde yüzmek güvenli değil. Rip akıntılarının olduğu bölgede dalgalı havalarda bunu gözlemleyebiliriz. Eğer Karadeniz sahilinde kumlu görüntü, topuklu bir alan varsa buradan kaçınmalıyız. Eğer ki İstanbul Boğazı'ndan denize girmek söz konusu ise akıntıların varlığına ya da hani bir anda iki metre sonrasında çok farklı bir akıntıya maruz kalabileceklerini hatırlasınlar. Bir yanda sahilde çok yakın gözükürken iki metre sonrasında bir akıntı söz konusu olabilir. Bu nedenle cankurtaranın veya güvenlik önlemlerinin olduğu sahil şeritlerinden denize girilmesi daha güvenli olacaktır."</span></span></p>

<p><span><span>Boğaz'ın daralan kısımlarında veya ters akıntıların oluştuğu bölgelerde denize girmenin çok iyi bir yüzücü olunsa dahi tehlikeli olduğunu vurgulayan Bural, sahilden çok uzaklaşmadan, sahil şeridine 1-2 metre mesafede kalarak yüzmenin uygun olabileceğini ifade etti.</span></span></p>

<p><span><span>Rip akıntısına kapılma durumunda yapılması gerekenlere ilişkin de bilgi veren Bural, "Diyelim ki Karadeniz sahilinde rip akıntısına kapıldık. Öncelikle suyun üzerinde panik olmadan sakin bir şekilde kalıp beklemeliyiz. Çünkü bir noktada rip akıntısı kuvvetini azaltacak. Daha sonra da sakince kıyıya yaklaşmaya çalışmadan, kıyıya paralel bir şekilde uzaklaşmak gerekiyor." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Pasifik istiridyesi, gemilere yapışarak taşındığı Karadeniz&amp;apos;in ekosistemine adapte oldu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/pasifik-istiridyesi-gemilere-yapisarak-tasindigi-karadenizin-ekosistemine-adapte-oldu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/pasifik-istiridyesi-gemilere-yapisarak-tasindigi-karadenizin-ekosistemine-adapte-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Ordu Üniversitesi Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Aydın: - &quot;Araştırmamızda bu türün hızla Karadeniz&#039;e yayıldığını hatta doğal ortamında yumurta bırakarak ürediğini tespit ettik&quot; - &quot;Türkiye&#039;nin bu işe bir an evvel girip ekonomisinden faydalanması gerektiğini düşünüyorum çünkü ciddi getirisi olan, pazar sorunu bulunmayan bir türden bahsediyoruz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/pasifik-istiridyesi-gemilere-yapisarak-tasindigi-karadenizin-ekosistemine-adapte-oldu-1719836713.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Pasifik, istiridyesi, gemilere, yapışarak, taşındığı, Karadenizin, ekosistemine, adapte, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>Karadeniz </strong>ekosistemine ticari gemiler yoluyla 2018'de giren, deniz suyunun ısınmaya başlaması ve besin miktarının çok olması dolayısıyla hızla çoğalan Pasifik istiridyesinin ekonomiye kazandırılması öneriliyor.</span></span></p>

<p><span><span>Ordu Üniversitesi Fatsa Deniz Bilimleri Fakültesi Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi <strong>Prof. Dr. Mehmet Aydın</strong>, 2018'de kentteki bazı limanlarda yük gemilerinin altında istiridye olduğunu fark etmesi üzerine bilimsel araştırma yapmaya karar verdi.</span></span></p>

<p><span><span>Ekibiyle araştırmalara başlayan Aydın, gemilerin altındaki türün Pasifik istiridyesi olduğunu belirledi. Bunun üzerine araştırmasını genişleten Aydın ve ekibi, Pasifik istiridyesinin Ordu başta olmak üzere Giresun, Trabzon ve Rize ile Batı Karadeniz'de kıyıya yakın bölgelerdeki kayalıklar üzerinde sıkça görüldüğünü tespit etti.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Prof. Dr. Mehmet Aydın</strong>, AA muhabirine, ilk olarak Ordu'da tespit ettikleri Pasifik istiridyesinin liman içlerinden Karadeniz'e yayıldığını gördüklerini söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Yaptıkları araştırmada bu türün, liman içlerinden Karadeniz'e yayıldığını gördüklerini belirten Aydın, "Pasifik istiridyesinin yük taşımacılığı sırasında Karadeniz ekosistemine transfer edildiğini anladık. Bu tür, gemilerin alt bölgelerine yapışarak bir denizden başka bir denize rahatlıkla gidebilmektedir." dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Bu istiridyenin, denizdeki taşların üzerini kaplamaya başladığını, yayılımının gittikçe arttığını dile getiren Aydın, "Araştırmamızda bu türün hızla Karadeniz'e yayıldığını hatta doğal ortamında yumurta bırakarak ürediğini tespit ettik." ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/008_2024_05_Temmuz_30_Temmuz_04_20240701_2_64541354_102546467.jpg"></span></span></p>

<p><strong><span><span>- "Karadeniz'deki besin miktarının çok olması bu türün hızlı çoğalmasına olanak sağlıyor"</span></span></strong></p>

<p><span><span>Dünyada birçok yerde iklim değişikliğine bağlı deniz suyu sıcaklıklarının arttığına dikkati çeken Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></span></p>

<p><span><span>"Karadeniz suyunda da birkaç yıldır 2-3 derecelik artış söz konusu. Bu sıcaklık artmaya devam etmektedir. Karadeniz suyunun ısınarak Akdenizleşme eğilimi gösterdiğini ve birçok türün boğazlardan ya da insan kaynaklı etkilerle transfer olup Karadeniz ekosistemine girdiğini biliyoruz. Bu türlerden biri de Pasifik istiridyesi. Hem düşük hem de yüksek sıcaklıkta yaşama kabiliyeti olan bir canlı. Bu türün Karadeniz'de popülasyon oluşturması, iklim değişikliği kaynaklı mümkündür ayrıca Karadeniz'deki besin miktarının çok olması bu türün hızlı çoğalmasına olanak sağlıyor."</span></span></p>

<p><span><span>Aydın, Pasifik'ten gelen türlerin bu bölgedeki adaptasyonunun yüksek olduğuna işaret ederek, "Örneğin rapana dediğimiz deniz salyangozu 1940'larda Karadeniz ekosistemine girmişti. Şu anda Karadeniz'deki küçük balıkçıların gelir haline getirdiği bir türe dönüştü. Aynı şekilde Pasifik istiridyesinin de gelecekte balıkçılarımıza gelir getireceğine inanıyoruz." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/008_2024_05_Temmuz_30_Temmuz_04_20240701_2_64541354_102546474.jpg"></span></span></p>

<p><strong><span><span>- "Deniz ekosistemine hiçbir zararı olmayan bu tür birçok ülkede de üretilmektedir"</span></span></strong></p>

<p><span><span>Prof. Dr. Mehmet Aydın, Pasifik istiridyesinin Karadeniz'in ekosistemine etkisinin olup olmadığı yönünde de araştırmalar yaptıklarını, bir zararı olacağını düşünmediklerini dile getirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Pasifik istiridyesinin şu anda birçok canlının olduğu yerlerde yaşama imkanı bulduğunu ifade eden Aydın, "Ayrıca bu, suyu filtre ederek beslenen bir tür. Yani sudaki partikülleri filtre ederek yaşamaktadır. Dolayısıyla deniz ekosistemine yüksek katkısı olan bir canlı. Deniz ekosistemine hiçbir zararı olmayan bu tür birçok ülkede de üretilmektedir." dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Aydın, Pasifik istiridyesinin Fransa başta olmak üzere dünya genelinde üretiminin yapıldığını kaydederek, "Ticari değeri çok yüksek olan Pasifik istiridyesi, birçok ülkede taze şekilde kabukları açılıp limon sıkılarak yeniliyor. Lüks restoranlarda tanesi 2-3 dolara satılıyor." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/008_2024_05_Temmuz_30_Temmuz_04_20240701_2_64541354_102546476.jpg"></span></span></p>

<p><strong><span><span>- "Çok ciddi döviz girdisi sağlayacak bir tür"</span></span></strong></p>

<p><span><span>Prof. Dr. Aydın, Türkiye'nin bir an önce bu türü kültür ortamında üretmesi gerektiğini belirterek, şöyle konuştu:</span></span></p>

<p><span><span>"Karadeniz'in bunun üretimi için en uygun alan olduğunu ve başarılı olunabileceğini düşünüyorum. Pasifik istiridyesi, atığı olmayan bir tür. Dolayısıyla çevreci bir üretim de yapılmış olur. Türkiye'nin bu işe bir an evvel girip ekonomisinden faydalanması gerektiğini düşünüyorum çünkü ciddi getirisi olan, pazar sorunu bulunmayan bir türden bahsediyoruz. Çok ciddi döviz girdisi sağlayacak bir tür."</span></span></p>

<p><span><span>Aydın, deniz suyunun ısınmasına bağlı olarak Akdeniz'deki türlerin her geçen gün Karadeniz'e geldiğini, bundan sonra da gelmeye devam edeceğini sözlerine ekledi.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Eğirdir Gölü&amp;apos;nde 7 el bombası bulundu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/egirdir-goelunde-7-el-bombasi-bulundu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/egirdir-goelunde-7-el-bombasi-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ Bombaların çıkarılması için uzman ekip talep edildi ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/egirdir-golunde-7-el-bombasi-bulundu-1719824750.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Eğirdir, Gölünde, bombası, bulundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Isparta'daki Eğirdir Gölü'nde 7 el bombası bulundu.</span></span></p>

<p><span><span>Babasultan mevkisindeki halk plajına yüzmek için giren vatandaş, göl kıyısında patlayıcı madde görmesi üzerine ihbarda bulundu. Bunun üzerine bölgeye polis ekipleri sevk edildi.</span></span></p>

<p><span><span>İncelemede, gölün 20 metre içerisinde dağınık halde 7 el bombası belirlendi.</span></span></p>

<p><span><span>Ekipler, geniş güvenlik önlemleri alarak plajı giriş ve çıkışlara kapattı.</span></span></p>

<p><span><span>El bombalarının güvenli şekilde çıkarılması için uzman ekip talep edildi. Bunun için İstanbul Deniz Kuvvetleri Komutanlığından bomba imha uzmanlarının beklendiği öğrenildi.</span></span></p>

<p><span><span>Eğirdir Gölü'nde bir yıl içinde 17 el bombası daha bulunmuştu.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Limanlarda elleçlenen yük miktarı 5 ayda yıllık bazda yüzde 4,6 arttı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/limanlarda-elleclenen-yuk-miktari-5-ayda-yillik-bazda-yuzde-46-artti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/limanlarda-elleclenen-yuk-miktari-5-ayda-yillik-bazda-yuzde-46-artti</guid>
<description><![CDATA[ Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu: - &quot;Limanlarda elleçlenen yük miktarı ocak-mayıs döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,6 artarak 225 milyon 464 bin 363 tona, konteyner miktarı ise yüzde 13 artarak 5 milyon 644 bin 97 TEU’ya çıktı ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/limanlarda-elleclenen-yuk-miktari-5-ayda-yillik-bazda-yuzde-46-artti-1718469486.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Limanlarda, elleçlenen, yük, miktarı, ayda, yıllık, bazda, yüzde, 4, 6, arttı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı <strong>Abdulkadir Uraloğlu</strong>, ocak-mayıs döneminde limanlarda elleçlenen yük miktarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,6 artarak 225 milyon 464 bin 363 tona ulaştığını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğünün ocak–mayıs dönemine yönelik denizcilik istatistiklerine ilişkin yazılı açıklama yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye'nin denizcilikte daha fazla söz sahibi olması için duraksamadan çalıştıklarını bildiren Uraloğlu, bu çalışmaların yansımasının deniz ticaretinde kendini gösterdiğini aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uraloğlu, mayısta limanlarda elleçlenen yük miktarının 45 milyon 988 bin 445 ton olduğuna işaret ederek şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Limanlarda elleçlenen yük miktarı ocak-mayıs döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,6 artarak 225 milyon 464 bin 363 tona, konteyner miktarı ise yüzde 13 artarak 5 milyon 644 bin 97 TEU’ya çıktı. Mayısta limanlarımızdan yurt dışı limanlarına giden yük miktarı, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15,8 artışla 13 milyon 64 bin 494 ton oldu ve yılın en yüksek rakamına ulaştı. Yurt dışı limanlarından limanlarımıza gelen yük miktarı ise geçen aynı ayına göre yüzde 10,7 azalarak 21 milyon 653 bin 465 ton oldu. Mayıs ayında yurt dışı yük taşımaları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,2 azalarak 34 milyon 717 bin 959 ton olarak gerçekleşti."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- En fazla yük Aliağa'da elleçlendi</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Limanlarda deniz yoluyla yapılan transit yük taşımalarının mayısta 5 milyon 524 bin 847 ton olduğunu bildiren Uraloğlu, aynı dönemde kabotajda taşınan yük miktarının 5 milyon 745 bin 639 ton olduğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uraloğlu, mayısta en fazla yük elleçlemesinin 7 milyon 767 bin 170 tonla Aliağa Bölge Liman Başkanlığı idari sınırlarında faaliyet gösteren liman tesislerinde gerçekleştiğine işaret ederek "Aliağa Bölge Liman Başkanlığını 7 milyon 505 bin 471 ton ile Kocaeli Bölge Liman Başkanlığı ve 5 milyon 590 bin 859 ile İskenderun Bölge Liman Başkanlığı takip ediyor." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yük cinsleri bazında bir önceki aya göre en fazla artışın hurda demir elleçlemesinde olduğunu ve limanlardan 1 milyon 835 bin 933 ton hurda demir yük elleçlendiğini aktaran Uraloğlu, "Bunu ham petrol ile feldispat yükleri izledi. Mayısta portland çimento 1 milyon 73 bin 823 ton ile limanlarımızdan yurt dışına gitmek üzere gemilerle en fazla taşınan yük cinsi oldu. Portland çimentoyu, fuel oil ve motorin takip etti. Ham petrol ise yurt dışından limanlarımıza gelen gemilerde en fazla taşınan yükler arasında ilk sırada yer aldı. Bunu sırasıyla hurda demir ve briketlenmemiş taş kömürü takip etti." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- En fazla yük İtalya'ya gitti</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Uraloğlu, mayısta deniz yoluyla yurt dışına gitmek üzere yapılan yüklemelerde en fazla yük taşımasının İtalya'ya yapıldığına dikkati çekerek İtalya'yı ABD ve İspanya’nın takip ettiğini bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz yoluyla limanlara en fazla yükün Rusya'dan geldiğini aktaran Uraloğlu, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Mayısta limanlarda elleçlenen 34 milyon 717 bin 959 ton yurt dışı yükün yüzde 6,7’si Türk bayraklı gemilerle taşındı. Mayısta Türk bayraklı gemilerle taşınan yurt dışı yük miktarı 2 milyon 309 bin 446 ton ile geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10,5 azaldı. Yabancı bayraklı gemilerle taşınan yurt dışı yük miktarı ise 32 milyon 408 bin 513 ton ile geçen yılın aynı ayına göre yüzde 1,6 azaldı. Mayısta limanlarda elleçlenen konteyner miktarı ise geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,4 artarak 1 milyon 161 bin 725 TEU'ya ulaştı."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Marmara&amp;apos;da aşırı alg artışları daha sık görülmeye başladı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/marmarada-asiri-alg-artislari-daha-sik-goerulmeye-basladi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/marmarada-asiri-alg-artislari-daha-sik-goerulmeye-basladi</guid>
<description><![CDATA[ İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Melek İşinibilir Okyar: - &quot;Aşırı alg çoğalmalarını yılda bir defa değil, yılda bir kaç defa görmeye başladık ve neredeyse tüm Marmara Denizi&#039;ni etkileyen bir renk değişimi görüyoruz&quot; - &quot;Fakültemiz tarafından &quot;R/V Yunus-S&quot; araştırma gemisiyle Marmara Denizi&#039;nde son seferimizde özellikle Gemlik Bölgesi&#039;nde yoğun &#039;red-tide&#039; olayıyla karşılaştık. Görsel olarak görünüm çok kötü. Denizin rengi kıpkırmızı ve yoğun organik madde olduğunu tespit ettik&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/marmarada-asiri-alg-artislari-daha-sik-gorulmeye-basladi-1718089735.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:30:12 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Marmarada, aşırı, alg, artışları, daha, sık, görülmeye, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İstanbul Üniversitesi (<strong>İÜ</strong>) Su Bilimleri Fakültesince yapılan bir araştırmada, Marmara Denizi'nde aşırı alg (<strong>Red-tide</strong>) olayının daha sık görülmeye başladığı tespit edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Su Bilimleri Fakültesince başlatılan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün desteklediği proje kapsamında, "<strong>R/V Yunus-S</strong>" araştırma gemisiyle Marmara Denizi'ne sefer yapıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bilim insanlarının Marmara Denizi'nin son durumunu anlık olarak incelediği çalışma sonucunda, aşırı alg artışının (red-tide) daha sık görülmeye başladığı belirlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dekan <strong>Prof. Dr. Melek İşinibilir Okyar</strong>, AA muhabirine, Marmara Denizi'nin farklı nedenlerden dolayı yoğun baskılar altında bir deniz olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/melek.jpeg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doğal yapısı ve maruz kaldığı antropojenik baskılar nedeniyle denizin ekolojik sorunlara açık olduğunu belirten Okyar, bunlardan birinin ise denizin renginin kırmızıya bulanması olarak ifade edilen, "red-tide" denilen aşırı alg çoğalması olduğunu dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Prof. Dr. Okyar, artık bunun Marmara Denizi'nde sıkça görülmeye başladığına dikkati çekerek, "Red-tide olayları normalinde yoğun bahar yağmurlarını takiben aniden hava sıcaklığının artmasıyla birlikte görülen ve kıyısal alanlarda bahar dönemlerinde rastlanan bir olaydır. Kırmızı gelgit olaylarını etkileyen başlıca faktörler arasında denizin yüzey suyu sıcaklıkları, denizin durağan durumu, düşük tuzluluk ve yüksek besin içeriğini sayabiliriz ." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bunların tüm denizlerde görülen bir olay olduğunu vurgulayan Okyar, "Aşırı alg çoğalmalarını yılda bir defa değil, yılda bir kaç defa görmeye başladık ve neredeyse tüm Marmara Denizi'ni etkileyen bir renk değişimi görüyoruz. Bu renk değişimi zararlı algler olarak ifade ettiğimiz bazı fitoplanktonik türlerin ortamdaki azot, fosfor miktarının artışından faydalanarak aşırı artması, aşırı çoğalmasıdır." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "İlkbahar ve yazın denizlerde uyanış başlar"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Prof. Dr. Okyar, bunun sucul ekosistemlerde bir veya birkaç alg türünün, ortamdaki besin tuzu yoğunluklarının artması sonucu meydana gelen bir olay olduğunu, alglerin diğer türlere göre gerek sıcaklığın yükselmesi gerekse ortamdaki azot ve fosforun artmasından faydalanıp mililitrede milyonlarca değere ulaşabildiğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İlkbahar ve yaz mevsiminde bütün doğada olduğu gibi denizde de uyanış başladığının altını çizen Okyar, özellikle bitkisel organizmaların bundan nasibini alarak çoğaldığını bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Biyolojik canlının çoğalması sırasında çevresel koşul ve etkenlere bağlı olarak aşırı arttığını aktaran Okyar, fitoplanktonun türüne göre deniz turuncu, kahverengi, yeşil ve kırmızı renklerine boyandığını, bu doğa olayının genellikle derinliği az olan sahil sularında, iç deniz, körfezler, göller ve nehir ağzına yakın yerlerde yoğun görüldüğünü kaydetti.</span></span></span></p>

<p><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/thumbs_b_c_45e7b465abece2e2f44d3374a468e5a8(1).jpg"></p>

<p><span><span><span>Prof. Dr. Okyar, aşırı alg artışları sonucu oluşan bu olayın artık Marmara Denizi'nin rutini olduğunun altını çizerek, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Önceden yılda bir iki kez görülen bu olay şimdi yıl içinde daha sık görülmeye başlandı. Son 10-15 yıldır ise bu olayları senede 5-6 defa görmeye başladık. Fakültemiz tarafından "R/V Yunus-S" araştırma gemisiyle Marmara Denizi'nde son seferimizde özellikle Gemlik Bölgesi'nde yoğun 'red-tide' olayıyla karşılaştık. Görsel olarak görünüm çok kötü. Denizin rengi kıpkırmızı ve yoğun organik madde olduğunu tespit ettik. Havalar birden bire çok ısındı, doğal olarak su sıcaklığının oldukça yüksek ve denizin oldukça durağan olduğunu görüyoruz. Ayrıca bu çalışma sonucunda şu an yüzeyde oksijen seviyesi 6-7 civarında ama 40-50 metreden sonra birin altındaki değerlere düşüyor ne yazıkki."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Balık ve çeşitli organizmaların ölümlerine neden olabilirler"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Bunun Amerika ve Japonya sahillerinden Avusturalya'ya, Avrupa'dan Hindistan'a kadar geniş bir coğrafyada küresel olarak görüldüğünü vurgulayan Okyar, bu nedenle sudaki oksijen seviyesinin azaldığından pek çok canlının ölebildiğinden bahsetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Prof. Dr. Okyar, "Ayrıca, 'red-tide' olayına neden olan bazı türler güçlü doğal toksinler üretir ve bu toksinlerin bazıları biyomagnifikasyon ve biyobirikim süreçleri yoluyla daha büyük organizmalar için tehlikeli olabilir. Balık ve çeşitli organizmaların ölümlerine neden olabilirler." değerlendirmesini yaptı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Denize girmek sağlığa zararlı olabilir</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Bu algler görüldüğünde denize girmenin insan sağlığını olumsuz yönde etkileyebildiğine işaret eden Okyar, sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Uydu görüntüleri gibi teknolojik gelişmeler, zararlı alg çoğalmalarının daha iyi takip edilmesine ve izlenmesine olanak tanımıştır. Yeni teknolojik imkanlarla birlikte geleneksel (denizden örnek alınarak tür teşhislerinin yapılması) yöntemlerle 'red-tide' olayının takip edilmesi, izlenmesi, enfekte kabuklu deniz hayvanlarının tüketilmesi ve enfekte sularda yüzmeye karşı uyarılar sağlayarak bu olayın toplum üzerindeki zararlı etkilerinin azaltılmasına yardımcı olur."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hamsi avcılığına kota uygulaması getiriliyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/hamsi-avciligina-kota-uygulamasi-getiriliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/hamsi-avciligina-kota-uygulamasi-getiriliyor</guid>
<description><![CDATA[ Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Özkaya: - &quot;Belirlenen kotadan fazla avlanılamayacak. Bu sayede fiyat istikrarı da sağlanacak. Tüketiciler balığı sezonda aynı fiyattan tüketebilecek&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/hamsi-avciligina-kota-uygulamasi-getiriliyor-1718780070.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hamsi, avcılığına, kota, uygulaması, getiriliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği (<strong>SURKOOP</strong>) Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Ramazan Özkaya</strong>, gelecek 4 yıllık dönemde ticari amaçlı su ürünleri avcılığını düzenleyecek yeni kuralların belirlenmesi için çalışmaların sürdürüldüğünü belirterek, bu kapsamda hamsi avcılığında kota uygulamasına geçileceğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özkaya, AA muhabirine, 2020'den bu yana su ürünleri kaynaklarının korunması ve kullanılması dengesi içinde yürütülen iki tebliğin süresinin 31 Ağustos'ta sona ereceğini hatırlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yeni tebliğ için çalışmaların devam ettiğini dile getiren Özkaya, "2024-2028 yıllarında, 4 yıllık süreyle geçerli olacak 50 maddelik ticari tebliğimiz için sektörden görüşler alındı. Gelecek 4 yıl için ticari amaçlı su ürünleri avcılığını düzenleyen yeni kurallar belli olacak." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Denizlerde av sezonu aynı dönemde başlayacak"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Türkiye'de denizlerde av sezonunun başlama tarihinin farklılık gösterdiğine dikkati çeken Özkaya, "Bazı balıkçılarımız ülkede farklı zamanlarda başlayan av sezonundan olumsuz etkilendiğini dile getirdi. Yapılması öngörülen değişiklikle Türkiye'nin bütün bölgelerinde denizlerde av sezonu aynı dönemde başlayacak. Akdeniz gibi sıcak iklimlerde yakalanan balıklara bakabilmenin dikkate alınması lazım. Teknelerde buz olması gerekiyor." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Belirlenen boylardan küçük balıkların yakalanması önlenecek"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Özkaya, balıkçılıkta kota uygulamasının getirilmesi gerektiğini uzun zamandır dile getirdiklerinin altını çizerek, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Sektörümüzde en önemli konu sürdürülebilirlik. Ülkemiz denizlerinde en çok yakalanan balık hamsi. Yeni düzenlemeyle hamsi avcılığında kota uygulamasına geçilecek. Bunun için de çıkış noktaları ayarlanacak. Belirlenen kotadan fazla avlanılamayacak. Bu sayede fiyat istikrarı da sağlanacak. Tüketiciler balığı sezonda aynı fiyattan tüketebilecek. Belirlenen boylardan küçük balıkların yakalanmasının tamamen önüne geçilecek. Stoklar üzerindeki baskı azalacak."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kota uygulamasıyla teknelerde daha az yakıt tüketileceğini belirten Özkaya, böylece balıkçıların gelirlerinin artacağını da sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Düzce&amp;apos;de iç sularda avlanma yasağına uymayan balıkçıların ağlarına el konuldu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/duzcede-ic-sularda-avlanma-yasagina-uymayan-balikcilarin-aglarina-el-konuldu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/duzcede-ic-sularda-avlanma-yasagina-uymayan-balikcilarin-aglarina-el-konuldu</guid>
<description><![CDATA[ Düzce&#039;de iç sularda avlanma yasağına uymayan balıkçıların ağlarına el konuldu. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/duzcede-ic-sularda-avlanma-yasagina-uymayan-balikcilarin-aglarina-el-konuldu-1718191179.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Düzcede, iç, sularda, avlanma, yasağına, uymayan, balıkçıların, ağlarına, konuldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Tarım ve Orman İl Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, ​iç sularda balık varlığının desteklenmesi, balıkların yılda en az bir kez üremelerine fırsat verilmesi kapsamında 15 Mart-15 Haziran tarihlerinde uygulanan avlanma yasağı kapsamında denetim gerçekleştirildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürlüğü personelince Hasanlar Barajı'nda yapılan denetimlerde, farklı uzunluklarda toplam 800 metre ağa el konuldu. Ağlardan çıkan canlı balıklar ise doğal ortamına bırakıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Açıklamada görüşlerine yer verilen Tarım ve Orman İl Müdürü Esra Uzun, kaçak avcılıkla mücadelenin devam edeceğini belirterek, iç sulardaki balıklardan herkesin faydalanması ve balıkların üremesine imkan verilmesi için yasağa uyulmasını istedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Hayalet misina&amp;quot;ya dolanan ıstakozu profesyonel dalgıç kurtardı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/hayalet-misinaya-dolanan-istakozu-profesyonel-dalgic-kurtardi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/hayalet-misinaya-dolanan-istakozu-profesyonel-dalgic-kurtardi</guid>
<description><![CDATA[ Kurşun toplamak için İstanbul Boğazı&#039;na dalış yapan su ürünleri yüksek mühendisi Hakan Kabasakal, 17 metre derinlikte olta balıkçılarının attığı misinalara dolanan ıstakozu özgürlüğüne kavuşturma anlarını su altı kamerasıyla görüntüledi ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/hayalet-misinaya-dolanan-istakozu-profesyonel-dalgic-kurtardi-1718781327.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hayalet, misinaya, dolanan, ıstakozu, profesyonel, dalgıç, kurtardı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İstanbul Boğazı'na dalış yapan profesyonel dalgıç <strong>Hakan Kabasakal</strong>, olta balıkçılarının atığı misinalara dolanan ıstakozu kurtardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dipten olta kurşunlarını toplamak amacıyla İstanbul Boğazı'na dalış gerçekleştiren su ürünleri yüksek mühendisi ve profesyonel dalgıçlık Kabasakal, 13 Haziran'daki dalışında 17 metre derinlikte "hayalet misinalar"a dolanan ıstakoz yavrusuna rastladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Aksiyon kamerasını zemine sabitleyen Kabasakal, bıçağıyla misinaları keserek "kovukların zırhlı bekçisi" ıstakozu esaretten kurtardığı anı kayıt altına aldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kabasakal, AA muhabirine, İstanbul Boğazı'nın çeşitli noktalarında her gün dalış gerçekleştirdiğini belirterek, sık sık hayalet misinalara dolanmış, av araçlarına takılmış canlılara rastladığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Daha önce çeşitli balıkları kurtardığını dile getiren Kabasakal, yaklaşık 3 yıl önce de 25 metrede misinalara dolanmış ölü karabatak bulduğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kabasakal, hayalet misinaların ekolojik tehlike olduğuna dikkati çekerek, İstanbul Boğazı'nın dibinde geniş yumuşak zemin alanlarının bulunduğunu ancak kıyıda taşlık ve kayalık başladığını, bir de "kepezlik" dedikleri insan eliyle oluşturulmuş sert zemin yapısının bulunduğunu kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Geçmişte deniz yollarının şehir hatları vapurlarının kömürle çalıştığını ve bunlardan dökülen cürufun zeminle birleşip donduğunu anlatan Kabasakal, bu alanların oltaları kesen, kopartan keskin sert zemin yapısı oluşturduğu için deniz canlılarının da sık sık bu oltalara takıldığından bahsetti.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Örümcek ağı gibi temizle temizle bitmiyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Kabasakal, deniz tabanının örümcek ağı gibi olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Temizle temizle bitmiyor. Zamanla hayvanların yuvalarının üzerini kapatıyor. Yer değiştirmeye kalktığı zaman birine takılması yeter. Bu hayvanın da kıskacı, sekiz bacağı var. Yani biri takılmazsa öbürü takılacak. Takılıyor, kalıyor. Durum bu. Ben de gördükçe kurtarıyorum ve tabii her daldığımda elimden geldiğince hayalet misinaları temizlemeye çalışıyorum. Tek kıskacı kalmış, muhtemelen kendini kurtarmaya çalışırken zavallının kopmuştur. Kurtardığım yerden ayırmaya çalıştım ama alıştığı bir yuvaysa illaki geri dönmüştür."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hakan Kabasakal, yaklaşık bir yıl önce de yuvasının ağzını örümcek ağı gibi kaplayan misinalara takılmış ıstakozu kurtardığını sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye denizlerinde son 10 yılda en fazla hamsi avlandı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turkiye-denizlerinde-son-10-yilda-en-fazla-hamsi-avlandi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turkiye-denizlerinde-son-10-yilda-en-fazla-hamsi-avlandi</guid>
<description><![CDATA[ Son 10 yılda balık avcılığında 1,6 milyon tonla hamsi zirveye yerleşirken, hamsinin ardından en çok avlanan balıklar çaça, sardalya, palamut, istavrit ve lüfer oldu - Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Özkaya: - &quot;Hamsi stoklarında, hem aşırı avcılığa hem de iklim değişikliğine uyum sağlaması nedeniyle sıkıntı yok ancak ülkede aşırı avcılığın engellenmesi lazım&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/turkiye-denizlerinde-son-10-yilda-en-fazla-hamsi-avlandi-1718090150.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye, denizlerinde, son, yılda, fazla, hamsi, avlandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Türkiye denizlerinde son 10 yılda 1 milyon 632 bin 361 tonla en fazla hamsi avcılığı yapılırken, bu balığı çaça, sardalya, palamut, istavrit ve lüfer takip etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye İstatistik Kurumu verileriyle, Türkiye'de denizlerde en çok avlanan balık türleri ortaya çıktı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA muhabirinin söz konusu verilerden yaptığı derlemeye göre, Türkiye denizlerinde son 10 yılda sırasıyla en çok hamsi, çaça, sardalya, palamut, istavrit ve lüfer avlandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye denizlerinde son 10 yılda, 1 milyon 632 bin 361 ton hamsi, 372 bin 723 ton çaça, 185 bin 436 ton sardalya, 180 bin 453 ton palamut, 162 bin 962 ton istavrit ve 48 bin 170 ton lüfer avcılığı yapıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Avlanan balık miktarı, yıllara göre dalgalı seyir izledi. Buna göre, hamsi miktarı, 2004'te 96 bin 440 ton iken, geçen yıl 273 bin 914 tona yükseldi. Son 10 yılda en fazla geçen yıl hamsi avcılığı yapıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hamsiden sonra en çok avlanan balık çaça olurken, avlanan çaça miktarı 2014'te 41 bin 648 ton ve geçen yıl 45 bin 764 ton olarak kayıtlara geçti. Çaça avcılığı en çok 76 bin 996 tonla 2015 yılında gerçekleşti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Avlanan sardalya miktarı 10 yıl önce 18 bin 77 ton olarak kayıtlara geçerken, geçen sene ise 17 bin 311 tona geriledi. Bu dönemde 23 bin 426 ton ile en fazla sardalya 2017'de avlandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye'de 2014'te avlanan palamut miktarı 19 bin 32 ton olurken, geçen sene 2 bin 83 tonda kaldı. Bu sürede en fazla palamut avcılığı 49 bin 891 tonla 2022 yılında yapıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İstavritte ise avlanan balık miktarı 2014'te 16 bin 324 ton ve geçen yıl 14 bin 374 ton olarak kayıtlara geçti. En fazla istavrit 24 bin 5 tonla 2021'de sofralara geldi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Lüferde ise 2014'te 8 bin 386 ton, geçen yıl ise 2 bin 137 ton balık avlandı. Lüferde en fazla avcılık yapılan yıl 9 bin 574 tonla 2016'da kaydedildi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Hamside kota uygulaması sürdürülebilirlik adına olumlu olacaktır"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Özkaya da ülkede avlanan balık miktarının 2012'de 433 bin ton iken geçen yıl 338 bin tona gerildiğini belirterek, yetiştiricilikte ise bu miktarın 2012'de 212 bin ton iken geçen yıl 600 bin tona yükseldiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye'de avlanan balığın yaklaşık yüzde 60'ının hamsi olduğu bildiren Özkaya, hamsinin özellikle Karadeniz'de bol bulunan bir balık türü olduğunu aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özkaya, aşırı avlanma ve balıkçı teknelerinin büyümesinin, balık miktarlarında azalmaya neden olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Balık boylarında kısalma var, verimi de azaldı. Hamsi stoklarında, hem aşırı avcılığa hem de iklim değişikliğine uyum sağlaması nedeniyle sıkıntı yok ancak ülkede aşırı avcılığın engellenmesi lazım. Bölgelere göre avcılık yapılmalı ve balıkçılarımız da bu konularda bilinçlendirilmeli. Balıkçılarımızın sorumlu avcılık yapması önem taşıyor. Bu denizler hepimizin. Gelecek nesillere de balık kalmalı. Bunlara dikkat edilirse zengin denizlerimizde balık stokları tekrar artacak. Balık miktarlarının artması hem gelecek nesiller hem de ülke ekonomisi için katkı sağlayacaktır. Bu yıl hamside kota uygulaması başlatılacak, bu da sürdürülebilirlik adına olumlu olacaktır."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Son 10 yılda avlanan balık miktarları şu şekilde:</span></span></span></strong></p>

<table>
	<tbody>
		<tr>
			<td>
			<p> </p>
			</td>
			<td>
			<p><strong><span><span><span>Hamsi</span></span></span></strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><strong><span><span><span>Sardalya</span></span></span></strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><strong><span><span><span>İstavrit</span></span></span></strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><strong><span><span><span>Palamut</span></span></span></strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><strong><span><span><span>Lüfer</span></span></span></strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><strong><span><span><span>Çaça</span></span></span></strong></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p><strong><span><span><span>2014</span></span></span></strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>96.440</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>18.077</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>16.324</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>19.032</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>8.386</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>41.648</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p><strong><span><span><span>2015</span></span></span></strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>193.492</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>16.693</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>16.664</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>4.573</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>4.136</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>76.996</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p><strong><span><span><span>2016</span></span></span></strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>102.595</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>18.162</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>11.148</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>39.460</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>9.574</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>50.225</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p><strong><span><span><span>2017</span></span></span></strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>158.094</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>23.426</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>12.985</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>7.578</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>1.936</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>33.950</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p><strong><span><span><span>2018</span></span></span></strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>96.452</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>18.854</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>20.678</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>30.920</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>5.767</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>20.057</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p><strong><span><span><span>2019</span></span></span></strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>262.544</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>19.119</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>19.505</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>1.578</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>1.213</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>38.078</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p><strong><span><span><span>2020</span></span></span></strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>171.253</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>21.265</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>12.349</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>22.743</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>3.722</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>26.804</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p><strong><span><span><span>2021</span></span></span></strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>151.597</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>15.800</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>24.005</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>2.595</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>5.804</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>28.040</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p><strong><span><span><span>2022</span></span></span></strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>125.980</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>16.729</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>14.930</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>49.891</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>5.495</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>11.161</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p><strong><span><span><span>2023</span></span></span></strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>273.914</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>17.311</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>14.374</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>2.083</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>2.137</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>45.764</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p><strong><span><span><span>Toplam</span></span></span></strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><strong><span><span><span>1.632.361</span></span></span></strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><strong><span><span><span>185.436</span></span></span></strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><strong><span><span><span>162.962</span></span></span></strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><strong><span><span><span>180.453</span></span></span></strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><strong><span><span><span>48.170</span></span></span></strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><strong><span><span><span>372.723</span></span></span></strong></p>
			</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>

<p> </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yasak dönemde balık avlayıp sosyal medyada paylaşan 2 kişiye para cezası</title>
<link>https://trafikdernegi.com/yasak-doenemde-balik-avlayip-sosyal-medyada-paylasan-2-kisiye-para-cezasi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/yasak-doenemde-balik-avlayip-sosyal-medyada-paylasan-2-kisiye-para-cezasi</guid>
<description><![CDATA[ Bursa&#039;nın İnegöl ilçesinde, yasak dönemde olmasına rağmen barajda yayın balığı avlayıp sosyal medyada paylaşan 2 kişiye idari para cezası verildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/yasak-donemde-balik-avlayip-sosyal-medyada-paylasan-2-kisiye-para-cezasi-1717701438.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:38 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yasak, dönemde, balık, avlayıp, sosyal, medyada, paylaşan, kişiye, para, cezası</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden yapılan açıklamada, 1 Haziran'da Boğazköy Barajı'ndaki yayın balığı avına ilişkin sosyal medya paylaşımları ve haberlere yer verildiği belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Söz konusu balığı avlayan A.H.B. ve İ.H.P'nin, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şubesine çağrıldığı ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Yasak zamanda avlamış oldukları yayın balığından dolayı kurumumuzca haklarında idari para cezası uygulanmıştır. Görüşmede, kendilerine Amatör Amaçlı Sportif Avcılığı Düzenleyen Tebliğ elden teslim edilerek, detaylı bilgilendirme yapılmıştır. 15 Mart-15 Haziran arası ilimiz sınırlarında sazangillerde olduğu gibi yayın balığı avcılığında da zaman ve bölge yasağı devam etmektedir. Su ürünleri varlığının korunması ve devamlılığı açısından vatandaşlarımızın hassasiyet göstermeleri önem arz etmektedir."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beyoğlu&amp;apos;nda 2 ton kaçak midye ele geçirildi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/beyoglunda-2-ton-kacak-midye-ele-gecirildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/beyoglunda-2-ton-kacak-midye-ele-gecirildi</guid>
<description><![CDATA[ Beyoğlu&#039;nda, aracında 2 ton kaçak midye ele geçirilen sürücüye para cezası verildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/beyoglunda-2-ton-kacak-midye-ele-gecirildi-1724370739.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Beyoğlunda, ton, kaçak, midye, ele, geçirildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü ekipleri, "Su Ürünleri Kanunu'na muhalefet" suçlarının tespit edilmesi ve önlenmesine yönelik çalışma yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kabataş Sahili'nde yasal olmayan yollarla denizden çıkarılan midyelerin bir araca yüklendiğini gören ekipler, aracı durdurarak arama yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Şüpheli Ö.A'nın kullandığı araçta 95 çuval içerisinde yaklaşık 2 ton midye ele geçirildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Şüpheliye, "1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu'na muhalefet" suçundan 26 bin 242 lira para cezası uygulandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ele geçirilen midyeler canlılığını sürdürebilmesi ve doğal yaşama kazandırılabilmesi için tekrar denize bırakıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Adana&amp;apos;da amatör balıkçı 45 kilogramlık yayın balığı yakaladı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/adanada-amatoer-balikci-45-kilogramlik-yayin-baligi-yakaladi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/adanada-amatoer-balikci-45-kilogramlik-yayin-baligi-yakaladi</guid>
<description><![CDATA[ Adana&#039;nın Aladağ ilçesinde amatör balıkçı 45 kilogramlık yayın balığı avladı.

Amatör balıkçı Gökhan Güçlü, beraberinde arkadaşlarıyla Sanibey Baraj Gölü&#039;nde oltayla balık avına çıktı.

Kayıkla baraj gölüne açılan Güçlü, yem taktığı oltasıyla 45 kilogramlık yayın balığı yakaladı.

Güçlü, yaptığı açıklamada, balığı kayığa almak için arkadaşlarıyla uzun süre uğraştığını söyledi.

AA ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/adanada-amator-balikci-45-kilogramlik-yayin-baligi-yakaladi-1724310796.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Adanada, amatör, balıkçı, kilogramlık, yayın, balığı, yakaladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Adana'nın Aladağ ilçesinde amatör balıkçı 45 kilogramlık yayın balığı avladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Amatör balıkçı Gökhan Güçlü, beraberinde arkadaşlarıyla Sanibey Baraj Gölü'nde oltayla balık avına çıktı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kayıkla baraj gölüne açılan Güçlü, yem taktığı oltasıyla 45 kilogramlık yayın balığı yakaladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Güçlü, yaptığı açıklamada, balığı kayığa almak için arkadaşlarıyla uzun süre uğraştığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Antalya&amp;apos;da balon balığı yarışması düzenlenecek</title>
<link>https://trafikdernegi.com/antalyada-balon-baligi-yarismasi-duzenlenecek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/antalyada-balon-baligi-yarismasi-duzenlenecek</guid>
<description><![CDATA[ Antalya&#039;da denizlerdeki istilacı türlerle mücadele için düzenlenecek balon balığı avlama yarışmasında en çok balık tutanlar ödüllendirilecek. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/antalyada-balon-baligi-yarismasi-duzenlenecek-1724308930.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Antalyada, balon, balığı, yarışması, düzenlenecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Büyükşehir Belediyesinden yapılan açıklamaya göre, tehlikeli balon balığı türünün yayılımının kontrol altına alınması amacıyla Balıkçı Barınağı'nda yarışma düzenlenecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hint ve Pasifik Okyanusları kökenli deniz canlısı olan ve 2000'li yıllarda Süveyş Kanalı'ndan Akdeniz'e göç ederek sıcak sularda hızla çoğalan istilacı türle mücadele için oltacılar, balon balığı avlama yarışmasında mücadele edecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Denizlerdeki istilacı türlerle mücadele çerçevesinde 25 Ağustos'ta saat 06.00'da başlayacak yarışmayla toplumda bu türe karşı farkındalık da oluşturulması hedefleniyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yarışmaya katılmak isteyenler 0542 112 89 88 numaralı telefondan başvuru yapabilecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Erzurum&amp;apos;da balık tutmak için dereye giren çocuk boğuldu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/erzurumda-balik-tutmak-icin-dereye-giren-cocuk-boguldu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/erzurumda-balik-tutmak-icin-dereye-giren-cocuk-boguldu</guid>
<description><![CDATA[ Erzurum&#039;un Köprüköy ilçesinde balık tutmak için dereye giren çocuk hayatını kaybetti. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/erzurumda-balik-tutmak-icin-dereye-giren-cocuk-boguldu-1724305911.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Erzurumda, balık, tutmak, için, dereye, giren, çocuk, boğuldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Yılanlı Mahallesi'nde yaşayan Muhammet Ünlü (9), balık tutmak için arkadaşıyla birlikte dereye girdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akıntıya kapılan Ünlü, bir anda gözden kayboldu. Çevredeki vatandaşların ihbarıyla bölgeye jandarma, 112 Acil Sağlık ve Erzurum AFAD dalgıç ekipleri sevk edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ekiplerin çalışması sonucu cansız bedenine ulaşılan Ünlü'nün cesedi, otopsi için Erzurum Adli Tıp Kurumuna gönderildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İzmir Körfezi&amp;apos;ndeki balık ölümleriyle ilgili inceleme başlatıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/izmir-koerfezindeki-balik-oelumleriyle-ilgili-inceleme-baslatildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/izmir-koerfezindeki-balik-oelumleriyle-ilgili-inceleme-baslatildi</guid>
<description><![CDATA[ İzmir Körfezi&#039;nde kıyıya çok sayıda ölü balığın vurduğu görüldü, başlatılan inceleme kapsamında Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri analiz için numune aldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/izmir-korfezindeki-balik-olumleriyle-ilgili-inceleme-baslatildi-1724310639.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İzmir, Körfezindeki, balık, ölümleriyle, ilgili, inceleme, başlatıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Bayraklı ilçesindeki Turan sahilinde çok sayıda ölü balığın bulunduğunu gören vatandaşlar, durumu İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekiplerine bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Konuyla ilgili inceleme başlatan Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri, kirliliğin gözlendiği su ve balıklardan numune aldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240820-35447148-35447144-IZMIR_KORFEZINDEKI_BALIK_OLUMLERIYLE_ILGILI_INCELEME_BASLATILDI.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Turan Mahallesi Muhtarı Nursel Ölmez, AA muhabirine sabah sahilden kötü koku gelmesi üzerine inceleme yaptıklarını, çok sayıda balığın kıyıya vurduğunu görünce durumu ekiplere bildirdiklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Avlanma Teknolojisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlker Aydın da otopsi yapmadan kesin bir neden belirtmenin mümkün olmadığını dile getirerek, "Suların aşırı ısınması nedenli birçok şey olabilir. Bunların başında oksijen yetersizliği gelir. Sonrasında oksijeni tüketen plankton artışı olabilir." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Diyarbakır&amp;apos;da baraj gölünde kaybolan gencin cesedi bulundu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/diyarbakirda-baraj-goelunde-kaybolan-gencin-cesedi-bulundu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/diyarbakirda-baraj-goelunde-kaybolan-gencin-cesedi-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ Diyarbakır&#039;ın Silvan ilçesinde Batman Baraj Gölü&#039;nde kaybolan gencin cesedine ulaşıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/diyarbakirda-baraj-golunde-kaybolan-gencin-cesedi-bulundu-1724372252.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Diyarbakırda, baraj, gölünde, kaybolan, gencin, cesedi, bulundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İlçeye bağlı Çalıönü köyü mevkisinde dün balık tutmak için Batman Baraj Gölü'ne giren 31 yaşındaki Hasan Binen, bir süre sonra kayboldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İhbar üzerine olay yerine 112 Acil Sağlık, Jandarma Arama Kurtarma (JAK), AFAD, Dicle Üniversitesi Arama Kurtarma (DÜAK) ve itfaiye ekipleri sevk edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ekiplerin çalışması sonucu gencin cesedi gölde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sudan çıkarılan Binen'in cesedi, sağlık ekiplerince otopsi için Adli Tıp Kurumuna götürüldü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Deniz suyu sıcaklığı palamudun ağırlığını olumsuz etkiledi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/deniz-suyu-sicakligi-palamudun-agirligini-olumsuz-etkiledi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/deniz-suyu-sicakligi-palamudun-agirligini-olumsuz-etkiledi</guid>
<description><![CDATA[ Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesinden Prof. Dr. Osman Samsun: - &quot;Bu balıklar ağustos ayı ortalarında, yani bugünlerde 200-250 gram ağırlığındalar. Eski yıllarda yağmurlarla birlikte bir haftada 350-400 grama, bir ay sonrasında ise yarım kiloya ulaşabilmekteydiler&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/deniz-suyu-sicakligi-palamudun-agirligini-olumsuz-etkiledi-1724372041.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Deniz, suyu, sıcaklığı, palamudun, ağırlığını, olumsuz, etkiledi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İklim değişikliğine bağlı deniz suyunda yaşanan ısı artışının, balıkların büyüme performansları ve besin değerlerini olumsuz etkilediği bildirildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi <strong>Prof. Dr. Osman Samsun</strong>, AA muhabirine, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de sıcaklık rekorlarının kırılmaya başladığını anımsattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kırılan rekorlarla birlikte sıcaklık oranlarında yaşanan artışın, karada yaşayan canlılar kadar denizde yaşayan canlıları da etkilediğini vurgulayan Samsun, özellikle yağış miktarındaki düşüşün balıkların büyüme performanslarında olumuz etkilere neden olduğunu kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Samsun, deniz suyu sıcaklığı artışının palamut ve hamsi gibi balıkların büyüme ve gelişme performanslarına olumsuz etkiler yaptığını yavaş yavaş görmeye başladıklarını belirterek, şunları dile getirdi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"15 Ağustos itibarıyla küçük boydaki palamutların, çapari ile 1 Eylül'e kadar avlanmalarına yasal olarak izin verildi. Bu balıklar ağustos ayı ortalarında, yani bugünlerde 200-250 gram ağırlığındalar. Eski yıllarda bu balıklar yağan yağmurlarla birlikte bir haftada 350-400 grama, bir ay sonrasında ise yarım kiloya ulaşabilmekteydiler. Ancak o zaman haftada bir düzenli yağmur yağmakta idi. Şimdi bu yağmurlar yağmadığı için bu balıkların büyüme performanslarının olumuz etkilendiğini söyleyebiliriz."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Eti daha az olan hamsi ile karşılaştığımızı biliyoruz"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Palamudun yanı sıra hamsinin de deniz suyu sıcaklığından olumuz etkilendiğini anlatan Samsun, "Aynı şekilde hamsi avcılığında da daha kısa süre bizim sahillerimizde bulunması, kondisyon faktörü dediğimiz besin değerlerinin düşük olması gibi durumlar söz konusu. Halkımızın çok iyi bildiği eski hamsilerden daha uzak, şekil olarak hamsi görünümünde ama kılçığı var, derisi var fakat eti daha az olan hamsi ile karşılaştığımızı biliyoruz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Besin zincirlerini etkiliyor</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Samsun, sıcaklık değerlerindeki artışın, balıkların yanı sıra onların besin kaynakları üzerinde de olumsuz etkiler yarattığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"On binlerce yıl atmosferde sabit kalan dünya ortalama hava sıcaklığının artması, elbette şehirleri, köyleri, karaları, denizleri, bütün tarım alanlarını etkilediği gibi denizin hasadı olarak kabul edilen su avcılığını da olumsuz etkileyecektir. Bu sıcaklık artışları fizyolojik olarak balıkların yanı sıra onların beslendiği, gözle görülemeyen besin yığını canlılar var, onların da hepsi bundan etkileniyorlar."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ESABDER Sarısungur 2024 Carp Aim Yarışması Tamamlandı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/esabder-sarisungur-2024-carp-aim-yarismasi-tamamlandi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/esabder-sarisungur-2024-carp-aim-yarismasi-tamamlandi</guid>
<description><![CDATA[ ESABDER Derneği tarafından Eskişehir Amatör Olta Balıkçılığı ve Doğal Hayatı Koruma Derneği tarafından 10 - 17 Ağustos 2024 tarihleri arasında Eskişehir ili Sarısungur Göleti&#039;nde düzenlenen sportif amaçlı sazan balığı yakalama yarışmasına 9 farklı ilden toplam 16 takımın katıldığı 6 gün süren yarışmada limitler dahilinde toplamda 122 adet 325.260 kg pullu sazan balığı (Cyprinus carpio) yakalandığı ve hemen suya iade edildiği bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/esabder-sarisungur-2024-carp-aim-yarismasi-tamamlandi-1724060652.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ESABDER, Sarısungur, 2024, Carp, Aim, Yarışması, Tamamlandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>ESABDER</strong> Derneği tarafından Eskişehir Amatör Olta Balıkçılığı ve Doğal Hayatı Koruma Derneği tarafından 10 - 17 Ağustos 2024 tarihleri arasında Eskişehir ili Sarısungur Göleti'nde düzenlenen sportif amaçlı sazan balığı yakalama yarışmasına 9 farklı ilden toplam 16 takımın katıldığı 6 gün süren yarışmada limitler dahilinde toplamda 122 adet 325.260 kg pullu sazan balığı (Cyprinus carpio) yakalandığı ve hemen suya iade edildiği bildirildi. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Son yıllarda yapılan yarışmaların içerisinde en çekişmeli ve balık popülasyonu yüksek bir yarışma olması sebebi ile de yarışmaya katılan takımlar fazlasıyla mutlu oldular. Yarışmaya katılan 16 takımdan 15'i balık tutmuş olup en büyük balık yakalama kategorisinde 5.815 kg ile OPTİMUM BAITS 2 takımı birinci olmuştur.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/WhatsApp%20G%C3%B6rsel%202024-08-19%20saat%2011_58_48_27a60419.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>En çok balık yakalama kategorilerinde ise GÖNEN CARP TEAM takımı 94.110 kg 31 adet balık ile birinci,<br>
KÜSOBDER ALLSTAR takımı 39.025 kg 19 balık ile ikinci, OPTİMUM BAITS 2 takımı 33.135 kg 13 adet balık ile üçüncü olmuştur.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Esabder</strong> Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Yasin Başaran</strong> Balık Haber'e yaptığı açıklamada "Bu süreçte bizlere her türlü desteği sağlayan başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Av.Ayşe ÜNLÜ'ye, Eski Genel Müdürümüz Sayın Oğuzgan ÖZEN'e, Sportif direktör Sayın Ayhan ERİŞ'e ve Yarışma süresince bizleri yanlız bırakmayan bağlı bulunduğumuz ASOF federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Sayın M.Serkan İNANÇ ve Yönetim Kurulu Üyelerine, federasyon üyesi dernek başkanları ve üyelerine, ziyaretimize gelen,arıyan mesaj atan herkese ve yarışma boyunca özveri ile çalışıp emek veren dernek yönetim kurulu üyelerimize ve dernek üyelerimize ayrıca yarışmamıza sponsor olarak destek veren firma kurum ve kuruluşlara kattıkları değer için ayrı ayrı teşekkür ediyorum" dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balık Haber Merkezi</span></span></span><br>
 </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Antalya&amp;apos;da &amp;quot;Aslan Balığı Avlama Yarışması&amp;quot; düzenlendi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/antalyada-aslan-baligi-avlama-yarismasi-duzenlendi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/antalyada-aslan-baligi-avlama-yarismasi-duzenlendi</guid>
<description><![CDATA[ Antalya&#039;da, biyoçeşitliliğin korunması ve küçük ölçekli balıkçılığın kalkındırılması amacıyla &quot;4. Yabancı ve İstilacı Tür Aslan Balığı Yakalama Yarışması ve Tadım Etkinliği&quot; yapıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/antalyada-aslan-baligi-avlama-yarismasi-duzenlendi-1724054035.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Antalyada, Aslan, Balığı, Avlama, Yarışması, düzenlendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Büyükşehir Belediyesince, Kızıldeniz'den Süveyş Kanalı ile Antalya kıyısına ulaşarak, yerleşik türlere ve deniz ekosistemine zarar veren zehirli <strong>aslan balığı</strong>yla mücadele amacıyla Konyaaltı Sahili Varyant Ekdağ Sosyal Tesisleri'nde aslan balığı avlama yarışması düzenlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yarışmaya katılan 7 takım, denize açılarak en fazla ve en büyük aslan balığını yakalama kategorilerinde yarıştı. Denizden, toplam ağırlığı 7 kilo 370 gram olan 37 aslan balığı çıkarıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Toplam 3 kilo 640 gramlık 18 balık yakalayan <strong>Kaan Selçuk Kara, Samet Alabacak</strong> ve <strong>Murat Uysal</strong>'ın takımı birinci oldu. Yakalanan aslan balıkları, Ekdağ AŞ tarafından pişirilerek vatandaşlara ikram edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240818-35432419-35432414-ANTALYADA_ASLAN_BALIGI_AVLAMA_YARISMASI_DUZENLENDI.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı <strong>Lokman Atasoy</strong>, yaptığı açıklamada, deniz turizminin geliştirilmesine ve biyoçeşitliliğin korunmasına önem verdiklerini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz ekosistemini korumaya yönelik en önemli çalışmalarından birinin denizlerdeki yabancı istilacı türlerle ilgili yapılanlar olduğuna dikkati çeken Atasoy, "Bu yarışmayla farkındalık oluşturmak istedik. Bu türle mücadelenin en etkin yolu, onun ekonomik değerini artırmak ve sofralarımıza taşımaktır. Aslan balığı, protein değeri yüksek ve lezzetli bir balık." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ekdağ AŞ Genel Müdürü <strong>Ahmet Aydın </strong>ise tesislerinin menüsünde aslan balığını da sunduklarını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yarışmada birinci olan Kaan Selçuk Kara, uzun yıllardır zıpkınla dalış yaparak, aslan balığıyla mücadele ettiğini, bu yarışmaya üçüncü kez katıldığını ve yine dereceye girdiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Etkinliğe katılan yarışmacılara kamp sandalyesi hediye edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kırklareli&amp;apos;nde amatör balıkçılar denetlendi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kirklarelinde-amatoer-balikcilar-denetlendi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kirklarelinde-amatoer-balikcilar-denetlendi</guid>
<description><![CDATA[ Kırklareli&#039;nde amatör balıkçılara yönelik denetim yapıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/kirklarelinde-amator-balikcilar-denetlendi-1724372463.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kırklarelinde, amatör, balıkçılar, denetlendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şubesi ekipleri, Kırklareli ve Kayalı baraj gölleri ile kentteki göletlerde denetimde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ekipler, amatör balıkçıların evraklarını ve oltalara taktıkları yemleri kontrol etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Su kaynaklarını ve balık popülasyonunu korumak amacıyla denetimlerin devam edeceği belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hamsi avcılığı limiti balıkçı gemilerinin özelliklerine göre belirlenecek</title>
<link>https://trafikdernegi.com/hamsi-avciligi-limiti-balikci-gemilerinin-oezelliklerine-goere-belirlenecek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/hamsi-avciligi-limiti-balikci-gemilerinin-oezelliklerine-goere-belirlenecek</guid>
<description><![CDATA[ Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Özkaya: - &quot;Balıkçı, gemisine tahsis edilen hamsi avlama hakkını sezon boyunca elinde bulunduracak&quot; - &quot;Hamside belirlenen kota, piyasada herhangi bir olumsuzluğa yol açmayacak, balık arzında sıkıntı yaşanmayacak&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/hamsi-avciligi-limiti-balikci-gemilerinin-ozelliklerine-gore-belirlenecek-1724061257.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hamsi, avcılığı, limiti, balıkçı, gemilerinin, özelliklerine, göre, belirlenecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Ramazan Özkaya</strong>, Tarım ve Orman Bakanlığınca getirilen hamsi avlama limitlerinin, balıkçı gemilerinin uzunluğu ve av aracı gibi özellikleri dikkate alınarak belirleneceğini belirterek, "Balıkçı, gemisine tahsis edilen hamsi avlama hakkını sezon boyunca elinde bulunduracak." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özkaya, AA muhabirine, Bakanlıkça yayımlanan su ürünleri avcılığının düzenlenmesine ilişkin tebliğlerin 1 Eylül'den itibaren geçerli olacağını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Düzenleme kapsamında hamsi, mavi yüzgeçli orkinos, deniz patlıcanı, beyaz kum midyesi, yılan balığı, tıbbi sülük ve inci kefali olmak üzere 7 türe ilişkin avlanabilir miktarların belirlendiğini dile getiren Özkaya, "Yeni sezona hamsi avcılığında kota sistemiyle giriyoruz. Hamsi, balıkçılık sisteminin yüzde 65'ini oluşturuyor. Yeni sistemde hamsinin toplam avlanılabilir miktarı 400 bin ton olarak belirlendi. Ayrıca yüzde 25'lik hata payı olduğunu hesaba kattığımızda 'Yıllık 500 bin ton hamsi avlanabilecek.' diyebiliriz." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özkaya, balıkçıların haklarının güvence altına alınması amacıyla avlanabilecek hamsi miktarının belirlendiğini vurgulayarak,"Yeni düzenlemeyle, balıkçı gemilerinin av aracı özellikleri ve uzunluklarına göre avcılık potansiyelleri dikkate alınacak. Buna göre avlanabilecekleri hamsi miktarı her bir gemiye tahsis edilecek. Balıkçı, gemisine tahsis edilen hamsi avlama hakkını sezon boyunca elinde bulunduracak. Aktif olarak avcılık yapan gemilerimizin talebi halinde tahsis edilen hamsi miktarı artırılarak avcılık faaliyetleri kesintiye uğramayacak." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kota uygulamasının başarılı olabilmesi için denetimin önemine işaret eden Özkaya, balıkçıların da yakaladıkları hamsi miktarını doğru bildirmesinin önemli olduğunu vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özkaya, Türkiye'de geçen yıl hamsi avcılığında rekor kırıldığını anımsatarak, "2023'te yaklaşık 274 bin ton hamsi yakalandığı kayıtlara geçti. Hamside belirlenen kota, piyasada herhangi bir olumsuzluğa yol açmayacak, balık arzında sıkıntı yaşanmayacak. Bu düzenlemenin amacı, denizlerde sürdürülebilirliği sağlamak ve kayıt dışılığı önlemek. Piyasayı olumsuz etkileyecek bir düzenleme değil." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Kaçak avcılık engellenmeli"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Düzenlemenin 2024-2028 yıllarını kapsayacağını belirten Özkaya, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bu tebliğlerin hazırlık döneminde TBMM Balıkçı ve Su Ürünleri Araştırma Komisyonu kuruldu. Komisyonda görevli milletvekillerimiz hem Mecliste hem de sahada çok yoğun mesai harcayarak her kesimin ayağına gidip görüşlerine başvurdu. Meclis Komisyonunun raporunun yayımlanma süreci halen devam ediyor. Balıkçıların önerileri arasında 15 Ağustos'ta uzatma ağıyla palamut avcılığının başlaması ve kaçak avcılığın engellenmesi de bulunuyordu. Alınan görüşlerin ilerleyen dönemlerde yürürlüğe alınmasını bekliyoruz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sinop&amp;apos;ta balıkçılar son rötuşları yaptıkları teknelerini av sezonuna hazırlıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/sinopta-balikcilar-son-roetuslari-yaptiklari-teknelerini-av-sezonuna-hazirliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/sinopta-balikcilar-son-roetuslari-yaptiklari-teknelerini-av-sezonuna-hazirliyor</guid>
<description><![CDATA[ Kentte 1 Eylül&#039;de &quot;Vira bismillah&quot; diyerek denize açılacak balıkçılar, sıcak havaya rağmen teknelerinin bakım ve onarımlarını sürdürüyor - Balıkçı Önder Akkaya: - &quot;Şimdi çektiğimiz kayıklarımızın boya badanasını yapıyoruz. Bu sene heyecanlıyız. Geçen sene hamsi oldu bu sene de inşallah palamut iyi olur, denizde bol miktarda palamut var&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/sinopta-balikcilar-son-rotuslari-yaptiklari-teknelerini-av-sezonuna-hazirliyor-1724061033.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sinopta, balıkçılar, son, rötuşları, yaptıkları, teknelerini, sezonuna, hazırlıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Türkiye'nin önemli balıkçılık kentlerinden Sinop'ta balıkçılar, 1 Eylül'de başlayacak balık avı sezonu öncesi teknelerine son rötuşları yapıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kentte 1 Eylül'de "<strong>Vira bismillah</strong>" diyerek denize açılacak balıkçılar, sıcak havaya rağmen teknelerinin bakım ve onarımlarını sürdürüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bir önceki av sezonunda yıpranan ağlarının onarımlarını tamamlayarak yeni sezona hazır hale getiren balıkçılar, barınağa çektikleri teknelerinde boya, zımpara ve temizlik gibi son işlemlerini gerçekleştiriyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sinop Abalı Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı <strong>Ömer Tuncer</strong>, AA muhabirine, genel anlamda bereketli bir sezon geçirmeyi umduklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Avlanan balık çeşitlerinin sezonlara göre değişiklik gösterdiğine işaret eden Tuncer, bu sezon için hamsiden daha çok palamuttan umutlu olduklarını dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sezonun bereketli geçmesinin hem kendileri hem de tüketici açısından önemli olduğunu vurgulayan Tuncer, "Mesela geçen sezon hamsicilik oldu. Bu sene eğer palamutçuluk çok fazla olursa hamsiciliğin biraz az olma ihtimali var. Ama palamut normal seyirde devam edipte aşırı bir palamut olmaz ise hamsicilik yine olur çünkü denizde yine bayağı hamsi var." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tuncer, iklim değişikliğine bağlı olarak deniz suyu sıcaklığındaki artışın balık avcılığını olumsuz etkilediğini belirterek, "Çok çok olumsuz yönde etkiliyor. Onlar da bizler gibi canlı olduğu için nasıl biz dışarıda sıcaktan soğuktan etkileniyorsak onlar da etkileniyor. Yani bu kaçınılmaz. Zamanla Karadeniz’i sıkıntılı günler bekliyor." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/07_19_03_AA-35413914.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Bu sene haberler iyi"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Balıkçı Altan Çobanoğlu ise üç dört aydır yaptıkları hazırlıklarda son aşamaya geldiklerini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Söz konusu hazırlıkları her yeni sezon öncesi yapmak zorunda olduklarını anlatan Çobanoğlu, "Ağlarımızı hazırlıyoruz. Kayığa koyacağız biraz da orada uzatacağız. Şimdi kayıklarımızın yıkama, boyama işlemleri var. Yıkama değil de boya işlemleri masraflı. Çekmesi, salması, boyaması. Biz bu işlemleri her sene yapıyoruz." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çobanoğlu, yeni sezon öncesi denizden güzel haberler aldıklarını da aktararak, "Bu sene herhalde palamuttan biraz neşeli olacağız. Palamut iyi gözüküyor. Her tarafta arkadaşlarımız var, her taraftan haberler geliyor. 'Bizim şurada şu kadar balık var, burada bu kadar balık var' Bizler de onlara söylüyoruz, ' Bizim burada şu kadar var' diye. İyi yani bu sene haberler iyi. İyi olacağa benziyor." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Şu an tüm bakımlarımızı yaparak ağlarımızı değiştirdik"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Balıkçı Önder Akkaya da yeni sezon hazırlıklarını büyük ölçüde tamamladıklarını vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Oltalara takılan palamutların yeni sezon öncesi kendilerini umutlandırdığını belirten Akkaya, "Şu an tüm bakımlarımızı yaparak ağlarımızı değiştirdik. Yenileyerek sezona hazır hale getirdik. Şimdi çektiğimiz kayıklarımızın boya badanasını yapıyoruz. Bu sene heyecanlıyız. Geçen sene hamsi oldu bu sene de inşallah palamut iyi olur, denizde bol miktarda palamut var. Kayıklarımızı hazırlıyoruz, 1 Eylül'de nasip olursa çıkacağız." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akkaya, geçen sezon hamsinin Türkiye karasularında az kaldığını da hatırlatarak, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Geçen sezon hamsi Karadeniz'de durmadı direkt karşıya Rusya'ya geçti. Eskiden olsa buralar soğuk iklim olurdu, kar da yağmıyor eskisi gibi. Direkt karşıya geçiyor. Biz de balıkçılar olarak bunun sebebini deniz suyunun ısınması, iklim değişikliği olarak görüyoruz. O nedenle karşıya geçtiğini düşünüyoruz. Bakalım bu sene nasıl olacak."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sinop&amp;apos;ta avlanan sezonun ilk palamutları tezgahlardaki yerini aldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/sinopta-avlanan-sezonun-ilk-palamutlari-tezgahlardaki-yerini-aldi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/sinopta-avlanan-sezonun-ilk-palamutlari-tezgahlardaki-yerini-aldi</guid>
<description><![CDATA[ Sinop&#039;ta küçük ölçekli balıkçılar tarafından geleneksel yöntemler olta ve çapariyle avlanan sezonun ilk palamutları, tezgahlarda tanesi 35 liradan satışa sunuldu. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/sinopta-avlanan-sezonun-ilk-palamutlari-tezgahlardaki-yerini-aldi-1723789342.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sinopta, avlanan, sezonun, ilk, palamutları, tezgahlardaki, yerini, aldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Tarım ve Orman Bakanlığınca 15-31 Ağustos arasında denizlerde küçük ölçekli balıkçıların geleneksel yöntemlerle palamut avcılığı yapmalarına izin veriliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu kapsamda kentte küçük tekneleriyle denize açılan balıkçılar, olta ve çapari yöntemiyle palamut avcılığı yapmaya başladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçılar tarafından avlanan sezonun ilk palamutları tezgahlardaki yerini alırken, tanesi 35 liradan satılan balıklara vatandaşlar ilgi gösterdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sinop Abalı Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Ömer Tuncer, AA muhabirine, olta ve çapariyle avcılığın bugün itibarıyla başladığını anımsattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçıların heyecanla çapari ve oltalarını denize bıraktıklarını anlatan Tuncer, "Bugün itibarıyla denize açıldı arkadaşlar. Tabii istediğimiz kadar çıkmadı ama bugün hava, balığa göre ters bir rüzgar esiyor. Ancak bu rüzgarların dönmesiyle biz geçen yıla oranla daha iyi bir palamut sezonu geçireceğimize inanıyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçı Mert Kanal ise balığın bu sezon bol olmasını umut ettiklerini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İlk verilere göre palamudun bol olacağını tahmin ettiklerini aktaran Kanal, "Umarız herkes nasiplenir, herkes sebeplenir. Halkımız bol ve ucuz <strong>balık</strong> yer. Şu ekonomik şartlar altında balığın bol olması herkesin işine yarar. Umarız bol olur, temennimiz o yönde." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Üsküdar&amp;apos;da 1 ton kaçak midye ele geçirildi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/uskudarda-1-ton-kacak-midye-ele-gecirildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/uskudarda-1-ton-kacak-midye-ele-gecirildi</guid>
<description><![CDATA[ Üsküdar&#039;da 1 ton kaçak midye ele geçirilen aracın sürücüsüne para cezası verildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/uskudarda-1-ton-kacak-midye-ele-gecirildi-1723632835.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Üsküdarda, ton, kaçak, midye, ele, geçirildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İstanbul Deniz Limanı Şube Müdürlüğü ekipleri, "Su Ürünleri Kanunu'na muhalefet" suçlarının tespit edilmesi ve önlenmesine yönelik çalışma yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kuzguncuk Parkı sahil mevkisinde yasak yolla çıkarılan midyelerin şüpheli bir araca yüklenerek nakledildiğini tespit eden ekipler, aracı durdurarak arama yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>T.S'nin kullandığı araçta 50 çuval içerisinde 1 ton midye ele geçirildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Şahsa, "Su Ürünleri Kanunu'na muhalefet" suçundan 26 bin 242 lira para cezası uygulanırken, midyeler yeniden denize bırakıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Balık tutarken kriz geçirdi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/balik-tutarken-kriz-gecirdi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/balik-tutarken-kriz-gecirdi</guid>
<description><![CDATA[ Hakkari&#039;de baraj gölüne düşen kişi hayatını kaybetti ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/balik-tutarken-kriz-gecirdi-1723018764.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Balık, tutarken, kriz, geçirdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Hakkari'nin Yüksekova ilçesindeki baraj gölüne düşen 34 yaşındaki Özcan Kutluk yaşamını yitirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dilimli Baraj gölü kıyısında balık tuttuğu esnada epilepsi nöbeti geçiren Kutluk, suya düşerek gözden kayboldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çevredekilerin yardımıyla sudan çıkarılan Kutluk, haber verilmesi üzerine olay yerine sevk edilen ambulansla Yüksekova Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kutluk, burada yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Balıkçılık desteklerinin artması sektörün hedeflerine ulaşmasını hızlandıracak</title>
<link>https://trafikdernegi.com/balikcilik-desteklerinin-artmasi-sektoerun-hedeflerine-ulasmasini-hizlandiracak</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/balikcilik-desteklerinin-artmasi-sektoerun-hedeflerine-ulasmasini-hizlandiracak</guid>
<description><![CDATA[ Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Özkaya: - &quot;Özellikle yeni modelle artan destekler üretim rakamlarımızın daha hızlı artmasını sağlayacaktır&quot; - &quot;Su ürünlerinin ihracatında belirlediğimiz 2 milyar dolarlık ihracatı aşmak için sağlanan desteklerin yükseltilmesi etkili olacaktır&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/balikcilik-desteklerinin-artmasi-sektorun-hedeflerine-ulasmasini-hizlandiracak-1723617005.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Balıkçılık, desteklerinin, artması, sektörün, hedeflerine, ulaşmasını, hızlandıracak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği (<strong>SÜR-KOOP</strong>) Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Ramazan Özkaya</strong>, özellikle yeni modelle artan desteklerin balıkçılık sektöründe üretim rakamlarını olumlu etkileyeceğini belirterek, "Su ürünlerinin ihracatında belirlediğimiz 2 milyar dolarlık ihracatı aşmak için sağlanan desteklerin yükseltilmesi etkili olacaktır." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özkaya, AA muhabirine, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından küçük ölçekli balıkçılığın 2017'den beri desteklendiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçıların bu destekle kendi gemisinin boya ve bakım gibi bazı ihtiyaçlarını giderdiğini vurgulayan Özkaya, söz konusu imkanlarla kadınlara pozitif ayrımcılık yapıldığını ve yüzde 25 daha fazla destek sağlandığını bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özkaya, bu yıl desteklerde düzenleme yapıldığını anımsatarak, "Açıklanan model sayesinde balıkçılarımız 2025 yılı için bu desteklerden daha fazla yararlanabilecek. Birim tutarlar 3 bin 500 lira ile 6 bin lira arasında iken yüzde 43 ile yüzde 100 artışlarla boy gruplarına göre 5 bin ile 12 bin lira arasında artışlar sağlandı. Kadınlara verilecek ilave katkı da yüzde 25'ten yüzde 35'e çıkarıldı." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Desteklerde sağlanan artışların sektör tarafından olumlu karşılandığına dikkati çeken Özkaya, şu değerlendirmede bulundu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Sağlanan desteklerin balıkçılık sektörüne katkısı çok büyük oluyor. Destekler balıkçılarımızın avlanmaya devam etmesini sağlıyor. Sektörümüzde kadınların daha fazla çalışmasının teşvik edilmesi de ülkemize katkı sağlayacaktır. Kadınların tarım başta olmak üzere iş gücüne daha fazla katılması çok önemli."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Balık üretimimiz artmaya devam ediyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Özkaya, destekler sayesinde üretimde de artış beklediklerine işaret ederek, "Balık üretimimiz artmaya devam ediyor. Yetiştiricilik tarafında üretilen balıkların sayısında yüksek artışlar gözleniyor. Özellikle yeni modelle artan destekler üretim rakamlarımızın daha hızlı artmasını sağlayacaktır." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Su ürünleri ihracatının da üretimle yükseldiğini vurgulayan Özkaya, 1 milyar dolarlık ihracat hedefinin kısa sürede yakalandığını ve yeni hedefin 2 milyar dolar olduğunu vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özkaya, Türkiye'nin, Avrupa'ya en çok alabalık ihracatı yapan ülke olduğunu belirterek, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Su ürünleri ihracatımızın sürekli artmasında yetiştiriciliğin gelişmesinin katkısı çok büyük. Su ürünleri ihracatında hedefimiz kısa sürede 2 milyar doları aşmak. Su ürünlerin ihracatında belirlediğimiz 2 milyar dolarlık ihracatı aşmak için sağlanan desteklerin yükseltilmesi etkili olacaktır. Su ürünleri sektörü ilerleyen yıllarda adından daha fazla söz ettirecektir."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ekosistem esaslı balıkçılık olmazsa hamsi ve istavrit tükenebilir</title>
<link>https://trafikdernegi.com/ekosistem-esasli-balikcilik-olmazsa-hamsi-ve-istavrit-tukenebilir</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/ekosistem-esasli-balikcilik-olmazsa-hamsi-ve-istavrit-tukenebilir</guid>
<description><![CDATA[ Bandırma Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı: - &quot;1 kilogram çipura, levrek veya alabalık yetiştirmek için denizden 2,5 ila 6 kilogram balık avlanıyor. Bu nedenle denizlerdeki balık stoku biterse yetiştiricilik imkanı da kalmayacak&quot; - &quot;Ekosistem esaslı balıkçılık yönetimine geçmezsek avcılık rakamlarımız azalmaya devam edecek ve tezgahlarda daha önce hiç yemediğimiz, hiç kıymet vermediğimiz türler göreceğiz. Önümüzdeki yıllarda hamsi, palamut, istavrit, lüfer gibi alıştığımız türlerdeki azalmayı telafi etmek için çaça gibi türleri soframızda görmeye başlayacağız&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/ekosistem-esasli-balikcilik-olmazsa-hamsi-ve-istavrit-tukenebilir-1722587621.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ekosistem, esaslı, balıkçılık, olmazsa, hamsi, istavrit, tükenebilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Denizcilik İşletmeleri Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi <strong>Prof. Dr. Mustafa Sarı</strong>, ekosistem esaslı balıkçılık yönetimine geçilmemesi durumunda avlanan balık miktarının giderek azalacağı, hamsi, istavrit, lüfer gibi türlerin kaybolacağı uyarısında bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA'nın iklim krizinin balıkçılık sektörü üzerindeki etkilerine yönelik hazırladığı haber dosyasının dördüncü ve son bölümünde, Türkiye denizlerindeki balık stokları ve ekosistem gözetilmeden yapılan balıkçılığın bu stoklara etkisi ele alındı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Sarı, dünya su ürünleri üretimi içinde avcılık yoluyla sağlanan üretimin giderek azaldığını, bu durumun nedenlerinin başında aşırı avcılık, kirlilik, baskın türlerin diğer türler üzerindeki etkisi, küresel ısınma nedeniyle istilacı türlerin artması ve bunun doğal sonucu olarak biyoçeşitlilikte yaşanan değişim ile denetim ve kontrollerde istenen başarının sağlanamaması gibi faktörlerin geldiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Avcılık ve üretim dahil olmak üzere su ürünleri üretim miktarının 800 bin tonun üzerinde olduğunu aktaran Sarı, "Bu 800 bin tonun 300 bin tonunu biz denizlerden avlıyoruz. Geriye kalan miktar 500 küsur bin ton. Bunu da yetiştiricilik yoluyla elde ediyoruz. Halbuki 2000 yılına gittiğimiz zaman avcılık 600 bin ton, yetiştiricilik 60 bin ton civarında. Yani avcılık 24 yıl içerisinde yarı yarıya azalmış. 600 bin tonlardan 300 bin tona gerilemişiz. 300 bin ton balığımız kayıp. Yetiştiricilikte ise çok iyi bir ivme yakalamışız ve bu ivmeye paralel olarak da neredeyse avladığımızın 2 katına yakın bir balık yetiştiriyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Su ürünleri yetiştiriciliğindeki artışın tamamen olumlu olarak algılanmaması gerektiğini ifade eden Sarı, 1 kilogram çipura, levrek veya alabalık yetiştirmek için denizden 2,5 ila 6 kilogram balık avlandığını, bu nedenle denizlerdeki balık stoku biterse yetiştiricilik imkanının da kalmayacağını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/GT5GMGmXAAEvCCT.jpeg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- En çok hamsi avlanıyor, en fazla balık Karadeniz'de</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Yıllar içinde avlanan balık miktarındaki azalışın balıkçılık yönetimindeki sıkıntıları ortaya koyduğu görüşünü paylaşan Sarı, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Şu anda Avrupa'da su ürünleri yetiştiriciliğinde Türkiye birinci sırada yer alıyor. Belçika'ya gider orada bir çipura sipariş ederseniz o çipura yüzde 80 bizim Güney Ege'de yetiştirilmiştir. O kadar iddialıyız. Bu iyi bir şey, evet ama sürdürülebilirliği için denizlerdeki balık stoklarımızı korumamız lazım. İstatistikler bize çok şey söylüyor aslında. Yani 1980'li yıllardan itibaren 600 bin tonlara kadar çıkmıştı avcılığımız sonra azaldı, önce 400-500 bin tonlara geriledi. Şu anda 300 bin tonlarda. 2022 istatistikleri üzerinden konuşuyoruz. Resmi veri şu anda bu, 126 bin tonu hamsi, 50 bin tonu palamut, 16 bin tonu sardalya, 15 bin tonu istavrit, 11 bin tonu çaça, 8 bin tonu mezgit ve 4 bin tondan biraz fazlası karides. Yine 8 bin ton civarında da salyangoz avlamışız. Kaç tane türden bahsettik? 7 tane türden bahsediyoruz. Hadi 3 tane daha ekleyelim, 10 tane tür var."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye'de balıkçılığın hamsi, istavrit ve sardalya gibi küçük pelajik türler üzerinde yoğunlaştığından ve fakirleşerek kendini döndürmekte güçlük çektiğinden bahseden Sarı, toplam avcılık içerisinde en yüksek payın yüzde 70'le Karadeniz'e ait olduğu, Marmara'nın payının yüzde 7 ile yüzde 13 arasında değiştiği, Ege Denizi'nin yüzde 12 ila 13, Akdeniz'in ise yüzde 7 ila 10'luk paya sahip olduğu bilgisini paylaştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Marmara'da 2000'li yılların başında avlanan balık miktarının 80 bin tonlara kadar çıktığını fakat şu anda bu miktarın 24 bin tona düştüğünü dile getiren Sarı, "300 bin ton avcılığın içinde Marmara'da en fazla 30 bin ton balık avlanıyor. Marmara bir biyolojik koridor. Bu koridorun kapıları olan boğazlarda avcılık kesinlikle durdurulmalı. 13 bin ton hamsi, sardalya, istavrit, lüfer, palamut, mezgit ve çok az, 3 bin 500 ton civarında karides avlamışız. Başka da dişe dokunur bir şey yok ama TÜİK verilerine bakarsanız Marmara'da 56 farklı tür balık avladığımız gözüküyor. 56 tür avlamışız da bunun kaç adedi ne kadarlık bir oranı temsil ediyor? 7 tane tür 21 bin ton ediyor. Yani Marmara'da avladığımız 24 bin ton balığın 21 bin tonu 7 türden geliyor. Tüketmişiz." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Alıştığımız türlerdeki azalmayı telafi etmek için çaça gibi türleri soframızda görmeye başlayacağız"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Tek bir balık türünü korumayı esas alan tek tür esaslı balıkçılık yönetimi; sofralara gelen hamsi, istavrit, palamut gibi ticari türlerin korunmasını esas alan çoklu tür yönetimi; sadece ekosistemin sağlığını korumayı ön planda tutan ekoloji esaslı balıkçılık yönetimi ve hem ekosistemi hem balıkçıyı hem de insanı birlikte koruyan bir yaklaşımı olan ekosistem esaslı balıkçılık yönetimi olmak üzere, Türkiye'de 4 farklı balıkçılık yönetim sistemi olduğunu anlatan Sarı, balıkçılığın Türkiye'de çoklu tür yönetim sistemiyle yapıldığını fakat kademeli olarak ekosistem esaslı balıkçılık yönetimine geçiş yapılması gerektiğini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>Sarı, şunları kaydetti:</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>"Ekosistem esaslı balıkçılık yönetimine geçmezsek avcılık rakamlarımız azalmaya devam edecek ve tezgahlarda daha önce hiç yemediğimiz, hiç kıymet vermediğimiz türler göreceğiz. Önümüzdeki yıllarda hamsi, palamut, istavrit, lüfer gibi alıştığımız türlerdeki azalmayı telafi etmek için çaça gibi türleri soframızda görmeye başlayacağız ve daha çok sübvansiyonları yetiştiricilik sektörüne doğru yönlendirmek zorunda kalacağız ancak bu sürdürülemez bir şey.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Son 30 yıl içerisinde dünya devletlerinin yüzde 80'inden fazlası ekosistem esaslı balıkçılık yönetimine geçiş yaptı. Denizlerde, okyanuslarda, sınırlar yok. Sınırlar bizim kafamızda, haritaların üzerinde. Balık için, ekosistem için sınır yok. Peru'daki hamsinin tükenmesi oradaki unun azalması, balık ununun azalması benim buradaki yetiştirdiğim çipurayı etkileyecek. Ben burada daha çok çipura yetiştiriyorsam denizden daha çok balık avlamak zorundayım. O zaman yapmamız gereken şey aslında çok basit. Yetiştiricilik sektörümüzü desteklemeye devam edelim ama bir sınırda tutmak zorundayız. Artık denizlerimiz bunu kaldırmıyor. Avladığımız balıkların miktarını şimdilik azaltmak ve bir düzenleme yapmak zorundayız."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Ekosistem esaslı balıkçılık yönetimi neden önemli?</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Ekosistem esaslı balıkçılık yönetimiyle balık stoklarının, canlıların üreme kabiliyetlerinin ve kapasitelerini korunabileceğini vurgulayan Sarı, bu sistemle deniz ekosisteminin ve balıkçıların gelirlerinin de korunarak hamsi, istavrit gibi soflarda görmeye alışık olunan ticari türlerin devamlılığının sağlanabileceğini aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sarı, ekosistem esaslı balıkçılık yönetimiyle birlikte yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Kirliliği ve habitat tahribini azaltacağız. Yani canlıların yaşadığı ortamlardaki kıyı tahriplerini, diplerin kazınmasını azaltacağız. Sonra koruma alanları oluşturacağız. Balıkların, canlıların rahatça üreyeceği, oradan bütün denize yayılacakları uygun koruma alanları oluşturacağız. Avcılık düzenlemelerini, balıkçılık düzenlemelerini sadece soframıza gelen türlerle sınırlı tutmayacağız. Eğer ben hamsi avlarken aynı zamanda vatozları da avlıyorsam bunun önüne geçmem lazım. Sonra balıkçıyı bu yönetim sisteminin bir parçası haline getireceğim. Karar alma süreçlerine etkin şekilde onların katılımını dikkate alacağım. İklim değişirken 1930'larda 1940'larda başlattığımız bir uygulamayı halen sürdürmekte ısrar etmeyeceğim. İklimin değişmesine bağlı olarak hızlı bir şekilde kararlarımı güçlü olarak alacak ve deniz kültürünü bir bütün halinde geliştireceğim."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ASOF Gönüllüleri Yasadışı Avcılara Göz Açtırmıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/asof-goenulluleri-yasadisi-avcilara-goez-actirmiyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/asof-goenulluleri-yasadisi-avcilara-goez-actirmiyor</guid>
<description><![CDATA[ Başkent Ankara’nın içme, kullanma ve endüstri su ihtiyacını karşılayan Kurtboğazı Barajı’nda gelen ihbarı değerlendirip geceden itibaren çalışan ekipler 10 Ağustos 2024 Cumartesi günü öğlen suya kaçak yollardan atılmış yasa dışı 500 metre misina ağ çıkarttılar. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/asof-gonulluleri-yasadisi-avcilara-goz-actirmiyor-1723299919.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ASOF, Gönüllüleri, Yasadışı, Avcılara, Göz, Açtırmıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Merkezi Ankara’da bulunan Amatör ve Sportif Olta Balıkçıları Federasyonu - ASOF Gönüllülerinin yaptığı ihbar doğru çıktı ve ihbarı değerlendiren Kızılcahamam İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü Ekipleri bugün öğlen saatlerinde baraj güvenliği ANFA personeli ile beraber gölden 500 metre misina ağ topladılar.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong><span>ANKARA KURTBOĞAZI BARAJI’NDA 500 METRE MİSİNA AĞ YAKALANDI</span></strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ağlara takılan balıklardan canlı olanların tamamı suya bırakılırken müdürlük görevlileri ağa el koydular.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/WhatsApp%20G%C3%B6rsel%202024-08-10%20saat%2017_05_56_d71af468.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından suyu kirletiyorlar diye baraj kıyısına alınmayan Olta Balıkçıları uzunca bir süredir kendilerinin değil de yasadışı avcıların ve piknikçilerin suyu kirlettiğini, belediyenin de bunlara önlem almaktansa kendilerini yasakladığını belirterek bu durumu protesto ediyorlardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kaçak avcılar olta balıkçılığı bile yaptırılmayan Kurtboğazı Barajı’nı mesken tuttu diyerek söze başlayan ASOF Başkanı M. Serkan İNANÇ, </span></span></span></p>

<p><span><span><span><em>“Dünyanın her yerinde ve ülkemizdeki içme sularında olta balıkçılığı su alım noktasına 300 metre yaklaşmadan yapılabilir. Bu durum 1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu’nda da net olarak belirtilmiş bir kanun maddesidir.</em></span></span></span></p>

<p><span><span><span><em>Bizler yoğun iş stresinden uzaklaşıp ikametgâhlarımıza yakın su kıyılarına gelerek olta balıkçılığı yaparken aynı zamanda da buraların doğal güzelliğinin bozulmaması için çaba sarf edip yasadışı faaliyetlerinde engellenmesi için gönüllü olarak çalışıyoruz. </em></span></span></span></p>

<p><span><span><span><em><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/WhatsApp%20G%C3%B6rsel%202024-08-10%20saat%2017_05_58_9ae55960.jpg"></em></span></span></span></p>

<p><span><span><span><em>Bir nevi doğanın gönüllü koruyucularıyız yani. </em></span></span></span></p>

<p><span><span><span><em>Aslına bakılırsa son yıllarda artık yakaladığımız balıkları da evimize götürmeyip ait olduğu suya tekrar bırakarak ülkemizde sportif balıkçılığın gelişmesi içinde ayrıca çaba sarf ediyoruz.</em></span></span></span></p>

<p><span><span><span><em>Ne yazık ki bizim koruduğumuz sahalardan yasak koyarak kanuna aykırı bir şekilde bizleri uzaklaştıranlar o sahalara sahip çıkmıyorlar.</em></span></span></span></p>

<p><span><span><span><em><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/WhatsApp%20G%C3%B6rsel%202024-08-10%20saat%2017_05_57_2a8b9643.jpg"></em></span></span></span></p>

<p><span><span><span><em>İşte en güzel örneği bugünkü olay.</em></span></span></span></p>

<p><span><span><span><em>Dün akşam 21.00 civarlarında Federasyonumuza Ankara’nın Kazan İlçesindeki bir ASOF Gönüllüsü arkadaşımızca Kurtboğazı Barajı’na ağ atılacağı ihbarı geldi.  </em></span></span></span></p>

<p><span><span><span><em>Akşam 21.00’den bu yana verdiğimiz çabanın sonucunu bugün 14.00 civarında aldık ve Ankara’nın içme suyunu asıl kimler kirletiyor, kimler bu havzayı koruyor herkes bu olayla öğrenmiş oldu.</em></span></span></span></p>

<p><span><span><span><em><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/WhatsApp%20G%C3%B6rsel%202024-08-10%20saat%2017_05_59_a2ccf529.jpg"></em></span></span></span></p>

<p><span><span><span><em>Yasadışı avcılığın engellenmesi için doğa aşığı olta balıkçılarının bu sahalardan uzaklaştırılmaması gerekir.</em></span></span></span></p>

<p><span><span><span><em>Yapmış olduğumuz ihbarı değerlendirip Ankara’nın içme suyundaki ağları toplayan Kızılcahamam İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’müz ve onlara destek olan ANFA Güvenliğimize teşekkürlerimizi sunuyoruz.”</em> Dedi.  </span></span></span></p>

<p> </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İki yıldır olta balıkçılığına kapalı Gölköy&amp;apos;de yasadışı balık ağları bulundu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/iki-yildir-olta-balikciligina-kapali-goelkoeyde-yasadisi-balik-aglari-bulundu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/iki-yildir-olta-balikciligina-kapali-goelkoeyde-yasadisi-balik-aglari-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ İKİ YILDIR OLTA BALIKÇISINA YASAK OLAN GÖLKÖY&#039;DE ASOF GÖNÜLLÜLERİ YİNE YASADIŞI AĞ BULDU...!

İki yıldır olta balıkçılığına yasaklı olan Bolu ilinin en değerli su kaynaklarından birisi olan Gölköy Baraj Gölü’nde ASOF – Amatör ve Sportif Olta Balıkçılığı Federasyonu gönüllülerince fark edilen ağlar toplanmaya başlandı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/iki-yildir-olta-balikciligina-kapali-golkoyde-yasadisi-balik-aglari-bulundu-1723024624.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İki, yıldır, olta, balıkçılığına, kapalı, Gölköyde, yasadışı, balık, ağları, bulundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>06 Ağustos 2024 Salı günü akşamı <strong>ASOF</strong> gönüllüsü olta balıkçıları tarafından fark edilen ağlar federasyon yönetimine bildirildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Federasyon yönetiminin Bolu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile iletişime geçmesi sonrasında başlayan çalışma halen devam ediyor. </span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Gölköy Barajı</strong>’nın olta balıkçılığına yasak olduğu anlarda atıldığı tahmin edilen ağlar suda bulunan ağaçlara takılarak kalmış ve hayalet avcılığa devam eder durumda. </span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Açıklama yapan ASOF Başkanı M. Serkan İNANÇ,</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>“Pazartesi günü Sayın Valimizi ve Belediye Başkanımızı ziyaret edip Bolu ili ile ilgili olta balıkçılarımızın ve Bolu’da bulunan av bayilerimizin sıkıntılarını dile getirdik. Gölün kısıtlı da olsa tekrardan olta balıkçılığına açılmasından duyduğumuz memnuniyeti bildirip kısıtlamalarında biran önce kaldırılmasını rica ettik. Dünyanın her yerinde ve ülkemizde içme sularında su alım noktasına 300 metre yaklaşmadan ve akaryakıt ile çalışan botlar kullanılmadan olta balıkçılığına müsaade edildiğini kendilerine hatırlattık. Ayrıca olta balıkçılığının dünyanın her yerinde iş yoğunluğu ve stresten uzaklaşmak için yapılan en değerli hobilerden birisi olduğunu kendilerine anlattık. Bolu halkının bu hobiden geri kalmaması gerektiğini, ruhen ve bedenen rahatlayacağını ve tabi ki Bolu esnafının da bu sayede ekonomik olarak güçleneceğini dile getirdik.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/WhatsApp%20G%C3%B6rsel%202024-08-07%20saat%2012_47_44_a728d66a.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bizim için en büyük sıkıntının ise olta balıkçısına yasaklı olan her yerde olduğu gibi <strong>Gölköy Barajı</strong>’nda da yasadışı avcılığın had safhaya ulaşmasından koktuğumuzu dile getirdik. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Eskiden bilindiği üzere <strong>ASOF </strong>olarak Gölköy’ü her daim gözlemliyor ve yasadışılık gördüğümüz anda ilgili kontrol ekipleriyle beraber onlara destek olarak yasadışılığı engelletmek için çaba sarf ediyorduk. Gölün olta balıkçılığına yasaklandığı süre zarfında çok fazla gözlem yapamadık. Özellikle geceleri gelip atılan ağların sabaha karşı toplandığını ve bu durumunda yıllardır süre geldiğini hepimiz biliyoruz. Yıllarca Bolu Basınında bununla ilgili haberler paylaşıldı, biliyorsunuz. Bizim gönüllü arkadaşlarımız kanuna aykırı hareket etmez. Devletimizin ilgili kurumlarının koyduğu yasakları çiğnemez ama yasadışı avcılar için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Bizim olmadığımız yerde de yasadışılığın had safhaya ulaşması kaçınılmaz oluyor. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sağ olsun Valiliğimizden yapılan açıklama sonrasında Gölköy’ün bir bölümü olta balıkçılığına serbest bırakıldı. Pazartesi günü Bolu’da yaptığımız ziyaretlerde göle de gidip gönüllü doğa aşığı olta balıkçısı arkadaşlarımızla buluştuk. Onlara gölde uygunsuzluklar var ise anında bize haber vermelerini rica ettik ve bir gün sonra bu olay çıktı ortaya.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bolu İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Su Ürünleri Kontrol ekipleri anında müdahale ettiler. Kendilerine teşekkür ediyoruz. </span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/WhatsApp%20G%C3%B6rsel%202024-08-07%20saat%2012_47_44_5e98f3a6.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Şuan suda bulunan ağlar bizim “<strong>KATİL</strong>” olarak tabir ettiğimiz ve ülkemizde kullanımının yasaklanması için mücadele ettiğimiz misina dan (naylon) yapılmış ağlar.  Ağaçlara takıldıkları için çıkartılamıyor ve koparsa da suda “<strong>HAYALET</strong>” avcılığına devam ediyor. Şuan için çalışmaya ara verildi. İlerleyen anlarda çalışmalara tekne ile devam edilecek. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Olta balıkçısı arkadaşlarımızdan ricamız <strong>Gölköy Baraj Gölü</strong>’nde gördükleri her türlü uygunsuzluğu İl Müdürlüğümüze ya da federasyonumuza bildirmeleridir.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İlerleyen günlerde de ilgili kurumlarımızdan izin alarak İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüz gözetiminde sportif olta balıkçısı arkadaşlarımızda bulunan su altı kameralarıyla Gölköy Barajı’nda bırakılmış hayalet ağlar olup olmadığını kontrol etmek istiyoruz.” Dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özden Aydın Şimşek </span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İzmir&amp;apos;de su ürünleri av sezonunun açılışı dolayısıyla tören düzenlendi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/izmirde-su-urunleri-av-sezonunun-acilisi-dolayisiyla-toeren-duzenlendi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/izmirde-su-urunleri-av-sezonunun-acilisi-dolayisiyla-toeren-duzenlendi</guid>
<description><![CDATA[ İzmir&#039;de denizlerde avlanma yasağının sona ermesi nedeniyle su ürünleri av sezonu açılış töreni gerçekleştirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/izmirde-su-urunleri-av-sezonunun-acilisi-dolayisiyla-toren-duzenlendi-1725254083.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İzmirde, ürünleri, sezonunun, açılışı, dolayısıyla, tören, düzenlendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Güzelbahçe Yalı Balıkçı Limanı'nda düzenlenen tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Törene katılan Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, burada yaptığı konuşmada, balıkçıların 4,5 ay aradan sonra sevdikleri denizle buluştuğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Denizlerin turizm, yolcu ve yük taşımacılığı ile balıkçılık açısından olmazsa olmaz konumu bulunduğunu ifade eden Yıldırım, İzmir'in 629 kilometrelik sahil uzunluğuna sahip olduğunu aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yarından itibaren balıkçıların denize açılacağını ve rızıklarının peşinde olacağını belirten Yıldırım, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçıların rızklarını sağladıkları denizlere gözleri gibi bakması gerektiğini dile getiren Yıldırım, "Denizlerimize sadece bugün ve yarın değil, insanlık var oldukça ihtiyacımız olacak. Dolayısıyla hoyrat kullanmaktan, ekolojik dengeyi bozmaktan son derece sakınmalıyız, uzak durmalıyız." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İzmir Körfezi'nde yaşanan balık ölümlerine de değinen Yıldırım, "Ya bunlar daha geniş alanlarda yayılmaya başlarsa önü alınamaz. Büyük bir felaketin habercisi. O yüzden özenle, titiz bir şekilde, hangi işi yaparsak yapalım denizlerimize sahip çıkalım. Deniz yoksa, su yoksa hayat da yok." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yıldırım, İzmir'in önemli bir balıkçılık kenti olduğunu ifade ederek, "Biz göreve geldiğimizde İzmir'in geniş altyapı tesisleri hemen hemen hiç yoktu. Foça'dan, Karaburun'a, Çeşme'ye uzanan sahil şeridinde ne yazık ki balıkçılarımız, teknelerimiz, yatlar için barınacak yerler yoktu. Fevkalade büyük bir eksiklikti ama birçok yerde bunları yaptık, hayata geçirdik." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yıldırım, Türkiye'de yıllık avlanan balık miktarının 100 bin ton civarında olduğunu, bu miktara balık çiftliklerinin dahil edilmediğini belirterek, ülkede son yıllarda su ürünleri ihracatında önemli bir mesafe katettiklerini sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İzmir Deniz Ürünleri Avcıları Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Aksoy, İzmir Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa Şahin ve İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener de törende birer konuşma yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Konuşmaların ardından balıkçılık sezonunun bereketli olması için dua edildi, denize çiçek ve balık yavrusu bırakıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Törene AK Parti İzmir milletvekilleri Mahmut Atilla Kaya, Ceyda Bölünmez Çankırı, Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay ve AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı da katıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bolu Gölköy Baraj Gölü&amp;apos;nde amatör olta balıkçılığı yapılabilecek</title>
<link>https://trafikdernegi.com/bolu-goelkoey-baraj-goelunde-amatoer-olta-balikciligi-yapilabilecek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/bolu-goelkoey-baraj-goelunde-amatoer-olta-balikciligi-yapilabilecek</guid>
<description><![CDATA[ Bolu&#039;da Ekim 2022&#039;de Gölköy Baraj Gölü&#039;nde balık ölümleri nedeniyle yasaklanan amatör olta balıkçılığının yeniden yapılabileceği duyuruldu.

Valilikten yapılan yazılı açıklamada, göl kenarında tabelalarla belirlenen alanda gün batımına kadar amatör olta balıkçılığının yapılabileceği belirtildi.

Amatör olta balıkçılığının izin verildiği alan haritayla paylaşıldı.

AA ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/bolu-golkoy-baraj-golunde-amator-olta-balikciligi-yapilabilecek-1722498078.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bolu, Gölköy, Baraj, Gölünde, amatör, olta, balıkçılığı, yapılabilecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Bolu'da Ekim 2022'de Gölköy Baraj Gölü'nde balık ölümleri nedeniyle yasaklanan amatör olta balıkçılığının yeniden yapılabileceği duyuruldu.</span></span></p>

<p><span><span>Valilikten yapılan yazılı açıklamada, göl kenarında tabelalarla belirlenen alanda gün batımına kadar amatör olta balıkçılığının yapılabileceği belirtildi.</span></span></p>

<p><span><span>Amatör olta balıkçılığının izin verildiği alan haritayla paylaşıldı.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Artan avlanma süreleri balıkçılığı sürdürülebilirlikten uzaklaştırıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/artan-avlanma-sureleri-balikciligi-surdurulebilirlikten-uzaklastiriyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/artan-avlanma-sureleri-balikciligi-surdurulebilirlikten-uzaklastiriyor</guid>
<description><![CDATA[ ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ekin Akoğlu: - &quot;Balıkçılar, 1 kilogram balığı yakalamak için önceki yıllara göre daha fazla zaman harcıyor. Bu durum avcılığın sürdürülebilir olmadığının ve işlerin kötüye gidebileceğinin bir sinyali olabilir&quot; - &quot;Verimsiz avlanırsanız daha fazla karbon salarsınız çünkü daha fazla yakıt ve zaman harcıyorsunuz. Bu durum balıkçılık faaliyetlerinde karbon salımını artırıyor ve küresel iklim değişikliğine katkıda bulunuyor&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/artan-avlanma-sureleri-balikciligi-surdurulebilirlikten-uzaklastiriyor-1722587221.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Artan, avlanma, süreleri, balıkçılığı, sürdürülebilirlikten, uzaklaştırıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi <strong>Doç. Dr. Ekin Akoğlu</strong>, balıkçıların aynı miktardaki balığı yakalamak için geçmiş yıllara göre daha fazla zaman harcadığını, verimsiz avlanmanın balıkçılık faaliyetlerinde karbon salımını artırdığını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA'nın iklim krizinin balıkçılık sektörü üzerindeki etkilerine yönelik hazırladığı haber dosyasının ikinci bölümünde, avlanma sürelerindeki artışın sürdürülebilir balıkçılığa etkisi ele alındı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye İstatistik Kurumu'nun (<strong>TÜİK</strong>) su ürünleri verilerine göre avcılık yoluyla üretim, 2023'te bir önceki yıla göre yüzde 35,5 artarak 454 bin 59 ton oldu. Av miktarı, 2022'de 335 bin 3 ton, 2021'de ise 328 bin 165 ton olarak gerçekleşmişti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akoğlu, AA muhabirine Türkiye denizlerinde avcılığı yapılan 70, iç sularda ise 30'un üzerinde balık türü olduğunu, son istatistiklere bakıldığında Kovid-19 salgını süresince stokların biraz toparlanmasından dolayı avcılıkta bir artış yaşandığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/20240729_5_0FAD50AD81DFD461AAB7D95E16529798E.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Avlanan balık miktarının 2000'li yılların başından bu yana inişli çıkışlı bir seyir izlediğine işaret eden Akoğlu, "Stoklar sürekli aynı oranda av verecek durumda olmadığından, bu iniş ve çıkışlar devam ediyor. Avcılığımız sürdürülebilir değil. Şu anda bir artış trendi var, ancak önümüzdeki yıl veya bir sonraki yıl tekrar bir azalma olacağını düşünüyorum." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- El Nino etkisi önümüzdeki ve bir sonraki sezon daha belirgin hissedilecek</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Denizde yaşanan sıcaklık artışlarının etkisinin hemen görülmediğini ve çevresel değişikliklerin balık stokları üzerindeki etkilerinin 1-2 yıl içinde gerçekleştiğini vurgulayan Akoğlu, El Nino'nun küresel ısınmanın etkilerini güçlendirdiğini, bu yıl ve önümüzdeki yıl avcılık sezonlarında bu etkinin görüleceğini kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçıların denizde kalma sürelerinde artış olduğunu aktaran Akoğlu, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Balıkçılığın verimini ve balık stoklarının durumunu anlamak için çaba başına düşen av miktarına bakarız. Çaba başına düşen av miktarı, denizde belirli bir süre ve belirli bir motor gücüyle elde edilen av miktarını ifade eder. Bu miktara baktığımızda, kararlı bir çizgi görmüyoruz. Balıkçılar, 1 kilogram balığı yakalamak için önceki yıllara göre daha fazla zaman harcıyor, 1 saat avcılık faaliyeti için av miktarı yarım kilo ile bir kilo arasında, yıldan yıla değişkenlik gösteriyor. Bu durum avcılığın sürdürülebilir olmadığının ve işlerin kötüye gidebileceğinin bir sinyali olabilir."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye'de 15 bin av teknesi olduğu bilgisini paylaşan Akoğlu, balıkçıların yıllık ortalama 250 bin ila 300 bin saatten, son birkaç yıldır 500 bin saat civarına varan bir avlanma süresine ulaştığına dikkati çekti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akoğlu, maksimum sürdürülebilir ürün hesapları veya kota uygulamaları olmadığı için balıkçıların av sezonunda avlanabildikleri kadar avlanmaya çalıştıklarını, bu durumun aşırı avcılığa neden olduğunu dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Ulusal planlar yapılmazsa sektör pek çok şeyi kaybeder"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Akoğlu, "Balıkçılığın biraz daha verimsiz hale geleceğini düşünüyorum. Önümüzdeki sezonun açılışında ve bir sonraki sezonda bunun etkilerini göreceğiz. Maliyetler de artıyor, bir balık elde etmek için harcanan masraflar yükseliyor. Verimsiz avlanırsanız daha fazla karbon salarsınız çünkü daha fazla yakıt ve zaman harcıyorsunuz. Bu durum balıkçılık faaliyetlerinde karbon salımını artırıyor ve küresel iklim değişikliğine katkıda bulunuyor. Özellikle 2000 yılından bu yana ülkemizdeki balıkçılık faaliyetlerinin karbon ayak izi hızlı bir şekilde artıyor." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçılık sektörünün bunun farkında olması gerektiğini ifade eden Akoğlu, iklim değişikliğiyle küresel ölçekte mücadele edilse de ulusal olarak da planlar yapılması gerektiği aksi takdirde sektörün pek çok şeyi yavaş yavaş kaybedileceği uyarısında bulundu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>Akoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>"Karadeniz'de uskumru, 1970'lerden önce vardı ancak 1970'lerden sonra neredeyse yok denecek kadar azaldı, ticari anlamda bir avcılığı kalmadı. Bunun gibi bazı türleri kaybedeceğiz. Bu hemen olmayabilir ancak 2030'lara vardığımızda ticari olarak avcılığı yapılan bazı türleri görmeyeceğiz. Üreme hızı yavaş olanlar ya da besin zincirinin üst kısımlarında olanlar, örneğin palamut tehdit altında. Ayrıca doğrudan besin olarak tüketilmeyen türler de ekosistemin dengesinde önemli bir yer tutuyor. Deniz tabanında yaşayan türlerden kalkan da risk altında. Son yıllarda Akdeniz'e kıyısı olan illerimizde mercan olarak satılan balık aslında gerçek mercan değil, bir Kızıldeniz göçmeni. Geleneksel olarak bölgemize özgü olan Akdeniz mercanı değil. Böyle bir değişim yaşadık."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- ⁠Kota uygulamasına geçiş tavsiyesi</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Her balık stokunun kendine özgü dinamiği ve ekosistem içinde yeri olduğundan bahseden Akoğlu, bu nedenle, ekosistem tabanlı balıkçılık yönetimi yapılarak matematiksel modellerle her stok için toplam avlanabilir ürün miktarı belirlenmesi gerektiğine, böylece hem avlanan türün devamının sağlanacağına hem de diğer türlere yeterli besin bırakılacağına işaret etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçılık sektöründe acil olarak kota uygulamalarına ve kontrollü balık avcılığına geçiş gerektiğini belirten Akoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Özellikle Marmara gibi kapalı denizlerde çevresel etkiler çok önemli. Çevresel kirliliğin etkileri göz önünde bulundurularak hızla önlemler alınması gerekiyor. Bu uygulamalar, balık stoklarının sürdürülebilirliğini sağlamayı ve ekosistemi korumayı amaçlıyor. Ayrıca balıkçılık yönetimi için katılım ve bilinçlenme önemli. Avcılığın izlenebilmesi için doğru denetimler uygulayarak karaya çıkarma noktalarının belirlenmesi, türlerin doğru rapor edilmesi, kota yönetimine katkı sağlar. Kaçak avcılığı önlemek için cezaların yanı sıra balıkçıların sürece dahil edilip bilinçlenmesi de önemli."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Deniz salyangozu yılın ilk yarısında en çok Güney Kore&amp;apos;ye satıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/deniz-salyangozu-yilin-ilk-yarisinda-en-cok-guney-koreye-satildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/deniz-salyangozu-yilin-ilk-yarisinda-en-cok-guney-koreye-satildi</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye&#039;de tüketimi olmayan deniz salyangozunun ocak-haziran dönemindeki ihracatı yüzde 29 artışla 8,4 milyon doları aştı - DKİB Yönetim Kurulu Başkanı Saffet Kalyoncu: - &quot;Uzak Doğu sofralarında daha çok tüketilen bu ürünün ihracatının ilerleyen günlerde daha iyi olacağına inanıyoruz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/deniz-salyangozu-yilin-ilk-yarisinda-en-cok-guney-koreye-satildi-1722234787.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Deniz, salyangozu, yılın, ilk, yarısında, çok, Güney, Koreye, satıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Türkiye'den yılın 6 ayında Güney Kore Cumhuriyeti başta olmak üzere 7 ülkeye deniz salyangozu ihraç edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA muhabirinin Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (<strong>DKİB</strong>) verilerinden derlediği bilgiye göre, Türkiye'de tüketimi olmayan deniz salyangozu ihracata yönelik avlanıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ocak-haziran 2023'te değerde 6 milyon 532 bin 120 dolar olan deniz salyangozu ihracatı, bu yılın aynı döneminde yüzde 29 artarak 8 milyon 425 bin 995 dolara ulaştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Miktar olarak da geçen yılın ilk yarısında 603 ton olan deniz salyangozu dış satımı, bu yılın aynı döneminde 750 tona yükseldi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Güney Kore Cumhuriyeti, Çin Halk Cumhuriyeti, Japonya, Tayvan, ABD, Ukrayna ve Romanya'ya deniz salyangozu satıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Güney Kore Cumhuriyeti, 3 milyon 593 bin 161 dolarla 7 ülke arasında başı çekti.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Avlanan ürünün tamamı işlenip ihraç ediliyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>DKİB Yönetim Kurulu Başkanı Saffet Kalyoncu, AA muhabirine, deniz salyangozunun ülkeye döviz girdisi sağlayan bir ürün olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İç piyasada tüketimi olmadığından avlanan ürünün tamamının işlenip ihraç edildiğini belirten Kalyoncu, deniz salyangozu ihracatının her yıl ürün rekoltesine bağlı gelişme gösterdiğini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kalyoncu, Türkiye'de tüketilmeyen bir ürünün değere dönüştürülerek ihraç edilmesinin önemli olduğuna dikkati çekerek, şu değerlendirmede bulundu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Uzak Doğu sofralarında daha çok tüketilen bu ürünün ihracatının ilerleyen günlerde daha iyi olacağına inanıyoruz. Deniz salyangozu hem ülkemize döviz kazandıran hem de denizlerdeki diğer canlılar açısından ekosistemin korunmasına katkı sağlayan bir ürün. O nedenle de avlanma mevsimlerinin her ürüne göre belirlenmesi önem arz ediyor. Bu kapsamda yapılacak düzenlemeyle ihracatımızın daha da artacağına inanıyoruz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Denizli&amp;apos;de boy limiti altında balık avlayanlara ceza</title>
<link>https://trafikdernegi.com/denizlide-boy-limiti-altinda-balik-avlayanlara-ceza</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/denizlide-boy-limiti-altinda-balik-avlayanlara-ceza</guid>
<description><![CDATA[ Denizli&#039;nin Honaz ilçesinde küçük boyutta balık avladıkları belirlenen 7 kişiye, toplam 18 bin 200 lira ceza kesildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/denizlide-boy-limiti-altinda-balik-avlayanlara-ceza-1722230029.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Denizlide, boy, limiti, altında, balık, avlayanlara, ceza</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İl Jandarma Komutanlığı Çevre Doğa ve Hayvanları Koruma Timi ile İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri Akbaş Barajı çevresinde çalışmalarını sürdürüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu kapsamda belirli aralıklarla devriye atan ekipler baraj gölünde kaçak avcılığa karşı denetim gerçekleştirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ekipler, çalışmalarda 7 kişinin boy limiti altında balık avlandığını belirledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu kişiler hakkında, "Su Ürünleri Kanunu'na muhalefet" suçundan işlem yapılarak toplam 18 bin 200 lira cezası uygulandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çanakkale sardalyasının en lezzetli ve yağlı dönemi başladı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/canakkale-sardalyasinin-en-lezzetli-ve-yagli-doenemi-basladi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/canakkale-sardalyasinin-en-lezzetli-ve-yagli-doenemi-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Birçok balık türünün aksine yağlı dönemi yaz mevsimine denk gelen Çanakkale sardalyası, amatör ve küçük tekneli balıkçılar tarafından avlanıyor - ÇOMÜ Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ender Künili: - &quot;Bu dönemde Çanakkale sardalyası tüketim için arzu edilen en güzel halini alır. Çanakkale sardalyasını kendi familyasındaki diğer türlerden ayıran en önemli özellikleri arasında bu bölgede barınmasına bağlı olarak gelişen biyokimyasal kompozisyonundaki farklılığın lezzete etkisi vardır&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/canakkale-sardalyasinin-en-lezzetli-ve-yagli-donemi-basladi-1722230474.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çanakkale, sardalyasının, lezzetli, yağlı, dönemi, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Kendine has besin değeri, lezzeti ve pişirme yöntemleri ile bölgenin en çok tercih edilen balık türleri arasında olan Çanakkale sardalyasının en lezzetli ve yağlı dönemi başladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Birçok balık türünün aksine en yağlı dönemi yaz mevsimine denk gelen Çanakkale sardalyası, amatör ve küçük tekneli balıkçılar tarafından yoğun olarak avlanıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kilogram fiyatı 100-200 lira arasında değişen sardalya, yaz sofralarında bolca tüketiliyor. Karadeniz'in meşhur hamsisine benzerliğiyle tanınan, pulları çok kolay temizlenebilen sardalya, çok kısa sürede pişirilebiliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tavada kızartılan ya da temizlemeden doğrudan ızgarada veya mangalda asma yaprağına sarılarak pişirilen sardalya, tuzlanmış ve konserve haline getirilerek tüketicilere her mevsim ulaştırılabiliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sardalyanın en yağlı ve lezzetli dönemi ekim ayına kadar devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (<strong>ÇOMÜ</strong>) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi, Su Ürünleri Avlama ve İşleme Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. <strong>İbrahim Ender Künili</strong>, AA muhabirine, sardalyanın Çanakkale bölgesini özellikle göç zamanı çok yoğun kullandığını, bu bölgede beslenme ve üreme aktivitelerinde bulunarak, besleyiciliğinin arttığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sardalyanın Çanakkale bölgesinde yoğun olarak avlandığını anlatan Künili, "Sardalya Çanakkale sevdalısı bir balık olup, üreme ve beslenme zamanı Çanakkale'de bol miktarda faaliyetlerde bulunur. Beslenme amaçlı buralarda yer edinir kendine. Dolayısıyla endüstriyel balıkçılığın yasaklandığı 15 Nisan'dan sonra daha çok küçük balıkçıların ağlarına takılır ve amatör balıkçılar tarafından da yakalanarak tezgahlarda yerini alır." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/07_2024_28072024_kunili_.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Balık, omega 3 yağ asitleri bakımından oldukça zenginleştiği bir döneme girer"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Künili, temmuzun sonundan ekim ayına kadar sardalyanın yağlandığını aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu zamanlarda tezgahlarda yer alan sardalyanın halkın damak tadına hitap edecek şekilde en güzel yağlı formuna ulaştığını vurgulayan Künili, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bu dönemde Çanakkale sardalyası tüketim için arzu edilen en güzel halini alır. Çanakkale sardalyasını kendi familyasındaki diğer türlerden ayıran en önemli özellikleri arasında bu bölgede barınmasına bağlı olarak gelişen biyokimyasal kompozisyonundaki farklılığın lezzete etkisi vardır. Buradaki sardalyalar aminoasit içeriği bakımından ve bazı vitamin ve mineraller bakımından oldukça zenginleşir. Aynı zamanda yağ asidi kompozisyonu da buna göre değişiklik gösterir. Balık, omega 3 yağ asitleri bakımından oldukça zenginleştiği bir döneme girer. Bu durum göç zamanı ve beslenme faaliyetleri için tercih ettiği bölge olan Saroz'dan tutun Marmara'nın girişine kadar her kısımda ve Çanakkale'nin kıyılarında beslendiği mikro canlılar ve planktonların çeşitliliği ile ilgilidir. Bu organizmalar sardalyanın içerdiği besin bileşenlerine etki ediyor. Dolayısıyla bundan da kaliteli besin bileşeni ortaya çıkıyor."</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/07_2024_28072024_sardalya1_.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Çanakkale sardalyası her mevsim geniş tüketici kitlesine ulaşmakta"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Ender Künili, sardalyanın geleneksel tüketiminin Çanakkale'de çok eski zamanlara dayandığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İnsanların eskiden sezon dışında da sardalya tüketebilmek için farklı yöntemler tercih ettiğini vurgulayan Doç. Dr. Künili, "Özellikle yöre halkı bu güzel lezzetli dönemlerinde yakalanan balıkları tuzlama şeklinde işleyerek konserve sistemi ile kış zamanları da tüketebiliyorlardı. Bu metotlar aroma ve lezzet olarak sardalya üzerine olumlu etki etmekte, güvenlik açısından tüketilebilirliğini artırmakta, besleyiciliği konusunda da hiçbir değişikliğe neden olmamaktadır." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çanakkale sardalyasının endüstriyel firmalarca da tüketiciye sunulduğunu vurgulayan Künili, "Bu sayede de Çanakkale sardalyası her mevsim geniş tüketici kitlesine ulaşmakta ve sevilerek tüketilmektedir. Özellikle yaz mevsiminde Çanakkale bölgesinde kendisine yer edindiği için bu dönemlerde avlandığında, sardalya kent halkı tarafından doğrudan ızgaraya atılarak veya temizlenerek mangalda asma yaprağına sarılarak pişirilir. Ağustos ve eylül arasında sardalyanın mangaldan dağılan kokusu kent sokaklarında çok rahat olarak tanınmaktadır." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çanakkale Balık Hali esnafından Doğan Uyar da sardalyanın mangalda ızgarada ve fırında pişirilerek tüketilebilen bir tür olduğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uyar, uygun fiyatıyla bu dönemde piyasada bolca bulunan sardalyanın en taze şekliyle sofralara ulaştığını dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rize&amp;apos;de denizde kaybolan kişinin cesedi Artvin açıklarında bulundu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/rizede-denizde-kaybolan-kisinin-cesedi-artvin-aciklarinda-bulundu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/rizede-denizde-kaybolan-kisinin-cesedi-artvin-aciklarinda-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ Rize&#039;de denizde kaybolan kişinin cesedi Artvin açıklarında bulundu ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/rizede-denizde-kaybolan-kisinin-cesedi-artvin-aciklarinda-bulundu-1721988581.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rizede, denizde, kaybolan, kişinin, cesedi, Artvin, açıklarında, bulundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Rize'de dün Karadeniz'e açılıp kaybolan kişinin cesedi Artvin açıklarında bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Artvin'in Arhavi ilçesi açıklarında su yüzeyinde bir kişiyi hareketsiz gören balıkçılar, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz polisince sudan çıkartılan ve öldüğü anlaşılan kişinin Ruknettin T. (45) olduğu belirlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Üzerinde dalgıç kıyafeti bulunan Ruknettin T'nin cenazesi, Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ruknettin T'nin, dün akşam saatlerinde balık tutmak için Rize'nin Fındıklı ilçesindeki Aksu Limanı'ndan zıpkınla Karadeniz'e açıldıktan sonra kaybolduğu belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sinop&amp;apos;ta amatör balıkçı olta ile 1,5 metre uzunluğunda yayın balığı tuttu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/sinopta-amatoer-balikci-olta-ile-15-metre-uzunlugunda-yayin-baligi-tuttu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/sinopta-amatoer-balikci-olta-ile-15-metre-uzunlugunda-yayin-baligi-tuttu</guid>
<description><![CDATA[ Sinop&#039;un Durağan ilçesinde amatör bir balıkçının oltasına 1,5 metre uzunluğunda 50 kilogramlık yayın balığı takıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/sinopta-amator-balikci-olta-ile-15-metre-uzunlugunda-yayin-baligi-tuttu-1721885607.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sinopta, amatör, balıkçı, olta, ile, 1, 5, metre, uzunluğunda, yayın, balığı, tuttu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İlçede itfaiye personeli Ramazan Yaman, Gökırmak'ta olta ile balık avlamaya gitti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Irmakta olta alan Yaman,1,5 metre uzunluğunda 50 kilogramlık yayın balığı yakaladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yaman, AA muhabirine, yakaladığı balıktan dolayı mutluluk duyduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Irmakta her sene olta balıkçılığı yaptığını belirten Yaman, "Bu şekilde balıklar yakalıyorum genellikle. Böyle büyük balıkları satmaktan ziyade eş dost ve akrabalarımla paylaşmaktan mutluluk duyuyorum." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Şırnak&amp;apos;ta balık avlarken yaralanan kişi askeri helikopter ile hastaneye kaldırıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/sirnakta-balik-avlarken-yaralanan-kisi-askeri-helikopter-ile-hastaneye-kaldirildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/sirnakta-balik-avlarken-yaralanan-kisi-askeri-helikopter-ile-hastaneye-kaldirildi</guid>
<description><![CDATA[ Şırnak&#039;ta balık avlarken yaralanan kişi askeri helikopter ile hastaneye kaldırıldı ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/sirnakta-dinamitle-balik-avciligi-askeri-helikopterde-1721654579.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Şırnakta, balık, avlarken, yaralanan, kişi, askeri, helikopter, ile, hastaneye, kaldırıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Şırnak'ın Güçlükonak ilçesinde balık avlarken yaralanan kişi askeri helikopterle hastaneye ulaştırıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İlçenin Cehennem Deresi bölgesinde Dicle Nehri'ne arkadaşlarıyla balık avına giden D.K. (35), dinamitle balık avlamak istedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>D.K, dinamitin elinde patlaması sonucu yaralandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Arkadaşları durumu jandarma ve 112 Acil Sağlık ekiplerine bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Arazinin sarp ve kayalık olması nedeniyle bölgeye ambulans gidemeyince 23. Piyade Tümen Komutanlığından helikopter talep edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Valilik talimatıyla havalanan askeri helikopter, D.K'yi bulunduğu yerden alarak Şırnak Devlet Hastanesi'ne ulaştırdı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>D.K, buradaki ilk müdahalenin ardından Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Samsun&amp;apos;da gölde batan kayıktaki 2 kişi hayatını kaybetti</title>
<link>https://trafikdernegi.com/samsunda-goelde-batan-kayiktaki-2-kisi-hayatini-kaybetti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/samsunda-goelde-batan-kayiktaki-2-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
<description><![CDATA[ Samsun&#039;un 19 Mayıs ilçesindeki gölde kayığın alabora olması sonucu 2 kişi öldü. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/samsunda-golde-batan-kayiktaki-2-kisi-hayatini-kaybetti-1721886661.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Samsunda, gölde, batan, kayıktaki, kişi, hayatını, kaybetti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Yörükler Mahallesi'ndeki gölde balık tutmak için kayıkla açılan Mehmet Erdenli (54) ve Hayrettin Ertuğrul'a (55) ulaşamayan yakınları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İhbar üzerine olay yerine İl Jandarma Komutanlığı Sualtı Arama Kurtarma (SAK) ve Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanlığı ekipleri ile Deniz Limanı Şube Müdürlüğüne bağlı dalgıçlar sevk edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ekipler, yürüttükleri çalışma sonucu alabora olan kayıktan Erdenli ve Ertuğrul'u çıkardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sağlık ekipleri, sudan çıkarılan 2 kişinin öldüğünü belirledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İstanbul&amp;apos;da kaçak avlanan 1,5 ton midye ele geçirildi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/istanbulda-kacak-avlanan-15-ton-midye-ele-gecirildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/istanbulda-kacak-avlanan-15-ton-midye-ele-gecirildi</guid>
<description><![CDATA[ Beyoğlu&#039;nda, kaçak yollarla avlanan 1,5 ton midye ele geçirilirken şüpheliye 26 bin 242 lira para cezası kesildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/istanbulda-kacak-avlanan-15-ton-midye-ele-gecirildi-1721381020.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İstanbulda, kaçak, avlanan, 1, 5, ton, midye, ele, geçirildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İl Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü ekiplerince, Karaköy'de iskele yakınlarında bazı kişilerce yasak yollarla çıkarılan midyelerin bir araca yüklenerek taşındığı tespit edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Durdurulan araçtaki Ö.A. yakalanırken, 70 çuval içerisinde 1,5 ton midye ele geçirildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Şüpheli Ö.A'ya "Su Ürünleri Kanunu'na muhalefet" suçundan 26 bin 242 lira ceza kesildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ele geçirilen midyeler denize bırakıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bulancak&amp;apos;ta Pazarsuyu Balıkçı Barınağı yenilenecek</title>
<link>https://trafikdernegi.com/bulancakta-pazarsuyu-balikci-barinagi-yenilenecek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/bulancakta-pazarsuyu-balikci-barinagi-yenilenecek</guid>
<description><![CDATA[ Giresun&#039;un Bulancak ilçesindeki Pazarsuyu Balıkçı Barınağı yeniden düzenlenerek modern bir görünüme kavuşturulacak. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/bulancakta-pazarsuyu-balikci-barinagi-yenilenecek-1721300510.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bulancakta, Pazarsuyu, Balıkçı, Barınağı, yenilenecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Belediye Başkanı Necmi Sıbıç, yaptığı açıklamada, ilçeye çok amaçlı ve modern bir sosyal alan kazandıracaklarını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Projenin ekonomik canlılık ve yeni iş imkanları sağlayacağını ifade eden Sıbıç, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Projemizde balıkçılarımızı da daha iyi imkanlara kavuşturarak güçlendirecek ve Bulancak'ı deniz ticaretinde önemli bir merkez haline getireceğiz. Projenin hayata geçirilmesi için barınağın geçici tahliye işlemlerini başlattık ve süreci hızla tamamlamayı hedefliyoruz. Bu önemli projeye katkı sağlayan herkese teşekkür ediyor, projemizin tüm hemşehrilerimize hayırlı olmasını diliyorum."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Barınağın yanında bulunan Belediye Plajı da yeniden düzenlenirken, balıkçı kulübeleri de modern bir görünüme kavuşturularak projeyle uyumlu ve sağlıklı hale getirilecek. Projede sosyal alanlar da yer alacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tunceli&amp;apos;de kaçak balık avlayan 2 kişiye 10 bin 480 lira ceza</title>
<link>https://trafikdernegi.com/tuncelide-kacak-balik-avlayan-2-kisiye-10-bin-480-lira-ceza</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/tuncelide-kacak-balik-avlayan-2-kisiye-10-bin-480-lira-ceza</guid>
<description><![CDATA[ Tunceli&#039;deki Munzur Vadisi Milli Parkı&#039;nda tırıvırı kullanarak kaçak balık avladıkları belirlenen 2 kişiye, 10 bin 480 lira ceza kesildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/tuncelide-kacak-balik-avlayan-2-kisiye-10-bin-480-lira-ceza-1721200469.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tuncelide, kaçak, balık, avlayan, kişiye, bin, 480, lira, ceza</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Doğa Koruma ve Milli Parklar (<strong>DKMP</strong>) 15. Bölge Müdürlüğüne bağlı Tunceli Şubesi ekipleri, il genelinde doğal yaşamın korunması için çalışmalarını sürdürüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu kapsamda belirli aralıklarla araziye çıkan ekipler, Munzur Vadisi Milli Parkı'nda kaçak avcılığa karşı denetim gerçekleştirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yaklaşık 60 kilometrelik alanda devriye gezen ekipler, 2 kişinin kaçak olarak Munzur Çayı'nda kırmızı benekli alabalık avladığını tespit etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu kişiler hakkında, "Su Ürünleri Kanunu'na muhalefet" suçundan işlem yapılarak toplam 10 bin 480 lira ceza kesildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>DKMP görevlileri, avlanan balıklara ve avda kullanılan malzemelere el koydu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Balıkçılar &amp;quot;vira bismillah&amp;quot; diyerek Van Gölü&amp;apos;ne ağlarını bıraktı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/balikcilar-vira-bismillah-diyerek-van-goelune-aglarini-birakti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/balikcilar-vira-bismillah-diyerek-van-goelune-aglarini-birakti</guid>
<description><![CDATA[ Van&#039;da balıkçılar, inci kefali av yasağının sona ermesiyle, &quot;vira bismillah&quot; diyerek Van Gölü&#039;ne açıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/balikcilar-vira-bismillah-diyerek-van-golune-aglarini-birakti-1721301572.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Balıkçılar, vira, bismillah, diyerek, Van, Gölüne, ağlarını, bıraktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Van Gölü'nde endemik tür olan ve 15 Nisan-15 Temmuz tarihlerinde üremek için tatlı sulara göç eden inci kefalinin neslinin korunması amacıyla başlatılan av yasağı sona erdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Van Gölü'ne kıyısı bulunan İpekyolu, Edremit, Tuşba, Gevaş, Muradiye ve Erciş ilçeleri ile Bitlis'in Ahlat, Adilcevaz ve Tatvan ilçelerinde günün ilk ışıklarıyla göle açılan balıkçılar, ağlarını sulara bıraktı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçılar, güvenlik güçlerinin aldığı önlemler sayesinde son yılların en güvenli üreme dönemlerinden birini yaşayan inci kefalini, 15 Nisan'a kadar avlayabilecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürü Muhammet Demir, AA muhabirine, av yasağı döneminde koruma çalışmalarının başarılı geçtiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/07_19_09_AA-35153755.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yağışlar sayesinde inci kefalinin tatlı sulara yolculuğunun rahat gerçekleştiğini belirten Demir, "15 bin kişi geçimini inci kefalinden sağlıyor. Kentimize 15 milyon dolar katkıda bulunuyor. Bu sezon 79 tekne ağlarını atmak için göle çıkacak." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçı Atilla Dağdelen, "Bugün itibarıyla av sezonu açıldı ve ağlarımızı Van Gölü ile buluşturduk. Bereketli bir sezon bekliyoruz. Bu yıl balığımız göç ederken iyi korundu. Bu nedenle balık bolluğu olacak." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uzun aranın ardından av sezonuna başladıklarını belirten Erdal Altaş, "Av yasağı döneminde sıkı önlemler alındı. Biz de bugün ilk ağlarımızı attık. Umarım bereketli bir sezon olur." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>15 yıldır balıkçılık yapan Mehmet Şeyda, "Av yasağı döneminde hazırlıklarımızı tamamladık. Üç aydır sabırsızlıkla bugünü bekliyorduk. Bugün ağlarımızı attık. Balık satışına başlıyoruz. Sevinçliyiz, balıkçılara hayırlı bir sezon olsun." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gökçeada açıklarında avlanan balıkçının teknesine Yunan unsurlarınca hasar verildi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/goekceada-aciklarinda-avlanan-balikcinin-teknesine-yunan-unsurlarinca-hasar-verildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/goekceada-aciklarinda-avlanan-balikcinin-teknesine-yunan-unsurlarinca-hasar-verildi</guid>
<description><![CDATA[ Balıkçı İlker Özdemir: - &quot;Mavi Vatan&#039;dayız, uluslararası sulardayız. Geldiler hazmedemediler, vurdular. Takım çekerken bu haldeyiz ve kaçtılar. Maalesef kayığımız darbe aldı, kımıldayamıyoruz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/gokceada-aciklarinda-avlanan-balikcinin-teknesine-yunan-unsurlarinca-hasar-verildi-1720704377.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gökçeada, açıklarında, avlanan, balıkçının, teknesine, Yunan, unsurlarınca, hasar, verildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Yunan unsurları, Çanakkale'nin Gökçeada açıklarında Zürafa Kayalıkları mevkisinde avlanan balıkçının teknesine çarparak hasar verdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Alınan bilgiye göre, İlker Özdemir, 12 metrelik "<strong>Kızıl Elma</strong>" adlı teknesiyle balık avlamak için Zürafa Kayalıkları açıklarına gitti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/2024_a_20240711_2_64688227_102879390.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu sırada Yunan unsurları kendi botlarıyla Özdemir'in teknesine çarparak hasar verdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özdemir ve yanında bulunan oğlu Efe Özdemir, 112 Acil Sağlık hattını arayarak durumu bildirdi. Bunun üzerine Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı 3 bot bölgeye sevk edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çarpmanın etkisiyle yavaş yavaş su almaya başlayan teknedeki su, Özdemir ve oğlu tarafından tahliye edilmeye çalışıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bölgeye gelen Sahil Güvenlik ekipleri, teknedeki camların kırılması nedeniyle yaralanan Özdemir ve oğluna ilk müdahaleyi yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/2024_a_20240711_2_64688227_102879392.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Daha sonra tekne, 2 Sahil Güvenlik Botu'na yedeklenerek Gökçeada'nın Kaleköy Limanı'na doğru yola çıktı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçı Özdemir olaya ilişkin paylaştığı videoda, "Yunan botu teknemize kendi tekneleriyle vurdu. Kayığımız bu halde Allah'tan su almıyor. Zürafa Kayalıkları'na 4 mil uzaktayız. Mavi Vatan'dayız, uluslararası sulardayız. Geldiler hazmedemediler, vurdular. Takım çekerken bu haldeyiz ve kaçtılar. Maalesef kayığımız darbe aldı, kımıldayamıyoruz." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>KAMADER Tahtalı Göleti&amp;apos;ne can kattı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kamader-tahtali-goeletine-can-katti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kamader-tahtali-goeletine-can-katti</guid>
<description><![CDATA[ Kamader İstilacı türlerle mücadele kapsamında 2 gün süren İsrail Sazan&#039;ı tutma yarışması düzenlendi. Yarışma süresince tutulan İsrail sazanları bertaraf edildikten sonra yüzlerce anaç sazan balığı Tahtalı göletinin serin sularına salındı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/kamader-tahtali-goletine-can-katti-1721049331.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>KAMADER, Tahtalı, Göletine, can, kattı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>TEMİZ ÇEVRE SAĞLIKLI YAŞAM VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BALIKÇILIK</strong><br>
Kocaeli Sportif Amatör Olta Balıkçıları ve Doğal Hayatı Koruma Derneği’nin, (<strong>KAMADER</strong>) Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Kent Konseyi bünyesinde  hazırlanan Yerel Destek Programı (<strong>YEDEP</strong>) kapsamında desteklemeye değer bulduğu ve 5 temel motivasyon üzerine hazırlamış olduğu “Temiz Çevre, Sağlıklı Yaşam Ve Sürdürülebilir Balıkçılık Projesi”ne ait 4 ve 5'nci etkinliği olan istilacı türle mücadele ve popülasyonun arttırılması için balıklandırma çalışmasını  Tarım ve Orman Bakanlığı, Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğünün izni, Kocaeli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün refakatı, Derince Belediyesi, Amatör Balıkçılık Federasyonu (<strong>ABAF</strong>) işbirliği ile 12-13-14 Temmuz 2024 tarihlerinde Derince’de bulunan Tahtalı Göleti’nde gerçekleştirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>İLGİ BÜYÜKTÜ</strong><br>
Etkinliğe Derince Kaymakamı Mustafa Demirelli Derince Belediye Başkanı Av. Sertif Gökçe, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Koordinatörü Hasan Ayaz, Kocaeli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Balıkçılık Şube Müdürü Murat Coşkun, Amatör Balıkçılık Federasyon (<strong>ABAF</strong>) Başkanı Mustafa Uyar, Kocaeli İl Jandarma Çevre Koruma Tim Komutanlığı, Çevre Köy Muhtarları ve bir çok davetlinin katıldığı etkinlikte, <br>
153 gönüllü yarışmacı 500 kg'a yakın İsrail sazanı tutuldu ve tarım il müdürlüğü teknik personeli refakatinde tutulan balıklar derin çukur kazılarak bertaraf edildi. </span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>DERECEYE GİRENLERE ÖDÜLLERİ PROTOKOL  TARAFINDAN VERİLDİ </strong><br>
Ayrıca projeye destek amacıyla katılan  yüzlerce doğa sever Tahtalı göleti’nin muhteşem doğasıyla 3 gün vakit geçirdi.  Dereceye girenlerin ödüllerini  derince Kaymakamı Mustafa Demirelli Derince Belediye Başkanı Av. Sertif Gökçe, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Koordinatörü Hasan Ayaz, Kocaeli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Balıkçılık Şube Müdürü Murat Coşkun verildi.  Kamader dernek başkanı tarafından katkı sağlayan Kurum ve kuruluş yetkililerine plaket taktim edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>TAHTALI GÖLETİNE ANAÇ BALIKLAR SALINDI</strong><br>
Ödül töreninin ardından protokol ve misafirler eşliğinde toplam kilogramı 515 kilo gelen yaklaşık 400 adet anaç sazan balığı Tahtalı göletine bırakıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kamader Başkanı <strong>Engin Uztürk</strong> yaptığı konuşmasında "8 ay süren projenin en can alıcı etkinliklerini hep birlikte gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu balığı oltayla temizlemenin mümkün olmadığını bizler de biliyoruz. Bugün burada istilacı tür olan İsrail sazanı ile mücadele edilmesi ve kontrol altında tutulması için hep birlikte bir farkındalık oluşturduk, ayrıca besin ve ekonomik değeri yüksek, hem de sportif balık avcılığı keyifli olan gerçek aynalı ve pullu sazanları gölete bırakarak gerçek sahiplerinin popülasyonunun artmasına katkı sağladık. Ben bu vesile ile projemize destek olun başta Kocaeli büyükşehir Belediye Başkanı <strong>Tahir Büyükakın</strong>'a Kocaeli Kent Konseyi Başkanı ve genel sekreterine Derince Belediye Başkanı avukat <strong>Sertif Gökçe</strong>'ye Kocaeli İl Tarım ve Orman müdürümüz ve personeline, Kocaeli İl Jandarma alayı komutanlığına, çevre köy muhtarlarımıza, yarışmamıza hediyeler göndererek sponsor olan firmalarımıza ve bizzat yarışmacı olarak katılarak mücadelemize destek veren tüm yarışmacı ve doğa severlerimize şükranlarımızı sunuyorum" dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Derince belediyesinin İkramlarının ardından sonra program sona erdi.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İstanbul&amp;apos;da 1 ton kaçak midye ele geçirildi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/istanbulda-1-ton-kacak-midye-ele-gecirildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/istanbulda-1-ton-kacak-midye-ele-gecirildi</guid>
<description><![CDATA[ Fatih&#039;te, 1 ton kaçak midye ele geçirilen operasyonda, 2 şüpheli gözaltına alındı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/istanbulda-1-ton-kacak-midye-ele-gecirildi-1720513010.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İstanbulda, ton, kaçak, midye, ele, geçirildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İstanbul Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şubesi ekipleri, Eminönü sahilinde bir aracın kasasına midye yüklendiğini tespit etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Polis ekiplerince düzenlenen operasyonda, yasa dışı midye avcılığı yapan M.A. ve Ü.A. gözaltına alındı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Araç kasasında bulunan yaklaşık 1 ton ağırlığında 36 çuval midye canlılığını sürdürebilmesi ve doğal yaşama kazandırılabilmesi amacıyla denize döküldü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gözaltına alınan 2 şüpheliye 52 bin 484 lira para cezası uygulandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Van Gölü&amp;apos;nde balık göçü tamamlandı, av yasağı kalkıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/van-goelunde-balik-goecu-tamamlandi-av-yasagi-kalkiyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/van-goelunde-balik-goecu-tamamlandi-av-yasagi-kalkiyor</guid>
<description><![CDATA[ 15 Nisan-15 Temmuz tarihlerinde av yasağının uygulandığı Van Gölü&#039;nde balıkçılar, sezonun açılmasına sayılı günler kala teknelerinin bakım ve onarımını yapıp ağlarını yeniledi - Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş: - &quot;Bu yıl yağışlarla akarsuların debileri yükseldi. Balıklar akarsulara rahatça göç etti. Jandarma ekipleri de balığı dört koldan korudu. Koruma çalışmaları başarılı geçti&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/van-golunde-balik-gocu-tamamlandi-av-yasagi-kalkiyor-1721300272.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Van, Gölünde, balık, göçü, tamamlandı, yasağı, kalkıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Van Gölü'nde av yasağının uygulandığı 15 Nisan-15 Temmuz tarihlerinde üremek için tatlı sulara göç eden inci kefallerinin göç yolculuğu tamamlandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Üremek için 15 Nisan-15 Temmuz'da Van Gölü'nden akarsulara göç eden inci kefalinin neslinin korunması amacıyla uygulanan av yasağı sona eriyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Av yasağının uygulandığı tarihlerde teknelerini iskele ve marinalara çeken, Van'ın Erciş, Edremit, Tuşba, Gevaş, Muradiye, İpekyolu ile Bitlis'in Ahlat, Adilcevaz ve Tatvan ilçelerindeki balıkçılar, av sezonu öncesi hazırlıklarını tamamladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Göç ettikleri akarsulardan Van Gölü'ne dönerek göç yolculuğunu tamamlayan balıklar için av yasağının bitmesine sayılı günler kala, ağlarını yenileyen, teknelerinin bakım ve onarımını yapan balıkçılar, üç ay aradan sonra ilk ağlarını göle bırakacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçılar, yağışlarla debileri yükselen akarsularda son yılların en rahat göçünü gerçekleştiren inci kefalini 15 Nisan'a kadar avlayabilecek.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Koruma çalışmaları başarılı geçti"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>İnci kefalleriyle ilgili araştırma yapan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, AA muhabirine, üreme döneminin sona ermesiyle balık göçünün tamamlandığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu yıl akarsuların debisinin yüksek olmasının balık göçünü olumlu etkilediğini belirten Akkuş, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"2020'den 2023'e kadar balıklar sağlık üreme dönemine hasret kalmıştı. Çünkü yağış yoktu ve akarsu debileri iyice düşmüştü. Balıkların en çok göç ettiği Bendimahi Çayı geçen yıl tamamen kurumuştu. Dere yatakları kuruyunca göç rahat gerçekleşmedi. Bu yıl yağışlarla akarsuların debileri yükseldi. Balıklar akarsulara rahatça göç etti. Jandarma ekipleri de balığı dört koldan korudu. Koruma çalışmaları başarılı geçti. Suyu iyi yönetmemiz lazım. Su olmazsa balıklar göç edemez. Bir diğer konu ise kirlilik. Bu kadim canlının varlığını sürdürmesi için akarsuları kirletmemek gerekir. Bu anlamda tüm ilçelere arıtma tesislerinin kurulması önemli."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>35 yıldır Van Gölü'nde balıkçılık yapan Fuat Çelik de üç aydır limanda beklettikleri teknelerini av sezonu öncesi onardıklarını dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bereketli bir sezon beklediklerini vurgulayan Çelik, "15 Temmuz'da av yasağımız kalkıyor. Teknelerimizi onardık, ağları düzenledik. Birkaç gün sonra sezona başlıyoruz. İlk ağları göle bırakacağız. Av yasağı döneminde inci kefali iyi korundu. Akarsularda balık bolluğu vardı. İnşallah gölde de bereketli bir sezon geçiririz. Şimdiden sezona hazırız." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Umarız bereketli bir yıl olur"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Balıkçı Önder Güler de "Üreme döneminde balığımız iyi korundu. Yasak dönemi bu anlamda verimli geçti. Uzun bir aranın ardından gölde 'vira bismillah' diyeceğiz. Birkaç gündür hazırlıklarımızı yapıyoruz. Teknelerimizi boyadık, eksiklerimizi tamamladık. Umarız bereketli bir yıl olur." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Van&amp;apos;da kaçak inci kefali avlayanlara 2 milyon 330 bin lira ceza verildi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/vanda-kacak-inci-kefali-avlayanlara-2-milyon-330-bin-lira-ceza-verildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/vanda-kacak-inci-kefali-avlayanlara-2-milyon-330-bin-lira-ceza-verildi</guid>
<description><![CDATA[ Van&#039;da İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince 15 Nisan&#039;dan bu yana inci kefalinin kaçak avlanmasının önlenmesi amacıyla yapılan denetimlerde 166 kişiye 2 milyon 330 bin 179 lira idari para cezası verildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/vanda-kacak-inci-kefali-avlayanlara-2-milyon-330-bin-lira-ceza-verildi-1720086948.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Vanda, kaçak, inci, kefali, avlayanlara, milyon, 330, bin, lira, ceza, verildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı, 15 Nisan-15 Temmuz tarihleri arasında üremek için Van Gölü'nden tatlı sulara göç eden inci kefallerinin korunmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu kapsamda Asayiş, Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma, Sualtı Arama ve Kurtarma, Atlı Jandarma Takım Komutanlığı ile Asayiş Bot Komutanlığı ekiplerinin katıldığı çalışmalarda, balık göçünün yoğun olduğu bölgelerde gözlem noktaları oluşturuldu, 710 devriye görevi icra edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Av yasağının başladığı 15 Nisan'dan bu yana Van Gölü'ne dökülen tüm akarsu yataklarında yapılan denetimlerde 228 olaya müdahale eden ekipler, 4 bin 200 metre misina ve manyat ağ, 120 adet de kepçe, tırıvırı ve serpme ağ ele geçirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Denetimlerde kaçak avlanmış 77 ton 754 kilogram inci kefali ele geçiren ve bu balıklardan canlı olan 19 ton 101 kilogramını suya bırakan ekipler, 166 kişiye de 2 milyon 330 bin 179 lira idari para cezası uyguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yunan sahil güvenlik unsurları Türk balıkçı teknesini batırmak istemiş</title>
<link>https://trafikdernegi.com/yunan-sahil-guvenlik-unsurlari-turk-balikci-teknesini-batirmak-istemis</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/yunan-sahil-guvenlik-unsurlari-turk-balikci-teknesini-batirmak-istemis</guid>
<description><![CDATA[ Çanakkale&#039;nin Gökçeada açıklarında avlanırken Yunan sahil güvenlik unsurlarınca teknesine zarar verilen balıkçı İlker Özdemir, &quot;Biz, kendi karasularımızda avlanırken bu duruma getirildik. Kasıtlıydı, öldürmek için yaptılar. Allah korudu.&quot; dedi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/yunan-sahil-guvenlik-unsurlari-carptigi-turk-balikci-teknesini-batirmak-istemis-1720775137.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yunan, sahil, güvenlik, unsurları, Türk, balıkçı, teknesini, batırmak, istemiş</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>Özdemir</strong>, AA muhabirine, 12 metrelik "<strong>Kızıl Elma</strong>" adlı teknesiyle balık avlamak için "<strong>Zürafa Kayalıkları</strong>" açıklarında yaşanan olayı anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Oğlu Efe Özdemir ile avlandıklarını belirten Özdemir, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Biz, kendi kara sularımızda avlanırken bu duruma getirildik. Kasıtlıydı, öldürmek için yaptılar. Allah korudu. Dikmeler olmasa kamara yatmıştı üzerimize. Görmedik, bir tur döndüler, ikinciye döndüler, 'Giderler' diye düşündük. Çünkü bulunduğumuz alan, çok alakasız bir yer. Yunan adasından 11,5 mil uzaktaydık. O rahatlıkla çalışıyorduk. Efe, son anda vurduğunu kayıt altına almış. Gördük, ondan sonra her şey çöktü. Batmayı engelledik. Sahil Güvenliği aradık. Sahil Güvenlik ekipleri, 17-18 dakika içinde ulaştılar. Vurup kaçtılar, 1-2 dakika batmamızı beklediler. Sonra uzaklaştılar. Kötü şeyler yaşadık maalesef, üzgünüz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240712-35122886-35122883-YUNAN_SAHIL_GUVENLIK_UNSURLARI_CARPTIGI_TURK_BALIKCI_TEKNESINI_BATIRMAK_ISTEMIS.jpg"></span></span></span></p>

<h3><strong><span><span><span>"Önemli olan, bundan sonrası için bir şeyler yapmak"</span></span></span></strong></h3>

<p><span><span><span>Özdemir, olayın ardından ne yapacaklarını bilemediklerini belirterek, teknesinin büyük hasar aldığını dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kamaranın koptuğunu, zayiatın çok büyük olduğunu anlatan Özdemir, "Her yara kapanır. Önemli olan, bundan sonrası için bir şeyler yapmak. Kendi sularımızda buna cüret etmeleri... Kayıtlarda var, hiçbir şekilde bağlantımız yok. Direkt bize temasla batırmak istediler. Onlarda da zarar var, biz onun görüntülerini verdik. Şaşkınız." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240712-35122886-35122881-YUNAN_SAHIL_GUVENLIK_UNSURLARI_CARPTIGI_TURK_BALIKCI_TEKNESINI_BATIRMAK_ISTEMIS.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özdemir, olay sırasında camların kırıldığını ifade ederek, cam kırıklarının oğlunda ve kendisinde yaralara yol açtığını da sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dün Yunan sahil güvenlik unsurları, botlarıyla Özdemir'in teknesine çarparak hasar vermiş, bölgeye gelen Sahil Güvenlik ekiplerince tekne, 2 Sahil Güvenlik Botu'na yedeklenerek karaya çıkarılmıştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İstanbul&amp;apos;da yaklaşık 2 ton kaçak midye ele geçirildi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/istanbulda-yaklasik-2-ton-kacak-midye-ele-gecirildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/istanbulda-yaklasik-2-ton-kacak-midye-ele-gecirildi</guid>
<description><![CDATA[ Fatih&#039;te, yaklaşık 2 ton midyeyi kaçak avladıkları tespit edilen 2 kişiye toplam 52 bin 484 lira para cezası kesildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/istanbulda-yaklasik-2-ton-kacak-midye-ele-gecirildi-1719910130.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İstanbulda, yaklaşık, ton, kaçak, midye, ele, geçirildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İl Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü ekipleri, Eminönü sahilinde bir araca deniz canlısı yüklendiği bilgisi üzerine harekete geçti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ekipler, araç kasasında yaptıkları aramada 100 çuval içinde yaklaşık 2 ton midye ele geçirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Midyeleri kaçak topladıkları anlaşılan M.A. ve M.K'ye Su Ürünleri Kanunu'nun "kaçak yolla avlanılan deniz canlısını perakende satanlara nakletmek" maddesi uyarınca 52 bin 484 lira para cezası uygulandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Midyeler, canlılığını sürdürebilmesi ve doğal yaşama kazandırılabilmesi amacıyla denize bırakıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SİNABDER Olta Balıkçılarını Ayaş Çanıllı Barajı&amp;apos;nda Buluşturuyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/sinabder-olta-balikcilarini-ayas-canilli-barajinda-bulusturuyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/sinabder-olta-balikcilarini-ayas-canilli-barajinda-bulusturuyor</guid>
<description><![CDATA[ Sincan Amatör Olta Balıkçılar Derneği (SİNABDER) tarafından Ayaş ilçesinde Asartepe (Çanıllı) Barajı’nda Turna Balığı Yakalama Yarışması ve Şenliği düzenlenecek. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/sinabder-olta-balikcilarini-ayas-canilli-barajinda-bulusturuyor-1719689560.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:37 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>SİNABDER, Olta, Balıkçılarını, Ayaş, Çanıllı, Barajında, Buluşturuyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Sincan Amatör ve Sportif Olta Balıkçılar Derneği (<strong>SİNABDER</strong>) tarafından <strong>6-7 Temmuz 2024</strong> tarihlerinde düzenlenecek Turna Balığı Yakalama Yarışması ve şenliğine katılanlara sürpriz hediyeler ve yarışmada dereceye girenlere ödüller verileceği açıklandı. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yapılan açıklamada, Ankara ili yanı sıra ülkemizin birçok ilinden dernek temsilcileri, sportif olta balıkçıları ve ailelerinin katılım sağlayacağı iki gün sürecek kamplı etkinlik kapsamında çeşitli aktiviteler, çocukların ve ailelerin katılım sağlayacağı eğlenceli yarışmaların yanı sıra Ankara Fotoğraf Gurubu tarafından “<strong>Balık, Amatör Balıkçılık ve Doğa</strong>” konulu fotoğraf yarışması da düzenlenecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ülkemizdeki olta balıkçılığı tutkunları 6 Temmuz Cumartesi sabahtan etkinlik alanına gelerek kamplarını kuracaklar. Pazar günü sabah kahvaltı ikramının ardından saat 05.00 ‘de başlayacak olan yarışma, saat 11.00 ‘de sona erecektir. Bot ve kıyıdan olmak üzere iki kategoride düzenlenecek olan yarışmada bot ile yarışmaya katılanlar takım halinde, kıyıdan yarışanlar ise ferdi olarak en büyük ve en çok turna balığını yakalamak için mücadele edecekler. Yakalanan balıklar ölçümü yapıldıktan sonra fotoğraf ve videolar ile kayıt altına alınıp tekrar ait olduğu suya bırakılacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>SİNABDER</strong> Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Niyazi Gerikalan Balık Haber</strong>’e yaptığı açıklamada “Sincan Amatör Olta Balıkçılar Derneği olarak, sportif amaçlı olta balıkçılığı ile spin balık avcılığı ve tekniklerini kamuoyuna tanıtmak, sevdirmek, gelişmesini sağlamak ve yarışma heyecanı duyan sportif olta balıkçılarını buluşturarak paylaşım ve yardımlaşma anlayışını geliştirmek, çevreye ve yaban hayatına karşı sorumlu bir şekilde sürdürülebilirliği ön planda tutmak öncelikli hedefimiz olmuştur. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu yıl 10. sunu düzenlediğimiz ve artık geleneksel hale gelen yarışmamıza bu senede talep çok fazla olmaktadır. Yarışmalarımızda her geçen gün kendimizi yenilemeye çalışmaktayız. Bu yıl yarışmamızda yeni bir uygulama kullanacağız. Balıkçılarımıza yarışma başlamadan önce ölçüm cetveli vereceğiz. Tutulan balıkların ölçüm işlemleri botta ve kıyıda yapılıp fotoğraflanıp uygulama üzerinden hakem heyetine gönderilecek. Hakem heyetinden balığı salabilirsiniz onay mesajı geldikten sonra hemen balığı suyla buluşturacaklar. Bu uygulama balık ölümlerini sıfıra indirmiştir. Bizde bu sene uygulama kullanarak sportif balıkçılığın yaygınlaşması adına katkı vererek, bu bilincin oluşmasını sağlamış olacağız.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bizim yarışmalarımız lokasyon olarak Ankara’ya yakın olması ve ailelerin rahat edebileceği zaruri ve sosyal imkanları da hazırlamamız sebebiyle her zaman ilgi görmüştür. Ankara ve çevre illerden şimdiden yoğun talep gelmektedir. Ayrıca üst birliğimiz <strong>ASOF</strong> Federasyonumuza bağlı derneklerimizden de katılım sağlanmaktadır. </span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>SİNABDER</strong> Yönetim Kurulu olarak, bizlere destek veren kurum, kuruluş, sponsorlarımız, üyelerimiz ile birlikte yarışmaya katılacak sportif olta balıkçılarını ve ailelerine 2 gün sürecek olan kamplı eğlenceli etkinlik ve yarışma için yoğun tempoda misafirlerimizi rahat ettirmek adına hazırlanıyoruz. Umarım Yarışmamız ve etkinliğimiz kazasız bir şekilde geçer ailelerimizi mutlu bir şekilde sağ salim evlerine uğurlarız’’ ifadelerini kullandı. </span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>SİNABDER </strong>Yönetim Kurulu Üyesi ve Basın Sözcüsü <strong>Özden Aydın Şimşek</strong> ‘’Biz kadın olta balıkçıları olarak güven içerisinde balık tutmaya gidebileceğimiz rekreasyonel alan olmaması sebebiyle derneğimiz tarafından düzenlenen yarışma kadın olta balıkçıları için büyük bir fırsat olmaktadır. Biz kadın olta balıkçıları ancak derneklerimizin organizasyonlarında rahatça olta atma imkanı bulmaktayız. Yetkili kurumlardan talebimiz, istediğimiz zaman diliminde balığa gidebilmek için ülkemizin her köşesinde rekreasyonel alanların oluşturulması ve biz kadın olta balıkçılarının varlığının göz ardı edilmemesini istiyoruz. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dernek olarak organizasyonun kusursuz geçmesi için aylardır hazırlanıyoruz. Takdir edersiniz ki organizasyon alanında binlerce insanın zaruri ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için gerekli imkanları oluşturmak pek kolay bir şey değil. Yetkililerden tek isteğimiz yasadışı avcılıkla daha etkin mücadele edilmesi ve bu tarz etkinliklerde balıkçılarımız güzel balıklar yakaladıklarında bizlerin emekleri de boşa gitmemiş olacaktır. Biz <strong>SİNABDER</strong> olarak misafirlerimizi ağırlamak için hazırız ve tüm olta balıkçılarını davet ediyoruz’’ dedi. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yapılan açıklamalarda “1380 Sayılı Su ürünleri Kanunu, Su Ürünleri Yönetmeliği ve Amatör Amaçlı Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen 5/2 Tebliğ’ in belirlediği yasal kurallara ve derneğin belirlediği yarışma kurallarına tüm yarışmacıların uyması gerekmekte olup aykırı davrananlar diskalifiye edilecektir. Yalnızca olta balıkçılığı değil, kuş gözlem, bisiklet, doğa yürüyüşü ve fotoğrafçılığı, kros/koşu, kamp, tırmanış gibi doğa sporları ile rekreasyonel faaliyetlere de hitap eden yarışma ve şenlikte ülke genelinden yüzlerce doğa aşığının katılım sağlayacağı etkinliğe Ankara İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ayaş Belediyesi, Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü ile faaliyetlerini Ankara’da yürüten doğa sporları ile ilgili birçok Sivil Toplum Kuruluşu da katılımları ile destek veriyor” ifadeleri kullanıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balık Haber Merkezi</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kocaeli’nde Zıpkınla Dev Orkinos Rekoru</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kocaelinde-zipkinla-dev-orkinos-rekoru</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kocaelinde-zipkinla-dev-orkinos-rekoru</guid>
<description><![CDATA[ Marmara’da Dev Orkinos avı nefes kesen bir takibe ve heyecana dönüştü. Geçtiğimiz hafta Kocaeli’de zıpkınla balık avına çıkan Volkan Topçu ve H. Görkem Gürsoy soluk kesecek heyecanlı ve rekor balık avına imza attı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/kocaelinde-zipkinla-dev-orkinos-rekoru-1725477419.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kocaeli’nde, Zıpkınla, Dev, Orkinos, Rekoru</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Ülkemizdeki en aktif Zıpkıncı Planformu <strong>Türkiye Zıpkıncıları</strong>’nın kurucularından olan <strong>Volkan Topçu</strong> <strong>Balık Haber</strong>’e yaptığı açıklamada zıpkınla geçen hafta arkadaşı <strong>H. Görkem Gürsoy</strong> ile Kocaeli’nin Gebze bölgesinde balık avlamak için suya daldıklarını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>320 Kg. Ağırlığında Dev Mavi Yüzgeçli Orkinos</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Sürekli dalış yaptıkları noktada sualtında av sırasında devasa büyüklükte bir mavi yüzgeçli orkinos gördüklerini sözlerine ekleyen Topçu, balığı tam olarak gördükten sonra zıpkınla vurduğunu belirtti. Vurulan balığın kaçtığını ve bu esnada kullanmış olduğu zıpkın ve makarayı da parçaladığını sözlerine ekleyen Volkan Topçu, balığın üzerinde şişle ve 90 metre iple birlikte kaçarak kontrollerinden çıktığını ifade etti. </span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>Orkinosa Sürek Avı</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Orkinosun avlandıktan sonra kaçtığını belirten <strong>Volkan Topçu</strong> sözlerine şöyle devam etti “3 gün boyunca yoğun dalış yaparak su altında ve tekneyle kaçan balığı sürekli aradık. Üçüncü günün sonunda balığı üzerinde zıpkınımızdan çıkan şiş ve 90 metre ipimizle birlikte Marmara Denizi’nin açıklarında bularak, tekne ile karaya getirdik. Zaman kaybetmeden yetkililere haber verip Tarım Orman Müdürlüğü yetkililerinin inceleme yapmasını sağlayarak durumu kayıt altına aldık” dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>Rekor Balık</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Yetkililer tarafından yapılan incelemede balığın 320 kg. rekor düzeyde büyüklükte olduğu, yenilemeyecek durumda bulunması sebebiyle sahipsiz sokak hayvanlarına verilmek üzere ilgililere teslim edildiği bildirildi. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balık Haber Merkezi – Adnan Kasapcı</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Samsun&amp;apos;da hamsinin kilogramı 200, palamudun tanesi 50 liradan satılıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/samsunda-hamsinin-kilogrami-200-palamudun-tanesi-50-liradan-satiliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/samsunda-hamsinin-kilogrami-200-palamudun-tanesi-50-liradan-satiliyor</guid>
<description><![CDATA[ Samsun&#039;da denizlerde avın başlamasıyla tezgahlarda yerini alan sofraların vazgeçilmezi hamsinin kilogramı 200, palamudun tanesi ise 50 liradan alıcı buluyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/samsunda-hamsinin-kilogrami-200-palamudun-tanesi-50-liradan-satiliyor-1725462901.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Samsunda, hamsinin, kilogramı, 200, palamudun, tanesi, liradan, satılıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Av yasağının 1 Eylül'de kalkmasıyla denize açılarak ağlarını bırakan balıkçılar, limanlara kasalar dolusu balıkla dönüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Saathane Meydanı'nda balıkçılık yapan Abdurrahman Keleş, AA muhabirine, yeni av sezonuyla tezgahlarının taze balıklarla dolup taştığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Havaların sıcak gitmesi nedeniyle balık avının istenilen seviyelere henüz gelmediğini vurgulayan Keleş, "Tezgahlarımızda az da olsa hamsi var ama palamut çok bereketli. İstavrit, çinekop, levrek, somon, mezgit gibi balıklar da var. En çok palamuda ilgi var." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Havaların soğumasıyla balık tüketiminin de artacağını belirten Keleş, "Balığa ilgi var ancak havalar soğuduğu zaman daha çok ilgi olacak. Hamsinin kilogramı 200, palamudun tanesi 50 liradan alıcı buluyor. Deniz levreği ve çipura 250 lira, somon ve barbunya 100 lira, istavrit ise 50 liradan satılıyor. Satışlarımız da giderek artıyor." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Akçakoca Limanı&amp;apos;na balıkçılar bol miktarda palamutla döndü</title>
<link>https://trafikdernegi.com/akcakoca-limanina-balikcilar-bol-miktarda-palamutla-doendu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/akcakoca-limanina-balikcilar-bol-miktarda-palamutla-doendu</guid>
<description><![CDATA[ Düzce&#039;nin Akçakoca ilçesinde balıkçılar limana bol miktarda palamutla döndü. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/akcakoca-limanina-balikcilar-bol-miktarda-palamutla-dondu-1725450381.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Akçakoca, Limanına, balıkçılar, bol, miktarda, palamutla, döndü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Batı Karadeniz'in önemli balıkçı limanlarından birine sahip Akçakoca'da tekneleriyle Karadeniz'e açılan balıkçılar, ağlarına takılan palamutları kasalara istifledikten sonra sabah erken saatlerde limana yanaştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akçakoca Limanı'na gelen sevkiyat araçlarına kasalar halinde yüklenen palamutlar, balıkçı tezgahlarını süslemek için çevre il ve ilçelere doğru yola çıktı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçılardan Haydar Yaman, yeni sezonda palamudun kendisini göstermeye başladığını belirterek, "İnşallah böyle devam ederse vatandaşımız bu yıl ucuz fiyatlara balık yiyecek." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçı Gürol Alpan ise yeni sezona geçen seneye göre çok daha iyi başlangıç yaptıklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akçakoca'da balıkçı tezgahlarında palamudun 3 tanesi 200 liradan alıcı buluyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yalova’da denizde mahsur kalan 4 amatör balıkçı, ekipler tarafından kurtarıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/yalovada-denizde-mahsur-kalan-4-amatoer-balikci-ekipler-tarafindan-kurtarildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/yalovada-denizde-mahsur-kalan-4-amatoer-balikci-ekipler-tarafindan-kurtarildi</guid>
<description><![CDATA[ Yalova’da balık tutmak için kayıkla denize açılan 4 amatör balıkçı, motor arızasından dolayı denizde mahsur kaldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/yalovada-denizde-mahsur-kalan-4-amator-balikci-ekipler-tarafindan-kurtarildi-1725429189.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yalova’da, denizde, mahsur, kalan, amatör, balıkçı, ekipler, tarafından, kurtarıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Su ürünleri kontrol görevi yapan ekipler, 2-3 saat mahsur kaldığı öğrenilen amatör balıkçıları kurtardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yalova’da dün akşam saatlerinde kayıkla denize açılıp balık tutmak isteyen 4 amatör balıkçının içinde yer aldığı kayığın motoru bir süre sonra arıza yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yaklaşık 2-3 saat denizde mahsur kalan amatör balıkçılar, su ürünleri kontrol görevi yapan ve bölgeden geçen ekiplerce kurtarıldı. Ardından mahsur kalan 4 kişi, emniyetli bir şekilde Çınarcık Balıkçı Barınağı'na götürüldü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Edinilen bilgiye göre, Yalova Tarım ve Orman İl Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şubesi ekiplerinin rutin olarak gerçekleştirdikleri su ürünleri kontrol görevi esnasında motor arızası nedeniyle denizde mahsur kalarak akıntıyla açığa sürüklenen amatör balıkçıları fark etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tekne emniyetli şekilde ekipler tarafından çekilerek Çınarcık Balıkçı Barınağı’na götürüldü. Balıkçıların denizde yaklaşık 2-3 saat mahsur kaldıkları ve sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rötarlı &amp;quot;vira bismillah&amp;quot; diyen Tekirdağlı balıkçılar limana bol palamutla döndü</title>
<link>https://trafikdernegi.com/roetarli-vira-bismillah-diyen-tekirdagli-balikcilar-limana-bol-palamutla-doendu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/roetarli-vira-bismillah-diyen-tekirdagli-balikcilar-limana-bol-palamutla-doendu</guid>
<description><![CDATA[ Tekirdağ&#039;da hava şartları nedeniyle av sezonu açılışından bir gün sonra avlanabilen balıkçılar, ağlarına dolan palamutlarla limana döndü. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/rotarli-vira-bismillah-diyen-tekirdagli-balikcilar-limana-bol-palamutla-dondu-1725428787.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rötarlı, vira, bismillah, diyen, Tekirdağlı, balıkçılar, limana, bol, palamutla, döndü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Süleymanpaşa Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı İbrahim Pehlivanoğlu, gazetecilere, av yasağının bittiği gün balıkçıların fırtına ve sağanak nedeniyle ava çıkamadıklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Havanın normale dönmesiyle balıkçıların bereketli bir av geçirdiklerini anlatan Pehlivanoğlu, "Balıkçı arkadaşlarımız ilk avını yaptı ve bol miktarda balıkla döndü. Bu yıl palamudun bol olmasını bekliyoruz. Hava şartları el verdiği sürece ava çıkıp, vatandaşlarımıza ucuz ve taze balık sunmaya gayret edeceğiz." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçı Hasan Erol da bereketli bir sezon beklediklerini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bol çıkan palamut hem balıkçının hem tüketicinin yüzünü güldürüyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/bol-cikan-palamut-hem-balikcinin-hem-tuketicinin-yuzunu-gulduruyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/bol-cikan-palamut-hem-balikcinin-hem-tuketicinin-yuzunu-gulduruyor</guid>
<description><![CDATA[ 1 Eylül&#039;de &quot;Vira bismillah&quot; diyerek ekmeğini denizden çıkarma mücadelesine koyulan Karadenizli balıkçılar, limanlara kasalar dolusu palamutla dönüyor - Sinop Merkez Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Namık Ünlü: -&quot;Palamudu şu an çok iyi görüyoruz. Bunun bir iki ay devam etmesini diliyoruz, palamudun göç zamanına kadar&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/bol-cikan-palamut-hem-balikcinin-hem-tuketicinin-yuzunu-gulduruyor-1725449843.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bol, çıkan, palamut, hem, balıkçının, hem, tüketicinin, yüzünü, güldürüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Denizlerde av yasağının 1 Eylül'de sona ermesiyle bol miktarda ağlara takılan palamut, hem balıkçının hem de tüketicinin yüzünü güldürüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>1 Eylül'de "Vira bismillah" diyerek ekmeğini denizden çıkarma mücadelesine koyulan Karadenizli balıkçılar, limanlara kasalar dolusu palamutla dönüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ağlara takılan tonlarca palamut, tezgahlarda tanesi 40 ila 50 lira arasında değişen fiyatlarla alıcılarla buluşturuluyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sinop Merkez Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı <strong>Namık Ünlü</strong>, AA muhabirine, sezonun balıkçılar açısından çok güzel ve bereketli başladığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özellikle palamut avcılığındaki bolluğun zor süreçten geçen balıkçıları oldukça memnun ettiğini vurgulayan Ünlü, sezon öncesi palamut bolluğu yaşanacağı yönündeki tahminlerinin gerçeğe dönüştüğünü belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Karadeniz'in her yerinde yüksek miktarlarda palamut avlandığına dikkati çeken Ünlü, "Sezonumuz çok güzel başladı. Balık çeşitlerimiz bol. Zaten bol ve bereketli bir palamut bekliyorduk. Beklentilerimiz de yerine geliyor inşallah." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ünlü, palamut avcılığındaki bolluğun 2 ay kadar sürmesini beklediklerini dile getirerek, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Palamudu şu an çok iyi görüyoruz. Bunun 1-2 ay devam etmesini diliyoruz, palamudun göç zamanına kadar. Ondan sonra da hamsi, istavrit derken sezon böyle uzar gider. Tabii bolluk var, fiyatlar şimdi düşük. 700-800 gram palamutları 50 liradan satışa sunduk. Herkesin bütçesine göre bir satışımız oluyor. Biz de bolluk varken maliyetler yüksek olsa bile sürümden kazanıyoruz. Onun için halkımıza arz ettik, halkımız bol bol yesin."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Umutlarımız boşa değilmiş"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Balıkçı Mert Kanal da palamudun sezon öncesi umutlarını boşa çıkarmadığına işaret etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sezonun istedikleri gibi gittiğini aktaran Kanal, "Sezondan zaten umutluyduk. Umutlarımız boşa değilmiş. Gayet güzel bir sezon başladı. Palamut avcılığı bol ve bereketli. Bir balık 700-800 gram, 50 liraya kadar düştü. Bir balıkla bir kişi değil, hemen hemen 2 kişi doyuyor. Bu da güzel bir şey. Çünkü balıkçılık ülke ekonomisine katkı sunuyor. Vatandaşların ucuza bol bol balık yiyebilmesi demek. Umarız bu durum böyle sürer. Sürdüğü zaman biz de vatandaşımız da mutlu oluyor. Ayrıca bunu tutan da mutlu oluyor, çünkü bu bir zincir." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Palamut tezgahları süsledi, fiyatlar yarıya düştü</title>
<link>https://trafikdernegi.com/palamut-tezgahlari-susledi-fiyatlar-yariya-dustu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/palamut-tezgahlari-susledi-fiyatlar-yariya-dustu</guid>
<description><![CDATA[ Trabzon&#039;da 1 Eylül itibariyle av sezonun açılması sonrası denizlerde palamut bolluğu yaşanırken, palamudun fiyatı 40 ila 75 lira arasında değişiyor ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/palamut-tezgahlari-susledi-fiyatlar-yariya-dustu-1725352292.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Palamut, tezgahları, süsledi, fiyatlar, yarıya, düştü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Trabzon'da 1 Eylül itibariyle av sezonun açılması sonrası denizlerde palamut bolluğu yaşanıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ortahisar ilçesinin Moloz mevkisindeki balıkçı tezgahlarında tanesi 40 ile 75 lira arasında satılan palamut, fiyatının uygunluğundan ötürü vatandaşların en çok tercih ettiği balıklar arasında yer alıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tezgahlarda mezgidin kilogramı 100, istavritin 75, deniz somonun tanesi 175, levreğin kilosu 250 liradan satılırken, palamudun ise 5 tanesi 200 liradan satılıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçılardan Gökmen Aydın, AA muhabirine, yeni sezonda palamudun bol olacağını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Aydın, palamudun fiyatının uygun olduğunu belirterek, "Hava sıcak olduğu için balık dipte. Soğuması lazım ki balık yukarılara gelsin. Palamudun tanesi 75 lira. En ucuz gıda maddesi balık. Fiyatlar normal. İlla ki fiyatlar da düşer. Geçmiş sezonda palamudun tanesi 150-200 lirayken şu an 75 lira. Bu fiyattan yukarı daha çıkmaz ve vatandaşlarımız normal fiyattan yer." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mehmet Örseloğlu ise bol ve bereketli bir sezon beklediklerini kaydederek, şunları söyledi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Sezonun ikinci günündeyiz. Palamudun bu sezon bol ve bereketli geçmesini bekliyoruz. Fiyatlar da gayet uygun, vatandaşlarımız da gönül rahatlığıyla palamutlarını alıyor. Sezon açılmadan önce fiyatları 150 liraydı. 1 Eylül'den itibaren fiyatlar gayet uygun 40 ile 75 lira arası değişiyor. Fiyatları düşmez ama ilerleyen süreçte gramajı artarken fiyatları sabit kalır." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Öte yandan vatandaşların da balık fiyatlarındaki düşüşle birlikte balıkçı tezgahlarına ilgi gösterdikleri görüldü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zonguldak&amp;apos;ta sezonun başlamasıyla balık pazarı hareketlendi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/zonguldakta-sezonun-baslamasiyla-balik-pazari-hareketlendi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/zonguldakta-sezonun-baslamasiyla-balik-pazari-hareketlendi</guid>
<description><![CDATA[ Av yasağının dün sona ermesinin ardından tezgahlardaki yerini almaya başlayan balıklara vatandaşlar ilgi gösterdi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/zonguldakta-sezonun-baslamasiyla-balik-pazari-hareketlendi-1725301299.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Zonguldakta, sezonun, başlamasıyla, balık, pazarı, hareketlendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Av yasağı sonrası "Vira bismillah" diyerek denize açılan Zonguldaklı balıkçılar, palamut, mezgit ve istavritle limana döndü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balık pazarındaki tezgahlarda yerini alan balıklar, yoğun ilgiyle karşılaştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tezgahların başında kalabalık oluşturan müşteriler, palamudun kilogramını 75 ila 100, mezgidin kilogramını 150, istavridin kilogramını ise 100 liradan satın aldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kentte 45 yıldır balıkçılık yapan 70 yaşındaki Bayram Yılmaz, AA muhabirine, ete göre balığın çok uygun fiyata satıldığını belirterek, "Karadeniz'in bu kesimlerinde, Ordu'ya kadar güzel palamut var. Geçen sene hiç olmamıştı bildiğiniz gibi. Bu sene güzel başladı. İnşallah da devamı gelir. Allah verecek, biz satacağız, vatandaş yiyecek." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Av yasağının sona ermesiyle Ordu&amp;apos;da balıkçı tezgahları şenlendi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/av-yasaginin-sona-ermesiyle-orduda-balikci-tezgahlari-senlendi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/av-yasaginin-sona-ermesiyle-orduda-balikci-tezgahlari-senlendi</guid>
<description><![CDATA[ Ordu&#039;da av yasağının sona ermesiyle denize açılan balıkçıların avladığı palamut, istavrit ve çinekoplar tezgahları süslemeye başladı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/av-yasaginin-sona-ermesiyle-orduda-balikci-tezgahlari-senlendi-1725278397.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>yasağının, sona, ermesiyle, Orduda, balıkçı, tezgahları, şenlendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Tekneleriyle saat 00.00'dan sonra denize açılarak ağlarını bırakan balıkçılar, limanlara kasalar dolusu balıkla döndü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türlerine göre tek tek kasalara yerleştirilen balıklar, sabah saatlerinden itibaren tezgahlarda yerini almaya başladı. Yeni avlanmış palamut, istavrit ve çinekop vatandaşlardan ilgi gördü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Perşembe ilçesinde balıkçılık yapan Metin Bekçi, AA muhabirine, balıkçıların ilk gece ağlarını özellikle palamut ve istavritle doldurduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Vatandaşların ilk gün balık tezgahlarına yoğun ilgi gösterdiğini belirten Bekçi, daha çok palamut ve istavritin satıldığını aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Emre Karadeniz de sezonun bereketli başladığını, tezgahlarının ilk günde şenlendiğini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Emrah Kılıç, balık çeşitlerinin artmasıyla fiyatların gerilediğini ifade ederek, "Palamudun tanesi 75 ila 100 lira arasında, istavritin kilogramı da 100 liradan satılıyor. Bu balıkların fiyatı bundan bir hafta önce iki katıydı." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Erdal Çamaş ise bu sezon vatandaşların ucuz balık tüketebileceğine işaret ederek, "Sezon daha yeni açıldı. Şimdiden balık çeşidi oldukça fazla. İlerleyen haftalarda balık fiyatları daha da düşecek. Vatandaş bu sene bol bol balık yiyebilecek." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Av sezonunun açılmasıyla Gürpınar Balık Hali&amp;apos;nde palamut bolluğu yaşandı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/av-sezonunun-acilmasiyla-gurpinar-balik-halinde-palamut-bollugu-yasandi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/av-sezonunun-acilmasiyla-gurpinar-balik-halinde-palamut-bollugu-yasandi</guid>
<description><![CDATA[ Beylikdüzü Gürpınar Balık Hali&#039;nde, av sezonunun açılmasıyla yaşanan palamut bolluğu, balıkçıların yüzünü güldürüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/av-sezonunun-acilmasiyla-gurpinar-balik-halinde-palamut-bollugu-yasandi-1725278998.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>sezonunun, açılmasıyla, Gürpınar, Balık, Halinde, palamut, bolluğu, yaşandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Denizlerde av yasağının 1 Eylül'de sona ermesiyle "vira bismillah" diyerek denize açılan balıkçıların yüzü bu sene palamutla gülüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yakaladıkları balıkları satmak için Gürpınar Balık Hali’ne gelen balıkçılar hareketliliğe sebep oldu. Sezonun ilk balıklarını almak isteyenler birbiriyle kıyasıya yarışırken kasalarla hale getirilen balıklar mezat usulü satışa çıkartıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçılar atılan ağlarda en çok palamut ve sardalya yakaladıklarını belirtti. Av sezonunun başında palamut, halde en çok satılan balıklardan oldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Halde palamudun çifti ortalama 150 liradan, sardalyanın kasası 500-700 lira, hamsinin kasası 1500-2000 lira, tekirin kasası ise 1000-1500 liradan satışa çıkarıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA muhabirine açıklamalarda bulunan balıkçı Onurcan Akkoyun, bu yıl denizden beklentilerinin yüksek olduğunu ifade ederek palamut, çinekop ve hamsiyle bereketli bir sezon geçirmeyi beklediklerini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akkoyun, palamudun bu sene bol olduğunu belirterek "Halkımızı bu sene bol bol palamut yemeye davet ediyorum. Sağlık için balık. Dünya üzerinde katkı maddesi olmayan tek besin kaynağı şu anda bizim için. Balığın durumuna göre halde palamudun çifti 150-200 lira arasında satılıyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akkoyun, halde balığın ucuz olmasından dolayı balıkçıların ve vatandaşın yüzünün güleceğini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçı Mahmut Uçan da bu sezonun güzel geçeceğini; palamut, sardalya, istavrit ve hamsi bolluğu olduğunu anlatarak Karadeniz'de avlanan balıkçıların hale 10 bin kasayı aşkın palamut getirdiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu yıl palamudun en bol olduğu sezon olacağını aktaran Uçan, kırmızı ete göre balığın kilosunun daha uygun olduğunu belirterek vatandaşları balık yemeye davet etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Edirne&amp;apos;de balık pazarındaki tezgahlarda palamut bolluğu yaşanıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/edirnede-balik-pazarindaki-tezgahlarda-palamut-bollugu-yasaniyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/edirnede-balik-pazarindaki-tezgahlarda-palamut-bollugu-yasaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Edirne&#039;de av sezonunun başlamasının ardından balıkçı tezgahları palamutla doldu. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/edirnede-balik-pazarindaki-tezgahlarda-palamut-bollugu-yasaniyor-1725301901.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Edirnede, balık, pazarındaki, tezgahlarda, palamut, bolluğu, yaşanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Sezonun başlamasıyla balık satışı yapılan tezgahlarda hareketlilik başladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balık Pazarı'nda satış yapan balıkçılar "yerli palamut", "taze palamut" diye bağırarak vatandaşları tezgahlarına çekmeye çalışıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Palamutlar 50-200 lira arasında satışa sunuluyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240902-35544526-35544520-EDIRNEDE_BALIK_PAZARINDAKI_TEZGAHLARDA_PALAMUT_BOLLUGU_YASANIYOR.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Balığın fiyatı daha da düşecek"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Balıkçı Yusuf Çimen, AA muhabirine dün itibarıyla "vira bismillah" dediklerini hatırlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Teknelerdeki balıkçıların da "rastgele" diyerek denizlere açıldığını ifade eden Çimen, "Denizlerimizde palamut bolluğu yaşanıyor. Bir hafta, 10 gün sonra yer gök palamut olacak. Önceki senelerde nasıl 4 tanesini 100 liraya sattıysak yine vatandaşımıza sunacağız. Şu an sezon başı, balığın fiyatı daha da düşecek." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Vatandaşların balık özleminin sona erdiğini ve bu yıl bol bol balık yiyeceklerini dile getiren Çimen, hamsinin kilosunu 200 lira, çipura boyuna göre 250-400 lira, sardalya ve istavritin kilosunu da 150 liradan sattıklarını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balık fiyatlarının uygun olduğunu söyleyen Çimen, "Denizde kıyıdan dahi ağ atsak ağa palamut düşüyor. Her yer palamut. Denizde ayağını taşa vur altından palamut çıkıyor o kadar çok. Palamut tezgahlara da akın akın geliyor. Sadece fiyatın daha da düşmesi için 10 günlük süreye ihtiyaç var." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçı Doğan Gümeci de palamut bolluğu yaşandığını ve vatandaşların uygun fiyata balığa ulaştığını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Vatandaşlardan Yıldırım Beyazıt ise dört gözle bekledikleri sezonun açılmasının mutluluğunu yaşadığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Taze balığın tadını özlediklerini belirten Beyazıt, "Sık sık balık tüketirim. Değişik balıkları tüketmeyi tercih ediyorum. Sezon palamutla başladı biz de tadına bakacağız." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sinop&amp;apos;ta, balıkçıklar ilk gün limana 500 kasa palamutla döndü</title>
<link>https://trafikdernegi.com/sinopta-balikciklar-ilk-gun-limana-500-kasa-palamutla-doendu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/sinopta-balikciklar-ilk-gun-limana-500-kasa-palamutla-doendu</guid>
<description><![CDATA[ Sinop&#039;ta av yasağının sona ermesiyle &quot;vira bismillah&quot; diyerek denize açılan balıkçılar, av sezonunun ilk gününde limana 500 kasa palamutla döndü. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/sinopta-balikciklar-ilk-gun-limana-500-kasa-palamutla-dondu-1725277612.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sinopta, balıkçıklar, ilk, gün, limana, 500, kasa, palamutla, döndü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Kentte küçük tekneleriyle denize açılan balıkçıların yüzü bol miktarda avladıkları palamutla güldü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Abalı Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Ömer Tuncer, AA muhabirine, sezonu bol miktarda avladıkları palamutla açtıklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İlk gün itibarıyla 500 kasa palamut avlandığını vurgulayan Tuncer, bunun devamının geleceğini tahmin ettiklerini kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçı Ali Şanlı ise sezonun ilk gününde Allah'ın yüzlerine güldüğünü belirterek, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Gece denize açıldık. Yakamoz zayıftı ama balık güçlü, kuvvetli olduğu için ağlara iyi takıldı.Tahmini 3-4 bin balık yakaladık. Herkse rast gelsin. Bu sene balık güzel olacak öyle görünüyor." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çanakkale&amp;apos;de hava muhalefeti nedeniyle balıkçı tezgahları boş kaldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/canakkalede-hava-muhalefeti-nedeniyle-balikci-tezgahlari-bos-kaldi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/canakkalede-hava-muhalefeti-nedeniyle-balikci-tezgahlari-bos-kaldi</guid>
<description><![CDATA[ Çanakkale&#039;de av yasağının sona ermesiyle &quot;vira bismillah&quot; diyerek denize açılan balıkçılar, hava muhalefeti nedeniyle sezonun ilk gününde umduğunu bulamadı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/canakkalede-hava-muhalefeti-nedeniyle-balikci-tezgahlari-bos-kaldi-1725277423.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çanakkalede, hava, muhalefeti, nedeniyle, balıkçı, tezgahları, boş, kaldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Türkiye'de 15 Nisan'da başlayan av yasağı,1 Eylül itibarıyla sona erdi. Sezon hazırlıklarını tamamlayarak denize açılan Çanakkaleli balıkçılar, dün geceki hava muhalefetinden olumsuz etkilendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçılar, olumsuz hava koşulları nedeniyle avlanmakta güçlük çekerken, balıkhanedeki tezgahlar da ilk gün boş kaldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çanakkale Bölgesi Su Ürünleri Kooperatifi Birliği Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Ramazan Hasan Uysal</strong>, AA muhabirine, hava şartlarının dün geceki avcılığı olumsuz etkilediğini, genellikle eylül ayının ilk gününde hava değişiminin yaşandığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Denizde balığın olduğunu, sadece hava kötü olduğu için az avcılık yapıldığını anlatan Uysal, "Balıkçılar 5 aydır yatıyor, adaptasyon sorunu var. Takım, teşkilat bir anda yerine oturmaz. Bugün çok aktif olamazlar çünkü teknenin bakımlarını yaptılar. Bugün biraz daha temkinli davranırlar. Karadeniz'de palamut, Marmara'da hamsi bol gözüküyor. İyi bir sezon olacağını tahmin ediyorum. Palamut, hamsi ve istavritin bundan sonra bol olacağını düşünüyorum. Halkımız bu sene bol bol balık yiyecek." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balık fiyatlarının arz ve talebe göre değişkenlik gösterdiğini aktaran Uysal, "Balıkçı filomuzun bu talebi arz edeceğine inanıyoruz. Çünkü güçlü bir filomuz var. İyi bir soğuk zincirimiz oluştu. Bu sezon özellikle insanların yılbaşına kadar bol bol balık yiyeceğini düşünüyorum." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçı Ali Dinç de sezonun ilk gününde balığın az olmasına ilişkin, "Tekneler, takımlar hazırlanıyor. Balık bulamıyorlar, ağı attıkları yerde ilişenlere takılıyor. Saat 00.00'da çıktılar. 1-2 saatte bu balığı hemen bulamazlar. Ege'de bilhassa hava muhaletefi balıkçıları zorladı." ifadeledini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu sene en çok palamudun bol göründüğünü belirten Dinç, "Hayırlısıyla inşallah ondan sonra da hamsi de bollaşır, çinekop ve lüfer arkadan gelir. Görüntü iyi duruyor ama bu karadaki tarım gibidir. Bir anda yok olabiliyor. Balık kendisini beslenmeye aldığı zaman Ukrayna tarafına dönüyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçı Volkan Kaşık ise sezonun ilk günü hava muhalefetinden dolayı az miktarda balığın balıkhaneye geldiğini ifade ederek, "Vatandaş ilk gün umduğunu bulamayacak ama önümüzdeki günlerde havaların düzelmesiyle bolluk başlayacak. Balıkçılar özellikle palamudun çok olduğunu söylüyor. Vatandaş bu sene uygun fiyata balık yiyecek." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sezonun ilk avında Kocaelili balıkçıların ağına sardalya takıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/sezonun-ilk-avinda-kocaelili-balikcilarin-agina-sardalya-takildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/sezonun-ilk-avinda-kocaelili-balikcilarin-agina-sardalya-takildi</guid>
<description><![CDATA[ Av yasağının kalkmasıyla &quot;vira bismillah&quot; diyen Kocaelili balıkçıların ağları, sardalyayla doldu. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/sezonun-ilk-avinda-kocaelili-balikcilarin-agina-sardalya-takildi-1725277181.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sezonun, ilk, avında, Kocaelili, balıkçıların, ağına, sardalya, takıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Karamürsel ilçesinde düzenlenen törenin ardından Ereğli Limanı'ndan 38 metrelik gırgır teknesiyle ayrılan Ali Abanoz, İzmit Körfezi'ni geçerek Yalova açıklarında ağlarını denize bıraktı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Teknenin 25 kişilik mürettebatı, balıkla dolan ağları yaklaşık 2 saatte topladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkları tür ve büyüklüğüne göre ayırarak kasalara dolduran balıkçılar, 1000 kasa sardalyayı Yalova Dereağzı balık çıkarma noktasında kıyıya çıkarıp soğutuculu araçlarla Bursa ve Karamürsel Ereğli balık hallerine sevk etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sezonun ilk avını gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşayan balıkçılar, Marmara Denizi'nde ava devam etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Arnavutköy’de balıkçılar denize açıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/arnavutkoeyde-balikcilar-denize-acildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/arnavutkoeyde-balikcilar-denize-acildi</guid>
<description><![CDATA[ Denizlerde av yasağının sona ermesiyle balıkçılar Arnavutköy&#039;den denize açıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/arnavutkoyde-balikcilar-denize-acildi-1725276957.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Arnavutköy’de, balıkçılar, denize, açıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, Arnavutköy Karaburun Limanı’nda balıkçılarla bir araya geldi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>“Vira bismillah” diyerek balıkçılarla buluşan Candaroğlu, balık sezonunun açılışını gerçekleştirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Candaroğlu, sezonunun hayırlı ve bereketli olmasını dileyerek şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>“Karaburun’umuzda ve Arnavutköy’ümüzde balıkçılıkla uğraşan tüm esnafımıza hayırlı, bol kazançlar diliyorum. Çapari balıkçılığında son 15 gündür bereketli mahsuller oldu. İnşallah ağ ile de balıkçılarımız, denize gönül vermiş dostlarımız bereketli bir sezon geçirecekler, ben de yasakların kalktığı ilk günde reislerimizle denize çıktım, ayağımız bereketli geldi. Bu sene palamut bol olacak gibi duruyor. İnşallah böyle devam eder. Tüm vatandaşlarımızın balığa doyduğu bir sezon olmasını temenni ediyorum”</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Arnavutköy Belediyesi olarak her zaman balıkçıların yanında olduklarını vurgulayan Candaroğlu, gelecek yıl "Palamut Festivali" adı altında bir etkinlik düzenlemeyi planladıklarını duyurdu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kocaeli ve Zonguldak&amp;apos;ta av sezonuna girmeye hazırlanan balıkçılar için tören düzenlendi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kocaeli-ve-zonguldakta-av-sezonuna-girmeye-hazirlanan-balikcilar-icin-toeren-duzenlendi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kocaeli-ve-zonguldakta-av-sezonuna-girmeye-hazirlanan-balikcilar-icin-toeren-duzenlendi</guid>
<description><![CDATA[ Kocaeli ve Zonguldak&#039;ta av yasağının bu gece yarısı sona ermesiyle denizlere açılacak balıkçılar için tören gerçekleştirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/kocaeli-ve-zonguldakta-av-sezonuna-girmeye-hazirlanan-balikcilar-icin-toren-duzenlendi-1725267737.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kocaeli, Zonguldakta, sezonuna, girmeye, hazırlanan, balıkçılar, için, tören, düzenlendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Karamürsel ilçesindeki Ereğli sahilinde düzenlenen törende, balıkçılar, gece saat 00.00'da sona eren av yasağı öncesinde bir araya gelerek dualar etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Törene katılan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, "Yeni sezonun balıkçılara bereketli olmasını kazasız belasız bitirmelerini rabbimden niyaz ediyorum, inşallah geçtiğimiz yıllardan çok daha bereketli, kazasız belasız sezonu tamamlarlar." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Karamürsel Belediye Başkan Yardımcısı İlkay Kaya da yeni sezonun hayırlı, bereketli olması dileğinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tekne sahiplerine Türk bayrağı ve baklava verilmesinin ardından kortej oluşturan balıkçılar, meşale yakarak av bölgelerine gitmek üzere denize açıldı.​​​​</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Vatandaşlar ve balıkçılar törene yoğun ilgi gösterdi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Zonguldak</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Zonguldak'ın Kilimli ilçesinde balıkçılar, denizlerde av yasağının sona ermesine kısa süre kala Kilimli Limanı'nda son hazırlıklarını ve kontrollerini yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu yıl denizde bol miktarda palamut avlanmasını öngören balıkçılar, yeni sezonda verimli bir sezon geçirip vatandaşın ucuz fiyata balık yemelerini sağlamayı hedefliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kilimli Kaymakamı Necdet Özdemir, burada yaptığı konuşmada, balıkçılığın ülke adına önemli bir gelir kaynağı olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Vatandaşların doğal ve sağlıklı bir yiyeceği daha bol miktarda kavuşacak olmasının önemine dikkati çeken Özdemir, "Bu sezon işleriniz ne kadar güzel olursa vatandaşlarımız da o kadar ucuz ve o kadar da çok bu yiyeceğe kavuşmuş olacak. Sizlere bol ve bereketli kazançlar diliyorum. İnşallah bu sezon diğer sezonlardan çok daha iyi olur umuduyla sezonun hayırlı olmasını temenni ediyorum." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özdemir, denizlerin temiz tutulmasının önemli olduğunu ifade ederek, "Denizlerimizi hem her türlü atıktan, kirlilikten korumak hem de balıkçılığın sürdürülebilir olması için devletin koyduğu kurallara uymanız çok önemli. Yasal sınırlar içerisinde avcılık yapmanız balıkçılığın geleceği için çok önemli. Biz balıkçılarımızdan bunu istirham ediyoruz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kentte 15 yıldır balıkçılık yapan Murat Bozkurt da yeni sezondan umutlu olduklarını dile getirerek, "Geçmiş senelerde fazla bir verim alamadık palamuttan ama palamut kendini gösterdi. İnşallah bu sene bol palamut bekliyoruz. Çinekop da olur inşallah. Bol, bereketli, kazasız bir sezon diliyorum." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Davetlilere balık ikram edilen törende daha sonra balıkçılar av sezonunun açılmasına dakikalar kala "vira bismillah" demek üzere denize açıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ege&amp;apos;de deniz av sezonu bereketli başladı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/egede-deniz-av-sezonu-bereketli-basladi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/egede-deniz-av-sezonu-bereketli-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Av sezonunun başlamasıyla denize açılan balıkçılar eli dolu döndü - İzmir Balıkçı İş Adamları Derneği Başkanı Şahin Çakan: - &quot;Ege&#039;de hamsi, sardalya bol miktarda çıktı. Denize 50 tane balıkçı çıktıysa hiç kimse eli boş dönmedi. Yüklü miktarda balık geldi. Şu anda balık halinde görüyorsunuz her tarafta balık dolu. Bunlar da piyasaya yansır&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/egede-deniz-av-sezonu-bereketli-basladi-1725296814.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Egede, deniz, sezonu, bereketli, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>"Vira bismillah" diyerek 1 Eylül'de denize açılan Egeli balıkçılar, ağların dolu çekilmesiyle sezona güzel başlangıç yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Av yasağının başladığı 15 Nisan'dan itibaren limanlara demirli balıkçı gemileri için deniz hasreti önceki gün sona erdi. Balıkçılık sezonunun başlamasıyla çok sayıda gemi İzmir Güzelbahçe Balıkçı Barınağı'ndan Ege Denizi'ne açıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>"Vira bismillah"</strong> diyerek denizin dalgalı sularıyla buluşan balıkçılar, yakaladıkları balıkları satmak için Ege'nin en büyük balık hali olan İzmir Su Ürünleri Hali'ne getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hareketliliğin gözlendiği halde sezonun ilk balıklarını almak isteyenler kıyasıya yarıştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ege Denizi'nden tutulan 50'ye yakın balık çeşidinin satışa sunulduğu İzmir Su Ürünleri Hali'nde diğer bölgelerden gelen türler de alıcı buluyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İzmir Balıkçı İş Adamları Derneği Başkanı Şahin Çakan, AA muhabirine, Ege Denizi ve Türkiye genelinde sezonun bereketli başladığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ege Bölgesi'nin Türkiye'nin hem balık tüketimi hem de üretiminde ön sıralarda yer aldığını ifade eden Çakan, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bizim en büyük korkularımızdan biri iklim değişikliğiydi. İnanılmaz derecede bir sıcaklık vardı. Deniz suyunun sıcaklığı da çok yüksekti. Ama biz umutlu ve güzel başladık. Karadeniz'de inanılmaz bir palamut vardı, bugün de devam ediyor. Ege'de hamsi, sardalya bol miktarda çıktı. Denize 50 tane balıkçı çıktıysa hiç kimse eli boş dönmedi. Yüklü miktarda balık geldi. Şu anda halde görüyorsunuz her tarafta balık dolu. Bunlar da piyasaya yansır."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "İnsanlarımız rahatlıkla balık tüketebilir"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Çakan, İzmir Körfezi'nde yaşanan toplu balık ölümlerinin balıkçılık sektörüyle bağlantısının olmayacağına işaret etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İzmir Körfezi'nin 1979 yılından beri balık avcılığına kapalı olduğunu dile getiren Çakan, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bizim endüstriyel dediğimiz gemilerin hiçbirinin İzmir Körfezi'ne girip avcılık yapma şansı yok. İzmir Körfezi'nde sadece sportif amaçlı olta balıkçılığı yapılıyordu. Onlara da yasak geldi. Şu anda hiçbir sıkıntı yok. İzmir Körfezi'nde oltacıların tuttuğu balığı da bizim satma imkanımız yok. Şu anda İzmir balık halinde görüyorsunuz. Buraya gelen balıkların hepsinin menşei belli. Hangi teknede tutulmuş, hangi alanda tutulmuş, çıkış yerleriyle beraber hallerin girişinde yer alıyor. Yani biz açık deniz avcılığı yapıyoruz ve onun devamını sağlıyoruz. İnsanlarımız rahatlıkla balık tüketebilir."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Esnaf mutlu</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Esnaf Osman Akbıyık da sezonun çok iyi başladığını belirterek, umutlu olduklarını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Körfezdeki balık ölümlerinin vatandaşları tedirgin ettiğini ama buradaki ürünlerin açıktan tutulduğunu vurgulayan Akbıyık, "Balıklar Karaburun, Çeşme, Didim tarafından geliyor, vatandaşımız rahatlıkla yiyebilirler. Bir sıkıntı yok." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İlk günlerde özellikle Karadeniz'de bol palamut çıktığını ve fiyatların da uygun olduğunu dile getiren Akbıyık, şunları söyledi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bugün 2 kamyon palamut geldi, tanesi 50 liradan satıldı. Vatandaş bu sene rahatlıkla ucuz balık yer diye düşünüyorum. Ege'de de iyi başladık, ileriki birkaç gün içerisinde daha iyi olacak inşallah. Hamsilerin kasası 600-700 lira, yani kilosu 50-60 liraya geliyor, iyi yani. Geçen sene de o paralaraydı ama böyle devam ederse sardalya, hamside daha düşebilir fiyatlar."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Okay Kaya ise sezonun bereketli olacağına inandığını, bunun da fiyatlara yansıyacağını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ege'den yaklaşık 50 çeşit balık çıktığını ve halkın bu sene bol bol balık yiyeceğini aktaran Kaya, buradan farklı kentlere de balık gönderildiğini ve fiyatların uygun olduğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İzmir Balık Avcıları Su Ürünleri Kooperatifinin Satış Temsilcisi Ahmet Kaya, sezonun başlamasıyla halde hareketliliğin yaşandığını, balıkçılık sektörünün sezona mutlu başladığını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rize&amp;apos;de balıkçılar &amp;quot;Vira bismillah&amp;quot; diyerek denize açıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/rizede-balikcilar-vira-bismillah-diyerek-denize-acildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/rizede-balikcilar-vira-bismillah-diyerek-denize-acildi</guid>
<description><![CDATA[ Denizlerde av yasağının sona ermesi dolayısıyla Rize&#039;de tören düzenlendi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/rizede-balikcilar-vira-bismillah-diyerek-denize-acildi-1725267923.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rizede, balıkçılar, Vira, bismillah, diyerek, denize, açıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce Gündoğdu Mahallesi'ndeki Motorcu Balıkçı Barınağı'nda organize edilen törene, Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, Belediye Başkanı Rahmi Metin ve diğer ilgililer katıldı.<br>
Rize Belediyesi Halk Oyunları ekibi, folklor gösterisi sundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Vali Baydaş, buradaki konuşmasında, "Geçen yılı 22 bin ton avla kapatmış olduk. Bu sene dua ediyoruz. İnşallah bu sezon kazasız, belasız ve bereketli geçsin. Bol, bereketli ürünler alalım. Hem bu işi yapanlar kazansın hem de vatandaşlarımız bol balık yesin." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Pasta kesilmesi ve havai fişek gösterisinin ardından balıkçılar "Vira bismillah" diyerek teknelerle denize açıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ordulu balıkçılar av için mavi sulara açıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/ordulu-balikcilar-av-icin-mavi-sulara-acildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/ordulu-balikcilar-av-icin-mavi-sulara-acildi</guid>
<description><![CDATA[ Denizlerde av yasağının sona ermesi dolayısıyla Ordu&#039;da yeni sezon için tören düzenlendi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/ordulu-balikcilar-av-icin-mavi-sulara-acildi-1725267338.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ordulu, balıkçılar, için, mavi, sulara, açıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Ordu Valiliği ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından Yalıköy Balıkçı Barınağı'nda organize edilen törene balıkçılar aileleriyle geldi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Vali Muammer Erol ile Fatsa Belediye Başkanı İbrahim Etem Kibar, sezonun tüm balıkçılara hayırlı olmasını diledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dua edilmesinin ardından aileleriyle vedalaşan balıkçılar, "Vira bismillah" diyerek tekneleriyle Karadeniz'e açıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Perşembe Balıkçılar Kooperatifi Başkanı Ünal Karadeniz, AA muhabirine, yeni sezonda palamudun bol olmasını beklediklerini belirterek, eylül ayı içinde palamut fiyatlarının gerileyeceğini, vatandaşların bol bol balık tüketebileceğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sinop&amp;apos;ta balıkçılar av sezonunun başlamasıyla &amp;quot;vira bismillah&amp;quot; diyerek denize açıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/sinopta-balikcilar-av-sezonunun-baslamasiyla-vira-bismillah-diyerek-denize-acildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/sinopta-balikcilar-av-sezonunun-baslamasiyla-vira-bismillah-diyerek-denize-acildi</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye’nin önemli balıkçılık kentlerinden Sinop’ta, balıkçılar su ürünleri av sezonunun başlamasıyla &quot;vira bismillah&quot; diyerek denize açıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/sinopta-balikcilar-av-sezonunun-baslamasiyla-vira-bismillah-diyerek-denize-acildi-1725267537.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sinopta, balıkçılar, sezonunun, başlamasıyla, vira, bismillah, diyerek, denize, açıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Sinop Limanı'nda düzenlenen sezon açılış töreninde konuşan Vali Mustafa Özarslan, Sinop ekonomisi için balıkçılığın çok önemli olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçıların 4,5 aylık deniz hasretinin an itibarıyla sona erdiğini vurgulayan Özarslan, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Üç tarafı denizle çevrili Sinop için balıkçılık faaliyetleri çok önem arz ediyor. Sinop bu av sezonunda da bereketli sularıyla Karadeniz’in balıkçılık sektörüne liderlik etmeye devam edecektir. Bunu yaparken de kurallara mutlaka uyacağız. Denetim esastır ama burada önemli olan öz denetim. Balıkçılarımızın kendi içlerinde yapacakları denetim her şeyden daha önemlidir. Lütfen denizlerimizi kirletmeyelim, geleceğimize sahip çıkalım. Vira bismillah diyen tüm balıkçılarımıza kazasız, belasız bol kazançlar elde edecekleri bir sezon diliyorum.”</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Vali Özarslan’ın konuşmasının ardından halk oyunları ve havai fişek gösterileri sunuldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kurban kesiminin ardından balıkçılar dualarla denize uğurlandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bodrum&amp;apos;da su ürünleri av sezonu açılış töreni düzenlendi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/bodrumda-su-urunleri-av-sezonu-acilis-toereni-duzenlendi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/bodrumda-su-urunleri-av-sezonu-acilis-toereni-duzenlendi</guid>
<description><![CDATA[ Muğla Valisi İdris Akbıyık: - &quot;Balıkçılık, su ürünlerinde de Türkiye&#039;de lider durumdayız. İhracatımız neredeyse 1 milyar doları buluyor ve birinci sıradayız&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/bodrumda-su-urunleri-av-sezonu-acilis-toreni-duzenlendi-1725259050.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bodrumda, ürünleri, sezonu, açılış, töreni, düzenlendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Muğla'nın Bodrum ilçesinde, denizlerde avlanma yasağının 1 Eylül'de sona erecek olması nedeniyle su ürünleri av sezonu açılış töreni gerçekleştirildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce Torba Mahallesi'ndeki Balıkçı Barınağı'nda düzenlenen törende 40 bin levrek yavrusu denize salındı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Muğla Valisi İdris Akbıyık, törende yaptığı konuşmada, kentin su ürünlerinde de önemli yere sahip olduğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akbıyık, "Balıkçılık, su ürünlerinde de Türkiye'de lider durumdayız. İhracatımız neredeyse 1 milyar doları buluyor ve birinci sıradayız. O da sizlerin sayesinde, sizlerin üretimiyle oluyor, sizlerin denizlerimize sahip çıkmasıyla oluyor. Tarım ve Orman Bakanlığımızın ilimizdeki, ülkemizdeki tarıma, balıkçılığa vermiş olduğu destekler hiç şüphesiz bu denizlerde sürdürülebilir balıkçılık yapma anlamında önem taşıyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci de denizlerin nimetlerinin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için çalışmalara devam edeceklerini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Muğla Tarım ve Orman İl Müdürü Barış Saylak ise Muğla'nın su ürünleri ihracatında rekorlar kırdığını belirterek, emeği geçenlere teşekkür etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Birinci önceliklerinin sürdürülebilir su ürünleri avcılığı ve yetiştiriciliği olduğunu dile getiren Saylak, Türkiye'de ilk olarak 12 kişilik su ürünleri dalış timi kurduklarını, kaçak avcılıkla mücadele konusunda teknolojik imkanlardan yararlandıklarını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği Başkanı Ramazan Özkaya da bu sene denizlerde palamudun bol olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Konuşmaların ardından balıkçılara avcılık izin belgelerini verildi. Açık artırmayla balık satışının gerçekleştirildiği etkinlikte, yeni faaliyete başlayan su ürünleri kontrol botunun açılışı da yapıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dualar okunduktan sonra Vali Akbıyık'ın da aralarında olduğu yetkililer ve törene katılanlar, denizlerde avlanma yasağının 1 Eylül'de sona erecek olması dolayısıyla balıkçı tekneleriyle "vira bismillah" diyerek denize açıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Etkinlikte, dalgıçların az miktarda atığa rastladığı deniz dibi temizliği de gerçekleştirildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Programa, Bodrum Kaymakamı Mustafa Çit, Milliyetçi Hareket Partisi Merkez Disiplin Kurulu Başkanı Abdullah Bahadır Alperen'in de aralarında olduğu çok sayıda kişi katıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tekirdağlı balıkçılar dualarla denize uğurlandı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/tekirdagli-balikcilar-dualarla-denize-ugurlandi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/tekirdagli-balikcilar-dualarla-denize-ugurlandi</guid>
<description><![CDATA[ Tekirdağ&#039;da balıkçılar, balık avına dualarla uğurlandı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/tekirdagli-balikcilar-dualarla-denize-ugurlandi-1725257762.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tekirdağlı, balıkçılar, dualarla, denize, uğurlandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Tekirdağ Büyükşehir Belediyesince av sezonunun açılışı dolayısıyla Kumbağ Mahallesi'ndeki balıkçı barınağında tören düzenlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Edilen duanın ardından aileleri ile vedalaşan balıkçılar "vira bismillah" diyerek tekneleriyle Marmara Denizi'ne açıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Süleymanpaşa Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı İbrahim Pehlivanoğlu, sezonun tüm balıkçılara hayırlı olmasını temenni etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçı Hüseyin Oğuz ise bol balık avlanan bir sezon geçirmek istediklerini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçılar yasağın bitimiyle avlanmaya başlayacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>CHP Genel Başkanı Özel, &amp;quot;Balık Av Sezonu Açılışı&amp;quot;nda konuştu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/chp-genel-baskani-ozel-balik-av-sezonu-acilisinda-konustu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/chp-genel-baskani-ozel-balik-av-sezonu-acilisinda-konustu</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Üç tarafı denizlerle çevrili ve Marmara Denizi gibi dünyanın en kıymetli iç denizine sahip ülkemizde bir denizcilik bakanlığı yok. Denizcilik Bakanlığı olmadığı için balıkçıların sorunlarını dinleyen, çözüme kavuşturacak mekanizmalar çok zayıf ve hantal kalıyor&quot; - &quot;Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında ilk atanan bakanlar kurulunda Denizcilik Bakanı olacak. Balıkçıların sorununu her daim birinci gündemi yapacak. Balıkçıların yüzünü güldürürsek onlar da hepimizin yüzünü güldürür &quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/chp-genel-baskani-ozel-balik-av-sezonu-acilisinda-konustu-1725273316.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>CHP, Genel, Başkanı, Özel, Balık, Sezonu, Açılışında, konuştu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>CHP Genel Başkanı <strong>Özgür Özel</strong>, balıkçıların sorunlarının çaresinin Denizcilik Bakanlığının kurulması olduğunu belirterek, "Üç tarafı denizlerle çevrili ve Marmara Denizi gibi dünyanın en kıymetli iç denizine sahip ülkemizde bir denizcilik bakanlığı yok. Denizcilik Bakanlığı olmadığı için balıkçıların sorunlarını dinleyen, çözüme kavuşturacak mekanizmalar çok zayıf ve hantal kalıyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özel, Rumelifeneri Mahallesi Balıkçı Barınağında "Balık Av Sezonu Açılışı"na katıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Açılışta konuşan Özel, balıkçıların sorunlarını bildiklerini ve iktidara geldiklerinde bu sorunları çözeceklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bilinçli avlamanın önemine dikkati çeken Özel, Mecliste balıkçılık araştırma komisyonu kurduklarını ve bu komisyonun çok önemli çalışmalar yaparak, bir rapor hazırladığını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özel, bu rapor sayesinde balıkçıların sorunlarına ilişkin çok önemli bir adım atıldığını aktararak, balıkçılığın resmiyette bir meslek olarak tanımlanmamasının önemli bir sorun olduğunu kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçıların da sosyal güvenceye sahip olmaları gerektiğine işaret eden Özel, "Balıkçılara yapılan destekler var ama çok yetersiz, bu desteklerin arttırılması gerekiyor. Yine liman ve iskelelerin fiziki sorunlarının çözülmesi gerekiyor. Türkiye'de çözülmesi gereken birçok sorun var ama kimse üzülmesin hepsinin çaresi var. Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye'nin aradığı güvenli limandır. Zor günlerden kurtulmak için ve yeniden çok daha güçlü bir şekilde yelkenlere rüzgarı doldurmak için Türkiye'nin Cumhuriyet Halk Partisi'ne ihtiyacı var. Sezonun açılışı hayırlı olsun. Vira bismillah diyoruz. Bereketli olsun." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dualarla yeni av sezonun açılışının ardından Özel, bir balıkçı teknesiyle denize açıldı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Çare bir denizcilik bakanlığının kurulması"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Dönüşte gemide gazetecilere açıklama yapan Özel, "Av yasakları bitti. Bütün bir yazı bu geceye hazırlıkla geçiren, ekmeğini denizden çıkaran kardeşlerimizle birlikte denize açıldık. Hep beraber vira bismillah dedik. Bundan sonra kazançlarının bol ve bereketli olmasını diledik. Geçen sene burada 8-9 metrelik dalgaların yarattığı büyük bir yıkım olmuştu. 'Onarılmaması durumunda gelecek sene büyük bir felaket olur.' diyorlar. Artık balıkçı, kendisine gerçekten sahip çıkılmasını bekliyor." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özgür Özel, balıkçıların birçok sorunu olduğunun altını çizerek, sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Barış Karadeniz milletvekilimizin önerisiyle Mecliste kurulan komisyon aslında neler yapılması gerektiğini tek tek sıraladı. İş bunları uygulamakta. Maalesef hükümet bunları uygulamadığı için ciddi sıkıntılar var. Çare bir Denizcilik Bakanlığının kurulması. Üç tarafı denizlerle çevrili ve Marmara Denizi gibi dünyanın en kıymetli iç denizine sahip ülkemizde Denizcilik Bakanlığı yok. Denizcilik Bakanlığı olmadığı için balıkçıların sorunlarını dinleyen, çözüme kavuşturacak mekanizmalar çok zayıf ve hantal kalıyor. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında ilk atanan bakanlar kurulunda Denizcilik Bakanı olacak. Balıkçıların sorununu her daim birinci gündemi yapacak. Biz bu ülkede balıkçıların yüzünü güldürürsek onlar da hepimizin yüzünü güldürür. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2024&amp;2025 Su Ürünleri Av Sezonu Açılışı&amp;apos;nda konuştu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/cumhurbaskani-erdogan-2024-2025-su-urunleri-av-sezonu-acilisinda-konustu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/cumhurbaskani-erdogan-2024-2025-su-urunleri-av-sezonu-acilisinda-konustu</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Sektörümüzün finansman ihtiyacını karşılamak için toplam 35 milyar lira Hazine destekli yatırım ve işletme kredisi sağladık. Önümüzdeki 3 yıllık dönemde de balıkçılarımızın Hazine destekli tarımsal kredi limitini 15 milyon liradan 40 milyon liraya çıkardık&quot; - &quot;Geçtiğimiz hafta İzmir Körfezi&#039;ndeki sahneleri hep beraber gördük. 3 sene önce Haliç&#039;te yaşadığımız müsilaj sıkıntısını çok iyi hatırlıyoruz. İhmalkarlığın, umursamazlığın bedelini sadece denizlerimiz, sadece balıkçılarımız değil milletçe hepimiz ödüyoruz&quot; - &quot;Balıkçılarımızın avlanma hakkı elde edebilmesi amacıyla her yıl yeni ülkelerle balıkçılık anlaşmalarına imza atıyoruz. Başta Afrika ülkeleri olmak üzere geçen yıl 10 olan anlaşma sağladığımız ülke sayısını bu yıl 15&#039;e çıkardık. 12 ülkeyle de müzakerelerimizde son aşamaya geldik&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/cumhurbaskani-erdogan-2024-2025-su-urunleri-av-sezonu-acilisinda-konustu-1725268773.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Cumhurbaşkanı, Erdoğan, 2024-2025, Ürünleri, Sezonu, Açılışında, konuştu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, balıkçılık sektörünün finansman ihtiyacını karşılamak için toplam 35 milyar lira Hazine destekli yatırım ve işletme kredisi sağladıklarını belirterek, ''Önümüzdeki 3 yıllık dönemde de balıkçılarımızın Hazine destekli tarımsal kredi limitini 15 milyon liradan 40 milyon liraya çıkardık." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yenikapı'da düzenlenen 2024-2025 Su Ürünleri Av Sezonu Açılışı programında yaptığı konuşmada, her yıl olduğu gibi yine hep birlikte "Vira bismillah" diyerek sezonu açtıklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçılığın, Yunus Aleyhisselam'ın, sabredenin, "Ya nasip" diyenlerin mesleği olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir kaptanın oğlu olarak, bir kardeşiniz olarak, heyecanınızı gözlerinizden okuyorum. Sizlerin şahsında tüm balıkçı kardeşlerimize Rabbimden bereketli, başarılı bir sezon niyaz ediyorum. Ağlarınızın hep dolu olmasını, dolu gelmesini temenni ediyorum." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar daima balıkçıların yanında olduklarını vurgulayarak, "Sektörümüzün gelişmesi için reel rakamlarla 23 milyar lira ÖTV indirimli yakıt desteği, 16 milyar lira yetiştiricilik desteği, 561 milyon lira küçük ölçekli balıkçılık desteği başta olmak üzere toplam 45 milyar lira doğrudan nakdi destek sağladık." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçılara yönelik desteklerinin sadece bunlarla kalmadığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Sektörümüzün finansman ihtiyacını karşılamak için toplam 35 milyar lira Hazine destekli yatırım ve işletme kredisi sağladık. Önümüzdeki 3 yıllık dönemde de balıkçılarımızın Hazine destekli tarımsal kredi limitini 15 milyon liradan 40 milyon liraya çıkardık. Ayrıca balık stoklarımızı artırmak adına denizlerde ve iç sularda balıklandırma faaliyetini hayata geçirdik. Cumhuriyetimizin 100. yılı olan 2023'te tam 100 milyon balık yavrusunu bereketli sularımızla buluşturduk. Verdiğimiz bu desteklerin karşılığını da hamdolsun aldık, alıyoruz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Cumhurbaşkanı Erdoğan, balıkçıların yoğun emeği, gayretli çabaları ve sağlanan destekler sayesinde su ürünlerinin her zaman rekorların sektörü olduğunu dile getirerek, "2023-2024 sezonunda yıllık üretim miktarı ilk defa 1 milyon tonu geçerek, bu rekorlara yenisi eklendi. Bu rakamın 454 bin tonu avcılıktan elde edildi. Sadece üretimde değil, ihracatta da her yıl üst üste rekor kırıyoruz. Son olarak, geçtiğimiz yıl yüzde 40'ı Avrupa Birliği üyesi olmak üzere yaklaşık 100 ülkeye ihracat yaptık. Böylece ülke ekonomisine tam 1,7 milyar dolarlık kazanç sağladık. Tüm bu başarılarda emeği olan balıkçılarımıza teşekkür ediyorum." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sürdürülebilir balıkçılık için bereketli denizlerin korunması gerektiğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Maalesef bu konuda çok ciddi eksiklerimiz bulunuyor. Geçtiğimiz hafta İzmir Körfezi'ndeki sahneleri hep beraber gördük. 3 sene önce Haliç'te yaşadığımız müsilaj sıkıntısını çok iyi hatırlıyoruz. İhmalkarlığın, umursamazlığın bedelini sadece denizlerimiz, sadece balıkçılarımız değil milletçe hepimiz ödüyoruz. Bunun için siz balıkçı kardeşlerimizden daha fazla hassasiyet bekliyorum. En son teknolojiyle donatılmış balıkçı gemilerimiz sadece kendi kara sularımızda değil artık uluslararası sularda da boy gösteriyor. Balıkçılarımızın avlanma hakkı elde edebilmesi amacıyla her yıl yeni ülkelerle balıkçılık anlaşmalarına imza atıyoruz. Başta Afrika ülkeleri olmak üzere geçen yıl 10 olan anlaşma sağladığımız ülke sayısını bu yıl 15'e çıkardık. 12 ülkeyle de müzakerelerimizde son aşamaya geldik."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trabzon&amp;apos;da balık avı sezonunun açılışı dolayısıyla tören düzenlendi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/trabzonda-balik-avi-sezonunun-acilisi-dolayisiyla-toeren-duzenlendi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/trabzonda-balik-avi-sezonunun-acilisi-dolayisiyla-toeren-duzenlendi</guid>
<description><![CDATA[ Trabzon&#039;da yarın başlayacak balık avı sezonu dolayısıyla tören yapıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/trabzonda-balik-avi-sezonunun-acilisi-dolayisiyla-toren-duzenlendi-1725257711.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trabzonda, balık, avı, sezonunun, açılışı, dolayısıyla, tören, düzenlendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Çarşıbaşı ilçesindeki Yoroz Limanı'nda düzenlenen Balıkçılık Av Sezonu Açılışı törenine, Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, AK Parti Trabzon milletvekilleri Mustafa Şen, Vehbi Koç, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Gürkan Üçüncü, Sahil Güvenlik Doğu Karadeniz Grup Komutanı Binbaşı Aytaç Bayırlı, Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, ilçe belediye başkanları ve balıkçılar katıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Törende konuşan Vali Aziz Yıldırım, yasağın kalkmasıyla birlikte balıkçıların 'Vira Bismillah' diyerek ağlarını denize bırakacaklarını belirterek, bereketli sezonlar diledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bir zamanlar dünya denizlerinde vardık. Şimdi de oluruz. Barbaros'un torunlarıyız. Önümüzdeki sezon inşallah geçtiğimiz sezondan çok daha bereketli olsun. Çok daha üretimi bol olsun. Bütün balıkçılarımız kazasız belasız bir sezon geçirmelerini, bol miktarda inşallah bol miktarda balık yakalayıp denizleri kurutmamak şartıyla tezgahlara koyabilmelerini, tezgahlarda da daha ekonomik şartlarda balık satılabilmesini temenni ediyorum."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı da olan Trabzon Milletvekili Mustafa Şen de AK Parti hükümetleri döneminde deniz ve denizcilikle ilgili gerekli çalışmaların yapıldığını ve atılması gereken adımların atıldığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçılığın daha sonraki yıllarda çocuklarımıza ve torunlarımıza kadar bereketiyle yürüyebilmesi için geleceğe sahip çıkılması gerektiğine işaret eden Şen, "Yani denizleri hor kullanmamamız lazım. Böylece 50 yıl sonra da tüm bereketiyle deniz bize ikramda bulunmaya devam etsin." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AK Parti Trabzon Milletvekili Vehbi Koç ise sektörün içinden geldiğini, bu nedenle de balıkçıların sorunlarını iyi bildiğini belirterek, balıkçıların sorunlarını çözmek için Meclis'te çalışmalara devam ettiklerini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Trabzon Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan da Trabzon'da bin 19 balıkçı gemisi, 23 balıkçı yardımcı gemisi, deniz kafesi işletmelerinde lojistik faaliyetlerle ruhsatlandırılan 31 gemiyle faaliyetlerin sürdürüldüğünün altını çizerek, "Gerçek kişi ruhsat sahibi 6 bin 112 tayfa ile deniz balıkçılığı yapılmaktadır. İlimizde su ürünlerinin örgütlenmesi açısından 24 su ürünleri balıkçı kooperatifi ve 1 su ürünleri kooperatifleri merkez birliği bulunmaktadır. Balıkçımıza lojistik destek sağlamak amacıyla 28 kıyı yapısı mevcuttur." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sezonun bereketli geçmesi için dua edilen tören, Büyükşehir Belediyesi Mehteran Takımı'nın gösterisiyle devam etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Halk oyunları ekibinin de gösteri yaptığı program, protokol üyelerinin gece ava çıkacak bazı balıkçı teknelerini gezmeleriyle sona erdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kastamonu&amp;apos;da av sezonu açılış töreni yapıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kastamonuda-av-sezonu-acilis-toereni-yapildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kastamonuda-av-sezonu-acilis-toereni-yapildi</guid>
<description><![CDATA[ Kastamonu&#039;nun İnebolu ilçesinde, denizlerde avlanma yasağının 1 Eylül itibarıyla sona ermesi dolayısıyla tören düzenlendi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/kastamonuda-av-sezonu-acilis-toreni-yapildi-1725255154.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kastamonuda, sezonu, açılış, töreni, yapıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İnebolu Evrenya Limanı'ndaki tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tarım ve Orman İl Müdür Yardımcısı Özcan Gazioğlu, burada yaptığı konuşmada, Kastamonu'nun Karadeniz'e irtibatlı 6 ilçesinde 170 kilometre sahil şeridi bulunduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Toplamda 9 balıkçı barınağı, 1 liman, 233 balıkçı gemisi ve 1182 su ürünleri ruhsat tezkeresi olduğunu anlatan Gazioğlu, "Kastamonu, 604 amatör balıkçı belgesine sahip balıkçımız ile de su ürünleri potansiyeli oldukça yüksek bir il portresi çizmektedir. 15 Nisan'da başlayan genel av yasağı 1 Eylül'de sona ermektedir." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gazioğlu, Kastamonu'da geçen yıl yetiştiricilik yoluyla 420 ton, avcılık yoluyla 15 bin ton su ürünleri üretimi yapıldığını belirterek, "Avcılık yoluyla gerçekleşen üretimin 12 bin tonunu hamsi, kalan miktarı ise muhtelif türdeki balıklar oluşturmaktadır. Geleneksel kıyı balıkçılığının kayıt altına alınması ve desteklenmesi kapsamında 2024 yılında 205 balıkçı gemimiz için toplamda 928 bin lira destekleme ödemesi yapılmıştır." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İnebolu İlçe Tarım ve Orman Müdürü Hülya Karaaslan da İnebolu'da 12 metre altı 101, 12 metre üstü de 7 olmak üzere toplam 108 balıkçı gemisi bulunduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Evrenye Su Ürünleri Kooperatifi Başkan Yardımcısı Turan Akın, balıkçıların haklarını savunmak, avlanma süreçlerini düzenlemek ve deniz kaynaklarının sürdürülebilir bir şekilde kullanılmasını sağlamak adına yıllardır emek verdiklerini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sezonun bereketli ve kazançlı geçmesini umut ettiğini dile getiren Akın, "Yalnızca av miktarına değil, sürdürülebilirliğe, doğaya saygıya ve stokların korunmasına odaklanmak zorundayız. Kooperatif olarak bu konuda balıkçılarımızın yanında olacağız, onlara rehberlik etmeye devam edeceğiz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Konuşmaların ardından Kur'an-ı Kerim okunarak balıkçılık sezonunun bereketli olması için dua edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kurban kesilmesinin ardından program sona erdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>2024&amp;2025 Su Ürünleri Av Sezonu Açıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/2024-2025-su-urunleri-av-sezonu-acildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/2024-2025-su-urunleri-av-sezonu-acildi</guid>
<description><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı: - &quot;Yoğun bir çabayla hazırlanan, balıkçılık kurallarını 4 yıllık süreyle geçerli olmak üzere bir tebliğle yayınlamış olduk. İnşallah bu tebliğimiz bu gece yarısı sezonla birlikte yürürlüğe girmiş olacak&quot; - &quot;Bizim nihai hedefimiz, sizlerin (balıkçılar) göğsünüzü gere gere geleceğe matuf bir meslek bırakmanız olacak, bununla ilgili çalışmaya devam edeceğiz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/2024-2025-su-urunleri-av-sezonu-acildi-1725257203.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>2024-2025, Ürünleri, Sezonu, Açıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yoğun bir çabayla hazırlanan, balıkçılık kurallarını 4 yıllık süreyle geçerli olmak üzere bir tebliğle yayınladıklarını belirterek, "İnşallah bu tebliğimiz bu gece yarısı sezonla birlikte yürürlüğe girmiş olacak." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla Yenikapı'da gerçekleşen 2024-2025 Su Ürünleri Av Sezonu Açılış Töreni'nde Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da yer aldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, törendeki konuşmasına, Bakanlık olarak her zaman balıkçıların yanında olduklarını söyleyerek başladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sektörle ilgili adımlar atarken bunu hep birlikte yaptıklarını belirten Yumaklı, "Kimi zaman bir balıkçı teknesinde kimi zaman bir balıkçı barınağında sizlerle muhabbet ettik ve yol haritamızı birlikte belirledik. Hepinizin malumu olduğu üzere sizlerin talepleri, akademisyenlerimizin çalışmaları ve sektör temsilcilerimizin görüşleriyle balıkçılıkta yeni bir yola girdik." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yumaklı, bu yoldaki hedeflerinin balıkçıların kazancını ve balıkçılığın sürdürülebilirliğini sağlamak olduğunu kaydederek, "Nitekim, yoğun bir çabayla hazırlanan, balıkçılık kurallarını 4 yıllık süreyle geçerli olmak üzere bir tebliğle yayınlamış olduk. İnşallah bu tebliğimiz bu gece yarısı sezonla birlikte yürürlüğe girmiş olacak." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yaklaşık 1 yıllık hazırlıkla yürürlüğe girecek, hayata geçecek olan bu tebliğe ilişkin, balıkçılardan ve diğer sektör paydaşlarından ulaşan 4 bin 200 görüşü tek tek değerlendirdiklerini aktaran Bakan Yumaklı, balıkçılık sektörünün tüm dinamiklerini barındıran ve büyük oranda uzlaşı içerisinde hazırlanan Avcılık Tebliği'nin hayırlı, uğurlu olmasını diledi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Balıkçılarımıza bereketli kazançlar diliyoruz"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, üzerinde hassasiyetle durdukları konuların başında hiç şüphesiz planlı üretim geldiğini belirterek, "Su ürünlerinde de aynı hayvansal ve bitkisel üretimde olduğu gibi bu üretim sürecini başlatıyoruz. Su ürünlerinde ve hayvansal üretimde yılbaşı itibarıyla hayata geçirdik, bitkisel üretimde de inşallah aynı balıkçılıktaki sezonun açılışı gibi eylül ayı itibarıyla bu üretim planlamasını hayata geçiriyoruz." şeklinde konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bütün bu planlamaları bugünü değil, yarını düşünerek hareket edip sektör temsilcileriyle, akademisyenlerle hazırladıklarını dile getiren Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bizim nihai hedefimiz, sizlerin göğsünüzü gere gere geleceğe matuf bir meslek bırakmanız olacak, bununla ilgili çalışmaya devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımıza her zaman olduğu gibi, bu anlamlı günde de bizimle birlikte olduğu için, liderliği ve sektöre hamiliği için zatıalilerine şükranlarımı arz ediyorum. Balıkçılarımıza bereketli kazançlar diliyor, av sezonu açılışının ülkemize ve sektörümüze hayırlar getirmesini diliyorum."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Konuşmaların ardından aile fotoğrafı çekilerek yeni sezon için dua edildi ve denize balık bırakıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Karadeniz&amp;apos;e ağ atacak Kırklarelili balıkçılar palamudun izini sürecek</title>
<link>https://trafikdernegi.com/karadenize-ag-atacak-kirklarelili-balikcilar-palamudun-izini-surecek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/karadenize-ag-atacak-kirklarelili-balikcilar-palamudun-izini-surecek</guid>
<description><![CDATA[ Kırklareli&#039;nin Demirköy ilçesine bağlı İğneada beldesindeki balıkçılar, yeni av sezonu için hazırlıklarını tamamladı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/karadenize-ag-atacak-kirklarelili-balikcilar-palamudun-izini-surecek-1725253817.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Karadenize, ağ, atacak, Kırklarelili, balıkçılar, palamudun, izini, sürecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Bölgedeki balıkçılar, bu gece av yasağının sona ermesiyle birlikte ağlarını denize bırakacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çapari ile balık avlayan küçük balıkçı tekneleri ise yakaladıkları palamutlarla limana dönüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçı Ömer Şanlı, AA muhabirine, bu yıl denizin bereketli olacağına inandığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çapari ile güzel avcılık yaptıklarını belirten Şanlı, hava muhalefetine rağmen balık avladıklarını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu yıl palamudun yüz güldüreceğini dile getiren Şanlı, "Kısmetimize bugün biraz ufak palamutlar takıldı. Palamut şu an yeni yeni yağlanıyor. Bu yıl bereketli bir sezon geçireceğiz gibi duruyor. Bu gece yarısı ağlarımızla denize açılacağız." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçı Günay Arapoğlulları da tüm hazırlıklarını tamamladıklarını ve denize açılma saatini beklediklerini kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Samsunlu balıkçılar &amp;quot;Vira bismillah&amp;quot; dedi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/samsunlu-balikcilar-vira-bismillah-dedi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/samsunlu-balikcilar-vira-bismillah-dedi</guid>
<description><![CDATA[ Samsun&#039;da balıkçılar, av yasağının sona ermesiyle &quot;Vira bismillah&quot; diyerek denize açıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/samsunlu-balikcilar-vira-bismillah-dedi-1725267184.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Samsunlu, balıkçılar, Vira, bismillah, dedi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Canik Balıkçı Barınağı'nda düzenlenen törende, balıkçılar sezonun başlamasını horon teperek kutladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Vali Orhan Tavlı, tüm balıkçılara hayırlı ve bereketli bir sezon diledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam da 15 Nisan'da başlayan av yasağının 1 Eylül itibarıyla sona erdiğini hatırlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçıların av yasaklarına uymasını isteyen Sağlam, "Av yasaklarının bir sebebi var. Hem vatandaşımıza ucuz balık yedirebilmek hem de gelecek nesillerimize sürdürülebilir balıkçılık bırakmak istiyoruz. Her canlının üreme mevsiminde üremesine fırsat vermek gerekiyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Samsun'un, orta su trolü ve gırgırın Türkiye'de birinci sırada yapıldığı il olduğunu dile getiren Sağlam, "Geçen yıl ülke genelinde 350 ile 400 bin ton arasında yapılan avcılıkta Samsun olarak 59 bin 800 ton avcılık yapıldı. En çok avlanan balık, çaça ve hamsi. Bunun yanı sıra bu yıl palamut daha bol olacak ancak deniz suyu daha soğumadı, balıkçılarımız 15 gün daha beklerse balığın daha yağlı ve güzel olacağını düşünüyoruz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçıların deniz suyu sıcaklığını takip etmesi gerektiğini vurgulayan Sağlam, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bakanlığımız tarafından bu yıl ilk defa hamside 400 bin ton kotası getirildi. Teknenin her birine bir kota verildi. Bu tekneleri hem karaya çıktıkları noktada hem de hallerde sürekli takip edeceğiz. Mutlak suretle balıkçılar kotaya uysunlar. Deniz suyu halen soğumadı. Bunun için Tarım ve Orman Bakanlığı'mıza gelecek yıl için sezonun 1 Eylül'de değil, 15 Eylül'de başlaması konusunda teklifte bulunabiliriz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Samsun Su Ürünleri Kooperatifleri Birliği Başkanı Atıf Malkoç da bereketli bir sezon beklediklerini ifade ederek, "Bu yıl balıkçılıktan umutluyuz. Her şey iyi görünüyor. Havalar biraz sıcak, oradan bir sıkıntımız var ama gerisi çok iyi. Denizde hamsi var. Başta palamut, istavrit, mezgit ve çinekop birbirini tamamlayacak bu yıl. Havaların biraz daha soğumasıyla iyi bir avcılık olacak." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Programa, CHP Samsun Milletvekili Murat Çan, Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan ve AK Parti İl Başkanı Mehmet Köse de katıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Havai fişek gösterisinin ardından gırgır ve küçük balıkçı tekneleri dualarla uğurlandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Beyşehir Gölü&amp;apos;nde balıkçılara sıkı takip</title>
<link>https://trafikdernegi.com/beysehir-goelunde-balikcilara-siki-takip</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/beysehir-goelunde-balikcilara-siki-takip</guid>
<description><![CDATA[ Beyşehir Gölü&#039;nde serbest dönem avlanma faaliyetlerine yönelik denetimler sürüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/beysehir-golunde-balikcilara-siki-takip-1725089912.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Beyşehir, Gölünde, balıkçılara, sıkı, takip</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Beyşehir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri son dönemde boy limiti altında balık avının önüne geçmek için başlattığı denetimleri sıklaştırdı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kontrol ekipleri hemen hemen her gün denetimlere çıkarak, avı yapılan su ürünlerini takip ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İlçe genelinde faaliyet gösteren balık işleme tesislerinin yanı sıra perakende balık satış yerleri de kontrol ediliyor, avı yapılan balıkların boy yasaklarına uygun olarak avlanıp avlanmadığı yapılan ölçümlerle denetleniyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ekipler, avlananlara, sazan balığı için 40, sudak ve kadife sazanı için 26, tatlı su kefali için ise 20 santim boy yasağı uyarısı yapıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>

<p> </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Karadenizli balıkçılar yeni sezonda palamuttan umutlu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/karadenizli-balikcilar-yeni-sezonda-palamuttan-umutlu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/karadenizli-balikcilar-yeni-sezonda-palamuttan-umutlu</guid>
<description><![CDATA[ Perşembe Balıkçılar Kooperatifi Başkanı Ünal Karadeniz: - &quot;Temmuz ve ağustosta palamut işaretleri çok iyi gözüktü. Bu sezon palamut avının geçen sezona göre çok iyi geçmesini bekliyoruz&quot; - Piraziz Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Hamdi Arslan: - &quot;Şartlar uygun olursa güzel bir sezon geçiririz. Vatandaşlarımız da bol ve ucuz balık tüketecekler gibi görünüyor&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/karadenizli-balikcilar-yeni-sezonda-palamuttan-umutlu-1725089138.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Karadenizli, balıkçılar, yeni, sezonda, palamuttan, umutlu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Av yasağının kalkacağı 1 Eylül öncesi tekne ve ağlarını onararak hazırlıklarını tamamlayan Karadenizli balıkçılar, yeni sezonda palamut bereketi bekliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ordu'da faaliyet gösteren Perşembe Balıkçılar Kooperatifi Başkanı <strong>Ünal Karadeniz</strong>, AA muhabirine, 15 Nisan'da başlayan av yasağı sonrası teknelerin bazı ekipmanlarının yenilendiğini, ağların onarıldığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Geçen sezon son 62 yılın en düşük palamut avını gerçekleştirdiklerini ifade eden Karadeniz, "Buna nazaran hamsi avı çok iyi geçmişti. Temmuz ve ağustosta palamut işaretleri çok iyi gözüktü. Bu sezon palamut avının geçen sezona göre çok iyi geçmesini bekliyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Karadeniz, 31 Ağustos'u 1 Eylül'e bağlayan gece "<strong>Vira bismillah</strong>" diyerek yeni sezona başlayacaklarını kaydederek, sezona palamudun yanı sıra istavrit ve barbunya avıyla başlayacaklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Vatandaşların fiyat konusunda rahat olmasını isteyen Karadeniz, "Yeni av sezonunun açılmasıyla vatandaşlarımız çok ucuza balık tüketebilecek. Özellikle palamut ve istavriti çok uygun fiyattan sofralarına götürebilecekler." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ünal Karadeniz, tüm balıkçıların büyük heyecan içerisinde olduğunu da dile getirerek, "Herkes çok heyecanlı. Bir an önce denize açılmayı bekliyor herkes. İnşallah tüm balıkçılar için bol ve bereketli bir sezon geçer." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Giresun</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Piraziz Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Hamdi Arslan ise sezonun palamut avıyla başlayacağını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Şu anda Karadeniz'in belli noktalarında balığın bol olduğuna işaret eden Arslan, "Bazı noktalarda biraz zayıf ama Karadeniz'in genelinde balık mevcut." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Arslan, yeni sezondan umutlu olduklarını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Son 2-3 yıla göre bu sezon daha iyi geçeceğe benziyor. Bu umudu taşıyoruz. Çünkü gördüğümüz ibareler onu gösteriyor. Umutlu başlayacağız sezona. Tabii şartlar da önemli. Şartlar uygun olursa güzel bir sezon geçiririz. Vatandaşlarımız da bol ve ucuz balık tüketecekler gibi görünüyor."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çinekop ve istavrit açısından da iyi bir sezon beklediklerini dile getiren Arslan, hamsi için konuşmanın şu an için erken olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Trabzon</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Çarşıbaşı ilçesindeki Yoroz balıkçı barınaklarında ağları onaran balıkçılardan Erol Akyol, yeni sezondan umutlu olduklarını ifade ederek, "Çok palamut var. İnşallah iyi olur. Ağlarımız denize atılmaya hazır." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Korkut Yılmaz da av sezonunun bütün balıkçılar için hayırlı uğurlu olmasını dileyerek, "Hazırlıklarımızı tamamlıyoruz. Allah izin verirse yasak kalkınca denize açılacağız. Sezonumuz geçen sene güzel geçti, inşallah bu sene de öyle olur." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Rize</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Rize Artvin Su Ürünleri Kooperatifi Birliği Başkanı Barış Zaman da hazırlıklarını tamamladıklarını ve sezonu beklediklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Geçen yıl palamut olmadığını anımsatan Zaman, "Bu yıl palamut, istavrit ve lüfer bol olacak gibi. Hamsi geçen yıla oranla düşük olacak. Büyük balık küçük balığı yiyor. Hava şartları da hamsiyi etkiliyor. Hamsi yine olacak ama geçen yıl gibi bol olacağını tahmin etmiyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Artvin</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Artvin Hopa Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Zafer Öztürk ise balıkçının yüzünün güldüğü bir sezon olması temennisinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hopa'da ağ tamiri, tekne bakım onarımlarının tamamlandığını belirten Öztürk, şunları söyledi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Balıkçılarımız hazır halde sezonu bekliyor. Bu yıl denizlerimizde özellikle palamutta bereket, bolluk bekliyoruz. Usule uygun avcılık yapılmasını gerek. Balığa göre ağ atılması lazım. Sürdürülebilir balıkçılık açısından ince balığın tutulmaması lazım. Havaların iyi geçmesi, sezonun bereketli geçmesi, temennimiz bu yönde."</span></span></span></p>

<p> </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sakarya&amp;apos;da balık tutarken vücuduna kurşun isabet eden kişinin ölümüne ilişkin 2 tutuklama</title>
<link>https://trafikdernegi.com/sakaryada-balik-tutarken-vucuduna-kursun-isabet-eden-kisinin-oelumune-iliskin-2-tutuklama</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/sakaryada-balik-tutarken-vucuduna-kursun-isabet-eden-kisinin-oelumune-iliskin-2-tutuklama</guid>
<description><![CDATA[ Sakarya&#039;nın Erenler ilçesinde balık tuttuğu sırada vücuduna kurşun isabet eden kişinin hastanede ölmesine ilişkin 2 şüpheli tutuklandı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/sakaryada-balik-tutarken-vucuduna-kursun-isabet-eden-kisinin-olumune-iliskin-2-tutuklama-1725089391.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sakaryada, balık, tutarken, vücuduna, kurşun, isabet, eden, kişinin, ölümüne, ilişkin, tutuklama</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Metin Kafalı'nın (50) 11 Ağustos'ta Sakarya Nehri kenarında arkadaşlarıyla balık tutarken vücuduna mermi isabet etmesi sonucu kaldırıldığı hastanede ölümüne ilişkin çalışma başlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Olay günü bölgede silah seslerinin geldiği bilgisine ulaşan jandarma ekipleri, 2 şüpheliyi yakaladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılar tutuklandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Erenler ilçesinde 11 Ağustos'ta Sakarya Nehri kenarında balık tutan Kafalı, bir anda yere yığılmış, arkadaşının ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve jandarma ekipleri sevk edilmişti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sağlık personelinin kontrolünde vücuduna kurşun isabet ettiği belirlenen Kafalı, kaldırıldığı Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Balıkçılar yeni sezonda bol palamut az hamsi bekliyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/balikcilar-yeni-sezonda-bol-palamut-az-hamsi-bekliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/balikcilar-yeni-sezonda-bol-palamut-az-hamsi-bekliyor</guid>
<description><![CDATA[ Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği Başkanı Ramazan Özkaya: - &quot;Bu sene kota uygulamasından dolayı balıkçılar ne kadar avlayacağını bileceği için tezgahlarda fiyatlar daha dengeli olacaktır&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/balikcilar-yeni-sezonda-bol-palamut-az-hamsi-bekliyor-1725080158.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Balıkçılar, yeni, sezonda, bol, palamut, hamsi, bekliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği (<strong>Sür-Koop</strong>) Başkanı <strong>Ramazan Özkaya</strong>, balıkçıların yeni av sezonu için hazırlıklarını tamamladıklarını belirterek, bu sezon palamudun bol hamsinin ise az olacağını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özkaya, AA muhabirine, 1 Eylül itibarıyla denizlerde başlayacak av sezonuna ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bütün balıkçıların söz konusu tarihi dört gözle beklediklerini dile getiren Özkaya, "Bütün balıkçılar yeni av sezonu için hazırlıklarını yaptı. Balıkçılarımız vatandaşların sofrasına balık getirmek için çalışmaya başlayacaklar." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özkaya, denizlerde özellikle bazı balıkların bollaştığını bildirerek, "Bu sene palamut bol hamsi az olacak. Geçen sene ise palamut az hamsi boldu. Palamudun en iyi yemi olan hamside ise bu sene bolluk olmayacak. Vatandaş bol bol palamut yiyecek." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Kota denizlerin, balıkçıların ve vatandaşın yararına"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Bu sezon hamside kota uygulamasına geçildiğine dikkati çeken Özkaya, hamside avlanma sınırının 400 bin ton olarak belirlendiğini anımsattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özkaya, kota uygulamasının denizlerde sürdürülebilirlik için son derece önemli olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Kota uygulamasının etkileri seneye görülecektir. Bu sene kota uygulamasından dolayı balıkçılar ne kadar avlayacağını bileceği için tezgahlarda fiyatlar daha dengeli olacaktır. Balıkçılar daha fazla balık avlamak için çaba harcamayacaklar. Kota uygulaması, hem denizlerin, hem balıkçıların hem de vatandaşın yararına olacak."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu yıl denizlerde herhangi bir sorun olmadığını belirten Özkaya, yeni sezon için balıkçılara kurallara uymaları uyarısında bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bu sezon palamuttaki artışla balık tüketiminin de yükselmesi bekleniyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/bu-sezon-palamuttaki-artisla-balik-tuketiminin-de-yukselmesi-bekleniyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/bu-sezon-palamuttaki-artisla-balik-tuketiminin-de-yukselmesi-bekleniyor</guid>
<description><![CDATA[ İSHİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Oğulcan Kemal Sagun: - &quot;İzlenimlerimiz bu yıl denizlerimizde bol miktarda palamut olacağı şeklinde. Ağların dolu olması kişi başı yıllık 6-8 kilogram olan balık tüketim oranlarının da yukarılara çıkmasını sağlayacak&quot; - Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Özkaya: - &quot;Bu yıl palamut bol, her eve palamut girecek&quot; - &quot;(Hamsi kotası) Getirilen kotanın hem fiyatı hem de arz-talebi dengeleyeceğini düşünüyorum. Böylece piyasa kurallarına uygun balıkların geleceğini umuyoruz, bu da tüketiciler için bir artı olacak&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/bu-sezon-palamuttaki-artisla-balik-tuketiminin-de-yukselmesi-bekleniyor-1724869406.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>sezon, palamuttaki, artışla, balık, tüketiminin, yükselmesi, bekleniyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Eylül ayı itibarıyla başlayacak av sezonuna ilişkin hazırlıklar devam ederken, su ürünleri sektör temsilcileri, bu sene, ağların dolu olmasıyla kişi başı yıllık 6-8 kilogram olan balık tüketiminin artmasını bekliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (<strong>İSHİB</strong>) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı <strong>Oğulcan Kemal Sagun</strong>, AA muhabirine, sektör olarak 1 Eylül'de başlayacak av sezonunu heyecanla beklediklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tüketicilerin de aynı beklenti içinde olduğunu düşündüklerini dile getiren Sagun, "İzlenimlerimiz bu yıl denizlerimizde bol miktarda palamut olacağı şeklinde. Bu durum hem balıkçılarımız hem de vatandaşlarımız için sevindirici bir gelişme olacak. Ayrıca uzun yıllardır Türkiye'nin dünyanın dört bir yanına balık ihraç etmesine karşın, iç piyasada tüketimin az olmasından yakınıyorduk. Ağların dolu olması kişi başı yıllık 6-8 kilogram olan balık tüketim oranlarının da yukarılara çıkmasını sağlayacak." şeklinde konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sagun, tüketicilerin en fazla tükettiği ürünlerden olan somonun yıllardır Norveç'ten ithal edildiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bunun karşılığında milyonlarca dolar ödüyorduk. Ancak son yıllarda özellikle Karadeniz Bölgesi'nde yaptığımız yatırımlar ve geliştirme projeleri sonucunda üreterek ihraç ettiğimiz Türk somonu, vatandaşımızın mutfağında da yerini almaya başladı. Türk somonunun tüketiciler tarafından daha çok tercih edilmesi, Norveç somonu için ödenen milyonlarca doların ülkemizde kalmasını sağlayacak."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dış pazarlarda büyük ilgi gören Türk somonunun ihracatının da sürekli arttığını kaydeden Sagun, somon ihracatına başlayalı kısa bir süre olmasına rağmen en önemli ihraç ürünlerinden olan çipura ve levrek seviyelerine yaklaşıldığını aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sagun, 2024'ün ilk 6 aylık rakamlarına bakıldığında, levrek ihracatının 274,8 milyon dolar, çipura ihracatının 252,8 milyon dolar, somon ihracatının ise 195,9 milyon dolar olduğu bilgisini verdi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Atalarımızdan aldığımız bol bereketli denizleri, gelecek nesillere bol bereketli bırakmamız lazım"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Özkaya da bu sezon palamutun bol olacağını belirterek, "Bu yıl palamut bol, her eve palamut girecek gibi düşünüyoruz. Palamutun bol olduğu yıllarda hamsinin az olduğunu da biliyoruz. Yıl içerisinde tabii ki hamsi de olacak ama istenilen kadar olmayacaktır." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özkaya, yeni sezona hamsi avcılığında kota sistemiyle girildiğini hatırlatarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Hamside son zamanlarda et verimi biraz düşük, iklim değişikliği gibi nedenlerden dolayı. Bunun için hamsiye kota gelmesinden çok memnunuz. Böylece hamsi kendini biraz toparlar, stokları toparlanır. Atalarımızdan aldığımız bol bereketli denizleri, gelecek nesillere bol bereketli bırakmamız lazım ki genç nesiller balıkçılık sektöründen çekilmesin. Bunun için de bu senenin hatasız, kazasız, bol ve bereketli geçmesini arzu ediyoruz. Palamutta da bunun ışığını gördük kesinlikle bol, bereketli olacak."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Verilere göre geçen yıl yaklaşık 274 bin ton hamsi yakalandığını aktaran Özkaya, hamside yeni sistemde 400 bin ton civarında kota verildiğini aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özkaya, TBMM Balıkçılık ve Su Ürünleri Araştırma Komisyonu kurulduğunu ve komisyonun sahada balıkçı barınaklarını ziyaret ederek görüşlerine başvurduğunu da belirtti.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Tüketiciler boy yasağına uymayan balıkları almasın"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Ramazan Özkaya, yeni sezonda tüketicileri boy yasağına uymayan balıkları almaması konusunda da uyardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özkaya "Getirilen kotanın hem fiyatı hem de arz-talebi dengeleyeceğini düşünüyorum. Böylece piyasa kurallarına uygun balıkların geleceğini umuyoruz, bu da tüketiciler için bir artı olacak." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tekirdağlı balıkçılar palamut umuduyla 1 Eylül&amp;apos;ü bekliyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/tekirdagli-balikcilar-palamut-umuduyla-1-eylulu-bekliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/tekirdagli-balikcilar-palamut-umuduyla-1-eylulu-bekliyor</guid>
<description><![CDATA[ Tekirdağ&#039;da sezon hazırlıkları kapsamında tekne ve ağlarını onaran balıkçılar, av yasağının sona ereceği 1 Eylül&#039;ü heyecanla bekliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/tekirdagli-balikcilar-palamut-umuduyla-1-eylulu-bekliyor-1724869049.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tekirdağlı, balıkçılar, palamut, umuduyla, Eylülü, bekliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Süleymanpaşa Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı İbrahim Pehlivanoğlu, AA muhabirine balıkçıların sezona umutla hazırlık yaptığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçıların bol palamut avlamayı umut ettiğini belirten Pehlivanoğlu, "Balıkçı arkadaşlarımız teknelerini, ağlarının son bakımlarını yapıyor. Balıkçılar heyecanla 1 Eylül'ü bekliyor. İnşallah balığın bol olduğu, hem balıkçının hem vatandaşın sevineceği bir sezon olur." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Pehlivanoğlu, balıkçıların balık yoğunluğuna göre avlanmak için rotalarını Karadeniz'e de çevirebileceklerini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçı Önder Dedeler de balıkçıların yeni umutlarla sezona hazırlandığını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ağları onarıp, teknelerin bakımlarını tamamladıklarını belirten Dedeler, "Yeni umutlarla ekmek mücadelesi için denize açılacağız. İnşallah balıkçılar bol balık tutar, vatandaşlarımız bol balık yer. Yeni sezon her zaman balıkçılar için yeni umutlar demek. Yüzümüzün güleceği sezon olmasını ümit ediyoruz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Düzceli Balıkçılar Palamut için Gün Sayıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/duzceli-balikcilar-palamut-icin-gun-sayiyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/duzceli-balikcilar-palamut-icin-gun-sayiyor</guid>
<description><![CDATA[ Düzce&#039;nin Karadeniz&#039;e kıyısı olan Akçakoca ilçesinde 42 yıldır ekmeğini denizden çıkaranlara ev sahipliği yapan balıkçı barınağında tekne ve ağların bakımında sona gelindi - Akçakoca Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Mustafa Karakaş: - &quot;Özellikle palamutta &#039;O sene bu sene&#039; diyebileceğimiz bir sezon bekliyoruz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/duzceli-balikcilar-palamut-icin-gun-sayiyor-1724758391.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Düzceli, Balıkçılar, Palamut, için, Gün, Sayıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Batı Karadeniz'in önemli balıkçı limanlarından Düzce'nin Akçakoca ilçesinde ağ ve tekne bakımı yaparak hazırlıklarını tamamlama aşamasına getiren balıkçılar, denizlerde av yasağının kalkacağı 1 Eylül'de "vira bismillah" demek için gün sayıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Karadeniz'e kıyısı olan ilçedeki limanın hemen yanında yer alan balıkçı barınağı, 42 yıldır ekmeğini denizden çıkaranlara ev sahipliği yapıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yeni sezonda palamut, lüfer, istavrit ve çinekop bereketi yaşanması beklenen ilçede yasağın sona ermesiyle ava çıkacak balıkçılar, yıpranmış ağlarını onarıp teknelerini boya ve tadilattan geçiriyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/2024_a_AA-35466323.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>- "31 Ağustos gecesini iple çekiyoruz"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akçakoca Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Mustafa Karakaş, AA muhabirine, Akçakoca Balıkçı Barınağı'ndan çevre illere ciddi oranda balık sevkiyatının yapıldığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Barınaktaki balıkçıların mesleği babadan oğula sürdürdüğünü belirten Karakaş, işlerini severek yaptıklarını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yeni sezondan umutlu olduklarını dile getiren Karakaş, "Bütün hazırlıklarımızı yaptık, teknelerimiz ve ağlarımız hazır. Artık son rötuşlarımızı yapıyoruz. 31 Ağustos gecesini iple çekiyoruz. Geçen seneki fırtınada çok büyük ağ ve tekne hasarlarımız oldu. Onları yerine getirdik, onları tamamlıyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Karakaş, palamut, çinekop, istavrit ve lüferin denizde kendini gösterdiğini belirterek, "Özellikle palamutta 'O sene bu sene' diyebileceğimiz bir sezon bekliyoruz." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçılığın hava şartlarına bağlı sürdürülen bir meslek olduğuna işaret eden Karakaş, şunları anlattı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Kış aylarında biraz fırtına olur ama ona da hazırlıklıyız. İşimizi bilerek yapıyoruz, kendimize, teknelerimize ve hazırlıklarımıza güveniyoruz. Ciddi bir sezon olacağını ve balıkların çok uygun fiyatlara düşeceğine inanıyoruz. Vatandaşımızın bu sezon ucuza balık yiyeceğini tahmin ediyoruz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/2024_a_AA-35466327.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>- "Deniz bizim için olmazsa olmaz"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yaklaşık 20 yıldır balıkçılık yapan 71 yaşındaki Ali Aydın, tüm zorluklarına rağmen işini severek yaptığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Denizin kendileri için "olmazsa olmaz" olduğunu dile getiren Aydın, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Burada doğduk, burada büyüdük, denizi görmezsek olmuyor. Şu an memnunuz, geçen sene balıkçılık yoktu. Bu sene balık biraz kendini gösterdi. İnşallah kaybolmaz ve halkımızın da yüzü güler. Balıkçılıkla geçinen çok arkadaşımız var. Mesela 1,5-2 ay evine gidemeyenler var. Akşam üzeri ağını atıyorlar ve sabahlara kadar denizde duruyorlar. Yani zahmetli bir uğraş. Bütün bunlar ekmek parası için."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yeni sezona teknelerinin ve ağlarının bakımını yaparak hazırlandıklarını belirten Aydın, "Balığın küçüğünden büyüğüne kadar ağ çeşitlerimiz var. Yeni sezon öncesi onların mutlaka tamiri yapılıyor, eksik olanlar alınıyor. Tabii makine, tekne bakımı her sene oluyor. Boyanıyor, çürüğüydü, pisliğiydi ayıklanıyor, temizleniyor. Bu hazırlığı yapmak mecburiyetindeyiz. Denize çıkıyoruz, kara aracı gibi sağa çekip de durma şansımız yok. Allah korusun bir yerde bir şey olursa batma tehlikemiz var." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yavuz Yomra ise ilkokulu bitirdikten sonra başladığı balıkçılığın dede mesleği olduğunu kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Teknesinin bakımını bitirdiğini, ağlarının tamiriyle uğraştığını aktaran 46 yaşındaki Yomra, bu sene balık bakımından bereketli bir sezon beklediklerini, vatandaşın uygun fiyata balık yiyeceğini sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İstanbul&amp;apos;da balıkçılar yeni sezonda palamut bolluğu bekliyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/istanbulda-balikcilar-yeni-sezonda-palamut-bollugu-bekliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/istanbulda-balikcilar-yeni-sezonda-palamut-bollugu-bekliyor</guid>
<description><![CDATA[ Av yasağı dönemini tekne ve ağ onarımıyla geçiren balıkçılar, yeni sezonda çinekop, lüfer ve hamsinin de çok olacağını öngörüyor ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/istanbulda-balikcilar-yeni-sezonda-palamut-bollugu-bekliyor-1724740195.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İstanbulda, balıkçılar, yeni, sezonda, palamut, bolluğu, bekliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Av yasağının kalkacağı 1 Eylül'e sayılı günler kala tekne ve ağlarını onararak hazırlıklarını sürdüren balıkçılar, yeni sezonda palamut bereketi bekliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Denizlerde 15 Nisan'da başlayan av yasağının sona ereceği 1 Eylül'ü bekleyen Poyrazköy Balıkçı Barınağı'ndaki balıkçılar, sıcak havaya rağmen yeni sezon için hummalı çalışmalarını sürdürüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçılar, teknelerin paslanan bölümlerinin zımparalanıp boyanması, motor aksamlarının tamiri, halat ve ışıkların kontrolü işleriyle meşgul oluyor. Eskiyen ağlar ise balıkçılar tarafından tek tek elle dikilerek onarılıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Genel hazırlıkların tamamlanmasının ardından ağustosun son günlerinde ise sezon boyunca tekneyle denize açılacak tayfalarının barınağa gelmesi bekleniyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Poyrazköy Balıkçılar Kooperatifi Başkanı Davut Toker, AA muhabirine yaptığı açıklamada, balıkların denizde üreyip büyümesi için 4,5 ay boyunca av yasağına riayet ettiklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Eylülde yeni sezona başlayacaklarını anlatan Toker, "Şimdi o kadar yoğun bir hazırlık var ki zamanla yarışıyoruz ve yetiştiremiyoruz. Teknelerin, makinelerin bakımı var. Düşünebiliyor musunuz bir teknede 13 makine var. Onların bakımı, teknenin boyaması, diğer aksamlarının bakımları var. Tonlarca yüklü 3-4 çeşit ağ var, onların tamiri var." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tekne işçilerinin genelde Ordu'dan geldiğini belirten Toker, son hazırlıklardan sonra birlikte denize açılacaklarını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Denizin sıcaklığı, soğukluğu ve oksijen miktarının düzgün olması durumunda balıkların haziranda Ege'den gelip Karadeniz'e havyarını döktüğü anlatan Toker, denizde uygun koşullar oluştuğunda yavruların büyümesiyle o sene çok balık çıkacağını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/07_2024_00_AGUSTOS_04_20240824_2_65249032_104144584.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Taban fiyat konulsun, bundan aşağıya satılmayacak densin"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Toker, Türkiye'de balıkçılığın beşinci büyük sektör olduğuna işaret ederek, "Lüfer balığı, havyarını Karadeniz'de döktükten sonra boğazlardan geçer. Ege, Akdeniz, Yunanistan, Hırvatistan ve İtalya'nın kucağına gider. Bu bir göç balığıdır, havyarını denize döktükten sonra hiçbir zaman durmaz. Lüfer balığı en çok da Boğaziçi'nde, boğaz koylarında ağa gelir. Tıpkı iki sene önce olduğu gibi. İki sene önce lüfer balığının tanesi 300-400 lirayken bir avcılık oldu, halkımız balığa doydu, tanesini 15-20 liradan yedi. Kötü bir olay mı bu?" ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçılığın zorda olduğunu dile getiren Toker, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Balıkçılık Osmanlı Devleti'nden kalan bir kaideyle yürüyor. Balık az olduğu zaman para eder, çok olduğu zaman hiç değeri yok. Enflasyona göre bir taban fiyat koyup da bir de kota getirseler balık insanlara daha rahat gidecek. Ben de çok masraf etmeden, yıpranmadan, tayfamı yormadan, tekneme masraf yapmadan balığımı tutacağım. Taban fiyat konulsun, 'Bundan aşağıya satılmayacak.' densin. Ona göre satılsın, sektör ayakta kalsın. Yoksa bu masraflarla ayakta duramayız."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Balık miktarı artınca fiyatlar düşecek</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Kendileri ucuza satsa da balığın vatandaşın sofrasına gidene dek pahalanmasının sebebinin kabzımal ve esnaf olduğunu belirten Toker, kendilerinden çifti 100 liraya alınan palamudun esnaf tarafından tanesi 200 liraya satıldığını aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu yıl bazı balık cinslerinde bolluk yaşanacağının altını çizen Toker, "Bu sene palamut haddinden fazla çok olacak. Daha yok ama biliyoruz biz. Yani bilim adamları konuşmuyor, ben gerçek balıkçı olarak konuşuyorum. Bilim adamı bilemez bunu, verilerimiz var. Çinekop balığı haddinden fazla olacak, peşinden lüfer balığı. Hamsi balığı da olacak. Bu da halkımıza yetecek. Zaten çok olan balık bunlar." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Toker, tutulan balık miktarının artmasıyla fiyatların düşeceğini sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sakarya ve Kocaeli&amp;apos;de balıkçılar yeni sezonda palamutta bolluk bekliyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/sakarya-ve-kocaelide-balikcilar-yeni-sezonda-palamutta-bolluk-bekliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/sakarya-ve-kocaelide-balikcilar-yeni-sezonda-palamutta-bolluk-bekliyor</guid>
<description><![CDATA[ Sakarya&#039;nın Kocaali ilçesi ile Kocaeli&#039;nin Karamürsel ilçesinde 1 Eylül&#039;de &quot;vira bismillah&quot; demeyi bekleyen balıkçılar, palamutta bereketli bir sezon bekliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/sakarya-ve-kocaelide-balikcilar-yeni-sezonda-palamutta-bolluk-bekliyor-1724739670.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sakarya, Kocaelide, balıkçılar, yeni, sezonda, palamutta, bolluk, bekliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Balıkçılar, yeni sezon öncesi teknelerinin bakımını yapıp, ağlarını onararak yeni sezon öncesi hazırlıklarını son aşamaya getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kocaali Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Hüseyin Tan, AA muhabirine, sezondan umutlu olduklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tan, 15 Ağustos itibarıyla oltayla palamut avcılığına başladıklarını belirterek, "Balıkların göç güzergahı üzerinden Karadeniz'e doğru ilerlediklerini gördük. Bu sene iklimin güzel gitmesi, denizde gördüğümüz hareketlilik, deniz suyunun soğuk oluşu palamudun olacağına işaret ediyor." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bol miktarda avcılığın fiyatları da düşüreceğini dile getiren Tan, "Palamut omega-3 bakımından faydalı bir balıktır. Vatandaşlarımız tarafından tüketilmesi faydalı olacaktır." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Kocaeli</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Karamürsel'deki balıkçılar da yeni av sezonunun bereketli geçmesini bekliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Marmara Bölgesi'nin en büyük toptan su ürünleri satış noktalarından biri olan Ereğli Mahallesi'nde balıkçılar, denizlerde av yasağının bitmesine günler kala son hazırlıklarını yapıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İlçede 25 yıldır balıkçılık yapan Hasan Ünal (44), sezona az bir zaman kala hazırlıklarını tamamlamak üzere olduklarını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>32 yaşındaki balıkçı Hasan Burak Keyif de 12 yıldan bu yana ailecek balıkçılıkla uğraştıklarını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçı teknesinin bakımını yaptıklarını belirten Keyif, "Buradan Marmara ve Karadeniz'e gidiyoruz, balıklarımızı avlıyor, daha sonra hangi limana yakınsak oraya yanaşıyoruz. Yakaladığımız balıkları soğuk hava kamyonlarıyla Kocaeli, İstanbul gibi büyük mezatlara gönderiyoruz. Hava durumuna göre 15 gün ya da bir ay gibi aradan sonra memleketimiz Karamürsel Ereğli limanımıza geliyoruz. Daha sonra tekrar denize açılıyoruz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bodrum&amp;apos;da amatör balıkçılar 2,5 metrelik orkinos yakaladı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/bodrumda-amatoer-balikcilar-25-metrelik-orkinos-yakaladi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/bodrumda-amatoer-balikcilar-25-metrelik-orkinos-yakaladi</guid>
<description><![CDATA[ Muğla&#039;nın Bodrum ilçesinde balıkçıların oltasına 2,5 metre uzunluğunda orkinos takıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/bodrumda-amator-balikcilar-25-metrelik-orkinos-yakaladi-1724737230.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bodrumda, amatör, balıkçılar, 2, 5, metrelik, orkinos, yakaladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>4 amatör balıkçı, Gölköy Mahallesi'nden Türkbükü-Didim açıklarında balık avına çıktı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçılar, bir süre sonra oltalarına takılan balığı tekneye çekmek için uğraş verdi. Sonunda tekneye çıkarılan balığın 2,5 metre uzunluğunda, 376 kilogram ağırlığında orkinos olduğunu gören balıkçılar şaşkınlık yaşadı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gölköy Limanı'nda vinç yardımıyla tekneden alınan orkinosa vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Adana&amp;apos;da balık tutarken otomobil çarpan kişi yaralandı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/adanada-balik-tutarken-otomobil-carpan-kisi-yaralandi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/adanada-balik-tutarken-otomobil-carpan-kisi-yaralandi</guid>
<description><![CDATA[ Adana&#039;da köprü üzerinde balık tutarken otomobil çarpan kişi yaralandı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/adanada-balik-tutarken-otomobil-carpan-kisi-yaralandi-1724652860.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Adanada, balık, tutarken, otomobil, çarpan, kişi, yaralandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Çatalan Köprüsü'nde, sürücüsünün ismi belirtilmeyen 01 AOC 426 plakalı otomobil, kontrolden çıkınca önce beton bariyere ardından balık tutan İzzet Arlı'ya çarptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kazada Arlı ağır yaralandı, sürücüsü ise yara almadı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından yaralı ambulansla hastaneye kaldırıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sürücü ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çalışmaların ardından kaza yapan araç çekici yardımıyla bulunduğu yerden kaldırıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trabzon&amp;apos;da balıkçılar denize ağlarını atmak için geri sayıma başladı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/trabzonda-balikcilar-denize-aglarini-atmak-icin-geri-sayima-basladi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/trabzonda-balikcilar-denize-aglarini-atmak-icin-geri-sayima-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Denizlerde 15 Nisan&#039;da başlayan av yasağının ardından teknelerini kıyıya çeken balıkçılar, yeniden denizle buluşacakları 1 Eylül için ağ onarımı ile teknelerinin son bakımlarını tamamlıyor - Gırgır teknesiyle denize açılacak Cengizhan Yılmaz: - &quot;Balığın gidişatına göre sezona umutla bakıyoruz. Küçük gemilerle birkaç deneme yaptık ve çok güzel verim aldık. Umarız 1 Eylül&#039;de avcılığa çıktığımız zamanda da bu verimi görürüz ve herkes mutlu olur, herkes için sezon güzel geçer&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/trabzonda-balikcilar-denize-aglarini-atmak-icin-geri-sayima-basladi-1724738105.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trabzonda, balıkçılar, denize, ağlarını, atmak, için, geri, sayıma, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Su ürünlerinde adından söz ettiren Trabzon'daki balıkçılar, 1 Eylül'de başlayacak yeni sezonu bekliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Denizlerde 15 Nisan'da başlayan av yasağının ardından teknelerini kıyıya çeken balıkçılar, yeniden denizle buluşmalarına sayılı günler kala son hazırlıklarını hızlandırdı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bir önceki av sezonunda yıpranan ağlarının tamirini tamamlayan balıkçılar, onardıkları ağları yavaş yavaş teknelere yüklemeye başladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Teknelerin cihaz, teknik bakım, boya, zımpara ve temizlik gibi işlemlerini de hızlandıran balıkçılar, "Vira bismillah" diyerek ağlarını denize bırakacakları gün için geri sayıma başladı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Şu anda son hazırlıklarımızı yapıyoruz"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Trabzon'da gırgır teknesiyle denize açılacak Cengizhan Yılmaz, AA muhabirine, yıllardır ailecek balıkçılıkla uğraştıklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kendisinin de 12 senedir aktif şekilde işin içinde olduğunu dile getiren Yılmaz, "Şu anda gördüğünüz üzere son hazırlıklarımızı yapıyoruz. İlk başta dediğimiz gibi ağ işlemleri uygulandı. Tamir ve bakımları yapıldı. Ağlar şu anda iskelede gemiye nakledilecek vaziyette bekliyor." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yılmaz, teknenin teknik bakım işlerini de yaptıklarını aktararak, "Makine, yürür aksamın bakım ve tamiriyle uğraşıyoruz ki denizde herhangi bir olası problemle karşılaşmayalım. Aynı şekilde ağ sarma esnasında denizde bize yardımcı olacak küçük bot teknelerimizin de makineleriyle yürür aksamlarıyla uğraşıyoruz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Sezona umutla bakıyoruz"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Birkaç gün sonra ağları tekneye yükleyeceklerini anlatan Yılmaz, "Balığın gidişatına göre sezona umutla bakıyoruz. Küçük gemilerle birkaç deneme yaptık, çok güzel verimler aldık. Umarız 1 Eylül'de avcılığa çıktığımız zamanda da bu verimi görürüz ve herkes mutlu olur, herkes için sezon güzel geçer." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yılmaz, sezondan beklentilerinin yüksek olduğunu vurgulayarak, "İlk başta palamutla başlıyoruz. Havalar soğudukça bu hamsiye doğru evriliyor. Bu sene palamudun daha çok olmasını bekliyoruz. Çünkü hava sıcaklığı olması gerekenin üzerinde seyretti. Beklentimiz bu yönde." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Son hazırlıklarımızı 1 Eylül'e kadar tamamlamayı planlıyoruz"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Akçaabat Su Ürünleri Kooperatif Başkanı Coşkun Şenkaya da küçük balıkçıların da yeni sezon öncesi kayıklarının motor bakımı ve boya gibi işlemlerini tamamladığını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Son olarak ağların bakım çalışmalarını yaptıklarını aktaran Şenkaya, "Son hazırlıklarımızı 1 Eylül'e kadar tamamlamayı planlıyoruz. Yeni sezondan beklentimiz şu anda had safhada." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Şenkaya, küçük balıkçıların biraz ilkel yollarla balık avı yaptığını anlatarak, "O nedenle de umudumuzun gerçekleşip gerçekleşmemesini ancak 1 Eylül'de denize açılarak anlayabiliriz. Bereketli bir sezon olmasını temenni ediyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Palamudun bu sene erken görülmesi bayağı bir umut verdi"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Ağlarını onaran Murat Sezgin Kaçar da 30 yıldır balıkçılık yaptığını belirterek, eylüle kısa bir süre kaldığını, son hazırlıklarını yavaş yavaş tamamladığını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yeni sezondan beklentilerinin çok yüksek olduğunu vurgulayan Kaçar, "Palamudun bu sene erken görülmesi bize bayağı bir umut verdi. İnşallah 1 Eylül'den sonra da bu süreç devam eder." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Karadenizli balıkçılar bereketli bir sezon bekliyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/karadenizli-balikcilar-bereketli-bir-sezon-bekliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/karadenizli-balikcilar-bereketli-bir-sezon-bekliyor</guid>
<description><![CDATA[ Samsun Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Sağlam: - &quot;Palamudun çok olacağı, bunun yanında diğer balıkların da iyi olacağını düşünüyoruz. Tabii balıkçılıkta en önemli şey iklim şartları&quot; - Balıkçı Adnan Tığ: - &quot;Palamut, çinekop ve istavrit iyi görünüyor. Ufak tekneler oltaya gittiğinden belli oluyor, denizde az çok bereket olacağı görülüyor&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/karadenizli-balikcilar-bereketli-bir-sezon-bekliyor-1724674991.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Karadenizli, balıkçılar, bereketli, bir, sezon, bekliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Türkiye'nin balık ihtiyacının önemli bölümünün karşılandığı Karadeniz'de balıkçılar, 1 Eylül'de başlayacak yeni av sezonuna hazırlanıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yıpranmış ağlarını onaran, tekne, motor ve radarlarının bakımını tamamlayan Karadenizli balıkçılar, 1 Eylül'de başlayacak sezonda "Vira bismillah" demeyi bekliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Samsun'da da balıkçılar, 4,5 aylık aranın ardından mavi sulara açılmak için gün sayıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Samsun Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Sağlam, AA muhabirine, Samsun'un Karadeniz'de 210 kilometre kıyı şeridi bulunduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kentte beş balıkçı barınağında 612 tekne bulunduğunu, su ürünleri avcılığında Türkiye'de önemli yere sahip olduklarını belirten Sağlam, geçen yıl avcılıktan 58 bin ton, yetiştiricilikten de 13 bin 800 ton olmak üzere toplam 71 bin 800 ton üretim gerçekleştirildiğini anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yeni sezonda palamudun bol olacağını tahmin ettiklerini dile getiren Sağlam, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"2024 Ağustos ayına geldiğimizde denizde palamudun çok olacağı, bunun yanında diğer balıkların da iyi olacağını düşünüyoruz. Tabii balıkçılıkta en önemli şey iklim şartları. Hamsi, çaça, özellikle palamut Karadeniz'e has balıklarımız. Burada en büyük şey, su sıcaklığının mutlak surette düşmesi gerekiyor. Öyle olduğu zaman balıklarımız Karadeniz'de daha yağlı ve avlanabilir boyutlara ulaşmakta."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Yeni sezona balıkçılar umutlu bakıyor</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>19 Mayıs ilçesindeki Dereköy Limanı'nda yeni sezon için hazırlık yapan balıkçılardan Orhan Karaosman, hazırlıklarının sonuna geldiklerine dikkati çekerek, "Kayıklarımızı bakıma çektik. Boyasını, tamir olacak yerlerini tamir ettik. Büyük kayıklar ağlarını hazırladı, gemilere yükledi." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Geçen sene iyi bir av sezonu geçirdiklerini, bu yıl daha iyi bir sezon beklediklerini vurgulayan Karaosman, "Herkes hazırlık yapıyor, kayığını yetiştirmeye çalışıyor, ağlarını tamir ediyor, elemanlarını buluyor. Sezon için herkes hazırlık yapıyor. Her şey elden geçiyor." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçılık yapan Adnan Tığ da bu yıl bereketli bir sezon beklediklerine işaret ederek, "Öngörülere göre, palamut, çinekop ve istavrit iyi görünüyor. Ufak tekneler oltaya gittiğinden belli oluyor, denizde az çok bereket olacağı görülüyor." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hazırlıklarında sona geldiklerini belirten Tığ, "Ağları gözden geçiriyoruz. Yeni sezona balıkçılar umutlu bakıyor. Akaryakıt fiyatları biraz yüksek ama yine de umutlu bakıyorlar. Bereketli bir sezon olacak inşallah." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kamil Tığ ise son olarak ağlarının onarımını tamamladıklarını dile getirerek, "Hazır vaziyetteyiz. Geminin bakımıyla 2-3 ay uğraştık. Allah izin verirse Eylül 1'de 'Vira bismillah' deyip denizdeyiz. Palamut bu sene çok. Palamut erken çıkıyor. Karadeniz'de erken çıkıp erken gidiyor." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Balıkçılar av sezonunda ağlarını palamut ve lüferle doldurmayı umuyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/balikcilar-av-sezonunda-aglarini-palamut-ve-luferle-doldurmayi-umuyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/balikcilar-av-sezonunda-aglarini-palamut-ve-luferle-doldurmayi-umuyor</guid>
<description><![CDATA[ Deniz Ürünleri Avcıları Üreticileri Merkez Birliği Çanakkale-Tekirdağ Bölge Birliği Başkanı Naci Karabiber: - &quot;Özellikle palamutta bu yıl tarihi bir popülasyon bekliyoruz ve gözlemliyoruz. Çok palamut olacak. Tabii sadece palamut değil, bu yıl lüferde de çok iyi rakamlar bekliyoruz. Lüfer geçen yıl da iyi olmuştu, bu yıl da çok bol olacak&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/balikcilar-av-sezonunda-aglarini-palamut-ve-luferle-doldurmayi-umuyor-1724371198.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:36 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Balıkçılar, sezonunda, ağlarını, palamut, lüferle, doldurmayı, umuyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Çanakkale'de, denizlerde avlanma yasağının sona ermesiyle 1 Eylül'de ağlarını suya bırakacak balıkçılar, yeni sezonda palamut ve lüferde bolluk bekliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Biga ilçesi Kemer köyündeki balıkçılar, 15 Nisan'da başlayan yasak dönemini teknelerinin ve ağlarının onarımıyla geçirdi. "Vira bismillah" demeye hazırlanan balıkçılar, bereketli ve halkın bolca balık tüketebileceği bir sezon geçirmeyi umuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz Ürünleri Avcıları Üreticileri Merkez Birliği (<strong>DEM-BİR</strong>) Çanakkale-Tekirdağ Bölge Birliği Başkanı <strong>Naci Karabiber</strong>, AA muhabirine, 1 Eylül'de sezona iyi bir giriş yapmayı istediklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yaz boyunca tersanelerde teknelerin sörveylerini yaptırdıklarını, ağlarını elden geçirdiklerini belirten Karabiber, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Sezona hazırız. 1 Eylül itibarıyla Allah nasip ederse denizde olacağız. Geçen sezon beklentimizi tam yüzde 100 karşılamadı ama yüzde 80'ini karşılamış durumdaydı. Bu yıl yine tarihi bir avcılık bekliyoruz. Çok uzun yıllardır denizlerde olduğumuz için denizi çok iyi gözlemleriz. Karadeniz'de arkadaşlarımız var, onlar da gözlemliyor. Özellikle palamutta bu yıl tarihi bir popülasyon bekliyoruz ve gözlemliyoruz. Çok palamut olacak. Tabii sadece palamut değil, bu yıl lüferde de çok iyi rakamlar bekliyoruz. Lüfer geçen yıl da iyi olmuştu, bu yıl da çok bol olacak."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu beklentinin, Karadeniz'de hamsinin az olacağı anlamına geldiğini anlatan Karabiber, "Karadeniz'de çok palamut ve lüfer olduğunda hamsi olmaz. Çünkü palamut ve lüfer, hamsi ile beslenir. Bu Karadeniz'de az olacak anlamına gelir. Özellikle aralık ayına kadar ocak ve şubat aylarında biraz popülasyon görünür ama az olacak." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Karabiber, Marmara ve Ege denizlerinde hamsi avının iyi olacağını öngördüklerini, sardalya ve kolyozun da bolca yakalanacağını umduklarını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Kuzey Ege'de, Marmara'da orta boy ve üstü sardalya dolu gözüküyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Çanakkale Merkez Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı <strong>Erhan Çiftçi</strong> ise balık popülasyonunun bu yıl geçen yıldan daha iyi olmasını beklediklerini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Palamut ve sardalyanın çok fazla olduğunu aktaran Çiftçi, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Kuzey Ege'de, Marmara'da orta boy ve üstü sardalya dolu gözüküyor. Hamsi bu sene sanki az olacak gibi. Geçen yıla göre az gözüküyor. Palamut ile sardalyada inşallah hepimizin yüzü güler. Geçen yıl hamsi bizim bölgemizde bol avlandı ancak son zamanlarında fiyatlar yükseldi. Balık az olunca, rakamlar yükselince insanlar üzüldü ama piyasa böyle ilerliyor. Geçen sezon çok kötü geçmedi, herkes ekmeğini alabildi çok şükür ama bizlerin ümidi bu yıl özellikle palamutta bolluk bekliyoruz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçı <strong>Metin Gül</strong> de yaklaşık 50 yıldır bu mesleği yaptığını, bu sene vatandaşların bolca palamut tüketebileceğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu sezonun "palamut yılı" olacağını vurgulayan Gül, "İnşallah bereketli, kazasız belasız bir sezon olur. Tekneler hazır, personel hazır. 1 Eylül'de 'Vira bismillah' demeyi bekliyoruz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Hatay&amp;apos;da 8 ayda 19 bin 904 balon balığı avlandı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/hatayda-8-ayda-19-bin-904-balon-baligi-avlandi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/hatayda-8-ayda-19-bin-904-balon-baligi-avlandi</guid>
<description><![CDATA[ Hatay&#039;da balıkçılar tarafından 8 ayda 19 bin 904 balon balığı yakalandı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/hatayda-8-ayda-19-bin-904-balon-baligi-avlandi-1726029207.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Hatayda, ayda, bin, 904, balon, balığı, avlandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün açıklamasına göre, biyolojik çeşitliliğe zarar veren balon balıklarının yakalanmasına yönelik destekler ocak-ağustos döneminde sürdü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu kapsamda 33 balıkçıdan teslim alınan 19 bin 904 balık imha edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balon balıklarının yakalanması için desteklerin devam edeceği bildirildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Meriç Nehri&amp;apos;nde balıkçılar 41 kilogramlık granyöz balığı yakaladı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/meric-nehrinde-balikcilar-41-kilogramlik-granyoez-baligi-yakaladi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/meric-nehrinde-balikcilar-41-kilogramlik-granyoez-baligi-yakaladi</guid>
<description><![CDATA[ Edirne&#039;de amatör balıkçılar, Meriç Nehri&#039;nde 41 kilogramlık granyöz (sarı ağız) balığı yakaladı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/meric-nehrinde-balikcilar-41-kilogramlik-granyoz-baligi-yakaladi-1725951250.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Meriç, Nehrinde, balıkçılar, kilogramlık, granyöz, balığı, yakaladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Enez ilçesinde yaşayan amatör balıkçılar İsmail Yeni ve Ayhan Arda tekneyle açılarak nehre ağ attı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçılar bir süre sonra ağa takılan 41 kilogramlık granyöz balığını kıyıya çıkardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Arda, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilk kez bu kadar büyük granyöz yakaladığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balığın kilogramını balıkçı dükkanına 170 liradan sattıklarını belirten Arda, hobi olarak yaptıkları balık avına devam edeceklerini kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kayseri&amp;apos;de bir kişi balık tutmak için gittiği baraj gölünde boğuldu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kayseride-bir-kisi-balik-tutmak-icin-gittigi-baraj-goelunde-boguldu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kayseride-bir-kisi-balik-tutmak-icin-gittigi-baraj-goelunde-boguldu</guid>
<description><![CDATA[ Kayseri&#039;nin Kocasinan ilçesinde bir kişi, balık tutmak için gittiği baraj gölünde boğuldu. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/kayseride-bir-kisi-balik-tutmak-icin-gittigi-baraj-golunde-boguldu-1725859258.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kayseride, bir, kişi, balık, tutmak, için, gittiği, baraj, gölünde, boğuldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>S.A. (34), arkadaşları M.E.S. ve İ.A. ile Hırka Mahallesi sınırlarındaki Yamula Baraj Gölü'ne balık tutmak için gitti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kıyıya yaklaşık 50 metre uzaklıktaki adacığa sığ taşlık bölümü kullanarak geçen 3 arkadaş, havanın kararmasıyla tekrar kıyıya dönmek için hareket etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu sırada dengesini kaybeden S.A, suya düşerek gözden kayboldu. S.A'nın göle düştüğünü gören M.E.S. ile İ.A, arkadaşlarının ardından suya girdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Arkadaşını kurtarmaya çalışan M.E.S, bataklığa saplanarak mahsur kaldı. İhbar üzerine olay yerine Jandarma Arama Kurtarma (JAK), 112 Acil Sağlık, UMKE, İHH Arama Kurtarma ekipleri sevk edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ekipler 3 saatlik aramanın ardından S.A'nın cansız bedenine ulaştı. Bataklığa saplanan M.E.S'nin ise sağlık ekiplerince tedavisi yapıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>S.A'nin cenazesi, otopsi için Kayseri Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Av sezonun ilk günlerinde tezgahlar palamutla dolup taşıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/av-sezonun-ilk-gunlerinde-tezgahlar-palamutla-dolup-tasiyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/av-sezonun-ilk-gunlerinde-tezgahlar-palamutla-dolup-tasiyor</guid>
<description><![CDATA[ Denizlerde 1 Eylül&#039;de başlayan balık avı sezonunun ilk günlerinde tezgahlar palamutla dolup taşıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/av-sezonun-ilk-gunlerinde-tezgahlar-palamutla-dolup-tasiyor-1725860133.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>sezonun, ilk, günlerinde, tezgahlar, palamutla, dolup, taşıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>1 Eylül itibarıyla balıkçılarca denize bırakılan ağlara bol miktarlarda palamut takılmaya devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Teknelerle limanlara getirilen yüzlerce kasa palamut, balıkçı tezgahlarını süslüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye'nin önemli balıkçılık kentlerinden Sinop'ta tanesi 40 liradan başlayan fiyatlarda satışa sunulan palamutlara vatandaşlar da yoğun rağbet gösteriyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sinop Merkez Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Namık Ünlü, AA muhabirine, palamut avcılığında son yılların en bereketli sezonunu yaşadıklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Karadeniz'deki tüm teknelerin bol miktarda palamut avcılığı yaptığını vurgulayan Ünlü, "Tezgahlarımızın tamamı palamutla dolmuş durumda. Vatandaşımız bol bol ucuza balık tüketme fırsatı buluyor. İlgi çok yoğun. O kadar ilgi var ki diğer balık türleri satılmıyor dahi." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ünlü, palamut bolluğunun devam edeceğini tahmin ettiklerini aktararak, bu durumun hem balıkçılar hem de vatandaş yönünden memnuniyet verici olduğunu kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sakaryalı balıkçı, ağına takılan mersin balığını tekrar denize bıraktı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/sakaryali-balikci-agina-takilan-mersin-baligini-tekrar-denize-birakti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/sakaryali-balikci-agina-takilan-mersin-baligini-tekrar-denize-birakti</guid>
<description><![CDATA[ Sakarya&#039;nın Karasu ilçesinde Karadeniz&#039;e açılan balıkçının ağına takılan, nesli tehlike altındaki mersin balığı denize geri salındı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/sakaryali-balikci-agina-takilan-mersin-baligini-tekrar-denize-birakti-1725529077.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sakaryalı, balıkçı, ağına, takılan, mersin, balığını, tekrar, denize, bıraktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Karadeniz'e kıyısı olan ilçede balıkçılık yapan Adem İngenç ve oğlu Kubilay İngenç'in, Haralambo kıyısında kurdukları palamut ağlarına nesli tehlike altındaki mersin balığı takıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Durumu fark eden baba oğul, balığı ağlardan kurtararak tekrar denize saldı ve bu anı cep telefonu kamerasıyla kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Adem İngenç, gazetecilere, geceden sabaha kadar denizde olduklarını ve kurdukları ağlarda yaklaşık 70 civarında palamut olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu sırada ağlara bir mersin balığının takıldığını fark ettiklerini belirten İngenç, "Ben kürekteydim, çocuklar gördü. 'Onu hemen kurtarın.' dedim. Balığı aldık, elle suni teneffüs yaptım, yavaşça sevdim. Güzel balık olduğu için hemen denize koydum." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İngenç, mersin balığının korunması gerektiğini vurgulayarak, "Bunların nesli tükenmek üzere, balıkçılar olarak bizim kurtarmamız lazım. Buna karşı duyarlı olmak lazım ve bu balıkları kollamamız, onları tutmamamız lazım. Tuttuğumuz zaman da hemen denize bırakmamız lazım." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sportif Balıkçılar Denizli&amp;apos;de Yarışıyorlar</title>
<link>https://trafikdernegi.com/sportif-balikcilar-denizlide-yarisiyorlar</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/sportif-balikcilar-denizlide-yarisiyorlar</guid>
<description><![CDATA[ ASOF Federasyonu üyesi Denizli Amatör ve Sportif Olta Balıkçıları ve Su Ürünlerini Koruma Derneği - DENOLDER tarafından Denizli ilinde bulunan Gökpınar (Recep Yazıcıoğlu) Barajı’nda 5. si düzenlenen DENİZLİ 5.YIL CARP CUP Sportif Sazan Balığı Yakalama Yarışması hızlı başladı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/sportif-balikcilar-denizlide-yarisiyorlar-1726132672.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sportif, Balıkçılar, Denizlide, Yarışıyorlar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>10 – 15 Eylül 2024 tarihleri arasında kesintisiz 150 saat süreyle gerçekleşecek yarışmaya değişik illerden 15 takım katıldı. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Geleneksel hale gelen yarışmada çekilen kuralar sonrasında takımlar yarışacakları sektörlere kamplarını kurarak Salı günü sabah 06.00 da oltalarını suyla buluşturdu. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yarışmada şuana kadar limitler dâhilinde 6 adet Sazan Balığı yakalanarak yarışma kuralları gereği tekrardan baraja bırakıldı. </span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/WhatsApp%20G%C3%B6rsel%202024-09-12%20saat%2012_03_12_c668455e.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>DENOLDER</strong> Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Delibaş yaptığı açıklamada; </span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Herkes tarafından da bilindiği üzere <strong>DENOLDER</strong>’ in öncelikli amacı sürdürülebilirliktir. Biz 5 yıldır Denizli ilimizde ilgili kurum ve kuruluşlarımızın da desteği sayesinde yapmış olduğumuz bu yarışma ile olta balıkçılarımızı buluşturuyor ve amacımızın öldürmek değil de yaşatarak bizden sonraki nesillerinde bu hobiden istifade etmesini sağlamak olduğunun önemini vurgulamaya çalışıyoruz. </span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/WhatsApp%20G%C3%B6rsel%202024-09-12%20saat%2012_03_11_fa75d5ea.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yarışmamızda yakalanan tüm Sazan Balıkları ölçümü yapıldıktan sonra hakemler eşliğinde tekrardan baraja bırakılıyor.  </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yarışmaya bu sene 15 takım kabul ettik. Ülkemizin değişik illerinden ve neredeyse tamamına yakını illerindeki dernekleri temsil eden takımlardan oluşuyor. Yarışma güzel başladı ve ilk gün 3 balık yakalandı. Şuan toplamda 6 adet Sazan Balığı Yakalanıp ölçüm işlemi sonrasında suya bırakıldı. </span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/WhatsApp%20G%C3%B6rsel%202024-09-12%20saat%2012_03_10_1d785c29.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Aslında bu tarz yarışmalarda ilk günlerde pek balık beklenmezdi bu da bizi sevindirdi. İlerleyen anlarda yarışmacılarımızın büyük balıklar yakalayacağını ümit ediyoruz. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>15 Eylül 2024 Pazar günü saat 12.00’ de bitecek olan yarışmamızda tek arzumuz yarışmadan büyük balık çıkması ve bu yılın rekorunun Denizli de kırılması.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yarışan takımlarımıza başarılar dilerken yarışmaya katkı sağlayan tüm sponsorlarımıza, kurum ve kuruluşlara da çok teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p> </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sportif Balıkçıların Ustaları Ömerli&amp;apos;de Buluştu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/sportif-balikcilarin-ustalari-omerlide-bulustu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/sportif-balikcilarin-ustalari-omerlide-bulustu</guid>
<description><![CDATA[ III. INTERNATIONAL ÖMERLİ CARP CUP Sportif Sazan Balığı Yakalama Yarışması Ömerli Barajı’nda, bol mücadele ve dostluğun zirve yaptığı sahneler yaşandı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/sport-1725888154.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sportif, Balıkçıların, Ustaları, Ömerlide, Buluştu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Amatör ve Sportif Olta Balıkçılığı Federasyonu (<strong>ASOF</strong> ) bünyesindeki derneklerden biri olan Ömerli Barajı Sportif Olta Balıkçıları ve Doğal Hayatı Koruma Derneği (<strong>ÖBSADER) </strong>tarafından gerçekleştirilen yarışmada ülkemizin değişik illerinden 34 Takım ve 120 sportif olta balıkçısı, sportif balıkçılığın survivor’ı denilen yarışmada doğa şartları, yabani hayvanlarla mücadelenin yanı sıra ürkek ve yabani olan sazan balığını yakalamak için müthiş mücadele verdiler. Sazan balıklarının da yarışmacılara karşı olan mücadelesi ve sürekli barajın dibindeki ağaç köklerine saklanması yarışmacıların zor anlar yaşamasına sebep oldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yarışmacı takımlardan biri olan, <strong>KÜSOBDER</strong> Mafia Carp Takım kaptanı İsmail Gültekin ‘’Ömerli yarışması gerçekten sportif balıkçılık için zor bir avlak barajın dibi tamamen ağaç kökleri ile dolu dip taraması yaparak köklerin olmadığı yerlere yem bıraktık. Balık oltaya vurduğu an çok seri hareket etmek zorunda kalıyorduk hatta ben can yeleğini uyuyacağım zaman çıkarıyordum. Buranın balığı sese ve avcılığa yabancı ürküyor. Doğal olarak yemede alışkın değil. Türkiye’nin her yerinde av yaptım ama burası başka bir yer hem atmosfer olarak hem doğa şartları hem de yabani hayvanlarla iç içe zorlu ama bir o kadar da muhteşem bir yarışma geçirdik. Aldığımız her run da yine kaçacak korkusu ile tüm takımların botlara depar atması ve köklere saklanan balıkları kaçırmamıza hem üzülüyorduk hem de balık Mafia’yı dize getirdi diye komik anlar yaşamamıza sebep oluyordu. Sonuç olarak muhteşem asla unutulmaz harika bir yarışma geçirdik. Derece yapan tüm arkadaşlarımızı kutluyorum’’ dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>Sportif Balıkçılığın Survivorı</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>34 takımın mücadele ettiği toplamda limitler dahilinde 76 adet sazan balığının yakalanıp suya geri iade edildiği <strong>III.INTERNATIONAL ÖMERLİ CARP CUP 2024</strong> yarışmasında dereceye giren takımlar şöyle;</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yarışmada En Büyük Balık Yakalama Birincisi 5.690 Kg Warriors Carp İnobder </span></span></span></p>

<p><span><span><span>En Çok Balık Yakalama Birincisi Toplam 14 adet Balık, 39.829 gr ACTİON CARP TEAM</span></span></span></p>

<p><span><span><span>En Çok Balık Yakalama İkincisi Toplam 7 Adet Balık, 19.140 GR NATURE IN CARP TEAM</span></span></span></p>

<p><span><span><span>En Çok Balık Yakalama Üçüncüsü Toplam 3 Adet Balık, 18.960 gr Esbalder Alfa 26 TEAM</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Edremit Körfezi&amp;apos;nde &amp;quot;hayalet ağ&amp;quot; temizliği yapılıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/edremit-koerfezinde-hayalet-ag-temizligi-yapiliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/edremit-koerfezinde-hayalet-ag-temizligi-yapiliyor</guid>
<description><![CDATA[ Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ile Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) işbirliğinde Edremit Körfezi&#039;ndeki hayalet ağların temizliğine başlandı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/edremit-korfezinde-hayalet-ag-temizligi-yapiliyor-1725860493.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:35 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Edremit, Körfezinde, hayalet, ağ, temizliği, yapılıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Üniversitenin akademik personeli ve Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı dalgıçlarından oluşan 15 kişilik "hayalet ağ avcıları", balık av sezonunun başlamasıyla Edremit Körfezi'nde hayalet ağ temizliği yapıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>ÇOMÜ-1 araştırma gemisi ile 3 gün önce başlayan çalışmalarda su altında yaklaşık 100 dönüm alan tarandı. Gömeç'in Karaağaç ve Burhaniye'nin Pelitköy mahalleleri açıklarında terk edilmiş 2 ağ bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığından yapılan açıklamada, Gömeç açıklarında bulunan trata ağının en az 10 yıl önce yasaklandığı, bulunan hayalet ağın 10-15 yıldır bölgede olduğu ve su altı doğal yaşamına zarar verdiği belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Pelitköy açıklarında çıkarılan 200 metre uzunluğundaki uzatma ağının da çok uzun zaman suda kaldığı, üzerinde onlarca ölü balık ve yengeç bulunduğu aktarılan açıklamada, 6 aydan uzun süredir suda kaldığı tespit edilen ağın görüntülenerek sudan çıkarıldığı ve su altı yaşamına zarar vermesinin önüne geçildiği anlatıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>2021'den beri devam eden hayalet ağların temizlenmesi projesinin süresinin yeni işbirliği protokolü ile 5 yıl daha uzatıldığı bilgisine yer verilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Ekibimiz, 2021 yılında Marmara Denizi'nde görülen müsilaj problemiyle başlayan çalışmalarda 3 yılda Türkiye'nin en çok hayalet ağ temizleyen ekibi olmuştur. Hayalet ağ avcıları ekibi Ege ve Marmara denizlerinde hayalet ağ arama ve çıkarma çalışmalarına yaz kış demeden yıl boyunca devam edecektir. Ege ve Marmara'da avlanan tüm balıkçılarımızdan ricamız, eğer bir ağ kaybederlerse zaman kaybetmeden Balıkesir Büyükşehir Belediyesine bildirirlerse hemen müdahale ederek bu ağlar sudan çıkarılacak ve su altı doğal yaşamına zarar vermeleri engellenecektir."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Önemli doğal kaynaklar olan denizlerin, balıkçıların da geçim kaynağı olduğu vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bu kaynağın sürdürülebilir olması, gelecek nesillere aktarılması için temiz kalması çok önemlidir. Ekibimiz hayalet ağların temizlenmesinin yanında, denizlerimizdeki balık popülasyonunun arttırılması, balıkçılarımızın daha fazla kazanç sağlaması için yapay resif projelerini de eş zamanlı sürdürmektedir. 2024 yılında Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü tarafından onaylanan proje kapsamında 5 yıl boyunca Burhaniye ve Gömeç ilçeleri kıyılarında, denizlere zarar vermeyen malzemeden yapay resif alanları oluşturulacak ve bunların takibi yapılacaktır. Bu proje sayesinde bölgenin balık popülasyonu artacak ve bölge balıkçısına ekonomik katkı sağlanacaktır. Hayalet ağ avcıları ekibi olarak bu doğal kaynaklarımızı, mavi vatanımızı korumak ve gelecek nesillere temiz denizler bırakmak için canla başla çalışıyoruz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Muğla&amp;apos;da balık yemi fabrikasında çıkan yangın kontrol altına alındı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/muglada-balik-yemi-fabrikasinda-cikan-yangin-kontrol-altina-alindi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/muglada-balik-yemi-fabrikasinda-cikan-yangin-kontrol-altina-alindi</guid>
<description><![CDATA[ Söndürme çalışmalarına destek veren bir kişi dumandan etkilendi ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2022/12/muglada-balik-yemi-fabrikasinda-cikan-yangin-kontrol-altina-alindi-1672264344.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Muğlada, balık, yemi, fabrikasında, çıkan, yangın, kontrol, altına, alındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Muğla'nın Milas ilçesindeki bir balık yemi fabrikasında çıkan yangın kontrol altına alındı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akyol Mahallesi'ndeki balık yemi fabrikasında belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yangının kısa sürede büyüyerek fabrikayı sarması üzerine bölgeye Muğla ve ilçelerinden çok sayıda itfaiye ekipleri sevk edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20221228-29858178-29858174-MUGLADA_BALIK_YEMI_FABRIKASINDA_CIKAN_YANGIN_KONTROL_ALTINA_ALINDI.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Söndürme çalışmalarına destek veren bir kişi dumandan etkilendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu kişiye bölgedeki 112 Acil Sağlık ekibince müdahale edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Söndürme çalışmalarına bazı işletmelere ait beton mikserleri, iş makineleri ve su tankerleri de destek verdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ekipler yangını yaklaşık 3 saatte kontrol altına aldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Fabrikada soğutma çalışması ise devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ekiplerin çalışmalarını takip eden İl Tarım ve Orman Müdürü Barış Saylak, gazetecilere yaptığı açıklamada, ihbarın hemen ardından yangına hızlı şekilde müdahale edildiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20221228-29858178-29858177-MUGLADA_BALIK_YEMI_FABRIKASINDA_CIKAN_YANGIN_KONTROL_ALTINA_ALINDI.jpg"></p>

<p><span><span><span>Teknik ekip yangının çıkışıyla ilgili inceleme yapacağını aktaran Saylak, işletme sahiplerinin yangının elektrik kontağından çıktığını söylediğini ancak netleşen bir tespitin olmadığını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Saylak, fabrikanın özellikle kültür balıkçılığı yetiştiriciliğinin yem ihtiyacını karşılayan önemli tesislerden olduğunu ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Muğla&amp;apos;da balık yemi fabrikasında yangın başladı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/muglada-balik-yemi-fabrikasinda-yangin-basladi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/muglada-balik-yemi-fabrikasinda-yangin-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Muğla&#039;nın Milas ilçesindeki bir balık yemi fabrikasında çıkan yangın kontrol altına alınmaya çalışılıyor.

Akyol Mahallesi&#039;ndeki balık yemi fabrikasında belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı.

Yangının kısa sürede büyüyerek fabrikayı sarması üzerine bölgeye Muğla ve ilçelerinden çok sayıda itfaiye ekipleri sevk edildi.

Ekiplerin yangın kontrol altına alma çalışmaları sürüyor.

AA



  ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2022/12/muglada-balik-yemi-fabrikasinda-yangin-basladi-1672263103.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Muğlada, balık, yemi, fabrikasında, yangın, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Muğla'nın Milas ilçesindeki bir balık yemi fabrikasında çıkan yangın kontrol altına alınmaya çalışılıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Akyol Mahallesi'ndeki balık yemi fabrikasında belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı.</span></span></p>

<p><span><span>Yangının kısa sürede büyüyerek fabrikayı sarması üzerine bölgeye Muğla ve ilçelerinden çok sayıda itfaiye ekipleri sevk edildi.</span></span></p>

<p><span><span>Ekiplerin yangın kontrol altına alma çalışmaları sürüyor.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>

<p><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20221228-29857673-29857672-MUGLADA_BALIK_YEMI_FABRIKASINDA_YANGIN_BASLADI.jpg"></p>

<p> </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye&amp;apos;nin 2022&amp;apos;deki su ürünleri ihracatında çipura, levrek ve Türk somonu başı çekti</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turkiyenin-2022deki-su-urunleri-ihracatinda-cipura-levrek-ve-turk-somonu-basi-cekti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turkiyenin-2022deki-su-urunleri-ihracatinda-cipura-levrek-ve-turk-somonu-basi-cekti</guid>
<description><![CDATA[ Rusya Federasyonu başta olmak üzere 96 ülkeye yapılan su ürünleri ihracatı, önceki yıla oranla miktarda yüzde 4, değerde yüzde 17 arttı - İhracatta ilk üç ürün 70 bin 974 tonla çipura, 64 bin 662 tonla levrek, 49 bin 215 tonla Türk somonu oldu ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/01/turkiyenin-2022deki-su-urunleri-ihracatinda-cipura-levrek-ve-turk-somonu-basi-cekti-1674119900.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türkiyenin, 2022deki, ürünleri, ihracatında, çipura, levrek, Türk, somonu, başı, çekti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Türkiye geçen yıl 96 ülkeye başta çipura, levrek ve Türk somonu olmak üzere çeşitli su ürünleri sattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA muhabirinin Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği <strong>(DKİB)</strong> verilerinden yaptığı derlemeye göre, 2022'de 245 bin 760 ton su ürünü ihraç edilerek 1 milyar 604 milyon 971 bin 300 dolar kazanç sağlandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Buna göre ihracat, 236 bin 83 ton su ürünü karşılığı 1 milyar 376 milyon 546 bin 85 dolar gelir elde edilen 2021'e göre miktarda yüzde 4, değerde yüzde 17 arttı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye'nin 96 ülkeye gerçekleştirdiği su ürünleri ihracatında, çipura, levrek ve Türk somonu başı çekti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çipura 70 bin 974 ton karşılığı 372 milyon 63 bin 694 dolar, levrek 64 bin 662 ton karşılığı 503 milyon 229 bin 970 dolar, Türk somonu ise 49 bin 215 ton karşılığı 363 milyon 175 bin 116 dolar döviz girdisi kazandırdı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Rusya Federasyonu, İtalya ve Birleşik Krallık en fazla dış satım yapılan ülkeler oldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Geçen yıl Rusya Federasyonu'na 297 milyon 463 bin 376, İtalya'ya 170 milyon 986 bin 243, Birleşik Krallık'a ise 158 milyon 870 bin 550 dolarlık su ürünleri satıldı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Bu ivmenin devam etmesi için yeni yatırımlar yapmamız gerekiyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>DKİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Hamdi Gürdoğan, AA muhabirine, Türkiye'nin su ürünleri ihracatında geçen yılı artışla kapattığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İhracattaki yüzde 17'lik artışa dikkati çeken Gürdoğan, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bu artışa baktığınız zaman deniz ürünlerinin yanında aynı zamanda özellikle kafes balıkçılığının da olduğunu görüyoruz. Türkiye deniz ürünlerinde teknolojisini geliştirerek, her şeyden önce gittikçe artan bir ivmeye sahip. Bu ivmenin devam etmesi için sürekli tonaj artırmamız ve her şeyden önce yeni yatırımlar yapmamız gerekiyor. Özellikle de devletin ve Tarım ve Orman Bakanlığının desteklerinin bu bağlamda artması gerekmektedir."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gürdoğan, yetiştiricilikte ürün yelpazesinin geliştirilmesinin de önemli olduğuna işaret ederek, "Havuz balıklarında çeşitlemeye gitmemiz lazım. Bu kapsamda da dünya piyasasındaki gelişmeleri takip etmemiz önemli." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bununla ilgili <strong>UR-GE</strong> (Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesinin Desteklenmesi) projeleri ve buna bağlı AR-GE araştırmalarının önemli olduğunu kaydeden Gürdoğan, gelecek yıllardan beklentilerinin yüksek olduğunu sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rize&amp;apos;de alabalık üreticilerine ekipman desteği sağlandı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/rizede-alabalik-ureticilerine-ekipman-destegi-saglandi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/rizede-alabalik-ureticilerine-ekipman-destegi-saglandi</guid>
<description><![CDATA[ Rize&#039;de, &quot;Rize İli Alabalık Tesisleri Modernizasyonu&quot; projesi kapsamında alabalık üreticilerine ekipman desteği verildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/01/rizede-alabalik-ureticilerine-ekipman-destegi-saglandi-1672625411.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rizede, alabalık, üreticilerine, ekipman, desteği, sağlandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı (DOKAP) işbirliğinde yürütülen proje çerçevesinde 9 üreticiye, 33 kuluçka dolabı, 26 yavru büyütme havuzu, 15 canlı balık taşıma nakil tankı, 2 PH metre ve 3 yavru boylama makinesinden oluşan 79 ekipman dağıtıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20221231-29877672-29877668-RIZEDE_ALABALIK_URETICILERINE_EKIPMAN_DESTEGI_SAGLANDI.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Vali Kemal Çeber, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'ndeki törende, Rize'nin Türkiye'nin en çok yağış alan ili olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Alabalık üreticilerine boylama ve kuluçka makineleri ile havuz verdiklerini belirten Çeber, üreticilerin, yeni ürünlerle en sağlıklı şekilde kademe kademe Rize'nin serin sularında yetiştirecekleri balıkları hem yurt içinde hem de yurt dışında satışa sunacaklarını aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çeber, son yıllarda hem Karadeniz havzasında hem de Rize'de balıkçılık anlamında önemli gelişmeler olduğunun altını çizerek, şu değerlendirmede bulundu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Çay tarımının yanı sıra ilimizde hayvancılık ve deniz ürünleri noktasında gerçekleştirilen üretimleri çok önemsemekteyiz. Devletimiz de arıcılık, hayvancılık ve su ürünleri noktasında üreticilerimize destekler vermektedir. Balık olarak ihracatımız arttı. Ürünlerimizi arttıracak şekilde balıkçılarımızı sonuna kadar desteklemeye gayret ediyoruz. İnşallah balıkçılığa hız kesmeden desteklerimiz devam edecek."</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20221231-29877672-29877669-RIZEDE_ALABALIK_URETICILERINE_EKIPMAN_DESTEGI_SAGLANDI.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Rize İç Su Ürünleri Birlik Başkanı Mustafa Memoğlu ise ekipmanların kendilerine kolaylık sağlayacağını dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Alabalık işletmelerinin son zamanlarda büyük bir önem kazandığına işaret eden Memoğlu, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"10 yıl öncesine kadar üretime bu kadar önem vermiyorduk. Fakat şimdi talep çok arttı. Bize verilen bu yeni ekipmanlarla üretimimize devam edeceğiz. Balıkçılık sektörü gün geçtikçe değer kazanmaya başladı. Bundan 10 yıl önce balığımızı bile satamıyorduk. Şimdi ise satacak balık bulamıyoruz. Bu ekipmanlar, balığı sağdığımız zaman belli bir zamanda yumurtanın çıkmasını sağlıyor. Bize verilen ekipmanlar kolaylaştıracak. Bu ekipmanların fiyatları çok yüksek. Rize'de de küçük alabalık tesisleri olan alamıyor."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Törene, İl Tarım ve Orman Müdürü Murat Genç, DOKAP Başkanı Hakan Gültekin, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Göktuğ Dalgıç ve diğer ilgililer katıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Malatya &amp;quot;balık yavrusu&amp;quot; üretiminde merkez olma yolunda</title>
<link>https://trafikdernegi.com/malatya-balik-yavrusu-uretiminde-merkez-olma-yolunda</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/malatya-balik-yavrusu-uretiminde-merkez-olma-yolunda</guid>
<description><![CDATA[ Tarım ve Orman İl Müdürü Tahir Macit: - &quot;Bu yıl 52 milyon yavru balık ürettik, 2023&#039;te bu sayıyı 60 milyona çıkaracağız&quot; - Üretici Gökçe Dulkadir: - &quot;İhracattan dolayı yavru alabalığa ciddi talep var, kendimizi bu işe odakladık&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/01/malatya-balik-yavrusu-uretiminde-merkez-olma-yolunda-1672626211.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:02 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Malatya, balık, yavrusu, üretiminde, merkez, olma, yolunda</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Balık yavrusu üretiminde önemli konuma sahip Malatya'da, yeni yatırımların hayata geçirilmesiyle üretimin artması bekleniyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Karakaya Baraj Gölü'nde balık üretim tesislerinin yaygınlaşması, yurt dışında Türk somonuna talebin artması dolayısıyla kaynak sularda alabalık üretimi yapan firmalar, Tarım ve Orman Bakanlığının desteğiyle alabalık yavrusu üretimine yöneliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kentte üretilen alabalık yavruları ve yumurtaları, Malatya'nın civar illeriyle Karadeniz'e kıyısı bulunan kentlere gönderiliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tarım ve Orman İl Müdürü Tahir Macit, AA muhabirine, kentin, kuru kayısı üretimi ve ihracatından sonra balıkta da adından söz ettirdiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kentteki girişimcilerin son yıllarda bu sektöre yoğun yatırım yaptığını belirten Macit, "Geçmiş yıllarda üretim miktarımız 3 bin ton civarındayken 9 bin tonlara çıktı. Yeni yatırımcılar tesis kurmaya başladı, 2023'te üretimin 15 bin tonlara çıkmasını bekliyoruz. Tük somonu ve alabalık ihracatımız da var, iç piyasaya da satıyoruz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/01_2022_03_Aralik_20_20221229_2_56624593_84239833.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Üretim yatırımlarla artıyor</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Kentte balık üretimini artırmaya yoğunlaştıklarını vurgulayan Macit, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bu yıl 52 milyon yavru balık ürettik, 2023'te bu sayıyı 60 milyona çıkaracağız. Yatırımların tamamlanmasıyla da 100 milyon yavru balık üretebileceğiz. Yavru balığın yanında yumurta satışımız da var. Somon üretiminde kullanılan alabalıkların dişi olması isteniyor."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Macit, kentin yıllık 120 bin ton balık üretim kapasitesi olduğunu dile getirerek, "Yeni yatırımcıları kente bekliyoruz, altyapımız ve yavru balık üretimimiz var. Yavru alabalıkları civar illere satıyoruz. Karlı bir sektör, ihracat problemi yok, birçok ülkeye alabalık ve Türk somonu ihracatımız var, kilogramı 11 avroya satılıyor. " ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bazı girişimcilerin Karadeniz'de tesis kurduğunu ve buradan aldıkları alabalık yavrularını yetiştirip Türk somonuna çevirdiklerini anlatan Macit, "İç sularda yavru balık üretiminde birinci sıradayız. Kaynak sularda, havuzda balık üretenleri yavru balık üretimine yönlendiriyoruz. Onlara teknik destek ve danışmanlık hizmeti veriyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/thumbs_b_c_a87e6d15ee8598757ebed968775d8671.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Yavru alabalığa ciddi talep var"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Doğanşehir ilçesinde alabalık yavrusu üreten Gökçe Dulkadir de burada balık üretim tesisi kiralayarak sektöre giriş yaptığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tesisinin yıllık 14 milyonluk kuluçka, 134 ton ise porsiyonluk balık üretim kapasitesine sahip olduğunu belirten Dulkadir, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Fotoperiyot sistemini kurarak kuluçka kapasitemizi ikiye katladık. 14 milyonluk kapasitemizi 30 milyon civarını çıkardık. Işıklar gece gündüz olayını gerçekleştiriyoruz. Normalde yılda bir defa yumurtlayan balıklar, yılda iki defa yumurtladı. Piyasada çok talep gören dişi yavru ve dişi yumurta üretimini gerçekleştirdik. İhracattan dolayı yavru alabalığa ciddi talep var, kendimizi bu işe odakladık."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Samsun&amp;apos;da düzenlenen &amp;quot;Aqua Kültür Kontak Forumu&amp;quot; başladı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/samsunda-duzenlenen-aqua-kultur-kontak-forumu-basladi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/samsunda-duzenlenen-aqua-kultur-kontak-forumu-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Samsun&#039;da, Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) ev sahipliğinde Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) katkılarıyla düzenlenen ve Türk somonu, balık yetiştiricileri ile üretime yönelik teknolojik yeniliklerin anlatılacağı &quot;Aqua Kültür Kontak Forumu&quot; başladı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/09/samsunda-duzenlenen-aqua-kultur-kontak-forumu-basladi-1694668002.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Samsunda, düzenlenen, Aqua, Kültür, Kontak, Forumu, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Salih Zeki Murzioğlu</strong>, TSO Rifat Hisarcıklıoğlu Salonu'ndaki forumun açılışında yaptığı konuşmada, giderek artan nüfusla dünyanın gıda tüketiminde içinde bulunduğu dönemde deniz ürünleri tüketimi ve yetiştiriciliği konusunun önem kazanmaya devam edeceğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye'nin deniz ve karadaki içi sularda zengin bir faunaya sahip olduğunu, Karadeniz'in bu anlamda özel bir alan olduğunu vurgulayan Murzioğlu, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Türkiye'de 2022 yılında 514 bin 805 ton akuakültür ürünü yetiştirildiğini görüyoruz. Bunun yüzde 28'i iç sular, yüzde 72'si denizdeki üretimi oluşturuyor. İç suların yanı sıra denizdeki ürünlerle yaklaşık 850 bin ton su ürününden bahsedebiliyoruz. Bu etkinlikte akuakültür alanındaki fırsatları görüşeceksiniz. Pazarlama, depolama, taşımacılık, işleme ve değerlendirme, bakım ve ekipman üretimi gibi sektörlerle düşündüğümüzde ortada çok ciddi fırsatlar olduğu aşikar. Tüm paydaşlar adına bu forumun, iş görüşmelerinin başarıyla tamamlanmasını, dostluk zemininde her iki ülke için de ekonomik faydaya dönüşmesini diliyorum."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İl Tarım ve Orman Müdürü <strong>İbrahim Sağlam</strong> da Samsun'daki firmaların yapacağı iş birliklerinin önemli olduğunu, kentte sadece Türk somonu değil, birçok kültür balığı yetiştiriciliğinin artarak devam ettiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Toplantıya çevrim içi bağlanan Norveç Doğu Ticaret Odası Başkanı Olav Rekdal da deneyimlerini ve önerilerini katılımcılarla paylaştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İki gün sürecek forumda, Türk somonu ve balık yetiştiricileri ile üretime yönelik teknolojik yenilikler paylaşılarak, <strong>Norveç</strong>'ten gelen uzmanlarla ikili iş birliği imkanları ele alınacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dardanel ilk 6 ayda cirosunu yüzde 80 artırdı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/dardanel-ilk-6-ayda-cirosunu-yuzde-80-artirdi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/dardanel-ilk-6-ayda-cirosunu-yuzde-80-artirdi</guid>
<description><![CDATA[ Dardanel Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Niyazi Önen: - &quot;2023’ü sektörümüz ve kurulduğumuz coğrafya için değer üretmeye devam ederek başarılarla tamamlayacağımıza inanıyorum&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/08/dardanel-ilk-6-ayda-cirosunu-yuzde-80-artirdi-1692731561.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dardanel, ilk, ayda, cirosunu, yüzde, artırdı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong> Dardanel</strong>, yılın ilk yarısında cirosunu geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 80 artırarak 2,26 milyar TL'ye çıkardı.</span></span></p>

<p><span><span>Şirketten yapılan açıklamaya göre, <strong>Dardanel</strong>, yılın ilk yarısına ait finansal sonuçlarını paylaştı.</span></span></p>

<p><span><span>Buna göre Dardanel'in <strong>FAVÖK</strong>'ü (faiz, amortisman ve vergi öncesi kar) yüzde 100 artarak 309 milyon TL olurken, 2023'ün ilk altı ayında ihracat rakamı 16,1 milyon dolara ulaştı. Şirketin ihracatının yıl sonunda 35 milyon doları aşması bekleniyor.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Dardanel</strong>, yılın ilk altı ayında, cirosunu geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 80 artırarak 2,26 milyar TL’ye çıkardı.</span></span></p>

<p><span><span>Açıklamada görüşlerine yer verilen <strong>Dardanel </strong>Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Niyazi Önen</strong>, tüm planlamaları ölçüsünde bekledikleri gibi 2023'ün ilk yarısında başarılı finansal sonuçlara imza attıklarını bildirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Türkiye'yi deniz ürünleri alanında ilklerle tanıştıran bir marka olduklarını ve bu hedeflerinden şaşmadan büyümelerine devam ettiklerini belirten <strong>Önen</strong>, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span><span>"Uzmanlığımız bize yeniliklerimiz ve girişimlerimiz için güç ve cesaret veriyor. Bu yıl aynı zamanda grup çatımız altındaki tüm kategorilerimizde yatırımlarımıza hız kazandırdık. <strong>AR-GE</strong> ve inovasyon yatırımlarımızla yeni ürünler geliştiriyor, farklı kategorilerde geliştirdiğimiz inovatif ürünlerimizi yeni tüketici grupları ile buluşturuyoruz. Bu yıl tam da hedeflediğimiz şekilde ihracat gücümüzü daha da artırdığımız bir sene olmaya devam ediyor.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Dardanel </strong>güvencesiyle lezzetli ve sağlıklı ürünlerimizi çok daha geniş bir coğrafyaya ulaştırıyor, bu alanı daha da genişletmek için adımlar atıyoruz. Türkiye’nin balık ve deniz ürünleri uzmanı olarak çıktığımız yolda, yurt dışı yatırımlarımız ve ihracattaki büyümemizle şimdi dünyanın en büyük deniz ürünleri üreticilerinden biri olma yolunda ilerliyoruz. 2023'ü sektörümüz ve kurulduğumuz coğrafya için değer üretmeye devam ederek başarılarla tamamlayacağımıza inanıyorum."</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yumaklı &amp;quot;Alkumru Barajı&amp;apos;nda 5 bin 600 tonluk balık üretimi için özel sektörün önünü açtık&amp;quot;</title>
<link>https://trafikdernegi.com/yumakli-alkumru-barajinda-5-bin-600-tonlukbalikuretimi-icin-oezel-sektoerun-oenunu-actik</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/yumakli-alkumru-barajinda-5-bin-600-tonlukbalikuretimi-icin-oezel-sektoerun-oenunu-actik</guid>
<description><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, &quot;Şehir Buluşmaları Siirt&quot; programında konuştu ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/08/tarim-ve-orman-bakani-ibrahim-yumakli-sehir-bulusmalari-siirt-programinda-konustu-1692607170.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yumaklı, Alkumru, Barajında, bin, 600, tonluk balık üretimi, için, özel, sektörün, önünü, açtık</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Tarım ve Orman Bakanı <strong>İbrahim Yumaklı</strong>, hem Türkiye'nin her tarafında tarımsal üretimi, gıda arz güvenliğini tesis etmeyi hem de daha fazla, kaliteli ve verimli üreterek geçen yıl 30 milyar dolara yükselen tarımsal ürün ihracatını 35 milyar, 40 milyar dolarlara çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Siirt'te temaslarda bulunan <strong>Bakan Yumaklı</strong>, AK Parti İl Başkanlığı'nda düzenlenen "<strong>Şehir Buluşmaları Siirt</strong>" programına katıldı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Yumaklı</strong>, burada yaptığı konuşmada, Siirt'in büyük alimleri, evliyaları, önemli zatları yetiştirmiş mübarek bir belde olduğunu anlatarak, AK Parti hükümetleri olarak kardeşliği ve beraberliği güçlendirecek adımlar atmaya devam ettiklerini dile getirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Cumhurbaşkanı <strong>Recep Tayyip Erdoğan</strong>'ın liderliğinde ülkeyi geliştirmenin mücadelesi içinde olduklarını kaydeden <strong>Yumaklı</strong>, Türkiye'yi yeni yüzyılında dünyada marka bir ülke haline getirmek istediklerini belirtti.</span></span></p>

<p><span><span>Bu hedefe ulaşmak için tarım ve ormanın en güçlü argümanlardan olduğunu ifade eden <strong>Yumaklı</strong>, konuşmasını şöyle sürdürdü:</span></span></p>

<p><span><span>"Çünkü Cumhurbaşkanı'mızın ifadesiyle ambarın anahtarı kimdeyse güç ondadır. Eğer bir ülke gıda arz güvenliğini temin ve tesis etmiş ise o zaman onun için güçlü ülkelerden biridir, diyebiliriz. Her hafta cuma günü tarımsal desteklerle ilgili açıklamalar yapıyoruz. Yine bu cuma da üreticilerimizin, çiftçilerimizin hesaplarına tarımsal destek ödemelerini aktardık. İllerimizin tarım ve orman altyapısını güçlendirmek için birlikteyiz, sahadayız. Amacımız Türkiye'nin her tarafında tarımsal üretimi, gıda arz güvenliğini hem kendi ülkemizde tesis etmek hem de daha fazla, kaliteli ve verimli üreterek geçtiğimiz yıl 30 milyar dolara yükselmiş olan ülkenin tarımsal ürün ihracatını 35 milyar, 40 milyar dolarlara çıkarmaktır."</span></span></p>

<p><span><span>Medeniyetlerin ve ticaret yollarının kesişim noktasında bulunan <strong>Siirt</strong>'in bu özelliğinden dolayı güçlü kültürel altyapıya sahip olduğunu anlatan Yumaklı, geçiş güzergahındaki kentin tarımsal üretimin adeta merkezi konumunda bulunduğunu aktardı.</span></span></p>

<p><span><span>Bugün 12 bin çiftçinin yaklaşık 2,1 milyon dekarda üretim yaptığına, amaçlarının Siirt'te bu rakamı 5,7 milyon dekara çıkarmak olduğuna dikkati çeken Yumaklı, bu nedenle Siirt'in bu potansiyelini destekleyeceklerini bildirdi.</span></span></p>

<p><strong><span><span>"Terör belası defedilmiş durumda"</span></span></strong></p>

<p><span><span>Ürünlerin işlenmesi ve paketlenmesinin en az bunları üretmek kadar önemli olduğunu dile getiren Yumaklı, Bakanlık olarak Siirt'in tarım, orman ve su potansiyelini verimli kullanması için projelere imza attıklarını, daha geliştirilecek alanların olduğunu anlattı.</span></span></p>

<p><span><span>Verdikleri destek ve yatırımlara da artırarak devam edeceklerini belirten Yumaklı, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span><span>"Kırsal kalkınma desteklerimiz var. Orman Genel Müdürlüğümüzün verdiği <strong>ORKÖY</strong> projeleri var. Burada şubesini, temsilciliğini açacağız. TKDK dediğimiz Tarımsal Kalkınmayı Destekleme Kurumuyla alakalı burada bir temsilcilik de açacağız. Burada üretimin artırılmasını, üretimin içerisinde yer alan genç ve hanım kardeşlerimizin daha fazla olmasını, Siirt'in üretimini iki katına çıkarmak istiyoruz. Küçükbaş hayvan varlığını 2 katına çıkarmak istiyoruz. Bunların olmaması için hiçbir sebep yok. Çünkü artık hamdolsun ülkemizin 40 yılın üzerinde adeta bir kanser virüsü gibi hücrelerinde dolaşan terör belası defedilmiş durumda. Artık başkalarına değil, bizim insanımız kendisine çalışacak. Bununla alakalı da en büyük görev, sorumluluk da bize düşüyor elbette."</span></span></p>

<p><strong><span><span>"TARSİM sigortasının üreticilerimizce yapılmasını istirham ediyorum"</span></span></strong></p>

<p><span><span>Siirt'te son 21 yılda arılı kovan sayısının 8 kat artarak 178 bine çıktığına, hedeflerinin yıl sonuna kadar bu rakamı 200 bine çıkarmak olduğuna işaret eden <strong>Yumaklı</strong>, Garzan Ovası'nın koruma altına alınması veya sulanarak üretime kazandırılması için çok yoğun çabalarının olduğunu bildirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Son dönemde iklim değişikliğinden kaynaklı yağış rejimlerinin değiştiğini belirten <strong>Yumaklı</strong>, şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span><span>"Memleketin bir tarafında hatta bazı şehirlerde bakıyorsunuz bir tarafı sel götürürken öbür taraf kuraklıkla boğuşuyor. Bununla alakalı özellikle <strong>TARSİM</strong> sigortasının mutlaka üreticilerimiz tarafından yapılmasını istirham ediyorum. Çünkü bu poliçenin yarısını devlet olarak biz ödüyoruz zaten. Yani yarın elimizde olmayan sebeplerle karşılaşacağımız herhangi bir afetin vereceği hasarı <strong>TARSİM</strong> sigortasıyla bertaraf etmek mümkün."</span></span></p>

<p><span><span>Siirt'te bitkisel üretim miktarının yüzde 56 artarak 252 bin tona, küçükbaş hayvan varlığının yüzde 273 artarak 1,2 milyon başa çıktığını vurgulayan Yumaklı, kentin çok daha fazlasını yapabilecek potansiyele sahip olduğunu, onun için projelerin üretilmesi ve daha çok çalışılması gerektiğini ifade etti.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Siirt'te yapılan diğer çalışmalar hakkında şu bilgileri verdi:</span></span></strong></p>

<p><span><span>"Tarımsal arazilerin sulamaya açılması konusunda <strong>DSİ</strong> Genel Müdürlüğümüz çalışmalar yapıyor. Sulanan alan miktarını artırmak ile ilgili özellikle yoğun bir gayret içerisindeyiz. Özellikle ulaşımda çok büyük sorun olan bir alan vardı. Biraz da heyelanla sıkıntı oluşturuyordu. Yığınlı Tüneli, bunu yatırım programımıza almıştık. Yığınlı Tüneli'mizi yatırım programına aldık, bu yıl içinde ihalesini yapacağız. Hesko Kaptajı İçmesuyu Kuyusu Takviye Tesisleri işi kapsamında 3 kuyu açılarak iletim hattına test amaçlı içme suyu verilmeye başlandı. Siirt-Pervari Düğüncüler Köyü, Siirt-Şirvan Cevizlik Köyü, Siirt-Şirvan Kesmetaş Köyü Bindal Mahallesi taşkın koruma işlerinin ihalelerini de bu yıl yapacağız. Siirt'imize hayırlı olsun."</span></span></p>

<p><span><span>Huzur ortamının sağlamasıyla bölgenin geniş meralarının yetiştiricilerin kullanıma açılmasının hayvancılığa büyük katkı sağladığını dile getiren Yumaklı, Siirt'in bu zenginliğini korumak için ne gerekiyorsa yapacaklarını belirtti.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Alkumru Barajı</strong>'nda 5 bin 600 tonluk balık üretimi için özel sektörün önünü açtıklarını aktaran <strong>Yumaklı</strong>, şu değerlendirmede bulundu:</span></span></p>

<p><span><span>"Ama orada istediğimiz üretim tonajını yakalayamadık. Bu konuda arkadaşlarımıza talimatı verdik. Yakından takip edeceğiz. Biz burada özellikle barajların su ürünleriyle alakalı üretime konu olmasını istiyoruz. Bu da yine bölge istihdamı için önemli, çünkü burada minimum 300 kişiye istihdam ve 15 milyon dolarlık ihracat hedefi var. Üretim artıkça bölgenin istihdamına da katkıda bulunacak. <strong>Türkiye Yüzyılı</strong> vizyonuyla tarım sektörünü en rasyonel duruma getirmeye çalışıyoruz. Buradan hareketle bu yıl, Türkiye Yüzyılı, üretimin ve üreticinin yüzyılı olacak. Hep birlikte umutlarımızı da hedeflerimizi de geliştireceğiz ve büyütmeye devam edeceğiz. Birlikte hareket edeceğiz. Sorunlara beraber kafa yoracağız. Bakanlığımızın kapıları ardına kadar açık. Sizler sektör için ne yapacağınızı düşünün, yapacağınıza inanın, projelendirin, bize getirin biz de bu projeleri destekleyelim. Ancak bunu yaparsak Siirt marka bir şehir olur."</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Depremden etkilenen su ürünleri yetiştiricileri için zarar tazmini başvuruları başladı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/depremden-etkilenen-su-urunleri-yetistiricileri-icin-zarar-tazmini-basvurulari-basladi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/depremden-etkilenen-su-urunleri-yetistiricileri-icin-zarar-tazmini-basvurulari-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Kahramanmaraş merkezli depremlerde işletmeleri zarar gören ve desteklerden yararlanmak isteyen su ürünleri yetiştiricilerinin 8 Eylül&#039;e kadar Tarım ve Orman Bakanlığı il veya ilçe müdürlüklerine müracaat etmeleri gerekiyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/08/depremden-etkilenen-su-urunleri-yetistiricileri-zarar-tazmini-icin-basvurular-basladi-1692182851.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Depremden, etkilenen, ürünleri, yetiştiricileri, için, zarar, tazmini, başvuruları, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Bakanlık tarafından hazırlanan Depremden Zarar Gören Su Ürünleri Yetiştiricilik İşletmelerinin Desteklenmesine İlişkin Tebliğ, Resmi Gazete'de yayımlandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tebliğ, 6 Şubat'ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle afet bölgesi ilan edilen illerde su ürünleri yetiştiriciliği faaliyetinde bulunan işletmelere yapılacak desteklerin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Söz konusu işletmelerde üretim havuzları, kafesler ve kuluçkahanelerde oluşan hasar ve yıkımlar sebebiyle balık yumurtaları, yavru, porsiyonluk ve anaç balıkların zarar gördüğü tespit edilmişti. Özellikle geçimini su ürünleri yetiştiriciliğinden sağlayan üreticiler ve bölge ekonomisinin de afetten olumsuz etkilendiği tespit edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tebliğe göre, depremde işletmeleri zarar gören ve desteklemelerden yararlanmak isteyen su ürünleri yetiştiricilerinin 8 Eylül mesai bitimine kadar destekleme müracaat dilekçesi ve il müdürlükleri tarafından düzenlenen hasar tespit tutanakları ile Tarım ve Orman Bakanlığı il veya ilçe müdürlüklerine müracaat etmeleri gerekiyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Zarar gören su ürünleri yetiştiricilik işletmelerinin faaliyetlerinin devamlılığını sağlamak amacıyla Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan "Depremden Zarar Gören Su Ürünleri Yetiştiricilik İşletmelerinin Desteklenmesine İlişkin Karar" kapsamında işletmelere, adet başına 0,2 lira balık yumurtası yardımı, adet başına 1 lira yavru balık yardımı, kilogram başına 30 lira porsiyon balık yardımı, adet başına 250 lira anaç balık yardımı yapılacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tebliğ, 6 Şubat'tan geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Su ürünleri ihracatı, yılın ilk yarısında 829 milyon dolara ulaştı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/su-urunleri-ihracati-yilin-ilk-yarisinda-829-milyon-dolara-ulasti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/su-urunleri-ihracati-yilin-ilk-yarisinda-829-milyon-dolara-ulasti</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye, ocak-haziran döneminde su ürünleri ihracatından 829 milyon dolar gelir elde etti. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/07/su-urunleri-ihracati-yilin-ilk-yarisinda-829-milyon-dolara-ulasti-1690789672.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ürünleri, ihracatı, yılın, ilk, yarısında, 829, milyon, dolara, ulaştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>Ege İhracatçı Birliklerinden</strong> yapılan açıklamaya göre, ülke genelinden yapılan su ürünleri ihracatı, geçen yılın ilk yarısında 117 bin ton olurken bu yılın aynı döneminde yaklaşık yüzde 7'lik artışla 125 bin tona ulaşıldı.</span></span></p>

<p><span><span>Değer bazında ise geçen yıl ilk 6 ayda 760 milyon dolar olan ihracat, bu yılın aynı döneminde yüzde 9 artarak 829 milyon dolara çıktı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Levrek</strong>, 263 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer alırken <strong>çipura</strong> ihracatından 215,7 milyon dolar döviz girdisi sağlandı. <strong>Somon</strong> ve alabalık diğer önde gelen ihraç ürünleri arasında yer aldı.</span></span></p>

<p><span><span>Açıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı <strong>Sinan Kızıltan</strong>, Türkiye'nin son 25 yılda su ürünleri sektörüne yaptığı yatırımla levrek ve çipurada dünyanın en büyük üretici ve ihracatçıları arasına girdiğini ifade etti.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Orkinosta</strong> da dünyanın ilk 5 ülkesi arasında yer aldıklarını kaydeden <strong>Kızıltan</strong>, "2022'de su ürünleri sektörü olarak 1 milyar 650 milyon dolarlık ihracata imza atmıştık, 2023 yılında 1,8 milyar dolar, 2024 yılında 2 milyar dolar dövizi Türkiye'ye kazandırmayı hedefliyoruz." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span>Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı <strong>Bedri Girit</strong> ise su ürünleri sektörü ihracatının 560 milyon dolarlık büyük diliminin Ege Bölgesi'ndeki su ürünleri ihracatçılarınca yapıldığını aktardı.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Adana&amp;apos;da yavru sazan üretim sezonu sağımla başladı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/adanada-yavru-sazan-uretim-sezonu-sagimla-basladi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/adanada-yavru-sazan-uretim-sezonu-sagimla-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Adana Tarım ve Orman Müdürlüğü Su Ürünleri Üretim İstasyonu&#039;nda yavru balık üretim sezonu, anaç balıklardan sağım yapılmasıyla başladı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/06/adanada-yavru-sazan-uretim-sezonu-sagimla-basladi-1685722839.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Adanada, yavru, sazan, üretim, sezonu, sağımla, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Müdürlüğün açıklamasına göre, istasyonun kuluçkahane kısmındaki mini havuzlara bir gün önce alınan ve sağım için hazırlanan anaç balıklardan yumurta sağımı yapıldı.</span></span></p>

<p><span><span>Sağıma katılan İl Tarım ve Orman Müdürü <strong>Muhammet Ali Tekin</strong>, yeni sezonda, geçen yılın üzerinde yavru balık üretmeyi hedeflediklerini belirtti.</span></span></p>

<p><span><span>Tesiste ilk yıl 8 milyon yavru sazan balığı ürettiklerini aktaran <strong>Tekin</strong>, şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span><span>"Geçen yıl 15 milyonun üzerinde bir üretimimiz oldu. Bu yıl da 20 milyona yakın bir üretim yapmayı planlıyoruz. Ürettiğimiz yavru balıkları belli bir boya geldiğinde çevre illere göndererek oradaki göl ve göletlerin balıklanmasını sağlıyoruz. Bizim ilimizdeki göl ve göletlerin tamamını da burada ürettiğimiz balıklarla balıklandırma yapıyoruz. Böylece hem balık popülasyonunun devamlılığını sağlıyoruz hem de geçimini balıkçılıkla yapan ailelere katkı sunmuş oluyoruz. Bakanlığımızın belirlediği program dahilinde bize bağlı illere üretilecek yavru balıkların sevkiyatını yapıp göl ve göletlere yeni sezonda bırakılmasını sağlayacağız."​​​​​​​</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kayseri&amp;apos;de üretilen Türk somonunun yüzde 98&amp;apos;i ihraç ediliyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kayseride-uretilen-turk-somonunun-yuzde-98i-ihrac-ediliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kayseride-uretilen-turk-somonunun-yuzde-98i-ihrac-ediliyor</guid>
<description><![CDATA[ Kayseri&#039;de üretilen Türk somonunun 98&#039;inin ihraç edildiği bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/05/kayseride-uretilen-turk-somonunun-yuzde-98i-ihrac-ediliyor-1685195238.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kayseride, üretilen, Türk, somonunun, yüzde, 98i, ihraç, ediliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, <strong>Pınarbaşı</strong> ilçesinde 1500 metre rakımda Zamantı Irmağı üzerindeki kuluçkahanelerde üretilen yumurtalar, Bahçelik ve Yamula baraj göllerinde yetişmiş somonlara dönüşüyor.</span></span></p>

<p><span><span>Kayseri'deki üreticilerin yanı sıra Isparta, <strong>Sinop</strong>, <strong>Elazığ</strong> ve <strong>Kahramanmaraş</strong>'tan getirilen balıklar da buradaki tesislerde işleniyor.</span></span></p>

<p><span><span>Balık ürünlerinin ihracatıyla ekonomiye yıllık 30 milyon doların üzerinde katkı sağlanıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Açıklamada görüşlerine yer verilen İl Tarım ve Orman Müdürü <strong>Mustafa Şahin</strong>, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span><span>"2022'de ilimizde üretilen <strong>4 bin 250 ton</strong> Türk somonu başka illerde işlenmekteyken, açılan tesisler sayesinde artık ürettiğimiz balıklar yine ilimizde işlenmektedir. Üretimini yaptığımız Türk somonunun yüzde 98'i ihraç edilmek üzere Kayseri'de işlenmeye başlanmıştır. 2023 yılında <strong>6 bin ton</strong> balık ve balık ürünleri ihracatı hedeflenmektedir. Kayserimiz bu yıl <strong>6 bin ton Türk Somonu</strong> üretimi ve yavru alabalıklar ile ülke ekonomisine 45 milyon dolar civarında bir katkı sağlayacaktır."</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Migros, Karadeniz’de Türk somonu hasadına başladı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/migros-karadenizde-turk-somonu-hasadina-basladi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/migros-karadenizde-turk-somonu-hasadina-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Migros Ticaret AŞ Taze Ürünler Pazarlama Direktörü İbrahim Sözen:  &quot;Balıkçılarımızın Karadeniz’in en serin sularında 14 ayda yetiştirdiği Türk somonu ile denizlerdeki bereketi Türkiye’nin dört bir yanındaki sofralara taşıyacağız&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/05/migros-karadenizde-turk-somonu-hasadina-basladi-1684754514.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Migros, Karadeniz’de, Türk, somonu, hasadına, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Deniz ürünlerini yıl boyunca müşterilerine ulaştıran <strong>Migros</strong>, Karadeniz Bölgesi’nde <strong>Türk somonu</strong> hasadına başladı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Migros'tan </strong>yapılan açıklamaya göre, müşterilerinin deniz ürünlerine ulaşabilmesi için balığı doğrudan tekneden, halden ve üreticiden alarak mağazalarında satışa sunmaya devam ediyor. Haziran sonuna kadar denizdeki üretimini sürdürecek olan Migros, <strong>Türk somonunu</strong> taze ve donuk olarak yıl boyunca müşterilerine sunacak.</span></span></p>

<p><span><span>Verilen bilgiye göre, bu yıl ilk kez somon hasadı yapan şirket, sene sonuna kadar taze, donuk ve marine edilmiş olarak yaklaşık 10 bin ton satış hedefliyor.</span></span></p>

<p><span><span>Açıklamada görüşlerine yer verilen <strong>Migros Ticaret AŞ</strong> Taze Ürünler Pazarlama Direktörü <strong>İbrahim Sözen</strong>, Türkiye’deki balık tüketimini artırmak amacıyla bu kapsamdaki çalışmalarını yoğunlaştırdıklarını belirterek, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span><span>"Geçtiğimiz yıl balık konusunda başladığımız çalışmayla küçük üretici ve kooperatifleri desteklemek üzere çeşitli iş birliklerini hayata geçirdik. Amacımız taze ürün sunmanın yanı sıra çok uygun fiyatlarımızla balığa erişimi kolaylaştırarak herkesin sofrasında yer almak. Balık ürünlerinde yerel üreticilere alım garantisi sunarken, tezgâha ulaşan balıkların kalite standartlarının artırılmasını için de eğitimler veriyoruz. Balıkçılarımızın Karadeniz’in en serin sularında 14 ayda yetiştirdiği Türk somonu ile denizlerdeki bereketi Türkiye’nin dört bir yanındaki sofralara taşıyacağız. Bunun için bir yıl önce araştırmaya ve bölge gezilerine başladık. Yasal mevzuata uygun olarak avlanan balıkları reyona kadar olan yolculuğu süresince ağır metal ve mikrobiyolojik kontrol olmak üzere laboratuvarlarımızda çok sayıda analizden geçiriyoruz. Somonu ve diğer yerli balıkları müşterilerimize sunmak üzere çalışmalarımıza devam edeceğiz."</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Depremden Zarar Gören Su Ürünleri Yetiştiricilik İşletmelerine Destek</title>
<link>https://trafikdernegi.com/depremden-zarar-goeren-su-urunleri-yetistiricilik-isletmelerine-destek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/depremden-zarar-goeren-su-urunleri-yetistiricilik-isletmelerine-destek</guid>
<description><![CDATA[ Depremden Zarar Gören Su Ürünleri Yetiştiricilik İşletmelerinin Desteklenmesine İlişkin Karar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalandı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/05/depremden-zarar-goren-su-urunleri-yetistiricilik-isletmelerine-destek-1683102749.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Depremden, Zarar, Gören, Ürünleri, Yetiştiricilik, İşletmelerine, Destek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Depremden Zarar Gören Su Ürünleri Yetiştiricilik İşletmelerinin Desteklenmesine İlişkin Karar (Karar Sayısı: 7221)<br>
<a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2023/05/20230503-4.pdf"><strong>https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2023/05/20230503-4.pdf</strong></a></span></span></p>

<p> </p>

<p><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/1%20sil.jpg"></p>

<p><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/2%20sil.jpg"></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Satın aldığı balık yemini beğenmeyince kendi fabrikasını kurdu ve ihracata başladı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/satin-aldigi-balik-yemini-begenmeyince-kendi-fabrikasini-kurdu-ve-ihracata-basladi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/satin-aldigi-balik-yemini-begenmeyince-kendi-fabrikasini-kurdu-ve-ihracata-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Denizlili iş insanı Mustafa Özpek: - &quot;Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Gürcistan, Belarus ve Rusya&#039;ya balık yemi ihracatı yapıyoruz. Yıllık 5 bin ton ihracatımız oluyor&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/08/satin-aldigi-balik-yemini-begenmeyince-kendi-fabrikasini-kurdu-ve-ihracata-basladi-1693220073.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Satın, aldığı, balık, yemini, beğenmeyince, kendi, fabrikasını, kurdu, ihracata, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Denizlili iş insanı<strong> Mustafa Özpek</strong>, sahibi olduğu alabalık çiftliği için aldığı yemi beğenmeyince kendi fabrikasını kurdu ve 6 ülkeye ihracat yapma başarısı gösterdi.</span></span></p>

<p><span><span>Gençlik yıllarında Denizli'de çobanlık yaptıktan sonra bir süre çalışmak için gittiği Almanya'dan memleketine kesin dönüş yapan <strong>Mustafa Özpek</strong>, alabalık çiftliği kurdu.</span></span></p>

<p><span><span>Zamanla işlerini büyüten ve 2 oğluyla Türkiye'nin farklı şehirlerinde kurduğu 12 çiftliği işleten <strong>Özpek</strong>, yıllık 10 bin ton alabalığı işleyerek yurt dışına satmayı başardı.</span></span></p>

<p><span><span>Çiftlik için gerekli balık yemlerini dışarıdan temin eden <strong>Özpek</strong>, sık sık kalitesiz ürünlerle karşılaşınca kendi yem fabrikasını kurmaya karar verdi.</span></span></p>

<p><span><span>Honaz ilçesi Kaklık Mahallesi'nde 7 yıl önce kendi yem fabrikasını kuran ve 50 kişiye istihdam oluşturan 78 yaşındaki <strong>Özpek</strong>, ilk zamanlar kendi balıkları için üretim yaparken şimdi ürünlerini hem iç hem de dış pazarda satıyor.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Yemlerin içinden taş çıktı</span></span></strong></p>

<p><span><span><strong>Mustafa Özpek</strong>, AA muhabirine, 1973 yılından beri alabalık üretimi işiyle meşgul olduklarını söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>"Bu çoban ülkeye döviz kazandıracak" sloganıyla çıktığı yolda birçok zorluklara rağmen hedefine ulaştığını belirten <strong>Özpek</strong>, "Avrupalı yem işinde çok titiz. O kadar titiz ki 'Senin balıklarda çamur kokusu var.' dediler. Bu gibi şikayetlerden kurtulamadık yani. En sonunda yem fabrikası kurmaya karar verdim. 6 yıl araştırmadan sonra bugünkü ilk fabrikamızın olduğu yeri bulduk. Buraya bir fabrika kurduk." dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Fabrika kurmadan önce dışarıdan balık yemi temin ettiğini ve başından geçen bir olayın iş hayatını değiştirdiğini ifade eden <strong>Özpek</strong>, şöyle konuştu:</span></span></p>

<p><span><span>"İlk önce gittim ham madde alacağımız yerlerle görüştüm. Bana önce numune göndermelerini istedim. 'Bu numuneleri bizim laboratuvarlarımızda inceleyeceğiz. Beğenirsek bu malları öyle gönderin, değilse bu malları göndermeyin.' dedim. Bu arada seçimlerini beğenmediğimiz ürünleri hep geri çektik hatta firmanın birisi tavuk unu gönderdi bana. İçine özel büyütülmüş taş koymuşlar. Bizim laboratuvardaki arkadaşımız bunu getirdi vazoya su doldurdu, o ham maddeleri koyduğu zaman dibine doğru taşlar hücum etti."</span></span></p>

<p><strong><span><span>İkinci fabrika kuruluyor</span></span></strong></p>

<p><span><span><strong>Özpek</strong>, kaliteli yem üretmeye başlayınca taleplere yetişmek için ikinci fabrikanın inşasına başladıklarını belirterek, şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span><span>"Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Gürcistan, Belarus ve Rusya'ya balık yemi ihracatı yapıyoruz. Yıllık aşağı yukarı 5 bin ton ihracatımız oluyor. Talep çok. Bu sefer ne yapalım? 'Yeni fabrika kuralım.' dedik. Allah kısmet ederse orada saatte 12-15 ton arasında yem üretilecek. Biz üretiyoruz. Ürettiğimizi başka bir ülkeye satmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bizde çalışma saati öyle yok. Sabah namazından sonra ben 78 yaşındayım, ayaktayım. İşimi takip ediyorum. Başarılı olmak için çok çalışmak lazım, çok iyi işini takip etmek lazım. Daha çok üreteceğiz, daha çok ihracat yapacağız ve Türkiye'ye daha çok döviz getireceğiz."</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Balık Yetiştiricileri TBMM&amp;apos;de Komisyonda Konuştu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/balik-yetistiricileri-tbmmde-komisyonda-konustu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/balik-yetistiricileri-tbmmde-komisyonda-konustu</guid>
<description><![CDATA[ AK Parti Trabzon Milletvekili Muhammet Balta: -&quot;Kafes balıkçılığındaki kriterlerin yeterli olmadığını düşünüyorum. Her elini kolunu sallayan gidip izin almamalı, kriterler belirlenmeli&quot;  CHP Sinop Milletvekili Barış Karadeniz:  &quot;Su ürünleri konusunda saha ile birlikte yapılan çalışmaların ülkemize katkı sunacağına inanıyorum&quot;  Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Göktuğ Dalgıç: &quot;Ara eleman olarak su ürünleri teknisyenliğinin tekrar gündeme gelmesi önemli&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/04/baslikdegisecekkkkk-1680769815.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Balık, Yetiştiricileri, TBMMde, Komisyonda, Konuştu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>AK Parti Trabzon Milletvekili<strong> Muhammet Balta,</strong> kafes balıkçılığındaki kriterlerin yeterli olmadığını, bu konuda kriterlerin belirlenmesi gerektiğini söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Balıkçılık ve su ürünleri sektörünün sorunlarını ve çözüm önerilerini tespit etmek üzere kurulan<strong> TBMM Balıkçılık ve Su Ürünleri Araştırma Komisyonu, </strong>AK Parti Samsun Milletvekili <strong>Fuat Köktaş</strong> başkanlığında toplandı.</span></span></p>

<p><span><span>HDP Mersin Milletvekili<strong> Rıdvan Turan</strong>, biyolojik çeşitliliğe dikkat edilmeden avcılık yapıldığını söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Küçük ölçekli balıkçıların can çekiştiğini, aldıkları devlet desteğinin yeterli olmadığını savunan <strong>Turan</strong>, deniz ekosisteminin korunması için tedbir alınması gerektiğini vurguladı.</span></span></p>

<p><span><span>İYİ Parti Samsun Milletvekili <strong>Bedri Yaşar</strong>, Türkiye'de su ürünleri üretiminin yeterli olmadığını iddia etti.</span></span></p>

<p><span><span>Endüstriyel balıkçılık konusuna değinen <strong>Yaşar</strong>, bu alanda Türkiye'nin ihracat rakamlarının yüksek olduğunu, endüstriyel balıkçılığa odaklanıldığında bu rakamların daha da artacağını belirtti.</span></span></p>

<p><span><span>Denizlerde kirlilik olmadığını söylemenin doğru olmayacağını dile getiren <strong>Yaşar</strong>, doğaya verilecek zararı en aza indirmek için çalışma yapılması gerektiğini ifade etti.</span></span></p>

<p><span><span>Yaşar, sektördeki nitelikli çalışanların desteklenmesi gerektiğini de vurguladı.</span></span></p>

<p><strong><span><span>"Komisyon çalışması balıkçılık sektörünün gelişmesine ön ayak olacak"</span></span></strong></p>

<p><span><span>CHP Sinop Milletvekili <strong>Barış Karadeniz</strong>, komisyon çalışmalarının balıkçılık sektörünün gelişmesine ön ayak olacağını dile getirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Sahada yaptıkları incelemelerin komisyona ışık tutacağını söyleyen <strong>Karadeniz</strong>, sektörün gelişmesi için su ürünleri mühendisleriyle ilgili bir çalışma yapılması gerektiğini söyledi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>TÜİK</strong>'in istatistik ve verilerinin sahayı yansıtmadığını öne süren Karadeniz, veri kaynaklarının doğru belirlenmesi ve bu konuda üniversitelerle iş birliği yapılması gerektiğini ifade etti.</span></span></p>

<p><span><span>"<strong>Balıkçı Barınakları Yönetmeliği halen neden çıkmadı?</strong>" sorusunu yönelten Karadeniz, balıkçı teknelerine takip sistemi konulmasının önemine değindi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Karadeniz</strong>, "Dünyada bu sene balık türleri küçüldü. Bunun sebebi nedir? Su ürünleri konusunda saha ile birlikte yapılan çalışmaların ülkemize katkı sunacağına inanıyorum. Sürdürülebilirlik gerçeğini ortak aklı kullanarak sağlayacağımızı düşünüyorum." diye konuştu.</span></span></p>

<p><strong><span><span>"Kafes balıkçılığı gelişiyor"</span></span></strong></p>

<p><span><span>AK Parti Trabzon Milletvekili <strong>Muhammet Balta</strong>, denizler ile sulardaki kafes balıkçılığına ve bu alanda verilen izinlere değindi. Kafes balıkçılarının ihracata çok büyük katkısı olduğunu belirten Balta, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span><span>"Kıyılarımızda kafes balıkçılığı gelişiyor. Kafes balıkçılığının gelişmesine karşı değiliz, elbette bunların yapılması lazım ancak mevcut haliyle kriterlerin yeterli olmadığını düşünüyorum. Yani her elini kolunu sallayan gidip izin almamalı, kriterler belirlenmeli. Yapılacak alanlar ve bu alanların kriterleri belirlenmeli. Ruhsat alacak insanların da kriterleri olmalı. Bu kriterlerle birlikte gidip o alanlarda ilana çıkılmalı. Balıkçılar bu tür yerlerin iznini ve ruhsatını almalı. Birilerinin inisiyatifine bu iş kalmamalı."</span></span></p>

<p><span><span>Çevreye, deniz renklerine, doğaya uyumlu kafes tekniklerinin kullanılması gerektiğini kaydeden <strong>Balta</strong>, "Bu elbette Bakanlık tarafından belirlenmeli. Kafesler, yerleri ve nasıl malzeme kullanacakları belli olmalı, dünyaya ihracat yaparken bu konuda da örnek olmalıyız." dedi.</span></span></p>

<p><span><span>MHP Düzce Milletvekili <strong>Ümit Yılmaz</strong>, balıkçı barınaklarının ve balıkçı kooperatiflerinin de ciddi sıkıntıları olduğunu dile getirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Trol ve gırgır teknelerin deniz kıyısına 40 metreye kadar yaklaşabildiğini anımsatan <strong>Yılmaz</strong>, "Bu durum ister istemez balık yuvalarının bozulmasına sebep oluyor. <strong>Karadeniz </strong>gibi dip akıntısı çok olan denizlerde hem 40 metre içine hem de 40 metreden öteye resiflerin konulmasını ve bu resiflerin de özellikle zemine çakılmasını istiyoruz. Balık yuvalarını korumak kollamak için en iyi yöntem bu." dedi.</span></span></p>

<p><strong><span><span>"Geçen sene kontenjanlarımız doldu"</span></span></strong></p>

<p><span><span>Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Su Ürünleri Fakültesi Dekanı <strong>Prof. Dr. Göktuğ Dalgıç</strong>, fakülteler de yaşanan öğrenci sıkıntısına değindi.</span></span></p>

<p><span><span>Öğrencilerin su ürünleri fakültelerini tercih etmediğini aktaran Dalgıç, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span><span>"Bununla ilgili çalışmalar yaptık, sektörden destek aldık. Sektör yetkilileri taşın altına elini koydu, öğrencilere burs tanımlamaları yapıldı ve bir aşama ilerleyebildik. Geçen sene barajların kalkmasıyla birlikte kontenjanlarımız doldu. Türkiye'de daha önce ara eleman olarak yetişen su ürünleri teknikerlerinin şu anda maalesef kontenjanları kapatıldı, bölümler kapatıldı. Sadece su ürünleri mühendisleri ve balıkçılık teknolojisi mühendisleriyle sektörde yetişmiş eleman olarak temsil ediliyoruz. Bu açıdan ara eleman olarak su ürünleri teknisyenliğinin tekrar gündeme gelmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz."</span></span></p>

<p><span><span>Su ürünleri avcılığı ve yetiştiriciliğinin dünya üzerinde çok tehlikeli işler sınıfında yer aldığını belirten Dalgıç, iş güvenliğiyle ilgili de ciddi önlemler alınması gerektiğini dile getirdi.</span></span></p>

<p><strong><span><span>"En büyük sorun yetkisizlik"</span></span></strong></p>

<p><span><span>Su Ürünleri Mühendisleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Doç. Dr. Özcan Kaygusuz</strong>, su ürünleri mühendislerinin çok geniş bir alanda çalıştığını, en büyük sorunlarının da yetkisizlik olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Sektörde su ürünleri mühendislerinin istihdamında sorun olduğunu vurgulayan <strong>Kaygusuz</strong>, "Sektörün larva ve canlı yem konusunda henüz yetersizlikleri var, bunun aşılması gerekiyor. Organik ve iyi tarım uygulamalarında sorunlarımız var. Kamu idari yapısındaki değişimlerin yarattığı yetkide sıkıntılar var. Balık hastalıklarıyla mücadele konusunda altyapımızın güçlendirilmesi ve bu konuda meslektaşlarımızın istihdam edilmesi gerektiğini düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Orkinos ihracatı yılın ilk yarısında 40 milyon dolar döviz getirdi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/orkinos-ihracati-yilin-ilk-yarisinda-40-milyon-dolar-doeviz-getirdi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/orkinos-ihracati-yilin-ilk-yarisinda-40-milyon-dolar-doeviz-getirdi</guid>
<description><![CDATA[ Akdeniz&#039;de avlanan ve Ege Denizi&#039;ndeki çiftliklerde büyütülerek önemli bölümü suşi yapılmak üzere Japonya&#039;ya satılan orkinosların ihracatından elde edilen gelir yılın ilk yarısında yüzde 43 arttı - Tehlikeli ve zor bir operasyonla çiftliklere taşınan orkinoslara, hassas hayvanlar olması dolayısıyla dalgıç ekipleri tarafından özenle bakılıyor ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/08/orkinos-ihracati-yilin-ilk-yarisinda-40-milyon-dolar-doviz-getirdi-1692607802.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Orkinos, ihracatı, yılın, ilk, yarısında, milyon, dolar, döviz, getirdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span> Su ürünlerinde önde gelen ihracat kalemlerinden orkinosta ihracat geliri, <strong>Türkiye</strong>'nin avlanma kotasının yükseltilmesinin sonucu olarak yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 43 artışla 40 milyon dolara ulaştı.</span></span></p>

<p><span><span>Her yıl mayıs sonunda <strong>Akdeniz</strong>'e açılan <strong>Türk balıkçılar</strong>, Uluslararası Atlantik Orkinoslarını Koruma Komisyonu (<strong>ICCAT</strong>) tarafından belirlenen ülke kotası kadar <strong>orkinos</strong> yakalıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Balıklar, büyütülmek üzere Ege Denizi'ndeki çiftliklere getiriliyor. Orkinosların avcılığı kadar çiftliklere getirilmesi de zorlu bir yolculukla mümkün oluyor.</span></span></p>

<p><span><span>Ton balığı olarak da bilinen orkinoslar, sardalya, kolyoz ve uskumru gibi organik yemlerle besleniyor. Ağırlıkları 250-600 kilogram olan balıklar, aralık ayında Japonya'dan Ege Denizi'ne gelen "<strong>fabrika gemilerde</strong>" işlenerek ihracat yolculuğuna çıkıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Türkiye'nin orkinosta en büyük pazarını Japonya oluşturuyor. <strong>Japonya</strong>'dan yoğun talebin geldiği orkinoslar, bu ülkenin geleneksel yemekleri suşi ve saşimi yapımında kullanılıyor.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Malta'dan Karaburun'a zorlu yolculuk</span></span></strong></p>

<p><span><span>İzmir'in <strong>Karaburun</strong> ilçesi açıklarında kurulu orkinos çiftliğinde mühendis olarak çalışan<strong> Emre Ulucan</strong>, AA muhabirine, zorlu orkinos avcılığı sürecini anlattı.</span></span></p>

<p><span><span>Bu yıl mera olarak belirledikleri Malta açıklarında 26 Mayıs ile 30 Haziran tarihleri arasında yasal kotalar kapsamında bereketli bir av dönemi geçirdiklerini ifade eden Ulucan, yaklaşık 565 ton ağırlığında 7 bin orkinosun avlanarak Karaburun açıklarındaki çiftliğe getirildiğini söyledi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Ulucan</strong>, bir ay süren nakil işleminin zor ve riskli bir operasyon olduğuna işaret etti.</span></span></p>

<p><span><span>Balıkların bulunduğu ağların 25 metre derinliğinde olduğunu, <strong>Karaburun</strong> açıklarında deniz derinliğinin ise yer yer 15 metreye düştüğünü belirten <strong>Ulucan</strong>, bu bölgelerden geçiş yaparken dalgıçların su altında kafesleri yukarıya doğru topladığını ifade etti.</span></span></p>

<p><span><span>Bu süreçte kafeslerdeki en küçük yırtığın dahi tüm emeklerin boşa gitmesine neden olacağını söyleyen <strong>Ulucan</strong>, taşınan orkinosların çiftlikteki kafeslere aktarıldığını, burada her bir kafeste yaklaşık 1500 orkinosun beslenmesi sürecine başlandığını dile getirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Toplam 7 bin orkinosun günde ortalama 70 ton sardalya, kolyoz ve uskumru gibi yem balıklarıyla beslendiğini anlatan <strong>Ulucan</strong>, "Orkinoslar heybetli görünse de aslında narin canlılardır. Ağlardaki herhangi bir yırtık ya da potluk sürtünmeden dolayı bu canlıların ölümüne yol açabilir. Bu nedenle önlem alıyoruz. Dalgıçlarımız düzenli olarak kafes sistemini kontrol ederek gerekli tamiratı yapıyor." dedi.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Avlanma kotalarına sıkı denetim</span></span></strong></p>

<p><span><span><strong>ICCAT </strong>tarafından belirlenen orkinos avlanma kotalarının sıkı bir şekilde denetlendiğini belirten Ulucan, "Uluslararası avlanma kotalarının iyi takip edilmesi sayesinde doğadaki orkinos stoku son yıllarda artış gösterdi. Bu artışın meyvesi olarak diğer ülkelerle birlikte Türkiye'nin orkinos kotası da yüzde 12 artırıldı." diye konuştu.</span></span></p>

<p><strong><span><span>150 milyon dolar gelir hedefi</span></span></strong></p>

<p><span><span>Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı <strong>Sinan Kızıltan</strong> da Türkiye'nin orkinosta dünyanın en büyük 5 üreticisinden biri olduğunu ifade etti.</span></span></p>

<p><span><span>İhracatın, 2023'ün ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 43 artış kaydederek 28 milyon dolardan 40 milyon dolara çıktığını söyleyen Kızıltan, en büyük pazar olan Japonya'ya satışların yüzde 61 arttığını, Güney Kore, ABD ve İtalya pazarlarında da büyüdüklerini dile getirdi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Kızıltan</strong>, orkinosların zorlu bir avcılık ve yetiştiricilik sürecinden sonra mutfaklara girdiğini belirterek şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span><span>"Japonya'nın su ürünleri ithalatında ton balığı, karides, somon/alabalık, morina ve yengeç ithalatı toplamın yaklaşık üçte birini oluşturuyor. Uzak Doğu mutfağının geleneksel yemekleri olan suşi ve saşimi yapımında Türkiye'de yetişen orkinoslar kullanılıyor. Balıklarımız Japon ustalardan tam not alıyor. Çiftliklerde yetişen orkinosların ağırlığı 600 kilograma kadar çıkıyor. Bundan dolayı orkinoslara denizlerin büyükbaşı diyoruz. 2023 sonunda orkinos ihracatımızın 150 milyon dolara ulaşacağını öngörüyoruz."</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Antalyalı girişimci balıkçılardan aldığı kerevitleri 15 ülkeye ihraç ediyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/antalyali-girisimci-balikcilardan-aldigi-kerevitleri-15-ulkeye-ihrac-ediyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/antalyali-girisimci-balikcilardan-aldigi-kerevitleri-15-ulkeye-ihrac-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ Girişimci Mehmet Damar:  &quot;Avrupa Birliği ülkeleri, ABD, Uzak Doğu ülkeleri ve İsrail&#039;e ihraç ediyoruz. Bu yıl yapacağımız 150 ton kerevit (tatlı su ıstakozu) ihracatından ekonomiye 1 milyon dolar civarında katkı sağlamayı amaçlıyoruz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/08/antalyali-girisimci-balikcilardan-aldigi-kerevitleri-15-ulkeye-ihrac-ediyor-1691591016.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Antalyalı, girişimci, balıkçılardan, aldığı, kerevitleri, ülkeye, ihraç, ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Antalya'da olta balıkçılığı ile başlayan su ürünleri merakını girişimciliğe dönüştüren<strong> Mehmet Damar</strong>, balık kooperatiflerinden aldığı kerevitleri kurduğu tesiste işleyerek 15 ülkeye ihraç ediyor.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Manavgat</strong> ilçesinde yaşayan <strong>Damar</strong>, 7 yıl önce ırmak kenarında olta ile balık tutarken tedariki zor olan tatlı su canlılara yönelik ticaret yapmaya karar verdi.</span></span></p>

<p><span><span>Sektöre yatırım yaparak önce yılan balığına ilişkin kurduğu tesis ile ihracata başlayan <strong>Damar</strong>, gelen talepler üzerine tatlı su kaynaklarından temin edilen "<strong>Astacus</strong> <strong>Leptodactylus</strong>" cinsi kerevit ticaretine yöneldi.</span></span></p>

<p><span><span>Ülkenin iç bölgelerindeki göllerdeki balıkçı kooperatiflerden elde edilen, tatlı su ıstakozu olarak da bilinen kerevitler, <strong>Damar</strong>'ın kurduğu tesisteki havuzlarda dinlendirildikten sonra işleme, seçme, boylama, haşlama, paketleme, dere otu sosuyla pastörizasyon ve soğutma işlemlerinden geçiriliyor.</span></span></p>

<p><span><span>Tesiste çoğunluğu kadın olan işçiler tarafından işlenen kerevitler, sade ve soslu paketlenmiş olarak 15 ülkeye ihraç ediliyor.</span></span></p>

<p><strong><span><span>"Kerevitleri canlı ya da işlenmiş olarak ihraç ediyoruz"</span></span></strong></p>

<p><span><span><strong>Mehmet Damar</strong>, AA muhabirine, hobi olarak başladığı tatlı su avcılığının ardından ticarete yönelerek özellikle tedariki zor ve işlemesi zor yılan balığı, mavi yengeç, kerevit gibi ürünleri işlediğini söyledi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Kerevit</strong> için müşteri potansiyelinin oldukça yüksek olduğuna dikkati çeken <strong>Damar</strong>, "Kerevitleri canlı ya da işlenmiş olarak ihraç ediyoruz. Kereviti dereotu soslu ve sade olarak tesisimizde işliyoruz. Avrupa Birliği ülkeleri, ABD, Uzak Doğu ülkeleri ve İsrail'e ihraç ediyoruz. Bu yıl yapacağımız 150 ton kerevit ihracatından ekonomiye 1 milyon dolar civarında katkı sağlamayı amaçlıyoruz." dedi.</span></span></p>

<p><span><span>İç pazarda da kerevitin son zamanlarda ilgi görmeye başladığına anlatan <strong>Damar</strong>, "İç pazara sossuz, sade şekliyle sunuyoruz. Özellikle şefler, kendi reçeteleri ile işleyip müşterilerine bu ürünü sunuyor. Kerevitteki en büyük problemimiz doğaya bağlı olmamız. Avcılık ürünü olduğu için ne kadar tutulursa o kadar ihraç etme şansımız oluyor. Kereviti kendimiz yetiştirmek için Adana'da 85 dönüm arazi üzerine çiftlik kuruyoruz. Bu çiftlikle avcılık sezonunun bittiği ekim sonunda bile kerevit yetiştirip yurt dışına göndereceğiz. Böylece ihracat rakamlarımızı ikiye katlamayı hedefliyoruz." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye&amp;apos;nin deniz salyangozu ihracatı 3,2 milyon doları aştı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turkiyenin-deniz-salyangozu-ihracati-32-milyon-dolari-asti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turkiyenin-deniz-salyangozu-ihracati-32-milyon-dolari-asti</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye&#039;den yılın ocak-şubat döneminde yapılan deniz salyangozu ihracatı yüzde 62 artarak 3 milyon 279 bin 143 dolara ulaştı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/03/turkiyenin-deniz-salyangozu-ihracati-32-milyon-dolari-asti-1679920029.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türkiyenin, deniz, salyangozu, ihracatı, 3, 2, milyon, doları, aştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>Türkiye</strong>'den yılın <strong>ocak-şubat</strong> döneminde yapılan deniz salyangozu ihracatı yüzde 62 artarak <strong>3 milyon 279</strong> <strong>bin 143</strong> dolara ulaştı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Doğu Karadeniz</strong> <strong>İhracatçılar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı</strong> <strong>Ahmet Hamdi Gürdoğan</strong>, AA muhabirine, Türkiye'den yılın 2 ayında 4 ülkeye <strong>332 ton</strong> deniz salyangozu ihraç edildiğini söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Söz konusu dış satımdan <strong>3 milyon 279 bin 143 dolar</strong> kazanç sağlandığını aktaran Gürdoğan, "Geçen yılın aynı döneminde <strong>357</strong> tonluk deniz salyangozu ihracatından <strong>2 milyon 29 bin 47 dolar</strong> gelir elde edilmişti. Buna göre ihracat, miktarda yüzde 7 azalırken değerde yüzde 62 arttı." dedi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Gürdoğan</strong>, en fazla deniz salyangozunun <strong>1 milyon 337 bin 650</strong> dolarla Japonya'ya ihraç edildiğini vurgulayarak, bu ülkeyi <strong>730 bin 620</strong> dolarla <strong>Çin Halk Cumhuriyeti</strong>, <strong>722 bin 594</strong> dolarla <strong>Güney Kore Cumhuriyeti</strong>, 488 bin 279 dolarla <strong>İspanya'nın </strong>takip ettiğini aktardı.</span></span></p>

<p><span><span>Türkiye'nin deniz salyangozu ihracatının yüzde 49'unun Karadeniz'den yapıldığına işaret eden <strong>Gürdoğan</strong>, bölgeden <strong>Japonya, Güney Kore Cumhuriyeti ve Çin Halk Cumhuriyeti</strong>'ne <strong>152</strong> <strong>ton</strong> deniz salyangozunun <strong>1 milyon 605 bin 900 dolar </strong>karşılığı satıldığını kaydetti.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Gürdoğan</strong>, söz konusu ürünün, ülkede tüketimi olmamasına rağmen önemli oranda döviz girdisi sağladığına dikkati çekti.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dinar OSB Kurulacak Balıkçılık Tesisine Ev Sahipliği Yapacak</title>
<link>https://trafikdernegi.com/dinar-osb-kurulacak-balikcilik-tesisine-ev-sahipligi-yapacak</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/dinar-osb-kurulacak-balikcilik-tesisine-ev-sahipligi-yapacak</guid>
<description><![CDATA[ Dinar Organize Sanayi Bölgesinde balık işleme paketleme depolama tesisi yatırımı için 25.000 m2 büyüklüğündeki sanayi parselinin yatırımcılara tahsisi yapıldı. OSB Yönetim Kurulu Başkanı Dinar Kaymakamı Kemal Duru, OSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili Dinar Belediye Başkanı Nihat Sarı, Üyeler Dinar Ticaret Sanayi Odası Başkanı Veli Özcan, İl Genel Meclis Üyesi Ahmet Çetin, İş adamı İlker Çalışkan ile Bölge Müdürü İbrahim Er ve şirket yetkililerinin katılımlarıyla sözleşme imzalanarak yatırımın ilk temelleri atıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/07/dinar-osb-kurulacak-balikcilik-tesisine-ev-sahipligi-yapacak-1689855270.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dinar, OSB, Kurulacak, Balıkçılık, Tesisine, Sahipliği, Yapacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Dış Ticaret ve Su Ürünleri sektöründe yıllardır faaliyet gösteren <strong>Ömer Sönmez</strong> (Össunar Balık), <strong>Muhammet Çıtırkı</strong> ( Balıkçılık Teknolojisi Mühendisi) ve <strong>Kemal Kılıç </strong>(Agroline Danışmanlık)  Dinar OSB de Su Ürünleri tesisi yatırımı için güçlerini birleştirdi. </span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>DURU SEAFOOD ATAKTA</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Duru Sea Foods</strong> şirketi tarafından 10.000 m2 kapalı alana kurulacak olan Su Ürünleri İşleme Paketleme ve Depolama fabrikası ile günde 25 ton balık işlenerek doğrudan Avrupa ve Rusya, Japonya pazarına katma değerli ürün olarak balık ihraç edilmesi hedefleniyor. Ayrıca iç pazara da taze ve dondurulmuş balık olarak çeşitli ürünler sunulacak. Tesis ilk etapta 50 kişi, tam kapasiteye ulaşması durumunda ise 300 kişilik istihdam seviyesinde çalışacak. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yatırımın direk kazanımları yanında yatırımcıların kendi üretim tesisleri dışında yakın tesislerden de su ürünleri alımı da gerçekleştirecek olması dolaylı olarak da bölgemizde su ürünleri üreticilerine de katkı sağlayacak. Tesisin <strong>Dinar OSB</strong>'de yakın bir zamanda temeli atılarak 1 yıl gibi kısa bir süre içerisinde faaliyete geçmesi planlanıyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>YENİ YATIRIM YENİ İSTİHDAM DEMEKTİR</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Şirket yetkilileri yatırımla ilgili “Türkiye, üç tarafı denizlerle çevrili bir ülke olarak, gölleri, barajları, akarsuları ve kaynak suları ile su ürünleri potansiyeli olarak avlanan tür çeşitliliği ve miktarı bakımından bulunduğu coğrafi bölgede şanslı bir ülkedir. Bu yatırımı su ürünleri sektörünün ülke ekonomisine katkısının artarak devam etmesinin sağlanması, dünyanın insan beslenmesinde temel besin maddesi olan sağlıklı protein kaynağının geçmişte olduğu gibi bol ve çeşitliliği korunmuş kaynak olmasının sağlanması için gerçekleştiriyoruz. OSB Yönetim Kurulumuza ve OSB Bölge Müdürümüze<span> teşekkür ediyor, yatırımın kendimiz ve OSB için hayırlı olmasını diliyoruz.” dedi.</span> </span></span></span></p>

<p><span><span><span><span>OSB Yönetim Kurulu da yatırım için bölgemizi tercih ettiklerinden dolayı şirket yetkililerine teşekkür ederek hayırlı olsun dileklerini iletti. </span></span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Osman Parlak Yeniden SSYÜB Başkanlığına Seçildi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/osman-parlak-yeniden-ssyub-baskanligina-secildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/osman-parlak-yeniden-ssyub-baskanligina-secildi</guid>
<description><![CDATA[ Samsun ve Sinop İlleri Su Ürünleri Yetiştiricileri Birliği (SSYÜB) Olağan Genel Kurulu Samsun&#039;da yapıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/03/osman-parlak-yeniden-ssyub-baskanligina-secildi-1678033997.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Osman, Parlak, Yeniden, SSYÜB, Başkanlığına, Seçildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>Samsun ve Sinop İlleri Su Ürünleri Yetiştiricileri Birliği </strong>(<strong>SSYÜB</strong>) 15.11.2012 tarihinde Samsun İli Su Ürünleri Yetiştiricileri Üretici Birliği olarak kurulmuş, 12.10.2015 tarihinde Sinop ili de dahil edilerek Samsun ve Sinop İlleri Su Ürünleri Yetiştiricileri Üretici Birliği olarak faaliyet göstermeye devam etmiştir.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>28.02.2023 Salı günü </strong>saat 11.00’de <strong>Samsun</strong>'un <strong>Yakakent</strong> ilçesinde gerçekleşen Seçimli Olağan Genel Kurul Toplantısının <strong>Divan Başkanlığını</strong> Merkez Birliği Yönetim<strong> </strong>Kurulu Üyesi <strong>Ahmet SERMED</strong>, Divan Katip Üyeliklerini ise <strong>K</strong>uzuoğlu Group Yönetim Kurulu Başkanı<strong> Hasan KUZUOĞLU</strong> ve Kastamonu Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı (Ilgaz Su Ürünleri) <strong>Oğuz FINDIKOĞLU</strong> yapmıştır.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tüzel ve gerçek kişiler için<strong> 2023-2024</strong> yıllarına ait üyelik giriş aidatı ve yıllık aidatın <strong>5200</strong> sayılı kanununa göre belirlenmesi hususunda görüşüldü ve; gerçek/tüzel kişiler için giriş <strong>5.000 TL</strong>, gerçek/tüzel kişiler için yıllık aidatın <strong>3.000 TL</strong> olması oy birliği ile kabul edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Yönetim Kurulu Asil Üyeler;</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Osman PARLAK, Furkan ÖZKAN,  Alper UYAR, Hakan ÇAĞLARIRMAK, Cemal Burak MUTLU olurken,</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Denetleme Kurulu Asil Üyeler;</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özgür DEMİRCİOĞLU, Cengiz BAYRAMOĞLU, Hüseyin TURMUŞ olmuştur.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>28.02.2023 tarihinde yapılan Yönetim Kurulu Toplantısında Yönetim Kurulu Başkanlığı'na <strong>Sn. Osman Parlak</strong>, Başkan Yardımcılığına <strong>Sn. Furkan Özkan</strong>, Muhasip Üyeliğe <strong>Sn. Alper</strong> <strong>Uyar</strong> oy birliğiyle seçilmişlerdir.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Sn.Osman Parlak </strong>aynı zamanda Su Ürünleri </span></span></span><span><span><span>Yetiştiricileri Üretici Merkez Birliği (<strong>SUYMERBİR</strong>) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevlerini deruhte etmektedir.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balık Haber Merkezi</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Vanlı kadın girişimci alabalık tesisini modernize edip üretimini artırdı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/vanli-kadin-girisimci-alabalik-tesisini-modernize-edip-uretimini-artirdi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/vanli-kadin-girisimci-alabalik-tesisini-modernize-edip-uretimini-artirdi</guid>
<description><![CDATA[ Ailesiyle alabalık yetiştiriciliği yapan 29 yaşındaki Mayıs Şeker, ailesine ait tesisi BM ve KOSGEB desteğiyle modern hale getirerek üretimini 4 tondan 10 tona çıkardı Şeker:  &quot;Bayrağı babamdan 3 yıl önce devraldım. KOSGEB&#039;den mutfak malzemesi, FAO&#039;dan da 140 bin lira hibe desteği aldım. 10 dönüm alana kurduğumuz tesisimiz 29 ton kapasiteli&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/07/vanli-kadin-girisimci-alabalik-tesisini-modernize-edip-uretimini-artirdi-1689246958.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Vanlı, kadın, girişimci, alabalık, tesisini, modernize, edip, üretimini, artırdı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>Van</strong>'ın <strong>Gevaş </strong>ilçesinde 29 yaşındaki girişimci <strong>Mayıs Şeker</strong>, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (<strong>FAO</strong>) ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresinden (<strong>KOSGEB</strong>) aldığı destekle büyütüp modernize ettiği alabalık tesisinde yılda 10 ton alabalık yetiştiriyor.</span></span></p>

<p><span><span>Güzelkonak Mahallesi'nde yaşayan <strong>Mayıs Şeker</strong>, babası <strong>Halim</strong>, annesi <strong>Hediye Şeker</strong> ve iki kardeşiyle 10 yıl önce kendilerine ait 10 dönümlük arazide toprak havuzlardan oluşan alabalık tesisi kurdu.</span></span></p>

<p><span><span>Taleplere yetişmekte zorlanan aile bireylerinden <strong>Mayıs Şeker</strong>, 2 yıl önce tesisi büyütmek ve modernleştirmek amacıyla <strong>FAO</strong> ve <strong>KOSGEB</strong>'e başvurdu.</span></span></p>

<p><span><span>Bu sayede <strong>KOSGEB</strong>'den mutfak malzemesi, <strong>FAO</strong>'dan da 140 bin lira hibe desteği almaya hak kazanan <strong>Şeker</strong>, toprak havuzları betonarmeye dönüştürdü, tesisini büyüterek yıllık üretimi 4 tondan 10 tona çıkardı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Mayıs Şeker</strong>, restoran ve piknik alanı da oluşturduğu tesiste ürettiği balığı hem talep edenlere satıyor hem de pişirerek restoranda müşterilerine sunuyor.</span></span></p>

<p><strong><span><span>"Yılda 10 ton alabalık yetiştiriyoruz"</span></span></strong></p>

<p><span><span>Genç girişimci <strong>Şeker</strong>, AA muhabirine, babasından öğrendiği balık yetiştiriciliğine devam etmek istediğini anlattı.</span></span></p>

<p><span><span>Aldığı destekler sayesinde işini büyüttüğünü belirten <strong>Şeker</strong>, "Doğayı çok seviyorum. Çiçekler, ağaçlar, hayvanlar ilgi alanım. Sosyal Hizmetler Bölümünü 2015'te tamamladım. Üniversiteyi bitirmeme rağmen kendi alanımda çalışmadım. Doğadan kopmamak adına babamdan devraldığım tesisi işletiyorum." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span><span>Bölgenin alabalık yetiştiriciliğine uygun olduğunu dile getiren <strong>Şeker</strong>, şöyle konuştu:</span></span></p>

<p><span><span>"Babamın 10 yıl önce alabalık yetiştirmek amacıyla açtığı tesisi 2 yıl önce aldığım desteklerle büyüttüm. Bayrağı babamdan 3 yıl önce devraldım. <strong>KOSGEB</strong>'den mutfak malzemesi, <strong>FAO</strong>'dan da 140 bin lira hibe desteği aldım. 10 dönüm üzerine kurduğumuz tesis, 29 ton kapasiteli. Yılda 10 ton alabalık yetiştiriyoruz. Restoran ve piknik alanlarını da eklediğimiz tesisimiz aile işletmesi olarak hizmet veriyor. Kadın işletmeci olarak burada olmam vatandaşların da dikkatini çekiyor. İşimi seviyorum. Güzel geri dönüşler alıyorum. Kadın elinin değdiği her şey farklı oluyor. Tesisimizde bu fark görülüyor."</span></span></p>

<p><span><span>Üretimi artırarak başka illere de balık göndermeyi hedeflediğini ifade eden <strong>Şeker</strong>, bunun için çalışmalarının devam ettiğini sözlerine ekledi.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>9. Su Ürünleri Yetiştiriciliği Çalıştayı Ertelendi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/9-su-urunleri-yetistiriciligi-calistayi-ertelendi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/9-su-urunleri-yetistiriciligi-calistayi-ertelendi</guid>
<description><![CDATA[ Su Ürünleri Yetiştiricileri Üretici Merkez Birliği (SUYMERBİR) tarafından bu yıl dokuzuncusu planlanan çalıştay ertelendi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/02/9-su-urunleri-yetistiriciligi-calistayi-ertelendi-1675925904.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ürünleri, Yetiştiriciliği, Çalıştayı, Ertelendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><span>15-18 Şubat 2023 tarihlerinde Antalya’da yapılacak olan <strong>9. Su Ürünleri Yetiştiriciliği Çalıştayı </strong>10 ilimizde yaşanan deprem felaketi sebebiyle <strong>ertelendi.</strong></span></span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span><span><strong>SUYMERBİR</strong> tarafından yapılan açıklamada çalıştayın deprem felaketi sebebiyle ileri bir tarihe ertelendiği bildirildi.</span></span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span><span>Aziz Milletimizin başı sağolsun.</span></span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span><span>Balık Haber Merkezi</span></span></span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türk somonu ihracatı katlanarak artıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turk-somonu-ihracati-katlanarak-artiyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turk-somonu-ihracati-katlanarak-artiyor</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye&#039;den yılın ilk yarısında yapılan somon ihracatı, geçen senenin aynı dönemine oranla yüzde 32 artarak 163 milyon doları aştı  DKİB Su Ürünleri Sektör Komitesi Başkanı İsmail Kobya:  &quot;Türk somonunda en büyük pazarımız Rusya Federasyonu. Onun yanında özellikle Çin Halk Cumhuriyeti, ABD ve Kanada gibi somon tüketiminin yüksek olduğu pazarlara yoğunlaşacağız&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/07/turk-somonu-ihracati-katlanarak-artiyor-1688769878.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türk, somonu, ihracatı, katlanarak, artıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>İç sulardaki kurulu çiftliklerde belli bir ağırlığa ulaştıktan sonra <strong>Karadeniz</strong>'deki deniz kafeslerine aktarılarak burada yetiştirilen <strong>Türk somonu ihracatı</strong>, yılın ilk yarısında artış trendini sürdürdü.</span></span></p>

<p><span><span>AA muhabirinin, <strong>Doğu Karadeniz ihracatçılar Birliği (DKİB)</strong> verilerinden derlediği bilgiye göre, ülkenin Ocak-Haziran 2022 dönemi <strong>Türk somonu</strong> ihracatı, 123 milyon 722 bin 151 dolar olarak kayıtlara geçti. Bu yılın aynı döneminde ise ihracat yüzde 32 artarak 163 milyon 33 bin 492 dolara ulaştı.</span></span></p>

<p><span><span>Her geçen yıl üretimi artan Türk somonunun ihracatı, miktar olarak da 2022'nin ilk yarısında 16 bin 774 ton iken, bu yılın aynı döneminde yüzde 35 artışla 22 bin 623 ton oldu.</span></span></p>

<p><span><span>Türkiye'den ocak-haziran döneminde 40 ülkeye Türk somonu satıldı. Rusya Federasyonu 94 milyon 394 bin 585 dolarla ilk sırada yer alırken, bu ülkeyi 28 milyon 927 bin 945 dolarla Almanya, 12 milyon 345 bin 854 dolarla Beyaz Rusya izledi.</span></span></p>

<p><span><span>Geçen yılın aynı döneminden farklı Malezya, Ukrayna, Dubai, Bulgaristan, Katar, Fransa, Azerbaycan, İspanya, İsrail ve Kuveyt'e de bu dönem Türk somonu ihraç edildi.</span></span></p>

<p><strong><span><span>"Hedefimiz yılı çok daha güzel rakamlarla tamamlayabilmek"</span></span></strong></p>

<p><span><span><strong>DKİB</strong> Su Ürünleri Sektör Komitesi Başkanı <strong>İsmail Kobya</strong>, AA muhabirine, Türk somonunun önemli bir ihraç ürünü olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Türk somonu ihracatının katlanarak arttığına dikkati çeken <strong>Kobya</strong>, söz konusu sektör ihracatının yıl sonuna kadar artış trendini sürdüreceğine inandıklarını vurguladı.</span></span></p>

<p><span><span>Kobya, pazar çeşitliliğini artırmayı hedeflediklerini aktararak, bu kapsamda pazar ve tanıtım çalışmalarına ağırlık vermeye devam edeceklerini kaydetti.</span></span></p>

<p><span><span>Yapılan çalışmaların, gelecek dönemde ihracata daha da olumlu katkı yapacağını belirten <strong>Kobya</strong>, "Türk somonunda en büyük pazarımız Rusya Federasyonu. Onun yanında özellikle Çin Halk Cumhuriyeti, ABD ve Kanada gibi somon tüketiminin yüksek olduğu pazarlara yoğunlaşacağız. Hedefimiz yılı çok daha güzel rakamlarla tamamlayabilmek." dedi</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Baraj göllerindeki balık yetiştiriciliğinde ekolojik durum dikkate alınacak</title>
<link>https://trafikdernegi.com/baraj-goellerindeki-balik-yetistiriciliginde-ekolojik-durum-dikkate-alinacak</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/baraj-goellerindeki-balik-yetistiriciliginde-ekolojik-durum-dikkate-alinacak</guid>
<description><![CDATA[ Balık yetiştiriciliği tesisleri, faaliyetlerini su sirkülasyonunun kolay sağlanabildiği gölet veya baraj göllerinde, Tarım ve Orman Bakanlığınca belirlenen trofik seviye, özümleme kapasitesi ve ekolojik duruma uygun şekilde yürütecek. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/02/baraj-gollerindeki-balik-yetistiriciliginde-ekolojik-durum-dikkate-alinacak-1675325349.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Baraj, göllerindeki, balık, yetiştiriciliğinde, ekolojik, durum, dikkate, alınacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Bakanlığın, "<strong>Yerüstü Su Kalitesi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik</strong>"i Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yönetmelik, yer üstü sular ile kıyı ve geçiş sularının kalitelerinin belirlenmesi, sınıflandırılması, su kalitesinin ve miktarının izlenmesi ile iyi su durumuna ulaşılması için alınacak tedbirlere yönelik usul ve esasları içeriyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Buna göre, baraj göllerinde minimum su kotundaki rezervuar alanının en fazla yüzde 3'üne kadar alanda Bakanlığın uygun görüşü ile balık yetiştiriciliği tesislerinin kurulmasına izin verilecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mevcut veya planlanan balık yetiştiriciliği tesisleri, faaliyetlerini, su sirkülasyonunun kolay sağlanabildiği gölet veya baraj göllerinde Bakanlıkça belirlenen trofik seviye (bir su kütlesinin besin maddesi konsantrasyonu, klorofil-a, fitoplankton biyokütlesi ve ışık geçirgenliği göz önünde bulundurularak belirlenen durumunu), özümleme kapasitesi ve ekolojik duruma uygun şekilde yürütecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Trofik seviye parametrelerinin analizi faaliyet sahiplerince yaptırılacak ve Bakanlığa gönderilecek. Analiz sonuçları, trofik seviye indeksi esas alınarak Bakanlıkça değerlendirilecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Tütsülenen alabalıklar üreticisine daha fazla kazandırıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/tutsulenen-alabaliklar-ureticisine-daha-fazla-kazandiriyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/tutsulenen-alabaliklar-ureticisine-daha-fazla-kazandiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye&#039;deki akarsu ve göllerde kurulan çiftliklerde yetiştirilen alabalıklar, hummalı bir yolculuğun ardından tüketim için yurt içi ve dışında piyasaya sunuluyor - İhracata gidecek alabalıklar ise raf ömrünün uzun sürmesi için 6 saat tuzlu suda bekletildikten sonra şişlere dizilerek meşe odunun yakıldığı ve içinde dumanın dolaştırıldığı özel bir fırında 1 saate yakın pişmeye bırakılıyor ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/07/tutsulenen-alabaliklar-ureticisine-daha-fazla-kazandiriyor-1688770342.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Tütsülenen, alabalıklar, üreticisine, daha, fazla, kazandırıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Raf ömrünü uzatmak için özel fırında meşe dumanında tütsülenen alabalıklar, dondurulmuş yöntemle gönderilen ürüne göre yurt dışı pazarında daha fazla ücrete alıcı buluyor.</span></span></p>

<p><span><span>Temiz ve oksijen seviyesi yüksek yerlerdeki akarsu kenarlarında kurulan çiftliklerde yetiştirilen alabalıklar, iç pazarda dondurulmuş, taze soğutulmuş, <strong>taze</strong> <strong>fileto</strong>, yurt dışında ise tütsülenmiş ve füme olarak tercih ediliyor.</span></span></p>

<p><span><span>Alabalığın üretim ve yetiştirme serüveni ise akarsu kaynaklarına yakın noktalarda setler halinde hazırlanan çiftliklerde anaç balıklardan alınan yumurtalarla başlıyor. Büyütülüp boylarına göre ayrılan yavru alabalıklar yaklaşık 1 yıl süren yetiştirme sürecinde ekonomiye girdi sağlıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Balıklar, işleme tesisinde temizlenip ayıklandıktan sonra iç ve dış piyasa için talebe göre paketleniyor.</span></span></p>

<p><span><span>İhracata gidecek alabalıklar raf ömrünün uzun sürmesi için 6 saat tuzlu suda bekletildikten sonra şişe dizilerek meşe odunun yakıldığı ve içinde dumanın dolaştırıldığı özel bir fırında 1 saate yakın pişmeye bırakılıyor. Bir süre dinlenen tütsülenmiş balıklar, vakumlu ambalajlara alınarak ihracatın yapılacağı yere doğru yola çıkıyor.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Tütsülenen alabalık, dondurulmuş olarak gönderilenden daha yüksek fiyata satılıyor.</span></span></strong></p>

<p><span><span>Türkiye'de bu yılın ilk 6 ayında 4 bin 282 bin ton alabalık ihracatından 34 milyon 534 bin dolar gelir sağlandı. Aynı dönemde 1879 bin ton tütsülenmiş alabalık ihracatından ise 22 milyon 430 bin dolar, taze dondurulmuş 1925 bin ton alabalık ihracatından ise 9 milyon 783 bin dolar elde edilmiş oldu.</span></span></p>

<p><span><span>Tütsülenmiş alabalık, üreticisine dondurulmuşa göre üreticisine neredeyse 2 katı daha fazla kazanç sağlıyor.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Denizli'den 20 ülkeye alabalık ihracatı</span></span></strong></p>

<p><span><span>Denizli'de alabalık üretimi yapan firmanın genel müdürü <strong>Yasin Özpek </strong>AA muhabirine, 12 ayrı ilde yatırımları olduğunu belirtti.</span></span></p>

<p><span><span>Kendilerine ait 1500 alabalık havuzunda üretilen 30 milyon alabalığı işleyerek yıllık 10 bin ton üretim yaptıklarını belirten <strong>Özpek</strong>, babasının yaklaşık 49 yıl önce kurduğu işi aile olarak büyütmenin gururunu yaşadıklarını dile getirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Doğal kaynak sularında balık yetiştirdiklerini anlatan <strong>Özpek</strong>, "Burada anaçlarımız var, onları biz sağıyoruz. Bunları dişi erkek birleştirdikten sonra gözlenmesi için 21 gün bekliyoruz. Ondan sonra yumurtalarımız gözleniyor. Sonra 12 ay boyunca bunu besliyoruz. 300-400 gram aralığına getirip Denizli'deki işletmemize götürüp orada işleyip Danimarka, Hollanda, Almanya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Romanya, Rusya gibi 20 ülkeye ihracatını gerçekleştiriyoruz." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Üretici ve girişimcilere balık yetiştiriciliği eğitimi verildi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/uretici-ve-girisimcilere-balik-yetistiriciligi-egitimi-verildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/uretici-ve-girisimcilere-balik-yetistiriciligi-egitimi-verildi</guid>
<description><![CDATA[ Bolu&#039;da üreticilere ve girişimcilere yönelik balık yetiştiriciliği eğitimi gerçekleştirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/02/uretici-ve-girisimcilere-balik-yetistiriciligi-egitimi-verildi-1675244064.png" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Üretici, girişimcilere, balık, yetiştiriciliği, eğitimi, verildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Halk Eğitim Merkezi işbirliğinde, 2023 dönemi kursları kapsamında, köylülere ve tarımsal üretimde faaliyet göstermek isteyen girişimcilere "<strong>İç Su Canlıları Balık Yetiştiriciliği Eğitimi</strong>" programı düzenlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hayvan Sağlığı ve Su Ürünleri Yetiştiriciliği Şube Müdürlüğünde görevli mühendislerce verilen eğitimlere 18 kursiyer katıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Eğitim kapsamında su ürünlerinin önemi ve yetiştiriciliğindeki püf noktaları gibi birçok konuda bilgilendirme yapıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kursiyerler ayrıca Mudurnu'da bazı alabalık tesislerine düzenlenen teknik gezilerle yetiştiriciliği yerinde görme şansı buldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Gökkuşağı alabalığının hastalıklara karşı direnci artırılacak</title>
<link>https://trafikdernegi.com/goekkusagi-alabaliginin-hastaliklara-karsi-direnci-artirilacak</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/goekkusagi-alabaliginin-hastaliklara-karsi-direnci-artirilacak</guid>
<description><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Trabzon Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü, gökkuşağı alabalığının hastalıklara karşı direncini geliştirmek için genetik çalışma yürütüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/06/gokkusagi-alabaliginin-hastaliklara-karsi-direnci-artirilacak-1688144328.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Gökkuşağı, alabalığının, hastalıklara, karşı, direnci, artırılacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Enstitüye ait Ulusal Su Ürünleri Gen Bankasındaki Moleküler Genetik Laboratuvarı'nda, "Alabalık Islah Hatları Oluşturulmasında Moleküler Genetik ve Biyoteknolojik Yöntemlerin Kullanımı" projesi kapsamında, <strong>"DNA</strong>'da ameliyat yapabilen teknoloji" olarak da anılan <strong>CRISPR-Cas9 2020</strong> Nobel Kimya Ödülü'ne sahip sistem kullanılarak, viral hastalıklara çözüm bulmak için araştırma yapılıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Araştırmacılar tarafından, enstitüde yetiştirilen alabalıklara enjekte edilen virüs, bir süre sonra balıkta etkisini gösteriyor. Hastalıklara karşı bağışıklığı düşük balıklar ölürken, sağlıklı balıklar yaşamını sürdürüyor.</span></span></p>

<p><span><span>Islah ve Genetik Bölüm Başkanı <strong>Şirin Firidin</strong>, AA muhabirine, balık türlerinin doku ve sperm bankası olarak tasarlanan, aynı zamanda üretim tesisini de bünyesinde barındıran <strong>Ulusal Su Ürünleri Gen Bankası</strong>'nın alanında Avrupa'da ikinci, Türkiye'de ise ilk olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Firidin</strong>, Türkiye'deki iç su ve denizlerden toplanan örneklerin bankada muhafaza edildiğini anlatarak, "Bu proje geleceğimiz için önemlidir. Projeyle birlikte Ulusal Su Ürünleri Gen Bankası'nda ulusal ve uluslararası düzeyde veri tabanı oluşturulmakta ve gerekli zamanlarda çeşitli platformlarda bu veri tabanı kullanılmaktadır." dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Envanter oluşturmak için ülke genelinde su ürünleri genetik kaynaklarından doku örnekleri temin edilerek kayıt altına alındığını belirten Firidin, biyoçeşitlilik ve ticari öneme sahip türler ile nesli tehlike altındaki türlerin verilerini muhafaza ettiklerini vurguladı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Firidin</strong>, Türkiye Yüzyılı'na yakışan bilgiyi üreten ve katma değere dönüştürmek isteyen araştırma yaklaşımlarıyla uygulanan, "Genetik Tabanlı Islah Programı ve <strong>CRISPR-Cas-9</strong>" gibi gen düzenleme yöntemleri ile balıkların ticari öneme sahip özelliklerini iyileştirerek sürdürülebilir su ürünleri yetiştiriciliğine katkı sağladıklarını aktardı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Moleküler Genetik Laboratuvarı</strong>'nda Türkiye'de moleküler biyoloji temelli <strong>AR-GE </strong>araştırmaları ve inovasyon çalışmalarına katkı sağlama ilkesi ile çalıştıklarını ifade eden <strong>Firidin</strong>, şu değerlendirmede bulundu:</span></span></p>

<p><span><span>"Laboratuvarımızda, sucul genetik kaynakları incelemek ve popülasyon yapısı, tür tanımlaması, tür oluşumu, filogenetik ve taksonomi ile ilgili soruları yanıtlamak için çeşitli genomik teknikler kullanılmaktadır. Hem uzman ekip hem de altyapı olarak tam donanımlıdır. Sucul canlıların popülasyon genetiği, tür tanımlaması, filocoğrafik ve filogenetik çalışmalar, sanger dizileme, DNA barkodlama, gen ekspresyonu gibi standart moleküler çalışmalar ile temel ekolojik soruların çözümüne odaklanılmaktadır."</span></span></p>

<p><strong><span><span>"Yıllar içerisinde ıslah kapsamında sürdürülebilir bir şekilde kullanıp üreticilerimize sunmayı planlıyoruz"</span></span></strong></p>

<p><span><span>Uzman Moleküler Biyolog <strong>Ayşe Cebeci </strong>ise proje kapsamında laboratuvarda sektörün karşılaştığı önemli sorunları araştırdıklarını söyledi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Cebeci</strong>, gökkuşağı alabalığında viral hastalıkların sık görüldüğünü belirterek, "Çünkü balıklarda uygun bir tedavi mevcut değil ve üreticiler aşı kullanmak zorundalar, bu da çiftçiler için masraf oluşturuyor. Bu sorunlara çözüm olarak şu anda <strong>Nobel Ödülü</strong> kazandıran <strong>CRISPR</strong> sistemini kullanarak gökkuşağı alabalıklarını viral hastalıklara dirençli hale getirmeyi hedefliyoruz." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span><span>Proje kapsamında yetiştirdikleri alabalıklarda viral hastalıklar oluşturduklarına dikkati çeken <strong>Cebeci</strong>, "Viral hastalık sonucunda ölen veya yaşayan balıkları ayırıp, bunları dirençli ve dirençsiz balık olarak adlandırıyoruz. Daha sonra bu dirençsiz ve dirençli balıklar arasındaki genetik farklılıkları tespit ediyoruz. Bu tespit sonrasında <strong>CRISPR </strong>sisteminden faydalanarak dirençsiz balıklar üzerinde hedefli mutasyonlar gerçekleştirip onları dirençli hale getirmeyi planlıyoruz." dedi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Cebeci</strong>, çalışmalar sonucu elde edecekleri ilk yavruları kendi aralarında döllendirip, bunlardan tamamen viral hastalığa dirençli bireyler elde edeceklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span><span>"Yıllar içerisinde ıslah kapsamında sürdürülebilir bir şekilde kullanıp üreticilerimize sunmayı planlıyoruz. Sektördeki bu tarz sorunlara çözüm olarak alabalık ıslah projesini başlattık. Projemiz kapsamında farklı konulara çözüm bulmak amacıyla çalışmalar yürütüyoruz ve bunlardan biri de viral hastalıklara çözüm aramaktır."</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sinop lakerdasına AB tescili için çalışma başlatıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/sinop-lakerdasina-ab-tescili-icin-calisma-baslatildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/sinop-lakerdasina-ab-tescili-icin-calisma-baslatildi</guid>
<description><![CDATA[ Sinop TSO, kentin tescilli yöresel lezzetlerinden lakerdaya (tuzlu balık) AB coğrafi işaret belgesi almak için başvuru yapmaya hazırlanıyor - Oda Başkanı Salim Akbaş:  &quot;Avrupa coğrafi işaret alabilmek için geçen hafta itibarıyla çalışmalara başladık. Bu sefer de çok kolay olmayacak. Rakiplerimiz var. Çünkü başka ülkelerde de bu ürünün üretimi var ama biz onlardan bir adım öndeyiz. Çünkü gerekli bilimsel çalışmalar elimizde var&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/06/sinop-lakerdasina-ab-tescili-icin-calisma-baslatildi-1687439640.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sinop, lakerdasına, tescili, için, çalışma, başlatıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>Türk Patent ve Marka Kurumu</strong> tarafından coğrafi işaret tescil belgesi verilen <strong>Sinop</strong>'un yöresel lezzetlerinden <strong>lakerdaya (tuzlu balık)</strong> Avrupa Birliği (<strong>AB</strong>) coğrafi işaret belgesi alınması için de çalışma yürütülüyor.</span></span></p>

<p><span><span>Kentte, balıkçılar tarafından avlanan iri palamutlardan yapılan lakerda, Sinop Ticaret ve Sanayi Odasının (<strong>TSO</strong>) başvurusu üzerine <strong>17 Mayıs</strong>'ta <strong>Türk Patent ve Marka</strong> <strong>Kurumunca</strong> tescil edilerek coğrafi işaret belgesi aldı.</span></span></p>

<p><span><span>Ürünün Türkiye'nin yanı sıra Avrupa mutfağında da yer almasını sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdüren oda yönetimi, ikinci adım olarak lakerdaya AB coğrafi işaret belgesi alabilmek için <strong>AB Coğrafi İşaret Komisyonu</strong>'na başvuru yapmaya hazırlanıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Sinop TSO Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Salim Akbaş</strong>, AA muhabirine, lakerdaya coğrafi işaret alabilmek için yaklaşık 2 yıl önce çalışmalara başladıklarını söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Lakerdanın gıda ürünü olmasından ötürü sürecin biraz uzun sürdüğünü anlatan <strong>Akbaş</strong>, detaylı incelemenin ardından Türkiye'de ilk kez bir deniz ürününün tescil belgesi almaya hak kazandığını dile getirdi.</span></span></p>

<p><strong><span><span>"1-2 yıl içinde Avrupa coğrafi işareti alacağımıza inanıyorum"</span></span></strong></p>

<p><span><span>Artık <strong>"Sinop lakerdası"</strong> adı altında üretilecek ürünün Avrupa mutfağında da yer almasını arzuladıklarını vurgulayan <strong>Akbaş</strong>, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span><span>"Buradaki amacımız, daha önce annelerimizin, babalarımızın evlerde yaparak klasik yöntemle masalarımıza lezzet katan ürünün standardını belirlemek, biraz da bilmeyen insanlara kaliteli bir ürün olduğunu anlatabilmek. Ürünümüzle ilgili değişik yapım teknikleri olmakla birlikte aslında hepsinin özünde tuzlu balık ve bunun saklanma koşulları geliyor. Biz Türkiye'de bunu başardık. Başvurumuz sonucu tescil belgesini aldık. İkinci adım olarak Avrupa coğrafi işaret alabilmek için geçen hafta itibarıyla çalışmalara başladık. Bu sefer de çok kolay olmayacak. Rakiplerimiz var. Çünkü başka ülkelerde de bu ürünün üretimi var ama biz onlardan bir adım öndeyiz. Çünkü gerekli bilimsel çalışmalar elimizde var. 1-2 yıl içinde Avrupa coğrafi işareti alacağımıza inanıyorum."</span></span></p>

<p><span><span><strong>Akbaş</strong>, lakerdanın yurt içinde tanıtımının yapılması için çalışmalar yürüttüklerine dikkati çekerek, "Türkiye'deki tüm oda ve meclis başkanlarımıza, genel sekreterlere ürünün ulaştırılması sağlanıyor. Yine <strong>Sinop </strong>lakerdası olarak insanlara hediye edilebilmesi gibi faaliyetlerimiz olacak. Tabii coğrafi işaretli bir ürün olarak lakerdanın ticarette sürdürülebilir olmasını sağlamak gerekiyor. İnanıyorum, 2023 yılı palamut sezonu iyi geçerse Türkiye'de hiçbir noktada lakerda bilmeyen kimse kalmayacak." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Muğla&amp;apos;da devrilen balık yemi yüklü tırın sürücüsü yaralandı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/muglada-devrilen-balik-yemi-yuklu-tirin-surucusu-yaralandi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/muglada-devrilen-balik-yemi-yuklu-tirin-surucusu-yaralandi</guid>
<description><![CDATA[ Muğla&#039;nın Milas ilçesinde devrilen balık yemi yüklü tırın sürücüsü yaralandı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/01/muglada-devrilen-balik-yemi-yuklu-tirin-surucusu-yaralandi-1674839689.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Muğlada, devrilen, balık, yemi, yüklü, tırın, sürücüsü, yaralandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Milas-Söke kara yolunda Ümit Avcu yönetimindeki 35 AFZ 280 plakalı balık yemi yüklü tır, yağışlı havada sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yol kenarındaki tarlaya devrildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yoldan geçenlerin ihbarı üzerine kaza yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İtfaiye ekiplerce tırdan yaralı çıkartılan sürücü, Milas Devlet Hastanesine kaldırıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20230127-30106250-30106246-MUGLADA_DEVRILEN_BALIK_YEMI_YUKLU_TIRIN_SURUCUSU_YARALANDI.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20230127-30106250-30106248-MUGLADA_DEVRILEN_BALIK_YEMI_YUKLU_TIRIN_SURUCUSU_YARALANDI.jpg"></span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dardanel, fileto olarak hazırladığı ton bonfileyi tüketiciyle buluşturuyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/dardanel-fileto-olarak-hazirladigi-ton-bonfileyi-tuketiciyle-bulusturuyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/dardanel-fileto-olarak-hazirladigi-ton-bonfileyi-tuketiciyle-bulusturuyor</guid>
<description><![CDATA[ Beslenme ve Diyet Uzmanı Taylan Kümeli:  &quot;En iyi protein kaynaklarından biri olan balığın besin değerleri, türüne göre değişse de balıkta ortalama 100 gram başına yaklaşık 23,5 gram protein bulunuyor&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/06/dardanel-fileto-olarak-hazirladigi-ton-bonfileyi-tuketiciyle-bulusturuyor-1687277155.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dardanel, fileto, olarak, hazırladığı, ton, bonfileyi, tüketiciyle, buluşturuyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>Dardanel</strong>, ton balığının en özel yerinden alınarak fileto halinde hazırladığı ton bonfileyi cam kavanozda tüketiciye sunuyor.</span></span></p>

<p><span><span>Dardanel'den yapılan açıklamaya göre, ton bonfilenin içerisinde, sadece fileto şeklinde ton balığının en özel yeri, deniz tuzu ve soğuk sıkım zeytinyağı yer alıyor.</span></span></p>

<p><span><span>185 gramlık, cam kavanoz içerisinde sunulan ürün, salatalara eklenerek ya da makarna ve pizza ile bir araya getirilerek elde edilen orijinal ve lezzetli tariflerin ana malzemesi olmaya aday görülüyor.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Dardanel ton bonfile</strong>, tüketicilere hızlı tüketim için de pratik bir kullanım imkanı sunuyor. Türkiye'de ilk defa cam kavanozda tüketiciye sunulan ürünü, kapağını açar açmaz sade tüketmek ya da hızlıca hazırlanabilen soğuk tariflerde de kullanmak mümkün oluyor.</span></span></p>

<p><span><span>Açıklamada görüşlerine yer verilen Beslenme ve Diyet Uzmanı <strong>Taylan Kümeli</strong>, ton balığının, doğal protein kaynağı olmasıyla birlikte yüksek omega 3 içermesi, selenyum gibi değerli bir minerali, B grubu vitaminleri, fosfor ve D vitaminini barındırması sebebiyle beslenmede önemli bir yeri olduğunu belirterek, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span><span>"Çocukların ve yetişkinlerin düzenli olarak tüketmesi gereken balık, bağışıklık sistemini korumada, kalp sağlığında, çocukların zeka gelişimine katkıda bulunmada, kemiklerin güçlendirilmesinde, hücrelerin onarımında ve depresyonun zararlı etkilerini yok etmede son derece etkilidir. Besin değerinin çeşitliliği nedeniyle her yaşta sağlıklı beslenmenin temel taşıdır. En iyi protein kaynaklarından biri olan balığın besin değerleri, türüne göre değişse de balıkta ortalama 100 gram başına yaklaşık 23,5 gram protein bulunuyor. Besin proteini, kasların inşa edilmesi ile kemik ve kas kütlesinin sağlıklı kalması için gereklidir. <strong>Ton balığı</strong> gibi balıklarda yüksek miktarda omega 3 bulunur ki bu vücudumuz için gerekli bir yağ asididir ve vücudumuzda üretilmediği için dışarıdan alınmalıdır. Ton balığının en az haftada iki kez tüketilmesini öneriyorum. Bu değerli besinin güvenle tüketebileceğimiz sağlıklı ambalajlar içerisinde olmasına da özen göstermeliyiz."</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Karakaya Baraj Göleti&amp;apos;nde Türk somonu hasadı yapıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/karakaya-baraj-goeletinde-turk-somonu-hasadi-yapildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/karakaya-baraj-goeletinde-turk-somonu-hasadi-yapildi</guid>
<description><![CDATA[ Malatya Tarım ve Orman Müdürü Tahir Macit, Karakaya Baraj Göleti&#039;nde özel bir işletmenin Türk somonu hasadına katıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/01/karakaya-baraj-goletinde-turk-somonu-hasadi-yapildi-1674825375.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Karakaya, Baraj, Göletinde, Türk, somonu, hasadı, yapıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>İl Müdürlüğünden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Macit, kentin kayısı üretimiyle ön planda olduğunu ve kuru kayısı ihracatında ülkede ilk sırada yer aldığının hatırlattı.</span></span></p>

<p><span><span>Kentin ihracattan elde ettiği gelirin tamamına yakınının kuru kayısıdan elde edildiğini aktaran Macit, şunları belirtti:</span></span></p>

<p><span><span>"Bakanlığımız özellikle su alanlarının ve tarımsal alanların boş kalmaması amacıyla bize bir hedef koymuştu. İlimizde son yıllarda iç sularda balık üretimi de hızla yaygınlaşıyor, yükselmeye devam ediyor. Malatya'da alabalık üretimi 2 bin 500 tonlarla başladı, şu an 10 bin tonları yakalamış durumdayız. Ayrıca burada sadece alabalık üretiliyordu, 2 yıl önce 1000 ton gibi bir üretimle somon denendi. Başarılı olunca firmalarımız somon üretimine de yöneldi."</span></span></p>

<p><span><span>Geçen yıl kasım ayında kafeslere atılan balıkların hasadını gerçekleştirdiklerini bildiren Macit, şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span><span>"Yaklaşık 2 kiloya ulaşmışlar, bu kadar kısa sürede bu kiloyu ulaşması çok görülür bir durum değil. Özellikle her ay yüzde 50 kilo artışı sağlanır diye literatürlerde kayıtlar var. Malatya'da bu kayıtların bu çalışmaların çok çok önüne geçmiş durumda. Kasım ayında 300 gram olan balığımız ocak ayında 75 günde 2 kilograma çıktı, bu somon üretiminde çok önemli bir aşama. Yavru balık ve somon üreteceğimiz porsiyonluk balık bulduğumuz takdirde yılda 2 defa üretim sağlanacak bir alan, birçok alanda yılda bir defa somon üretimi yapılmakta. Malatya'da aynı tesise porsiyon balığı bulduğumuz takdirde 2 defa üretim yapabilecek durumdayız."</span></span></p>

<p><span><span>Türk somonu üretimini arttırmaya gayret gösterdiklerini belirleten Macit, 2025 yılında 30 bin ton Türk somonu üretmeyi hedeflediklerini dile getirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Firma sahibi İbrahim Özel ise verimli bir üretim dönemi geçirdiklerini belirterek, "Kasımda 400 gram koyduğumuz balığı 75 günde 2 kilograma ulaştırdık ve hasat etmeye başladık. 2 gramlık balıklarımız da aynı süreçte burada 50 grama ulaştı, diğer barajlarda bu süreçte 30 grama ulaşabiliyoruz. Burası yüzde 30 daha verimli oluyor." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kayseri&amp;apos;nin Pınarbaşı ilçesinde alabalık yavrusu üretim kapasitesi 220 milyon adede ulaştı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kayserinin-pinarbasi-ilcesinde-alabalik-yavrusu-uretim-kapasitesi-220-milyon-adede-ulasti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kayserinin-pinarbasi-ilcesinde-alabalik-yavrusu-uretim-kapasitesi-220-milyon-adede-ulasti</guid>
<description><![CDATA[ Pınarbaşı İlçe Tarım ve Orman Müdürü Bülent Kayhan:  &quot;Türkiye&#039;deki yavru alabalık üretiminin yüzde 40&#039;ı ilçemizde yapılmaktadır&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/06/kayserinin-pinarbasi-ilcesinde-alabalik-yavrusu-uretim-kapasitesi-220-milyon-adede-ulasti-1686693720.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kayserinin, Pınarbaşı, ilçesinde, alabalık, yavrusu, üretim, kapasitesi, 220, milyon, adede, ulaştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>Türkiye</strong>'de balık üretiminde önemli yere sahip <strong>Kayseri</strong>'nin <strong>Pınarbaşı </strong>ilçesinde alabalık yavrusu üretim kapasitesi arttı.</span></span></p>

<p><span><span>İlçede 1500 metre rakımlı<strong> Uzunyayla</strong>'da yer alan<strong> Şerefiye Mahallesi</strong>'nden doğan <strong>Zamantı Irmağı</strong> ve <strong>Bahçelik Barajı</strong> üzerinde kurulan tesisler, balık piyasasında önemli rol üstleniyor.</span></span></p>

<p><span><span>İlçede üretilen alabalık yavruları, nakledikleri barajlardaki tesislerde yeterli büyüklüğe ulaştıktan sonra Karadeniz'deki işletmelerde<strong> Türk somonuna</strong> dönüşüyor.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Pınarbaşı </strong>İlçe Tarım ve Orman Müdürü <strong>Bülent Kayhan</strong>, AA muhabirine, ilçede alabalık üretimi yapan 21 işletme olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Alabalık yavrusu üretiminde önemli bir yere sahip olduklarını vurgulayan <strong>Kayhan</strong>, "Bu tesislerin yüzde 90'ı yavru balık üretmekte. Gözlü yumurta üretimimiz de işletmelerimizde yapılmaktadır. Aynı zamanda porsiyonluk üretim de var." dedi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Kayhan</strong>, suyun oksijen oranının iyi ve içme suyu kalitesinde olması ile iklim yapısının ilçeyi balık üretiminde cazip hale getirdiğini dile getirerek, "Türkiye'deki yavru alabalık üretiminin yüzde 40'ı ilçemizde yapılmaktadır. Geçen yıl işletmelerdeki kapasitemiz 200 milyon yavru balıkken bu yıl 220 milyon adede çıkmıştır." diye konuştu.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Türk somonu olarak ihraç ediliyor</span></span></strong></p>

<p><span><span><strong>Pınarbaşı</strong>'nda üretilen yavru alabalıkların<strong> Türk somonu</strong> olarak yurt içi ve dışına gönderildiğini anlatan <strong>Kayhan</strong>, "<strong>Avrupa Birliği</strong> ülkeleri dahil olmak üzere özellikle <strong>Rusya </strong>ve Amerika gibi, dünyanın çeşitli yerlerine Türk somonu ihraç edilmektedir." ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Uzun Yayla Alabalık Üretim Çiftliği</strong>'nde mühendis olarak görev yapan <strong>Aydın Sürmeli</strong> de elektrik ihtiyacını güneş enerjisi santrali ile karşıladıkları tesislerinin 150 milyon yumurta sağımı ve 120 milyon alabalık yavrusu üretim kapasitesine sahip olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Ülkedeki balık yavrusu üretimini önemli oranda karşıladıklarını belirten <strong>Sürmeli</strong>, "2023 yılını baz aldığımız zaman daha şimdiden 45 milyonu aşkın gözlenmiş yumurta satışı gerçekleştirdik. 43 milyon civarında yavru satışımız gerçekleşti." dedi.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türk somonu DKİB tarafından Japonya&amp;apos;da tanıtılacak</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turk-somonu-dkib-tarafindan-japonyada-tanitilacak</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turk-somonu-dkib-tarafindan-japonyada-tanitilacak</guid>
<description><![CDATA[ Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB), Japonya&#039;ya 28 Ocak-4 Şubat tarihlerinde düzenlenecek ticaret heyeti programıyla Türk somonunun tanıtımına yönelik ikili iş görüşmeleri gerçekleştirecek. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/01/turk-somonu-dkib-tarafindan-japonyada-tanitilacak-1674556726.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türk, somonu, DKİB, tarafından, Japonyada, tanıtılacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>DKİB</strong>'den yapılan yazılı açıklamada, Doğu Karadeniz'in önemli ihraç ürünleri arasında yerini alan ve Karadeniz'de kurulu kafeslerde yetiştirilen Türk somonu için gerçekleştirdikleri tanıtım çalışmalarının yoğun şekilde devam ettiği belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu kapsamda Türk somonu için hedef pazar olarak belirlenen Japonya'ya sektörde yer alan firmalarla 28 Ocak-4 Şubat tarihlerinde ticaret heyeti programı düzenleneceği aktarılan açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Japonya'nın Tokyo ve Osaka şehirlerindeki balık ithalatçısı firmalarla ikili iş görüşmeleri yapılacak. DKİB tarafından gerçekleştirilen UR-GE projesinde yer alan Doğu Karadeniz'deki su ürünleri firmalarının katılacağı heyet programı kapsamında Türk somonunun tanıtımı yapılarak, önemli bağlantılar sağlanacağı umulmaktadır."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Türk somonu yurt dışı pazarlardan büyük talep görüyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen DKİB Su Ürünleri Sektör Komitesi Başkan Yardımcısı İlker Yıldırım, hazırladıkları UR-GE projesi ile Türk somonunun yurt dışı pazarlarda tanıtımında çok önemli mesafe aldıklarını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Proje kapsamında bundan sonra da sektör firmalarıyla potansiyel pazarlara yönelik ticaret heyetleri programları düzenleyeceklerine işaret eden Yıldırım, ihracatı çok daha üst rakamlara ulaştıracaklarını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yıldırım, Türk somonunun yurt dışı pazarlardan çok büyük talep gördüğüne dikkati çekerek, "2022'de ülkemizden 49 bin 215 ton karşılığı 363 milyon dolar tutarında Türk somonu ihracatı yapıldı. İhracatta da bir önceki yıla göre miktarda yüzde 111, değerde ise yüzde 168 artış yaşandı." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dardanel, Barcelona Seafood Expo Global’de vitrine çıktı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/dardanel-barcelona-seafood-expo-globalde-vitrine-cikti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/dardanel-barcelona-seafood-expo-globalde-vitrine-cikti</guid>
<description><![CDATA[ Dardanel Yönetim Kurulu Başkanı Niyazi Önen:
&quot;Bu yıl yine Barselona’da çok başarılı bir fuar süreci geçirdik. Bu başarımızı diğer fuarlara da taşımayı planlıyoruz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/04/dardanel-barcelona-seafood-expo-globalde-vitrine-cikti-1682678211.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dardanel, Barcelona, Seafood, Expo, Global’de, vitrine, çıktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>Barselona</strong>’da gerçekleştirilen dünyanın en büyük deniz ürünleri fuarı <strong>Seafood Expo Global</strong>’e katılan <strong>Dardanel</strong>, fuarın en çok ilgi gören markalarından biri oldu.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Dardanel</strong> açıklamasına göre, Türkiye’nin balık ve deniz ürünleri uzmanı <strong>Dardanel</strong>, bünyesine kattığı marka ve ürünlerle 25-27 Nisan'da Barselona’da gerçekleştirilen dünyanın en büyük deniz ürünleri fuarı <strong>Seafood Expo Global</strong>’deki yerini aldı.</span></span></p>

<p><span><span>Dardanel, geniş bir yelpazede sunduğu lezzetleriyle fuarın en çok ziyaret edilen stantlarından birine ev sahipliği yaptı. Marka aynı zamanda Dardanel Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Niyazi Önen</strong>’in katılımıyla 150 ülkeden deniz ürünleri sektörünün profesyonelleriyle buluştu.</span></span></p>

<p><span><span>Açıklamada, fuara katılmalarıyla ilgili görüşlerine yer verilen Dardanel Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Niyazi Önen</strong>, "Girişimlerimiz, markalarımız, yatırımlarımız ve inovatif ürünlerimizle Dardanel markasını her yıl bir adım daha ileri taşıyoruz. 29 ülkeye ihracat yapan global bir Türk şirketi olarak dünyadaki en büyük deniz ürünleri üreticilerinden biri olmayı hedefliyoruz.</span></span></p>

<p><span><span>Bu vizyonla dünya çapında büyük fuarlara katılmayı önemli buluyoruz. Bu yıl yine <strong>Barselona</strong>’da çok başarılı bir fuar süreci geçirdik. Bu başarımızı diğer fuarlara da taşımayı planlıyoruz. Mayıs ajandamızda İtalya’daki Tuttofood ve sonbaharda Köln’de düzenlenen Anuga fuarı bulunuyor." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span>2022 yılında 2021’e göre dolar bazında yüzde 35 büyüme gerçekleştirdiklerini belirten Önen, yakın gelecekte bu rakamı katlayarak büyütmeyi hedeflediklerini dile getirdi.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Barselona’ya midye dolma çıkarması</span></span></strong></p>

<p><span><span>Açıklamada aktarılanlara göre, Türkiye’nin sevilen sokak lezzeti midye dolmayı Barselona’ya taşıyan <strong>Dardanel</strong>, fuarın en dikkati çeken markalarından oldu. Ziyaretçilere, <strong>Dardanel’in Çanakkale Boğazı</strong>’ndaki yatırımı olan çiftlikte, Türkiye’de ilk kez kullanılan Batea üretim teknolojisiyle yetiştirilen midyelerle hazırlanmış Dardanel Midye Dolma ikram edildi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Mediterranean Mussels</strong> markasıyla sunulan ve bir Türk lezzeti olan midye dolma, yapılan tadımlarda ziyaretçilerden büyük beğeni topladı. Bir süre önce faaliyete geçen midye üretim çiftliğinden hasat edilen midyeler, <strong>Dardanel </strong>güvencesi ve lezzetiyle paketli ve donuk halde tüketicilerle buluşturuluyor.</span></span></p>

<p><span><span>Dardanel fuarda, geniş ürün gamının yanı sıra global büyüme vizyonu çerçevesinde bünyesine kattığı Yunanistan’ın köklü deniz ürünleri markası Kallimanis ile de yer aldı ve bu marka altındaki ürünlerinin tanıtımını da gerçekleştirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Avrupa’da su ürünleri pazarının merkezi konumundaki <strong>Barselona</strong>, bu alanda birçok global etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Dünyanın en büyük deniz ürünleri fuarı olan <strong>Seafood</strong> <strong>Expo Global</strong>’e her yıl 29 bini aşkın alıcı, tedarikçi, medya mensubu ve sektör profesyoneli katılıyor. Yeni ürünlerin potansiyel alıcılarla buluştuğu fuar, deniz ürünleri endüstrisinin buluşma noktası niteliği taşıyor.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye&amp;apos;nin deniz salyangozu ihracatı 18,7 milyon doları aştı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turkiyenin-deniz-salyangozu-ihracati-187-milyon-dolari-asti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turkiyenin-deniz-salyangozu-ihracati-187-milyon-dolari-asti</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye&#039;den 2022&#039;de yapılan deniz salyangozu ihracatı önceki yıla göre miktarında azalma olmasına rağmen değeri yüzde 28 artarak, 18 milyon 799 bin 917 dolara ulaştı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/01/turkiyenin-deniz-salyangozu-ihracati-187-milyon-dolari-asti-1674643771.jpg" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türkiyenin, deniz, salyangozu, ihracatı, 18, 7, milyon, doları, aştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (<strong>DKİB</strong>) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Hamdi Gürdoğan, AA muhabirine, Türkiye'den geçen yıl 8 ülkeye 2 bin 176 ton deniz salyangozu ihraç edildiği söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Söz konusu dış satımdan 18 milyon 799 bin 917 dolar kazanç sağlandığını aktaran Gürdoğan, "Ülkemizden 2021'de ise 2 bin 465 tonluk deniz salyangozu ihracatından 14 milyon 707 bin 305 dolar kazanç sağlanmıştı. Böylece, Türkiye'den geçen yıl yapılan deniz salyangozu ihracatı, 2021 yılına oranla miktarda yüzde 12 azalırken, değerde ise yüzde 28 arttı." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gürdoğan, Türkiye'den en fazla deniz salyangozunun 10 milyon 537 bin 858 dolarla Güney Kore Cumhuriyeti'ne ihraç edildiğini vurgulayarak, "Bu ülkeyi 3 milyon 140 bin 112 dolarla Japonya, 2 milyon 190 bin 944 dolarla İspanya, 1 milyon 756 bin 950 dolarla Çin Halk Cumhuriyeti, 968 bin 902 dolarla Tayvan, 152 bin 270 dolarla ABD, 50 bin 848 dolarla İtalya, 2 bin 34 dolarla da Gürcistan takip etti." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Deniz salyangozu ihracatının yüzde 61'inin Karadeniz'den yapıldı"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Türkiye'nin deniz salyangozu ihracatının yüzde 61'inin Karadeniz'den yapıldığına işaret eden Gürdoğan, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Karadeniz'den Güney Kore başta olmak üzere 5 ülkeye 1278 ton karşılığı 11 milyon 489 bin 928 dolarlık deniz salyangozu ihraç edildi. Bölgeden 2021 yılında da 1699 tonluk deniz salyangozu dış satımından 9 milyon 990 bin 231 dolarlık kazanç sağlanmıştı. Karadeniz'den 2022'de yapılan deniz salyangozu ihracatı, 2021'e göre miktarda yüzde 25 azalırken, değerde yüzde 15 arttı."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gürdoğan, söz konusu ürünün, ülkeye önemli miktarda döviz girdiği sağladığının altını çizerek, "Özellikle Uzakdoğu ülke mutfaklarında protein değeri en yüksek ürün olarak sunulan deniz salyangozunun kabukları dahi ihraç ürünü olarak değerlendirilerek, ülkemize önemli miktarda döviz girdisi sağlanmaktadır." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bal karşılığı aldıkları alabalık yavrularıyla kurdukları çiftlikte talebe yetişemiyorlar</title>
<link>https://trafikdernegi.com/bal-karsiligi-aldiklari-alabalik-yavrulariyla-kurduklari-ciftlikte-talebe-yetisemiyorlar</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/bal-karsiligi-aldiklari-alabalik-yavrulariyla-kurduklari-ciftlikte-talebe-yetisemiyorlar</guid>
<description><![CDATA[ Kırklareli&#039;nde yıllar önce ürettikleri bal karşılığı alabalık yavruları alan ailenin fertleri, kurdukları tesiste yoğun talebe yetişmeye çalışıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/04/bal-karsiligi-aldiklari-alabalik-yavrulariyla-kurduklari-ciftlikte-talebe-yetisemiyorlar-1682609698.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Bal, karşılığı, aldıkları, alabalık, yavrularıyla, kurdukları, çiftlikte, talebe, yetişemiyorlar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Vize ilçesinin <strong>Balkaya</strong> köyünde 38 yıl önce arazi satın alan <strong>Ali Çodar</strong> ve ailesi, burada arıcılık yapmaya başladı.</span></span></p>

<p><span><span>1985 yılında <strong>Ali Çodar</strong>, gazetede okuduğu "<strong>Bilecik Bozüyük</strong>'te balık ihracatı" haberi üzerine oğulları <strong>Hasan</strong> ve <strong>Hüseyin</strong> ile arıcılığın yanı sıra balık üretimi de yapmaya karar verdi.</span></span></p>

<p><span><span>Kendi imkanlarıyla evlerinin bahçesine havuz yapan aile, ürettikleri bal karşılığında alabalık yavrusu alarak 1989 yılında üretime başladı.</span></span></p>

<p><span><span>Yetiştirdikleri balıkların bir kısmını satan aile, damızlık balıklarla her geçen gün üretimi artırdı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Hüseyin Çodar</strong>, AA muhabirine, Giresun'dan göç ederek geldikleri Kırklareli'nde tüm zorluklara rağmen çok çalışarak başarıya ulaştıklarını söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Kısıtlı imkanlarla kurdukları çiftlikte bugün yılda 25 ton alabalık ürettiklerini ve talebi karşılamakta güçlük çektiklerini belirten <strong>Çodar</strong>, şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span><span>"Köyden arazi aldık, evimizi yaptık. Paramız kalmadığı için balık havuzunu kendi imkanlarımızla yapmaya çalıştık. Adapazarı'nda biraz yavru bulduk. Bunu da paramız olmadığı için alamadık ama balımız vardı, arıcılık da yaptığımız için rahmetli babamla beraber... Balla yavruyu takas etme teklifini götürdük, oradaki abiler de kabul etti sağolsunlar. Bize yaklaşık 10 bin yavru balık getirip, 300 kilogram bal aldılar."</span></span></p>

<p><span><span><strong>Çodar</strong>, bir havuzla başladıkları tesiste şimdi 35-40 metrekare büyüklüğünde 15 havuz bulunduğunu, yanlarında 10 kişinin çalıştığını ifade etti.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Çiftliğin yanına balık restoranı da açtılar</span></span></strong></p>

<p><span><span>Az sayıda yavru balıkla başladıkları üretimin her geçen gün arttığını, taleplere yetişemez duruma geldiklerini anlatan <strong>Çodar</strong>, çiftliğin yanına bir de restoran açıp ürünlerini pişirerek satma fırsatı bulduklarını dile getirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Çodar, balıkları kendi işletmelerinde sattıklarını ve İstanbul'un yanı sıra Türkiye'nin çeşitli illerine gönderdiklerini söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Restoranda tek tavayla başladıkları işte de sekiz tavaya çıktıklarını belirten Çodar, "Yani günde beş balık, on balık pişirirken, günde binin üzerine çıktık. Allah'a çok şükür. Süreç böyle devam etti ama bu süreçlere gelene kadar tabii bizim en büyük desteğimiz ailemiz oldu." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>

<p> </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>SUYMERBİR Başkanı Coşkun &amp;quot;5200 Sayılı Kanun Acilen değiştirilmelidir&amp;quot;</title>
<link>https://trafikdernegi.com/suymerbir-baskani-coskun-5200-sayili-kanun-acilen-degistirilmelidir</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/suymerbir-baskani-coskun-5200-sayili-kanun-acilen-degistirilmelidir</guid>
<description><![CDATA[ Su ürünleri sektöründe yaşanan sorunların araştırılarak alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırması Komisyonu’nun birinci toplantısı, Samsun Milletvekili Fuat Köktaş başkanlığında toplandı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/04/suymerbir-baskani-soskun-5200-sayili-kanun-acilen-degistirilmelidir-1681832293.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>SUYMERBİR, Başkanı, Coşkun, 5200, Sayılı, Kanun, Acilen, değiştirilmelidir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>TBMM</strong> <strong>Balıkçılık ve Su Ürünleri Araştırma Komisyonu</strong>, Samsun Milletvekili <strong>Fuat Köktaş </strong>başkanlığında toplandı. Toplantının başında Köktaş, son yıllarda balıkçılık sektörünün çok önemli bir noktaya taşındığını belirtti. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Su Ürünleri yetiştiricilerin ağırlıklı olarak dinlendiği toplantıda birçok kamu, özel sektör ve ilgili sivil toplum örgütlerinden temsilcileri görüşlerini dile getirdi. Su Ürünleri Yetiştiricileri Üretici Merkez Birliği (<strong>SUYMERBİR</strong>) Başkanı <strong>Faruk Coşkun</strong> ise, üye sayısını yükseltemediklerini, bu noktada "5200 Sayılı Kanun’un acil olarak değiştirilmesi" gerektiğini vurguladı.</span></span></span></p>

<h2><span><span><span><strong>‘‘Üye Sayımızı Yükseltemiyoruz, Çünkü..’’                         </strong></span></span></span></h2>

<p><span><span><span><strong>Faruk Coşkun </strong>komisyonda üye sayılarını yükseltemediklerini, 5200 Sayılı Kanun’un bu noktada kendilerini engel oluşturduğunu söyledi. Başkan <strong>Fuat Köktaş</strong>’ın ‘‘Üreticiler birliği merkezinde mi zorunluluk istiyorsunuz yani?’’ sözlerine ise ‘‘Hayır, İl birliklerimizde zorunluluk istiyoruz.’’ şeklinde cevap verdi. </span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Coşkun</strong>, konuşmasına ‘‘İl birliklerimizin kurulması için o ilde 16 üreticimizin olması gerekiyor. Her ilde de 16 üretici yetiştirici olmadığında, birlikler kurulamıyor. Bu sayı ildeki kadar, yani 6-7'ye indirirseniz üretici birlikleri çoğalır. Bu noktada da 5200 sayılı Yasanın değiştirilerek başta üyelikte gönüllülük esasının kaldırılmasını istiyoruz.’’ sözleriyle açıklık getirdi.</span></span></span></p>

<h2><span><span><span><strong>‘‘50 Bin Ton Somon Balığı Üretimimiz Var’’        </strong>                        </span></span></span></h2>

<p><span><span><span><strong>Faruk Çoşkun</strong>, toplantıda yem fiyatlarındaki artış ve balık tüketimindeki azalmaya da değindi. Çoşkun, "Ülkemizde somon yetiştiriciliği hızla gelişiyor. 400 Milyon Dolara yakın somon ihracatı yaptık, 50 bin ton üretimimiz var somon balığında. Somunun altyapısı ise alabalık, <strong>alabalık olmasa somonları biz nasıl yetiştireceğiz?</strong> diyerek alabalık üretimine dikkat çekti. </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Konuşmasının devamında çözüm önerisi olarak ise ‘‘Orman sahalarındaki suların çok güzel olması, suların çok kaliteli olması, kirletilmemesi alabalık için çok önemli. Suların soğuk olması da alabalık yavru yetiştiriciliğinde çok önemli duruma gelmektedir. Biz bunları korumaya çalışıyoruz. Bu noktada işletmelerin zarar etmemesi, maliyetini kurtarabilmesi için gereken iyileştirmeler yapılmalı." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balık Haber Merkezi</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye su ürünleri yetiştiriciliğinde Avrupa&amp;apos;nın zirvesinde</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turkiye-su-urunleri-yetistiriciliginde-avrupanin-zirvesinde</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turkiye-su-urunleri-yetistiriciliginde-avrupanin-zirvesinde</guid>
<description><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci: - &quot;2022 yılında 500 bin tonun üzerinde yetiştiricilik üretimi gerçekleştirirken, 103 farklı ülkeye su ürünleri ihracatı yaptık&quot; - &quot;Sektörümüzü desteklemeye, dünyada da söz sahibi olmaya devam edeceğiz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/04/turkiye-su-urunleri-yetistiriciliginde-avrupanin-zirvesinde-1681556871.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye, ürünleri, yetiştiriciliğinde, Avrupanın, zirvesinde</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Tarım ve Orman Bakanı <strong>Vahit Kirişci,</strong> Türkiye'nin su ürünleri yetiştiriciliğinde Avrupa Birliği (AB) ülkelerine kıyasla ilk sırada yer aldığını belirterek, "Sektörümüzü desteklemeye, dünyada da söz sahibi olmaya devam edeceğiz." ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Kirişci</strong>, sosyal medya hesabından, Türkiye'nin su ürünleri yetiştiriciliğine ilişkin paylaşımda bulundu.</span></span></p>

<p><span><span>Türkiye'nin su ürünleri yetiştiriciliğinde AB ülkelerine kıyasla ilk sırada yer aldığına dikkati çeken Kirişci, "2022 yılında 500 bin tonun üzerinde yetiştiricilik üretimi gerçekleştirirken, 103 farklı ülkeye su ürünleri ihracatı yaptık. Sektörümüzü desteklemeye, dünyada da söz sahibi olmaya devam edeceğiz." değerlendirmesini yaptı.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Su ürünleri yetiştiriciliğinde 2023 hedefi 600 bin ton üretim</span></span></strong></p>

<p><span><span>Konuya ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığından yapılan açıklamaya göre de artan dünya ve ülke nüfusu gıdaya olan talebi çoğaltıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Bilim insanları, gelecek 30 yıl içinde hayvansal proteine ihtiyacın, bugüne kıyasla en az iki katı artacağını öngörüyor. Bu ihtiyacın, su ürünlerine talepte de büyük artış meydana getireceği gerçeğinden hareketle ülkelerin büyük bölümü, mevcut su kaynakları potansiyelinden en fazla düzeyde yararlanmak amacıyla yetiştiricilik yatırımlarını desteklemeye yöneldi.</span></span></p>

<p><span><span>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü <strong>(FAO)</strong> verileri dikkate alındığında 2021'de dünyadaki su ürünleri üretimi 182 milyon ton iken bunun 91,2 milyon tonu avcılıktan, 90,8 milyon tonu ise yetiştiricilikten elde edildi. Türkiye'de 2021 yılı su ürünleri üretimi, 799 bin 844 ton olarak gerçekleşti. Bunun da 328 bin 158 tonu avcılıktan (yüzde 41,1) , 471 bin 686 tonu ise yetiştiricilikten (yüzde 58,9) elde edildi. 2022'de su ürünleri yetiştiriciliği sektöründe 500 bin tonun üzerinde üretim gerçekleşmesi beklenirken, 2023 yılı hedefi ise 600 bin ton olarak belirlendi.</span></span></p>

<p><span><span>Ülkede 2 bin 382 yetiştiricilik işletmesi bulunuyor. Bu işletmelerin 1829'u iç sularda, 553'ü denizlerde üretim yapıyor. Son yıllarda özellikle Karadeniz'de yaşanan gelişmeler ve yeni faaliyete alınacak tesislerle, Marmara Denizi'ndeki çift kabuklu yetiştiriciliği ilave edildiğinde, kapasitenin daha da artması bekleniyor.</span></span></p>

<p><span><span>Ülkede yetiştiricilik yapılan başlıca türler, alabalık, levrek, çipura ve Türk somonu. Sarıağız da denilen granyözün yanı sıra kalkan, fangri, mercan, sinagrit, yayın balığı, yılan balığı yetiştiriciliği için de çalışmalar sürdürülüyor.</span></span></p>

<p><span><span>Avrupa Birliği ülkeleri ile kıyaslandığında, <strong>Türkiye</strong>, su ürünleri yetiştiriciliğinde son 4 yıl içinde 1. sıraya yerleşti ve dünyada da üst sıralara doğru yükselmeye devam ediyor.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Su ürünleri ihracatı</span></span></strong></p>

<p><span><span>Su ürünleri üretimindeki artışa paralel olarak, ihracatta da artış yaşandı. 2016'da 145 bin ton olan ihracat, 2021'de 239 bin tona, 2022'de ise 252 bin tona ulaştı. Değer olarak ise 2021'de 1,37 milyar dolar olan su ürünleri ihracatı, 2022'de 1,7 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2022'de 103 farklı ülkeye su ürünleri ihracatı yapıldı.</span></span></p>

<p><span><span>Türkiye'de su ürünleri yetiştiricilik ve işleme sektöründe kullanılan ileri teknoloji ve ürünlerinin sahip olduğu yüksek standartlar sebebiyle birçok firma, ulusal ve uluslararası nitelikte kalite yönetim sistemleri tarafından verilen sertifikasyon belgelerine sahip bulunuyor.</span></span></p>

<p><span><span>Diğer yandan, ülkede su ürünleri yetiştiriciliği işletmelerinde yetiştirilen balıklar dünyanın en kaliteli balıkları seçilerek değişik yıllarda <strong>ITQI Kalite Ödülü</strong> aldı.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Su ürünleri desteklemeleri</span></span></strong></p>

<p><span><span>Sağlıklı beslenme açısından önemli bir protein kaynağı olan, başta balık olmak üzere, tüm su ürünleri üretiminde tür çeşitliliğinin ve üretim miktarının artırılması Bakanlığın öncelikleri arasında yer alıyor.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Tarım ve Orman Bakanlığı</strong> sağlıklı bir nesil için en sağlıklı ürünlerden olan, avcılık ve yetiştiricilik yoluyla elde edilen su ürünlerini halkın daha bol tüketebilmesini hedefleniyor. Bu kapsamda, <strong>Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğünce,</strong> sektörün mevcut durumu da dikkate alınarak ve her yıl yeni düzenlemeler yapılarak su ürünleri desteklemeleri uygulanıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Desteklemeler kapsamında 2003'ten bugüne kadar sektöre toplam 1,64 milyar lira ödeme yapıldı. 2022 yılı su ürünleri yetiştiriciliği kapsamında ise yetiştiricilik faaliyetinde bulunan üreticilere 119,34 milyon lira destekleme ödemesi gerçekleştirildi.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Muğla&amp;apos;da gökkuşağı alabalığının üretim verimliliği projeyle artırılacak</title>
<link>https://trafikdernegi.com/muglada-goekkusagi-alabaliginin-uretim-verimliligi-projeyle-artirilacak</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/muglada-goekkusagi-alabaliginin-uretim-verimliligi-projeyle-artirilacak</guid>
<description><![CDATA[ Muğla Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının yaklaşık 1 milyon lira destek verdiği projenin protokolü imzalandı ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/03/muglada-gokkusagi-alabaliginin-uretim-verimliligi-projeyle-artirilacak-1680100899.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Muğlada, gökkuşağı, alabalığının, üretim, verimliliği, projeyle, artırılacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>Muğla Valiliği</strong> <strong>Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı</strong>, deniz kültür balığı üretiminde<strong> Avrupa</strong>'da ilk sırada yer alan <strong>Muğla</strong>'da, alabalık üretiminde kalite ve verimliliğinin arttırılması için çalışma başlattı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Alabalık</strong> üretiminde önemli bir yere sahip <strong>Seydikemer ilçesi Eşen Çayı</strong> havzasında üretilen gökkuşağı alabalığı üretim verimliliğinin arttırılması amacıyla hazırlanan projenin protokolü imzalandı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Muğla Valiliği </strong>destekleriyle, <strong>Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Muğla Alabalık Yetiştiricileri Birliği ortaklığında</strong> yürütülecek proje ile Eşen Çayı havzasında faaliyet gösteren gökkuşağı alabalığı işletmelerinde verimlilik ve kaliteli üretim başta olmak üzere güvenli gıda arzı ile üreticilerin iç ve dış piyasada rekabet gücünün artırılması hedefleniyor.</span></span></p>

<p><span><span>Gökkuşağı alabalığının önemli üretim merkezlerinden Seydikemer ilçesi Eşen Çayı havzasındaki alabalık üretim işletmelerinde yılda 18 bin ton gökkuşağı alabalığı üretiliyor.</span></span></p>

<p><span><span>Üretilen alabalıkların yaklaşık yüzde 80'i yaklaşık 25 tesiste işlenerek yurt dışına gönderilirken geri kalan kısmı iç piyasada tüketiliyor.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı</strong>nın yaklaşık 1 milyon lira destek verdiği proje ile üretimde verimliliğin ve kalitenin yanı sıra işletme karlılığı arttırılacak.</span></span></p>

<p><span><span>Ayrıca işletme sorumlularına verilecek eğitimlerle biyogüvenlik kültürünün de geliştirilmesi hedefleniyor.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Protokol imza törenine, Muğla Valisi Orhan Tavlı, Muğla Sıtkı Koçman Üniversite Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar, Vali Yardımcısı ve Muğla Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanı İsmail Soykan, İl Tarım ve Orman Müdürü Barış Saylak, Muğla Alabalık Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hüseyin Yıldırım, Su Ürünleri Yüksek Mühendisi Mustafa Topuz, Milas Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Artay Yağcı, Proje Yürütücüsü Doç. Dr. Emrah Şimşek, Proje Araştırmacıları Doç. Dr. Şeyda Cengiz, Dr. Nurettin Çanakoğlu, Dr. Neslihan Sürsal Şimşek ve Dr. Semiha Yalçın katıldı.</span></span></strong></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dardanel&amp;apos;den 2022&amp;apos;de 75,1 milyon TL&amp;apos;lik kâr</title>
<link>https://trafikdernegi.com/dardanelden-2022de-751-milyon-tllik-kar</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/dardanelden-2022de-751-milyon-tllik-kar</guid>
<description><![CDATA[ Şirketin net satışları 2022&#039;de önceki yıla göre yüzde 154 artışla 2,8 milyar TL&#039;ye, aktif toplamı ise yüzde 150 yükselişle 3,5 milyar TL&#039;ye ulaştı ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/03/dardanelden-2022de-751-milyon-tllik-kar-1678870344.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dardanelden, 2022de, 75, 1, milyon, TLlik, kâr</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span><span>Dardanel, 2022'de kârını önceki yıla göre yüzde 432 artırarak 75,1 milyon TL'ye yükseltti.</span></span></strong></p>

<p><span><span>Dardanel'den yapılan açıklamada, şirketin 2022 yılı faaliyet sonuçları paylaşıldı.</span></span></p>

<p><span><span>Buna göre, şirketin net satışları <strong>2022</strong>'de önceki yıla kıyasla yüzde <strong>154 artışla 2,8 milyar TL</strong>'ye, kârı ise yüzde <strong>432 </strong>yükselişle<strong> 75,1</strong> milyon TL'ye yükseldi. Aktif toplamını yüzde <strong>150</strong> artışla <strong>3,5</strong> milyar TL'ye ulaştıran şirketin özkaynak toplamı ise yüzde <strong>122</strong> yükselişle <strong>1 milyar 944 milyon TL</strong> oldu.</span></span></p>

<p><span><span>Sonuçların <strong>Kamuyu Aydınlatma Platformu'nda (KAP)</strong> açıklanmasının ardından <strong>Borsa İstanbul </strong>Yıldız Pazar'da işlem gören şirketin hissesine ait Fiyat/Kazanç oranı yüzde <strong>34,23</strong>'e, Piyasa Değeri/Defter Değeri oranı ise yüzde <strong>50</strong> azalarak <strong>1,32</strong>'ye geriledi.</span></span></p>

<p><span><span>Açıklamada görüşlerine yer verilen <strong>Dardanel Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Niyazi Önen</strong>, şirketin kurulduğu <strong>1984</strong>'ten bu yana sektöründeki güçlü liderliğini koruduğunu bildirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Finansal sonuçlara baktıklarında her kalemde başarı grafiğinin yükseldiğini gördüklerini kaydeden <strong>Önen</strong>, "İstikrarlı büyümemizi ihracat rakamlarıyla destekliyoruz. Dolar bazında yüzde <strong>30</strong> ciro artışı gerçekleşti. Bu durum, bizim gibi sağlıklı beslenme trendlerine öncülük eden ve ülkemizde ürettiğimiz katma değerli balık ve deniz ürünlerini her geçen gün farklı ihracat pazarlarına ulaştıran bir şirket için gurur verici." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><strong><span><span>"Yurt içi ve yurt dışında büyümeyi sürdüreceğiz"</span></span></strong></p>

<p><span><span><strong>Niyazi Önen, AR-GE</strong>, inovasyon ve yeni üretim hatlarına yatırım yapmaya devam edeceklerini belirterek, markalı ve katma değeri yüksek üretimle yurt içinde ve yurt dışında büyümeyi sürdüreceklerini anlattı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Önen</strong>, "Farklı kategorilerde geliştirdiğimiz inovatif ürünlerle <strong>Dardanel </strong>uzmanlığını yeni tüketici grupları ile buluşturacağız. Dünyanın en büyük su ürünleri üreticilerinden biri olma hedefimiz doğrultusunda Dardanel güvencesini, lezzetini ve sağlığını çok daha geniş bir coğrafyaya ulaştıracağız." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>

<p> </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kahramanmaraş&amp;apos;ta balıkçılık sektörü deprem sonrası toparlanmaya çalışıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kahramanmarasta-balikcilik-sektoeru-deprem-sonrasi-toparlanmaya-calisiyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kahramanmarasta-balikcilik-sektoeru-deprem-sonrasi-toparlanmaya-calisiyor</guid>
<description><![CDATA[ Denize kıyısı olmadığı halde 54 ülkeye balık ihracatı gerçekleştirilen kentte sektör temsilcileri, yeniden üretime geçmek için çabalıyor Kahramanmaraş Balıkçılar Derneği Başkanı İbrahim Sarı: &quot;Sektörde deprem dolayısıyla bazı tesislerimiz hasar aldı, kayıplar var. İnşallah tez zamanda toparlanıp daha yükseğe çıkmayı hedefliyoruz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/03/kahramanmarasta-balikcilik-sektoru-deprem-sonrasi-toparlanmaya-calisiyor-1678351302.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kahramanmaraşta, balıkçılık, sektörü, deprem, sonrası, toparlanmaya, çalışıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Denize kıyısı olmamasına rağmen su kaynakları bakımından Türkiye'nin önemli kentlerinden olan <strong>Kahramanmaraş</strong>'ta faaliyet gösteren balıkçılar, <strong>6 Şubat</strong>'taki depremlerin ardından yeniden ayağa kalkmaya çalışıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Büyüklükleri <strong>7,7</strong> ve <strong>7,6</strong> olan <strong>Pazarcık</strong> ve <strong>Elbistan</strong> merkezli depremlerde tesisleri zarar gören <strong>Kahramanmaraş</strong>lı balık üreticileri yaralarını sarmak için kolları sıvadı.</span></span></p>

<p><span><span>Kentteki barajlarda kurulu balık çiftliklerinde yetiştirilen somon ve alabalıkları <strong>Almanya</strong> ve <strong>Rusya</strong> başta olmak üzere çeşitli ülkelere ihraç eden üreticiler, deprem nedeniyle zarar gören tesislerdeki onarım çalışmalarının ardından ihracat yaptıkları ülke sayısını 54'ten 64'e çıkarmayı hedefliyor.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Kahramanmaraş Balıkçılar Derneği Başkanı İbrahim Sarı</strong>, AA muhabirine, kentlerinin balık ihracatında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Kentteki baraj göllerinde kurulan üretim tesislerinde yetiştirilen somon ve alabalıkların yaşanan afet öncesi Almanya ve Rusya başta olmak üzere<strong> 54</strong> ülkeye ihraç edildiğini aktaran <strong>Sarı</strong>, şöyle konuştu:</span></span></p>

<p><span><span>"<strong>Kahramanmaraş</strong>, yaklaşık yıllık <strong>17 milyon ton</strong> kapasitesiyle <strong>Türkiye'</strong>de adından söz ettiren bir kent. <strong>Kahramanmaraş</strong> adeta alabalık şehri. İl genelinde <strong>64</strong> tesisimiz var. Bunun <strong>13-14</strong>'ü kara tesisi, geri kalanı yüzen tesis dediğimiz barajlar üzerinde olan kafes balıkçılığı tesisi. Üretmiş olduğumuz balıklar <strong>54 </strong>ülkeye ihraç ediliyor. Sektörde deprem dolayısıyla bazı tesislerimiz hasar aldı, kayıplar var. İnşallah tez zamanda toparlanıp daha yükseğe çıkmayı hedefliyoruz. Deprem dolayısıyla bazı tesislerimizin kaynak sularının kesilmesinden dolayı balıklarımızın ölmesi maddi zarara yol açtı. Bu konuyu devlet yetkililerimiz inşallah çözecek. Biz devletimizi seviyoruz, devletimiz bunu da düşünecektir."</span></span></p>

<p><span><span>İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin zarar gören tesislerde inceleme yaptığını aktaran Sarı, balıkçılığın desteklenmesi halinde hızlı bir şekilde toparlanacaklarına inandığını dile getirdi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Sarı</strong>, kentte şu anda su sorunu yaşamadıklarını anlatarak en geç bir ya da iki yıl içerisinde sektörün daha da güçleneceğine inandığını kaydetti.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sakarya&amp;apos;da kurulacak somon işleme tesisiyle su ürünleri potansiyelinin geliştirilmesi hedefleniyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/sakaryada-kurulacak-somon-isleme-tesisiyle-su-urunleri-potansiyelinin-gelistirilmesi-hedefleniyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/sakaryada-kurulacak-somon-isleme-tesisiyle-su-urunleri-potansiyelinin-gelistirilmesi-hedefleniyor</guid>
<description><![CDATA[ Sakarya&#039;nın Karasu ilçesinde, Doğu Marmara Kalkınma Ajansının (MARKA) desteğiyle kurulması planlanan Somon Balığı İşleme Tesisi ile mavi ekosistemin gelişmesine ve istihdama katkı sunulacak. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/02/sakaryada-kurulacak-somon-isleme-tesisiyle-su-urunleri-potansiyelinin-gelistirilmesi-hedefleniyor-1675328951.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:01 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sakaryada, kurulacak, somon, işleme, tesisiyle, ürünleri, potansiyelinin, geliştirilmesi, hedefleniyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesinden (<strong>SUBÜ</strong>) yapılan açıklamaya göre, SUBÜ, Karasu Belediyesi ve Karasu Kaymakamlığı işbirliğinde hazırlanan projeyle, MARKA tarafından yürütülen "Kırsal Kalkınma Mali Destek Programı" kapsamında Karasu Somon Balığı İşleme Tesisi kurulacak.</span></span></p>

<p><span><span>Ülke ekonomisinin gelişimi ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması noktasında önemli yeri bulunan "mavi ekonomi"ye ilişkin bölgede farkındalığı artırmak, gelir ve refah düzeyini yükseltmek amacıyla geliştirilen projenin bütçesi, 2 milyon 696 bin 74 lira olarak belirlendi.</span></span></p>

<p><span><span>Bölgedeki su ürünleri ekosistemiyle çok paydaşlı "mavi ekonominin" ve su ürünleri potansiyelinin değerlendirilmesi amaçlanan tesisle ayrıca, su ürünlerinin işlenmesi, paketlenmesi, pazarlanması ve dağıtımı konusunda Karasu'nun bölge üssü haline getirilmesi, nitelikli istihdam oluşturulması ve kırsal kalkınmaya katkı sağlanması planlanıyor.</span></span></p>

<p><strong><span><span>- Kadınlar istihdam edilecek</span></span></strong></p>

<p><span><span>Bu kapsamda balık ürünlerini işleme, iç organları temizleme, pul kazıma, yıkama-temizleme ve paketleme işlemlerine ilişkin eğitim verilecek 10 genç kadın tesiste istihdam edilecek.</span></span></p>

<p><span><span>Karasu Belediyesi de tesis için 1500 metrekare kapalı alana sahip bina inşa edecek. Bölgede yetiştiriciliği yapılan balıklar satın alınarak işlenecek ve pazara sunulacak. Karadeniz somonları taze ya da dondurulmuş şekilde satışa hazır hale getirilecek.</span></span></p>

<p><span><span>Artan nüfus ve talebe yetişemeyen av balığına alternatif olarak yetiştiriciliğin yapıldığı balık tesislerinin kurulmasına aracılık edilecek. Kurulacak internet sitesiyle projenin bilinirliği artırılacak.</span></span></p>

<p><span><span>Projenin finansal akademik danışmanlığını SUBÜ Karasu Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Sedat Durmuşkaya, teknik akademik danışmanlığını Pamukova Meslek Yüksekokulu'ndan Doç. Dr. Hamza Bozkır, eğitim danışmanlığını Dr. Öğretim Üyesi Serdar Geçer üstlenecek.</span></span></p>

<p><span><span>Üretim tesisinin kurulması, makine teçhizatının yerleştirilmesi ve tesisin işletilmesiyle ilgili teknik, balık ürünlerinin işlenmesi, temizlenmesi, paketlenmesi, gıda güvenliği ve hijyen gibi konularda ise yetkinliğe yönelik eğitim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesinde SUBÜ aktif görev alacak.</span></span></p>

<p><span><span>Projeye, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Sakarya, Bolu ve Düzce Su Ürünleri Yetiştiricileri Birliği, S.S. Karasu Yeni Mahalle Su Ürünleri Kooperatifi ile Karasu'daki bir inşaat şirketi de destek verecek.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Kayseri&amp;apos;den yılda 5 bin tona yakın Türk somonu ihraç ediliyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/kayseriden-yilda-5-bin-tona-yakin-turk-somonu-ihrac-ediliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/kayseriden-yilda-5-bin-tona-yakin-turk-somonu-ihrac-ediliyor</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye&#039;nin ihtiyaç duyduğu alabalık yavrularının yüzde 40&#039;ının karşılandığı Kayseri&#039;de, barajlara kurulan çiftliklerde üretilen somon, dış pazara gönderiliyor ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/kayseriden-yilda-5-bin-tona-yakin-turk-somonu-ihrac-ediliyor-1716457633.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Kayseriden, yılda, bin, tona, yakın, Türk, somonu, ihraç, ediliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Kayseri'de iki barajda kurulan balık üretim tesisinde yetiştirilen yaklaşık 5 bin ton Türk somonu ihraç ediliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kentteki balık üretimi, Yemliha Mahallesi yakınlarında Kızılırmak üzerine inşa edilen Yamula barajlarında kurulu tesislerde yapılıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu alabalık yavrularının yüzde 40'ının karşılandığı Pınarbaşı ve Bünyan ilçelerindeki 6 kuluçkahane ve büyütme tesisinde anaç balıklardan sağılan yumurtalar döllendikten sonra yaklaşık 2 ay kuluçkada bekletiliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yumurtadan çıkan yavruların havuzlarda 30 gram ağırlığa ulaşmasının ardından balıklar Yamula ve Bahçelik barajlarının göl yüzeyine kurulan kafeslere götürülüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Baraj göllerinin toplam 607 dekarlık yüzey alanında kafes balıkçılığı yapan 9 firmanın 18 tesisinde yetiştirilen balıklar, ağırlıkları 3 kilograma gelene kadar besleniyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çiftliklerde büyüdükten sonra hasat edilen balıklar, tırlarla Mimarsinan Organize Sanayi Bölgesindeki tesislerde işlemden geçirilerek yurt dışına gönderiliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kentte 30 yılı aşkın süredir balık üreten işletmenin yetkilisi Alper Sermed, AA muhabirine, somonun ihraç edilecek duruma gelmesinin 22 ay sürdüğünü söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkların bu sürede birçok işlemden geçtiğini vurgulayan Sermed, Türk somonunun Kanada gibi yeni pazarlara da girmeye başladığını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kayseri'nin somon yetiştiriciliği için en uygun yerlerden olduğunu belirten Sermed, "En özel ve izole sular Kayseri'de. Uzunyayla bölgesindeki kuluçkahanemiz tamamen şehirden uzakta bir bölge. Kayseri'de somon üretenlerle bu işi denizde yapanlar birebir aynı üretim sonuçlarını alıyor. Hatta avantajlarımız var. Süre sıkıntımız yok. Kısa bir zamanda üretmek zorunda değiliz. Burada çıkan ürün denizde çıkan somonla aynı pazarda aynı rafta yerini alabiliyor." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sinop&amp;apos;ta 1. Mersin Balığı Çalıştayı düzenlendi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/sinopta-1-mersin-baligi-calistayi-duzenlendi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/sinopta-1-mersin-baligi-calistayi-duzenlendi</guid>
<description><![CDATA[ Sinop Üniversitesi ev sahipliğinde 1. Mersin Balığı Çalıştayı gerçekleştirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/04/sinopta-1-mersin-baligi-calistayi-duzenlendi-1714060179.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sinopta, Mersin, Balığı, Çalıştayı, düzenlendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>Sinop Üniversitesi</strong> Ahmet Muhip Dıranas Uygulama Oteli'nde düzenlenen ve yarın sona erecek çalıştayın ilk gününde, Türkiye'de mersin balığı yetiştiriciliği ele alındı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü <strong>Mustafa Altuğ Atalay</strong>, burada yaptığı konuşmada, Türk somonunda olduğu gibi mersin balığı üretiminde de karar aşamasında olduklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bugün itibarıyla ülkenin herhangi bir noktasında mersin balığı yetiştiriciliği yapan kişilere kilogram başına 3 lira destek sağlandığını belirten Atalay, "Mersin balığı son derece önemli bir balık. Tarihi bir miras olan mersin balığını korumamız gerekiyor. Ülkemizde avcılığıyla ilgili sınırlamalar getirilmiş. 1997’de ise tamamen yasaklandı. Halen yasaklar devam ediyor. Dünyaya baktığımız zaman, mersin balığı iki amaçla üretiliyor. Bir havyar, bir de eti için. Etine bakarsanız, Avrupa’da kilogramını 6 ila 10 dolar arasında alabiliyorsunuz. Havyarı ise Amerika’da 300 ila 2 bin bin dolar arasında." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240425-34378754-34378752-SINOPTA_1_MERSIN_BALIGI_CALISTAYI_DUZENLENDI.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye'de mersin balığı üretimi yapıldığına işaret eden Atalay, "Amasya, Bolu ve diğer bazı tesislerde mersin balığı yetiştiriciliği yapıyoruz. Bu konuda da başarılı gidiyoruz. Bizim sularımızda yetişen balıklardan elde edilen havyar, dünyanın her yerinde tüketiliyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Atalay, mersin balığının üretiminin artırılması ve gelecek nesillere aktarılabilmesi için çalıştayda alınan karar ve önerileri çok önemsediklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çalıştay, daha sonra akademisyenlerce yapılan sunumlarla devam etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çalıştaya Sinop Valisi Mustafa Özarslan, Belediye Başkanı Metin Gürbüz, Sinop Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şakir Taşdemir, farklı üniversitelerden çok sayıda akademisyen ve balıkçı kooperatiflerinin temsilcileri katıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Denizi olmayan Kayseri&amp;apos;de Türk somonu hasadı başladı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/denizi-olmayan-kayseride-turk-somonu-hasadi-basladi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/denizi-olmayan-kayseride-turk-somonu-hasadi-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye&#039;de balık üretiminde önemli yere sahip Kayseri&#039;de yetiştirilen Türk somonunda hasat başladı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/04/denizi-olmayan-kayseride-turk-somonu-hasadi-basladi-1713531717.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Denizi, olmayan, Kayseride, Türk, somonu, hasadı, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, Yamula Baraj Gölü'ndeki 16 tesiste balıkçılar, tekneyle somon balığı hasadı gerçekleştiriyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İl Tarım ve Orman Müdürü Bülent Saklav, Türk somonu hasadı yapılan üretim tesislerini denetleyerek bereketli bir sezon diledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Alabalık üretiminde Türkiye'nin önde gelen illerinden Kayseri'de üretim kapasitesi her yıl artıyor. Kentte yılda ortalama 6 bin ton alabalık yetiştirilirken, bunun 2 bin 500 tonunu Türk somonu oluşturuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Alabalık yumurtası üretiminde de söz sahibi iller arasında yer alan Kayseri'de, her yıl 250 milyon alabalık yavrusu üretiliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doğal su kaynaklarında balıkçılık üzerine faaliyet gösteren birçok tesise ev sahipliği yapan Pınarbaşı ve Bünyan ilçeleri, Türkiye'nin alabalık yumurtası ihtiyacının yaklaşık yüzde 37'sini karşılıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yumurtadan yavruya, yavrudan Türk somonuna kadarki sürecin bölgede gerçekleşmesi ve yüzde 80'inin ihraç edilmesi, hem bölge hem de ülke ekonomisine katkı sağlıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mersin Balığı Çalıştayı için geri sayım başladı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/mersin-baligi-calistayi-icin-geri-sayim-basladi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/mersin-baligi-calistayi-icin-geri-sayim-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Nesli tükenme tehlikesinin en yüksek olduğu balıklardan biri de Mersin Balığı. Ekonomik değeri oldukça yüksek olan Mersin balığı, aşırı ve bilinçsiz avlanmanın da etkisiyle tükenme tehlikesiyle karşı karşıya. Son yıllarda Mersin balığı konusunda yapılan çalışmaların bir yenisi Sinop’ta organize ediliyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/04/mersin-baligi-calistayi-icin-geri-sayim-basladi-1712212565.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Mersin, Balığı, Çalıştayı, için, geri, sayım, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span><strong>Sinop Üniversitesi </strong>Su Ürünleri Fakültesi ve Mersin Balıklarını Koruma ve Yaşatma Derneği (<strong>MERKODER</strong>) iş birliğinde <strong>1. Mersin Balığı Çalıştayı</strong> düzenlenecek.</span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span>Sinop’ta <strong>25-26 Nisan 2024</strong> tarihinde Sinop Üniversitesi Ahmet Muhip Dıranas Uygulama Oteli’nde gerçekleştirilecek olan 1. Mersin Balığı Çalıştayı, Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi ev sahipliğinde ve Fakülte Dekanı <strong>Prof. Dr. Hülya Turan </strong>başkanlığında gerçekleştirilecektir. </span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span>Ülkemiz için çok büyük öneme sahip olup nesilleri tükenme tehlikesinde olan mersin balıklarının biyolojisi, ekolojisi, koruma stratejileri, avcılığının tarihçesi ve son yıllarda gelişen üretim, stok takviyesi ve yetiştiricilik çalışmaları hakkında yapılacak sunumlarla mersin balıklarının dünya ve ülkemiz sularındaki durumunun her yönüyle değerlendirileceği <strong>1. Mersin Balığı Çalıştayı</strong>’nda, konuyla ilgilenen tüm bilim insanları, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, sektör temsilcileri ve tüm ilgililerin katılımı beklenmektedir.</span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span>Açılış konuşmalarının Prof. Dr. Serap Ustaoğlu Tırıl, Osman Parlak, Prof. Dr. Hülya Turan, Prof. Dr. Şakir Taşdemir, Dr. Mustafa Özaraslan tarafından yapılacağı 1. Mersin Balığı Çalıştayı’nda, Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü M. Altuğ Atalay tarafından da bir sunum gerçekleştirilecektir.</span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span>Katılım için 0 368 287 62 54 nolu telefondan ( Dahili 3116 - 3104 ) kayıt yapılabilir.</span></span></span></span></p>

<p><img alt="" src="https://mersinbaligicalistayi2024.sinop.edu.tr/wp-content/uploads/sites/261/2024/03/1_page-0001-1-724x1024.jpg"></p>

<p><img alt="" src="https://mersinbaligicalistayi2024.sinop.edu.tr/wp-content/uploads/sites/261/2024/03/2_page-0001-1-724x1024.jpg"></p>

<p>Balık Haber Merkezi - Adnan Kasapcı</p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Su ürünü yetiştiriciliğinde ürün bazında birlik kurulabilecek</title>
<link>https://trafikdernegi.com/su-urunu-yetistiriciliginde-urun-bazinda-birlik-kurulabilecek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/su-urunu-yetistiriciliginde-urun-bazinda-birlik-kurulabilecek</guid>
<description><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanlığı, su ürünü yetiştiriciliğinde, tek bir ürün ya da ürün grubu bazında birlik kurulabilmesine ilişkin düzenleme yaptı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/03/su-urunu-yetistiriciliginde-urun-bazinda-birlik-kurulabilecek-1710929419.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ürünü, yetiştiriciliğinde, ürün, bazında, birlik, kurulabilecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Bakanlığın "Tarımsal Üretici Birliklerinin Kuruluş Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"i Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Düzenlemeyle, su ürünleri üretimiyle ilgili ürün ve ürün grupları belirlendi. Buna göre, deniz yetiştiriciliği ürünleri, Türk somonu, çipura ve levrek, midye, orkinos, yumuşakçalar, kabuklular ile su bitkileri olarak tespit edildi. İç su yetiştiriciliği ürünleri ise alabalık (tüm alabalık türleri), sazan, yayın ve mersin balığı, yumuşakçalar, kabuklular ile su bitkileri olarak sıralandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bakanlıktan edinilen bilgiye göre, yönetmelikle, su ürünleri yetiştiriciliği yapanların ihtiyaçları doğrultusunda "deniz ürünleri" ve "iç su ürünleri" başlıkları altında yetiştirilen ürünler detaylandırıldı. Böylece, bu ürünlerle ilgili tek başına ve grup olarak üretici birliğinin kuruluşu hedeflendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Üreticiler, bu şekilde tek ürün, birkaç ürün veya ürün grubu bazında birlik kuruluşları için gerekli kapasiteyi sağlayabilecek ve su ürünleri üretimlerini, birlikler aracılığıyla daha kolay pazara sunabilecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Su Ürünleri Sektörünün Davos’u 9. Su Ürünleri Yetiştiriciliği Çalıştayı için Geri Sayım Başladı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/su-urunleri-sektoerunun-davosu-9-su-urunleri-yetistiriciligi-calistayi-icin-geri-sayim-basladi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/su-urunleri-sektoerunun-davosu-9-su-urunleri-yetistiriciligi-calistayi-icin-geri-sayim-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Ülkemizde günden güne büyüyerek ihracat ve istihdam potansiyelini artıran ve 2 Milyar Dolar İhracata koşan Su Ürünleri Yetiştiricilik Sektörü, mevcut durum ve gelecek vizyonunu oluşturacak stratejileri 9. Su Ürünleri Yetiştiriciliği Çalıştayı’nda ele alacak. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/01/su-urunleri-sektorunun-davosu-9-su-urunleri-calistayi-icin-geri-sayim-basladi-1706278027.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ürünleri, Sektörünün, Davos’u, Ürünleri, Yetiştiriciliği, Çalıştayı, için, Geri, Sayım, Başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Su Ürünleri Sektörünün üst kuruluşu Su Ürünleri Yetiştiricileri Üretici Merkez Birliği (<strong>SUYMERBİR</strong>) tarafından organize edilen ve hemen her yıl yurtiçi ve yurtdışından sektöre yön veren piyasa liderlerinin, sektör temsilcilerinin, kamu kuruluşları ve akademisyenlerin yüksek katılım gösterdikleri <strong>Su Ürünleri Yetiştiriciliği Çalıştayı 14 – 17 Şubat 2024 </strong>tarihinde<strong> Antalya Sueno Deluxe Belek Otel</strong>'de düzenlenecektir.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu yıl dokuzuncusu düzenlenen Su Ürünleri Yetiştiriciliği Çalıştayı Su Ürünleri Yetiştiricilik sektörü ile ilgili tüm konuların açıkça dile getirildiği, mevcut durumu ve geleceğinin konuşulduğu, fikir alışverişi yapıldığı, görüş ve önerilerinin toplandığı, sektör paydaşlarının hem dinleyici olarak hem de standlarını kurarak aktif katılım gösterebildiği oldukça etkin bir zemin olarak yıllardır başarılı bir şekilde icra edilmektedir.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sektör temsilcileri, geçtiğimiz yıl yaşanan deprem felaketleri sebebiyle iptal edilerek <strong>14 – 17 Şubat 2024</strong> tarihine ertelenen çalıştayın, bu yıl geçtiğimiz yıl yapılmaması sebebiyle daha yoğun ve etkili geçeceğini ifade ettiler.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çalıştaya katılım ve detaylı bilgiye Su Ürünleri Yetiştiricileri Üretici Merkez Birliği (<strong>SUYMERBİR</strong>) web sitesi </span><a href="https://suymerbir.org.tr/calistay/9-su-urunleri-yetistiriciligi-calistayi-17-subat-2024/"><strong><span>www.suymerbir.org.tr</span></strong></a><span><a href="https://suymerbir.org.tr/calistay/9-su-urunleri-yetistiriciligi-calistayi-17-subat-2024/"> </a>adresinden ulaşabilir veya <strong>Sn. Hilal Ot </strong>Hanımefendi ile temas kurulabilir. <strong>05496446867  </strong></span><strong><a href="mailto:rezervasyon@orjinartravel.com"><span>rezervasyon@orjinartravel.com</span></a></strong></span></span><br>
 </p>

<p><span><span><span>Balık Haber Merkezi (Adnan Kasapcı)</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Su Ürünleri Sektörü İhracat Rekoruna Koşuyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/su-urunleri-sektoeru-ihracat-rekoruna-kosuyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/su-urunleri-sektoeru-ihracat-rekoruna-kosuyor</guid>
<description><![CDATA[ Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektörünün ihracatı 2023 yılında 3,5 milyar $&#039;a ulaştı. Su Ürünleri Sektörü 1,7 milyar $&#039;lık ihracatla lokomotif oldu. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/01/su-urunleri-sektoru-ihracat-rekoruna-kosuyor-1706268225.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ürünleri, Sektörü, İhracat, Rekoruna, Koşuyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektörünün ihracatı 2023 yılında 3,5 milyar $'a ulaştı. Su Ürünleri Sektörü 1,7 milyar $'lık ihracatla lokomotif oldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı ve ESÜHMİB Başkan Yardımcımız Sinan Kızıltan, "Türkiye’nin su ürünleri ihracatının %67’sini Egeli ihracatçılarımız gerçekleştiriyor. 2023'ü Ege Bölgesi’nde 1 milyar 127 milyon $'lık su ürünleri ihracatıyla geride bıraktık." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği YK Üyemiz ve İzmir Su Ürünleri Yetiştiricileri ve Üreticileri Birliği Başkanı Ufuk Atakan Demir ise, Türkiye’nin su ürünleri üretim ve ihracatının özellikle son yıllarda yapılan yatırımlarla büyük mesafe kat ettiğini, Türkiye geneli su ürünleri ihracatında hedeflerinin 2 milyar $ olduğunu vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kaynak : EIB</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rize&amp;apos;de alabalık üreticilerine 10 milyon 425 bin liralık destek</title>
<link>https://trafikdernegi.com/rizede-alabalik-ureticilerine-10-milyon-425-bin-liralik-destek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/rizede-alabalik-ureticilerine-10-milyon-425-bin-liralik-destek</guid>
<description><![CDATA[ Doğu Karadeniz Projesi Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığınca (DOKAP) Rize&#039;deki alabalık üreticilerine soğuk hava deposu ile tesislerin modernizasyonu için 10 milyon 425 bin lira değerinde malzeme yardımı yapıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/rizede-alabalik-ureticilerine-10-milyon-425-bin-liralik-destek-1717653734.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rizede, alabalık, üreticilerine, milyon, 425, bin, liralık, destek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Tarım ve Orman Müdürlüğünce hazırlanan projeler kapsamında müdürlük bahçesinde düzenlenen törende konuşan Vali <strong>İhsan Selim Baydaş</strong>, kentte balıkçılığın geliştirilmesi amacıyla her yıl proje hazırlandığını söyledi.<br>
Baydaş, geçen sene 1 milyon 861 bin lira bütçeli Alabalık Tesisleri Modernizasyonu Projesi'nin ilk etabının gerçekleştirildiğini belirterek, üreticilerin talebi doğrultusunda bu yıl 9 milyon 165 lira bütçeli "<strong>Alabalık Tesisleri Modernizasyonu Projesi 2</strong>" ve 1 milyon 260 bin lira bütçeli "<strong>Geleneksel Kıyı Balıkçılarının ve Su Ürünleri Kooperatiflerinin Fiziksel Kapasitelerinin Geliştirilmesi Soğuk Hava Odası Kurulumu Projesi</strong>"nin hayata geçirildiğini ifade etti.<br>
<br>
Alabalık Tesisleri Modernizasyonu Projesi kapsamında su ürünleri yetiştiricilerine destek verildiğini kaydeden Baydaş, 100 yavru balık yetiştirme havuzu, 37 kuluçka dolabı, 17 balık taşıma tankı, 4 balık boylama makinesi, 3 yumurta seçme makinesi, 2 balık hasat kepçesi, 2 oksimetre, 1 kepçe üstü tartı aletinin üreticilere teslim edildiğini aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20240603-34764781-34764777-RIZEDE_ALABALIK_URETICILERINE_10_MILYON_425_BIN_LIRALIK_DESTEK.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Baydaş, ihracat imkanından dolayı balıkçılık sektörünün çok hızlı büyüdüğüne işaret ederek, "Ciddi bir gelişme sergileniyor. Dünyada artık Norveç somonunun yanında Türk somonu, Karadeniz somonu tercih ediliyor. Türk somonu da artık kıymetli bir alternatif olarak var. Rize bu anlamda üretimde ciddi söz sahibi illerden biri." dedi.<br>
Rize'nin iç sularının ciddi balık türlerine sahip olduğunun altını çizen Baydaş, türlerin korunması ve çoğaltılması için ciddi çalışmaların sürdüğünü kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Vali Baydaş, konuşmaların ardından modernizasyon malzemelerini üreticilere, merkez, Derepazarı, Pazar ve Fındıklı ilçelerindeki balıkçı barınaklarına alabalık üretimi için kurulan 6 soğuk hava odasının anahtarlarını ise su ürünleri kooperatiflerine teslim etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Törene, Tarım ve Orman Müdürü Murat Genç, DOKAP Başkanı Hakan Gültekin ile kooperatif temsilcileri ve üreticiler katıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Rize'de karada 41, deniz yüzey alanında 4 su ürünleri yetiştiricilik tesisi, bu tesislerin 37'sinde ise kuluçkahane bulunuyor. Bu tesislerde yılda toplam 5 bin 337 ton alabalık ve 57 milyon 646 bin yavru alabalık yetiştiriciliği yapılıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Balık işleme tesisinde çalışan 8 işçi zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/balik-isleme-tesisinde-calisan-8-isci-zehirlenme-suphesiyle-hastaneye-kaldirildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/balik-isleme-tesisinde-calisan-8-isci-zehirlenme-suphesiyle-hastaneye-kaldirildi</guid>
<description><![CDATA[ Aydın&#039;ın Çine ilçesinde bir balık işleme tesisinde çalışan 8 işçi, zehirlenme şüphesiyle kaldırıldıkları hastanede tedavi altına alındı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/12/balik-isleme-tesisinde-calisan-8-isci-zehirlenme-suphesiyle-hastaneye-kaldirildi-1703324987.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Balık, işleme, tesisinde, çalışan, işçi, zehirlenme, şüphesiyle, hastaneye, kaldırıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Organize Sanayi Bölgesindeki bir balık işleme tesisinde 8 işçi, makine temizliği yaparken fenalaştı. İşçiler, haber verilmesiyle fabrikaya gelen 112 Acil Sağlık ekiplerince önce Çine Devlet Hastanesi'ne ardından da Efeler ilçesindeki hastanelere götürüldü.</span></span></p>

<p><span><span>Hayati tehlikeleri bulunmayan işçilerin temizlikte kullanılan bir malzemeden dolayı zehirlenmiş olabileceği değerlendiriliyor.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Su ürünleri üretiminde Cumhuriyet tarihi rekoru</title>
<link>https://trafikdernegi.com/su-urunleri-uretiminde-cumhuriyet-tarihi-rekoru</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/su-urunleri-uretiminde-cumhuriyet-tarihi-rekoru</guid>
<description><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı: - &quot;Su ürünlerinde 2023 yılı toplam üretim miktarı, bir önceki yıla göre yüzde 18,6&#039;lık artışla 1 milyon 7 bin 921 ton oldu ve Cumhuriyet tarihinin rekoru kırıldı&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/su-urunleri-uretiminde-cumhuriyet-tarihi-rekoru-1717501497.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ürünleri, üretiminde, Cumhuriyet, tarihi, rekoru</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, su ürünleri üretimde artış ivmesinin devam ettiğini belirterek, "Su ürünlerinde 2023 yılı toplam üretim miktarı, bir önceki yıla göre yüzde 18,6'lık artışla 1 milyon 7 bin 921 ton oldu ve Cumhuriyet tarihinin rekoru kırıldı." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yumaklı, yazılı açıklamasında, su ürünleri ve balıkçılık sektöründe ivmenin yukarı yönlü olduğunun altını çizdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Su ürünlerinde sağlanan destekler, uygulanan politikalar ve projelerle sürdürülebilir yönetim yaklaşımına dayalı yakalanan üretimde artış ivmesinin devam ettiğini vurgulayan Yumaklı, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Su ürünlerinde 2023 yılı toplam üretim miktarı, bir önceki yıla göre yüzde 18,6'lık artışla 1 milyon 7 bin 921 ton oldu ve Cumhuriyet tarihinin rekoru kırıldı. 2023 yılındaki bu artışın en önemli nedeni, avlanan balık miktarından kaynaklandı."</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/447698024_342080942241297_5448306055759321802_n.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yumaklı, hamsi avcılığının üretiminde belirleyici tür olduğuna dikkati çekerek, "2023'te bir önceki yıla göre yüzde 117 artışla 273 bin 915 ton olarak gerçekleşen hamsi avcılığı, toplam üretim miktarımızda artışa sebep olduğu gibi balıkçımızın da yüzünü güldürmüştür. Ülkemiz için kıymetli olan bu balığımızı, fazlaca avlamaktan ziyade, uzun yıllar boyunca sofralarımızdaki sürekliliğini sağlamak önemlidir. Bütün gayretimiz bu yöndedir. Bunun için hamsinin de dahil olduğu 7 avcılık türünü üretim planlaması kapsamına aldık." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yetiştiricilik ürünlerinde geçen yıl nispi bir artışın yaşandığını belirten Yumaklı, şu bilgileri verdi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Su ürünleri yetiştiriciliği önceki seneye göre yüzde 7,6 artarak 553 bin 862 tona ulaştı. Bakanlık olarak üretim hedeflerini yakalıyoruz. Tür bazında en büyük artış Türk somonunda yaşandı. Uluslararası pazarda marka değeri olması için çalıştığımız Türk somonu üretimimiz önceki yıla göre yüzde 45 artarak 66 bin tonu geçti. Yine üretim planlaması kapsamına dahil edilen Türk somonu ile birlikte çipura, levrek ve midye yetiştiriciliğini de sürdürülebilirlik ilkesiyle artırmaya devam edeceğiz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yaklaşık 100 ülkeye geçen yıl su ürünleri ihracatı yapıldığını ve 1,7 milyar dolarlık değer elde edildiğinin altını çizen Yumaklı, Türkiye'nin su ürünlerinde net ihracatçı ülke konumunu sürdürdüğünü vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Giresun&amp;apos;da balık işleme fabrikasının soğuk hava deposundaki yangın söndürüldü</title>
<link>https://trafikdernegi.com/giresunda-balik-isleme-fabrikasinin-soguk-hava-deposundaki-yangin-soenduruldu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/giresunda-balik-isleme-fabrikasinin-soguk-hava-deposundaki-yangin-soenduruldu</guid>
<description><![CDATA[ Vali Serdengeçti: - &quot;Can kaybının olmaması sevindirici, maddi kayıp var, maddi kayıplar her zaman telafi edilebilir. Soğutma çalışmaları devam edecek&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/12/giresunda-balik-isleme-fabrikasinin-soguk-hava-deposundaki-yangin-sonduruldu-1701445015.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Giresunda, balık, işleme, fabrikasının, soğuk, hava, deposundaki, yangın, söndürüldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Giresun'un Eynesil ilçesinde balık işleme fabrikasının soğuk hava deposunda çıkan yangın kontrol altına alındı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gümüşçay Mahallesi'nde özel bir firmaya ait fabrikanın soğuk hava deposunda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İhbar üzerine olay yerine Eynesil ve Giresun belediyeleri ile çevre ilçelerden itfaiye ekipleri yönlendirildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ekiplerin müdahalesi ile kontrol altına alınan yangını söndürme çalışmaları devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Yangına 50 kişilik ekip müdahale ediyor</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, olay yerinde incelemelerde bulundu, çalışmalara ilişkin ilgililerden bilgi aldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Serdengeçti, fabrikanın soğuk hava deposunda yangın çıktığı ihbarı üzerine bölgeye ekiplerin sevk edildiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yangına, 13 itfaiye ekibinin 50 kişiyle müdahale ettiğini belirten Serdengeçti, "Can kaybının olmaması sevindirici, maddi kayıp var, maddi kayıplar her zaman telafi edilebilir. Soğutma çalışmaları devam edecek." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Serdengeçti, yangının çıkış nedeninin sorulması üzerine, "Tespit çalışmaları devam edecek. Elektrik kontağı diye ifade ediliyor ama muhakkak yangın söndürme çalışmaları sonrası tekrar tetkik edilecektir." diye konuştu.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye akuakültürde Avrupa&amp;apos;nın zirvesine emin adımlarla ilerliyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turkiye-akuakulturde-avrupanin-zirvesine-emin-adimlarla-ilerliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turkiye-akuakulturde-avrupanin-zirvesine-emin-adimlarla-ilerliyor</guid>
<description><![CDATA[ İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Devrim Memiş: - &quot;Global olarak akuakültür yoluyla balık üretiminde Çin, Norveç ve Şili ilk üçte yer alırken, Türkiye 8. sırada yer almıştır. Ülkemiz, Avrupa&#039;da lider olma pozisyonunda&quot; - &quot;Bu balıklarda birinci pazarımız Avrupa ve 100&#039;ün üzerinde ülkeye ihracat yapıyoruz. Türkiye akuakültür alanında dünyada yerini aldı&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/turkiye-akuakulturde-avrupanin-zirvesine-emin-adimlarla-ilerliyor-1717483901.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye, akuakültürde, Avrupanın, zirvesine, emin, adımlarla, ilerliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İstanbul Üniversitesi (<strong>İÜ</strong>) Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi <strong>Prof. Dr.</strong> <strong>Devrim Memiş</strong>, Türkiye'nin akuakültür yoluyla üretim miktarının yıllık 500 bin tonu aştığını belirterek, "Global olarak akuakültür yoluyla balık üretiminde, Çin, Norveç ve Şili ilk üçte yer alırken, Türkiye 8. sırada yer almıştır. Avrupa'da lider olma pozisyonunda." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Prof. Dr. Memiş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, akuakültürün Türkiye'de 1970'lerde başladığını, mevcut su kaynaklarının kullanılıp ekonomiye kazandırılması ve istihdam sağlamasının amaçlandığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu kapsamda mühendis yetiştirmek için üniversitelerde su ürünleri fakültelerinin kurulduğunu belirten Memiş, mühendislerin yetişmesiyle beraber sektörde yatırımların hızlandığını, böylece Türkiye akuakültür alanında söz sahibi olmaya başladığını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Prof. Dr. Memiş, doğal ortamda azalan stokların yetiştiriciliğin artışına neden olduğunun altını çizerek, "Türkiye'de akuakültür yapan 2 bin 382 işletme var. Bunun 553'ü deniz balıkları, kalanı ise iç su tesisleridir. Türkiye'nin akuakültür yoluyla üretim miktarı senelik 500 bin tonu aşmış durumda. Global olarak akuakültür yoluyla balık üretiminde Çin, Norveç ve Şili ilk üçte yer alırken, Türkiye 8. sırada yer almıştır. Ülkemiz, Avrupa'da lider olma pozisyonunda." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye'nin akuakültür ile çipura, levrek ve alabalık ürettiğini dile getiren Memiş, "Bu balıklarda birinci pazarımız Avrupa ve 100'ün üzerinde ülkeye ihracat yapıyoruz. Türkiye akuakültür alanında dünyada yerini aldı. Çünkü doğal stoklar azaldığından, avcılıktan balık gelmiyor. Bunun için kontrollü şartlar altında balık yetiştirip yine insanımıza bu önemli gıdayı sunmak zorundayız." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Akuakültürde üretim kontrollü şartlarda yapılıyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Prof. Dr. Memiş, akuakültürün bilimden en çok yararlanan alan olduğuna dikkati çekerek, bununla üretimin sağlıklı bir ekosistemde gerçekleştirildiğini kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akuakültürün temiz sularda yapılmak zorunda olduğunu vurgulayan Memiş, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Su kalitesindeki herhangi bir değişiklik üretimi negatif yönde etkiliyor. Bunun yaşanmaması için işletmeler temiz alanlarda üretim yapmak zorundalar. Türkiye bu açıdan riskli değil, üretimlerimiz temiz alanlarda yapılıyor. Türkiye'de akuakültür üretimi Karadeniz, Ege Denizi'nde Çanakkale'den aşağıda, Ege Denizi’nde İzmir, Muğla, Akdeniz'de Antalya ve İskenderun Körfezi'nde yapılıyor. Akuakültürde bütün üretim kontrollü şartlarda yapılıyor, istediğimiz zaman ürün alıyoruz. Tabii ki denizlerimizin ve iç sularımızın kalitesinin de üretim hedefleriyle birlikte yönetilmesi gerekiyor. Çünkü başarı ancak bu şekilde yakalanabilir ve sürdürülebilir. Hızlı büyümeyi sürdürebilmek hedeflenen başarıyı yakalamak için İstanbul Üniversitesi de üzerine düşeni yaparak Su Bilimleri Fakültesi kurmuş ve bu konuda uzman yetiştirmek maksadıyla su bilimleri ve mühendislerini mezun etmeye başlamıştır."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye'nin turizm ülkesi olduğunu, deniz kıyılarına gelen turistlerin birinci tercihinin balık olduğunu kaydeden Memiş, bunun için bunun mutlaka üretim yapılması gerektiğini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "RAS, akuaponik ve IMTA sistemleri Türkiye'de de yapılmaya başlandı"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Prof. Dr. Memiş, doğal ortamda azalan balıkların akuakültür yöntemiyle elde edilebildiğini, bu sayede her mevsim balığa her yerde ulaşılabildiğini aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Su ürünleri yetiştiriciliği yaparken suyun kesinlikle temiz olması gerektiğini vurgulayan Memiş, "Su kalitesinde bozulma yaşanması ihracatımızı ve iç piyasadaki balık varlığını düşürebilir. Bu nedenle sularımızı ve su ürünleri üretim alanlarımızı korumak zorundayız." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Prof. Dr. Memiş, bunun için çevre dostu, suyu koruyan sistemlerin geliştirilmesinin önemli olduğunun altını çizerek, "Bu kapsamda RAS, akuaponik ve IMTA gibi sistemler konuşulmaya başlandı. Bu sistemler çevre dostu ve yenilikçi akuakültür sistemleridir ve gelecek için oldukça önemlidir. Bu tip ekosistemi bütünüyle ele alan bilimsel çalışmalar dünyada olduğu gibi Türkiye'de de yapılmaya başlandı." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Kırmızı listedeki balıkların neslinin devamı için de akuakültürü kullanıyoruz"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Prof. Dr. Memiş, Türkiye'de birçok balık türünün neslinin tükenme tehlikesi yaşandığını, kırmızı listedeki balıkların neslinin devamı için de akuakültürü kullandıklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye için ekonomik değeri olan nesli tehlike altında olan türlere endemik alabalık ve mersin balığının örnek verilebileceğine değinen Memiş, bu balıkları akuakültür yoluyla ürettiklerini bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Akuakültürün hedeflerini gerçekleştirmek için suyun ve ekosistemin yönetimini iyi bilen mühendislere ihtiyaç olduğunun altını çizen Memiş, İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesinin bu anlamda donanımlı mühendisler yetiştirdiğini ve sektörün gelecek hedeflerini karşılayabileceklerini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Prof. Dr. Memiş, mühendislerin çalışabilmesi için sektörün biraz daha adım atmasının önemli olduğunu kaydederek, öğrencilerin sahada çalışma olanaklarının arttırılması gerektiğini sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bolu&amp;apos;daki su ürünleri istasyonunda ilk kez mersin balığı üretimi yapıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/boludaki-su-urunleri-istasyonunda-ilk-kez-mersin-baligi-uretimi-yapildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/boludaki-su-urunleri-istasyonunda-ilk-kez-mersin-baligi-uretimi-yapildi</guid>
<description><![CDATA[ Bolu Tarım ve Orman Müdürlüğü Gölköy Su Ürünleri Üretim İstasyonu&#039;nda, nesli tehlike altındaki mersin balığının yetiştirilmesi çalışmaları kapsamında ilk denemede 55 bin yavru üretimi gerçekleştirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/boludaki-su-urunleri-istasyonunda-ilk-kez-mersin-baligi-uretimi-yapildi-1717508872.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Boludaki, ürünleri, istasyonunda, ilk, kez, mersin, balığı, üretimi, yapıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Yaklaşık 20 hektar büyüklüğünde, 400 metrekare kapalı alan, 300 metrekare üstü kapalı kontrollü 6 beton havuz, 16 bin metrekare alana kurulu 15 toprak üretim havuzu ve 25 bin 885 metrekare deşarj göleti bulunan istasyonda üretim hedefleri tutturuldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Geçen yıl 5 milyon 240 bin yavru sazan üretilen, 109 sivriburun (Acipencer stellatus) ve 69 karaca (Acipencer queldenstaedtii) türünde mersin balığına ev sahipliği yapan tesiste, koruma altındaki tatlı su balığı mersinin 55 bin yavrusu yumurtadan çıktı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/05_2024_20052024_balik2_.jpg"></span></span></span></p>

<h3><strong><span><span><span>Havyarı, eti ve derisiyle ekonomik değer taşıyor</span></span></span></strong></h3>

<p><span><span><span>Oktay, 13 yaşındaki mersin balıklarının yavruyken Amasya-Yedikır Su Ürünleri Üretim İstasyonu'ndan getirildiğini aktararak, "Havyarı (yumurtası) en değerli türdür. Havyarının dışında eti de çok kıymetli olup, derisi çanta ve deri sanayisinde kullanılmakta." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dünyada formunu koruyarak gelmiş en yaşlı tatlı su balığı türü olan mersinin geçmişinin 250 milyon yıl öncesine dayandığını ifade eden Oktay, havyarının kilogramı 2 bin 500 ila 3 bin dolar arasında satılan balığın doğal yaşam alanlarının Karadeniz, Hazar ve Azak denizleri olduğunu kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Oktay, Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğünün talimatıyla ilk defa karaca mersin balığının deneme üretiminin yapıldığını bildirerek, "19 Nisan'da anaç balıklardan yumurta ve sperm olgunluğuna ulaşmış 6 dişi ve 13 erkek karaca mersin balığı, hipofiz hormonu uygulanarak tam kontrollü üretim metoduyla sağılıp yaklaşık 5 kilogram yumurta elde edildi. Kuluçkahanede tutulan döllenmiş yumurtalardan 5 ila 7 gün içerisinde larva çıkışı başladı. Yaklaşık 55 bin larva elde edildi." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/05_2024_20052024_bal%C4%B1k1_.jpg"></span></span></span></p>

<h3><strong><span><span><span>Sivriburun mersin balığı deneme üretimi de planlanıyor</span></span></span></strong></h3>

<p><span><span><span>Besin kesesini tüketen yavru balıkların tesiste üretilen canlı yemle beslenmeye başlandığını aktaran Oktay, şu bilgileri verdi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"1 hafta kadar canlı yemle beslendikten sonra yavaş yavaş toz yeme alıştırılacaklar. Yaklaşık 35 gün kadar kuluçkahanede bakım ve beslemesi yapılan karaca mersin balığı yavruları daha sonra tesisimizdeki beton havuzlara nakledilecek. Tesisimizde 1-1,5 yaşına kadar büyütülecek yavruların, daha sonra markalanarak Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğümüzün belirleyeceği program dahilinde Karadeniz ve Karadeniz ile bağlantısı bulunan nehirlere salınması planlanıyor."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Oktay ayrıca, tesiste mayıs sonuna kadar sazan balığı sağımının yapılacağını, daha sonra da mevsim koşullarına bağlı olarak sivriburun mersin balığının deneme üretimine geçilmesinin planlandığını sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Giresun&amp;apos;da balık işleme fabrikasının soğuk hava deposundaki yangın kontrol altına alındı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/giresunda-balik-isleme-fabrikasinin-soguk-hava-deposundaki-yangin-kontrol-altina-alindi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/giresunda-balik-isleme-fabrikasinin-soguk-hava-deposundaki-yangin-kontrol-altina-alindi</guid>
<description><![CDATA[ Vali Serdengeçti: - &quot;Can kaybının olmaması sevindirici, maddi kayıp var, maddi kayıplar her zaman telafi edilebilir. Soğutma çalışmaları devam edecek&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/12/giresunda-balik-isleme-fabrikasinin-soguk-hava-deposundaki-yangin-kontrol-altina-alindi-1701443857.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Giresunda, balık, işleme, fabrikasının, soğuk, hava, deposundaki, yangın, kontrol, altına, alındı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Giresun'un Eynesil ilçesinde balık işleme fabrikasının soğuk hava deposunda çıkan yangın kontrol altına alındı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gümüşçay Mahallesi'nde özel bir firmaya ait fabrikanın soğuk hava deposunda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İhbar üzerine olay yerine Eynesil ve Giresun belediyeleri ile çevre ilçelerden itfaiye ekipleri yönlendirildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ekiplerin müdahalesi ile kontrol altına alınan yangını söndürme çalışmaları devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20231201-33076423-33076419-GIRESUNDA_BALIK_ISLEME_FABRIKASININ_SOGUK_HAVA_DEPOSUNDA_YANGIN_CIKTI.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Yangına 50 kişilik ekip müdahale ediyor</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, olay yerinde incelemelerde bulundu, çalışmalara ilişkin ilgililerden bilgi aldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Serdengeçti, fabrikanın soğuk hava deposunda yangın çıktığı ihbarı üzerine bölgeye ekiplerin sevk edildiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yangına, 13 itfaiye ekibinin 50 kişiyle müdahale ettiğini belirten Serdengeçti, "Can kaybının olmaması sevindirici, maddi kayıp var, maddi kayıplar her zaman telafi edilebilir. Soğutma çalışmaları devam edecek." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Serdengeçti, yangının çıkış nedeninin sorulması üzerine, "Tespit çalışmaları devam edecek. Elektrik kontağı diye ifade ediliyor ama muhakkak yangın söndürme çalışmaları sonrası tekrar tetkik edilecektir." diye konuştu.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>2700 rakımda buldukları kaynakla yılda 5 milyon alabalık yavrusu üretiyorlar</title>
<link>https://trafikdernegi.com/2700-rakimda-bulduklari-kaynakla-yilda-5-milyon-alabalik-yavrusu-uretiyorlar</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/2700-rakimda-bulduklari-kaynakla-yilda-5-milyon-alabalik-yavrusu-uretiyorlar</guid>
<description><![CDATA[ Erzurumlu 3 girişimci, devlet desteğiyle kurdukları tesiste, yumurtadan çıkan balıkları 20 grama kadar büyütüp barajlardaki üretim kafeslerine gönderiyor - Girişimci Ebubekir Kök: - &quot;Yavruyu üretebilmek için temiz, el değmemiş, herhangi bir sorunla karşılaşmamış sular lazım. Onun için biz de 2700 rakımda bu suyu bulduktan sonra tesisimizi açmaya karar verdik&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/2700-rakimda-bulduklari-kaynakla-yilda-5-milyon-alabalik-yavrusu-uretiyorlar-1716233174.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>2700, rakımda, buldukları, kaynakla, yılda, milyon, alabalık, yavrusu, üretiyorlar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Erzurum'un Tortum ilçesinde, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (<strong>TKDK</strong>) desteğiyle 2700 rakımda kurulan tesiste yıllık 5 milyon alabalık yavrusu üretiliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doğu Anadolu Bölgesi'nin balık üretimi için uygun olduğunu öğrenen girişimci Ebubekir Kök, 2 ortağıyla Tortum ilçesindeki Yellitepe Mahallesi'nde tesis kurmaya karar verdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hazırladıkları projeyi 2022'de TKDK'ye sunan girişimciler, geçen yıl 2700 rakımda, yıllık 5 milyon gökkuşağı alabalığı yavrusu üretimi yapılabilecek tesisi kurdu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tesiste, yumurtadan çıkan balıklar alıştırma havuzlarında 20 grama kadar büyütülüyor ve barajlardaki üretim kafeslerine gönderiliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/aa-20240514-34556775-34556769-2700-rakimda-bulduklari-kaynakla-yilda-5-milyon-alabalik-yavrusu-uretiyorlar.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "1 ila 20 gram olduğunda iç sulardaki kafeslere satışımızı gerçekleştiriyoruz"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Ebubekir Kök, AA muhabirine, 2022 yılında projeye başladıklarını ve fizibilite çalışmalarının ardından 2023'te tesisi kurarak faaliyete başladıklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>TKDK ile Avrupa Birliği'nden 500 bin avro destek aldıklarını ve öz sermaye de dahil 20 milyon lira yatırımla tesisi kurduklarını anlatan Kök, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"İlk başta sezon başında yumurtayı alıyoruz. Yumurtayı kuluçka dolaplarına koyuyoruz ve 1 ay sonra yumurtalar çıkıyor. Daha sonra alıştırma havuzlarına alıyoruz. 70 büyütme havuzumuz var, orada büyüttükten sonra tercihe göre 1 ila 20 gram olduğunda iç sulardaki kafeslere satışımızı gerçekleştiriyoruz. Ürettiğimiz balık gökkuşağı alabalığı. Gökkuşağı alabalığının yavru aşaması bizde başladıktan sonra iç sulardaki, yani barajlardaki kafeslerde devam ediyor. Onlar yazı geçirdikten sonra denizlerdeki kafeslere veriyorlar. Onlar da şu an meşhur olan Türk somonu dediğimiz balık haline getiriyorlar."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kök, balıkların Türk somonu haline geldikten sonra Rusya, Amerika Birleşik Devleti ve Afrika ülkeleri başta olmak üzere birçok ülkeye ihraç edildiğini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki soğuk sularda bu işe giriştik"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Yıllık 4 periyotta olmak üzere toplam 5 milyon balık yavrusu ürettiklerini söyleyen Kök, "Biz fikri aklımızda oluştururken bir üniversitenin açıklamasını duyduk. 'Doğu Anadolu Bölgesi balıkçılık için iyi bir ortam ve yapılması gerekmektedir.' denildi. Yurt içindeki göllerde sular sıcak olduğu için yavru sıkıntısı yaşanıyor. Onun için bizde böyle bir fikir oluştu. Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki soğuk sularda bu işe giriştik. Hedefimiz, yavruyu üretmek sonrasında barajlardaki kafeslerle ülke ihracatına katkı sağlamak." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Üretimin 2700 rakımda yapıldığına dikkati çeken Kök, "Yavru alabalık için temiz, kaynak su gerekli. Suları kaynaktan alıp tekrar dereye veriyoruz. Girişte ve çıkışta filtrasyon sistemlerimiz var. Dereler için hiçbir sıkıntısı olmuyor. Bu yavruyu üretebilmek için temiz, el değmemiş, herhangi bir sorunla karşılaşmamış sular lazım. Onun için biz de 2700 rakımda bu suyu bulduktan sonra tesisimizi açmaya karar verdik." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Av yasağı döneminde &amp;quot;çiftlik balığı tüketilmesi&amp;quot; tavsiyesi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/av-yasagi-doeneminde-ciftlik-baligi-tuketilmesi-tavsiyesi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/av-yasagi-doeneminde-ciftlik-baligi-tuketilmesi-tavsiyesi</guid>
<description><![CDATA[ Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Samsun: - &quot;Özellikle av yasağının başlamasıyla bazı kesimlerde balık tüketme alışkanlığı tamamen sona eriyor. Çiftliklerde yetiştirilen balık türleri de yüksek protein değerlerine sahip. Bu balıkları da gönül rahatlığıyla tüketebilirsiniz&quot; - &quot;Gerek yetiştiricilik gerek avcılık ayrımı yapmadan mevsiminde ne varsa o balığı tüketmeliyiz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/av-yasagi-doneminde-ciftlik-baligi-tuketilmesi-tavsiyesi-1716186240.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>yasağı, döneminde, çiftlik, balığı, tüketilmesi, tavsiyesi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi <strong>Prof. Dr. Osman Samsun</strong>, av yasağının başlamasıyla balık tüketme alışkanlığının sona erdiğine işaret ederek, "Çiftliklerde yetiştirilen balık türleri de yüksek protein değerlerine sahip. Bu balıkları da rahatlıkla tüketebilirsiniz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Denizlerde 15 Nisan'da başlayan av yasağının ardından Tarım ve Orman Bakanlığının kontrol ve denetiminde Türkiye'nin farklı bölgelerinde kurulan çiftliklerde üretilen somon, levrek ve çupra gibi balık türleri, ihracatın yanı sıra iç piyasaya da sunuluyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Avlama ve İşleme Teknolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı <strong>Prof. Dr. Osman Samsun</strong>, AA muhabirine, 2023 yılı verilerinin henüz açıklanmadığını ancak Türkiye'de 2022'de kafes yetiştiriciliği yoluyla 514 bin 805 ton balık üretiminin yapıldığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/17052024145537_015d7fb490b66106c78e9478e29fbd01.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Toplum olarak hem avlanma hem de yasak dönemlerinde su ürünleri tüketiminin dünya ortalamasının çok altında olduğuna işaret eden Samsun, "Özellikle av yasağının başlamasıyla bazı kesimlerde balık tüketme alışkanlığı tamamen sona eriyor. Çiftliklerde yetiştirilen balık türleri de yüksek protein değerlerine sahip. Bu balıkları da gönül rahatlığıyla tüketebilirsiniz." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Samsun, Türkiye'de yetiştiricilik yoluyla üretilen ve birçok ülkeye ihraç edilen balıkların Avrupa'da yaşayanların sofralarından eksik olmadığına dikkati çekerek, Türkiye'de ise uygun fiyatlarda satılan balıklara yeteri kadar ilgi gösterilmemesine bilimsel açıdan bir anlam veremediklerini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Avrupa'da görevli bulunduğum esnada gittiğim ülkelerde, Türkiye damgalı gerek somon, gerek çupra ve levrek görmek beni onurlandırmış ve bunları alıp keyifle tüketmiştim" diyen Samsun, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Yani Avrupa bizim balıklarımızı sofralarından eksik etmiyor, tüketiyor ama biz beyaz etin kilosunun yarısı, neredeyse üçte biri kadar fiyatlara düşmüş, besin değeri açısından hiçbir farkı olmayan bu kadar kıymetli türü sofralarımızda bulundurmuyoruz. Bunu anlamak çok zor. Kişi başına tüketilen balık miktarı Türkiye'de 5,6 ila 6, Avrupa Birliği ülkelerinde ise 23-24 kilogram arasında."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Samsun, dünyada avcılık yoluyla elde edilen su ürünleri miktarının her geçen yıl azaldığına dikkati çekerek, "Su ürünlerinin avcılık yoluyla insanlara sunulması, küresel iklim değişiklikleri ve benzeri birçok nedenden dolayı azalıyor. BM Gıda ve Tarım Örgütünün verdiği bilgiye göre, 2030 yılında dünyadaki su ürünlerinin yüzde 50'den fazlası yetiştiricilik yoluyla elde edilecek. Şu an ülkemizde de zaten yetiştiricilik yoluyla elde edilen su ürünü miktarı, avcılık yoluyla elde edilenden fazla. Bu giderek artacak, bu kaçınılmaz bir durum." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye'de kişi başına tüketilen balık miktarının hem dünya hem de Avrupa ülkelerinden çok geride bulunduğunu dile getiren Samsun, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bu nedenle gerek yetiştiricilik, gerek avcılık ayrımı yapmadan mevsiminde ne varsa onu tüketmeliyiz. Bitkisel olarak mesela şu an çilek var, çilek tüketiyoruz, erik çıktı, erik tüketiyoruz, karpuz tüketiyoruz ama portakal biraz kış meyvesiydi, onu az tüketiyoruz. Yani mevsiminde çıkan su ürünlerini tüketmemiz sağlığımız, zihinsel gelişimimiz, insanlarımızın hayatlarını daha konforlu sürdürebilmeleri açısından çok kıymetli."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Seafood Expo Eurasia Fuarı için Geri Sayım Başladı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/seafood-expo-eurasia-fuari-icin-geri-sayim-basladi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/seafood-expo-eurasia-fuari-icin-geri-sayim-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Seafood Expo Eurasia Uluslararası balıkçılık, işleme, su ve deniz ürünleri fuarı 15 – 17 Mayıs 2024 Tarihlerinde İstanbul Tüyap Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/seafood-expo-eurasia-fuari-icin-geri-sayim-basladi-1715684507.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Seafood, Expo, Eurasia, Fuarı, için, Geri, Sayım, Başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Bu yıl ilki gerçekleşecek olan <strong>Seafood Expo Eurasia </strong>fuarı, hammadde ve hazır ürün, teknoloji ve ekipman satın almak isteyen Orta Doğu, Avrupa, Asya, Latin Amerika ve Afrika'dan balık üreticilerinin katılımını sağlamaktadır. Uluslararası etkinlik, Türk üreticilere yeni ufuklar açmakta, küresel ortaklarla güçlü bağlar kurmalarına ve pazarlarını genişletmelerine olanak sağlamayı hedeflemektedir.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Fuarın Resmi Medya Sponsoru olan <strong>Balık Haber</strong> – <strong>Balık TV</strong> ‘ye açıklamalarda bulunan <strong>Seafood Expo Eurasia</strong> Pazarlama Direktörü <strong>Yana Florova</strong> Seafood Expo Eurasia fuarını, aynı zamanda ilham almak, deneyim alışverişinde bulunmak ve Türk balıkçılık endüstrisinin gelişimine yeni perspektifler yaratmak için bir fırsat olarak değerlendirdiklerini, uluslararası fuarın Avrupa, Asya, Afrika ve Latin Amerika'daki 100'den fazla ülkeden balıkçılık sektörü ve ilgili alanların temsilcilerini bir araya getireceğini ifade etti. Balık ve deniz ürünleri tedarikçileri, ekipman üreticileri, tüccarlar ve alıcılar, balıkçılık profesyonelleri ve gemi yapımcıları, lojistik operatörleri ve su ürünleri uzmanlarını <strong>15 Mayıs</strong>'ta <strong>İstanbul Tüyap</strong>'ta buluşmaya davet eden Florova, fuar ile eş zamanlı olarak panel düzenleneceğini sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span>Global Vizyoner Buluşmaların Adresi</span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Fuar bünyesinde 2 gün düzenlenecek olan kapsamlı bir panel ile fuar katılımcılarına eşlik edecek olan panelde, farklı pazarların bölgesel özelliklerinin yanı sıra küresel deniz ürünleri endüstrisindeki temel zorlukları ve fırsatları ele alan kapsamlı bir program düzenleyecek. İş odaklı olarak tasarlanan bu etkinlik, yalnızca dünya çapındaki balıkçılığın ana konularını tartışmayı değil, aynı zamanda izleyicilere sektörün önemli aktörlerinin pazarlama başarısı örneklerini sunmayı da amaçlamaktadır.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gündemin ana konuları arasında Türkiye, Latin Amerika ülkeleri, Afrika ve Orta Doğu'daki deniz ürünleri pazarlarının mevcut durumunun yanı sıra su ürünleri yetiştiriciliğine yönelik modern çözümler, sürdürülebilir balıkçılık uygulamaları, balık ürünlerinin lojistiği ve izlenebilirliği yer alıyor. Pozitif iş ruhuyla dolu bir mekan olan Seafood Expo Eurasia, aralıksız görüşmeler ve iş toplantılarının yanı sıra interaktif alan ve aktivitelerle de ziyaretçilerini şaşırtmaya hazır. Bunlar arasında bir fotoğraf bölgesi, unutulmaz hediyeler içeren bir yarışma ve çeşitli etkileşimli bölümler yer almaktadır.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>Fuar Balık TV'de Canlı Yayınlanacak</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Katılımın ücretsiz olarak </span><strong><a href="https://seafoodexpoeurasia.com/tr/">https://seafoodexpoeurasia.com/tr/</a></strong><span> adresinden yapılabileceğini belirten Florova, Seafood Expo Eurasia fuarının Balık TV tarafından canlı olarak yayınlanacağını ifade ederek sözlerini noktaladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balık Haber Merkezi </span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yeni Yayın “Su Ürünleri Yetiştiriciliğinde Teknoloji Kullanımı ve Çevresel Etkileri”</title>
<link>https://trafikdernegi.com/yeni-yayin-su-urunleri-yetistiriciliginde-teknoloji-kullanimi-ve-cevresel-etkileri</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/yeni-yayin-su-urunleri-yetistiriciliginde-teknoloji-kullanimi-ve-cevresel-etkileri</guid>
<description><![CDATA[ Ülkemizde hızla büyüyen ve gelişen ve 2 milyar dolarlık ihracat hedefine koşan su ürünleri yetiştiriciliği sektörüne ışık tutacak eserler de raflarda yerini almaya devam ediyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/11/yeni-yayin-su-urunleri-yetistiriciliginde-teknoloji-kullanimi-ve-cevresel-etkileri-1701006514.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yeni, Yayın, “Su, Ürünleri, Yetiştiriciliğinde, Teknoloji, Kullanımı, Çevresel, Etkileri”</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Uzun ve özverili araştırmaların sonucunda kaleme alınan ve <strong>Prof. Dr. Suat DİKEL</strong> ve Doç. Dr. <strong>İbrahim DEMİRKALE</strong>’nin editörlüğünü üstlendiği “<strong>Su Ürünleri Yetiştiriciliğinde Teknoloji Kullanımı ve Çevresel Etkileri</strong>” kitabı yayınlandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kitabın yazarları arasında; Prof. Dr. Suat DİKEL, Doç. Dr. İbrahim DEMİRKALE, Öğr. Gör. Dr. Zeynep ERÇEN, Öğr. Gör. Dr. Ilgın ÖZŞAHİNOĞLU, Arş. Gör. Dr. Miray ETYEMEZ BÜYÜKDEVECİ, Dr. Şefik Surhan TABAKOĞLU, Öğr. Gör. Dr. Celal ERBAŞ, Çiğdem DİKEL, Bedrettin DUMAN, Serdar YILDIRIM gibi başarılı akademisyenler ve araştırmacılar yer almakta.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İksad Yayınevi tarafından basılan “<strong>Su Ürünleri Yetiştiriciliğinde Teknoloji Kullanımı ve Çevresel Etkileri</strong>” kitabı su ürünleri yetiştiriciliğinin geleceği için aydınlatıcı ve düşündürücü bir rehber olmayı vaat ediyor. </span></span></span></p>

<p> </p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/suat%20dikel%20kitap.png"></span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>ÖNSÖZ</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uçsuz bucaksız, parıldayan bir denizin kıyısında durduğunuzu, güneşin altın ışınlarının denizin yüzeyinde dans ettiğini ve bu dingin dış cephenin altında hayatla dolu, hareketli bir dünyanın olduğunu hayal edin. Yüzyıllar boyunca, su ekosistemleri insanlığa en kaliteli deniz ürünleri lezzetlerinden evlerimizi süsleyen süs balıklarının yetiştirilmesine kadar zengin bir besin kaynağı sağladı. Bu su alanlarıyla olan bağımız çok eski ve kalıcıdır ancak şu anda bir dönüşüm çağıyla karşı karşıyayız.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Su ürünleri yetiştiriciliği endüstrisinde inovasyon ve sürdürülebilirliğin kalbine sürükleyici bir yolculuk olan " <strong>Su Ürünleri Yetiştiriciliğinde Teknoloji Kullanımı ve Çevresel Etkiler</strong>i’ne hoş geldiniz. Bu sayfalarda bilim, teknoloji ve ekolojik bilincin birleşiminin su ürünleri yetiştiriciliğinin öyküsünü nasıl yeniden yazdığını keşfedeceğiniz, uzmanların ve öncülerin rehberliğinde büyüleyici bir yolculuğa çıkacaksınız.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Önümüzdeki bölümlerde, su ürünleri yetiştiriciliğindeki en son gelişmeleri ortaya çıkarmak için bilginin derinliklerine ineceğiz. Bu ilerlemeler yalnızca bilimsel kilometre taşları değildir; bunlar, su ürünleri yetiştiriciliğinin daha verimli, sürdürülebilir ve çevreye duyarlı bir uygulamaya dönüştüğü yeni bir çağın temel taşlarıdır.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Keşfimizin temel taşlarından biri hassas su ürünleri yetiştiriciliği sistemleri dünyası olacaktır. Yapay zekânın balık sağlığını ve büyümesini her açıdan izlediği, verimi en üst düzeye çıkarırken israfı en aza indirecek koşulları optimize ettiği çiftlikleri hayal edin. Bu sistemler aralıksız inovasyonun ürünüdür ve su ürünleri yetiştiriciliğinin doğa pahasına değil, doğayla uyum içinde çalıştığı bir gelecek vaat etmektedir.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Daha fazla girişimde bulundukça, modern su ürünleri yetiştiriciliği uygulamalarının ayrılmaz bir parçası olan etik hususları derinlemesine inceleyeceğiz. Sudaki yaşamın insani muamelesinden su kaynaklarının sorumlu yönetimine kadar, sürdürülebilirlik, koruma ve hayvan refahı hakkındaki kritik soruları ele alarak son gelişmelerin ahlaki pusulamızla nasıl uyumlu olduğunu keşfedeceğiz.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ancak bu yeniliklerin etkisi su ürünleri yetiştiriciliği tesislerinin sınırlarının çok ötesine uzanıyor. Gıda güvenliği sorunlarının ele alınmasından ekonomik büyümenin desteklenmesine kadar bu ilerlemelerin küresel önemini ortaya çıkaracağız. Çevresel sürdürülebilirliğin çok önemli olduğu bir çağda, su ürünleri yetiştiriciliği sektörü, beslenmeye ve korunmaya ihtiyaç duyan bir gezegen için ölçeklenebilir çözümler sunan bir umut ışığı olarak duruyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu nedenle, ister deneyimli bir su ürünleri yetiştiricisi, ister öğrenmeye istekli meraklı bir öğrenci, ister sadece su altı dünyasının gizemlerine kapılan bir birey olun, "<strong>Su Ürünleri Yetiştiriciliğinde Teknoloji Kullanımı ve Çevresel Etkileri</strong>"size su ürünleri yetiştiriciliğinin geleceği için aydınlatıcı ve düşündürücü bir rehber olmayı vaat ediyor. Su ve yaşamla olan ilişkimizi yeniden şekillendiren mavi devrimin derinliklerine dalarken bize katılın. Birlikte bu keşfedilmemiş sularda yol alacağız ve yüzeyin altında yatan vaat ve potansiyeli ortaya çıkaracağız.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Prof. Dr. Suat DİKEL,  Doç. Dr. İbrahim DEMİRKALE</span></span></span></p>

<p> </p>

<p> </p>

<p><strong><span><span><span>İÇİNDEKİLER</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>ÖNSÖZ VE PREFACE……………………………………..………..1</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>BÖLÜM 1</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Endüstriyel Akvakültürde Mekanizasyonun Vazgeçilmez Gerekliliği</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Prof. Dr. Suat DİKEL…………………………………………………………5</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>BÖLÜM 2</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Balık Patojenlerine Karşı Tedavi Amaçlı Uygulanan Medikamentlerin Çevre İle Etkileşimi</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doç. Dr. İbrahim DEMİRKALE………………………...…………………..23</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>BÖLÜM 3</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Sürdürülebilir Su Ürünleri Yetiştiriciliğinde Nanoteknolojik Gelişmeler</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Öğr. Gör. Dr. Zeynep ERÇEN……………………………………………....49</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>BÖLÜM 4</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Su ürünleri Yetiştiriciliğinde Yem Katkı Maddesi Olarak Denizel Doğal Ürünlerin Kullanım Potansiyeli ve Geleceği</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çiğdem DİKEL…………………………………………………………..…..69</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>BÖLÜM 5</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>İnorganik Nanopartiküllerin Su Ürünleri Hastalıklarına Karşı Profilaktif Uygulamaları" </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Arş. Gör. Dr. Miray ETYEMEZ BÜYÜKDEVECİ………………………....89</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>BÖLÜM 6</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Makroalg Yetiştiriciliği Ve Kullanım Alanları</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mehmet Bedrettin DUMAN……………………………………...…….…105</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>BÖLÜM 7</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Su Ürünleri Üretiminde Ölçüm Takip Ve Kayıt Sistemleri</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bülent Serdar YILDIRIM…………………………………………...……..137</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>BÖLÜM 8</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Su Ürünleri Beslemede Nano-Partikül Maddelerin Kullanımı</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Öğr. Gör. Dr. Ilgın ÖZŞAHİNOĞLU……………………………………...157</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>BÖLÜM 9</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Su Ürünleri Yetiştiriciliğinde İnsansız Sistem Teknolojilerinin (Drone) Kullanımı</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dr. Şefik Surhan TABAKOĞLU – Öğr. Gör. Dr. Celal ERBAŞ……..…...169</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>BÖLÜM 10</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Yakın Gelecekte Su Ürünleri Yetiştiriciliğinin Gıda Güvenliğine Katkılarının Ekonomik Analizi</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Öğr. Gör. Dr. Ilgın ÖZŞAHİNOĞLU……………………………...………193</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>BÖLÜM 11</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Su Ürünleri Üretiminde Karbon Ayak İzi </span></span></span></p>

<p><span><span><span>Öğr. Gör. Dr. Celal ERBAŞ…………………………………………..……207</span></span></span></p>

<p> </p>

<p> </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İhracat ürünü denizpatlıcanı havuz ortamında yetiştirildi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/ihracat-urunu-denizpatlicani-havuz-ortaminda-yetistirildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/ihracat-urunu-denizpatlicani-havuz-ortaminda-yetistirildi</guid>
<description><![CDATA[ İhracat ürünü denizpatlıcanı (denizhıyarı) yürütülen proje kapsamında doğal ortamının dışında büyütüldü. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/05/ihracat-urunu-denizpatlicani-havuz-ortaminda-yetistirildi-1715153579.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İhracat, ürünü, denizpatlıcanı, havuz, ortamında, yetiştirildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Ege Üniversitesinden (<strong>EÜ</strong>) yapılan açıklamada, EÜ Su Ürünleri Fakültesi ve Ege Teknopark bünyesinde faaliyet gösteren özel bir firma işbirliğiyle kurulan su ürünleri tesisinde, denizpatlıcanı üretme çalışmalarında başarılı sonuçlar elde edildiği belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Daha önce kuluçka aşaması başarıyla tamamlanan denizpatlıcanlarının 8-10 santimetre boya ulaştığı, böylece ticari yetiştiriciliğinin doğal ortamı dışında yapıldığı kaydedildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Açıklamada görüşlerine yer verilen EÜ Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. <strong>Uğur Sunlu</strong>, denizpatlıcanının doğal stoklarının artan av baskısı altında azaldığını, ticari yetiştiricilik yoluyla hem doğal stokların korunması, yeniden zenginleştirilmesi hem de ihracatı yapılan su ürünleri yetiştiricilik türlerine bir yenisinin daha kazandırılması için çalıştıklarını aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Denizpatlıcanının yetiştiriciliğine yönelik bilimsel çalışmaların 2007 yılından bu yana sürdüğünü bildiren Sunlu, "Bu projemizin Akdeniz'e kıyısı olan ülkeler ve yeni su ürünleri türleri üreten dünya ülkeleri arasında ülkemizi en üst sıralara taşıyacağına inanıyorum." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Yumurtadan ticari boya kadar ilk pilot ölçekli yetiştiriciliği"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Projenin danışmanlığını yapan EÜ Su Ürünleri Fakültesi Yetiştiricilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. <strong>Mustafa Tolga Tolon</strong>, bu türün yumurtadan ticari boya kadar ilk pilot ölçekli yetiştiriciliğini gerçekleştirdiklerini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Geçen yaz denizpatlıcanı anaçlarından elde edilen yumurtaların larva, metamorfoz ve erken yavru dönemini geçerek 8-10 santimetre boya ulaşan yaklaşık 5 bin denizhıyarının formuna kavuştuğunu aktaran Tolon, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bu aşamayla kapalı alanda üretim sürecinin tüm aşamaları başarıyla tamamlandı. En riskli süreç olan ticari yavru satış boyuna gelerek deniz büyütme alanlarına çıkmaya hazır hale gelen denizhıyarları bundan sonraki süreçte tercihe göre doğal stokları zenginleştirme amaçlı olarak denizlere bırakılabilecek ya da sofralık boya kadar büyütülmeye devam edilerek ihraç ürünü olarak değerlendirilebilecektir."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. <strong>Necdet Budak</strong> de ekibi tebrik ederek üniversite sanayi işbirliklerine her geçen gün yenisini eklemeye, akademik birikimi sektörle buluşturmaya devam ettiklerini aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Balıkların Geleceği için İzmir&amp;apos;de Buluştular</title>
<link>https://trafikdernegi.com/baliklarin-gelecegi-icin-izmirde-bulustular</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/baliklarin-gelecegi-icin-izmirde-bulustular</guid>
<description><![CDATA[ Çiftlik Hayvanlarını Koruma Derneği tarafından yürütülen “Future for Fish&quot; programının hazırlamış olduğu &quot;Elektrikli Çarpma Sistemi Türkiye İncelemesi&quot; raporu, yurt içi ve yurt dışından yüze yakın katılımcının geldiği lansmanla tanıtıldı. Rapor, Türkiye&#039;nin su ürünleri yetiştiricilik  sektöründeki önemli gelişmelere ışık tutan ve dünya genelinde bu konuda yapılmış ilk inceleme raporu olma özelliğini taşımaktadır. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/11/baliklarin-gelecegi-icin-izmirde-bulustular-1700378178.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Balıkların, Geleceği, için, İzmirde, Buluştular</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Çiftlik Hayvanlarını Koruma Derneği tarafından yürütülen ve Türkiye'nin ilk ve tek balık refahı programı olan Balığın Geleceği - Future for Fish tarafından hazırlanan “Elektrikli Çarpma Sistemi Türkiye İncelemesi” isimli balık refahı raporu 17 Kasım’da Doubletree by Hilton Airport Hotel’de düzenlenen lansmanla tanıtıldı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>KÜLTÜRÜMÜZDE HAYVANA SAYGI VAR</strong></span></span></p>

<p><span><span>Aralarında dekanlar, İl Tarım Müdürlükleri temsilcileri, su ürünleri yetiştiricileri ve balık refahı savunucuları olan yurt içi ve yurt dışından 100’e yakın katılımcının olduğu lansmanın açılış konuşmasını Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık Su Ürünleri Genel Müdürü Dr. Altuğ Atalay ve Future For Fish Akademik Danışmanı Prof. Dr. Deniz Çoban yaptı. </span></span></p>

<p><span><span>“Türk kültüründe  gıda için yetiştirilen hayvanlara saygı gösterilmesini gerektiren bir kültürdür” diyen Atalay şöyle konuştu:</span></span></p>

<p><span><span>“Balıkların belki sesleri yok, belki acılarını belli etmiyorlar ama acı çekebildiklerini biliyoruz. Bunu gösteren bilimsel deliller mevcut. Bu hayvanlara hak ettikleri saygıyı göstermek bizim sorumluluğumuz. Üretim miktarlarını ve üretimi artırmayı her zaman konuşuyoruz. Ancak bu konulardan farklı olarak burada bugün balık refahını konuşuyor olmamız çok önemli.”</span></span></p>

<p><span><span><strong>SORUMLULUK ALMAMIZ GEREKİYOR</strong></span></span></p>

<p><span><span>Future For Fish Akademik Danışmanı Prof. Dr. Deniz Çoban ise şöyle konuştu:</span></span></p>

<p><span><span>“Bu lansman toplantısının amacı, bu sorunları derinlemesine anlamak, mevcut durumu değerlendirmek ve çözüm yolları konusunda birlikte beyin fırtınası yapmaktır. Balık refahı için sürdürülebilir bir gelecek oluşturmak için işbirliği yapmamız ve çözümler üretmemiz gerekiyor.Balık refahı ve sürdürülebilirliği, hepimizi ilgilendiren küresel bir konudur. Gelecek nesillerin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşamasını sağlamak için sorumluluk almamız gerekiyor.”</span></span></p>

<p><span><span><strong>DÜNYADA İLK</strong></span></span></p>

<p><span><span>Future For Fish program Yöneticisi Deniz <strong>Kıraç Uncu</strong>, “Bu etkinlik, farklı paydaşların bir araya gelerek bu konuyu konuşma fırsatını bulduğu nadir ve önemli bir platform olma özelliğini taşıyor. Burada bulunan her bir konuğumuz, balık refahına adanmış bu toplumsal harekette özel bir yere sahip” dedi ve raporu sundu. </span></span></p>

<p><span><span>Türkiye’deki durumu değerlendiren Kıraç, “Türkiye, levrek ve çipura yetiştiriciliğinde dünyada 1. sırada yer alıyor. Üreticilerin yüzde 90’ı <strong>EÇS</strong> kullanıyor. Bu firmalar, sistemin geleneksel yöntemlere göre biraz daha hızlı çalıştığını belirtiyor” dedi.</span></span></p>

<p><span><span>“Raporda ortaya konan önemli bir bulgu, balık refahının, sadece sektörde değil, aynı zamanda tüketiciler arasında da önemli bir konu haline gelmeye başlamasıdır” diyen Kıraç, “Balıkların hissettiği acının minimize edilmesi, müşteri memnuniyetini artırmanın yanı sıra pazar rekabetinde de avantaj sağlayabilir” dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Kıraç, “Alandaki çalışmalar, balıkların acı uyaranlarına karşı tepkisinin sadece refleksif bir davranış olmadığını, aynı zamanda bilişsel etkileşimi içerdiğini göstermektedir. Bu nedenle, balıkların hasat sürecinde yaşadıkları stres ve acının azaltılması büyük öneme sahiptir ve EÇS balık refahı açısından olmazsa olmazdır” ifadelerine yer verdi. </span></span></p>

<p><span><span><strong>YURT İÇİ ve YURT DIŞINDAN ÇOK SAYIDA KONUŞMACI</strong></span></span></p>

<p><span><span>Yurt dışından çok sayıda katılımcının yer aldığı lansmanda öne çıkan konuşmalar şöyle:</span></span></p>

<p><span><span><strong>Madrid Politeknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Dr. Morris Villarroel, </strong>Avrupa'da balıkçılık ve balık yetiştiriciliği konusundaki farkındalığı vurgulayarak, AB ile yürütülen projeleri ve İspanya'daki çalışmaları anlattı. Balık refahının mevzuata dahil edilmesinin önemine değinirken, farklı paydaşların bakış açılarını ele almanın önemine vurgu yaptı. </span></span></p>

<p><span><span><strong>Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi İşleme Teknolojisi Anabilim Dalı'ndan Prof. Dr. Aslı Cadun Yünlü</strong>, Üniversite ile yapılan çalışmaların artırılması gerektiğini ve EÇS'nin balık davranışından kimyasal yapısına kadar araştırılması gerektiğini belirtti. Tür ve koşullara bağlı olarak kullanımın değişkenlik gösterdiğini vurgulayarak, sistemin eğitiminin üniversiteler aracılığıyla verilmesi gerektiğini söyledi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Ace Aquatec Satış Müdürü Thomas Cryans</strong>, Aqua kültür teknolojisi üreten bir şirketin temsilcisi olarak, balık refahını öncelikli tuttuklarını belirtti. Elektrikli çarpma sistemini (EÇS) kullanmanın avantajlarından bahsederek, güvenli bir yöntem olduğunu vurguladı. Tüketicilerin ve markaların EÇS'yi tercih ettiğine dikkat çekti.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Compassion in World Farming Balık Refahı Savunucusu Daniel Sanchez,</strong> EÇS'nin parametrelerinin detaylı bir şekilde araştırılması gerektiğini belirtti. Paydaşlar arasındaki sorumlulukların önemi ve tedarik zincirinin başından sonuna kadar dikkate alınması gerekliliği vurgulayan Sanchez, balık refahının etik bir konu olduğunu vurguladı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Smile Fish Teknik Müdürü Bahadır Başaran,</strong> EÇS'nin kullanımının balığın raf ömrünü neden uzattığını bilimsel verilerle açıkladı. Elektrikli çarpma sisteminin balıkların kanlanmasını önlediğini ve bu durumun bakteri üremesi nedeniyle oluşan sağlıksız sonuçları engellediğini belirtti.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Optimar Satış müdürü Håvard Worren,</strong> Optimar şirketinin sürdürülebilirlik ve balık refahını ön planda tutarak ekipman tasarladığını belirtti. Norveç otoritelerinin belirlediği kurallara uyduklarını ve balık refahını dikkate aldıklarını vurgulayarak, ürünlerini tasarlarken hayvan refahı otoritelerinin açıklamalarını takip ettiklerini ifade etti.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Octoaqua CEO’su Ertuğrul Gündoğdu</strong>, Balık refahı yöntemlerinin çiftlik balıkçılığındaki sürdürülebilirliği artırdığına dikkat çekerek, bu konuda yapılan çalışmaların önemine vurgu yaptı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Future For Fish Akademik Danışmanı Prof. Dr. Deniz Çoban</strong>, balıkların refahını tanımlarken doğa temelli, fonksiyona dayalı ve hissetmeye dayalı faktörleri ele aldı. Balıkların doğal davranışlarını sergileyebilecekleri yaşam alanlarına sahip olmalarının önemine değinerek, bu perspektiften balık refahını açıkladı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>FUTURE FOR FISH HAKKINDA</strong></span></span></p>

<p><span><span>Türkiye'nin ilk ve tek balık refahı programı olan Balığın Geleceği - Future for Fish, 2022 yılında Çiftlik Hayvanlarını Koruma Derneği'nin bir girişimi olarak kurulmuş ve Türkiye'deki su ürünleri yetiştiriciliği sektöründe balık refahını merkezine alarak büyük bir öneme sahip bir projeyi hayata geçirmektedir.</span></span></p>

<p> </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Van&amp;apos;da devlet desteğiyle 27 ton kapasiteli alabalık tesisi açtı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/vanda-devlet-destegiyle-27-ton-kapasiteli-alabalik-tesisi-acti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/vanda-devlet-destegiyle-27-ton-kapasiteli-alabalik-tesisi-acti</guid>
<description><![CDATA[ Van&#039;ın Muradiye ilçesinde yaşayan Rıdvan Karabalık, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumundan (TKDK) aldığı destekle 27 ton kapasiteli alabalık tesisi açtı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/11/vanda-devlet-destegiyle-27-ton-kapasiteli-alabalik-tesisi-acti-1699512365.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Vanda, devlet, desteğiyle, ton, kapasiteli, alabalık, tesisi, açtı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Su kaynaklarıyla öne çıkan ilçede alabalık tesisi açmaya karar veren Karabalık, hazırladığı projeyle <strong>TKDK'</strong>ya başvurdu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Projesinin kabul edilmesiyle hibe desteği almaya hak kazanan Karabalık, Muradiye Şelalesi yakınlarında 27 ton kapasiteli tesis açtı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>20 kişinin istihdam edildiği tesisin açılışı, TKDK Van İl Koordinatörü İbrahim Başak, Muradiye İlçe Milli Eğitim Müdürü Yüksel Zorlu ve kurum amirleri tarafından gerçekleştirildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Karabalık, ilçenin su kaynaklarıyla alabalık üretimine elverişli bir yer olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>TKDK'dan aldıkları destekle tesisi açtığını belirten Karabalık, "Hazırladığımız proje TKDK tarafından kabul edildi. İlçemize güzel bir tesis kazandırdık. Tesisimiz 27 ton kapasiteli. Burada yaptığımız üretimle çevre ilçelerin balık ihtiyacını karşılamayı hedefliyoruz. Bunun için çaba göstereceğiz. Aynı zamanda vatandaşlarımız da aileleriyle gelip burada zaman geçirebilecek. 200 kişilik restoranımız var. Bu süreçte bize desteklerini esirgemeyen il koordinatörümüze, kurum amirlerine teşekkür ederim." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Açılışa katılan davetliler daha sonra tesisi gezerek, Karabalık'tan bilgi aldı.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Karadeniz Türk somonunun üretim üssü oldu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/karadeniz-turk-somonunun-uretim-ussu-oldu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/karadeniz-turk-somonunun-uretim-ussu-oldu</guid>
<description><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Mustafa Altuğ Atalay: - &quot;8-10 sene önce geliştirdiğimiz Türk somonu projesiyle artık Karadeniz&#039;in bereketli suları, Sinop başta olmak üzere Türk somonunun üssü oldu. Karadeniz&#039;de 2023 itibarıyla 66 bin ton civarında Türk somonu yetiştirildi&quot; - &quot;2024 yılında çok fazla üretimi artırma planlaması gütmüyoruz. Var olan üretimi yaymayı, optimum fiyatla halkımıza yedirmeyi ve ihracat yapmayı planlıyoruz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/04/karadeniz-turk-somonunun-uretim-ussu-oldu-1714376097.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Karadeniz, Türk, somonunun, üretim, üssü, oldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü <strong>Mustafa Altuğ Atalay</strong>, "8-10 sene önce geliştirdiğimiz Türk somonu projesiyle artık Karadeniz'in bereketli suları, Sinop başta olmak üzere Türk somonunun üssü oldu. Karadeniz'de 2023 itibarıyla 66 bin ton civarında Türk somonu yetiştirildi." dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Atalay, AA muhabirine, Türkiye'nin son yıllarda su ürünleri yetiştiriciliğinde çok başarılı çalışmalar yaptığını söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Türkiye'nin somon üretiminde diğer ülkelerden biraz geri kaldığı dönemler olduğuna işaret eden Atalay, Bakanlığın uyguladığı doğru politikalarla Karadeniz'de somon üretiminin artırıldığını anlattı.</span></span></p>

<p><span><span>Artık somon üretiminde de dünyada söz sahibi bir ülke konumuna geldiklerini vurgulayan Atalay, şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span><span>"Ülkemiz üç tarafı denizlerle çevrili önemli bir su ürünleri, balıkçılık ülkesi. Avcılıkta ve üreticilikte çok başarılı işler yapıyor hem avcılarımız hem üreticilerimiz. Levrekte, çuprada dünyada birinciyiz. Alabalıkta dünyada ikinciyiz ama somon alanında biraz eksikliğimiz vardı. İthal oluyordu. Bakanlık politikaları olarak 8-10 sene önce geliştirdiğimiz Türk somonu projesiyle artık Karadeniz'in bereketli suları, Sinop başta olmak üzere Türk somonunun üssü oldu. Karadeniz'de 2023 itibarıyla 66 bin ton civarında Türk somonu yetiştirildi. Bunun büyük kısmı ihracata gitti, iç piyasada da sevilerek tüketiliyor. Kalite bakımından dışarıdan gelen, ithal edilen balıklardan daha üstün veya eşit olmasına rağmen yarı fiyatına satılıyor."</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/somon-baligi_w_h.jpeg"></span></span></p>

<p><strong><span><span>- "Optimum fiyatla dünyadaki dengeleri de gözetmeliyiz"</span></span></strong></p>

<p><span><span>Bakanlığın diğer ürünlerde olduğu gibi Türk somonunda da arz talep dengesini gözeterek planlama yaptığına dikkati çeken Atalay, "Bakanlığımızın önemli projelerinden biri de üretim planlaması. Bitkisel üretimde, kırmızı ette olduğu gibi balıkçılıkta da üretim planlaması kapsamında çok fazla üretmeden optimum fiyatla dünyadaki dengeleri de gözetmeliyiz. Dolasıyla 2024 yılında çok fazla üretimi artırma planlaması gütmüyoruz. Var olan üretimi yaymayı, optimum fiyatla halkımıza yedirmeyi ve ihracat yapmayı planlıyoruz. Çünkü balık üretimi yaparken hem dış dengeleri hem iç tüketimi planlamak zorundayız." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span><span>Atalay, Karadeniz'in tamamının balık yetiştiriciliği için uygun olduğunu ancak Sinop'un coğrafi yapısı bakımından diğer yerlerden farkının bulunduğunu belirterek şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span><span>"Sinop, ülkemizin en uç noktası, en güzel bölgelerimizden biri. Denizi de ona göre güzel ve son derece verimli. Karadeniz'in her tarafı verimli ama coğrafya olarak dalgalardan korunma, akıntı yapısına bakıldığı zaman, Bakanlığımız bir çalışma yaptı. İki yıllık çalışma sonucunda Karadeniz'de en iyi balık yetiştirilebilecek yerlerden birinin burası olduğunu tespit ettik. Burada Türk somonu bölgeleri oluşturduk. Son derece çevreci, kıyıdan 4-5 kilometre açıkta, üstün teknoloji kullanarak Sinop'u merkez alarak balık üretim tesislerini kurdurduk. Bugüne kadar çevreyle ilgili hiçbir problem olmadan dünyaya satabildiğimiz son derece değerli Türk somonu yetiştirme fırsatı bulduk."</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Su Ürünleri Tescil Komitesi, 4 balık ve bir midye türünü tescilledi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/su-urunleri-tescil-komitesi-4-balik-ve-bir-midye-turunu-tescilledi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/su-urunleri-tescil-komitesi-4-balik-ve-bir-midye-turunu-tescilledi</guid>
<description><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanlığı Su Ürünleri Tescil Komitesi, gıda amaçlı kullanım kapsamında karagöz istavrit, kolyoz, kadife balığı, akbalık ve beyaz kum midyesini tescil etti. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/10/su-urunleri-tescil-komitesi-4-balik-ve-bir-midye-turunu-tescilledi-1698399315.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ürünleri, Tescil, Komitesi, balık, bir, midye, türünü, tescilledi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Komitenin konuya ilişkin kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Buna göre, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğünün (<strong>TAGEM</strong>) konuya ilişkin başvurusu Komitenin yıllık olağan toplantısında karara bağlandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Komite, tanımları, morfolojik, biyolojik, genetik ve diğer özellikleri belirlenen karagöz istavrit, kolyoz, kadife balığı, akbalık ve beyaz kum midyesi türlerinin tesciline karar verdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kararda, söz konusu türlere ilişkin bilgiler de yer aldı.</span></span></span></p>

<p><span><span>Detaylı bilgiler için  </span></span><strong><span><a href="https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2023/10/20231027-8.pdf">https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2023/10/20231027-8.pdf</a></span></strong></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Karadeniz&amp;apos;in biyolojik hazinesi&amp;quot; mersin balığı için uluslararası işbirliği</title>
<link>https://trafikdernegi.com/karadenizin-biyolojik-hazinesi-mersin-baligi-icin-uluslararasi-isbirligi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/karadenizin-biyolojik-hazinesi-mersin-baligi-icin-uluslararasi-isbirligi</guid>
<description><![CDATA[ Dünyada nesli tükenme tehlikesindeki türler arasında yer alan mersin balığının denizlerdeki varlığının artırılması için uluslararası kuruluşlarla ortak projeler hazırlanacak - Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serap Ustaoğlu Tırıl: - &quot;Bundan sonraki süreçte kurduğumuz iletişim devam edecek, gelişecek ve Karadeniz&#039;deki mersin balıklarının geleceği konusunda çok değerli çalışmalar yapılacağına yürekten inanıyorum&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/04/karadenizin-biyolojik-hazinesi-mersin-baligi-icin-uluslararasi-isbirligi-1714371232.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Karadenizin, biyolojik, hazinesi, mersin, balığı, için, uluslararası, işbirliği</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Dünyada nesli tükenme tehlikesindeki türler arasında yer alan ve "<strong>Karadeniz'in biyolojik hazinesi</strong>" olarak değerlendirilen mersin balığının denizlerdeki varlığının artırılması için uluslararası kuruluşlarla ortak projeler hazırlanacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Neslinin devamı için son yıllarda Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı istasyonlarda üretilerek Karadeniz ile Yeşilırmak, Kızılırmak ve Sakarya nehirlerine salınan mersin balıklarının korunmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu kapsamda balığın denizlerdeki varlığının artırılması ve korunması için Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (<strong>FAO</strong>) ve Dünya Doğayı Koruma Vakfı (<strong>WWF</strong>) gibi kuruluşlarla ortak çalışmalar yürütülecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çalışmayla balıkların yaşam alanları olan ırmak yataklarında izleme ve takip yapılarak, balıkların popülasyonlarındaki artış veya azalışın sebeplerinin incelenmesi için projeler geliştirilecek. Irmaklar üzerindeki barajlar ve HES'lerin balığın göç yolunu ne oranda etkileyip etkilemediğinin tespiti yapılarak, aksaklık tespit edilmesi halinde çözüm önerileri için raporlar hazırlanacak. Ortak çalışmayla ayrıca mersin balıklarının korunması için balıkçılara yönelik bilgilendirme faaliyetleri de gerçekleştirilecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi</strong> Öğretim Üyesi ve Mersin Balıklarını Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı (<strong>MERKODER</strong>) Prof. Dr. <strong>Serap Ustaoğlu Tırıl</strong>, AA muhabirine, dernekleriyle Sinop Üniversitesi işbirliğiyle kentte 2 gün süren "<strong>1. Mersin Balığı Çalıştayı</strong>"nda balığın geleceğini masaya yatırdıklarını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çalıştaya çeşitli bakanlıkların ilgili birimlerinin yöneticilerinin yanı sıra çok sayıda akademisyenle yurt dışından sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin de katıldığını belirten Tırıl, oturumlarda Türkiye'nin mersin balığı yetiştiriciliğinde geldiği noktanın memnuniyetle karşılandığını dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Denizlerde varlığı giderek azalan balığın, Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı istasyonlarda üretilerek Karadeniz ile Yeşilırmak, Kızılırmak ve Sakarya nehirlerine salınmasının gelecek adına umut verici olmakla birlikte bu balıkların korunmasının önem arz ettiğine dikkati çeken Tırıl, bunun için topyekun mücadeleye ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tırıl, çalıştayda bu mücadelenin nasıl yapılması gerektiği ve alınması gereken tedbirlerle ilgili görüş ve önerilerde bulunduklarını aktararak, "Mersin balıklarının Karadeniz'in biyolojik çeşitliliği açısından çok önemli olduğunu biliyoruz, hatta mersin balıklarını 'biyolojik hazine' olarak değerlendiriyoruz Karadeniz için. Kızılırmak, Yeşilırmak ve Sakarya nehirleri havzaları geçmişte bu balıkların üreme alanlarıydı. Günümüzde de mersin balıkları bu ırmaklara giriyor ama bazı insan kaynaklı etkilerden dolayı habitatlarında bozulma meydana geldi." değerlendirmesini yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/karadenizin-biyolojik-hazinesi-mersin-baligi-143128-20240428.jpeg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Irmak yataklarındaki değişim araştırılacak</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Çalıştay sonucunda balıkların ırmak yataklarındaki durumlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiği görüşüne varıldığını belirten Tırıl, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Habitat değerlendirmeleriyle ilgili en son çalışmalar 10-12 yıl önce gerçekleştirilmişti. Dolasıyla bu süreç zarfında bu ırmaklarımızdaki değişimin ve mevcut durumunun tespit edilmesi gerekiyor. Bununla ilgili çalışmalar yapılması gerektiği konuşuldu. Proje önerilerinin geliştirilmesi gerektiği konuşuldu. Devletimizin bu çalışmalara destek vermesi gerektiğiyle ilgili talep oluştu. Özellikle bu ırmaklarımız üzerindeki barajlar, HES'ler ve balık geçitlerinin mersin balıklarının göçünü ne oranda etkilediği, uygun olup olmadığının araştırılması gerekiyor. Yine HES'lerin altında ırmak ağzına kadar olan önemli nehir yatakları var, 30-40 kilometre civarlarında. Buralarda mersin balıklarının yumurtlama alanları bulunuyor."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Prof. Dr. Tırıl, mersin balığının özellikle Karadeniz'deki geleceğini sağlamak amacıyla bireysel mücadele yerine birlikte mücadele edilmesi yönünde karar aldıklarını, bunu da geliştirmeyi istediklerinin altını çizdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çalıştayda aynı hedef uğruna birlikte çalışma arzusunun ortaya çıktığını dile getiren Tırıl, sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bunun için çeşitli proje fonları var. Bunlara başvurulması gerekiyor. Örneğin <strong>TÜBİTAK</strong> önemli bir destekçi. Bunun yanında kamu kurum ve kuruluşların çeşitli fonları bulunuyor veya Birleşmiş Milletler Gıda Tarım Örgütü önemli proje destekleri veriyor. Bunun dışında yine uluslararası kuruluşlar, Dünya Doğayı Koruma Birliği ve mersin balığının korunması için uluslararası alanda çalışan STK'lar var. Buralardan da katılımcılar vardı. 2 gün boyunca görüşmelerimizde ortak projeler geliştirebileceğimiz sonucu çıktı. Bundan sonraki süreçte kurduğumuz iletişim devam edecek, gelişecek ve Karadeniz'deki mersin balıklarının geleceği konusunda çok değerli çalışmalar yapılacağına yürekten inanıyorum."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İSHİB, Seafood Expo Global Fuarı&amp;apos;na 20 firmayla milli katılım gerçekleştirdi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/ishib-seafood-expo-global-fuarina-20-firmayla-milli-katilim-gerceklestirdi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/ishib-seafood-expo-global-fuarina-20-firmayla-milli-katilim-gerceklestirdi</guid>
<description><![CDATA[ İSHİB Başkan Yardımcısı Oğulcan Kemal Sagun: - &quot;Türk somonu ihracatımızın iki ana pazarı Rusya ve Japonya. Ancak alternatif ülkelere de gitmemiz lazım. Ürünlerimizi tüm dünyaya yaymak istiyoruz&quot; - &quot;Hedefimize Çin&#039;i aldık. Çin&#039;de ağustos ayında birlik bazında tanıtım yapacağız. Tayland ve Polonya da hedef ülkelerimiz arasında&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/04/ishib-seafood-expo-global-fuarina-20-firmayla-milli-katilim-gerceklestirdi-1714337022.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İSHİB, Seafood, Expo, Global, Fuarına, firmayla, milli, katılım, gerçekleştirdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (<strong>İSHİB</strong>), Ticaret Bakanlığı koordinasyonuyla, İspanya'nın Barselona şehrinde düzenlenen <strong>Seafood Expo Global</strong> Fuarı'na 20 firmayla milli katılım gerçekleştirdi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>İSHİB</strong>'den yapılan açıklamaya göre, dünyanın en prestijli su ürünleri fuarı olarak kabul edilen fuarın giriş bölümünde yer alan Türk firmalarının yaptığı tanıtım çalışmalarına ilgi büyük oldu.</span></span></p>

<p><span><span>Türkiye'nin Barselona Başkonsolosu <strong>Selen Evcit</strong> ile Ticaret Ataşeleri <strong>Nurdan Çamlıbel Aydın</strong> ve <strong>Mehmet Örnek</strong>, fuarı ziyaret ederek katılan firmalara destek verdi.</span></span></p>

<p><span><span>Açıklamada görüşlerine yer verilen <strong>İSHİB</strong> Başkan Yardımcısı <strong>Oğulcan Kemal Sagun</strong>, su ürünleri sektöründe 2023'te bir önceki yıla göre ihracatın yüzde 2,6 artış göstererek 1 milyar 736 milyon dolar olarak gerçekleştiğini belirtti.</span></span></p>

<p><span><span>Sagun, "En fazla ihracatı gerçekleştirilen ürünler; levrek, çipura, orkinostur. En fazla ihracat gerçekleştirilen ülkeler 325 milyon dolar ile Rusya, 190 milyon dolar ile İtalya, 156 milyon dolar ile Birleşik Krallık. 2023 yılında miktar bazında 271 bin 488 ton, değerde ise yaklaşık 2 milyar dolarlık ihracat yaptık." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span>Türkiye'nin yıllık balık üretiminin yetiştiricilik ve avcılık olmak üzere 600 bin ton olduğunu vurgulayan Sagun, şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span><span>"İhracatın yüzde 85'i yetiştiricilikten elde edilen ürünler. Çipura, levrek ve alabalık ihracatında Avrupa'da lideriz. Avrupa'da tüketilen her üç balıktan 1 tanesi Türkiye'den gidiyor. Toplam su ürünleri ihracatında dünyada 26. sırada bulunuyoruz. Yetiştiricilikte ise İspanya ve Malta'nın ardından üçüncü tedarikçi ülkeyiz. Kendimizi ayrıştırmak için markalaşmaya odaklanmalıyız."</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/439143808_18426690523012895_4986536325595456857_n.jpg"></span></span></p>

<p><strong><span><span>- "Türkiye daha kaliteli, Norveç daha organize"</span></span></strong></p>

<p><span><span>Fuarda, Türk stantlarının Norveç'inkilerin yanında yer aldığını belirten Sagun, "Avrupa'da Norveç'ten sonra ikinci büyük ihracatçıyız. En büyük rakibimiz Norveç ama ona ulaşmak için daha çok çalışmalıyız. Çünkü çok organizeler, bir bütün olarak bu işe bakıyorlar." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></p>

<p><span><span>Sagun, "Norveç, birim değeri olarak kiloda bizden 3-4 kat fazla. 12 dolar civarındalar. Bizim en büyük sorunumuz planlı üretimimizin olmaması. Bizim de birlikte hareket etmemiz, üretimin standartlarını belirlememiz lazım ki hem tanıtımlarımızı hem de katma değeri artıralım." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span>Türk somonu ile Norveç somonu arasında kalite farkının olmadığının altını çizen Sagun, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span><span>"Bizim ürünümüz aynı yemi alıyor, sularımız daha temiz ancak Norveç'in daha kaliteli olduğu algısı var. Bu algının zaman içinde değişeceğini düşünüyorum. En azından biz değiştirmek için çaba sarf edeceğiz. Norveç global etki ile pembe balıkları meşhur etti. Pazarlama ile trend haline getirdi. Biz de kendi trendimizi yaratacağız. Türk somonu ihracatımızın iki ana pazarı Rusya ve Japonya. Ancak alternatif ülkelere de gitmemiz lazım. Ürünlerimizi tüm dünyaya yaymak istiyoruz. Hedefimize Çin'i aldık. Çin'de ağustos ayında birlik bazında tanıtım yapacağız. Tayland ve Polonya da hedef ülkelerimiz arasında."</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Elazığ, havyar ve Mersin balığında üretim üssü olmaya aday</title>
<link>https://trafikdernegi.com/elazig-havyar-ve-mersin-baliginda-uretim-ussu-olmaya-aday</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/elazig-havyar-ve-mersin-baliginda-uretim-ussu-olmaya-aday</guid>
<description><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Dr. Mustafa Altuğ Atalay: - &quot;Elazığ, Türkiye&#039;de nasıl alabalıkta ve Türk somonunda bir üs haline geldiyse havyar ve Mersin balığında da üretim üssü haline gelecek&quot; - &quot;Keban Baraj Gölü üzerinde 2 bin 500 ton kapasiteyle kurulan üretim tesisinde balıkların yetişkin olanları neredeyse 100 kiloya ulaştı. 5-6 yaşındalar ve bunlar 2-3 sene sonra havyar üretmeye başlayacaklar&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/04/elazig-havyar-ve-mersin-baliginda-uretim-ussu-olmaya-aday-1713949244.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Elazığ, havyar, Mersin, balığında, üretim, üssü, olmaya, aday</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Türkiye'de alabalık üretiminde ilk sırada yer alan <strong>Elazığ</strong>, Keban Baraj Gölü'nde kurulan tesis sayesinde Mersin balığı ve havyar üretimiyle de ülkenin merkez üssü olmaya hazırlanıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Muratcık köyü mevkisindeki Keban Baraj Gölü'nde özel sektör tarafından kurulan 2 bin 500 ton kapasiteye sahip tesiste birkaç yıl önce yetiştiriciliğine başlanan "huso huso" cinsi Mersin balığı üretiminde 950 ton kapasiteye ulaşıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mevcut kapasitesiyle "ülkenin en büyüğü" konumundaki Mersin balığı üretim tesisinde, 3 yıl içinde ilk etapta kalitesine göre kilogram fiyatı 2 bin 500 dolara kadar çıkan 100-150 ton havyar üretilmesi hedefleniyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dünyada 26 türü olduğu bilinen, denizlerde doğal ortamda uzun süre yaşamaları halinde 3-4 metre boya ve 1300-1600 kilogram ağırlığa kadar ulaşabilen "huso huso" cinsi Mersin balığı, havyarının yanı sıra etinin lezzetiyle de ekonomik değere sahip.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Doğaya binlercesini salıyoruz"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Dr. Mustafa Altuğ Atalay, AA muhabirine, nesli tükenme tehlikesine giren Mersin balıklarının avcılığının dünya genelinde 1971'den itibaren yasaklandığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Atalay, "Bu balığı ülkemizde ilk olarak 1990'lı yıllarda İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi üretmeye çalıştı. Daha sonra ülkede DSİ'nin yapmış olduğu başarılı çalışmalar neticesinde üretimine başlanan Mersin balığı yavruları iç sulara ve belirli bölgelerde deniz kıyılarına bırakıldı. Bunu geçtiğimiz yıllarda Bakanlık olarak biz de başardık ve artık bu balıkların üretimini Bakanlık enstitülerinde, su ürünleri yetiştiricilik tesislerinde yapıp doğaya binlercesini salıyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Neredeyse 100-150 ton havyar alınacak"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Atalay, Mersin balığı üretiminin son yıllarda özel sektörün girişimiyle arttığını ve Keban Baraj Gölü üzerinde toplamda 2 bin 500 ton kapasiteyle kurulan üretim tesisinin ülke ekonomisi açısından önemli bir değer olduğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tesiste birkaç yıl önce başlanan Mersin balığı yetiştiriciliğinde 950 ton kapasiteye ulaşıldığını dile getiren Atalay, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Keban Baraj Gölü üzerinde 2 bin 500 ton kapasiteyle kurulan üretim tesisinde balıkların yetişkin olanları neredeyse 100 kiloya ulaştı. 5-6 yaşındalar ve bunlar 2-3 sene sonra havyar üretmeye başlayacaklar. Havyarı ülkemizde olduğu gibi bütün dünyada çok beğenilen en değerli balıklar. Eti son derece lezzetli ve besleyici bir balık. Bu tesiste balıklar havyar tutmaya başladığı zaman neredeyse 100-150 ton havyar alınacak ve bu bölge tam bir Mersin balığı üretim üssü haline gelecek. Havyarın kilosunun 500 ile 2 bin 500 dolar arasında olduğunu düşünürseniz, 100-150 tonluk bir havyarın ne kadar büyük bir ekonomi ve istihdam sağlayacağını tahmin edebilirsiniz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>- "Ülkemiz, Mersin balığında önemli üretici konumuna gelecek"</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Atalay, Keban Baraj Gölü'nün su kalitesi ve iklim olarak Mersin balığına çok iyi geldiğini, balıkların burada son derece hızlı bir gelişim gösterdiğini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ülke ekonomisine daha fazla katkı ve istihdam sağlanması için Mersin balığı üretiminin yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmaları sürdüreceklerini dile getiren Atalay, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Elazığ, Türkiye'de nasıl alabalıkta ve Türk somonunda bir üs haline geldiyse havyar ve Mersin balığında da üretim üssü haline gelecek. Ülkemizde 13 yetiştiricilik tesisi kurulmuş durumda ve 3 bin 200 ton kapasiteye ulaştık. Çok yakında bunların satışlarının başlamasıyla ülkemiz Mersin balığında önemli üretici konumuna gelecek. Devlet ile bir yere kadar yapıldı ama özel sektöre de çok teşekkür ediyoruz. Keban'da neredeyse bütün dünyaya satılabilecek üst seviyede bir üretim gerçekleştiriyorlar. Nesli tükenmekte olan bir türü alıp yetiştirdik, artık çoğalıyorlar. Hem havyarı hem etini değerlendirecek durumdayız ve stoklara da takviye yapabilecek bir duruma geldik. Bundan 10 yıl önce böyle bir teknolojimiz yoktu. Ülkemizin gelişmesiyle birlikte artık Mersin balığı gibi pek çok canlıya üremesi ve neslini devam ettirmesi için imkan sunuyoruz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye&amp;apos;nin su ürünleri ihracatı geçen yıl 1,6 milyar doları aştı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turkiyenin-su-urunleri-ihracati-gecen-yil-16-milyar-dolari-asti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turkiyenin-su-urunleri-ihracati-gecen-yil-16-milyar-dolari-asti</guid>
<description><![CDATA[ 2023&#039;te en fazla ihracat 323,3 milyon dolarla Rusya&#039;ya yapılırken bu ülkeyi 172,4 milyon dolarla İtalya, 154,8 milyon dolarla Birleşik Krallık takip etti - Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Özkaya: - &quot;Su ürünleri ihracatında hedefimiz kısa sürede 2 milyar doları aşmak&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/04/turkiyenin-su-urunleri-ihracati-gecen-yil-16-milyar-dolari-asti-1713356603.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türkiyenin, ürünleri, ihracatı, geçen, yıl, 1, 6, milyar, doları, aştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Türkiye'nin su ürünleri ihracatı geçen yıl 1,6 milyar doları geçerken sektör 2 milyar dolarlık hedefe odaklandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden derlediği bilgiye göre, balıklar, kabuklu hayvanlar, yumuşakçalar ve suda yaşayan diğer omurgasız hayvanlar kategorilerindeki su ürünlerinde ihracat artışı devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu alanda 2019'da yaklaşık 962 milyon 233 bin dolar, 2020'de 1 milyar 8 milyon 993 bin dolar, 2021'de 1 milyar 294 milyon 359 bin dolar ve 2022'de 1 milyar 540 milyon 27 bin dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Su ürünleri ihracatı geçen yıl 2019'a göre yüzde 67,6 artış göstererek 1 milyar 612 milyon 724 bin dolara çıktı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Böylece söz konusu ürünlerde ihracat artışı devam ederken 5 yıllık dönemde yurt dışına toplam satış 6 milyar 418 milyon 335 bin doları buldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/20240415_5_0DC475C35C8E04D45A3FC9D7808973CC0(1).jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- En çok ihracat Rusya'ya</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Geçen yıl dikkate alındığında en fazla ihracat 323 milyon 287 bin dolarla Rusya'ya yapıldı. Bu ülkeyi 172 milyon 355 bin dolarla İtalya, 154 milyon 813 bin dolarla Birleşik Krallık ve 149 milyon 4 bin dolarla Hollanda izledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Su ürünlerinde ihracattaki artışa karşın ithalat dalgalı seyir izledi. 2019'da 182 milyon 114 bin dolarlık ithalat yapılırken tutar 2020'de 143 milyon 104 bin dolar, 2021'de 201 milyon 786 bin dolar, 2022'de 294 milyon 480 bin dolar oldu. Geçen yıl ise ithalat 263 milyon 167 bin dolar olarak kayıtlara geçti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu dönemde toplam ithalat yaklaşık 1 milyar 84 milyon 651 bin dolar olarak gerçekleşti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İthalatta 72 milyon 273 bin dolarla Norveç ilk sırada yer aldı. Bu ülkeyi Malezya ve Fas izledi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "İhracattaki artışta yetiştiriciliğin gelişmesinin katkısı çok büyük"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Su Ürünleri Kooperatifleri Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Ramazan Özkaya</strong>, AA muhabirine, su ürünleri ihracatındaki artışa ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye'nin, Avrupa'ya en çok alabalık ihracatı yapan ülke olduğunu belirten Özkaya, çupra ve levrek ihracatında da ülkenin ilk sıralarda olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özkaya, son dönemde Karadeniz somonu üretiminin de artmaya başladığına dikkat çekerek, bu ürünün de ihracat artışına katkı sağlayacağını bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İhracatın artması için sürekli çalışmalar yaptıklarını vurgulayan Özkaya, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Ülkemizde balık yetiştiriciliği her geçen yıl artıyor. Bu alana çok fazla destek veriliyor ve yatırım yapılıyor. Su ürünleri ihracatımızın sürekli artmasında yetiştiriciliğin gelişmesinin katkısı çok büyük. Su ürünleri ihracatında hedefimiz kısa sürede 2 milyar doları aşmak."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Su ürünlerinde son 5 yıllık dış ticaret verileri şöyle:</span></span></span></p>

<table>
	<tbody>
		<tr>
			<td>
			<p> </p>
			</td>
			<td>
			<p><strong><span><span><span>2019</span></span></span></strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><strong><span><span><span>2020</span></span></span></strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><strong><span><span><span>2021</span></span></span></strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><strong><span><span><span>2022</span></span></span></strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><strong><span><span><span>2023</span></span></span></strong></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p><strong><span><span><span>İthalat (dolar)</span></span></span></strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>182.113.744</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>143.104.148</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>201.785.793</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>294.479.574</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>263.167.284</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
		<tr>
			<td>
			<p><strong><span><span><span>İhracat (dolar)</span></span></span></strong></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>962.232.885</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>1.008.992.848</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>1.294.358.519</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>1.540.027.376</span></span></span></p>
			</td>
			<td>
			<p><span><span><span>1.612.723.639</span></span></span></p>
			</td>
		</tr>
	</tbody>
</table>

<p> </p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Böcek larvalarından alternatif balık ve tavuk yemi üretilecek</title>
<link>https://trafikdernegi.com/boecek-larvalarindan-alternatif-balik-ve-tavuk-yemi-uretilecek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/boecek-larvalarindan-alternatif-balik-ve-tavuk-yemi-uretilecek</guid>
<description><![CDATA[ Kanatlı hayvan ile balıkların beslenmesinde kullanılacak yem ham maddesinin bir kısmının böcek larvalarından karşılanması amacıyla &quot;Alternatif Yem Hammadde Amacıyla Sürdürülebilir Siyah Asker Sineği Larva Üretim Modeli Projesi&quot; geliştirilecek - Balık beslemede siyah asker sineği ve un kurdu larva unları; yüzde 10 balık unu, yumurta tavuk yemlerinde yüzde 4, etlik piliçlerde ise yüzde 10-15 soya fasulyesi yerine ikame edilebilecek ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/04/bocek-larvalarindan-alternatif-balik-ve-tavuk-yemi-uretilecek-1713352743.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Böcek, larvalarından, alternatif, balık, tavuk, yemi, üretilecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) tarafından geliştirilecek projeyle böcek larvalarından üretilen ürünler alternatif balık ve tavuk yemi olarak kullanılabilecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA muhabirinin Bakanlıktan edindiği bilgiye göre, artan dünya nüfusu ve iklim değişikliği gibi nedenler küresel düzeyde alternatif yem arayışına yol açtı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tüm dünyada, hayvansal üretim için elzem olan yemlerde kullanılacak alternatif protein kaynaklarına olan ihtiyacın daha da artacağı öngörüsüyle böcek larvasından yem üretimiyle ilgili sektör oluşmaya başladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu kapsamda Bakanlık da harekete geçti ve hayvan yemleri için alternatif protein kaynağı olabilecek böcek larvaları kaynaklı yem üretimi amacıyla proje hazırlığına başladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kanatlı hayvan ile balıkların beslenmesinde kullanılacak yem ham maddesinin bir kısmının böcek larvalarından karşılanması amacıyla bu yıl "Alternatif Yem Hammadde Amacıyla Sürdürülebilir Siyah Asker Sineği Larva Üretim Modeli Projesi" geliştirilecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu çerçevede TAGEM bünyesinde faaliyet gösteren Tavukçuluk Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünce alternatif yem kaynaklarının araştırılması için endüstriyel ölçekte kitlesel mono kültür böcek larvaları üretim modelleri oluşturuldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balık beslemede siyah asker sineği ve un kurdu larva unları; yüzde 10 balık unu, yumurta tavuk yemlerinde yüzde 4, etlik piliçlerde ise yüzde 10-15 soya fasulyesi yerine ikame edilebilecek.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Organik atıklar bertaraf edilecek</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Türkiye'de böcek larva üretimi sektörü oluşturulduğunda, elverişsiz tarım arazilerinin değerlendirilmesi, organik atıkların bertarafının sağlanması, çevresel ayak izinin düşürülmesi, küresel ısınmaya karşı önlem alınması ve yeni istihdam alanlarının oluşması sağlanacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Larva üretim sürecinde su tüketiminin nispeten az olması ve organik atıkların kısa sürede değerli besin bileşenlerine dönüştürebilmesi, alternatif besin kaynağı olarak biyolojik değeri yüksek kanatlı ve balık beslemede yem ham maddesi ihtiyacına katkı sağlayacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Üretimde; pazar (meyve sebze), meyve suyu sanayi, içecek sanayi, konserve gıda sanayi, salça sanayi, raf ömrü bitmiş her türlü gıda, mezbaha (balık gibi), tarla ve sera üretim ile evsel gıda atıkları kullanılabilecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Projeyle balık unu ve soya fasulyesine alternatif ürünler sunulacak, protein ve enerji kaynağı olan larva ürünleri ve organik gübre üretimi tarım sektörüne de yeni bir soluk getirecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Söz konusu yenilik, küresel sorunlara yerli çözümler sunmasının yanında çevresel ve ekonomik devamlılığı destekleyecek, yeni istihdam alanları yaratarak sürdürülebilir gıda güvenliğine katkı sağlayacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Bolu&amp;apos;daki tesislerde yılda 8,5 milyon balık yavrusu üretiliyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/boludaki-tesislerde-yilda-85-milyon-balik-yavrusu-uretiliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/boludaki-tesislerde-yilda-85-milyon-balik-yavrusu-uretiliyor</guid>
<description><![CDATA[ Bolu İl Tarım ve Orman Müdürü Zekeriya Ar, kentteki su ürünleri yetiştiriciliği tesislerinde yılda 8,5 milyon yavru balık üretildiğini bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/10/boludaki-tesislerde-yilda-85-milyon-balik-yavrusu-uretiliyor-1697517633.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Boludaki, tesislerde, yılda, 8, 5, milyon, balık, yavrusu, üretiliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Mudurnu ilçesi Taşkesti beldesindeki tesisleri ziyaret eden Ar, Sakarya-Bolu-Düzce Su Ürünleri Yetiştiricileri ve Üreticileri Birliği Başkanı Mahmut Altıparmak'tan alabalık yetiştiriciliği hakkında bilgi aldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/boludaki-tesislerde-yilda-85-milyon-balik-yavrusu-uretiliyor-0-k2MECVrf.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ar, yaptığı açıklamada, Bolu'da ağırlıklı olarak gökkuşağı alabalığı yetiştirilmekle birlikte sülük ve sazan üretimi de yapıldığını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bolu'nun su ürünleri yetiştiriciliği konusunda ön planda olduğunu vurgulayan Ar, "36 su ürünleri yetiştiriciliği tesisimizde üretilen yıllık 325 ton balık eti ve yaklaşık 8,5 milyon yavru, ilimiz ve ülke ekonomimize katkı sağlamakta." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türk somonu ihracatında hedef, pazar çeşitliliğini artırmak</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turk-somonu-ihracatinda-hedef-pazar-cesitliligini-artirmak</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turk-somonu-ihracatinda-hedef-pazar-cesitliligini-artirmak</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye&#039;den yılın ilk çeyreğinde yapılan somon ihracatı, geçen senenin aynı dönemine oranla yüzde 126 artarak 101,7 milyon dolara ulaştı - DKİB Yönetim Kurulu Başkanı Saffet Kalyoncu: - &quot;Türk somonuna son yıllarda ABD&#039;den de önemli talep oldu. Önümüzdeki dönemde ABD pazarında tanıtım çalışmalarına daha çok öncelik tanıyacağız&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/04/turk-somonu-ihracatinda-hedef-pazar-cesitliligini-artirmak-1713284258.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türk, somonu, ihracatında, hedef, pazar, çeşitliliğini, artırmak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İç sularda kurulu çiftliklerde belli bir ağırlığa ulaştıktan sonra Karadeniz'deki deniz kafeslerine aktarılarak yetiştirilen Türk somonunun ihracatı, yılın ilk çeyreğini yüzde 126'lık artışla kapattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA muhabirinin, Doğu Karadeniz ihracatçılar Birliği (<strong>DKİB</strong>) verilerinden derlediği bilgiye göre, Ocak-Mart 2023 dönemi Türk somonu ihracatı, 44 milyon 993 bin 815 dolar olarak kayıtlara geçti. Bu yılın aynı döneminde ise ihracat yüzde 126 artarak 101 milyon 734 bin 181 dolara ulaştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Her geçen yıl üretimi artan Türk somonunun ihracatı, miktar olarak 2023'ün ilk çeyreğinde 5 bin 626 ton iken, bu yılın aynı döneminde yüzde 232 artışla 18 bin 694 ton oldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye'den ocak-mart döneminde 34 ülkeye Türk somonu satıldı. Rusya Federasyonu 59 milyon 422 bin 570 dolarla ilk sırada yer alırken, bu ülkeyi 10 milyon 851 bin 750 dolarla Vietnam, 8 milyon 412 bin 847 dolarla Almanya izledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Geçen yılın aynı döneminden farklı Yunanistan, Endonezya, Ukrayna, Çin, Singapur, Malezya, Mısır, KKTC, Kazakistan, Avusturya, Portekiz ve Belçika'ya da bu dönem Türk somonu ihraç edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/somon-baligi-1529925_1.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "İhracatımızın miktarda yüzde 66'lık kısmı Rusya Federasyonuna yapıldı"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>DKİB Yönetim Kurulu Başkanı Saffet Kalyoncu, AA muhabirine, Türk somonunun, su ürünleri sektöründe önemli ihraç ürünleri arasında yerini aldığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Söz konusu sektör ihracatının her geçen yıl katlanarak arttığına dikkati çeken Kalyoncu, "Türk somonu 2024 yılı ilk çeyreğinde yüksek oranlı ihracat artışı başarısı gösterdi ve pazar çeşitliliğinde de her geçen yıl artış trendini sürdürdü." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kalyoncu, ülkeden ihraç edilen Türk somonuna en büyük talebin Rusya Federasyonu'ndan geldiğine işaret ederek, "Toplam ihracatımızın miktarda yüzde 66'lık kısmı Rusya Federasyonu'na yapıldı. Vietnam'a ihraç edilip burada işleme tabi tutulduktan sonra işlenmiş olarak Japonya'ya sevk edilen Türk somonuna ikinci en büyük talep Japonya'dan geldi. Almanya'ya ihraç edilenler ise tamamen ileri derecede işlem görmüş, tütsülenmiş, marine edilmiş ürünlerden oluştu." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Ülke çeşitliliğinin ve ihracatının artmasına önemli katkı sağlayacağız"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Türk somonu ihracatında ülke çeşitliliğini artırma gayretinde olduklarını vurgulayan Kalyoncu, "Türk somonuna son yıllarda ABD'den de önemli talep oldu. Önümüzdeki dönemde ABD pazarında tanıtım çalışmalarına daha çok öncelik tanıyacağız." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kalyoncu, Türk somonunun marka bilinirliğinin artırılması ve pazar çeşitliliğinin sağlanması açısından yurt dışı tanıtım çalışmalarına çok önem verdiklerini belirterek, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bu kapsamda da su ürünlerinin en büyük fuarlarından olan ve İspanya'nın Barselona kentinde 23-25 Nisan'da düzenlenecek su ürünleri fuarına katılarak açılacak stantta Türk somonunun tanıtımını yapacağız. Ayrıca Türk somonunun tanıtımına ilişkin geliştirdiğimiz Turquality Tanıtım Projesi de Ticaret Bakanlığınca onaylandı. Bu kapsamda hedef pazarlarda önümüzdeki 4 yıl boyunca yapacağımız tanıtım etkinlikleri ile Türk somonu ihracatında ülke çeşitliliğinin ve ihracatının artmasına önemli katkı sağlayacağız."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türk somonunun yetiştiriciliğinin artırılması gerektiğini aktaran Kalyoncu, "3-4 yıllık bir periyotta Tarım ve Orman Bakanlığının da yetiştiricilikte destek sağlaması halinde Türk somonu ihracatının 1 milyar dolar sınırını çok rahatlıkla aşacağına inanıyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Şanlıurfa&amp;apos;dan Rusya&amp;apos;ya balık ihracatı devam ediyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/sanliurfadan-rusyaya-balik-ihracati-devam-ediyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/sanliurfadan-rusyaya-balik-ihracati-devam-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ Su Ürünleri Mühendisi Hayri Aksoy: - &quot;Türk somonunun iç sularda yetiştirilen en önemli bölgelerden birindeyiz. 12 ay üretim yapabiliyoruz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/03/sanliurfadan-rusyaya-balik-ihracati-devam-ediyor-1709551456.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Şanlıurfadan, Rusyaya, balık, ihracatı, devam, ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Bozkırın ortasındaki kent Şanlıurfa'da yaklaşık 25 yıl önce <strong>Fırat Nehri</strong>'nde balık üretimine başlayan <strong>Hayri Aksoy</strong>, devletin de verdiği desteklerle üretim kapasitesini artırarak ihracat yapıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Aynı zamanda Şanlıurfa Su Ürünleri Yetiştiricileri Birliği Başkanı olan Aksoy, yaklaşık 25 yıl önce kaymakamlık nezdinde başlatılan projeyle alabalık çiftliğini kurdu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Aksoy, burada ürettiği Türk somonunun yüzde 90'ını Rusya pazarına ihraç ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Su Ürünleri Mühendisi Hayri Aksoy, AA muhabirine, 25 yıldır havzada balık ürettiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Aksoy, kaymakamlık nezdinde başlatılan projeyi devralarak burada ilk alabalık çiftliğini kurduklarını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/aa-20240304-33881314-33881311-devlet-destegiyle-uretimini-artirdi-sanliurfadan-rusyaya-balik-ihracatina-basladi.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yıllık 2 bin 450 ton balık üretimi gerçekleştirdiklerini belirten Aksoy, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"İlk kapasitemiz yıllık 29 tonla başladık. Devletin ve bakanlığın verdiği desteklerle bu projeler önce 100 ton, sonra 5 milyon kapasiteli kuluçkahane, arkasından toplam 2 bin 450 ton balık ve yıllık 15 milyon yavru kapasiteli bir üretim yapmaktayız. İlk yaptığımız üretimler yurt içindeki pazarda satışı sağlandı. Devamındaki üretimde Avrupa'da, Almanya merkezli bir şirket kurduk, ihracata başladık. Türk somonunun iç sularda yetiştirilen en önemli bölgelerden birindeyiz. 12 ay üretim yapabiliyoruz. Dönemsel değil, 12 ay sürekli üretim yapılabilen nadir bir yer havzamız. Burada yaptığımız üretimin de yüzde 90'ı şu anda Türk somonu olarak Rusya pazarına ihraç ediliyor. Havzanın toplam üretimi 20 bin tona yaklaşmış durumda. Yurt dışından bize ithal gelen Norveç somonundan hiçbir farkı olmayıp daha kaliteli ve daha sağlıklı ürünler üretiyoruz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/aa-20240304-33881314-33881307-devlet-destegiyle-uretimini-artirdi-sanliurfadan-rusyaya-balik-ihracatina-basladi.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkları tesiste işleyip dondurarak pazara sunduklarını ifade eden Aksoy, iç pazarda da İstanbul, Konya, Adana, Mersin ve Kayseri'ye balıkları taze olarak gönderdiklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Devletin verdiği desteklerle sektörün geliştiğini dile getiren Aksoy, "Üretimde sektörün buraya gelmesinde devletin çok büyük bir faktörü var. Üretime verdikleri destekle sektör bir yerlere geldi. Aldığımız destekler, sattığımız balık üzerinden hibe destekler. Ne kadar balık üretiyorsanız devlet size ürettiğiniz balık kadar para veriyor. Bunun dışında yatırım için kafes, ağ, makine, ekipmanda da yüzde 70 hibeye kadar desteklemeler var. Bunu da dönemlerini takip edip kullanıyoruz." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Muğla&amp;apos;da bir kişi balık üretim havuzunda ölü bulundu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/muglada-bir-kisi-balik-uretim-havuzunda-oelu-bulundu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/muglada-bir-kisi-balik-uretim-havuzunda-oelu-bulundu</guid>
<description><![CDATA[ Muğla&#039;nın Milas ilçesinde balık üretim çiftliğinde çalışan bir kişi balık havuzunda ölü bulundu. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/10/muglada-bir-kisi-balik-uretim-havuzunda-olu-bulundu-1696919246.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Muğlada, bir, kişi, balık, üretim, havuzunda, ölü, bulundu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Alınan bilgiye göre, Savran Mahallesi'nde bulunan balık üretim çiftliğinde işçi olarak çalışan Samet Adalıoğlu'ndan (55) haber alamayan yakınları ve işletme yetkilileri Adalıoğlu'nun balık havuzunda hareketsiz yattığını gördü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sağlık ekiplerinin yaptığı incelemede Adalıoğlu'nun hayatını kaybettiği belirlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Adalıoğlu'nun cenazesi ölüm nedeninin belirlenmesi için Muğla Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Jandarma ekipleri olayla ilgili soruşturma başlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye balıkçılıkta geçen yıl 1 milyon tonla rekor kırdı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turkiye-balikcilikta-gecen-yil-1-milyon-tonla-rekor-kirdi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turkiye-balikcilikta-gecen-yil-1-milyon-tonla-rekor-kirdi</guid>
<description><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Mustafa Altuğ Atalay: - &quot;Bu yıl 575 bin ton üzerinde yetiştiricilik hedefimiz var&quot; - &quot;Artık balık yetiştiriciliğini de üretim planlaması kapsamına aldık. Fazla üretmekten ziyade tam ihtiyaca göre ve optimum düzeyde fiyat politikası sağlayacak şekilde üretmeyi hedefliyoruz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/02/turkiye-balikcilikta-gecen-yil-1-milyon-tonla-rekor-kirdi-1709151845.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye, balıkçılıkta, geçen, yıl, milyon, tonla, rekor, kırdı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü (BSGM)  <strong>Mustafa Altuğ Atalay</strong>, balık yetiştiriciliği ve avcılık ürünlerinde geçen yıl rekor kırıldığını belirterek, "Geçen sene 1 milyon tona yakın balık elde edildi. Bu yıl 575 bin ton üzerinde yetiştiricilik hedefimiz var." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Atalay, AA muhabirine, balıkçılık sektöründeki gelişmelere ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye'nin, geçen hafta Antalya'da, Akdeniz ve Karadeniz'in en büyük Balıkçılık Bilimi Forumu'na (<strong>Fish Forum</strong>) ev sahipliği yaptığını dile getiren Atalay, forumda, dünyada balıkçılığın daha sürdürülebilir hale getirilmesi konusunun ele alındığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Atalay, dünyada denizlerin, iklim değişikliği ve yerli olmayan istilacı türlerden dolayı baskı altında bulunduğuna işaret ederek, forumda, denizlerde yaşanan sorunlara ilişkin çözüm yollarının tartışıldığını ve ortaya çıkan önerilerin politika yapıcılara sunulacağını aktardı. Atalay, forumun, dünyanın önde gelen balıkçılık ülkelerinden Türkiye'de yapılmasının sektöre katkı sağlayacağını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ülkede balık üretiminin avcılık ve yetiştiricilikle yapıldığını anımsatan Atalay, Türkiye'nin, balıkçılık konusunda Avrupa'da hem kabiliyet hem de av gücü bakımından öne çıktığını bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Atalay, ülkenin özellikle yetiştiricilikte Avrupa'da ilk sıralarda yer aldığına işaret ederek, "Levrek ve çipura yetiştiriciliğinde dünyada birinci sıradayız. Alabalık yetiştiriciliğinde ise dünyada ikinci ülkeyiz. Önemli oranda piyasayı belirleyen ve balık sunan bir ülkeyiz." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye'nin, su ürünleri ihracatında da adından söz ettirdiğine dikkati çeken Atalay, 100'den fazla ülkeye balık ürünü ihraç edildiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Atalay, balıkçılık açısından geçen yılın verimli geçtiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Yetiştiricilik ve avcılık ürünlerinde geçen yıl rekor kırıldı. Geçen sene 1 milyon tona yakın balık elde edildi. Bu yıl 575 bin ton üzerinde yetiştiricilik hedefimiz var. Artık balık yetiştiriciliğini de üretim planlaması kapsamına aldık. Fazla üretmekten ziyade tam ihtiyaca göre ve optimum düzeyde fiyat politikası sağlayacak şekilde üretmeyi hedefliyoruz. Hem somonu hem levreği hem çipurayı hem de midyeyi üreteceğiz."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "İstilacı türlerle mücadelede AR-GE çalışmaları yapılıyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Balıkçılık sektöründe AR-GE desteklerinin fayda sağladığını bildiren Atalay, sadece yetiştiricilik ve üretim tarafında değil, istilacı türlerle mücadelede de AR-GE çalışmaları yapıldığını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Atalay, istilacı tür olarak son dönemde artan balon balığının yayılım hızının engellenmesi için destek verildiğini anımsatarak, "Balon balığının artmasını engellemek için verilen destekleri Tarım ve Orman Bakanı <strong>İbrahim Yumaklı</strong>'nın talimatlarıyla 4 katına kadar artıracağız. Balıkçılarımıza hem ekonomik destek sağlamış olacağız hem de bu balıkların azaltılması noktasında önemli çalışmalar yapacağız." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>&amp;quot;Fırat&amp;quot;ın balıkları yurt dışında talep görüyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/firatin-baliklari-yurt-disinda-talep-goeruyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/firatin-baliklari-yurt-disinda-talep-goeruyor</guid>
<description><![CDATA[ Şanlıurfa Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Aksoy: - &quot;Yaklaşık 20 bin ton balık üretiyoruz. Ürettiğimiz bu balıkların ihracatta katkısı yaklaşık 100 milyon dolar civarında&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/02/firatin-baliklari-yurt-disinda-talep-goruyor-1709020236.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Fıratın, balıkları, yurt, dışında, talep, görüyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Şanlıurfa'nın Birecik ilçesinde, Fırat Nehri'nde yetiştirilen balıklar, başta Rusya olmak üzere birçok ülkeye ihraç ediliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Güneydoğu Anadolu Projesi (<strong>GAP</strong>) ile hayatın hemen her alanında ilerlemelerin kaydedildiği Şanlıurfa'da,<strong> Fırat Nehri</strong>'nin kıyısında bulunan Birecik havzasında kurulan çiftliklerde balık üretimi yapılıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balık üretim tesislerini ziyaret eden İl Tarım ve Orman Müdürü <strong>Mehmet Aksoy</strong>, gazetecilere açıklamalarda bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İç sulardaki Türk somonunun dünyayla rekabet edebilecek şekilde burada üretildiğini belirten Aksoy, "Şanlıurfa'da yaklaşık 20 bin ton balık üretiyoruz. Ürettiğimiz bu balıkların ihracatta katkısı yaklaşık 100 milyon dolar civarında. Türkiye'nin şu anda bu yıl ihracat rakamı 1 milyar 800 milyon dolar civarında. Özellikle sayın Cumhurbaşkanımızın tarımı stratejik alan ilan etmesinden bu tarafa tarımın bütün sektörleri, balıkçılık da buna dahil üretim noktasında çok müthiş bir ivme kazandı. Biz stratejik alan olarak gördüğümüz için üretimin her kademesine destek veriyoruz. Özellikle Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğümüz ve Tarım ve Orman Bakanımızın gayretiyle inşallah gelecek yıl bu rakamı biz 3 milyar doların üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. İç sulardaki Türk somonu dünyayla rekabet edebilecek şekilde burada üretiliyor. Sağlıklı ve doğru bir şekilde de soğuk zincirle ihraç ediliyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balık üretim tesislerine devletin destek verdiğini anlatan Aksoy, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bütün üretim tesislerine bizim hem kırsal kalkınma hem TKDK hem de Ziraat Bankası üzerinden yüzde yetmiş beşe yakın hibe destekleri var. Özellikle yavru üretimine büyük destek veriyoruz. Sadece Şanlıurfa'da biz geçen sene 33 milyon adet yavru balık üretip ve bunları iç sulardaki GAP bölgesindeki 9 tane ilimize verdik. Bunda 33 milyon balığın yaklaşık olarak 22 milyonu sazan balığı. Geriye kalanı da şabut balığıydı. Şabut balığı da Fırat'ın korunan ve özel türlerinden bir tanesi. Dolayısıyla bu üretim merkezi Bozova ilçemizde. Türkiye'nin en büyük üretim istasyonu. Dünyada da ikinci sırada. İnşallah bu işletmemizi de balık üretim merkezi olarak balıkçılarımızın hizmetine sunarsak üretim noktasında da Türkiye herhalde Norveç'ten sonra dünyadaki en önemli ülke olacaktır. Türk somonu noktasında bir yere gelmiş olacağız."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçılık sektörü olarak son 20 yılda 80 kat büyüdüklerini dile getiren Aksoy, "Bu tabii devletimizin verdiği büyük teşviklerle oldu. Sadece iç sularda düşünmeyelim bunu. Kıyı balıkçılığı yapan, denizlerde de balıkçılık yapan bütün balıkçılarımızı teknelerinin boyunlarını büyütme, ekipmanlarını yenileme, ağlarını yenilemeyle ilgili devletimiz kredi verdi. O balıkçılarımız da bu noktadan çok faydalandılar. Türkiye balıkçılığı şu anda dünyayla rekabet edebilecek bir noktada." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Aksoy, Şanlıurfa'da üretilen somon balığının büyük bir kısmını Rusya'ya ihraç ettiklerine dikkati çekerek, "Bizim sadece Türkiye genelinde iç sularda somon balıklarımız 33 ülkeye gidiyor. Ama bizim Şanlıurfa'da Birecik Havzasında ürettiğimiz ürünlerin büyük bir kısmı Rusya'ya ihraç ediliyor. Ama Karadeniz'e gittikten sonra üç ay bunları tatlı su balığında deniz suyunda üç ay bekletilip orada da beslenip deniz somunu diye ayrı bir tescil alıp başka ülkelere de ihraç ediliyor. Özellikle Şanlıurfa ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde balıkla ilgili en çok üretilen il Şanlıurfa." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Su ürünleri sektörü 2 milyar dolar gelir hedefine odaklandı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/su-urunleri-sektoeru-2-milyar-dolar-gelir-hedefine-odaklandi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/su-urunleri-sektoeru-2-milyar-dolar-gelir-hedefine-odaklandi</guid>
<description><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü Mustafa Altuğ Atalay: - &quot;2030&#039;da da katma değerli ürünlerle 5 milyar dolar ihracat değerine ulaşmayı hedefliyoruz. Bunun için Bakanlık olarak yoğun çalışma yürütüyoruz&quot; - Su Ürünleri Yetiştiricileri Üretici Merkez Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Coşkun: - &quot;Türk somonunda bir marka yarattık. Bu sene 65 bin ton Türk somonu üretmeyi hedefliyoruz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/02/su-urunleri-sektoru-2-milyar-dolar-gelir-hedefine-odaklandi-1708593634.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ürünleri, sektörü, milyar, dolar, gelir, hedefine, odaklandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>Tarım ve Orman Bakanlığı</strong> Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürü (<strong>BSGM</strong>) <strong>Mustafa Altuğ Atalay</strong>, su ürünlerinde bu yıl 2 milyar dolar, 2030 için 5 milyar dolar gelir hedefine odaklandıklarını belirterek, yürüttükleri çalışmalarla dünya piyasasında söz sahibi olabilecek ürünler geliştirdiklerini bildirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Atalay, Su Ürünleri Yetiştiriciliği Çalıştayı için geldiği Antalya'da, AA muhabirine, Türkiye'nin su ürünleri yetiştiriciliği ve avcılığında bölgesinde lider, ihracat bakımından dünyada önemli ülkeler arasında yer aldığını söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Türkiye'den 100'ün üzerinde ülkeye ihracat yaptıklarını aktaran Atalay, 2023'teki 1 milyar dolar hedefini 2019'da yakaladıklarını, geçen seneyi 1,7 milyar dolarla kapattıklarını ifade etti.</span></span></p>

<p><span><span>Su ürünleri ihracatının önemine işaret eden Atalay, "2024 için su ürünlerinden 2 milyar dolar gelir hedefini koyduk. Bunu çok rahat yakalayacağımızı planlıyoruz. 2030'da da katma değerli ürünlerle 5 milyar dolar ihracat değerine ulaşmayı hedefliyoruz. Bunun için Bakanlık olarak yoğun çalışma yürütüyoruz." diye konuştu.</span></span></p>

<p><strong><span><span>- Üretim planlamasına geçildi</span></span></strong></p>

<p><span><span>Atalay, bitkisel, hayvansal ve su ürünleri başta olmak üzere tüm ürünlerde üretim planlamasının gündeme alındığını, levrek, Türk somonu ve çupra türlerinin üretim planlaması kapsamında bulunduğunu aktardı.</span></span></p>

<p><span><span>Doğu Karadeniz'de ürettikleri balıkların güzel yağlanarak, hızlı büyüdüğünü belirten Atalay, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span><span>"Dünyaya bunları ihraç ediyoruz. Asıl hedefimiz kendi halkımıza bu balıklardan uygun fiyata bolca yedirebilmek. Avcılık balığıyla birlikte yetiştiricilik balığının hem 12 ay boyunca halkımızın sofrasında tüketimini sağlamak hem ihracatımızı artırmak istiyoruz. Üretim planlaması kapsamında doğru adımlarla satabileceğimiz balığı alıp, balık enflasyonu oluşturmadan, çevreye duyarlı yetiştiricilik yapılan bölgelere en ufak zarar vermeden bu ürünü geliştirmeyi hedef olarak koyduk ve başarıyoruz. Dozunda, optimum miktarda en iyi tekniklerle üretim planlaması yaptığınızda ürünü satabiliyorsunuz. İhracatta avantaj sağlıyor, balığın kalitesine de yansıyor. Pazarı daha rahat buluyorsunuz."</span></span></p>

<p><strong><span><span>- Kişi başı balık tüketimi artırılacak</span></span></strong></p>

<p><span><span>Üreticilere teşvikler sağlandığına dikkati çeken Atalay, ürünlere midyeyi eklediklerini, siyah havyarın elde edildiği Mersin balığı üretimine başladıklarını belirtti.</span></span></p>

<p><span><span>İhracat hedefine ulaşabilmek için üretimini yaptıkları balık türlerine kalkan, lahoz başta olmak üzere 20'ye yakın türün ekleneceğini bildiren Atalay, "Su ürünleri istihdama ciddi katkı sağlıyor. Su ürünleri alanında önemli adımlar atarak, bakanlık ve araştırma enstitüleriyle birlikte çalışarak dünya piyasasında söz sahibi olabilecek ürünler geliştiriyoruz." dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Atalay, kişi başı balık tüketimini artırmak için her türlü kampanyayı desteklediklerini, beş yılda kişi başı balık tüketiminin 5,5 kilogramdan 8 kilogramlara ulaştığını söyledi.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/resim_2024-02-22_121945631.png"></span></span></p>

<p><strong><span><span>- Türk somonu yeni ihracat kapıları araladı</span></span></strong></p>

<p><span><span>Su Ürünleri Yetiştiricileri Üretici Merkez Birliği (<strong>SUYMERBİR</strong>) Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Faruk Coşkun</strong> da beş yıldır üretilen Türk somonunun dünya için önemli lezzet olduğunu vurguladı.</span></span></p>

<p><span><span>Geçen sene 45 bin ton Türk somonu ihraç ederek 350 milyon dolar gelir elde ettiklerini bildiren Coşkun, "Türk somonunda marka yarattık. Bu sene 65 bin ton Türk somonu üretmeyi hedefliyoruz. Ayrıca bu yıl 600 bin ton üretim, 2 milyar dolar gelir hedefliyoruz. " diye konuştu.</span></span></p>

<p><span><span>Konuşmanın Videosu <a href="https://www.youtube.com/@BalikTVmedya"><strong>Balık TV Medya</strong></a> Youtube Kanalında </span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye 2024&amp;apos;te orkinos ihracatını iki katına çıkarmayı hedefliyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turkiye-2024te-orkinos-ihracatini-iki-katina-cikarmayi-hedefliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turkiye-2024te-orkinos-ihracatini-iki-katina-cikarmayi-hedefliyor</guid>
<description><![CDATA[ Akdeniz&#039;de avlandıktan sonra yaklaşık 6 ay İzmir&#039;deki çiftliklerde yetiştirilen orkinosların büyük bölümü gemilerle Japonya&#039;ya ihraç ediliyor - Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan: - &quot;2023 yılı orkinos ihracatı 25 Aralık itibarıyla 51 milyon dolara ulaştı. 2024 için hedefimiz 100 milyon dolar&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/12/turkiye-2024te-orkinos-ihracatini-iki-katina-cikarmayi-hedefliyor-1703941251.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye, 2024te, orkinos, ihracatını, iki, katına, çıkarmayı, hedefliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Türkiye'nin dünya pazarında önemli pay sahibi olduğu orkinos yetiştiriciliğinde yıllık ihracat gelirinin 51 milyon dolardan 100 milyon dolara çıkarılması hedefleniyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Her yıl nisan-mayıs aylarında Akdeniz'e açılan Türk balıkçılar, Uluslararası Atlantik Orkinosunu Koruma Komisyonu (<strong>ICCAT</strong>) tarafından belirlenen ülke kotası kadar orkinos avlayıp, büyütülmek üzere Ege Denizi'ndeki çiftliklere getiriyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ton balığı olarak da bilinen orkinos çiftliklerinin büyük çoğunluğu İzmir açıklarında yer alıyor. Küçük çiftliklerin kapasitesi yıllık 250-300 tonken büyük ölçekli çiftliklerin kapasitesi yıllık 1000 tonu geçebiliyor. Denizin içindeki kafeslerde sardalya, kolyoz ve uskumru gibi organik yemlerle beslenen ve ağırlıkları 600 kilograma kadar çıkan balıklar için aralık ayında hasat başlıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Aylarca balıkların beslenmesinde görev alan dalgıçlar, bu kez balık hasadı için dalıyor. Çiftliklerden çıkarılan orkinoslar Japonya'dan gelen gemilere aktarılıyor. "Fabrika gemiler" olarak adlandırılan bu gemilerde orkinoslar işleniyor ve Japonya'ya yol alıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Geçen yıl toplam orkinos ihracatının yüzde 62'sini karşılayan Japonya, bu balıkları geleneksel yemekleri suşi ve saşimi yapımında kullanıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Japonya'dan sonra en çok talep Güney Kore, ABD, Kanada ve İtalya'dan geliyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- İhracatı artıyor</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, AA muhabirine, uluslararası kuruluşların Türkiye için belirlediği mavi yüzgeçli orkinos avcılığı kotasının 2023, 2024 ve 2025 yılları için yıllık 2 bin 600 ton olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tahsis edilen avcılık kotası altında uzun yıllardır Akdeniz'de canlı mavi yüzgeçli orkinos avcılığı yapıldığını aktaran Kızıltan, mavi yüzgeçli orkinosun özellikleri dolayısıyla dünyada üst kalite olarak nitelendirildiğini ve tercih edilen bir balık olduğunu ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Avcılık kotasının Avrupa ülkeleri ile rekabet edebilirliği mümkün kılmadığını dile getiren Kızıltan, "Ülkemize verilen kotanın artması yıllardır mücadele verdiğimiz bir konudur. Diğer yandan Japonya'nın Türkiye'ye uyguladığı ithalat vergisi yüzde 3,5 olduğu halde AB ülkelerine yüzde 0 olarak uygulaması gücümüzü azaltmaktadır." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Orkinos ihracatı hedefine de değinen Kızıltan, "2023 yılı orkinos ihracatı 25 Aralık itibarıyla 51 milyon dolara ulaştı. 2024 için hedefimiz 100 milyon dolar." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Japonya'da favori deniz ürünü"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Orkinos ithalatı için İzmir'e gelen Japon firmanın balık ticareti bölümü genel müdür yardımcısı Junya Hanzawa da ton balığının ülkesinde en sevilen deniz ürünü olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Japonya'da ailelerin haftada 1-2 kez ton balığı yediğini aktaran Junya Hanzawa, bu balığın düğün, mezuniyet gibi törenlerin de gözde menüsü olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Junya Hanzawa orkinoslar arasında mavi yüzgeçli orkinosun en lezzetli ve kalitelisi olduğunu belirterek, "Bu yüzden Akdeniz'in mavi yüzgeçli orkinoslarını seviyoruz. Akdeniz'deki orkinoslar, çiftlik üretimi olduğu için bu bölgeden istikrarlı ve sürdürülebilir bir tedarik mümkün. Bu nedenle Akdeniz'den alım yapmaya karar verdik." diye konuştu.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Muğla&amp;apos;dan 11 ayda 700 milyon dolarlık balık ihracatı yapıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/mugladan-11-ayda-700-milyon-dolarlik-balik-ihracati-yapildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/mugladan-11-ayda-700-milyon-dolarlik-balik-ihracati-yapildi</guid>
<description><![CDATA[ Kentteki tesislerde yetiştirilen çiftlik balıkları, ABD, Rusya ve Japonya&#039;nın da aralarında bulunduğu 69 ülkeye gönderiliyor - Muğla Kültür Balıkçıları Derneği Başkanı İhsan Bozan: - &quot;Muğla&#039;nın ihracatının yıl sonu itibarıyla 850 milyon dolar civarında olacağını tahmin ediyoruz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/12/mugladan-11-ayda-700-milyon-dolarlik-balik-ihracati-yapildi-1701870170.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Muğladan, ayda, 700, milyon, dolarlık, balık, ihracatı, yapıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Muğla'da faaliyet gösteren kültür balıkçılığı tesislerinde yetiştirilen ve 69 ülkeye ihraç edilen balıklardan bu yılın 11 aylık döneminde 700 milyon dolar gelir elde edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye'nin deniz kültür balıkçılığı üretiminin önemli bir kısmının gerçekleştirildiği Muğla'da, her geçen yıl üretim miktarı ve ihracat hacmi artıyor. 2019'da 74 bin ton balık ihracatı yapılan kentten, 2020 yılında 78 bin ton, 2021'de 97 bin 33 ton ve geçen yılda 125 bin ton su ürünü yurt dışına satıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Muğla Kültür Balıkçıları Derneği Başkanı <strong>İhsan Bozan</strong>, AA muhabirine, <strong>Muğla'</strong>nın Türkiye deniz kültür balıkçılığı üretiminin yaklaşık yüzde 65'ini yaptığını, toplam ihracatın yaklaşık yüzde 50'sinin de bölgeden gerçekleştirdiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20231206-33115982-33115975-MUGLADAN_11_AYDA_700_MILYON_DOLARLIK_BALIK_IHRACATI_YAPILDI.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu yıl sektörün biraz daha büyüdüğünü belirten Bozan, "Türkiye kültür balıkçılığı sektörü son yıllarda önemli gelişmeler kaydetti. Özellikle alabalık, çipura ve levrekte Avrupa'nın en yüksek kapasitesine sahip olduk." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bozan, genel olarak planların ve beklentilerin gerçekleştiği bir yıl yaşadıklarını dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Gelecek yıl da aynı tempoyla ülke için üretmeye, katma değer yaratmaya devam edeceklerini vurgulayan Bozan, insanları daha fazla balıkla tanıştırmaya, balıkla beslenme konusunda mesafe almaya çalışacaklarını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20231206-33115982-33115980-MUGLADAN_11_AYDA_700_MILYON_DOLARLIK_BALIK_IHRACATI_YAPILDI.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "140 bin ton civarında su ürünü üretimi yapılıyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Muğla'dan bu yıl kasım ayı itibarıyla ihraç edilen balıklardan 700 milyon dolar gelir elde edildiğini kaydeden Bozan, "Muğla'nın ihracatının yıl sonu itibarıyla 850 milyon dolar civarında olacağını tahmin ediyoruz. 69 ülkeye ihracat gerçekleştiriliyor. Ana pazar Avrupa Birliği. Bunun dışında Rusya, Orta Doğu pazarı, ABD ve İngiltere gibi aşağı yukarı gelişmiş coğrafyanın tamamına balık ihracatı gerçekleştiriliyor." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20231206-33115982-33115976-MUGLADAN_11_AYDA_700_MILYON_DOLARLIK_BALIK_IHRACATI_YAPILDI.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bozan, Muğla'da bu yılki su ürünü üretiminin yaklaşık 140 bin tona ulaşmasının beklendiğini kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sektörde 20 bin civarında çalışan olduğuna işaret eden Bozan, yan işletmelerle bu sayının 100 bini geçtiğini, Muğla'da turizmden sonra en büyük sektörün su ürünleri olduğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bozan, su ürünlerinin Türkiye'den gelişmiş ülkelere ihracatı yapılabilen, her türlü kalite, gıda güvenliği sertifikasına sahip yegane hayvansal ürün olduğunu savundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20231206-33115982-33115972-MUGLADAN_11_AYDA_700_MILYON_DOLARLIK_BALIK_IHRACATI_YAPILDI.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yeni türlerin üretimi için çalışma yürütüldüğünü, onlarca türün denendiğini aktaran Bozan, "Bu ürünleri ticari boyuta getirip belli bir performans noktasına ulaştırdığımız zaman piyasaya yayıyoruz. Örneğin granyöz ve minekop gibi. Son dönemde karides ve midye işletmeleri çoğaldığı, ileriki yıllarda daha da artacağını düşünüyoruz." dedi.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Su ürünleri yetiştiricilerine verilecek destekler belirlendi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/su-urunleri-yetistiricilerine-verilecek-destekler-belirlendi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/su-urunleri-yetistiricilerine-verilecek-destekler-belirlendi</guid>
<description><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı: - &quot;Verilen desteklerle son 19 yılda 1245 olan yetiştiricilik tesisi sayımız 2 bin 382&#039;ye, 61 bin ton olan yetiştiricilik üretim miktarımız ise 7 kattan fazla artışla 514 bin tona yükseldi - &quot;Sektörümüzü bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da desteklemeye devam edecek, su ürünleri dış ticaretinde net ihracatçı pozisyonumuzu koruyup daha ileriye taşıyacağız&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/12/su-urunleri-yetistiricilerine-verilecek-destekler-belirlendi-1701534062.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ürünleri, yetiştiricilerine, verilecek, destekler, belirlendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Tarım ve Orman Bakanı <strong>İbrahim Yumaklı</strong>, su ürünleri yetiştiricilerinin desteklendiğini belirterek "Verilen desteklerle son 19 yılda 1245 olan yetiştiricilik tesisi sayımız 2 bin 382'ye, 61 bin ton olan yetiştiricilik üretim miktarımız ise 7 kattan fazla artışla 514 bin tona yükseldi." açıklamasında bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, 2023 Yılı Su Ürünleri Yetiştiriciliği Desteklemesine Dair Tebliğ ve Su Ürünleri Yetiştiriciliği Kapsamında Alabalık Kuluçkahanelerinde Damızlık Alabalık Desteğine İlişkin Tebliğ, 1 Ocak 2023'ten geçerli olmak üzere Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Açıklamaya göre, Bakan Yumaklı, su ürünleri ve balıkçılık sektörünün mevcut durumu ve Bakanlığın üretim planlamaları dikkate alınarak her yıl yapılan yeni düzenlemelerle su ürünleri yetiştiricilerinin desteklendiğini işaret etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İlk defa 2003'te desteklenmeye başlanan sektöre 2022'de 120 milyon liraya yakın yetiştiricilik desteği verildiğini, 19 yılda üreticilere verilen toplam destek miktarının 1 milyar 640 milyon liraya ulaştığını bildiren Yumaklı şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Verilen bu desteklerle son 19 yılda 1245 olan yetiştiricilik tesisi sayımız yüzde 91 artışla 2 bin 382'ye, 61 bin ton olan yetiştiricilik üretim miktarımız ise 7 kattan fazla artışla 514 bin tona yükseldi. Sektörümüzün kaydettiği gelişme sayesinde 2002'de 27 bin ton olan su ürünleri ihracatımız da 2022'de 8 kattan fazla artışla 251 bin tona, değer olarak ise 97 milyon dolardan 1,65 milyar dolara çıktı. Başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere aralarında Japonya, ABD, Rusya ve Güney Kore gibi ülkelerin de yer aldığı 100'ün üstünde ülkeye su ürünleri ihracatı gerçekleştiriyoruz. Sektörümüzü bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da desteklemeye devam edecek, su ürünleri dış ticaretinde net ihracatçı pozisyonumuzu koruyup daha ileriye taşıyacağız."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Midye üretimine destek yüzde 100 arttı</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Yumaklı, Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe konulan 2023 Yılında Yapılacak Su Ürünleri Desteklemesine İlişkin Karar kapsamında hazırlanan 2023 Yılı Su Ürünleri Yetiştiriciliği Destekleme Tebliği ile midye üretimi için destekleme ödemesini birim fiyatına yapılan yüzde 100'lük artışla 1,00 lira/kilograma çıkardıklarını vurgulayarak "Proje kapasitesi 0-50 ton/yıl olan küçük ölçekli aile işletmeleri için alabalık üretiminde 1,50 lira/kilogram, 50 ton/yıl üzeri alabalık üretimine 1,00 lira/kilogram, kilogram üstü alabalık üretimine 1,50 lira/kilogram, yeni türlerin üretimine 3,00 lira/kilogram, sazan balığı üretimine 1,50 lira/kilogram, kapalı sistem üretime 2,00 lira/kilogram, toprak havuzlarda balık üretimine ise 2,00 lira/kilogram destekleme ödemesi yapılacak." bilgisini verdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Su Ürünleri Yetiştiriciliği Kapsamında Alabalık Kuluçkahanelerinde Damızlık Alabalık Desteğine İlişkin Tebliğ ile de alabalık kuluçkahanelerinde anaç başına 60 lira adet destekleme ödemesinin yapılacağını bildiren Yumaklı, tebliğlerin bütün yetiştiriciler için hayırlı olmasını diledi.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fırat Nehri balık üretimiyle de adından söz ettiriyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/firat-nehri-balik-uretimiyle-de-adindan-soez-ettiriyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/firat-nehri-balik-uretimiyle-de-adindan-soez-ettiriyor</guid>
<description><![CDATA[ Kafes balıkçılığı yapan işletmeler, Rusya ve Almanya&#039;nın yanı sıra birçok Uzak Doğu ülkesine alabalık ihraç ediyor - Gaziantep Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Karayılan: - &quot;Bu yıl inşallah 7 bin 500 ton civarında üretim bekliyoruz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/12/firat-nehri-balik-uretimiyle-de-adindan-soz-ettiriyor-1701431700.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Fırat, Nehri, balık, üretimiyle, adından, söz, ettiriyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>Fırat Nehri</strong>'nde yetiştirilen "<strong>Türk somonu</strong>" ve "<strong>Karkamış kuzusu</strong>" adı verilen alabalıklar, Rusya ve Almanya'nın yanı sıra birçok Uzak Doğu ülkesine satılıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Gastronomi şehri Gaziantep, balık üretimiyle de öne çıkıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Fırat Nehri'nin kıyısında bulunan Karkamış Barajı havzasında balık üretim çiftliklerinin sayısı her geçen gün artıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Fırat'ın serin sularına 5 gramken bırakılan "Karkamış kuzusu", 4 ayda 350 grama ulaşarak farklı sularda yetiştirilen alabalıklardan 4 ay önce sofralara ulaşıyor.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/009_2023_002_2023_12_Kasim_23_20231129_2_61464668_95421446.jpg"></span></span></p>

<p><strong><span><span>- "Geçen yıl 6 bin 750 ton üretim gerçekleşti"</span></span></strong></p>

<p><span><span>İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Karayılan, AA muhabirine, Gaziantep'in denize kıyısı olmamasına rağmen balık üretimiyle adından söz ettirdiğini söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Fırat Nehri'nin Gaziantep ve Şanlıurfa kıyılarında 42 balık üretim çiftliği bulunduğunu dile getiren Karayılan, şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span><span>"Geçen yıl 6 bin 750 ton üretim gerçekleşti. Bu yıl inşallah bunun en az yüzde 15-20 fazlası, 7 bin 500 ton civarında üretim bekliyoruz. Türkiye alabalık üretimiyle ilgili genel anlamda yapılan çalışmalarda 7-8 ay içinde alabalık bir porsiyon balık haline gelirken 350 gram bir porsiyon olarak kabul ediliyor. Bu sahada yetiştirilen alabalıklar yaklaşık 4 ay içinde bu büyüklüğe gelmiş oluyor."</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/009_2023_002_2023_12_Kasim_23_20231129_2_61464668_95421445.jpg"></span></span></p>

<p><span><span>Karayılan, Fırat Nehri'nde yetiştirilen Türk somonunun da diğer yerlerdekinden daha kısa sürede hasat boyuna ulaştığını ifade etti.</span></span></p>

<p><strong><span><span>- "Fırat Nehri Türkiye'de vazgeçilmez bir yer"</span></span></strong></p>

<p><span><span>Su ürünleri mühendisi Emrah Yazar da Türkiye'nin birçok ilinde balık üretimi yapıldığını, Fırat Nehri'nin ise diğer yerlere göre avantajlı olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/009_2023_002_2023_12_Kasim_23_20231129_2_61464668_95421442.jpg"></span></span></p>

<p><span><span>Yazar, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span><span>"Her yerde porsiyon balık 5 gramdan 350 grama ortalama 7-8 ayda gelirken bu suda ortalama 4 ayda hasat boyuna geliyor. Somon ise suya 5 gram olarak koyduğunuzda diğer bölgelerde ortalama 20 ayda hasat edilirken bu suda ortalama 12 ayda hasat etmiş oluyorsunuz. Fırat Nehri Türkiye'de vazgeçilmez bir yer."</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Zengin su kaynaklarının bulunduğu Erzincan&amp;apos;da balıkçılık yaygınlaşıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/zengin-su-kaynaklarinin-bulundugu-erzincanda-balikcilik-yayginlasiyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/zengin-su-kaynaklarinin-bulundugu-erzincanda-balikcilik-yayginlasiyor</guid>
<description><![CDATA[ Kentte onaylı su ürünleri yetiştiriciliği yapan 21 işletmede, yılda 3 bin 316 ton porsiyonluk ve 64 milyon 216 bin ise yavru alabalık üretimi yapılıyor - Tarım ve Orman İl Müdür Vekili Serkan Kütük: - &quot;2024 yılı içerisinde onaylanarak faaliyete geçmesi öngörülen 20 yeni yetiştiricilik başvurusuyla porsiyonluk alabalık üretim kapasitemizi neredeyse 5 katına çıkararak 15 bin 775 tona, yavru alabalık üretim kapasitemizi ise 69 milyon 216 bine çıkarmış olacağız&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/11/zengin-su-kaynaklarinin-bulundugu-erzincanda-balikcilik-yayginlasiyor-1700635049.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Zengin, kaynaklarının, bulunduğu, Erzincanda, balıkçılık, yaygınlaşıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Verimli su kaynakları sayesinde balık yavrusu üretiminde önemli konuma sahip Erzincan'da, yeni yatırımların hayata geçirilmesiyle balıkçılık faaliyetleri yaygınlaşıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yurt dışında Türk somonuna talebin artması dolayısıyla Doğu Anadolu'daki kaynak sularında alabalık üretimi yapan firmalar, talebi karşılamak için kapasite artırımına gidiyor. Yurt içi ve dışından tedarik edilen balık yumurtaları Erzincan'daki üretim tesislerinde bulunan kuluçkahaneye alınıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Burada yaklaşık 25 günlük sürecin ardından belli seviyeye ulaşan balık yavruları, kaliteli ve verimli su kaynakları ile dolan havuzlara alınarak bakımlarına devam ediliyor. Gelişimine göre boy ve ağırlık oranlarında gruplandırılan balıklar, 90-100 günlük üretim süreci sonrası Karadeniz Bölgesi'ne gönderiliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tarım ve Orman İl Müdür Vekili Serkan Kütük, AA muhabirine, kentte su ürünleri üretiminde belirli bir seviyeye geldiklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/02_05_20_8_20231121_2_61341931_95155355.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Su ürünleri yetiştiriciliği yapan 21 işletmemiz mevcut"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Bölgede üretimin her geçen gün daha da artarak devam ettiğini anlatan Kütük, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Kentte onaylı su ürünleri yetiştiriciliği yapan 21 işletmemiz mevcut. Bu işletmelerde yılda 3 bin 316 ton porsiyonluk ve 64 milyon 216 bin ise yavru üretimi yapılmaktadır. 2024 yılı içerisinde faaliyete geçmesi öngörülen 20 yeni yetiştiricilik başvurusu ile porsiyonluk alabalık üretim kapasitemizi neredeyse 5 katına çıkararak 15 bin 775 tona, yavru alabalık üretim kapasitemizi ise 69 milyon 216 bine çıkarmış olacağız."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kütük, avcılık yoluyla yapılan üretimin Keban Barajı 1. Bölge'de yıllık 26 ton, Tercan Barajı’nda 7 ton olmak üzere toplam 33 ton olduğunu belirterek, 2024 yılı içerisinde Bağıştaş-1 ve Bağıştaş-2 baraj göllerinin de üretime açılmasının planlandığını ve avcılık yoluyla üretimin yıllık 59 tonu aşacağını öngördüklerini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türk veya Karadeniz somonu yavru üretiminde Erzincan'ın iyi bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Kütük, her geçen gün artan talebi karşılamak için bölgedeki üreticilerin kapasite artırımına gittiğini aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İldeki bir balık tesisinin üretim sorumlusu ve su ürünleri mühendisi Sinan Evinç de yurt içi ve dışından yumurta olarak alınan balıkları yaklaşık 100 günlük bakımın ardından işletmenin diğer ayağı olan Samsun'daki tesise somon adayı olarak gönderdiklerini kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Evinç, "Orada baraj göllerinde belli süreçten geçen ve ardından deniz suyuna alınarak büyütülen balıkların Türk ve Karadeniz somonu olarak ihracatı yapılmaktadır." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/02_05_20_8_20231121_2_61341931_95155360.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Kapasite artırımı hedefleniyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>İşletmelerinin 2011'de yılda 2-3 milyon alabalık yavrusu üretimi ile faaliyete başladığına işaret eden Evinç, "Geçen yıla kadar üretimimiz 8 milyon yavru balıktı ancak buna rağmen talebi karşılayamadığımızdan üretim kapasitemizi tekrar artırarak yılda 15 milyon yavru balığa çıkardık. Sanırım gelen talep nedeniyle bu da yeterli olmayacak ve yeni bir kapasite artırımı daha yapılması hedefleniyor." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/02_05_20_8_20231121_2_61341931_95155364.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tarım ve Orman İl Müdürlüğünde görevli su ürünleri mühendisi Özlem Bölükbaşıoğlu ise kentte su ürünleri yetiştiriciliği için son yıllarda yoğun başvuru aldıklarına dikkati çekerek, "Taleplerin büyük bölümü porsiyonluk ve yavru alabalık üretimi için geliyor. Üretilen balıkların en çok Rusya ve Avrupa ülkelerine ihracatı gerçekleştirilmektedir." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türk balık üreticisi Lucky Fish&amp;apos;e uluslararası yatırım</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turk-balik-ureticisi-lucky-fishe-uluslararasi-yatirim</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turk-balik-ureticisi-lucky-fishe-uluslararasi-yatirim</guid>
<description><![CDATA[ E20 Investment Grup Üst Yöneticisi Sultan el Caberi: - &quot;Gerçekleştirdiğimiz satın almanın ardından Lucky Fish&#039;in uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirerek büyütmeye odaklanacağız&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/10/turk-balik-ureticisine-uluslararasi-yatirim-1698758131.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türk, balık, üreticisi, Lucky, Fishe, uluslararası, yatırım</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Uluslararası yatırım şirketi <strong>E20 Investment</strong>, Avrupa'nın önde gelen yüksek katma değerli levrek ve çipura üreticisi konumundaki <strong>Lucky Fish </strong>firmasının çoğunluk hissesini, <strong>Mediterra Capital</strong>'dan satın aldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mediterra açıklamasına göre, Birleşik Arap Emirlikleri merkezli uluslararası yatırım şirketi E20 Investment, Avrupa'nın önde gelen dikey entegre levrek ve çipura üreticisi <strong>Lucky Fish</strong>'in yüzde 70 hissesini alarak çoğunluk hissedarı oldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hisse satışında <strong>Mediterra Capital</strong>'e <strong>Dora Capital</strong>, <strong>E20 Investment</strong>'a ise Ardent Advisory danışmanlık hizmeti verdi. Kolcuoğlu Demirkan Koçaklı Avukatlık Bürosu ve KP Law ise işlem için hukuki danışmanlık sağladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Açıklamada görüşlerine yer verilen E20 Investment Grup Üst Yöneticisi (CEO) <strong>Sultan el Caberi,</strong> gerçekleştirdikleri satın almanın ardından Lucky Fish'in uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirerek büyütmeye odaklanacaklarını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mediterra Capital Kurucu Ortağı <strong>Murat Erkut</strong> da E20 Investment ile stratejik ortaklığa girmekten büyük heyecan duyduklarını aktararak, "Pazarın önemli oyuncularından, Türkiye'nin en büyük yüksek katma değerli, dikey entegre levrek ve çipura üreticisi konumunda olan <strong>Lucky Fish</strong>, bu işlemle birlikte yeni başarı hikayeleri yazacak. Yeni dönemde şirketin yatırım projeksiyonuna ivme kazandırılacak. Kapasite artışına ek, stratejik pazarlarda rekabet gücünü artıracak hamlelerde bulunulacak. İki taraf için de olumlu gelişmelere vesile olacağına inanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>1986'da kurulan<strong> Lucky Fish</strong>, Avrupa'nın önde gelen yüksek katma değerli, dikey entegre levrek ve çipura üreticisi konumunda bulunuyor. Şirketin operasyonları, açık denizde balık yetiştiriciliğinden yem üretimine, katma değerli balık ürünleri üretimine kadar tüm değer zincirini kapsıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Lucky Fish</strong>, entegre tesislerinde hazırladığı katma değerli ürünlerini İngiltere ve Avrupa Birliği ülkelerine ihraç ediyor. Şirketin gerçekleştirdiği ihracatın satışlarındaki payı yüzde 97 seviyesinde. <strong>Mediterra Capital</strong>, 2013 yılında Lucky Fish'in yüzde 100'ünü satın almıştı.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Trabzon&amp;apos;da &amp;quot;Uluslararası Balıkçılık ve Akuatik Bilimler Sempozyumu&amp;quot; başladı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/trabzonda-uluslararasi-balikcilik-ve-akuatik-bilimler-sempozyumu-basladi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/trabzonda-uluslararasi-balikcilik-ve-akuatik-bilimler-sempozyumu-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Trabzon&#039;da, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğüne (TAGEM) bağlı Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsünce (SUMAE) Uluslararası Balıkçılık ve Akuatik Bilimler Sempozyumu düzenlendi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/10/trabzonda-uluslararasi-balikcilik-ve-akuatik-bilimler-sempozyumu-basladi-1698162436.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Trabzonda, Uluslararası, Balıkçılık, Akuatik, Bilimler, Sempozyumu, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Vali Aziz Yıldırım, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü ile Akdeniz Genel Balıkçılık Komisyonu işbirliğiyle <strong>SUMAE</strong> Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen sempozyumda, <strong>Trabzon</strong>'un kültüründe çok önemli yer tutan balıkçılığın, beslenmenin yanı sıra sanayi sektörüne ham madde sağlaması, istihdam imkanı ve yüksek ihracat potansiyeli bakımından çok değerli olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dünyada sosyo-kültürel ve ekonomik açıdan çok hızlı bir değişim yaşandığına dikkati çeken Yıldırım, bu değişimin iş ve beslenme gibi alanlarda da kendisini fazlasıyla gösterdiğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yıldırım, üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye'de balıkçılık sektörünün yüzbinlerce insana ekmek kapısı, ülkenin büyüyen nüfusunu beslemekte de önemli bir kaynak olduğunu vurgulayarak, "Bu bakımdan mevcut kaynaklarımızın profesyonel şekilde kullanılması başta yetiştiricilik olmak üzere elde edilecek üretim, artan nüfusumuzun protein ihtiyacının karşılanması, yeni istihdam alanlarının açılması, ihracatımızın desteklenmesi açısından ülke ekonomisine büyük katkılar sağlayacaktır." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçılıkta sürdürülebilirliğin önemine işaret eden Yıldırım, şöyle dedi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Özellikle son yıllarda denizlerdeki stokların hızla azalmasıyla daha da üzerinde durulan bir konu haline geldi. Doğal kaynakların sürdürülebilirliğinin sağlanması halinde balık avcılığının sosyo-ekonomik devamlılığının önü de açılmış olacaktır. Sürdürülebilirlik, avlanmanın şekli ve zamanıyla da ilgilidir. Karadeniz'in serin suları bu bölgenin zengin çeşitliliğine büyük katkı sağlıyor. Bu kadim şehir, hem geleneksel balıkçılığın hem de modern akuakültürün merkezlerinden biri konumundadır."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "TAGEM, Türkiye'nin en köklü, en yaygın, en büyük AR-GE kurumlarından biri"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>TAGEM Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Halil Sözmen de bu yıl ikincisi düzenlenen sempozyuma, 27 ülkeden 240'a yakın kişinin katıldığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçılık ve su ürünleri sektörünün Türkiye'nin ekonomisi ve beslenme zinciri için kritik bir yere sahip olduğunu belirten Sözmen, bu alandaki yeniliklerin hem yerel hem de küresel düzeyde daha fazla gıda üretimi ve ekonomik kalkınma fırsatlarının önünü açtığını dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sözmen, tarım ve hayvancılıkta olduğu gibi balıkçılık ve su ürünlerinin gelişimine önemli katkıları bulunan Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğünün ülkenin tarım sektörünü ileriye taşımak, verimliği artırmak ve sürdürülebilirliği sağlamak adına geniş altyapısı ve uzman kadrolarıyla var gücüyle çalıştığını ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>TAGEM'in araştırma, geliştirme ve politika oluşturma çalışmalarıyla öncü bir rol üstlendiğini vurgulayan Sözmen, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"TAGEM, Türkiye'nin en köklü, en yaygın, en büyük AR-GE kurumlarından biri. Ülkedeki tarımsal normların yüzde 70'ini TAGEM üretmektedir. Ülkemizin biyolojik serveti 32 gen bankasında 320 bin materyalle korunmaktadır. 2 bin 100 araştırmacı personel olmak üzere 6 bin 800 personelle bu çalışmaları yürütmektedir. 35 ilde 10 merkez enstitüsü, 13 bölge araştırma enstitüsü, 26 konu araştırma enstitüsü, 300 AR-GE laboratuvarı ile 28 ileri AR-GE merkezi bulunmaktadır."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>26 Ekim'de sona erecek sempozyumda uzmanlar sunum yapacak.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türk somonunun 9 aylık ihracatında Rusya başı çekti</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turk-somonunun-9-aylik-ihracatinda-rusya-basi-cekti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turk-somonunun-9-aylik-ihracatinda-rusya-basi-cekti</guid>
<description><![CDATA[ İç sularda kurulu çiftliklerde belli bir ağırlığa ulaştıktan sonra Karadeniz&#039;deki deniz kafeslerine aktarılarak yetiştirilen Türk somonunun ihracatı, ocak-eylül döneminde 289,2 milyon dolara ulaştı - DKİB Su Ürünleri Sektör Komitesi Başkanı İsmail Kobya: - &quot;Firmalarımızı farklı pazarlara yönlendirme ve ülke çeşitliliğini artırma çalışmalarımıza devam ediyoruz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/10/turk-somonunun-9-aylik-ihracatinda-rusya-basi-cekti-1696937737.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türk, somonunun, aylık, ihracatında, Rusya, başı, çekti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span> Türkiye'den yılın 9 ayında Rusya Federasyonu başta olmak üzere 41 ülkeye Türk somonu ihraç edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA muhabirinin Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) verilerinden derlediği bilgiye göre, iç sularda kurulu çiftliklerde belli bir ağırlığa ulaştıktan sonra Karadeniz'deki <strong>deniz</strong> kafeslerine aktarılarak yetiştirilen Türk somonunun ocak-eylül ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7 artarak 289 milyon 225 bin 785 dolara ulaştı. İhraç edilen ürün miktarı da 36 bin 888 tondan yüzde 18 artışla 43 bin 612 tona çıktı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ocak-eylül döneminde Rusya Federasyonu başta olmak üzere 41 ülkeye Türk somonu satıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Rusya Federasyonu'na bu dönemde ihracat, geçen yılın aynı dönemine göre miktarda yüzde 54, değerde yüzde 24 arttı. Söz konusu ülkeye 30 bin 126 ton Türk somonu ihraç edilerek 177 milyon 913 bin 657 dolar kazanıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Rusya Federasyonu'nu 39 milyon 631 bin dolarla Almanya, 24 milyon 115 bin 531 dolarla Vietnam takip etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Geçen yıldan farklı olarak Malezya, Dubai, Ukrayna, Katar, Fransa, Azerbaycan, İspanya, Kuveyt ve Meksika'ya da bu dönem Türk somonu satıldı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Türk somonunda yıl sonu ihracatından da beklentimiz yüksek"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>DKİB Su Ürünleri Sektör Komitesi Başkanı İsmail Kobya, Türk somonunda yılın 9 ayında ihracatta artışın sürdüğünü söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yılın tamamlanmasına 3 aylık süreç kaldığına işaret eden Kobya, sözlerine şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Türk somonunda yıl sonu ihracatından da beklentimiz yüksek. İhracatımızın ilerleyen süreçlerde katlanarak artacağına inanıyoruz. Şu an öncelikli pazarımız Rusya ancak DKİB olarak sektörde üretici ve ihracatçıların yer aldığı Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Projesi kapsamında, firmalarımızı farklı pazarlara yönlendirme ve ülke çeşitliliğini artırma çalışmalarımıza da devam ediyoruz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kobya, bu kapsamda tanıtım çalışmalarına ağırlık verdiklerini vurgulayarak, Avrupa Birliği pazarının hedefleri arasında olduğunu kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türk somonuna talebin yoğun olduğuna dikkati çeken Kobya, bu kapsamda yeni üretim alanlarının tespitinin önem arz ettiğini sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye istiridye yetiştiriciliğine hazırlanıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turkiye-istiridye-yetistiriciligine-hazirlaniyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turkiye-istiridye-yetistiriciligine-hazirlaniyor</guid>
<description><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı: - &quot;Sektörden gelen talebi değerlendirerek özellikle uygun alanlarda istiridye yetiştiriciliğini başlatmayı planlıyoruz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/10/turkiye-istiridye-yetistiriciligine-hazirlaniyor-1696939023.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türkiye, istiridye, yetiştiriciliğine, hazırlanıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Tarım ve Orman Bakanı<strong> İbrahim Yumaklı</strong>, dünyada su ürünleri pazarında büyük paya sahip istiridye yetiştiriciliğinin Türkiye'de de başlatılması için harekete geçtiklerini belirterek, "Sektörden gelen talebi değerlendirerek özellikle uygun alanlarda istiridye yetiştiriciliğini başlatmayı planlıyoruz." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yumaklı, yazılı açıklamasında, yaptıkları çalışmalarla ülkede balık yetiştiriciliğinde olduğu gibi diğer su ürünleri yetiştiriciliğinde de ilerlemeler kaydedildiğini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çift kabuklulardan olan ve deniz suyunu organik temizleyip yem ve tatlı su tüketmeyen midyenin Türkiye'de yetiştiriciliğinin 2015'te başlatıldığını, halihazırda yılda 5 bin 500 ton üretim gerçekleştirildiğini ifade eden Yumaklı, "Su ürünleri yetiştiriciliği alanında ülkemizin sahip olduğu potansiyeli değerlendirmek amacıyla başlattığımız çalışmalar kapsamında, midye yetiştiriciliğinde önemli bir yol katettik. Teşvik kapsamına aldığımız midye yetiştiriciliği için destekleme ödemesi yapıyoruz. Ülkemizde Sinop, Bursa, Yalova, Balıkesir, İzmir, Muğla ve Çanakkale'de yapılan midye yetiştiriciliğinde 50 bin tonluk kapasiteye ulaştık. Bu kapasitemizi kullanmak ve üretim miktarımızı daha yukarılara taşımak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Çift Kabuklu Yetiştiriciliğinin Geliştirilmesi Çalıştayı düzenlendi</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Yumaklı, dünyada su ürünleri pazarında önemli yere sahip diğer bir ürünün istiridye olduğuna işaret ederek, tatlı su tüketmeyen bu ürünün de yem verilmeden yetiştiriciliğinin yapılabildiğini bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İstiridye yetiştiriciliğinde Fransa başta olmak üzere İspanya, Çin, Avustralya ve Yeni Zelanda'nın önemli pazar payına sahip olduğuna dikkati çeken Yumaklı, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Sektörden gelen talebi değerlendirerek özellikle uygun alanlarda istiridye yetiştiriciliğini başlatmayı planlıyoruz. Bu sayede Marmara ve Karadeniz'de doğal olarak var olan ancak nesli tehlikeye girmiş istiridye tekrar kaynaklarımıza kazandırılacak. İhracatta önemli bir rakamı yakaladığımız balıkta olduğu gibi diğer su ürünlerinde de yetiştiriciliğimizi geliştirerek ülkemize gelir kazandırmayı hedefliyoruz. Bu çerçevede Bakanlığımız Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğümüz ve FAO işbirliğiyle Çift Kabuklu Yetiştiriciliğinin Geliştirilmesi Çalıştayı düzenlendi. Çalıştayın çıktılarını değerlendirip Bakanlık olarak yol haritamızı oluşturacağız ve en kısa zamanda ülkemizde de istiridye üretiminin başlaması için düğmeye basacağız."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- İstiridye dünyada 9 milyar dolarlık pazara sahip</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Tarım ve Orman Bakanlığından alınan bilgiye göre, dünyada 6 milyon ton üretime sahip istiridye yetiştiriciliğinin yaklaşık 9 milyar dolarlık pazarı bulunuyor. Başlatılan çalışmalar doğrultusunda, Türkiye'de 5 yıl içinde 10'un üzerinde üretim çiftliği kurulması ve buralarda 5-10 bin tonluk üretim yapılması öngörülüyor. Türkiye'nin bu üretimden gelirinin ise 100 milyon dolara yaklaşabileceği değerlendiriliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türkiye&amp;apos;de balık yetiştiriciliği artan ivmesiyle avcılığı geride bıraktı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turkiyede-balik-yetistiriciligi-artan-ivmesiyle-avciligi-geride-birakti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turkiyede-balik-yetistiriciligi-artan-ivmesiyle-avciligi-geride-birakti</guid>
<description><![CDATA[ Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Okan Ertosluk: - &quot;Özellikle son 3 yıldır yetiştiricilik üretimi, avcılık üretimini geçmiş durumda. Yetiştiricilik üretimi artan bir ivmeyle daha yukarı tırmanmakta. Bunun başlıca nedeni su ürünlerine olan talep&quot; - &quot;Türkiye&#039;deki toplam balık üretiminin yüzde 60&#039;ı yetiştiricilik, yüzde 40 oranında avcılık olarak görmekteyiz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/10/turkiyede-balik-yetistiriciligi-artan-ivmesiyle-avciligi-geride-birakti-1696584313.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türkiyede, balık, yetiştiriciliği, artan, ivmesiyle, avcılığı, geride, bıraktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Türkiye'de denizlerde ve iç sularda yetiştirilen balık miktarının avcılığı geride bıraktığı bildirildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Trakya Üniversitesinin (<strong>TÜ</strong>) ev sahipliğinde düzenlenen bir kongre için Edirne'ye gelen Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Bozdoğan Meslek Yüksekokulu Veterinerlik Bölümü'nden Dr. Öğr. Üyesi Okan Ertosluk, AA muhabirine, Türkiye'nin balık yetiştiriciliğinde önemli bir ülke olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çevresel etkiler ve balıkçılık üzerine araştırmalar yapan Ertosluk, üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye'de yetiştiriciliğin her geçen yıl arttığını belirterek, "Özellikle son 3 yıldır yetiştiricilik üretimi, avcılık üretimini geçmiş durumda. Yetiştiricilik üretimi artan bir ivmeyle daha yukarı tırmanmakta. Bunun başlıca nedeni su ürünlerine olan talep. İnsanların protein ihtiyacının karşılanması için balık ve deniz ürünlerine yöneliniyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/AA-20231006-32323348-32323347-TURKIYEDE_BALIK_YETISTIRICILIGI_ARTAN_IVMESIYLE_AVCILIGI_GERIDE_BIRAKTI.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ertosluk, Türkiye'nin Avrupa'da en çok balık yetiştiriciliği yapan ülkeler arasında İspanya ve Norveç'le rekabet halinde olduğunu ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Modern yetiştiricilik teknikleriyle üretimin yükseldiğini anlatan Ertosluk, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Deniz balıklarında özellikle levrek, çipura ve Türk somonu, iç sularda ise alabalık türü yetiştiriliyor. Türk somonu özellikle Karadeniz'de tatlı suyla acı suyun karıştığı yerlerde yetiştiriliyor. Levrek ve çipura türleriyse daha çok Ege Denizi'nde Güllük Körfezi civarında yetiştiriliyor. Muğla, Aydın ve İzmir en çok yetiştiricilik yapan ilk 3 il olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye'deki toplam balık üretiminin yüzde 60'ı yetiştiricilik, yüzde 40 oranında avcılık olarak görmekteyiz. Yetiştirilen en önemli balık türü iç sularda toplam üretimin yaklaşık yüzde 28'iyle alabalık, denizlerde ise yine toplam üretimin yaklaşık 30'u levrek ve yüzde 28 çipura geliyor."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ertosluk, küresel ısınma nedeniyle denizlerde su sıcaklığının arttığına, bu nedenle balıkların göç hareketlerinde değişiklik yaşandığına da dikkati çekti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye'deki denizlerde balık popülasyonunun azaldığını aktaran Ertosluk, bu durumun avcılığı olumsuz etkilediğini dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Muğla&amp;apos;dan 94 ülkeye su ürünleri satılıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/mugladan-94-ulkeye-su-urunleri-satiliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/mugladan-94-ulkeye-su-urunleri-satiliyor</guid>
<description><![CDATA[ Kültür balıkçılığında önemli yere sahip Muğla&#039;da ve ilçelerdeki tesislerde üretilen su ürünleri, iç pazarın yanı sıra aralarında ABD, Rusya ve Japonya&#039;nın da olduğu ülkelere gönderiliyor - Tarım ve Orman İl Müdürü Barış Saylak: - &quot;2023 için hedefimizi 150 bin ton ihracat ve 1 milyar dolar gelir olarak koymuştuk. İlk 8 ay itibarıyla geçtiğimiz yıla göre 5 bin tonluk ihracat artışı ve gelirde de 21 milyon dolarlık bir artımız var&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/09/mugladan-94-ulkeye-su-urunleri-satiliyor-1694669459.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:29:00 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Muğladan, ülkeye, ürünleri, satılıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span><span><span>Muğla'dan 94 ülkeye su ürünleri ihraç ediliyor.</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Kültür balıkçılığında önemli yere sahip Muğla'da, çoğunlukla alabalık, çipura, levrek, minekop ve sarıağız üretiliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kent merkezi ve ilçelerdeki tesislerde üretilen balıklar, fileli kepçeler yardımıyla alınarak işlenmek üzere başka tesislere götürülüyor. Temizlenen balıklar, fileto olarak veya dondurularak satışa hazır hale getiriliyor. Balık ürünleri iç pazarın yanı sıra ABD, Rusya ve Japonya başta olmak üzere 100'e yakın ülkeye satılıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Muğla Tarım ve Orman Müdürü <strong>Barış Saylak</strong>, AA muhabirine, geçen yıl su ürünlerinde 125 bin tonluk ihracat yaptıklarını ve 804 milyon dolar gelir elde ettiklerini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu yıl için hedeflerini büyüttüklerini ve emin adımlarla ilerlediklerini belirten Saylak, "2023 için hedefimizi 150 bin ton ihracat ve 1 milyar dolar gelir olarak koymuştuk. İlk 8 ay itibarıyla geçtiğimiz yıla göre 5 bin tonluk ihracat artışı ve gelirde de 21 milyon dolarlık bir artımız var. 2023'ün 8 ayında 553 milyon dolarlık su ürünleri ihracatını gerçekleştirmiş bulunuyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/thumbs_b_c_01c17cee5cc4ea64f94339eb24b199d0.jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Yıl sonu hedefi 1 milyar dolar</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Yıl sonuna kadar 1 milyar dolar hedeflerine ulaşmak için çaba gösterdiklerini anlatan Saylak, ekim ayıyla yeniden ivme kazanacak ihracatın yıl sonu hedeflerine de yansıyacağını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Saylak, bölgedeki tüm firmaların en son modern teknolojileri kullanarak üretim yaptığını vurgulayarak, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Tarım ve Orman Bakanlığımız, Muğla Valiliğimiz, Ege İhracatçı Birlikleri, odalarımız ve birliklerimizle kol kola omuz omuza su ürünleri yetiştiriciliğinde ve ihracatında marka olmaya devam ediyoruz. 94 ülkeye ürün ihracatında bulunuyoruz. Avrupa Birliği ülkeleri, Kanada, ABD, Suudi Arabistan'dan tutun Orta Asya, Rusya, Japonya gibi pek çok ülkeye yetiştiricilerimizin ürünlerini ihraç ediyoruz. Levrek, çipura, alabalık, füme, fileto gibi pek çok ürünün ihracatını yapıyoruz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balık üretiminin yanı sıra dalgıçlar, kaptanlar, paketleme tesisindeki işçiler, fileto yapanlar, nakliye firmalarında çalışan işçilerle yaklaşık 50 bin kişiye istihdam sağlandığına dikkati çeken Saylak, Muğla Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak sürdürülebilir su ürünleri yetiştiriciliği ve su ürünleri avcılığının devamı için denizleri temizlediklerini, bu kapsamda sosyal sorumluluk projeleri de yürüttüklerini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Muğla&amp;apos;dan 6 ayda 317 milyon dolarlık balık ihracatı yapıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/mugladan-6-ayda-317-milyon-dolarlik-balik-ihracati-yapildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/mugladan-6-ayda-317-milyon-dolarlik-balik-ihracati-yapildi</guid>
<description><![CDATA[ Muğla&#039;da faaliyet gösteren kültür balıkçılığı tesislerinde yetiştirilen ve 69 ülkeye ihraç edilen balıklardan bu yılın 6 aylık döneminde 317 milyon dolar gelir elde edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/mugladan-6-ayda-317-milyon-dolarlik-balik-ihracati-yapildi-1723022402.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Muğladan, ayda, 317, milyon, dolarlık, balık, ihracatı, yapıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Türkiye'nin deniz kültür balıkçılığı üretiminin önemli bir kısmının gerçekleştirildiği Muğla'da, her geçen yıl üretim miktarı ve ihracat hacmi artıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İstanbul ve Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz Bölgeleri (<strong>İMEAK</strong>) Deniz Ticaret Odaları Ağustos ayı meclis toplantısında konuşan İl Tarım ve Orman Müdürü Barış Saylak, avcılık, yetiştiricilik ve toprak havuzda deniz balığı yavru üretimi hakkında bilgi verdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Muğla'da, 2024 yılının ilk 6 ayında 48 bin 725 ton su ürünleri ihracatı yapıldığını belirten Saylak, bu üretimden 317 milyon dolar gelir elde edildiğini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Saylak, Milas'taki toprak havuzlarda üretim yapan 23 kuluçkahanenin ise Türkiye deniz balığı yavrusu ihtiyacının yüzde 75'ini karşıladığını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Doğal liman kenti Sinop&amp;apos;ta, geçen yıl 27 bin ton Türk somonu üretildi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/dogal-liman-kenti-sinopta-gecen-yil-27-bin-ton-turk-somonu-uretildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/dogal-liman-kenti-sinopta-gecen-yil-27-bin-ton-turk-somonu-uretildi</guid>
<description><![CDATA[ Doğal liman kenti Sinop&#039;ta kurulu bulunan balık üretim tesislerinde geçen yıl 27 bin ton Türk somonu yetiştiriciliği yapıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/dogal-liman-kenti-sinopta-gecen-yil-27-bin-ton-turk-somonu-uretildi-1719219607.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Doğal, liman, kenti, Sinopta, geçen, yıl, bin, ton, Türk, somonu, üretildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Vali Mustafa Özarslan ve beraberindeki heyet Gerze ilçesinde Türk somonu yetiştiriciliği yapan işletmeleri ziyaret etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Burada tesisleri gezerek yetkililerden bilgi alan Özarslan, gazetecilere, Sinop'un Türk somonu yetiştiriciliği alanında Türkiye'de ilk sırada yer aldığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kentte 2017 yılında başlayan Türk somonu üretiminin gelinen noktada yıllık 27 bin tona kadar yükseldiğini anlatan Özarslan, şöyle konuştu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Kentimizde 2023 yılında toplam 27 bin ton üretim oldu. Bu üretim sayesinde yaklaşık 38 milyon dolar, 5,5 milyon euro ve 8 milyon ruble ihracatımız oldu. Yedi yıl içerisinde bu rakamlar büyük bir başarının örneği. Biz burada dikkatli bir şekilde sanayicilerimizle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Çevre dostu bir üretim yapıyorlar. Doğayla iç içe bir üretim. Bu da önemli bir nokta."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türk somonu üretiminde söz sahibi olunmasında emeği geçenlere de teşekkür eden Özarslan, birlikte çalışarak daha büyük başarılar elde edeceklerine inandığını sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Konuşmasının ardından bir süre tesislerde yapılan somon hasadını izleyen Özarslan, çalışanlara hayırlı işler diledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Edirne&amp;apos;de bu yıl 10 milyon pullu sazan balığı yavrusu yetiştirilmesi hedefleniyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/edirnede-bu-yil-10-milyon-pullu-sazan-baligi-yavrusu-yetistirilmesi-hedefleniyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/edirnede-bu-yil-10-milyon-pullu-sazan-baligi-yavrusu-yetistirilmesi-hedefleniyor</guid>
<description><![CDATA[ Edirne&#039;nin İpsala ilçesindeki Su Ürünleri Üretim İstasyonu&#039;nda bu yıl 10 milyon pullu sazan balığı yavrusu yetiştirilmesi hedefleniyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/edirnede-bu-yil-10-milyon-pullu-sazan-baligi-yavrusu-yetistirilmesi-hedefleniyor-1717661583.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Edirnede, yıl, milyon, pullu, sazan, balığı, yavrusu, yetiştirilmesi, hedefleniyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Her yıl milyonlarca yavru balığın yetiştirildiği tesiste sazan yavruları yakın zamanda yumurtadan çıkacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yumurtadan çıktıktan sonra havuzlara alınacak yavrular, istenen büyüklüğe ulaştığında çevre illerdeki gölet ve barajlara bırakılacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tesiste incelemede bulunan İl Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt, balık avcılığını yaygınlaştırmak ve sürdürülebilir balıkçılığın verimini artırmak için çalışmalar yaptıklarını belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tarım ve Orman Bakanlığının Su Kaynaklarının Balıklandırılması Projesi kapsamında tesiste yüksek sayıda üretim yapıldığını aktaran Bayazıt, "Tesiste bu yıl 10 milyon pullu sazan yavrusunu yetiştirmeyi hedefliyoruz. Doğal yaşamın korunması ve balık popülasyonunun artırılmasını hedeflerken aynı zamanda sürdürülebilir bir balıkçılık uygulaması gerçekleştirilerek ekonomik katma değer oluşturuyoruz." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Su Ürünleri Mühendisleri Anasumder ile Örgütleniyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/su-urunleri-muhendisleri-anasumder-ile-orgutleniyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/su-urunleri-muhendisleri-anasumder-ile-orgutleniyor</guid>
<description><![CDATA[ &quot;Anadolu Su Ürünleri Mühendisleri Derneği&quot; Elazığ’da kuruldu
Su ürünleri mühendislerinin mesleki birlikteliğini sağlamak ve meslek sorunlarını çözmek amacıyla &quot;Anadolu Su Ürünleri Mühendisleri Derneği&quot; kuruldu. Elazığ’da kurulan derneğin Yönetim Kurulu Başkanlığı&#039;nı Ergün Aslan yürütüyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/su-urunleri-muhendisleri-anasumder-ile-orgutleniyor-1725891089.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ürünleri, Mühendisleri, Anasumder, ile, Örgütleniyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><span>1,7 Milyar Dolar ihracat potansiyeli gerçekleştiren Su Ürünleri Sektörümüz, ürettiği katma değer, istihdam ve ekonomik büyüme ile birlikte sivil toplum alanında da yapılanmasını hızla geliştirmektedir.</span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span>Geçtiğimiz günlerde kuruluşu gerçekleştirilen <strong>Anadolu Su Ürünleri Mühendisleri Derneği</strong>, alanında önemli isimlerden oluşan yönetim yapısını oluşturarak ülkemiz su ürünleri sektörünün gelişimi adına iddialı bir adım attı.</span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span>Derneğin Yönetim Kurulu Başkanlığını üstlenen Su Ürünleri Mühendisi <strong>Ergün Aslan</strong>, <strong>Balık Haber</strong>’e yapmış olduğu açıklamada “Kendi mesleğini kamuda, özel sektörde ve akademik sahada en etkili bir şekilde temsil ederek bugünlere taşıyan Su Ürünleri Mühendisleri olarak bu oluşumu kurduk. Türk Su Ürünleri Sektörünün tüm dünyada etkili büyümesini bir başarı hikayesine dönüştüren Su Ürünleri Mühendisleri olarak, öncelikle kendi içimizde birlik ve beraberliğimizi teşekkül ettirerek bunu ülkemizde örgütlemeyi hedefliyoruz. Bu alanda tek sivil toplum örgütü olan Süm-Der aldığı kararla kendini fesh etti. Anadolu Su Ürünleri Mühendisleri Derneği olarak yapacağımız çalışmalar arasında Su Ürünleri Mühendisleri Odasının kurulması ile birlikte meslek mensubu arkadaşlarımızın özel sektördeki sorunlarının çözümü ve mesleğimizin daha saygın bir noktaya taşınması yer almaktadır” dedi.</span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/24173590_10212463820604938_7522920914173243800_o.jpg"></span></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span><span>Anadolu Su Ürünleri Mühendisleri Derneği Yönetim Ekibi;</span></span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span><span>Genel Başkanı Su Ürünleri Müh. Ergün Aslan, </span></span></span></span></p>

<p><u><span><span><span><span>Genel Merkez Yönetim Kurulu; </span></span></span></span></u></p>

<p><span><span><span><span>Ergün Aslan, Su Ürünleri Yüksek Mühendisi </span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span>Prof. Dr. Kenan Köprücü, Su Ürünleri Fakültesi Dekanı</span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span>Prof. Dr. Bülent Şen, </span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span>Özkan Özbay, Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü Müdürü, </span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span>Prof. Dr. Emine Özpolat, Su Ürünleri Fakültesi Dekan Yardımcısı. </span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span>Hamza Aktürk, Su Ürünleri Sektör Yatırımcısı </span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span>Prof. Dr. Feray Sönmez, </span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span>Doç. Dr. Mürşide Dartay, </span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span>Gökhan Karakaya, Su Ürünleri Müh. </span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span>Abdullah Gül, Su Ürünleri Müh. </span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span>Kenan Alparslan, Su Ürünleri Müh. </span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span>Nesrin Baysal, Su Ürünleri Müh. </span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span>Murat Atlamış, Su Ürünleri Müh. </span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span>İlhan Başbay, Su Ürünleri Müh. </span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span>Muhammet Burak Sağın, Su Ürünleri Müh. </span></span></span></span></p>

<p><span><span><span><span>İlbey Doğan, Su Ürünleri Müh.</span></span></span></span></p>

<p> </p>

<p><span><span><span><span>Balık Haber Merkezi (Adnan Kasapcı)</span></span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Edirne&amp;apos;de üretilen 10 milyon yavru sazan balığı baraj ve göletlere bırakıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/edirnede-uretilen-10-milyon-yavru-sazan-baligi-baraj-ve-goeletlere-birakildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/edirnede-uretilen-10-milyon-yavru-sazan-baligi-baraj-ve-goeletlere-birakildi</guid>
<description><![CDATA[ Edirne&#039;nin İpsala ilçesindeki Su Ürünleri Üretim İstasyonu&#039;nda bu yıl yetiştirilen 10 milyon yavru sazan balığı baraj ve göletlere bırakıldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/edirnede-uretilen-10-milyon-yavru-sazan-baligi-baraj-ve-goletlere-birakildi-1724371854.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Edirnede, üretilen, milyon, yavru, sazan, balığı, baraj, göletlere, bırakıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Edirne Valisi Yunus Sezer, Su Kaynaklarını Balıklandırma Projesi kapsamında istasyonda düzenlenen programda, gelinen yüzyılda ekolojinin devamını sağlamanın çok önemli olduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Su ürünleri ile ilgili büyük bir atılımın söz konusu olduğunu belirten Sezer, "2 milyar dolara yakın bir ihracattan bahsediliyor. Dünyada da çipura ve levrekte birinci, alabalık üretiminde ise ikinci sırada yer aldığımız söyleniyor. Üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemizde, kaynaklar yerinde kullanılınca nereye varılacağı açısından son derece önemli." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İpsala'daki istasyonda bu yıl 10 milyon yavru sazan balığının yetiştirildiğini ifade eden Sezer, yavru sazan balıklarının Edirne'deki su kaynakları ve dağıtım yapılan İstanbul, Çanakkale, Bursa, Bilecik, Yalova, Tekirdağ ve Kırklareli'ye gönderildiğini aktardı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Balık yetiştiriciliği teşvik ediliyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal da Su Ürünleri Kanunu'nda yapılan değişiklikle balık yetiştiriciliğini teşvik ettiklerini anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türkiye'de su ürünlerinin gelişimini yakından takip ettiğini dile getiren Aksal, hem denizlerde balık popülasyonunun hem de balık ihracatının arttığını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Aksal, Karadeniz'in somon yetiştirme anlamında Norveç'ten daha iyi şartlarda olduğunu dile getirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Nuri Yılmaz, Türkiye'nin balık üretiminde de öncü olduğunu, 100'e yakın ülkeye ihracat gerçekleştiğini anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balık kaynaklarının muhafaza edilmesi gerektiğini belirten Yılmaz, hem yetiştirme hem de avcılığın bilinçli yapılması gerektiğini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Edirne Tarım ve Orman Müdürü Atilla Bayazıt ise İl Tarım ve Orman Müdürlüğü kontrolündeki Su Ürünleri Üretim İstasyonu'nda 2021 yılından bu yana 29 milyon 500 bin yavru sazan balığı üretimi gerçekleştirildiğini anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bayazıt, istasyonda bu yıl üretilen 2 milyon 120 bin yavru sazan balığının Edirne'deki iç sulara, 7 milyon 780 bin yavru sazan balığının ise Marmara Bölgesi'ndeki illere dağıtıldığını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İstasyondaki üretim havuzlarını inceleyen Vali Sezer ve beraberindekiler, Gala Gölü Milli Parkı'nda da göle yavru sazanlar bıraktı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Proje kapsamında Gala Gölü'ne de 300 bin yavru sazan balığı bırakılacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türk somonu ve hamsi atıklarından elde ettikleri biyogübre domates verimini yükseltti</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turk-somonu-ve-hamsi-atiklarindan-elde-ettikleri-biyogubre-domates-verimini-yukseltti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turk-somonu-ve-hamsi-atiklarindan-elde-ettikleri-biyogubre-domates-verimini-yukseltti</guid>
<description><![CDATA[ Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesinde hayata geçirilen proje ile balık unu fabrikalarındaki Türk somonu ve hamsi atıklarından elde edilen biyogübrenin topraksız tarımla yetiştirilen domateslerin verimini artırdığı gözlendi - Doç. Dr. Harun Özer: - &quot;Biz atıklardan katma değeri yüksek, çevreci, sürdürülebilir bir gübre elde etmeyi planladık. Şu ana kadar geldiğimiz noktada çok başarılı sonuçlar elde ediyoruz&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/turk-somonu-ve-hamsi-atiklarindan-elde-ettikleri-biyogubre-domates-verimini-yukseltti-1723232858.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türk, somonu, hamsi, atıklarından, elde, ettikleri, biyogübre, domates, verimini, yükseltti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Ondokuz Mayıs Üniversitesi (<strong>OMÜ</strong>) Ziraat Fakültesinde hayata geçirilen projede, Türk somonu ve hamsi atıklarından elde edilen biyogübrenin topraksız tarımla yetiştirilen domateslerin verimini artırdığı ortaya konuldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>OMÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü, Sebze Yetiştirme ve Islahı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Harun Özer başkanlığında yürütülen, "Türk somonu ve hamsi atıklarından elde edilen protein hidrolizatlarının topraksız domates yetiştiriciliğinde biyostimulant olarak kullanım olanaklarının araştırılması ve meyvelerin hasat sonrası muhafazasına etkisinin belirlenmesi" başlıklı, çevreye duyarlı ve tarımsal üretimde sürdürülebilirlik hedefleyen proje, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) tarafından da desteklenmeye değer görüldü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Proje kapsamında, balık unu fabrikalarındaki Türk somonu ve hamsi atıkları alınarak biyogübreye dönüştürüldü. Üniversitedeki topraksız tarım yapılan serada domates yetiştiriciliğinde, elde edilen gübre kullanılarak verim üzerindeki etkileri gözlemlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yapılan çalışmada, Türk somonu ve hamsi atıklarından elde edilen biyogübrenin topraksız yetiştirilen domateslerde meyve kalitesini ve verimini artırdığı görüldü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/02_07_15_New%20folder%20(3)_AA-35358930.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doç. Dr. Harun Özer, AA muhabirine, artan nüfusun gıda ihtiyacını karşılamak için sebze üretiminin de artması gerektiğine işaret etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sebze üretimi artırılırken doğanın korunması ve sürdürülebilir tarımın öneminin ön plana çıktığını belirten Özer, "Topraksız seralarda ciddi oranda girdi kullanımı var, yoğun kimyasal gübre ve ilaç kullanımı var. Biz burada da girdi kullanımı azaltmak istiyoruz. Topraksız tarımda gübre kullanımını azaltmaya yönelik çalışmalar yapmayı planladık." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/02_07_15_New%20folder%20(3)_AA-35358927.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Samsun'un balık üretimi ve ihracatında önemli merkezlerden biri olduğunu, en son balık unu fabrikasında değerlendirilen balıklardan geriye kalan atıkların ise çevre kirliliği oluşturduğunu anlatan Özer, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Özellikle Türk somonunu biz Japonya'ya bile ihraç etmekteyiz ama bu balıklarımızda önemli bir atık çıkıyor. Yüzde 55-60 civarında balıklardan atık çıkıyor ve bu atık balık unu ve hayvan yemi olarak kullanılabiliyor ama önemli bir oranda çevreye atılıyor, çevreyi tehdit ediyor ve katma değeri düşük bir ürün ortaya çıkıyor. Biz atıklardan gübre elde ederek katma değeri yüksek, çevreci, sürdürülebilir bir gübre elde etmeyi planladık. Şu ana kadar geldiğimiz noktada çok başarılı sonuçlar elde ediyoruz. Özellikle Türk somonu ve hamsi atıklarından hidrolizat elde ederek Türkiye sebze üretiminin neredeyse yarısını kapsayan domates yetiştiriciliği üzerinde bunları deniyoruz. Ticari bir ürün potansiyeli olan biyogübre elde ettik. Elde ettiğimiz gübrenin verimi arttırdığı, meyve kalitesine önemli etkiler sunduğu, özellikle meyve içeriği, insan sağlığı açısından içeriğini önemli oranda arttırdığını ortaya koyduk."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Elde ettikleri gübrenin sadece domateste değil topraksız tarıma uygun bütün meyve ve sebzelerde rahatlıkla kullanılabileceğini söyleyen Özer, "Topraklı tarımda da yoğun miktarda domates yetiştiriliyor. O yüzden domatesle başladık ama tüm ürünlerde kullanılabilir. Hatta yaprağı yenen sebzeler, işte maydanoz gibi sebzeler de başka hiçbir gübre ilavesi olmadan tamamen bu gübre kullanılarak başarılı sonuçlar alabileceğinizi düşünüyorum. Çalışmanın daha birinci yılındayız, ikinci yılda yapılacak bu çalışma ve patent alma süreçleri başlayacak. Kesinlikle başarılı olacağımızı ve bu ürünü ticari olarak pazarlamak isteyen çok sayıda firmanın bu ürünü talep edeceğini düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özer, çalışmada Ordu Üniversitesi Fatsa Su Ürünleri Fakültesinden Doç. Dr. Koray Korkmaz'ın da yer aldığını sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türk somonu ihracatı yılın ilk yarısında 204,3 milyon dolara ulaştı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turk-somonu-ihracati-yilin-ilk-yarisinda-2043-milyon-dolara-ulasti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turk-somonu-ihracati-yilin-ilk-yarisinda-2043-milyon-dolara-ulasti</guid>
<description><![CDATA[ İç sularda kurulu çiftliklerde belli bir ağırlığa ulaştıktan sonra Karadeniz&#039;deki deniz kafeslerine aktarılarak yetiştirilen Türk somonu, ocak-haziran döneminde 41 ülkede alıcı buldu - DKİB Yönetim Kurulu Başkanı Saffet Kalyoncu: - &quot;Türk somonunda ülke çeşitliliğini daha da artırarak önümüzdeki dönemde sektör ihracatını daha üst rakamlara ulaştırmayı planlamaktayız&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/turk-somonu-ihracati-yilin-ilk-yarisinda-2043-milyon-dolara-ulasti-1721373169.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türk, somonu, ihracatı, yılın, ilk, yarısında, 204, 3, milyon, dolara, ulaştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Türkiye'nin somon ihracatı, yılın ilk 6 ayında yıllık bazda yüzde 26 artışla 204 milyon 291 bin 321 dolara yükseldi.</span></span></p>

<p><span><span>AA muhabirinin Doğu Karadeniz İhracatçılar Birliği (DKİB) verilerinden derlediği bilgiye göre, iç sulardaki kurulu çiftliklerde belli bir ağırlığa ulaştıktan sonra Karadeniz'deki deniz kafeslerine aktarılarak yetiştirilen Türk somonunda, Ocak-Haziran 2023'te 162 milyon 661 bin 489 dolar olan ihracat, bu yılın aynı döneminde 204 milyon 291 bin 321 dolara ulaştı.</span></span></p>

<p><span><span>İhraç edilen ürün miktarı ise 22 bin 566 tondan 36 bin 490 tona çıktı.</span></span></p>

<p><span><span>Böylece yılın ilk yarısındaki Türk somonu ihracatı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla miktarda yüzde 62, değerde yüzde 26 arttı.</span></span></p>

<p><span><span>Rusya Federasyonu başta olmak üzere 41 ülkeye Türk somonu satıldı.</span></span></p>

<p><span><span>Türkiye'den bu dönemde Rusya Federasyonu'na 24 bin 91 ton karşılığı 122 milyon 895 bin 861 dolarlık somon ihraç edildi.</span></span></p>

<p><span><span>Rusya Federasyonu'nu 16 milyon 924 bin 390 dolarla Almanya, 13 milyon 562 bin 131 dolarla Vietnam takip etti.</span></span></p>

<p><strong><span><span>- Doğu Karadeniz'den ihracat yüzde 12 arttı</span></span></strong></p>

<p><span><span>6 aylık somon ihracatında Doğu Karadeniz de payını artırdı.</span></span></p>

<p><span><span>Bölgeden ocak-haziran döneminde Rusya Federasyonu başta olmak üzere 19 ülkeye 15 bin 59 ton karşılığı 81 milyon 24 bin 158 dolarlık somon satıldı.</span></span></p>

<p><span><span>Bölge ihracatı, 10 bin 872 ton ürün karşılığı 72 milyon 102 bin 792 dolar kazanılan geçen senenin ilk yarısına göre miktarda yüzde 39, değerde yüzde 12 arttı.</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/thumbs_b_c_da1a5fed8620ac47634502ff7070b7ed(2).jpg"></span></span></p>

<p><strong><span><span>- "Asya pazarından daha fazla pay alma noktasında çalışmalarımız sürdürülecektir"</span></span></strong></p>

<p><span><span><strong>DKİB </strong>Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Saffet Kalyoncu</strong>, Türk somonu ihracatında yılın 6 ayının artışla tamamlandığını söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Gelecek 6 aylık dönemde de dış satımdaki artışın süreceğini öngördüklerini dile getiren Kalyoncu, "Türk somonuna yönelik talep, önümüzdeki dönemde de artış trendini sürdürecektir. Bunun yanında ihracat yapılan ülke çeşitliliğini artırmak için de çaba sarf ediyoruz." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span><span>Kalyoncu, bu kapsamda ekim sonunda Çin Halk Cumhuriyeti'nde düzenlenecek fuara katılım sağlayacaklarını belirterek şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span><span>"DKİB olarak firmalarımızla China Fisheries&Seafood Expo 2024 su ürünleri fuarına katılım sağlayarak, dünyanın önde gelen balık tüketimi olan Asya pazarından daha fazla pay alma noktasında çalışmalarımız yoğun şekilde sürdürülecektir. Türk somonunda ülke çeşitliliğini daha da artırarak önümüzdeki dönemde sektör ihracatını daha üst rakamlara ulaştırmayı planlamaktayız."</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Giresun&amp;apos;da yılda 18 bin tonun üzerinde kültür balığı yetiştirilmesi hedefleniyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/giresunda-yilda-18-bin-tonun-uzerinde-kultur-baligi-yetistirilmesi-hedefleniyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/giresunda-yilda-18-bin-tonun-uzerinde-kultur-baligi-yetistirilmesi-hedefleniyor</guid>
<description><![CDATA[ Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürü Erkan Tarık Akdemir: - &quot;Denizde 12 bin ton Türk somonu, Kılıçkaya Baraj Gölü&#039;nde 6 bin 500, karada kurulu tesislerimizde ise 170 ton porsiyonluk alabalık üretimi gerçekleştirilmesi planlanmaktadır&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/07/giresunda-yilda-18-bin-tonun-uzerinde-kultur-baligi-yetistirilmesi-hedefleniyor-1720773532.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Giresunda, yılda, bin, tonun, üzerinde, kültür, balığı, yetiştirilmesi, hedefleniyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>Giresun</strong>'da deniz, baraj gölü ve akarsular üzerine kurulan çiftliklerde yılda 18 bin tonun üzerinde kültür balığı üretilmesi hedefleniyor.</span></span></p>

<p><span><span>Giresun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Balıkçılık ve Su Ürünleri Şube Müdürü Erkan Tarık Akdemir, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Giresun'un kültür balıkçılığı açısından büyük bir potansiyelinin bulunduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Son yıllarda Tarım ve Orman Bakanlığının sağladığı çeşitli desteklerle bu potansiyelin firmalar tarafından değerlendirilerek yatırımlara dönüşmeye başladığını ifade eden Akdemir, halen biri denizde, ikisi Kılıçkaya Baraj Gölü'nde, 36'sı akarsularda olmak üzere 39 çiftliğin faaliyetlerine devam ettiğini belirtti.</span></span></p>

<p><span><span>Akdemir, Karadeniz üzerinde planlanan 7 projeden birinin faaliyetine başladığını dile getirerek, şöyle konuştu:</span></span></p>

<p><span><span>"İlimizde, Karadeniz açıklarında, deniz suyu yüzey sahası üzerinde Tarım ve Orman Bakanlığımızın izin verdiği diğer bakanlıklarımızın onayladığı ve ÇED süreçlerini olumlu tamamlayan 7 potansiyel alanda 7 su ürünleri yetiştiriciliği tesisi planlanmaktadır. 2024 yılını içeren dönem boyunca bir tesis Türk somonu üretimine başlamış durumda. İlgili bu tesis bin ton civarı üretim planlamakta olup, hasat periyodunu tamamlamak üzeredir. Diğer tesislerin de 2024 yılı kasım ayı ortası itibarıyla üretime başlayacağı düşünülmektedir."</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/07_2024_00_TEMMUZ_20240710_2_64671092_102844575.jpg"></span></span></p>

<p><span><span>Giresun'un Şebinkarahisar ilçesinde bulunan Kılıçkaya Baraj Gölü'nün de kültür balıkçılığında öne çıktığına vurgu yapan Akdemir, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></span></p>

<p><span><span>"İlimizde baraj gölü yüzey sahası üzerinde 13 adet ağ kafeslerde su ürünleri yetiştiriciliği tesisi kurulumu planlanmaktadır. Bu tesislerden 2'si üretime başlamış durumdadır. Gölde porsiyonluk 110 ton civarı alabalığın hasadı yapıldı. Şu an için tahmini 600 bin adet yavru alabalık, ilgili 2 tesiste yaz aylarını geçirmek üzere muhafaza edilmektedir."</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/07_2024_00_TEMMUZ_20240710_2_64671092_102844575.jpg"></span></span></p>

<p><strong><span><span>- "3 milyon civarı yavru alabalık üretimi yapılmaktadır"</span></span></strong></p>

<p><span><span>Akdemir, bölgede akarsular üzerine kurulu 36 alabalık çiftliğinde 170 ton civarında üretim gerçekleştirildiğini kaydetti.</span></span></p>

<p><span><span>Tesislerin tamamının faaliyete geçmesiyle Giresun'da yılda 18 bin 670 ton kültür balığı üretimi kapasitesine ulaşılacağını belirten Akdemir, şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span><span>"İlimizde yetiştirilen su ürünlerine Tarım ve Orman Bakanlığımız tarafından yetiştiriciliği yapılan tür ve miktar bazında desteklemeler yapılmaktadır. Yumurtadan sofraya kadar yetiştirilen su ürünleri Bakanlığımız ve ilgili bakanlıklar tarafından denetlenmekte ve vatandaşlarımızın bu sağlıklı protein kaynağına ulaşmaları sağlanmaktadır. İlimizde planlanan tesis kurulumları tamamlanıp tam kapasiteyle üretime başladıklarında denizde 12 bin ton Türk somonu, Kılıçkaya Baraj Gölü'nde 6 bin 500 ton porsiyonluk alabalık, karada kurulu tesislerimizde ise 170 ton porsiyonluk alabalık üretimi gerçekleştirilmesi planlanmaktadır."</span></span></p>

<p><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/07_2024_00_TEMMUZ_20240710_2_64671092_102844568.jpg"></span></span></p>

<p><strong><span><span>- Düzköy açıklarında yetiştirilen balıklar 30'dan fazla ülkeye ihraç ediliyor</span></span></strong></p>

<p><span><span>Keşap ilçesi Düzköy açıklarında somon üretimi yapmaya başlayan tesisin şefi Musa Kığılı, 2023 yılında kurum çalışmaları tamamlanan tesiste bu sene mayıs ayında hasada başladıklarını söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Tesiste yılda 2 bin ton somon yetiştiriciliği yapmayı planladıklarını ifade eden Kığılı, Giresun'daki yatırımlarına büyük önem verdiklerini kaydetti.</span></span></p>

<p><span><span>Balıkların ABD, Rusya ve Japonya'nın aralarında bulunduğu 30'dan fazla ülkeye ihraç edildiğini dile getiren Kığılı, şöyle konuştu:</span></span></p>

<p><span><span>"Giresun'da somon üretimi için yeni tesisimizi kurduk. Balıkta yüzde 95 ihracat hacmi ile 30'dan fazla ülkeye ihracat yapıyoruz. Tüm süreçlerimizde teknolojiyi odağa alarak, sektörün, tüketicinin ve pazarın gerekliliklerine göre hızlıca aksiyon alıyor, ürün, çeşitlilik ve hedef pazarları geliştirmeyi hedefliyoruz."</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Araştırma merkezinde yetiştirilen 350 ıstakoz yavrusu Çanakkale Boğazı&amp;apos;na bırakıldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/arastirma-merkezinde-yetistirilen-350-istakoz-yavrusu-canakkale-bogazina-birakildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/arastirma-merkezinde-yetistirilen-350-istakoz-yavrusu-canakkale-bogazina-birakildi</guid>
<description><![CDATA[ ÇOMÜ&#039;de 4 yıldır yürütülen sosyal sorumluluk projesi kapsamında Dardanos Yerleşkesi&#039;ndeki resife bırakılan 2 ay ila 2 yaşlarındaki yavrularla, azalan ıstakoz popülasyonuna katkı sağlanması hedefleniyor ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/arastirma-merkezinde-yetistirilen-350-istakoz-yavrusu-canakkale-bogazina-birakildi-1718469184.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Araştırma, merkezinde, yetiştirilen, 350, ıstakoz, yavrusu, Çanakkale, Boğazına, bırakıldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (<strong>ÇOMÜ</strong>) Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesinin azalan ıstakoz popülasyonunu artırmak için 2021 yılında başlattığı sosyal sorumluluk projesi kapsamında Deniz Canlıları Araştırma Uygulama Merkezi'nde yetiştirilen 350 yavru denizle buluşturuldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>ÇOMÜ Rektörü <strong>Prof. Dr. Cüneyt Erenoğlu</strong>, Çanakkale Boğazı'nda üniversitenin Dardanos Yerleşkesi'ndeki Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesine bağlı merkezde düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada, anaç bir ıstakozdan elde edilen 2 ay ila 2 yaşlarındaki yavruları, 5 metre derinlikteki resife bırakacaklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Istakoz neslinin kirlilikten dolayı tükenme durumuna geldiğine dikkati çeken Erenoğlu, AR-GE merkezi olan bu birimde yürütülen sosyal sorumluluk projesinin, akademisyenlerin çalışmalarının toplumsal katkıya dönüştürülmesinde büyük öneme sahip olduğunu vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Yiğit de dünyada nüfus artışına bağlı olarak kentleşme ve endüstriyel gelişmenin doğal kaynaklar üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu, özellikle deniz ekosistemine yönelik bu etkinin kıyı bölgelerde daha fazla hissedildiğini anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Projeyle, doğal stokların desteklenmesi ve aşamalı olarak ıstakozları denize salmayı amaçladıklarını bildiren Yiğit, "Bunu da aslında 2023'ten beri uyguladığımız yöntemlerle başarmış durumdayız. Istakozların denizi yeniden canlandırmanın yanı sıra üretim sistemlerine de entegre edilebileceği sonucuna vardık. Istakoz üretimiyle ciddi anlamda ülkemize ekonomik katkı sağlanabileceğini düşünüyoruz." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Amacımız kendi kendine üreyebilen küçük stoklar oluşturmak"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Fakültesi Yetiştiricilik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Umur Önal ise üniversite olarak 8 yıldır denizlerde azalan biyoçeşitliliğe vurgu yapmak ve farkındalık yaratmak için sosyal sorumluluk projesi yürüttüklerini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu kapsamda ilk 4 yıl denizlerde azalan balık miktarını vurgulamak amacıyla balık üretip denize saldıklarını, 4 senedir de sahip olduğu ekonomik değere bağlı olarak son derece büyük bir avcılık baskısına maruz kalan ıstakozları denize bıraktıklarını dile getiren Önal, şu bilgileri verdi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Istakoz eskiden bu bölgede çok fazlaymış. Çanakkale Boğazı'ndan başlayarak Marmara'nın güneyi, Biga, Bandırma hatta İzmit Körfezi'ne kadar olan bölgede çok fazla ıstakoz varmış. Istakozları eski bolluğuna ve bereketine kavuşturmak istiyoruz. Nihai amacımız kendi kendine üreyebilen küçük stoklar oluşturmak. İlk 3 sene bir midye çiftliğinde yaptık. Bu sene de Dardanos açığında yaklaşık 5 metrelerde bir resif alanımız var. Bu sene oraya 350 yavru bırakıyoruz. Umudumuz bu resif alanında o bölgeye tutunmaları. Büyüyerek, hayatta kalarak popülasyona katkı sağlayacak canlılar oluşturmayı amaçlıyoruz."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türk somonunun yumurtadan dünya mutfağına lezzet serüveni</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turk-somonunun-yumurtadan-dunya-mutfagina-lezzet-seruveni</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turk-somonunun-yumurtadan-dunya-mutfagina-lezzet-seruveni</guid>
<description><![CDATA[ Trabzon&#039;da iç sularda kurulan balık çiftliklerinde üretildikten sonra Karadeniz&#039;deki kafeslerde yetiştirilen Türk somonu, yaklaşık 8-10 aylık meşakkatli sürecin ardından farklı ülkelerde sofraları süslüyor - İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan: - &quot;Uzak Doğu ülkelerinden Suudi Arabistan&#039;a, Ukrayna ve Rusya&#039;ya kadar birçok ülkeye ihracat yapmaktayız&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/turk-somonunun-yumurtadan-dunya-mutfagina-lezzet-seruveni-1718186643.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türk, somonunun, yumurtadan, dünya, mutfağına, lezzet, serüveni</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Trabzon'da iç sularda kurulan balık çiftliklerinde üretildikten sonra deniz kafeslerinde yetiştirilen Türk somonu, dünyanın farklı ülkelerinin mutfaklarında yer buluyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kentteki balık çiftliklerinde yetiştirilen balıklardan sağım işlemiyle elde edilen yumurta ve spermlerin karıştırılarak bir süre bekletilmesiyle döllenme işlemi tamamlanıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Özel tepsilerde muhafaza edilen balık yumurtalarından 30 günlük kuluçka döneminden sonra çıkan larvalar 15 günlük olunca yüzmeye ve yavru yemleriyle beslenmeye başlıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Günde 3 kez özel yemlerle boylandırma havuzlarında beslenen yavrular, 3-4 aylık olunca Karadeniz'deki deniz kafeslerine nakledilerek burada belirli ağırlığa erişene kadar yetiştiriliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yaklaşık 8-10 aylık zorlu yetiştirme sürecinin ardından yeterli büyüklüğe ulaşan Türk somonu, protein, potasyum, fosfor, demir ve omega yağ asitleri gibi yüksek besin değerlerinden ötürü farklı ülkelerin mutfaklarında her geçen gün daha fazla yer buluyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/thumbs_b_c_da1a5fed8620ac47634502ff7070b7ed(1).jpg"></span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Türk somonunun üretiminden sonra işlenmesi de önemli"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürü İsa Kaplan, AA muhabirine, kentte 21 deniz ağ kafes ve 44 karada olmak üzere 65 balık işletmesinin yanı sıra 2 damızlık balık üretim tesisi bulunduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türk somonunun Trabzon'un öne çıkan ürünleri arasında yer aldığına işaret eden Kaplan, "Balığın yumurta sağımından en son tüketim haline kadar bir sürü evresi bulunmaktadır. Bu evreleri Bakanlığımız titizlikle takip etmektedir." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kaplan, 14 de işleme tesisleri olduğunu belirterek, "Türk somonunun üretiminden sonra işlenmesi de önemli. Fileto haline getirilmesi ve tütsülenmesi bu işletme tesislerimizde olmaktadır." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tarım ve Orman Bakanlığının Karadeniz'de Türk somonu üreticileri ve işletme tesislerine destekleri olduğuna dikkati çeken Kaplan, bugüne kadar işletme tesislerine 40 milyon liranın üzerinde yatırım desteği verildiğini aktardı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Bu bizim için milli bir değerdir"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Kaplan, savaşlar, artan nüfus ve iklim değişikliği gibi çeşitli nedenlerle dünyada gıdanın öneminin giderek arttığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde Türk somonu üretimi oldukça önemlidir. Bizim protein açığımızı kapatacak, kapattığı gibi ihracat yapılabilecek bir ürünümüzdür. Uzak Doğu ülkelerinden Suudi Arabistan'a, Ukrayna ve Rusya'ya kadar birçok ülkeye ihracat yapmaktayız. 2023 ihracat rakamımız yaklaşık 90 milyon dolardır. Bu, bizim için milli bir değerdir."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Türk somonunun lezzetli ve protein açısından zengin olduğunun altını çizen Kaplan, "2023'te 17 bin 750 ton Türk somonu ürettik. Karadakilerle beraber 18 bin 200 tonluk üretimimiz var. Üretimimizi 38 bin tona kadar çıkaracağız. Bu rakamlar sadece Trabzon için." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Samsun&amp;apos;da, Karadeniz&amp;apos;de yetiştirilen Türk somonunun hasadına başlandı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/samsunda-karadenizde-yetistirilen-turk-somonunun-hasadina-baslandi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/samsunda-karadenizde-yetistirilen-turk-somonunun-hasadina-baslandi</guid>
<description><![CDATA[ Samsun&#039;un Yakakent ilçesinde, Karadeniz&#039;de kafeslerde üretimi yapılan Türk somonunun hasadına başlandı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/06/samsunda-karadenizde-yetistirilen-turk-somonunun-hasadina-baslandi-1717704291.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:59 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Samsunda, Karadenizde, yetiştirilen, Türk, somonunun, hasadına, başlandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>Samsun</strong>'da baraj göllerinde 500 ila 600 gram ağırlığa ulaştıktan sonra <strong>Yakakent</strong> ilçesi açıklarında denizde bulunan kafeslere taşınan somonların hasadı yapıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Somon hasadının haziran ayı sonuna kadar süreceği öğrenildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı <strong>Mehmet Nuri Yılmaz</strong>, hasat töreninde yaptığı konuşmada, dünyada su ürünleri yetiştiriciliği belli seviyede giderken, Türkiye'de bakanlıklarının verdiği desteklerle sektörün sürekli büyüyen, trendi yükselen bir hale geldiğini belirterek, "Ülkemizde en kaliteli balıkları üretmeye çalışıyoruz. Türk somonu, katma değeri olan bir ürünümüzdür." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Norveç'te somon tesislerini gezdiklerini dile getiren Yılmaz, "Norveç'deki üretimle bizim aramızda ne fark var incelemesini yaptık. Norveç'in avantajı, okyanus ülkesi olması dolayısıyla soğuk bir ülke ve yılın 12 ayı üretim yapabilmekte. Bizim için bu dezavantaj. Biz Karadeniz'de su sıcaklığı nedeniyle belli dönemlerde üretim yapabiliyoruz ama kalite, sürdürebilirlik, Omega 3 anlamında Norveç ile Türk somonu arasında yapılan bilimsel çalışmanın sonucunda, bizim somonumuz Norveç somonundan daha kaliteli çıktı." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- 2023 yılında Samsun'da 8 bin 771 ton Türk somonu yetiştirildi</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>İl Tarım ve Orman Müdürü <strong>İbrahim Sağlam</strong> ise Samsun'da su ürünleri yetiştiriciliği üretiminin önemli bölümünün Derbent Baraj Gölü ve Yakakent açıklarında Karadeniz'de yapıldığına işaret etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Su ürünleri yetiştiriciliğinde Samsun'da toplam kapasitenin yılda 23 bin 92 ton olduğunu ancak üretimin ortalama 15 bin 483 tonda kaldığını dile getiren Sağlam, "Derbent Baraj Gölü'nde 14, Yakakent açıklarında Karadeniz'de 12 su ürünleri yetiştiricilik tesisi bulunmakta. 2023 yılında bu iki su rezervinde ağ kafeslerde 13 bin 270 ton alabalık üretimi gerçekleştirilmiş olup, bu miktarın 8 bin 771 tonu Türk somonudur. Derbent Baraj Gölü'nde yetiştirilen alabalıkların bir kısmı iç piyasada tüketilip, büyük kısmı ise 500-600 gram ağırlığa ulaşınca denizde bulunan su ürünleri yetiştiricilik tesislerine canlı olarak nakledilmekte. Burada 3,5-4 kilogram ağırlığa ulaşıncaya kadar büyütülmektedir." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sağlam, 1,25 kilogram ağırlığın üzerindeki alabalıklara "<strong>Türk somonu</strong>" adı verildiğini dile getirerek, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bu ürün genellikle ihraç edilmektedir. Samsun'da yapılan kültür çalışmaları ile hem tatlı suda hem de denizde kolaylıkla alabalık yetiştiriciliği yapılmaktadır. Bu tür aslen deniz kökenli olduğu için, denizde 20 dereceye kadar olan suda yetiştiriciliğe çok uygundur. Karadeniz, yapısı itibarıyla bu alabalık türünün yetiştiriciliğine çok uygun olup, ekim ve kasım aylarında denize götürülen alabalıklar haziran ayı başına kadar çok hızlı büyüme kaydedebilmekte, daha lezzetli olduğu için tercih edilmektedir. Bu nedenle son yıllarda özellikle Japonya ve Rusya'dan Türk somonuna talep artmıştır. Japonya'dan gelen talepler üzerine tesislerimiz, planlamalarını bu yeni taleplere göre revize ederek Türk somonu üretimlerini artırmışlardır."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hasat törenine Yakakent Kaymakamı Abdüssamed Kılıç, Belediye Başkanı Şerafettin Aydoğdu ile balıkçılık sektörü temsilcileri katıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Japonya&amp;apos;nın &amp;quot;Fukuşima kararı&amp;quot; Çin ile uzun sürecek krizin habercisi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/japonyanin-fukusima-karari-cin-ile-uzun-surecek-krizin-habercisi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/japonyanin-fukusima-karari-cin-ile-uzun-surecek-krizin-habercisi</guid>
<description><![CDATA[ Çin, Fukuşima&#039;daki radyoaktif atık suyun okyanusa tahliyesine başlamasının ardından Japonya&#039;yı protesto ederken bu ülkeden tüm deniz ürünlerinin ithalatını durdurdu - Japonya, eleştirilere karşı, okyanusa boşaltılan radyoaktif atık sudaki radyoaktif materyal miktarının insan sağlığı ve çevre için zararlı kabul edilen oranların altında olduğunu savunuyor ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/08/japonyanin-fukusima-karari-cin-ile-uzun-surecek-krizin-habercisi-1693221831.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Japonyanın, Fukuşima, kararı, Çin, ile, uzun, sürecek, krizin, habercisi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>Japonya</strong>, <strong>Çin'in</strong> ısrarlı karşı çıkışına rağmen 2011'deki deprem sonrası meydana gelen tsunamide zarar gören <strong>Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali</strong>'ndeki radyoaktif atık suyu okyanusa boşaltmaya başlaması, <strong>Tokyo</strong> ile <strong>Pekin</strong> arasında uzun sürecek bir krize işaret ediyor.</span></span></p>

<p><span><span>Santralin işletmecisi Tokyo Elektrik Enerjisi Şirketi (<strong>TEPCO</strong>), boşaltma işlemine dün yerel saatle 13.00'te başlandığını duyururken Çin Dışişleri Bakanlığı, "küresel kamu çıkarını hiçe sayan son derece bencil ve sorumsuz bir eylem" şeklinde nitelediği kararı protesto etti.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Japonya</strong>'nın radyoaktif atık suyu okyanusa tahliye etme planı, bölgede yaşayan balıkçıların ve çevre koruma aktivistlerinin yanı sıra başta <strong>Çin</strong> olmak üzere, komşu ülkeleri kaygılandırıyor. <strong>Tokyo</strong> yönetiminin yıllara yayılacak tahliye planını uygulamadaki ısrarının, iki komşu ülke arasında uzun süreli krize yol açması muhtemel görünüyor.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Pekin</strong> yönetimi, suyun okyanusa boşatılmaya başlanmasının hemen ardından, Japonya'dan tüm deniz ürünleri ithalatını durdurdu. Gümrükler Genel İdaresinden yapılan açıklamada, kararın, "Fukuşima'daki radyoaktif atık suyun denize boşaltılmasının yol açtığı nükleer serpinti riskini önlemeyi, Çinli tüketicilerin sağlığını ve ithal gıdaların güvenliğini korumayı amaçladığı" belirtildi.</span></span></p>

<p><span><span>Çin, daha önce yaptığı açıklamalarda, atık suyun okyanusa boşaltılması halinde, "deniz ekolojisi, gıda güvenliği ve halk sağlığının korunması için gerekli tedbirleri alacağı" uyarısında bulunmuştu.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Fukuşima'da 1,34 milyon ton radyoaktif atık su birikti</span></span></strong></p>

<p><span><span>Mart 2011'de meydana gelen 9 büyüklüğündeki depremin yol açtığı tsunami, <strong>Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali</strong>'ndeki 4 nükleer reaktörden 3'ünde hasara yol açmış, radyoaktif serpinti nedeniyle santralin çevresi "tahliye bölgesi" ilan edilmişti.</span></span></p>

<p><span><span>Japonya Başbakanı <strong>Kişida Fumio</strong>, 22 Ağustos'taki kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada, hasar gören santralin devreden çıkarılması çabalarının parçası olarak, Fukuşima'daki radyoaktif atık suyun okyanusa tahliyesine 24 Ağustos'ta başlanacağını bildirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Kişida, kazanın ardından kontrolden çıkan reaktörleri soğutmak ve santraldeki nükleer serpintiyi yalıtmak üzere pompalan deniz suyunun tahliyesini "güvenli" şekilde sağlama sözü verirken hükümetin, yıllara yayılacak işlemin tüm sorumluluğu üzerine alacağını vurguladı.</span></span></p>

<p><span><span>Santralin işletmecisi <strong>TEPCO</strong>, halihazırda santralde biriken atık suyun 1,34 milyon tona ulaştığı, tahliye işlemine başlanmazsa 2024'ün başına dek depolama kapasitesinin dolacağı uyarısında bulunurken su depolama tanklarının sayısının daha fazla artırılmasının soruna kalıcı çözüm sağlamayacağını, üstelik yeni kurulacak tesislerin söküm çalışmalarını engelleyeceğini öne sürüyor.</span></span></p>

<p><span><span>Şirket, daha önce açıklanan plana göre, ilk aşamada gelecek 17 gün içinde 7 bin 800 ton atık suyu okyanusa boşaltacak. Mart 2024'e kadar toplam 31 bin 200 ton radyoaktif atık suyun tahliyesi planlanıyor.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Japonya'ya göre radyoaktif madde miktarı zararlı seviyenin altında</span></span></strong></p>

<p><span><span>Japonya, eleştirilere karşı, okyanusa tahliyesi planlanan radyoaktif atık suyun temiz suyla seyreltildiğini, sudaki radyoaktif materyal miktarının insan sağlığı ve çevre için zararlı kabul edilen oranların altında olduğunu savunuyor.</span></span></p>

<p><span><span>Japon yetkililer, okyanusa boşaltılmasına başlanan atık suyun, suda çözünmeyen bir hidrojen izotopu olan trityum hariç tüm radyoaktif maddelerden arındırıldığını, radyoaktif madde miktarının, uluslararası standartlarda insan sağlığı ve çevre için zararlı kabul edilen miktarın 40'ta 1'i kadar düşürüldüğünü ifade ediyor.</span></span></p>

<p><span><span>Atık suyun litre başına 190 bekerel trityum içerdiğini ileri süren yetkililer, bunun Dünya Sağlık Örgütünün içme suyu için belirlediği limit olan 10 bin bekerelin oldukça altında olduğuna dikkat çekiyor.</span></span></p>

<p><span><span>Yetkililer, trityumun diğer radyoaktif maddelere göre daha az radyasyon yaydığını ve insan vücudunda birikmediğini ve yoğunlaşmadığını öne sürse de söz konusu maddenin insan ve çevre sağlığı için uzun dönemde güvenli olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış değil.</span></span></p>

<p><span><span>Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, santralde yaptığı incelemelerin ardından 4 Temmuz'da yayımladığı raporda, Japonya'nın atık suyun tahliyesi planının güvenlik standartlarıyla uyumlu olduğu, insanlara ve çevreye verebileceği zararın "ihmal edilebilir düzeyde" olduğu sonucuna varmıştı.</span></span></p>

<p><strong><span><span>"Okyanus, Japonya'nın radyoaktif suyu boca edeceği lağım değil"</span></span></strong></p>

<p><span><span><strong>Çin</strong>, <strong>Japonya</strong>'nın okyanusa tahliye işlemini duyurması ve uygulamasının ardından, en sert tepki gösteren ülke oldu.</span></span></p>

<p><span><span>Pekin yönetimi, kararın duyurulmasının ardından, 22 Ağustos'ta Japonya'nın Pekin Büyükelçisi <strong>Tarumi Hideo</strong>'yu Dışişleri Bakanlığına çağırarak protesto notası verdi.</span></span></p>

<p><span><span>Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü <strong>Vang</strong> <strong>Vınbin</strong>, aynı gün, <strong>Pekin'de</strong> düzenlenen günlük basın toplantısında, Japonya'nın uluslararası toplumun ciddi endişelerine ve karşı çıkışına rağmen aldığı tahliye kararını, "bencil ve sorumsuzca" diye niteleyerek tepki gösterdi.</span></span></p>

<p><span><span>Kararın, "akıl dışı, gereksiz ve meşruiyetten yoksun" olduğunu savunan Sözcü <strong>Vang</strong>, "Atık suyun okyanusa tahliyesi, nükleer serpinti riskinin dünyanın geri kalanına yayılmasına yol açacak. Japonya böyle yaparak kendi bencil çıkarlarını tüm insanlığın esenliğinin üzerine koyuyor." dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Japonya'nın arıtma tesisinin uzun dönemli güvenilirliğine, radyoaktif atık suya ilişkin verilerin doğruluğuna ve denetim anlaşmasının etkinliğine dair uluslararası endişeleri gidermediğine dikkati çeken <strong>Vang</strong>, "Eğer Fukuşima'daki radyoaktif atık su gerçekten güvenli ise Japonya'nın onu denize dökmesine gerek yok, eğer değilse zaten kesinlikle dökmemeli. Okyanus, insanlığı yaşatan kaynaktır, Japonya'nın radyoaktif suyu boca edeceği lağım değil." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span>Dışişleri Bakanlığından, tahliye işleminin başlamasının ardından yapılan yazılı açıklamada ise radyoaktif atık suyun okyanusa boşaltılmasının, bölgedeki halklar ve tüm dünya için insan eliyle yaratılmış ikincil bir felaket olacağı vurgulanarak Japonya'ya işlemden vazgeçmesi çağrısı yapıldı. Açıklamada, "Japonya, atık suyu okyanusa dökerek riskleri dünyanın geri kalanına yayıyor, insanlığın gelecek kuşaklarına bir yara miras bırakıyor." değerlendirmesine yer verildi.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Güney ve Kuzey Kore'den farklı tepkiler</span></span></strong></p>

<p><span><span>Japonya'nın kararı Çin dışında, diğer komşuları <strong>Kuzey Kore</strong> ve <strong>Güney Kore</strong>'de de kayıplara yol açsa da Pyonynag ve Seul hükümetlerinin, Tokyo ile siyasi ilişkileri nedeniyle farklı tepkiler vermesi dikkati çekti.</span></span></p>

<p><span><span>Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığından bir sözcü, resmi haber ajansı <strong>KCNA</strong> aracılığıyla yaptığı açıklamada, atık suyun okyanusa boşaltılmasının çevreye vereceği zararın yanı sıra insan sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini belirterek tahliye işleminin derhal durdurulmasını istedi.</span></span></p>

<p><span><span>Güney Kore'de ise Başbakan <strong>Han Duck-soo</strong>, "bilimsel standartlara ve uluslararası prosedürlere uygun olarak arıtıldığı ve tahliye edildiği sürece, Japonya'nın planından aşırı endişe duymaya gerek olmadığı" değerlendirmesinde bulundu.</span></span></p>

<p><span><span>Devlet Başkanı <strong>Yoon Seok-yeol</strong>'un mayısta göreve başlamasından bu yana Japonya ile ilişkileri düzeltmeye yönelik eğilimi, Güney Kore'yi bu konudaki tavrını da yumuşatmaya sevk ederken kamuoyunun muhalefetine rağmen Seul'un meseleyi öne çıkarmamaya çalıştığı gözlendi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Japonya</strong>, Fukuşima'daki radyoaktif atık suyun tahliyesinin, 30 yılda tamamlanmasını öngörüyor. Meselenin çevre üzerinde etkileri bölge ülkeleri arasında daha çok tartışılacak gibi görünüyor.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Japonya&amp;apos;daki nükleer santralde depolanan atık suyun tahliyesi 30 yıldan uzun sürebilir</title>
<link>https://trafikdernegi.com/japonyadaki-nukleer-santralde-depolanan-atik-suyun-tahliyesi-30-yildan-uzun-surebilir</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/japonyadaki-nukleer-santralde-depolanan-atik-suyun-tahliyesi-30-yildan-uzun-surebilir</guid>
<description><![CDATA[ Boşaltılan atık sudaki radyonüklitler, akıntılar sonucu dünyanın dört bir yanına taşınabilir - Japonya&#039;da Mart 2024&#039;e kadar boşaltılması planlanan 31 bin 200 ton atık su, yalnızca 10 tanka eş değer ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/08/japonyadaki-nukleer-santralde-depolanan-atik-suyun-tahliyesi-30-yildan-uzun-surebilir-1693000088.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Japonyadaki, nükleer, santralde, depolanan, atık, suyun, tahliyesi, yıldan, uzun, sürebilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span> <strong>Japonya'da</strong> 2011'deki depremin ardından meydana gelen tsunamide hasar gören<strong> Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali</strong>'nde biriken radyoaktif atık suyun tahliyesinin 30 ila 40 yıl sürmesi bekleniyor.</span></span></p>

<p><span><span>Ülkenin kuzeydoğusunda Mart 2011'de meydana gelen 9 büyüklüğündeki deprem ve tsunamide hasar gören <strong>Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali</strong>'nde biriken radyoaktif atık suyun tahliyesi başladı.</span></span></p>

<p><span><span>Yaklaşık 348 hektarlık alanda kurulu santral, Fukuşima eyaletinin Okuma ve Futaba bölgelerinde bulunuyor.</span></span></p>

<p><span><span>Hükümet, afetten sonra nükleer santral çevresindeki 30 kilometrelik alandan 150 binden fazla kişinin tahliye edilmesine karar vermişti. O zamandan bu yana bazı tahliye emirlerinin kaldırılmasına rağmen çoğu yerleşim alanı boş kalmaya devam etti.</span></span></p>

<p><span><span>Su tahliyesinin yapıldığı bölge ise nükleer santral sahasının yaklaşık bir kilometre açıklarında yer alıyor.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Atık su, 1 kilometrelik tünel vasıtasıyla okyanusa aktarılıyor</span></span></strong></p>

<p><span><span>Tahliyesine dün yerel saatle 13.00'te başlanan atık su, seyreltilmesinin ardından denizin altına inşa edilmiş 1 kilometre uzunluğundaki tünel vasıtasıyla okyanusa boşaltılıyor.</span></span></p>

<p><span><span><strong>TEPCO</strong>, deniz seviyesinin 12 metre altına inşa edilen tahliye tünelinin, depreme ve fırtına dalgalarına dayanıklı olduğunu kaydetti.</span></span></p>

<p><span><span>Tünelin duvarları ise sızıntı riskini azaltmak için su sızdırmayan malzemeyle iki kat kaplanarak betonarmeden yapıldı.</span></span></p>

<p><span><span>Atık suyun, tünel aracılığıyla sahil hattındaki deniz suyu sirkülasyonuna değil, denizcilik faaliyetlerinin rutin yapıldığı kıyı bölgelerden uzaktaki okyanus sularına karışabilmesi hedefleniyor.</span></span></p>

<p><span><span>Ayrıca, tahliye planı kapsamında seyreltme oranını yükseltmek için pompaların yanı sıra acil durumda tahliyeyi askıya almak ya da durdurmak için kapatma vanaları kuruldu.</span></span></p>

<p><span><span>Yetkililer, tüneldeki suyun yürüme hızında ilerlediğini ve kıyıdan 1 kilometre uzağa boşaltımının yaklaşık 30 dakika sürdüğünü belirtti.</span></span></p>

<p><span><span>Tahliyenin ilk aşamasında 7 gün içinde 7 bin 800 ton atık suyun okyanusa boşaltılması planlanıyor.</span></span></p>

<p><span><span><strong>TEPCO</strong>, Mart 2024'e kadar 31 bin 200 ton suyun boşaltılmasının planlandığını ve bu miktarın 10 tanka eş değer olduğunu kaydetti. Tahliyenin ilerleyen dönemlerde hızlandırılması planlanıyor.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Tahliye öncesi atık su hangi işlemlerden geçiyor?</span></span></strong></p>

<p><span><span>Alınan tahliye kararı çerçevesinde, Gelişmiş Sıvı İşleme Sistemi (<strong>ALPS</strong>) kullanılarak trityum haricinde ayrışması sağlanan ve radyoaktivitesi düşürülen 1046 tankta biriken 1 milyon 343 bin ton atık su okyanusa boşaltılacak.</span></span></p>

<p><span><span><strong>TEPCO</strong> işletmesindeki<strong> Dai-içi Nükleer Santrali</strong>'ndeki radyoaktif atık suyun tahliye sürecinden önce <strong>ALPS</strong> yöntemiyle 5 farklı süreçten geçirilerek radyonüklit yoğunluğunun önemli oranda azaltılacağı belirtiliyor.</span></span></p>

<p><span><span><strong>TEPCO</strong>, söz konusu işlemlere rağmen atık sudaki varlığı devam eden karbon-14 ve trityum yoğunluğunun düşürülmesi için seyreltme işlemi uygulandığını belirterek bu yöntemle yoğunluğu litre başına yaklaşık 1500 Bekerel'e (Bq) düşürülen suyun, Japonya ulusal güvenlik normlarının altında olduğunu kaydetti.</span></span></p>

<p><span><span>Tanklarda biriken yaklaşık 1,3 milyon ton atık sudaki toplam trityum oranının 2,6 gram civarında olması bekleniyor.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Trityum neden seyreltilemiyor?</span></span></strong></p>

<p><span><span><strong>ALPS</strong> sayesinde, santraldeki reaktörleri soğutma işlevi gören saf su içinde oluşan 62 radyonüklit, trityum materyali haricinde ayrışıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Santrali işleten <strong>TEPCO</strong>, plana göre trityum elementi içeren sıvıyı seyrelterek günden güne artış gösteren suyu periyotlar halinde denize boşaltacak.</span></span></p>

<p><span><span>Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının (<strong>UAEA</strong>) sitesinde yer alan bilgilere göre, trityumu, sudan ayırmak teknik olarak çok zor.</span></span></p>

<p><span><span>Bunun nedeni ise hidrojen izotopu olan trityumu içeren suyun, normal hidrojen içeren suyla neredeyse aynı kimyasal özelliklere sahip olması.</span></span></p>

<p><span><span>Düşük miktarda suda yüksek yoğunlukta trityum bulunması halinde trityumu sudan ayrıştırabilen teknolojiler mevcut olsa da Fukuşima'daki santralde depolanan yüksek miktarda su, düşük trityum yoğunluğuna sahip olduğu için bu teknolojiler uygulanamıyor.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Atık suyun boşaltımı yalnızca Fukuşima çevresini etkilemeyebilir</span></span></strong></p>

<p><span><span><strong>UAEA</strong>, Temmuz 2023'te Japonya'nın biriken atık suyun denize tahliyesi planının güvenlik standartlarıyla uyumlu olduğunu bildirmesine rağmen araştırmacılar, atık suyun tahliyesi konusunda endişeli.</span></span></p>

<p><span><span>Fukuşima'daki nükleer santralde meydana gelen hasarın ardından yapılan çeşitli araştırmaların, tahliye edilen atık su nedeniyle yalnızca Fukuşima ve çevresinin değil, dünyanın çeşitli bölgelerinin etkileneceğine işaret ettiği düşünülüyor.</span></span></p>

<p><span><span>National Geographic dergisine göre, afetten sonra yapılan araştırmalardan birinin sonucunda, California kıyılarının yaklaşık 9 bin kilometre açığında <strong>radyonüklit</strong> tespit edilmişti. Bu radyonüklitlerin akıntılarla Fukuşima’dan taşındığı tahmin ediliyor.</span></span></p>

<p><span><span>Öte yandan, 2011’de meydana gelen kazadan yaklaşık 6 ay sonra ABD'deki San Diego kıyılarında Fukuşima'dan radyonüklit taşıyan mavi yüzgeçli orkinos balığı tespit edilmişti.</span></span></p>

<p><span><span>Araştırmacılar, aynı şekilde atık suyun tahliyesi sonucu radyonüklitlerin, akıntılar ve deniz hayvanlarının göç etmesi sonucu dünyanın dört bir yanına taşınabileceğinden endişe ediyor.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Nükleer santralin devre dışı bırakılma süreci</span></span></strong></p>

<p><span><span>Mart 2011'de meydana gelen deprem ve tsunami sonrası <strong>TEPCO'nun</strong> Fukuşima'da işlettiği 6 reaktörlü nükleer santralde hasar meydana geldi.</span></span></p>

<p><span><span>Tesis bünyesindeki 1 ve 3 numaralı reaktörlerde oluşan çekirdek erimesi sonrası, reaktörlerin soğutulması için içlerine su basılmaya başlandı. İşlem gören ve radyoaktif özellik kazanan atık su zamanla birikti.</span></span></p>

<p><span><span>Depremin ardından, nükleer santraldeki 4 numaralı reaktördeki tüketilmiş yakıt havuzlarından tüm yakıt çubuklarının çıkarılması Aralık 2014’te tamamlandı.</span></span></p>

<p><span><span>Aralık 2019’da hükümet, 1 ve 2 numaralı reaktör havuzlarından tüketilmiş yakıtın çıkarılmasının 2023 yılında planlanan başlangıcını, güvenlik gerekçesiyle 5 yıl erteledi.</span></span></p>

<p><span><span>3 numaralı reaktördeki yakıt çubuklarının çıkarılması Nisan 2021'de tamamlandı.</span></span></p>

<p><span><span>Tesis, bünyesindeki reaktörleri soğutmak için suya ihtiyaç duydu ve bu, depremden beri radyasyonla kirlenmiş büyük miktarda su üretilmesine neden oldu.</span></span></p>

<p><span><span><strong>SCMP'nin</strong> haberine göre Mayıs 2023'te santraldeki atık su depolama tankları yüzde 97 kapasiteye ulaştı, depolamanın yıllık maliyetinin ise yaklaşık 912 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor.</span></span></p>

<p><span><span><strong>TEPCO'ya</strong> göre, santralin devreden çıkarılması süreci ve dolayısıyla atık suyun tahliyesi 30 ila 40 yıl sürebilir.</span></span></p>

<p><span><span>Çin ve Hong Kong gibi ülkeler, Japonya'dan gelecek deniz ürünlerine ithalat yasağı getirmişti. Tahliyenin devam etmesiyle yasakların çerçevesinin artırılması bekleniyor.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güney Kore&amp;apos;de ana muhalefet lideri, hükümetin Fukuşima politikasına karşı açlık grevine başladı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/guney-korede-ana-muhalefet-lideri-hukumetin-fukusima-politikasina-karsi-aclik-grevine-basladi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/guney-korede-ana-muhalefet-lideri-hukumetin-fukusima-politikasina-karsi-aclik-grevine-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kore&#039;de ana muhalefet lideri Lee Jae-myung, hükümetin, Japonya&#039;nın Fukuşima&#039;daki radyoaktif atık suyun tahliyesine ilişkin politikasına tepki olarak açlık grevine başladığını açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/09/guney-korede-ana-muhalefet-lideri-hukumetin-fukusima-politikasina-karsi-aclik-grevine-basladi-1693519180.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Güney, Korede, ana, muhalefet, lideri, hükümetin, Fukuşima, politikasına, karşı, açlık, grevine, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>Yonhap</strong>'ın haberine göre, ülkede ana muhalefetteki Demokratik Parti (<strong>DP</strong>) lideri<strong> Lee Jae-myung</strong>, "<strong>Yoon Suk Yeol </strong>yönetimi anayasal düzeni ve demokrasiyi yok etti ve halka savaş açtı." diyerek bugünden itibaren süresiz olarak açlık grevine başladığını ifade etti.</span></span></p>

<p><span><span>Ana muhalefet lideri ayrıca <strong>Yoon</strong>'dan, insanlardan geçim kaynaklarını ve demokrasiyi "yok ettikleri için" özür dilemesi, seyreltilmiş radyoaktif suyun tahliyesine karşı olduğunu ifade etmesi ve Kabineyi yeniden yapılandırması talebinde bulundu.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Lee Jae-myung</strong>, 26 Ağustos'ta başkent Seul'de Japonya'nın <strong>Fukuşima'daki </strong>radyoaktif atık suyun tahliyesine karşı binlerce kişinin yer aldığı protestolara katılmıştı.</span></span></p>

<p><span><span>Güney Kore Devlet Başkanı<strong> Yoon Suk-yeol </strong>ve Başbakan <strong>Han Duck-so</strong>'nun 28 Ağustos'ta deniz mahsullü öğle yemeği yediği ve Başkanlık Ofisi'ndeki kafeteryada hafta boyunca çeşitli deniz ürünlerinin servis edileceği kaydedilmişti.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Japonya, 24 Ağustos'ta radyoaktif atık suyu okyanusa boşaltmaya başladı</span></span></strong></p>

<p><span><span>Japonya'da 2011'deki depremin ardından meydana gelen tsunamide zarar gören<strong> Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali</strong>'ndeki radyoaktif atık suyun okyanusa boşaltılmasına 24 Ağustos'ta başlandığı bildirilmişti.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Japonya</strong>, daha önce açıklanan plana göre, ilk aşamada 7 gün içinde 7 bin 800 ton atık suyu okyanusa boşaltacak. Mart 2024'e kadar toplam 31 bin 200 ton radyoaktif atık suyun tahliyesi planlanıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Plan, bölgede yaşayan balıkçıların ve çevre koruma aktivistlerinin yanı sıra başta <strong>Çin </strong>olmak üzere komşu ülkelerin tepkisine sebep oluyor.</span></span></p>

<p><span><span>Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, santralde yaptığı incelemelerin ardından 4 Temmuz'da yayımladığı raporda, Japonya'nın atık suyun tahliyesi planının güvenlik standartlarıyla uyumlu olduğu, insanlara ve çevreye verebileceği zararın "ihmal edilebilir düzeyde" bulunduğu sonucuna varmıştı.</span></span></p>

<p><span><span>Mart 2011'de meydana gelen 9 büyüklüğündeki depremin yol açtığı tsunami,<strong> Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali'</strong>ndeki 4 nükleer reaktörden 3'ünde hasara neden olmuş, radyoaktif serpinti nedeniyle santralin çevresi "tahliye bölgesi" ilan edilmişti.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Japonya, Japon ve Çinli uzmanların Fukuşima konusunda görüşmesini önerdi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/japonya-japon-ve-cinli-uzmanlarin-fukusima-konusunda-goerusmesini-oenerdi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/japonya-japon-ve-cinli-uzmanlarin-fukusima-konusunda-goerusmesini-oenerdi</guid>
<description><![CDATA[ Japonya Başbakanı Kişida Fumio, Fukuşima Dai-içi Nükleer Enerji Santrali&#039;ndeki arıtıldığı belirtilen radyoaktif atık suyun okyanusa salınmasının ardından Çin&#039;in uyguladığı Japonya&#039;dan deniz ürünü ithalatı kısıtlamasının kaldırılması için iki ülkeden uzmanların konuyu görüşmesini tavsiye etti. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/08/japonya-japon-ve-cinli-uzmanlarin-fukusima-konusunda-gorusmesini-onerdi-1693373343.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Japonya, Japon, Çinli, uzmanların, Fukuşima, konusunda, görüşmesini, önerdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Japonya Devlet Televizyonunun (<strong>NHK</strong>) haberine göre, <strong>Başbakan Kişida</strong>, iktidardaki Liberal Demokrat Partinin (<strong>LDP</strong>) toplantısında balıkçılık sektörünü korumaya yönelik açıklamalarda bulundu.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Kişida</strong>, <strong>Fukuşima'daki </strong>arıtıldığı belirtilen radyoaktif özellikli atık suyun okyanusa bırakılmasının balıkçılık sektörüne zarar vermesini önlenmek amacıyla hükümetin "elinden geleni yapacağını" vurguladı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Çin'den</strong>, <strong>Japonya'dan </strong>deniz ürünü ithalatı kısıtlamalarını kaldırmasını diplomatik kanallardan talep edeceklerini belirten Kişida, ayrıca bilimsel kanıtlara dayandırılarak iki ülkeden uzmanların <strong>Fukuşima </strong>konusunu görüşmesi tavsiyesinde bulundu.</span></span></p>

<p><span><span>Japonya'da balıkçılık sektörünün korunması için ülke içinde de deniz ürünlerinin tüketilmesinin teşvik edileceği aktarıldı.</span></span></p>

<p><span><span>Japonya Ekonomi Güvenliği Bakanı <strong>Sanae Takaichi</strong>, Çin'in uyguladığı ithalat kısıtlamalarına ilişkin "karşı önlemleri değerlendirmemiz gereken bir aşamaya giriyoruz" ifadelerini kullanmış ve diplomatik girişimlerin etkili olmaması halinde söz konusu kısıtlamaları Dünya Ticaret Örgütüne şikayet etmenin de seçenekler arasında olduğunu kaydetmişti.</span></span></p>

<p><span><span>Japonya'da birçok kamu kurumu ve işletmenin, radyoaktif atık suyun tahliyesine tepki gösteren Çin vatandaşlarından telefon çağrıları aldığı belirtilmişti.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Fukuşima'nın atık su boşaltma süreci</span></span></strong></p>

<p><span><span>Mart 2011'de meydana gelen 9 büyüklüğündeki depremin yol açtığı tsunami,<strong> Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali</strong>'ndeki 4 nükleer reaktörden 3'ünde hasara yol açmış, radyoaktif serpinti nedeniyle santralin çevresi "tahliye bölgesi" ilan edilmişti.</span></span></p>

<p><span><span>Tesis bünyesindeki 1 ve 3 numaralı reaktörlerde oluşan çekirdek erimesi sonrası, reaktörlerin soğutulması için içlerine su basılmaya başlandı. İşlem gören ve radyoaktif özellik kazanan atık su zamanla birikti.</span></span></p>

<p><span><span>Haziran 2020'de Balıkçılar Kooperatifleri Ulusal Federasyonu (<strong>JF Zengyoren</strong>), atık suyun okyanusa boşaltılmasına karşı çıkan özel deklarasyonu oy birliğiyle kabul etmiş, dönemin Başbakanı <strong>Suga Yoşihide</strong> de nükleer atık suyun okyanusa boşaltılmasını kapsayan planı 13 Nisan 2021'de duyurmuştu.</span></span></p>

<p><span><span>Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (<strong>UAEA</strong>), Temmuz 2023'te Japonya'nın biriken atık suyun denize tahliyesi planının güvenlik standartlarıyla uyumlu olduğunu bildirmişti. Japonya, <strong>24 Ağustos</strong>'ta <strong>Fukuşima</strong>'daki atık suyun tahliyesini başlatmıştı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Plan</strong>, bölgede yaşayan balıkçıların ve çevre koruma aktivistlerinin yanı sıra başta <strong>Çin </strong>olmak üzere komşu ülkelerin tepkisine sebep olurken, <strong>Çin</strong>, <strong>Japonya</strong>'dan gelecek deniz ürünlerine ithalat yasağı getirmişti.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güney Kore Devlet Başkanı, &amp;quot;radyoaktif su&amp;quot; endişelerine deniz mahsullü yemekle yanıt verdi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/guney-kore-devlet-baskani-radyoaktif-su-endiselerine-deniz-mahsullu-yemekle-yanit-verdi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/guney-kore-devlet-baskani-radyoaktif-su-endiselerine-deniz-mahsullu-yemekle-yanit-verdi</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kore Devlet Başkanı Yoon Suk-yeol ve Başbakan Han Duck-so, Fukuşima&#039;dan radyoaktif atık suyun tahliyesine başlanmasıyla kamuoyundaki endişeler sürerken öğle yemeğinde deniz mahsulünü tercih etti. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/08/guney-kore-devlet-baskani-radyoaktif-su-endiselerine-deniz-mahsullu-yemekle-yanit-verdi-1693376295.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Güney, Kore, Devlet, Başkanı, radyoaktif, su, endişelerine, deniz, mahsullü, yemekle, yanıt, verdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>Yonhap</strong>'ın haberine göre, Başkanlık Ofisi'nin yaptığı açıklamada, <strong>Japonya</strong>'nın atık suyu okyanusa boşaltmaya başlamasının ardından hükümetin deniz ürünlerinin güvenli olduğunu göstermeye çalıştığı belirtildi.</span></span></p>

<p><span><span>Açıklamada, <strong>Yoon </strong>ve <strong>Han</strong>'ın deniz mahsullü öğle yemeği yediği bilgisi verilirken Başkanlık Ofisi'ndeki kafeteryada hafta boyunca çeşitli deniz ürünlerinin servis edileceği bildirildi.</span></span></p>

<p><span><span>Güney Kore Hükümet Politika Koordinasyon Ofisi Başkan Yardımcısı<strong> Park Ku-yeon</strong>, bugün deniz suyundaki trityum yoğunluğunun standart sınırın "oldukça altında" olduğunu duyurmuştu.</span></span></p>

<p><span><span>Öte yandan, ülkede bugün itibarıyla kamu güvenliğine dair endişeleri gidermek için ithal deniz ürünlerinin menşe ülkelerinin işaretlenmesine yönelik özel denetim başlatıldığı açıklanmıştı.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Fukuşima'nın atık su boşaltma süreci</span></span></strong></p>

<p><span><span><strong>Mart 2011</strong>'de meydana gelen 9 büyüklüğündeki depremin yol açtığı tsunami, <strong>Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali</strong>'ndeki 4 nükleer reaktörden 3'ünde hasara yol açmış, radyoaktif serpinti nedeniyle santralin çevresi "tahliye bölgesi" ilan edilmişti.</span></span></p>

<p><span><span>Tesis bünyesindeki 1 ve 3 numaralı reaktörlerde oluşan çekirdek erimesi sonrası, reaktörlerin soğutulması için içlerine su basılmaya başlandı. İşlem gören ve radyoaktif özellik kazanan atık su zamanla birikti.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Haziran 2020</strong>'de Balıkçılar Kooperatifleri Ulusal Federasyonu (<strong>JF Zengyoren</strong>), atık suyun okyanusa boşaltılmasına karşı çıkan özel deklarasyonu oy birliğiyle kabul etmiş, dönemin Başbakanı Suga Yoşihide de nükleer atık suyun okyanusa boşaltılmasını kapsayan planı 13 Nisan 2021'de duyurmuştu.</span></span></p>

<p><span><span>Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (<strong>UAEA</strong>), Temmuz 2023'te Japonya'nın biriken atık suyun denize tahliyesi planının güvenlik standartlarıyla uyumlu olduğunu bildirmişti. <strong>Japonya</strong>, 24 Ağustos'ta <strong>Fukuşima</strong>'daki atık suyun tahliyesini başlatmıştı.</span></span></p>

<p><span><span>Plan, bölgede yaşayan balıkçıların ve çevre koruma aktivistlerinin yanı sıra başta <strong>Çin </strong>olmak üzere komşu ülkelerin tepkisine sebep olurken, <strong>Çin</strong>, <strong>Japonya</strong>'dan gelecek deniz ürünlerine ithalat yasağı getirmişti.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güney Kore: Fukuşima&amp;apos;daki atık suyun karıştığı denizde trityum yoğunluğu sınırın altında</title>
<link>https://trafikdernegi.com/guney-kore-fukusimadaki-atik-suyun-karistigi-denizde-trityum-yogunlugu-sinirin-altinda</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/guney-kore-fukusimadaki-atik-suyun-karistigi-denizde-trityum-yogunlugu-sinirin-altinda</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kore, Japonya’nın Fukuşima&#039;daki radyoaktif atık suyun tahliyesine başlamasının ardından deniz suyundaki trityum yoğunluğunun standart sınırın &quot;oldukça altında&quot; olduğunu bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/08/guney-kore-fukusimadaki-atik-suyun-karistigi-denizde-trityum-yogunlugu-sinirin-altinda-1693379663.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Güney, Kore:, Fukuşimadaki, atık, suyun, karıştığı, denizde, trityum, yoğunluğu, sınırın, altında</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>Yonhap</strong>'ın haberine göre, Güney Kore Hükümet Politika Koordinasyon Ofisi Başkan Yardımcısı <strong>Park Ku-yeon</strong>, yaptığı açıklamada, Gelişmiş Sıvı İşleme Sistemi (<strong>ALPS</strong>) ile radyoaktivitesi düşürülerek salınan atık suyla, 246 milyar bekerel trityumun okyanusa bırakıldığını belirtti.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Park</strong>, "Nükleer santralin 3 kilometre yakınındaki yoğunluk, standart sınırın çok altındaydı.” ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span>Üç Güney Koreli yetkilinin, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumunun <strong>Fukuşima'daki </strong>saha ofisini ziyaret etmek üzere <strong>Japonya'ya </strong>doğru yola çıktığı kaydedildi.</span></span></p>

<p><span><span>Ziyaret, Güney Kore Devlet Başkanı <strong>Yoon Suk</strong>-<strong>yeol</strong>’un Japonya Başbakanı<strong> Kişida Fumio</strong>’dan Fukuşima’daki atık suyun tahliyesinin izlenmesine Güney Koreli uzmanların da dahil edilmesi isteğinin ardından gerçekleşiyor.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Güney Kore, ithal deniz ürünlerine yönelik denetim başlattı</span></span></strong></p>

<p><span><span>Güney Kore, bugün itibarıyla <strong>Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali</strong>'ndeki radyoaktif atık suyun okyanusa boşaltılmasının ardından kamu güvenliğine dair endişeleri gidermek için ithal deniz ürünlerinin menşe ülkelerinin işaretlenmesine yönelik özel denetim başlattı.</span></span></p>

<p><span><span>Okyanus ve Balıkçılık Bakan Yardımcısı <strong>Park Sung-hoon</strong>, yaptığı açıklamada, 100 günlük yoğun denetimin amacının ithalatçıların, distribütörlerin ve perakendecilerin deniz tarağı ve çipura gibi denizaşırı ülkelerden gelen ürünlerin menşe ülkesini uygun şekilde işaretleyip işaretlemediğini kontrol etmek olduğunu açıkladı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Park</strong>, <strong>Japon </strong>ve diğer ithal deniz ürünlerinin dağıtım sistemiyle ilgili endişelerin artması nedeniyle benzeri görülmemiş düzeyde özel soruşturma yürütüleceğini vurguladı.</span></span></p>

<p><span><span>Yaklaşık 20 bin satış noktası ve dağıtım merkezinin denetim kapsamına gireceği, hükümetin, bir denetim ekibinin tek bir satış noktasına yapacağı ziyaretlerin sayısını üç katına çıkaracağı belirtildi.</span></span></p>

<p><span><span>Menşe ülke işaretlemesi yapmayan satış noktaları ve dağıtım merkezlerine 7 bin 600 dolara kadar para cezası verilebilecek, işaretleme hususunda sahtecilik yaptıkları belirlenenler 7 yıla kadar hapis veya 75 bin dolara varan para cezalarına çarptırılabilecek.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Fukuşima'nın atık su boşaltma süreci</strong></span></span></p>

<p><span><span>Mart 2011'de meydana gelen 9 büyüklüğündeki depremin yol açtığı tsunami, <strong>Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali</strong>'ndeki 4 nükleer reaktörden 3'ünde hasara yol açmış, radyoaktif serpinti nedeniyle santralin çevresi "tahliye bölgesi" ilan edilmişti.</span></span></p>

<p><span><span>Tesis bünyesindeki 1 ve 3 numaralı reaktörlerde oluşan çekirdek erimesi sonrası, reaktörlerin soğutulması için içlerine su basılmaya başlandı. İşlem gören ve radyoaktif özellik kazanan atık su zamanla birikti.</span></span></p>

<p><span><span>Haziran 2020'de Balıkçılar Kooperatifleri Ulusal Federasyonu (<strong>JF Zengyoren</strong>), atık suyun okyanusa boşaltılmasına karşı çıkan özel deklarasyonu oy birliğiyle kabul etmiş, dönemin Başbakanı Suga Yoşihide de nükleer atık suyun okyanusa boşaltılmasını kapsayan planı 13 Nisan 2021'de duyurmuştu.</span></span></p>

<p><span><span>Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (<strong>UAEA</strong>), Temmuz 2023'te Japonya'nın biriken atık suyun denize tahliyesi planının güvenlik standartlarıyla uyumlu olduğunu bildirmişti.</span></span></p>

<p><span><span>Japonya, 24 Ağustos'ta Fukuşima'daki atık suyun tahliyesini başlatmıştı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Japonya</strong>, daha önce açıklanan plana göre, ilk aşamada 7 gün içinde 7 bin 800 ton atık suyu okyanusa boşaltacak. Mart 2024'e kadar toplam 31 bin 200 ton radyoaktif atık suyun tahliyesi planlanıyor.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güney Kore, çiftlik deniz ürünlerine yönelik radyasyon testlerini sıkılaştıracak</title>
<link>https://trafikdernegi.com/guney-kore-ciftlik-deniz-urunlerine-yoenelik-radyasyon-testlerini-sikilastiracak</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/guney-kore-ciftlik-deniz-urunlerine-yoenelik-radyasyon-testlerini-sikilastiracak</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kore, Japonya&#039;nın Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali&#039;nden radyoaktif atık suyu boşaltmaya başlamasının ardından toplumun endişelerini hafifletmek amacıyla çiftliklerde yetiştirilen deniz ürünlerine yönelik radyasyon testlerini artıracak. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/08/guney-kore-ciftlik-deniz-urunlerine-yonelik-radyasyon-testlerini-sikilastiracak-1693000988.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Güney, Kore, çiftlik, deniz, ürünlerine, yönelik, radyasyon, testlerini, sıkılaştıracak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>Yonhap'ın</strong> haberine göre Okyanus ve Balıkçılık Bakan Yardımcısı <strong>Park Sung-hoon</strong>, <strong>Fukuşima'dan</strong> radyoaktif suyun tahliyesi nedeniyle yaşanan endişelere ilişkin açıklama yaptı.</span></span></p>

<p><span><span>Fukuşima'dan salınan radyoaktif atık suya dair düzenlenen basın toplantısında konuşan <strong>Park</strong>, "Hükümet, özel kuruluşları harekete geçirerek sevkiyat öncesi çiftlik deniz ürünleri üzerindeki testleri önemli ölçüde artıracak." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Park</strong>, hükümetin 2011'den bu yana çiftliklerde yetiştirilen deniz ürünleri üzerinde radyasyon testleri yürüttüğünü ve bu gıdaların güvenliğini sağlamak için gelecek hafta testleri yoğunlaştıracağını kaydetti.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Park</strong>, ayrıca hükümetin ülke genelindeki tüm çiftliklerden alınan numunelerle ilgili testleri yıl sonuna kadar iki kattan fazla artıracağını vurguladı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Güney Kore</strong>'de yaklaşık 12 bin su ürünleri çiftliği bulunuyor.</span></span></p>

<p><span><span>Hükümetin temmuz ayında özel kuruluşlar aracılığıyla çiftliklerde yetiştirilen deniz ürünleri için başlattığı pilot test uygulamasında radyasyona rastlanmadığı bildirilmişti.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Japonya, Fukuşima'daki radyoaktif atık suyu okyanusa boşaltmaya başladı</span></span></strong></p>

<p><span><span>Japonya'da 2011'deki depremin ardından meydana gelen tsunamide zarar gören <strong>Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali</strong>'ndeki radyoaktif atık suyun okyanusa boşaltılmasına başlandığı bildirilmişti.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Japonya</strong>, daha önce açıklanan plana göre, ilk aşamada 7 gün içinde 7 bin 800 ton atık suyu okyanusa boşaltacak. Mart 2024'e kadar toplam 31 bin 200 ton radyoaktif atık suyun tahliyesi planlanıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Plan, bölgede yaşayan balıkçıların ve çevre koruma aktivistlerinin yanı sıra başta Çin olmak üzere komşu ülkelerin tepkisine sebep oluyor.</span></span></p>

<p><span><span>Mart 2011'de meydana gelen 9 büyüklüğündeki depremin yol açtığı tsunami, <strong>Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali</strong>'ndeki 4 nükleer reaktörden 3'ünde hasara neden olmuş, radyoaktif serpinti nedeniyle santralin çevresi "tahliye bölgesi" ilan edilmişti.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Enerji sektöründe derin deniz madenciliğine ilgi giderek artıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/enerji-sektoerunde-derin-deniz-madenciligine-ilgi-giderek-artiyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/enerji-sektoerunde-derin-deniz-madenciligine-ilgi-giderek-artiyor</guid>
<description><![CDATA[ Norveç Deniz Mineralleri Forumu Genel Sekreteri Egil Tjaland: - &quot;En erken 2025 sonbaharında, derin deniz madenciliğinde ticari faaliyetlere başlanabileceğini düşünüyorum&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/08/enerji-sektorunde-derin-deniz-madenciligine-ilgi-giderek-artiyor-1693001649.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:24 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Enerji, sektöründe, derin, deniz, madenciliğine, ilgi, giderek, artıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Enerji sektöründe son yıllarda elektrikli araç, batarya ve temiz enerji teknolojilerinde yaşanan gelişmeler, bu alanlarda ihtiyaç duyulan kıymetli madenlere olan talebi artırıyor. Yeni dönemde büyüyen bu ihtiyacı karşılamak isteyen şirketler derin deniz madenciliğine yöneliyor.</span></span></p>

<p><span><span>Sektörde kullanılan birçok ürününün ham maddesi, 200 metrenin altındaki okyanus tabanında gerçekleştirilen madencilik faaliyetleriyle elde ediliyor. Bakır, nikel, manganez, çinko, lityum ve kobalt gibi mineraller okyanuslardan çıkarılarak işleniyor.</span></span></p>

<p><span><span>Dünya Bankası verilerine göre, temiz enerji teknolojilerine olan talebi karşılamak için 2050'ye kadar maden üretiminin yaklaşık yüzde 500 artacağı tahmin ediliyor.</span></span></p>

<p><strong><span><span>ISA, 31 madencilik şirketine ruhsat verdi</span></span></strong></p>

<p><span><span>Uluslararası deniz tabanında yapılan faaliyetlerin tamamı Uluslararası Deniz Yatağı Otoritesi (<strong>International Seabed Authority-ISA</strong>) tarafından düzenleniyor.</span></span></p>

<p><span><span>Avrupa Birliği üyeleri dahil 169 ülkenin taraf olduğu <strong>1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi</strong> kapsamında kurulan <strong>ISA</strong>, uluslararası deniz kaynaklarını sürdürülebilir bir şekilde yöneterek, bu kaynaklardan tüm insanlığın faydalanmasını amaçlıyor. Kurum, derin deniz madenciliğinin oluşturabileceği potansiyel zararlı etkilerden kaçınmak ve deniz ortamını korumak amacıyla düzenlemeler yapıyor.</span></span></p>

<p><span><span>ISA, bu kapsamda 1,5 milyon kilometrekareden fazla uluslararası deniz yatağının araştırılması için 31 şirketle sözleşme imzaladı. Söz konusu şirketlerin Atlantik, Pasifik ve Hint Okyanusu açıklarında madencilik yapma ruhsatı bulunuyor.</span></span></p>

<p><span><span><strong>İlk üretim Clarion Clipperton Bölgesi'nde olabilir</strong></span></span></p>

<p><span><span>Norveç Deniz Mineralleri Forumu Genel Sekreteri<strong> Egil Tjaland</strong>, AA muhabirine yaptığı açıklamada, okyanus tabanında yer alan ve batarya için gerekli metallerin külçesi olarak ifade edilen "polimetalik nodül"ün derin deniz madenciliği için çok önemli olduğunu belirterek, "Bu nodüllerin içerisinde kobalt, nikel, bakır, manganez ve diğer metaller var. Okyanus tabanında 500 milyon tona yakın miktarda polimetalik nodül bulunuyor. " dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Nodül oluşumunun çok uzun zaman aldığına dikkati çeken <strong>Tjaland</strong>, "Bir milyon yılda bir santimetrelik bir büyüme oluyor bu çok yavaş bir süreç." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span><span>Tjaland, elektrik araç üretiminde kullanılan ham metal rezervlerinin çoğunun Pasifik Okyanusu'nda Havai ve Meksika arasındaki Clarion Clipperton Bölgesi'nde (<strong>CCZ</strong>) olduğunu dile getirerek, "<strong>CCZ</strong> ilk büyük ölçekli derin deniz madenciliği projesi olması en muhtemel alan. Eğer derin deniz madenciliği ya da derin deniz minerallerinin üretimine izin verilirse, büyük olasılıkla ilk üretimin yapılacağı alan bahsettiğimiz bu bölge olacaktır." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span>Derin deniz madenciliğinin ticarileştirilmesine ilişkin faaliyetlerin devam ettiğini belirten Tjaland, şunları kaydetti:</span></span></p>

<p><span><span>"En erken 2025 sonbaharında, derin deniz madenciliğinde ticari faaliyetlere başlanabileceğini düşünüyorum. Polimetalik nodüllerin üretimi nispeten daha kolay, deniz tabanından rahatlıkla çıkarılabilir. Bu nodüller gevşektir, okyanus tabanında yatarlar, sıkışık formda değiller. Denizin dibine kadar uzun bir mesafe var. Bu yüzden bu polimetalik nodülleri ekosistem ve çevreye zarar vermeden 4 ila 6 bin metre yukarı çıkarmanın yolu bulunabilir. Bunu yapmak elbette mümkün ancak ticari hale getirmek için iyi bir teknik bulmak gerekiyor."</span></span></p>

<p><span><span><strong>Enerjinin geleceği okyanuslarda görünüyor</strong></span></span></p>

<p><span><span>Bolu Teknoloji Geliştirme Bölgesi'nde kurulu İklim Değişikliği ve Enerji Çalışmaları Merkezi Başkanı <strong>İlhan Sağsen</strong> de yenilenebilir enerji ve iklim değişikliğine yönelik hedeflerin, deniz dibinde bulunan bakır, nikel, alüminyum, manganez, çinko, lityum ve kobalt gibi madenlere ilgiyi artırdığını söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Enerjinin geleceğinin okyanuslarda olduğunu ifade eden <strong>Sağsen</strong>, "Çünkü karadaki enerji kaynakları ve madenlerin önemli bir kısmını tükettik. Devletler de okyanus veya denizlere yönelmeye başladı. Denizlerdeki kaynakların, karalardaki enerji kaynaklarından çok daha fazla olduğunu söyleyebiliriz." dedi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Sağsen</strong>, enerji güvenliğini sağlamak, yenilenebilir enerjiyi yaygınlaştırmak ve iklim değişikliğiyle mücadele edebilmek için derin denizlerdeki bu minerallere ihtiyaç olduğunu dile getirerek, "Verilere dayalı bir projeksiyonda bulunursak, elektrikli araç ve pillerin kullanımındaki artış, 2040'a kadar 40 kata kadar daha fazla lityuma, 20-25 kata kadar daha fazla grafite, kobalta ve nikele ve şu anda tükettiğimizden 2 kat daha fazla bakıra ihtiyacımız olabileceği anlamına geliyor." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>UAEA Başkanı Grossi&amp;apos;den Fukuşima&amp;apos;dan atık su tahliyesinde &amp;quot;tam şeffaflık&amp;quot; vurgusu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/uaea-baskani-grossiden-fukusimadan-atik-su-tahliyesinde-tam-seffaflik-vurgusu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/uaea-baskani-grossiden-fukusimadan-atik-su-tahliyesinde-tam-seffaflik-vurgusu</guid>
<description><![CDATA[ Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi, Fukuşima&#039;da Dai-içi Nükleer Santrali&#039;nde biriken radyoaktif özellikli atık suyun Pasifik Okyanusu&#039;na tahliyesinde &quot;tam şeffaflığın&quot;, yanlış bilgilere karşı önemini vurguladı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/03/uaea-baskani-grossiden-fukusimadan-atik-su-tahliyesinde-tam-seffaflik-vurgusu-1710500783.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>UAEA, Başkanı, Grossiden, Fukuşimadan, atık, tahliyesinde, tam, şeffaflık, vurgusu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Japonya'nın kuzeydoğusunda Mart 2011'de yaşanan deprem ve tsunaminin 13. yıl dönümünde bu ülkeyi ziyaret eden Grossi, <strong>Fukuşima</strong>'da Dai-içi Santrali'ndeki atık su tahliyesine yönelik devlet televizyonu NHK'ye değerlendirmede bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>UAEA</strong>'nın atık suyun güvenliğini bağımsız olarak gözlemlediğini belirten Grossi, Japonya hükümeti ve işletici firmanın Ağustos 2023'te başlattığı, atık suyun Pasifik Okyanusu'na tahliyesinin, uluslararası güvenlik standartlarına uygun olduğunu yineledi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Tam şeffaflık bu süreçte tek panzehir"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Tahliyeye karşı çıkan ya da gidişata yönelik endişelerini açıklayan Çin gibi ülkelere karşı tutuma değinen Grossi, "kaygıları ortadan kaldırabilecek diyaloğun" sürdüğünü ve bu ülkelerin "durumu yavaş yavaş anladıkları izlenimi edindiğini" belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Atık suya ilişkin oldukça fazla "yanlış bilgi ve kafa karışıklığı" bulunduğunu kaydeden Grossi, "tam şeffaflığının" bu süreçte tek "panzehir" olduğunu söyledi ve <strong>UAEA</strong>'nın "anlayışı artırmak" için bilimsel verileri ülkelerle paylaşacağını da sözlerine ekledi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Son damlası boşalana kadar UAEA ile işbirliği"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Başkan Grossi, gezisi kapsamında Tokyo'da bir araya geldiği Japonya Kabine Baş Sekreteri Hayaşi Yoşimasa ile görüşmesinde ise, radyoaktif atık suyun analizine yönelik ikili işbirliğinin sürdürülmesinde mutabık kaldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hayaşi görüşmede, <strong>UAE</strong>A'nın atık suyun tahliyesini gözlemleyişini "önemli bulduklarını" belirterek, Japonya hükümetinin, "son damlası boşalana kadar" uluslararası kuruluşla yakın çalışmaya devam etmek istediğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Grossi liderliğindeki heyetin hafta içinde Fukuşima Dai-içi'de santrali ziyaret ederek yerinde gözlemler yapması bekleniyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Dördüncü evre sürüyor</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Santral işletmecisi Tokyo Electric Power'a (<strong>TEPCO</strong>) göre, geçen yıl içinde ilki 24 Ağustos-11 Eylül, ikincisi 5-23 Ekim, üçüncüsü 2-20 Kasım'da tamamlanan işlenmiş atık su boşaltımında dördüncü evre şubatta başladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>31 Mart 2024 itibarıyla sona erecek 2023 mali yılı kapsayan 4 evre atık su boşaltımı doğrultusunda nükleer santralden toplamda 31 bin 200 ton atık su boşaltılmış olacak.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Atık su tahliyesi</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span><strong>TEPCO</strong>, santraldeki radyoaktif atık suyun boşaltımını Ağustos 2023'te başlatmıştı. Atık su, deniz altına inşa edilen tünel vasıtasıyla kıyıdan 1 kilometre açığa boşaltılıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Santraldeki reaktörleri soğutma işlevi gören saf su içinde oluşan radyoaktif maddeler, Gelişmiş Sıvı İşleme Sistemi (<strong>ALPS</strong>) sayesinde trityum materyali haricinde ayrışıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>UAEA</strong>, Temmuz 2023'teki nihai raporunda, Japonya'nın atık su tahliye planının, güvenlik standartlarıyla uyumlu olduğunu duyurmuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Japonya'da 2011'de 9 büyüklüğünde meydana gelen deprem ile sonrasındaki tsunaminin santraldeki reaktörde yol açtığı nükleer erimeler havaya karışmış ve santral çevresi tahliye bölgesi ilan edilmişti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yeni Zelanda&amp;apos;da çok sayıda yeni okyanus canlısı türü keşfedildi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/yeni-zelandada-cok-sayida-yeni-okyanus-canlisi-turu-kesfedildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/yeni-zelandada-cok-sayida-yeni-okyanus-canlisi-turu-kesfedildi</guid>
<description><![CDATA[ Yeni Zelanda&#039;da bilim insanları, ülkenin Güney Adası açıklarında bulunan Bounty Çukuru&#039;nda yapılan keşif gezisi sonucunda &quot;yeni veya yeni olduğu düşünülen&quot; 100&#039;e yakın okyanus canlısı türü tespit etti. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/03/yeni-zelandada-cok-sayida-yeni-okyanus-canlisi-turu-kesfedildi-1710505553.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yeni, Zelandada, çok, sayıda, yeni, okyanus, canlısı, türü, keşfedildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Radio New Zealand'ın (RNZ) haberine göre, Yeni Zelanda'daki Ulusal Atmosfer ve Su Enstitüsü (NIWA), Te Papa Tongarewa Müzesi bünyesindeki bilim insanları ile İngiltere ve Avustralya'dan gelen uzmanlardan oluşan "Ocean Census" ekibi, şubat ayında Bounty Çukuru'nda yeni türler bulma amacıyla keşif gezisine çıktı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Keşif gezisi kapsamında 4 bin 800 metre derinlikteki Bounty Çukuru'ndan 1800 kadar örnek toplayan ekip, yaptıkları incelemeler sonucunda 100 civarında "yeni veya yeni olduğu düşünülen" okyanus canlısı türü keşfettiklerini bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bulunan yeni türler arasında düzinelerce yumuşakça, üç balık, bir karides ve bir kafadan bacaklı yer alıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ekibin liderlerinden deniz biyoloğu Alex Rogers, bölgedeki biyolojik çeşitlilikten etkilendiğini ve keşfedilen türlerin sayısının artmasının muhtemel olduğunu belirterek, "Daha fazla örnek üzerinde çalıştıkça bu sayının artacağını ve toplam sayının 100 yerine yüzlerce olacağını düşünüyorum." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Teknelerin Türk deniz yetki alanlarında çatışmayı önlemek için gözeteceği kurallar düzenlendi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/teknelerin-turk-deniz-yetki-alanlarinda-catismayi-oenlemek-icin-goezetecegi-kurallar-duzenlendi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/teknelerin-turk-deniz-yetki-alanlarinda-catismayi-oenlemek-icin-goezetecegi-kurallar-duzenlendi</guid>
<description><![CDATA[ Türkiye&#039;nin yetki alanları dahilindeki denizlerde muhtemel çatışmaları önlemek için teknelerin gözetecekleri kurallarda düzenlemeye gidildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/03/teknelerin-turk-deniz-yetki-alanlarinda-catismayi-onlemek-icin-gozetecegi-kurallar-duzenlendi-1710502463.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Teknelerin, Türk, deniz, yetki, alanlarında, çatışmayı, önlemek, için, gözeteceği, kurallar, düzenlendi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca hazırlanan "<strong>Denizde Çatışmayı Önleme Yönetmeliği</strong>" Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yönetmelikle, bayrağına bakılmaksızın Türk deniz yetki alanları dahilindeki yerlerde ve buralarla bağlantılı bölgelerde teknelerinin uyması gereken kurallara ilişkin hususlar düzenlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu kapsamda, tüm teknelerin denizde çatışmayı önlemek için taşıyacakları ve gösterecekleri fener ve alametler, verecekleri sadalı sis ve manevra işaretleri, gözetecekleri seyir kuralları, tehlikeye düştükleri zaman yardım istemek için kullanacakları işaretler belirlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tekneler, bu yönetmelikle birlikte <strong>COLREG 72</strong> Sözleşmesi'nde yer alan kurallara uymakla yükümlü kılındı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>COLREG 72 Sözleşmesi'nin güncel metni, Denizcilik Genel Müdürlüğü internet sitesinde yayımlanacak. Gemiler, bu yönetmelik ve sözleşmenin metnini bulundurmak ve uymak zorunda olacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mevzuat hükümlerine aykırı davrandığı saptanan tekne ilgililerine yönelik ilgili mevzuat kapsamında işlem yapılacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Deniz suyu sıcaklığının arttığı Rodos&amp;apos;ta Kızıldeniz&amp;apos;den gelen &amp;quot;göçmen denizanası&amp;quot; görüldü</title>
<link>https://trafikdernegi.com/deniz-suyu-sicakliginin-arttigi-rodosta-kizildenizden-gelen-goecmen-denizanasi-goeruldu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/deniz-suyu-sicakliginin-arttigi-rodosta-kizildenizden-gelen-goecmen-denizanasi-goeruldu</guid>
<description><![CDATA[ Deniz suyu sıcaklığının bu yıl normalin 3 derece üzerinde olduğu Rodos Adası&#039;nda, çapı 1 metreye kadar ulaşan ve Kızıldeniz üzerinden gelen bir tür denizanası olan göçmen denizanasının (Rhopilema Nomadica) tespit edildiği bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/03/deniz-suyu-sicakliginin-arttigi-rodosta-kizildenizden-gelen-gocmen-denizanasi-goruldu-1710322027.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Deniz, suyu, sıcaklığının, arttığı, Rodosta, Kızıldenizden, gelen, göçmen, denizanası, görüldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Yunanistan Rodos Denizaltı İstasyonu Deniz Araştırma Merkezinin (<strong>ENYDRIO</strong>) sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Kızıldeniz'e ait bir denizanası türü olan göçmen denizanasının Rodos'un Trianton Körfezi'nde tespit edildiği belirtildi.</span></span></p>

<p><span><span>Açıklamada, iklim değişikliği nedeniyle küresel sıcaklıkların ve dolayısıyla deniz sıcaklığının artışının bu türün denizlerdeki nüfusunun artmasına yol açtığı aktarıldı.</span></span></p>

<p><span><span>Rodos'taki deniz suyu sıcaklığının yılın bu döneminde genelde 16 derece olduğuna dikkat çekilen açıklamada, bu yıl ise bu dönemde deniz suyu sıcaklığının Rodos'ta 19 dereceyi bulduğu vurgulandı.</span></span></p>

<p><span><span>Açıklamada, denizanalarının çoğalmasının en önemli sebeplerinden birinin de denizanalarıyla beslenen deniz kaplumbağaları sayısının azalması olduğunun altı çizildi.</span></span></p>

<p><span><span>Çapı 1 metreye kadar ulaşabilen göçmen denizanaları 1970'lerden bu yana Süveyş Kanalı aracılığıyla Hint ve Pasifik okyanuslarının tropik sıcak sularından Akdeniz'e giriş yapıyor.</span></span></p>

<p><span><span>"<strong>Göçmen denizanaları</strong>", deriyle temas ettiğinde yoğun acı ve kaşıntıya neden oluyor.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fukuşima&amp;apos;da 4. evreye giren radyoaktif atık su tahliyesi 30 yılı aşkın sürebilir</title>
<link>https://trafikdernegi.com/fukusimada-4-evreye-giren-radyoaktif-atik-su-tahliyesi-30-yili-askin-surebilir</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/fukusimada-4-evreye-giren-radyoaktif-atik-su-tahliyesi-30-yili-askin-surebilir</guid>
<description><![CDATA[ Ocak 2024 itibarıyla santralde bini aşkın depolama tankında 1,37 milyon metreküp kirli su bulunuyor - İlk 4 evrede, 31 bin ton atık suyun boşaltılması planlanırken, tahliye sürecinin gelecekte hızlandırılması bekleniyor ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/03/fukusimada-4-evreye-giren-radyoaktif-atik-su-tahliyesi-30-yili-askin-surebilir-1710504032.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Fukuşimada, evreye, giren, radyoaktif, atık, tahliyesi, yılı, aşkın, sürebilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>Japonya</strong>'da 2011'deki deprem ve tsunamide hasar gören <strong>Fukuşima </strong>Dai-içi Nükleer Santrali'nde biriken radyoaktif atık suyun tahliyesinde 4. evreye girilirken, sürecin 30 yılı aşkın sürebileceği bildirildi.</span></span></p>

<p><span><span>2011'de deprem ve tsunami sonrası hasar gören Fukuşima'da Dai-içi santralinde biriken radyoaktif özellikli atık suyun Pasifik Okyanusu'na tahliye planının gidişatı, ülke kamuoyunda gündem oluşturuyor.</span></span></p>

<p><span><span>Japonya'da 31 Mart 2024 itibarıyla sona erecek 2023 mali yılını kapsayan ilk 4 evre atık tahliyesi doğrultusunda nükleer santralden toplam 31 bin 200 ton atık su boşaltılmış olacak.</span></span></p>

<p><span><span>Bu süreçte, okyanusa tahliye edilen atık suyun durumu, tanklardaki doluluk, kimyevi materyallerin ayrıştırılması süreci, çevresel riskler ile tarafsız denetlemelerin gidişatı merak ediliyor.</span></span></p>

<p><strong><span><span>- ALPS filtreleme</span></span></strong></p>

<p><span><span>Tokyo Electric Power (<strong>TEPCO</strong>) işletimindeki Fukuşima Dai-içi Nükleer Santralinde 1, 2 ve 3 numaralı reaktörler, Mart 2011'de tsunamide hasar gördü.</span></span></p>

<p><span><span>Soğutma işlevini yitiren reaktörlerde, çekirdek erimeleri meydana geldi. Eriyik nükleer yakıt, enkaz halinde tesis içerisinde kaldı.</span></span></p>

<p><span><span>Yakıt enkazını soğutmak üzere su kullanılıyor, kullanılan su kirleniyor. Kirlenen su, yüksek konsantrasyonda radyoaktif madde içeriyor.</span></span></p>

<p><span><span>Reaktör binalarına yer altı ve yağmur suları da akıyor. Bu sular, birbirine karışarak günde yaklaşık 100 ton kirli su oluşmasına yol açıyor.</span></span></p>

<p><span><span><strong>TEPCO</strong>, radyoaktif madde miktarını, ulusal standardın altına indirmek amacıyla Gelişmiş Sıvı İşleme Sistemi (ALPS) olarak tanınan filtrelemeyi kullanıyor.</span></span></p>

<p><strong><span><span>- Ocak 2024 itibarıyla 1,37 milyon metreküp kirli su</span></span></strong></p>

<p><span><span>ALPS filtrelemesi vasıtasıyla işlem gören bu suya "işlenmiş su" adı veriliyor. Bu sudaki 60'ı aşkın radyoaktif madde ayrışabilirken, "trityum" ise ayrışmıyor. Trityum işlenmiş suda kalıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Mevcut teknoloji ile ayrıştırılamayan trityum içeren işlem görmüş su, santral yerleşkesindeki tanklarda depolanıyor.</span></span></p>

<p><span><span>TEPCO, uyguladığı çok katmanlı önlemler sonucunda, günlük ortalama üretilen kirli su miktarını 2014'te 540 metreküpten, 2020'de 140 metreküpe düşürebildi.</span></span></p>

<p><span><span>Santral yerleşkesinde bini aşkın depolama tankı bulunduğu bildiriliyor. Renkleri beyaz, gri ve mavi olan farklı modellerde tankların ortalama hacmi 1000 metreküp.</span></span></p>

<p><span><span>Tankların diplerine kurulan çadır görünümlü büyük tentelerin, şiddetli yağış halinde, yağmur sularının, sızıntı önleyici kanallara girmesini önlemesi hedefleniyor.</span></span></p>

<p><strong><span><span>- Trityum ve insan ilişkisi</span></span></strong></p>

<p><span><span>"Hidrojenin akrabası" şeklinde bilinen ve teknik olarak "Hidrojen-3" olan trityum materyali, normal su molekülünden iki fazla nötrona sahip.</span></span></p>

<p><span><span>Trityum materyali, hidrojenle benzer kimyevi özelliklere sahip olduğundan oksijenle bağ kurabiliyor ve temel olarak su olarak bulunuyor.</span></span></p>

<p><span><span>İçme suyu ve insan vücudu dahil doğal ortamlarda bulunabilen trityumun, yaydığı "beta radyasyonu" ince ve zayıf bir kağıt parçasıyla engellenebiliyor.</span></span></p>

<p><span><span>Günlük yaşamda su tüketimiyle trityum vücuda geçerken, insan metabolizması, dışkı yoluyla bu materyali atarak, vücutta birikme ve yoğunlaşmasını önlüyor.</span></span></p>

<p><span><span>- 40'ta 1'in altına düşürüyor</span></span></p>

<p><span><span>İşlenmiş suyu büyük miktarda deniz suyuyla seyrelten TEPCO, trityum konsantrasyonunu ulusal standardın 40'ta 1'inin altına düşürüyor.</span></span></p>

<p><span><span>Radyoaktiviteye sahip maddeler içeren suların doğal ortama tahliyesiyle ilgili Japonya hükümetinin nükleer düzenlemelerine uyum sağlanıyor. Ulusal standart, litre başına 60 bin bekerel seviyesinde. <strong>TEPCO</strong>, seyreltmeyle oranı litre başına 1500 bekerelin altına düşürebildiğini bildiriyor.</span></span></p>

<p><span><span>Dünya Sağlık Örgütünün (<strong>DSÖ</strong>) belirlediği kılavuz doğrultusunda, içme suyu kalitesi için trityumun10 bin bekerel seviyesinin altında olması gerekiyor.</span></span></p>

<p><span><span>Uluslararası Atom Enerjisi Ajansına (<strong>UAEA</strong>) göre, hidrojen izotopu olan trityum içeren suyun, normal hidrojen içeren suyla neredeyse aynı kimyasal özelliklere sahip olması nedeniyle, trityumu sudan ayırmak teknik olarak çok zor.</span></span></p>

<p><span><span>Düşük miktarda suda yüksek yoğunlukta trityum bulunması halinde trityumu sudan ayrıştırabilen teknolojiler mevcut ancak Fukuşima'daki santralde depolanan yüksek miktarda su, düşük trityum yoğunluğuna sahip olduğu için bu teknolojiler uygulanamıyor.</span></span></p>

<p><strong><span><span>- Deniz seviyesinin 12 metre altında</span></span></strong></p>

<p><span><span>ALPS filtrelemesiyle ayrışmayan ve bilimsel olarak "trityum bulanıklı" olarak tanımlanan işlenmiş su, seyreltme sonucu tahliyeye hazır hale getiriliyor.</span></span></p>

<p><span><span>Tahliyenin yapılacağı bölge, nükleer santral sahasının yaklaşık bir kilometre açıklarında bulunuyor. Tanklardaki su, denizin altına inşa edilen tünel vasıtasıyla boşaltılıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Böylelikle atık su, sahil hattındaki deniz suyu sirkülasyonuna değil denizcilik faaliyetlerinin rutin yapıldığı kıyı bölgelerden uzaktaki okyanus sularına karışabiliyor.</span></span></p>

<p><span><span>Deniz seviyesinin 12 metre altına inşa edilen, depreme dayanıklı duvarlar, olası sızıntılara karşı su sızdırmaz malzemeyle iki kat kaplanarak betonarmeden yapıldı.</span></span></p>

<p><strong><span><span>- Üç boşaltımda anormallik olmadı</span></span></strong></p>

<p><span><span>Nisan 2021'de Japonya hükümeti, arıtılmış suyu okyanusa boşaltma planını resmen duyurmuştu. Atık su boşaltımı Ağustos 2024 itibarıyla resmen başladı.</span></span></p>

<p><span><span>2023 yılı içinde ilki 24 Ağustos-11 Eylül, ikincisi 5-23 Ekim, üçüncüsü 2-20 Kasım'da tamamlanan işlenmiş atık su boşaltımında dördüncü evre ise şubat sonunda başladı.</span></span></p>

<p><span><span>Buna göre, 17 gün boyunca 7 bin 800 tonluk atık su, deniz seviyesinin altına inşa edilen tünel vasıtasıyla kıyıdan 1 kilometre açığa, Pasifik Okyanusu sularına salıveriliyor.</span></span></p>

<p><span><span>31 Mart 2024 itibarıyla sona erecek 2023 mali yılı kapsayan 4 evre atık su boşaltımı doğrultusunda nükleer santralden toplamda 31 bin 200 ton atık su boşaltılmış olacak.</span></span></p>

<p><span><span>TEPCO açıklamasına göre, önceki üç boşaltımda, kıyı bölgesini kapsayan sularda anormal trityum seviyeleri saptanmadı.</span></span></p>

<p><span><span>Ocak 2024 itibarıyla yerleşkede halen 1,37 milyon metreküp kirli su bulunuyor.</span></span></p>

<p><strong><span><span>- Şubatta sızıntı yaşandı</span></span></strong></p>

<p><span><span>Santralde biriken kirli sudan radyoaktif maddeleri arındıran sistemin bulunduğu binanın havalandırmasında şubat ayı başında sızıntı saptanmıştı.</span></span></p>

<p><span><span>Radyoaktif madde içeren yaklaşık 5,5 ton kirli suyun, havalandırma çıkışı etrafına sızdığı tespit edilmişti. Sisteme kirli su akışının durdurulmasıyla, sızıntının kesildiği bildirilmişti.</span></span></p>

<p><span><span>TEPCO yetkilileri, suyun "sezyum ve stronsiyum dahil 22 milyar bekerel radyoaktif madde içerebileceği" tahmininde bulunmuştu.</span></span></p>

<p><span><span>Radyoaktif madde içeren suyun büyük bir kısmı toprağa sızarken, yakın bölgede bulunan drenaj kanallarındaki incelemelerde önemli düzeyde anormallik saptanmamıştı.</span></span></p>

<p><span><span>İşletici firmanın, suyun sızdığı bölgeyi "girilmez" statüsüne aldığı, bu bölge ve çevresindeki toprağın toplanması dahil prosedürleri ivedilikle başlattığı aktarılmıştı.</span></span></p>

<p><span><span>Japonya Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanı Saito Ken, <strong>TEPCO</strong> yetkilileriyle görüşmesinde, sızıntı durumunun tekrarına karşı "Tek hata bile toplumun güveninin kaybolmasıyla sonuçlanabilir." demişti.</span></span></p>

<p><span><span>Olayın ülke içi ve dışında endişelere yol açtığına dikkati çeken Japon Bakan Saito, şirketten olası sızıntılara karşı "güvenliğin sağlanması için aktif adımlar atılmasını" talep etmişti.</span></span></p>

<p><strong><span><span>- "UAEA, daimi burada"</span></span></strong></p>

<p><span><span>1957'de kurulan UAEA, Birleşmiş Milletler (<strong>BM</strong>) bünyesinde "nükleer gözlemci" olarak tanınıyor. UAEA, nükleer enerjinin barışçıl kullanımı ve nükleer silahların yayılmasını önlemeyi hedefliyor.</span></span></p>

<p><span><span>Hükümet ile UAEA, Temmuz 2021'de anlaşma imzaladı. Bu doğrultuda <strong>UAEA</strong>, Japonya'nın tahliye öncesi ve sonrası faaliyetleri ile sürecin şeffaflığını tetkik edilmesinde işbirliği yapıyor.</span></span></p>

<p><span><span>UAEA 2023'te yayımladığı nihai raporunda, işletici <strong>TEPCO</strong> ve Japonya hükümetinin, atık suyun tahliyesi planının, nükleer güvenlik standartlarıyla uyumlu olduğu bildirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Raporda, "ALPS ile seyreltilen suyun tahliyesinde her yıl salınacak toplam trityum miktarının, doğal süreçlerle her yıl atmosferde üretilen radyonüklit miktarının çok altında olacağı unutulmamalı" denildi.</span></span></p>

<p><span><span>Planının işletilmesi sürecini UAEA'nın izlemeye devam edeceğini kaydeden UAEA Genel Direktörü Rafael Grossi, "UAEA, gelecek yıllarda daimi burada olacak, faaliyetleri gözden geçirecek ve değerlendirecek." dedi.</span></span></p>

<p><strong><span><span>- Santralin devreden çıkarılması "hayati"</span></span></strong></p>

<p><span><span>Tahliyenin dördüncü evresi dahil yaklaşık 31 bin ton atık suyun henüz az sayıda tanka eş değer olduğu göz önüne alındığında, tahliye sürecinin ilerleyen dönemlerde sıklaştırılacağı kaydediliyor.</span></span></p>

<p><span><span>Bir yıllık süre zarfında boşaltım evresi sayısı net belirtilmezken, ilk 4 evrenin 7 ay içerisinde gerçekleştiği göz önüne alındığında, atık su tahliyesinin 30 yıl sürebileceği iddia ediliyor.</span></span></p>

<p><span><span>2023 itibarıyla santraldeki atık su tanklarının yüzde 97 doluluk kapasitesine ulaştığı, boşaltılmadığı takdirde yıllık depolama maliyetinin 900 milyon doları aştığı bildirilmişti.</span></span></p>

<p><span><span>TEPCO "karmaşık, çok katmanlı ve büyük ölçekli" şeklinde nitelediği, santralin sökülmesi ve devreden çıkarılmasının 3 faz halinde ve toplamda 40 yıla yakın sürmesini bekliyor.</span></span></p>

<p><span><span>Japonya hükümeti, 2011'de deprem ve tsunami sonrası çekirdek erimesi yaşayan nükleer santralin hizmetten çıkarılması için atık suyun serbest bırakılmasını "hayati" olarak görüyor.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dinozor çağında yaşamış &amp;quot;korkunç yüzlü&amp;quot; dev deniz kertenkelesi türü keşfedildi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/dinozor-caginda-yasamis-korkunc-yuzlu-dev-deniz-kertenkelesi-turu-kesfedildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/dinozor-caginda-yasamis-korkunc-yuzlu-dev-deniz-kertenkelesi-turu-kesfedildi</guid>
<description><![CDATA[ Bilim insanları, keskin dişleri nedeniyle yeni türe &quot;khinjaria acuta&quot; adını verdi ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/03/dinozor-caginda-yasamis-korkunc-yuzlu-dev-deniz-kertenkelesi-turu-kesfedildi-1709804816.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dinozor, çağında, yaşamış, korkunç, yüzlü, dev, deniz, kertenkelesi, türü, keşfedildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İngiltere'de bilim insanları, Fas'ta buldukları iskelet kalıntılarının yaklaşık 66 milyon yıl önce okyanusta yaşamış yeni bir deniz kertenkelesi türüne ait olduğunu tespit etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>BBC'nin haberine göre, İngiltere'deki Bath Üniversitesinden araştırmacılar, Fas'ın Khouribga şehrindeki bir madende buldukları iskelet kalıntılarını inceledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kalıntıların yaklaşık 8 metre uzunluğunda, "korkunç yüzü ve bıçak gibi dişleri" olan mosazor familyasından yeni bir türe ait olduğunu belirleyen araştırmacılar, bu deniz kertenkelesinin, Fas kıyılarında, Atlantik Okyanusu'nda besin zincirinin tepesindeki yırtıcılardan biri olduğunu ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kalıntıları bulunan deniz kertenkelesinin yaklaşık 66 milyon yıl önce tyrannosaurus rex (T-rex) gibi dinozorlarla aynı dönemde yaşamış olabileceğini kaydeden araştırmacılar, keskin dişleri nedeniyle bu mosazor türüne "khinjaria acuta" adını verdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bilim insanları, bu ismi Arapça "hançer" anlamına gelen "khinjar" ve Latince "keskin" anlamına gelen "acuta" kelimelerin birleşimiyle oluşturdu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mosazorların, dinozorlar döneminde Antarktika'da yaşayan ve nesli tükenen büyük deniz sürüngenleri olduğu belirtiliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Araştırmanın sonucu, "Science Direct" adlı internet sitesinde yayımlandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fukuşima Dai&amp;içi Nükleer Santrali&amp;apos;nden atık su boşaltımında dördüncü evre başladı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/fukusima-dai-ici-nukleer-santralinden-atik-su-bosaltiminda-doerduncu-evre-basladi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/fukusima-dai-ici-nukleer-santralinden-atik-su-bosaltiminda-doerduncu-evre-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Japonya&#039;da Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali&#039;nde biriken radyoaktif özellikli işlenmiş atık suyun okyanusa boşaltılmasında dördüncü evreye geçildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/03/fukusima-dai-ici-nukleer-santralinden-atik-su-bosaltiminda-dorduncu-evre-basladi-1709555638.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Fukuşima, Dai-içi, Nükleer, Santralinden, atık, boşaltımında, dördüncü, evre, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Santral işletmecisi Tokyo Electric Power'ın (TEPCO) açıklamasına göre, geçen yıl içinde ilki 24 Ağustos-11 Eylül, ikincisi 5-23 Ekim, üçüncüsü 2-20 Kasım'da tamamlanan işlenmiş atık su boşaltımında dördüncü evre başladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Buna göre, 17 gün boyunca 7 bin 800 tonluk atık su, deniz seviyesinin altına inşa edilen tünel vasıtasıyla kıyıdan 1 kilometre açığa, Pasifik Okyanusu sularına salıverilecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>31 Mart 2024 itibarıyla sona erecek 2023 mali yılı kapsayan 4 evre atık su boşaltımı doğrultusunda nükleer santralden toplamda 31 bin 200 ton atık su boşaltılmış olacak.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Atık su tahliyesi</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span><strong>TEPCO</strong>, santraldeki radyoaktif atık suyun boşaltımına Ağustos 2023'te başlatmıştı. Atık su, deniz altına inşa edilen tünel vasıtasıyla kıyıdan 1 kilometre açığa boşaltılıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Santraldeki reaktörleri soğutma işlevi gören saf su içinde oluşan radyoaktif maddeler, Gelişmiş Sıvı İşleme Sistemi (ALPS) sayesinde trityum materyali haricinde ayrışıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (<strong>UAEA)</strong>, Temmuz 2023'teki nihai raporunda, Japonya'nın atık su tahliye planının, güvenlik standartlarıyla uyumlu olduğunu duyurmuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Japonya'da 2011'de 9 büyüklüğünde meydana gelen deprem ile sonrasındaki tsunaminin santraldeki reaktörde yol açtığı nükleer erimeler havaya karışmış ve santral çevresi tahliye bölgesi ilan edilmişti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Türk bilim insanları, dünyanın geleceği için sorularının cevaplarını Antarktika&amp;apos;da aradı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/turk-bilim-insanlari-dunyanin-gelecegi-icin-sorularinin-cevaplarini-antarktikada-aradi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/turk-bilim-insanlari-dunyanin-gelecegi-icin-sorularinin-cevaplarini-antarktikada-aradi</guid>
<description><![CDATA[ Aralarında bazı yabancı araştırmacıların da bulunduğu bilim ekibi; çevre ve kirlilik araştırmaları, oşinografi ve hidrografi çalışmaları, atmosfer ve uzay gözlemleri, jeoloji ve jeofizik, enerji sistemleri, meteorolojik ölçümler, batimetri haritalarının üretilmesi gibi farklı alanlarda 22 ayrı çalışma yaptı ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/02/turk-bilim-insanlari-dunyanin-gelecegi-icin-sorularinin-cevaplarini-antarktikada-aradi-1709149772.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Türk, bilim, insanları, dünyanın, geleceği, için, sorularının, cevaplarını, Antarktikada, aradı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi'ni gerçekleştiren sefer ekibi, kıtada gerçekleştirdiği 22 farklı projeyle dünyanın geleceği için sordukları soruların cevaplarını aradı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde, TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleşen 8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi ekibi, Antarktika'daki Horseshoe Adası'nda çalışmalarını sürdürüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Aralarında yabancıların da bulunduğu bilim ekibi, çevre ve kirlilik araştırmaları, oşinografi ve hidrografi çalışmaları, atmosfer ve uzay gözlemleri, jeoloji ve jeofizik, enerji sistemleri, meteorolojik ölçümler, batimetri haritalarının üretilmesi gibi farklı alanlarda çalışma yaptı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Lideri Prof. Dr. Ersan Başar, AA muhabirine, bir aylık süre boyunca 22 ayrı projeyle dünyanın geleceği için sordukları soruların cevaplarını aradıklarını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu projeler arasında yer alan "Antarktika Yarımadası Deniz Suyunda Çözünmüş Dağılmış Petrol Hidrokarbonlarının Dağılımı ve Parmak İzi Analizi" çalışmasına değinen Başar, Antarktika'daki okyanus suyunda bulunan petrol kirliliğinin nereden geldiği sorusunun cevabını aradıklarını anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>- Türk bilim insanlarının araştırmaları</span></span></span></p>

<p><span><span><span>8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Lider Yardımcıları Dr. Atilla Yılmaz ve Kaptan Doğaç Baybars Işıler, "Horseshoe Adası Sucul Ekosistemlerinde İnsan Kaynaklı Etkilerin İncelenmesi" projesiyle "Antarktika'daki göllerde insan kaynaklı kirleticilerin seviyesi ekosistemi tehdit edecek düzeyde mi?" sorusuna yanıt bulmaya çalıştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ayrıca seyir ve can emniyetinin kutup bölgelerinde daha fazla nasıl geliştirilebileceğine dair araştırmalar yapıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>8. Ulusal Antarktika Bilim Seferi Çevre Zabiti yüksek mühendis Aybike Gül Karaoğlu da "Horseshoe Adası Deniz ve Kıyı Ekosistemi'nde Antropojenik Etkilerin Belirlenmesi" projesiyle, Antarktika deniz ekosisteminde insan kaynaklı kirleticiler olup olmadığını, varsa miktarı ve içeriğini araştırdı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bilim seferinin tıp personeli Doç. Dr. Bengüsu Mirasoğlu da "VIII. Ulusal Antarktika Bilimsel Seferi Tıbbi Danışmanlık ve Tıbbi Saha Hizmeti" çalışmasıyla "kutup bölgelerinde sağlık hizmetlerinin nasıl daha iyi ve ideal hale getirilebileceğine" dair çalışmalar yaptı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Buzullarda meydana gelen değişimin boyutlarının ne seviyede olduğu araştırıldı</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Sefer katılımcısı Erhan Aslan, "Küresel Güneş Radyasyonunun Uzun Vadeli Değişimleri ve Antarktika'daki Potansiyel Etkileri" başlıklı çalışmayla "Antarktika'da uzun vadede güneşlenme radyasyonunun değişimi ve atmosferin diğer bileşenleri izlenerek ampirik modeller üretilebilir mi?" sorusunun cevabını aradı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dr. Fahri Karabulut da "İHA-GPR ve İHA-Fotogrametri Gözlemleriyle Antarktika Horseshoe Adası'nda Buzul İzleme ve 3 Boyutlu Modelleme" projesiyle "küresel iklim değişikliği sonucunda buzullarda meydana gelen değişimin boyutlarının ne seviyede" olduğunu araştırdı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sefer katılımcısı mühendis Zafer Şahingöz ise "Horseshoe Adası Otomatik Meteoroloji Gözlem İstasyonu Bakım-Onarımı" çalışmasında, "İstasyondaki verileri toplayıp inceleyerek, bu verileri üreten algılayıcıların bakım-onarımını yaparak daha doğru ve kararlı çalışabilir mi?" sorusunun cevabını aradı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mühendis yüzbaşı Yunus Aytaç Akdoğan da "Sabit GNSS istasyonunun bakım ve onarım ve GNSS verilerinin toplanması" projesiyle "Dismal ve Horseshoe adalarının yıllık mm mertebesinde jeodinamik hareketliliğinin ne kadar olduğu" sorusuna yanıt bulmaya çalıştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sefer katılımcısı Sey. Asb. Kd. Üstçavuş Mehmet Cihan Erol da "Antarktika Horseshoe Adası Hidrografik Mesaha Çalışmaları" ile "seyir haritası üretimi için gerekli derinliklerin toplanması, seyir tehlikelerinin tespit edilmesi ve seyre engel tehlikeli bölgelerin belirlenmesi" konusunda çalıştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Pror. Dr. Ertuğrul Ağırbaş, "Horseshoe Adası (Antarktika) Fitoplankton Fonksiyonel Grup Oranlarının HPLC Pigment Analizi ile Belirlenmesi ve Belirteç Pigment Kompozisyonu" projesiyle "Değişen iklim koşulları altında Antarktika ekosisteminin sürdürülebilir yönetimine ve iklim değişikliğine uyum çabalarına katkı sağlayacak fitoplankton fonksiyonel grupları, besin tuzu dinamiği ve hidrografik özelliklerinin güncel durumu nedir?" sorusunun cevabını aradı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Plastik kirliliği ele alındı</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Sefer katılımcısı Prof. Dr. Ülgen Aytan ise "Antarktika Horseshoe Adası'nda Plastik Kirliliği, Kaynakları ve Risk Analizi" çalışmasıyla "Gezegenimiz üzerinde en hızlı büyüyen tehdit olan plastik kirliliği Antarktika sucul (deniz ve tatlı su) ekosisteminde ne boyuttadır? Olası kaynakları nelerdir ve mevcut plastikler bu özel ekosistem için ne tür riskler teşkil etmektedir?" soruları üzerinde araştırmalarda bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doç. Dr. Mehmet Korhan Erturaç, "Horseshoe Adası Basamaklı Kıyı Şekillerinin Haritalanması ve Tarihlendirilmesi" projesiyle "Antarktika'daki buzul örtüsünün erimesinin son 10 bin yılda kara alanlarının yükselimine nasıl etki ettiğini" inceledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dr. Mehtap Dursun ise "Antartika Kıtası'nda Su Örneklerinde Yarı Uçucu Organik Bileşiklerin Karıştırma Barı Sorptif Ekstraksiyon TDU-GCMS/MS Yöntemi ile Tespit Edilmesi" projesiyle "Antarktika bölgesinin kıtasal sularında mikrokirleticiler var mıdır? Varsa seviyesi ve kökenini nedir?" sorularının cevabını aradı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dr. Denizhan Vardar da "Horseshoe Adası (Batı Antarktika) Sığ Deniz Tabanı ve Yakın Kıyı Alanları Buzul Kaynaklı Yapılarının Akustik ve Yüksek Ayrımlı İHA Fotoları ile Tanımlanarak Haritalanması ve Yakın Geçmiş Buzul Hareketlerinin Belirlenmesi" çalışmasıyla "deniz tabanı çökel birimlerinin nasıl dağıldığı, aşınım ve depolanma alanlarının karakterleri ve oluşum mekanizmalarının neler olduğu ve kıyı ile ne gibi etkiler bıraktığı" konusunda araştırmalarda bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Murat Özkatan ise "Horseshoe Adasının Paleomanyetizması: Tektonik ve Paleoşiddet Değişimlerinin Belirlenmesi, Marguerite Körfezi, Antarktika" projesiyle "Horseshoe adası jeolojik oluşumu, üzerinde bulunduğu Antartika plakasının tektonik hareketleri ve yer manyetik alanın güney manyetik kutup bölgesinde zamanla nasıl değişti?" sorularına yanıt aradı.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Yeni nesil bataryaların kutup şartlarında nasıl performansı sergileneceği araştırıldı</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Sefer katılımcısı Prof. Dr. Nüket Sivri, "Kutup Bölgelerinde Kritik Hammadde (KHM) Konsantrasyonlarının Belirlenmesi ve Potansiyel Ekolojik Risk İndeksinin Kutup Bölgelerine Uyarlanması" çalışmasıyla, "Endüstriyel üretim ve ekonominin sürdürülebilir işleyişi için önem taşıyan KHM'ler, Antarktik Bölgesi sucul ekosistem sağlığını nasıl etkiler? KHM kaynaklı olası toksik etkiler ve antropojenik baskılar her iki kutup bölgesinde de gözleniyor mu? Antarktika Kutup Bölgesi için uyarlanan potansiyel ekolojik risk indeksi (PERI), Arktik Kutup Bölgesinde oluşturulan indexten ne kadar farklı olabilir?" sorularının cevabı için araştırmalarda bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Doç. Dr. Hüseyin Ayhan Yavaşoğlu, "Kutup Şartlarına Uygun Enerji Depolama Sistemi Geliştirilmesi" çalışmasına ilişkin, "Proje kapsamında zorlu kutup şartlarında kullanılabilecek yeni nesil batarya hücrelerine sahip enerji depolama sistemi geliştirildi. Sistemimiz, mobil araçlara özgü sürüş çevriminde kullanım testine alınmasıyla yeni nesil bataryaların kutup şartlarında nasıl performansı sergileneceği sorusunun cevabını aradık." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- AA foto muhabiri Coşkun, "küresel iklim değişikliğinin etkilerini tüm dünyaya duyurmayı" amaçladı</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Sefer katılımcısı Oleg Vassilev de "Horseshoe Adası'nda İHA-GPR Gözlemlerine Dayalı Buzul İzleme ve 3 Boyutlu Modellenmesi" projesiyle "Sıcaklık artışına tepki veren buzulların modellenmesi ve simülasyonu için veri setini farklı bir yaklaşımla zenginleştirebilir miyiz? sorusunun cevabını aradı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Antonio Fernandez ise "PARANTAR İsimli Çalışmanın Amacı, Doğal Dinamiklerle Ve Aynı Zamanda İnsan Kaynaklı Faaliyetlerle İlişkili Holosen Buzullaşma Sürecini İncelenmesi" çalışmasıyla "son 200 yıldaki buzullaşmanın Holosen'in ilk dönemlerine göre daha hızlı gerçekleşip gerçekleşmediğini" araştırdı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dr. Sofia Galban Mendez de "MICROAIRPOLAR" isimli projesiyle, "kutup bölgelerindeki mikroorganizmaların biyocoğrafyası, taşınımı ve adaptasyonu" üzerinde çalışmalarda bulundu ve "Mikroorganizmaların havaya yayılma kabiliyeti nasıldır?" sorusunun yanıtını bulmaya çalıştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Shweta Dutta ise "Antarktika'da Aydınlatma Kaynaklı Whistler Dalgaları" projesiyle "ABD'nin güneydoğusundaki yıldırım çarpmalarının Antarktika Horseshoe Adası üzerindeki çok düşük frekanslı (10 kHz) ıslık sesi dalgalarıyla bağlantılı olup olmadığını" inceledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kağan Gökhan Görgişen de "Bilim İletişimi Faaliyetleri" çalışmasıyla Milli Teknoloji Hamlesi'nin merkez odağında olan ve itici gücü olarak değerlendirilen "nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesine, geliştirilmesine ve toplumsal alt yapısının hazırlanmasına katkıda bulunmayı" amaçlayan araştırmalarda bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sefer katılımcısı AA foto muhabiri Şebnem Coşkun da kutup seferlerinde yürütülen bilimsel çalışmalar, küresel iklim değişikliğinin etkileri ve canlı yaşamına dair yaptığı fotoğraf, video ve haber projeleriyle "Türkiye'nin kutup bölgelerine düzenlediği bilimsel seferlerin çıktılarının tüm dünyaya duyurulmasını" amaçladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Japonya, Fukuşima&amp;apos;dan radyoaktif su sızması üzerine santral işleticisi TEPCO&amp;apos;yu uyardı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/japonya-fukusimadan-radyoaktif-su-sizmasi-uzerine-santral-isleticisi-tepcoyu-uyardi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/japonya-fukusimadan-radyoaktif-su-sizmasi-uzerine-santral-isleticisi-tepcoyu-uyardi</guid>
<description><![CDATA[ Japonya, Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali&#039;nden radyoaktif madde içeren su sızıntısı tespit edilmesinin ardından, santral işleticisi Tokyo Electric Power (TEPCO) firmasını uyardı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/02/japonya-fukusimadan-radyoaktif-su-sizmasi-uzerine-santral-isleticisi-tepcoyu-uyardi-1708604388.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Japonya, Fukuşimadan, radyoaktif, sızması, üzerine, santral, işleticisi, TEPCOyu, uyardı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Japon basın kuruluşu Nikkei Asia'nın haberine göre, Japonya Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanı <strong>Saito Ken</strong>, basın mensuplarına konuya ilişkin açıklamalarda bulundu.</span></span></p>

<p><span><span>Saito, Fukuşima'daki nükleer santrali işleten <strong>TEPCO</strong>'nun Başkanı Kobayakawa Tomoaki'ya atık su boşaltım sürecinin güvenliğini sağlama talimatı vereceğini belirtti.</span></span></p>

<p><span><span>Bu konudaki tek bir hatanın bile toplumun güveninin zedelenmesine yol açabileceğini kaydeden Saito, santralden radyoaktif maddeli su sızıntısı tespit edilmesinin ardından <strong>TEPCO</strong>'ya uyarıda bulundu.</span></span></p>

<p><strong><span><span>- Yaklaşık 5,5 ton kirli su sızmıştı</span></span></strong></p>

<p><span><span>Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali'nde biriken kirli sudan radyoaktif maddeleri arındıran sistemin bulunduğu binanın havalandırmasında sızıntı saptanmıştı. Radyoaktif madde içeren yaklaşık 5,5 ton kirli suyun, havalandırma çıkışı etrafına sızdığı tespit edilmişti.</span></span></p>

<p><span><span>Sisteme kirli su akışının durdurulmasıyla, sızıntının kesildiği bildirilmişti.</span></span></p>

<p><span><span>TEPCO yetkilileri, suyun "sezyum ve stronsiyum dahil 22 milyar bekerel radyoaktif madde içerebileceği" tahmininde bulunmuştu.</span></span></p>

<p><span><span>Radyoaktif madde içeren suyun büyük bir kısmı toprağa sızarken, yakın bölgede bulunan drenaj kanallarındaki incelemelerde önemli düzeyde anormallik saptanmamıştı.</span></span></p>

<p><span><span>İşletici firmanın, suyun sızdığı bölgeyi "girilmez" statüsüne aldığı, bu bölge ve çevresindeki toprağın toplanması dahil prosedürleri ivedilikle başlattığı aktarılmıştı.</span></span></p>

<p><strong><span><span>- Atık su tahliyesi</span></span></strong></p>

<p><span><span><strong>TEPCO</strong>, santraldeki radyoaktif atık suyun okyanusa boşaltılmasını Ağustos 2023'te başlatmıştı.</span></span></p>

<p><span><span>Atık su, deniz altına inşa edilen tünel vasıtasıyla kıyıdan 1 kilometre açığa boşaltılıyor. Marta kadar toplam 31 bin 200 ton atık su Pasifik Okyanusu'na boşaltılacak.</span></span></p>

<p><span><span>Santraldeki reaktörleri soğutma işlevi gören saf su içinde oluşan radyoaktif maddeler, Gelişmiş Sıvı İşleme Sistemi (<strong>ALPS</strong>) sayesinde trityum materyali haricinde ayrışıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (<strong>UAEA</strong>), Temmuz 2023'teki nihai raporunda, Japonya'nın atık su tahliye planının, güvenlik standartlarıyla uyumlu olduğunu duyurmuştu.</span></span></p>

<p><span><span>2011'de 9 büyüklüğünde deprem ile sonrasındaki tsunaminin santraldeki reaktörde yol açtığı nükleer erimeler havaya karışmış ve santral çevresi tahliye bölgesi ilan edilmişti.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı, ASEAN üyesi 4 ülkeye deniz güvenliği desteği sağlayacak</title>
<link>https://trafikdernegi.com/japonya-uluslararasi-isbirligi-ajansi-asean-uyesi-4-ulkeye-deniz-guvenligi-destegi-saglayacak</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/japonya-uluslararasi-isbirligi-ajansi-asean-uyesi-4-ulkeye-deniz-guvenligi-destegi-saglayacak</guid>
<description><![CDATA[ Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA), Güney Çin Denizi&#039;nde güvenliği artırmak amacıyla Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) üyesi 4 ülkeye, 10 yıllık deniz güvenliği desteği vermeyi planlıyor. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/02/japonya-uluslararasi-isbirligi-ajansi-asean-uyesi-4-ulkeye-deniz-guvenligi-destegi-saglayacak-1708011392.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Japonya, Uluslararası, İşbirliği, Ajansı, ASEAN, üyesi, ülkeye, deniz, güvenliği, desteği, sağlayacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Devlet televizyonu <strong>NHK'nin </strong>haberine göre, <strong>JICA </strong>tarafından Güney Çin Denizi'ndeki tartışmalı bölgelerde, Çin'in artırdığı nüfuzuna karşı verilecek deniz güvenliği desteği, "Tokyo'nun güvenlik işbirliği önceliği verdiği" 4 ülkeye sağlanacak.</span></span></p>

<p><span><span><strong>JICA</strong>, <strong>Güney Çin Denizi</strong>'nde güvenliği artırmak amacıyla <strong>ASEAN </strong>üyesi <strong>Endonezya</strong>, <strong>Malezya</strong>, <strong>Filipinler </strong>ve <strong>Vietnam'a </strong>deniz güvenliği alanında 10 yıllık destek verecek.</span></span></p>

<p><span><span>Detayları Mart 2025'te duyurulması planlanan destek paketiyle söz konusu ülkelere dron, radar cihazları ile devriye gemileri dahil güvenlik alanında kapasite artırıcı destekler sağlanacak.</span></span></p>

<p><span><span>Ulusal basında, Japon uzmanların ocak ayında <strong>Filipinler </strong>ve <strong>Endonezya</strong>'da güvenlik alanında incelemeler yaptığı, nisan ayında ise <strong>Malezya </strong>ve <strong>Vietnam</strong>'da benzer teknik geziler düzenleyeceği aktarıldı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>ASEAN </strong>üyesi ülkeler ve Japonya hükümeti, Aralık 2023'te, karşılıklı ilişkilerin tesisinin 50. yıl dönümü dolayısıyla dostluğu ve ikili işbirliğini artırma hedefiyle başkent <strong>Tokyo</strong>'da liderler zirvesi düzenlemişti.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Akdeniz&amp;apos;de deniz suyu kış ortasında iki aydır sıcak hava dalgasına maruz kalıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/akdenizde-deniz-suyu-kis-ortasinda-iki-aydir-sicak-hava-dalgasina-maruz-kaliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/akdenizde-deniz-suyu-kis-ortasinda-iki-aydir-sicak-hava-dalgasina-maruz-kaliyor</guid>
<description><![CDATA[ İklim değişikliğinin etkisiyle son yıllarda özellikle karada görülen yüksek hava sıcaklıklarının ardından Akdeniz&#039;de su sıcaklığındaki artış da dikkati çekti. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/02/akdenizde-deniz-suyu-kis-ortasinda-iki-aydir-sicak-hava-dalgasina-maruz-kaliyor-1707983088.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Akdenizde, deniz, suyu, kış, ortasında, iki, aydır, sıcak, hava, dalgasına, maruz, kalıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>İspanya</strong>'nın doğusundaki <strong>Balear Adaları Gözlem Sistem Evinin (SOCIB)</strong> verilerine göre, son 60 günde Batı Akdeniz'deki ortalama deniz suyu sıcaklığının 15,5 santigrat derece olarak ölçüldüğü, 1982-2015 yıllarında aynı dönemdeki ortalamanın 14,1 olduğu bildirildi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>SOCIB </strong>uzmanlarından <strong>Melanie Juza</strong>, <strong>İspanyol </strong>basınına yaptığı açıklamada, son 60 gündür <strong>Akdeniz'in </strong>hem batısı hem de doğusunda sıcak hava dalgasının denizde devam ettiğini, Doğu Akdeniz'deki sıcaklıkların Temmuz 2023'ten bu yana rekor üstüne rekor kırdığını söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Akdeniz'de 2023'te toplam 212 gün sıcak hava dalgasının görüldüğünü aktaran <strong>Juza</strong>, iklim değişikliğinin etkisiyle<strong> Akdeniz</strong>'deki bu sıcaklık artışlarının daha yaygın hale geleceğini savundu.</span></span></p>

<p><span><span>"Sıcaklığı artan deniz suyunun buharlaşması okyanusun tuzluluğunu da artırıyor." diyen <strong>Juza</strong>, bunun "biyoçeşitlilik kayıplarını artıracağını ve okyanusun sunduğu temel hizmetlerin, balıkçılık ve turizm gibi sektörlerin olumsuz yönde etkilenmesine neden olacağını" vurguladı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>İspanya Meteoroloji Enstitüsünde </strong>uzman <strong>Cayetano Torres</strong> de "Akdeniz'deki deniz suyu sıcaklığındaki artış iklim değişikliğinin çok net bir göstergesi." dedi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Torres</strong>, "Verilere baktığımızda 2023'te normale kıyasla ortalama 3 derece ya da anormal durumlarda 5,5 dereceye kadar artan sıcaklıklar gördük. Bu inanılmaz bir şey ve suyun çok fazla radyasyon biriktirdiğinin bir kanıtı." şeklinde konuştu.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BM, göçmen türlerin neredeyse yarısının popülasyonunun azaldığını belirtti</title>
<link>https://trafikdernegi.com/bm-goecmen-turlerin-neredeyse-yarisinin-populasyonunun-azaldigini-belirtti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/bm-goecmen-turlerin-neredeyse-yarisinin-populasyonunun-azaldigini-belirtti</guid>
<description><![CDATA[ Birleşmiş Milletler (BM), ötücü kuşlar, deniz kaplumbağaları, balinalar ve köpek balıkları gibi göçmen türlerinin neredeyse yarısının popülasyonunun azaldığını bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/02/bm-gocmen-turlerin-neredeyse-yarisinin-populasyonunun-azaldigini-belirtti-1707839758.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>BM, göçmen, türlerin, neredeyse, yarısının, popülasyonunun, azaldığını, belirtti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>BM </strong>Göç Eden Yabani Hayvan Türlerinin Korunmasına İlişkin Sözleşmesi (<strong>CMS</strong>), "Dünyadaki göçmen türlerin durumu" başlıklı rapor yayımladı.</span></span></p>

<p><span><span>Raporda, Uluslararası Doğayı Koruma Birliğinin (<strong>IUCN</strong>) hazırladığı, nesli tükenme tehdidi altında olan türlerin yer aldığı Kırmızı Liste'deki bilgiler baz alındı.</span></span></p>

<p><span><span>Dünya genelindeki göçmen türlerin yüzde 44'ünün popülasyonunda azalma olduğu tespit edilen raporda, <strong>BM </strong>tarafından gözlemlenen neredeyse 1200 türün beşte birinden fazlasının da nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olduğu ifade edildi.</span></span></p>

<p><span><span>Raporda, değişen mevsimle farklı çevrelere göç eden ötücü kuşların, deniz kaplumbağalarının, balinaların, köpek balıklarının ve diğer göç eden türlerin doğal yaşam alanının tahrip edilmesi, balıkçılık, yasa dışı avlanma, kirlilik ve iklim değişikliği sebebiyle tehlikeye girdiği aktarıldı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Özbekistan'ın Semerkant </strong>kentinde düzenlenen BM'nin <strong>vahşi yaşam</strong> konulu konferansında yayımlanan raporun başyazarı <strong>Kelly Malsch</strong>, "Bunlar sürekli yer değiştiren canlılar. Beslenmek ve üremek için hareket ederler ayrıca yolda kısa süreli duraklayacak bölgelere de ihtiyaç duyarlar." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span>Konferansın katılımcıları, göçmen türlerin korunmasına ilişkin önerileri ve nesli tükeneceğinden endişe edilen birkaç yeni türün listeye alınıp alınmamasını değerlendirecek.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>ABD&amp;apos;de karaya vuran yavru ispermeçet balinası uyutuldu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/abdde-karaya-vuran-yavru-ispermecet-balinasi-uyutuldu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/abdde-karaya-vuran-yavru-ispermecet-balinasi-uyutuldu</guid>
<description><![CDATA[ ABD&#039;nin Kuzey Carolina sahilinde karaya vuran yavru ispermeçet balinası uyutuldu. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/12/abdde-karaya-vuran-yavru-ispermecet-balinasi-uyutuldu-1703755505.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>ABDde, karaya, vuran, yavru, ispermeçet, balinası, uyutuldu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Virginian-Pilot gazetesine göre, yavru balina dün sabah saatlerinde Nags Head'deki Jennette İskelesi yakınında sörfçüler tarafından fark edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yetkililer, bir süre gözlemlenen yavru balinanın durumunun kötü olduğunu belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Roanoke Adası'ndaki Kuzey Carolina Akvaryumu'ndan yapılan açıklamada, pek çok büyük balina türünün rehabilitasyonunun zor ya da imkansız olması nedeniyle balinanın uyutulmasının iyi eylem planı olduğu aktarıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Açıklamada, "Maalesef bu yalnız deniz memelisinin karaya vurması, hayvanın sağlığının bozulduğunu gösteriyor." denildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İspermeçet balinası, Physeteroidea familyasından tüm okyanuslarda yaygın görülen bir deniz memelisi türü olarak biliniyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>En büyük dişli balina türü olan bu balinalar, 18 metre uzunluğa kadar büyüyebiliyor. İspermeçet balinası, nesli tükenmekte olan ve koruma altındaki türler arasında yer alıyor.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fukuşima&amp;apos;dan tahliye edilenlere tazminatı Japon hükümeti değil TEPCO ödeyecek</title>
<link>https://trafikdernegi.com/fukusimadan-tahliye-edilenlere-tazminati-japon-hukumeti-degil-tepco-oedeyecek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/fukusimadan-tahliye-edilenlere-tazminati-japon-hukumeti-degil-tepco-oedeyecek</guid>
<description><![CDATA[ Japonya&#039;da mahkeme, 2011&#039;deki deprem sonrası Fukuşima&#039;dan tahliye edilenlere hükümetin değil nükleer santrali işleticisinin tazminat ödemekten sorumlu olduğuna hükmetti. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/12/fukusimadan-tahliye-edilenlere-tazminati-japon-hukumeti-degil-tepco-odeyecek-1703756071.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Fukuşimadan, tahliye, edilenlere, tazminatı, Japon, hükümeti, değil, TEPCO, ödeyecek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Tokyo Yüksek Mahkemesinde 2011 depremi sonrası nükleer sızıntı yaşanan <strong>Dai-içi</strong> Santrali çevresindeki bölgelerden tahliye edilen Fukuşima kökenlilerin açtığı tazminat davası görüldü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mahkeme kararında, santral işleticisi Tokyo Electric Power (<strong>TEPCO</strong>) firmasının 47 müştekinin 44'üne toplamda 23,5 milyon yen (165 bin dolar) ödeyeceğine hükmedildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tokyo Bölge Mahkemesi'nin daha önceki kararında talep edilen tazminat miktarının yarıya indirildiği Yüksek Mahkeme kararında, Japonya hükümeti tazminat ödemekten sorumlu tutulmadı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kararda, Japonya Sanayi Bakanlığının deprem öncesinde "deniz duvarının güçlendirilmesi talimatına rağmen tsunami nedeniyle tesisin sular altında kalmasının önlenemeyeceğinin anlaşıldığı" kayda geçirildi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Önceki kararda hükümet ve firma sorumlu tutulmuştu</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Tokyo Bölge Mahkemesi, Mart 2018'deki benzer bir davada, "daha iyi tedbirler alınması halinde olayın önlenebileceğini" beyan ederek, olaydan hem Japonya hükümetini hem de <strong>TEPCO</strong>'yu sorumlu tutmuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bölge Mahkemesi söz konusu kararda, toplamda 59 milyon yen (414 bin 400 dolar) tazminat ödenmesine hükmetmişti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Japonya'nın kuzeydoğusunda Mart 2011'de yaşanan 9 büyüklüğünde deprem ile sonrasındaki tsunaminin Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali'ndeki reaktörde yol açtığı nükleer erimeler havaya karışmış ve santral etrafı tahliye bölgesi ilan edilmişti.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Senegal&amp;apos;de ekmeğini denizden çıkaranlar; geleneksel balıkçılar</title>
<link>https://trafikdernegi.com/senegalde-ekmegini-denizden-cikaranlar-geleneksel-balikcilar</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/senegalde-ekmegini-denizden-cikaranlar-geleneksel-balikcilar</guid>
<description><![CDATA[ Balıkçılık Senegal&#039;de doğrudan 53 bin, dolaylı olarak 600 binden fazla kişiye gelir sağlıyor - Senegal, her yıl ortalama 450 bin ton balıkla Nijerya&#039;nın ardından Batı Afrika&#039;nın en büyük 2. balık üreticisi konumunda bulunuyor - İç piyasadaki balık talebinin geleneksel balıkçılıkla karşılandığı ülkede, bu amaçla kullanılan kayıtlı toplam 25 bin balıkçı teknesi olduğu tahmin ediliyor ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/01/senegalde-ekmegini-denizden-cikaranlar-geleneksel-balikcilar-1704187685.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Senegalde, ekmeğini, denizden, çıkaranlar, geleneksel, balıkçılar</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Dünyanın en zengin kıyı şeridine sahip ülkelerinden Senegal'de geleneksel balıkçılık, artan sanayileşmeye rağmen toplumun ana geçim kaynaklarından biri olmaya devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yaklaşık 718 kilometrelik kıyı şeridinin yanı sıra Senegal, Gambiya, Sine Saloum ve Casamance ırmaklarından da beslenen Senegal, balıkçılık açısından dünyanın en zengin alanlarından biri kabul ediliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Upwelling" ismiyle bilinen derin ve soğuk okyanus sularının yüzeye çıkması da Senegal sularındaki biyolojik çeşitliliği zenginleştiriyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Senegal Balıkçılık Bakanlığı verilerine göre, nüfusun yarısından fazlasının kıyı kentlerinde yaşadığı ülkede balıkçılık, gayrisafi yurt içi hasılanın yaklaşık yüzde 3,2'sini oluşturuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçılık, doğrudan 53 bin, dolaylı olarak da 600 binden fazla kişinin ekmek kapısı olurken bu rakam Senegal'in çalışan nüfusunun yüzde 15'ine karşılık geliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Son 5 yıldır, her yıl ortalama 450 bin ton balık avlanılan Senegal, yıllık ortalama 530 bin ton balık çıkarılan Nijerya'nın ardından Batı Afrika'nın en büyük 2. balık üreticisi konumunda bulunuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dakar merkezli "Kıyı ve Deniz Bölgesinin Korunması için Bölgesel Ortaklık (PRCM)" isimli örgütün 2021 verilerine göre, Senegal'de yıllık kişi başı ortalama 29 kilogram balık tüketiliyor. Bu rakam, Batı Afrika ortalamasının yaklaşık 2 katına tekabül ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>- Rengarenk ahşap tekneler her sabah denize açılıyor</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balıkçılık 2021'de ülkeye 400 milyon dolar gelir sağlarken ihracatın da yüzde 10,2'sini oluşturuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balık ihracatı endüstriyel balıkçılıkla sağlanırken iç piyasadaki talep de geleneksel balıkçılıkla karşılanıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dakar, Saint-Louis, Kaya, Joal-Fadiouth, Mbour, Rufisque ve Bargny gibi kıyı şeridindeki kentlerde irili ufaklı binlerce balıkçı teknesi, otel, market ve restoranlara taze balık temin etmek için her gün denize açılıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ülkede geleneksel balıkçılıkta kullanılan kayıtlı toplam 25 bin balıkçı teknesi olduğu tahmin ediliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dakar'ın Yoff semtindeki balıkçı köyünde de hareketlilik sabahın ilk ışıklarında başlıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Pirogue" adı verilen rengarenk boyanmış yüzlerce ahşap balıkçı teknesi, gün doğarken kıyıdan ayrılıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kimi zaman dini liderlerin resimleri, kimi zaman sahiplerinin isimleri kimi zaman da geleneksel motiflerin süslediği tekneler, denizde adeta renk cümbüşü oluşturuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Öğleden sonra karaya dönmeye başlayan tekneler, tuttukları balıkları at arabalarıyla soğuk hava depolarına ya da hemen orada kurulan balık pazarına gönderiyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Balıkçılardan kadın ve yaşlılara "jest"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Bazı tekneler ise birkaç geceyi açık denizde geçirerek daha çok balıkla kıyıya çıkıyor. Balıkçı Mamadou Dia, 3 geceyi denizde teknesinde geçirdiğini söylüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sabahın erken saatlerinde sahile dönen Dia, "Hava çok rüzgarlı olduğu için diğer balıkçılar açılmak istemedi, ben de bu fırsatı değerlendirip çıktım. Ne kadar az tekne çıkarsa balık o kadar bol oluyor. Geceyi teknede geçirmek kolay değil ama 300 kilodan fazla balık getirdim." diyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dia ve beraberindekiler, teknedeki balıkları at arabalarına taşırken kenarda bekleyen bir grup dikkati çekiyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kadın ve yaşlılardan oluşan bu grup, Dia'nın teknesindeki büyük ve pahalı balıklar taşındıktan sonra geriye kalan nispeten daha ucuz balıkları sabırla bekliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Karaya çıkan neredeyse her balıkçı teknesi, satacağı balıkları taşıdıktan sonra muhakkak kadın ve yaşlılara birer ikişer ücretsiz balık veriyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Her gün sabah namazından sonra balıkçı köyüne gelen emekli terzi Balle Ndioye, karnını bu balıklarla doyurduğunu belirtiyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ndioye, "Her gün namazı kılıp arkadaşlarla buraya geliyoruz. Emekliyim, çalışacak işim yok evde de duramıyorum. Karşımızda deniz, hem sohbet ediyoruz hem de o gün kısmetimize düşecek balıkları bekliyoruz. Buradaki her balıkçı muhakkak bizlere az çok demeden ikramda bulunuyor. Günlük yiyeceğimiz çıkıyor." ifadelerini kullanıyor.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Erkekler yakalıyor, kadınlar satıyor</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Sabah denize açılan teknelerin büyük bir kısmı hava kararmaya yakın sahile dönüyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tekneler karaya çıktıktan sonra hemen orada kadınların kurduğu balık pazarından sesler yükselmeye başlıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Toptan alıcılara gitmeyen balık ve deniz ürünleri, bölge halkının ihtiyacını karşılamak için küçük tezgahlarda satışa çıkıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Nijeryalı Livinus Abadaki, sık sık pazara uğradığını belirterek "En taze balıklar burada oluyor. Hem fiyatlar uygun hem de bu ortamı seviyorum. Güzel bir iş bölümü var, erkekler yakalıyor, kadınlar satıyor" diyor.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Sri Lanka 14 Hint balıkçıyı kaçak avlandıkları iddiasıyla gözaltına aldı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/sri-lanka-14-hint-balikciyi-kacak-avlandiklari-iddiasiyla-goezaltina-aldi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/sri-lanka-14-hint-balikciyi-kacak-avlandiklari-iddiasiyla-goezaltina-aldi</guid>
<description><![CDATA[ Sri Lanka Deniz Kuvvetleri, ülke kara sularında kaçak avlandıkları iddia edilen 14 Hint balıkçıyı gözaltına aldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/12/sri-lanka-14-hint-balikciyi-kacak-avlandiklari-iddiasiyla-gozaltina-aldi-1703071906.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Sri, Lanka, Hint, balıkçıyı, kaçak, avlandıkları, iddiasıyla, gözaltına, aldı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>India Today sitesinin haberine göre, Sri Lanka Deniz Kuvvetleri unsurları, ülkenin Jaffna bölgesi açıklarında kaçak avlandıkları iddia edilen 14 Hindistanlı balıkçıyı gözaltına aldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yetkililer, balıkçıların teknelerine de el koydu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Son operasyonla, 2023'te Sri Lanka'da gözaltına alınan Hint balıkçı sayısı 240'a, el konulan tekne sayısı da 35'e çıktı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hindistan ile Sri Lanka arasında kaçak avlanma sorunu uzun süredir devam ediyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sri Lanka Balıkçılık Bakanı Douglas Devananda, geçen hafta Parlamento'da yaptığı açıklamada, Hindistan ile üst düzey diplomatik çözüme ihtiyaç olduğunu belirtmişti.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Araştırma: Avustralya&amp;apos;daki mercan adaları yok olma tehlikesi altında</title>
<link>https://trafikdernegi.com/arastirma-avustralyadaki-mercan-adalari-yok-olma-tehlikesi-altinda</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/arastirma-avustralyadaki-mercan-adalari-yok-olma-tehlikesi-altinda</guid>
<description><![CDATA[ Tehlikenin gerçekleşmesi halinde ülkenin deniz sınırının değişebileceği belirtildi ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/12/arastirma-avustralyadaki-mercan-adalari-yok-olma-tehlikesi-altinda-1702880213.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Araştırma:, Avustralyadaki, mercan, adaları, yok, olma, tehlikesi, altında</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Avustralya'da Sydney Üniversitesinde yapılan araştırma, ülkedeki mercan adalarının yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu ortaya koydu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>BBC'nin haberine göre, ülkenin en önemli 56 mercan adasının incelendiği, hepsinin iklim değişikliğinden dolayı yok olma riskiyle karşı karşıya bulunduğu saptanan araştırmada bu durumun Avustralya'nın deniz sınırını değiştirebileceği belirlendi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Araştırmacılardan Thomas Fellowes, Avustralya'nın adalar üzerinde "balıkçılık, ulaşım ve maden arama gibi" haklara sahip olduğu büyük miktarda alan sağladığını kaydederek, mercan adalarının önemine dikkati çekti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Fellowes, ayrıca fosil yakıt kullanımının azaltılmasının adaların "yok olma sürecini" yavaşlatabileceğini vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Araştırmanın sonuçları "Science of The Total Environment" isimli dergide yayımlandı.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Dondurulmuş ton balığı kutularında yaklaşık 11 ton kokain ele geçirildi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/dondurulmus-ton-baligi-kutularinda-yaklasik-11-ton-kokain-ele-gecirildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/dondurulmus-ton-baligi-kutularinda-yaklasik-11-ton-kokain-ele-gecirildi</guid>
<description><![CDATA[ İspanya&#039;nın kuzeyindeki Vigo ve doğusundaki Valensiya limanlarında düzenlenen operasyonlarda dondurulmuş ton balığı kutularına gizlenmiş yaklaşık 11 ton kokain ele geçirildiği bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/12/dondurulmus-ton-baligi-kutularinda-yaklasik-11-ton-kokain-ele-gecirildi-1702563525.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Dondurulmuş, ton, balığı, kutularında, yaklaşık, ton, kokain, ele, geçirildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İspanya Ulusal Polisi'nden yapılan açıklamada, "Balkan kökenli bir suç örgütünün liderliğinde Avrupa'da dağıtılmak üzere deniz yoluyla Latin Amerika'dan getirilen konteynerlerden yaklaşık 11 ton kokain"in çıktığı belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ulusal Polis ve Mali Polis'in ortaklaşa yürüttüğü operasyonlarda, Vigo limanına gelen konteynerlerden 7,5, Valensiya'dakilerden ise 3,4 ton kokainin, dondurulmuş ton balığı kutularının içine gizlenmiş olarak bulunduğu kaydedildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Operasyonlarda 15'i Valensiya'da olmak üzere Arnavutluk, Dominik Cumhuriyeti, Kolombiya ve İspanya vatandaşı oldukları açıklanan toplamda 20 kişinin tutuklandığı duyuruldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kolombiya'da hazırlanan uyuşturucunun, Ekvator üzerinden konteynerlerle İspanya'ya getirildiği ve suç örgütünün stratejisi olarak bir ay boyunca Valensiya ve Vigo limanlarında terk edilmiş halde bırakıldığı bilgisi verildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yetkililer, bunun, ülkede son dönemlerde en yüksek miktarda uyuşturucunun ele geçirildiği narkotik operasyonu olduğunu açıkladı.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İran&amp;apos;ın Basra Körfezi kıyıları &amp;quot;petrol&amp;quot; ve &amp;quot;kentsel atık&amp;quot; nedeniyle kirleniyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/iranin-basra-koerfezi-kiyilari-petrol-ve-kentsel-atik-nedeniyle-kirleniyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/iranin-basra-koerfezi-kiyilari-petrol-ve-kentsel-atik-nedeniyle-kirleniyor</guid>
<description><![CDATA[ İran Petrol Şirketi’ne, Körfez&#039;de kirliliğe neden olan aşınmış petrol nakil borularını yenileme çağrısı yapılıyor ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/12/iranin-basra-korfezi-kiyilari-petrol-ve-kentsel-atik-nedeniyle-kirleniyor-1702562571.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İranın, Basra, Körfezi, kıyıları, petrol, kentsel, atık, nedeniyle, kirleniyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İran'ın Basra Körfezi kıyılarındaki kirlenme, şehir kanalizasyon suları ve petrol boru hatlarındaki kaçak nedeniyle alarm veriyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yüz ölçümü genişliğine nazaran ortalama derinliği itibarıyla sığ bir körfez olarak kabul edilen Basra Körfezi, dünyada petrol taşımacılığının önemli güzergahlarından biri durumunda.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İran'ın güneyinden batısına kadar uzanan ve ülkeye kıyı uzunluğu yaklaşık 1200 kilometre olan Basra Körfezi bugünlerde çevre kirliliğiyle gündeme geliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İranlı çevre uzmanları, İran'dan gelen petrol ve kentsel atık suların karıştığı Körfez'deki kirliliğin boyutlarını ve bu durumun devam etmesini endişe verici olarak nitelendiriyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA muhabirine konuşan İran Çevre Kurumu Dairesi eski yetkililerinden Vahid Purmerdan, İran kıyılarında kanalizasyon ve endüstriyel atıkların neden olduğu su kirliliğinin çok büyük tehlike oluşturduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Purmerdan, "Kıyı kentlerinin ürettiği atık suların büyük bir kısmı denize boşaltılıyor. Sistan-Belucistan eyaletindeki Konarak Limanı'nda ton balığı üretiminden kaynaklanan atık sular da denize boşaltılıyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/thumbs_b_c_6216bc0e1651f667ae8439021c770a59.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>-<strong> "Denizdeki kirlilik çıplak gözle görülüyor"</strong></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Belediye ve Çevre Koruma Dairesi gibi kurumların konuya yeteri kadar önem vermediklerini savunan Purmerdan, "Kumsaldan denize doğru gidildikçe kirlilik, çıplak gözle görülüyor. Sahillerde yaşayan herkesi olumsuz etkileyen bu durum, insanlar için son derece tehlikeli." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İran'da sahil kirliliğinin sadece Basra Körfezi'yle sınırlı olmadığını dile getiren Purmerdan, Buşehr kentinde evsel atık suların gerekli arıtma işlemlerine tabi tutulmadan denize döküldüğünü kaydetti.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Petrol nakil boru hattındaki yıpranma denizi kirletiyor</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Basra Körfezi'nde İran'a bağlı Harg Adası'ndaki petrol boru hattında meydana gelen sızıntının da bölgede çevre kirliliğine neden olan faktörlerden biri olduğu belirtiliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İranlı çevre uzmanı Ruzbe İskenderi, "Basra Körfezi'ndeki petrol kirliliği konusu bu yaz çok konuşuldu. Sorun Genave kıyılarından Harg Adası'na giden petrol nakil borularının aşınmasından kaynaklanıyor." değerlendirmesinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yetkili kurumların sorumluluklarını yerine getirmemesinden şikayet eden İskenderi, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Yöneticiler halka sahilde yüzmeyin diyerek işin içinden çıkıyorlar. Sorun, İran Petrol Şirketi'nin yıpranmış boruları yenilemesiyle çözülebilir. Ama kimse sorumluluk almıyor."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İran'ın resmi ajansı IRNA'ya göre, Buşehr Deniz Bilimi Merkezi Başkanı Meryem Kaimi, 28 Eylül 2021'de bu merkezin iki ayda bir gerçekleştirdiği izlemeye göre özellikle Buşehr eyaletinde yüzmek için kullanılan sahillerde kirliliğin yüksek olduğunu, bu ortamlarda yüzmenin sindirim ve cilt hastalıklarına neden olduğunu söylemişti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kaimi, Basra Körfezi'ndeki asitlenmenin aynı düzeyde devam etmesi halinde mercan iskeletlerinin büyümesinin de 21'inci yüzyılın sonuna kadar yüzde 40 azalacağını belirtmişti.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Avustralya&amp;apos;da karaya vuran ispermeçet balinası öldü</title>
<link>https://trafikdernegi.com/avustralyada-karaya-vuran-ispermecet-balinasi-oeldu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/avustralyada-karaya-vuran-ispermecet-balinasi-oeldu</guid>
<description><![CDATA[ Avustralya&#039;nın Batı Avustralya eyaletinde dün kıyıya vuran ispermeçet balinasının öldüğü bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/12/avustralyada-karaya-vuran-ispermecet-balinasi-oldu-1702562796.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Avustralyada, karaya, vuran, ispermeçet, balinası, öldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Avustralya'daki ulusal haber servisi 9News'in haberine göre, ülkenin Biyoçeşitlilik, Koruma ve Gezi Bölümü (<strong>DBCA</strong>), Facebook hesabından, eyaletin başkenti <strong>Perth</strong>'de bulunan <strong>Rockingham Sahili</strong>'ne vuran balinaya ilişkin açıklama yaptı.</span></span></p>

<p><span><span>Açıklamada, dün tekne çarpması sonucu karaya vuran 15 metre uzunluğundaki ispermeçet balinasının bugün sabah saatlerinde öldüğü kaydedildi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>DBCA</strong>'dan deniz memelileri konusunda uzman doktor Kelly Waples, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, balinanın ölmeden önce çok zayıfladığını belirterek "Balinaları kıyıya bu kadar yakın görmek oldukça alışılmadık bir durum. Ağırlıkları 30 tonun üzerinde… İç organlarının tüm bu vücut ağırlığının altında ezildiğini tahmin edebilirsiniz." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span>İspermeçet balinası, Physeteroidea familyasından tüm okyanuslarda yaygın görülen bir deniz memelisi türü olarak biliniyor.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Norveç&amp;apos;te hükümet ve muhalefet Arktik Okyanusu&amp;apos;nda derin deniz madenciliği yapılması için anlaştı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/norvecte-hukumet-ve-muhalefet-arktik-okyanusunda-derin-deniz-madenciligi-yapilmasi-icin-anlasti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/norvecte-hukumet-ve-muhalefet-arktik-okyanusunda-derin-deniz-madenciligi-yapilmasi-icin-anlasti</guid>
<description><![CDATA[ Norveç&#039;te azınlık hükümeti ile iki büyük muhalefet partisi, çevreci grupların itirazlarına rağmen Arktik Okyanusu&#039;nda derin deniz madenciliğinin yapılması konusunda anlaştı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/12/norvecte-hukumet-ve-muhalefet-arktik-okyanusunda-derin-deniz-madenciligi-yapilmasi-icin-anlasti-1702284622.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Norveçte, hükümet, muhalefet, Arktik, Okyanusunda, derin, deniz, madenciliği, yapılması, için, anlaştı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Norveç Haber Ajansının (<strong>NTB</strong>) haberine göre, İşçi Partisi ile Merkez Parti'nin kurduğu azınlık hükümetiyle muhalefet partileri Muhafazakar Sağ Parti ile İlerleme Partisi arasında anlaşma sağlandığı açıklandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Norveç parlamentosunun, Stortinget, Arktik Okyanusu'nda Norveç'e bağlı Svalbard takımadaların güneybatısında yürütülmesi planlanan projeleri kademeli olarak onaylayacağı belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çevreci gruplar ise söz konusu adımın bölgedeki biyolojik çeşitliliği tehdit edeceği uyarısında bulunuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Norveçli çevreci grup Bellona'nın üyesi Martin Sveinssonn Melvaer, deniz dibindeki madenlerin çıkarılmasının iklim değişikliğiyle mücadelede tehlikeli sapma olduğuna inandığını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Norveç'teki <strong>Greenpeace</strong>'in başkanı Frode Pleym, söz konusu kararın deniz için bir "felaket" olduğunu, Norveç'in doğanın keşfedilmemiş bölgelerine geri dönüşü olmayan müdahalelere izin verdiğini kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Norveçli yetkililer, haziran ayında, Norveç hükümeti, ülkenin yeni ekonomik fırsat arayışında, petrol ve doğal gaza olan bağımlılığı azaltma stratejisi doğrultusunda, kıta sahanlığının bir kısmını ticari derin deniz madenciliği için açmak istediğini duyurmuştu.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Japonya&amp;apos;nın Hakodate kentinde binlerce balık kıyıya vurdu</title>
<link>https://trafikdernegi.com/japonyanin-hakodate-kentinde-binlerce-balik-kiyiya-vurdu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/japonyanin-hakodate-kentinde-binlerce-balik-kiyiya-vurdu</guid>
<description><![CDATA[ Japonya&#039;nın kuzeyindeki Hokkaido bölgesine bağlı Hakodate kentinde, binlerce balık kıyıya vurdu. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/12/japonyanin-hakodate-kentinde-binlerce-balik-kiyiya-vurdu-1701967777.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Japonyanın, Hakodate, kentinde, binlerce, balık, kıyıya, vurdu</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>Japon</strong> Devlet Televizyonunun (<strong>NHK</strong>) haberine göre, bir vatandaş yetkililere <strong>Hakodate</strong>'de binlerce balığın kıyıya vurduğunu bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bunun üzerine bölgede yetkililerce inceleme yapıldı. Bu kapsamda alınacak önlemlerin ve ölü balıklara ne yapılacağı konusunun değerlendirildiği aktarıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yerel olarak faaliyet yürüten Toi Balıkçılık Derneğinden yapılan açıklamada, geçmişte de bölgede benzer vakaların yaşandığını ancak bu miktarda balığın kıyıya vurmasının nadir görüldüğü kaydedildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hokkaido Üniversitesinden deniz organizmaları konusunda uzman <strong>Mitsuhiro Nakaya</strong>, bölgedeki deniz suyu sıcaklığının düşmesiyle balık sürülerinin Hokkaido'nun güney kısmına göçtüğünü belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mitsuhiro, söz konusu balıkların yunus ya da ton balıkları tarafından kovalanmış olabilecekleri ihtimalini de dile getirerek, "Çok sayıda balık kıyıya vurdu ancak bunun ekosisteme büyük bir etkisi olmayacaktır." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Elektrikli yılan balıkları, verdikleri akımla canlılarda gen aktarımına sebep olabilir</title>
<link>https://trafikdernegi.com/elektrikli-yilan-baliklari-verdikleri-akimla-canlilarda-gen-aktarimina-sebep-olabilir</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/elektrikli-yilan-baliklari-verdikleri-akimla-canlilarda-gen-aktarimina-sebep-olabilir</guid>
<description><![CDATA[ Japonya&#039;daki Nagoya Üniversitesinden bilim insanları, elektrikli yılan balıklarının, farklı genlerin küçük balık larvalarına aktarımına sebep olabilecek kadar akım verebildiğini tespit etti. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/12/elektrikli-yilan-baliklari-verdikleri-akimla-canlilarda-gen-aktarimina-sebep-olabilir-1701943439.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Elektrikli, yılan, balıkları, verdikleri, akımla, canlılarda, gen, aktarımına, sebep, olabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>Nagoya Üniversitesi</strong>ne göre, Profesör <strong>Eiichi Hondo</strong> önderliğinde yürütülen araştırma, yılan balıklarının ürettiği elektriğin, genetik materyallerin canlıların hücrelerine aktarılmasına neden olabileceğini ortaya koydu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Araştırma, laboratuvarda zebra balığı larvaları ve elektrikli yılan balığının bulunduğu ortama DNA taşıyan yeşil floresan protein (<strong>GFP</strong>) eklenerek yapıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/648307804a76e-elektrikli-yilan-baligi-yapisi-organlari.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yılan balığının elektrik vermesinin ardından mikroskopta incelenen larvaların yaklaşık yüzde 5'inde GFP pozitif hücrelere rastlandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bu sayede laboratuvar ortamında hücre zarının geçirgenliği artırılarak yabancı DNA'nın hücreye eklenmesini sağlamak için elektrik uygulanması anlamına gelen "elektroporasyon"un doğada kendiliğinden gerçekleştiği gözlemlenmiş oldu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Araştırmacılardan Atsuo Iida, deneyin sonucuna ilişkin, "Bu durum, elektrikli yılan balığından gelen elektrik salınımının, hücrelere gen aktarımına sebep olabileceğini gösteriyor." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Araştırmanın sonuçları, "<strong>PeerJ</strong>" dergisinde yayımlandı.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BM: Akdeniz ve Karadeniz&amp;apos;de aşırı avlanma son 10 yılın en düşük seviyesine indi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/bm-akdeniz-ve-karadenizde-asiri-avlanma-son-10-yilin-en-dusuk-seviyesine-indi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/bm-akdeniz-ve-karadenizde-asiri-avlanma-son-10-yilin-en-dusuk-seviyesine-indi</guid>
<description><![CDATA[ Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütüne (FAO) bağlı Akdeniz Genel Balıkçılık Komisyonunun (GFCM) hazırladığı rapora göre, Akdeniz ve Karadeniz&#039;de aşırı avlanma son 10 yılın en düşük seviyesine geriledi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/12/bm-akdeniz-ve-karadenizde-asiri-avlanma-son-10-yilin-en-dusuk-seviyesine-indi-1702036747.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>BM:, Akdeniz, Karadenizde, aşırı, avlanma, son, yılın, düşük, seviyesine, indi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>GFCM</strong>'nin <strong>Akdeniz</strong> ve <strong>Karadeniz</strong>'in <strong>Balıkçılık Durumu</strong> (SoMFi) raporu açıklandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Raporda, Akdeniz ve Karadeniz'de aşırı avlanmanın, on yıl önce başlayan düşüş eğiliminin ardından ilk kez yüzde 60'ın altına gerilediği kaydedildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Raporda aşırı avlanmanın endişe kaynağı olmayı sürdürdüğü ancak bu konuda geçen yıl yüzde 15’lik düşüş yaşandığı, 2012'den bu yana av baskısının yüzde 31 azaldığı belirtildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ayrıca SoMFi 2023 verilerine göre, 2021 yılında balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği sektöründe yaklaşık 2 milyon ton deniz ürünü üretildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Raporda balıkçılık ve deniz ürünleri yetiştiriciliğinin 20 milyar dolardan fazla gelir sağladığı ve değer zinciri boyunca 700 bin kişiye iş imkanı oluşturduğu kaydedildi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Akdeniz ve Karadeniz'deki av baskısı hala sürdürülebilir düzeyin iki katı seviyesinde"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Balıkçılıktaki olumlu eğilimlere rağmen sektörün halen stres altında olduğuna işaret edilen raporda, "Balık stoklarının aşırı sömürüsü önemli ölçüde azalmış olsa da Akdeniz ve Karadeniz'deki av baskısı hala sürdürülebilir kabul edilen düzeyin iki katı seviyesinde ancak <strong>GFCM</strong>'nin yönetim planları ile teknik ve av sahası sınırlaması önlemlerini genişletmeye odaklanması, önemli ticari türler için olumlu sonuçlar verdiğini de gösteriyor." tespiti yer aldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Raporda, yönetim planları kapsamında bazı stokların üzerindeki av baskısında ortalamadan fazla azalış görüldüğü belirtilerek, "Kayda değer örneklerin arasında sürdürülebilir kullanım oranlarına ulaşan <strong>Adriyatik Denizi</strong>'nde dil balığı av baskısında yüzde 77'lik azalma ve Karadeniz'de kalkan balıkçılığı av baskısında yüzde 73'lük azalma yer almaktadır." bilgisi paylaşıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Raporda görüşlerine yer verilen <strong>GFCM</strong> İcra Sekreteri <strong>Miguel Berna</strong>l da <strong>SoMFi</strong>'nin bu özel baskısının sektörün bölgedeki geçim kaynakları, gıda güvenliği ve beslenme açısından ne kadar önemli olduğunu ortaya koyduğunu vurguladı.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fukuşima&amp;apos;daki atık suyun okyanusa boşaltılmasında üçüncü evre tamamlandı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/fukusimadaki-atik-suyun-okyanusa-bosaltilmasinda-ucuncu-evre-tamamlandi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/fukusimadaki-atik-suyun-okyanusa-bosaltilmasinda-ucuncu-evre-tamamlandi</guid>
<description><![CDATA[ Japonya&#039;daki Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali&#039;nde biriken radyoaktif özellikli işlenmiş atık suyun okyanusa boşaltılmasında üçüncü evre sona erdi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/11/fukusimadaki-atik-suyun-okyanusa-bosaltilmasinda-ucuncu-evre-tamamlandi-1700558852.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Fukuşimadaki, atık, suyun, okyanusa, boşaltılmasında, üçüncü, evre, tamamlandı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Santral işleticisi Tokyo Electric Power'ın (<strong>TEPCO</strong>) açıklamasına göre, ilki 24 Ağustos-11 Eylül, ikincisi 5-23 Ekim'deki atık su boşaltımında üçüncü evre de tamamlandı.</span></span></p>

<p><span><span>2-20 Kasım'ı kapsayan üçüncü evrede 7 bin 800 tonluk işlenmiş atık su, deniz altına inşa edilen tünel vasıtasıyla kıyıdan 1 kilometre açığa tahliye edildi.</span></span></p>

<p><span><span>Firmanın planlaması doğrultusunda, dördüncü evredeki boşaltımla, santralden Mart 2024'e kadar toplam 31 bin 200 ton atık su Pasifik Okyanusu'na boşaltılacak.</span></span></p>

<p><span><span>Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (<strong>UAEA</strong>), santraldeki incelemelerin ardından temmuzda yayımladığı nihai raporunda, Japonya'nın atık su tahliye planının, güvenlik standartlarıyla uyumlu olduğunu duyurmuştu.</span></span></p>

<p><span><span>Boşaltım planı, bölgede yaşayan balıkçılar ve çevre koruma aktivistlerinin yanı sıra Çin başta olmak üzere komşu ülkelerin tepkisine yol açıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Mart 2011'de meydana gelen 9 büyüklüğündeki depremin yol açtığı tsunami, Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali'nde hasara neden olmuş, radyoaktif serpinti nedeniyle santralin çevresi "tahliye bölgesi" ilan edilmişti.</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güney Kore&amp;apos;nin 80 yaş üstü &amp;quot;deniz kadınları&amp;quot; geçimlerini derin sulara dalarak sağlıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/guney-korenin-80-yas-ustu-deniz-kadinlari-gecimlerini-derin-sulara-dalarak-sagliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/guney-korenin-80-yas-ustu-deniz-kadinlari-gecimlerini-derin-sulara-dalarak-sagliyor</guid>
<description><![CDATA[ Jeju Adası&#039;nda yaşayan Haenyeolar, 9 metre derinliğe kadar tüpsüz dalarak, yaklaşık 1,5 dakika kadar deniz altında kalabiliyor - UNESCO Dünya Mirası Listesi&#039;nde de yer alan Haenyeolar, deniz altından topladıkları kabuklu canlıları karada turistlere satıyor ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/11/guney-korenin-80-yas-ustu-deniz-kadinlari-gecimlerini-derin-sulara-dalarak-sagliyor-1699011966.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Güney, Korenin, yaş, üstü, deniz, kadınları, geçimlerini, derin, sulara, dalarak, sağlıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>Güney Kor</strong>e'nin <strong>Jeju</strong> Adası'nda yaşayan ve "<strong>deniz kızı</strong>" anlamına gelen "<strong>Haenyeo</strong>" denilen 80 yaş üstü kadınlar, su altından çıkardıkları ürünleri satarak ailelerinin geçimlerini sağlıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Üzerinde 370 volkanik tepe bulunan Jeju Adası'nda yaşamlarını sürdüren Haenyeolar, 9 metre derinliğe kadar tüpsüz dalış yaparak yaklaşık 1,5 dakika su altında kalabiliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>UNESCO</strong> Dünya Mirası Listesi'nde de yer alan Haenyeolar, deniz altından topladıkları kabuklu canlıları karada turistlere satarak geçimlerini sağlıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kore Turizm Organizasyonu Pazarlama Sorumlusu Maide Serin Çığ, AA muhabirine, Haenyeolar ve Jeju Adası'ndaki yaşantıya ilişkin bilgi verdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bölgedeki Haenyeoların tarihinin oldukça eski olduğunu belirten Çığ, "Birçok bölgede Haenyeo bulunuyor ama bunların en eskileri Jeju'dakiler. Buradaki Haenyeolar çok çalışkan ve güçlü olmalarıyla biliniyor." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Haenyeoların yaşlarının genellikle 80 ve üzeri olduğuna dikkati çeken Çığ, "Toplumun gelişmesi ve yapılan işin zorluğu Haenyeo sayısının azalmasına neden oluyor. Yeni nesil artık bu işi yapmak istemiyor. Bu nedenle de Haenyeoların yaşı her geçen gün artıyor." ifadelerini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çığ, başlangıç, orta ve usta olarak üç sınıfa ayrılan Haenyeolar arasında usta-çırak ilişkisi bulunduğunu bildirdi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Dizilere konu oldu</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Maide Serin Çığ, Kore dizilerinde de sıklıkla işlenen Haenyeolara son yılların en popüler dizilerinden "Our Blues"ta da yer verildiğini söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çığ, dizide, geçimini sağlamak için şehirden adaya inerek sonradan Haenyeo olan genç kadın ile Jeju Adası yerlisi gencin aşk hikayesinin konu edildiğini anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Haenyeolardan 82 yaşındaki Park Yeonja, kendisini bildiği günden beri dalgıçlık yaptığını belirterek, "Bu mesleği annemden öğrendim ve şimdi de kızıma öğretmeye çalışıyorum." diye konuştu.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Mozambik, kayıt dışı balıkçılık nedeniyle yılda 70 milyon dolar kaybediyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/mozambik-kayit-disi-balikcilik-nedeniyle-yilda-70-milyon-dolar-kaybediyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/mozambik-kayit-disi-balikcilik-nedeniyle-yilda-70-milyon-dolar-kaybediyor</guid>
<description><![CDATA[ Hint Okyanusu kıyısındaki Doğu Afrika ülkesi Mozambik&#039;in, kayıt dışı balıkçılık nedeniyle yılda 70 milyon dolar kaybettiği bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/11/mozambik-kayit-disi-balikcilik-nedeniyle-yilda-70-milyon-dolar-kaybediyor-1699011698.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Mozambik, kayıt, dışı, balıkçılık, nedeniyle, yılda, milyon, dolar, kaybediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Mozambik Deniz, İç Sular ve Balıkçılık Bakanlığı Daimi Sekreteri Maria Pinto, basına yaptığı açıklamada, ülkedeki kayıt dışı balıkçılık faaliyetlerinin ülke ekonomisini olumsuz etkilediğine dikkati çekti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mozambik'in kayıt dışı balıkçılık nedeniyle her yıl 70 milyon dolar kaybettiğini belirten Pinto, kayıt dışı balıkçılıkla ilgili tedbirler alınması gerektiğini ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>2 bin 500 kilometrelik sahil şeridine sahip Mozambik'te balıkçılık, ana geçim kaynakları arasında bulunuyor.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fukuşima Dai&amp;içi Nükleer Santrali&amp;apos;ndeki atık suyun okyanusa boşaltılmasında üçüncü evre başladı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/fukusima-dai-ici-nukleer-santralindeki-atik-suyun-okyanusa-bosaltilmasinda-ucuncu-evre-basladi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/fukusima-dai-ici-nukleer-santralindeki-atik-suyun-okyanusa-bosaltilmasinda-ucuncu-evre-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Japonya&#039;da Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali&#039;nde biriken radyoaktif özellikli işlenmiş atık suyun okyanusa boşaltılmasında üçüncü evreye geçildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/11/fukusima-dai-ici-nukleer-santralindeki-atik-suyun-okyanusa-bosaltilmasinda-ucuncu-evre-basladi-1698904247.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Fukuşima, Dai-içi, Nükleer, Santralindeki, atık, suyun, okyanusa, boşaltılmasında, üçüncü, evre, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Santral işletmecisi Tokyo Electric Power'ın (<strong>TEPCO</strong>) açıklamasına göre, ilki 24 Ağustos-11 Eylül, ikincisi 5-23 Ekim'de tamamlanan işlenmiş atık su boşaltımında üçüncü evre başladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Buna göre, 20 Kasım'a kadar günde yaklaşık 460 tonluk atık su, deniz seviyesinin altına inşa edilen tünel vasıtasıyla sahil kıyısından 1 kilometre açığa, Pasifik Okyanusu sularına salıverilecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Dördüncü evrede gerçekleşecek atık su boşaltımlarıyla Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali'nden Mart 2024 sonuna kadar toplam 31 bin 200 ton atık su boşaltılması planlanıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (<strong>UAEA</strong>), santraldeki incelemelerin ardından temmuz başındaki nihai raporunda, planın, güvenlik standartlarıyla uyumlu olduğunu duyurmuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Boşaltım planı, bölgede yaşayan balıkçıların ve çevre koruma aktivistlerinin yanı sıra Çin başta olmak üzere komşu ülkelerin tepkisine yol açıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mart 2011'de meydana gelen 9 büyüklüğündeki depremin yol açtığı tsunami, Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali'nde hasara neden olmuş, radyoaktif serpinti nedeniyle santralin çevresi "tahliye bölgesi" ilan edilmişti.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, Fukuşima&amp;apos;daki atık suyun okyanusa tahliyesini denetliyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/uluslararasi-atom-enerjisi-ajansi-fukusimadaki-atik-suyun-okyanusa-tahliyesini-denetliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/uluslararasi-atom-enerjisi-ajansi-fukusimadaki-atik-suyun-okyanusa-tahliyesini-denetliyor</guid>
<description><![CDATA[ Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), Fukuşima Dai-içi Nükleer Güç Santrali&#039;nde (NGS) biriken radyoaktif özellikli işlenmiş atık suyun okyanusa tahliyesine yönelik ilk güvenlik incelemesine başladı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/10/uluslararasi-atom-enerjisi-ajansi-fukusimadaki-atik-suyun-okyanusa-tahliyesini-denetliyor-1698245435.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Uluslararası, Atom, Enerjisi, Ajansı, Fukuşimadaki, atık, suyun, okyanusa, tahliyesini, denetliyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>UAEA</strong> heyeti, Tokyo ziyaretinde, Japonya hükümeti, santral işleticisi <strong>TEPCO</strong> ve Japonya Nükleer Düzenleme Kurulu (<strong>NRA</strong>) yetkilileri ile santralden atık suyun tahliyesinin gidişatına yönelik fikir alışverişinde bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Heyete liderlik eden UAEA yetkilisi Gustavo Caruso, açıklamasında, "uluslararası standartlara dayalı bağımsız, tarafsız ve bilime dayalı" güvenlik incelemesinde, planın güvenilirliğinin denetleneceğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İngiltere, Rusya, Güney Kore ve Çin dahil 11 farklı ülkeden uzmanların yer aldığı <strong>UAEA</strong> heyeti, hafta sonuna kadar Japonya temaslarında, Dai-içi NGS'yi denetlemeyi ve NGS'deki atık suyun tahliye sürecini gözlem faaliyeti yürütmeyi hedefliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>UAEA Genel Direktör Yardımcısı ve Nükleer Emniyet ve Güvenlik Dairesi Başkanı <strong>Lydie Evrard</strong>, açıklamasında, ülke içi ve dışında güven inşası amacıyla, Ajans incelemesinin uluslararası toplumla paylaşılacağını söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Santral işletmecisi Tokyo Electric Power'ın (<strong>TEPCO</strong>) açıklamasına göre, tahliye sürecinin ilk evresi 24 Ağustos-11 Eylül'de, ikinci evresi ise 5-23 Ekim'de tamamlanmıştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İkinci evrede 7 bin 800 tonluk suyun tahliye edildiğini kaydeden TEPCO, deniz suyu numunesi sonuçlarının güvenlik standartlarıyla tam olarak uyumlu olduğunu bildirmişti.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Plan</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Üçüncü ve dördüncü evrelerdeki boşaltımlarla, santralden Mart 2024'e kadar toplamda 31 bin 200 ton atık suyun Pasifik Okyanusu'na boşaltılması planlanıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>UAEA, santraldeki incelemelerin ardından bu yıl temmuzda yayımladığı nihai raporunda, atık su tahliye planının, güvenlik standartlarıyla uyumlu olduğunu duyurmuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ajansın pozitif desteğine rağmen, boşaltım planı, bölgede yaşayan balıkçılar ve çevre koruma aktivistlerinin yanı sıra Çin dahil bazı komşu ülkelerin tepkisine yol açıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mart 2011'de 9 büyüklüğündeki depremin yol açtığı tsunami, Fukuşima Dai-içi NGS'de hasara neden olmuş, radyoaktif serpinti nedeniyle santralin çevresi "tahliye bölgesi" ilan edilmişti.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fukuşima&amp;apos;daki atık suyun okyanusa boşaltılmasında ikinci evre sona erdi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/fukusimadaki-atik-suyun-okyanusa-bosaltilmasinda-ikinci-evre-sona-erdi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/fukusimadaki-atik-suyun-okyanusa-bosaltilmasinda-ikinci-evre-sona-erdi</guid>
<description><![CDATA[ Japonya&#039;daki Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali&#039;nde biriken radyoaktif özellikli işlenmiş atık suyun okyanusa boşaltılmasında ikinci evre sona erdi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/10/fukusimadaki-atik-suyun-okyanusa-bosaltilmasinda-ikinci-evre-sona-erdi-1698171059.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Fukuşimadaki, atık, suyun, okyanusa, boşaltılmasında, ikinci, evre, sona, erdi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Santral işletmecisi Tokyo Electric Power'ın (<strong>TEPCO</strong>) açıklamasına göre, ilk evresi 24 Ağustos-11 Eylül'de sona eren işlenmiş atık su boşaltımında, 5-23 Ekim'i kapsayan ikinci evre de tamamlandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Plan doğrultusunda, ikinci evrede 7 bin 800 tonluk suyun tahliye edildiğini kaydeden <strong>TEPCO</strong>, deniz suyu numunesi sonuçlarının güvenlik standartlarıyla tam olarak uyumlu olduğunu bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (<strong>UAEA</strong>) Genel Direktör Yardımcısı ve Nükleer Emniyet ve Güvenlik Dairesi Başkanı Lydie Evrard, Tokyo'da yaptığı açıklamada, "İlk iki serinin iyi gittiğini söyleyebilirim, hiçbir sorun gözlemlenmedi." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Üçüncü ve dördüncü evrelerdeki boşaltımlarla, santralden Mart 2024'e kadar toplam 31 bin 200 ton atık suyun Pasifik Okyanusu'na boşaltılması planlanıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>UAEA</strong>, santraldeki incelemelerin ardından temmuz başında yayımladığı nihai raporunda, atık su tahliye planının, güvenlik standartlarıyla uyumlu olduğunu duyurmuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Boşaltım planı, bölgede yaşayan balıkçılar ve çevre koruma aktivistlerinin yanı sıra Çin başta olmak üzere komşu ülkelerin tepkisine yol açıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mart 2011'de meydana gelen 9 büyüklüğündeki depremin yol açtığı tsunami, Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali'nde hasara neden olmuş, radyoaktif serpinti nedeniyle santralin çevresi "tahliye bölgesi" ilan edilmişti.</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fukuşima Dai&amp;içi Nükleer Santrali&amp;apos;ndeki atık suyun okyanusa boşaltılmasında ikinci evre başladı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/fukusima-dai-ici-nukleer-santralindeki-atik-suyun-okyanusa-bosaltilmasinda-ikinci-evre-basladi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/fukusima-dai-ici-nukleer-santralindeki-atik-suyun-okyanusa-bosaltilmasinda-ikinci-evre-basladi</guid>
<description><![CDATA[ Japonya&#039;daki Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali&#039;nde biriken radyoaktif özellikli işlenmiş atık suyun okyanusa boşaltılmasında ikinci evreye geçildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/10/fukusima-dai-ici-nukleer-santralindeki-atik-suyun-okyanusa-bosaltilmasinda-ikinci-evre-basladi-1696571276.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Fukuşima, Dai-içi, Nükleer, Santralindeki, atık, suyun, okyanusa, boşaltılmasında, ikinci, evre, başladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Santral işletmecisi Tokyo Electric Power'ın (<strong>TEPCO</strong>) açıklamasına göre, ilki 24 Ağustos-11 Eylül tarihlerinde tamamlanan işlenmiş atık su boşaltımında, ikinci evre başlatıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Günde yaklaşık 460 tonluk atık su, deniz seviyesinin altına inşa edilen tünel vasıtasıyla sahil kıyısından 1 kilometre açığa, Pasifik Okyanusu sularına salıverilecek.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Santralde ikinci evre boşaltımın 3 haftadan daha az sürmesi bekleniyor. Üçüncü ve dördüncü evrelerdeki boşaltımlarla santralden Mart 2024'e kadar toplam 31 bin 200 ton atık su boşaltılacak.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><img alt="" src="https://www.balikhaber.com/public/images/detay/20230929_5_039082E70DE8548D0B2D2E063AEB04C90.jpg"></span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (<strong>UAEA</strong>), santraldeki incelemelerin ardından temmuz başındaki nihai raporunda, planın, güvenlik standartlarıyla uyumlu olduğunu duyurmuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Boşaltım planı, bölgede yaşayan balıkçıların ve çevre koruma aktivistlerinin yanı sıra başta Çin başta olmak üzere komşu ülkelerin tepkisine yol açıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mart 2011'de meydana gelen 9 büyüklüğündeki depremin yol açtığı tsunami, Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali'nde hasara neden olmuş, radyoaktif serpinti nedeniyle santralin çevresi "tahliye bölgesi" ilan edilmişti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Rusya, Karadeniz&amp;apos;deki sivil gemileri hedef alabilir</title>
<link>https://trafikdernegi.com/rusya-karadenizdeki-sivil-gemileri-hedef-alabilir</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/rusya-karadenizdeki-sivil-gemileri-hedef-alabilir</guid>
<description><![CDATA[ Gizliliği kaldırılan istihbarat bilgilerinde Rusya&#039;nın, Karadeniz&#039;de sivil gemilere yönelik herhangi bir saldırıdan Ukrayna&#039;yı sorumlu tutacağı ileri sürüldü ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/10/rusya-karadenizdeki-sivil-gemileri-hedef-alabilir-1696509267.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Rusya, Karadenizdeki, sivil, gemileri, hedef, alabilir</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İngiliz istihbaratı, Rusya'nın, Karadeniz'de sivil gemileri hedef almak amacıyla deniz mayınları kullanabileceğini iddia etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İngiltere Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, gizliliği kaldırılan istihbarat bilgilerine göre Rusya'nın Ukrayna limanlarına yaklaşırken deniz mayınları döşemek dahil Karadeniz'deki sivil deniz taşımacılığını hedef almayı sürdüreceği ileri sürüldü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İngiliz istihbarat bilgilerine ilişkin değerlendirmede Rusya'nın, Ukrayna'nın tahıl ihracatını engellemek amacıyla bu ülkenin insani koridorundan geçen sivil gemileri hedef almaya çalıştığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"(İstihbarat bilgilerine göre) Rusya, Ukrayna ekonomisine baskı yapma girişimlerini devam ettirecek. Rusya'nın sivil gemileri açıkça batırmaktan kaçınmak istediği, bunun yerine Karadeniz'de sivil gemilere yönelik herhangi bir saldırıdan Ukrayna'yı sorumlu tutacağı neredeyse kesin. Bu istihbarata ilişkin değerlendirmemizi yayımlayarak İngiltere, 'Rusya'nın böyle bir olayın meydana gelmesini engellemeye yönelik taktiklerini ifşa etmeyi' amaçlamaktadır."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "İngiltere'nin deniz güvenliği seviyesi en üst düzeyde kalmaya devam edecek"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Açıklamada, İngiltere'nin, deniz taşımacılığının güvenliğini artıracak düzenlemeleri hayata geçirmek üzere Ukrayna ve diğer ortaklarıyla çalıştığının altı çizildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>İngiliz denizciliğine yönelik tavsiyenin değişmediği kaydedilen açıklama, Rusya'nın oluşturduğu tehdit nedeniyle İngiltere'nin, Ukrayna limanları ve sularına yönelik deniz güvenliği seviyesinin "en üst düzeyde kalmaya devam edeceği" vurgulandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Açıklamada, İngiltere'nin, Rusya'nın Karadeniz'deki faaliyetlerini izlemek üzere istihbarat, gözetleme ve keşif kabiliyetlerini devreye soktuğuna işaret edilerek, şunlar kaydedildi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Bu kabiliyetler, Rusya'nın sivil deniz taşımacılığına ya da altyapıya yönelik yeni saldırılarını tespit etmemize ve duyurmamıza yardımcı olacak. Ukrayna'nın tarımsal ürünlerini 'insani koridor', kara yolu ve Tuna Nehri dahil tüm uygun güzergahlar üzerinden ihraç etmeyi sürdürebilmesini sağlamaya kararlıyız."</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Putin, gıdanın ulaşmasını engelliyor, dünya bunu izliyor"</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>İngiltere Dışişleri Bakanı James Cleverly de sosyal medya platformu X'ten yaptığı paylaşımda, bugün açıklanan gizliliği kaldırılmış istihbarat bilgilerinin, Rusya'nın Karadeniz'de sivil gemileri hedef almak üzere deniz mayınları kullanabileceğini gösterdiğini savundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Cleverly, "(Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin, dünyanın en savunmasız insanlarına gıdanın ulaşmasını engelliyor, dünya bunu izliyor." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Fukuşima&amp;apos;daki atık su, Çin&amp;apos;e deniz mahsulleri ihracatını düşürdü</title>
<link>https://trafikdernegi.com/fukusimadaki-atik-su-cine-deniz-mahsulleri-ihracatini-dusurdu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/fukusimadaki-atik-su-cine-deniz-mahsulleri-ihracatini-dusurdu</guid>
<description><![CDATA[ Japonya&#039;nın Çin&#039;e yönelik deniz mahsulleri ihracatı, ağustosta, önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 70,8 azaldı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/10/fukusimadaki-atik-su-cine-deniz-mahsulleri-ihracatini-dusurdu-1696509654.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Fukuşimadaki, atık, su, Çine, deniz, mahsulleri, ihracatını, düşürdü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Kuzeydoğudaki<strong> Fukuşima </strong>Dai-içi Nükleer Santralinde biriken atık suyun okyanusa tahliyesi, <strong>Japonya</strong>'nın deniz mahsulleri piyasasını olumsuz etkiliyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Atık suyun okyanusa tahliyesiyle, Japonya çıkışlı deniz mahsullerine karşı <strong>Çin</strong> yönetiminin uygulamaya aldığı ithalat yasağı etkisini hissettirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Japonya Maliye Bakanlığı</strong> verilerine göre Japonya'nın ağustosta Çin'e yönelik deniz ürünleri ihracatı, Ağustos 2022'ye kıyasla yüzde 70,8 düştü.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çin'e ihracatı olumsuz etkilenen ürünler arasında ilk sırada, ihracatı yüzde<strong> 71,3</strong> azalan deniz tarağı yer aldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Öte yandan ulusal basında, aynı dönemde, Japonya'nın Çin'e yönelik gıda ihracatının da yüzde 43 gerilediği belirtildi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Atık suyun tahliyesi süreci</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali'nde biriken radyoaktif özellikli atık suyun Pasifik Okyanusu'na boşaltılmasına bu yıl 24 Ağustos'ta başlanmıştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), santraldeki incelemelerin ardından raporunda, boşaltım planının güvenlik standartlarıyla uyumlu olduğu, insanlara ve çevreye verebileceği zararın "ihmal edilebilir düzeyde" bulunduğu sonucuna varmıştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mart 2024'e kadar toplam 31 bin 200 ton radyoaktif atık suyun tahliyesinin hedeflendiği plan, bölgede yaşayan balıkçıların ve çevre koruma aktivistlerinin yanı sıra başta Çin olmak üzere komşu ülkelerin tepkisine sebep oluyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mart 2011'de meydana gelen 9 büyüklüğündeki depremin yol açtığı tsunami, Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali'ndeki 4 nükleer reaktörden 3'ünde hasara neden olmuş, radyoaktif serpinti nedeniyle santralin çevresi "tahliye bölgesi" ilan edilmişti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Japonya, münhasır ekonomik bölgesine şamandıra yerleştiren Çin&amp;apos;i protesto etti</title>
<link>https://trafikdernegi.com/japonya-munhasir-ekonomik-boelgesine-samandira-yerlestiren-cini-protesto-etti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/japonya-munhasir-ekonomik-boelgesine-samandira-yerlestiren-cini-protesto-etti</guid>
<description><![CDATA[ Japonya hükümeti, ulusal münhasır ekonomik bölgesine (MEB) Çin&#039;in şamandıra yerleştirmesi sonrası, bu ülkeye protesto notası verdi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/09/japonya-munhasir-ekonomik-bolgesine-samandira-yerlestiren-cini-protesto-etti-1695415791.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Japonya, münhasır, ekonomik, bölgesine, şamandıra, yerleştiren, Çini, protesto, etti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>Japonya Sahil Güvenliği</strong>, son dönemde, güneybatıdaki <strong>Okinawa</strong> eyaleti açıklarında bulunan tartışmalı <strong>Senkaku Adaları</strong> yakınında Çin'e ait bir şamandıra saptadı.</span></span></p>

<p><span><span>Kabine Baş Sekreteri <strong>Matsuno Hirokazu</strong>, hafta içi yaptığı açıklamada, Japonya'nın onayı olmadan ulusal MEB sınırları içine yapı kurulmasının, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ni (<strong>UNCLOS</strong>) ihlal ettiğini bildirdi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Matsuno</strong>, Tokyo hükümetinin, diplomatik yoldan protesto notası verdiği Çin yönetiminden, şamandıranın ivedilikle kaldırılmasını talep ettiğini söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Bölgede seyreden deniz unsurlarının güvenliği ile gözlem faaliyetlerini sürdüreceklerini kaydeden Matsuno, hükümetin, Japonya kara sularını korumak için kararlılığını koruduğunu belirtti.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Tartışmalı adalar</span></span></strong></p>

<p><span><span>Doğu Çin Denizi'nde, Japonya'nın "<strong>Senkaku</strong>", <strong>Çin'in</strong> de "<strong>Diaoyü</strong>" olarak adlandırdığı takımadalar 5 ada ve 3 kayalıktan oluşuyor.</span></span></p>

<p><span><span>Mülkiyeti Japonya'da bulunan, Çin'in ise hak iddia ettiği, üzerinde kimsenin yaşamadığı adacıklar, uzun süredir egemenlik tartışmalarına neden oluyor.﻿</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Filipinler, Çin ile ihtilaflı sulardaki deniz hayatında &amp;quot;büyük hasar&amp;quot; olduğunu iddia etti</title>
<link>https://trafikdernegi.com/filipinler-cin-ile-ihtilafli-sulardaki-deniz-hayatinda-buyuk-hasar-oldugunu-iddia-etti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/filipinler-cin-ile-ihtilafli-sulardaki-deniz-hayatinda-buyuk-hasar-oldugunu-iddia-etti</guid>
<description><![CDATA[ Filipinler, Çin ile ihtilaflı konumda bulunan sulardaki deniz hayatında &quot;büyük hasar&quot; olduğunu öne sürdü. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/09/filipinler-cin-ile-ihtilafli-sulardaki-deniz-hayatinda-buyuk-hasar-oldugunu-iddia-etti-1695073514.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Filipinler, Çin, ile, ihtilaflı, sulardaki, deniz, hayatında, büyük, hasar, olduğunu, iddia, etti</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Filipinler Sahil Güvenlik Komutanlığı Sözcülerinden Tuğamiral<strong> Jay Tarriela</strong>, tartışmalı sulardaki deniz hayatının incelendiği rapora ilişkin açıklamalarda bulundu</span></span>. <span><span><strong>Tarriela</strong>, raporun, "<strong>Rozul Resifi</strong> ve <strong>Escoda Sığı</strong> deniz tabanına, deniz çevresine ve mercan kayalıklarına verilen büyük hasarı gözler önüne serdiğini" belirterek bölgeye "atık boşaltma" yapılmış olabileceği ihtimalinin çok güçlü olduğunu vurguladı.</span></span></p>

<p><span><span>Sahil güvenliğin 9 Ağustos-11 Eylül'de "<strong>Rozul Resifi</strong>" ve "<strong>Escoda Sığı</strong>"nda kapsamlı araştırma yapmak üzere görev başlattığını kaydeden <strong>Tarriela</strong>, aynı dönemde araştırma yapılan bölgelerin çevresinde Çin'e ait yaklaşık 45 geminin varlığının tespit edildiğini söyledi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Tarriela</strong>, "Araştırmanın sonuçları, bölgede deniz ekosisteminin cansız göründüğünü ve çok az yaşam belirtisi olduğunu ortaya koyuyor." ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Güney Çin Denizi anlaşmazlığı</span></span></strong></p>

<p><span><span>Güney Çin Denizi, kıyıdaş ülkelerin İkinci Dünya Savaşı'nın ardından bağımsızlıklarını kazanmasından bu yana egemenlik ihtilaflarına konu oluyor.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Çin</strong>, ilk kez 1947'de yayımladığı haritayla <strong>Güney Çin Denizi</strong>'nin yüzde 80'inde egemenlik iddiasında bulunuyor. Filipinler, Vietnam, Brunei ve Malezya gibi kıyı komşusu ülkeler de bölgede hak iddia ediyor.</span></span></p>

<p><span><span>Çin'in bölgedeki ihtilaflı adalarda askeri üsler inşa etmesi ve sivil gemi filolarını uzun süreli bulundurmasına bölge ülkelerinin yanı sıra ABD de karşı çıkıyor.</span></span></p>

<p><span><span><strong>ABD'nin </strong>de son dönemde Çin'in artan varlığına karşı bölgede "Seyrüsefer Serbestisi Operasyonları" (<strong>FONP</strong>) adını verdiği askeri devriye ve seyir faaliyetlerini artırdığı gözleniyor.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Antarktika&amp;apos;daki deniz buzu seviyesi, mevsimsel ortalamanın çok altında</title>
<link>https://trafikdernegi.com/antarktikadaki-deniz-buzu-seviyesi-mevsimsel-ortalamanin-cok-altinda</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/antarktikadaki-deniz-buzu-seviyesi-mevsimsel-ortalamanin-cok-altinda</guid>
<description><![CDATA[ Antarktika&#039;dan alınan uydu verileri, bölgedeki deniz buzu seviyesinin, küresel ısınma nedeniyle mevsimsel ortalamanın çok altında olduğunu ortaya çıkardı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/09/antarktikadaki-deniz-buzu-seviyesi-mevsimsel-ortalamanin-cok-altinda-1695074165.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Antarktikadaki, deniz, buzu, seviyesi, mevsimsel, ortalamanın, çok, altında</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>ABD Ulusal Kar ve Buz Veri Merkezinde (<strong>NSIDC</strong>),<strong> Antarktika</strong>'daki buzullara ait verileri inceleyen<strong> Walter Meier</strong>, <strong>BBC</strong>'ye verdiği demeçte, buz seviyesinin "akıllara durgunluk verecek derecede düşük" olduğunu söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Meier, buzullardaki kaybın eski seviyesine döneceği konusunda "pek iyimser olamadığına" işaret etti.</span></span></p>

<p><span><span><strong>NSIDC </strong>verilerine göre, yaklaşık 17 milyon kilometrekare olarak ölçülen buzul alanın, eylül ortalamasının 1,5 milyon kilometrekare altında olduğu belirtiliyor.</span></span></p>

<p><span><span>Manitoba Üniversitesinden Robbie Mallet, verilerin "endişelenmeyi gerektirecek düzeyde" olduğunu vurgulayarak, "Bu durum, son 40 yıldır şahit olmadığımız potansiyel olarak Antarktika'daki iklim değişikliğinin endişe verici bir işareti." dedi.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İsrail güçleri Gazze açıklarında iki Filistinli balıkçıyı yaraladı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/israil-gucleri-gazze-aciklarinda-iki-filistinli-balikciyi-yaraladi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/israil-gucleri-gazze-aciklarinda-iki-filistinli-balikciyi-yaraladi</guid>
<description><![CDATA[ İsrail güçlerinin abluka altındaki Gazze Şeridi açıklarında iki Filistinli balıkçıyı yaraladığı belirtildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/09/israil-gucleri-gazze-aciklarinda-iki-filistinli-balikciyi-yaraladi-1695074836.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İsrail, güçleri, Gazze, açıklarında, iki, Filistinli, balıkçıyı, yaraladı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>AA muhabirine konuşan <strong>Filistin Balıkçılar Sendikası Başkanı Nizar Ayaş</strong>, İsrail donanmasının, <strong>Gazze Şeridi</strong>'nin güneyindeki Refah kenti açıklarında balık avlayan Filistinlilere gerçek mermiyle ateş açtığını ifade etti.</span></span></p>

<p><span><span>Olayda Filistinli balıkçı bir baba ile oğlunun yaralandığını aktaran <strong>Ayaş</strong>, yaralıların hastaneye sevk edildiğini söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>İsrail ordusu konuya ilişkin henüz bir açıklama yapmadı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>İsrail</strong>, yaklaşık 2 milyon Filistinlinin yaşadığı <strong>Gazze Şeridi</strong>'ni 2006'dan bu yana kara, deniz ve havadan abluka altında tutuyor.</span></span></p>

<p><span><span>Filistin Tarım Bakanlığına göre 4 bine yakın balıkçının bulunduğu <strong>Gazze</strong>'de, balıkçılık önde gelen geçim kaynaklarından biri olarak biliniyor.</span></span></p>

<p><span><span>İnsan hakları kuruluşlarının raporlarına göre, İsrail'in diğer ihlallerine ek olarak <strong>Gazze</strong>'deki balıkçılar, sık sık gözaltı ve teknelerine el konulma eylemlerine maruz kalıyor.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Japonya Başbakanı Kişida, &amp;quot;Fukuşima&amp;quot; için diplomasi arayışını G20&amp;apos;de sürdürdü</title>
<link>https://trafikdernegi.com/japonya-basbakani-kisida-fukusima-icin-diplomasi-arayisini-g20de-surdurdu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/japonya-basbakani-kisida-fukusima-icin-diplomasi-arayisini-g20de-surdurdu</guid>
<description><![CDATA[ Japonya Başbakanı Kişida Fumio, Fukuşima&#039;daki atık suyun okyanusa boşaltılması sürecini, G20 Liderler Zirvesi marjında muhatap ülke liderlerine izah ettiğini ve bu konuda destek gördüğünü bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/09/japonya-basbakani-kisida-fukusima-icin-diplomasi-arayisini-g20de-surdurdu-1694387357.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Japonya, Başbakanı, Kişida, Fukuşima, için, diplomasi, arayışını, G20de, sürdürdü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Japonya Başbakanı <strong>Kişida</strong>, Hindistan'ın ev sahipliğinde düzenlenen <strong>G20 </strong>Zirvesi sonrası düzenlediği basın toplantısında, zirve bildirisindeki <strong>Ukrayna </strong>mesajı ile <strong>Fukuşima'daki </strong>atık suyun tahliyesine değindi.</span></span></p>

<p><span><span>Enerji, iklim, gıda güvenliği ve sağlık gibi alanlarda, mayısta yapılan <strong>G7 </strong>Hiroşima Zirvesi'nin sonuçlarını aktarma bilinciyle, <strong>Japonya'nın</strong>, <strong>G20 </strong>marjındaki müzakerelere katıldığını kaydeden <strong>Kişida</strong>, "Aktarmayı başardığımıza inanıyorum." ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Rusya'nın </strong>saldırılarını sürdürdüğü Ukrayna konusunda, <strong>G20 </strong>bildirisinde, grup ülkelerinin fikir birliğine değinen Kişida, "Adil ve kalıcı barış, toprak bütünlüğü ve egemenlik dahil bildiride <strong>G20 </strong>ülkelerinin, Birleşmiş Milletler (<strong>BM</strong>) Şartı'nın Ukrayna'ya ilişkin ilkelerini sıkı bir şekilde korudukları konusunda hemfikir olmaları önemli bir sonuçtu." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span><span>Zirvede, muhatap ülke liderlerine, Japonya'nın kuzeydoğusundaki <strong>Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali</strong>'nde biriken radyoaktif özellikli işlenmiş atık suyun denize boşaltılması sürecini izah ettiğini aktaran Kişida, bu konuda liderlerden destek gördüğünü belirtti.</span></span></p>

<p><span><span>Liderlerin, atık suyun tahliyesi sürecini güvenli ve şeffaf olarak değerlendirdiklerini kaydeden Kişida, "<strong>Japonya'nın </strong>tedbirleri konusunda <strong>ABD</strong>, <strong>Avustralya</strong>, <strong>Endonezya</strong>, Malezya'dan destek ve anlayış görebildim. <strong>Türkiye </strong>ve <strong>Hollanda </strong>gibi diğer ülkeler de desteklerini gösterdi." dedi.</span></span></p>

<p><span><span>Çin Başbakanı <strong>Li Çiang</strong> ile kısa bir görüşme yaptığını dile getiren Kişida, atık suyun denize boşaltılmaya başlamasının ardından, Japonya'dan deniz mahsulleri ithalatını durduran Çin'den, bu kararını geri alması için çaba göstereceğini söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çin&amp;apos;den Japonya&amp;apos;nın deniz ürünleri ithalatı yasağına karşı DTÖ&amp;apos;ye başvurmasına tepki</title>
<link>https://trafikdernegi.com/cinden-japonyanin-deniz-urunleri-ithalati-yasagina-karsi-dtoye-basvurmasina-tepki</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/cinden-japonyanin-deniz-urunleri-ithalati-yasagina-karsi-dtoye-basvurmasina-tepki</guid>
<description><![CDATA[ Çin, Japonya&#039;nın Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali&#039;ndeki radyoaktif atık suyu okyanusa boşaltmaya başlamasının ardından bu ülkeden deniz ürünleri ithalatını durdurma kararının meşru olduğunu savundu. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/09/cinden-japonyanin-deniz-urunleri-ithalati-yasagina-karsi-dtoye-basvurmasina-tepki-1694252646.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çinden, Japonyanın, deniz, ürünleri, ithalatı, yasağına, karşı, DTÖye, başvurmasına, tepki</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span><strong>Ticaret Bakanlığı Sözcüsü</strong> Hı Yadong, Pekin'de düzenlediği basın toplantısında, Tokyo yönetiminin karara karşı Dünya Ticaret Örgütüne (<strong>DTÖ</strong>) yaptığı şikayet başvurusuna tepki gösterdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çin'in kendi kanunları uyarınca aldığı acil ticaret kontrol tedbirinin <strong>DTÖ</strong> kurallarına uygun olduğunu vurgulayan Sözcü Hı, "Çin, Japonya'nın radyoaktif suyu denize boşaltma kararına karşı pozisyonu birçok kez açıklamış, bu konudaki kaygılarını ve kuşkularını ilgili <strong>DTÖ</strong> toplantılarında, ilgili vesilelerle dile getirmiştir. Japon hükümeti buna rağmen boşaltma kararını tek taraflı olarak uygulamıştır." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Hı, Çin'in DTÖ'nün merkezinde olduğu çok taraflı ticaret sistemini savunduğunu ve DTÖ kurallarına daima uyduğunu vurgulayarak, Japonya'ya, "eylemleri üzerine düşünme" ve "nükleer serpinti riskini yaymaya son verme" çağrısında bulundu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Japonya, DTÖ'ye yaptığı yazılı şikayet başvurusunda Çin'in ithalat yasağının "kesinlikle kabul edilmeyeceğini" ifade etmişti.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Fukuşima'daki radyoaktif atık suyun okyanusa boşaltılması</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Japonya daha önce açıkladığı plan uyarınca Fukuşima'daki radyoaktif atık suyun okyanusa boşaltılmasına 24 Ağustos'ta başlamıştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Çin, Japon hükümetinin, eleştirilere ve karşı çıkışlara rağmen tek taraflı boşaltma işlemine başlamasını "küresel kamu çıkarını hiçe sayan son derece bencil ve sorumsuz bir eylem" olarak niteleyerek protesto etmiş ve Japonya'dan deniz ürünleri ithalatını durdurmuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mart 2024'e kadar toplam 31 bin 200 ton radyoaktif atık suyun okyanusa boşaltılmasını öngören plan, bölgede yaşayan balıkçıların ve çevre koruma aktivistlerinin yanı sıra Çin ve diğer komşu ülkelerin tepkisine sebep oluyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Tokyo hükümeti, eleştirilere karşı, okyanusa tahliyesi planlanan radyoaktif atık suyun temiz suyla seyreltildiğini, sudaki radyoaktif materyal miktarının insan sağlığı ve çevre için zararlı kabul edilen oranların 40'ta 1'i düzeyinde olduğunu savunuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span><strong>Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı</strong>, santralde yaptığı incelemelerin ardından 4 Temmuz'da yayımladığı raporda, Japonya'nın atık suyun tahliyesi planının güvenlik standartlarıyla uyumlu, insanlara ve çevreye verebileceği zararın "ihmal edilebilir düzeyde" olduğu sonucuna varmıştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Mart 2011'de meydana gelen 9 büyüklüğündeki depremin yol açtığı tsunami, Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali'ndeki 4 nükleer reaktörden 3'ünde hasara yol açmış, radyoaktif serpinti nedeniyle santralin çevresi "tahliye bölgesi" ilan edilmişti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>19. Asya Sahil Güvenlik Teşkilatları Liderler Toplantısı, İstanbul&amp;apos;da yapılıyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/19-asya-sahil-guvenlik-teskilatlari-liderler-toplantisi-istanbulda-yapiliyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/19-asya-sahil-guvenlik-teskilatlari-liderler-toplantisi-istanbulda-yapiliyor</guid>
<description><![CDATA[ İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Sağlam: - &quot;Türk Sahil Güvenlik Komutanlığı tüm dünyayı derinden etkileyen ve küresel bir sorun haline gelen düzensiz göçle mücadelesini aralıksız sürdürmektedir. Çalışmalarımızın odak noktasında insan hayatının vazgeçilmez değeri yer almaktadır&quot; - &quot;Türk Sahil Güvenlik Komutanlığımız insan haklarına ve uluslararası hukuka saygılı bir şekilde gerçekleştirdiği operasyonlarla son 8 yılda 356 bin 148 düzensiz göçmeni kurtarmıştır&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/09/19-asya-sahil-guvenlik-teskilatlari-liderler-toplantisi-istanbulda-yapiliyor-1694072740.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>19., Asya, Sahil, Güvenlik, Teşkilatları, Liderler, Toplantısı, İstanbulda, yapılıyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>İçişleri Bakan Yardımcısı <strong>Mehmet Sağlam</strong>, Sahil Güvenlik Komutanlığının düzensiz göçle mücadelesini aralıksız sürdürdüğünü belirterek, "Türk Sahil Güvenlik Komutanlığımız insan haklarına ve uluslararası hukuka saygılı bir şekilde gerçekleştirdiği operasyonlarla son 8 yılda 356 bin 148 düzensiz göçmeni kurtarmıştır." dedi.</span></span></p>

<p><span><span>İstanbul'da gerçekleştirilen 19. Asya Sahil Güvenlik Teşkilatları (<strong>HACGAM</strong>) Liderler Toplantısı'nda konuşan <strong>Sağlam</strong>, <strong>İstanbul</strong>'da ve <strong>Kırklareli</strong>'nde meydana gelen sel felaketi nedeniyle İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın programa katılamadığını söyledi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Sağlam</strong>, <strong>HACGAM</strong> Liderler Toplantısı'nda arama kurtarma, deniz çevresinin korunması, denizde denetim ve kanun dışı faaliyetleri önleme, deniz haydutluğuyla mücadele, kapasite artırımı, sahil güvenlik görevlilerine yönelik bilgi ve beceri paylaşımı gibi önemli konuları müzakere etme fırsatı bulacaklarını dile getirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Japonya'nın girişimleriyle 2004'ten itibaren faaliyetlerini sürdüren <strong>HACGAM</strong>'a Türkiye'nin 2017'de üye olduğunu anımsatan <strong>Sağlam</strong>, Türkiye'nin üye olduğu tarihten bugüne kadar oluşumun tüm faaliyetlerine etkin olarak katıldığını aktardı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Sağlam</strong>, Asya Pasifik ülkelerinin sahil güvenlik teşkilatları arasındaki karşılıklı iletişimi ve etkiletişimi artıran <strong>HACGAM</strong>'ın bu stratejik önemi yüksek bölgede sahil güvenlik teşkilatlarının etkinliğinin ve denizler üzerindeki denetimlerinin artmasına da hizmet ettiğini kaydetti. <strong>Mehmet Sağlam</strong>, <strong>HACGAM</strong> olarak öncelikli hedeflerinin dünyada güvenli, emniyetli ve temiz denizlerin varlığını sağlamak, denizciliğin ortak sorunlarına yönelik koordineli çalışmak olduğunu belirtti.</span></span></p>

<p><span><span>21. yüzyılın değişen güvenlik parametreleri arasında dünyanın en önemli deniz geçiş güzergahlarının yer aldığı Asya Pasifik coğrafyasının jeostratejik öneminin her geçen gün arttığını vurgulayan Sağlam, denizler ve deniz ulaşımının merkeze alındığı güvenlik stratejilerinin 21. yüzyılda oldukça belirgin bir netlik kazandığını dile getirdi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Sağlam</strong>, küresel ölçekte güç dengelerinin yeniden biçimlendiği bu yüzyılda Asya Pasifik coğrafyasının dünyanın yükselen değeri olduğunu belirterek, "Sayısız değerleri bir arada bulunduran bu coğrafyada denizle iç içe olan Asya Pasifik ülkelerinin denizlerdeki güvenliğinin sağlanması, etkin ve verimli kullanılması büyük önem arz etmektedir." diye konuştu.</span></span></p>

<p><strong><span><span>"Deniz emniyetinin ve güvenliğinin sağlanması, en önemli gündem maddesi"</span></span></strong></p>

<p><span><span>Dünya ticaretinin çok büyük bir bölümünün deniz yoluyla gerçekleştiğini, en önemli deniz ulaşım yolunun Asya Pasifik bölgesinde olduğunu belirten <strong>Sağlam</strong>, şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span><span>"Bölgede giderek artan deniz trafiği nedeniyle deniz emniyetinin ve güvenliğinin sağlanması, en önemli gündem maddelerinin başında gelmektedir. Deniz kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı, deniz çevresinin korunması, denizde arama kurtarma ve denizlerde yasa dışı faaliyetlerle mücadelenin önemi her geçen gün daha da büyük ihtiyaç olarak hem de büyük bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu da sahil güvenlik teşkilatlarının önemini artırmakta, sahil güvenlik teşkilatlarını yeni dönemin kapsamlı stratejilerinin önemli bir öznesi haline getirmektedir. Tam da bu nedenle bugün burada <strong>Asya Pasifik</strong> ülkelerinin, sahil güvenlik liderlerini bir araya getiren bu önemli oluşumun stratejik değeri tartışmasız çok büyüktür. Denizlerde ve okyanuslarda iç içe olan bu coğrafyada sahil güvenlik teşkilatlarının başarısı ve gücü ülkelerin denizlere yönelik hakimiyet ve denetimlerinin en önemli parametrelerini oluşturmaktadır."</span></span></p>

<p><strong><span><span>"Türk savunma sanayinin geldiği seviye önemli bir rol oynamaktadır"</span></span></strong></p>

<p><span><span><strong>Sağlam</strong>, Türk Sahil Güvenlik Komutanlığının 7 gün 24 saat denizlerin emniyet ve güvenliği için durmadan çalıştığını belirterek, "Türk Sahil Güvenlik Komutanlığının yüksek görev etkinliğinin temelinde şüphesiz ki Türk savunma sanayinin geldiği seviye önemli bir rol oynamaktadır. Bugün Türk Sahil Güvenlik Komutanlığımızın envanterinde bulunan gemi ve botların tamamı Türk tersanelerinde inşa edilmiş, yüksek görev etkinliklerine sahip unsurlardır." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span>Komutanlığın en kaliteli hizmeti en kısa sürede vermek için çalışmalarını sürdürdüğünü vurgulayan <strong>Sağlam</strong>, "Türk Sahil Güvenlik Komutanlığı tüm dünyayı derinden etkileyen ve küresel bir sorun haline gelen düzensiz göçle mücadelesini de aralıksız olarak sürdürmektedir. Çalışmalarımızın odak noktasında insan hayatının vazgeçilmez değeri yer almaktadır. Türk Sahil Güvenlik Komutanlığımız insan haklarına ve uluslararası hukuka saygılı bir şekilde gerçekleştirdiği operasyonlarla son 8 yılda 356 bin 148 düzensiz göçmeni kurtarmıştır." bilgisini verdi.</span></span></p>

<p><strong><span><span>"Uyuşturucuyla mücadelede gösterdiği üstün başarılar takdirle karşılanmaktadır"</span></span></strong></p>

<p><span><span>Sahil Güvenlik Komutanlığını çalışmalarından dolayı tebrik eden Sağlam, arama kurtarma operasyonlarının yanı sıra uyuşturucuyla mücadelede gösterilen üstün başarıların da dünya kamuoyu tarafından takdirle karşılandığını dile getirdi.</span></span></p>

<p><span><span>İçişleri Bakan Yardımcısı<strong> Mehmet Sağlam</strong>, "Denizlerde gerçekleşen pek çok yasa dışı faaliyetlerle mücadele eden sahil güvenlik teşkilatları, arama kurtarma faaliyetlerinde kurtardıkları hayatlarla insanlığın hizmetinde olan kahramanlardır. Sahil güvenliğimiz göçle ve düzensiz göçmenlerle mücadele ederken kahramanca fedakarlıklar yapmaktadır. Bugün <strong>Akdeniz</strong>'de,<strong> Ege</strong>'de düzensiz göçmenlerin hayatını kurtarmak için 7/24 esasına dayalı olarak bir çalışma içerisindedirler ve bu konuda da çok ciddi anlamda başarı elde etmiş durumdayız." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span><span><strong>HACGAM</strong> Liderler Toplantısı'nın 20 üye ile bugüne kadar gerçekleştirilen en yüksek katılımcı sayısına sahip olduğunu aktaran <strong>Sağlam</strong>, toplantının gelecek nesillere temiz, güvenli ve kaynakları tükenmemiş denizler bırakmak için önemli katkılar sunacağını kaydetti.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Sağlam</strong>, program kapsamında çalışma grupları ve toplantıların yapılacağını, toplantıların sonunda da sonuç bildirgesini hep birlikte mutabakata varıp imzalayacaklarını ifade ederek, Türkiye olarak bu sonuç raporunu ciddi anlamda irdeleyeceklerini ve bundan faydalanacaklarını söyledi.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Kendir'in konuşması</span></span></strong></p>

<p><span><span>Sahil Güvenlik Komutanı <strong>Tümamiral Ahmet Kendir</strong> ise küresel deniz ticaretinin yoğunlaştığı Asya bölgesindeki sahil güvenlik teşkilatı liderlerinin katılımıyla <strong>Asya Sahil Güvenlik Teşkilatları Toplantısı</strong>'nın ilk kez 2004'te Japonya'da gerçekleştiğini, dünya çapında önemli deniz yollarından biri olan Boğazların bulunduğu Türkiye'nin ise bu kuruluşa 2017'de üye olduğunu aktardı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Kendir</strong>, 18 yıldır Pasifik ve Hint Okyanusu sahillerinde gerçekleşen bu toplantının bu yıl Sahil Güvenlik Komutanlığının ev sahipliğinde Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 100. yılında iki kıtanın buluştuğu, yeni bir çağın açılışına vesile olan İstanbul'da gerçekleşmesinden mutluluk duyduklarını dile getirdi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>HACGAM</strong> bünyesinde dört ana çalışma grubu ve bir geçici çalışma grubu yürütüldüğünü anlatan <strong>Kendir</strong>, "Bunlar arama-kurtarma, çevrenin korunması, denizde yasa dışı faaliyetlerin kontrol edilmesi ve önlenmesi, kapasite gelişimi ve bilgi paylaşımıdır. Çalışma gruplarının sonuç raporlarını liderler tarafından karara bağlamak üzere toplandık. Söz konusu kararlar önümüzdeki dönemde yapacağımız kıymetli çalışmalara yön verecekler." ifadelerini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>HACGAM</strong> Liderler Toplantısı 8 Eylül'e kadar sürecek.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>BM kum çekilmesinin denizlerin zeminine zarar verdiği konusunda uyardı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/bm-kum-cekilmesinin-denizlerin-zeminine-zarar-verdigi-konusunda-uyardi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/bm-kum-cekilmesinin-denizlerin-zeminine-zarar-verdigi-konusunda-uyardi</guid>
<description><![CDATA[ Birleşmiş Milletler (BM), her yıl 6 milyar ton kumun deniz tabanından çekildiğini ve bunun deniz yaşamı ve kıyı topluluklarını tehlikeye attığını bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/09/bm-kum-cekilmesinin-denizlerin-zeminine-zarar-verdigi-konusunda-uyardi-1694777921.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>kum, çekilmesinin, denizlerin, zeminine, zarar, verdiği, konusunda, uyardı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>Birleşmiş Milletler Çevre Programından (<strong>UNEP</strong>) yapılan açıklamada, yıllık 6 milyar ton kumun deniz tabanından çekildiği belirtildi.</span></span></p>

<p><span><span>Bazı gemilerin elektrikli süpürge gibi deniz tabanındaki kumun yanı sıra deniz canlılarının beslendiği mikro organizmaları da çektiği ifade edilen açıklamada, bunun ekosisteme verdiği zararın bazı bölgelerde geri döndürülemez olduğu konusunda uyarı yapıldı.</span></span></p>

<p><span><span>Sahillerden kum çekilmesinin de yasaklanması tavsiye edilen açıklamada, <strong>Güney Çin Denizi</strong>, <strong>Kuzey Denizi</strong> ve <strong>ABD</strong>'nin doğu kıyısının en fazla kum çekilen bölgeler arasında olduğu bildirildi.</span></span></p>

<p><span><span><strong>UNEP</strong>'in analiz merkezi <strong>GRID</strong>-Geneva'nın başında bulunan<strong> Pascal Peduzzi</strong>, "Sığ deniz madenciliği faaliyetlerinin ve kum çekilmesinin çevresel etkilerinin boyutu endişe verici." ifadesini kullandı.</span></span></p>

<p><span><span>Her gün denizlerden ortalama 1 milyon çöp kamyonu miktarında malzeme çekildiğini kaydeden <strong>Peduzzi</strong>, ekosistemin iyileşebilmesi için zamana ihtiyaç olduğunu belirtti.</span></span></p>

<p><span><span>Açıklamada, deniz araçları ve kum çekilmesini yapay zeka aracılığıyla takip edecek Marine <strong>Sand Watch</strong> aracının tanıtımı da yapıldı.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güney Kore, Fukuşima&amp;apos;nın balık tüketimine etkilerini azaltmak amacıyla ek bütçe ayırdı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/guney-kore-fukusimanin-balik-tuketimine-etkilerini-azaltmak-amaciyla-ek-butce-ayirdi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/guney-kore-fukusimanin-balik-tuketimine-etkilerini-azaltmak-amaciyla-ek-butce-ayirdi</guid>
<description><![CDATA[ Güney Kore hükümeti, Japonya&#039;nın Fukuşima Nükleer Santrali&#039;ndeki radyoaktif atık suyun tahliyesini başlatmasının ardından ülkedeki deniz ürünleri tüketimini teşvik etmek için 60 milyon dolar ek bütçe ayırdı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/09/guney-kore-fukusimanin-balik-tuketimine-etkilerini-azaltmak-amaciyla-ek-butce-ayirdi-1693913121.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Güney, Kore, Fukuşimanın, balık, tüketimine, etkilerini, azaltmak, amacıyla, bütçe, ayırdı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>Yonhap'ın </strong>haberine göre, Güney Kore Okyanus ve Balıkçılık Bakanlığı, <strong>Fukuşima</strong>'dan salınan suya ilişkin eleştiriler sonrasında halkın deniz mahsulleri tüketiminin azalmaması için mevcut yıllık bütçeyi arttıracaklarını açıkladı.</span></span></p>

<p><span><span>Okyanus ve Balıkçılık Bakan Yardımcısı <strong>Park Sung-hoon</strong>, kabinenin 60 milyon dolar ek bütçeye onay verdiğini ve ek bütçenin halkı deniz mahsulleri tüketimine teşvik edecek kupon dağıtımı ile promosyon etkinliklerinde kullanılacağını belirtti.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Park</strong>, halihazırdaki 48 milyon doların üzerine yapılan 60 milyon dolar ek bütçenin hükümetin balıkçılık sektörünü desteklemek için en büyük hazine harcaması olduğunu kaydetti.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Japonya</strong>'da <strong>2011</strong>'deki depremin ardından meydana gelen tsunamide zarar gören <strong>Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali</strong>'ndeki radyoaktif atık suyun okyanusa boşaltılmasına 24 Ağustos'ta başlandığı bildirilmişti.</span></span></p>

<p><span><span>Söz konusu kararın ardından çevre ülkelerde deniz mahsullerinin güvenliği konusundaki endişelerin gündeme gelmesiyle, <strong>Güney Kore</strong> ve <strong>Japonya</strong>, balıkçılık sektörlerinin itibarını korumayı ve halkın deniz mahsulleri tüketimini teşvik eden önlemler alırken <strong>Çin</strong>, <strong>Japonya </strong>menşeli tüm deniz ürünlerinin ithalatını durdurmuştu.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Çin&amp;apos;in &amp;quot;Fukuşima&amp;quot; sebepli ithalat yasağına karşı Japonya, balıkçılarına ek finansman sağlayacak</title>
<link>https://trafikdernegi.com/cinin-fukusima-sebepli-ithalat-yasagina-karsi-japonya-balikcilarina-ek-finansman-saglayacak</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/cinin-fukusima-sebepli-ithalat-yasagina-karsi-japonya-balikcilarina-ek-finansman-saglayacak</guid>
<description><![CDATA[ Japonya, Çin&#039;in, Fukuşima&#039;daki radyoaktif atık suyun tahliyesinin ardından Japon deniz ürünleri ithalatını yasaklamasından etkilenen balıkçılara 20,7 milyar yen ek finansman sağlayacak. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/09/cinin-fukusima-sebepli-ithalat-yasagina-karsi-japonya-balikcilarina-ek-finansman-saglayacak-1693913001.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Çinin, Fukuşima, sebepli, ithalat, yasağına, karşı, Japonya, balıkçılarına, finansman, sağlayacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>Japonya hükümeti</strong>, <strong>Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali</strong>'nde biriken işlenmiş atık suyun denize tahliye edilmesi sonrası gelir ve itibar kaybına uğrayan balıkçılara desteğini artırıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Buna göre, nükleer santralde biriken radyoaktif özellikli atık suyun denize boşaltımı sonrası, Çin'in uyguladığı deniz ürünleri ithalatı yasağına karşı finansman desteği güçlendirilecek.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Japonya Başbakanı Kişida Fumio</strong>, yaptığı açıklamada, balıkçılık sektörüne 20,7 milyar yen (141,4 milyon dolar) ek finansman desteği tahsis edeceklerini bildirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Destek paketi kapsamında ülke içi tüketimin artırılması, sürdürülebilir deniz mahsullerinin üretimi, itibar kaybının hafifletilmesi, deniz aşırı yeni pazarların bulunmasına yönelik stratejiler geliştirilmesi hedeflenecek.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Boşaltım</span></span></strong></p>

<p><span><span><strong>Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali</strong>'nde biriken radyoaktif özellikli atık suyun Pasifik Okyanusu'na boşaltılmasına 24 Ağustos'ta başlanmıştı.</span></span></p>

<p><span><span>Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (<strong>UAEA</strong>), santraldeki incelemelerin ardından raporunda, boşaltım planının güvenlik standartlarıyla uyumlu olduğu, insanlara ve çevreye verebileceği zararın "ihmal edilebilir düzeyde" bulunduğu sonucuna varmıştı.</span></span></p>

<p><span><span>Mart 2024'e kadar toplam 31 bin 200 ton radyoaktif atık suyun tahliyesinin hedeflendiği plan, bölgede yaşayan balıkçıların ve çevre koruma aktivistlerinin yanı sıra başta Çin olmak üzere komşu ülkelerin tepkisine sebep oluyor.</span></span></p>

<p><span><span>Mart 2011'de meydana gelen 9 büyüklüğündeki depremin yol açtığı tsunami, <strong>Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali</strong>'ndeki 4 nükleer reaktörden 3'ünde hasara neden olmuş, radyoaktif serpinti nedeniyle santralin çevresi "tahliye bölgesi" ilan edilmişti.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İngiltere&amp;apos;den Japonya&amp;apos;nın Fukuşima kararına destek</title>
<link>https://trafikdernegi.com/ingiltereden-japonyanin-fukusima-kararina-destek</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/ingiltereden-japonyanin-fukusima-kararina-destek</guid>
<description><![CDATA[ İngiltere, Japonya&#039;da 2011&#039;deki depremin ardından meydana gelen tsunamide zarar gören Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali&#039;ndeki radyoaktif atık suyun okyanusa boşaltılması kararını desteklediğini bildirdi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/09/ingiltereden-japonyanin-fukusima-kararina-destek-1693515999.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İngiltereden, Japonyanın, Fukuşima, kararına, destek</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span>İngiltere Dışişleri Bakanlığı Sözcülüğünden yapılan yazılı açıklamada, "<strong>Birleşik Krallık</strong>, <strong>Japonya </strong>hükümetinin aldığı bu kararı tamamen desteklemektedir." ifadesi kullanıldı.</span></span></p>

<p><span><span>Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının santraldeki arıtılmış suyun boşaltılmasının güvenli ve standartlara uygun olduğunu belirtmesinin de İngiltere'yi memnun ettiği belirtilen açıklamada, "Trityumun sulu deşarjının da altını çizmek istiyoruz. Bu dünyadaki nükleer endüstrisinin tamamında standart bir uygulamadır." diye konuştu.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Japonya, 24 Ağustos'ta radyoaktif atık suyu okyanusa boşaltmaya başladı</span></span></strong></p>

<p><span><span>Japonya'da nükleer santraldeki radyoaktif atık suyun okyanusa boşaltılmasına <strong>24 Ağustos</strong>'ta başlandığı bildirilmişti.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Mart 2024</strong>'e kadar toplam 31 bin 200 ton radyoaktif atık suyun tahliyesinin hedeflendiği plan, bölgede yaşayan balıkçıların ve çevre koruma aktivistlerinin yanı sıra başta Çin olmak üzere komşu ülkelerin tepkisine sebep oluyor.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı</strong>, santralde yaptığı incelemelerin ardından 4 Temmuz'da yayımladığı raporda, <strong>Japonya'nın </strong>atık suyun tahliyesi planının güvenlik standartlarıyla uyumlu olduğu, insanlara ve çevreye verebileceği zararın "ihmal edilebilir düzeyde" bulunduğu sonucuna varmıştı.</span></span></p>

<p><span><span>Japonya Başbakanı <strong>Kişida Fumio</strong> ve bazı bakanlar da dün, radyoaktif atık suyun tahliyesine başlanmasıyla kamuoyunda artan endişeleri gidermek için öğle yemeğinde deniz mahsulü tüketmişti.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Mart 2011</strong>'de meydana gelen 9 büyüklüğündeki depremin yol açtığı tsunami, <strong>Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali</strong>'ndeki 4 nükleer reaktörden 3'ünde hasara neden olmuş, radyoaktif serpinti nedeniyle santralin çevresi "tahliye bölgesi" ilan edilmişti.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>İtalya’nın &amp;quot;akıllı adası&amp;quot; sürdürülebilir uygulamalarıyla Akdeniz’e örnek oluyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/italyanin-akilli-adasi-surdurulebilir-uygulamalariyla-akdenize-oernek-oluyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/italyanin-akilli-adasi-surdurulebilir-uygulamalariyla-akdenize-oernek-oluyor</guid>
<description><![CDATA[ Elektrik ihtiyaçlarının tümünü yenilenebilir enerjiden sağlayan Capraia Adası, su kullanımı, organik tarım ve balıkçılıktaki uygulamalarıyla Akdeniz’de sürdürülebilir bir yaşam 
 laboratuvarı olma görevini üstleniyor
 Uygulamaları yürüten derneğin başkanı Sofia Mannelli:
&quot;Belediye binasından kamusal alandaki ışıklandırmalara kadar tüm aydınlatma sistemlerimizi enerji verimliliğine hizmet eder şekilde oluşturduk. Hanelerde kullanılan su, denizden 
 arıtılarak elde edilirken adadaki birçok evde yağmur suyu hasadı da yapılıyor&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/09/italyanin-akilli-adasi-surdurulebilir-uygulamalariyla-akdenize-ornek-oluyor-1693730228.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>İtalya’nın, akıllı, adası, sürdürülebilir, uygulamalarıyla, Akdeniz’e, örnek, oluyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>İtalya</strong>’nın <strong>Toskana</strong> bölgesinde yer alan, elektrik ihtiyacının yüzde yüz yenilenebilir enerji ile sağlandığı, yağmur suyu hasadı yapılan, organik tarım ve balıkçılık faaliyetlerinin uygulandığı <strong>Capraia Ada</strong>’sı, sürdürülebilir uygulamalarla<strong> Akdeniz</strong>’deki diğer adalara örnek oluyor.</span></span></p>

<p><span><span>İklim kriziyle mücadelede büyük önem taşıyan sürdürülebilir uygulamalar için dünyanın birçok ülkesinde çeşitli ölçeklerde projeler hayata geçiriliyor. Bu uygulamaların gerçekleştirildiği yerlerden biri de <strong>İtalya’nın Toskana </strong>bölgesinin batısında yer alan <strong>Capraia Adası</strong>.</span></span></p>

<p><span><span>Ana karaya 30 kilometre uzaklıktaki adada başlatılan<strong> Akıllı Ada Capraia</strong> (<strong>Capraia Smart İsland</strong>) projesi kapsamında, yüzde yüz sürdürülebilir olma hedefiyle çalışan ada sakinleri, elektriklerini yenilenebilir enerji kaynaklarından üretiyor, tarımda ve evlerde kullanılmak üzere yağmur suyu hasadı yapıyor, adadaki tarım ve balıkçılık faaliyetlerini organik olarak gerçekleştirmeye çalışıyorlar.</span></span></p>

<p><span><span>Ada halkı tarafından kurulan ve bölgede yürütülen uygulamaları bir çatı altında toplayarak yürüten <strong>Chimica Verde Bionet</strong> isimli derneğin başkanı <strong>Sofia Mannelli</strong>, <strong>Capraia</strong>'nın dönüşüm hikayesini AA muhabirine anlattı.</span></span></p>

<p><span><span>Projeye 2017'de başladıklarını ve yerel yöneticilerin yanı sıra çeşitli kurumlardan da destek aldıklarını belirten <strong>Mannelli</strong>, yerel halkın katılımıyla projenin, adayı bir sürdürülebilirlik laboratuvarına dönüştürdüğünü ve şu ana kadar 500’den fazla araştırmacının adayı ziyaret ettiğini bildirdi.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Adanın bütün enerji ihtiyacı yenilenebilir kaynaklardan elde ediliyor</span></span></strong></p>

<p><span><span>Ana karadan çok uzak olması nedeniyle adanın, uzun yıllar mahkumların gönderildiği ve tarımda çalıştırıldığı bir açık cezaevi şeklinde kullanıldığı, bu durumun 1986'ya kadar devam ettiği bilgisini paylaşan <strong>Mannelli </strong>bölgenin, bu tarihten sonra ziyarete açıldığını söyledi.</span></span></p>

<p><span><span>Hem mesafe sorunu hem de ziyarete geç açılması sebebiyle adaya ana karadan uzanan bir elektrik şebekesi bulunmadığını vurgulayan <strong>Mannelli</strong>, bu dezavantajlı durumu avantaja çevirerek adanın enerji ihtiyacını yenilenebilir kaynaklardan sağlamaya yöneldiklerine dikkati çekti.</span></span></p>

<p><span><span>Bu amaçla <strong>Kuzey Avrupa</strong>’dan temin edilen yağlı tohum bitkilerinden biyodizel elde ettiklerini ve bunu enerjiye çevirdiklerini aktaran <strong>Mannelli</strong>, "Dahası belediye adanın çeşitli bölgelerine güneş panelleri yerleştirdi. Bazı vatandaşlar kendi evlerine de bu panellerden kurdu. Küçük ölçeklerde de olsa fotovoltaik teknolojisi uygulamalarını denedik, deniz dalgalarından enerji elde etmek için çalışmalar yürüttük." diye konuştu.</span></span></p>

<p><span><span>Enerji ve su ihtiyacının en önemli sorunlardan biri olduğuna değinen <strong>Mannelli</strong>, şöyle devam etti:</span></span></p>

<p><span><span>"Belediye binasından kamusal alandaki ışıklandırmalara kadar tüm aydınlatma sistemlerimizi enerji verimliliğine hizmet eder şekilde oluşturduk. Hanelerde kullanılan su, denizden arıtılarak elde edilirken adadaki birçok evde yağmur suyu hasadı da yapılıyor. <strong>Floransa Üniversitesi </strong>tarafından finanse ve koordine edilen bir proje sayesinde adada bulunan ve toplam kapasitesi 126 bin metreküp olan tarihi iki su havzasını iyileştirerek yağmur suyu depolamada kullanıyoruz."</span></span></p>

<p><span><span>Mahkumların kaldığı dönemde oluşturulan tarım teraslarını yeniden canlandırarak 107 hektarlık alanda tarım faaliyetleri yürüttüklerini kaydeden <strong>Mannelli</strong>, tarımın organik usullerle yapıldığını, elde ettikleri ürünlerin ada halkının gıda ihtiyacını büyük oranda karşıladığını ve tarım arazilerinden çıkan atıkların da kompost yöntemiyle gübreye dönüştürüldüğünü ifade etti.</span></span></p>

<p><strong><span><span>"Akdeniz’deki diğer adaları yönlendiren bir fener olmak istiyoruz"</span></span></strong></p>

<p><span><span>Balıkçılığın kendileri için hayati öneme sahip olduğunu ve ada halkının sürdürülebilir balıkçılık için bir kooperatif kurduklarını anlatan <strong>Mannelli</strong>, bu kooperatifin Avrupa Birliği’nden (AB) organik sertifikası aldığının, adanın, konumu itibarıyla sanayi yapılarından uzak olması ve balık yavrusu üretimlerinde antibiyotik kullanılmamasının bu sertifikayı almalarında önemli rol oynadığının altını çizdi.</span></span></p>

<p><span><span>Gerçekleştirdikleri uygulamalarla Akdeniz’deki diğer adalara örnek olmak istediklerini dile getiren <strong>Mannelli</strong>, sözlerini şöyle tamamladı:</span></span></p>

<p><span><span>"<strong>Akıllı Ada Capraia Projesi</strong>, Avrupa Komisyonu tarafından sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomide model oluşturduğu için ödüle layık görüldü. Aldığımız ödül dolayısıyla çok gururluyuz. Bu ödülü Capraia yöneticileri, birçok prestijli enstitü, kurum ve üniversitenin adayı tanıma istekleri ve onu koruma çabaları sayesinde aldık. Adanın yerlileri 80'li 90lı yıllarda ada ziyarete açıldığında buraya yapılacak yatırımları reddederek adanın doğasını ve biyoçeşitliliğini korumuştu. Bizim de çabalarımız sayesinde yıllar içerisinde balık kartalları, Akdeniz fokları adaya geri döndü."</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Japonya, Fukuşima&amp;apos;daki suyun tahliyesinden etkilenen balıkçılık sektörüne ek destek sağlayacak</title>
<link>https://trafikdernegi.com/japonya-fukusimadaki-suyun-tahliyesinden-etkilenen-balikcilik-sektoerune-ek-destek-saglayacak</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/japonya-fukusimadaki-suyun-tahliyesinden-etkilenen-balikcilik-sektoerune-ek-destek-saglayacak</guid>
<description><![CDATA[ Japonya Başbakanı Kişida Fumio, Çin&#039;in Fukuşima&#039;daki radyoaktif atık suyun tahliyesinin ardından Japonya&#039;dan deniz ürünleri ithalatına yasak getirmesinden olumsuz etkilenen balıkçılık sektörüne ek destek sağlanacağını açıkladı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2023/08/japonya-fukusimadaki-suyun-tahliyesinden-etkilenen-balikcilik-sektorune-ek-destek-saglayacak-1693503372.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:23 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Japonya, Fukuşimadaki, suyun, tahliyesinden, etkilenen, balıkçılık, sektörüne, destek, sağlayacak</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><strong>Kyodo News'</strong>in haberine göre <strong>Kişida</strong>, <strong>Tokyo'daki </strong>Toyosu Balık Pazarı'nı ziyaret ederek <strong>Çin'in </strong>ithalat yasağına ilişkin satıcılarla konuştu.</span></span></p>

<p><span><span>Başbakan <strong>Kişida</strong>, ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada, yeni ithalat bölgelerinin belirleneceğini ve <strong>Çin </strong>hükümetinden yasağın kaldırılmasının talep edileceğini bildirdi.</span></span></p>

<p><span><span>Farklı ülkelere deniz ürünleri satışı yapılan kanalları "çeşitlendireceklerini" kaydeden <strong>Kişida</strong>, bunun Çin'e bağımlılığı azaltmak amacıyla yapılacağını ifade etti.</span></span></p>

<p><span><span>Tokyo hükümeti, deniz ürünleri yasaklarından etkilenenler için 205 milyon ve 342 milyon dolar olmak üzere iki destek fonu oluşturmuştu.</span></span></p>

<p><strong><span><span>Japonya, 24 Ağustos'ta radyoaktif atık suyu okyanusa boşaltmaya başladı</span></span></strong></p>

<p><span><span>Japonya'da <strong>2011</strong>'deki depremin ardından meydana gelen tsunamide zarar gören <strong>Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali</strong>'ndeki radyoaktif atık suyun okyanusa boşaltılmasına 24 Ağustos'ta başlandığı bildirilmişti.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Japonya</strong>, daha önce açıklanan plana göre, ilk aşamada 7 gün içinde 7 bin 800 ton atık suyu okyanusa boşaltacak. Mart 2024'e kadar toplam 31 bin 200 ton radyoaktif atık suyun tahliyesi planlanıyor.</span></span></p>

<p><span><span>Plan, bölgede yaşayan balıkçıların ve çevre koruma aktivistlerinin yanı sıra başta Çin olmak üzere komşu ülkelerin tepkisine sebep oluyor.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı</strong>, santralde yaptığı incelemelerin ardından 4 Temmuz'da yayımladığı raporda, <strong>Japonya</strong>'nın atık suyun tahliyesi planının güvenlik standartlarıyla uyumlu olduğu, insanlara ve çevreye verebileceği zararın "ihmal edilebilir düzeyde" bulunduğu sonucuna varmıştı.</span></span></p>

<p><span><span><strong>Mart 2011</strong>'de meydana gelen 9 büyüklüğündeki depremin yol açtığı tsunami,<strong> Fukuşima Dai-içi Nükleer Santrali</strong>'ndeki 4 nükleer reaktörden 3'ünde hasara neden olmuş, radyoaktif serpinti nedeniyle santralin çevresi "<strong>tahliye bölgesi</strong>" ilan edilmişti.</span></span></p>

<p><span><span>AA</span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yunanistan&amp;apos;ın Volos kentinde tonlarca ölü balık nedeniyle olağanüstü hal ilan edildi</title>
<link>https://trafikdernegi.com/yunanistanin-volos-kentinde-tonlarca-oelu-balik-nedeniyle-olaganustu-hal-ilan-edildi</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/yunanistanin-volos-kentinde-tonlarca-oelu-balik-nedeniyle-olaganustu-hal-ilan-edildi</guid>
<description><![CDATA[ Yunanistan&#039;da tonlarca ölü balığın deniz yüzeyini kapladığı Volos kentinde 1 ay olağanüstü hal ilan edildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/yunanistanin-volos-kentinde-tonlarca-olu-balik-nedeniyle-olaganustu-hal-ilan-edildi-1725861932.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yunanistanın, Volos, kentinde, tonlarca, ölü, balık, nedeniyle, olağanüstü, hal, ilan, edildi</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>İklim Krizi ve Sivil Koruma Bakanlığı, ölü balıkların deniz yüzeyini kapladığı 27 Ağustos'tan bu yana devam eden temizlik çalışmalarına rağmen bölgede yaşanan ekolojik felaket ve yoğun kötü kokunun kamu sağlığı üzerinde yaratığı endişe ile bunun yerel ekonomide ve turizmde neden olduğu zarar sebebiyle Volos kentinde 1 ay olağanüstü hal ilan edilmesine karar verdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yetkililer de bölgedeki sahillerde yüzülmemesini ve balık tutulmamasını istedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Binlerce ölü balık deniz yüzeyini kapladı</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Ülke basınında çıkan haberlerde, balıkların Volos kenti yakınlarında bulunan Karla Gölü'nden geldiği belirtilirken, gölün 1962'de sıtmayla mücadele kapsamında kurutulduğu ancak geçen yıl bölgedeki sağanak yağışlar ve beraberinde gelen sellerin gölün tekrar dolmasına neden olduğu aktarılmıştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uzmanlara göre, göl suları tatlı su balıklarını Volos kentinin bulunduğu Pagasit Körfezi'ne itmiş ve bu durum balık ölümlerine yol açmıştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Kilometrelerce uzanan ölü balık yığınlarından 100 tonun üzerinde balık özel araçlarla toplanmıştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Volos sahilinde 27 Ağustos'ta binlerce ölü balık deniz yüzeyini kaplaması üzerine savcılık bölgede deniz suyu kirliliğini ve balıkların ölüm nedenini belirlemek için soruşturma başlatmıştı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Ünlü &amp;quot;casus balina&amp;quot; Hvaldimir öldü</title>
<link>https://trafikdernegi.com/unlu-casus-balina-hvaldimir-oeldu</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/unlu-casus-balina-hvaldimir-oeldu</guid>
<description><![CDATA[ Norveç&#039;te Rus ordusu tarafından eğitildiği düşünüldüğü için &quot;casus balina&quot; olarak da bilinen Hvaldimir lakaplı beluga balinasının öldüğü bildirildi. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/09/unlu-casus-balina-hvaldimir-oldu-1725429974.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Ünlü, casus, balina, Hvaldimir, öldü</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Balinayı korumak için çalışmalar yürüten, kar amacı gütmeyen kuruluş Marine Mind'ın kurucusu Sebastian Strand, yaptığı açıklamada, Norveç açıklarında Hvaldimir'in cansız bedenine denk geldiğini belirtti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balinanın ölüm nedeninin henüz belli olmadığını kaydeden Strand, hayvanın vücudunun, kuş ya da diğer deniz canlıları tarafından yapıldığını düşündüğü yara izleriyle kaplı olduğunu aktardı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Strand, "Bu çok üzücü. Hvaldimir, sadece Norveç'te bile binlerce insanın kalbine dokunmuştu." ifadesini kullandı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balina, 2019'da Norveç'in kuzeyinde üzerine kamera yerleştirilmiş özel bir mekanizmayla yüzerken yakalanmış ve sonrasında dünya genelinde "casus balina" olarak ünlenmişti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Rusya tarafından "casus" olarak eğitildiği yönündeki spekülasyonlar nedeniyle hayvana, Norveççe balina anlamına gelen "hval" ve Vladimir isimlerinin birleşiminden oluşan <strong>Hvaldimir</strong> lakabı verilmişti.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- Rus ordusu tarafından eğitilmiş olabilir</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Norveçli yetkililer, yakalanan balinanın üzerindeki mekanizmanın özel olarak tasarlanmış gibi göründüğünü ve hayvanın her iki tarafında da GoPro kameraları için yuvalar olduğunu belirtmişti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Balinanın üzerindeki mekanizmanın klipslerinde "St. Petersburg" yazdığını işaret eden yetkililer, bunun Hvaldimir'in Rusya'nın Murmansk bölgesinden geldiği ve Rus donanmasınca eğitildiği teorisine katkıda bulunduğunu dile getirmişti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Yunanistan&amp;apos;da sahile vuran binlerce ölü balık, bölge sakinlerini zor durumda bıraktı</title>
<link>https://trafikdernegi.com/yunanistanda-sahile-vuran-binlerce-oelu-balik-boelge-sakinlerini-zor-durumda-birakti</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/yunanistanda-sahile-vuran-binlerce-oelu-balik-boelge-sakinlerini-zor-durumda-birakti</guid>
<description><![CDATA[ Yunanistan&#039;ın orta kesiminde bulunan Volos kentinde 27 Ağustos&#039;ta binlerce ölü balığın deniz yüzeyini kaplamasının ardından çevreye yayılan yoğun ve rahatsız edici koku, hem bölge sakinlerini hem de turizm sektörünü zor durumda bıraktı. ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/yunanistanda-sahile-vuran-binlerce-olu-balik-bolge-sakinlerini-zor-durumda-birakti-1725088544.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Yunanistanda, sahile, vuran, binlerce, ölü, balık, bölge, sakinlerini, zor, durumda, bıraktı</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Balık ölümlerinden kaynaklanan kötü koku Volos kentindeki işletmelerin ticari faaliyetlerini olumsuz etkilerken, esnaf kokunun dayanılmaz hale geldiğini ve turizme büyük darbe vurduğunu belirtiyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Volos Ticaret Odası tarafından yapılan açıklamada, Volos'un sahil kesiminde ticari aktivitelerin son 3 günde yüzde 80 oranında azaldığı ve bazı işletmelerin kapılarını geçici olarak kapatmak zorunda kaldığı ifade edildi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Yunan basınına konuşan Otelciler Birliği yetkilileri, ortaya çıkan sorunun bölgenin imajını zedelediğini belirterek, sorumlulara karşı dava açmayı ve tazminat talep etmeyi düşündüklerini kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Diğer yerel kuruluşlarla birlikte hareket ettiklerini belirten yetkililer, önlem alınmaması halinde turizmin ciddi bir tehditle karşı karşıya kalacağını vurguladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bölge sakinlerinden Georgia Frangula, AA muhabirine, "Balık ölümleri yaşandığı zaman ben Almanya'daydım. Felaketin boyutunun bu kadar büyük olduğunu tahmin etmemiştim." dedi.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- 100 tonun üzerinde ölü balık toplandı</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Ülke basınında çıkan haberlerde, balıkların Volos kenti yakınlarında bulunan Karla Gölü'nden geldiği belirtilirken, gölün 1962’de sıtmayla mücadele kapsamında kurutulduğu ancak geçen yıl bölgedeki sağanak yağışlar ve beraberinde gelen sellerin gölün tekrar dolmasına neden olduğu aktarıldı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Uzmanlara göre, göl suları tatlı su balıklarını Volos kentinin bulunduğu Pagasit Körfezi'ne itti ve bu, balık ölümlerine yol açtı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Öte yandan Yunan yetkililer, kilometrelerce uzanan ölü balık yığınlarından şu ana kadar 100 tonun üzerinde balık toplandığını bildirdi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Volos sahilinde 27 Ağustos'ta binlerce ölü balık deniz yüzeyini kaplamıştı.</span></span></span></p>

<p> </p>]]> </content:encoded>
</item>

<item>
<title>Güney Afrika&amp;apos;da ısınan deniz suyu dünyanın en büyük balık göçünü tehdit ediyor</title>
<link>https://trafikdernegi.com/guney-afrikada-isinan-deniz-suyu-dunyanin-en-buyuk-balik-goecunu-tehdit-ediyor</link>
<guid>https://trafikdernegi.com/guney-afrikada-isinan-deniz-suyu-dunyanin-en-buyuk-balik-goecunu-tehdit-ediyor</guid>
<description><![CDATA[ Nelson Mandela Üniversitesi Kıyı ve Deniz Araştırmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Lorien Pichegru: - &quot;Sardalyaların varlıklarının devamı, yumurta ve larvalarının hayatta kalmasına bağlı ve bu durum deniz suyu sıcaklığından doğrudan etkileniyor. Eğer sıcaklık yüksekse larvaların büyüyüp yetişkin olması ve yeniden yumurtlaması süreci zorlaşıyor&quot; - Sardalya göçünü kayıt altına alan 1 Ocean Vakfı Kurucu Ortağı ve su altı fotoğrafçısı Alexis Rosenfeld: - &quot;Bu, her sene gerçekleşen bir göç hareketi ve geçen sene çok güzel bir şekilde gerçekleşti, biz de kayda alabildik ama birkaç sene önce bu göç hareketini göremedik, şu an ise sınırlanmış bir durumda. Bu da iklim değişikliğinin doğrudan sonuçlarından biri&quot; ]]></description>
<enclosure url="http://www.balikhaber.com/images/haberler/2024/08/guney-afrikada-isinan-deniz-suyu-dunyanin-en-buyuk-balik-gocunu-tehdit-ediyor-1724372762.webp" length="49398" type="image/jpeg"/>
<pubDate>Fri, 13 Sep 2024 18:28:22 +0300</pubDate>
<dc:creator>admin</dc:creator>
<media:keywords>Güney, Afrikada, ısınan, deniz, suyu, dünyanın, büyük, balık, göçünü, tehdit, ediyor</media:keywords>
<content:encoded><![CDATA[<p><span><span><span>Uzmanlara göre, biyokütle açısından dünyanın en büyük hayvan hareketliliği olarak kabul edilen Güney Afrika'daki sardalya göçüne katılan balık sayısı, iklim krizine bağlı olarak ısınan deniz suyu nedeniyle azalabilir.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Güney Afrika’daki sardalya balıklarının ılıman bölgelerden Hint Okyanusu'na doğru gerçekleştirdiği ve ülkede "KwaZulu-Natal Sardalya Koşusu" olarak bilinen 1500 kilometrelik tek yönlü devasa göç hareketine milyarlarca sardalya katılıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Ülkedeki çeşitli üniversiteler ve araştırma merkezlerinde görevli akademisyenlerce hazırlanan "Güneydoğu Afrika’daki Kitlesel Göç Sardalya Koşusu Ekolojik Tuzak İçinde" başlıklı makaleye göre Güney Ekvator akıntısının bir parçası ve okyanuslardaki en hızlı akıntılardan biri olan Agulhas akıntısı boyunca gerçekleşen bu göç hareketine çeşitli yırtıcı kuşlar ve diğer deniz canlıları da dahil oluyor. Göç hareketine katılan sardalyalar, bölge halkı için de ciddi bir ticari gelir kaynağı oluşturuyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA muhabirine konuşan Nelson Mandela Üniversitesi Kıyı ve Deniz Araştırmaları Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Lorien Pichegru, bu göçün hala birçok yönden gizemini koruduğunu söyledi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sardalya Koşusu'nu biyokütle açısından dünyanın en büyük hayvan hareketliliği olarak nitelendiren Pichegru, bu göç hareketinin başta deniz kuşları olmak üzere birçok yırtıcı hayvan için çok önemli olduğunu ifade etti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Pichegru, "Örneğin Kap Sümsüğü kuşları. Buradaki çeyrek milyon kuş yumurtlama döngülerini sardalyaların koşusuna göre ayarlıyor. Böylelikle yavruladıkları zaman çok kolay avlanabilecekleri bir döneme denk gelmiş oluyorlar. Yaşam döngülerini sardalya koşusu etrafında şekillendiren çok fazla hayvan var." dedi.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Sardalyaların sıcak suları sevmediğini ve bu bağlamda iklim krizinin bu balıklar üzerindeki etkisinin araştırıldığını kaydeden Pichegru, şu değerlendirmelerde bulundu:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"Afrika’daki sardalyaların iklim krizi ve aşırı avlanma baskısı altında azaldığını söyleyebiliriz. Sardalyaların ortalama 2-3 yıllık ömürleri var. Yani aslında sardalyaların varlıklarının devamı, yumurta ve larvalarının hayatta kalmasına bağlı ve bu durum deniz suyu sıcaklığından doğrudan etkileniyor. Eğer sıcaklık yüksekse larvaların büyüyüp yetişkin olması ve yeniden yumurtlaması süreci zorlaşıyor. Yani iklim değişikliği kesinlikle sardalya sayısını düşürüyor. Bu koşullar altında önümüzdeki yıllarda sardalya koşusunun durması da muhtemel. Bunun olması halinde birçok hayvan göç edecektir. Bunların arasında köpek balıklarını göstermek mümkün. Aynı zamanda zaten nesli tükenmekte olan Cape gannet kuşlarının geleceği daha da tehlike altına girecektir. Ayrıca bölgede gelirleri bu balıklara bağlı olan balıkçılar da etkilenecektir. Bu aslında tüm gıda zincirinin etkilenmesi anlamına geliyor."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Bölgede devam eden petrol ve gaz arama çalışmalarının da habitatı etkilediğini bildiren Pichegru, deniz tabanındaki kazı çalışmalarının ciddi bir ses kirliliği oluşturduğunu ve bunun da canlıları olumsuz etkilediğini anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Olası petrol sızıntıları karşısında da endişeli olduklarını dile getiren Pichegru, "Tüm bunların yanı sıra bölgede dünya üzerindeki en hızlı akıntılardan olan Agulhas akıntısı mevcut. Bu, olası bir sızıntının etkilerinin çok geniş bir alana yayılmasına yol açabilir." uyarısında bulundu.</span></span></span></p>

<p><strong><span><span><span>- "Yaşamın Muazzam Göçü" kayıt altına alınıyor</span></span></span></strong></p>

<p><span><span><span>Fransız Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi (<strong>CNRS</strong>) himayesinde kurulan 1 Ocean Vakfı, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilatı (<strong>UNESCO</strong>) desteğiyle gerçekleştirdikleri ortak proje kapsamında bu devasa göçü bilim insanları, sanatçılar ve aktivistlerle birlikte kayda alıyor.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Vakfın kurucularından olan su altı fotoğrafçısı Alexis Rosenfeld, "Görünmeyeni görünür kılmak" mottosuyla yola çıktıklarını ve başlattıkları projeyle biyoçeşitliliğin önemini göstermek istediklerini, bu nedenle projelerini "Yaşamın Muazzam Göçü" olarak adlandırdıklarını kaydetti.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Projeye başlamalarındaki asıl nedenin Güney Afrika kıyılarında başlatılan bir doğal gaz ve petrol arama çalışması olduğunu aktaran Rosenfeld, bu durum karşısında endişelendiklerini, çalışmalara karşı doğrudan bir mücadeleye girmek yerine bu projenin neye mal olabileceğini göstermek için kendi film projelerini hayata geçirdiklerini anlattı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Rosenfeld, "Olumlu anlatıların gücüne inanıyoruz. Böylelikle dünyaya, tehlikeye atılan ekosistemin, yaşamın büyük göçünün ne olduğunu gösterebileceğiz. Bu yaşamın ne kadar güzel olduğunu göstermek, yaşanan durumla doğrudan mücadele etmekten daha güçlü." diye konuştu.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Projeye başlamalarındaki bir diğer yönlendirici unsurun da iklim değişikliği olduğundan bahseden Rosenfeld, şunları söyledi:</span></span></span></p>

<p><span><span><span>"İklim değişikliğinin okyanus akıntıları üzerinde büyük bir etkisi var ve bu durum göçleri de önemli ölçüde etkiliyor. Örneğin normalde bu her sene gerçekleşen bir göç hareketi ve geçen sene çok güzel bir şekilde gerçekleşti, biz de kayda alabildik ama birkaç sene önce bu göç hareketini göremedik, şu an ise sınırlanmış bir durumda. Bu da iklim değişikliğinin doğrudan sonuçlarından biri."</span></span></span></p>

<p><span><span><span>Göç hareketine milyarlarca hayvanın dahil olduğunun altını çizen Rosenfeld, "Bazen önünüzü bile göremiyorsunuz çünkü görüş açınız hayvanlarla dolu oluyor. Etrafınızda milyonlarca sardalya, 50'yi aşkın yüzebilen kuş, 20-30 yunus olabiliyor. Böyle olduğunda da nerede olduğunuzu ve ne yaptığınızı bile unutabiliyorsunuz." diyerek sözlerini tamamladı.</span></span></span></p>

<p><span><span><span>AA</span></span></span></p>]]> </content:encoded>
</item>

</channel>
</rss>